Ölürsem beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar! (*) »
By Mehmet Yılmaz on Ağu 1, 2007 in Gurbet, Hayat, İnsan, Ölüm | 50 Comments
Paris’in çok da güzide olmayan semtlerinden birinde, Radio Soleil – Güneş radyosu (FM 88.6) stüdyolarından içeri ilk adım atışımızdı. Her dilden yayın yapan bu radyonun Türkçeye ayrılmış saatlerinde gönüllü sunuculuk yapacaktık. O gün bir de yenilik vardı. Ilk defa dinleyicilerimiz bizi arayabilecekler biz de onların istedikleri parçaları çalacaktık.




