RSS Feed for SanatCategory: Sanat

Aralık ayında en çok okunan sanat kitapları »

Sanal kütüphanemizde 80’e yakın kitap var ve bunların önemli bir kısmı resim sanatı, sinema, edebiyat, İslâm sanatı, mimarî, Rönesans, güzellik felsefesi, estetik kuramı, fotoğraf ve sanat tarihi konularında. Bunlara ek olarak yazarlarımızın şiir ve öyküleri de var. Okurlarımızın sanata olan ilgisi giderek artıyor ve bu ilgi bize sanat üzerine daha çok yazma isteği veriyor. Geçen […]

Rönesans sanatın ölümüdür »

Rönesans sanatın yeniden doğuşu değil ölümüdür. Rönesans taklitçi sanatı, hümanizmi ve inançsızlığı insanlığa dayatmıştır. Doğadaki hayvanların, bitki ve manzaraların kötü birer kopyasını çizmek hiç sanat olabilir mi? Açlık, öfke, cinsel arzu gibi nefsanî dürtülerden kurtulmadıkça tabiata faydacı gözlerle bakarız ve güzelliği göremeyiz. Bir şeyi güzel anlatmak ile Güzel’i anlatmak arasında fark vardır. Rönesans sanatı güzellik […]

Güzelin Metafiziği / Arthur Schopenhauer »

Bana sözsüz konuşan Rossini’nin müziğini verin! Bugünün müziği ezgisinden çok hengiyle/armonisiyle konuşulmakta. Ama ben karşı görüşü savunuyorum ve ezginin müziğin canı olduğuna inanıyorum. Sos rosto için ne ise ahenk de ezgi için odur. Konulu opera gerçekte saf sanatsal anlayışın bir ürününden çok bir bakıma muhtelif araçları üst üste yığarak, birbirinden bütünüyle farklı etkileri aynı zamanda […]

İslâm Sanatı Aforizmaları »

Batının vahşetini konuşup duruyoruz ama darbenin büyüğünü topla, tüfekle yemedik. Bir diriliş başlarsa bu da top-tüfekle, kanla olmayacak. Bizim en ağır mağlubiyetimiz fikir ve sanat sahasında oldu. Hâlâ da öyledir. Bizi durduran gâvurun atom bombası değil Eurovizyon şarkı yarışmasıdır. … Ve bugün hâlâ “İslâmcıyım” diyen nice yarı-aydın sanatı eğlence zanneder. Osmanlı’ya, Tasavvuf’a dil uzatırken oradan […]

Sanatçı İmgesinin Oluşumu / Otto Kurz, Ernst Kris »

Bir Sosyolojik Sorun: “Sanatçı Muamması” Sanatçı muamması, yani onun çevresini saran esrar ve ondan çevresine yayılan büyü, iki perspektiften görülebilir. Hayranlık duyduğumuz sanat eserlerim yaratabilen insanın doğasını sorgulayabiliriz – bu psikolojik yaklaşımdır. Ya da eserlerine hemen belli bir değer atfedilen bir insanın, çağdaşları tarafından ne kadar değerlendirilebileceğim sorabiliriz – bu da sosyolojik yaklaşımdır. Bu iki yaklaşım da bir muammanın […]

Soneler / William Shakespeare »

115. Sone .Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;Seni bundan daha çok sevemem diyenler hani;Ama o zamanlar aklim bir türlü almıyordu,İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir,Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla,Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir;Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda;Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla,‘En çok şimdi seviyorum seni,’ […]

Mekân görme imkânıdır, ticarî mal değil… »

“… Bu makalenin amacı ilerlemeye dayanan modern görme biçimi dışında yer alan anlayışların geri kalmış olarak tanımlanamayacağını, tamamen farklı bir gerçeklik, zaman, mekân ve insan anlayışına dayandığını göstermektir. Bu doğrultuda modern görme biçiminin ürünü ve üreticisi olan perspektif ideolojisini yansıtan manzara resimleriyle farklı bir düşünme biçimini temsil eden tasvir (minyatür) sanatı zaman, mekân, gerçeklik ve […]

Soneler / William Shakespeare »

87. Sone Hoşcakal değerin çok yüksek, tutamam seniBiliyorum kendine ne paha biçtiğiniÖzgürlüğe kavuştun alıp değer belgeniİptal ettik sendeki hakkımın senediniNasıl tutarım seni sağlamadan izniniNeyim var hak edecek senin zenginliğiniBu eşsiz armağana kim layık görür beniBana verilmiş berat dönüp buldu vereniSen vermiştin kendini bilmeden değeriniYa da bana vermekle hata işlediğiniBir yanlış anlamanın sonucu hediyeniAma o yine […]

Babaya Mektup (Franz Kafka) »

“…beni kıskıvrak yakalayan şeyin, sana dokunması bile gerekmez ya da tersi; senin için masumiyet olan şey, benim için suç olabilir ya da tersi; sende hiçbir etki yaratmayan şey, benim mezarım olabilir.” (s:55) Kafka’nın Babaya Mektup’u 1919’da yazılmış, yazıldıktan 30 yıl sonra, 1950’lerin başında arkadaşı Max Brod tarafından gün yüzüne çıkmış bir eser. Bir oğul’un babaya […]

Kafka, Taşrada Düğün Hazırlıkları »

Taşra’da Düğün Hazırlıkları[1], Kafka’nın en eski yazılarının bulunduğu bu eser üç manüskri[2] ve fragmanlardan[3] oluşmaktadır. Max Brod tarafından 1907-1908(?) tarihine kadar uzanan bir geçmişleri olduğu belirtilen bu manüskriler, 1923(?) tarihine kadar uzanmaktadır. Bu el yazmaları,  Brod tarafından tek bir eserde birleştirilip düzenlenerek edebiyat dünyasına kazandırılmıştır. Eserin içinde şu bölümler yer almaktadır: Taşrada Düğün Hazırlıkları; Günah, […]