Author Archive

Batı-dışı çokkültürlülük örneği: Mardin »

7-9 Ekim tarihlerinde Mardin Artuklu Üniversitesi’nce düzenlenen ve 10 ülkeden 100’e yakın tebliğcinin yer aldığı Keşf-i Kadim Uluslararası Midyat Sempozyumu’na iştirak etmek üzere Mardin’deydim. Türkçe, Kürtçe, Arapça, İngilizce, Süryanice ve Farsça dillerinde sunulan tebliğleri dinlemek ve başta dil ve azınlıklar meselesi gibi pek çok konuyu tartışmak imkanını Mardin’deki bu toplantı kadar başka bir şey veremezdi […]

Ateşin Düştüğü Yer »

Bir İstanbul Günü Türkiye İnsan Hakları Vakfı 20. Yıl adına düzenlenen “Ateşin Düştüğü Yer” isimli sergiye katılmak için Adapazarı’ndan trenle İstanbul yollarına düştüm. İstanbul Film Festivali’nde aynı günün akşamı gösterilecek “Ölücanlar” belgesel filmini de izlemek istiyordum. Ufak bir İstanbul farkındalığı olacaktı, başka farkındalıkları yüklenip büyük günü geride bıraktım. Şimdi bu satırları yazıyor olmak başka bir […]

Nasıl Bir Edebiyat? »

Edebiyat, şüphesiz hayatın tam ortasında bir yerde durur.  Hayatın ağırlık merkezi neresiyse söz, yazı oradadır. Acınız neredeyse eliniz oradadır ya, merhem sürersiniz yaranıza… Elbette, derdiniz varsa dermanını aramaya koşarsınız. Dert, sizi yollara düşürür, kapılara koşturur. Düşünce dünyası ve vicdan’dan bahsettiğinizde ise  “mezkur dert” bir şekilde kendine bir ifade alanı ve biçimi bularak dışa yansıyor. Bu kaçınılmaz […]

Annelik miti »

 Annemin hayali bir mite dönerken… Beni aradığında Mecidiyeköy’deymiş, ben de Bahçelievler’den dolanıp geldim Mecidiyeköy’e.  Mekanımız Cevahir’di. Gözümüzü kestirdiğimiz bir yere oturduk, tercihimiz lahmacundan yanaydı. Bir taraftan yerken bir taraftan da konuşmaya başladık. Gazeteciliğe başlamıştı, çok heyecanlıydı. İçinde bulunduğu dünyayı sorgulamayı da unutmuyordu. Hızlı hızlı konuşurken kararsızlıklarının onu yavaşlattığını görüyordum, bir şey demiyordum. Meslek sahibi olmak […]

Kadın merkezli bir İslamcılık okuması »

İmam hatip yıllarımdan beri hem kendi durduğum yeri hem de başkalarının durduğu yeri sorguluyorum. Bu sorgulama herhangi bir mecburiyetin, ödevin, sorumluluğun yansıması değil; aksine, var oluşumun olmazsa olmazıydı. Nefes alırken herhangi bir mecburiyet hissetmeyiz ama yaşamak nefes almaktan ayrı düşünülemez ya, onun gibi. Son on yıldır büyük tecrübelerin içinden geçtiğimi hala da geçmekte olduğumu düşünüyorum. […]

Bilgi edinmek güzel, ama? »

Enformasyon çağında bilgi edinmenin kolaylığına kendimizi bırakmışken, yine de bazen duyduğumuz ya da gördüğümüz herhangi bir olay üzerine düşünebildiğimizi farkettik mi hiç? Bilgiler o kadar hızlı akıyor ki hayatımızdan, dün yaşanan bir olay çok uzakta kalabiliyor. Henüz birine üzülüp ya da etkisini tartmaya fırsat bulamadan, yeni gündemler söz sahibi oluveriyor yaşamımızda. Edilgenliğimizin bile farkına varmadan […]

Mağlup elitler ve mesrur lümpen gazeteciler »

Türkiye’de 22 Temmuz seçim sonuçlarının açıklandığı gün ve sonrasında pek çok gazetecinin, erken seçim kararından bu yana takındığı tavrın ne kadar yanlış olduğunu itiraf eden haberlerle çalkalanıyor basın dünyası. 22 Temmuz seçimlerinin ardından “kazanan AKP” ve “kaybeden CHP”, genel konuşmalar ve değerlendirmeler içinde iki ana aktör olarak gündemlerini korusalar ve korumaya devam edecek olsalar da […]

Derin düşünmeyenin devirdiği çamlar »

Sağolsun, muhterem babam çok asabi bir kişiliğe sahiptir. Asabiyeti özellikle araba kullanırken tavan yapar. Bağırmadan, birilerine kızmadan, azar niyetiyle korna çalmadan arabadan indiğini tarih yazmamıştır. Ona sorsanız az biraz yetkisi olsa, kızdığı herkesi asacak kesecek, eline verseler bir kalaşnikof, günlerini gösterecek duyarsız kim varsa. Ben ufak bir gerçeğin aydınlattığı tasavvurumla, “baba kızdığın herkesi öldürmeye ömrün […]

Selman Rüşdi ve Şövalyelik Nişanı »

Üvey evlat (Doğu) gerçeğini yok etmek için öz evlada(Batı) yaranan, bu yüzden de kişilik zafiyeti geçiren isimler gittikçe daha fazla ürüyor. Doğduğu mübarek kucağı reddederek, kahpe yataklarda fikir namusundan yoksun bir şekilde yaşayan isimler cirit atıyor. Hakikat avcısını avlamakla karnını doyuran sırtlanların uğultusu daha sık duyuluyor. Modern zaman şarlatanlarının “piç” edilmiş zihinleri, midemizi bulandırıyor.

“Ben Filistinliyim” demek mazide (tarihte) mi kaldı? »

Ayşenur BulutUiportal “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez!”(M. Akif ERSOY)   Filistin’de bir iç savaş yaşanıyor. “Birdenbire nerden çıktı bu iç savaş, neden Filistinliler düşmanı bırakıp birbirine giriyor” gibi sorular anlamsız artık. Çünkü ne iç savaş birdenbire çıktı ne de Filistinliler düşmanlarını bırakıp birbirine girdi; çünkü “düşman” tanımı değişti! […]