Onuncu ışık: Yağmacılık!
By Mehmet Yılmaz on Eki 31, 2007 in Kategorilenmemiş
Cellât uyandı yatağında bir gece
“Tanrım” dedi “Bu ne zor bilmece :
Öldürdükçe çoğalıyor adamlar
Ben tükenmekteyim öldürdükçe…”
…
Elinde ne piyon kaldı, ne vezir, ne kale
Düştü birbiri ardına atlar, filler
Ama şah hâlâ direnmekte
Yeni taşlar bulundu çünkü: Köpekler…
(Ataol Behramoğlu)
Bir dirhem bayrak bin ayıp örtermiş. Sokaklara, balkonlara asılan bayraklardan mıdır, Radikal’in bir haberi hemen herkesin gözünden kaçtı.
“Kürtlere ‘Hepimiz Türküz’ afişi
Dağlıca saldırısının düzenlendiği 21 Ekim ve şehit Samet Saraç’ın toprağa verildiği 23 Ekim günü Bursa’da Kürt kökenlilerin işlettiği pek çok dükkân saldırıya uğradı. Sahibi Diyarbakırlı olan ‘Gözem’ kahvehanesi gibi.
Adını açıklamak istemeyen kahvehane çalışanı “Binlerce kişiydi. İçeri taş yağdırmaya başladılar, ‘Bursa’dan defolun’ diye bağırıyorlardı. Polis engellemese çok insan ölebilirdi” diyor.
Üç gün kapalı kalan kahvehane şimdi açık. Girişte iki Türk bayrağı asılı. İçeride Atatürk portresinin yer aldığı afişte, ‘Hepimiz Türk’üz’ yazıyor. Kahvenin bulunduğu semtte bir kişi, “Tek tek dükkânları gezip bayrak veriyorlar. ‘Asmamış olursan, gerisini sen düşün’ diye tehdit ediyorlar” diyerek uzaklaşıyor.
Uzun saçlı ve küpeli olmak da ‘riskli’. Uzun saçlı bir genç yaşadıklarını anlatıyor: “Sloganlar atarak geliyorlardı. ‘Satanist” diye bağırdılar. Küfür ederek saldırdılar. Kaçıp bir arkadaşımın evine sığındım, yoksa linç edilecektim.”
Altıparmak semtinde toplanan rock bar ve kafeler de atmosferden nasibini aldı. 21 ve 23 Ekim günü 60’s adlı kafeteryaya çoğunluğu lise öğrencisi kalabalık sloganlarla saldırdı.”
Anne-babalar “şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye haykırarak Türkiye’nin bölünmesine engel olabileceklerini zannediyorlar. Bu öfkeli insanların evlatlarına miras bırakacakları şeyin vatan sevgisi değil “öteki nefreti” olduğunu anlamaları için daha kaç kristal Bursa gecesi gerekecek?
4 [?]












7 Yorum
Yazan:fuatogl Tarih: Kas 1, 2007 | Reply
Militarizmin ete kemiğe bürünmüş ruh üfürülmüş hali. Şiirsel ve ağlamaklı bir dille anlatılan asker selamı çakan çocuklar… Hamaset, demagoji, her türlü şey var…zor valla bizim işler Mehmet bey. Peşinden sürükleyecek güçlü bir Führer eksik sadece.
Yazan:fataLibra Tarih: Kas 1, 2007 | Reply
Sistem bu! Faşizmle bir toplumu birbirine kenetlemeye çalışırsan, birileri şehit olur “diğerleri” ya buna destek çıkar ‘sev‘ilir ya da diğeri olarak ‘terket‘meye makum edilir.
Benim merak ettiğimse tüm bu kumpas sonunda hep birileri zengin oluyor. -da neden hiç paraya doymuyorlar.
Yazan:Haydar Tarih: Kas 1, 2007 | Reply
Bu Bursa haberinden sonra aklima kimler geldi biliyormusunuz?
Sedat Bucak
ve
onun Koruculari rollerindeki tayfasi
ve
“kazandiklari para”yi Istanbulda, Bursada, Antalyada yiyen aileleri
…vede tabiiki benzeri tipler.
***
Simdi bu takim Kontr-Gerilla/Ulkucu/Mafyaci/Derin Devlet vs takimi ile dansedip kendilerini PKK ci haricindeki her turlu beladan efsunlu zannediyorlar.
Heyhat, Bursadaki olaylari gorunce heralde “ula babo demakki bizde bati Tirkiyaya gitsakh bizada buni yapecakhler. ileyse biz neyin davasini guduyorikh?” diyorlardir.
Frenkestayn hikayesindeki ornek gibi oluyor. Frenkestayn en once ele gecirdigi vede dostlari oldugu varsayilan tipleri hallediyor ya…
Ulkuculerde once asimile olmus Kurtlerden basliyor.
***
Bu turlu olaylar buyurse ve devlet kendi eliyle koruculugu kaldirirsa hic sasmayin. Ilk catlak 8 askerin kacirilmasi olayindan sonra “kostebek” oldugu sanilan 6 korucuyu gozaltina almakla basladi.
Severim bu ulkuculeri. Her turlu yanlis hesapcilarin hic aklina gelmeyen eksi 2 kere eksi 2 ninde 4 ettiginin dogrulugunu ogretiyorlar.
***
Yarin birgun bakmissiniz sira Sivas-Marastaki hesap Alevilere, soyu sorguda oldugu soylenen “Ogun”lere, Cingenelere, Suryanilere, Bosnaklara, Lazlara… derken epey derinlere gider.
Eeeee, ulkucu bunlar.
Fazla derin dusunmelerini kimse beklemesin!
Yazan:fizikci Tarih: Kas 6, 2007 | Reply
Irkçılıktan her zaman tiksinirdik ama bir zamanlar müsbet milliyetçilik diye bir şeye de inanırdık. Ondan da soğuduk, zerresini bile midemiz kaldırmıyor artık…
Yazan:ismail Tarih: Kas 6, 2007 | Reply
Sev yada terket artık deyimden öteye giden birşey değil artık, yeni hali “sev yada çürü” veya “sev yada öl”. Terketmek şuan tek istediğim şey çünkü midem kaldırmıyor artık hiçbirşeyi, gazetelerde afişler görüyorum “Vatan yaz, xxxx’e gönder türk bayrağı evine/cebine gelsin” diye, benimde atalarım Türk, ama 70 milyon içinde yalnız hissediyorum . Gitmek istiyorum, gidemiyorum, çünkü pasaport alamıyorum.
Yazan:Özgür Tarih: Ara 26, 2007 | Reply
Enteresan bir durum; çünkü ne yazar, ne de yorumcular, Türkiye’den, hatta dünyadan değillermiş gibi bir bakış açısıyla dertlerini kusmuşlar. Aslında tartışmaya değer bulmam ama, işte benim gibi es kaza arama motorundan birşeyler ararken böyle sayfalarla karşılaşan diğer insanların akıllarında oluşacak soru işaretlerine çözüm olurum bir nebze de olsa…
Faşizmi diline dolamış fakat, faşizmin “f”sinden bihaber kişiler hep güldürmüştür beni. Bu güzide(!) beyinler, hiçbir zaman birilerinin ortaya çıkıp da ellerinde antropolojik tekniklerin ürünü olan aletlerle kafatası ölçen insanlar görmemişlerdir. Onlar, kendini “Milliyetçi” olarak niteleyen kişilerin, yurdun dört bir yanından Lazıyla, Çerkeziyle, Kürdüyle, Trakyalısıyla Türküyle-Türkmeniyle bir bütün olduğunu görmekten de acizlerdir. Ha tabi son zamanlarda, vatan-millet diyen kişilere “faşist” damgasını yapıştırmak bir tekelden çıkmış, Milliyetçiliğin işlerine gelmeyen bir kurum olduğunu bilen bu sözde imankar, ab çanakçısı, abd şakşakçısı güruh da, enteresandır ki az önce bahsettiğim kesimle aynı platformu paylaşır hale gelmişlerdir. Yani yeşili de bir, kızılı da.:)
Garip olan, Milliyetçi insanların yukarıdaki yazıda belirtilen tepkilerini herhangi bir soy-ırk ile ilişkilendirilmemeksizin Şehitlerimize sahip çıkmayanlara karşı göstermelerinin yadırganmasıdır. Konunun “Türk-Kürt” özeline indirgenmeye çalışılması ve bu amaçla verilen örnekler de, yazarın art niyetinin göstergesidir.
Velhasıl, eğer sorgulanacak birileri varsa, bu kişiler ülkemizin dört bir yanında bizim huzur içinde yaşamamız için canını-kanını-uzvunu feda edenlere sahip çıkanlar değil; ihanet ve şer odağı dahili ve harici düşmanlardır.
Yazan:atakan atanur Tarih: Ara 28, 2007 | Reply
Bazı yorumcu arkadaşlar başlıktaki mesajı iyi almış ve Lümpenlerle ülkücüleri karıştırmışlar. Her sosyal kesim ve siyasi düşünce için geçerli olduğu gibi bu 2 kavramın da elbette kesişme noktası olabilir. Ama artık şu basitliği bırakalım. Lümpen vatansever tepki ayrı, ülkücülük ayrı bir şey. her ne kadar pek çok ülkücü bunu ayırt edemese de…
Yorumculardan da ithamdan önce kendi kafasını kullanması beklenir…