<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; Terör</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/teror/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan / Ahmet Cem Ersever</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 08:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20676</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Becer
PKK konusunda görmezden gelinen ya da atlanılan çok önemli bir nokta var: PKK, hemen herkes tarafından Kürt haklarının elde edilmesi için mücadele eden siyasi kanadı destekleyen askeri bir oluşumdur algısı.
Yaklaşık olarak otuz üç yıllık bir mazisi olan bir örgüt olması hasebiyle, ilk günleri kurcalamak kimsenin aklına gelmese de işin çıkışının öyle olmadığını anlatan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-pkk.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-20678" title="kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-pkk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-pkk-205x300.jpg" alt="" width="159" height="220" /></a>İbrahim Becer</em></strong></p>
<p>PKK konusunda görmezden gelinen ya da atlanılan çok önemli bir nokta var<strong><em>: PKK, hemen herkes tarafından Kürt haklarının elde edilmesi için mücadele eden siyasi kanadı destekleyen askeri bir oluşumdur algısı.</em></strong></p>
<p>Yaklaşık olarak otuz üç yıllık bir mazisi olan bir örgüt olması hasebiyle, ilk günleri kurcalamak kimsenin aklına gelmese de işin çıkışının öyle olmadığını anlatan bir kitap okudum. Aslında, Hürrem Sultan&#8217;ın kişiliğinde yüzlerce yıl öncesi için kalem oynatılan bir ülkede, PKK gibi bir konu için görsel bir belgesel hazırlanırsa bugünü ve geleceği anlamak çok daha kolay olur kanaatindeyim.</p>
<p>Belki benim gözümden kaçmıştır, belki de bu konu hakkında eli yüzü düzgün bir eser henüz vücuda getirilmemiştir, bilmiyorum. PKK konusunda okumalarım daha çok tarafların birisinin kaleminden çıkmış eserler oluyor genelde. Yine de bölgede bir yılı geçirmenin avantajıyla <span id="more-20676"></span>bu eserleri dikkatli bir şekilde okuduğumu belirtmek isterim. Yanlış bir şey yazmamak, söylememek adına bu dikkate herkesin azami dikkat göstermesi çok önemli.</p>
<p>Bu yazı da öncekiler gibi bir kitap tanıtımı olacak. Ahmet Cem Ersever&#8217;in yazmış olduğu <strong><em>&#8220;Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan&#8221;.</em></strong></p>
<p>Yazar&#8217;la tanışıklığım, Soner Yalçın&#8217;ın &#8220;Binbaşı Ersever&#8217;in İtirafları&#8221; adlı kitaba dayanmaktadır. Kuvvetli bir sistem eleştirisi yapan Cem Ersever o zaman beni şaşırtmıştı. Kitabın sonunda bende bıraktığı izlenim, bir &#8220;fikri intihal&#8221; vakasıyla karşı karşıya olduğum endişesiydi. Ne yalan söyleyeyim, olağan şüpheli olarak da namzedim Soner Yalçın&#8217;dı.  Gerek, o zamanlar çalıştığı kurum, gerekse fikirlerinde gördüğüm sistem muhalifliğinin paralellik arz etmesi bende rahatsızlık uyandırmıştı. Kontra gerillanın mimarının bu derece analiz yeteneğine sahip olması dün de ilginç gelmişti, bugün de ilginç geliyor.</p>
<p>İtiraf etmek gerekirse, aynı şaşkınlığı &#8220;Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan&#8221; kitabında da yaşıyorum. Yazar, bu kitabında 1991 yılına kadar mücadele ettiği PKK&#8217;nın tarihine bir kapı aralıyor. Ölümünden sonra taşıdığı misyonda göz önünde bulundurulursa, oldukça tarafsız bir üslubu benimsemiş görünüyor. Konusuna hâkim, savları tutarlı, olayları isim, tarih ve mekan üçlemesiyle anlatan bir kitap yazdığı söylenebilir. Çok fazla komploya taviz vermeyen tavrıyla, PKK&#8217;nın kuruluş ve emekleme dönemlerinde Devlet&#8217;in yaptığı hataları okurla paylaşmakta da bir beis görmüyor Yazar.</p>
<p>Kitapta ilk dikkati çeken husus, PKK&#8217;nın yaptığı ilk kongreden itibaren hedefleri ve sonuçlarının yıl olarak kıyaslanması. Burada vardığımız sonucun bugün gelinen noktayla uzaktan yakından alakası olmadığını görüyoruz. 27 Kasım 1978&#8242;de Diyarbakır&#8217;ın Fis köyünde kurulan PKK&#8217;nın o günkü yaptığı toplantıdan itibaren, akabindeki kongreler ve sonuçları titizlikle okura anlatılıyor. Henüz emekleme döneminde olan PKK&#8217;nın 12 Eylül&#8217;de nasıl gözden kaçırıldığı anladığım kadarıyla Yazar için de bir muamma. Her ne kadar Öcalan&#8217;ın, <em>&#8220;&#8230;Mücadelemiz içeride boğulmak üzereydi. Elemanlarımız eğitimsizdi. Yurt dışına gittikten sonra ilk etapta 250 kişiyi yanıma istedim. Amacım bunları kış boyu Lübnan&#8217;da askeri eğitime tabi tutup 1979 Nisan ayından itibaren yurda sokmaktı. Böylece mücadelemiz eğitilmiş büyük bir güçle takviye edilmiş olacaktı. Çünkü esas mücadelemiz gerille mücadelesiydi ve gerillanın temeli de kırsaldır&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Öcalan o yıllarda her ne kadar bu şekilde düşünüyorsa da gelişmeler tam tersi istikamette olur. Kırsala çıkan militanlar için dağlar tam bir cehennem hayatıdır. Hareketin ilk yıllarında Tümen düzeyinde bir kadroyla Botan bölgesini (Şırnak- Siirt- Beytüşşebap) düşürerek Botan- Behdinan savaş hükümetini kurmayı hedefleyen Öcalan tam bir hayal kırıklığı yaşamaktadır. İlk anlardaki şaşkınlığını üzerinden atan Devlet, PKK&#8217;nın üzerine kâbus gibi çökmüştür. Tümenler kurup, Şırnak ve havalisini kurtarılmış bölge ilan etmek şöyle dursun, militanlar doksanlı yılların başına kadar canlarını zor kurtarmaktadır. Bunun en büyük sebeplerinden birisi de bölge halkının PKK&#8217;ya inanmayarak yardım etmemesidir. Lojistik desteği halktan sağlayamadığı gibi, bir de üzerine aynı halk tarafından ihbar edilmek Öcalan&#8217;ın planlarında değişikliği şart koşar. Öcalan gözü karadır ve yeni bir cephe açmakta tereddüt etmez. Yeni düşman, kendilerine yardım etmeyen yerel halktır ve başta korucular olmak üzere onlarla da mücadele etmeye başlar. Bugün dillendirilen jargonların hiçbirisinin tedavülde olmadığı yıllardır ve Öcalan zor durumdadır. 84 ve 85 yıllarında PKK, Irak sınır boyu hariç hemen hemen bitme noktasına gelir. Bu durum Halka bir cesaret getirir ve yakaladıkları militanların ellerini ayaklarını bağlayarak teslim etmeye başlarlar.</p>
<p>1986 yılı başlarında rehavete kapılan Devlet&#8217;e nazaran hatalarını sorgulayan bir PKK vardır. Öcalan suçluyu bulmuştur: Bedeli ne olursa olsun, itirafçılık, ihbarcılık, koruculuk yapanların gözünün yaşına bakılmayacaktır. Öyle de olur; karabasan gibi halkın üzerine çöken bir PKK ve halkı kaptırmamak için dişlerini yavaş yavaş gösteren bir Devlet&#8217;in arasında kalan Halk için sonun başlangıcıdır varılan nokta. Değişmez kural işlemiştir: Filler tepişirken çimenler ezilir&#8230;</p>
<p>Daha sonraki yıllar da öncekiler gibi geçer. Her yılın sonunda kongre toplanır, muhasebe yapılır ve bir sonraki yılın planlamaları konuşulur. Tutmayan planlar Öcalan&#8217;ın canını sıkmaktadır. 79 ve 83 arasında savunmada kalan, en geç 86&#8242;ya kadar dengeyi yakalamaya çalışan ve 90&#8242;da saldırı aşamasına geçerek tüm evrelerini yedi yıla sığdırmaya çalışan Öcalan için varılan nokta bir hayal kırıklığıdır. Ortada ne Tümen düzeyinde birlikler ne de askerden arındırılmış kurtarılmış bölgeler vardır. İşin kötüsü ‘serhildan&#8217; yani halk ayaklanması için gerekli olan askeri başarı gelemediği için Halkın desteği de alınamıyordu.</p>
<p>Ama Öcalan pragmatist adamdı ve her durumdan yararlanmayı bilirdi. Hatta dağılan Sovyetler Birliğinden kopan Türki Devletler bile onun iştahını kabartmıştı. Bir planı vardı; ortaya çıkan bu irili ufaklı Türki Devletlerin, Türkiye&#8217;nin şemsiyesi altında bir federasyona gitmesi halinde kendileri de Güney Doğu&#8217;daki illerle bu federasyona destek vereceğini ilan etti. Altı tane Türk Devletinin yanında bir tane Kürdistan devletiyle federasyon kurmak Öcalan için cazip olsa da doğal olarak tartışılmadı bile.</p>
<p>Doksanların başında dağlardaki mücadele devam etse de umutları azalmaktadır Öcalan&#8217;ın. Sadece dağdaki mücadeleyle kendisinden sınırlı bahsedildiğini anlayan Öcalan Halkın önemini kavramıştır. Halk, PKK eliyle serhildanları genişletmelidir. Cizre&#8217;de, Silopi&#8217;de, Şırnak&#8217;ta ayaklanma girişimleri olsa da Devlet de geçen yıllarla tecrübe kazanmıştır. Anında karşılık verir ve kanlı bilançolar saçılır medya tarafından ülke gündemine. Öcalan&#8217;ın barıştan bahsetmediği yıllardır o yıllar ve Devlet&#8217;te ayak uydurur bu kanlı oyuna. Halk perişandır&#8230;</p>
<p>Açılımdan bahsetmek için daha çok erken o yıllarda. Medyada daha fazla yer alabilmek, daha çok gündemde kalabilmek adına eylemlerin biri biterken biri başlar o coğrafyada.</p>
<p>Kitap bu şekilde sizleri 1987 yılından alıp doksanlara kadar getiriyor. Dağda gezen üç beş çapulcudan, adına yola çıktığı halkın başına bela olan PKK&#8217;nın ve Öcalan&#8217;ın hikâyesi bu. Cem Ersever&#8217;in perspektifinden o yılları okumak istiyorsanız bu kitabı tavsiye ederim. Çünkü, b<a name="_GoBack"></a>ugünü anlamak için dünü bilmek gerekiyor.</p>
<p>Ben, bu kitabın yazarı olsaydım sonuç bölümüne şu notu düşerdim:<strong><em> Stratejide yaptığınız bir hatayı taktikle düzeltemezsiniz&#8230;</em></strong></p>
<p>Geçen yılların sonunda, gelinen noktaya bakınca, bir anlamda bunun itirafını okudum sanki.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK’nın sonu ETA gibi olmayacak malesef (&#8230; çünkü Kürtler PKK&#8217;ya tamamen sırt çevirse bile PKK ayakta kalabilir)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/10/21/pkk%e2%80%99nin-sonu-eta-gibi-olmayacak-malesef/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/10/21/pkk%e2%80%99nin-sonu-eta-gibi-olmayacak-malesef/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2011 23:27:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19093</guid>
		<description><![CDATA[Bask bölgesinde faaliyet gösteren ayrılıkçı ETA terör örgütü, 43 yıllık silahlı mücadeleye son vermiş, İspanya ve Fransa&#8217;yı müzakereye çağırmış. Yasemin Çongar köşesinde meseleyi analiz etmiş.
 Başta Taraf olmak üzere bir çok gazetede zaman zaman okuyoruz: &#8220;Filan kişi terör örgütü üyesiydi, şimdi bakan oldu vs&#8221;. Özünde iyi niyetli sorgulamalar bunlar. Yaser Arafat gibi acaba PKK yönetimi de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://thesevenwinds.org/wp-content/uploads/2011/02/8930_163779854_flnc_003_H155347_L.jpg" alt="" width="264" height="208" />Bask bölgesinde faaliyet gösteren ayrılıkçı ETA terör örgütü, 43 yıllık <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1193081&amp;title=eta-silahli-mucadeleyi-birakti">silahlı mücadeleye son vermiş</a>, İspanya ve Fransa&#8217;yı müzakereye çağırmış. Yasemin Çongar <a href="http://taraf.com.tr/yasemin-congar/makale-eta-bitti-cunku.htm">köşesinde</a> meseleyi analiz etmiş.</p>
<p> Başta Taraf olmak üzere bir çok gazetede zaman zaman okuyoruz: <strong><em>&#8220;Filan kişi terör örgütü üyesiydi, şimdi bakan oldu vs&#8221;</em></strong>. Özünde iyi niyetli sorgulamalar bunlar. Yaser Arafat gibi acaba PKK yönetimi de yasal zemine kayamaz mı? Ulusalcı Kürtlere Ahmet Altan&#8217;ın tabiriyle <strong><em>&#8220;onurlu bir barış&#8221;</em></strong> imkânı verilemez mi?</p>
<p> Korkarım bu hiç bir zaman olmayacak. Çünkü ETA veya IRA gibi hareketler ile PKK arasında kurulacak parallellik çok sınırlı. Nedir sebebi?</p>
<p> <strong>Birinci fark:</strong> Avrupalı terör örgütleri binlerce bombalı eylem yapmıştır. Ama önemli bir kısmında can kaybı olmamıştır. çünkü bir çoğu gece yarısı kimsenin geçmediği yerlerde patlamıştır. Beceriksizlik? Hayır. <strong>Silahlı propaganda zaten böyle yapılır.</strong> Bir ETA mensubu bazı sivilleri &#8220;kazayla&#8221; öldürdüğünü iddia edebilir. Pişman olmuş olabilir. Veya yıllarca örgüt üyesi olduğu halde hiç insan öldürmemiş olabilir. Ama PKK mensuplarının durumu aynı değil. ETA&#8217;nın <strong>&#8220;esas mesleği&#8221;</strong> silahlı propaganda iken PKK&#8217;nın mesleği silahı gerçekten kullanmak ve insan öldürmektir.</p>
<p> <strong>İkinci fark:</strong> 1968&#8242;den günümüze ETA&#8217;nın öldürdüğü insan sayısı 850. Yazıyla sekiz yüz elli. PKK&#8217;nın ise 40.000 can, yazıyla kırk bin. Bazı yıllarda ETA kimseyi öldürmemiş. 1999, 2004&#8230; Bazen yılda &#8220;sadece&#8221; bir veya iki ölü. Yani &#8220;etnik terör&#8221; derken aynı şeyden bahsetmiyoruz. Ciddi bir yoğunluk farkı var. ETA veya IRA zaman zaman bir insan öldürerek <strong><em>&#8220;hey biz buradayız&#8221;</em></strong> diyor, söylemine medyada yer açıyor. PKK ise bütün bir ülkenin stabilitesini hedef alıyor. Hedef sadece medya değil. Rejime oynuyor ama &#8220;eskiyi muhafaza&#8221; için. Ergenekon gibi PKK da OHAL istiyor. PKK dediğimiz örgüt cinayeti &#8220;seri imalat&#8221; haline getirmiş.</p>
<p> <strong>Üçüncü fark:</strong> Avrupalı terör örgütleri yapı olarak PKK&#8217;dan ayrılıyor. Gerek etnik terör yani Korsika Ulusal Kurtuluş Cephesi, ETA, IRA &#8230; Gerekse &#8220;solcu&#8221; terör örgütleri yani italyan Kızıl Tugaylar, alman Baader-Meinhof (Kızıl Ordu Fraksiyonu) nispeten <span id="more-19093"></span>küçük, çevik ve itaatkâr yapılar. &#8220;Bizim&#8221; DEV-SOL gibi. Örgütün bir numarası ile yeni katılmış çömez akşam aynı masaya oturup bira içiyor. Biz de ise PKK oryantal bir yapıya sahip. Yani hiyerarşik mesafe uzun ve çok başlılık var. Aralarında fikir ayrılıkları hatta kanlı hesaplaşmalar oluyor. PKK yok, PKK-lar var. Bir kısım ile anlaşsanız bile bundan hoşnut olmayan diğer kısım eylemlere devam edebiliyor.</p>
<p> <strong>Dördüncü fark:</strong> Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin içinde siyasî çıkarları PKK ile paralel olan bir ekip var. Son saldırıda bir kez daha gördük: PKK&#8217;nın 7-8 yere birden saldırabilmesi, ağır silahları, cephaneyi sınırdan içeri sokabilmesi istihbaratta ciddi bir &#8220;şikenin&#8221; işareti. Bir başka deyişle ETA konusunda durum net: <strong><em>&#8220;cici ispanyol devleti kaka-pis teröristlere karşı&#8221;</em></strong>. Türkiye&#8217;de ise bir OHAL mirası var. &#8220;Devlet terörü&#8221; dediğimiz şey bir kurgu değil. Devlet bizzat kendi eliyle yıllarca teröre destek olmuş. PKK&#8217;ya adam yazmış. Bugün de PKK hem Ergenekon çetesiyle hem de bazı belediyelerle, dernek vb ile ortaklaşa çalışıyor. Toplum ile hatta bölge ekonomisi ile içiçe geçmiş bir yapılanma var. PKK&#8217;lı veya yardımcı olmaya hazır olanların sayısı çok, devletin kademelerinde de mevcutlar.</p>
<p> <strong>Beşinci fark:</strong> Yöntem-Amaç gerilimi. Avrupalı terör örgütlerinin belli hedefleri vardı. <strong><em>&#8220;Bunlar verilirse şiddeti bırakırız&#8221;</em></strong> diyorlardı. Bugün 40 bin ölümden sonra hâlâ PKK&#8217;nın talebini tam olarak bilmiyoruz. Hatta Diyarbakır ve çevresindeki bir kaç il Türkiye&#8217;den ayrılmış olsa bile PKK&#8217;nın şiddeti bırak(A)mayacağı hemen hemen kesin. PKK son 5 yılda evrim geçirdi. Siyasî bir amaç için değil şiddet için şiddet ister hale geldi. Her ne koşulda olursa olsun PKK&#8217;nın kendi iradesiyle şiddeti terk etmesi mümkün görünmüyor.</p>
<p> <strong>Altıncı fark:</strong> Avrupalı terör örgütleri hemen hiç bir gerginliği olmayan jeopolitik alanlarda at koşturdular. Özellikle soğuk savaştan sonra bu sükunet daha da arttı. <strong>Avrupa birliğinin siyasî stabilite şemsiyesi ve ekonomik refahı içinde silahlı propagandanın yeri yoktu.</strong> Yasemin Çongar&#8217;ın yazısında buna dair detaylar çok iyi anlatılmış. Oysa Ortadoğu&#8217;da eylem yapan ve yine burada iddia sahibi olan PKK için durum farklı. Haritalar sürekli yeniden çizilmekte. Irak işgal altında. İran&#8217;a bir ABD saldırısı ihtimali az değil. Suriye ve bir çok Arap ülkesi zaten kırılgan olan stabilitelerini de yitirdiler. Türkiye İsrail ile kavgalı. Dahası dünya petrol rezervlerinin önemli bir kısmı ayaklarımızın altında. Orta Asya&#8217;dan gelip geçen gaz ve petrolü de ekleyin. Özetle PKK&#8217;nın silah bırakması sadece Türkleri ve Kürtleri ilgilendiren bir mesele değil. ETA&#8217;nın silah bırakmasi Fransa ve İspanya ile sınırlı bir olay iken <strong>PKK&#8217;nın silah bırakması neredeyse küresel bir mesele</strong>. Tabi ki Türkler ve Kürtler kazançlı çıkar ama dişlerini gıcırdatacak çok aktör var, Ortadoğu&#8217;da, ABD&#8217;de ve Avrupa&#8217;da <strong>barış&#8217;a üzülecek ekipler var</strong>.</p>
<p> <strong>Yedinci fark:</strong> Bir terör örgütü siyasî hedeflerine hemen ulaş(a)mazsa <strong>&#8220;holdingleşir&#8221;</strong> ve adi suçlar işleyen fuhuş, uyuşturucu vb mafyalarla organik bağlar kurar. (Bkz. <a title="Permanent Link to Kurtuluş savaşı kazanmanın zararları" href="http://www.derindusunce.org/2008/04/19/kurtulus-savasi-kazanmanin-zararlari/">Kurtuluş savaşı kazanmanın zararları</a>) Fransa&#8217;da Korsika Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLNC) bu yola girmiştir. Korsika adasında arazi mafyasından &#8220;izin almadan&#8221; bir otel inşa etmek imkânsızdır meselâ. Resmen Fransız toprağıdır ama devletin söz geçiremediği bir coğrafyadır.</p>
<p>İtalyan mafyası <strong><em>&#8220;Cosa Nostra&#8221;</em></strong> da bir halk direnişi olarak başlamıştır. Sicilya&#8217;nın İtalya&#8217;ya bağlandığı 1861 yılından itibaren getirilen ağır vergiler karşısında örgütlenmiştir halk. &#8220;Onorata societa&#8221; (şerefli insanlar cemiyeti) böyle doğmuştur. Omerta, umiltà&#8230; kurumsallaşan direnişin &#8220;değerleri&#8221; sayesinde zalim devlete kafa tutulmuştur. Bugün ise İtalya&#8217;da devleti bile ele geçirmiş, masum halkı katleden adi bir suç örgütünden başka bir şey degildir Mafya.</p>
<p> Genelde bütün halk direnişleri <strong>büyük</strong> miktarda paraya <strong>acil</strong> olarak ihtiyaç duyarlar. Üstelik banka vb normal para kanallarını kullanamazlar. Bu sebeple kaçakçılık, haraç vb yollara başvururlar. Ama örgüt küçük ve eylemleri az ise para kaynaklarına olan bağımlılığı da sınırlı kalır. <strong>Halk direnişi &#8220;halktan&#8221; kopmaz</strong>, bir &#8220;<strong>holding</strong>&#8221; haline gelmez. ETA, IRA vb böyledir.</p>
<p> PKK ise holdingleşmiştir. para kaynakları bakımından da Avrupalı terör örgütlerine kıyasla çok daha &#8220;dal budak sarmış&#8221; bir ekiptir. Yani <strong>Kürtler PKK&#8217;ya tamamen sırt çevirse bile PKK ayakta kalabilir</strong>. Bir avantaj gibi görünen bu durum aslında PKK&#8217;nın ölüm fermanıdır. &#8220;ona  dokunmayan yılanla yatağa bile girme&#8221; noktasına gelmiş, Kürt katili Esad ile ittifak yapmıştır.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Yukarıda saydığım farklar ve daha başka bazı faktörler sebebiyle PKK silah bırakmayacak. TBMM, AKP veya Abdullah Gül ne şekilde hareket ederse etsin PKK&#8217;nın şahin pozisyonu terk etmesi kısa vadede mümkün görünmüyor. <span style="font-family: Calibri; font-size: 11pt; mso-ansi-language: TR;"><strong><em>“Barış</em> g<em>elirse biz n&#8217;olucaz lan?”</em></strong> diyen güçlü bir “Holding PKK” var. Kâr eden, iyi para kazanan, iyi yaşayan bu azınlık asla barışa yanaşmayacak. Çünkü yeniden CV hazırlayıp <strong>“terör örgütünde manager tecrübem var”</strong> diye iş arama imkânları yok. Özetle k</span>arşılıklı ödün vererek <strong>&#8220;onurlu barış&#8221;</strong> yapma yolu kapalı. Türkiye bu koşullarda iki eksende birden hareket edecektir, kâhin olmaya gerek yok:</p>
<ol>
<li>Demokrasiyi ilerletmek, kaliteli bir anayasa yapmak ve PKK&#8217;ya hiç bir &#8220;meşru&#8221; zemin bırakmamak,</li>
<li>Askerî baskıyı azamî seviyede tutmak ve PKK&#8217;yı fizikî mânâda yok etmek. Bütün PKK’lıları öldürmeyi kasdetmiyorum. Ama savaşma azmini yok edecek derecede &#8220;holdingi&#8221; yıpratmak, maddî kayıp verdirmek gerekecek. Savaşmayı PKK için zor ve pahalı bir hale getirmek&#8230; Holding zarar ederse terör durur. “Klasik” savaşlarda olduğu gibi.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… Bu konu ilginizi çekiyorsa…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/10/21/pkk%e2%80%99nin-sonu-eta-gibi-olmayacak-malesef/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/10/21/pkk%e2%80%99nin-sonu-eta-gibi-olmayacak-malesef/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Barış için yalan söylemek gerekir mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/10/07/baris-icin-yalan-soylemek-gerekir-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/10/07/baris-icin-yalan-soylemek-gerekir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2011 12:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18932</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;Kürt halkının mağduriyetlerinden kin damıtan bir hareketin sivilleri katlederek ulaşacağı askerî zaferini, bugün artık &#8220;onurlu barışın&#8221; zorunlu şartı sayan kimi arkadaşların, PKK&#8217;ye iltimas için &#8220;gerçeklerden tasarruf&#8221; talebi belki savaşın onuruna hizmet edebilir ama barışınkine asla&#8230;&#8221; Tamamı
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/09/20090926_derin_dusunce_org_irkci_yalan.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-6598" title="20090926_derin_dusunce_org_irkci_yalan" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/09/20090926_derin_dusunce_org_irkci_yalan-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>&#8220;&#8230;Kürt halkının mağduriyetlerinden kin damıtan bir hareketin sivilleri katlederek ulaşacağı askerî zaferini, bugün artık &#8220;onurlu barışın&#8221; zorunlu şartı sayan kimi arkadaşların, PKK&#8217;ye iltimas için &#8220;gerçeklerden tasarruf&#8221; talebi belki savaşın onuruna hizmet edebilir ama barışınkine asla&#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/login/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Tamamı</strong></span></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/10/07/baris-icin-yalan-soylemek-gerekir-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/10/07/baris-icin-yalan-soylemek-gerekir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hem Kürtçü, hem de Türkçü?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/10/06/hem-kurtcu-hem-de-turkcu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/10/06/hem-kurtcu-hem-de-turkcu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Oct 2011 07:18:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18913</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Terör örgütü PKK&#8217;nın çatı yapılanması KCK&#8217;ya yönelik operasyon kapsamında önceki gün Büyükada&#8217;daki evi aranan ve gözaltına alınan avukat Gönül Erdem&#8217;in dikkat çekici irtibatları ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü&#8217;nde sorgusu süren Gönül Erdem, Karargâh Evleri soruşturmasında adı geçen Ergenekon sanığı Albay Cengiz Köylü&#8217;nün de avukatı. KCK&#8217;nın İstanbul yapılanmasında üst düzey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/turkcu-kurtcu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18914" title="turkcu-kurtcu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/turkcu-kurtcu.jpg" alt="" width="217" height="174" /></a><em>&#8220;&#8230; Terör örgütü PKK&#8217;nın çatı yapılanması KCK&#8217;ya yönelik operasyon kapsamında önceki gün Büyükada&#8217;daki evi aranan ve gözaltına alınan avukat Gönül Erdem&#8217;in dikkat çekici irtibatları ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü&#8217;nde sorgusu süren Gönül Erdem, Karargâh Evleri soruşturmasında adı geçen Ergenekon sanığı Albay Cengiz Köylü&#8217;nün de avukatı. KCK&#8217;nın İstanbul yapılanmasında üst düzey yönetici olduğu ileri sürülen Erdem&#8217;in, Ergenekon davasında aranan sanıklardan Bedrettin Dalan ile akraba olduğu iddia ediliyor.</em></p>
<p><em>Terör örgütü KCK&#8217;ya yönelik operasyonlar kapsamında <span id="more-18913"></span>Büyükada&#8217;daki evinde arama yapılan İstanbul Barosu&#8217;na kayıtlı avukatlardan Gönül Erdem&#8217;in ilginç irtibatları dikkat çekti. İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü&#8217;nde sorgusu süren Avukat Erdem&#8217;in, Karargâh Evleri soruşturmasında adı geçen Ergenekon davası sanıklarından Hava Kurmay Albay Cengiz Köylü&#8217;nün de avukatı olduğu ortaya çıktı.</em></p>
<p><em>KCK&#8217;nın İstanbul yapılanmasında üst düzey yönetici olduğu ileri sürülen Gönül Erdem, Albay Köylü&#8217;nün üçüncü iddianamede avukatı olarak yer aldı. Ergenekon davasında aranan sanıklardan eski Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan ile akraba olduğu iddia edilen Erdem, Ergenekon sanığı Hava Albay Cengiz Köylü&#8217;nün yargılandığı Ergenekon davasında savunma da yapmıştı. Balyoz darbe planının Hava Kuvvetleri ayağı olan Oraj Harekât Planı&#8217;nın hazırlanmasında görev aldığı öne sürülen Köylü&#8217;nün MİT&#8217;in ortaya çıkardığı &#8216;İP/Karargâh Evleri&#8217; yapılanmasında da adı &#8216;askerî kanat sorumlusu&#8217; olarak geçiyor.</em></p>
<p><em>Gönül Erdem, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülen &#8216;Hayata Dönüş&#8217; operasyonu davasında BDP adına müdahil olma talebinde bulundu. Erdem&#8217;in talebi reddedildi. Aynı zamanda BDP üyesi olan ve hukuk komisyonunda bulunan Avukat Erdem&#8217;in Büyükada&#8217;daki evine on beş günde bir gidip geldiği belirlendi. Arama yapılan evin komşuları, Erdem&#8217;in yaklaşık 7 yıldır Büyükada&#8217;da yazlık evi bulunduğunu, herhangi bir şüpheli hareketine rastlamadıklarını söyledi. Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına yaklaşık iki yüz metre yakınlıktaki lüks evde Erdem&#8217;in bilgisayarlarına soruşturma kapsamında el konuldu. Komşuları, Erdem&#8217;in 1 kız, 1 erkek çocuğunun zaman zaman evde içkili parti vererek arkadaşlarını da getirdiğini anlattı. Erdem&#8217;in, daireye 2 bin 500 lira kira ödediği öğrenildi.</em></p>
<p><em>Öte yandan terör örgütü KCK&#8217;ya yönelik operasyonda aralarında BDP&#8217;lilerin ve KCK İstanbul sorumlusu Mümtaz Aydeniz&#8217;in de bulunduğu 99 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, önceki sabah erken saatlerde Bağcılar, Esenyurt, Arnavutköy, Üsküdar, Beyoğlu, Şişli, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa ve Sultangazi ilçelerinde tespit edilen adreslere eşzamanlı operasyon düzenlemişti. Yapılan aramalarda ele geçirilen örgütsel doküman ve belgelere de el konuldu. Şüphelilerin İstanbul Emniyet Müdürlüğü&#8217;ndeki sorguları devam ediyor.</em></p>
<p><strong><em>KCK&#8217;nın yeni hedefi Peygamberimiz&#8217;in aile hayatı</em></strong></p>
<p><em>-Terör örgütü KCK&#8217;ya yönelik 6 ilde düzenlenen ve 151 kişinin gözaltına alındığı operasyonda ele geçirilen örgütsel dokümanlar dikkat çekti. KCK bürolarında yapılan baskınlarda, Peygamber Efendimiz&#8217;le ilgili hazırlanan iftiralarla dolu CD&#8217;ler ele geçirildi. BDP il yöneticilerinin bilgisayarından çıkan iftiraların ateist yayın yapan sitelerden derlendiği belirlendi&#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1187429&amp;title=ergenekon-saniginin-avukati-kckdan-gozaltina-alindi" target="_blank">İLKAY GÖÇMEN GAZİANTEP</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/10/06/hem-kurtcu-hem-de-turkcu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/10/06/hem-kurtcu-hem-de-turkcu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Unutulan PKK ve Uyuşturucu Boyutu</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/10/05/unutulan-pkk-ve-uyusturucu-boyutu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/10/05/unutulan-pkk-ve-uyusturucu-boyutu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Oct 2011 08:55:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18899</guid>
		<description><![CDATA[
Avrupa Birliği Polis Teşkilatı (EUROPOL) tarafından yayınlanan &#8220;Avrupa Birliği&#8217;nde Terörizmin Durumu&#8221; başlıklı raporda, Avrupa&#8217;da gerçekleştirilen saldırıların büyük çoğunluğunun ayrılıkçı nitelik taşıdığı belirtilerek, uyuşturucu, insan kaçakçılığı, sahtecilik, haraç gibi organize suç faaliyetlerinden elde ettiği milyonlarca doları silah alımında kullanan PKK&#8217;nın, gerçekleştirdiği ayrılıkçı saldırılarla Avrupa Birliği&#8217;nin güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çekilmişti.
 Rapora göre, 2007 yılında gerçekleştirilen 583 saldırıdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/pkk_uyusturucu_2.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18901" title="pkk_uyusturucu_2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/pkk_uyusturucu_2.jpg" alt="" width="224" height="224" /></a></p>
<p><a href="https://www.europol.europa.eu/content/press/eu-terrorism-situation-and-trend-report-te-sat-2011-449" target="_blank">Avrupa Birliği Polis Teşkilatı (EUROPOL)</a> tarafından yayınlanan <strong><em>&#8220;Avrupa Birliği&#8217;nde Terörizmin Durumu&#8221;</em></strong> başlıklı raporda, Avrupa&#8217;da gerçekleştirilen saldırıların büyük çoğunluğunun ayrılıkçı nitelik taşıdığı belirtilerek, uyuşturucu, insan kaçakçılığı, sahtecilik, haraç gibi organize suç faaliyetlerinden elde ettiği milyonlarca doları silah alımında kullanan PKK&#8217;nın, gerçekleştirdiği ayrılıkçı saldırılarla Avrupa Birliği&#8217;nin güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çekilmişti.</p>
<p> Rapora göre, 2007 yılında gerçekleştirilen 583 saldırıdan 532&#8217;si ayrılıkçı niteliğe sahip. Ayrılıkçı saldırılarda 264 eylemle İspanya başı çekerken, Fransa 253 eylemle ikinci sırada yer aldı. Üçüncü sırada yer alan Almanya&#8217;da gerçekleştirilen ayrılıkçı eylemlerin tamamının arkasında yasaklı PKK terör örgütü var.</p>
<p> </p>
<p>… Bu konu ilginizi çekiyorsa…</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/10/05/unutulan-pkk-ve-uyusturucu-boyutu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/10/05/unutulan-pkk-ve-uyusturucu-boyutu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK&#8217;lı olmayan Kürtlerin hakkını gasp etmeyelim!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/28/pkkli-olmayan-kurtlerin-hakkini-gasp-etmeyelim/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/28/pkkli-olmayan-kurtlerin-hakkini-gasp-etmeyelim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Sep 2011 09:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18833</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;Ben Kürt haklarının PKK ile yapılan müzakereler için rehine durumuna düşürülmesine itiraz ediyorum. Kürt diline özgürlük, özerk yönetim, Kürtlerin kolektif haklarının tanınması PKK&#8217;nın silahını almak için müzakere kartı olmamalı. Bunları müzakere ederek PKK&#8217;lı olmayan Kürtlerin hakkını da gasp etmiş olmuyor muyuz?&#8230;&#8221;  TAMAMI
 
… Bu konu ilginizi çekiyorsa…
 
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler
Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230;Ben Kürt haklarının PKK ile yapılan müzakereler için rehine durumuna düşürülmesine itiraz ediyorum. Kürt diline özgürlük, özerk yönetim, Kürtlerin kolektif haklarının tanınması PKK&#8217;nın silahını almak için müzakere kartı olmamalı. Bunları müzakere ederek PKK&#8217;lı olmayan Kürtlerin hakkını da gasp etmiş olmuyor muyuz?&#8230;&#8221;</em>  <a href="http://taraf.com.tr/emre-uslu/makale-muzakereci-liberallerin-yolu-bizi-nereye-goturur.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>… Bu konu ilginizi çekiyorsa…</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/28/pkkli-olmayan-kurtlerin-hakkini-gasp-etmeyelim/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/28/pkkli-olmayan-kurtlerin-hakkini-gasp-etmeyelim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Meclis’e gitmek Kürt halkına ihanettir&#8221;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/26/meclis%e2%80%99e-gitmek-kurt-halkina-ihanettir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/26/meclis%e2%80%99e-gitmek-kurt-halkina-ihanettir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 08:50:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18813</guid>
		<description><![CDATA[

&#8220;&#8230;KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı imzasıyla çeşitli kurum ve kuruluşlara gönderilen bir maille istenilen koşullar sağlanmadan Meclis&#8217;e gitmenin ‘Kürt halkına ihanet ve düşmana hizmet&#8217; olduğu belirtilerek BDP&#8217;li milletvekillerinin TBMM&#8217;ye kesinlikle gitmemesi istendi&#8230;&#8221;  TAMAMI
 
&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;
 
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler
Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kck_pkk.jpg"><img class="size-full wp-image-18815 aligncenter" title="kck_pkk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kck_pkk.jpg" alt="" width="496" height="299" /></a></em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em></em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230;KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı imzasıyla çeşitli kurum ve kuruluşlara gönderilen bir maille istenilen koşullar sağlanmadan Meclis&#8217;e gitmenin ‘Kürt halkına ihanet ve düşmana hizmet&#8217; olduğu belirtilerek BDP&#8217;li milletvekillerinin TBMM&#8217;ye kesinlikle gitmemesi istendi&#8230;&#8221;</em>  <a href="http://www.taraf.com.tr/haber/pkk-dan-kurt-siyasetine-muhtira.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/26/meclis%e2%80%99e-gitmek-kurt-halkina-ihanettir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/26/meclis%e2%80%99e-gitmek-kurt-halkina-ihanettir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çatışmanın Da Bir Teorisi Var…</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/12/catismanin-da-bir-teorisi-var%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/12/catismanin-da-bir-teorisi-var%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Sep 2011 09:59:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Paksoy</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[baris]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18689</guid>
		<description><![CDATA[
Bu yazı fazla teorik olabilir&#8230; Ancak sinirlerimizin zorlandığı, acıların gün geçtikçe daha da acıttığı bir atmosferde bir an soluklanıp ne olduğunu anlama çabası olarak okunmalı bu yazı&#8230; Bu yüzden, hamasi ve nutuk kokan tartışmalardan kurtulmak için, &#8220;çatışma&#8221;nın ne olduğu ile ilgili temel teorik bilgiler belki bizlere yol göstermesi açısından faydalı olabilir&#8230;
Çatışma teorileri yabancı olduğumuz bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/catisma-teorisi.jpg"><img class="size-full wp-image-18691 aligncenter" title="catisma-teorisi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/catisma-teorisi.jpg" alt="" width="271" height="174" /></a></em></p>
<p><em>Bu yazı fazla teorik olabilir&#8230; Ancak sinirlerimizin zorlandığı, acıların gün geçtikçe daha da acıttığı bir atmosferde bir an soluklanıp ne olduğunu anlama çabası olarak okunmalı bu yazı&#8230; Bu yüzden, hamasi ve nutuk kokan tartışmalardan kurtulmak için, &#8220;çatışma&#8221;nın ne olduğu ile ilgili temel teorik bilgiler belki bizlere yol göstermesi açısından faydalı olabilir&#8230;</em></p>
<p>Çatışma teorileri yabancı olduğumuz bir kavram&#8230; Dilimize çatışma teorileri ile ilgili ilk giren eser Derin Düşünce&#8217;de de tanıttığımız <a href="http://www.derindusunce.org/2010/12/24/galtung-diyagonali-penceresinden-kurt-sorunu/">&#8220;Çatışmaları Aşarak Dönüştürmek&#8221;</a> isimli çeviri eser. Tabii ki Türkçe yazılan bir eser ise şu an için mevcut değil&#8230;</p>
<p>Siyasal şiddet ile iç içe olmamıza rağmen çatışma teorilerinden (Vamık VOLKAN haricinde) bu kadar uzak kalmamız da aslında acı bir durum&#8230; Aslında bu acıyı yaşadığımızı, ancak yaşanmaması için bir şey yapmadığımızın göstergesi gibi&#8230; Aynı zamanda sorunlarımıza bilgi gözlüğü yerine at gözlüğü ile baktığımızın da açık bir örneğini teşkil ediyor&#8230;</p>
<p><strong><em>Temel İnsani İhtiyaçlar Teorisi</em></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/catisma-teorisi-3.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-18692" title="catisma-teorisi-3" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/catisma-teorisi-3.jpg" alt="" width="300" height="214" /></a>Bu teorilere gelirsek&#8230; İlk karşımıza çıkan teori <em>Temel İnsani İhtiyaçlar Teorisi (Basic Human Needs Theory)</em>&#8230; Bu teoriye göre, insanlar arasında yaşanan çatışmaların temelinde insanın temel ihtiyaçlarının karşılanamaması yatmakta&#8230; Tabii ki bu temel ihtiyaçlar içerisine en başta yeme, içme, barınma gibi ihtiyaçlar girse de sadece bunlarla kısıtlı değil&#8230; Fiziksel ihtiyaçların yanı sıra güvenlik, tanınma (kimliğin tanınması denilebilir) gibi psikolojik ihtiyaçlar da bu kapsama dâhil edilebilir.</p>
<p>Temel İnsani İhtiyaçlar Teorisi aslında çok bilindik bir kavram&#8230; Ancak bu bilinme durumu biraz bilinçsizce&#8230; Bu sebeple de sürekli olarak çatışmanın taraflarınca istismar edilmekte&#8230;Mesela <em>&#8220;Kardeşim bu ülkede parasını kazanıyor, aç değil açıkta değil daha ne diye Kürd&#8217;üz deyip duruyorlar?..&#8221;</em> önermesi bu teorinin bilinçsizce dile getirilmesinin bir örneği&#8230; Ancak temel insani ihtiyaçların her zaman karşılanması tabi ki sorunsuz bir ilişkinin ortaya çıkacağı, çatışmaların çözüleceği anlamına gelmez&#8230; Hatta bu &#8220;ihtiyaçların&#8221; karşılanması da çatışmanın ortadan kalkması için engel teşkil edebilir&#8230; Sorunu sadece ihtiyaçların temininden ibaret görmek sorunun diğer kaynaklarının görülmemesine ve bir anlamda çözümü için kapının ve iletişimin kapanması anlamına gelebilir&#8230;</p>
<p><strong><em>Düşman Sistem Teorisi</em></strong></p>
<p>Konuyla ilgili bir diğer teori ise <em>Düşman Sistem Teorisi(Enemy System Theory)</em>&#8230; Bu teorinin en büyük katkı sağladığı alan mevcut çatışmaların makro ve mikro düzeyde incelenmesinde karşımıza çıkıyor. Düşman Sistem Teorisi&#8217;ne göre birey, ihtiyaçlarının karşılanması esnasında diğer bireyleri <em>düşmanlar</em> ve <em>müttefikler</em> olarak iki gruba <span id="more-18689"></span>ayırır. Mesela, kimlik temelli bir çatışmada bireyin ihtiyaçlarının (kimliklerinin) kazanımında kendisi ile aynı aidiyetlere sahip olan diğer bireyleri müttefikleri olarak belirler&#8230; Yine bu bireylerin kimliklerini elde etme konusunda &#8220;müttefiklerinin&#8221; &#8220;düşmanlarla&#8221; &#8220;mücadelede&#8221; yanlarında bulunması da muhtemeldir. Bu noktadan sonra artık birey kimlik mücadelesinde herkesi ve her şeyi siyah ve beyaz olarak algılamaya başlar&#8230; Bu algılama neticesinde siyahlar ve beyazlar daha da koyulaşmaya yani gruplar arasında derinlikler daha da artmaya başlar&#8230;</p>
<p>Zaten oluşacak şartlar da bu durumu destekler niteliktedir&#8230; Farklı etnik gruplar arasında yaşanan travmalar (savaşlar, baskılar&#8230;) iki açıdan birey üzerinde etki yapar&#8230; İlk olarak bireyin kendisinin böyle bir travmaya maruz kalması birinci etkidir. Aynı zamanda kendisinin ya da &#8220;müttefikinin&#8221; maruz kaldığı bir travma ikincil bir travmanın oluşmasına neden olur&#8230;</p>
<p>Mesela, birisinden dayak yediğiniz zaman doğal olarak karşınızdakine yönelik bir düşmanlık hissedersiniz&#8230; Bu noktada karşı tarafla aranızda en basit şekliyle &#8220;siyah-beyaz&#8221; ayrımını yapmış olursunuz&#8230; Eğer bu kavga devam ederse gittikçe bu düşmanlık derinleşmeye başlar. Bu kavganın derinleşmesinin tetikçisi siz ve karşınızdaki şahıs arasında yaşanan menfi gelişmeler olacaktır&#8230; Yani şahsın başka birisine yönelik şiddeti genellikle aranızdaki sorunların bir parçasını teşkil etmez ve sizi ilgilendirmez&#8230; Bu durum &#8220;çatışmanın&#8221; en masumane boyutunu teşkil eder&#8230;</p>
<p>Ancak durum bundan ibaret değil&#8230; Yine örnekle devam edelim&#8230; Diyarbakır Cezaevi&#8217;nde zamanında işkenceye (travma) uğrayan birisi işkence yapan ile kendisi arasında söylediğimiz &#8220;siyah-beyaz&#8221; ayrımını yapmaya başlar&#8230; Doğal olarak kendisine işkence yapana yönelik bir düşmanlık beslemeye başlar. Fakat bu düşmanlık bu noktada kalmaz&#8230; Bu travmanın sürekliliği ile birlikte işkence yapanın temsil ettiğine yönelik bir düşmanlık da oluşacaktır. Artık o travma sadece kendisinin değil, kimliğinin maruz kaldığı bir travmadır. Bu travmaya maruz bırakan ise işkence yapanın şahsı değil onun temsil ettiği devlettir. Artık çatışma soyut değerler arasında yaşanmaya başlanır. En net ifadeyle, &#8220;devlet Kürt kimliğine işkence yapmaktadır&#8221;&#8230; Bu noktadan sonra mevcut çatışmanın derinleşmesine yönelik tetikleyici unsurlar devreye girer&#8230; Bir Kürt&#8217;ün bir devlet görevlisi veya devletle ile yaşadığı her sorun Kürt&#8217;ün devletle sorunu yani &#8220;Kürt Sorunu&#8221; olarak anılmaya başlanır&#8230; İşte bu gün vardığımız nokta da burası&#8230; Sonuç olarak ise karşımızda gittikçe &#8220;sistemli bir düşmanlığa&#8221; dönüşen bir &#8220;çatışma&#8221; buluruz&#8230;</p>
<p>Yine bu çatışmaların derinleşmesinde taraflar &#8220;seçilmiş travmaları&#8221; (chosen traumas) kullanırlar. Her ne kadar bireyler bu seçilmiş travmalara maruz kalmasalar da sahip oldukları aidiyetler nedeniyle bu travmaların dolaylı mağdurları durumundadırlar&#8230; Mesela Mustafa MUĞLALI&#8217;nın 33 kişiyi kurşuna dizip öldürmesi ya da Erzincan Başbağlar Köyü&#8217;nde PKK&#8217;nın yaptığı katliam birer seçilmiş travmadır.</p>
<p>Bu konuya değinmişken şu hususu atlamamakta fayda var&#8230; Mesela Dağlıca Baskını, Aktütün Saldırısı ve son olarak Diyarbakır&#8217;da 13 askerin şehit edilmesi olmak üzere buna benzer toplumun vicdanında onarılması zor yaralar açan olaylar gerçek manada birer seçilmiş travma örnekleri&#8230; Şiddeti isteyen, şiddetten beslenenler için bu seçilmiş travmalar oldukça önem taşır. Çünkü bu travmalar meydana geldikçe mevcut çatışmanın daha da derinleşmesi sağlanır. Böyle bir ortam ekmek gibi, su gibi şiddetten beslenenler için önemli bir fırsat teşkil eder. Terörün, şiddetten ziyade psikolojik yönü öne çıkan bir çatışma olduğu göz önüne alınırsa şiddetin gerçek amacının &#8220;seçilmiş&#8221; yani sembolik yaralar açmak olduğu daha net anlaşılır.</p>
<p>Diğer taraftan seçilmiş travmaların neden hep çatışmanın çözümü için umutların arttığı dönemlerde yaşandığı sorusu da akla gelir ki, bu tespit ayrı bir yazı konusu teşkil eder&#8230;</p>
<p><strong><em>Kaos Teorisi</em></strong></p>
<p>Bir diğer teorimiz ise Kaos Teorisi&#8230; Kaos Teorisi aslında doğrudan çatışma çözümleri ile ilgili olarak ortaya atılmış bir teori değil bildiğiniz gibi&#8230; Ki Kaos Teorisi kuantum fiziğinden tutun da, kelebek etkisine kadar farklı şekillerde bilinen bir mevzu&#8230;</p>
<p><strong><em> </em></strong>Kaos teorisinin ortaya koyduğu en önemli önermelerden birisi evrenin lineer bir yapıya sahip olmadığı&#8230; Buna göre her şeyi &#8220;siyah&#8221; ve &#8220;beyaz&#8221; şeklinde sınıflandırmak yetersiz kalır. Sınıflandırmalar ve cevaplar &#8220;gri&#8221; ve grinin tonlarından oluşur. Ortada mevcut bir sistem vardır, ancak bu sistem kaotik bir yapıya sahiptir&#8230; Bu kaotik yapı da hiçbir zaman net ifadeler kullanmaz&#8230; Yani Schrödinger&#8217;in kedisi hem ölüdür, hem canlıdır&#8230;</p>
<p>Kaos teorisinin çatışma sistemleri (conflict systems) ile ilgisine gelirsek bu noktada kaos teorisindeki bazı önemli kavramlara başvurmamız gerekecek&#8230; Karşımıza çıkan ilk kavram <em>geri besleme</em> (feedback)&#8230; Kaotik bir yapı içerisindeki değişken (unstable) durumun ortaya çıkması o yapı içerisindeki unsurların fazlalılığı ve bu unsurların ortaya çıkması ile meydana gelir&#8230; Böylece kaosun sürekli bir karasızlık (instability) olduğu anlaşılmış olur&#8230; Konuyu somutlaştırırsak, mesela bir çatışmanın sebebinin &#8220;kültürel kimliğin tanınmaması&#8221; olarak algılanması ve buna çözüm aranması &#8220;zayıf&#8221; kaotik olan basit bir problem şeklinde görülebilir. Ancak aynı çatışma içerisinde yapısal bir şiddet de barındırıyorsa bu çatışma durumu daha &#8220;güçlü&#8221; bir kaotik yapı haline gelir. İşte bu noktada hem kültürel kimlik problemi, hem de yapısal şiddet sorunu kaotik yapının meydana gelmesine neden olan &#8220;geri besleme&#8221;lerdir&#8230;</p>
<p>Bir diğer önemli kavram ise <em>fraktallar</em>&#8230; <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fraktal">Fraktal</a> düzensiz ayrıntılar ya da desenler giderek küçülen ölçeklerde yinelenmesi ve tümüyle soyut nesnelerde sonsuza kadar sürebilmesi demek&#8230; Ya da tam tersine her parçanın her bir parçası büyütüldüğünde, yine cismin bütününe benzemesi&#8230;. Benzer şekilde örneklendirirsek, bireyler arasında yaşanan çatışmadan devletlerarasında yaşanan çatışmalara kadar aslında hepsi benzer çatışmaların farklı boyutlardaki tezahürüdür diyebiliriz(bkz: <a title="Permanent Link to Galtung Diyagonali Penceresinden Kürt Sorunu" href="http://www.derindusunce.org/2010/12/24/galtung-diyagonali-penceresinden-kurt-sorunu/">Galtung Diyagonali Penceresinden Kürt Sorunu</a>)&#8230; Bu sorunlar aynı fraktallar gibi mikro boyuttan makro boyuta kadar birbirine benzeyen sorunların birer örneğini teşkil eder&#8230; Mesela Kürt bir öğrencinin öğretmeniyle yaşadığı sorun mikro boyutta iken, aynı sorunun makro boyuta tezahürü Kürtlerin eğitim ve kültür konusundaki sorunları olarak karşımıza çıkar&#8230;</p>
<p> Bir diğer kavram ise <em>faz uzayı</em> (phase space)&#8230; <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Faz_uzay%C4%B1">Faz uzayı</a>, içinde tüm olası durumların temsil edildiği uzay şeklinde ifade edilebilir. Bir faz uzayında her sistem değişkeni çok boyutlu uzayda bir eksen olarak gösterilir. Sistemin olası her durumu içinse sistem değişkenlerinin sahip olduğu çok boyutlu uzayda bir nokta mevcuttur. Bu işaretli noktanın temsili sistemin durumunun zamana göre ilerlemesiyle benzerdir.</p>
<p>Evet, çatışmalar ve sorunlar makro ve mikro boyutta birbirinin tezahürü olarak okunabilir&#8230; Ama aynı zamanda bu sorunların çözüleceği bir &#8220;evrende&#8221; her sorunun kendine ait çözümünün bulunabileceği farklı bir faz uzayı bulunduğunu da göz önüne almak gerek&#8230; Yani her sorun kendi özelinde bir çözüme sahip olduğu gibi, tüm bu çözümler kaotik yapının ortaya koyduğu bir düzenin de içindedirler&#8230;</p>
<p>Toparlarsak&#8230; Bireyler arasındaki ilişkiden tutun, toplumlar arası ilişkilere kadar her boyutta belirli dinamikler, değişkenler mevcut&#8230; Bu dinamiklerin basit yapılara sahip olması davranışların da (biz burada &#8220;çözüm&#8221; olarak ele alıyoruz) basit olması anlamına gelmez&#8230; Ama aynı zamanda karmaşık olması basit çözümlere sahip olmayacağı manasını da içermez&#8230; Ancak her halükarda ortada birçok &#8220;geri besleme&#8221;nin bulunabileceği kaotik bir yapı var&#8230;</p>
<p>Ayrıca bu sorunların makro ve mikro boyutta birbirinin tezahürünü teşkil eden fraktallardan meydana geldiğini de akıl da tutalım&#8230; Aslında bu durum kaotik yapının bir düzensizlik arz etmediğinin aslında bir düzen olduğunun göstergesi&#8230; Yani çatışma da her ne kadar kaotik yapıya sahip olsa da kendi içerisinde çözümü teşkil edecek bir &#8220;düzene&#8221; sahip diyebiliriz&#8230;</p>
<p>İşte çözümün bulunduğu kaotik düzeni de faz uzayı meydana getiriyor&#8230; Her sorunun &#8220;nev&#8217;i şahsına münhasır&#8221; olduğu ama aynı zamanda her birisinin çözümünün bulunduğu bir &#8220;uzayın&#8221; bulunduğu bir kaotik düzen&#8230;</p>
<p>Kısacası, bir an soluklanıp geriye baktığımız da asıl meselenin bu sorunları çözümünden de önce sorunların tespiti olduğu görülüyor&#8230; Sorun ne olursa olsun, adı ne konulursa konulsun temel ihtiyaçların belirlenemediği; dostun ve düşmanın, çözüm isteyenin ve istemeyenin tam manada ayrılmadığı; sorunların ve çözümlerinin nasıl bir &#8220;evrene&#8221; sahip olduğunun idrak edilemediği bir ortamda çözüm aramak beyhude olacak gibi&#8230;  </p>
<p>Bu yüzden, BDP&#8217;nin ayrılmayı tehdit olarak kullandığı bir yerde, Başbakan&#8217;ın <em>&#8220;Kürt Sorunu değil Kürt vatandaşlarımızın sorunları vardır&#8221;</em> diyorsa demek ki sorunlar net olarak tespit edilememiştir. Yine BDP&#8217;nin dile getirdiği sorunlarla bölgede yapılan <a href="http://bilgesam.org/tr/images/stories/rapor/RAPOR36yenianayasadantoplumsalbeklentiler.pdf">bilimsel çalışmalar</a> uyuşmuyorsa sorunun temsilcisi olduğunu iddia edenlerin temsilcilik meşruiyeti de rahatlıkla sorgulanabilir&#8230;</p>
<p>Sonuç yerine, muhtemelen sizlerin de dikkatini çektiği sandığım iki teori arasındaki ilginç ilişkiye vurgu yapalım&#8230; Düşman Sistem Teorisi&#8217;ne göre mevcut çatışmanın siyah beyaz olarak algılanması çatışmayı daha da derinleştirirken, Kaos Teorisi aynı gerçeği farklı bir pencereden bakarak,  çatışmanın çözümünün siyah ve beyaz alanlarda değil &#8220;gri&#8221; alanlarda aranması gerektiğini ifade ediyor&#8230;</p>
<p>Bunu da hatırlatmadan geçmeyelim&#8230;</p>
<p><em>Not: Bu yazı ağırlıklı olarak &#8220;Violent Conflict in Northern Ireland:Complex Life at the Edge of Chaos&#8221; başlıklı makaleden faydalanarak hazırlanmıştır.</em></p>
<p>  </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/catisma_teorisi-2.jpg"><img class="size-full wp-image-18693 aligncenter" title="catisma_teorisi-2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/catisma_teorisi-2.jpg" alt="" width="395" height="290" /></a> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/12/catismanin-da-bir-teorisi-var%e2%80%a6/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/12/catismanin-da-bir-teorisi-var%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kürt baharı&#8221; neden olmaz?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/12/kurt-bahari-neden-olmaz/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/12/kurt-bahari-neden-olmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Sep 2011 08:56:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18683</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;Kürtler, işkence gördüler, evlerinden sürüldüler, dillerinden mahrum edildiler. Mağduriyetleri saymakla bitmez. Ancak mağduriyetleri kadar önemli olan, mağdur edildikleri noktada haklarını arayabilecekleri hiçbir vasıta olmamasıydı. Ne hukukî olarak kendilerini savunabildiler, ne siyasi olarak temsil edilebildiler ne de topluma kendilerini anlatabildiler. Hak arayışının temeli olan bu üç imkândan yoksun bırakıldılar. Askerî mantıkla işleyen hukuk ve siyaset kurumuyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kurt_bahari.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18685" title="kurt_bahari" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kurt_bahari.jpg" alt="" width="192" height="165" /></a>&#8220;&#8230;Kürtler, işkence gördüler, evlerinden sürüldüler, dillerinden mahrum edildiler. Mağduriyetleri saymakla bitmez. Ancak mağduriyetleri kadar önemli olan, mağdur edildikleri noktada haklarını arayabilecekleri hiçbir vasıta olmamasıydı. Ne hukukî olarak kendilerini savunabildiler, ne siyasi olarak temsil edilebildiler ne de topluma kendilerini anlatabildiler. Hak arayışının temeli olan bu üç imkândan yoksun bırakıldılar. Askerî mantıkla işleyen hukuk ve siyaset kurumuyla başta medya olmak üzere topluma kendilerini anlatmalarına vesile olabilecek tüm iletişim araçları, Kürtleri tek bir kelimeye indirgediler: &#8220;Bölücü&#8221;. Böylelikle hem Kürtlerin varlığı inkâr edilmiş oldu; hem de onlara uygulanan zulümler yok sayılmış oldu. Zalimin, hakkını arayan Kürt&#8217;ü susturması için gerekli olan &#8220;sessiz şeytanlar&#8221; her yerdeydi&#8230; Ve bu yüzden sadece mağdur edilmediler, madun kılındılar&#8230;&#8221;</em> <strong><a href="http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=12.09.2011&amp;y=HilalKaplan" target="_blank">TAMAMI</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/12/kurt-bahari-neden-olmaz/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/12/kurt-bahari-neden-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İçimizdeki beyinsizlerin yüzünden bizi helâk eder misin?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/05/icimizdeki-beyinsizlerin-yuzunden-bizi-helak-eder-misin/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/05/icimizdeki-beyinsizlerin-yuzunden-bizi-helak-eder-misin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Sep 2011 15:10:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18597</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Becer
Fıkra bu ya; Bektaşi&#8217;yle softa camide yan yana duaya durmuşlar. Softa ellerini açıp iman niyaz eyleye dursun, Bizim baba erenler de şarap için duaya durmuş. Bu talebe içerlenen Softa &#8220;bre zındık&#8230;&#8221; diye başlayan bir cümle kuranda, Bektaşi cevap vermiş: &#8220;herkes kendinde olmayanı ister Erenler&#8221;.
Vandalizm&#8217;in yirmi birinci yüzyıldaki yasal varisleri olan BDP ve onun mümessillerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>İbrahim Becer<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/09/pkk_bbbimage12.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-341" title="pkk_bbbimage12.jpg" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/09/pkk_bbbimage12.jpg" alt="" width="176" height="199" /></a></em></strong></p>
<p>Fıkra bu ya; Bektaşi&#8217;yle softa camide yan yana duaya durmuşlar. Softa ellerini açıp iman niyaz eyleye dursun, Bizim baba erenler de şarap için duaya durmuş. Bu talebe içerlenen Softa &#8220;bre zındık&#8230;&#8221; diye başlayan bir cümle kuranda, Bektaşi cevap vermiş: <em>&#8220;herkes kendinde olmayanı ister Erenler&#8221;.</em></p>
<p>Vandalizm&#8217;in yirmi birinci yüzyıldaki yasal varisleri olan BDP ve onun mümessillerini ibretle izliyorum. Kürt meselesinin halli konusunda<span id="more-18597"></span>, en başından beri hiçbir faydalarının olmayacağını söylediğimden sebep bir hayal kırıklığı yaşamıyorum. Okuduklarımdan anladığım kadarıyla da Sırrı Süreyya Önder&#8217;e rağmen <em>&#8220;bir umut</em>&#8221; diyenler de yol yakınken rücu etmiş bulunmaktalar. Yaptıkları doğrudur, zararın neresinden dönsen kâr hanesine yazılmakta çünkü.</p>
<p>İki güzel yazı yazıldı <a href="http://www.derindusunce.org/">DD&#8217;de</a> geçen hafta içinde <a href="http://www.derindusunce.org/author/mehmetyilmaz/">Mehmet Yılmaz</a> ve <a href="http://www.derindusunce.org/author/cemilebayraktar/">Cemile Bayraktar</a> tarafından. Anladığım kadarıyla bundan sonraki mesaimizi Kürt Meselesinin halli yolunda bir muhatap aramakla geçireceğiz. Çocukların ilim irfan öğrenmek için mukim oldukları Yurtlara Molotof atanlarla, mesaisini dağdan aldıkları icazete dayandırarak kırk yıllık hikâyeyi anlatanlarla bu yolda yürünemeyeceği gün gibi aşikâr çünkü. Çatık kaşla siyaset yapmayı matah bir hüner sanan BDP&#8217;nin de en komik yanı bu zaten; partiye ismini veren tamlamanın içinde &#8220;barış&#8221; ve &#8220;demokrasi&#8221; kelimeleri geçiyor ama fıkradaki gibi, bunlarla uzaktan yakından iştigal eden bir Allah&#8217;ın kulunu gösteremezsiniz bu yapının içinde. Kendinde olmayanı istiyorlar ve <em>&#8220;inceldiği yerden kopsun&#8221;</em> zihniyetiyle gittikleri müddetçe de asla sahibi olamayacakları kavramları sahiplenmeleri de artık kabak tadı vermeye başladı.</p>
<p>                Abdullah Öcalan&#8217;a Akinolu Thomas muamelesi yapan BDP o kadar yalnız ki yaptığı yanlışı yüzüne vuracak bir dostu bile yok. 13. Yy &#8216;da yaşamış bir düşünür olan Akinolu Thomas&#8217;ın görüşleri o kadar benimseniyor ki 20. Yy Avrupasında eleştirmek, günaha girmekle eş anlamlı sayılıyor. Belki korkudan belki de gerçekten sahip olamadıkları için gür bir alternatif ses çıkmıyor bu coğrafyadan. İmralı Sakini Apo&#8217;yu bir yarı Tanrı gibi gören zihniyetin bu kadar sığ olmasını başka nasıl açıklayabilirsiniz? Oysa ki Devletin çok değiştiğini, buna mukabil kendilerinin yerinde saydığını sufle edebilecek birine o kadar çok ihtiyaçları var ki bugünlerde.</p>
<p>                Eğer Devlet değişmeseydi, doksanlı yıllardaki anlayış devam etseydi bugün yaptıkları şımarıklıkların hiçbirini yapamazlardı. Bu Ülkede belki bilerek belki de bilmeyerek Ordu ve illegal oluşumlar hakkında kalem oynatanlar hiç tahmin etmedikleri bir kapıyı da kapatmış oldular: Kontra Gerilla! Belki bir Ordu kurmak zaman alabilir, bir gerilla örgütü kurmak da meşakkatli iştir ama kontra Gerilla kurmak Cem Ersever pratiğinden anladığım kadarıyla fazla zaman almaz. Yapılması gereken tek şey, var olan yapının içinden birinin çıkıp Ceza evlerini dolaşıp, itirafçılık yapabilecek evsafta eski militanları toplamasından ibarettir. İsterseniz üşenmeyin ve Soner Yalçın&#8217;ın &#8220;Binbaşı Cem Ersever&#8217;in İtirafları&#8221; adlı kitabı tedarik edip okuyun. Bu toprakların Derin Devlet denen oluşuma ne kadar müsait olduğunu anlamanız için 36 Osmanlı Padişahından 12 tanesinin Darbeyle tahttan indirildiğini söylemem yeter mi bilmem. Silivri Kampüsünün istiap haddinin dolması kimseyi kandırmasın bu Ülkede. Ruh halâ aramızda geziyor, eminim.</p>
<p>                Şamil Tayyar&#8217;ın &#8220;Çelik Çekirdek&#8221; adlı kitabının 13. Bölümünde &#8220;Kapanmayan Yara: Hain Listesi&#8221; adlı bölümde bir anekdot vardır ibretlik. Aslında 1000 küsur olan hain listesi uzun tartışmalar sonucu 150 kişiye inince doğal olarak sorulur İçişleri Bakanına &#8220;kriter nedir?&#8221; diye. Cevap verir İçişleri Bakanı: <em>&#8220;Prensip diye ne istiyorsunuz? Hain, hain&#8230; Ne prensibi&#8230;&#8221;</em></p>
<p>                Doksanlı yıllardaki Kontra Gerillanın daha titiz davrandığına dair bir emareye ben şu ana kadar rastlamadım. <em>&#8220;Titiz davranmak&#8221;</em> zaten kafadan sakat bir tamlama çünkü bir Hukuk Devletinde bu işin yasal prosedürü açıktır. Fakat açık olan bir şey daha var; bünyesinde barındırdığı ve güvenliğinden sorumlu olduğu Halkını bir terör örgütünün tasallutundan korumak da bir Devletin boynunun borcudur. Bu Devletin de halâ sağduyusunu koruyup kontra faaliyetlerine bulaşmaması bile küçük de olsa meselenin halli konusunda bize umut ışığı vermektedir. Çünkü görüldü ki her türlü kontra faaliyeti işi daha da içinden çıkılmaz hale sokmakta bu Ülkede.</p>
<p>                BDP&#8217;ye bu kadar steril ortamın sağlanmasında aslan payı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın nezdinde Ak Parti&#8217;ye aitse bir büyük pay da bu Ülkenin Aydınlarına aittir. BDP ve Onların mümessilleri kendilerine ait sitelerde düşen her Asker için zil takıp oynarken, en galiz küfürleri ederken bu ülkenin Aydınları &#8220;barış&#8221; kelimesi ete kemiğe bürünsün diye kalem oynatıyorlardı. Zaten belli olan safları sık ve düzgün tutmakla meşgul her iki taraf da şu anda. Bu kadar kuvvetli insan kaynağının mevcut bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz ki gidenin yerinin dolması anlık bir mesele. Şu da bir gerçek ki ortada bir yapı var ve küstahça size savaş açıp dağlarınızda cirit atıyorsa, sizden beklenen o dağa çıkıp, o küstaha haddini bildirmektir.</p>
<p>İşin Devlet tarafında hakim olan görüş hemen hemen netleşti: <strong><em>&#8220;PKK ve ona destek veren tüm birimler bu Ülkenin düşmanıdır ve her ne şart altında olursa olsun mücadele edilecektir</em></strong>&#8220;. Kısaca, ‘PKK&#8217;yla mücadeleye devam, Kürtler kardeşimizdir&#8217;<a name="_GoBack"></a> gibi akıllıca bir temele dayanan politikaya sahip işin Devlet tarafı. Karşı cenahın da söylemi tipik faşizan, ötekileştirici bir temele dayanmakta; &#8220;Faşist TC&#8221; diye başlayan söylemlerine aşina olduğumuza göre&#8230; </p>
<p>Umalım ki aklıselim bir insan çıksın ve Hz. Musa&#8217;nın Allah&#8217;a yalvardığı gibi yalvarsın bu coğrafyada: <strong><em>&#8220;İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helâk eder misin Allah&#8217;ım&#8230;&#8221;</em></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/05/icimizdeki-beyinsizlerin-yuzunden-bizi-helak-eder-misin/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/05/icimizdeki-beyinsizlerin-yuzunden-bizi-helak-eder-misin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ordu&#8217;ya mı inansak yoksa PKK&#8217;ya mı?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/orduya-mi-inansak-yoksa-pkkya-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/orduya-mi-inansak-yoksa-pkkya-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2011 22:30:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18576</guid>
		<description><![CDATA[Nasreddin Hoca&#8217;ya geliyorlar eşeğini ödünç istemeye. O da vermek istemiyor. &#8220;Yok, hanım aldı tarlaya gitti&#8221;. O sırada eşek başlamaz mı anırmaya? &#8220;Hocam sakalından utan, neden yalan söyledin?&#8221;. Tabi hoca altta kalır mı? &#8220;Esas sen utan, bana mı inanıyorsun eşeğe mi?&#8221;
Teorik olarak meşru şiddet kullanan bir ordu-MUZ var. 80 yıldır MUZ cumhuriyeti orduları gibi kendi ülkesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/liberal_ahlak_esek.gif" alt="" width="168" height="165" />Nasreddin Hoca&#8217;ya geliyorlar eşeğini ödünç istemeye. O da vermek istemiyor. <em>&#8220;Yok, hanım aldı tarlaya gitti&#8221;</em>. O sırada eşek başlamaz mı anırmaya? <em>&#8220;Hocam sakalından utan, neden yalan söyledin?&#8221;</em>. Tabi hoca altta kalır mı? <em>&#8220;Esas sen utan, bana mı inanıyorsun eşeğe mi?&#8221;</em></p>
<p>Teorik olarak meşru şiddet kullanan bir ordu-MUZ var. 80 yıldır MUZ cumhuriyeti orduları gibi kendi ülkesini işgal edip durmuş.<span id="more-18576"></span> (Bkz. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf">Kendi ülkesini işgal eden ordu&#8217;nun kitabı</a>). Biz 80 senedir kemalist ulus-devletin altında ezilmişiz, ordu-MUZ bunun enstrümanı olmuş. Namaz kılmamız suç olmuş. Evinde kur&#8217;an bulunduran bile hapse atılmış. Şapka kanununa karşı gelmekten yargılanıp asılmış kadın var bu memlekette. (Bkz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm</strong><strong> </strong></a> kitabı)</p>
<p>Bu ordu-MUZ&#8217;un karşısında ne var? Karşıda 1950 model marxist gerilla savaşı yapan, Kürt ırkçısı PKK var. Başında Ata-Kürtçülük oynayan tipler, aynı Atatürk&#8217;ün yaptığı gibi Kürt soslu ulus-devlet kurmak istiyorlar.</p>
<p> BDP/KCK/PKK ekibi barış istiyor mu? KCK Sözleşmesi denen metine bakıyoruz, marxist bir ütopya. Marx bile bu kadar uçmamıştı. (Bkz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf">Derin Marx kitabı</a>) Bu ekip <strong>şiddet için şiddet isteyen</strong> bir duruma gelmiş. Yani bozkürtlerin şiddeti bir meşru müdafa değil. Dikkatleri¨meselenin üzerine çekip bir siyasî süreç başlatmak değil. Şiddet hem amaç hem de araç olmuş.</p>
<p> <strong><em>&#8220;Teröristle konuşulmaz&#8221;</em></strong> diyenlerden değilim. PKK adına silah kullanmış olsa bile, insan öldürmüş olsa bile&#8230; Bu insanların siyaseten temsil edilmeleri gerek. (Bkz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf">Türkiye bölünür mü?</a> adlı kitap) Kürt milliyetçisi BDP&#8217;nin elbette TBMM&#8217;de temsil edilmesi gerek. Zira diyalog yollarının kapatıldığı uzun dönemler yaşadık. Kemalist ulus-devlet modeli bu acı ilacı içmeye mecbur ediyor bizi. Çünkü Kürtçeyi hatta &#8220;Kürt&#8221; kelimesini dahi yasaklamış bir ulus-devletten bahsediyoruz.</p>
<p> Evet, bir yanda saygın(!) ve kullandığı şiddet meşru(!) olan ordu-MUZ, diğer yanda marxist ve ırkçı bir Kürt ütopyası. <strong>İyilik</strong> bakımından net bir üstünlük göremediğim için elimde bir tek <strong>Fayda</strong> kalıyor. Barışı gerçekten hangisi isteyebilir?</p>
<p> <strong><em>&#8220;Terörü biz hallettik&#8221;</em></strong> demeye acayip ihtiyacı olan, FAZLA uzamış bir savaştan muzaffer çıkmak isteyen bir ordu? Ergenekon davası, darbeler, sürekli internete düşen itiraflarla yıpranan, artık kışlasına dönmek isteyen bir ordu görüyorum. Sivil otoriteye itaat ederek, normalleşerek rahata kavuşmayı uman bir ordu.</p>
<p> Diğer yanda ne var?</p>
<p>Kürtlerin meşru ve somut istekleri farz edelim vasat bir şekilde yerine getirildi Ankara tarafından. Eğitim, medya, yerel idareler konusunda arzu edilen hakların %60&#8242;ı yeni anayasa ile teminat altına alınmış olsun. Büyük ve nihaî bir başarı sayılmaz ama çok sayıda Kürt yasal yolların açılmasından istifade ederek bu %60&#8242;ı %100&#8242;e çekmenin yollarını arayacaklardır. Kürt olmayan bir çok STK&#8217;nın da buna destek vereceği aşikâr. Kürtler rahat ettikçe kimliklerinin diğer yönlerini daha doğal bir şekilde yaşayacaklar belki. Kadın olarak, Alevî, emekli, sanatsever, işsiz vb olarak da hak arayacaklar. Doğayı korumak, Güney doğu Anadolu bölgesini ağaçlandırmak isteyecekler. Kürtler SADECE Kürt olmaktan kurtulunca BDP/KCK/PKK ekibi ne yapacak? Barış yüzünden gücünü yitirecek bir siyasî hareket sizce barış isteyebilir mi?</p>
<p>Adı &#8220;Barış&#8221; olan bir partinin mensupları kandan ve kinden başka bir şey söylemiyor. Cesetler, kurbanlar, şehitler,&#8230; Izdırap üzerine yapay bir Kürt kimliği inşa ediliyor. İslâm gibi <strong><em>&#8220;eski hastalıklar&#8221;</em></strong> tedavi ediliyor. Makbul Kürt Müslümanlıktan <strong><em>&#8220;kurtuluyor&#8221;</em></strong>. Adı &#8220;demokrasi&#8221; olan bir parti meclise gelmiyor.</p>
<p> Akıl ve vicdan sahibi insanlar barışı kalben istiyor. Ama müttefikleri var: Barışa madden ihtiyacı olanlar, çıkarları barış ile bağdaşanlar. Diğer yanda ise muhtemel bir barışın silip süpüreceği, şiddetten beslenen, kinden, kandan dem vuran, TBMM&#8217;ye gelmeyerek demokrasiye zarar veren bir ekip.</p>
<p> Her şeye rağmen, bütün kırılganlığına rağmen bu heterojen barış ekibinin kazanacağını tahmin ediyorum.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… Bu konu ilginizi çektiyse…</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/04/orduya-mi-inansak-yoksa-pkkya-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/orduya-mi-inansak-yoksa-pkkya-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK o cesetleri hangi mezardan çaldı? (ve 13 cevapsız soru daha)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/pkk-o-cesetleri-hangi-mezardan-caldi-ve-13-cevapsiz-soru-daha/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/pkk-o-cesetleri-hangi-mezardan-caldi-ve-13-cevapsiz-soru-daha/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2011 10:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18533</guid>
		<description><![CDATA[Satranç oynayanlar bilir, en iyi savunma &#8230; saldırıdır. PKK Entertainments film stüdyolarının yapımı &#8220;7 sivil öldü&#8221; adlı film Oscar alamayınca eleştirilere cevap vermek yerine yeni bir film sürdüler piyasaya: &#8220;Bu çukuru açıklayın&#8221;. PKK böyle bir &#8220;çukur&#8221; kazmak zorunda kaldı çünkü son filmi seyredenler &#8220;uçaktan atılan bombanın krateri nerede?&#8221; diye sordular. Ama sorulan tek soru bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/karayilan.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-18535" title="karayilan" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/karayilan.jpg" alt="" width="218" height="407" /></a>Satranç oynayanlar bilir, en iyi savunma &#8230; saldırıdır. <strong><em>PKK </em></strong><strong><em>Entertainments</em></strong><strong><em> </em></strong>film stüdyolarının yapımı <a href="http://www.derindusunce.org/2011/08/25/mazlum-der-taraf-gazetesi-ve-binlerce-aktivisti-salak-yerine-konabilir-mi/" target="_blank"><strong><em>&#8220;7 sivil öldü&#8221;</em></strong> adlı film Oscar alamayınca</a> eleştirilere cevap vermek yerine yeni bir film sürdüler piyasaya: <strong><em>&#8220;Bu çukuru açıklayın&#8221;</em></strong>. PKK böyle bir &#8220;çukur&#8221; kazmak zorunda kaldı çünkü son filmi seyredenler &#8220;uçaktan atılan bombanın krateri nerede?&#8221; diye sordular. Ama sorulan tek soru bu değildi, nispeten önemsiz bile sayılabilirdi; PKK cevap verirken seçici davranıyor. Hatırlatalım, en önemli soru şu:</p>
<p><strong><em>Filmde gördüğümüz ölüler kim?</em></strong> Kadınlar ve çocuklar gerçekte nasıl öldüler? Bir mezardan çalınan ölüler mi söz konusu yoksa <strong><em>&#8220;acele ceset lazım&#8221;</em></strong> diyerek yoldan geçen bir aile hemen oracıkta kurşuna mı dizildi? Bombanın etkisi jipin içindeki insanları yakarken naylon torbaları ve jipin beyaz boyaları nasıl yanmadı? <strong><em>&#8220;Bir saat önce öldü&#8221;</em></strong> dedikleri insanların cesetleri neden bir gün önce ölmüş gibi sertleşmiş ve şişmişti?</p>
<p>PKK film stüdyolarının son yapımı <strong><em>&#8220;Bu çukuru açıklayın&#8221; </em></strong>Yine Taraf Gazetesinin sayfalarında sinema severler ile buluştu. Filmin ismi  oldukça iyi bulunmuş çünkü açıklanması gerçekten zor bir çukur. Bunkerleri ve mağaraları, yer altı tünellerini imha etmek için <span id="more-18533"></span>atılan, 5-6 metrelik betonarme duvarları delerek PATLAMADAN içeri giren ve içeride patlayan bu bomba nasıl oldu da o çukura bitişik duran taş duvara zarar vermedi? Taşlar yerinden bile kıpırdamamış. Fotoğrafta iyi görünmüyor ama parmağını gördüğümüz aktör de sanki sağlam bir yolun üzerinde duruyor. Evet, naylon torbaları ve jipleri yakmayan ateş gibi bir bilmece&#8230; Bu çukur açan ama duvar yıkmayan bomba da açıklanması zor görünüyor.</p>
<p>Tabi ikinci bir ihtimal daha var. İlk film sosyal ağlarda ve DD sayfalarında iyice rezil olunca PKK&#8217;lı aktörler ellerine kazmayı küreği aldılar, gidip bir çukur kazdılar. Resmini çektiler: <strong><em>&#8220;Bu çukuru açıklayın&#8221;</em></strong>.</p>
<p>Yalan söylemek böyledir işte. İlk yalana kılıf uydurmaya çalıştıkça batarsın. İyi niyetle sana güvenen, seni adam yerine koyan Taraf gibi gazeteleri, MAZLUM-DER gibi dernekleri utandırırsın. Binlerce vicdan sahibi aktivisti sinir edersin. Böyledir yalan söylemek. Evet, bu çukur meselesi diğer meseleleri unutturmasın:</p>
<ol>
<li>Ölenler kim? Kürt mü? Türkmen mi? Arap mı?</li>
<li>Neden cesetler Kuzey Irak&#8217;ta bir hastahanede adli tıp uzmanlarına ve gazetecilere gösterilmedi? Türkiye&#8217;yi sıkıştırabilecek bir otopsi yapılmadı?</li>
<li>Pistten F-16 olarak kalkan uçak gökyüzünde nasıl model değiştirdi ve F4 Fantom haline geldi?</li>
<li>Güneş nasıl oldu da dağların arkasına defalarca girip çıktı?</li>
<li>Uzun uzun film çekecek vakti olan PKK neden ateş açmadı?</li>
<li>Filmde 10 saniyede bir görünüp kaybolan dağlar, sürekli değişen bitki örtüsünün sırrı ne?</li>
<li>Uçak neden yalnız? Diğer 6 uçak nerede?</li>
<li>Sonradan Phantom&#8217;a dönüşen Falcon neden 30 Ağustos töreni gibi dalış yapıyor? Lazer ya da ısı güdümlü bombayı bırakıp gitmesi gerekmez miydi?</li>
<li>Neden &#8220;vurulan aile&#8221; bombalanan 4 noktadan bu kadar uzak?</li>
<li>Neden kaçan başka siviller görmüyoruz?</li>
<li>Neden ortada ev, çiftlik, fabrika, hayvan sürüsü vb yok?</li>
<li><strong><em>PKK Entertainments </em></strong>film stüdyoları bizi gerçekten aptal mı sanıyor?</li>
<li>Halkımız bundan daha iyi filmlere layık değil mi?</li>
</ol>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/01/pkk-o-cesetleri-hangi-mezardan-caldi-ve-13-cevapsiz-soru-daha/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/pkk-o-cesetleri-hangi-mezardan-caldi-ve-13-cevapsiz-soru-daha/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni bir PKK videosu: Artık Uçabiliyoruz, Türk Jetlerine Geçit Yok!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/yeni-bir-pkk-videosu-ucabiliyoruz-turk-jetlerine-gecit-yok/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/yeni-bir-pkk-videosu-ucabiliyoruz-turk-jetlerine-gecit-yok/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2011 09:08:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18530</guid>
		<description><![CDATA[Levitation par N-e-X-u-S
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe frameborder="0" width="320" height="240" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xf01v?width=320"></iframe><br /><a href="http://www.dailymotion.com/video/xf01v_levitation_people" target="_blank">Levitation</a> <i>par <a href="http://www.dailymotion.com/N-e-X-u-S" target="_blank">N-e-X-u-S</a></i></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/01/yeni-bir-pkk-videosu-ucabiliyoruz-turk-jetlerine-gecit-yok/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/yeni-bir-pkk-videosu-ucabiliyoruz-turk-jetlerine-gecit-yok/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tanrı böyle istedi!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/29/tanri-boyle-istedi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/29/tanri-boyle-istedi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Aug 2011 09:23:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18500</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Becer
Ridley Scot&#8217;un &#8220;Cennetin Krallığı&#8221; filmini izlerken kulağıma çalındı bu cümle: Tanrı böyle istedi!
Aklıselim bir şövalyeyi canlandıran Orlando Bloom&#8217;un, Selahaddin Eyyubi&#8217;yle savaşılmaması yolunda yaptığı itirazlara verecek cevabı olmayan Tapınak Şövalyelerinin &#8220;Tanrı böyle istedi&#8221; çığlıkları bir savaşın fitilini ateşliyor ve Kudüs el değiştiriyordu. Kudüs&#8217;ü savunma görevi kendisine verilen genç şövalye filmin finalinde güçlü rakibi Selahaddin&#8217;e sorar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/12/20081204_derin_dusunce_org_sehit_anasi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2486" title="20081204_derin_dusunce_org_sehit_anasi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/12/20081204_derin_dusunce_org_sehit_anasi.jpg" alt="" width="210" height="243" /></a>İbrahim Becer</em></strong></p>
<p>Ridley Scot&#8217;un &#8220;Cennetin Krallığı&#8221; filmini izlerken kulağıma çalındı bu cümle<em>: Tanrı böyle istedi!</em></p>
<p>Aklıselim bir şövalyeyi canlandıran Orlando Bloom&#8217;un, Selahaddin Eyyubi&#8217;yle savaşılmaması yolunda yaptığı itirazlara verecek cevabı olmayan Tapınak Şövalyelerinin &#8220;Tanrı böyle istedi&#8221; çığlıkları bir savaşın fitilini ateşliyor ve Kudüs el değiştiriyordu. Kudüs&#8217;ü savunma görevi kendisine verilen genç şövalye filmin finalinde güçlü rakibi Selahaddin&#8217;e sorar sorar: <strong><em>&#8220;Kudüs senin için ne ifade ediyor?&#8221;</em></strong> gülerek cevaplar muhatabı: <strong><em>&#8220;Hiç, belki de her şey!&#8221;</em></strong></p>
<p>Işık Koşaner&#8217;in &#8220;özeleştiri&#8221; başlığı altında yayımlanan ses kayıtlarını dinlemişsinizdir. Onun özeleştiri dediğini yıllardır birer tespit tutanağı diye yazıp çizmekte bu Ülkenin Aydınları. Işık Koşaner&#8217;in bahsettiği konulardan şekvacı olmak için bırakın Genel Kurmay Başkanı olmayı, Şırnak, Hakkâri dolaylarından sıradan bir er olarak terhis olmak yeter de artar bile. Orada bir şekilde bulunmuş olan herkes bilir ki, tepeden tırnağa her şey ama her şey yanlıştır. Bu yanlışlar da yıllar var ki yazıldı, çizildi, söylendi ama hiçbir şey değişmedi. Ya yapılan yanlışları gargaraya getirmek için icat edilmiş bir vatan, millet, Sakarya müellifleri gurubu makbul kabul edildi bu Ülkede, ya da ben gibi sıradan vatandaşları korusun diye alınmış bir hücum bota binip de bana parmağını sallayarak <em>&#8220;Tanrı böyle istedi&#8221;</em> şeklinde irade beyan eden Genel Kurmay Başkanları <span id="more-18500"></span>geçer akçe oldu.</p>
<p>                Neyse ki her işte bir hayır vardır sözü geç de olsa yine gerçekleşti; bıkmadan, usanmadan bu yanlışları yazma cesaretini gösterdikleri için elden gelse&#8221; hıyanet-i vataniye&#8221; kanununu yürürlüğe koymak isteyenler bugün tam tersini yapmakla mükellefler: İade-i itibar!</p>
<p>                Çok şükür, bir itibar eksikliğimizden gocunduğumuz için bu beklenti içinde değiliz. Sıradan sorulara, sıradan cevaplar beklerken aldığımız mantıksız cevapların yarattığı rahatsızlık sonucu yazdık, çizdik o kadar. <em>&#8220;Ordunun itibarını zedelemek&#8221;</em> gibi saçma olduğu kadar, bir o kadar da sübjektif suçlamalara maruz kaldık. Oysa ki bir Ordunun itibarını ayakta tutan etmen başarısıyla doğru orantılıdır o kadar. Hayatında dağ görmemiş çocuktan kahraman yaratmak sevdasıyla Aktütün&#8217;e gönderiyorsun, üstüne üstlük bu çocuğun üzerine yağmur gibi mermi yağarken yardımına gidemiyorsun ve ölüsünden de medet umuyorsun.</p>
<p>                İşte tam da bu noktada sorulması gereken bir sorudur Selahaddin&#8217;e sorulan &#8220;Kudüs senin için ne ifade ediyor?&#8221; sorusu. Asker ve Polis haricinde tüm kadrolarının görevini vekâleten yürüttüğü bir Şırnak ne ifade ediyor bu Ülke için mesela? Cevabını çok iyi bildiğim için söylüyorum koskocaman bir &#8220;hiç&#8221;. Peki devam edelim o zaman; yirmi yaşına kadar bin bir güçlükle büyüttüğü oğlunu Şırnak&#8217;ın Besta Karakoluna davulla, zurnayla uğurlayan bir Anne için Şırnak ne ifade ediyor sizce? Bir yıl sonra döndüğümde saçlarında bir tane siyah kalmamış olan kendi annemden biliyorum <strong><em>&#8220;belki de her şey</em></strong>&#8220;. Oysa ki bizim söylediklerimizi dillendirebilmek için insanın omuzunda yıldızlardan bir galaksi olmasına gerek yoktu. Bu savaştaki &#8220;her şey&#8221; olan kanı, gözyaşını, ölümü, çatışmayı bu masum ve konuyla uzaktan yakından alakası olmayan insanların omuzlarına yüklediniz. Ancak filmlerde karşılaşılabilecek kahramanlık edebiyatlarının gerçekleşebileceği umuduyla geçen bir çeyrek asırdan sonra bir pişmanlık, bir öz eleştiriyle bu işten sıyrılma çabası içine girme çabası çok ucuz bir bedel değil midir?</p>
<p>                Akıllı insanların affettikleri ama unutmadıkları gibi beylik bir laf vardır, duymuşsunuzdur. Siz benim akılsızlığıma verin şimdi söyleyeceklerimi; ben ne olursa olsun başında bulunduğu birlik basılıp on yedi şehit verdikten sonra, henüz şehitlerin elli ikisi bile çıkmadan boynuna taktığı davulla yılbaşını aynı mekânda kutlayan Yarbay Onur Dirik&#8217;i ne unuturum, ne de affederim. Onun için bir &#8220;hiç&#8221; olan adına &#8220;Dağlıca&#8221; denen vatan toprağının,  on yedi tane anne için şu mübarek günlerde &#8220;her şey&#8221; olması dün de kanıma dokunuyordu, bugün de kanıma dokunuyor. O günlerde Yarbayını hesaba çekmeyen, kendi döşediği mayına kendi askerlerini bastıran, eline tutuşturduğu pimi çekilmiş el bombası yüzünden koca mevzii havaya uçurtan Teğmenine sesini çıkartmayan bir mekanizmanın nedamet getirmesi ne kadar makbuldür o annelerin nezdinde sizce? Kendine yapılan her türlü eleştiriye karşı Tapınak Şövalyelerinin verdiği &#8220;Tanrı böyle istedi&#8221; şeklinde cevaplarla koskoca bir çeyrek asrı geride bırakan bir mekanizmanın artık karar vermesi gerek; Yıllarca eğitimini aldığımız savaş sanatını icra edebileceğimiz yegâne saha olan Kasrik&#8217;ten ötesi bizim için bir hiç midir, yoksa her şey midir?</p>
<p>                Şu sıralar bir kitap okumaktayım: &#8220;Kölelerin İmparatorluğu: Memluklerin Mısır&#8217;ı&#8221; adında. Orada ilginç bir nokta ilgimi çekti; aslen mükemmel birer savaşçı olan Memlukler denizden ve denizle ilgili her şeyden nefret ettikleri gibi, denize ait ne varsa tiksinti duyarlarmış. Mürettebatlarını halkın en aşağı sınıfının oluşturduğu Memlukler açısından denizciler &#8220;işe yaramaz&#8221; insanlardı ve kayıpları telafi edilebilir nitelikteydi. Hatta Memluklerin on yedi kadırgadan oluşan filosu Kıbrıs açıklarında bozguna uğrayınca Baybars&#8217;ın <em>&#8220;Şükürler olsun ki Allah benim başıma bu felaketi getirip nazardan korudu&#8221;</em> demiştir.</p>
<p>                Bir Peygamber ocağı olduğu imanımı halâ kaybetmediğim, içinde gerçekten görev bilinciyle orada bekleyen insanların olduğunu bilmeme rağmen, elli ikisi çıkmayan bir ölü evinde davul çalan bir zihniyetle Baybars&#8217;ın bakış açısındaki paralellik beni kahrediyor. Umulur ki giden her bir canın, en azından anneler için telafisinin mümkün olmadığı bir gün anlaşılsın, umulur ki bu ülkenin ordusunun içinde barındırdığı çürükler yüzünden itibarının zedelendiği yine aynı ordunun başı tarafından anlaşılsın.</p>
<p>                Anlaşılsın ki kendine doğruları söyleyebilme cesaretini gösteren eli her kalem tutana, dili her lâf yapana hain damgası vurulmasın bu Ülkede. Yoksa bir gün biri çıkar ve Çerkez Ethem&#8217;in Nazım Hikmet&#8217;e dediği gibi <em>&#8220;bir topraktan iki hain çıktığı nerde görülmüştür Azizim !&#8221;</em> deyiverir de donar kalırsın.</p>
<p>                Hele ki bu kişi vatanseverliğinin zekatını verse muhatabına bir ömür yetecek biriyse&#8230;</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/29/tanri-boyle-istedi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/29/tanri-boyle-istedi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Barışı barışseverlerden kurtarmak</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/25/barisi-barisseverlerden-kurtarmak/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/25/barisi-barisseverlerden-kurtarmak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2011 20:56:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18454</guid>
		<description><![CDATA[
Kıbrıs&#8217;a asker çıkarırken buna &#8220;Kıbrıs Barış Harekâtı&#8221; demiş, vatandaşını bombalarken, kesip biçerken, resmî devlet politikası &#8220;dört tarafımız düşmanlarla çevirili&#8221; iken bile her yere &#8220;Yurtta barış dünyada barış&#8221; tabelaları astırmış şizofren bir devlet, &#8220;Ya benimle barışırsın ya da seni vururum&#8221; ruh halindeki dünyada demokrasi ve barış için adam öldürdüğünü iddia eden tek silahlı örgütle savaşıyor. Yazının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/pkk_teror.jpg"><img class="size-full wp-image-18455 aligncenter" title="pkk_teror" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/pkk_teror.jpg" alt="" width="268" height="218" /></a></em></p>
<blockquote><p><em>Kıbrıs&#8217;a asker çıkarırken buna &#8220;Kıbrıs Barış Harekâtı&#8221; demiş, vatandaşını bombalarken, kesip biçerken, resmî devlet politikası &#8220;dört tarafımız düşmanlarla çevirili&#8221; iken bile her yere &#8220;Yurtta barış dünyada barış&#8221; tabelaları astırmış şizofren bir devlet, &#8220;Ya benimle barışırsın ya da seni vururum&#8221; ruh halindeki dünyada demokrasi ve barış için adam öldürdüğünü iddia eden tek silahlı örgütle savaşıyor. </em><a href="http://taraf.com.tr/login/"><span style="text-decoration: underline;"><strong><em>Yazının devamını okumak için tıklayın.</em></strong></span></a><br />
 </p></blockquote>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/25/barisi-barisseverlerden-kurtarmak/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/25/barisi-barisseverlerden-kurtarmak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AK Parti&#8217;nin her şeyi noksan!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/23/ak-partinin-her-seyi-noksan/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/23/ak-partinin-her-seyi-noksan/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Aug 2011 13:30:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18412</guid>
		<description><![CDATA[Ne noksan değil ki! Meselâ, İsmail Beşikçi, terör örgütü propagandası yapmaktan dolayı 18 ay hüküm giydi. Suçu, Kandil&#8217;i Q ile yazmaktı. W, X, Q harfleri kullanmak yasak. Yetkililere soruyorum, &#8220;Latin alfabesini siz mi keşfettiniz?&#8221; Eğer fonetik, farklı harfleri gerektiriyorsa, niçin suç sayılıyor?&#8221; TAMAMI
ERDOĞAN SÖZÜNDE DURAMADI
Evet&#8230; Kürt kimliğini inkâr kalktı, ama, asimilasyon çabaları devam ediyor. Tayyip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090724_derin_dusunce_org_akp.jpg"><em><img class="alignright size-medium wp-image-5842" title="20090724_derin_dusunce_org_akp" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090724_derin_dusunce_org_akp-300x300.jpg" alt="" width="194" height="218" /></em></a><em>Ne noksan değil ki! Meselâ, İsmail Beşikçi, terör örgütü propagandası yapmaktan dolayı 18 ay hüküm giydi. Suçu, Kandil&#8217;i Q ile yazmaktı. W, X, Q harfleri kullanmak yasak. Yetkililere soruyorum, &#8220;Latin alfabesini siz mi keşfettiniz?&#8221; Eğer fonetik, farklı harfleri gerektiriyorsa, niçin suç sayılıyor?</em>&#8221; <strong><a href="http://www.timeturk.com/tr/2011/08/23/firat-akp-nin-kurt-politikasini-elestirdi.html" target="_blank">TAMAMI</a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=akp%20site%3Aderindusunce.org&amp;source=web&amp;cd=11&amp;ved=0CBoQFjAAOAo&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Ftag%2Fakp%2F&amp;ei=7fT-Tr2KFtKU8gP-nN3BDQ&amp;usg=AFQjCNEroXR24ge1a5PAArwqD12qm5_PSg" target="_blank">ERDOĞAN SÖZÜNDE DURAMADI</a></strong></p>
<p>Evet&#8230; Kürt kimliğini inkâr kalktı, ama, asimilasyon çabaları devam ediyor. Tayyip Erdoğan, Almanya&#8217;ya gidince, orada Türklere seslenirken dedi ki, &#8220;Kendi dilinizi öğrenip konuşacaksınız, geliştireceksiniz. Entegrasyona evet, asimilasyona hayır.&#8221; Kürtler de kendi dillerini öğrenip geliştirmek istiyor. Ana dilde eğitime karşı çıkamayız. İsimlerde de yasak var. Türk Vatandaşlık Kanunu&#8217;na göre isimler, Türk örf ve adetine, hâkim ahlâk ve adaba aykırı olmayacak. Buradan yola çıkarak, yasak koyuyorlar. Yer adları da geri verilmedi. Kısacası yapılacak çok şey var. Avrupa Birliği&#8217;nde uygulandığı gibi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi de gerekir. Bir an önce bütün bu adımlar atılmalı.</p></blockquote>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/23/ak-partinin-her-seyi-noksan/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/23/ak-partinin-her-seyi-noksan/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bugün bir özerklik gördüm!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/22/sahinlerin-eli-guclenirken-ozerklik/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/22/sahinlerin-eli-guclenirken-ozerklik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2011 09:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18397</guid>
		<description><![CDATA[İlkokulda Türkçe dersinde okuma parçası işlerdik. Bilmediğimiz kelimeleri sözlükten bulur, kırmızı kalemle deftere yazardık. Sonra öğretmen bu kelimelerle cümle kurmamızı isterdi, kurardık. Fakat bazen sözlükteki anlamını bile anlaMAdığımız kelimeler olurdu. Bu gibi durumlarda sınıfa rezil olMAmak için &#8220;joker&#8221; cümlelerimiz vardı:
- Haydi çocuklar, karbüratör kelimesi ile cümle kurun bakiim
- Bugün bir karbüratör gördüm
- Babamın bir karbüratörü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/bdp_ozerklik.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-18398" title="bdp_ozerklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/bdp_ozerklik.jpg" alt="" width="248" height="217" /></a>İlkokulda Türkçe dersinde okuma parçası işlerdik. Bilmediğimiz kelimeleri sözlükten bulur, kırmızı kalemle deftere yazardık. Sonra öğretmen bu kelimelerle cümle kurmamızı isterdi, kurardık. Fakat bazen sözlükteki anlamını bile anlaMAdığımız kelimeler olurdu. Bu gibi durumlarda sınıfa rezil olMAmak için &#8220;joker&#8221; cümlelerimiz vardı:</p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em>- Haydi çocuklar, karbüratör kelimesi ile cümle kurun bakiim</em></p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em>- Bugün bir karbüratör gördüm</em></p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em>- Babamın bir karbüratörü var</em></p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em>- Aferin Okan, Bravo Mehmet. Başka var mı cümle kuran?</em></p>
<p> &#8221;Aferin&#8221; tabi. Yanlış olamaz ki bu cümle!</p>
<p>BDP&#8217;nin son icadı bu uyanıklığı hatırlattı bana: <strong><em>&#8220;Kürtlere özerklik verilsin&#8221;</em></strong>. Türkiye genelini boş verin, BDP camiasında anlamını bilen var mı bu kelimenin?  </p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em>- Dayımın bir özerkliği var.</em></p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em>- Bugün bir özerklik gördüm!</em></p>
<p> &#8221;Kürtlere&#8221; derken kim kastediliyor? Hakkâri&#8217;den Malatya&#8217;ya kadar olan bölgede yaşayan insanlar mı? Orada yaşayıp da kendini &#8220;Kürt&#8221; saymayanlar ne olacak? Türkler? Araplar? Zazalar?  Ankara, İstanbul, İzmir ve Mersin&#8217;de yaşayan Kürtlere de mi özerklik verilecek? Bölgeye değil de tek tek insanlara mı verilecek bu <strong>&#8220;özerklik&#8221;</strong> denen şey? <strong>&#8220;Statü&#8221;</strong> talebiyle ırkçılığı ve ayrımcılığı kurumsallaştırmak<span id="more-18397"></span> isteyen BDP şimdi de bunu mu buldu?</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/bdp_teror_ozerklik.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-18399" title="bdp_teror_ozerklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/bdp_teror_ozerklik.jpg" alt="" width="229" height="327" /></a>Kürtleri bilmiyorum ama BDP&#8217;ye bir <strong>&#8220;özerklik&#8221;</strong> lâzım. Adı ister özerklik olsun isterse statü, bu <strong>SOYUT</strong> talepler hep aynı krizi ifade ediyor: Meşru olMAma krizi. Bayrak istediler, <strong><em>&#8220;sivil itaatsizlik&#8221;</em></strong> deyip kendilerinden olMAyan Kürtlerin dükkânlarını yaktılar. 1960 model soğuk savaş taktiklerinde bu kadar ısrar edilmesi bir rastlantı değil. &#8220;Biz&#8221; ve &#8220;Onlar&#8221; diye iki takım kurmaları lâzım.</p>
<p>Siyasî projesi olmayan, milletvekili seçildiği halde meclise gitmeyen bir ekibin meşru olma arayışı bu. Bir araziyi çitle çevirmek ve/veya bir grup insanı kendi malı gibi işaretlemek, damgalamak istiyor BDP. Ellerinden gelse <strong><em>&#8220;Kürtler tek renk üniforma giysin, evlerin kapılarına bir işaret konsun vs&#8221;</em></strong> diyecekler. Demokrasi içinde düşünemeyenlerin tipik çaresizliği. BDP&#8217;den <strong>SOMUT</strong> talepler bir türlü gelmiyor. Kürtler için daha fazla hastahane isteyebilirlerdi meselâ. Ya da kültürel alanda ihmal edilen hakların tesisi. Ama BDP&#8217;nin çıkarları ile Kürtlerin çıkarları paralel değil. BDP&#8217;nin Kürtlere ihtiyacı var ama tersi doğru değil.  </p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em>- Efenim kendi kızım diye söylemiyorum, hakikaten bizim kız çok özerktir yani, anlarsınız ya!</em></p>
<p>Marxizm ile Kürt milliyetçiliğini bağdaştıran, bu haliyle Türk solunu hatırlatan BDP&#8217;nin ırkçı ve şiddet yanlısı duruşu şahinlerin elini güçlendiriyor. <strong>Faşist Kürtler ile faşist Türkler arasında tek fark var</strong>: Biri &#8220;ezen&#8221; öteki &#8220;ezilen&#8221; rolünde. BDP Marxist-Irkçı pozisyonu terk etmediği müddetçe AKP&#8217;nin oynayabileceği tek bir kart var:</p>
<p><strong><em>&#8220;Şiddet çözümün kendisi değildir ama bir parçasıdır&#8221;</em></strong> demek. Yani demokratik reformlar ve bölgeye ekonomik destek devam edecek. Kuzey Irak, Avrupa, ABD üzerinden diplomatik abluka daraltılacak. Medyatik baskı artacak. Ama bütün bunlar Kandil&#8217;in bombalanmasına engel olmayacak. Askerî operasyonlar global stratejinin kendisi değil ama bir parçası olacak.</p>
<p>AKP haklı mı? Kandil&#8217;in bombalanması akıllıca mı?</p>
<p>Asimetrik savaş literatüründe bunun dışında bir alternatif yok. &#8220;Gerilla&#8221; (=küçük savaş) kelimesinin icad edildiği günlerden Vietnam&#8217;a, Malezya&#8217;dan Cezayir&#8217;e, ETA&#8217;dan IRA&#8217;ya, <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Gerald_Templer" target="_blank">Gerald Templer</a>&#8216;dan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/David_Galula" target="_blank">David Galula</a>&#8216;ya bir kaç asırlık bir deneyim var. Pratik ve teorik bir birikim var. AKP bu birikime ve soğuk savaş sonrası gerçeklere göre bir strateji uyguluyor. Kürt milliyetçileri ise soğuk savaş bitmemiş gibi arazi peşinde, süje peşinde. Gelecek günler <strong>AKP stratejisi kadar Türk Silahlı Kuvvetleri için de bir test</strong> olacak gibi. Eskisi gibi şike yapıp kendi askerlerini mi vuracaklar yoksa görevlerini mi yapacaklar?</p>
<p>«<a title="Permanent Link to PKK... Ters giden nedir? Bundan sonra nereye?" href="http://www.derindusunce.org/2007/09/16/pkk-ters-giden-nedir-bundan-sonra-nereye/">PKK&#8230; Ters giden nedir? Bundan sonra nereye?</a> » adlı makalede asimetrik savaş, isyan, terörle mücadele konularında teorik açıklamalar yapmış ve çok sayıda kaynak vermiştim. Güncelliğini hâlâ muhafaza eden bu kaynakları burada bir kez daha hatırlatmak isterim:</p>
<p><strong>Türkçe</strong></p>
<p>Tanör, Bülent &#8220;Türkiye&#8217;nin İnsan Hakları Sorunu&#8221; (BDS Yayınları, 1990)<br />
DERDİMAN, R. Cengiz, (2003): Türkiye İdaresinin Hukuksal Yönü ve Yapısı, Alfa Yayınları, Bursa.<br />
GÖZLER, Kemal, (1990): &#8220;Olağanüstü Hal Rejimlerinde Özgürlüklerin Sınırlandırılması Sistemi ve Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Hukuki Rejimi&#8221;, Ankara Barosu Dergisi, yıl:47, sayı 4.</p>
<p><strong>İngilizce</strong></p>
<p>Simon C. Smith &#8220;General Templer and Counter-Insurgency in Malaya: Hearts and Minds, Intelligence, and Propaganda&#8221; in Intelligence and National Security, Vol.16, No.3 (Autumn 2001).</p>
<p><a href="http://www.etext.org/Politics/INAC/british.counterinsurgency" target="_blank">İngiliz ordusu, isyan bastırma taktikleri, Mc Geown Pat, BRITISH COUNTER INSURGENCY STRATEGY</a></p>
<p><a href="http://www.fas.org/irp/doddir/army/fm3-24.pdf" target="_blank">Amerikan ordusu, isyan bastırma kılavuzu tam metin (2006)</a><br />
Thompson Robert, Defeating Communist Insurgency: Lessons from Malaya and Vietnam (London: Chatto &amp; Windus, 1966),</p>
<p><a href="http://www.rand.org/pubs/monographs/MG478-1/" target="_blank">Galula David, Pacification in Algeria, 1956-1958</a></p>
<p><strong>Fransızca</strong><br />
Escuadrones de la muerte, Arjantin&#8217;deki kontrgerilla harekatı ve Fransız gizli servisinin yardımları, <a href="http://www.mefeedia.com/entry/2926696/" target="_blank">ücretsiz izlenebilir Fransızca belgesel,</a> ispanyolca alt yazı</p>
<p><a href="http://www.amazon.fr/guerre-moderne-ses-nouveaux-proc%C3%A9d%C3%A9s/dp/B0000DUFBF/ref=sr_1_8/402-9011949-6320150?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1189808819&amp;sr=1-8" target="_blank">La Guerre moderne, Roger Trinquier éditions La Table ronde, Paris, 1961.</a></p>
<p><a href="http://www.amazon.fr/Guerre-Revolution-Karl-Korsch/dp/2911917472/ref=sr_1_1/402-9011949-6320150?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1189808746&amp;sr=8-1" target="_blank">La guerre et la révolution, Karl Korsch, Ab irato, 2001.</a></p>
<p><a href="http://www.yodawork.com/webcc/sog_dec/notice_reference.html?F_ean13=9782707141637&amp;F_lang_id=1" target="_blank">Escadrons de la mort, l&#8217;école française, Marie-Monique Robin, éditions La Découverte, Paris, 2004.</a></p>
<p><a href="http://www.servicehistorique.sga.defense.gouv.fr/" target="_blank">Fransa savunma bakanlığı, tarih servisi sitesi</a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… Bu makale ilginizi çektiyse…</p>
<p style="text-align: right;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: right;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/22/sahinlerin-eli-guclenirken-ozerklik/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/22/sahinlerin-eli-guclenirken-ozerklik/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeryüzünün Lanetlileri ve Ramazan</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/16/yeryuzunun-lanetlileri-ve-ramazan/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/16/yeryuzunun-lanetlileri-ve-ramazan/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 10:15:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18333</guid>
		<description><![CDATA[Frantz Fanon&#8217;un &#8220;Yeryüzünün Lanetlileri&#8221; eseri sömürgecilerin ve sömürülenlerin durumlarını net bir biçimde ele alan, durum tahlili yapan ve hatta yöntem sunan bir eserdir.
  Eserlerin yayımlandığı dönem, zamanın ruhu açısından önemlidir. Fanon&#8216;un düşünceleri yaşamsal tecrübelerinin ve dönemin bir sonucudur. Eserin, fikri tohumlarının atıldığı ve yayımlandığı dönem, beyazların siyahları sömürdüğü, köleleştirdiği bir dönemdir. Dönem, 1. ve 2. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/bdp-pkk_teror.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18335" title="bdp-pkk_teror" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/bdp-pkk_teror.jpg" alt="" width="227" height="237" /></a>Frantz Fanon&#8217;</strong>un &#8220;<strong><em>Yeryüzünün Lanetlileri</em></strong>&#8221; eseri sömürgecilerin ve sömürülenlerin durumlarını net bir biçimde ele alan, durum tahlili yapan ve hatta yöntem sunan bir eserdir.</p>
<p>  Eserlerin yayımlandığı dönem, zamanın ruhu açısından önemlidir. <strong>Fanon</strong>&#8216;un düşünceleri yaşamsal tecrübelerinin ve dönemin bir sonucudur. Eserin, fikri tohumlarının atıldığı ve yayımlandığı dönem, beyazların siyahları sömürdüğü, köleleştirdiği bir dönemdir. Dönem, 1. ve 2. Dünya Savaşları sürecinde insanlığın insanlıktan çıktığı, faşizmin bir yöntem olarak taraftar bulduğu zamanlar sonrasında, sömürgecilerin düşünce ile bastırılamayacağı bir dönemdir. Tüm bunlar arasında <strong>Fanon</strong>, Batılı okullarda eğitim görmüş siyah bir adamdır ve siyah olmanın ağırlığını en derinlerde hissetmiş bir düşünürdür.</p>
<p>  Murat Belge&#8217;nin Radikal&#8217;e verdiği röportaj sonrasında Sırrı Süreyya Önder, Belge&#8217;ye &#8220;<strong><em>sömürge aydını</em></strong>&#8221; yakıştırmasında bulunmuştu, bu durumda haliyle <strong>Fanon</strong>&#8216;a yakın kavramlar &#8220;<strong><em>Sömürge Aydını ve Yeryüzünün Lanetlileri</em></strong>&#8221; akla geliyor&#8230;</p>
<p>  Sırrı Süreyya Önder, Murat Belge&#8217;ye sömürge aydını derken, sanırım kendini komünist olarak tanımlamasına rağmen, BDP&#8217;yi eleştirmesinden, kendisine oy vermemesinden, Ak Partiyi yeterince eleştirmemesinden ve Belge&#8217;ye ait &#8220;<strong><em>önü ilikli siyaset-pijamalı siyaset</em></strong>&#8221; sözlerinden yola çıkıyordu. Ancak sorun şu ki, aynı Sırrı Süreyya Önder, <span id="more-18333"></span>aslında BDP&#8217;nin alasıyla bir &#8220;<strong><em>sömürge aydını</em></strong>&#8221; olma yolunda ilerlediğinin farkında değil.</p>
<p>  <strong>Türkiye Cumhuriyeti tarihine bakıldığında Kürtlere uygulanan şiddetin, zulmün, baskının failinin laik devlet ve laikliğin bekçisi ordu olduğu görülür. Müslüman dindarların, tek tipçi ideolojiye, Kürtlerin yaşadığı haksızlıklar karşısında, yer yer olması gerektiği gibi direniş göstermedikleri kabulümdür ancak Müslüman dindarlar hiçbir zaman ne ordunun ne de devletin &#8220;<em>tek tipçi ideolojisinin</em>&#8221; tarafı olmamıştır (Türkiye Hizbullah&#8217;ı Müslüman dindarları temsil etmez, bir devlet yapılanmasıdır) ve hatta hedefi olmuştur. Hedef olma durumu sonrasında ise ellerine silah almamış, laiklere ve ordunun darbeci neferlerine &#8220;oy kullanma&#8221; yöntemiyle cevap vermişlerdir.</strong></p>
<p>  Bugün BDP&#8217;li Kürtler, kendilerini sömüren, asimile etmeye, asimile olmadıklarında yok etmeye odaklanan laik devleti hedef almak, eleştirmek yerine, Ak Parti&#8217;yi hedef alıyor. Müslüman dindar temelli bir parti(?) olan Ak Parti&#8217;yi hedef seçerken, kendilerini hedef seçenlerin yöntemini ve dilini kullanıyor. Celladına gülümsüyor. Bu &#8220;<strong><em>sömürge aydını olmak</em></strong>&#8221; değildir de nedir?</p>
<p><strong>  Yeryüzünün Lanetlileri</strong></p>
<p>  Rojin Canan Akın ve Funda Danışman&#8217;nın &#8220;<strong><em>Bildiğin gibi Değil</em></strong>&#8221; adlı kitabı insanın içini dağlayacak cinsten&#8230; Şu satırları &#8220;&#8230; <strong><em>Çocukluğumdan kafama yer etmiş en etkili fotoğraf abimle ilgili&#8230; Silah sesini duyduğumda, abimi öldürdüklerini bilmiyordum tabii. Batman&#8217;da günde 10-12 tane cinayet işlendiği zamanlardı. Abimin inmesiyle öldürülmesi üç dakika zaten. Bakkaldan fıstığını alıyor, sigarasını alıyor, hemen kapının önünde öldürülüyor. Ben ilk koşanlardandım. Abimin hırıltılı sesi hâlâ kulağımdadır. Henüz 21 yaşında olduğu için taze bıyık bırakmıştı. Hem şakaktan, hem enseden indirmişlerdi abimi. Kanın süzülüp bıyığın tam üzerinde duruşunu unutamıyorum. Çok da severdi bıyıklarını</em></strong>.&#8221; okuyunca insanın yüreği sızlıyor.</p>
<p>  PKK bir sonuç tur. Başlangıcı itibariyle yukarıda verdiğim örneklere binaen bir direniş örgütüdür. Ancak son dönem insan kaçırmasıyla ve sokak infazlarıyla resmen bir &#8220;mafyaya&#8221; dönüşmüştür. PKK hemen hemen Ramazan&#8217;ın her günü öldürüyor. Bu gençlerin yerden yatan cansız bedenleri yürek yakıyor. Birkaç ay sonra baba olacakken haince öldürülen bir gencin, anasının, babasının feryatları iç yakıyor&#8230;</p>
<p>  Yeryüzü Lanetlileri, Kürt demeden, Türk demeden can alıyor. Bugüne kadar siyaset yapma haklarını desteklediğim BDP ise savaşı bitirmenin gereğine dair adım atmaları gerekirken siyaset yapmıyor, silahlar konuşuyor.</p>
<p>  <strong>Frantz Fanon</strong>&#8216;un tezini ortaya koyduğu dönemde bir siyahın seçilme ve düşünsel olarak kendini savunma hakkı yoktu. Belki bu nedenden <strong>Fanon</strong> &#8220;şiddeti&#8221; bir yöntem olarak savunuyordu. Ancak bugün seçilmiş olan, düşünsel olarak tepki verebilen bir konumda olan BDP, Meclis&#8217;e gitmiyor! PKK, sokak ortasında can alıyor! Tüm bunlar olurken, BDP, neredeyse kendi ideolojisini ve kendisine oy verenleri sömürenlerin safında!</p>
<p>  Yeryüzü lanetlileri can alıyorken, BDP&#8217;nin sömürge aydınları, Nuray Mert gibi isimlerin safında laik Türkiye Cumhuriyetinin kendilerine ettiklerine yutkunup, Müslüman dindarları ve Ak Parti&#8217;yi hedef alıyorken, laik sistemin, Müslüman dindarlara uyguladığı yöntemi görev edinirken hangi sıfata bürünüyor?</p>
<p>  Vaktiyle ülkedeki Kürtlerin gördüğü işkenceleri bilmezdik, dolayısı ile PKK&#8217;ya terörist deyip, noktayı koymak kolaydı ve dahi konuşamazdık ancak bugün 12 Eylül dönemi işkencelerinin ve bilmemenin ve dahi konuşamamanın zamanında değiliz. Tüm bunlara rağmen dönem sanki o dönemmiş gibi davranmak hem yanlış hem de çarpıtma, dahası kimseye bir faydası yok.</p>
<p>  <strong>Türkiye&#8217;de askerlik zorunlu, daha önce yazmıştım, vicdani retçilerimizden İnan Suver ve Enver Aydemir&#8217;in gördüğü işkence, maruz kaldığı zulüm ortada&#8230; Durum bu iken, PKK zorunlu olarak silah altına sürülen gariban askerin bu zorunlu halini görmüyor, masumları katlediyor. Durum bu iken PKK, kendilerine her tür şiddeti uygulayan tek tipçi ideolojinin &#8220;davranışsal&#8221;; BDP ise &#8220;sözel&#8221; yöntemlerini kullanıyor. Malum ideolojiyle aynı çizgide yürüyor. </strong></p>
<p>  Yeryüzünün lanetlileri, Ramazan demeden can alıyor. Başbakan ise başlattığı &#8220;Açılımı&#8221; unutmuşçasına tehditler savuruyor. Elbet Başbakan&#8217;ın bu tehditvari, &#8220;Açılımın&#8221; aksine düşen açıklamalarının nedenlerinden biri PKK&#8217;nın &#8220;masum insanları&#8221; öldürmesi&#8230;</p>
<p>  Hiçbir hak, masumların canına kast ederek aranmaz. Diyarbekir&#8217;in bir köyünde gariban, sivil Kürtlere işkence edenler ile Ramazan günü sokak ortasında infaz yapan PKK arasında bir fark yok. İşkenceci ırkçılar nasıl zamanla yok oldularsa, olacaklarsa PKK da onlara dönüştüğü sürece aynı sondan kendini kurtaramayacak.</p>
<p> <strong>Kendi tabanına hitap etme telaşından, BDP tabanına hitap etme gereğini askıya alan Ak Parti ve anlaşılabilir çıkışını tam biz zalim olarak tamamlayan PKK arasında kalmadan, tek tipçi ideolojiye öykünmeden, &#8220;yeryüzü lanetlisi&#8221; olmadan, hakkaniyetle Kürtlerin ve Türklerin yaşadığı bu kıyıma &#8220;dur&#8221; diyecek kimse yok mudur Allah aşkına? </strong><strong></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/16/yeryuzunun-lanetlileri-ve-ramazan/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/16/yeryuzunun-lanetlileri-ve-ramazan/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Özerklik Sağlığa Zararlıdır</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/14/ozerklik-sagliga-zararlidir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/14/ozerklik-sagliga-zararlidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 07:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Karikatür]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18327</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.timeturk.com/resim/fotogaleri/27/23180.jpg" alt="" width="400" height="251" /></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/14/ozerklik-sagliga-zararlidir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/14/ozerklik-sagliga-zararlidir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Anti-İslami Teröre Hoşgeldiniz</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/04/anti-islami-terore-hosgeldiniz/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/04/anti-islami-terore-hosgeldiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 23:02:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Akyol</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[İslamofobi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18212</guid>
		<description><![CDATA[[27 Temmuz 2011 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Batı dünyası, 11 Eylül 2001&#8242;den bu yana, &#8220;İslami terör&#8221; adını verdiği bir tehlikeyi tartışıp duruyordu. Norveçli fanatik Hıristiyan Anders Behring Breivik&#8217;in gerçekleştirdiği korkunç katliam ise, adına &#8220;anti-İslami terör&#8221; denebilecek, hiç beklenmedik bir olgu koydu önlerine. Bunun, tabiri caizse &#8220;İslam&#8217;la kafayı bozmuş&#8221; olan Batı medyasında yeni ve olumlu bir tartışma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/05/20090511_derin_dusunce_org_chp_islam_acilimi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4731" title="20090511_derin_dusunce_org_chp_islam_acilimi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/05/20090511_derin_dusunce_org_chp_islam_acilimi-300x300.jpg" alt="" width="159" height="156" /></a>[27 Temmuz 2011 tarihli <a href="http://www.stargazete.com/politika/yazar/mustafa-akyol/anti-islami-terore-hosgeldiniz-haber-369876.htm" target="_blank">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>
<p>Batı dünyası, 11 Eylül 2001&#8242;den bu yana, &#8220;İslami terör&#8221; adını verdiği bir tehlikeyi tartışıp duruyordu. Norveçli fanatik Hıristiyan Anders Behring Breivik&#8217;in gerçekleştirdiği korkunç katliam ise, adına &#8220;anti-İslami terör&#8221; denebilecek, hiç beklenmedik bir olgu koydu önlerine. Bunun, tabiri caizse &#8220;İslam&#8217;la kafayı bozmuş&#8221; olan Batı medyasında yeni ve olumlu bir tartışma başlatması muhtemel.</p>
<p>New York Times gazetesinin aklı başında yazarlarından Roger Cohen, &#8220;Breivik ve Azmettiricileri&#8221; başlıklı dünkü yazısıyla bunun öncülüğünü yaptı bile. Bazılarının Norveçli teröristi izole bir psikopat gibi göstermek isteyeceğini, oysa adamın sadece hasta bir ruh değil aynı zamanda hasta bir ideolojiyle hareket ettiğini anlatan Cohen, bu ideolojinin hem Avrupa hem de Amerika&#8217;da bir dizi siyasetçi tarafından pompalandığını hatırlattı.<span id="more-18212"></span></p>
<p>&#8220;İslamofobi&#8221; de denen bu ideolojinin siyasetçileri kadar &#8220;entellektüelleri&#8221; de var. Nitekim Norveçli teröristin hazırladığı ve eyleminden hemen önce internete koyduğu &#8220;2083: Avrupa Bağımsızlık Bildirgesi&#8221; başlıklı 1500 sayfalık manifesto, söz konusu anti-İslami yazarlardan yaptığı alıntılarla dolu.</p>
<p>İnançsız ama Haçlı</p>
<p>Bu yazarların en dikkat çekici üçü, yani Robert Spencer, Bat Ye&#8217;or ve Andrew Bostom, benim de yakından tanıdığım isimler. Çünkü her üçü de, Amerikan basınında yayınlanan ve radikal İslamcılığın gerçekte İslam&#8217;ı temsil etmediğini savunan makalelerime sert reddiyeler yazmış, beni &#8220;İslam&#8217;ı sinsi sinsi savunmakla&#8221; suçlamışlardı.</p>
<p>Kendilerinin yaptığı ise, İslam medeniyeti tarihindeki bütün olumsuzlukları listeleyip, sonra da &#8220;bakın, İslam işte bunlara sebep oldu&#8221; demek. Mesela Andrew Bostom&#8217;a verdiğim uzun cevapta göstermiştim ki, adamın &#8220;cihadçı Müslümanların Akdeniz&#8217;de yaptığı katliamlar&#8221; dediği şey, aslında sadece ismen Müslüman olan korsanların yağmacılığından başka bir şey değildi.</p>
<p>&#8220;Karayip korsanları&#8221; ne kadar &#8220;Hıristiyan&#8221;sa, yani, Akdeniz korsanları da ancak o kadar &#8220;Müslüman&#8221;dı&#8230;</p>
<p>Tabii İslamofobların bu gibi saçmalıklarını eleştirirken, aynı yanlışın zıddına düşmemek, yani Batı&#8217;nın sadece olumsuzluklarını görüp, sonra bir de bütün bunları Hıristiyanlığa (veya Yahudiliğe) mâl etmemek gerek.</p>
<p>Bu açıdan Breivik&#8217;in vahşetine &#8220;Hıristiyan terörü&#8221; demek bile doğru değil. Çünkü, Norveçli terörist, her ne kadar &#8220;neo-Haçlı&#8221; olsa da, dindar bir Hıristiyan değil. Hatta inançlı bile değil. Meşhur manifestosunda, Allah&#8217;ın varlığına dair kuşkuları olduğunu, ama Avrupa&#8217;nın &#8220;Hıristiyan kültürünü&#8221; savunduğunu yazmış. &#8220;Öncelikle bir mantık insanıyım&#8221; demiş, Darwin&#8217;e övgüler düzmüş.</p>
<p>Menderes&#8217;ten Erdoğan&#8217;a</p>
<p>Gelelim hikayenin bir diğer enteresan kısmına: Breivik&#8217;in Türkiye hakkındaki görüşlerine.</p>
<p>Bunlar da, neo-Haçlı teröristin İslamofobik akıl hocalarından aldığı vizyonu doğruluyor. Buna göre, Müslüman toplumlara demokrasi yaramıyor. Çünkü demokrasi, dindar Müslümanları iktidara getiriyor! Bunun yerine laik dikta rejimleri kurulması lazım ki, din kontrol altında tutulsun.</p>
<p>Breivik, buna benzer lakırdılar ettikten sonra şu yorumu da yapmış:</p>
<p>&#8220;Hem mevcut Erdoğan yönetimi, hem de on yıl önceki dindar Erbakan hükümeti, İslam&#8217;ın Türkiye&#8217;deki ‘sosyo-politik uyanışının&#8217; ileri aşamasını yansıtıyor. Ki bu uyanış, seçmen desteği uğruna Müslüman dini duyarlılıklarına taviz veren, tarikatları yeniden açan ve geniş bir cami inşası kampanyası başlatan Menderes hükümeti sırasında başlamıştı.&#8221;</p>
<p>Bana bir yerlerden tanıdık geliyor bu jargon ama, tam çıkaramadım.</p>
<p>Siz çıkarabildiniz mi?</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/04/anti-islami-terore-hosgeldiniz/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/04/anti-islami-terore-hosgeldiniz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

