Author Archive

Peygamber ocağı değil tımarhane (35) »

“…Komutanımız bize ‘Direk boyna vurmayın iz kalır. Buraya vurmayın bu olur. Şuralara vurun deniliyordu. Mahkûm cinsel organını tutsun, eğilsin. Siz, kalçalarına coplarlara vurun. Ellerine vurun, bacaklarının şuralarına vurun.’ şeklinde bir mahkûma nasıl işkence edileceğini öğretiyordu… Bir mahkûm, iki defa sayımda, havalandırmayı çıkarıldığında, bir de bizim pozisyonumuzda nöbet tutan askerlerden dayak yerdi. Yani sistematik bir işkence [...]

Share on Facebook

1 [?]

Şerhu Esmâillâhi’l-Hüsnâ (Sadreddin Konevî Hazretleri) »

Günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce “her gün doğan güneş farklı bir güneştir” diyordu Efesli bilge Heraklitos (Hράκλειτος). Bir sembolizm ya da felsefî bir derinlik aramadan, en düz, en yalın haliyle işitelim bu sözü. Heraklitos’tan bu yana 2500 x 365 farklı güneş doğmuş olabilir mi?
 İçinizden tekrar edin bir kaç kez, “her gün doğan güneş farklı bir [...]

Share on Facebook

1 [?]

Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 4: Mahalle Baskısı) »

Sunuş: İşyerinizde, düğün salonlarında, lokantalarda şık giyinmiş insanların hal ve tavırlarına bakın. Tek tek hal hatır sormalar, sizli bizli konuşmalar, hanımlara yer vermeler, şefin önünde düğme iliklemeler, “kritik durumlarda” düzeltilen kravat ve kemerler… Vücud dilinin de dahil olduğu bu kibarlık selinde sürüklenirken tuvalete gittiniz… Tam bir şok! Klozetin kapağını kaldırmadan çiş yapan biri var bu [...]

Share on Facebook

1 [?]

Kürt baharı kürtaj yapılırken… »

Sunuş: Uludere katliamı gittikçe karmaşık bir hal alıyor. Hatalı istihbarat ya da bir koordinat kazası değil. Birileri bir plan yapmış gibi görünüyor: “…Bir 30-40 Kürt ölüverse, ideali bunu TSK yapsa nasıl olur? …” O insanlar ölmeden saatler önce birileri bu katliamın yapılacağını biliyordu sanki. Saatler, hatta belki de günler öncesinden planlanmıştı. Yorumcularımızın verdiği bilgilerle sorduk geçen [...]

Share on Facebook

1 [?]

“Kaçakçılar” olay yerine ulaşmadan nasıl öldü? »

28.aralık.2011 saat 17.05 daha kaçakçılar olay yerine ulaşmadan
 
 
 çuvaldız hanım’ın yorumundan:
Facedeki hesabın daha eski gönderilerine baktığımda daha vahim bir şeyi gördüm..ekde paylaştım(28.aralık 2011 saat 17.05)…şimdi selahattin Demirtaş isimli sayfada bu gönderilerin hiçbiri yok…her şey değişti…muhtemelen olay için farklı tarihler ve zamanlara göre taslak hazırlandı…aksi taktirde ne Notlar kısmına girilenler ne de duvarda palaşılanların tarihleri değiştirilemez sadece “gönderi/paylaşım” [...]

Share on Facebook

3 [?]

Selahattin Demirtaş tam saldırı anında bunu FaceBook’a nasıl girdi? »

MY: Sitedeki bir yorumdan aktarma, garip bir durum, resimleri büyük görmek için üzerine tıklayın. 
28.Aralık.2011 Uludere…
Genelkurmay açıklaması;
Bu kapsamda, 28 Aralık 2011 günü saat 18.39’da, Irak sınırları içinde hududumuza doğru bir grubun hareket halinde olduğu
Share on Facebook 2 [?]

Share on Facebook

2 [?]

Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 3:Bakış) »

“… ‘Ben’ deyince bir boşluk duygusuna kapılıyorum. Öyle unutulmuşum ki, kendimi iyice hissetmek elimden gelmiyor. Benden kalan bütün gerçeklik, var olduğunu hisseden varoluş sadece. Yavaş yavaş esniyorum. Kimse, hiç kimse için!  Antoine Roquentin ne ki? Soyut bir şey o… Pırıl pırıl, hareketsiz, bomboş bir bilinç, duvarların arasına konulmuş, kendi kendine sürüp gidiyor. Kimse yok bu [...]

Share on Facebook

1 [?]

Avrupa batmayacak, çoktan battı çünkü… »

Nasıl ki Türkiye’de bir askerî vesayet belâsı varsa Avrupa’da da finansal bir vesayet belâsı baş gösterdi. Ama bu “sadece” bir başlangıç! 2008′de ABD emlâk sektörünün 300 milyar dolarlık “küçük” bir alt sektöründe başladı kriz. Akıl dışı, ahlâk dışı ve yasadışı olan bir faaliyet -geliri olMAyanlara emlâk kredisi vermek- yasallaştı, yasa-içi hale getirildi.
 Böylece yapay olarak üretilen kredi [...]

Share on Facebook

1 [?]

Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 2:Ahlâk) »

«..Hareketleri canlı ve kararlı, biraz fazla emin kendinden, biraz fazla hızlı, müşterilere doğru attığı adımlar biraz fazla kesin. Masaya eğilirken biraz fazla aceleci, sesinin tonu ve bakışları ile abartılı bir alâka gösteriyor müşterinin siparişine… Ah! İşte geri geliyor, bir robotu taklid eder gibi, elindeki tepsiyi tutuşu ip cambazlarını hatırlatıyor. [...] Rol yapıyor sanki. Ama ne [...]

Share on Facebook

1 [?]

Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 1:Boşluk) »

“… Bir delik gören insan onu kendi etiyle kapatmak ister. Çocuk bir delik gördüğünde parmağını ya da kolunu sokmadan edemez. Demek ki delik kendimi içine akıtarak varlığımı hissetmemi sağlıyor. [...] Bir deliği kapatmak demek varlığın DOPDOLU(1) olabilmesi için vücudumu feda etmem anlamına geliyor.  Yani kendi varlığının şuurunda olmanın baskısıyla objektif varlığı TAMAMLAMAK. Burada insan olmanın [...]

Share on Facebook

1 [?]

Şike Yasası: TBMM’deki Müslümanlara açık mektup »

Şikeye hoşgörü gösteren kanunlar çocuk ticaretine, kumara, fuhuşa ve teröre yardım edecektir.
 ”Yardım edebilir” demiyorum. Edecektir diyorum. Su 100°C’de kaynar demek gibi. Bilimsel bir gerçek bu. Çünkü yasal olMAyan yollarla para kazanan bir futbolcu yada klüp yöneticisi bu parayı “aklamak” zorundadır. Yani götürüp bankaya yatıramazsınız o parayı.  Akladıktan sonra? ALLAH (haşa) yutmaz ama devlet yutar.
 Kumarhaneler para aklar [...]

Share on Facebook

2 [?]

Ölüm’ü “gösteren” müzik: Der Leiermann (Schubert) »

 

 
… Ölüm üzerine okumak için…
Ölümden Bahseden Kitap
Çocuklarımıza Ölüm’den daha çok bahsetsek ne olur? Meselâ evde besledikleri hayvanların, saksıdaki çiçeklerin ölümü üzerine yorum yapmalarını istesek? Mezarlık ziyaretleri yapsak onlarla birlikte ve sonra ne düşündüklerini, ne hissettiklerini sorsak?  Çocuklara ölümden bahsetsek belki daha güzel bir dünya kurulur bizden sonra. Çünkü bugün Ölüm’ü TV’den öğrenmek zorunda kalıyor çocuklar. [...]

Share on Facebook

1 [?]

Halksız halk direnişi: PKK Holding »

“Lice kırsalında inşaat çalışması yapan bir müteahhit, terör örgütünün dağ kadrosundaki kardeşine güvenerek esrar ekimi ve ticareti yapmaya başlar. Terör örgütünün ‘benden izinsiz bu işi yapamazsın’ uyarısına rağmen söz konusu kişi, ikinci kez esrar eker. Bunun üzerine inşaata gönderilen örgüt mensuplarına, işadamı, “Parti (PKK) babanızın malı değil. Benim de kardeşim dağdadır. Ben esrar ekerim, kimse [...]

Share on Facebook

1 [?]

Kötülük’ten Güzellik çıkar mı? – C.Baudelaire’in şiirleri, O.Dix’in gravürleri »

“Meşhur ozanlar şiir diyarının çiçekli bölgelerini çoktan bölüşmüşlerdi. Kötülük’ten Güzellik’i çıkarmak ise zordu. Gene de hoş geldi bana bu durum.”
 Böyle demiş Baudelaire. Demiş ve zor bir soruyu miras olarak bırakmış ünlü kitabı “Kötülük Çiçekleri” ile. Elle tutulur, gözle görülür  bir Kötülük gerçekten var mıdır? Yani İyilik’in zıddı olarak, bir anti-madde gibi Kötülük’ün varlığından söz edebilir [...]

Share on Facebook

1 [?]

Avrupa Muz Cumhuriyeti’nde darbe mevsimi… »

İtalya’da bir darbe oldu… Piyasa Darbesi… Askerî darbelerden sonra siyaset sözlüğüne  eklenecek yeni bir terim bu, ağzımızı alıştıralım: “Piyasa darbesi”. Sermayenin asimetrik birikimi ulus-devlet kanalıyla adalete bile hükmedecek noktaya vardı. İş adamlarına, bankacılarına söz geçiremeyen batı toplumları tıpkı 1980′lerde ordusuna söz geçiremeyen Türkiye gibi.
Evet… Silvio Berlusconi hükümeti bir darbe ile devrildi. Bu devrilme İtalyan halkının [...]

Share on Facebook

1 [?]

Kürt’e asimile edilen Kürtler »

 PKK’nın, KCK’nın ve BDP’nin adına yapılan her açıklama buram buram Kemalizm kokuyor. Makbul vatandaş tasavvuru gibi bir makbul Kürt var. Kürt yemeği, Kürt müziği, Kürt geleneği yok. Hakkâri, Mardin, Van’ın yöresel farkları yok. Sorani yok, Kurmanci yok, Zaza yok. Tepeden inmiş, ideolojik olarak dayatılmış, standart, normalize, yapay bir « Kürtlük » var. Kürtler bu kalıba girerlerse ne [...]

Share on Facebook

1 [?]

Yunanistan kumar masasında ütülürken… »

Sunuş: Hileli bir kumar masasına oturmuştu Yunan halkı. Hiç kazanma şansı yoktu. Pek de parlak olmayan ekonomik göstergeler karmaşık finansal ürünlerle kamufle edildi. Yunanlılar kamu borçları ve geri ödeme kapasiteleri konusunda kandırıldılar. Avro bölgesine girdiler. Bu kamuflajı yapan ekip “tam zamanında” gerçekleri açıkladı. Yunanistan’ın bugün içinde bulunduğu feci durum “sayesinde” büyük kazançlar elde ediliyor. Bu [...]

Share on Facebook

1 [?]

KCK Davası, Profesörler ve Eşşekler »

 1990′lı yılların başı. Kanada’nın başkenti Ottawa’dayız. Ömrünü teleskop başında geçirmiş, yıldızların, gök taşlarının, gezegenlerin hareketleri üzerine keşifler yapmış bir “profesörün” tutuklanması gazete manşetlerinde. Kız öğrencilerinden biri cinsel tacize uğradığını iddia ediyor. Profesörün yakın dostları ve ailesi ise çılgına dönmüş:
“Nasıl olur da ülkemizin gurur kaynağı olan bu bilim adamını tutuklarsınız?”
Yerel gazeteler de öfkeli. Mahkemeyi Ortaçağ Avrupasının [...]

Share on Facebook

2 [?]

Sürdürülebilir Şerefsizlik: Çin ve Avrupa »

Sürdürülebilir kalkınmanın yolları aranıyordu “bizim” batıda, meşhur “sustainable development” dediğimiz şey. Yani çevreyi kirletmeden, yerel kültürü ezmeden, işçiyi  sömürmeden zenginleşmek. İsterseniz gerçekçi olalım, “fazla” kirletmeden diyelim, fazla ezmeden, fazla sömürmeden. Avrupa’da bunun daha iyisini icad ettik, sadece 3 gün önce: Sürdürülebilir Şerefsizlik.
Azıcık şerefsizlik, katlanılabilir, alışılabilir seviyede bir şerefsizlik!
Avrupa Birliği krizden kendi imkânlarıyla kurtulacağını ilân etmişti. [...]

Share on Facebook

1 [?]

Eyvah! ‘Zerdüştlük’ Şefkat Tepesi’nde »

 

“…Gördüklerime inanamadım. Karşımda biçimsel olarak, televizyon standartlarıyla değerlendirildiğinde dahi bir karikatür; içerik olarak ise medeni bir ülkede kesinlikle “nefret söylemi” çerçevesinde değerlendirilip defteri dürülecek bir dizi vardı. (Mesela bir bölümde, erlerden biri, komutanının “dağ faresi” dediği birkaç PKK’lıyla ilgili olarak “Komutanım, bu hamsileri yağda mı kızartayım, yoksa buğulama mı yapayım” diye soruyordu.)
Özlem Yağız, yazdıklarında yerden [...]

Share on Facebook

1 [?]