<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; Ulusalcılık</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/ulusalcilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Leyla Zana&#8217;ya hapis</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 May 2012 09:36:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=22028</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Çeşitli tarihlerde yaptığı 9 konuşma nedeniyle hakkında dava açılan Diyarbakır bağımsız Milletvekili Leyla Zana, 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.&#8221;
 
&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler
Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;Çeşitli tarihlerde yaptığı 9 konuşma nedeniyle hakkında dava açılan Diyarbakır bağımsız Milletvekili Leyla Zana, 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.&#8221;</em></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a>  </strong></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürt kimliği daha ne kadar sömürülebilir?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 21:53:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21926</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;BDP Kadın Meclisi&#8217;nin, Diyarbakır ve Ankara&#8217;da teröristbaşı Öcalan için düzenlemek istediği programı, valilik yasakladığı için polis eyleme izin vermedi. Yasağa rağmen Diyarbakır&#8217;da yürüyüş düzenleyeceğini belirten BDP ise yeterli kalabalığı toplayamaması üzerine yürüyüşte ısrar etmedi.BDP, bir hafta önce açıkladığı ‘Öcalan&#8217;a özgürlük için oturma nöbeti&#8217; eylemini, İçişleri Bakanlığı, demokratik çözüm çadırlarındaki eylemleri hatırlatarak yasaklamıştı. Bakanlığın açıklamasına rağmen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/bdp-pkk-kurtsuz_kurt_hareketi.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21928" title="bdp-pkk-kurtsuz_kurt_hareketi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/bdp-pkk-kurtsuz_kurt_hareketi.jpg" alt="" width="220" height="284" /></a>&#8220;BDP Kadın Meclisi&#8217;nin, Diyarbakır ve Ankara&#8217;da teröristbaşı Öcalan için düzenlemek istediği programı, valilik yasakladığı için polis eyleme izin vermedi. Yasağa rağmen Diyarbakır&#8217;da yürüyüş düzenleyeceğini belirten BDP ise yeterli kalabalığı toplayamaması üzerine yürüyüşte ısrar etmedi.</em><em>BDP, bir hafta önce açıkladığı ‘Öcalan&#8217;a özgürlük için oturma nöbeti&#8217; eylemini, İçişleri Bakanlığı, demokratik çözüm çadırlarındaki eylemleri hatırlatarak yasaklamıştı. Bakanlığın açıklamasına rağmen yürüyeceğini belirten BDP&#8217;lilere, Diyarbakır ve Ankara&#8217;da polis izin vermedi. BDP ise Diyarbakır&#8217;ın Bağlar ilçesindeki Özgür Yurttaş Derneği&#8217;nin önünden, Batıkent&#8217;e kadar yürüdükten sonra özgürlük nöbeti tutacağını belirtti.&#8221;</p>
<p></em><a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/05/14/apo-eylemine-halk-ragbet-gostermeyince.html" target="_blank">TAMAMI</a> </p></blockquote>
<p><em></em></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/">PKK’lıları affetmek</a>)</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="129" height="193" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“…PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler…” </em></p>
<p>Böyle diyordu Emre Uslu. Haklıydı. Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank">Türkiye bölünür mü?</a></strong></p>
<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="alignright" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="136" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız nedense.</p>
<div class="entry">
<p> <em>“<strong>Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong></em> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong> demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor:</p>
<ul>
<li>Kürtler ne istiyor?</li>
<li>Türkiye’nin bütünlüğü silahla mı korunur?</li>
<li>İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti?</li>
<li>PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı?</li>
<li>Bir federasyon çözüm olabilir mi?</li>
<li>İslâm ne kadar birleştirici olabilir Kürt ve Türk milliyetçiliği karşısında?</li>
</ul>
<p>Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a bölücü terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267  sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a></div>
</div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bu kez kendimizden özür dilesek?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/22/bu-kez-kendimizden-ozur-dilesek/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/22/bu-kez-kendimizden-ozur-dilesek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2012 21:12:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[1915]]></category>

		<category><![CDATA[Ermeniler]]></category>

		<category><![CDATA[Resmî Tarih]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[resmi ideoloji]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21596</guid>
		<description><![CDATA[1915&#8242;te Ermenilerin yaşadıkları kimine göre bir soykırım, kimine göre tehcir, kimine göre büyük felaket&#8230; Konu &#8220;olayın gerçeği nedir?&#8221; niyetiyle incelenmediğinden ne sadece tehcir diyerek buna son verebiliyoruz ne de soykırım olup olmadığı kabul edebiliyoruz. Elimizde en fazla &#8220;Büyük Felaket&#8221; başlığı kalıyor.
  &#8220;Ermeni Soykırım&#8217;ı var mıdır, yok mudur?&#8221; başlığında toplumun çok az bir kesimi soykırımı kabul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://4.bp.blogspot.com/-dkoyfSH4r_Y/TddJKbYXjcI/AAAAAAAAAIc/yCNmbUGUguo/s1600/man-statue-sad-wrong-ashamed.jpg" alt="" width="151" height="197" />1915&#8242;te Ermenilerin yaşadıkları kimine göre bir soykırım, kimine göre tehcir, kimine göre büyük felaket&#8230; Konu &#8220;olayın gerçeği nedir?&#8221; niyetiyle incelenmediğinden ne sadece tehcir diyerek buna son verebiliyoruz ne de soykırım olup olmadığı kabul edebiliyoruz. Elimizde en fazla &#8220;Büyük Felaket&#8221; başlığı kalıyor.</p>
<p>  &#8220;Ermeni Soykırım&#8217;ı var mıdır, yok mudur?&#8221; başlığında toplumun çok az bir kesimi soykırımı kabul ediyor, bir kesimi büyük felaket olarak tanımlıyor ama büyük bir kesimi 1915&#8242;teki katliama &#8220;katliam değil tehcirdi&#8221; diyor ve iddiaları reddediyor. Ve Ermeni katletmek halen derin devlet zihniyetine sahip olanlar tarafından gereklilik olarak görülebiliyor merak edenler henüz aydınlanmamış, &#8220;örgüt var ama delil yok&#8221; kuyusuna atılmış Hrant Dink cinayetine bakabilir&#8230; Bununla yetinmeyenler &#8220;Hocalı Katliamı&#8221;nın bir acıyı anma merasimi yerine nasıl Ermenilere karşı nefret söylemi (&#8221;Hepiniz p.çsiniz&#8221; pankartı) geliştirme <span id="more-21596"></span>yerine döndüğüne bakabilirler. Yani toplumun bir kesimi İttihat ve Terakki zihniyetinin katlettiği Ermenilere karşı vicdanını temize çekme gereğini düşünmek şöyle dursun Ermenilerden nefret etme görevini başarıyla sürdürüyor.</p>
<p>  Ben bir tarihçi değilim ve haddimi aşmak istemem &#8220;Ermeni Soykırımı oldu mu, olmadı mı?&#8221; net bir fikre sahip değilim ancak 1915 Olaylarının bir tehcirden çok daha fazlası olduğundan, belgelere, çalışmalara bakarak emin olabiliyorum. Açıkçası konuyla ilgili çalışmalara baktığımda büyük felaket ve hatta fazlası olduğunu düşünüyorum. Elbet konuyla ilgili bir otorite olmadığımdan düşüncem sadece beni bağlıyor ve bir belge-delil niteliği taşımıyor.</p>
<p>  Tüm bunlar olurken &#8220;Ermeni Soykırımı olmuş/olmamıştır&#8221; tartışmasına girmek yerine -bunu önemsemediğimden değil tabi- aklım ve vicdanım başka şeye odaklanıyor: Bu ülke neden araştırmadan, bilmeden, Yusuf Halaçoğlu zihniyetini aşamadan İttihat ve Terakki zihniyeti mirasına sahip çıkıyor? Neden yani&#8230; Kardeşim, reddi miras diye bir şey var, sana vebâl, yük, ağırlık bırakmayan bir şey, neden o kirli mirası devralıyorsun? Cidden ama cidden bunu hiç mi hiç anlamıyorum? Yeri geldiğinde, lüzumlu gördüğünde kendini halkını katletmekten (Dersim&#8217;de Alevileri, Diyarbekir&#8217;de Müslüman Kürtleri, Şapka Devriminde Müslüman Türkleri) dâhi çekinmeyen bir zihniyet, Ermenileri hemen hemen bir asır önce katletmişse bu inanılamaz bir şey mi? Hadi inanmıyorsun, o vakit seni &#8220;bilmeden&#8221; inkâra ve bu mirası devralmaya iten şey nedir, bunu hiç düşündün mü?</p>
<p>  Vaktiyle bir gurup Türkiyeli insan bir araya gelmişti ve 1915 Olaylarıyla ilgili &#8220;Özür Diliyorum&#8221; kampanyası ile şu metni yayımlamıştı:</p>
<p>&#8220;<strong>1915&#8242;te Osmanlı Ermenileri&#8217;nin maruz kaldığı Büyük Felâket&#8217;e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. </strong></p>
<p><strong>Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum</strong>.&#8221;</p>
<p>  Tepeden konuşmak hem sorumsuzluk hem de ayıp bir şey bu nedenle tepeden konuşuyor havası oluşturmak istemiyorum. Yazdıklarımın 1915 Olaylarını inkâr edenlere &#8220;Kabul et kurtul!&#8221; yahut Ermeni Soykırımını kabul edenlere &#8220;Öldürdük ama geçmişte kaldı, geçti, gitti.&#8221; sorumsuzluğu ifade etmesini de istemiyorum bu nedenle bu yıl 24 Nisan&#8217;da yani 1915 Olaylarının yıldönümünde Ermenilerden önce kendimizden &#8220;özür dilememiz&#8221; gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>  1915&#8242;te yaşanan büyük felaket, katliam gerçeğini yek şüphe payesi bırakmadan inkâr edenler, bu ezbere dayalı, üzeri inkâr ile geçiştirilen gerçeklere kayıtsız kalabiliyorlarsa bence Ermenilerden önce vicdanlıklarına ve insanlıklarına zulmettikleri için kendilerinden özür dilemeliler.</p>
<p>  Kıymetli ağbim Cafer Solgun Türkiye&#8217;nin sorunlarının çözümü için &#8220;Yüzleşme&#8221; gereğini ifade eder. Türkiye&#8217;nin normal şartlara ulaşması için ötekiyle (Müslüman-Türk-Sünni olmayan Aleviler, Ermeniler, Kürtler) acılarımız noktasında &#8220;yüzleşmemiz&#8221; gereğini vurgular, çok doğru bir şeyin altını çizmektedir. Ben de kendisine öykünerek &#8220;helalleşelim, helalleşelim ki üzerimizde vebâl kalmasın&#8221; demeye gayret ederim. Ancak ülkemin geçmişinden bu gününe şöyle bir baktığımda ortak acılarımız noktasında ötekilerden önce kendimizle yüzleşmemiz gerektiğine ikna oldum, kendimizden özür dileyip, kendimizle yüzleşmedikçe hiçbir şey normal olmayacak gibi ne dersiniz? Belki bir gün sıra Ermenilere de gelir&#8230;</p>
<p>  Kendi aciz canım adına; ülkemin tarihindeki mevcut acılara fiili olarak bulaşmamış olabilirim ancak onlar bir şekilde benim tarihimin bir parçası bu nedenle Ermenilerden katliam için, geride kalan yetim evlatları için, geride kalan malları ve mülkleri için teker teker helâllik istiyorum. Helâllik istiyorum, haklarını helâl etmelerini diliyorum zira bir Müslüman olarak benim için haklarını helâl etmelerini istemek kıymetli bir eylem olan özür dilemekten çok daha derin bir mana içeriyor, lütfen hakkınızı helâl edin.</p>
<p> </p>
<p>&#8230; E-Kitap okumak için&#8230;</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/ermeniler-ve-turkler.pdf" target="_blank"><strong>Ermeniler ve Türkler</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/ermeniler-ve-turkler.pdf" target="_blank"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-9734" title="ermeniler_turkler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/ermeniler_turkler.jpg" alt="" width="136" height="193" /></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Ermeni kimliği var oldukça 1923 model Türk kimliği bozuk bir makine gibi gıcırdamaya devam edecek. [...] Neden bize bu kadar benziyorlar? Pastırması, sucuğu, yaprak dolması, müziğiyle, gelenekleri, ailelerine bağlı oluşlarıyla bir de Türk’ten daha fazla Türk mü onlar? Yoksa bu mu bizi sinir eden? [...] Artık Anadolu insanının %100 safkan Türk olmadığını, tersine bütün bu etnik unsurların karışımı ve mirasçısı olduğunu idrak etme vakti gelmedi mi? Artık TEK BİR “BİZ” olduğunu, atalarımızın bir kısmının Kürt, diğer bir kısmının Rum, Gürcü, Arap, hatta ve hatta Ermeni olduğunu idrak etmemiz gerekmiyor mu? <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/ermeniler-ve-turkler.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/22/bu-kez-kendimizden-ozur-dilesek/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/22/bu-kez-kendimizden-ozur-dilesek/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında suç duyurusu!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/29/icisleri-bakani-idris-naim-sahin-hakkinda-suc-duyurusu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/29/icisleri-bakani-idris-naim-sahin-hakkinda-suc-duyurusu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Feb 2012 14:00:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ermeniler]]></category>

		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20870</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, &#8220;Katil Ermeni&#8221;, &#8220;Hepiniz Ermenisiniz, hepiniz piçsiniz&#8221; gibi ırkçı, nefret içerikli pankartların taşındığı, sloganların atıldığı İstanbul Taksim&#8217;deki Hocalı Katliamı&#8217;nı anma eylemini tertip eden komite ve eyleme katılarak konuşma yapan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında suç duyurusunda bulundu. Halkevleri ise Ermenilerin hedef gösterildiği bir mitingde millliyetçilik ve ırkçılık içerikli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/ermenilere_dokunma.jpg"><em><img class="alignright size-medium wp-image-9111" title="ermenilere_dokunma" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/ermenilere_dokunma-161x300.jpg" alt="" width="161" height="300" /></em></a><em>&#8220;&#8230; İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, &#8220;Katil Ermeni&#8221;, &#8220;Hepiniz Ermenisiniz, hepiniz piçsiniz&#8221; gibi ırkçı, nefret içerikli pankartların taşındığı, sloganların atıldığı İstanbul Taksim&#8217;deki Hocalı Katliamı&#8217;nı anma eylemini tertip eden komite ve eyleme katılarak konuşma yapan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında suç duyurusunda bulundu. Halkevleri ise Ermenilerin hedef gösterildiği bir mitingde millliyetçilik ve ırkçılık içerikli bir konuşma yaptığı için Bakan İdris Naim Şahin hakkında kamu davası açılmasını istedi.</p>
<p>Türk Ceza Kanunu&#8217;nun &#8220;Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama&#8221;yla ilgili 216. Maddesi&#8217;yle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin &#8220;Ayrımcılık Suçu&#8221;nu tanımlayan 14. Maddesi&#8217;ne dayanarak dün, Çağlayan Adliyesi&#8217;ne İHD tarafından yapılan suç duyurusunda şu ifadeler kullanıldı: &#8220;Söz konusu mitingde yapılan konuşmalar ve atılan sloganlar ile taşınan pankartlar, bir halkın acısını anmaktan çok, büyük acı çekmiş bir başka halka ve onun etnik kimliğine saldırı ve aşağılama şeklinde gerçekleşmiştir.&#8221; </em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/ermenilere_dokunma.jpg" target="_blank"><em>TAMAMI</em></a></p></blockquote>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/29/icisleri-bakani-idris-naim-sahin-hakkinda-suc-duyurusu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/29/icisleri-bakani-idris-naim-sahin-hakkinda-suc-duyurusu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hrant Dink&#8230; İnsanlar Ölür, Fikirler Ölmez</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/27/hrant-dink-insanlar-olur-fikirler-olmez/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/27/hrant-dink-insanlar-olur-fikirler-olmez/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2012 14:00:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ermeniler]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19185</guid>
		<description><![CDATA[ 
 
&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;
  Ermeniler ve Türkler



Ermeni kimliği var oldukça 1923 model Türk kimliği bozuk bir makine gibi gıcırdamaya devam edecek. [...] Neden bize bu kadar benziyorlar? Pastırması, sucuğu, yaprak dolması, müziğiyle, gelenekleri, ailelerine bağlı oluşlarıyla bir de Türk’ten daha fazla Türk mü onlar? Yoksa bu mu bizi sinir eden? [...] Artık Anadolu insanının %100 safkan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <iframe width="300" height="233" src="http://www.youtube.com/embed/Ualde25hhd0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">  <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/ermeniler-ve-turkler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Ermeniler ve Türkler</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/ermeniler-ve-turkler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-9734" title="ermeniler_turkler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/ermeniler_turkler.jpg" alt="" width="136" height="193" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;">Ermeni kimliği var oldukça 1923 model Türk kimliği bozuk bir makine gibi gıcırdamaya devam edecek. [...] Neden bize bu kadar benziyorlar? Pastırması, sucuğu, yaprak dolması, müziğiyle, gelenekleri, ailelerine bağlı oluşlarıyla bir de Türk’ten daha fazla Türk mü onlar? Yoksa bu mu bizi sinir eden? [...] Artık Anadolu insanının %100 safkan Türk olmadığını, tersine bütün bu etnik unsurların karışımı ve mirasçısı olduğunu idrak etme vakti gelmedi mi? Artık TEK BİR “BİZ” olduğunu, atalarımızın bir kısmının Kürt, diğer bir kısmının Rum, Gürcü, Arap, hatta ve hatta Ermeni olduğunu idrak etmemiz gerekmiyor mu? <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/ermeniler-ve-turkler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/27/hrant-dink-insanlar-olur-fikirler-olmez/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/27/hrant-dink-insanlar-olur-fikirler-olmez/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürd yine başrolü Türk’e kaptırdı&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 04:00:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20774</guid>
		<description><![CDATA[
Sunuş: 
&#8220;&#8230;PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler&#8230;&#8221;  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><em></em></div>
<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/pkk_kck_kurtler.jpg"><img class="size-full wp-image-20775 alignright" title="pkk_kck_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/pkk_kck_kurtler.jpg" alt="" width="244" height="148" /></a>Sunuş:</em></strong><em> </em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230;PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler&#8230;&#8221;  </em></p>
<p><em>Böyle diyordu Emre Uslu. Gerçekten de Türk&#8217;ün Türk&#8217;ü korkutma tarihi öcülerle dolu: Tesettürlü kızlar Türkiye&#8217;yi İran yapacaktı, solcular ise Moskova&#8217;ya satacaktı bizi. Ermeniler vatanımızı bölecekti. Misyonerler yüzünden hepimiz Hristiyan olacaktık. Yahudi iş adamları Hatay&#8217;da arazi alarak &#8220;Büyük İsrail&#8217;i&#8221; kuruyordu. Kahraman(?) Türk milleti <span id="more-20774"></span>korkudan tir tir titredi onyıllarca.</em></p>
<p><em>Bu korku tünelinde Kürd&#8217;e de bir öcü rolü düştü. Ama tehdit oluşturmak şöyle dursun tehdit ve eziyetin menzilinde kaldı o. Ana dili yasaklandı. İşkence gördü. Bir yanda PKK bir yanda devlet. MİT&#8217;in KCK&#8217;ya soktuğu ajanlar, JİTEM ve PKK&#8217;nın idam ettiği genç hayatlar&#8230; Kürd&#8217;e dair ne varsa hep &#8220;ötekilerin&#8221; hep Kürd olmayanların konuştuğu acımasız bir dünya. Türk&#8217;ün Türk&#8217;ü korkutma filminde diğer figüranların arasında bir figüran oldu Kürd. Esas rolü hep başkalarına kaptırdı. Bugün güya Kürd adına siyaset yapan vekiller bile Kürd&#8217;ün isteklerini, ihtiyaçlarını hesaba katmıyorlar. Kürd onlar için kullanılıp atılacak bir yakıt, partinin balonunu yükseltmek için feda edilebilecek bir kum torbası&#8230;</em></p>
<p> <em>Devletin PKK&#8217;yı ve KCK&#8217;yı kullanmasıyla ilgili gerçekler, PKK&#8217;nın kıydığı hayatlar ortaya çıktıkça akıllara hep aynı soru geliyor: Kürd ne zaman kendi hayatının baş rolünü oynayacak? Ne zaman Kürd&#8217;ü araç değil amaç olarak gören siyasetçilerle tanışacağız? İlginç görünen iki haberi paylaşmak istiyorum bu sabah. (MY)</em></p>
<p> </p>
<p style="padding-left: 30px;"> &#8221;&#8230;1974&#8242;ten itibaren 10 bin kişi PKK tarafından infaz edildi. Hâlen KCK/PKK&#8217;nın sözde mahkemelerinde yargılanıp infaz edilenler var [...] İlginç olan; teröristlerden 8&#8242;inin kendi el bombalarını patlatarak ölmesiydi. Çünkü güvenlik güçlerine teslim olmak istemeleri üzerine PKK&#8217;nın Erzurum sorumlusu ‘Peri-Mahir&#8217; kod adlı Haşim Kaya (çatışmada öldü) kendilerini silahla tehdit etmiş ve el bombalarını patlattırarak intihar etmelerini sağlamıştı [...] Örneğin 1997 kışında Cemil Bayık&#8217;ın sorumlu olduğu Zap ve Garı kamplarında 20 kişi infaz edildi. Örgüt 1999&#8242;da Apo&#8217;nun idamına karşı çıkarken bile iç bünyede pek çok idam kararları verdi ve infaz yaptı&#8230;&#8221; <a href="http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-31870-faili-mechullerde-pkk-jitem-ortak.html" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p style="padding-left: 30px;"> &#8221;&#8230;Bölgedeki aşiretlere göre, Türkiye ile sorunlar yaşayan Beşşar Esed yönetimi, PKK ile anlaştı. Çünkü, Kürtleri etkisizleştirerek toplumsal muhalefetin gücünü kırmayı hedefliyor. Terör örgütü de, bunun üzerine çok sayıda militanını Kandil&#8217;den Suriye&#8217;ye kaydırdı. Aynı kaynaklar, Geleceğin Hareketi Partisi&#8217;nin lideri Meşal Fazıl Temo&#8217;nun öldürülmesinin ardından, bölgenin en büyük aşiret liderlerinden Abdullah Bedro&#8217;nun da geçen ay evinde saldırıya uğradığını hatırlatıyor. Eylemi önce üstlenmeyen PKK, saldırı sırasında örgütün üst düzey yöneticisi Xebat Derik&#8217;in öldüğü anlaşılınca geri adım atmıştı&#8230;&#8221; <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1246557&amp;title=suriyenin-kucak-actigi-pkk-yol-kontrollerine-basladi" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p><a title="Permanent Link to Dikkat Kitap: Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/09/15/dikkat-kitap-asimilasyon-ile-siddet-kiskacinda-ulusalci-kurtler/"><span style="color: #000000;"><strong>Dikkat Kitap: Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</strong></span></a></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="152" height="209" /></span></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/"><span style="color: #0066cc;">PKK’lıları affetmek</span></a>)</p>
<p>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p> Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK ve Ergenekon: Bitmeyen gölge oyunu</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 12:51:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20333</guid>
		<description><![CDATA[

PKK&#8217;nın 1980 yılından 1999&#8242;a kadar Suriye&#8217;nin kontrolünde olduğunu belirten Burkay, Öcalan&#8217;ın kendisine Hafız Esed&#8217;ın kardeşine bağlı olduklarını söylediğini, bu kişiyle iki kez birlikte görüştüklerini anlattı. 1999&#8242;da yakalanan Öcalan&#8217;ı 12 yıl boyunca Ergenekon&#8217;a bağlı paşaların yönlendirildiğini kaydeden Burkay, teröristbaşının tutuklandıktan sonra PKK güçlerini sınırın güneyine çekmek istediğini ancak bir komutanın, &#8220;En azından 500&#8242;ü içeride kalsın, belki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em></em></p></blockquote>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/pkk_ergenekon_karagoz_manipulasyon.jpg"><img class="size-full wp-image-20335 aligncenter" title="pkk_ergenekon_karagoz_manipulasyon" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/pkk_ergenekon_karagoz_manipulasyon.jpg" alt="" width="297" height="256" /></a></em></p>
<blockquote><p><em>PKK&#8217;nın 1980 yılından 1999&#8242;a kadar Suriye&#8217;nin kontrolünde olduğunu belirten Burkay, Öcalan&#8217;ın kendisine Hafız Esed&#8217;ın kardeşine bağlı olduklarını söylediğini, bu kişiyle iki kez birlikte görüştüklerini anlattı. 1999&#8242;da yakalanan Öcalan&#8217;ı 12 yıl boyunca Ergenekon&#8217;a bağlı paşaların yönlendirildiğini kaydeden Burkay, teröristbaşının tutuklandıktan sonra PKK güçlerini sınırın güneyine çekmek istediğini ancak bir komutanın, <strong>&#8220;En azından 500&#8242;ü içeride kalsın, belki bize lazım olur.&#8221;</strong> diyerek karşı çıktığını kaydetti. Burkay, 2004 yılına kadar neredeyse silah bırakma durumuna gelen örgütün, darbe planlarının yapıldığı bu dönemde yeniden eylemlerine başladığını kaydetti. Kemal Burkay, PKK&#8217;nın Türkiye&#8217;nin yanı sıra Avrupa&#8217;da da Kürtlere karşı suç işlediğini vurgularken, &#8220;Birçok Kürt siyasetçi ve aydın Avrupa&#8217;da PKK tarafından öldürüldü. O yıllarda Avrupa&#8217;daki Türkiye karşıtı muhaliflere PKK&#8217;nın yanı sıra Abdullah Çatlı tarafından da suikastlar oluyordu.&#8221; diye konuştu. PKK ile uzlaşmanın bugün bile çok zor olduğuna vurgu yapan Kürt siyasetçi, Öcalan&#8217;ın tutuklandıktan sonra Ergenekon&#8217;un kontrolünde olduğunu, bu süreçte silahları bırakmayı çok düşündüğünü ancak Ergenekon&#8217;un buna izin vermediğini savundu. Burkay, &#8220;Şimdi birileri bizi devlet siyaseti yapmakla suçluyor. PKK ile Ergenekon arasındaki ilişkiyi gizlemeye çalışıyorlar. Silahlı mücadelenin faydası yok. BDP dışındaki Kürt siyasi hareketlerine de olanak verilmeli&#8221; dedi.</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1231227&amp;title=pkkyi-derin-devlet-kurdu-apoyu-ergenekon-yonetti" target="_blank">TAMAMI</a><br />
 <br />
 </p></blockquote>
<p>… Bu konuda okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hrant Dink&#8217;in (gerçek) katili bulunsaydı Uludere katliamı engellenebilir miydi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/14/hrant-dinkin-katili-bulunsaydi-uludere-katliami-engellenebilir-miydi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/14/hrant-dinkin-katili-bulunsaydi-uludere-katliami-engellenebilir-miydi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 01:20:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>

		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20275</guid>
		<description><![CDATA[19 ocak&#8217;a 5 gün kaldı. Hrant Dink&#8217;in öldürülmesi ve ardından oynanan adalet komedisi. Farkında mısınız hâlâ ağır bedeller ödüyoruz. Çünkü bu davada Türk Adaleti&#8217;nin adaletsizliği sahnelendi. Bir ilk değildi tabi son da olmadı. Ama bu cinayetin üzerini kaplayan sis perdesi ile zalimlere yüksek sesle bir müjde verildi: &#8220;Türk, Kürt, Ermeni, Alevî demeden istediğiniz zaman, istediğiniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/hirant_dink.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-10974" title="hirant_dink" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/hirant_dink.jpg" alt="" width="161" height="230" /></a>19 ocak&#8217;a 5 gün kaldı. Hrant Dink&#8217;in öldürülmesi ve ardından oynanan adalet komedisi. Farkında mısınız hâlâ ağır bedeller ödüyoruz. Çünkü bu davada Türk Adaleti&#8217;nin adaletsizliği sahnelendi. Bir ilk değildi tabi son da olmadı. Ama bu cinayetin üzerini kaplayan sis perdesi ile zalimlere yüksek sesle bir müjde verildi: <strong><em>&#8220;Türk, Kürt, Ermeni, Alevî demeden istediğiniz zaman, istediğiniz kadar insan öldürebilirsiniz. Kimse kılınıza dokunamaz!&#8221;</em></strong></p>
<p> Zalimlerin, zulümün önünde hâlâ <strong>&#8220;güzel günler&#8221;</strong> olduğunu ilân ettik dünyaya. Kimi istersek suçlayalım : AKP ya da TBMM&#8217;nin tamamı. Türk polisi. Ergenekon, ulusalcı basın. Hatta halka bulaşmış o <strong>&#8220;Türklük kibiri&#8221;</strong> o pis ırkçılık, kan, soy üstünlüğü saplantısı&#8230; ( Bkz. <a href="http://www.derindusunce.org/2007/11/17/o-gun-bebek-nasil-katil-oldu/">O Gün Bebek Nasıl Katil Oldu?</a>)</p>
<p> Masum bir insanın ölümünden önce insanlığımızı öldürdük. Eğer &#8220;bir insan öldü&#8221; diyenlerin sesi &#8220;bir Ermeni öldü&#8221; diyenlerden daha güçlü çıkabilseydi, eğer Adalet bu topraklarda tecelli edebilseydi&#8230; Uludere&#8217;de mazot taşıyan garibanları öldürmek bu kadar kolay olmazdı.</p>
<p> 19 ocak yaklaşıyor. 5 gün kaldı&#8230; Hrant için, kendin için, ALLAH rızası için&#8230;</p>
<h2 style="text-align: center;">Unutma, unutturma&#8230;</h2>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/14/hrant-dinkin-katili-bulunsaydi-uludere-katliami-engellenebilir-miydi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/14/hrant-dinkin-katili-bulunsaydi-uludere-katliami-engellenebilir-miydi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk solu Dersim&#8217;den özür diler mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/12/01/turk-solu-dersimden-ozur-diler-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/12/01/turk-solu-dersimden-ozur-diler-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 22:13:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Solu]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19607</guid>
		<description><![CDATA[ 
 
… Kemalizm konusunda dha fazla okumak için …
 
  Kadın hakları ve Kemalizm 

 “Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi” gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. “İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?” diye sormaktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/chp_dersim_ozur.jpg"><img class="size-full wp-image-19608 aligncenter" title="chp_dersim_ozur" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/chp_dersim_ozur.jpg" alt="" width="439" height="313" /></a> </p>
<p> </p>
<p>… Kemalizm konusunda dha fazla okumak için …</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong>  <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><strong>  </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/12/01/turk-solu-dersimden-ozur-diler-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/12/01/turk-solu-dersimden-ozur-diler-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Doğmak isteyen Kürt siyasetini boğmak&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/11/30/dogmak-isteyen-kurt-siyasetini-bogmak/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/11/30/dogmak-isteyen-kurt-siyasetini-bogmak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 22:08:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19610</guid>
		<description><![CDATA[
 
İbrahim Becer
Hasan Cemal 29 Kasım tarihli köşesini Sırrı Sakık&#8217;tan gelen mektuba ayırmış. Sırrı Bey kısaca, şu anda kendilerine yapılan baskıyla 28 Şubat döneminde Başbakan&#8217;ın nezdinde İslamcılara yapılanlar arasında paralellik kurarak, lahana turşusu ve perhiz arasındaki ironiyi sorguluyor.
Ben BDP ve onun mümessillerinin bu tarz çıkışlarına şahit olduğumda aklıma iki şey geliyor. Birincisi ve en insaflısı Sırrı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/bdp_kurtler.jpg"><img class="size-full wp-image-19611 aligncenter" title="bdp_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/bdp_kurtler.jpg" alt="" width="389" height="257" /></a></p>
<p> </p>
<p><strong><em>İbrahim Becer</em></strong></p>
<p>Hasan Cemal 29 Kasım tarihli köşesini Sırrı Sakık&#8217;tan gelen mektuba ayırmış. Sırrı Bey kısaca, şu anda <strong>kendilerine yapılan baskıyla 28 Şubat döneminde Başbakan&#8217;ın nezdinde İslamcılara yapılanlar arasında paralellik kurarak</strong>, lahana turşusu ve perhiz arasındaki ironiyi sorguluyor.</p>
<p>Ben BDP ve onun mümessillerinin bu tarz çıkışlarına şahit olduğumda aklıma iki şey geliyor. Birincisi ve en insaflısı Sırrı Bey&#8217;in şahsında BDP&#8217;nin, dünyadan bihaber, muhtemelen cahil ve aynı zamanda <strong>yaşı o günlere yetmediği için hiçbir şeyi bilmeyen genç bir kitleye</strong> siyaset yaptığı, ikincisi ve en can yakıcısı da muhataplarının zekâlarını böylesi aşağılamaktan garip bir haz aldıkları inancı.</p>
<p>BDP&#8217;nin en büyük sorunu <span id="more-19610"></span>, büyüklüğüyle Quasimodo&#8217;ya rahmet okutacak bir PKK kamburunu daha ne kadar sırtında taşıyacağını bilmemesi ve ona kötü sıfatlardan münezzeh bir yer açma gayretkeşliğinin ciddiye alınmaması. 28 Şubat ve KCK tutuklamaları arasında paralellik arama gayretkeşliği de böylesine bir beyhude çabanın izdüşümüdür o kadar. Bırakın bu konuda taraflar arasında bir kıyaslama yapmayı, sadece dönemin iki mağdurundan Tayyip Erdoğan ve İskender Pala&#8217;nın sergüzeştine denk bir macerayı karşı tarafta bulmanız zannımca imkânsızdır. Hadi İskender Pala asker kökenli diyelim, ya Tayyip Erdoğan için ne diyebiliriz. Geçtim muarızlarına karşı silahlı bir direnişi taltif etme, teşvik etme gayretini, çakıyı dahi üzerinde Peygamber sünneti olması hasebiyle taşıyan bir adamın dört satır şiir okuduğu için hapse tıkıldığı bir sürecin adıdır 28 Şubat. KCK tutuklu ve yakınları şundan emin olsunlar ki en ufak bir ışık olsaydı şayet &#8220;Habur rezaleti&#8221; de dahil olmak üzere bu Halk bunu da sineye çekmeye hazırdı.</p>
<p>                Fakat Kürt Siyaseti öyle bir hal aldı ki bu ülkede, dünyanın en kutsi davası uğruna da yola çıksa bir müddet sonra şiddete çark ediyor. Amin Maalouf&#8217;un &#8220;Araplar&#8217;ın gözünden Haçlı Seferleri&#8221; kitabının öznesi gibi bir anlamda. Kimisi kutsal saiklerle, kimisi zulme uğramış Hristiyanları Müslümanların elinden kurtarma arzusuyla Avrupa&#8217;nın değişik şehirlerinden yola çıkan Haçlıların Kudüs&#8217;e vardıklarında nasıl gırtlaklarına kadar şiddete gark olduklarının öyküsüdür bahse konu kitap.</p>
<p>   Sırrı Bey sadece bu sebepten ötürü, içerik farkından ziyade şekil farkına öncelik verecek bir paralelliğin peşindeyse bilsin ki kendilerine kimlik olarak sadece &#8220;İslam&#8221; kelimesini alanların şiddet tarağında bezi olmamıştır. Türkiye&#8217;de İslamcıların macerası, gerek Tayyip Erdoğan&#8217;ın nezdinde, gerek Fettullah Gülen&#8217;in nezdinde olsun büyük oranda bir ideoloğun takibi ve örgütlemesi marifetiyle olmuştur. Tayyip Erdoğan&#8217;ın kodlarını çözmek için Necip Fazıl&#8217;ın ideologya örgüsünü, Sakarya&#8217;yı, Zindandan Mehmet&#8217;e mektubu okuduğunuz zaman &#8220;nasıl bir ülke&#8221; tasavvuru içinde olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. Henüz on&#8217;lu yaşlarıma tekabül etse de, okuduğum kadarıyla Said Nursi&#8217;nin de savaş tamtamlarını çaldığını hatırlamıyorum.</p>
<p>Yani güzel kardeşim, iş geliyor Farabi&#8217;nin dediğine dayanıyor<em>. &#8220;Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir. Ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşmak zorlaşır&#8221;.</em> 28 Şubat hakkında bilgi edinmek için çok uzağa gitmeye de gerek yoktu. İskender Pala&#8217;nın o netameli yılları anlattığı kitabı &#8220;İki Darbe Arasında&#8221; adlı eseri okumak yeter de artardı bile. Eşinin başörtüsü yüzünden Askeri Gazinodan çıkarılışını, Askeri Okullara giriş mülakatında sorulan <em>&#8220;bir elinde Kur&#8217;an, diğerinde nutuk, denize düşsen ve tek elle yüzmek zorunda kalsan hangisini atarsın&#8221;</em> gibi dâhiyane soruları, Arapçayla Osmanlıcayı ayıramadığı için Yazar&#8217;ı üstlerine <em>&#8220;mesai saatinde Kuran okumak&#8221;</em> suçuyla jurnalleyenleri tanıyarak o devri biraz olsun anlayabilirdiniz.</p>
<p> Peki , Jitem&#8217;in ortalığı kasıp kavurduğu o yıllarla günümüz arasında hiç mi fark yok. Ya da şöyle bir soru soralım; bugün sıradan gelen ve dikkat çekmeyen &#8220;federasyon, ana dilde eğitim, kendi kaderini tayin hakkı&#8221; gibi cümleleri kurduğunuzda o yıllarda neler olurdu düşünebiliyor musunuz? İki dönem arasındaki fark gece ve gündüz gibi olmasına rağmen ve azıcık iki döneme şahitlik eden bir insanın bu farkı bilmesine rağmen bir Milletvekilinin böyle komik tezler sürmesi sizce de garip değil mi?</p>
<p>Oysa ki binlercesinin içinden cımbızla çekip çıkardığımız bu iki örnek sabrettiler, azmettiler ve bugün memleketin en güzide makamlarını kendilerine taht ettiler. Sadece bu iki örnek değil, dönemin mağduru olan koskoca bir kitlenin şiddete bulaştığını, haklılığını dillendirebilmek adına silahlı bir örgüte sırtını dayadığını, yol ortasında polisi tokatladığını gören de duyan da olmamıştır. Sırrı Bey&#8217;in bahsettiği iki olay arasında içerik farkı olmasının yanında, koskocaman bir şekil farkı da vardır. O kitle sabrıyla, <em>&#8220;battığını gördüğü şeyin doğmasını beklerken&#8221;,</em> bugünkü muadili <em>&#8220;doğmak isteyeni boğmakla&#8221;</em> meşgul.</p>
<p>BDP geçtiğimiz birkaç yılda güllük gülistanlık bir iklimi fırtınaya dönüştürmeyi başarabilmiş bir siyasi organizasyondur. Askeri vesayetin kalkması başta olmak üzere, ülkedeki iyi gidişata hiçbir faydaları olmadığı gibi ayak bağı olmuşlardır. Gelinen nokta yeterlidir veya değildir ama bu noktada çakılı tek bir çivilerinin olmadığını aklı başında herkes bildiği için artık muhatap alınmıyorlar.</p>
<p>Patavatsız tehditlerin de, kimseyi ilgilendirmeyen böbürlenmelerin de alıcısının olmadığı bir pazarda saçma sapan paralellik kurma çalışmalarının ömrü en fazla bir gündür. Yarın güneş doğar ve yepyeni bir dünya kurulur.</p>
<p>Ve dahi benim gibi sıradan bir insana sufle edildiği gibi, Sırrı Sakık gibi bir vekilin de kulağına fısıldanır: <em>&#8220;Dün, dünle gitti cancağızım; şimdi yeni şeyler söylemek lazım&#8230;&#8221;</em></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Konu ile ilgili kitap okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<div class="entry">
<p style="padding-left: 30px;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="152" height="209" /></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 60px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p style="padding-left: 30px;">Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/">PKK’lıları affetmek</a>)</p>
<p style="padding-left: 30px;">Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p style="padding-left: 30px;">Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p style="padding-left: 60px;"><em>“…PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler…” </em></p>
<p style="padding-left: 30px;">Böyle diyordu Emre Uslu. Haklıydı. Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p style="padding-left: 30px;">Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
</div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/11/30/dogmak-isteyen-kurt-siyasetini-bogmak/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/11/30/dogmak-isteyen-kurt-siyasetini-bogmak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>CHP’nin Ne Olduğunu İfşa Eden AKP, DP’nin Mirasıyla da Yüzleşebilecek mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 10:21:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özlem Yağız</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19580</guid>
		<description><![CDATA[
Recep Tayyip Erdoğan Dersim olaylarının vahşetini, CHP&#8217;nin bu konudaki rolünü ifşa edip, Dersim halkından özür dileyerek bir ilki gerçekleştirdi. Çok da iyi yaptı. Bakmayın siz &#8220;ama yetmezci&#8221;, &#8221; peki ne kadar samimi&#8221; türü yaklaşımlara, bu büyük bir adımdır. Şüphesiz taktir edilmeyi de hak ediyor.  Öte yandan siyasi tarihimizin cinayetleri bir Dersimle sınırlı değil elbette. Ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/_218595-67eylulolaylari3.jpg"><img class="size-full wp-image-19581 aligncenter" title="_218595-67eylulolaylari3" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/_218595-67eylulolaylari3.jpg" alt="" width="490" height="326" /></a></p>
<p><a href="http://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=akp%20site%3Aderindusunce.org&amp;source=web&amp;cd=11&amp;ved=0CBoQFjAAOAo&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Ftag%2Fakp%2F&amp;ei=7fT-Tr2KFtKU8gP-nN3BDQ&amp;usg=AFQjCNEroXR24ge1a5PAArwqD12qm5_PSg" target="_blank">Recep Tayyip Erdoğan </a>Dersim olaylarının vahşetini, CHP&#8217;nin bu konudaki rolünü ifşa edip, Dersim halkından özür dileyerek bir ilki gerçekleştirdi. Çok da iyi yaptı. Bakmayın siz &#8220;ama yetmezci&#8221;, &#8221; peki ne kadar samimi&#8221; türü yaklaşımlara, bu büyük bir adımdır. Şüphesiz taktir edilmeyi de hak ediyor.  Öte yandan siyasi tarihimizin cinayetleri bir Dersimle sınırlı değil elbette. Ve bu tarihin günah defterinde sadece CHP&#8217;nin icraatları da yok.</p>
<p>Yaklaşık yüz yıldır yüzleşemediğimiz 1915 kıyımından, üzerinden 20 yıla yakın zaman geçmesine rağmen hala soğukkanlılıkla konuşmayı başaramadığımız Sivas faciasına, Trakya pogromundan, Şeyh Said Olaylarına oldukça kabarık bir defter bu. </p>
<p>Ama benim özellikle üzerinde durmak istediğim 6-7 Eylül olayları bir yönüyle müstesna bir yer teşkil ediyor bu defterde: 6-7 Eylül 1955&#8242;de meydana gelen olaylar, hem Turgut Özal&#8217;ın hem de Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın büyük bir iştiyakla sahiplendiği bir siyasi aktörün; Adnan Menderes hükümetinin  izni ve dahili  ile gerçekleştirilmişti.  Ve bugünden geriye bakıldığında Menderes hükümetinin bilinçli ve organize hazırlanmış bir pogroma büyük oranda suç ortaklığı etmesinden  başka bir şey değildi. <strong>[Gerçek boyuttaki resimler makalenin sonunda]</strong></p>

<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/_218595-67eylulolaylari3/' title='_218595-67eylulolaylari3'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/_218595-67eylulolaylari3-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/104571_0/' title='104571_0'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104571_0-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/104572_0/' title='104572_0'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104572_0-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/104574_0/' title='104574_0'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104574_0-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/104575_0/' title='104575_0'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104575_0-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/104576_0/' title='104576_0'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104576_0-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/104577_0/' title='104577_0'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104577_0-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/104580_0/' title='104580_0'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104580_0-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/104582_0/' title='104582_0'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104582_0-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/218596-67eylulolaylari4/' title='218596-67eylulolaylari4'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218596-67eylulolaylari4-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/218600-67eylulolaylari8/' title='218600-67eylulolaylari8'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218600-67eylulolaylari8-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/218601-67eylulolaylari9/' title='218601-67eylulolaylari9'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218601-67eylulolaylari9-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/218604-67eylulolaylari12/' title='218604-67eylulolaylari12'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218604-67eylulolaylari12-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/218605-67eylulolaylari13/' title='218605-67eylulolaylari13'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218605-67eylulolaylari13-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/218606-67eylulolaylari14/' title='218606-67eylulolaylari14'><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218606-67eylulolaylari14-150x150.jpg" width="150" height="150" class="attachment-thumbnail" alt="" /></a>

<p> 6-7 Eylül&#8217;ü konuşmak hem geçmişin günah defterlerinde sağ partilerin de, izafeten sol olarak bildiğimiz CHP&#8217; den çok farklı bir çizgi izlemediğini faş etmek açısından önemli, hem de 1960 ihtilali ile tartışmasız mazlum durumuna düşürülmüş ve işkence ile düzmece mahkemeler ile canı alınmış Menderes ve arkadaşlarının mazlumiyetinin yarattığı duygusal zemin sebebiyle biraz daha zor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Türkiye&#8217;deki muhafazakar, sağ partiler Menderes&#8217;in siyasi mirasına bu kadar sahip çıkıyorsa 6-7 Eylül olayları yüzleşmeyi ilk sıralarda hak ediyor demektir.</p>
<p align="center"><strong>6-7 Eylül 1955&#8242;de neler olmuştu</strong></p>
<p>1986 senesinde Anadolu&#8217;da geçen uzun memuriyet yıllarından sonra ailemin aslen yaşadığı şehir olan İstanbul&#8217;a döndüğümüzde, kentin siluetinin içerisinde en çok ilgimi çeken Tarlabaşı&#8217;ndan otobüsle geçtiğim zamanlarda gördüğüm metruk, irili ufaklı yüzlerce bina olmuştu. Şimdilerde Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yıkılmak için <span id="more-19580"></span>gün sayan o binalar, Tarlabaşı Bulvarı genişletilmeden önce birkaç sıra daha fazlaydı. Bulvar çalışmaları bittiği zaman yıkılan binalara rağmen gördüğüm manzara hiç de farklı değildi. Yıkılan yapıların ardından çıkan sıra da hatta onun ardındaki sıralar da yer alan binalar da aynen yıkılan evler gibi ya metruk ya da yoksul Kürtlerin ve Romenlerin yerleştiği, bazıları da dükkan sahipleri tarafından sadece alt katı kapatılarak kullanılan perişan vaziyetteki Rum evleriydi. Dolayısı ile aileme kent hakkında sorduğum ilk sorulardan birinin &#8220;bu binalar niye böyle, boş bakımsız&#8221; sorusu olduğunu hatırlıyorum.</p>
<p>Ailem her iki taraftan da 6-7 Eylül günlerini ve sonrasındaki Kıbrıs olayları sırasında yaşanan atmosferi teneffüs etmiş  bir aileydi. Bizzat 6-7 Eylül&#8217;de gözleri ile gördükleri şeyleri anlattıklarında bile yaşanan dehşetin çok ufak da olsa bir parçası hakkında bilgi sahibi olabiliyordum. İndirilen camlar çerçeveler, yağmalanan dükkanlar, arabaların arkasına bağlanıp yırtılan kumaş topları, devrilmeye çalışılan arabalar, kafalarına tüylü kadın şapkaları takıp eğlenen çapulcu erkekler, sadece ismi &#8220;gavur&#8221; adına benzetildi diye yağmalanmaya çalışılan müslümanların dükkanları bu anlatılardan bazıları. Bütün bu gördüklerine rağmen yine de annemin ve babamın  6-7 Eylül&#8217;ün gerçek boyutlarını; öldürülen insanları, tecavüz edilen kadınları, yağmalanan kiliseleri hiç bilmemesi  ise şaşırtıcı bir &#8220;ayrıntı&#8221; olmuştur benim için. Demek ki DP hükümeti zamanında da basına yönelik sansür oldukça etkiliymiş.</p>
<p> İlerleyen günlerde tanıdığım insanlara &#8220;ne oldu&#8221; sorusunun cevabını aldıktan sonra, sık sık &#8220;peki neden&#8221; sorusunu sordum. Konuştuğum kişilerin hepsi bu olayların hükümet tarafından organize edilen, ancak sonradan kontrolden çıkan bir pogrom olduğu konusunda hem fikirdi.  Neden sorusunun cevabı ise insaflarının derecesine göre değişiyordu. Bu konuda bilinçli, vicdanlı bir yerden bakanların dışında kalan kesimin dile getirdiği iki negatif cevap şekli  özellikle dikkat çekici oldu benim için, 6-7 Eylül olaylarının ardındaki psikolojiyi anlamak noktasında. Bu cevaplardan daha &#8220;insaflı&#8221; olanı yaşananların yüzkarası bir tertip olduğunu söyleyerek ekliyor: &#8220;Orada mahvolan milli servetti. Büyük bir aptallıktı. O günlerde yerli malı denilen bir şey pek yoktu ki Türkiye&#8217;de. Onca beyaz eşya, iş makinesi, bir sürü şey heba oldu. TC çok kötü bir duruma düştü uluslararası arenada.&#8221;</p>
<p>Diğer cevap şekli ise şöyle:  &#8220;Onlar hak etmişlerdi. İstiklal Caddesi&#8217;ne çıktığında hemen bütün mağazalar, lüks iş yerleri onlara aitti. Sanırsın ki Rumlar bu ülkenin gerçek sahibi. Bizimle burunlarının ucuyla konuşurlardı. &#8220;Ne istiyorsun, söyle!&#8221; Havalarından geçilmezdi. O olaylardan sonra havaları bilsen nasıl söndü. Hepsi &#8220;buyurun efendim&#8221;li, sizli bizli konuşmaya başladılar&#8221;</p>
<p>Biri mahkum ediyor, biri sahipleniyor gibi de görünse her iki anlatım tarzının ortaklaştığı nokta o olayları yaşayan Rumların insan olma hallerini hiç görmemesi. İlk anlatıda olayların yüz kızartıcılığına, yaşananların devleti uluslararası alanda düşürdüğü durum ve milli servetin ziyan olması açısından bakılıyor.  O insanlara ne oldu sorusunun bu hassasiyet içerisinde yeri yok. İkinci anlatıda ise &#8220;milli gurur&#8221;&#8216;dan kaynaklanan derin bir kompleks ile beraber, pogroma bir şekilde destek verenlerin, Rumların sahip olduğu servetten ne kadar rahatsız oldukları apaçık görülüyor. &#8220;Sonunda bu ülkenin gerçek sahipleri kimler anlamış oldular!&#8221; şeklinde özetlenebilecek bir yaklaşım bu.  Ve gayrimüslimlere ait sermayenin el değiştirmesi için çabalayan, 1942&#8242;de Varlık Vergisi ile bunu hayata geçirmeye çalışan, 1955&#8242;te DP iktidarı sırasında 6-7 Eylül&#8217;ü yaratan  adı konulmamış &#8220;bir devlet pratiğinin&#8221;, cumhuriyetin  &#8220;asli vatandaşları&#8221; dilinden ifşa olmuş hali.</p>
<p>Ne olmuştu ve neden sorusunun bir adım ötesi ise bir de bu &#8220;burnu havada&#8221; olduğu için &#8220;hak etmiş&#8221; insanların gözünden yaşananların neye tekabül ettiğiydi.  Zaman zaman Heybeliada&#8217;da bir çay ocağında ya da İstiklal Caddesi&#8217;nde bir pastanede yaşayanların gözünden, kimi zaman isyanla, ağlamaklı ya da felaket öncesine özlem dolu anlatımlarla bu tanıklıklara şahit olsam da, bu karşılaşmaları kaydetmediğim için  6-7 Eylül&#8217;ü gerçekte ne kadar bildiğimizi yazılı basına geçen bazı tanıklıklardan alıntılarla kontrol edelim.</p>
<p align="center"><strong>Biraz da &#8220;hak edenlerden&#8221; dinleyelim:</strong></p>
<p>&#8221; Ben o zaman Yedikule&#8217;de oturuyordum. Olaylardan iki hafta evvel genelde Rum, ama Ermeni evleri de, yaldızlı soba borusu boyası ile işaretlendi. Biz bu işaretleri siliyorduk. Ama ertesi gün evler yeniden boyanıyordu. &#8221; ( Doktakis Donios ile mülakat,  Dilek Güven, 6-7 Eylül Olayları kitabından)</p>
<p>&#8221; Sekiz buçuğa doğru dışarıdan sesler gelmeye başladı. İki kamyon evimizin önünde durdu. İlk kamyondan kıyafetlerinden fakir oldukları anlaşılan adamlar indi. İkinci kamyon sopa ve kalın demirlerle doluydu. Kilisenin ön avlusundaki aileyi papazın ailesi zannetmişlerdi. İki buçuk metrelik duvarlara tırmandılar ve aniden bahçenin içindeydiler. Evimize girmek istiyorlardı kapı ve camları parçalamaya başladılar.&#8221; (Pinelopi, Tsoukatou, İstanbul&#8217;daki Rumların kristal gecesi, 1955)</p>
<p>&#8220;Bizim evimiz, Beyoğlu&#8217;ndaki Kalyoncu sokaktaydı. Şiddet olayları patlak verdiğinde, kapıcı Mehmet, anneme &#8220;Korkmayın Madam, bizim evde saklanabilirsiniz dedi. Eline bir Türk bayrağı aldı, dış kapıyı kilitledi ve binanın önünde durdu. İlk saldırganlar geldiğinde onlara burada Rum oturmadığını söyledi ve adamlar gerçekten evimizi yağmalamadan gittiler. 2. Kattaki Madam Katina&#8217;yı 3.kattaki Maria&#8217;yı ve 4. Kattaki Anton&#8217;u korumuş olan Mehmet, binadan çıktı, Türk bayrağını bıraktı, eline bir odun parçası aldı ve caddenin karşısındaki gayrimüslimlere ait dükkan ve evlere saldırmaya başladı. Ben onu evimizin penceresinden izleyebiliyordum.&#8221; (Mihalis Vassiliadis ile mülakat, Dilek Güven 6-7 Eylül olayları)</p>
<p>&#8220;&#8230;Birkaç gün sonra bir kadın geldi dükkana, genç bir Rum kadın. &#8220;Burada bir evimiz var&#8221; dedi. &#8220;orayı tahrip ettiler&#8221;, yapılacak işler var şuna bir bak. Kumkapı&#8217;da Rum zenginlerden Şekerci Yani isminde birine ait, büyük kale gibi bir ev. Surp Harutyun Ermeni kilisesinin yanından çıkınca sağdaki büyük ev. Gittik oraya ne görelim. Aşağıdan yukarıya her tarafı kırmışlar, dökmüşler. Taban halılarını bir baştan bir başa kesmişler. Üst katlara çıktık. Yukarıda tavan arasında Rumların ibadet ettikleri ve duvarlarında ikonalar, kandiller, aziz resimleri bulunan bir bölüm vardı. Burada ne varsa kırmışlar, dökmüşler, odanın ortasına yığmışlar bir de üşenmeden üstüne sıçmışlar&#8230;&#8221; (Sarkis Çerkezyan,  6-7 Eylül olayları,Hatıralar, tanıklar, Rıfat Bali)</p>
<p>&#8220;Ellerinde sopalarla 20-25 kişi bizim sokağa girdi. Kim burada Rum olan diye soruyorlar. Köşede bir bakkal  Hristo vardı. Önce oraya gittiler dükkanı darmadağın ettiler. Ben çok korkmuştum, ağlamaya başladım.  Sonra yanımızda Aleko diye bir okul arkadaşım vardı. Onun kız kardeşi Kety mahallenin en güzel kızıydı. Onun ırzına geçmeye başladılar. Annesi bizim eve saklanmıştı bas bas bağırmaya başladı. Kız sokakta bas bas bağırıyor annesi bizim evde. O sırada evimize biz 30 kadar Rum&#8217;u saklamıştık.</p>
<p>&#8230; Ben görmedim arkadaşlar anlattı, Taksim&#8217;deki kilisenin papazını tutmuşlar, sünnet etmişler. Bütün Rum kiliselerine taarruz edildi. 17-18 papaz öldürüldü. Binlerce serseri ellerinde sopalarla güya Rumları dövmeye kalktı. Ben bu olayı yaşadığım gün sabaha kadar ağladım. Bir şok geçirdim. Bu olaydan sonra binlerce Rum, Yahudi, Ermeni Türkiye&#8217;yi terk etti. &#8221; (Vural  Öger, Avrupa Parlementosu Milletvekili, Rıfat Bali&#8217;nin kitabından)</p>
<p>&#8220;&#8230; 6 Eylül günü arkadaşlarımızla buluşmak için tekrar için kuzenimle birlikte sokağa çıktığımızda etrafımızda garip bir hava estiğini sezdik. İstanbul&#8217;da olup bitenlerden haberimiz yoktu. Ancak bizim Rum olduğumuzu bilenler, edindiğimiz yeni arkadaşlar dahil, bize küfür ediyor, yüzümüze tükürüyordu. &#8230;Yolcu salonundan tanıştığımız insanlardan İstanbul&#8217;daki tüm Rumların ev ve işyerlerinin yağmalandığını, kızların ırzına geçildiğini, Rum mahallerinde taş taş üstünde bırakılmadığını öğrendikçe deliye döndük. O gece sabaha kadar çektiğimiz ızdırabı unutmak mümkün değil. Evdeki anne ve ablamın kaderini düşünüyorduk. Hiçbir şeyde yapamıyorduk. Ertesi günü koşa koşa evimize gittik. Allah&#8217;tan bizimkilere dokunmamışlar. Ama etraf darmadağındı. Sokaklar, caddeler, çarşılar kırık dökükten geçilmiyordu. Her yer haraptı.&#8221; (Pavlos Rahçopoulos, Rıfat Bali&#8217;nin kitabından)</p>
<p align="center"><strong>&#8220;Hak Edenler &#8221; Neleri &#8220;Hak Etmişti&#8221; </strong></p>
<p>6 Eylül günü İstanbul Express Gazetesi&#8217;nin Atatürk&#8217;ün doğduğu evin bombalandığı ile ilgili yayınının ardından başlayan olaylar, KTC&#8217;nin (Kıbrıs Türk&#8217;tür Cemiyeti)  başı çektiği yıkım faaliyetleri ve DP&#8217;nin gençlik kollarının kimi zaman aktif katılımı, kimi zaman ise partinin polise verdikleri müdahale etmeyin emri sebebiyle kısa zamanda bir felakete dönüştü. 6 Eylül günü İstanbul&#8217;da bulunan Adnan Menderes ve Celal Bayar Taksim&#8217;deki manzarayı görmesine rağmen akşam yola çıkarak Ankara&#8217;ya gitti.  Özellikle ilk gün polis bazı ferdi çabalar haricinde ayaklanmalara hiç müdahale etmedi. Kimi mağdurlar polise başvurduklarında ‘daha henüz emir gelmedi&#8217; cevabını, bazıları ise ‘bugün polis değil Türk olma günüdür&#8217; cevabını aldılar. İstanbul çevresinden getirilen kamyonlar dolusu insan ve yine kamyonlarla şehre sokulan sopa, balta, kesici aletlerin de kullanıldığı olaylarda bir kısım ayaklanmacılar hiç yağma olaylarına katılmıyor, sadece önüne geleni yakıp yıkıp yere indiriyorlardı. Bu organize suçlulara bir de yağmacılar eklenince büyük çapta hırsızlık ve cana, ırza tecavüz olayları meydana geldi.</p>
<p> Dilek Güven&#8217;in 6-7 Eylül ile ilgili detaylı ve titiz çalışmasından olayların sonucunda oluşan hasar ve yıkımın boyutları ile ilgili kısa bir derleme yaparsak:</p>
<p><strong>Maddi Hasar:</strong></p>
<p>Hangi kaynağın esas alındığına bağlı olarak, ayaklanmalar sırasında meydana gelen zarar ile ilgili farklı rakamlara ulaşılmaktadır. Resmi bir Türk kaynağına göre (Fahri Çoker dosyası) 4214 ev, 1004 işyeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel, bar, vb. gibi yerlerin bulunduğu 5317 tesis saldırıya uğramıştır. ( Dilek Güven&#8217;in yurtdışında yapılan kimi çalışmalardan alıntıladığı diğer kaynaklarda ise bu veriler yukarıda belirtilenlerden çok daha fazla görünmekte. )</p>
<p><strong>Yaralama ve Ölüm Olayları:</strong></p>
<p>Yaralılar ile ilgili verilen rakamlar 300 ile 600 arasında değişmektedir ve bu rakamlar yalnızca mağdurları değil, yaralanan suçluları da kapsamaktadır.  Yaralıların arasında aşağıda sıralanan kilise yöneticileri de bulunuyordu: Boyacıköy Metropoliti, Kadıköy Metropoliti, Balıklı piskoposu, Arnavutköy piskoposu ve Yeniköy&#8217;deki Patrikhane&#8217; başpiskoposu.  Yaralı sayısının olayın büyüklüğüne göre görece az olması ise, saldırganların öldürme ve yaralama emri almamış sadece maddi zarar vermek üzere örgütlenmiş olmaları ile açıklanabilir.</p>
<p>Evlerde özellikle Rum kadınlara tecavüz edilmiştir. Balıklı Hastanesinin başhekiminin ifadesine göre, bu hastanede 60 kadın tecavüz nedeniyle tedavi olmuştur. Çok sayıda kadının ise durumlarını gizleyerek tedavi olmaktan kaçınmış olabileceği düşünülürse gerçek boyutun bundan yüksek olma olasılığı bulunmaktadır.</p>
<p>Can kayıplarının sayısı tartışmalıdır. Türk basınında ölü sayısı 11 olarak verilmiş, Abraham Anavas, Olga Kimiades, Takki Bakkal ismen zikredilmiştir. Helsinki Watch örgütünün raporlarına göre ise ölü sayısı  5&#8242;i ruhani rütbesine sahip kişiler olmak üzere ölü sayısı 15&#8242;tir. Rahine rütbesine sahip olanların isimleri; Balıklı&#8217;da Papaz Chrysanthos Mantas ve Piskopos Gerasimos, Yeniköyde Piskopos Gennadios Arabacıoğlu ve adları bilinmeyen iki papazdır.</p>
<p align="center"><strong>Olayların Ardından:</strong></p>
<p>Olayları takip eden günlerde çok sayıda rastgele tutuklamalar yapılır. Cebinde bir kravat bulunan insanlar da, tezgahında ikinci el ayakkabı satanlar da olaylardan sorumlu tutulur.  </p>
<p>Konu ile ilgili Dilek Güven&#8217;in kitabında verilen bilgilere göre; aylarca cezaevinde yattıktan sonra, sokaktan rastgele toplanan tüm tutuklular tedricen salındı. Bir süre hükümet olayların komünistlerin ve bazı sol grupların tarafından örgütlendiği propagandasını yaptı. İçlerinde Aziz Nesin, Kemal  Tahir gibi isimlerin ve çok sayıda Kürt aydının da bulunduğu 67 kişi bu suçlama ile gözaltına alındı. Aralık sonlarına doğru mahkeme edilmeksizin hiçbir gerekçe gösterilmeden serbest bırakıldılar. KTC yönetim kurulu üyeleri, DP ocaklarına bağlı bazı kimseler ve hükümet kademesinde görev yapan az sayıda bürokrat da bu süreçte tutuklanmakla birlikte, çok özel şartlarda geçen (gündüzleri evlerine gidip akşamları cezaevine dönmek gibi) tutukluluk günlerinin ardından, kısa süre içerisinde yargılanarak, olaylarda &#8220;suç işleme maksadı&#8221; gütmedikleri gerekçesiyle, oy birliğiyle serbest bırakıldı.</p>
<p>Yine olayların ardından önce istifa eden İstanbul Valisi Gökay, Menderes&#8217;in bu işin sorumluğunu kendi üstüne yıkacağından ve örfi idare mahkemelerinde yargılanacağından korkarak istifasını geri çekti. İç İşleri Bakanı Namık Gedik&#8217;in ise Meclis&#8217; te Menderes&#8217;e yönelik üstü kapalı &#8220;suçlanırsam ben de konuşurum&#8221; tehdidinin ardından, Menderes olaylarda Namık Gedik&#8217;in hiçbir sorumluğu ve ihmali olmadığını beyan ederek, olaylar ile ilgili sorgulanmasını engelledi.</p>
<p>Hükümetin mağdurların zararının karşılanacağına yönelik tazminat vaadi ise meydana gelen hasara nazaran çok küçük bir meblağ ve daha çok 6-7 Eylül mağdurları için oluşturulmuş bağış kampanyaları ile sınırlı kaldı.  Yine ardından gelen günlerde, azınlıklar mal varlıklarını satmaya ve pasaport almaya engel yaptırımlara maruz kaldıklarından, ani şekilde, büyük kitlesel göçler  yaşanmasa da, 1964 Kıbrıs olaylarıyla hız kazanıp  1965 yılına kadar geçen süre içerisinde ellerindeki mal varlıklarını çok ucuz meblağlarla elden çıkarıp, bazen de satamadan, başta Rumlar olmak üzere pek çok Ermeni ve Yahudi vatandaşı ülkeyi terk etti.  6-7 Eylül olayları sırasında yaşanan yağmalamalar sebebiyle halk arasında 6-7 Eylül zenginleri olarak bilinen çok sayıda insan türedi.</p>
<p>1964 yılında hükümetin Yunan vatandaşlarının Türkiye&#8217;de oturma ve çalışma izinlerini düzenleyen anlaşmayı tek taraflı olarak fesh etmesiyle 6-7 Eylül olaylarında tam olarak gerçekleştirilemeyen &#8220;arındırma&#8221; işlemi başarıya ulaşmış oldu. Devlet hazinesinin aldığı kimi tedbirlerle Yunan vatandaşlarının servetlerine el konuldu. Helen servetinin transferini engellemek amacıyla  göçmenlerin  yurtdışına çıkarken, yanlarına sadece 22 dolar ve kıyafetlerini koydukları bir bavul almalarına izin veriliyordu.  Göçmenler ülkeden çıkarken içeriğini hiç bilmedikleri bir kağıda imza atarak izinsiz döviz ticareti yaptıklarını ve Kıbrıs&#8217;taki Yunanlı teröristlere para yolladıklarını kabul etmeye mecbur ediliyorlardı.</p>
<p>Ekim 1964&#8242;e kadar yaklaşık 30 bin Türk pasaportlu Rum ülkeyi terk etti.  Böylece 1960&#8242;lı yıllarda dahi 100 bin olan Ortodoks-Rum nüfus,  1978 yılında 7000 kişiye kadar düşecekti.  Halen Türkiye&#8217;de yaşayan Rum nüfusun 3000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.  </p>
<p align="center"><strong>Toplumdaki Biz Algısı ve Yüzleşmek Üzerine Birkaç Söz</strong></p>
<p>Bundan yıllar önce dedesi anlatılamaz, söze yazıya gelmez bir vahşetin tanıklığını yapmış bir hanım yaşanan olayları bana aktardıktan sonra sözlerini şöyle bağlamıştı. ‘Bakma Özlemcim biz de az değiliz!&#8221;</p>
<p>O günden beri zaman zaman bu söz aklıma takılır. Sahi &#8220;biz&#8221; kimdik.  Misak-ı Milli sınırları içinde kenetlenmiş, yek vücut bir kitle mi? Kendini &#8220;Ne mutlu Türk&#8217;üm diyene&#8221; düsturu altında mutlu hissedenler mi? &#8220;Müslüman kardeşlerimiz&#8221; mi? Yoksa hepten tüm bu facialara kimi zaman katılımlarıyla kimi zaman sessiz tanıklıkları ile ortak olanlar mı? Ben 1915 faciasının sorumlusu ittihatçı geleneğin varisleriyle, Zilan Deresi, Dersim katliamını sahiplenen siyasi geleneğin mirasçıları ile biz olabilir miydim mesela.  Ya da Sivas&#8217;ta bazıları daha çocuk yaşta ölüme mahkum edilmiş insanların yaşadıklarına, Allah&#8217;u Ekber naraları ile veya tepkileri ve öfkeleri ile bu olayları konuşmayıp, konuşturmamayı meslek edinmiş zımni destekçilerle.. .  Belki bir çok insan 28 Şubatlarda başörtüsü mağduriyetlerini yaşarken kendimi onlarla biz olarak hissetmiş olabilirim. Peki bu mağduriyeti yaşayan insanların bir kısmı, kendilerini 6-7 Eylül olaylarının faili bir siyasi misyonun devamı gördüğünde  ben bu &#8220;biz olma&#8221; dairesinin neresinde kalıyorum.  İnancım o dur ki bu topraklarda yaklaşık 100 yıldır hiçbir zaman pozitif anlamda bir &#8220;biz&#8221; hali olmadı. Aksine yüzyılların tarihi mirasını düşündüğümde aklımda canlanan karikatürize bir sahne var. Bu sahnede yığınla insan, bir yandan bir diğeri tarafından kafasına sopa yerken, bir yandan elindeki sopayı aşkla şevkle bir önündekinin  kafasına geçirmekte.</p>
<p>&#8220;Dindar, muhafazakar&#8221;  kesim için CHP&#8217;nin günahlarını görmek nispeten daha kolay.  Dersim katliamının sorumlusu  CHP, 1946 yılında azınlıklar ile ilgili hazırladığı gizli bir raporda İstanbul&#8217;un fethinin  500. yılına kadar bu topraklarda bir tane dahi Rum kalmaması gerektiğini de yazabilmişti mesela.  Peki ya sağ, muhafazakar ya da adına ne derseniz, kendisini onun karşısında ve daha demokrat olarak konumlandıran çizginin sahibi olması iddiasındaki insanlar?</p>
<p> Başbakan&#8217;ın Dersim olayları ile ilgili yaptığı açıklamalar ve devlet adına dilediği özür bu herkesin bir diğerinin kafasına sopa geçirdiği &#8220;lanetli vatandaşlık zincirinin&#8221; kırılmasında, gerçek bir biz olma halinin gelecek günlerde oluşturulmasında önemli bir adımdır. Ancak yüzleşmek önemli ölçüde kendini nispet ettiğin tarihsel miras ile hesaplaşmak, bu cesarete sahip olmak anlamına da gelir.</p>
<p><a href="http://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=akp%20site%3Aderindusunce.org&amp;source=web&amp;cd=11&amp;ved=0CBoQFjAAOAo&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Ftag%2Fakp%2F&amp;ei=7fT-Tr2KFtKU8gP-nN3BDQ&amp;usg=AFQjCNEroXR24ge1a5PAArwqD12qm5_PSg" target="_blank">AKP </a>hükümetinin attığı adımı bir adım daha öteye götürüp, cesaretle bahis konusu yüzleşmeyi  yapıp yapamayacağını ise zaman gösterecek.</p>
<p> </p>
<p style="text-align: center;"> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104571_0.jpg"><img class="size-full wp-image-19582 aligncenter" title="104571_0" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104571_0.jpg" alt="" width="246" height="326" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104572_0.jpg"><img class="size-full wp-image-19583 aligncenter" title="104572_0" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104572_0.jpg" alt="" width="237" height="326" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104574_0.jpg"><img class="size-full wp-image-19584 aligncenter" title="104574_0" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104574_0.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104575_0.jpg"><img class="size-full wp-image-19585 aligncenter" title="104575_0" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104575_0.jpg" alt="" width="358" height="326" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104576_0.jpg"><img class="size-full wp-image-19586 aligncenter" title="104576_0" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104576_0.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104577_0.jpg"><img class="size-full wp-image-19587 aligncenter" title="104577_0" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104577_0.jpg" alt="" width="329" height="233" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104580_0.jpg"><img class="size-full wp-image-19588  aligncenter" title="104580_0" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104580_0.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104582_0.jpg"><img class="size-full wp-image-19589  aligncenter" title="104582_0" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/104582_0.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218596-67eylulolaylari4.jpg"><img class="size-full wp-image-19590 aligncenter" title="218596-67eylulolaylari4" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218596-67eylulolaylari4.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218600-67eylulolaylari8.jpg"><img class="size-full wp-image-19591 aligncenter" title="218600-67eylulolaylari8" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218600-67eylulolaylari8.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218601-67eylulolaylari9.jpg"><img class="size-full wp-image-19592 aligncenter" title="218601-67eylulolaylari9" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218601-67eylulolaylari9.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218604-67eylulolaylari12.jpg"><img class="size-full wp-image-19593 aligncenter" title="218604-67eylulolaylari12" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218604-67eylulolaylari12.jpg" alt="" width="271" height="466" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218605-67eylulolaylari13.jpg"><img class="size-full wp-image-19594 aligncenter" title="218605-67eylulolaylari13" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218605-67eylulolaylari13.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218606-67eylulolaylari14.jpg"><img class="size-full wp-image-19595 aligncenter" title="218606-67eylulolaylari14" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/218606-67eylulolaylari14.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Biraz okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/11/29/chp%e2%80%99nin-ne-oldugunu-ifsa-eden-akp-dp%e2%80%99nin-mirasiyla-da-yuzlesebilecek-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>“Aslında piç olmak iyi bir şey Hocam! Bir kere hiç akraban olmuyor, bu çok iyi bir şey…”</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/11/19/%e2%80%9caslinda-pic-olmak-iyi-bir-sey-hocam-bir-kere-hic-akraban-olmuyor-bu-cok-iyi-bir-sey%e2%80%a6%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/11/19/%e2%80%9caslinda-pic-olmak-iyi-bir-sey-hocam-bir-kere-hic-akraban-olmuyor-bu-cok-iyi-bir-sey%e2%80%a6%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Nov 2011 20:53:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19459</guid>
		<description><![CDATA[
İbrahim Becer
Mecliste Sırrı Sakık ve Şamil Tayyar bir konuda ağız dalaşı yaparlarken Sırrı Sakık&#8217;tan veciz bir cümle geliyor: &#8220;Kürtler olmasa gazetelerinizde yazacak bir şey bulamazdınız&#8221;.
Çok değil, 24 saat geçmeden dünya durdukça başımızda kalası CHP ve onun ahtapot gibi kollarından biri olan Ulusalcı koldan, &#8220;Dersim&#8221; konusunda bir çıkış oluyor ve yazacak yeni bir şey çıkıyor. Aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/kck_pkk.jpg"><img class="size-full wp-image-19460 aligncenter" title="kck_pkk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/kck_pkk.jpg" alt="" width="450" height="168" /></a></p>
<p><strong><em>İbrahim Becer</em></strong></p>
<p>Mecliste Sırrı Sakık ve Şamil Tayyar bir konuda ağız dalaşı yaparlarken Sırrı Sakık&#8217;tan veciz bir cümle geliyor: <em>&#8220;Kürtler olmasa gazetelerinizde yazacak bir şey bulamazdınız&#8221;.</em></p>
<p>Çok değil, 24 saat geçmeden dünya durdukça başımızda kalası CHP ve onun ahtapot gibi kollarından biri olan Ulusalcı koldan, &#8220;Dersim&#8221; konusunda bir çıkış oluyor ve yazacak yeni bir şey çıkıyor. Aslında her ikisinin de sorunu aynı ama görmek ve duymak istemiyorlar. Buna sebep de adına &#8220;aidiyet&#8221; denilen bulaşıcı, cahil hastalığı.</p>
<p>Yılmaz Erdoğan&#8217;ın &#8220;Deli Emin&#8221; karakterine can verdiği o filmi hatırlarsınız: &#8220;Vizontele Tuuba&#8221;. Filmde akılda kalan çok sayıda replik olmasına rağmen bir tanesi vardı ki çok ilgimi çekmişti. Deli Emin kendisinden bahsederken <span id="more-19459"></span>şöyle diyordu: <em>&#8220;Aslında piç olmak iyi bir şey Hocam! Bir kere hiç akraban olmuyor, bu çok iyi bir şey&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Dünyaya bakarken piç olmak büyük oranda hiçbir yere intisap etmemek, hiçbir zümreye aidiyet hissetmemekle eşdeğer benim için. &#8220;Cahil rahatsızlığı&#8221; dememdeki kasıt da bu zaten. Hangi kanattan olursa olsun, kimden gelirse gelsin bir fikri delicesine savunan, bir defoyu körlemesine görmeyen, bir haksızlık karşısında lâl kesilip konuşamayanı takip edin iki durak sonra bir izm&#8217;in koynunda bulacaksınız onu. İntisap ettiği fikre ana gibi, yâr gibi değerler atfettiği için de o saatten sonra ne ona bir lâf anlatabilirsiniz, ne de o bir laftan anlar. Çünkü meftun olduğu değerleri eleştirdiğiniz anda anasına, karısına küfredildiği gibi bir hissiyat içine girecektir. Oysa muhatabınız objektif olsa, hır güre gerek kalmayacak ve her şey daha kolay olacak.</p>
<p>Bu Ülkenin adına &#8220;Kürt sorunu&#8221; denilen vakıayla yatıp kalkmasının sebebi konusunda Sırrı Sakık&#8217;la ben aynı paralelde düşünmüyorum mesela. Bu meselenin kendince bir müntesibi olan Sırrı Bey PKK&#8217;ya bakıyor ama göremiyor, KCK&#8217;yı duyuyor ama söyleyemiyor, dört tane kıza iki yüz tane mermi sıkan bir yapı hakkında şifa niyetine kuracak iki tane derli toplu cümlesi olmayan bir adam var karşımda.</p>
<p>Aidiyet hissinin bu derece yükselmesi, insanlık onurunu bu kadar aşağıya çekebiliyorsa bin kere değil, on bin kere değil, yüz bin kere yaşasın benim gibi kimseye bağlı olmadan ayakta kalabilen piçler. Keşke bu ülkenin o sarp coğrafyasında insanlar mayına basmasa, kurşunlar havada uçuşmasa, metropollerinde, işinden evine dönen genç yaşında elleri nasırlaşmış genç kızların da içinde bulunduğu Halk Otobüsleri Molotoflarla yakılmasa da biz de bunları konuşmasak. Yine de ne kadar şükretsek azdır; çünkü zülfü yâre dokunmasın diye konuya giremeyenlerin, üç maymunu bu ülkede yıllar yılı kapalı gişe oynatanların mevcudiyeti nispetinde, hiçbir izm&#8217;in tasallutunda olmayan insanların da nefes alıp verdiği bir ülke Türkiye. Bu insanlar ki bıkmadan, usanmadan yazdılar, çizdiler ve askeri vesayeti büyük ölçüde hal yoluna koydular. Aynı insanlar şimdi de PKK&#8217;nın vesayetinden Kürtleri kurtarmak için yazıp, çizmekteler.</p>
<p>Bu noktada sorulacak soru; tepeden tırnağa bir müntesip mi faydalıdır meselenin hallinde, yoksa dışarıdan bakan bağımsız, hiçbir izm&#8217;le aidiyet bağı kurma ataletine bulaşmamış, ikbal beklentisi olmayan bir çift göz mü?</p>
<p>CHP&#8217;nin durumu da pek farklı değil aslında. BDP, CHP&#8217;nin bir üst modelidir o kadar. &#8220;Dersim Meselesi&#8221; hakkında konuşamıyorlar farkında mısınız? Tövbe, bir kişi konuştu, dokuz kişi de ona itiraz etti. Ortaya çıkan tablo &#8220;kara mizah&#8221; olarak Güzel Sanatlar Fakültesinde okutulacak boyutta: Şikâyetçi olan milletvekili aynı zamanda şekvacı olduğu zihniyete müntesip! Yazarken dahi cümle düşüyor ama bu insanlar makamlarıyla beraber ayakta kalabiliyorlar. Bırakın üst perdeden eleştirileceğiniz korkusunu, ortalama bir insan bile <em>&#8221; iyi de kardeşim, o zaman neden orada siyaset yapıyorsun</em>&#8221; demez mi? Adı İstanbul&#8217;da bir hava alanına verilen Sabiha Gökçen&#8217;in Tunceli&#8217;yi bombaladığı bir vakıa değil midir, Ya orijinali Trabzon&#8217;da bir müzede saklanmakta olan ve bizzat Atatürk tarafından üzeri işaretlenmiş bölgenin kabartma haritasına ne diyeceğiz?</p>
<p>Aidiyet hissi bu kadar tehlikeli bir ruh halidir işte. İntisap ettiğin anda gözün vardır görmezsin, kulağın vardır duymazsın. Çünkü bir müntesibin zannınca, kötüye ait ne varsa aralarında barınması söz konusu değildir. Onun gibi düşünenler, ona rehberlik edenler ortalama insana yakıştırılacak tüm suçlamalardan azadedir. Peki, bu <em>&#8220;şeyh uçmaz, mürit uçurur&#8221;</em> yaklaşımının toplumda karşılığı var mıdır? Olmaz mı, hem de en mümbit örneklerini bu topraklarda bulursunuz. Neresinden tutsanız elinizde kalır; alnını secdeden kaldırmadığını bildiğiniz halde birkaç bin TL verip torunu yaşındaki kızları kendine üçüncü, dördüncü eş alanları hatırlayıp yaramızı biraz kanatalım isterseniz. Bizim de alnımızın secdeye varması, aynı dinin müntesibi olmamız mıdır bu konu hakkında konuşmamıza engel.</p>
<p>Aidiyet Meselesi, sadece Kürtlerin Irkçı kanadının ya da Türklerin Ulusalcı kanadının meselesi değildir. Yeteneksizliğimizin, seviyesizliğimizin, idraksizliğimizin temel sebebidir. Tek olarak ayakta kalamayan insanın tipik <em>&#8220;arada kaynarım&#8221;</em> şark kurnazlığıdır. Şairin &#8220;<em>bir ağaç gibi tek ve h<a name="_GoBack"></a>ür / ve bir orman gibi kardeşçesine&#8221;</em> sözünün tekzibidir bu ülkenin Aidiyet Meselesi.</p>
<p>Sözün özü, Deli Emin&#8217;in dediği gibi, piç olmak iyidir hocam. Bir defa muhatabının da muarızının da gözünün içine bakabilmek kolaylığı sağlar adama. Adına &#8220;suçun kişiselliği&#8221; denilen evrensel hukuk normuna rağmen kimsenin günahını yüklenmek ve onu bir kambur gibi sırtında taşımak zorunda kalmazsın. Daha az insana selam verirsin, daha az insandan selam alırsın belki ama bu senin anti sosyal olduğun anlamına da gelmez. Atatürk&#8217;ü yine seversin belki ama Dersim&#8217;de en hafif tabiriyle orantısız güç kullanıldığını kabul edersin, İskilipli Atıf ve nicelerinin yok yere öldürüldüğüne dair günah çıkartırsın. Ya da ne bileyim bir Kürt gibi yaşamanın, kimliğine sahip çıkmanın yolunun öğrenci yurtlarına Molotof atmaktan geçmediğini, patlayıcı ve yanıcı maddelerle bu kadar haşır neşir olmanın neticesinde elde edeceğin sonucun bir popülarite değil, Kazan Vadisine yağdırılan bombalar olduğuna iman edersin.</p>
<p>Ya da gelin adına serseri mi dersiniz, hergele mi dersiniz, piç mi dersiniz, ne derseniz deyin ve adaleti esas alarak olaylara bu minval üzere bakın. Belki yine isminizin önünde bir titr &#8216;iniz olmayacak ama isminin önünde bir titr&#8217;i olan adamdan çok daha dürüst olacaksınız.</p>
<p><strong><em>&#8220;İzm&#8217;ler, idraklerimize giydirilmiş deli gömlekleridir&#8221;</em></strong> diyen Cemil Meriç&#8217;in önünde bir defa daha saygıyla eğiliyorum&#8230;</p>
<p> </p>
<p>… Bu konu ilginizi çekiyorsa…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/11/19/%e2%80%9caslinda-pic-olmak-iyi-bir-sey-hocam-bir-kere-hic-akraban-olmuyor-bu-cok-iyi-bir-sey%e2%80%a6%e2%80%9d/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/11/19/%e2%80%9caslinda-pic-olmak-iyi-bir-sey-hocam-bir-kere-hic-akraban-olmuyor-bu-cok-iyi-bir-sey%e2%80%a6%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KCK Davası, Profesörler ve Eşşekler</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/11/04/kck-davasi-profesorler-ve-essekler/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/11/04/kck-davasi-profesorler-ve-essekler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Nov 2011 16:10:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19318</guid>
		<description><![CDATA[ 1990&#8242;lı yılların başı. Kanada&#8217;nın başkenti Ottawa&#8217;dayız. Ömrünü teleskop başında geçirmiş, yıldızların, gök taşlarının, gezegenlerin hareketleri üzerine keşifler yapmış bir &#8220;profesörün&#8221; tutuklanması gazete manşetlerinde. Kız öğrencilerinden biri cinsel tacize uğradığını iddia ediyor. Profesörün yakın dostları ve ailesi ise çılgına dönmüş:
&#8220;Nasıl olur da ülkemizin gurur kaynağı olan bu bilim adamını tutuklarsınız?&#8221;
Yerel gazeteler de öfkeli. Mahkemeyi Ortaçağ Avrupasının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/liberal_ahlak_esek.gif" alt="" width="200" height="200" /> 1990&#8242;lı yılların başı. Kanada&#8217;nın başkenti Ottawa&#8217;dayız. Ömrünü teleskop başında geçirmiş, yıldızların, gök taşlarının, gezegenlerin hareketleri üzerine keşifler yapmış bir &#8220;profesörün&#8221; tutuklanması gazete manşetlerinde. Kız öğrencilerinden biri cinsel tacize uğradığını iddia ediyor. Profesörün yakın dostları ve ailesi ise çılgına dönmüş:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;Nasıl olur da ülkemizin gurur kaynağı olan bu bilim adamını tutuklarsınız?&#8221;</em></p>
<p>Yerel gazeteler de öfkeli. Mahkemeyi Ortaçağ Avrupasının Engizisyonu ile karşılaştırmakla yetinmiyorlar:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;Bluğ çağı krizindeki sivilceli kızların saygın bir bilim adamını lekelemesi bu kadar kolay olmamalı!&#8221;</em></p>
<p> Dava görülmeye başlıyor. Kızcağız profesörün notla şantaj yaptığı telefon görüşmelerini kayda almış. Hocasının <strong><em>&#8220;bedensel artıklarının&#8221;</em></strong> bulaştığı kıyafetlerin analizi şüpheye yer bırakmıyor. Bu arada medyanın yoğunlaşan baskısı altında eziliyor kızın ailesi. Babası profesör değil, <strong><em>&#8220;sadece&#8221;</em></strong> orta okul mezunu bir otobüs şoförü, anne ise ev kadını. Genç kız mahkemenin sonucunu bekleyemeden intihar ediyor. Profesör cezaevine yollanıyor&#8230; Yanında staj yaptığım <strong><em>&#8220;bilim adamı&#8221; </em></strong>da bir profesör. Öğle yemeğinde konuyu açıyorum ve ne düşündüğünü soruyorum. Kısacık cevabı meselenin özeti gibi:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;Tahsil cahilliği yok eder, eşşekliği değil!&#8221;</em></p>
<p> Evet, meslekî bilgi insanı erdemli yapmaz. İyi - Kötü ayrımı yapmak, İyi&#8217;den yana davranacak gücü ve cesareti kendinde bulmak meslekî tahsille olmaz. Profesörler, generaller, doktorlar, gazeteciler ve imamlar da herkes gibi suç işleyebilirler. Master ve doktora yapmış olmak, yabancı dil bilmek insanı kötülükten uzaklaştırmıyor. Ama bir musluk tamircisi ya da bakkal tutuklanırsa Türkiye&#8217;nin gazetecileri rahatsız olmuyorlar. <strong><em>&#8220;Bir bakkal tutuklanmış, bu ne rezalet? Bu ne biçim demokrasi?&#8221;</em></strong> diye bir manşet görmedim hiç. Oysa Ergenekon davasında basının bir kısmı vatansever(?) generallerin tutuklanmasına çok bozulmuştu. Şimdi KCK davasıyla birlikte tutuklanan profesörler var. Bizim(?) basın yine teyakkuzda. Taraf, Radikal&#8230; Nereye baksam <strong><em>&#8220;saygın bir profesörün&#8221; </em></strong>tutuklanmasına bozuk atan köşe yazarları. <span id="more-19318"></span></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/bahceli_02.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-19321" title="bahceli_02" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/bahceli_02.jpg" alt="" width="212" height="202" /></a>Devlet Bahçeli&#8217;nin de &#8220;profesör&#8221; olduğunu biliyor muydunuz? Van depreminde ırkçılığa karşı tavır koyan &#8220;cici&#8221; Bahçeli. Aynı Bahçeli yine Doğu Anadolu&#8217;da yaptığı bir seçim mitinginde halkın üzerine yağlı urgan atmıştı. (Bkz. <a title="Permanent Link to Psikopatlık ve Karizma" href="http://www.derindusunce.org/2007/07/19/psikopatlik-ve-karizma/">Psikopatlık ve Karizma</a>) Aynı Bahçeli Can Dündar&#8217;ın kendisiyle yaptığı bir röportajda<strong> arabasının bagajında meyve sandıkları içinde silah taşıdığını anlatmıştı!</strong> Evet&#8230; Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü&#8217;nde iktisat doktorası yapmış ve aynı üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Politikası Ana Bilim Dalı&#8217;nda 1987 yılına kadar öğretim üyeliğini sürdürmüş. Bir üniversite hocası düşünün. Amfide ders veriyor. Kitap yazıyor. Ekonomiden bahsediyor, siyaset felsefesinden, Smith, Locke, Arendt, Tocqueville, Marx&#8230; İmtihan kâğıtlarını okuyor. Öğrencilerle şakalaşıyor. <strong>Park yerindeki arabasının bagajında makineli tüfek var</strong>. İnsan öldürmeye yarayan bir &#8220;alet&#8221; var. Üniversite öğrencilerinin birbirlerini solcu/sağcı diye takır takır vurduğu seneler.</p>
<p> <strong>Düşünen gazeteci olur mu?</strong></p>
<p>Gaztecilik zor meslek. Hem ciddi olacaksın hem şaklaban. Hem bilgilendireceksin hem de &#8220;reyting&#8221; yapmak için tellal gibi bağıracaksın <strong><em>&#8220;skandaaaal, rezaleeeet, flaş &#8230; flaş &#8230; flaş &#8230; şok &#8230; şok &#8230; şok&#8221; </em></strong>diye. Eh ancak bu kadar oluyor. Sadece Türkiye&#8217;nin gazetecileri değil. Dünya basını da böyle savruluyor bir saçmalıktan diğerine. Meselâ ünlü yönetmen <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000591/">Roman Polanski</a>&#8216;nin mahkemesi geliyor aklıma. Ve tabi sanatçı olduğu için nasıl da korunduğu, bir ilâh gibi &#8221;hata etmez, hesap vermez&#8221; ilân edildiği:</p>
<p style="padding-left: 30px;"> <em>&#8220;&#8230;Roman Polanski Jack Nicholson&#8217;a ait bir villada 13 yaşındaki bir insan olan Samantha Geimer ile fotoğraf çekimi yapıyor. Çekim bitince şampanya ve uyuşturucu teklif ediyor. Kızın itirazlarına rağmen cinsel ilişkiye giriyorlar. Mahkemede Polanski ilişkiyi kabul ediyor ama tecavüz suçlamasını reddediyor. Alkol içmeye zorladığı ve uyku ilacı verdiği suçlamalarını da. ABD&#8217;den kaçıyor Polanski.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Dönemin Fransa kültür bakanı Frédéric Mittérand Polanski&#8217;yi destekliyor. &#8220;Eski dosya&#8221; vs diyerek sulandırmaya çalışıyor. İktidar partisi UMP&#8217;nin sözcüsü Frédéric Lefebvre de destek oluyor. SACD (Senaryo Yazarları Derneği) Polanski&#8217;ye destek için bir imza kampanyası başlatıyor. Sanatçılardan Costa-Gavras, Monica Bellucci, Fanny Ardant, Bertrand Tavernier kampanyaya imza ile destek veriyorlar. Siyasetçilerden Jack Lang ve Bernard Kouchner de destekçiler arasında&#8230;&#8221; </em>(<a title="Permanent Link to Gazeteci ve Sanatçı Hukuk'un Üstünde midir?" href="http://www.derindusunce.org/2011/03/10/gazeteci-ve-sanatci-hukuk%e2%80%99un-ustunde-midir/">Gazeteci ve Sanatçı Hukuk&#8217;un Üstünde midir?</a>)<em></em></p>
<p> Derin Düşünce&#8217;de yazar olmak isteyen gençlere söylediğim ilk şeylerden biri <strong><em>&#8220;köşe yazısı okumayın, düşünme kabiliyetiniz azalır&#8221;</em></strong>. Çünkü düşünmek için insanda bir kaç şey bulunması gerekir:</p>
<ul>
<li>Düşünme arzusu,</li>
<li>Eleştirel bakış,</li>
<li>Zaman.</li>
</ul>
<p>Ne yazık ki Türkiye&#8217;nin köşe yazarları içinde bu üçüne birden sahip olan çok az.</p>
<p> <strong>Aaa?</strong> <strong>Bilim adamı suç işler mi?</strong></p>
<p>Okumayı, öğrenmeyi hep sevmişimdir. Kalın gözlüklü, beyaz gömlekli o insanları görünce içimde hep bir saygı uyanır. Yıllarını bir konuya vermiş, yıldızları, insan vücudunu ya da kuşların sindirimini incelemiş o dağınık saçlı, pipolu insanları severim, elimde değil. Bu sevginin gözlerimi (biraz) kör ettiğini de gençlik yıllarımda fark etmiştim: Bir üniversitede iki profesör arasındaki kişisel takışmaya tanık olduğumda çok şaşırmıştım. Gözümde bu kadar büyüttüğüm bu &#8220;bilim insanları&#8221; nasıl olur da kibir, kıskançlık, öfke, para sevgisi gibi nefsanî hastalıklardan muzdarip olabilirlerdi?</p>
<p> Sorumluluğu ister kendi saflığıma yükleyeyim isterse bana verilen pozitivist eğitime, ortada bir hata vardı. Evet, <strong>&#8220;bilim insanı&#8221;</strong> da herkes kadar &#8230; insandı. Bilim insanı da karısına bir tokat atabilir, vergi kaçırabilir, alkollü araba kullanabilirdi. Bizim bilim insanlarını gözümüzde bu kadar büyütmemiz ise basbayağı bir körlükten ibaretti.</p>
<p> İnsanlık tarihine bakın, &#8220;bilim insanları&#8221; sadece adi suçlar işlemekle de yetinmiyorlar. Soykırımlara, teröristlere, kanlı diktatörlere bile hizmet edebiliyorlar:</p>
<p style="padding-left: 30px;"> <strong><em>&#8220;</em></strong><em>Geride bıraktığımız eylül ayında İngiltere ve Almanya&#8217;da tutuklanan Arap kökenli El-Kaideci teröristlerin doktor olmaları, tıp ve kimya alanındaki bilgilerini sivilleri öldürmek için kullanmaya çalışmaları herkesi şaşırttı. Fransız Le Figaro gazetesi hayretle </em><em><strong>&#8220;hayat kurtarmak için okumuş bir doktor nasıl olur da bilgilerini öldürmek için kullanır?&#8221;</strong></em><em> diye soruyordu.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Aslında söz konusu Fransız gazeteci Avrupa&#8217;nın yakın tarihini bilseydi bu kadar şaşırmazdı. Zira o zaman Alman doktor <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Josef_Mengele" target="_blank">Josef Mengele&#8217;nin </a></em><em>ve Avusturyalı doktor <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Aribert_Heim" target="_blank">Aribert Heim&#8217;ın</a></em><em> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Auschwitz-Birkenau" target="_blank">Auschwitz-Birkenau </a></em><em>toplama kampında insanları anestezi kullanmadan kestiklerini ve beyinlerine zehirli maddeler zerk ettiklerini bilebilirdi. Bilimi insanlara zarar vermek için kullanan doktorlar arasında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Heinrich_Himmler" target="_blank">Heinrich Himmler&#8217;in </a></em><em>emriyle Çingeneler gibi &#8220;aşağılık ırkları&#8221; kısırlaştırmak için bilimsel araştırmalar yapan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Carl_Clauberg" target="_blank">Karl Clauberg </a></em><em>de anılabilir.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Fakat bilim ile zulüm yapmak Nazilerin tekelinde değil elbette. Rus bilim adamları tıp, kimya ve psikoloji alanlarındaki bilgilerini <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/SSCB" target="_blank">Sovyet Rusya&#8217;nın </a></em><em>gizli servisi <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/KGB" target="_blank">KGB&#8217;nin </a></em><em>(</em><em>Комитет</em><em> </em><em>Государственной</em><em> </em><em>безопасности</em><em>) sorguları için kullandılar soğuk savaş yıllarında. Ama bundan daha da çarpıcı olanı psikyatristlerin yardımıyla politik muhalefetin bir akıl hastalığı olarak ilânı ve kabulü oldu. <strong>Öyle ya, komünizme karşı çıkmak için insanın deli olması gerekirdi(!)</strong> Bu şekilde mahkeme gibi masraflı bürokratik detaylardan kurtulan komünist idare binlerce insanı hızla tımarhanelere gönderdi. Tabi gene doktorların yardımıyla verilen &#8220;kimyasal eğitim&#8221; sırasında <strong>&#8220;yanlışlıkla&#8221;</strong> ölenler de oluyordu!</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em><a title="radovan_karadzic_3mar941.jpg" href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/11/radovan_karadzic_3mar941.jpg"></a><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bosna_Sava%C5%9F%C4%B1" target="_blank">Bosna Savaşı </a></em><em>sırasında işlediği soykırım ve savaş suçlarından dolayı hâlâ aranan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Radovan_Karadzi%C3%A7" target="_blank">Radovan Karadziç</a></em><em> de doktor değil miydi? Kaçak nakil organ piyasasında Komünist Çin&#8217;deki idam mahkûmlarından alınan organların bolluğu da Çinli cerrahların irşada ihtiyacı olduğunu göstermiyor mu?</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Bilim adamları acaba sadece savaş gibi istisnaî durumlarda mı vicdanlarını askıya alıyorlar? Bu o kadar da kesin değil. ABD&#8217;deki <a href="http://www.vanderbilt.edu/" target="_blank">Vanderbilt Üniversitesi </a></em><em>bünyesinde fakirlere ücretsiz sağlık hizmeti veren bir bölümde 751 hamile kadına radioaktif madde vererek çocuklar üzerindeki etkisini <a href="http://aje.oxfordjournals.org/cgi/content/abstract/90/1/1" target="_blank">20 yıl boyunca test eden</a></em><em> araştırmacılar bunun en güzel örneği. Elbette bazı çocuklarda tümör oluştuğunu söylemeye gerek yok. »</em> (<a title="Permanent Link to Evrimcilerin iç hastalıkları" href="http://www.derindusunce.org/2007/11/07/evrimcilerin-ic-hastaliklari/">Evrimcilerin iç hastalıkları</a>)</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>KCK&#8217;nın siyaset okulunda &#8220;ders veren&#8221; bazı profesörler tutuklanmış. Vakti ve düşünme arzusu olMAyan köşe yazarları ayaküstü bir şeyler karalamışlar: <strong><em>&#8220;Ders vermek suç mu? Bir profesör tutuklanabilir mi? Bu ne biçim demokrasi?&#8221;</em></strong></p>
<p> Hayatımın son 20 senesini Batı&#8217;da geçirdim. Türkiye&#8217;nin çeyrek aydınlarının hayran oldukları demokratik ülkelerde: İngiltere, Fransa, ABD ve Kanada. Bu ülkelerin hiç birinde bir terör örgütünün, meselâ El Kaide&#8217;nin &#8220;siyaset okulunda&#8221; ders veren profesörlerin rahat bırakılacağını sanmıyorum.</p>
<p> KCK&#8217;nın ne olduğunu bizzat KCK ekibi tarafından kaleme alınan dokümanı okuyarak öğrenmenizi tavsiye ederim: &#8220;KCK Sözleşmesi&#8221;.  Tabi vakti, düşünme arzusu olan okurlar için söylüyorum bunu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Makaleye &#8220;komşu&#8221; konularda okumak için&#8230;</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank">Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/nouvelle-image.bmp" alt="" width="125" height="180" /></a>Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Habercilik, savcılık, komiklik, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları <strong>derinlemesine irdelemesi</strong> ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini <strong>eğlendirebilmesi</strong>… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda <strong>“gazeteci gibi”</strong> gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasi_kitap.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasiyi_susturunca.pdf" target="_blank">Liberalizm Demokrasiyi Susturunca</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasiyi_susturunca.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18938" title="liberalizm_demokrasi_kitap" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasi_kitap-203x300.jpg" alt="" width="133" height="191" /></a>Halkın iradesi liberalizm ile çatışırsa ne olur? 2008′de başlayan ekonomik kriz sürmekte. Eğitim, sağlık ve güvenlik hizmetlerine ayrılan bütçeler kırpılırken batan bankaları kurtarmak için yüz milyarlarca dolar harcanıyor. Alın terinin finans kurumlarına peşkeş çekilmesini istemeyenler protesto ediyor. Ama <strong>batılı devletler polis copuyla finans sektörünü savunmaktalar.</strong> Ne oldu? Bütün nüfusun binde birini bile temsil etmeyen bankacıların çıkarları geri kalan %99.99′un önüne nasıl geçti? Alıp satma, üretip tüketme özgürlüğü nasıl oldu da halkı finans sektörünün kölesi yaptı? <strong>Mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımı uğruna halkın iradesi çiğnenebilir mi? </strong>Okuyacağınız kitap demokrasi ile  liberalizmin savaşı üzerinedir. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasiyi_susturunca.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18312" title="marx-kapak" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/marx-kapak.bmp" alt="" width="128" height="191" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank">Derin <strong>MAЯҖ</strong></a></strong></p>
<p>Etrafınızda “ben solcuyum” diyen kaç kişi var? Birgün Ya da Cumhuriyet Gazetesi, Türk Solu Dergisi okuyan? Yürüyüşlerde Marx, Lenin, Deniz Gezmiş ve Atatürk posterlerini yanyana taşıyan kişileri tanıyor musunuz? İşçi sendikalarında aktif rol oynayan dostlarınız var mı? Bu insanlar hasretle beklediğimiz sol muhalefeti kuramadılar bir türlü. Neden? </p>
<p> Marxist ve Marxçı (Marx’a dair ama marxist olmayan) miras ile yüzleşmedi Türk solcuları. Oysa Marx anlaşılmadan hiç bir sol projenin anlaşılmasına da imkân yok.  Leninist, Stalinist, Maoist… Hatta Kuzey Avrupa’nın sosyal demokrat modellerini de çözemezsiniz. Marx’ın bıraktığı yerden devam edenleri anlamak için de gerekli bu okuma; dünya soluna bugünkü şeklini veren düşünürleri anlamak için: Rosa Luxemburg, Ernst Thälmann, Georg Lukács, Max Adler, Karl Renner, Otto Bauer, Walter Benjamin, Jürgen Habermas,… <a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/11/04/kck-davasi-profesorler-ve-essekler/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/11/04/kck-davasi-profesorler-ve-essekler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Barış partisi&#8221; silaha ve şiddete esir mi oldu?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/11/01/baris-partisi-silaha-ve-siddete-esir-mi-oldu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/11/01/baris-partisi-silaha-ve-siddete-esir-mi-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Oct 2011 22:29:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19254</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;MHP&#8217;nin de gerisine düşerek, kitleleri kışkırtarak Kürt halkının sözcülüğünün yapılabileceğine doğrusu ben inanmıyorum, silaha ve şiddete bu kadar esir olarak &#8220;barış partisi&#8221; olmak pek mümkün gözükmüyor bana. Bence artık Kürt siyasetçileriyle aydınları kendilerine sormalılar, PKK mı Kürt halkı için var, Kürt halkı mı PKK için var?&#8221; TAMAMI
&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;MHP&#8217;nin de gerisine düşerek, kitleleri kışkırtarak Kürt halkının sözcülüğünün yapılabileceğine doğrusu ben inanmıyorum, silaha ve şiddete bu kadar esir olarak <strong>&#8220;barış partisi&#8221;</strong> olmak pek mümkün gözükmüyor bana. Bence artık Kürt siyasetçileriyle aydınları kendilerine sormalılar, PKK mı Kürt halkı için var, Kürt halkı mı PKK için var?&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-bingol-ve-akp.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/11/01/baris-partisi-silaha-ve-siddete-esir-mi-oldu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/11/01/baris-partisi-silaha-ve-siddete-esir-mi-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK Usulü Diyalog Arayışı</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/10/31/pkk-usulu-diyalog-arayisi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/10/31/pkk-usulu-diyalog-arayisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Oct 2011 21:49:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19251</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="250" height="157" src="http://www.youtube.com/embed/gYs0ShwDdig" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/10/31/pkk-usulu-diyalog-arayisi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/10/31/pkk-usulu-diyalog-arayisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürtlerin PKK Sorunsalı ve Van Depremi</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/10/28/kurtlerin-pkk-sorunsali-ve-van-depremi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/10/28/kurtlerin-pkk-sorunsali-ve-van-depremi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 14:39:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Timurtaş</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19232</guid>
		<description><![CDATA[
PKK&#8217;nın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından bölgedeki diğer Kürt hareketlerine karşı kurdurulduğu ancak 80 darbesinden sonra kontrolden çıktığı, zamanla İsrail, Amerika, Rusya gibi ülkelerin Türkiye&#8217;ye karşı yürüttüğü operasyonlarda taşeron olarak kullanıldığı, milislerinin herkesin malumu istihbarat teşkilatları tarafından yetiştirildiği, başta Yunanistan olmak üzere hemen tüm Avrupa tarafından kucaklandığı, kurucularının çoğunun Kürt olmadığı, yakıp yıktığı köylerin önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.filmizlebedava.com/wp-content/uploads/2010/04/deprem1.jpg" alt="" width="321" height="245" /></p>
<p>PKK&#8217;nın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından bölgedeki diğer Kürt hareketlerine karşı kurdurulduğu ancak 80 darbesinden sonra kontrolden çıktığı, zamanla İsrail, Amerika, Rusya gibi ülkelerin Türkiye&#8217;ye karşı yürüttüğü operasyonlarda <span id="more-19232"></span>taşeron olarak kullanıldığı, milislerinin herkesin malumu istihbarat teşkilatları tarafından yetiştirildiği, başta Yunanistan olmak üzere hemen tüm Avrupa tarafından kucaklandığı, kurucularının çoğunun Kürt olmadığı, yakıp yıktığı köylerin önemli bir kısmının Ermeni tehcirinde boşaltılan köyler olmasından da anlaşılacağı üzere Ermeni diasporasının karanlık emellerine hizmet ettiği, silah ve uyuşturucu ticareti ile petrol ve her türlü kaçakçılığı organize eden yapısından dolayı üzerinden olağanüstü rantın elde edildiği bir örgüt olduğu artık hepimizin malumu.</p>
<p> &#8221;Kürt Sorunu&#8221; Türkiye&#8217;de yadsınamaz bir gerçek. Özellikle Cumhuriyet dönemiyle birlikte Kürtlere yönelik sistematik işkenceler, yok saymalar, işi asimilasyona götürecek kadar vahşi resmi ideolojiler Kürtlerin Türkiye&#8217;deki varlığını ciddi manada tehdit etmekteydi. Haklı olarak Kürtler de buna tepki vermeye başladı. Yukarıda zikrettiğim çeşitli çıkar grupları Kürtlerin bu haklı refleksini kendi amaç ve hedefleri doğrultusunda kullanarak sorunu bambaşka bir yörüngeye oturttu. İşte tam da bu noktada Türkiye ve dolayısıyla Kürtler PKK ile tanıştı. PKK&#8217;nın sürece dahil olmasıyla birlikte Kürtlere uygulanan baskının şiddeti arttı. Bir taraftan PKK bahanesiyle resmi ideoloji, diğer taraftan sindirmek, kontrolü altına almak ve bölgenin tek hakimi olmak amacıyla PKK, Kürtleri iyice bunalttı. Resmi ideolojinin kıyımları arttıkça Kürtler PKK&#8217;nın kucağına itildi. PKK ise fırsatları iyi değerlendirdi ve giderek güç kazandı. Hülasası, resmi ideoloji PKK&#8217;yı besledi.</p>
<p>Fakat, resmi ideologların umurunda olmayan Kürtler, PKK&#8217;nın da hiçbir zaman gerçek öznesi olmadı. PKK ne Kürtlerin diniyle barışıktı ne de ideolojisiyle. Buna rağmen, mengenenin dişleri arasında çok da sağlıklı düşünemeyen Kürtler devlete olan güvenini kaybederken, PKK&#8217;ya da şans vermeye başladı. PKK ve uzantısı siyasi figürler bunu olabildiğince iyi kullanmaya çalıştı. PKK ile asla dokusu uyuşmayacak uyanık Kürtler, PKK&#8217;nın yüzündeki maskeyi çabucak fark ederek bu tuzağa düşmedi.</p>
<p>PKK ile arasına hiçbir zaman mesafe koymayan, Demokratik Açılım Süreci&#8217;yle birlikte oluşan özgürlük ortamını suiistimal ederek artık PKK ile arasındaki organik ve inorganik bağı da gizleme ihtiyacı duymayan BDP, masum Kürt halkını kışkırtmaya, sömürmeye, &#8220;gerçek Kürtlerin&#8221; &#8220;gerçek sorunlarını&#8221; çözümsüzlüğe mahkum etmeye büyük bir titizlikle devam etti. BDP, AK Parti hükümetleriyle başlayan özelde Kürtlerin, genelde ise tüm halkın temel hak ve özgürlüklerine yönelik yapılan ciddi, önemli ve somut iyileştirmelere bırakın katkı sunmayı, darbe vurmak için elinden geleni yaptı. Hükümetin ciddi siyasi riskler alarak attığı adımlara katkı sunan BDP ve elbette CHP ve MHP başta Kürtler olmak üzere resmi ideolojinin mağduru tüm tarafları önemli ölçüde rahatlatacak bir süreç başlatabilirdi. Yazık ki, ne BDP ne de CHP ve MHP özelde etnisite ve inançlarla; genelde ise temel hak ve özgürlüklerle ilgili ve işleyen bir demokrasinin olmazsa olmaz unsurlarının önündeki engelleri kalıcı bir şekilde çözebilecek bu süreci sabote etmekten öteye bir adım atamadı. AK Parti&#8217;nin masaya getirdikleri eksik ya da yanlış olabilir ancak diğer siyasi partilerin eksikleri gidermek, yanlışları düzeltmek ya da masaya yeni bir şey koymak suretiyle sorunları tümüyle ortadan kaldırmak gibi dertlerinin olmaması sürecin yine PKK-Kürt sorunsalına dönüşmesiyle sonuçlandı.</p>
<p>Son zamanlarda PKK&#8217;nın terör eylemleri, siyasi ve sivil uzantılarının ise iyice kontrolden çıkan hareketleri belki de tarihte hiç olmadığı kadar arttı. Buna ister Türkiye&#8217;nin İsrail ile yaşadığı krizin etkileri deyin, ister Suriye&#8217;deki halk ayaklanmasına Türkiye&#8217;nin verdiği desteğin Beşşar Esad&#8217;da yarattığı sinirlilik halinin Türkiye&#8217;ye yansımaları deyin, neticede hala taşeron olarak kullanılan bir PKK, ölen militanlar, silah sesleriyle uyuya(maya)n ve yine silah sesleriyle uyanan Kürt bebeleri, aldığı şehit haberleriyle demoralize olan, büyük bir kaos ve huzursuzluk yaşayan koca bir Türkiye gerçeği önümüzde tüm çıplaklığıyla duruyor. Her şehit haberiyle bir taraftan öfkemiz artarken, diğer taraftan hissiyatımızı kaybediyoruz. Şehit sayımızın yalnızca(!) bir-iki olduğunu anlatan gazete ve televizyon haberleri bile artık giderek dikkatimizi çekmemeye başlıyor. Böyle olunca da şiddetin dozu iyice artıyor. Şiddetle birlikte artan öfkemiz, belki de elimizde olmadan vicdanımızı törpülüyor, insani duygularımızı köreltiyor.  Önceleri hedefinde PKK bulunan oklarımız, rota değiştirerek tüm Kürtlere yönelebiliyor.</p>
<p>Van&#8217;da yaşanan deprem felaketinden sonra &#8220;Oh! İyi oldu&#8221; nidaları rotasını değiştirmiş oklara gösterilebilecek en taze örnektir.  Ne mutlu ki PKK ve ilintili siyasal-sivil figürlerin tüm ahlaksız tahriklerine rağmen &#8220;Oh! İyi oldu&#8221; diyenlerin sayısı henüz ihmal edilebilecek kadar az. Felaketin yaşandığı gün, şehit haberlerinin şokuyla yükselen gayri-insani birkaç cılız sesin dışında, tüm Türkiye Van&#8217;a yardım için seferber oldu. İnanıyorum ki, Azra bebeğin kurtuluşuna, 13 yaşındaki Yunus&#8217;un önce kurtuluşuna sonra bu dünyadan ebediyete göçüşüne tüm Türkiye ağladı. Depremden 67 saat sonra enkazların arasından sağ olarak çıkartılan, ancak çıkarıldıktan kısa bir süre sonra diğer onlarca meslektaşıyla aynı sonu paylaşmaktan kurtulamayan hayatının baharındaki, 27 yaşındaki Gözde Bahar öğretmene dökülen gözyaşlarının dili ve dini farklı olsa da rengi ve tınısı aynıydı. Depremde hayatını kaybeden (şu ana kadar) 70&#8242;e yakın öğretmen acaba Kürt müydü, Türk müydü? Laz, Çerkez, Abaza, Zaza, Alevi, Sünni, Zerdüşt, Yahudi? Acaba hangi kategoriye giriyorlardı? Bunların bir önemi var mıydı o saatten sonra? Ardından ağladığımız kişilerle ilgili en ufak bir bilgimiz var mıydı? Bildiğimiz tek şey yiten canlardı. Babaların feryadı, anaların iki haftalık bebesini tükürüğüyle beslemesiydi. Henüz iki haftalıkken enkaz altında saatler geçiren, sütsüz kalan o minicik yüreğin Kürt ya da Türk olmasının zerre önemi var mı?</p>
<p>İstisnalar dışında tüm Türkiye bu duygular içindeyken, Taha Akyol&#8217;un Hürriyet&#8217;teki köşesine taşımasıyla gördüğüm bir haber beni kahretti. PKK&#8217;nın yayın organlarından Özgür Gümdem&#8217;deki o iğrenç haberden bahsediyorum. 13 yaşındaki Yunus Geray&#8217;ın depremden iki gün sonra sağ kurtarılması ancak Ağrı Devlet Hastanesi&#8217;ne sevki sırasında hayata gözlerini yummasını Özgür Gündem &#8220;Vicdansızlar&#8221; başlığıyla verdi. Haberin detayında &#8220;Mucizeyi de öldürdüler&#8221; ifadesini kullanan gazete, şu ifadeleri kullandı: &#8220;Bir internet kafede yakalandığı depremden sağ kurtulan ve adeta depremin simgesi haline gelen 13 yaşındaki Yunus Geray yolda <strong>öldürüldü</strong>!&#8221;. Evet, yanlış duymadınız: &#8220;<strong>öldürüldü</strong>&#8221; dediler (artan tepkiler üzerine ilgili haberdeki Yunus Geray kısmını çıkarttılar). Depremden kısa bir süre sonra Türkiye&#8217;nin dört bir yanından deprem bölgesine ulaşan çok sayıdaki resmi/sivil kurtarma ekibinin gece gündüz gösterdikleri çabaya ihanet dolu duygularla bu ifadeyi yakıştırdılar. Deprem bölgesinde yapılan arama-kurtarma çalışmaları bir yandan, bölgeye ulaştırılmak üzere organize edilen yardım kampanyaları diğer yandan tüm hızıyla devam ederken Özgür Gündem bu ifadeleri kullandı. BDP&#8217;liler ise Türkiye&#8217;yi karanlığa sürükleme faaliyetlerinde en önde saf tutarken, yardım faaliyetlerinde ortalıkta bile gözükmediler. Sadece, Ankara&#8217;dan devletin yetersizliğini anlatıp durdular. Ülkü Ocakları bölgeye 10 tır dolusu yardım gönderirken, BDP&#8217;nin içinde bulunduğu hiçbir yardım faaliyeti kulağımıza gelmedi. Terörü finanse etmek için Türkiye&#8217;de ve Avrupa&#8217;da canhıraş çalışan örgüt mensupları, deprem yaralarını sarmak için kılını kıpırdatmadı. Bilakis, yardımların akamete uğraması ve dolayısıyla devlet ile bölge halkı arasındaki çatlağın derinleşmesi için elinden geleni yaptı. Oradaki can kayıplarının artması, insanların yaralarının kanamaya terk edilmesi pahasına&#8230;</p>
<p>PKK ve türevi olan yapılar daha önce de samimiyet testinden geçememişti. İdeolojik olarak Marksist-Leninist bir çizgiye sahip olan PKK ve BDP 12 Haziran seçimleri esnasında sivil itaatsizlik kararı alarak Cuma namazlarını cadde ve sokaklarda kendi &#8220;imamlarının&#8221; arkasında saf tutarak kılmışlardı. Sabah namazı için camiye giden imamını katledecek kadar vicdanını kaybeden, dinden uzak olan örgütçüler seçim sathında sahte imamlarla Cuma namazı kılar olmuştu. Çok geçmeden foyaları yine ortaya çıktı. Sözde İmamlardan Übeydullah Özmen, BDP&#8217;nin şahin kanadını temsil eden Bengi Yıldız gibi Bodrum&#8217;da aşk kaçamağında görüntülenirken, Başimam Cindi Beyhan ise üzerinde 70 bin TL sahte para ile yakalandı. PKK ve BDP&#8217;nin dinle ilgili gerçek bir hassasiyeti olsa bunlara &#8220;münferit birer zamparalık ve kalpazanlık vakası&#8221; der geçerdik. Kalpazanlık suç, zamparalık ise kişisel/ailevi bir meseledir. Normal şartlarda ne Bodrum&#8217;da zamparalık yapan Bengi Yıldız ve İmam, ne de kalpazanlık yaparken yakalanan diğer İmam bu bahsimize konu olurdu. Problem örgütün samimiyetsizliğinde. Bu iki İmam örgüt içindeki istisnayı değil geneli temsil ediyor. Haliyle örgüt dini de kötü emellerine alet etmeye çalışıyor. Çünkü bölgedeki Kürt halkın büyük çoğunluğunun dini hassasiyete sahip olduğunu çok iyi biliyor.</p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… Bu konu ilginizi çekiyorsa…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/10/28/kurtlerin-pkk-sorunsali-ve-van-depremi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/10/28/kurtlerin-pkk-sorunsali-ve-van-depremi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK Kendini Yerken&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/10/18/pkk-kendini-yerken/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/10/18/pkk-kendini-yerken/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Oct 2011 21:36:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19078</guid>
		<description><![CDATA[
A. Altan: &#8220;&#8230;İki yaşındaki bebekleri öldürerek de onurlu bir savaş sürdüremezsin. Daha geçenlerde PKK&#8217;lılar Batman&#8217;da hamile bir kadınla kızını ve karnındaki bebeği öldürdüler. Kürt halkı, bu kadar çok çocuk ve kadın öldüren bir &#8220;Kürt&#8221; örgütüyle mi onur duyacak?&#8230;&#8221; TAMAMI
E. Uslu: &#8220;&#8230;Baydemir&#8217;in misafiri olarak ağırlanıp PKK&#8217;ya güzelleme düzen insanlarda bir gram cesaret olsa ve Hakkâri&#8217;de dağa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em><strong><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/pkk_bdp_kck.jpg"><img class="size-full wp-image-19080 aligncenter" title="pkk_bdp_kck" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/pkk_bdp_kck.jpg" alt="" width="452" height="237" /></a></span></strong></em></p>
<p style="padding-left: 60px;"><em><strong><span style="text-decoration: underline;">A. Altan:</span></strong> &#8220;&#8230;İki yaşındaki bebekleri öldürerek de onurlu bir savaş sürdüremezsin. Daha geçenlerde PKK&#8217;lılar Batman&#8217;da hamile bir kadınla kızını ve karnındaki bebeği öldürdüler. Kürt halkı, bu kadar çok çocuk ve kadın öldüren bir <strong>&#8220;Kürt&#8221;</strong> örgütüyle mi onur duyacak?&#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-pusu-2.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p style="padding-left: 60px;"><em><strong><span style="text-decoration: underline;">E. Uslu:</span></strong> &#8220;&#8230;Baydemir&#8217;in misafiri olarak ağırlanıp PKK&#8217;ya güzelleme düzen insanlarda bir gram cesaret olsa ve Hakkâri&#8217;de dağa çıkarılıp sorgulanan insanların haklarını da sorabilseler, Tunceli&#8217;de ekmek parası için çalışan insanların kafasına sıkılan kurşunlar için yeter diye bir köşe yazısı yazabilseler o zaman gerçeğin ne olduğunu da görebilecek ve bize gösterebilecekler. Heyhat ki bu sözde demokrat, sözde insan hakları savunucusu, sözde Kürt hakları savunucusu, otobüslerden zafer işareti yapıp Karayılan&#8217;dan aldığı övgülerle bir anda Kürt savunucusu statüsüne çıkmış bu yazarlarımız orada PKK zulmü altında ölen ve sorgulanan insanların haklarına kulaklarını hep tıkıyorlar. PKK diğer Kürtleri sindirip seslerini bastırdığından da şimdilik Kürt haklarının savunucuları gibi kendilerini pazarlıyorlar&#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/emre-uslu/makale-kavakli-kampi.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/10/18/pkk-kendini-yerken/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/10/18/pkk-kendini-yerken/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sürüdeki topal koyun geçmiş en öne</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/10/09/surudeki-topal-koyun-gecmis-en-one/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/10/09/surudeki-topal-koyun-gecmis-en-one/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2011 22:01:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18957</guid>
		<description><![CDATA[
İbrahim Becer
Şu aralar zamanımızı, üşenmeyip yazdıklarımızı okuyan, anladıklarının neticesinde bizi &#8220;fena halde çuvallamakla&#8221; itham eden eş dostun tacizlerini savmakla geçiriyoruz.
&#8220;Al sana açılım!&#8221; diye başlayan cümleler sıradan oldu bugünlerde. Destek verdiğimiz için bizi suç ortağı ilan eden bizim sevdiklerimiz ve bizi sevenlerin haklı olup olmadıkları başka bir yazı konusu olsa da, &#8220;sarhoş düştüğü yere kadar&#8230;&#8221; misali [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/07/koyunlar.bmp"><img class="alignright size-full wp-image-10605" title="koyunlar" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/07/koyunlar.bmp" alt="" /></a></p>
<p><strong><em>İbrahim Becer</em></strong></p>
<p>Şu aralar zamanımızı, üşenmeyip yazdıklarımızı okuyan, anladıklarının neticesinde bizi <em>&#8220;fena halde çuvallamakla&#8221;</em> itham eden eş dostun tacizlerini savmakla geçiriyoruz.</p>
<p><em>&#8220;Al sana açılım!&#8221;</em> diye başlayan cümleler sıradan oldu bugünlerde. Destek verdiğimiz için bizi suç ortağı ilan eden bizim sevdiklerimiz ve bizi sevenlerin haklı olup olmadıkları başka bir yazı konusu olsa da, <em>&#8220;sarhoş düştüğü yere kadar&#8230;&#8221;</em> misali biz anlamaya ve anlatmaya devam edeceğiz. Ha, mevzi kazandığımız noktalar hiç mi olmuyor? Elbette güzel gelişmeler de oluyor; Dağlıca Baskını sırasında Yarbay rütbesiyle tabur Komutanlığı görevini ifa eden Onur Dirik&#8217;in, Dağlıca Vahametinden değil ama başka bir suçtan ‘er rütbesiyle&#8217; ordudan ihracına karar verilmiş. Takvim Gazetesinin haberine göre: <strong><em>&#8220;PKK&#8217;nın döşediği mayını eliyle imha etmesi için emir verdiği Üsteğmen Çağlar Canbaz&#8217;ın ölümüne sebep olan eski Dağlıca Komutanı Onur Dirik&#8217;e verilen 2 yıl 11 ay hapis cezası Askeri Yargıtay&#8217;ca onandı</em></strong>&#8220;.</p>
<p>Dikkat ederseniz Ordu hakkında artık konuşulmuyor bu ülkede. Kriter olarak kendine pervasızlıktan ziyade hukuku ve onun üstünlüğünü utangaç da olsa kabul eden bir kurumla, kimin ne işi olabilir ki? Şimdi tüm sahne ışıkları<span id="more-18957"></span> nobranlığın, vandalizmin, ırkçı terörün mümessilleri üzerine çevrili.</p>
<p>Son zamanlarda PKK&#8217;nın kullandığı aşırı şiddetin sebebini anlamaya çalışıyorum. Şiddeti estetize etmesindeki başarısıyla sevdiğim Trevanian&#8217;a ve onun Şibumi&#8217;sine bir göz attım, yetmedi Tarantino&#8217;nun kullandığı orantısız şiddeti gözlerimle görmek için Kill Bil&#8217;i bir daha izledim. İşin kökünde, alınması şiddetle arzulanan bir intikam arzusu ve o intikamın peşinden koşan insanların karmaşık hikâyelerinden oluşmuş küçük hikâyelerle karşılaştım.</p>
<p>Elbette ki herkesin hikâyesi bambaşka. Gerçek hayatsa daha bir bambaşka; ne bir Yazarın elinden çıkan ve kılı kırk yaran bir titizlenmeye sahip, ne de bir senaristin kurduğu akıl dolu olay örgüsüne. Alabildiğince hoyrat, Allah&#8217;ın bahşettiği aklın sadece kendinde olduğu zannıyla yalan söylemekten çekinmeyen tipik şark kurnazlığı içeren, yine Allah&#8217;ın kendisi için kullandığı &#8220;eşref-i mahlûkat&#8221; tamlamasındaki &#8220;şeref&#8221; sıfatını almayı reddeden ilkel, bağnaz, riyakâr insanları bünyesinde istihdam etmekte gerçek hayat.</p>
<p>Batman&#8217;da bir kadını ve onun henüz ana rahminde olan bebeğini hedef alan iğrenç saldırıyı hatırlıyorsunuzdur. Anne o anda ölürken, bebeği de bir günlük gecikmeyle vefat etti. Bu iğrenç saldırıyı lanetlemek için herhangi bir ırkın ahfadı olmak gerekmez, hele hele bu topraklarda doğup büyümeye bile ihtiyaç yok. Bırakın bir hak dinine mensup olmayı, en ilkel coğrafyadan dört kişi bir araya gelse ve sıfırdan bir din inşa etmeye yeltense, geçtim bir dini, bir &#8220;izm&#8221; inşa etmeye kalksa Hz. Salih ve devesi bahsine atıfta bulunurcasına &#8220;Batman Olayını&#8221; kıraat ederler.</p>
<p>Eylemin akabinde öldürülen olayın faili teröristin cenazesi için Muş&#8217;ta toplanan BDP&#8217;liler bırakın lanetlemeyi, suçu yine başkalarında arayarak <em>&#8220;merdi Kıpti, şecaat arz ederken sirkatin söyler&#8221;</em> sözünü yine ete kemiğe büründürdüler. Meya-Der Diyarbakır Yöneticisi Mehmet Yaşar<em>,&#8221; AKP Hükümeti ve Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın savaşı sürdürmekle insanlıktan çıktığını, yıllardır süren savaşa rağmen Kürt Halkının barış elini uzatmaktan geri durmadığını&#8221;</em> söylüyor. Aynı taziye evinin bir başka misafiri Sırrı Sakık ise kendinden önceki Hatibin anlattıklarına tüy diker bir belagat örneği veriyor:</p>
<p> <em>&#8220;Yıllardır hayatın her alanında bedenini feda eden bir Kürt evladını daha toprağa verdik. Sayın Başbakan bu ülkede Ergenekoncuların, Faşistlerin yolunu takip ediyor. Din adı altında Kürt Halkı üzerinde kirli politikalarını sürdürüyor&#8221;.</em></p>
<p><em>                </em>Olayı bir daha hatırlayalım; araçla seyir halinde olan bir grup militanın önü emniyet güçleri tarafından kesiliyor, panikleyen militanların açtığı ateşle bir anne olay yerinde, karnındaki bebeğiyse ertesi gün hayatını kaybediyor. Koca Kürt coğrafyasında &#8220;büyük adam&#8221; diye lanse edilen bu ikisi de inşaatta kıstırılıp öldürülen teröristin cenazesinde bu lafları ediyor. Lafların ağırlığına bakar mısınız:</p>
<p> <em>&#8220;Din adı altında Kürt Halkı üzerinde kirli politikalar sürdürmek, barış elini uzatmak, Ergenekoncuların yolunu takip etmek, insanlıktan çıkmak&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Hz. Salih ve devesi bahsini açmam bundan sebeptir; Hz. Salih&#8217;in kavminin helak olmalarındaki kriteri hatırlayalım isterseniz. &#8220;Deveyi öldürenler ve öldürülmesine seyirci kalanlar&#8221;. Lâcivert takım elbisenin altına rugan ayakkabı giymenin, vicdanlarda bir hafifletici sebep olmadığını ne zaman öğrenecek bu kavim bilmiyorum.</p>
<p><em>&#8220;İnsanın cüceleştikçe laflarının büyüdüğü&#8221;</em> doğru bir çıkarımmış demek ki. Zavallı cüceler! Söyleyecek hiçbir şeyi olmadığı için adına &#8220;yalan&#8221; bile diyemeyeceğiniz bir şeyleri ağzında geveleyen kifayetsiz muhterisler. Daha da ötesi, doğruyu söyleyemeyen korkaklar taifesi.</p>
<p>İki şeyin eksikliğini çok çekti ve de uzun bir süre çekeceği aşikâr o coğrafyanın: &#8220;<strong><em>Cesur insanlar ve cesaretle bilenmiş bir enteljansiyanın yokluğu&#8221;.</em></strong> Bu ikisi olmadığı müddetçe, meydanı kimseye emanet etmeyeceği belli olan bu hoyratlar tayfası ne Kürt&#8217;e ne de Türk&#8217;e bu ülkede gün yüzü gösterir. En basit manipülasyonun dahi ince bir zekâya bulanmasının şart olduğu bu çağda, böylesine hoyratça yalan söylemek için insanın ya aklından zoru olması gerekir ya da muhatabının zekâsını iyiden iyiye aşağılaması.</p>
<p>Bu coğrafyanın şanssızlığı da burada başlıyor zaten. Cesaretin olmayabilir eyvallah, bir &#8220;aydın&#8221; tanımına da uymayabilirsin ona da tamam ama o mevkileri işgal etmen haramdır haram. Ortalama insan, bizim anladığımız anlamda senin benim gibi bir insanken bazen var olan gerçeği tam da yansıtmıyor olabilir. Özellikle şiddete meyilli, şiddeti uygulamaya cesareti olmadığı durumlarda arsızca bir ifadenin yüzünde belirdiği insanlardan bahsediyorum. Ya da ben niye bahsediyorum ki, Charles Bukowski&#8217;den bir alıntıyla bu profili biraz daha netleştirelim: <strong><em>&#8221; Ortalama bir insanda, herhangi bir günde herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. Cinayet konusunda en becerikliler, cinayet karşıtı vaaz verenlerdir. Nefreti en iyi becerenler, sevmeyi vaaz edenlerdir. Son olarak savaşı en iyi becerenler de barışın vaazını verenlerdir. Ortalama erkekten, ortalama kadından sakının, sevgilerinden sakının. Sevgileri vasattır, vasatı aranır dururlar. Ama nefretleri dâhiyanedir; Nefretleri, seni, beni, herkesi öldürebilecek kadar dâhiyanedir. Kendilerinden farklı olan herşeyi yok etmeye çalışırlar. Nefretleri mükemmeldir; elmas bir bıçak gibi, bir dağ, bir kaplan, bir baldıran otu gibi mükemmeldir&#8230;&#8221;</em></strong></p>
<p>Hoş, çok fazla göz önünde bulundukları için biz işin siyasi kanadıyla haşır neşir olsak da &#8220;dağ kanadı&#8221; dediğimiz taraf da pek farklı değil. Öcalan&#8217;ın yakalanıp, derdest edilmesi hakkında beyanat veriyor biri ve gözümüzün içine baka baka söylediği yalanı bir de siz dinleyin: &#8220;<strong><em>Önderliğimize ve Halkımıza 15 Şubat uluslararası komplo ile başlayan saldırılar sürekli sürdürülerek devam etmiştir. Bunun karşısında Önderliğimizin özgür bir yaşam uğruna gösterdiği olağan üstü direniş bugün halkımız ve hareketimizin de güçlü yürüyüşü olarak komployu ve komplocuları boşa çıkarmıştır. Bugün bu direniş daha da yükselerek devam etmektedir. Bu Önderliğimizin felsefesi ile ortaya çıkmış olan bir gerçekliktir. Uyanışını sağlayan direnişçi bir halkın bu komploları boşa çıkaracağı netleşmiştir</em></strong>.&#8221;      </p>
<p>Paragrafın gelişine bakarsan kendini Mustafa Akad&#8217;ın yönettiği Ömer Muhtar filminde sanırsın ama çok şükür bunamadık daha. Velev ki bunadık, herkesin bildiği <em>&#8220;benim annem de Türk&#8217;tür, görev verilirse yapmaya hazırım&#8221;</em> türünden pişmanlık ifadelerini ne yapacağız. Şirret düzeyinde bir yalan kötüyken, bu yalana kılıf hazırlayabilmek için söylenebilecek bir yalan daha da kötü.</p>
<p>Kısacası, Bukowski&#8217;nin tabiriyle ortalama insanla buraya kadar. En fazla uyguladığı şiddetin ölçüsüyle sizi şaşırtırlar o olur. Daha bir Nasrettin Hoca meşrepliler de Belediye Başkanı sıfatına rağmen gider bir temizlik işçisine savunma verirler, kendine güldürtürler.</p>
<p>Güzel sözdür, yazın bir yere: <strong><em>&#8220;Güden çoban sürüyü döndürünce ters yöne, sürüdeki topal koyun geçermiş en öne&#8221;</em></strong>    </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="110" height="163" /></strong></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  “Kürtler ve Türkler kardeştir” diyenlerin kaçı “sen benim karde<em>ş</em>imsin”  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/10/09/surudeki-topal-koyun-gecmis-en-one/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/10/09/surudeki-topal-koyun-gecmis-en-one/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şaka gibi adam: Kandil&#8217;e Türk bayrağı dikilsin</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/10/04/saka-gibi-adam-kandile-turk-bayragi-dikilsin/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/10/04/saka-gibi-adam-kandile-turk-bayragi-dikilsin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2011 10:44:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[MHP]]></category>

		<category><![CDATA[Mizah köşesi]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[Ülkücülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18890</guid>
		<description><![CDATA[TBMM&#8217;deki MHP Grubu&#8217;nda konuşan Bahçeli, hükümetin güvenlik güçlerini harekete geçirerek bir daha indirilmemek üzere Türk bayrağının PKK kamplarının bulunduğu Kandil&#8217;e dikilmesi gerektiğini söyledi.
 
 
&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;
Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?

 İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/06/20090611_derin_dusunce_org_milliyetci_fasizm.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5274" title="20090611_derin_dusunce_org_milliyetci_fasizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/06/20090611_derin_dusunce_org_milliyetci_fasizm.jpg" alt="" width="200" height="130" /></a>TBMM&#8217;deki MHP Grubu&#8217;nda konuşan Bahçeli, hükümetin güvenlik güçlerini harekete geçirerek bir daha indirilmemek üzere Türk bayrağının PKK kamplarının bulunduğu Kandil&#8217;e dikilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/10/04/saka-gibi-adam-kandile-turk-bayragi-dikilsin/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/10/04/saka-gibi-adam-kandile-turk-bayragi-dikilsin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Turkimm, dogriyim!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/29/turkimm-dogriyim/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/29/turkimm-dogriyim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2011 09:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Senai Demirci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18847</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;&#8230; neden biz aklı başında insanlar hâlâ daha, yalan konuşmasını hiç bilmeyen küçücük Kürt çocuklarına, kara gözlü sarı saçlı utangaç Berfin&#8217;lere, ayakkabısız ve elbisesiz fukara Baran&#8217;lara, bal gibi yalan olduğunu bildikleri halde, her sabah &#8220;Turkimm, dogriyim&#8230;&#8221; dedirtilmesine en azından kalben buğz edemedik? Ve neden herkes &#8220;damarlarındaki asil kan&#8221;a güvenmek zorundaymış? Bu kan başkalarında olunca asaletini mi kaybediyor? Neymiş alyuvar ve akyvurlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><em><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/09/20090914_derin_dusunce_org_milliyetcilik.jpg" alt="" width="181" height="157" /></em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230; neden biz aklı başında insanlar hâlâ daha, yalan konuşmasını hiç bilmeyen küçücük Kürt çocuklarına, kara gözlü sarı saçlı utangaç Berfin&#8217;lere, ayakkabısız ve elbisesiz fukara Baran&#8217;lara, bal gibi yalan olduğunu bildikleri halde, her sabah &#8220;Turkimm, dogriyim&#8230;&#8221; dedirtilmesine en azından kalben buğz edemedik? Ve neden herkes &#8220;damarlarındaki asil kan&#8221;a güvenmek zorundaymış? Bu kan başkalarında olunca asaletini mi kaybediyor? Neymiş alyuvar ve akyvurlarda ibaret kanın içindeki o asillik, neredeymiş o asalet?&#8230;&#8221;</em></p>
<p><strong><em>[10 şubat 2010'da </em><a href="http://www.senaidemirci.net/yazilar.php?kategori=1&amp;makaleid=2622" target="_blank"><em>Senai Demirci'nin kişisel sitesinde </em></a><em>yayınlandı.]</em></strong></p>
<p>Bizim ırkçılığımız, türk-kürt eksenli de değil sadece, sünni-alevi eksenli, zengin-fakir eksenli olanları da var. Öyle renkler üzerinden ayırdedilebilecek kadar da görünür değil; örtülü, gizli, sinsi, hatta din kisvesine bürünmüş gibi.  Bilinçaltımıza yumuşacık yerleşmiş  şöyle bir kabullenme var meselâ<span id="more-18847"></span>: biri bir hata ederse, onun kanının bozukluğundan açarız sözü, değil mi? Konuşan da dinleyen de razı olur bu kabullenmeye: &#8220;Türk olsaydı, bu namussuzluğu yapmazdı..&#8221; Yani, tıpkı Yahudilerin kendi ırklarını ari/saf/temiz varsaymaları gibi, biz de Türk ırkı üzerinden Yahudileşme eğilimi gösteriyoruz. Oysa, birinin doğru olmasının tek yolunun Türk ırkından olmaktan geçmediğini, Türk olanların da hata yapabileceğini pekâlâ biliyoruz.</p>
<p>Bir başka sorun daha var bu ülkede ki, dokunmaya elvermiyor yüreğim, ama kanatacağız bu yarayı, patlatacağız bu çıbanı&#8230; Namazında niyazında hacı ablam, hacı babam, pekâlâ namaz kıldığını, müstakim bir müslüman olduğunu bildiği halde kızını isteyen delikanlı için, &#8220;Ben sağ oldukça, bu eve kürt giremez&#8230;&#8221; diyebiliyor, &#8220;Biz de Doğululara verecek kız yok&#8230;&#8221; diye rest çekebiliyor. Ya da tam tersi, &#8220;Doğululardan gelin alınmaz; bu eve kürt gelin girmez!&#8221; diyebiliyorlar. Kimim kızını kime vereceği beni ilgilendirmez elbette, kızı/oğlu isterse ailesine rağmen tercihini kullanabilir ya da bu sevme/seçme sınavını kaybedip anne babasının onayladığı biriyle yaşamaya razı olabilir. Ama secdelerinde, &#8220;Allah&#8217;tan secdesini esirgeyen şeytan&#8221;a muhalefet ettiklerini sanan bu kardeşlerimiz, tam da şeytanın şeytanlık kariyeri olan ırkçılığın yanında bulunuyorlar, şeytanla yoldaşlığı sürdürüyorlar. Bu düşüncenin altında, ahlaksız da olsa Türk, ahlaklı Kürt&#8217;ten daha iyidir gibi şeytani bir kabullenme var. İşte ben buna karşı, bir mümin olarak tavrımı koymak zorundayım. Siz de öyle.. Böyle yaşayamazlar; böyle iman olmaz, böyle bir iman&#8217;a itibar edilmez. Kişilerinin imanının derinliğini ben ya da siz ölçecek değilsiniz elbette ama &#8220;Muhammed&#8217;in [asm] dini&#8221; yerine &#8220;atalarının dini&#8221;ni koyanlara, &#8220;sünnet-i seniye&#8221; yerine &#8220;töre&#8221;yi koyanlara karşı sessiz kalamayız, tavırsız olamayız. Dinin yerine &#8220;yeni bir din oluşturmak&#8221;tır burada yapılan.</p>
<p> </p>
<p>Aynı tür &#8220;örtülü ırkçılığı&#8221; çoğunlukla &#8220;sünni&#8221;ler &#8220;alevi&#8221;lere, &#8220;alevi&#8221;ler &#8220;sünni&#8221;lere karşı yapıyorlar. Tırnak içinde kullanıyorum kelimeleri çünkü, ne sünni sünnidir, ne de alevi alevidir bu bağlamda.. Sözüm ona bir &#8220;sünni&#8221;, ahlaklı bir alevîyi bir sünniden-ahlaksız ya da ahlaklı- hiç koşulsuz aşağı görüyorsa, &#8220;sünni&#8221; değildir.. Gerçi, insanların ahlak düzeyini nasıl belirleyeceğiz diyebilirsiniz? Hadi ahlakı ve dürüstlüğü göz önüne almadan konuşalım:&#8221;sünni&#8221;nin ahlaksızlığını kendi şahsına mal ederken, &#8220;alevi&#8221;nin ahlaksızlığını &#8220;aleviliği&#8221;ne mal etmek ne kadar ahlaklılıktır? Bu Batılı iktidar odaklarının topyekün biz müslümanlara yaptığı şeyin aynısı değil midir? Bir müslüman terörislik yaparsa, &#8220;İslamî terör&#8221; ama bir Hıristiyan ya da Yahudi ya da başka inançtan biri eşdeğer bir eylemde bulunursa, &#8220;Hıristiyanî terör&#8221; ya da &#8220;Yahudi fundemantalizmi&#8221; ya da &#8220;şintoist köktencilik&#8221; olmaz&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Kendimi &#8220;Türk ve Sünni&#8221; kabul ettiğim için bu taraftan bakıyorum olaya.. Ki doğrusu da budur&#8230; En önce kendi eteklerimde taşları dökmem gerek, çuvaldızı kendime batırmam gerek. Hiç şüphesiz &#8220;Kürtlerin&#8221; ve &#8220;Alevi&#8221;lerin oradan bakıldığında da benzer ırkçılıklar okunur&#8230;</p>
<p>Ha bir de, gözbebeğimiz bu ülkede, bin beş yüzyıllık İslam medeniyetinin önde gelen mirasçısı olan Türkiye&#8217;mizde yaklaşık 100 yıldır, özellikle resmi ideolojinin dayatmasıyla, &#8220;Türk ırkı&#8221; üzerinden &#8220;ırkçılık&#8221; meşru sayılır; ama &#8220;Kürt ırkı&#8221; üzerinden aynı şeyi yapanlar terörist ya da PKK sempatizanı sayılır.. Biz eğer dupduru bir mümin isek, saçaklı püsküllü bir imanımız yoksa, &#8220;Türk ırkı&#8221; üzerinden yapılan ırkçılığa da &#8220;Kürt ırkı&#8221; üzerinden yapılan kadar tepki duymalıyız, duymalıydık. İkisi de terördür, ikisi de terör örgütlerini besler. Bakın, hep &#8220;yasadışı terör örgütü&#8221; ile savaşırken unutturmuşlar bize; meğer bir de &#8220;yasal/yasa içi terör örgütü&#8221; de varmış. (Bakınız; <em>Balyoz, Sarıkız, Eldiven, Kafes, Ayışığı</em>&#8230;)</p>
<p>Ama hâlâ, bu yazıyı yayınlayacak olursam, &#8220;Ne varmış &#8216;Ne mutlu Türküm diyene&#8217;&#8221; sözünü söyleyip arkasından da bana Türk düşmanı, vatan haini gibi hazır etiketleri yapıştırmaya hevesli &#8220;muhafazakâr&#8221; kardeşlerim var.. &#8220;Ne mutlu Türküm diyene&#8230;&#8221; sözü bu kadar masumdu da, niye bizim gibi aynı kıbleye dönen Kürt kardeşlerimizin memleketinin dağına taşına, meydanına duvarına ısrarla yazıldı? İnadına değil mi? Ezilsinler diye değil mi? Sindirmek için, aşağılamak için değil mi? Neden bu yazının her yazıldığı yerde tanklar ve tüfekler de geziyordu? &#8220;Zor&#8221;la demek ki&#8230;</p>
<p>Ve neden biz aklı başında insanlar hâlâ daha, yalan konuşmasını hiç bilmeyen küçücük Kürt çocuklarına, kara gözlü sarı saçlı utangaç Berfin&#8217;lere, ayakkabısız ve elbisesiz fukara Baran&#8217;lara, bal gibi yalan olduğunu bildikleri halde, her sabah &#8220;Turkimm, dogriyim&#8230;&#8221; dedirtilmesine en azından kalben buğz edemedik? Ve neden herkes &#8220;damarlarındaki asil kan&#8221;a güvenmek zorundaymış? Bu kan başkalarında olunca asaletini mi kaybediyor? Neymiş alyuvar ve akyvurlarda ibaret kanın içindeki o asillik, neredeymiş o asalet? Biz kardeşlik bağımızı &#8220;kan&#8221;la değil &#8220;iman&#8221;la kurmuyor muyuz? O yüzden &#8220;kanından&#8221; olduğu halde öz oğlunu &#8220;ailesi&#8221;nden saymaması konusunda uyarılmadı mı Nuh (as)? O yüzden değil mi ki, hepimiz imanca &#8220;İbrahim milleti&#8221;nden sayılma şerefiyle şerefleniyoruz da, İbrahim&#8217;in (as) putperest babası &#8220;İbrahim milleti&#8221;nden sayılmaz?</p>
<p>Hem sonra biz &#8220;Millî&#8221; eğitimimiz sayesinde yıllarca[şimdilerde de bizim çocuklarımız] &#8220;misak-ı millî&#8221; sınırları içinde &#8220;renkli&#8221; ama dış tarafında &#8220;kimliksiz&#8221; ve gri bir haritayla beyin yıkama telkinine maruz kaldık? Çok değil seksen doksan sene önce, bize rağmen çizilmiş o zalim sınırların ötesindekileri &#8220;yabancı&#8221; ve üstelik &#8220;düşman&#8221; diye sürekli tanımlayan eğitimin &#8220;milli&#8221;si değil midir? Biz de uzunca bir süre, düşman deyince Yunanlı&#8217;yı, hain deyince Şam&#8217;da oturan Arab&#8217;ı akla getirmedik mi? Sırf sınırlarımız dışında diye her Rus&#8217;u ve Gürcü&#8217;yü öcü saymadık mı? Sınırlarımız içinde değil diye Bağdatlı, Filistin&#8217;li, Lübnan&#8217;lı kardeşlerimizin başına atılan bombalara kayıtsız kalmadık mı? Benim evimde ve isterim ki çocuklarımın sınıfında &#8220;sınırsız&#8221; bir harita olsun; sonradan koyulan &#8220;ulus-devlet&#8221; sınırlarının bizi fiziksel olarak engellemesine bir de zihinsel olarak engellenmemiz eklenmesin&#8230;</p>
<p>Bilmem anlatabiliyor muyum?</p>
<p>Az daha unutuyordum: Irkçılık ve Devletçilik başımızdaki en büyük belâ.. İkisi de din yerine din koymak için tasarlanmış.. İki siyasi partimiz var ki, birinin varlık sebebi ırkçılık, birininki devletçilik.. Şimdi bakın, bir zamanların &#8220;sağ&#8221; ve &#8220;sol&#8221;u olarak karşı uçlarda duranların, özünde nasıl da aynı tavrı paylaştıklarına&#8230;</p>
<p>Üstad Bediüzzaman Hazretleri yıllar yıllar önce, &#8220;ırkçılar ve halkçıların&#8221; birlikte koalisyon oluşturacağını haber vermişti.. Bakın, oldu bile&#8230;</p>
<p>Bugün ırkçılığa ve devletçiliğe karşı çıkmak, Efendimizin (asm) Veda Hutbesi&#8217;ne sahip çıkmanın en güncel ve kritik göstergesidir bana göre.. Veda Hutbesi&#8217;nin Türkçe mealinde şöyle yazar: &#8220;Arabın Arap olmayana üstünlüğü yoktur..&#8221; Biz Türkler de bunu pek güzel tekrarlarız. Çünkü bize batmaz. Çünkü onca yıldır beslediğimiz &#8220;Türklük gururumuz&#8221;u tehdit etmez.  Oysa, bu sözü Efendimiz (asm) Arapça olarak Araplara söylemişti. Şimdi biz de o hutbeyi bir Türk olarak Türklere şöyle söylesek mahkemelik oluruz, Türklüğe hakaretten içeri tıkılırız: &#8220;Türkün Türk olmayana üstünlüğü yoktur.&#8221; Ne garip ki, bizim bilinçaltımızda da &#8220;Bir Türk dünyaya bedel&#8221;dir, &#8220;Türkün Türkten başka dostu yoktur&#8221; yazar. Bu bilinçaltıyla, bu &#8220;bilinç&#8221;le, hiç şüphesiz hiçbirimiz Türklüğe hakaret maddesini ihlalden hesaba çekilmeyiz dünyada ama asıl hesap günü çekileceğimiz hesaptan yakamızı kurtaramayız. Avrupa&#8217;daki müslüman Türk kardeşlerimizin bir kısmının, ihtida ederek müslüman olmuş, iman bağıyla kardeşleri olmuş Alman&#8217;ı, Fransız&#8217;ı, İngiliz&#8217;i, Danimarkalısını vs. hâlâ &#8220;yabancı&#8221; saydıklarını hayretler içinde gözlemlemiştim. Umarım, bir gün bize de hidayet nasip olur&#8230;</p>
<p>Şimdi söyleyin bakalım, bizim sorunumuz &#8220;siyah-beyaz&#8221; ayrımımı mı?</p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;</p>
<p>… Bu makale ilginizi çektiyse…</p>
<p style="TEXT-ALIGN: right"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: right"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/29/turkimm-dogriyim/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/29/turkimm-dogriyim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

