Author Archive

Tehâfüt-ül Felâsife – Filozofların Tutarsızlığı / Gazâlî Hz »

Bir şeyin olmaması için, insanda bir bilginin yaratılmasının câiz olmadığı sabit olursa (sizin söz konusu ettiğiniz) bu muhaller lâzım olur. Sizin irâd ettiğiniz bu şekillerden biz şüphe etmiyoruz. Fakat Allah Teâlâ, bizim için o mümkinâtı yapmadığını bildiren bir bilgi halketmiştir. Biz bu durumların vacip olduğunu değil, mümkün olduğunu iddiâ ediyoruz. Olabilir de olmayabilir de. Alışkanlığın […]

Tehâfüt-ül Felâsife – Filozofların Tutarsızlığı / Gazâlî Hz »

Filozofların zamanın kadîm olması k onusunda ilzâm edilişlerinin ikinci şekli: Onlar (filozoflar) dediler ki; «şüphesiz Allah -size göre- âlemi yarattığından bir yıl, yüz yıl, bin yıl veya sonsuz süre önce yaratmaya kadir idi. Bu takdirler miktar ve kemmiyet bakımından birbirinden farklıdır. Öyleyse âlemin var olmasından önce bir kısmı diğerinden daha uzun ve daha devamlı olan […]

Tehâfüt-ül Felâsife – Filozofların Tutarsızlığı / Gazâlî Hz »

 Ezcümle; canlı şeklini nutfeden başka bir şey kabul etmiyor. Onlara (filozoflara) göre, canlılık gücü nutfeye mevcudütın ilkeleri (mebde) olan melekler tarafından verilir. İnsan nutfesinden sâdece insan yaratılır, at nutfesinden de sadece at yaratılır. Nutfe; attan ürediği için, at şeklinin diğer şekillerden daha uygun olması nedeniyle (at şeklini alması) tercihen icâbediyor. (Nutfe) tercih edilen şekli ancak […]

Tehâfüt-ül Felâsife – Filozofların Tutarsızlığı / Gazâlî Hz »

Mucizeler, illiyet, tümevarım üzerine Alışkanlık eseri olarak, sebep diye inanılan şey ile müsebbeb diye inanılan şey arasını birleştirmek bize göre zarurî değildir. Bilakis her (ikisi) ayrı şeylerdir, bu; o, değildir, o; da bu, değildir. Birinin isbâtı (olumlanması) diğerinin isbâtını tazammun etmez. Birinin nefyi (olumsuzlanması) diğerinin nefyini de mutazammın değildir. Birinin varlığı için; diğerinin varlığı zorunlu […]

Tehâfüt-ül Felâsife Filozofların Tutarsızlığı / Gazâlî Hz »

Filozofların âlemin kadîm olduğu hususundaki sözlerinin iptaline dâirdir Görüşlerinin açıklanması: Filozoflar, âlemin kadim olması konusunda ihtilâf etmişlerdir. Onlardan mütekaddimîn (eskileri) ve müteahhirîn (sonrakiler) hepsinin üzerinde karar kıldığı görüş-, âlemin kadîm olması sözüdür. Âlem devamlı Allah ile birlikte var olmuştur. O’nun malûlüdür ve onunla birliktedir. Ma’lûlün illeti, ışığın güneşi takip edişi gibi onu takip eder. Zaman […]

Tehâfüt-ül Felâsife – Filozofların Tutarsızlığı / Gazâlî Hz »

İmdi ben, zekâ ve anlayış fazlalığı bakımından kendilerinin akrân ve emsalinden ayrıcalıklı olduklarına inanan bir grub gördüm ki bunlar, islâmın ibadetlerle (ilgili) vazifelerini terketmişler, namaz (kılmak), yasaklardan korunmak görevleri (gibi) dini davranışları küçümsemişler, şeriatın buyruklarını ve hududunu çiğnemişler, (şeriatın) durak ve bağlılıklarını dinlememişler, aksine zanlara (dayalı) san’atlarla dinin boyunduruğunu bütünüyle atmışlardı. Bu husûsta, «Allah’ın, yolundan […]

Kayıp Zamanın Peşinde /Marcel Proust »

Nice zaman erkenden yattım. Bazı defalar, hemen mumu söndürür söndürmez, gözlerim o kadar çabuk kapanıverirdi ki kendi kendime: “İşte uyuyorum” demeğe vaktim kalmazdı. Fakat, yarım saat sonra uyku saatinin geldiği düşüncesi beni tekrar uyandırırdı. Hâlâ elimde sandığım kitabı, bir yana koymak ve ışığı söndürmek isterdim. Uyuduğum esnada okuduğum şeye dair birtakım mülâhazalarda bulunmaktan henüz kendimi […]

Âmâk-ı Hayal / Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi »

Kendi aralarında konuşuyorlardı. Sanki biz hayal türünden bir şeymişiz gibi, bu iki devletlinin bir bakışına bile hedef olmadık. Hatta arkadaşlardan birinin: “Es-Selâmü Aleyküm”ü bile havaya gitti. Sonra, arkadaşlardan her biri bir şeyle meşgul olmaya başladı. Kimi yemek pişirmekle, kimi meze hazırlamakla uğraşıyordu. Ben de hasırlının (içkinin) başına geçerek beynimi uyuşturmaya karar verdim. Tesadüf bu ya, […]

Âmâk-ı Hayal / Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi »

Yokluk Tepesi Kahveleri içtikten sonra Aynalı Baba kulübeden bir ney çıkardı. Hafif hafif, hoş bir şekilde üflemeye başladı. Mezarlığın sessizliği ve neyin hüzünlü sesi bana garip bir zevk veriyordu. Göğsümden bazen hüzünlü, bazen sevinçli ahlar çıkaracak kadar şiddetlenen bu tuhaf zevkte şüphesiz, kahvenin de etkisi vardı. Kendimde acayip değişiklikler hissediyordum. Sanki taşımaya mahkûm olduğum büyük […]

Âmâk-ı Hayal / Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi »

Böylece, bir güzellik abidesi çıktı ortaya. Kollarını açarak: “Gel!.. Gel!” dedi. Ben minnet ifade eden bir çığlık kopararak kucağına atladım. Parlak yanaklarını ve titreyen dudaklarını öptüm. Bu birleşme sadece bir an sürdü, bir an… O sırada gök gürültüsünü andıran bir ses yeri göğü inletti. Korkunç bir zelzele, sanki dünyayı alt üst etti. Düşen bir yıldırım […]