RSS Feed for This Post

Dikkat! Duvar Ustası!

Avrupalı duvar ustaları artık taşla, tuğla ile uğraşmıyor, bunu biliyoruz. ABD ve Avrupa silah endüstrisinin ihtiyaç duyduğu korkuları ve iç düşmanların inşaatıyla meşguller. Aldo Moro cinayetinde olduğu gibi bu öcü “iç düşman” eskiden komünizm idi. Her an bir üniversite genci komünist fikirlere kapılabilir, sağa sola bomba koymaya başlayabilirdi. Duvarcılar milli istihbarattan polis teşkilatına ve basına kadar her köşeyi kapmıştı. Eh, kolay değil, “güvenlik” bu.

21ci asırda bu kırmızı öcü gitti, yerine yeşil öcü geldi: İslâm. Şu veya bu şekilde savaşanlar değil, bütün Müslümanlar hedefte artık. Fakat ABD ve Avrupa’da Müslüman avını sistematik hale getirmek kolay değil. Irkçılığı yasaklayan kanunları var, mahkemesi var, insan hakları derneği var…

O zaman ne yapmak lazım? Avrupa’nın ve ABD’nin bu ilkeleri, yasa ve kurumları askıya alması gerek. Bu askıya alma işi ise MUTLAKA eşgüdümle yürütülmeli. Yoksa Avrupalılar veya Amerikalılar birbirlerini suçlayabilirler… insan haklarını çiğnemekle. Özetle Müslümanların haklarını hep birlikte çiğnemeleri lâzım bir tür “iç güvenlik” kılıfı uydurarak.

Bu zor işi gerçekleştirecek süper koordinatörlerden bir tanesi 2000-2003 yılları arasında ustabaşı olmuş, özel yetenekleri haiz bir duvarcı. İsmini tersten yazarsak reuab niala. Bakalım Google’dan kaçmamıza yetecek mi? Molière’in memleketinde cumhurbaşkanının güvenlik danışmanı. Hatta cumhurbaşkanı onu kardeşi gibi seviyor. Milli istihbaratın yönetim kadrosunda. Tunuslu diktatör Ben Ali’nin devrilmesine engel olmak için silah göndermişti ama yetiştiremedi.

Rastlantıya bakın ki Kaddafi’nin hava kuvvetlerine eğitim veren savunma şirketi ile iki senedir Bahreyn polisini eğiten şirket aynı. Bizim duvarcımız da bu şirkette danışmanlık yapıyor ve zırt pırt körfeze gidip geliyor. Söz konusu şirket bir Avrupa ülkesinin savunma bakanlığına ait. Duvarcılar genelde gizli kalmayı severler ama bu duvarcı medya sever. Gizli kalmaz. Öteki duvarcıların da vitrinde görünmelerini istiyor.

Duvarcımız Doğu Avrupalı ama Hristiyan değil. Ailesi Nazi toplama kamplarında eziyet çekmiş zamanında. Çok sayıda kitap yazdı. İç güvenlik ve duvarcılık konusunda yazılmış kitapları var. İç güvenlik kitaplarında büyük bir “ustalıkla”, sessiz ve derinden Müslümanları hedef gösteriyor. Kanada ve Amerikan polisiyle, gizli servisleriyle de koordinasyon çalışmaları var.

“Müslüman =Potansiyel Terörist” şeklindeki tezini hemen her yerde kabul ettiriyor. Zamanında Bush’un etrafını sarmış olan ve Afganistan ile Irak’ı kan gölüne çeviren “danışman” ekibine ne çok benziyor değil mi?

Şeytan’a kızılmaz. Yaratılma gayesine münasip biçimde görevini ifa ediyor. Churchill’in Nazi Almanyasına hitaben söylediği gibi: “You do your worst, we will do our best!” Onlar ellerinden gelen kötülüğü yapsın. Biz de gerekeni yapalım.

Bu yazıyı bir kenara kaydedin. Zamanı gelince etkili ve yetkili dostlarınızla paylaşın.

 

… Bu makale ilginizi çektiyse…

Amerika Tedavi Edilebilir mi?

 Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız?
 Bayrak yakmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz. ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.

Trackback URL

Sorry, comments for this entry are closed at this time.