RSS Feed for ToplumCategory: Toplum

Hayy Bin Yakzan »

“Hayy Bin Yakzan” İbn-i Tufeyl’ in felsefi romanının adı. 1106 yılında Gırnata’da doğan İbn-i Tufeyl İslam düşünce tarihinde İşraki bir filozof olarak kabul edilir. “Uyanık’ın oğlu Diri” anlamına gelen “Hayy bin Yakzan” ıssız bir adada tek başına büyüyen Hayy’ ın kendi kişisel tecrübeleriyle Hakikat’i arama çabasının kelimelere dökülmüş halidir. Hayy, tabiatla baş başa, tüm dış […]

Hangi kesimin okuru ve yazarısınız? »

 Frankfurt Kitap Fuarı Ulusal Yürütme Komitesi’nin düzenlediği “Türk edebiyatında kültürel tartışmaların odağında kadın” isimli toplantıya Türkiye’den Ayşe Kulin  ” ben başörtülüleri tanımıyorum hiç karşılaşmadım, bu nedenle kitaplarımda yer almıyor” şeklinde bir cevap vermiş, neden kitap kahramanlarınızdan birisi başörtülü değil sorusuna. Ki bu soru başka bir yazara, tam tersinden de sorulabilirdi, neden inançsız bir kahramanınız yok […]

Uzaklarda bir yer: Çobanköy »

Sunuş: Türkiye’yi yönetenler ve onlara akıl veren “aydınların” en büyük zayıflığı kanaatimzce halktan, günlük hayattan kopuk yaşamaları. Bunun için Kürtler hakkında yazmadan önce Güneydoğu’ya ve Kuzey Irak’a giden Mustafa Akyol‘u, “göbeğini kaşıyan halk” hakkında ahkâm kesmeden Anadolu turuna çıkan Taraf gazetesi yazarlarını takdir ediyoruz. Düşünen ve konuşan insanların birinci kalitesi gözlemek ve dinlemek olmalı bizce. […]

TV’de Ben Böyle Şey Gördüm! (1) »

Yazar: Zühre Meryem Kaya Çocukluğumun kumandasız hatta siyah beyaz televizyon günlerinden hatırladığım -TRT günlerinden- yayının şimdiki gibi sabahlara kadar devam etmediği… Erkenden biterdi yayın. Bizde ailece İstiklal Marşı’nı izleyip o sevimsiz çınlama sesini duyana kadar ekran karşısında kalırdık. “Sadece bizim ev böyleydi.” diyeceğim ama hangi akrabamıza, tanıdığa bir dosta misafirliğe gitsek bu defa daha kalabalık […]

Filmler, Çağrışımlar »

Türkiye olarak, Alejandro González Inárritu‘nun filmlerinden birindeyiz sanki. Inarrittyu’yu 21 Gram, Paramparça Aşklar ve Köpekler, Babel filmlerinden hatırlarsınız. Tüm bu filmlerde dikkatimi çeken en önemli noktalardan biri, birbirinden bağımsızmış gibi duran tüm parçaların aslında bütünü oluşturduğu ve birbirinden farklı insanların bir şekilde bir kazayla ortak bir anı paylaşmalarıdır. Birbirlerinden farklıdırlar, hayatları farklı, yaşam kültürleri farklı, […]

Müspet Milliyetçilik »

Alperen Gürbüzer Millet kavramının lügat manası gidilen yol demektir. Bu lügat manasından hareketle bu kavramın dini ve şeriat anlamı da söz konusudur. Zaten Kur’an-ı Muciz’ül Beyan’ın birçok yerinde, millet kavramı din ve şeriat anlamındadır, dolayısıyla Müslümanlar  “Millet-i İbrahim’ kapsamına girer. Hâsılı Millet sözcüğü Kur’anda din anlamındadır, sonradan dini yönü göz ardı edilerek ulus anlamı yüklenmiş. […]

Kadın oldukları için mi yalnızlar? »

Yazar:  Cahide Günay Kadınlarımızın çoğu, kapalı kapılar ardında kim bilir ne hayat mücadeleleri veriyor ve biz çoğundan haberdar bile değiliz.   Ömür boyu birlikte olmayı düşlediği insanı hiç beklemediği bir anda kaybeden yada umutlarla, güzelliklerle başladığı birlikteliğini anlaşamadığı için ayrılarak sonlandıranlar… Sonuçta yalnız ve bir başına kalanlar… Çocukları olsa da yanlarında

Euro 2008’de Sevincimiz Kursağımızda Kaldı… »

Dün çok ilginç, heyecanlı bir akşam yaşadık. Sadece biz değil, EURO2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı takip eden herkes için de enteransandı. Çünkü, bir kez daha A Milli Futbol Takımımız son dakikada attığı gol ile maçı çeviriyordu ki bu kez Panzerler, bizim Çeklere, Hırvatlara ve İsviçrelilere yaptığımızı, bize yaptı. Nöbetçi golcümüz Semih Şentürk’ün iğne deliğinden geçirerek attığı […]

Komik Müslüman olur mu? »

Ilımlı İslam lafı oldum olası rahatsız etti beni. Sanki ılıklaştırılması gereken, fazla sıcak bir şeyden bahsediliyormuş gibi geliyor insana. Militarizmin, bedava şiddetin, intiharın dinimizde yeri olmadığını bilmeyenler kullansınlar. Ama bazen Türkiye’de doğup büyümüş yarı aydınlar da kullanıyor bu tuhaf sözü… Eğer geçirdiği cinneti İslam zannedenler ile bizi ayırd etmek istiyorlarsa normal İslam diyebilirler ya da […]

Kadınsız bir dünyaya doğru… »

Evrimcilerin iç hastalıkları adlı makalemizde bilimin mürşit olamayacağını, tersine irşad edilmeye ihtiyacı olduğunu söylediğimizde bilimciliğe yakın duran okurlarımız tepki vermişlerdi. Pozitivizmin eleştirilmesinin bilim düşmanlığına dönüşebileceği konusunda bizi uyarmışlardı. Hiç eskimeyen bir “ahlâk bilmecesiyle” başlayalım işe: önünüzde duran kırmızı bir düğmeye basarak tanımadığınız bir insanı öldürmeniz isteniyor sizden. Bu hizmetin karşılığında 1000 dolar kazanacaksınız ve hiç […]