Asimilasyon mu? Entegrasyon mu?
By Haydar Eren on Kas 6, 2007 in Makale
1. Asimilasyon,
1- a) Adaptasyon,
2. Entegrasyon,
3. Ortaklık.
Bir kültürün/bireyin bir başka kültürle/bireyle irtibat derecesini belirleyen 4 ana form bunlar. Her iki kültürün birbirlerine olan saygı derecesi en kötüden en iyiye doğru bu şekilde gider.
Asimilasyon: iki kültürün bir arada yaşamasının en kotu bicimi asimilasyondur. Birinci kültürün ikincisini yok sayması ve tamamen kendine uydurması durumu. İkinci kültürün varlığından bile söz etmek mümkün değildir. TV deki uzay yolu filmlerindeki Borgların ele geçirdiklerini robotlaştırıp kendilerine benzetmesi uç bir örnek olarak verilebilir.
ABD deki Kızılderilileri tras edip, ceket giydirip, okula gönderip, Hıristiyan yapmak asimilasyona bir örnektir. Kısacası uyumun tek yönlü olması beklenir. Yediğimiz yiyeceklere olan biten bir tur asimilasyondur. Uyum tek taraflıdır. http://en.wikipedia.org/wiki/Kurds_in_Turkey
Adaptasyon: Asimilasyonun “gönüllü” bicimidir. Bizim “alamancılar” dediğimiz insanların, ABD ye giden göçmenlerin ya da köyden şehire gelenlerin içinde bulunduğu durum. Tıpkı şehirden köye gidenlerin köye uyması gerektiği gibi. http://en.wikipedia.org/wiki/Adaptation
Entegrasyon: İki ya da daha çok ünitenin bir araya ortak amaç maksadıyla bir araya gelmesi durumundaki etkileşim. Sportif anlamda FIFA, Siyasi anlamda Avrupa Birliği buna en iyi örnek. Her üye kendi özgün değerlerini korurken değişken olan faktörleri ortaklaşa yürütürler. İskoçya-İngiltere-Galler birliği de buna bir örnektir.
Değişmeyen ve değişken faktörlere örnek: her ülkenin kendi lisan, tarih ve coğrafyası değişmezken, ekonomi, sosyal ihtiyaçlar, para ve standartlar kolektif organizasyon tarafından yürütülür. Üyeler eşittir. Üyelikte zorlama yoktur ama üyelerin uyumunda zorunluluk vardır. http://en.wikipedia.org/wiki/Economic_integration
Ortaklık: Anlaşılması en kolay birlik formu. Birlikteliğin hangi konularda nasıl olacağı belirlenmiştir. Bunun dışındaki konularda her iki taraf da tamamen özgürdür. İkili ekonomik anlaşmalar, NATO, Gümrük Birliği, şirketler.
***
Detaylarına girmeden baktığımızda Osmanlı’nın çözülüp dağılması Kanuni’den sonra başlıyor ve Osmanlı Devletine 1919 da en son isyan edip başkaldıranlar ise Mustafa Kemal veya -genel anlamda- Türkler. Yunanlılar, Arnavutlar, Araplar, Ermeniler, Kürtler, vs 1918’e kadar olan isyanlar veya anlaşmalar surecinde hukuken ve fiilen ayrılmışlardı.
Dağılıp giden bu birliktelikten iki toplum; Türkler ve Kürtler 1919 yazında Erzurum’da bir araya gelerek yeni bir devlet kurmak için bir araya geliyorlar.
Erzurum Kongresine katılan delegelerin bu birliktelikten anladığı yukarıda bahsettiğim “2.” maddedeki yani ENTEGRASYON formundadır.
Omuz omuza verilen mücadele sonrasında, 1924’te yeni kurulan devletin TÜRK ortağı, KÜRT olan ortağını tek taraflı olarak yok saymaya ve ASIMILE etmeye karar vermiştir.
Bugün başımıza bela olup bunca insanimizi, ekonomimizi, uluslararası itibarimizi mahveden olayların arkasındaki mesele budur.
Ve tekrar Erzurum kongresindeki ruha, saygıya, eşitliğe ve dostluğa dönülmedikçe bu sorun bitmez.
4 [?]





5 Yorum
Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Kas 3, 2007 | Reply
“Adentegrasyon”
Anadolu’nun böğründen yeni çıktı.Hayırlı olsun!
Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Kas 6, 2007 | Reply
aslinda hiç bir sey yapilmasa (-ydi) en iyisi.
Yani devlet hiç karismasa kimin Türk, Senegalli veya Marsli olduguna.
“Yasalara uyan herkes birinci sinif vatandastir” desek, birine verilen hakki kosulsuz ötekilere de versek konu kapanacak.
isteyen Türkler Kürtlessin, isteyen Kürtler Türklessin. Bundan devlete ne? Devlet neden Asimilasyon/entegrasyon vb bir seçim yapmak durumunda olsun?
Farzedelim Portekiz’i çok seviyorum, çocuklarimi Portekizli gibi yetistiriyorum, veya canim istedi, Günes’e tapiyorum…
Ellerime eldiven takip gezmek istiyorum yaz kis…
Devlete ne ? Beni sevmeyen evime gelmesin, ben de onalara gitmem, adam mi kalmadi memlekette?
Etnik, dini vb renklerin devleti ilgilendirmesi bastan beri yanlis, bunun üzerine politika olusturulmasi yanlis.
Herkes biraz Atilla Yayla okusa ne kadar iyi olacak hayatimiz.
Muhabbetle
Yazan:Haydar Tarih: Kas 6, 2007 | Reply
“Özel Harp Dairesi”
Hem NATO bunyesinde var hemde TSK bunyesinde.
Su ana kadar bunun hakkinda pek fazla yazilan cizilen yok. Ama okudugum cesitli kaynaklarda gundeme geliyor. Biraz siyasetle ugrasanlar bu dairenin Kontr-Gerilla, Jitem, Derin Devlet vs gibi birkac konu ile ilgisi oldugunu bilir ama körun fili tarifi gibi ne kadar buyuk oldugu pek gundeme gelmez ve zincirin halkalarini kimse birlestirmez.
Erbakan, Turkes, Muhsin Batur, Evren, Veli Kucuk, Ulkuculer, MG Siyaset Belgesi, Darbeler, Susurluk Teskilati, Kurt Politikasi, Laikcilik Politikasi, Gladio, bazi gazeteciler, Faili Mechul taninmis kimseler, Andic, vs vs…
Cok yakinda “Özel Harp Dairesi” ve memlekete olan -faydalari- gundeme gelirse hic sasmayin.
***
‘X Dosyalari’ dizisindeki sigara icen adamlarla tanismaya hazir olun.
Yazan:saldiray Tarih: Kas 12, 2007 | Reply
Haydar bey yazınızı çok beğendim. Entegrasyon noktasında devletin insiyatif alması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bir şekilde insan doğası kendisinden farklı olanı “yabancılaştırıyor”. Çoğunluk şöyle veya böyle şekilde azınlığı ezmek, ona hakim olmak istiyor. Bu şartlar altında devletin görevi de tarafsız kalmak değil, eşitliği ve dengeyi sağlayacak şekilde taraf tutmak olmalıdır diye düşünüyorum.
Yazan:ismi lazım deil Tarih: Mar 17, 2008 | Reply
evet beğendim olmuş aslında ben kolay kolay beğenmem ama beğendim güzel olmuş