RSS Feed for This Post

Ermenilere (Artık) dokunma!

Ermeniler ve Türkler

Ermenilere (Artık) dokunma!Ermenilere (Artık) dokunma!

Ermeni kimliği var oldukça 1923 model Türk kimliği bozuk bir makine gibi gıcırdamaya devam edecek. […] Neden bize bu kadar benziyorlar? Pastırması, sucuğu, yaprak dolması, müziğiyle, gelenekleri, ailelerine bağlı oluşlarıyla bir de Türk’ten daha fazla Türk mü onlar? Yoksa bu mu bizi sinir eden? […] Artık Anadolu insanının %100 safkan Türk olmadığını, tersine bütün bu etnik unsurların karışımı ve mirasçısı olduğunu idrak etme vakti gelmedi mi? Artık TEK BİR “BİZ” olduğunu, atalarımızın bir kısmının Kürt, diğer bir kısmının Rum, Gürcü, Arap, hatta ve hatta Ermeni olduğunu idrak etmemiz gerekmiyor mu? Buradan indirin.

Trackback URL

  1. 7 Yorum

  2. Yazan:eg Tarih: Mar 18, 2010 | Reply

    bu sözleri söyledi başbakan. kendim duydum ben. çok konuşan çok yanlış yapar. başbakan da çok konuşuyor. belki bu sözlerinden sonradan pişmanlık duymuştur(umarım). zaten duymadıysa asıl problem orada başlıyor demektir!!!

  3. Yazan:beytullah emrah Tarih: Mar 19, 2010 | Reply

    başbakan şu an televizyonda bu sözlerini özetle şöyle izah etti:

    “bizim konuşmamızın başındaki “kaçak” sıfatı yokmuş gibi tepki gösteriliyor. biz ermeni vatandaşlarımızı kastetmedik, kaçak çalışan ve vatandaşımız olmayan ermenileri kastettik…”

    * * *

    konuşmasının tamamını dinliyorum ve aynı anda bir zihniyetin bu kadar çelişkiyi nasıl taşıdığını düşünüyorum…

    sanırım başbakan’ın çok çeşitli bir danışman ve metin yazarı profili var!

  4. Yazan:beytullah emrah Tarih: Mar 19, 2010 | Reply

    başbakan şu an kudüs’ü savunurken şu minvalde sözler sarfetti:

    “bir yerde zulüm varsa türkiye olarak biz orda yokuz.”

    bu aklıma ne getirdi… geçen yıl gazze eylemleri sırasında tokat’ın bir ilçesinde miting yapılıyor. tabi ilçe bu tür protestlara yabancı. herhalde konuşmacı önünde dalgalanan t.c. bayraklarını görünce heyecana kapılıyor ve başbakan’ın kastettiğini şu cümlelerle ifade ediyor:

    “zulüm nerdeyse türk ordadır.”

    Allah söyletti derler ya, öyle bir anmış…

  5. Yazan:MY Tarih: Mar 19, 2010 | Reply

    Basbakan’in kazi çevirmeye çalismasi iyi isaret, demek ki tepkiler gerekli seviyeye ulasmis. Ama “kaçak” kelimesi üzerinden savunma geçersiz, zira bizim itirazlarimiz¨vatandas olsun ya da olmasin bütün Ermenileri kapsiyor. Kaçak isçi TR’ye girebildiyse :
    1) TR bunu engelleyemedi,
    2) Türk isveren bundan istifade ediyor:
    gürcüsü, moldavi köle gibi çalisiyor, ABD’nin meksikalilari gibi oldular,
    patronlar veya AKP çikip da bu bedava/köle is gücünden sikayet etmesin.
    sigortasi yok, oy vermez, bogaz tokluguna çalisir, sendikalasmaz…

    Ermenileri disari atma fikrindeki zulüm zaten burada, adamlari Ermeni Kani(/geni) tasidigi için
    “suçlu” kabul ediyoruz, yani bir sey yapmak degil bir sey olmak suçu(!) Bu iste Islam’in temel ilkeleriyle taban tabana zit.

    “konuşmasının tamamını dinliyorum ve aynı anda bir zihniyetin bu kadar çelişkiyi nasıl taşıdığını düşünüyorum…

    sanırım başbakan’ın çok çeşitli bir danışman ve metin yazarı profili var!”(BE)

    Katiliyorum, her renkten adam var, siyaseten bazi çeliskilere müsade edilmesini anlayabilirim yani %30-%40 oy toplayan bir parti %5 oy toplayan bir parti kadar homojen olmaz, baska ülkelerde de böyle bu durum. Hani “köprüyü geçene kadar ayiya dayi demek” için.

    Ama “asgarî müsterek” bir sey olmali, tabi ki vicdan olacak bunun zemini. Irkçilara kucak açmak yerine gerekli zaman ve enerjiyi harcayip onlari dônüstürmek lazim. Ermeni düsmanligi, Kürt düsmanligi, komplo teorileri vs bunlarla bir kaç 10 yil daha yasama imkanimiz yok. Terör vb olarak zaten elimizde patliyor her gün.

    Kemalizm’e karsi bir refleks gibi görünse de bir çok “dinci/islamci” siyasî hareket ULUS-DEVLET zihniyetinde su anda. Necmettin Erbakan ve SP de böyle. Genç sivillerin çikisi çok güzel olmus, “madem CHP gibi konusacaktin neden parti kurdun?” diyorlar. Artik harbî siyasî partilerin dogma zamani geldi. Harbî solcu, harbî liberal, harbî islamci…

  6. Yazan:Guler Tarih: Mar 20, 2010 | Reply

    Birisi sayın başbakanı uyarsa iyi olacak.. devlet bahçeliyi geçecek yakında..

    Önce Türk milletinin avukatlığını yapın

    Başbakan Erdoğan, Ermenilerin sınır dışı edilmesiyle ilgili sözlerini eleştiren Cengiz Çandar’a “sen kimin avukatısın ya” diye çıkıştı

    “Bize insaniyet dersi vermek isteyenlere sesleniyorum, ülkenin köşe yazarlarına sesleniyorum. Avukatlığınızı lütfen doğru yapın. Siz, Türkiye’nin ve Türk milletinin avukatlığını yapın öncelikle.
    Bunu bir öğrenin de ondan sonra bize insaniyet dersi vermeye kalkın. Biz, köşe yazarlarının bize insaniyet dersi veyahut bizim insanlık anlayışımızı test edecek kadar insanlıktan uzaklaşmadık. Onu, kendilerine baksınlar, aynaya baksınlar öyle değerlendirsinler. Bana ‘özür dilemelidir’ tavsiyesinde bulunanlara da sesleniyorum. Biz kimden özür dileyeceğimizi çok iyi biliriz. Sen kimin avukatısın ya! Bir defa dürüst ol. Doğru sözün, doğrunun avukatı ol. Yanlışın veya yanlışlığın değil.”

  7. Yazan:yaşam Tarih: Mar 20, 2010 | Reply

    Aslında akp parti olarak mhp’den pek bir farklı durmuyor malesef..

    Bu ülkede ermeniler kovuluyor tehdit altında zaten çok zor olan yaşam hakları ellerinden alınıyor ve buna başbakan birde kaçak ayrımı yaparak yafta vuruyor.

    valla ben bu ülkenin kürt vatandaşı olarak
    nedense kendimi hiç güvende ve rahat hissetmedim.
    Zaten hükkümetin buralara bakış açısı taş atan çocuklara uygulanan tutumdan belli.

  8. Yazan:Mustafa Aslan Tarih: Mar 30, 2010 | Reply

    İngiltere ziyareti sırasında BBC’ye verdiği röportajda “Gerekirse ülkemizdeki kaçak Ermenileri sınırdışı ederiz” diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, koridorda karşılaştığı Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na “Ben birşey yaptım” dediği iddia edildi.

    Yeni Şafak gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu şunları söyledi: “Bu dilden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun da rahatsız olduğunu biliyorum. Yanlış duymadıysam, Başbakan Erdoğan ilk telafuz ettiği zaman Davutoğlu da aynı binadaymış, koridorda karşılaşmışlar.

    Başbakan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na ‘ben birşey yaptım’ demiş. Davutoğlu da ‘bunu konuşmuştuk, inanmıyorum’ demiş.

    Taraf Gazetesi 30 Mart 2010

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin