<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 21:24:40 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Sonsuzluk ve bir gün (Theodoros Angelopoulos)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/sonsuzluk-ve-bir-gun-theodoros-angelopoulos/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/sonsuzluk-ve-bir-gun-theodoros-angelopoulos/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 21:24:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20552</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed name="tvnet.tv.tr" width="200" height="163" allowfullscreen="true" src="http://tvnet.tv.tr/player.swf" flashvars="file=http://tvnet.tv.tr/flv/9802.mp4&#038;image=http://tvnet.tv.tr/flv/resim/film_seridi800ff718-ebbe-4c14-9c22-9551a9396cff.jpg");" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://get.adobe.com/flashplayer/"></embed></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/04/sonsuzluk-ve-bir-gun-theodoros-angelopoulos/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/sonsuzluk-ve-bir-gun-theodoros-angelopoulos/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (35)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/peygamber-ocagi-degil-timarhane-35/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/peygamber-ocagi-degil-timarhane-35/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 12:18:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20538</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;Komutanımız bize &#8216;Direk boyna vurmayın iz kalır. Buraya vurmayın bu olur. Şuralara vurun deniliyordu. Mahkûm cinsel organını tutsun, eğilsin. Siz, kalçalarına coplarlara vurun. Ellerine vurun, bacaklarının şuralarına vurun.&#8217; şeklinde bir mahkûma nasıl işkence edileceğini öğretiyordu&#8230; Bir mahkûm, iki defa sayımda, havalandırmayı çıkarıldığında, bir de bizim pozisyonumuzda nöbet tutan askerlerden dayak yerdi. Yani sistematik bir işkence [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/12-eylul-121x300.jpg" alt="" width="64" height="120" />&#8220;&#8230;Komutanımız bize &#8216;Direk boyna vurmayın iz kalır. Buraya vurmayın bu olur. Şuralara vurun deniliyordu. Mahkûm cinsel organını tutsun, eğilsin. Siz, kalçalarına coplarlara vurun. Ellerine vurun, bacaklarının şuralarına vurun.&#8217; şeklinde bir mahkûma nasıl işkence edileceğini öğretiyordu&#8230; Bir mahkûm, iki defa sayımda, havalandırmayı çıkarıldığında, bir de bizim pozisyonumuzda nöbet tutan askerlerden dayak yerdi. Yani sistematik bir işkence yapılırdı mahkûma. Günde iki defa sayım vardı. Sayım Mangası, mahkûmların komple her yerini arardı. Bu esnada, canı isteyen asker herhangi bir gerekçeyle mahkûmu döverdi&#8230; <strong>Bizi insanlıktan çıkarmışlardı, işkence ettiklerim ne olur haklarını helal etsin</strong>&#8230;&#8221;</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1240102&amp;title=iskence-yaptiklarim-hakkini-helal-etsin" target="_blank">TAMAMI</a> </p></blockquote>
<p> &#8230; Konuyla ilgili makaleler..</p>
<ol>
<li><a title="Permanent Link to Referanduma " rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/09/16/referanduma-hayir-diyenler-rahat-uyuyabiliyor-musunuz/">Referanduma &#8220;Hayır&#8221; diyenler, rahat uyuyabiliyor musunuz?</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/03/14/kotu-insan-uretme/">Kötü insan nasıl üretilir?</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Şu kamplaşmadan kurtulalım mı?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2008/07/16/kamplasma-laik-seriatci-su-kamplasmadan-kurtulalim-mi/">Şu kamplaşmadan kurtulalım mı?</a> </li>
</ol>
<p> </p>
<p>Bu konuda e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p><a title="Permanent Link to Dikkat Kitap: Kendi ülkesini işgal eden ordu" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/10/28/dikkat-kitap-kendi-ulkesini-isgal-eden-ordu/"><strong>Dikkat Kitap: Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/04/peygamber-ocagi-degil-timarhane-35/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/peygamber-ocagi-degil-timarhane-35/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Son 30 günde en çok paylaşılan yazılar</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/son-30-gunde-en-cok-paylasilan-yazilar-5/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/son-30-gunde-en-cok-paylasilan-yazilar-5/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 22:44:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Site İstatistikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20536</guid>
		<description><![CDATA[

Jerusalem (Markar Esayan)
&#8220;Mahrem&#8221; bir konu&#8230;
Uludere &#8220;kazası&#8221; ?
Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 4: Mahalle Baskısı)
Kürt baharı kürtaj yapılırken&#8230;
Hrant Dink&#8217;in (gerçek) katili bulunsaydı Uludere katliamı engellenebilir miydi?
Ali Şeriati&#8217;nin Duası&#8230;
Emin olmak için yaşadığına (Jules Supervielle)
Güzellik, İnsan ve İslâm&#8230;
Weimar&#8217;ı anlattım, Goethe&#8217;ye ve Schiller&#8217;e kızdım, içimi döktüm!

Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/07/kurtaj.jpg"><img class="size-medium wp-image-10617  aligncenter" title="kurtaj" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/07/kurtaj-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/07/kurtaj.jpg"></a></p>
<ol>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2012/01/11/jerusalem-markar-esayan/">Jerusalem (Markar Esayan)</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2012/01/11/mahrem-bir-konu/">&#8220;Mahrem&#8221; bir konu&#8230;</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2012/01/10/uludere-kazasi/">Uludere &#8220;kazası&#8221; ?</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2012/01/08/varlik-ve-hic-jean-paul-sartre-bolum-4-mahalle-baskisi/">Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 4: Mahalle Baskısı)</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2012/01/06/kurt-bahari-kurtaj-yapilirken/">Kürt baharı kürtaj yapılırken&#8230;</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2012/01/14/hrant-dinkin-katili-bulunsaydi-uludere-katliami-engellenebilir-miydi/">Hrant Dink&#8217;in (gerçek) katili bulunsaydı Uludere katliamı engellenebilir miydi?</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2012/01/13/ali-seriatinin-duasi/">Ali Şeriati&#8217;nin Duası&#8230;</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2012/01/12/emin-olmak-icin-yasadigina-jules-supervielle/">Emin olmak için yaşadığına (Jules Supervielle)</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2012/01/08/guzellik-insan-ve-islam/">Güzellik, İnsan ve İslâm&#8230;</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2012/01/05/weimari-anlattim-goetheye-ve-schillere-kizdim-icimi-doktum/">Weimar&#8217;ı anlattım, Goethe&#8217;ye ve Schiller&#8217;e kızdım, içimi döktüm!</a></li>
</ol>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/04/son-30-gunde-en-cok-paylasilan-yazilar-5/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/son-30-gunde-en-cok-paylasilan-yazilar-5/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>CHP nasıl kurtulur?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/chp-nasil-kurtulur/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/chp-nasil-kurtulur/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 21:59:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk faşizmi]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20527</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;&#8230;Bana gelen yabancı gazetecilere genellikle aynı şeyi söylüyorum, &#8220;Yabancı dil bilen, size benzeyen insanlarla konuşmayın&#8221;. Şaşırarak &#8220;Kimle konuşalım&#8221; diyorlar, &#8220;Gidin sokaktaki insanlarla konuşun, pazar yerlerine, cami kapılarına, vapur iskelelerine, otobüs duraklarına gidin, oralardaki insanlarla konuşun&#8221; diyorum. Çünkü bu ülkedeki iyi okullardan mezun olan, yabancı dil bilen, Batı kültürüyle tanışmış insanların büyük kesiminde halktan ve halkın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/chp_kemalizm_ataturkculuk.jpg"><img class="size-full wp-image-20528 aligncenter" title="chp_kemalizm_ataturkculuk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/chp_kemalizm_ataturkculuk.jpg" alt="" width="484" height="382" /></a></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230;Bana gelen yabancı gazetecilere genellikle aynı şeyi söylüyorum, <strong>&#8220;Yabancı dil bilen, size benzeyen insanlarla konuşmayın&#8221;</strong>. Şaşırarak <strong>&#8220;Kimle konuşalım&#8221;</strong> diyorlar, <strong>&#8220;Gidin sokaktaki insanlarla konuşun, pazar yerlerine, cami kapılarına, vapur iskelelerine, otobüs duraklarına gidin, oralardaki insanlarla konuşun&#8221;</strong> diyorum. Çünkü bu ülkedeki iyi okullardan mezun olan, yabancı dil bilen, Batı kültürüyle tanışmış insanların büyük kesiminde halktan ve halkın iktidarından nefret eden bir anlayış var. Halkı iktidara layık bulmuyorlar. Ülkeyi kendileri gibi olanların yönetmesi gerektiğine inanıyorlar.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em><strong>&#8220;Halk&#8221;</strong> dedikleri insanlar onlara <strong>&#8220;irticacı&#8221;</strong> bir kara kalabalık gibi gözüküyor. Halkı tanımıyorlar. Halkın arasına karışmıyorlar. Halkın kendilerine ve yaşam tarzlarına düşman olduğuna bütün varlıklarıyla inanıyorlar. Halkı <strong>&#8220;eğitmek&#8221;</strong> gerektiğini, bu eğitme görevinin kendilerine ait olduğunu düşüyorlar. Bunun için de iktidarda olmaları gerekiyor. Sorun ise bunu isteyenlerin <strong>&#8220;azınlık&#8221;</strong> olması ve iktidarı seçimle kazanmalarının mümkün olmaması.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Bunun için de orduyu, darbeyi, Ergenekon&#8217;u destekliyorlar. Ancak böyle demokrasi ve hukuk dışı bir yolla iktidarı ele geçirmelerinin mümkün olabileceğini biliyorlar. Demokrasi <strong>&#8220;halkı&#8221;</strong> iktidara getireceği için demokrasiden nefret ediyorlar. Böylece Batılılara en fazla benzeyen, onlar gibi yaşayanlar, Batı&#8217;nın felsefesinden, demokrasisinden, hukukundan en uzak kesimi oluşturuyorlar. Batılı gibi yaşayanlar Batılı bir demokrasi istemiyorlar. Kendi çıkmazlarını da yabancı gazetecilere <strong>&#8220;Türkiye&#8217;nin çıkmazı&#8221;</strong> gibi anlatıyorlar ve AKP&#8217;nin demokrasiye doğru attığı her adımı <strong>&#8220;şeriata&#8221;</strong> doğru atılmış bir adım gibi görüyorlar&#8230;&#8221;</em>  <a href="http://taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-chp-nasil-kurtulur-2.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p> </p>
<p>… Kemalizm ve CHP konusunda daha fazla okumak için …</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong>  <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><strong>  </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/03/chp-nasil-kurtulur/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/chp-nasil-kurtulur/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hrant Dink solcu muydu?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/hrant-dink-solcu-muydu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/hrant-dink-solcu-muydu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 15:26:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Komünizm]]></category>

		<category><![CDATA[Sosyalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Solu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20524</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Oysa Hrant&#8217;ın sosyalistliği 1990&#8242;lı yılların ortalarında sönmeye başlamış, solculuk mağdurların yanında durmayı ima eden ahlakî bir tavra dönüşmüş, ortaya çıkan boşluğu ise Ermeni kültürünü merkeze alan bir Anadolu belleği inşası hayali doldurmaya başlamıştı. Daha sonraki yıllarda Hrant demokratlığı bu bellek inşasının meşru zemini olarak gördü ve o noktadan itibaren de sosyalizm onun için nostaljik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Oysa Hrant&#8217;ın sosyalistliği 1990&#8242;lı yılların ortalarında sönmeye başlamış, solculuk mağdurların yanında durmayı ima eden ahlakî bir tavra dönüşmüş, ortaya çıkan boşluğu ise Ermeni kültürünü merkeze alan bir Anadolu belleği inşası hayali doldurmaya başlamıştı. Daha sonraki yıllarda Hrant demokratlığı bu bellek inşasının meşru zemini olarak gördü ve o noktadan itibaren de sosyalizm onun için nostaljik bir gençlik romantizmi anısına dönüştü. Sorulduğunda &#8220;tabii ki solcu&#8221; olduğunu söylerdi ama artık sosyalizmin ne denli solculuk olduğu konusunda epeyce kuşkuları vardı. Çünkü solculuk giderek onun için demokratlığın parçası haline gelmiş, geçmişte klişe olarak kullanılan söylem tersine dönmüştü. Yani solcu olunduğu için demokrat olunamıyor, tersine ancak demokrat olunduğunda gerçek anlamda solcu olunabiliyordu&#8230;&#8221;</em> <a href="http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1238726" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>… Sosyalizm, Komünizm ve Alaturka Solculuk üzerine okumak için… </p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18312" title="marx-kapak" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/marx-kapak.bmp" alt="" width="128" height="191" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Derin <strong>MAЯҖ</strong></span></a></strong></p>
<p>Etrafınızda “ben solcuyum” diyen kaç kişi var? Birgün Ya da Cumhuriyet Gazetesi, Türk Solu Dergisi okuyan? Yürüyüşlerde Marx, Lenin, Deniz Gezmiş ve Atatürk posterlerini yanyana taşıyan kişileri tanıyor musunuz? İşçi sendikalarında aktif rol oynayan dostlarınız var mı? Bu insanlar hasretle beklediğimiz sol muhalefeti kuramadılar bir türlü. Neden? </p>
<p> Marxist ve Marxçı (Marx’a dair ama marxist olmayan) miras ile yüzleşmedi Türk solcuları. Oysa Marx anlaşılmadan hiç bir sol projenin anlaşılmasına da imkân yok.  Leninist, Stalinist, Maoist… Hatta Kuzey Avrupa’nın sosyal demokrat modellerini de çözemezsiniz. Marx’ın bıraktığı yerden devam edenleri anlamak için de gerekli bu okuma; dünya soluna bugünkü şeklini veren düşünürleri anlamak için: Rosa Luxemburg, Ernst Thälmann, Georg Lukács, Max Adler, Karl Renner, Otto Bauer, Walter Benjamin, Jürgen Habermas,… <a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </p>
<p> </p>
<p><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/03/hrant-dink-solcu-muydu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/hrant-dink-solcu-muydu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uludere katliamı ve medya</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/uludere-katliami-ve-medya/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/uludere-katliami-ve-medya/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 11:03:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20530</guid>
		<description><![CDATA[Erden Özkant
28 Aralık 2011 tarihi akşamında Şırnak&#8217;ın Uludere İlçesinde 34 kaçakçı vatandaşın TSK&#8217;ya ait F- 16 Jetleri tarafından PKK&#8217;lı sanılıp bombalanarak öldürülmesini, ertesi gün bazı haber sitelerinden öğrendik. Öğle saatlerine kadar haber kanalları da, gazete ve televizyonların internet siteleri de katliamı duyurmadılar. Haber kanalları, öğle vakitlerinde &#8220;35 köylü vuruldu iddiası&#8221; dediler sadece dakika bile diyemeyeceğimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/01/20090112_derin_dusunce_org_ergenekon_medya.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2915" title="20090112_derin_dusunce_org_ergenekon_medya" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/01/20090112_derin_dusunce_org_ergenekon_medya.jpg" alt="" width="235" height="237" /></a>Erden Özkant</em></strong></p>
<p>28 Aralık 2011 tarihi akşamında Şırnak&#8217;ın Uludere İlçesinde 34 kaçakçı vatandaşın TSK&#8217;ya ait F- 16 Jetleri tarafından PKK&#8217;lı sanılıp bombalanarak öldürülmesini, ertesi gün bazı haber sitelerinden öğrendik. Öğle saatlerine kadar haber kanalları da, gazete ve televizyonların internet siteleri de katliamı duyurmadılar. Haber kanalları, öğle vakitlerinde &#8220;35 köylü vuruldu iddiası&#8221; dediler sadece dakika bile diyemeyeceğimiz süre içerisinde ve sonra Şırnak Valisi&#8217;nin açıklamasını verdiler yine dakika diyemeyeceğimiz süre içerisinde. Hâlbuki böyle bir olayda, haber kanalları hemen ekiplerini yola çıkarırlar ve &#8220;İlk canlı yayını kim verecek&#8221; yarışına girerlerdi. Aynı şekilde, ajanslar da &#8220;Haberi ilk kim geçecek okuyucularına yarışı&#8221; yaparlardı. Ama ajanslardan da böyle bir ‘son dakika&#8217; refleksi gelmedi şaşırtıcı bir şekilde bu kez. Tabii ta ki TSK&#8217;nın açıklamasına kadar. TSK&#8217;nın yaptığı açıklamayı veren <span id="more-20530"></span>haber kanalları, katliamı yine pas geçti. Ancak TSK&#8217;nın açıklamasının ardından haber kanalları olayı duyurmaya başladılar &#8220;Sınırda 35 vatandaşın ölümü&#8221; başlığı ile sanki insanlar kendiliklerinden ölmüşler gibi. Özellikle sosyal paylaşım sitesi Twitter&#8217;da bombalama olayına yeterince yer vermedikleri için haber kanallarına tepki mesajları yağarken, operasyon haberini ilk veren kanalın TRT Haber olduğu öğrenildi. TRT Haber&#8217;in sabah haber kuşağında yer alan ‘Günlük&#8217; programında son dakika olarak duyurulan operasyon haberi, &#8220;Şırnak&#8217;ın Uludere ilçesinde gerçekleştirilen operasyona F-16&#8242;ların da destek verdiği belirtiliyor. Operasyonda çok sayıda kişinin öldüğü iddia ediliyor&#8221; ifadeleri ile aktarıldı. Bombalama olayı sonrası bir haber kanalı, öğle bülteninde, Şırnak Valiliği&#8217;nin açıklamasından tam 4 saat sonrasında haberi geçti. Diğer haber kanalı, olayla ilgili herhangi bir haber geçmezken yayın akışındaki programlarda üstü kapalı olarak yaşananlara değindi. Ve bir diğer haber kanalı ise, tüm yaşanan gelişmelere kayıtsız kalıp sadece Genelkurmay&#8217;ın yaptığı 8 maddelik açıklamayı ‘son dakika&#8217; olarak verdi. Ertesi gün gazeteler ve özellikle de yazarların çoğu, Uludere&#8217;yi yazdılar ve tek ses olup katliama tepkilerini gösterdiler.</p>
<p><strong>Gazetelerin 30 Aralık Cuma günü attıkları manşet ve sürmanşetler şöyleydi:</strong></p>
<p><strong>Akşam:</strong><em> &#8220;35 Köylü, PKK&#8217;lı diye vuruldu&#8221; üst başlığı ile &#8220;İnsafsız hava aracı&#8221;</em></p>
<p><strong>Aydınlık:</strong><em> &#8220;TSK&#8217;nın hava operasyonunda 35 kişi öldü&#8221; üst başlığı ile &#8220;Operasyon ABD istihbaratıyla&#8221;</em></p>
<p><strong>Birgün:</strong><em> &#8220;Zulüm ile abad olunmaz&#8221; üst başlığı ile &#8220;Uludere katliamı&#8221;</em></p>
<p><strong>Bugün:</strong><em> Sürmanşet ve manşetten olayı görmeyen tek gazete olan gazete olayı 1. sayfadan &#8220;İstihbarat </em>faciası&#8221; başlığı ile verdi.</p>
<p><strong>Cumhuriyet:</strong><em> &#8220;Irak sınırında ‘teröristlerin geçiş güzergahından&#8217; kaçak mazot getiren köylüler hedef alındı: 35 ölü&#8221; üst başlığı ile &#8220;Jetler sivilleri vurdu&#8221;</em></p>
<p><strong>Habertürk:</strong><em> &#8220;Sınırda vahim hata&#8221;</em></p>
<p><strong>Hürriyet:</strong><em> &#8220;Çok üzgünüz&#8221;</em></p>
<p><strong>Milliyet:</strong><em> &#8220;35 sivile bomba&#8221;</em></p>
<p><strong>Radikal:</strong><em> &#8220;35 yurttaşa İHA bombası&#8221;</em></p>
<p><strong>Taraf:</strong><em> &#8220;Devlet halkını bombaladı&#8221;</em></p>
<p><strong>Sabah:</strong><em> &#8220;Gediktepe sendromu kaçakçıyı vurdu&#8221;</em></p>
<p><strong>Star:</strong><em> &#8220;F- 16&#8242;lar K. Irak sınırında yanlış hedef vurdu: 35 Ölü&#8221; üst başlığı ile &#8220;Kahreden hata&#8221;</em></p>
<p><strong>Sözcü:</strong><em> &#8220;TSK sivilleri vurdu diyenlere Genelkurmay&#8217;dan açıklama&#8221; üst başlığı ile &#8220;Silah taşıyorlardı&#8221;</em></p>
<p><strong>Posta:</strong><em> &#8220;Askerler terörist sandıkları 35 köylüyü öldürdü&#8221; üst başlığı &#8220;Operasyon kazasıymış!&#8221;</em></p>
<p><strong>Vatan:</strong><em> &#8220;35 köylü PKK&#8217;lı diye vuruldu&#8221; üst başlığı ile &#8220;Kahreden hata&#8221;</em></p>
<p><strong>Yenişafak<em>:</em></strong><em> &#8220;Ölümcül hata&#8221;</em></p>
<p><strong>Zaman:</strong><em> &#8220;Kuzey Irak sınırında 35 vatandaşımız hayatını kaybetti&#8221; üst başlığı ile &#8220;Ölümcül İstihbarat&#8221;</em></p>
<p><strong>30 Aralık günü konuya değinen köşe yazarları şunları belirttiler:</strong></p>
<p><strong>Radikal gazetesi yazarları:</strong></p>
<p><strong>Cüneyt Özdemir:</strong> <em>F- 16 ile bombalayarak hangi politik meselenin çözüldüğü görülmüş? Yok politik değil, geçim derdi, yani ekonomik mi? Peki, o zaman bu insanların o dağlarda ticaret yapmasına gerek kalmayacak yatırımı, teşviki, yani ekonomiyi neden ayağa kaldırmıyoruz? 35 insanı öldüren o F- 16&#8242;nın o geceki yakıt parasını bile bu insanlar hayatları boyunca bir arada görememiştir. Göremez. O savaş uçağını kaldırıp, bombalar yükleyip dağlardaki 35 insanı vurmak için paramız var ama o parayı o 35 insana ulaştıracak aklımız yok.</em></p>
<p><strong>Oral Çalışlar:</strong> <em>Ağır bir insanlık suçuyla, insanlık dramıyla karşı karşıya olduğumuz, köylülerin anlatımından, TSK açıklamalarından ve bombalanan yerlerdeki görüntülerden anlaşılıyor. Tevil edilebilecek, üzeri örtülebilecek, stratejik analizlerle geçiştirilebilecek bir durumla karşı karşıya değiliz. Bu suçun hesabının hukuk çerçevesinde sorulması gerekiyor. Kim bu saldırıyı planlamış, kim emirleri vermişse yargı karşısında hesap vermesi gerekiyor.</em></p>
<p><strong>Cengiz Çandar:</strong> <em>Uludere katliamının faturası çıkmak zorunda. Birileri faturayı ödemeli. Yaygın biçimde, Genelkurmay Başkanı&#8217;nın, Hava Kuvvetleri Komutanı&#8217;nın ve İçişleri Bakanı&#8217;nın istifa etmesi gereği üzerinde duruluyor.</em></p>
<p><strong>Akşam gazetesi Ankara Temsilcisi Çiğdem Toker:</strong> <em>Sivil vatandaşını yanlışlıkla bombalamayan bir terörle mücadele istiyoruz. Mümkünse.</em></p>
<p><strong>Yenişafak gazetesi yazarları</strong></p>
<p><strong>Ali Bayramoğlu:</strong> <em>Bu felaket göstermektedir ki, silah, savaş, çatışma üzerine kurulu seferberlik her zaman ve herkes için ölümcüldür. Diğer yönüyle soru şudur: Nasıl becerilebildi? Sorumlu kim? 24 askerin şehit olmasıyla ayağa kalkan medya, devlet ve siyaset, 35 sivil ölüm karşısında ne yapacak, ne diyecek? Muhtemelen zayiat diyerek geçiştirecektir bazıları, kimileri o sivillerin orada ne işi vardı diyecektir&#8230;  </em></p>
<p><strong>Salih Tuna:</strong> <em>Türkiye etnisite ve mezhep çatışması fitnesini söndürmek istiyorsa, fert ve cemiyet planında iyiliği öğretecek kadar içindeki kötülüklere dur demeli, hatta temizlemeli. Uludere&#8217;deki 35 canın hesabını sormakla başlayabilir buna. O 35 canın ailelerine tazminat ödesin. Milli yas ilan edercesine, bayrakları yarıya indirircesine o 35 cana yansın. Yansın ki bu fitne ateşini söndürmeye namzet olsun. Yoksa bu ateş hepimizi yakacak!</em></p>
<p><strong>Özlem Albayrak:</strong> <em>Kendi ülkesinin kadınlarının yüzde 70&#8242;ine yakınının başına örttüğü örtüyü hala bir tehdit olarak gören/ görebilen TSK&#8217;nın, o eski hassasiyetlerini ısrarla korumaya devam etmesi bir yana; kuruma bağlı subayların mesajlarını bile kontrol edebilme kudretini haiz bir istihbaratı varken, PKK&#8217;lılar ile ortalama köylüleri nasıl ayırdedebilemez? Var mıdır bunun bir izahı? Sizin istihbaratınızı, sizin vicdanınızı sevsinler.</em></p>
<p><strong>Habertürk gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca:</strong> <em>Burada soru şu: Nasıl oluyor da köylülerin yolunu kesen ve onların köylü olduğunu anlaması beklenen askerle temas kurulamıyor ve uçakların bomba yağdırmasına engel olunamıyor?</em></p>
<p><strong>Star gazetesi yazarları </strong></p>
<p><strong>Ahmet Kekeç: </strong><em>Eskiden, jetlerimiz, yanlış ve kasıtlı koordinatlarla, teröristlerin bulunmadığı dağları bombalarmış&#8230; Bu kez, doğru koordinatlarla, yanlış kişileri bombalıyor&#8230; Kasıt mı hata mı? Yoksa birileri terörle mücadeleyi sabote mi ediyor? Ne oluyor? Bilelim&#8230; </em></p>
<p><strong>Eser Karakaş:</strong><em> Kasıt unsuru bulunan olaylar dışında TSK büyük bir acz içine düşmüş, dev ama beceriksiz bir örgüt görünümünde; ölenlerin PKK&#8217;nın silahlı teröristleri olmadığı açık. Genelkurmay&#8217;dan vazgeçtik, Milli Savunma Bakanlığı ölenlerin ailelerinden neden hemen özür dilemez, anlaşılır gibi değil&#8230; Perşembe öğleden sonra ekranlardan beklenen, bölgeye muhabirlerin yollanması, hatta belki genel yayın yönetmenlerinin oraya bizzat gitmesi, bölgeden canlı yayın yapılması ve senelerce unutulmayacak bu facianın nedenlerinin aydınlatılması, konunun tartışılması idi. İzlemeye çalıştığım kanallarda ise ekonomik krizden, İffet&#8217;e kadar her şey vardı, Uludere hakkında Genelkurmay resmi bildirisi dışında bir şey yoktu.</em></p>
<p><strong>Mehmet Altan:</strong> <em>Yaşanan büyük trajediye rağmen, Genelkurmay&#8217;ın açıklamalarına kadar maalesef medyada çıt çıkmadı&#8230; Bu bombalama emrini kim verdi? Doğrudan Genelkurmay mı, Şırnak&#8217;taki tümen mi? Ve bu yanlışın, bu vahim kanlı hatanın sorumlusu kim?</em></p>
<p><strong>Zaman gazetesi yazarları</strong></p>
<p><strong>Bejan Matur:</strong> <em>Sınır güvenliği adı altında vatandaşını öldüren ve bunu yaparken içine düştüğü hukuksuzluğun sorumluluğunu taşımayan, hesap vermeyen bir devlet, dikişlerin daha da çözülmesini hızlandırmaz mı?</em></p>
<p><strong>İhsan Dağı:</strong> <em>Ya görünmez bir güç, dün olduğu gibi bugün de çözüm sürecini sabote ediyor, ya da bu işi götürenler yekten beceriksiz. Bir ihtimal daha yok değil; taraflar birbirlerine güvenmedikleri için riske girmek istemiyorlar.</em></p>
<p><strong>Hürriyet gazetesi yazarları </strong></p>
<p><strong>Ahmet Hakan:</strong> <em>Uludere olayı karşısında hükümet sustu kaldı. Etkili bir çıkış yapmadı. Kısacası ortaya çıkan vahim tabloyu hafiften üzerine aldı&#8230; Bir kez daha anladık: Güvenlik politikalarına abanman tehlikeli sonuçları olabiliyor. Hele azıcık başarı sağlanınca bir havaya girme durumu söz konusu oluyor ve dikkat elden kaçıyor. Dikkatin elden kaçması ise 35 cana mal oluyor.</em></p>
<p><strong>İsmet Berkan:</strong> <em>Savaş uçaklarından atılan bombaların o hukukun neresinde olduğunu ara ki bulasın. Vur emrinin nasıl geldiğini ara ki bulasın&#8230; Terörün ilacı hukuk devletidir, demokrasidir. Ne kadar hukuk devletiyiz, ona bir bakalım.</em></p>
<p><strong>Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz:</strong><em> Özetle: Şu anda hem Hükümet&#8217;in hem de Genelkurmay&#8217;ın karizması çizilmiş durumda. Özür dilemek ve ölenlerin ailelerine tazminat vermek yetmez. Bu olay derinlemesine bir biçimde soruşturmalı ve hatayı yapanlar yargılanmalı. Bu derece ‘işte size koz, tepe tepe kullanın&#8217; diye bas bas bağıran bir olay az görülür. İşin içinden ‘Ergenekonik&#8217; bağlantılar çıkarsa şaşırmayın.</em></p>
<p><strong>Vatan gazetesi yazarları</strong></p>
<p><strong>Güngör Mengi:</strong> <em>Mazot kaçakçılığı yapmanın cezası ölüm değil. Ne yazık ki vatandaşlarımız terörün uğursuz yazgısına kurban olmuşlardır.</em></p>
<p><strong>Sanem Altan:</strong> <em>Ben o çocukların annesi değilim, sadece anne olduğum için bu kadar ağlıyorsam, o çocukların anneleri nasıl ağlıyordur, nasıl yanıyordur içleri. Bir de bunu düşünün. Düşünecek bir aklınız, çocuk ölümleriyle titreyecek bir vicdanınız varsa tabii&#8230;</em></p>
<p><strong>Okay Gönensin:</strong><em> Tek yol vardır: Silahların bırakılması ve bütün savaşçı ağızların kapatılması. O tek yolun açılması için bu kadar ölüm, bu kadar acı yetmiyor mu?</em></p>
<p><strong>Ruşen Çakır</strong><em>: Yaşanan facia, bilerek değil kazayla yaşandı. Ama kaza olması sorumluların günahlarını azaltmıyor, tam tersi artırıyor. AKP hükümeti bu olayın üstünü örtmeye çalışmayacaktır&#8230; Böylesi bir günde vatandaşları yaşananlardan haberdar etmeme konusunda olağanüstü bir beceri sergileyen haber kanallarının günahlarına ortak olmadığım için son derece memnunum. Gerçekten her işte bir hayır varmış!</em></p>
<p><strong>Taraf gazetesi yazarları</strong></p>
<p><strong>Taraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan:</strong><em> O köyleri ve kaçakçıları tanıyan sınır karakollarından neden bilgi istenmedi? Genelkurmay, kaçakçıları saldırıya geçecek bir PKK&#8217;lı grup sandıklarını söylüyor, peki, bir grup PKK&#8217;lının saldıracağını haber aldıysanız ilk yapmanız gereken o grubun yolunun üstündeki sınır birliklerini uyarmak olmaz mı? Niye o karakolları uyarmak için kimse aramadı? Aradıysa nasıl oldu da o karakollardan gelenlerin kaçakçı olduğunu öğrenemedi? Genelkurmay&#8217;da bu kadar kalabalık bir grup imha etme emrini kim verdi? Emri vermeden önce bölgeden hangi birliklerle konuştu? Bu kadar büyük bir operasyonun sadece tek kaynaktan gelen bir istihbaratla yapılması normal midir? Her zaman operasyonlar, tek kaynaktan gelen bilgilere dayanarak, bu bilgiler başka kaynaklardan kontrol edilmeden mi başlatılır? Yok, eğer Genelkurmay bu istihbaratı birkaç kaynaktan birden kontrol ettiyse, bütün kaynaklar aynı yanlış istihbaratı nasıl verdi? Her zaman o saatlerde, o yoldan geçen kaçakçılar neden kimsenin aklına gelmedi? ‘Orası kaçakçıların yolu&#8217; diyen hiç mi kimse çıkmadı? Bu korkunç katliamın bir yanlışlık olduğu konusunda benim çok ciddi kuşkularım var. Pek yanlışlığa benzemiyor bu iş. </em></p>
<p><strong>Melih Altınok: </strong><em>Nasıl Dersim&#8217;le yüzleşme, 33 kişinin ölüm emrini veren Mustafa Muğlalı&#8217;nın ismini tabelalardan sildirme basireti gösterdiyseniz, şimdi de bu olayın faillerini ortaya çıkartmak ve gereken yaptırımı uygulamak zorundasınız. Peşinen söyleyelim, onlarca can karşısında özür, bahane, sahte kardeşlik açıklamaları kifayetsiz kalır. İstifaysa istifa, görevden almaysa görevden alma.</em></p>
<p><strong>Siyasiler ne dediler?</strong></p>
<p><strong>AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan</strong>, Taraf gazetesine ve Taraf yazarı Mehmet Baransu&#8217;ya kızdı: &#8221; <em>‘Devlet halkını bombaladı&#8217; gibi sözler acımasız başlıklardır. Bizim iktidarımız döneminde böyle bir şey olamaz. Geçmişte olmuş olabilir. Bilmeden yazıp çizen köşe yazarı sıfatıyla cambazlar var. İstihbarat örgütlerimizi, istihbarat örgütlerinden daha iyi biliyorlar. Herhalde böcekleri var. Yanlış bilgiler vermiş istihbarat teşkilatımız. MİT&#8217;in son anda verdiği bir bilgi yoktur. MİT bu konuyla ilgili bir açıklama yapacaktır.&#8221; Erdoğan, </em><em>&#8221;Haftanin&#8217;deki olayla ilgili atılan bazı gazete başlıkları çok acımasız, çok insafsız. &#8216;Devlet halkını bombaladı&#8217; gibi bir başlık&#8230; Bunlar acımasız başlıklardır. Bir defa hiç bir devlet halkını kalkıp da kastı mahsusa ile bombalamaz. Geçmişte bu tür şeyler belki yapılmış olabilir ama bizim iktidarımız döneminde böyle bir şeyin olması mümkün değildi</em>r&#8221; dedi. Erdoğan&#8217;a tepki, Baransu&#8217;dan twitter üzerinden geldi: &#8220;<strong><em>Sayın Başbakan iki cambaz bir ipte oynamaz, hatırlatayım size. Öyle böcek diyerek olayı sulandırmayın Gerçeği siz de benim gibi biliyorsunuz</em></strong>&#8221;<br />
<strong>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül:</strong> <em>Çok talihsiz bir olay olmuştur. Bilgiler</em><em> </em><em><br />
göstermektedir ki, hayatını kaybedenlerin hepsi sivil vatandaşlarımızdır. Bundan <br />
dolayı sivil, asker hepimizin üzüntüsü gerçekten büyüktür. Muhakkak ki bununla <br />
ilgili araştırmalar, nasıl olduğu araştırmaları titiz bir şekilde yapılacaktır.<br />
</em><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli:</strong> <em>Tam bu dönemde bir yerden bazı genç çocuk yaşta ve bir ailenin mensubu olarak bilinen yöre insanlarından Irak&#8217;tan giriş sırasında terörle mealenin yoğunluk kazandığı bir bölgede terörist sanılarak gerekli mücadele sürdürülmüştür.</em><em> Bu ani gelişme nereden çıkmıştır? Siyasi iktidar bir operasyon kusurundan bahsedeceğine Türk milletine gerçeği anlatmalıdır. Sigara kaçakçısı olarak kullanılan kişiler oraya nasıl gelmiştir? Kim yönlendirmiştir? Sağlıklı bir istihbarata neden temin edilememiştir. Bunun üstü örtülmemeli ve gerçeği mutlaka hükümet bulmalıdır.<br />
</em><strong>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu:</strong>  <em>Hükümetin derhal özür dilemesi gerekiyor. Nereden aldınız bu istihbaratı? Nasıl olur da Türkiye bu şekilde Ortadoğu&#8217;da güçlü bir ülke haline gelir? Türkiye yabancı istihbaratçıların cirit attığı bir ülke haline geldi.</em><em><br />
</em><strong>AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik: </strong><em>Bu insanların yüzde yüz kaçakçılık yaptıkları tespit edilse bile onların söyle bir muameleye maruz kalmaları, onların bombalanmaları gerekmiyor, böyle bir şey söz konusu bile olamaz. Bir hata, bir kusur, bir yanlış varsa bu asla örtbas edilmeyecektir, edilmemelidir.</em><em></em></p>
<p><strong>Aradan haftalar geçti</strong></p>
<p>İçişleri Bakanlığına bağlı müfettişler, bölgeye gidip çalışmalarını tamamladılar.</p>
<p>İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde oluşturulan Uludere Alt Komisyonu üyeleri, hava koşullarından dolayı 1 Şubat&#8217;ta bölgeye yapacakları ziyareti 8 Şubat&#8217;a ertelemiş olsalar bile olayın peşinde olduklarını gösteren açıklamalar yaptılar.</p>
<p>Bombalama anlarını da içeren 4 saatlik Heron görüntüleri 23 Ocak&#8217;ta Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.</p>
<p>Uludere ile ilgili çok önemli haberlere imza atan Taraf gazetesine konuşan AKP Şırnak Milletvekili ve İçişleri Komisyonu üyesi Mehmet Emin Dindar, Heron görüntülerinin bir kısmını izlediğini belirterek görüntülerde vatandaşların kaçakçı olduklarının net bir şekilde görüldüğünü söyledi.</p>
<p>Tüm bunlar yaşanırken medyanın bir kısmı olayı unuttu, diğer kısmı ise unutturmamak için yayınlarına devam etti ve etmeye devam ediyor.</p>
<p><strong>Kısacası&#8230; </strong></p>
<p>&#8220;Olay doğru değil&#8221; diyenler ve &#8220;Ölenler teröristti&#8221; diyenler yanıldılar. Kürt sorununun çözümü konusunda adımlar atılmakta iken, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç &#8220;Kürtlere tüm hakları verilecek&#8221; derken, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ikinci demokratikleşme paketinden bahsederken yapılan bu katliam, Ergenekon&#8217;un yaşadığını gösteriyordu. Ergenekon yaşıyor ve tam bazı sorunlar çözülüp adımlar atılacakken yeniden karşımıza çıkıyordu. Maalesef bu kez 34 canla karşımıza çıktı yanına insanlıktan nasibini alamamışların ve hiçbir zaman da alamayacakların kinlerini, gerçekleri görmezlikten gelenleri ve böylelerinin medyasını da alarak&#8230; Bu arada karşımıza Ergenekon&#8217;un yanında bir de Star gazetesi yazarı Berat Özipek&#8217;in 2 Şubat Perşembe günü yazdığı şu gerçek çıktı: <em>Bugün Hükümet, Kürtleri rahatlatacak pek çok adım atmış olmasına rağmen kendisine gösterilen tepkiye şaşırıyor. Uludere&#8217;deki ölümlerin kasıtlı olmadığının nasıl olup da bir türlü anlaşılmadığını soruyor. &#8220;Devlet vatandaşını öldürür mü?&#8221; diye soruyor.  Bu sorunun cevabının bütün bölgede, gayet önyargısız biçimde, &#8220;evet, öldürür, öldürdü&#8221; olacağını anlamıyor.</em><em> </em><em>O &#8220;Devlet&#8221; derken kendisini veya artık kendi kontrolü altındaki -belki de kontrolü altında olduğuna inandığı demeliyiz- bürokrasiyi kastediyor; Kürtler ise -en son- 1990&#8242;lı yıllar boyunca şahit oldukları, kendi gözleriyle gördükleri devleti.</em><em> </em><em>Ve ondan, bildik &#8220;devlet dilini&#8221; hatırlatan böyle sözler duyduklarında küsüp, milliyetçi soydaşlarına yaklaşıyor. &#8221;Yüce ulusal dava&#8221; adına, &#8221;welat&#8221; adına dökülen kanı mubah gören milliyetçi soydaşlarına.</em><em> </em><em>Orada 34 sivil hayatını kaybetmiş. Bu yüzden de devlet, velev ki bir hatası olmasın, vatandaşının yaşama hakkını koruyamadığı için bile o ailelere özür borçlu.</em><em> </em><em>Şimdi Hükümet dolaylı yollardan, örneğin ciddi bir maddi tazminat ödeyerek özür dilemeye çalışıyor. Açıkça özür dilemeden tazminat ödemenin onur kırıcı olduğunu ve bunun kırgınlığı derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmayacağını görmüyor. </em></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/nouvelle-image.bmp" alt="" width="125" height="180" /></span></strong></a>Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Habercilik, savcılık, komiklik, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları <strong>derinlemesine irdelemesi</strong> ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini <strong>eğlendirebilmesi</strong>… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda <strong>“gazeteci gibi”</strong> gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/03/uludere-katliami-ve-medya/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/uludere-katliami-ve-medya/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bugün cuma, ne olur bir şey yap(6)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/bugun-cuma-ne-olur-bir-sey-yap6/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/bugun-cuma-ne-olur-bir-sey-yap6/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 22:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali P.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bugün cuma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20396</guid>
		<description><![CDATA[Hamd ü senâyı kullarına bildirip bunu dahî kendi muhabbetini vesile kılan Cenâb-ı Hakk&#8217;a bînihâye hamd ü senâ olsun.
Nûr-i evvel, ba&#8217;s-i âhir, evvelki ümmetlerin ve bu ümmetin efendisi, mahbûbu&#8217;l-kulûb, Habîbullah, ve Resûlullah Efendimiz&#8217;e en güzel salât ve selâmlar muhabbetle arzolunsun.
Silah üretip satanların kendilerini “barışçı” ilân ettiği bir dünyada yaşıyorsun. Petrol çalmak için çocuk öldürenlerin kurduğu bir ”medeniyetin” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/04/siradan_kotuluk_israil.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-15540" title="siradan_kotuluk_israil" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/04/siradan_kotuluk_israil.jpg" alt="" width="207" height="149" /></a>Hamd ü senâyı kullarına bildirip bunu dahî kendi muhabbetini vesile kılan Cenâb-ı Hakk&#8217;a bînihâye hamd ü senâ olsun.</p>
<p>Nûr-i evvel, ba&#8217;s-i âhir, evvelki ümmetlerin ve bu ümmetin efendisi, mahbûbu&#8217;l-kulûb, Habîbullah, ve Resûlullah Efendimiz&#8217;e en güzel salât ve selâmlar muhabbetle arzolunsun.</p>
<p>Silah üretip satanların kendilerini “barışçı” ilân ettiği bir dünyada yaşıyorsun. Petrol çalmak için çocuk öldürenlerin kurduğu bir ”medeniyetin” gölgesindesin.  O « barışçı ve medenî» ülkeler ki askerleri masum insanları öldürüyor. Bu nasıl bir medeniyet ki yetiştirdiği çocuklar hayvanların bile tenezzül etmeyeceği rezilliklere yelteniyorlar. <strong>işte bileğini bükemediğin için çizmesi altında yaşamak zorunda kaldığın “medeniyet” böyle bir medeniyettir.</strong></p>
<p>Bu medenî(!) insanlar öylesine açgözlüler ki kendi milletlerini dahi <span id="more-20396"></span>soyup soğana çeviriyorlar sahte ekonomik krizler ile. Ama kimse onlara ses çıkaramıyor. Çünkü hukukun mal gibi alınıp satılmasına göz alıcı bir kulp taktılar: <strong>“Özgürlük!”</strong></p>
<p>Gördüğün manzara karşısında kalbinde duyduğun sıkıntı senin bir insan olduğunun ispatı. Vicdan sahibisin. Aklın ve kalbin gördüklerine itiraz etmekte. Ama bu sıkıntı bir isyana dönüşmeden önce dur ve düşün. Bu zulmün müsebbibi tarafından senin için biçilmiş rollerden birine mi bürüneceksin yoksa kendi yolunu mu çizeceksin? Zalim senin özgür olduğunu zannetmen için iki yol çizdi, iki seçenek(!) verdi:</p>
<ul>
<li>Mademki zulüm kaçınılmaz, <strong>“kazanan (ezen) taraftan olayım bari”</strong> diyen dünya ehline katılmak, gününü gün etmek, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak,</li>
<li>Kuyuya düşenleri kurtarmak isterken onların yanına düşmek, ümitsizlik içinde her gün ölmek.</li>
</ul>
<p>“Ben ne yapabilirim ki?” deme ne olursun. <strong>“Zalime isyan ediyorum”</strong> zannıyla KADERE VE TEKVİN ŞERİATINA isyan edenlerden ibret al. (Bkz. <a href="http://www.derindusunce.org/2009/09/08/neden-kafir-muslime-kuvvet-hakka-galibdir/"><span style="color: #0066cc;">Neden kâfir, müslime; kuvvet hakka galibdir?</span></a>) İslâm’a aykırı fikir fırtınalarına kapılan, devrimcilikten nihilizme ve anarşizme savrulan kimi Müslümanların acınacak hallerinden ibret al. Kendi yolunu bulman (bilmen) için âriflere, sıddîklara çevir gözlerini: Hz Ebubekir (r.a.) buyuruyor ki <strong>“İdrak’in yetersizliğini idrak de bir idraktir”</strong>.</p>
<p>O halde Küllî irade ve cüz’i irade üzerine tefekkür et:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“…cesaret kırıcı bir ortamda Müslümanın dinine dört elle sarılmaktan başka yolu yok zannederim. </em><em><strong>Zira cehd etmek bizim tasarrufumuzda ama neticeler değil.</strong></em><em> Özgürlük kulun haddini bilmesinde saklı. Her şeye başkaldıran insan değil dünyayı kabul eden ve kulluk mertebesine razı olan insan GERÇEKTEN özgürdür. İsyan eden ise otoriteden önce tutkularının ve vehminin kölesidir diye düşünüyorum. [...] </em><em><strong>Ok ile hedefi vurmak istemek ne büyük bir kibir göstergesi, esas olan okun DOĞRU atılması değil midir?…</strong></em><em>” (Bkz. </em><em><a href="http://www.derindusunce.org/2009/12/14/karamsar-musluman-olur-mu/"><span style="color: #0066cc;"><em>Karamsar Müslüman olur mu</em>?</span></a></em><em>)</em></p>
<p>Peki somut olarak, hemen, şimdi ne yapabilirsin? <a href="http://www.google.fr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Fverme-hakki%2F%20&amp;source=web&amp;cd=1&amp;ved=0CCEQFjAA&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Fverme-hakki%2F&amp;ei=eIb7TvH8IcXf8gO2yqTMAQ&amp;usg=AFQjCNHRBDqdgAqv_5mTDPhVsyqPSDWZIw&amp;sig2=ljU5ZGBtK"><span style="color: #0066cc;">Verme hakkını</span></a> kullan. <a href="http://www.ihh.org.tr/yetimler-ve-ailelerine-kesintisiz-destek/"><span style="color: #0066cc;">Yetimlere yardım</span></a> edebilir, gözleri görmeyen <a href="http://www.ihh.org.tr/katarakt/"><span style="color: #0066cc;">katarakt hastası bir insanın iyileşmesi için</span></a> destek olabilirsin meselâ. <a href="http://www.derindusunce.org/2009/01/14/cezaevleri-okul-olsun/"><span style="color: #0066cc;">Kayseri’deki bir cezaevine gönder</span></a> okuduğun kitapları. Veya <a href="http://www.derindusunce.org/2009/10/19/bingol-cezaevine-kitap-gonderiyoruz-siz-de-katilin/"><span style="color: #0066cc;">Bingöl’deki tutuklulara destek ol</span></a>. Ne olur <strong>“imkânım yok yapamam”</strong> deme. Asık yüzlü bir komşuna selam da mı veremezsin? Yerde duran, insanları tökezletecek bir taşı da mı kaldıramazsın? Bugün Cuma. Ne olur Allah rızası için bir şey, bir iyilik yap. Bu sayfayı bir kaç dostuna göndermekle de başlayabilirsin işe.</p>
<p> (*) Girişteki dua <a href="http://www.sufi.com.tr/kitaplar/fatih-citlak/kirk-mektup.aspx"><span style="color: #0066cc;">Fatih Çıtlak’ın “40 Mektup”</span></a> adlı eserinden alınmıştır.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/12/fatih_citlak_40_mektup.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-20042" title="fatih_citlak_40_mektup" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/12/fatih_citlak_40_mektup.jpg" alt="" width="177" height="273" /></a><em>“Ankâzâde Halîl Efendi… Ve Tûti İhsan Efendi… Kaf Dağı’nın ardındaki “ankâ” ve ondan beslenen “ankâzâde” misali. Mürşidler, bildiğimizi zannettiğimiz âlemlerin ötesinden hakîkatleri naklediyorlar. Hakk’a âşık, Resûlullah’a müştak olanlara hakîkî yâr oluyorlar. Halîl misali. Mürîdler mürşidlerini dinleyerek ve ilk başta taklid ederek mânevî mirâca kanat açıyorlar. Tûtîler gibi. Cenâb-ı Hakk, kendisine hakîkî talep ile müracaat edenleri reddetmiyor, istenileni veriyor. İhsan gibi. Kırk Mektup, iradesiyle gelip talepte bulunan mürîd ile ona hizmet eden mürşidin remizleri olmuş bu iki isim üzerinden edep, erkân, tasavvuf, tarîkat, intisab, derviş çeyizi, derviş ıstılahları, halîfelerin halleri, tasavvufta yol katettiğini düşünüp de yol katedemeyenlerin durumu gibi hususların aktarıldığı, esasında birçok mektubun ve mürşidâne sohbetin hulâsası niteliğinde. Muhtevasıyla bugünün meselelerine ve mânevî müşküllerine de çözümler getiren eser, kendisi bir kaynak olmasının ötesinde pek çok eser için de ilham kaynağı olacak. ” </em></p>
<p style="padding-left: 30px;"> </p>
<p>… Biraz okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-14898" title="islamcilik_kitap_k" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg" alt="" width="118" height="183" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> İslâmcılık, Devrim ile Demokrasi Kavşağında </span></a></strong></p>
<p>Müslümanca yaşamak için devletin de “Müslüman” olması mı gerekiyor? Bu o kadar net değil. Çünkü İslâm’ın gereği olan “kısıtlamaları” insan en başta kendi nefsine uygulamalı. Aksi takdirde dinî mecburiyet ve yasakların kanun gücüyle dayatılması vatandaşı çocuklaştırıyor ister istemez. <strong>İ</strong><strong>yi-kötü ayrımı yapmak, iyiden yana tercih kullanacak cesareti bulmak gibi insanî güzellikler devletin elinde bürokratik malzeme haline geliyor. </strong>21ci asırda Müslümanca yaşamak kolay değil. Yani İslâm’ın özüne dair olanı, değişmezleri korumak ama son kullanma tarihi geçmiş geleneklerden kurtulmak. AKP’yi iktidara taşıyan fikrî yapıyı, Demokrasi-İslâm ilişkisini, İran’ı ve Milli Görüş’ü  sorguladığımız bu kitabı ilginize sunuyoruz. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"> <span style="color: #0000ff;"><strong>M<span><span><span>ü</span>slüman’ın Zaman’la imtihanı </span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman.jpg"></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #3366ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7624" title="20091210_derin_dusunce_org_musluman" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman-203x300.jpg" alt="" width="114" height="155" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sunuş</strong>: Müslümanlar dünyanın toplam nüfusunun %20’sini teşkil ediyorlar ama gerçek anlamda bir birlik yok. Askerî  tehditler karşısında birleşmek şöyle dursun birbiriyle savaş halinde olan Müslüman ülkeler var. Dünya ekonomisinin sadece %2-%3′lük bir kısmını üretebilen İslâm ülkeleri Avrupa Birliği gibi tek bir devlet olsalardı <strong><em>Gayrı Safi Millî Hasıla bakımından SADECE Almanya kadar </em></strong>bir ekonomik güç oluşturacaklardı. Bu bölünmüşlüğü ve <strong><em>en sonda, en altta kalmayı tevekkülle(!) kabul etmenin</em></strong> bedeli çok ağır: Bosna’da, Filistin’de, Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da ve daha bir çok yerde zulüm kol geziyor. Müslümanlar ağır bir imtihan geçiyorlar. Yaşamlarını şekillendiren şeylerle ilişkilerini gözden geçirmekle başlıyor bu imtihan. Teknolojiyle, lüks tüketimle, savaşla, kapitalizmle, demokrasiyle , “ötekiler” ile ve İslâm ile olan ilişkilerini daha sağlıklı bir zemine oturtabilecekler mi? <a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong><em>Müslüman’ın Zaman’la imtihanı</em></strong> </span></a>adındaki 204 sayfalık bu kitap işte bütün bu konuları sorgulayan ve çözümler öneren makalelerden oluşuyor.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/03/bugun-cuma-ne-olur-bir-sey-yap6/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/bugun-cuma-ne-olur-bir-sey-yap6/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>USA, Demokrasi mi oligarşi mi? (9: Comcast)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/usa-demokrasi-mi-oligarsi-mi-comcast/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/usa-demokrasi-mi-oligarsi-mi-comcast/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 18:00:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jonathan Küçükarabacı</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amerikan Saldırganlığı]]></category>

		<category><![CDATA[Liberal Totalitarizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19977</guid>
		<description><![CDATA[Büyük görmek için resim üzerine tıklayın.
 
 
Amerika Tedavi Edilebilir mi?
 Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? 
 Bayrak yakmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz. ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Büyük görmek için resim üzerine tıklayın.</strong></p>
<p> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/12/comcast_amerikan_saldirganligi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-19978" title="comcast_amerikan_saldirganligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/12/comcast_amerikan_saldirganligi.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/12/savunma_sanayi_amerikan_saldirganligi.jpg"></a></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">A<span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></a></span></strong></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7855" title="20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="115" height="166" /></span></a> <span style="color: #000000;">Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> <span>Bayrak y</span><span>akmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</span><span> </span><span>ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a></span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasi_kitap.jpg"></a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasiyi_susturunca.pdf" target="_blank">Liberalizm Demokrasiyi Susturunca</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasiyi_susturunca.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18938" title="liberalizm_demokrasi_kitap" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasi_kitap-203x300.jpg" alt="" width="133" height="191" /></a>Halkın iradesi liberalizm ile çatışırsa ne olur? 2008′de başlayan ekonomik kriz sürmekte. Eğitim, sağlık ve güvenlik hizmetlerine ayrılan bütçeler kırpılırken batan bankaları kurtarmak için yüz milyarlarca dolar harcanıyor. Alın terinin finans kurumlarına peşkeş çekilmesini istemeyenler protesto ediyor. Ama <strong>batılı devletler polis copuyla finans sektörünü savunmaktalar.</strong> Ne oldu? Bütün nüfusun binde birini bile temsil etmeyen bankacıların çıkarları geri kalan %99.99′un önüne nasıl geçti? Alıp satma, üretip tüketme özgürlüğü nasıl oldu da halkı finans sektörünün kölesi yaptı? <strong>Mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımı uğruna halkın iradesi çiğnenebilir mi? </strong>Okuyacağınız kitap demokrasi ile  liberalizmin savaşı üzerinedir. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasiyi_susturunca.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/02/usa-demokrasi-mi-oligarsi-mi-comcast/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/usa-demokrasi-mi-oligarsi-mi-comcast/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mohammad Reza Lotfi - Honare Bedaheh Navazi</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/mohammad-reza-lotfi-honare-bedaheh-navazi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/mohammad-reza-lotfi-honare-bedaheh-navazi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 12:08:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İnsan Müzikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2012/02/20/mohammad-reza-lotfi-honare-bedaheh-navazi/</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="250" height="199" src="http://www.youtube.com/embed/Mbj4sgd9N7E" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/02/mohammad-reza-lotfi-honare-bedaheh-navazi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/mohammad-reza-lotfi-honare-bedaheh-navazi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (34)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-34/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-34/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 12:04:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20464</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;O zaman PKK&#8217;nın adı cinsi yok. El bombaları, fişekler hep askerî patlayıcı. Şüphelilere bunları sordum. İl Emniyet Müdürü Mustafa Tatar sorguda kolumdan tuttu, tepki gösterdi. Bu Makine Kimya&#8217;nın bombası teröristin elinde ne geziyor? Kim veriyor? Soramadım. Demek ki o zamanlar uyanamamışız.&#8221; diyor. Sürgüne gönderildiği Siirt&#8217;te PKK&#8217;nın ortaya çıkarılışına tanıklık eden Çelik, Ergenekon davasından sonra kafasındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;">&#8220;O zaman PKK&#8217;nın adı cinsi yok. El bombaları, fişekler hep askerî patlayıcı. Şüphelilere bunları sordum. İl Emniyet Müdürü Mustafa Tatar sorguda kolumdan tuttu, tepki gösterdi. Bu Makine Kimya&#8217;nın bombası teröristin elinde ne geziyor? Kim veriyor? Soramadım. Demek ki o zamanlar uyanamamışız.&#8221; diyor. Sürgüne gönderildiği Siirt&#8217;te PKK&#8217;nın ortaya çıkarılışına tanıklık eden Çelik, Ergenekon davasından sonra kafasındaki şüphelerin &#8230;&#8221; <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1237287&amp;title=pkknın-eruhtaki-ilk-eyleminde-mkenin-bombaları-kullanıldı" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-34/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-34/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK Evren’in gayrı meşru çocuğudur!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/pkk-evren%e2%80%99in-gayri-mesru-cocugudur/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/pkk-evren%e2%80%99in-gayri-mesru-cocugudur/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 08:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20460</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;12 Eylül yönetiminin bir nesli kıyımının yanında, bu memlekete en büyük zararı PKK&#8217;yı palazlandırmasıdır. PKK, Kenan Evren ve yönetiminin gayrimeşru çocuğudur. Bu davada PKK&#8217;yı palazlandıran, güçlendirenler de hesap verecek. Evren ve arkadaşları bunun hesabını verecek. Orada konuşma fırsatı olunca hapishanede gördüğümüz işkenceleri anlatmayacağız. PKK&#8217;nın ve yıllarca dökülen kanın hesabını soracağız&#8230;&#8221; TAMAMI
 
… Bu konuda okumak için…
Asimilasyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230;12 Eylül yönetiminin bir nesli kıyımının yanında, bu memlekete en büyük zararı PKK&#8217;yı palazlandırmasıdır. PKK, Kenan Evren ve yönetiminin gayrimeşru çocuğudur. Bu davada PKK&#8217;yı palazlandıran, güçlendirenler de hesap verecek. Evren ve arkadaşları bunun hesabını verecek. Orada konuşma fırsatı olunca hapishanede gördüğümüz işkenceleri anlatmayacağız. PKK&#8217;nın ve yıllarca dökülen kanın hesabını soracağız&#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/01/29/evren-e-iskenceleri-degil-pkk-yi-neden-guclendirdigini-soracagim.html" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>… Bu konuda okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/02/pkk-evren%e2%80%99in-gayri-mesru-cocugudur/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/pkk-evren%e2%80%99in-gayri-mesru-cocugudur/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nermine Memedova,Sinan Seid- Evlerinin Önü Yonca</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/nermine-memedovasinan-seid-evlerinin-onu-yonca/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/nermine-memedovasinan-seid-evlerinin-onu-yonca/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 22:17:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İnsan Müzikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20510</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="250" height="199" src="http://www.youtube.com/embed/k3zX9u8sfEY" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/02/nermine-memedovasinan-seid-evlerinin-onu-yonca/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/nermine-memedovasinan-seid-evlerinin-onu-yonca/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAKINDA: Varlık ve Hiç, Sartre ve özgürlük kavramı</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/yakinda-varlik-ve-hic-sartre-ve-ozgurluk-kavrami/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/yakinda-varlik-ve-hic-sartre-ve-ozgurluk-kavrami/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 14:08:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ateizm]]></category>

		<category><![CDATA[Jean-Paul Sartre]]></category>

		<category><![CDATA[Kâinat]]></category>

		<category><![CDATA[Varlık]]></category>

		<category><![CDATA[Yokluk]]></category>

		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20490</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;..20ci asırda ateizmin ürettiği en kaliteli metinlerinden biri Varlık ve Hiç. Bu kitapta Jean-Paul Sartre&#8217;ın tanrısız bir ahlâk teorisi, Jüdeo-Kretyen ilâhiyat ile göbeğini kesmiş bir &#8220;iyi insan&#8221; arayışı içinde olduğunu söylersek sanırım yanılmış olmayız. Ateist bir ahlâk teorisi olmakla beraber&#8230; ne acayiptir ki hukuk, hak, sorumluluk, ahlâk gibi kelimelerin yok denecek kadar az kullanılmış olması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/varlik-ve-hic-jean-paul-sartre.jpg"><img class="size-full wp-image-20491 aligncenter" title="varlik-ve-hic-jean-paul-sartre" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/varlik-ve-hic-jean-paul-sartre.jpg" alt="" width="400" height="323" /></a></p>
<blockquote><p>&#8220;..20ci asırda ateizmin ürettiği en kaliteli metinlerinden biri Varlık ve Hiç. Bu kitapta Jean-Paul Sartre&#8217;ın tanrısız bir ahlâk teorisi, Jüdeo-Kretyen ilâhiyat ile göbeğini kesmiş bir &#8220;iyi insan&#8221; arayışı içinde olduğunu söylersek sanırım yanılmış olmayız. Ateist bir ahlâk teorisi olmakla beraber&#8230; ne acayiptir ki <strong><em>hukuk</em></strong>, <strong><em>hak</em></strong>, <strong><em>sorumluluk</em></strong>, <strong><em>ahlâk</em></strong> gibi kelimelerin yok denecek kadar az kullanılmış olması insanın dikkatini çekiyor hemen. Üşenmedim saydım, suç /<strong><em>crime</em></strong> 1 kez, ceza /<strong><em>punition</em></strong> 1 kez, sorumluluk /<strong><em>responsabilité</em></strong> 38 kez, sorumlu /<strong><em>responsable</em></strong> 43 kez, ahlâk /<strong><em>morale</em></strong> 16 kez, etik /<strong><em>éthique</em></strong> 10 kez, hak/<strong><em>droit</em></strong> kelimesi ise 91 kez kullanılmış. Kanaatimce bu kelimelerin azlığı bir rastlantı değil, tersine Sartre&#8217;ın bilinçli bir şekilde gelenek ile bağlarını koparma çabasının bir neticesi. Kutsal, Vahiy, Cennet, Cehennem gibi &#8220;dış kaynaklı&#8221; yargılardan, suç ve cezalardan bağımsız, tamamen insan merkezli, hümanist bir ahlâk teorisi&#8230;</p>
<p> Bu bağlamda eserinde alternatif kutsal yok, Sarte gerçek bir ateist: <strong>Tanrı karşıtı değil Tanrı-SIZ.</strong> Tanrı&#8217;nın yokluğuna iman etmiş sahte ateistler gibi pozitivizmi savunmuyor. Pozitivizmin de bir din olduğunun farkında. Çağdaş liberaller gibi ahlâkî rölativizm iddiasında da değil. Çünkü liberal ol(a)mayacak kadar çalışkan bir insan; düşünmekten, yazmaktan, risk almaktan korkmuyor. Septiklerin, liberallerin ideolojik  afyonları ile çakır keyif olmak &#8220;bizim&#8221; Sartre&#8217;a göre değil.</p>
<p> Peki ne yapıyor Sartre? İnsanlık&#8217;ı, İyilik&#8217;i nerede arıyor? Varlık ve Hiç&#8217;te en çok geçen bir kaç kelime dikkatimi çekti : Özgürlük /<strong><em>liberté</em></strong> 749 kez, özgür /<strong><em>libre</em></strong> 359 kez, hiçleştirme /<strong><em>néantisation</em></strong> 175 kez ve hiç /<strong><em>néant</em></strong> 812 kez&#8230;&#8221;</p></blockquote>
<p>Önceki bölümler:</p>
<ul>
<li><a title="Permanent Link to Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 1:Boşluk)" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/12/13/varlik-ve-hic-jean-paul-sartre-bolum-1/">Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 1:Boşluk)</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 2:Ahlâk)" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/12/17/varlik-ve-hic-jean-paul-sartre-bolum-2/">Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 2:Ahlâk)</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 3:Bakış)" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/12/25/varlik-ve-hic-jean-paul-sartre-bolum-3bakis/">Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 3:Bakış)</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 4: Mahalle Baskısı)" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2012/01/08/varlik-ve-hic-jean-paul-sartre-bolum-4-mahalle-baskisi/">Varlık ve Hiç - Jean-Paul Sartre (Bölüm 4: Mahalle Baskısı)</a></li>
</ul>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/01/yakinda-varlik-ve-hic-sartre-ve-ozgurluk-kavrami/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/yakinda-varlik-ve-hic-sartre-ve-ozgurluk-kavrami/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Alternatif bir Kürt siyaseti olabilir mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/alternatif-bir-kurt-siyaseti-olabilir-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/alternatif-bir-kurt-siyaseti-olabilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 11:20:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20487</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; PKK&#8217;yı kerhen destekleyen ama büyük yanlışları karşısında da desteğini çekecek güçler var. Toplumun sağduyulu kesimleri bunlar. Ayrıca uluslararası demokratik güçler ve platformlar da PKK ve infazları konusunda titizler. PKK, demokrat, karizmatik, uluslararası platformlarla ilişkili olan Kürt aydınlarına saldırının büyük tepkiye neden olacağını biliyor &#8230;&#8221; TAMAMI
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/bdp_kurtler_pkk.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18046" title="bdp_kurtler_pkk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/bdp_kurtler_pkk-244x300.jpg" alt="" width="192" height="229" /></a>&#8220;&#8230; PKK&#8217;yı kerhen destekleyen ama büyük yanlışları karşısında da desteğini çekecek güçler var. Toplumun sağduyulu kesimleri bunlar. Ayrıca uluslararası demokratik güçler ve platformlar da PKK ve infazları konusunda titizler. PKK, demokrat, karizmatik, uluslararası platformlarla ilişkili olan Kürt aydınlarına saldırının büyük tepkiye neden olacağını biliyor &#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/02/01/faili-mechullerden-pkk-da-sorumlu.html" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/01/alternatif-bir-kurt-siyaseti-olabilir-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/alternatif-bir-kurt-siyaseti-olabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalist linç kültürü</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/kemalist-linc-kulturu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/kemalist-linc-kulturu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 10:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Akyol</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20485</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabesi&#8217;nin; &#8220;iç ve dış düşmanlar&#8221; fikri aşılayan, &#8220;zinde kuvvetler&#8220;e meşruiyet veren, dahası &#8220;asil kan&#8221; vurgusu yapan &#8220;sorunlu bir metin&#8221; olduğunu belirtmiş ve şöyle demiştim:
&#8220;Gençliğe Hitabe, Atatürk&#8217;ün kendi siyasi şartlarını yansıtan ama bugüne yol gösteremeyecek tarihsel bir metin olarak kabul edilmeli, okullardan ve ders kitaplarından kaldırılmalıdır.&#8221;
Arkasından ben diyeyim yüz, siz deyin bin tane hakaret [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/06/20090602_derin_dusunce_org_kemalizm.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5095" title="20090602_derin_dusunce_org_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/06/20090602_derin_dusunce_org_kemalizm-186x300.jpg" alt="" width="186" height="300" /></a>&#8220;&#8230; Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabesi&#8217;nin; &#8220;<strong>iç ve dış düşmanlar</strong>&#8221; fikri aşılayan, &#8220;<strong>zinde kuvvetler</strong>&#8220;e meşruiyet veren, dahası &#8220;<strong>asil kan</strong>&#8221; vurgusu yapan &#8220;<strong>sorunlu bir metin</strong>&#8221; olduğunu belirtmiş ve şöyle demiştim:</p>
<p style="padding-left: 30px;">&#8220;<strong>Gençliğe Hitabe, Atatürk&#8217;ün kendi siyasi şartlarını yansıtan ama bugüne yol gösteremeyecek tarihsel bir metin olarak kabul edilmeli, okullardan ve ders kitaplarından kaldırılmalıdır</strong>.&#8221;</p>
<p>Arkasından ben diyeyim yüz, siz deyin bin tane hakaret mesajı aldım. Sinkaflı küfürler bir yana, &#8220;<strong>ağzını bozmayanlar</strong>&#8221; dahi &#8220;<strong>tam da o satılmış dahili bedhahlardan biri</strong>&#8221; olduğumu söylüyordu. (Böylelikle de Gençliğe Hitabe&#8217;nin aşıladığı zihniyet hakkındaki teşhisimi doğrulamış oluyorlardı.) &#8230;&#8221; <a href="http://www.stargazete.com/politika/yazar/mustafa-akyol/genclige-hitabe-ye-itirazimin-en-buyuk-sebebi-haber-420840.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/01/kemalist-linc-kulturu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/kemalist-linc-kulturu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Derin Düşünce Sitesi  5 yaşında&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/31/derin-dusunce-sitesi-5-yasinda/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/31/derin-dusunce-sitesi-5-yasinda/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 16:24:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sitede Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20481</guid>
		<description><![CDATA[2007&#8242;de başladığımız bu macera sürmekte. Çoğu makale olmak üzere 3.515 giriş yapmışız, karikatürler, videolar, duyurular&#8230; 37.858 yorum yapılmış, okurlarımızın eline sağlık. Türkiye&#8217;nin gündemi ister istemez konu seçimi üzerinde belirleyici oldu ilk günlerden beri. Laiklik, terör, derin devlet, Kemalizm, milliyetçilik-İslâm uyuşmazlığı&#8230; Gerek makalelere gerekse e-kitaplara gösterilen ilgi bu konuların önemini teyid etti. 5 yılda en çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/dunya.gif"></a>2007&#8242;de başladığımız bu macera sürmekte. Çoğu makale olmak üzere 3.515 giriş yapmışız, karikatürler, videolar, duyurular&#8230; 37.858 yorum yapılmış, okurlarımızın eline sağlık. Türkiye&#8217;nin gündemi ister istemez konu seçimi üzerinde belirleyici oldu ilk günlerden beri. Laiklik, terör, derin devlet, Kemalizm, milliyetçilik-İslâm uyuşmazlığı&#8230; Gerek makalelere gerekse <a href="http://www.derindusunce.org/bedava-kitap-indirin/">e-kitaplara</a> gösterilen ilgi bu konuların önemini teyid etti. 5 yılda en çok okunan makaleler şunlar oldu:</p>
<ol>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/09/16/pkk-ters-giden-nedir-bundan-sonra-nereye/">PKK&#8230; Ters giden nedir? Bundan sonra nereye?</a> (216.298 kez)</li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/07/11/kuresel-isinma-cok-iyi-bir-seydir/">Küresel ısınma çok iyi bir şeydir</a> (183.337 kez)</li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2008/10/08/kemalizm-nedir/">Kemalizm Nedir?</a> (69.144 kez)</li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/11/07/evrimcilerin-ic-hastaliklari/">Evrimcilerin iç hastalıkları</a> (61.832 kez)</li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/08/21/kurtlu-hilal/">Kurtlu hilal</a> (50.820 kez)</li>
</ol>
<p>Son yıllarda sanat ve felsefeye daha fazla ağırlık verdik. Ancak siyaset ve komşu mevzular toplamda hâlâ önemli bir yere sahip. Fikir üretmek ve kaliteli yazılar girmek bizim için öncelikliydi. Ama site istatistiklerini göz ardı etmedik. Bizi kim okuyor? Nerede yaşıyor? Hangi konular/ sayfalar/ kategoriler daha çok ilgi çekiyor? Bu sorular da bizi meşgul etti, ediyor. Alttaki harita site ziyaretlerinin yoğun olduğu saatlerde yapılan bir &#8220;capture&#8221;.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/bayrak.gif"><img class="size-full wp-image-20482 aligncenter" title="bayrak" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/bayrak.gif" alt="" width="230" height="84" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/dunya.gif"><img class="size-full wp-image-20483 aligncenter" title="dunya" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/dunya.gif" alt="" width="495" height="300" /></a></p>
<p>Bayraklar bağlanan ülkeleri, haritadaki noktalar ise şehirleri gösteriyor. Bu haritayı gerçek zamanlı olarak sağ kolonda görebilirsiniz. 2011 Mayıs ayında siteye eklediğimiz bu &#8220;gacet&#8221; 500.000&#8242;e yakın ziyaret ölçmüş. Berlin&#8217;den Kuala Lumpur&#8217;a, Tokyo&#8217;dan Riyad&#8217;a uzanan bir alanda okurlarımızı &#8220;naklen&#8221; takip ediyoruz.</p>
<p>Bunun dışında Google Analytics ve host firmamız sayesinde elde ettiğimiz istatistikleri karşılaştırarak da bazı incelemeler yapıyoruz. Bu rakamları da doğum günümüz vesilesiyle paylaşalım. Derin Düşünce sitesine günde 70-80 bin civarında tekil kullanıcı bağlanıyor. Ayda 7-8 bin e-kitap indiriliyor, bazı aylar bu rakam 12 ila 14 bine çıkabiliyor. Ancak gerçek rakam bunun üzerinde. Zira PDF formatındaki bu kitaplar paylaşım sitelerinde, forumlarda serbestçe paylaşıldığı için toplam okunma/indirilme rakamı elimizde değil. Siteye bağlananların %80-85 kadarı Türkiye&#8217;de yaşıyor. Büyük şehirlerin payı doğal olarak fazla. Türkiye dışında en çok ziyaretçi Almanya, ABD, Fransa, Hollanda, Belçika gibi Türklerin yoğun yaşadığı yerlerden geliyor. Orta Asya ve Arap ülkelerinde belli bir artış var ama toplamda Avrupa&#8217;nın gerisindeler henüz.</p>
<p> Bu vesileyle yıldır bizi yalnız bırakmayan yorumculara ve sessiz okurlara, ve tabi yazarlara teşekkür ediyoruz. Nice 5 yıllara, hep birlikte&#8230;</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/31/derin-dusunce-sitesi-5-yasinda/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/31/derin-dusunce-sitesi-5-yasinda/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İki Mustafa</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/31/iki-mustafa/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/31/iki-mustafa/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 09:49:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[faşizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20474</guid>
		<description><![CDATA[Star Gazetesi yazarı Mustafa Akyol &#8220;‘Gençliğe Hitabe&#8217; de kaldırılmalı&#8220; başlıklı bir makale yazdı. Okumadan önce olumlu ve olumsuz birçok tepki okudum, bunca eleştiri nedendir diye düşünürken aslına ulaştım. Akyol , Milli Güvenlik dersinin kaldırılmasının çok hayırlı bir iş olduğunu, Andımız&#8217;ın da kaldırılması gerektiğini, madde madde çok açık, anlaşılır bir biçimde ifade ediyor. Aynı şekilde kişilik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/yasak.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-20475" title="yasak" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/yasak.jpg" alt="" width="180" height="134" /></a>Star Gazetesi yazarı <a href="http://www.stargazete.com/gazete/yazar/mustafa-akyol.htm">Mustafa Akyol <em>&#8220;‘Gençliğe Hitabe&#8217; de kaldırılmalı</em>&#8220;</a> başlıklı bir makale yazdı. Okumadan önce olumlu ve olumsuz birçok tepki okudum, bunca eleştiri nedendir diye düşünürken aslına ulaştım. Akyol , Milli Güvenlik dersinin kaldırılmasının çok hayırlı bir iş olduğunu, Andımız&#8217;ın da kaldırılması gerektiğini, madde madde <span id="more-20474"></span>çok açık, anlaşılır bir biçimde ifade ediyor. Aynı şekilde kişilik haklarına müdahale etmeden Gençliğe Hitabe&#8217;nin de kaldırılması gerektiğini anlatıyor.</p>
<p>Olumsuz tepkileri hatırlayınca acaba kaçırdığım bir husus mu oldu düşüncesiyle tekrar okudum ancak bunca abartılı tepki verilecek hiç bir hususa rastlamadım. Dahası ilk aklıma gelen Mustafa Akyol&#8217;un ne kadar haklı olduğuydu zira Gençliğe Hitabe metninde Akyol&#8217;un eleştirdiği kısımların hepsinin can bulduğu insanların, bu tepkilerinin nedenlerinden birinin de Gençliğe Hitabe metninden kaynaklanmakta olduğunu düşündüm.</p>
<p>Bir gençlik düşünün, onlara diledikleri gibi düşünme -buna Atatürkçü düşünme biçimi de dâhil- her türlü yolu seçme hakkı tanıyan bir yazarı haksız, sınırsız ve hatta fikirsizce hakaretlerle eleştirsin ancak bu gençlik, kendisine neredeyse bir seçim hakkı bırakmayan tavsiyeler bütününe &#8220;düşünmeksizin&#8221; biat etsin; vallahi ben bu gençliği anlamıyorum!</p>
<p>Öğrenim hayatım boyunca Milli Eğitim müfredatına biat etmedim, canım ne öğrenmek istiyorsa onu öğrendim, ne okumak istediysem onu okudum. Evde bir takım kitaplardan okuduğum gayrı meşru tarih kitapları çok ilgimi çekerken okulda ezbere, kof kibre ve kendini övmeye dayalı İnkılap Tarihi dersi ilgimi çekmemişti. Gerçek olmayan bir tarihi ezberlemek ve sorulara inanmadığım cevaplar vermek ise daha 13 yaşımdayken onuruma dokunmuştu. 13 yaşımdayken bir gün gazeteci yahut yazar olma hayalleri kurmaya başlamıştım, gerçekleri insanlara anlatacaktım ve yazacaktım. Ancak bu hayalleri kurarken bunların bir gün gerçeğe dönüşeceğine hiç mi hiç inanmamıştım; öyle uzaklardı ki&#8230; Bugün hayallerimin gerçek olduğunu görüyorum, bugün bir şeylerin değiştiğini görüyorum, o hayalleri kurduğum aynı odada gerçekleri sizlere yazıyorum. Bugün Mustafa Akyol da bunu yapıyor, 80 yıldır bir şeylerin hayalini kuran ama hayallerini gerçekleştiremeyen, kendi içindeki potansiyeli çürüten gençlerin sesi oluyor. Bu alkışlanası çaba, bu ifade özgürlüğüne verilen destek bir kısmımızın desteğini alırken, bir kısmımızın tepkisiyle karşılaşıyor. Oysaki Akyol savunduklarını kendisi için değil, bu ülke gençliğinin faydasına olacağı için savunuyor ve dahası onlara aksi bir seçeneği savunma hakkı da sunuyor. Ve birileri &#8220;hayrı çağırıyormuşçasına şerri çağırıyor.&#8221;</p>
<p>  Gençliğe Hitabe gençliğe &#8220;bir ihtimal daha yok&#8221; derken, gençliği sınırlarken, Akyol &#8220;bir ihtimal daha var&#8221; diyor. Gerçekten bir ihtimal daha var; o da konuşabileceğimiz bir Türkiye&#8230; Unutmayalım ki konuşulabildiğimiz bir Türkiye demokrasi ölçeğinde; konuşabildiğimiz bir Atatürk demokrasi ölçeğinde değerlendirilir aksi ise diktatöryel bir durum olarak değerlendirilir. Sahi konuşmaktan niçin bu kadar korkuyoruz?</p>
<p>  Bir kesim Gençliğe Hitabe&#8217;yi kendine şiar edinebilir. Kendisi için bunları &#8220;dokunulmaz&#8221; da kılabilir ancak bunları şiar edinmeyenlere dayatamaz ve bugün bu dayatmaya sessiz kalınamaz.</p>
<p>  Mustafa Kemal Atatürk ile hiç kimseyi kıyaslamadan diyorum ki: Mustafa Kemal Atatürk sizin için çok önemli bir şahsiyet olabilir, onu &#8220;Yurdumuzu düşmanlardan kurtardı&#8221; düşüncesiyle çok sevebilirsiniz ama şunu da kabul edin iki Mustafa&#8217;dan biri olan Mustafa Akyol da &#8220;zihinleri düşmanlardan kurtarıyor&#8221; bırakalım yapsın. Zira zihin düşünmek için vardır, düşünmemek ise zihnin düşmanıdır, düşünmemek insanın kendine yaratılış gayesine aykırı davranmasıdır. Yıllarca &#8220;düşünme, konuşma&#8221; denilen bir ülkede birileri çıkıyor ve &#8220;düşün, konuş&#8221; diyor, bundan daha güzel ne ola ki?</p>
<p>   <strong>Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcut değildir, zaten kan bir asalet belirleyici değildir</strong>. <strong>Muhtaç olduğumuz kudret aklımızda ve vicdanımızda mevcuttur, lütfen tüketmekten çekinmeyelim.</strong></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/31/iki-mustafa/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/31/iki-mustafa/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Referandum Türkiye&#8217;yi değil insanları bölmektir!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/referandum-turkiyeyi-degil-insanlari-bolmektir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/referandum-turkiyeyi-degil-insanlari-bolmektir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 19:01:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20448</guid>
		<description><![CDATA[BDP&#8217;nin Referendumu ilaç mı yoksa zehir mi? Liberaller bile uyandı artık! (BK)
&#8221; [...]
1. Kurulacak devletin sınırları nasıl ve neye göre belirlenecek? Bu konudaki anlaşmazlıklarda kim hakem olacak? Hiç kimsenin nüfus kağıdında Kürt ya da Türk yazmadığına göre, kimler oy kullanacak bu referandumda? Çizilen Kürdistan sınırları içinde doğanlar mı? O sınırlar içinde yaşayanlar mı? Anadili Kürtçe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/bdp-referandum.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-20451" title="bdp-referandum" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/bdp-referandum.jpg" alt="" width="280" height="280" /></a>BDP&#8217;nin Referendumu ilaç mı yoksa zehir mi? Liberaller bile uyandı artık! (BK)</strong></p>
<p><em>&#8221; [...]</em></p>
<p><em><strong>1.</strong> Kurulacak devletin sınırları nasıl ve neye göre belirlenecek? Bu konudaki anlaşmazlıklarda kim hakem olacak? Hiç kimsenin nüfus kağıdında Kürt ya da Türk yazmadığına göre, kimler oy kullanacak bu referandumda? Çizilen Kürdistan sınırları içinde doğanlar mı? O sınırlar içinde yaşayanlar mı? Anadili Kürtçe olanlar mı? Yoksa kendini Kürt olarak beyan edenler mi? </em></p>
<p><em><strong>2.</strong> Hadi, beyan esas alındı diyelim; Kürt anadan Türk babadan doğanlar (ya da tersi); dörtte bir, sekizde bir oranında Kürt olanlar kendilerini ne sayacaklar? </em></p>
<p><em><strong>3.</strong> Eğer oylama belli bir coğrafi bölgeyle sınırlanacaksa, o bölge dışında yaşayan Kürtler&#8217;in iradeleri hiçe sayılmış olmayacak mı? </em></p>
<p><em><strong>4.</strong> Kürtler&#8217;e &#8220;Türkler&#8217;le ayrı mı yoksa birlikte mi yaşamak istiyorsun&#8221; sorusu soruluyorsa, hakkaniyet gereği, aynı sorunun Türkler&#8217;e de sorulması gerekmeyecek mi? </em></p>
<p><em><strong>5.</strong> Sandıklar Kürtler&#8217;in &#8220;birlikte yaşamak&#8221; istediğini ortaya koyarken Türkler&#8217;den ayrı yaşama isteği çıkarsa o zaman ne olacak? </em></p>
<p><em><strong>6.</strong> Sandıktan ayrılma çıkarsa, nüfus mübadelesi mi yapılacak? Nüfus mübadelesine kalkışılırsa, acaba kaç yüz bin aile parçalanacak? </em></p>
<p><em><strong>7.</strong> Bu parçalanmanın yol açtığı sosyal, ekonomik ve psikolojik yıkıntıyla nasıl baş edilecek?</em></p>
<p><em>Bunlara, benim şu anda aklıma gelmeyen ya da öngöremediğimiz binlerce soruyu da ekleyin. [...] &#8220;</em> <a href="http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/179822-ayri-devlet-2-makalesi.aspx" target="_blank">TAMAMI</a> </p>
<p> </p>
<p>… Bu konuda okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/30/referandum-turkiyeyi-degil-insanlari-bolmektir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/referandum-turkiyeyi-degil-insanlari-bolmektir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Siyasi baskıyla ilan toplanıyor, gerçek tirajlar saklanıyor</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/siyasi-baskiyla-ilan-toplaniyor-gercek-tirajlar-saklaniyor/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/siyasi-baskiyla-ilan-toplaniyor-gercek-tirajlar-saklaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 16:04:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[Basın Özgürlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20469</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Ya başka bir iş alıyorsun ya da siyasi baskıyla ilan topluyorsun. Yani, satış aracılığıyla halk ödemiyor. Türkiye&#8217;de reytingler konuşuluyor ama gazete tirajları sorgulanmıyor. Gerçek satışlar ile gösterilen tirajlar gözetildiği zaman bir zarar ortaya çıkıyor. O zararı kim, neden ödüyor&#8230; Bu soruyu araştırmak gerek&#8230; O zaman yaşanan berraklaşır. [...] Örneğin, Şike Yasası. Vicdan sahibi, ilkeli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Ya başka bir iş alıyorsun ya da siyasi baskıyla ilan topluyorsun. Yani, satış aracılığıyla halk ödemiyor. Türkiye&#8217;de reytingler konuşuluyor ama gazete tirajları sorgulanmıyor. Gerçek satışlar ile gösterilen tirajlar gözetildiği zaman bir zarar ortaya çıkıyor. O zararı kim, neden ödüyor&#8230; Bu soruyu araştırmak gerek&#8230; O zaman yaşanan berraklaşır. [...] Örneğin, Şike Yasası. Vicdan sahibi, ilkeli bir insanın kabul edebileceği bir şey değildi. </em><em>Van</em><em>&#8216;da 70 bin kişi hâlâ bu soğukta çadırlarda yaşıyor. &#8220;Yeni </em><em>Türkiye</em><em>&#8221; propagandasıyla uyuşmayan her tablonun gündemdeki yeri düşüyor. Milletvekillerinin emeklilik maaşlarının artırılmasından ziyade, düzenlemenin çok sinsi bir şekilde gece yasalaşması yine gündemden düşürüldü. Mesela </em><em>Deniz Feneri</em><em> bir tabudur&#8230; </em><em>Hrant Dink</em><em> cinayetinin 5 yıl süren dava seyri, bu konuda üstünde şüphe olan bütün bürokratların terfi ettirilmesi ya da iktidar partisinden siyasete atılması&#8230; Bunların üzerine gidilmesini istemeyen bir ileri demokrasi olabilir mi? &#8230;&#8221; </em><a href="http://t24.com.tr/akpye-yakin-gazeteler-siyasi-baskiyla-ilan-topluyor/haber/194727.aspx" target="_blank"><em>TAMAMI</em></a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/nouvelle-image.bmp" alt="" width="125" height="180" /></span></a>Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Habercilik, savcılık, komiklik, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları <strong>derinlemesine irdelemesi</strong> ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini <strong>eğlendirebilmesi</strong>… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda <strong>“gazeteci gibi”</strong> gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/30/siyasi-baskiyla-ilan-toplaniyor-gercek-tirajlar-saklaniyor/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/siyasi-baskiyla-ilan-toplaniyor-gercek-tirajlar-saklaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Salaam Sinema (Mohsen Makhmalbaf)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/salaam-sinema-mohsen-makhmalbaf/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/salaam-sinema-mohsen-makhmalbaf/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 15:00:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<category><![CDATA[İran sineması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20466</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed name="tvnet.tv.tr" width="200" height="163" allowfullscreen="true" src="http://tvnet.tv.tr/player.swf" flashvars="file=http://tvnet.tv.tr/flv/9811.flv&#038;image=http://tvnet.tv.tr/flv/resim/film_seridi812c4ee9-2901-46cd-b4b1-be6c8a69d39b.jpg");" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://get.adobe.com/flashplayer/"></embed></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/30/salaam-sinema-mohsen-makhmalbaf/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/salaam-sinema-mohsen-makhmalbaf/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

