Ben bir bölücüyüm!
By Konuk Yazar on Eyl 2, 2008 in Kürtler, Terör, Türk faşizmi
Ben, Mehmet Şarman.
Muş’un Malazgirt ilçesinde doğdum, yaklaşık üç yıldır Batman’da bir ilköğretim okulunda öğretmenlik yapmaktayım. 25.08. Pazartesi günü Taraf gazetesinin “Bir astsubayın dehşetli itirafları” adlı haberinden sonra bu mektubu yazma ihtiyacı hissettim. Söz konusu haberde bir yaralı PKK’ lıyı helikopterden atıp öldürdüklerinden, ölü bir PKK’lının cesedine tecavüz edildiğinden ve daha bir çok iğrenç eylemi nasıl yaptıklarından bunlara nasıl şahit olduğunu anlatıyordu, Kasım Çakan* adında eski astsubay.
Ben Bir Kürt genci olarak onlarca sorunun, talanın kıyımın içine doğdum. Önceleri kimliğimi sırtımda çirkin bir kambur gibi taşıdım. Bozuk şivemin(!), kıroluğun ve dahası bir çok geri kalmışlığın(!) nedenini Kürt olmakta aradım aratıldım.. Bu tam da bana yapılmak, bana dayatılmak istenilen devletin resmi psikolojik bir asimilasyonun bir parçası olduğunu kısa bir süre sonra kavradım. Nereye gitsem Kürt sorunu diye tabir edilen kabus, polisimizin sünnetlicopuyla enseme indi. Konuştuk tartıştık, ağladık, çare olmak istedik. Gün geçtikçe bu sorunun Kürt sorunundan daha derin daha kapsamlı bir problemler yumağı olduğunu fark ettim. Kimliğimi dilimi kabul etmeyip beni kendine benzetmek milli müfredatı ile tımar edip, eğitim kurumları, medyası, copuyla yola getirip başımda dikilen ceberut bir sistemin korkusunu her an yanı başımda hissetim. Bu tek tipçi ceberut devletin beynimde kapladığı kilometrekarelerinden ne aklı selime ne vicdana ne de şefkate yer bırakmadığını iliklerime kadar hissetim, hissediyorum.
Gün geldi üniversiteden mezun olup öğretmen oldum. Milli tarihlerden milli coğrafyalardan mezun olunca. Milli müfredatın yüreğimde açtığı yaraları sarmak, çürüyen yanlarımı diriltmek için okudum, kapatılmak istenen gözlerimi fal taşı gibi açtım. Ebedi kahpe yunan, sıcak su azgını Ruslar, hain Ermeniler ve bölücü Kürtler ile dört yanı düşmanlarla çevrilmiş bir kara müfredata rağmen bazı insani duyargalarımın hala sağlam kalması şans eseri mi bilemiyorum. Biliyorum bu kadar alçak olabilmek için böylesi bir paranoyak düşman atmosferinden geçmek ve öfke nefretle dolu olmak şarttır.
Bana yapılanın aynısını karşımda duran binlerce öğrenciye yapmamı buna karşılık sağlık karnesi ile açlık sınırında bir maaşla bunca yalanın ebedi bekçisi olmamı beklediler. Savaşı talan, yıkım, ölüm bitiş, acı değil de alınan kilometrekareler, kapılan ganimetler, uçurulan küffar kelleleri, en hasından kahramanlık olarak belletilmem istenildi.. Nice ölümü ve acıyı yenilgi ve zafer ile iki üç ruhsuz rakamın arasına sıkıştıra sıkıştıra ne şefkat, ne merhamet, ne de insana saygıyı ağzıma almamam buyruldu.
Ama ben buna inanmıyorum.
Önceleri Öğrencilerime okuma alışkanlığı kazandırmak ders
kitaplarının suyunu sıkıp birkaç sevgi ve insanlık metni ile kendimle
çelişmediğime kendimi inandırmaya çalıştım. Ama kendi kendimi
kandırırken, ben öğretmenken sağlık karnem (güvencesi) elimde da
maaşım cebimde iken yine uğurlar kurşuna diziliyor, faili meçhul
cinayetler işleniyor, katilleri ödüllendiriliyor, ve ölü insanlara
tecavüz ediliyordu. Bu sözde muhalifmişim, sistemin içinde değilmişim hep
mışlı bir kendini aldatmadan ibaret olduğunu görmemek için kör olmak
lazım artık.
.
Ama artık dayanamıyorum. Benden istedikleri örnek vatandaş olamıyorum.
Devletimin sistemin ve milli müfredatın en doğru en güzeli olduğunu
söyleyemiyorum.
Ben yetişkin bir insan olarak yalan söylemek istemiyorum. Yalan söylemeye,
susmaya, gözü kapalı yaşamaya karşılık maaş bodromun iğrenç
gölgesine saklanmak da istemiyorum.
Şiddetin her türlüsünden nefret ediyor asıl olanın yaşatmak
yaşatabilme sevgisini aşılamak olduğuna hep inandım. Bu yüzden vatan
sevgisinin yolunun bayrak kırmızısı şehit kanlarından geçtiği, ve
sevmenin ölüme öldürmeye denk olduğunu anlatmayacağım
Evet artık dayanamıyorum ve sizden biri olmadığımı bağıra bağıra
haykırmak istiyorum.
Her geçen gün bu iğrenç sistemin kirli çamaşırları tek tek ortaya
çıkarken , Hakkari’de kırılan koluma , tecavüz edilen bedenime isyan
etmeyen herkesi suçlu buluyorum. Bu konuda en başta devleti, eğitim
kurumlarını, susarak seyirci kalanları suçlu görüyorum. Cinayeti
görmeyeninde -ki artık her şey apaçık ortada- eline kanın
bullaştığını biz ne bilirizin bencil kucağına sığınıp sessizce
devlet babadan gelecek emirleri bekleyen sözde masum vatandaş duruşunun
zulme giden sağlam bir köprü olarak görüyorum. Ben varken siz varken;
bize, size rağmen tüm bunlar yapılıyorsa yapanlar kadar bizlerin de suçlu
olduğuna inanıyorum. Bu derece suçun vicdanıma yaptığı muazzam yükü
taşıyamıyorum, kendimi ihbar ediyorum.
Evet ben buradayım ve sizden değilim. Eğer insanın yaşaması
yaşatılmasını istemek sizin kirli çıkarlarınız için binlerce askerin
sivilin ölmesini ve öldürmesi gerektiğine inanmak şehit diye ölüme
mazoşistçe ağıtlar yakmamak, sabahları aç karnına andımızı içmek
ve ne mutlu olduğunu bağır çağırı söylememek, Burada Kürt, alevi ve
yahut başkaları yaşamıyormuş gibi davranmamak, hepimiz aynı tornadan
çıkmışız dememek , devletimiz bizi korumak vatanı böldürmemek için
elinde geleni yapıyor diyememek, sizin tarih önünde birer kahraman
görmemek, suçsa ben suçluyum; bölücülükse ben bölücüyüm.
Evet sizden değilim ve asla da olmak istemiyorum apaçık siz biz ayrımı
yaptığım için bölücüyüm. Artık birileri ölürken mayınlarla
parçalanırken , tecavüz edilirken hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam
edip işimi yapamıyorum.
Şiddetin şiddeti nasıl doğurduğunu ve PKK’nın bu yaşanan süreçte
hiçte masum olmadığını kimin elinin kimin cebinde olduğunu bilmediğimiz
bu kargaşada olanın yalnızca ebedi suskunlara olduğunu çok iyi
biliyorum. Hiç kimse bana hiçbir kutsal amaç adına bir insanı
öldürtmeyi haklı göstermez. Ben size inanmıyorum ne benim adıma
konuşanlara ne de beni yok etmeye çalışanlara inanıyorum. Ben sadece
kimliğimi dilimi ve varlığımı istiyorum. Kimseden intikam niyetinde
değilim ama siz sevmemek, sizden biri olmamak öyle görünmemek hakkını
elimde bulundurmanın ruh sağlığım için zorunlu olduğunu görüyorum.
Ölümü de öldürmeyi de tek çare olarak görenlerden, her gördüğünü
kendi rengine boyamayı isteyenlerden, ,kendini tanrı konumuna getirip
dokunulmaz kılanlardan, bunca ölüme ve talana rağmen hala yerinde oturup
meydanları inletmeyenlerden, gece bunların feryatları ile kulakları
çınlamayan yüreği sızlamadan horlayanlardan evet sizlerden nefret
ediyorum sizlerle aynı oksijeni paylaşmaktan da nefret ediyorum.
Biliyorum kanı damarlarında, sevgilisinin heyecandan hafiften kızaran
sevimli yüzünde, bir çocuğun tonton suratında, bir gülün
kırmızlığında, gökkuşağının renklerinde değil de; mezbahalarda,
belinde taşıdıkları ebedi öfkeleri, ,kör nefretleri, kronik kinleriyle
biledikleri her an yok etmeye kesmeye hazır bıçaklarında, kesilen
başlarda, giyotinlerin keskin ağızlarında, insan vicdana doğrulmuş top
ve tüfeklerinin namlularında, ve toprağı sıksan şüheda kanı
fışkıracak diyen mısralarında taşımayı marifet bilenlere bir şeyler
anlatmak çok zor .
Onlar ki yaşamın gardiyanları, her canlı türünün ebedi düşmanı,
ölüme ve öldürmenin tutkulu hayranlardır. Ama gel gör ki insan olmanın
bunu bilincini bir ışıltı gibi taşımanın gerekliliğinden yine de bize
birkaç şey sormak farzdır.
Ölü bir bedene tecavüz edilmesi, insanların diri diri helikopterlerden
atılması, en sevdiklerinizin askerde mayınlarla parçalanması bunların
hiçbiri size bir şey ifade etmiyor mu? Acaba uğrana ölüp
öldürdüğünüz şeyleri sorgulamanın ve hesap sormanın vakti gelmedi mi ?
Oğlunu ne olduğunu bilmediği kirli bir savaşın ortasına ölüme gönderen
katilin suçundan muaf mı? Susarak hesap sormayarak birbirimizin gözyaşına
yaraya basılan tuz muamelesi yaparak insan olduğumuzu hala söyleyebilir
miyiz?
Bu gün artık bir birey olarak çaresizim; ama umutsuz değilim. Sizler
susarak müdahil olmayarak bir şeyleri yoluna girmesini bekleyerek en büyük
suçu işliyorsunuz
Bu mektup benim dürüst ilkeli bir basının ve yine vicdanımızın sesi
olmak için çırpınan bir kaç yazarın aracılığıyla çaresizliğimin,
içinde bulunduğum durumun bir şekilde muhataplarına ulaştırılması
için yazıldı. Beni insanlığımdan utandıran bu itirafların artık
birilerin canını acıtmasını ve faillerine gereken cezanın verilmesini
istiyorum. Neden hala bir şeyler olmamış gibi davranılıyor ve
itirafları yazan hakkında bölücülük suçlamasıyla dava açılıyor?
Devletin ortalama suskun vatandaşın “okulunuz var, hastaneniz var, devlet
babadan daha ne istiyorsunuz” derken bu tür şeylerden habersiz olarak
yaşamasına neden olan medyanın iğrenç sansür duvarını delmek ve Ahmet
Çakmak’a açılan davanın tersyüz edilmesi için bir destek istiyorum.
Konunun bir şekilde yargıya çıkarılması ve kitapta adı, yeri, olay
tarihi geçen polis ve askerlerin yargılanmasını istiyorum.
Belki burada yazdıklarımdan -birçok dürüst insana yapıldığı gibi-
halkı askerlikten soğutmadan dava açarlar. Peki beni ve nicelerini bu
iğrenç bu katlanılmaz zulmüyle insanlıktan soğutanlara neden ceza
verilmiyor? İnsanı askerlikten değil insanlığından soğuttukları için
bugün bir çok askeri, komutanı, bakanı, emekli generali, ve nicelerini
sanık olarak yargılanmak gerekir. Belki de şanlı tarihin arka dehlizlerden
akan acıya kana dikkat çektiğim ve bir toplumu putlaştırp peşinde ölüme
gönderdiğiniz kahramanların aziz hatırasına toz kondurduğum için 301 ile
301 defa yargılanmalıyım.
MEHMET ŞARMAN - Öğretmen
*Astsubayken er olmak, Kasım ÇAKAN Tevn yayınları
4 [?]


65 Yorum
Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
ülkemde demokrasi baya yol almış.
aynı fikirde olmayabilirsiniz,hatta bazı fikirlere kızabilirsiniz,ancak herkes kendi özgür iradesiyle kendi fikirlerini söyleyebilmeli.bu bağlamda güzel bir yazı olmuş.
ANCAK……
gerçekler söz konusu olduğunda durup düşünmek gerek.
tecavüz olayı genellenebilecek ve TSK’ya mal edilebilecek bir olay değildir.her kurumda aşağılık insanlar olabilir.aynı şeyler pkk içerisinde daha sapkın bir biçimde mevcuttu.
terörstlerin canlı canlı atılması olayı savaş zamanı baskı altındaki insan psikolojisiyle ilgili bir olay.bir örnek,yine doğuda bir yerlerde bir teröristi betereye bağlayıp işkence yaparak sorgulayıp,sonrada öldürmüşler.düşününce insanlık dışı bir olay.
bütün bu olaylar her an ölümle burun buruna olan baskın asker psilojisinin bir ürünü.insan o ortamda insan dışı bir yaratığa dönüşüveriyor.dağlarda bazı zaman asker komutanını bile takmıyor.
ölümün soğuk nefesini her dakika hissetiğiniz bir ortamda,gerek asker gerekse pkk’lı her an zaten insanlık dışı olan öldürmenin çok çeşitli türlerini uygulayabilir.bunlar anlatılmadığı ve açıklanmadığı için bizim gibi insanlara tuhaf geliyor.
kürtlük kompleksine gelince,devletin kimlik değiştirme politikası yanlıs olabilir,geçmişte.ancak sizde bir özeleştiri yapmalısınız.
güneydoğuda,uyuşturucu kaçaklıgı,insan kaçakcılıgı,her türlü yolsuzluk,kaçak elektrik kullanımı,insan öldürme çok normal karşılanıyor.kız evlatlarınızı batıda evlenemeyen genclere para karşılıgı satıyorsunuz.namus diye,aile kavgası diye,aile bireylerinden bir veya bir kaçını kolayca harcayabiliyorsunuz.maalesef bütün bunları sizler yapıyorsunuz.
batıda,uyusturucu,hırsızlık,vs olayların arkasından hep güneydogu kokenli vatandaslar cıkıyor.
bana soruyormusun kardesim,9 cocuk yaparken,bana soruyormusun???
guneydogunun butun illerinde elektrik en az %50 kacak kullanılırken,elektrik acıklarını ben öderken senin hakkında ne dusunmemi bekliyorsun.
herkesin öz eleştirisini doğru düzgün yapması lazım.
Yazan:MER'A-K(ıl) Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
Bigalıoğlu,
“sayın” deme hakkımı kısa süreliğine askıya alıyorum zira bu yazdıklarınıza kısaca yuhhh ve pess diyorum.Başka bir şey daha demek istiyorum ama maalesef site kurallarına dua edin.
Siz yukarıda yazılan incitici,onur kırıcı,varlığı hiçe sayıcı onca şeylerden sonra kalkıp “kaçak elekriğin” hesabını mı soruyorsunuz?
İnsanlar huzur içinde yaşayabilmek için arazilerinden,evlerinden göçmüşler,sürülmüşler şehirde tutunmaya çalışırlerken bulaştıkları işlerden sadece onlar mı sorumlu.YUhhh ve pess.
Siz zemzem suyuyla yıkanıp ağzınızda gümüş kaşıkla mı bu dünyaya geldiniz?
Nyse size ısaca “süzme” diyorum başka da bir şey de demiyorum.
Yazan:MER'A-K(ıl) Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
Bigalıoğlu,
Aşağıdaki uzunca yazı da sizin kaleminizden çıkmış yada yukarıda yazdıklarınıza bakılırsa biryerlerden kopyalayıp blogunuza yapıştırmışsınız.Nasıl bu kadar çelişik olabildiniz?Asla yanlış olamayacağına inanılan bir şeyde denk gelinen bir yanlış/hata insanda bu derece bir çelişiye sebep olabilir mi?
Yazan:Gernas Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
Bigalıoğlu,
Kaleme aldiğiniz yazi, cahilliğin daniskası. Burada söz konusu olan dünyanın her şeyinden -buna elektrik de dahil- değerli insan hayatı. Biz ölümlerin olmaması için ne yapılması gerektiğini konuşacaksak eğer, en başta, kimlerin eliyle, hangi gerekçelerle gelirse gelsin, tüm ölümlere en baştan karşı duracağız. İnsan olmanın onuru bunu gerektirir. Sözkonusu ölümlerse eğer, hiçbir bahane, hiçbir “ama” olmamalı.
Ayrica siz kalkıp, insanlara işkence yapılmasını, faili meçhul cinayetler yoluyla ortadan kaldırılmasını ve tecavüze uğramasını, “savaş zamanı baskı altındaki insan psikolojisiyle” açıklayamazsınız. Böyle yaparsanız eğer, pozitivist ve faydacı düşünen zihniniz, yapılanları da meşru gösterecektir. Sanırım asıl sorununuz bu. Sorarım size, hangi taraftan olursa olsun, ne suç işlemişse işlesin, hangi insan böyle bir hakareti hak eder? Bildiğiniz gibi, Nazilerin yaptıkları gaddarlıklarda, soykırımda, başlıca referansları akıl olmuştu. Gerekçeler bizi nereye kadar haklı gösterebilir?
Yine, gelişmemesinin müsebbibinin çok belli olduğu Doğu coğrafyasını, kalkıp kendinizce “özeleştirinizi yapın” saçmalığıyla açıklayamazsınız. Bu eşyanın tabiatına aykırı. Zira ortada, sizin gibi “makbul vatandaş”ların birebir desteğiyle olmasa bile, sizin gibilerin resmi ideolojinin ardına takılmaları, aşağılık anaakım medyanın manipüle yayınlarına prim vermeleriyle yürümüş kirli bir savaş var. Buna bir de, neredeyse yüz yıldır sürdürülen geri bıraktırma politikalarını ekleyin. Dolayısıyla, anlamsız bir “özeleştiri yapmak”la, yaşanan bu büyük sorunu ortadan kaldıramazsınız. Gördüğünüz gibi, asıl özeleştiri yapması gereken taraf çok açık. Son olarak, Doğulu insanları kaçakçı olarak tanımlamak, yolsuzluğun daha çok orada bulunduğunu söylemek, insan öldürmenin bu coğrafyada çok normal karşılandığını söylemek, sizce de açık bir ırkçılığı işaret etmiyor mu?
Yazan:Sirwan Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
BIGALIOGLU: gerçekler söz konusu olduğunda durup düşünmek gerek.
CEVAP: Hangi “gerçekler” ? Sizin inanmaya hazir olduklariniz mi? Yoksa gercekten gercek olanlar mi?
BIGALIOGLU: tecavüz olayı genellenebilecek ve TSK’ya mal edilebilecek bir olay değildir.her kurumda aşağılık insanlar olabilir.aynı şeyler pkk içerisinde daha sapkın bir biçimde mevcuttu.
CEVAP: PKK ile TSK’yi bir mi tutuyorsunuz? PKK uyelerinin kizlara tecavuz etmesi TSK’yi aklar mi? PKK uyesi olmak bir suc. Suc islemek icin kurulmus bir orgut bu. TSK mensuplari ise suc isledikleri zaman cezalandirilmalilar. Ordu kendi adamlarini sivil adaletten korudugu icin butun bu rezillikler geliyor basimiza.
BIGALIOGLU: terörstlerin canlı canlı atılması olayı savaş zamanı baskı altındaki insan psikolojisiyle ilgili bir olay.bir örnek,yine doğuda bir yerlerde bir teröristi betereye bağlayıp işkence yaparak sorgulayıp,sonrada öldürmüşler.düşününce insanlık dışı bir olay.
CEVAP: Neden psikolojik olarak terorle mucadeleye hazirlanmis, mesela 5-6 yil tecrubeli askerler gonderilmiyor guney doguya? Bir kac ay acemi er egitiminden gecmis siradan insanlarin bu suclari slemesi “bilimsel” olarak normal ama ahlaken kabul edilebilir degil. Neticede TSK komuta zinciri hesap vermeli.
BIGALIOGLU: bütün bu olaylar her an ölümle burun buruna olan baskın asker psilojisinin bir ürünü.insan o ortamda insan dışı bir yaratığa dönüşüveriyor.dağlarda bazı zaman asker komutanını bile takmıyor. ölümün soğuk nefesini her dakika hissetiğiniz bir ortamda,gerek asker gerekse pkk’lı her an zaten insanlık dışı olan öldürmenin çok çeşitli türlerini uygulayabilir.bunlar anlatılmadığı ve açıklanmadığı için bizim gibi insanlara tuhaf geliyor.
CEVAP: Evet, 25 yildir “terorist ini” veya “terorist lesi” diye konusan komutanlarin psikolojilerinin bozuk oldugu apacik ortada. Teroru askeri yontemle cozmeye calismak BALYOZLA SINEK OLDURMEK gibi. Ama butun bu soylediginiz gercekler ne TC’yi ne de TSK’yi aklamaz. Askerle cozulmesi imkani yoksa neden 25 yildir israrla bu yola gidiliyor?
BIGALIOGLU: kürtlük kompleksine gelince,devletin kimlik değiştirme politikası yanlıs olabilir,geçmişte.ancak sizde bir özeleştiri yapmalısınız.
CEVAP: “Siz” diye kime hitap ediyosunuz? Guney doguda yasayan turk, kurt, zaza ve araplara mi? Yoksa sadece kurt kani(!) tasiyan, kurt irkina ait(!) insanlara mi?
BIGALIOGLU: güneydoğuda,uyuşturucu kaçaklıgı,insan kaçakcılıgı,her türlü yolsuzluk,kaçak elektrik kullanımı,insan öldürme çok normal karşılanıyor.kız evlatlarınızı batıda evlenemeyen genclere para karşılıgı satıyorsunuz.namus diye,aile kavgası diye,aile bireylerinden bir veya bir kaçını kolayca harcayabiliyorsunuz.maalesef bütün bunları sizler yapıyorsunuz.
CEVAP: Erdem ile aidiyet arasina bag kurdunuz. Kurt = kotu, Turk = iyi yaptiniz. Islam dininin irkciligi yasakladigini biliyorsunuz degil mi?
BIGALIOGLU: batıda,uyusturucu,hırsızlık,vs olayların arkasından hep güneydogu kokenli vatandaslar cıkıyor.
CEVAP: Heil Hitler!!!!! Koyleri yakilmis, aileleri Turkiye’nin dort bir yaninda dagilmis garibanlarin ne yapmasini bekliyordunuz?
Doktora tezi mi? Bulgaristan’dan apar topar goc eden turk ailelerinin kizlari fuhus yapmadi mi? sitanbulun genelevleri
bulgar gocmenleri ile doluydu Ozal zamaninda! Simdi de ruslar ve gurculer. Saniyormusunuz bu onlarin genlerinde var?
Yeniden Heil Hitler! Wallah Heil Hitler!
BIGALIOGLU: bana soruyormusun kardesim,9 cocuk yaparken,bana soruyormusun??? guneydogunun butun illerinde elektrik en az %50 kacak kullanılırken,elektrik acıklarını ben öderken senin hakkında ne dusunmemi bekliyorsun.
CEVAP: Sen bana sordun mu Orta Asya’dan gelirken? koyumu yakarken? Zorla goc ettirirken? Dilimi yasaklarken?
Kurtulus savasindan once erzurum sivas kongrelerinde beyan ettin anadolu islam memleketi olacak diye,
mustafa kemaline sordun mu NE MUTLU KURDUM, LAZIM, CERKEZIM demek serbest mi diye? bre cahil!!!!
BIGALIOGLU: herkesin öz eleştirisini doğru düzgün yapması lazım.
CEVAP: Evet. Basla bakalim. Merak ediyorum bu kadar zirvaladiktan sonra nasil bir özelestiri yapacagini.
Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
öncelikle burnundan soluyan arkadaşlara genel bir cevap vereyim.
yazının başlığını okudunuz mu?”ben bir bölücüyüm!”
ardından tsk şöyle yaptı,pkklıyı astı kesti,yere attı.bizi türkleştirdiler,köyümden sürüldüm vs…
yahu adam Türkiye denen bu topraklarda,böyle bir yazı başlığı atabiliyor.yazı yazabiliyor,altına imzasını atabiliyor.ABD veya AB’de böyle bir yazı yazabilirmisiniz?
biz daha 1 yıldır TSK’yı eleştirmeye başlayabildik,korkumuzdan.
bir tek sizmi acı cektiniz,bir tek sizin sesiniz mi kısıldı?
sonra, o çok savunduğunuz ifade özgürlügünüz doruk noktasına cıkmıs.acıkca ben bölücüyüm diyebiliyor adam.yada kızın biri ben Atatürkü sevmiyorum diyebliyor.ifade özgürlügü yönünden bir sıkıntınız yok,hiçkimsenin yok.
@MERAKIL,her iki yazıda benimdir,blogundaki yazılarda bana aittir.ben net şeyler konuşuyorum,yukarıdaki bölücü arkadas gibi damardan duygu sömürüsü yapmıyorum.
kendi yazdıgım yazıda,teröre sebebiyet veren seylerin tespitini yaptım.buradaki yorum yazımda gercek net tespitlerdir.
siz istediginiz seye yuh diyebilirsiniz.benim yasadıgım yerlerde 8-10 yasındaki cocuklara toz icirtip askerin polisin uzerine salmıyorlar.diyarbakırda kaç cocuk var uyusturcu bağımlısı.ha simdi bunu da ben yaptım di mi?
arkadas benim cevremde adam 1 cocuk yapıyor,onu okutmak icin ugrasıyor.bu adamın yasadıgı yerlerde bir ailenin en az bes cocugu oluyor.iş yok,işin yok neden yapıyorsun o kadar cocugu?
bakamadıgın o cocuklar pkk’lıda olur,hırsızda olur.uyuşturucu müptelasıda olur.canlı bomba da olur.
@GERNAS
elektriği cımbızlamıssın,buradan yakalarım diye de,senin kendi insanın kendi hayatını değerli kılmıyor ki,sen anlamak mı istemiyorsun?kız kardeşini namus diye vuran kim,katil olup içeride yatan kim?oğluna-kızına kıymet vermeyen hangi baba.ben mi yapıyorum bunları.boş konuşma efendi!!!net konuş.
@Sirvan
Bana demişşsin ama,sen benden çok zırvalamıssın.İyi niyetine vereceğim bir şey demeyeceğim.Sizin yasadıgınız bir cok surunu bizde yasadık,ifade ozgurlugu,haksızlıklar noktasında.
ancak size bir afyon yutturuldu,son zaman kürdistan diye.direk ona odaklanarak beyanlarda bulunuyorsunuz ve ters köşe oluyorsunuz.
genel geçer herkese;;;
siz çözümü Türkiye olarak mı arıyorsunuz?
yoksa Kürdistan olarak mı arıyorsunuz?
önce onu söyleyin,
ona göre cevap verelim.yoksa içi boş sözlerle duygusal provakosyonlar yapmayın burada.
dürüst olun,mert olun,net olun…
kendinizi net ifade edin.sen şunu yaptın kardeşim.bana bu oldu.sonunda bu oldu.şöyle yaparsak çözeriz.ağzınızdan çıkan laflar arsında elle tutulur bir şey bulmak için baya çaba sarfediyorum.
adam demiş,ben bir bölücüyüm.aha böyle işte.
aslında bunu diyen adama,söyleyecek sözde olmaz da.duramadık yazdık işte.dünya’nın hangi ülkesinde böyle bir şey söyleyebilirsinde,bunu ifade özgürlüğü noktasında haklı gösterirsin?
devlet tek yanlışı size yapmadı.bu ülkenin bir çok insanı son 50 yılda çeşitli vesilelerle acı çekti,haksız yere öldü.ne uğruna,hiç…
derin düşünenlerin olduğu bu yerde,sizde biraz derin düşünmeye çalışın.
kürdistan odaklı değil.öyle ise açık açık söyle kardeşim sende,ben kürdistanı istiyorum diye.ne diyeyim ben sana o zaman.keşke dedem benim dedemle savaşmasaydı da bende senle uğraşmazdım.bu ülkenin milli kaynağını bu kadar sömürmezdim.
dedelerimizin kabahatini,çocukları çekiyor.adamlarlar birbirlerini kardeş bilmiş.aynı hendekte can vermiş.biz bir birbirimizi yiyoruz.kimin çıkarı var bu işte???
inan bana kalsa,kurtulus şavaşı zanında verirdim,aha burası kürt diyarıdır derdim.en azından bugun bu kadar acı cekmezdik.
Yazan:ucanbalik Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
anlaşılan sayın Bigalıoğlu sadece başlığı okumuş. Yorumuna bittim yahu..
Yazan:burak Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
Bu kısımda gerçekten çok güzel söylemişsiniz ama vahşet örneklerinde neden sadece TSK’nın yaptıkları(daha doğrusu yaptığını savunduğunuz) noktalara değinmişsiniz, onu anlayamadım. Helikopterleri yok dolayısıyla kimseyi helikopterden atmıyorlar diye mi? Bu yüzden mi PKK’ nın yaptığı hiçbir vahşetten bir örnek veremiyorken “tecavüz” gibi sömürü aleti olarak kullanılmaya en müsait ve rasyonel düşününce TSK ile hiç ilgisi olmayan sadece kişisel aşağılıktan kaynaklanan bir örnek verdiniz? Yoksa İstanbul’un göbeğinde bombayla öldürülen insanlar öldürme normlarına uygun olarak öldürüldü, bu yüzden mi?
Açıkçası bende bıraktığınız intiba alıntıladığım cümlenizle çok çelişiyor.
Sevgiler
Yazan:herackles Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
Yorumcularin “sohbetine” girme niyetiyle degil sadece bir yanlis okumayi ya da anlamayi duzeltmek adina:
Eger yanlis anlamadiysam burada tecavuz etmeye yeltenen bir polis memuru, ona karsi duran da bir yuzbasi!
Sanirim TSK konusunda oylesine bir onyargi olusmus ki taraflarda, insanlar okuduklarini bile anlayamiyor.
–
Gelecek yanlis anlama merkezli taslara simdiden engel olmak adina da:
Boylesi bir sapikligi yapan kim olursa olsun tasvip edilemez!
Yazan:hakan Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
doğrusu yazıyı okuduktan sonra yapılan yorumlar beni hayal kırıklığına uğrattı.
Öncelikle nerdeyse trans halinde yazılmış ve oldukça samimi bir şekilde şiddet reddedilmiş.Sözkonusu yazıda sadece tsk dan bahsedilmemekte. baya güzey ve etkileyci bir türkçe ile yazılmış mektubu sadece bununla sınırlamak cımbızla eleştiri yapmaktır .önemli hususları gözardı etmemek lazım.
1-Eğitimin insani olmadığından bunu yapanların gelmiş olduğu çevre ve onların almış olduğu eğitimi herkesi düşman gören anlayışı da gözönünde bulundurarak ordaki suçuluların geldiği bataklığı kurutmaktan bahsediyor
2-Hepimize insani olandan yana olamdıkça sustukça suça ortak olduğumuzu söyleyip tepkimizi dile getirmemiz isteniliyor. Ki bu çok erdemlice bir davranış ve istek
3-Sadce tsk ve susanları değil pkk yı da eleştiriyor
Am yorumları yapan arkdaşalarımız benim kötüm seninkinden daha iyidr dercesine bak sen bunu yaptın ben de bunu yaparıma varacak kadar yazının muhtevasından ve feryadından uzağa düşmektler. kötünün kriteri daha beteri olduğu sürece kötülük ortadan kalkamz pkk nın yaptıkalrı tsk yı aklamdığı gibi tsk nın yaptıkalrıda pkkyı aklatmaz. bunlar asgari düşünme gücü ile çok rahat varacağımız şeyler.
Ama tamam siz de az değilsiniz bak kaçak elektirk kullnıyorsunuz bak uyuşturcu satıyor hırsılık yapıyorsunuz . Kimse keyfinden kaçak elkitrik kullmaz eğer insanların yaşam standratları bir tank parasına kurban edilse ve aç sussuz bırakılsa tabiki bu tür sorunlar ortaya çıkacaktır .Gözü önünde babası tartaklanan evi yakılan ve sonra kendini metrepolun acmısız dünyasında bulan bir çocuktan mahsumiyeti onu suçlayarak kapılar ardına koyarak beklemeyiz .sorunun kökenine inmekte ve bataklığı kuruttmak ancak kalacı çözüm olabilir.
bugün açık söyleyim ben asgari ücretle çaılşıyorum ve kışların sert olduğu memleketimde kendimi kaçak elektirikle ıstıyorum. Çocukalarımızı zar zor okutabilyorum .Kendmizi o derece kötülüğe endekslemişiz ki acıyı o kadar kadermiz bellemşiz ki hakettiğimiz yaşam tarzını isteyemiyoruz bir yol asftlansa bunu bile bize minnet edip kafamıza vura vura oy isteyebilen belediye başkanlarımız var. eğer bu devlet benim devletimse bu ihtiyaçlarımı karşıllmak zorundadır.
Arkdaşın kürt sorunana ve yapılan ona iğrenç şey karşısında ciğeri yanmayıp kaçak elektirk gibi şeylerden bahsetmesi sorunun çözümüne aslında ortalama vatandaş zihniyetinin ne derece köstek olduğunu iyice ortaya koyuyor.
Birde bunun yapan tüm tsk değil ama bunu yapanlar hakkında dava açalacağına gidip vicdanın sesine kulak verip bunları yazan kişeye dava açılyorsa tsk bunlar iyi çocukalardır diyebiliyorsa sorun o zihniyette de vardır. Siz sanmayın ki genarelller böyle şeyleri istemeseydi bunlar olurdu. Daha iki yıl önc yaşlı bir kadının kürtçe bir paşadan yardım istemesine sen git önce türkçe öğren diyen genarilin rütbesiz halidir bu çirkfleleri yapan.
Neden görmüyorsunuz neden algılamada zorluk çekiyorsunuz.
Pkk kesinlikle kürt davasına hizmet etmiyor heraketi terörize ederek ki bunu tsk nın üst düzey yetklileri ile anlaşarak gizli kapılar ardında yapıyor. bizi girdabın içine çekiyor
ergenekondan hiç mi ders çıkarılmadı
ergenkon bu devletin resmi zihniyetidr ve böylesi, şeylere onlar ortam hazrıldı bu sitede böylesi seviyesiz karşı çıkışlar en güzel en derin feryatları bile sabote ediyor malesef bu çok üzcü birşey.
bu arkadaş ben bölücyüm diyor ama bölücülüğünü de inasani temelde ortaya koyuyor yani sizin gibi ölüme ve öldürme gereğine inanmdığım için bölücüyüm derken aslında ne derece bütünlştirici olduğunu anlamamak için kötü niyetli olmak lazım.
birde bunu diyenleirn başına çok şey geldi eğer bugün bu arkdaşında başına birşey gelirse ve biz bunu savunmak için orda olmasak emin olun işte o zamanda biz suça iştirak etmiş oluyoruz.
yıllardan beri dili kültür yokedlimiş cezaevleirdne bok yedirilmiş işkence edilmiş bir ulusun karşısnda bunun faili olan bir tsk ne derece mahsum olabilir
Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
Bigalıoğlu,
(Bana göre de “sayın”ı biraz fazla kaçacak)
Bu güne kadar okuduğum yorumlarınızdan edindiğim intibaya hiç uymadı bu yorumunuz.Daha doğrusu size hiç yakışmadı.Tamam,doğru veya yanlış bir yazıyı eleştirebilir,hatta yazarını samimi bulmayabilirsiniz.Ama yazının yazarına olan kızgınlığınızla bir halkı,bölgeyi hedef alarak bütün insanları potansiyel suçlu,hırsız ve cahil sürüsü göstermeye hakkınız yok. Kapıldığınız hezeyandan olsa gerek söylediklerinizle,gizli ırkçı nefretinizi belki de kustuğunuzun farkında bile değilsiniz.Bu hakaret,aşağılama ve nefret dolu sözlerinizi kınıyorum.
Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Eyl 3, 2008 | Reply
arkaşlar gerçekten bazen sizi anlamakta zorlanıyorum,ya saf bir iyi niyet temsilciliği yapıyorsunuz yada olan bitenden haberiniz yok.herkesin gözü kararmış-bende dahil-gibi bir durum var.
ya allah aşkına bana biri değiversin.
1-kürtlere diyarbakır hapishanesinde bok yedirmişler.hepsine mi?
2-tsk güneydoğudaki bütün köyleri yağmalamış,vatandaşı şehirlere sürmüş.bütün tsk mı?bütün köylerimi?ve neden yapılmış bunlar?
3-dillerini konuşamamışlar,resmen yalandır?bende güneydoğunun hemen hemen heryerinde bulundum,sivil olarak.
4-türkleştirmeye çalışmışlar,ne olduğu,ne kadar zarar verdiği trtışmalı.
5-ne yapmışlar kardeşim bu kürtlere.
karaktersiz polisin veya askerin biri iğrenç bir şekilde cesede tecavüz etmiş-doğrulugu tartışılır-bu arada.
peki 80′lerde benim türk vatandaşım,kafese sokulup bir tarafına cop sokuldu.benim türk vatandaşım işkence gördü.o zaman bizde ayaklanalım.
bizde bölücülük yapalım,benim büroktratım yolsuzluk yapıyor.benim memurun rüşvet alıyor.bende bağımsızlığımı ilan edeyim.yarın gidip yapayım bunları AB hemen arkamda.
arkadaşlar büyüte büyüte anlattıklarınızı benim yurdumun her yerinde vatandasım yasadı.sadece kurtler değil.
ama bugün,ben size yukarıda net seyler söyluyorum.
arkadas pkk kaka diyor ama,ben bölücüyum diyor.tecavüz ettiler diyor,helikopterden attılar diyor.
ne yapalım,bende dertliyim,benimde gecim sıkıntım var.ama 9 cocuk yapıpta,sokaga salıpta,fakir fukara,gariban ezilmiş edebiyatı yapmıyorum.
oyle kınamakla felanda olmuyor bu işler.adamların vekili var,bakanları var,hattta basbakanları oldu.ağızları dili yokmu bunların kardeşim.anlatsalarmış yaa.yıllardan beri,aynı senaryoları ısıtıp ısıtıp getiriyorlar onumuze.
toplumlar layık oldukları sekilde yönetilirler.ağalık rejimini hala tepesinden atamamıs bir toplumun nasıl bir yasantısı olmasını bekliyorsunuz.tv’den cıkıyor aga kız evlendi,30 kilonun altında olursa karizma çizilir.
size diyorum,hala muallak laflar ediyorsunuz.net olun,mert olun diyoruz.
yazıktır yahu…
Yazan:MER'A-K(ıl) Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
Burak bey,
Yorumunuzun sonunda “Açıkçası bende bıraktığınız intiba alıntıladığım cümlenizle çok çelişiyor.”diye yazmamış olsaydınız “söylemeyeyim de öleyim mi?” durumunda hissetmez ve iki farklı başlıkta yazmış olduğunuz yorumlardaki çelişkiye dikkatinizi çekmeyi düşünmezdim.
Kemalist Zihnin Yüzkarası başlığıın altında Suat bey ile yaptığınız tartışmanın bir yerinde söyle yazmıştınız;
Sonraki yorumunuzda da aşağıdaki açıklamayı yapmıştınız;
Sonraki yorumunuzda da o hocanızın ECRI* üyelerinden olduğunu yazmıştınız. Aşağıdaki metin hocanızın üyesi olduğu komiteye de yapılan bir itiraz başvurusunda yer alıyor.İtiraz başvurusunda yer alan gerekçelerin bu başlıkta yazılanları biraz daha anlaşılır bulmanız konusunda size yardımcı olacaktır diye ümit ederek buraya da alıntıladım. İtiraz başvurusunun altında ise Başvurumuzda belirttiğimiz hususlar sadece kendi görüşlerimiz olmayıp, AB Konseyi Irkçlığı ve Ayrımcılığı Önleme Komitesinin (ECRI) raporlarında (hocanızın da üyesi olduğu) kabul ve ihtar edilmiştir. şeklinde bir ifade de yer alıyor.
Şimdi tüm bu teferruatı bir araya getirmekte zorlanmayasınız diye azıcık yardım edeyim;
Anlayamadığınız şey Her zaman çoğulculuğu takip etmenin rasyonel olamayacağına vurgu yapılmış olması olabilir mi?
Kişisel aşağılık mı?Böyle bir cevabın yukarıdaki itiraz metnine cevap olarak verildiğini düşünürseniz Mesela Yunanistan devleti yukarıdaki itiraz metnine şöyle cevap vermiş olsa;metinde iddia edilenler Yunanistan devleti ile hiç ilgisi olmayan sadece kişisel aşağılıktan kaynaklanan öreneklerdir bizi bağlamaz! aldığınız bu cevap sizi ne derece ikna eder?
Bu durumda yukarıdaki itiraz metninde geçen Türkçe eğitim hakkı,cami ve mezarlık talebine red cevabı vermek için Yunanistan’nın da orada azınlıkta olan Türkler için benzer mukayeselere kalkışması adil mi olur?
PKK nın yatıklarını hatırlattığınıza göre fiğer başlıkta yazdığınız bu cümledeki” dönem” vurgusu günümüzdeki bu olayların çözümünde “dikta” sistemini savunabileceğiniz anlamına gelebilir mi?
Yada başka bir açıdan kapsamını biraz daraltarak sorayım;peki bu dönemde şiddetin herhangi bir devlet kurumu dahilinde olmanın verdiği rahatlıkla bireysel olarak gerçeklştirilmiş olmasını savunabilir misiniz?
Bu dönemde gerekli olduğunu savunma hakkınız elbette var ve o zaman da ben dikta sisitemini makul bulup savunmayacağınız dönemin tarifini yapmanızı rica ederim,yapabilir misiniz?
Çok şey istemiş olacağım ama cevabınızın çıkış noktası olarak hocanızın cümlesinden yararlanabilir misiniz?“azınlığın talep ettiği hakları elde etmek için çoğunluğu takip etmeyi rasyonel bulmaması” üzerinden Böylelikle sizi anlamam kolaylaşabilir.
*(AB KONSEYİ IRKÇILIĞI VE AYRIMCILIĞI ÖNLEME KOMİTESİ – EUROPEAN COMMİSSİON AGAİNST RACİSM AND INTOLERANCE )diye yazmıştınız.
Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
@Bigalıoğlu,
Siz değil miydiniz ki AKP nin kapatılması sürecinde DD aracılığıyla hukuksuz yargıya karşı “halk meclisislerinin”kurulmasını talep eden…Yargı gibi en temel hukuk kurumuna güvenmeyen siz(ki güvenmemekte gayet haklıydınız)nasıl oluyorda bu memlekette yaşanan fiili baskılara,işkenceye,ayrımcılığa isyan eden bir vatandaşın feryadına bu denli tepkili davranıyorsunuz?Sizce bu büyük bir çelişki ve turarsızlık değil midir?Hak,hukuk,adalet gibi kavramlar acaba sadece sizi ilgilendiren,bir şekilde size dokunan durumlarda mı aklınıza geliyor?Tutturmuşsunuz bir TSK savunması,bunun arkasına gizleniyorsunuz.Oysa yazıda özelinde TSK yı doğrudan hedef alan bir tutum yok.Elbette kötü niyetli insanlarca yapılan utanç verici eylemler kurumlara mal edilemez. Sisteme,yargıyaya,devlet kurumlarına isyan eden,her fırsatta darbelere karşı olduğunu belirten sizin gibi “muhalif”birinin konu kürdler olunca böyle tuhaf bir savunma refleksi içine girmenisi nasıl açıklayacaksınız?Yoksa konu kürdler olunca,karşı olduğunuz tüm kurumlar ve sistem sütten çıkmış ak kaşık mı oluyor?Ya da şikayet bu kesimden gelince size göre müstahak mı oluyorlar?
Bunların dürüstçe cevabını verin sayın Bigalıoğlu!Kıvırmadan ve devirdiğiniz çamlara yenisini ekleyerek yapmadan,aynanın karşısına geçin ve kendinizi sorgulayın.Yoksa öyle ahkam keserek demokrasi dersi verip,mertlik taslayarak değil!Mertlik ikiyüzlü anlayışla kazanılacak bir erdem değil;vicdan gerektirir,dürüstlük gerektirir…Dosdoğru ve adil olmayı gerektrir.
Yazan:MER'A-K(ıl) Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
Bigalıoğlu,
ya allah aşkına bana biri değiversin.
Demeye çalışayım o zaman;
1-kürtlere diyarbakır hapishanesinde bok yedirmişler.hepsine mi?
Hepsine yada birine ne fark eder?Burada da herkes flu iken tek net olduğunu iddia eden sizsiniz.Benzerliği siz kurun artık!
2-tsk güneydoğudaki bütün köyleri yağmalamış,vatandaşı şehirlere sürmüş.bütün tsk mı?bütün köylerimi?ve neden yapılmış bunlar?
Yine mi adet!Ok.Bir kaç siteden arşiv taraması ile alıntıladığım bilgi sizi ikna eder mi?
* * *
* * *
3-dillerini konuşamamışlar,resmen yalandır?bende güneydoğunun hemen hemen heryerinde bulundum,sivil olarak.
Sivil olmasaydınız acaba izlenimleriniz ne kadar farklı olurdu?
4-türkleştirmeye çalışmışlar,ne olduğu,ne kadar zarar verdiği trtışmalı.
Yukarıdaki linklerdeki yazılanları,canı yandığı için “ben bölücüyüm “diye artık feryad eden birinin yazdıklarını okuduktan sonra hala “zarar”ın ne olduğunu anlamayıp bu soruyu sorabiliyorsanız umutsuz vakasınız demektir!
5-ne yapmışlar kardeşim bu kürtlere.
karaktersiz polisin veya askerin biri iğrenç bir şekilde cesede tecavüz etmiş-doğrulugu tartışılır-bu arada.
ben size sorayım “cesedine bile tecavüz edilecek derecede nefret/düşmanlık duygusu ile kendini kaybedip cesedine bile tecavüz edilebilecek,doğruluğu tartışmasız olan ne yapmış kardeşim bu Kürtler?”
Cevabınız var mı?Net olsun lütfen!
Yazan:sevcan Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
bigalıoğlu sadece başlığı okuduğunuz çok belli.ya adam içinde insanlık taşıyan herkesin anlayacağı kadar açık ölüme hayır diyor siz kıt sosyolojik bilginizle eleketirik kaçağından 9 çocuktan bahsediyorsunuz.yıllardır teknolojde bilimde bir gram ilerleyememiş herkesin açlık sınırında yaşadığı senin ülkenin mazereti dış güçler oluyor da kürtlerin gelişememesinin nedeni neden türkiye cumhuriyeti olamıyor.
şimdi sana 9 çocuk meselesini açayım.kendi köyünde kendi toprağını işleyerek haytını kazana biri için 9 çocuk bir yük değil ihtiyaçtır.anacak sen bu dokuz çocuğu zorla getirip metropolün ortasına bırakırsan bu dokuz çocuktan elbette kapkaççı tinerci mafya doğar.soruyorum size siz bu sosyolojik vakayı anlamyacak kadar cahilmisiniz.öyleyseniz lütfen insanca çıkıp ölüme hayır diyenlere bilinçlerinizin derinlerinde yatan ırkçı şovenizst zihniyetle yorum getirmeyin.
kürtlere ne yapmışlar ki? bu cümleyi anack ilkokul mezunu annem söyler.
ayrıca yurdumda demokrasi baya ilerlemiş diyecek bu ilerlemeden duyduğunuz rahatsızlığı dile getiriyorsunuz.siz de istemiyorsunuz ki demokrasi, düşünce özgürlüğü.şüphelisiniz bunları istediğinizden.bu ülkede düşünce özgürlüğü kürtlerin esasında türk olduğu alevilerin sunni olduğunu söylemektir.
kızın biri çıkmış atatürkü sevmiyorum demiş.atatürkü sevdiğini söylemek ifade özgürlüğü de sevmediğini söylemek ne oluyor.inanın siz ifade özgürlüğünde falan yana değilsiniz.sistem siz ve sizn gibileri esir alıp beyinlerinizi tarumar etmiş.ifsde özgürlüğü de demokrasi de sistemin size öğrettiği kadardır.
ya adam açıkça açıkça bölücüyüm diyor diyorsunuz.adam mektubunu son derce edebi bir üslupla yazdığı için sizin sistemin mantığıyla düşünen beyniniz bu kelimenin neden söylenmiş olduğunu anlamıyor.ve insanı çıldırtacak kadar yüzeysel (kim bilir belkide birilerine yalakalık yapmak için)yorumlar yazıyorsun.
senin ülkende demokrasi asla olmadıki ilerlesin.sen sanıyormusun ki mehmet şarman bunu söylediği için haytına eskisi gibi devam edecek.başına gelecekleri çok iyi biliyorsun.ölüme hayır diyen biri yargılanırken sen elinde kahvenle internete oturup yazarsın artık ölüme methiyeler.
Yazan:mehmet Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
İslamcı yazar Emine şenlikoğlu Yıllarca başörtü yasağına karşı mücadele edip öte yandan edebi kriterlere göre oldukça kötü ve kalitesiz sayılan romanlarında hep bu konuyu işledi ve yazdı.söyleşilerinde özgürlükten ve demokrasiden bunun getirmiş olduğu nimetlerden faydalanamdığını bu yüzden domokrasinin gelmesi için elinde geleni yapacağını söyledi durdu.En son başörtü yasağına değinen cemil ipekçiyi canlı yayında arayarak onun başörtüye verdiği desteğin çok demokratik ve olumlu olduğunu fakat ulu orta eşcinsel olduğunun söylemsinin ahalaksızca bulup bunun bir hastalık olduğuna da sözlerine ekledi.
bu örnek her ne kadar iki kişi arasında geçmiş olup tekil görünse de “ülkeme demokrasi gelmiş” diye söylenip demokrasinin bir kültür meselesi olduğunu kitpalardan okuyarak yazaRAK BİRDEN ÖĞRENİLMEYİP DAVRANIŞA DÜNÜŞÜP GELENEK HALİNE GELMESİ İÇİN yılların geçmesi gerektiğini bilemeycek kadar sosyolojiye insanı tanımaya tarihe uzak birisi olsa gerek. Türkiyeye gelen demokrasi işte bu türden demokrasidr. yani” şark usulu kendine demokratlıktır. misal yunanistanda tüm enerjilerini türkleirn ana dilini konuşmaya için sarfedenler kürtçeyi ysaklamakta beis görmüyolar.Başörtüs için mücadele edenler eşcinselerin haklarını bir hastlık yansıması olarak görüp dışlayabliyorlar.İşçlerin özgrülğü için savaştığını söyleyen solcular islamcılara çok kayıtsız kalıp baskı yapabliyorlar. dillerinden ve yayın orgnlarındna asla özgürlük ve demokrasi kavramalrını düşürmeyen dtp nin içinde asla abdullah öcalını eleştirp ya da partinin sorunalarını ciddi mana da değerlendirmessin.
Çünkü bizler demokrasiye yaşayarak değil bir iki kitap okuyarak varabileceğimiz düşünüyoruz . Deniz baykalın doğu perinçekin r.tayibin aynı anda kendilerine demokaratım diyebilme cüretkarlığı bu yanılsamadan geliyor. Çünkü onlar demokrasiyi hak isteme ile karıştıryorlar hakkını istemek cemaitine sahip çıkmayı demokratlıka anabilecek kadar cahil ve banal kişilerle dolu bir ülke burası. Herkes kendine bir kırmzı çizgi edinip kırmız çizgleriyle siyaset yapınca durmum böyle olur. emin olun çoğumuz demokrat olamıyoruz sadece kendmize biraz daha hak tanıyıp meydnalara çıkmak isitiyoruz.sözkonusu yorum yapan bir çok şahsın yorumları arasında böylesi bir uçurum bence tamamiyle anlatıklarımızla alakalıdır.Ve bazı arkdaşlarında çok yüzeysel ve derinden derine ırkçılık kokan bigaoğlunun yazılarına cevap verme tenzülünde bulunmaları da bence gerekesiz bir çaba.
gotenin güzel sözüyle bitirmek istiyorum
sakın söyleme anlamaycak olan blebileceğin en güzel şeyleri.
Tabi bazende susumak artık çok zor oluyor
yine deilginiz için teşekkür ederim
saygılarımal
Yazan:MER'A-K(ıl) Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
Sn.Azizi Yılmaz,
Evet yok ama bünyesindeki “kötü niyetli insanlarca yapılan eylemler”in sorumluluğu da maalesef o kurumlardadır.
TSK 13 kaçırılan askeri göreve itiatsizlikten yargılanırken diyet ödemek için kolunu kesen birine duyduğunuz şefkati duymadınız mı?
Saati 100 $’a jigololuk yapan bir subay yada namaz için camiye üniforması ile giden bir subay meslekten atılabiliyor!
Bağlı olunan kurum tüm bu konularda kurum itibarını gözeterek gerekeni yapıyor.Tüm bu konularda tetikte ve affedici olmayan aynı kurum zihniyeti konu teröre bağlı suçlar olduğunda birden sessizleşebiliyor.
Bu sessizlik “Terörden kurtulmak için her yol mubahtır” kurum tarafından benimsendiği izlanimine neden olmuyor mu?Bu şekilde elde edilen “itibar” en az diğer yöntemlerle elde edilen itibar kadar değerli midir?
TSK,ya eline “ordu için alınan” silahı verecek kadar “eğittiğine” güvendiği adamın kalkıştığı eylemlerin de sorumluluğunu alacak ya da yok bu 15-18 yada 6 aylık eğitimli askerlerle ancak bu kadar oluyor diyip eylemi “bireysel suçlar kapsamına atıyorsa” da bu tip suçlamalarla yüz yüze gelebileceğini hesap etmek zorundadır.
Bir ülkenin büyüklüğünü sahip olduğu ordunun büyüklüğüne(hacmi) dayandıranlar o büyüklüğün içinde insan ve fırsatçılığı kaynaklı her türlü sakıncalı durumun olabilceğini düşünmek zorundalar.Konu TSK’ya dayandığında adalet anlayışını cüppe gibi askıya asmanın alemi yok.
Büyüklük sadece hacmi ifade etmez tüm olası ihtimalleri önceden kestirebilmek ve önlemlerini alabilmektir.
Yazan:burak Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
Merakıl bey/hanım;
bu kadar hezeyana gerek yokmuş aslında ama öncelikle şunu soyleyeyim ECRI’yle ilgili uzaktan yakından bir bilgim yok sadece Suat bey’e eğer bahsettiğimiz kişiyi tanımak isterse diye yol gösterici bir bilgi verdim.
Bence bu tarz söylemlerde bulunmayınız, Suat Bey sizin için pek iyi şeyler düşünmeyecektir, ağır eleştirilere maruz kalabilirsiniz.
Benim ise bu konudaki düşüncem sadece “her iki taraf da benden uzak dursun ama ordu şöyle ordu böyle” laflarının tutarsız olduğu. Hepsi bu.
Eğer siz herhangibir kurumdaki bir insanın yaptığı aşağılık bir hareketle, yunanistanın devlet politikası üzerinden kurumları karşılaştırmayı mantıklı buluyorsanız, benim diyecek bir sözüm yok.
O dönemde olan dikta sistemini sadece kürtler yüzünden savunuyorum gibi bir cümle sarfettim mi? Etmedim.
Bakın ben olayın doğruluğunu ya da yanlışlığını tartışmıyorum. Sadece böyle bir hatanın tamamıyla bir kuruma yıkılmasının, yıkılmaya çalışılmasının saçmalıktan ibaret olduğunu söylüyorum.
Yeni oluşan ve nispeten 1930′a kadar Atatürk bireyselliğinde şekillenen bir ülkemiz var. Siz bu bireyselliği eleştirebilirsiniz fakat ben bir dönem “halka rağmen halk için” politikasını son derece doğru buluyorum. Ve bu noktada demokrasinin tamamen gözardı edilmiş olması da beni hiç mi hiç rahatsız etmiyor. Yarın öbür gün -gerçekleşmesi imkansız ama farz-ı mahal diyelim- toplumun yüzde 80′ini şeriat istiyor olsa tabii ki dikta sistemini savunacağım/isteyeceğim.
Sevgiler
Yazan:Deveye Hendek Atlatıcı Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
Burak bey’in burada ve diğer tarafta yazdıklarını görünce aklıma bir fıkra geldi.
İki arkadaş pikniğe gitmişler, yanlarında getirdikleri yiyeceklerin bir kısmını yemişler öyle doymuşlar ki, kalan kısmını da atmışlar.
Hatta attıkları köşeye sonradan da içlerinden bir tanesi bevletmiş.
Ancak akşam olunca onları almaya gelmesi gereken araç bir türlü gelmemiş. Haliyle karınları acıkmış, tek yiyecek öğlenden kalanlar, ancak onların üzerine doğru da bevletmişlerdi?!
Bu kez demiş ki bevleden, “ben” demiş “o tarafa doğru yaptım ama bazılarına değmemiştir, yiyebiliriz.”
Tmm demişler ve başlamışlar seçmeye, “buna değmemiştir, buna da, buna da…” derken, bir bakmışlar ki kalan yiyeceklerin tamamını yemişler.
Fıkra bu kadar, nereye getireceğim konuyu; arkadaşımız savunacak bir tarafı olmayan bir konuyu savunmak için öyle ıkınıp sıkınmış, öyle şerhler düşmüş, imkansızlıkları öyle bir zorlamış ki, sonuçta şerh düştüğü çekincelerle bezenip ideolojik bir çukurda kalakalmış.
Açık zihinli olmak ne kadar da zor. Açlık -pardon- ideoloji insana neler yaptırıyor..
Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
Mehmet Bey,
Hadiseyi çok güzel özetlemişsiniz.Sorun,demokrasiyi içselleştiremeyişimizde.Bir şekilde tutsağı olduğumuz ideolojilerin kıskacından kurtulamıyoruz zira.Çok yerinde belirttiğiniz gibi,bu defolu demokrasi anlayışı sadece bir kesimle de sınırlı değil;farklı düşünce ve inançlara, etnik ve kültürel kimliklere sahip bütün kesimlerde benzer “hastalıklar”var maalesef.
Dolayısıyla işine geldiğinde mangalda kül bırakmayan fakat icraata geldiğinde kofluğu ortaya çıkan bu sahtecilerin bir şekilde ifşa edilmesi,maskelerinin düşürülmesi gerekir.Zira ne geldiyse bu bağnaz takımından geldi başımıza.Artık istedikleri gibi riyakarlık yapmalarına izin verilmemeli.
Sayın MER’A-K(ıL),
Kurumlara mal edilemez derken,aslında genellemeden kaçınılması gerektiğine vurgu yapmaktı amacım.Fakat sanırım doğru anlaşılacak şekilde ifade edemedim.Bu konudaki düşüncelerinize tamamen katılıyor ve benimle ilgili eleştrinizi yerinde buluyorum.
Yazan:burak Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
Ne kadar şakacısınız siz böyle, bir de fıkra da anlatmşsınız, açıklamasını da vermişsiniz, açıklamalı fıkra. İlginç. Bu etaptan sonra “anlamazsınız diye” açıklama yaptım demenizi de bekliyorum.
Hakkaten, deve, ucube, düşünemeyen, uçlarda yaşayan, empati kuramayan, dayanışma hak getire, kırıcı insan, yaratılandan ötürü sevilen(bence en kötüsü de bu), çok seviyeli bu ortamda her yakıştırmayı aldım. Gerçi sonra seviyeyi düşüren yine ben oldum elif dedim’e göre. O da olsun. Benim zihnim kapalı aman sizinki açık olsun.
Selametle
Yazan:Bigalıoğlu Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
Aziz bey,
Siz yukarıdaki yazıyı,memlekette yaşanan fiili baskılara,işkenceye,ayrımcılığa isyan eden bir vatandaşın tepkisi olarak algılamışsınız.evet sonuna kadar okuduğunuzda ve sonlara doğru yazılan duygusal yazılarla öyle görünüyor,masum edebi bir isyan gibi.
Benim kızdığım ve hiddetlendiğim taraf ifade biçimi.benim cevremdede fiili baskılar,işkeneceler,ayrımcılıklar oldu.ama ben çıkıpta sizden nefret ediyorum,sizinle soludugum havadan nefret ediyorum,ben bölücüyüm,siz şöylesiniz biz masumuz,ceberut devlet,felan gibi laflar etmedim.işin can alıcı noktası,çözüm noktasında bölünme-bölücülük gibi bir fikre sahip olmadım.ancak yukarıda arkadaş,çözümü bölünme ve ayrılıkçık noktasına taşımış.yani sahip olduğu bölücülük fikrini,devletin yapmış olduğu hatalarla süsleyerek trajik bir hava vermeye çalışmış.tsk’yı bende eleştiriyorum,hatta ilk eleştirenlerden biriyim.daha tsk’nın adını ağza alınmazken.
http://www.anafikir.com/oligarsiyi-dayatanlara-demokrasi-muhtirasi/
diyorsunuz ki,şikayet Kürtlerden gelince neden tepki veriyorsunuz.tepki veriyorum çünkü çevremde yaşadığım bütün olumsuz davranışların ardından Kürtler çıkıyor.bu bağlamda endişeli büyük bir kitlenin benimle aynı fikirde olduğunu düşünüyorum.
Tepki veriyorum çünkü,kürt ve pkk konuları sözkonusu olduğunda kendini kürt diye ifade eden kişilerin hiçbir şekilde özleştiri mekanizması işletmediği ve suçlu olarak T.C. devletini hedef alması ve ardından bölücülük kokan yazılar yazması sinirime dokunuyor artık.
Ve anlattıkları,yakındıkları şeyleri oyle büyüterek anlatıyorlar ki,benim ülkemin her yerinde aynı acılar çesitli vesileler yasandı.Daha yeni yeni son birkaç yıldır,insanlar kendini özgürce ifade edebilmeye başladı,sadece Kürtler değil.bakın arkadaş bu mektubu,bir astsubayın itirafı sonrasında yazmış,ondan cesaret alarak.
Bir yorumumda cözümü Türkiye içindemi,yoksa kürdistan temel alınarak arıyorsunuz diye bir şey söylemiştim.yazarın ölümlerden kastettiği,türk askerimi sanıyorsunuz.tsk kuzey ırakı bombaladıgında pkk’nin belini kırdıgında da dtp liler ölümler dursun diye feryat etmişti.ya bugün ölen askerlerimiz???30 yılda 30 bin ölen kişi.bunların tek sorumlusu ordu güdümlü devlet mi?terörün bitmesini ordumu istemiyor?
94 yılında bingöldeki elektrik direklerini ben mi yıktım?
Devletin araclarını ben mi ateşe verdim.
Ölmesin denilen kişiler pkk mensubu kişiler,askerin ölmemesini samimi olarak istiyor mu sanıyorsunuz?
Kürt sorunu diye bir sey icat edilerek-yapılan büyük bir hatadır-pkk sorununu kürt sorunu haline ve bu sorunu bütün Kürtlere mal etmek büyük bir hatadır.Kürt aydınların böyle bir ifadeden faydalanarak kendine cıkar sağlamaya çalışması kendilerini daha da batırmaktadır.
Sonuş olarak,ben bir bölücüyüm diyerek,zaten bu konuda hassa olan insanların çıbanlarını kaşımak sizce ne kadar samimi bir davranış.bu arkadaş isyanını daha farklı daha düzgün,daha iyi niyetli bir yaklaşımla ifade edebilirdi.bende altında art niyetli bölücülük fikirleri aramazdım.
Türk olanların bazı önyargılarından kurtulabilmesi için,samimi ve uzlaşmacı bir tavır takınmanız gerekir.önyargıları kaşımak çatışma çıkartır.niyet sorgulamak bilimsel bir yöntem değildir.Ancak zarar görmemeniz için niyet sorgulama gibi yöntem izleyebilirsiniz.Buna altında çapanoğlu aramak da diyebilirsiniz.Zaten yazının içeriğini çözümlediğinize nasıl bir anafikre sahip oldugunu anlayabiliyorsunuz.Sizce yazının anafikri nedir.Sonuç nedir?Çözüm nedir?
@Merakıl,
“cesedine bile tecavüz edilecek derecede nefret/düşmanlık duygusu ile kendini kaybedip cesedine bile tecavüz edilebilecek,doğruluğu tartışmasız olan ne yapmış kardeşim bu Kürtler?”
diyorsunuz.cesede tecavüz sapkınlığı ifade eder.düşmanlığı ve nefreti değil.savaş zamanı yunanlılar bizim kadınlarımızı hamile bıraktıgında bu düşmanlıgın ifadesiydi.düşmanlık ifadesi demişken,batmanda sokak arasında gece polis devriye gezerken acaba bu gece bir yerden bizi capraz ateşe alırlarda öbür dünyayı boylarmıyız diye endişe içindedir.asker ve polis sürekli endişe içindedir.çünkü terörin ne zaman nereden geleceği belli değildir.siz kendinizi o insanların yerine koydunuz mu hiç.yada ölen askerin ailesinin yerine.neden tek taraflı düşünüyorsunuz,bunun için bir önkabülünüz var çünkü.Kürdistan hayali.
@sevcan,
“ya adam içinde insanlık taşıyan herkesin anlayacağı kadar açık ölüme hayır diyor siz kıt sosyolojik bilginizle eleketirik kaçağından 9 çocuktan bahsediyorsunuz.”
Diyorsun.ölüme herkes hayır diyor,afrikadaki cocukların ölümüne,ırakta her gün ölen onca masum insana,son günlerde ölen askerlerimize.ancak arkadaş teröristlerin ölümüne hayır diyor ve bunu edebi duygusal bir agızdan yapıyor.bende kıt zekamla kaçak elektrikten bahsediyorum.
“yıllardır teknolojde bilimde bir gram ilerleyememiş herkesin açlık sınırında yaşadığı senin ülkenin mazereti dış güçler oluyor da kürtlerin gelişememesinin nedeni neden türkiye cumhuriyeti olamıyor.”
Diyorsun.benim ülkemin mazereti kısmen dış güçler.özleştiri mantıgını ve tartışma kültürünü de daha son birkaç yıldır oturmaya çalısıyoruz.Kürtlerin gelişememesinin nedeni direk devlete bağlamak yerine neden sende bir özleleştiri mekanizması geliştirmiyorsun.ben hep sorarım kendime nerede hata yaptım diye.
Devamında 9 cocukla hayatını idame ettiriyor diyorsun,yani cocuklar çalısıyor.cocuklar okumuyor.cocuklar ırgat gibi çalıştırılıyor.o köylere neden okul gitmiyor,yoksa pkk ögretmenleri kesiyor mu,Türkçe öğrenmesinler diye.devlet okul açmıyor mu?her fırsatta devleti kötülemek için malzeme bulmaya çalışmak yerine Kürtlerin gerçek sorunları dile getirmiş ve bunu dillendirmiş olsaydınız,bugun bu derece olmazdı yasadıklarımız.ama ne yapacagını bilmeyen kürdistan mıTC diye ikilemde kalan sonrasında hicbir sey yapmadan yasayan bir toplum olunca boyle oluyor.sorunların cözümünde yardımcı olun.olmazsanız devlet bir yere kadar.
Bana faşist yakıştırması yapan kürt arkadaşlara sunları soylemek istiyorum.siz samimi olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde sorunlarınıza çözüm arıyorsanız,fikren sonuna kadar sizin arkanızdayım ve destekliyorum.
Bizim önyargılarımızdan kurtulmamız,sizin kürdistan önkabullerinizden kurtulmanıza bağlı.bu bağlamda benim inanmadıgımız ve onaylamadıgım sözde kürt sorunuyla ilgili yazılan her yazıda öncelikle yazının içeriğine bağlı olarak niyet okuması yaparım.çünkü samimi olmayan bir çok yazının altında kötü fikirler yatabiliyor.
Yazan:har Tarih: Eyl 4, 2008 | Reply
bigalıoğluna
Sen böylesi bir şartı koyarken -kurdistandan vazgeçip türkiye topraklrında çözüm isteyin- ne derece haklısn tarih önünde .Kendi tarhini okudun mu malazgirtten kürdistana girip sonrada bu coğrafyaya türkiye adını verince buralar senin tüm halkar türk mü oluyor. Sen bir insana memlektinden kimliğinden vazgeçmesini ne cüretle isteyebiliyorsun. sonuçta her ulus kendi toprkları üzürinde kendi özgür iredesiyle yaşamak istemisine hangi modern kavramla karşı çıkablirisn.self determinasyondan haberin varmı? Sadaka mı veriyorsun dalgamı geçiyorsun.
İkincisi okuma özürlülüğün bir yana edebi bir uslübün eğeretilmeleri ve benzetmelerini anlamyacak kadar da sığ birisisin anlaşılan. burada insanlar ölmesin diyor mayınalrla parçalanmasın dediği son günlerde ölen onlarca asker değil de kimlerdir.Milii müfredata yaptığı eleştirler ne derece insani kimseleri düşman olarak belletmeyin bunun yerine sevgi tohumları aşılayın diyor.bundan daha erdemli bir istek olur mu.
Pkk nın kirli olup ve masum olmadığı aynı zamanda kullnıldığını da sözlerine eklemiyor mu.(yazarın harika yorum yazsında pkkyı eleştrebilmenin ne derece zor olduğu ve pkk yı hiç tasvip etmedğini ayrıca yazıyor) zaten böyle yakıcı bir feryatla kendini tehlikiye atarak kimse ölmesin diyen birisi nasıl olurda askerlerin ölümünden yana olur. peki şu paragaraf sana ne ifade ediyor allah aşkına.
“Biliyorum kanı damarlarında, sevgilisinin heyecandan hafiften kızaran
sevimli yüzünde, bir çocuğun tonton suratında, bir gülün
kırmızlığında, gökkuşağının renklerinde değil de; mezbahalarda,
belinde taşıdıkları ebedi öfkeleri, ,kör nefretleri, kronik kinleriyle
biledikleri her an yok etmeye kesmeye hazır bıçaklarında, kesilen
başlarda, giyotinlerin keskin ağızlarında, insan vicdana doğrulmuş top
ve tüfeklerinin namlularında, ve toprağı sıksan şüheda kanı
fışkıracak diyen mısralarında taşımayı marifet bilenlere bir şeyler
anlatmak çok zor .
Onlar ki yaşamın gardiyanları, her canlı türünün ebedi düşmanı,
ölüme ve öldürmenin tutkulu hayranlardır. Ama gel gör ki insan olmanın
bunu bilincini bir ışıltı gibi taşımanın gerekliliğinden yine de bize
birkaç şey sormak farzdır.”
Yani bir çocuğun tonton suratı bir gölün krımzılığı, ve damarda yania sıl yerind eakması gereken kan diye doğanın güzelliğine ve iyiliğe dikkat çekip kan akamsın derken asker pkk aknı ayırmı mı yapıyor. bunu yapan bir insna nasıl olurd aölüm olamsın deiyebilir. bu satırlardan nasıl asker ölsün diey bir sonuç çıkardın anlayamadım.
Ben bölcüyüm derken kimlerden olmadığını ve niçin bölücü olduğunu açık açık anlattığı şu pargarffa bakın bir kez daha “Eğer insanın yaşaması
yaşatılmasını istemek sizin kirli çıkarlarınız için binlerce askerin
sivilin ölmesini ve öldürmesi gerektiğine inanmak şehit diye ölüme
mazoşistçe ağıtlar yakmamak, sabahları aç karnına andımızı içmek
ve ne mutlu olduğunu bağır çağırı söylememek, Burada Kürt, alevi ve
yahut başkaları yaşamıyormuş gibi davranmamak, hepimiz aynı tornadan
çıkmışız dememek , devletimiz bizi korumak vatanı böldürmemek için
elinde geleni yapıyor diyememek, sizin tarih önünde birer kahraman
görmemek, suçsa ben suçluyum; bölücülükse ben bölücüyüm”
Sen bunalrı savunmazmısn. burada pkk ölmesin asker ölsün sonucunu çıkarmak öküzün altında buzağı aramak değil de nedir. Birde derin düşünce diye bir sitede bu derece yüzeysel insanların olması ne kötü.doğrusu sitenin bund kabahiti yok ama yine de özülüyor insan.
Bence sen herşeyin farkındasın ama kafandaki önyargılardan (her kürt bölücüdür…) kurtulmayıp lafı uzatıyorsun.
Ve yazılarınzda o derece acemice karşı çıkışlar cahilce genellmeler var ki sistemli düşünce gücünüzn olduğundan şüpheleniyorum.
Otur bir yazıyı oku elini vicdanına koy sen kendi tarihini kendi şiirini kendi dilini öğrenip çocuğuna okuturken kürtler ne şairleirini ne yazarlarını ne de tarihini bir eğitim sisteminde göremiyolar .
ben mehmet emin yurdakul yerine feqi teyranın şiirnden daha zevk alıp daha yakın hissediyorum kendime. benim de şairleirm yazarlırım müzisyenlerim var senin göktürklerin gaguzlarını bilmek öğrenmek yerine atam ehmedi xaniyi bilmek ve sınavda bu soruyla karşılşmak istiyorum.
bunları düşün nerde eşitlik kardşelik. Ben binlerce türkçe şarkı biliyor dinliyorum ve yüzlerce şairi doğrsu bundan zevkde alrım epk sen kaç defa kulka veridn benim şarkıalrıma hikayelerime kardeşmiyiz demortik misin en derce yakınsın ruh dünyama ya da beni en derce tarhimle edebiyatımal tanıyorsun. bir halkı kendine benzetip yoketmek için şidett kullanan ve kullnmayan herkes suçludur
kandırmayın kendinizi ve bizleri.
bu yazı seni tatmin etmeycektir biliyorum. birde size yazdığı gazeteden atılamasına yol açan “atakürt” başlıklı i ahmet altan yazısını okumanızı tavsiye ederim.
ama oku sadece başlığını değil hepsini
Yazan:MER'A-K(ıl) Tarih: Eyl 5, 2008 | Reply
Burak bey,
Sizin tanıdığınız,fikirlerine itimad ederek sözlerine atıfta bulunduğunuz bir kişinin söylediklerini kullanarak anlamanıza yardımcı olmaya çalıştım.Daha da anlayacağınız şekilde söylemem gerekirse;dediğiniz türden böcekleri taklit etmesi buyrulan azınlığın bunu dayatan azınlığa,kullandığı yöntemle direniyor olmasının ortaya koyduğu acı sonuçlara itiraz eden birinin yazdıklarının neresini anlamıyorsunuz?
Suat beyin “kötü” düşüneceğini sanmam muhtemelen benim anlatmak için yanlış uçtan tuttuğumu düşünecektir ve aynen size de yaptığı gibi sabırla anlayana kadar açıklamaya devam edecektir. :-)
Bu cümle kuruluşu benim sevmediğim ot türünden :-)
Peki bu cümleler size ait değil mi?
* * *
Atatürk’ün yolundan gitmeyenler kimlerdi?
“Sizin gibiler” derken kast ettiğiniz kimler?Hangi özellikler onları “GİBİ”leştiriyor? “Gibiler”in ortaya çıkmalarında izlenen yol/yöntem neydi de etkli oldu?Atatürk’e nasıl bir zarar verdiler?Başka zarar görenler olmuş mudur?
Ve şimdi şu yazdıklarınız tekrar okuyun lütfen;
Son derece doğru bulduğunuz “Halka rağmen halk için” girişilen politikanın sonucu olarak gelinen noktayı bile isteye ıskalayıp tartışılan sadece ölüm normlarıymış gibi bir sonuca varıyor ve Kürtlerin yaşadığı sorunları görmezden gelebiliyorsunuz.
Eh aşağıdaki gibi cümleleri kurabilen biri bunu elbette kolaylıkla yapabilir;
Bu yazdıklarınızan sonra bugün tesadüfen denk geldiğim ,Burak ismi ile gönderilmiş aşağıdaki yazıyı sizin kaleme alıp almadığınızı merak ettim.Aynı insan değilseniz sorun yok ama eğer o burak sizseniz Hazirandan Eylüle bu kadar değişmiş olmanız akıl alır gibi değil!
!!!
Yazan:sevcan Tarih: Eyl 5, 2008 | Reply
bigalıoğlu şimdi sen kalkıp bzaı sosyolojik olaylara modern kavramlarla açıklama getirisen blime büyük haksızlık etmiş olursun.çocuklara eğitim yerine ırgatlık yaptırıyorlar diyorsun.bizim bahsettiğimiz coğrafya kırsal coğrafya.sen kalkıp burdaki yaşam biçimini modern kavramlarla açıklama telaşına giriyorsun.bir düşün ne kadar bilime aykırı.
bu kadar arkasında durduğun toz kondurmadığın devletin güneydoğuda doğuda kürtlere ne zulümler yaptı ben şahidiyim.ilk okululu bitirene kadar öğretmenin pis kürtler siz ne anlarsınız okumaktan matematikten deyip durmalarının bende yarttığı özgüven eksikliklerini ve daha nicelerinde yarttıklarını anyabilirmisin.gözü önünde karısına tecavüz edilen bir erkeğin devlete ne kadar faydalı olacağını düşünüyorsun.siz bütün bunları savaş psikolojisi olarak açıklarsanız vijdanınızın sınırlarını aşmış olmuyormusunuz.
bu ülke hep kürt mücadelesinin sonuçlarıyla ilgilendi sebepleriyle değil.kendi egemenliği söz konusu olunca kahramanlıktan dem vuran sizler başka bir halkın egemenlik isteklerini neden bu kadar acımasızca redediyorsunuz.
kürt mücadelesini anlamanız için geniş çaplı bir psikoloji ve sosyoloji birikimine sahip olmak zorndasın.yoksa anlayamazsın yasalarında yer alan kendini türk hisseden herkes türktür cümlesinin arkasındaki faşizanlığı.siz bir aydın gibi değil bir asker mantığıyla konuşuyorsunuz.şimdi almanyada şöyle bir yasa çıksa “bu ülkenin bütün vatandaşları almandır ne mutlu almanınm diyene” kuzey ırakta “kendini kürt hisseden herkes kürttür ne mutlu kürdüm diyene” nasıl karşılarsınız bunu bigalıoğlu.ORDAKİ TÜRKLERİN TÜRKMENLERİN HİÇE SAYILMASININ SİZDE YARATACAĞI ÖFKEYİ DÜŞÜNÜN.
bize yaptıklarının haddi hesabı yok bu devletin.ancak tarih bize hep bunu öğretti FAŞİZM HİÇ BİR ZAMAN YERİNİ BULMADI BUNU BENİMSEYEN HİÇBİR DEVLETİN SONU İYİ OLMADI.BU DEVLETE EN BÜYÜK İHANETİ FAŞİST ZİHNİYETLER YAPTI TÜRKÇEYİ EN GÜZEL DİL TÜRKLERİ EN ÜSTÜN IRK SAYAN LAR YAPTI EN BÜYÜK İHANETİ.
Yazan:MY Tarih: Eyl 5, 2008 | Reply
“biz Türkler” ve “siz Kürtler” bakisindaki sözel ve zihinsel tuzagin farkinda misiniz?
insanliktan ve haktan yana olan Kürtler ve Türkler birlesirse hem PKK hem de devlet terörüne karsi yeterli güç olusturulabilir. Aksi takdirde onlarin ekmegine yag sürmüs olmaz miyiz?
Yazan:kimbilir Tarih: Eyl 5, 2008 | Reply
bu yazıları yazanın kürt olduğuna bile inanmıyorum. resmen devlet düşmanlığı yapılmış. biz türk milleti devletimize olan bağlılığımızla varız. bugüne kadar devlet düşmanı olmadık.
Yazan:teut Tarih: Eyl 5, 2008 | Reply
Sayın Bigalioğlu
Yazdıklarınızla ilgili görüşlerimi bildirmeden önce size karşı ‘efendim sayını bile hak etmiyor’tarzındaki hitapları hoşbulmadığımı belirtmek isterim her ne kadar konuyla ilgili yanlış yorumlarda bulunsanız bile hoşgörü esaslı bir tartışma olmalıdır.
Öncelikle değerlendirdiğimiz yazı gerek başlığındaki muhattapları kışkırtan hali gerekse içindekilerle yürek burkmasıyla farklı bir yazı olmuş.Yazıda geçenler olmuştur veya olmamıştır ama olmuşsa da iyi olmuştur tavrında bulunup sonra da efendim ben her türlü diyaloğa açığım demek ne denli mantıklıdır,öncelikle şu konuda anlaşalım güvenlik sorunu kaçak elektrikle bağdaştırmak konuyu baştan yokuşa sürmektir,ayrıca biz farklıyız ayrılmak istiyoruz da o denli yokuşa sürmektir,bu yoldan vazgeçelim.
Sayın Bigalıoğlunun temelde iki hatası var bir hoşgörüsüz ikincisi konu ayrımı yapamıyor,mesela kaçak elektrikle terör konusunun ortak paydası futbolla satranç kadar uzaktır.Ayrıca sorunun çözümüne yönelik harekette bulunurken daha en başlarda sorun sizde feryadı yapıcı değil bilakis baskısı ve çözümden uzak bir anlayıştır,amaç çözüme katkı sunmaksa önce muhattabı anlayarak işe başlamalıyız.Bunun için neler yapılabilir;
-Şu tarihlerde ordaydım hiçbir sorun yoktu gibi anlamsız çözümlemelerden vazgeçelim,sorun yoktu da neden hala burda tartışıyoruz…
-Bizler her zaman ezildik,çözüm yok artık tek çözüm bölmek,ayrılmak gibi uzlaşmadan uzak söylemlerde çözüme katkı sunmuyor,hakeza kürtlerin geneli ayrılmayı düşünmüyor yoksa bunca senedir evi terk etmeyi düşünen insan evini çoktan terk ederdi,demekki sadece bulunduğu odadan memnun değil evden memnun…
-Kürtler bunu hak etti,bu onlara az bile,hepsine mi dışkı yedirdik tarzında üstten bakan üstün ırk hissiyatı uyandıran değil kardeşlik arkadaşlığa dahi sığmayan slogan cümlelerden vazgeçelim,yıllardır bu sözlerle büyüdük ne oldu koca bir hiç ve onlarca kayıplarımız oldu…
-Çok cocuk yapıyorsunuz,bir nevi cahilsiniz hissiyatı uyandırmak muhattabı küçük düşrmekten başka bir şeye yaramaz,evet nüfus güçtür,tabiki önemlidir ama salt olarak nüfusları artıyordiye bu halka farklı gözle bakmak da kimsenin haddi değildir.
-Her kötü işin ardından aynı ırk çıkıyor tarzı günümüzde yer almaması gereken ırkçı tavır açıkcası ortk çözüme katkı sunmak bir yana bağları gerginleştirmeye yarar,İtalyan mafyası da var ama ben o ırk hakkında bir yazı göremiyorum,hani mafyacılığı bu ırk bize armağan etti tarzında bir yazı göremiyorum,niye çünkü tanıdığına saldırmak daha kolaydır,ama asilce mi derseniz kimin umrundaki…
Son olarak bence artık birbirinizi suçlamaktan ,suçlu olan kimse cezasını çeksin eğerki bazı kişiler hesapsızca suç işliyorlarsa bunun artık sonu gelmeli hak ediyorların ardına sığınarak suç işlemekten vazgeçin ve en azından bir saatlik kendinizi diğerinin yerine koyma erdemine erişin,inanın değişeceksiniz,haddimizi aşan tek tümcemiz olmuşsa affola…
Saygılarımla
Yazan:teut Tarih: Eyl 5, 2008 | Reply
Sayın Bigalıoğlu
Yorumumu aktarmaya başlamadan önce şunu belirtmek isterimki sizin yanlış yorumunuza rağmen sayını bile hak etmiyor tarzındaki yorumları ayıpladığımı belirtirim.
Yazı gerek çarpıcı başlığı gerekse kullandığı üslüp itibariyle baya bir etki yaratmış,şimdi isterseniz hem yazıyı hemde bazı yorumları irdeleyelim;
-Yapıldıysa haklıdır,efendim zulüm ettik ama bir sor neden ettik tarzında muhattabı küçümser bir tavrın kimseye bir faydası olmadığı gibi varolan ilişkileri zedelemektedir.
-Suçlu olan her kimse suçunu çekmeli ve kalkıpta efendim bunu sizin için yapıyorumların ardına saklanmamalıdır,bu onları kurtarmadığı gibi küçültüyor.
-Acı çekilmişse sadece kürtler çekmiştir demek,eğerki bir bedel ödenecekse sadece kürtlere ödenecek demek senelerdir kanını akıtmış fedakar insanlara vefasızlıktır,bu da çözüme fayda sağlamaz.
-Terör sorunuyla kaçak elektrik arasında bir bağ oluşturmak sapla samanı ayırd edememenin ifadesinden öteye gitmemektedir.
-İtalyanların mafyaları meşhur olmalarıa rağmen birgün olsun bu mafya belası italyanların her kötlüğün başı onlar denilmemesine rağmen(ki denilmemelidir de)kürtler kötüdür edebiyatı tanıdığını rahat döversin anlayışının eseridir.
-Bugüne kadar tüm yolları denedik artık bölünmek zamanıdır demek çözümden ziyade etkin çözümsüzlüğe giden yoldur.Ayrıca kürtlerin genelinde ayrılalaım düşüncesi yoktur,çünkü ülkeyi bir eve benzetirsek bu evden ayrılma düşüncesi olanı istesek de tutamayız,ama bence kürtler evden ziyade odadan memnun değil,oda soğuk,ilk güneş o odaya doğuyor ama nedense o oda karanlık…
-Nüfus önemli bir güç olmakla beraber bu güce sahip olanları potansiyel suçlu görmek çözümden ziyade çözümsüzlüğe götürecektir.
-Ben orda böyle bir sorun görmedim şeklindeki anlamsız değerlendirmeler komiklikten öteye gitmiyor çünkü madem sorun yok neden hala bunca insan bu problemi tartışıyor demezler mi…
-Sloganlarla konuşmaktansa hoşgörüye dayanan konuşmalar sorunu çözümünde esas gibi göküyor,çünkü o sloganlar bize hiçbirşey kazandırmadığı gibi çok şey götürdü…
Son olarak çözüme katkı sunmaktan ziyade polemik yaratmaya çalışan,sloganlarla hareket eden insan profilinden artık vazgeçelim ve lütfen saygımızı kaybetmeyelim,ne kdar zorlarlarsa zorlasınlar ne kadar konuyu saptırsalarda saygımızı koruyalım,haddimizi aşan tümcemiz olduysa affola…
Saygılarımla
Yazan:teut Tarih: Eyl 5, 2008 | Reply
değerli arkadaşlar
teknik bir hatadan dolayı ardı ardına aynı bağlamda mesaj yollandı,mazur görün.
saygılarımla
Yazan:azad Tarih: Eyl 5, 2008 | Reply
Tek bir sözle yorum hakkimi kullanacagim ,mamoste cok guzel deginmissin.soylenecek tek soz, En büyük zulum en şiddetli adaletsizlik fenalıkların suçların suçluların cezasız kalmasıdır..
Yazan:sevcan Tarih: Eyl 6, 2008 | Reply
ölüm ölümdür.teröristin ölümünü meşru gören vijdanınızı yoklamanızı tavsiye ederim bigalıoğlu.saddam gibi bir gaddarın idamına bile birçok insan hayır diyebilecek kadar vijdani davrandı.helikopterden bir insanın canlı canlı atılamsını hangi mantıkla açıklayabilrsin.hangi vijadn bunu kabul edebilir.
o halde karşı olmayalım iranda hırsızların tecavüzcülerin idam edilmesine.zina yapanların yakılmasına açık gezen kadınların jiletlenmesine.bu insanlarda sonuçta kendi ülkelerini yasalarına göre birer terörist kadar kötü imajlıdırlar.
kimse terörizmi övmüyor kimse pkk’nın bombalı eylemlerini onaylamıyor.ama onların bunu yapması onların acımasızca öldürülmesini meşru kılmıyor.bizler insanız bir asker mantığıyla düşünrek gerekiyorsa en acımasızca öldürülmelidirler diyemeyiz.herşeyden önce insanız bigalıoğlu.
evet bu zulümler sadec kürtlere yapılmıyor bu ülkede.ama sadece küertlere yapılmamış olması yapılanları aklıyor mu?nasıl bir düşüncedir bu.
hepiniz biliyorsunuz bu ülkede kürt olmak birkaç defa ezilmek demektir.sizn generaliniz değilmiydi 30 binin öldürdük de bitiremedik şu kürtleri diyen.bu 30 binin hepsi teröristmiydi.
açın ahmet altanın atakürt yazısını okuyun.empati gerek bigalıoğlu.
tarhe sayglı olalım lütfen.hangi halkın kendi dilini kendi kültürünü yaşamaya hakkı yoktur diyebiliriz.hiçbir halk başka bir halkın içinde asimile olmayı bile bile kabul edebilir.
türklerin devletlerinin parçalanmsını istememsinin nedenini anlayabilirim sonuçta bu bir mücadeledir hiçbir devlet savaşla kanla aldığı toprağınazikçe geri vermez ama bu karşı tarafın kendi devletini kurmak istemesini haksız çıkarmaz.biz insan olarak bunu anlamıyoruz.çünkü türkiyede doğup ölene kadar biz türklerden başka kimsenin bu topraklarda yaşamdığını herkesin türk olduğunu(hatta dünyanın hepsinin hatta varsa uzaylıların da türk olduğunu)kabul eden bir korkunç bilgiyle yaşıyoruz.türkçenin en güzel dil(ki bu en güzel dilin dil biliminde bir açıklamsı var mı en güzel dil diye bişey oluyormu bunun ispatı ne oluyor)türklerin en güzel ırk olduğunu dayatan bir zihniyetle yetiştiriyorlar bzi.eee hal böyle olunca kimsenin bişey istemeye hakkı yok.türçe varken kürtçeye ne gerek.zaten kürtçe diye bişey varmı!
soruyorum bigalıoğlu başka topraklarda da bir çok insan kimliğinden dolayı zulüm gördü soykırımlar oldu ama hangi ülkede soyları kırılan halka “SEN YOKSUN DENİLDİ SEN BENSİN DENİLDİ” evet zulüm gördüler ama yok sayılmadılar kimlikleri dili dini kabul edilerek.kimliklerinden dinlerinden dolayı zulüm gördüler ama onlara”SENİN IRKIN DİLİN DİNİN YOK SEN BENSİN SEN ARAPSIN SEN ALMANSIN”DENİLMEDİ.
IRAKTA SADDAMIN KÜRTLER ÜZERİNDE YAPTIĞI BASKININ HADDİ HESABI YOKTU AMA SADDAM ASLA KÜRT DİYE BİR TARİH GERÇEĞİNİ GÖRMEZDEN GELMEDİ.SADECE SEVMEDİ KÜRTLERİ.kürtlerin orda kendi üniversiteleri vardı kendi dillerini konuşuyorlardı.kendi kültürlerini yaşıyorlardı.
türkiyede söz konusu olan en büyük zulüm kürtlerin yok sayılması dillerinin ırkalrının inkar edilmesi.
bigalıoğlu anyabiliyor musunuz kürtlerin dramını.bir ırkı yok sayarak yapılan zulmün ölçüsünü anlatabilirmisiniz.bu yok saymanın bir halkın beyninde yarttığı kimlik sorununu anlatabilirmisiniz.
eğer anlatabilirseniz o zaman anlarsınız bu ülkede her kötü şeyin arkasında neden kürtlerin olduğunu.ÇOK SAYIN BİGALIOĞLU
Yazan:mehmet çakmur Tarih: Eyl 6, 2008 | Reply
tipik bir kürt mantığını gördüm burada yine.. kendine saygı isteyen,hak isteyen,özgürlük diyen kürt arkadaşlar;kendileri gibi düşünmeyen bir arkadaşa hiç de özgürlük ve insanlıkla bağdaşmayacak şeyler söylemişler..şimdi; ezilmişlik edebiyatı yapmak,ab ve abd nin arkasına sığınıp tc ye kafa tutmak, yıllardır sizi bağrına basan toplumu ayrımcılık yapmakla suçlamak bence kürtlerin doğasına yerleşmiş karakteristik huylardan.. devletin görevlileri ve şahıslar tarafından yapılan münferit olumsuzluklar olduğunu düşünüyorum siz ise bunun bir toplu planlı bir düşmanca hareket olduğu kanısındasınız. farklı düşünebiliriz, ancak lütfen aklımızı kaybetmeden düşünelim..
1. siz kolayca oyuna gelebilen,dolmuşa binebilen, maşa olarak kullanılmaya teşne bir ulussunuz. hakaret değil bu, tarihsel gerçek. biz türk ulusunun gereksiz savaşçılığı ve kültürünü temsil edememesi ve habire geçmişiyle övünmesi nasıl olumsuz özelliklerimizdense sizde de bu var,ister kabul edin, ister etmeyin. bunu eğitimsizliğe bağlarsanız ben de size eğitimin sadece okulda var olan bir süreç olmadığını hatırlatırım, lütfen özeleştiri yapın, her zaman yaptığınız gibi suçu başka yerde aramak kolaycılığına kaçmayın.
2. bölgenizin ihmal edildiğinizi iddia ediyorsunuz. oysa türkiyenin tüm bölgelerinde okulu suyu yolu elektriği olmayan köyler var, hatta başkent ankara’nın köylerinde bile.. ama siz içinde yaşadığınız ülkenin sorunlarına genel olarak eğilmek yerine militarist faşist bir zihniyetle sadece kendi bölgenize bakıyorsunuz. ihmal edilmişlik size özgü deil. memleket kaynaklarını insanımızın hizmetine sunmayıp iktidarlarını güçlendirmek için harcayan siyasi askeri ve bürokratik elitin suçu..sadece kürtlerin ihmal edildiği yalanı üzerinden acıklı romantik masallar yazmayın. ben öğretmenim, ünv deyken, güneydoğudan gelen ve bölgesinin ihmal edildiğinden yakınıp duran kürt arkadaşlarımızın hiçbir tanesi doğup büyüdüğü yerlere tayin istemedi, hiçbir tanesi.. sen kendin bile gitmeyeceksin sonra da devlet öğretmen göndermiyor diye ağlanacaksın, bunun adı ikiyüzlülüktür ve siz buna çok sık başvuruyorsunuz.
3. kürtlerin kültürel talepleri: dil yasağı , yayın yasağı vs hepsi saçmaydı, bir ulus kesinlikle bundan men edilemez,bu bir hataydı ve dönüldü.. dil kurslarınız açıldı, şarkılar yapıldı vs… peki ne oldu?? dil kursları bir bir kapandı ve kürtçe müzik yapan sanatçılar, yasaklı dönemde daha çok sattıklarını iddia ediyorlar.. bunun adı nedir kardeşim? demek ki sizin derdiniz kültürel haklarınıza kavuşamak değilmiş çünkü rağbet göstermiyorsunuz,bu haklar verilmemeli demiyorum ama bu konudaki samimiyuet noksanlığınızı ıskalamayın. özeleştiri yapın arkadaşlar, özeleştiri..
4.halk size kro diyormuş.. bakın ben erzurumluyum ve eğer toplum nezdinde benim memleketim hakkınd aolumsuz bir kanaat oluşmuşsa kabahati önce kendi hemşehrilerimde ararım, sonra toplumu eleştirmeye bakarım.. çünkü toplumun genelinin aynı yanlış üzerinde ittifak etmesi ihtimalinin peşine takılırsam bu beni gerçeklerden uzaklaştırır. önce kendime bakmalıyım: “neden bana böyle diyorlar?” ben bu kadar kürt artkadaşla tartıştım, yahu bir tanesi de “evet, biz kürtler de şöyle şöyle yanlışlar yapıyoruz” demedi. böyle bir ayarsızlık olur mu? bakın açık söylüyorum; komşusunun kümesinden yumurta çalmaktan tutun, okulda disiplin sorunu yaratmaya kadar en çok suçu sizin halkınız işliyor,istanbuldaki kapkaççı çocukların nüfusa bağlı olduğu yerlere bakın,görürsünüz..
5. insanlıktan , adaletten, eşitlikten bahsediyorsunuz. bakın; tanrı’nın bile affetmediği şey kul hakkıdır. güneydoğuda yüzde 70′e varan kaçak elektrik kullanımı var, kendinizi düzeltmeden kimseyi eleştiremezsiniz. başkasının hakkını yiyorsunuz ama bunu uyanıklık olarak görüyorsunuz hatta devleti kazıkladığını düşünüp keyiflenenler bile var, bunun insanlık lügatinde yeri var mı? işsizliği terör nedeni, parasızlığı hırsızlık gerekçesi olarak görmek hangi evrensel insanlık değerleriyle bağdaşır? bir de bunun cevabını verin.
6. işsizlik var diyorsunuz. mantıklı olun; 9 dan aşağı çocuk yapmayan ve nüfus artışı bu kadar hızla büyüyen bir halka hangi güçlü ekonomi istihdam yaratabilir? dünyadaki reel ekonomik göstergelere bakın. bu kadar niteliksiz bir nüfus yaratıp sonra da devleti suçlamak hangi akıl ve mantıkla bağdaşır?
7. insan değeri verilmiyor bize, aşağılanıyoruz diyorsunuz. sizi aşağıladığını iddia ettiğini insanlara kızlarını parayla satan aileler, tecavüzcüsüyle evlendirenler sizin halkınız değil mi? siz kendi insanınıza değer veriyor musunuz? “siz kendiniz vermiyorsanız, kimseden de istemeyezsiniz” demiyorum ancak dönüp de bakın kendinize.
8. pkk denen sorun tamamen suni olup oligarşik hakimiyetlerini kaybetmek istemeyenlerin kurguladığı bir oyundur. oradaki savaş kesinlikle anlatıldığı gibi değil. ancak şunu da unutmayın ki bu senaryoyu yazanlarla işbirliği yapanlar yine sizden. “katil devlet” diyorsunuz, siz sanıyor musunuz ki pkk sizin özgürlük mücadelenizin derdinde? ortada bir silah ve uyuşturucu pazarı var ve türk ve kürtlerden oluşan kimi zaman da dış ortaklı bir konsorsiyum bu pazarın kamuflesi için böyle kanlı bir tezgah kurmuş durumda.. hala “katil devlet” diyorsunuz, sloganlarla yaşamayı seviyorsunuz, kolaycılığa teslim olmuş durumdasınız. bizim içimizde de sürekli “vatan saolsun” deyip bu işin perde arkasını sorgulamayanlar gibi. siz hala bunu bağımsızlık savaşı sanacak kadar uykudasınız, en aydınınız bile..
9. devlet kurmak istediğiniz yere bakıyorum: denizle sınırı olmayan ve tüm komşularıyla savaşmış bir devlet.. önünüze bir atlas aalıp bakın, aklı başında bir insan orada bir devletin yaşayabileceğini iddia edebilir mi? siz kiminle ticaret yapacaksınız?uçaklarınız, tırlarınız nereden geçecek, hangi komşunuz sınır kapısını, hava sahasını size kullandıracak??siz bunu düşünemiyor musunuz?
SONSÖZ: sönmüş mezopotamya küllerini üfleyip kendinize zorla bir tarih yaratmaya çalışıyorsunuz. med uygarlığının bir kürt devleti, selahaddin eyyubinin ise bir kürt hükümdar olduğunu söylüyorsunuz :) zamanınızı sürekli ağlayarak, ezilmişlik edebiyatı yaparak, sağa sola suç bulup özeleştiri yapmayarak,nitelikli insan gücü yerine kalabalık insan topluluğu yaratarak, başkasına güvenip kendince isyana soyunarak harcarsanız elinizde hiçbişey kalmaz.. dünya üzerinde kürt mimarisinin, kürt sanat analyışının, kürt düşünce tarihinin bir ürününü gösteremeyecek olmanızın nedeni de budur..
Yazan:sevcan Tarih: Eyl 6, 2008 | Reply
mehmet çakmur yazınızı okumaya başlar başlamaz erzurumlu olduğunuzu aklımdan geçirmiştim.toplum olarak birbirimizi ne kadar iyi tanıyoruz.izmirli biri yazsa yine anlarım.çünkü hangi şehirde hangi insanın nasıl düşüneceği önceden kurgulanmış bir gerçektir bu ülkede.
Yazan:duman Tarih: Eyl 6, 2008 | Reply
Hah.. Nedense aklıma birden 6-7 eylül, Çorum, Maraş, Sivas olayları geldi.
Şimdi bir Kürt ya da başka bir ırktan birisi çıksa da bunları örnek gösterse ve aynı sözleri söylese, ne diyeceksiniz?
Böyle genellemeler çok yanlış.
Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Eyl 6, 2008 | Reply
@Mehmet Çakmur,
Size göre insanların hak arama arayışı”tipik bir kürt mantığı oluyor”öyle mi?Peki sizin mantığınıza ne demeli?Bakın,demokrasisi çok gelişmemiş olsa da ülkemizde her türlü konuyu tartışacak bir zemin var;ve elbette bu tartışmaları gerekli kılan pek çok da sorun.Kadın haklarından ayrımcılığa,bürokrasinin işleyişinden sosyal adalete,insan hak ve özgürlüklerinden,işsizliğe,yoksulluk ve yolsuzluğa değin sayısız sorun var.Tüm bu sorunlarla boğuşuyor ve toplum olarak bedel ödüyoruz.Fidan gibi gençlerimizi kaybederek,evlat acısı çekerek bedel ödüyoruz.Birbirine kuşkuyla bakan bir topluma dönüşerek bedel ödüyoruz…Ve geleceğe dair tüm umutlarımızı yitirerek silahların gölgesinde,korku ve kaos içinde yaşayarak bedel ödüyoruz.Ve elbette bunları konuşuyor ve tartışıyoruz.Bu bizim kaderimiz değil ve olmamalı ve tam da bunun için sorunlarımızı konuşuyor ve tartışıyoruz.Belki doğru yerinden tartışmıyoruz,belki yaşadığımız tüm bu badireleri atlatmak için doğru seçenekleri henüz bulmamaış olabiliriz,ama sonuçta iyi kötü tartışabiliyoruz.Hem öyle bir tartışma kültürüne sahip olmuşuz ki belki de dünyanın hiç bir yerinde bütün enerjilerini sorunlarını çözmeye harcayan başka bir toplum yoktur.Ancak dikkat çeken nokta alabildiğine farklı mezhep,inanç ve kültürlere,toplumun farklı sosyal katmanlarından birbirinden farklı dünya görüşüne sahip insanların tartışması gayet normal iken(ki bence de tartışmanın bir mahsuru yok)kürtlerden en ufak bir ses çıkınca neden “hiç konuşmaya hakları yokmuş”gibi sizin gibi kafa yapısına sahip insanlarca adeta lanetlenirler?Bana önce bunun cevabını verin.En ufak bir itirazda sanki muhatapları PKK imiş gibi hezayana kapılmak nasıl bir anlayıştır izah edebilir misiniz?”Tipik kürt mantığı”diye ucuzundan tanımlamaya çalıştığınız(ki bu sitede yazının yazarı da dahil diğer yorumcuları kastediyorsunuz)acaba hangisi ayrılmaktan,farklı bir devlet kurmaktan söz etti…Hangisi PKK yanlısı görüş ve düşünceler de bulundu da işi bu noktaya vardırdınız?Ben söyleyeyim sayın çakmur:siz peşinen tüm kürt halkını kafanızda böyle kurduğunuz içindir.Kürtlerin hiç mi suçu yok,elbette var.Senin,benim ve diğerleri gibi…Ama hiç biri siz Türkler,siz aleviler,siz sünniler diye başlamaz ve tüm bir toplumu suçlayıcı sizin ki gibi küstahça belirlemelerde bulunmaz.Fakat sizin gibi kafatasçı mantığa bunu çok görmüyorum,çünkü sağa sola çamur atmak dışında üretebileceğiz bir fikriniz yok.
Yazan:sevcan Tarih: Eyl 6, 2008 | Reply
mehmet çakmur
biz kızlarımızı size para karşılığında satabilecek kadar pislik bir halkız tamam kbul edelim.peki siz kızları parayla köle gibi satın alarak nasıl bir sıfat kaznıyorsunuz?
çok seviyesiz tartışmalr biliyorum gerk bile yok size yorum yapmaya ama.dünya barışı kardeşliği insan haklarını savunurken szin gibilerle ölümün kıyımın savaşın meşru olup olmadığı tartışmasını yapmak çok acı veriyor.
Yazan:MER'A-K(ıl) Tarih: Eyl 6, 2008 | Reply
Mehmet Çamur,
Dolaba ikinci sayın kostümlü askımı astım*
Tüm bu teşhislerde bulunan kim;
yıllardır sizi bağrına basan toplumun ,devletin,görevlileri ve şahıslar tarafından yapılan münferit olumsuzluklar nedeniyle sorumlu tutulamayacağını düşünen,devletin yüce gönüllü bir ferdi.Kendisi o kadar aklı selim ki bağrına bastığı kedi yavrularının huylarına bakmaksızın,mantıklarının kabullenmeye imkan vermeyeceğini bilse bile “farklı düşünebiliriz, ancak lütfen aklımızı kaybetmeden düşünelim..”diyebiliyor.Bu satırları okuyan başkaları ne hisseti bilemem ama ben Çamur’un bu satırlarını okurken o kadar duygulandım ki gözlerim doldu.Böyle alicenap insanların fikirlerinin,hoşgörünün temel taşları olduğunu,barış ve esenliğin de garantisi olduğunu düşündüm.
kendine saygı isteyen,hak isteyen,özgürlük diyen kürt arkadaşların!!!yüce gönüllü garantörü Çamur bey o kadar hakkaniyetli ki aklımızı kaybedecek kadar havaya girilmesini önlemek için madde madde “bağra basan toplumun” bir ferdi olarak özeleştiri yapmış ;-)
Haklı valla bir tv kanalı binlerce pardon milyonlarca insanı miting alanlarına toplayabildi.Bu da yetmezmiş gibi sıraya sokup,sağdan sola biz kaç kişiyiz sayın bakim dedi ve fresiz saydırabildi.hem de üstüne sayılma parası aldı.
bakın burada da haklısınız,K.Irak’a operasyon söz konusu olduğunda sokaklarda onbinlerce insan hadi girelim,hadi ölelim,öldürelim dedi.Bu insanlara silah dağıtılsaydı Irak’tan girer İran’dan çıkardık yok yok o gazla Çin seddini bile aşardık,eminim.
Yine haklı hem de iki kere haklı.Cahil cüheda Kürtlerin yaptıklarını anladık ta mürekkep yalamış insanlara ayrımcılık,kışkırtıcılık yakışıyor mu hiç?Ayıp valla,çık,çık,çık nerden öğreniyorlar bunları bilmem ki!
(Aramızda kalsın ama Çamur bey kusura bakmayın burada bir tutarsızlık olmuş bir dahaki yorumunuzda düzeltebilir misiniz lütfen) İhmal edilmiş onlara özgü değilse neden bu toplum özellikle onları “bağrına bastı” anlayamadım kusura bakmayın :-o ??
Bakın bu kısmı da anlamadım?Münferit olumsuzluklar dedikleriniz kaynakların iç edilmesi mi?O elit ne zamandır orda ve neden kımıldatılamıyorlar?