RSS Feed for İnsanCategory: İnsan

Çukur »

Evinden hiç dışarı çıkmayan bir adam varmış, bahçesinde de kocaman bir çukur. Komşunun çocuğu, çukurun bir tarafından çukura bakıyormuş merakla, komşusu olan adam da çukurun diğer tarafında. Adam demiş ki komşunun çocuğuna: “Ne duruyorsun, atlasana karşıya.” Çocuk merakla karşıdaki adama, çukurun diğer tarafına sonra da çukurun içine bakmış. “Atlayamam ki, bu çukur çok büyük.”demiş. Komşu: […]

Bir öpücük… »

Annelerin iki kaşı arasından öperim… »

  Oğlunun zıbınını ören anne, sonra da küçük bir iğne taktı yeleğin iç yenine… Suzen-i Mesih dendi İsa İbn Meryem’in oğluna hediye ettiği bu hatıraya… Derler ki dördüncü kat göğe çıkarıldığında melekler sual eylemişler: Dünya mülküyle göklere çıkılamayacağını bilmez misin ey İsa? İsa dedi ki: Annemin hatırasıdır o Suzen.  Beni yerden göğe işleyen… Ruhül Kudüs’ün […]

Le Corbusier’i Hatırlamak… »

Cihan Aktaş “…Batı felsefesinde yaşanan krizler mimaride yaşanan krizi de yansıtıyor ve bu krizler de birkaç yüzyıldır büyük dalgalar halinde geliyor. Anlaşılan bu krizlerin sebebi, mimarın veya mimarlığın evrenin yaratıcısı ile ilişkisindeki çözülme. Dünya genişlemeye başlamıştı sanki, keşif seyahatleriyle. 18 yüzyılda Batılı mimarlar yeryüzünde dolaşırken  farklı toplumlarda mimarinin kendileri için esas teşkil eden (M.Ö. I. […]

Hakikat Gerçek midir? »

“Sanat’ın amacı nedir? Eğer Hakikat dosdoğru gelip hissiyatımıza ve şuurumuza çarpmış olsa, eğer çevremiz ve kendimizle doğrudan iletişime girebilmiş olsak, zannederim Sanat faydasız olurdu ya da hepimiz sanatçı olurduk çünkü ruhumuz Kâinat’ın musikîsi ile sürekli bir Tevhid halinde titrerdi. Hafızamızın yardım ettiği gözlerimiz Mekân’ı oyar, taklidi imkânsız tablolar kesip çıkarırdı. Bir bakışta İnsan bedeninin canlı […]

İnsanlar, hayatlar… »

Kafka’dan Aronofsky’ye Bireyin Dönüşümü »

Aronofsky’nin son çalışması Black Swan, “Kuğu Gölü Balesi”ne dair ilginç bir film. İhtiras trajedisi gibi sunulan hikâyenin sonunda gerçeğin anlaşıldığı bir başkalaşım filmi: Kafka’nın Dönüşüm’ü gibi… Sinema ve edebiyatta bu konuyu işleyen birçok hikâye görmek mümkündür: Dostoyevski’nin unutulmaz karakteri “Raskolnikov” ya da “Öteki”ndeki “kendinden uzaklaşma” hali, Dante’nin “yolculuğu”,

Körlerin gördüğü, gözlerin görmediği ateş »

90’lı senelerin başıydı sanırım. Boğaziçi Üniversitesi’nde kızlar yurdunun kapısında bir arkadaşımı bekliyorum. Benimle birlikte bir kaç kişi daha var bekleyen. Gözlerimiz merdivenlerde…  Son derecede şık kıyafetiyle özel bir geceye hazırlandığı belli olan genç bir kız beliriyor. Saçları da yapılı ama sol tarafı tuhaf şekilde, dağınık duruyor. Garip, ürkek adımlarla ilerleyip bize yüzünü döndüğünde elindeki beyaz […]

Sinemanın Elçisi Ya Da Acı Çeken Bir Kul Olarak Tarkovsky »

Geçen zamanla birlikte yaptığı işlerin ulaştığı doruklar nedeniyle ismi belirsiz bir sise ya da “kendisi,” imajı etrafındaki hale nedeniyle seçilemeyen birisine dönüşen “uzak”lardandır Tarkovsky: Cannes’dan tasdikli yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan’ın “Uzak” filminde adı açıkca anılıp bir karakterin “Hani Tarkovsky gibi filmler yapacaktık?” deyişinde bir fikir dünyası açar ya da ona inat sevimsiz bir entelektüel sohbette […]

Bulantı (Jean Paul Sartre) »

Felsefî varoluşçuluğun dehlizlerinde boğulmuş bir roman Bulantı ( La Nausée) [1], Fransız felsefeci ve roman yazarı Jean Paul Sartre’ın 1938 yılında yazdığı bir romandır. Bu romanın edebi incelemesi yapılırken, Varoluşçuluk adlı eserinden yola çıkılarak felsefi incelemesi de yapılacaktır. Varoluşçuluk ( l’existentialisme est un humanisme)[2] adlı eser, Sartre’ın 1946’da Club Maintenant’ta verdiği konferansın yayımlanmış metnidir. Bulantı […]