<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; sansür</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/sansur/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>İnternet Sansürünü Aşma Kılavuzu</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/05/13/internet-sansurunu-asma-kilavuzu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/05/13/internet-sansurunu-asma-kilavuzu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 07:32:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Basın Özgürlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[sansür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=16142</guid>
		<description><![CDATA[
Mahkemeler, birkaç sayfasının &#8220;zararlı&#8221; ya da&#8221;yasadışı&#8221; olduğuna hükmettikleri, bütün dünyada milyonlarca kişininkullandığı İnternet sitelerinin tamamına erişimi engelleme kararı veriyor. Bunun en son örneği video paylaşım sitesi blogspot.com. Digitürk&#8217;ün başvurusu üzerine, lig maçlarını yayınlayan bir blog nedeniyle tüm blogsport servisine erişim engellenmiş durumda. Geçmişte popüler video paylaşım sitesi youtube, yine bir başka blog hizmeti veren site, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/internet_sansur.jpg"><img class="size-full wp-image-16143 aligncenter" title="internet_sansur" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/internet_sansur.jpg" alt="" width="495" height="299" /></a></p>
<p>Mahkemeler, birkaç sayfasının &#8220;zararlı&#8221; ya da&#8221;yasadışı&#8221; olduğuna hükmettikleri, bütün dünyada milyonlarca kişininkullandığı İnternet sitelerinin tamamına erişimi engelleme kararı veriyor. Bunun en son örneği video paylaşım sitesi blogspot.com. Digitürk&#8217;ün başvurusu üzerine, lig maçlarını yayınlayan bir blog nedeniyle tüm blogsport servisine erişim engellenmiş durumda. Geçmişte popüler video paylaşım sitesi youtube, yine bir başka blog hizmeti veren site, wordpress de erişime kapatılmıştı. <a href="http://www.bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/104332-internet-sansurunu-asma-kilavuzu" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/05/13/internet-sansurunu-asma-kilavuzu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/05/13/internet-sansurunu-asma-kilavuzu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ayıp sanat olur mu?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/08/12/ayip-sanat-olur-mu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2009/08/12/ayip-sanat-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2009 08:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Mevzu]]></category>

		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<category><![CDATA[Toplumsal Ahlâk]]></category>

		<category><![CDATA[sansür]]></category>

		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<category><![CDATA[mustehcen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=6098</guid>
		<description><![CDATA[Bakılamayacak kadar sanatsal!
 
Geçenlerde Fransa’da çıplak çocuk bedenlerini oldukça erotik pozlarda gösteren bir sanat(?) sergisi mahkemelik olmuştu. Bordeaux mahkemesi beraat kararı vermişti ama Nan Goldin, Jeff Koons ou Garry Gross gibi sanatçıların(?) resimlerini gerçekten iğrenç bulduğumdan koymadım siteye. (“iğrenç” diye yargıladığımın ve sansürlediğimin farkındayım, bu da benim tercihim)
 
Eserlerini siteye koymak istemediğim bir başka sanatçı(?) Amerikalı Andres [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derindusunce_org_sanat_2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6100" title="20090811_derindusunce_org_sanat_2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derindusunce_org_sanat_2.jpg" alt="" width="193" height="192" /></a>Bakılamayacak kadar sanatsal!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Geçenlerde Fransa’da çıplak çocuk bedenlerini oldukça erotik pozlarda gösteren bir sanat(?) sergisi mahkemelik olmuştu. <a href="http://www.francesoir.fr/enquete/2009/06/30/exposition-du-corps-humains-presumes-innocents-au-tribunal.html">Bordeaux mahkemesi beraat kararı vermişti</a> ama Nan Goldin, Jeff Koons ou Garry Gross gibi sanatçıların(?) resimlerini gerçekten iğrenç bulduğumdan koymadım siteye. (“iğrenç” diye yargıladığımın ve sansürlediğimin farkındayım, bu da benim tercihim)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Eserlerini siteye koymak istemediğim bir başka sanatçı(?) Amerikalı Andres Serrano. İnsan dışkısı ve ölüsü üzerine uzmanlaşan Serrano Hz Isa’nın çarmıha gerilmiş bedeninin tasvirini de dahil edebiliyor dışkı ile ilgili çalışmalarına. Buna “sanat” deniyor, bir çok şehirde sergiler açılıyor, insanlar bilet alıp giriyorlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Neyin ayıp/gösterilmez olduğuna bir türü karar veremeyen bir insanlığın çocuklarıyız. Güzel nedir? Sanat nedir? <strong><em>“Aaa! Bu kadarı da fazla! Bu gösterilemez!”</em></strong> denilecek bir yer yok mudur? Sanatçı hukukun dışında kalmalı mıdır? <span id="more-6098"></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derindusunce_org_sanat_4.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-6101" title="20090811_derindusunce_org_sanat_4" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derindusunce_org_sanat_4-196x300.jpg" alt="" width="196" height="300" /></a>Aslında bu tür rahatsız edici sanat(?) eserlerinin bir faydası var: Sormayı hep ertelediğimiz <strong>“Sanat nedir?”</strong> sorusunu bize sordurmak. Yani kendisini <strong>“sanatçı”</strong> ilân eden her insanın yazdığı, çizdiği “sanat” olabilir mi? Meselâ mağara devrinde insanların <a href="http://www.culture.gouv.fr/fr/arcnat/lascaux/fr/">Lascaux</a> gibi yerlerde çizdikleri av sahneleri birer sanat eseri midir? İnsanın içindeki iz bırakma dürtüsüyle yaptığı herşey sanat sayılabilir mi? Tuvalet duvarlarına, merdiven boşluklarına yazılan şiirler, küfürler, çizilen resimler de birer sanat eseri midir? </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanatsal faaliyetlerin hukuka konu edilmesi elbette sansürü çağrıstırıyor. Çünkü sanatçılar(?) her şeyi “kullanmakta” özgür olduklarını söylüyorlar. Gerçekten de duygular, hatıralar, sakatlar ve hastalar, dinsel inançlar, soykırımlar bir boya ya da fırça gibi sanata malzeme yapılabilir mi?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Lego Concentration Camp Nazilerin Yahudilere uyguladığı soykırımı konu edinen bir sergi. Bu serginin New York’taki Yahudi cemaatinin desteğiyle açılmış olması dikkat çekici. O dönemde Yahudiler ikiye bölünmüşler, çoğunluk protesto etmiş. Bu sanat(?) eseri de bazı soruları getiriyor akla: Sadece Yahudilerin değil Romanların, komünistlerin ve akıl hastalarının da işkence altında can verdiği toplama kampları “sanat için” kullanılabır mi? Lego gibi oyunu, eğlenceyi çağrıştıran bir araçla temsil edilebilir mi acılar? Ailesi bu kamplarda can vermiş onca insanın hislerini bu derecede hafife almaya hakkı var mı bir sanatçının?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: center"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derindusunce_org_sanat_3.jpg"><img class="size-full wp-image-6103 aligncenter" title="20090811_derindusunce_org_sanat_3" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derindusunce_org_sanat_3.jpg" alt="" width="440" height="291" /></a> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Ya insan bedeni?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanatın ne olduğunu söylemenin zorluğu karşısında ilk tepkim <strong>ne olmadığını</strong> söylemek oluyor. Kendi kendime diyorum ki hayatı ve insanı aşağılayan, bir “obje” mertebesine indiren (ya da bu riski içeren) faaliyetler “sanat” adıyla yüceltilmesin. Birisi ufacık çocukların çıplak resmini çekince ya da çekiçle bir keçinin başına vururken filme alınca <strong><em>“heyy polis, çek ellerini üzerimden, ben sanatçıyım, dokanma!” </em></strong>demesin. Tabi yine bu duruşun bir sonucu olarak “benim paramla asla!” demek istiyorum. Benim verdiğim vergilerle bu tür faaliyetler desteklenmesin. Eğer bir insan tuvalette ihtiyacını giderdikten sonra resmini çekip evine asıyorsa ayrı bir mesele. Ama çocuklarımın resim öğretmeni onları böyle bir sergiye götürürse bu benim sorunum olur. Hele hele bu sergi benim vergilerimle açılmışa&#8230; Yanılıyor muyum?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Cezayirli sanatçı(?) Adel Abdessemed başına çekiçle vurularak öldürülen bir keçiyi kamera ile kaydettikten sonra <a href="http://www.sfai.edu/Gallery/GalleryMain.aspx?gallery=16&amp;imageGalleryID=793&amp;image=6">San Francisco Art Institute</a>’da sergiledi. Halktan toplanan vergiyle desteklenen bu sanat(?) faaliyetine <a href="http://www.sfgate.com/cgi-bin/article.cgi?f=/c/a/2008/03/29/BAGNVSRME.DTL">çok tepki gelmiş</a> ama eseri sergilenmeye değer bulan yetkili çekicin bir sembol olduğunu, kişisel ve toplumsal boyutta devrimi temsil ettiğini söylemiş. Oysa Fransa’da yapılan bir röportajda Abdessemedin kendisi <strong><em>“ırkçılığın kötü bir şey olduğunu anlatmak için yaptım”</em></strong> diyor. Enstitünün sitesinde daha detaylı açıklama var ama zavallı keçinin ve öteki hayvanların öldürülme sebebini yine de anlamadım.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Rasgele bir yerde çekiçle hayvanlar öldürülse belki polis çağırılır, bu sanatçılar(?) psikopat oldukları düşüncesiyle akıl hastahanesine konabilir. Ama <strong><em>“durun, ben sanatçıyım”</em></strong> diyerek hukukun yetki alanı dışına çıkmak mümkün. Çünkü kimse sanatın ne olduğunu bilmiyor. Kimse <strong><em>“bu yaptığın sanat olamaz!”</em></strong> diyemiyor. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derindusunce_org_sanat_8.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-6104" title="20090811_derindusunce_org_sanat_8" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derindusunce_org_sanat_8.jpg" alt="" width="132" height="133" /></a>Bize ters gelen davranışlar sanat etiketiyle karşımıza gelince mayışıyoruz sanki? Peki kollarına jiletle sevdiği kızın adını yazan bir genç, <a href="http://www.derindusunce.org/2008/01/12/kanla-bayrak-resmi-yapmanin-faydalari/">kendi kanlarıyla Türk bayrağı çizen çocuklar</a> birer sanatçı mıdır? Ölçü nedir? Evet ya da hayır demek değil derdim. Neye, hangi zemine dayanarak tutarlı yanıtlar verebiliriz <strong>sanat ve hukukun birbirine eklemlendiği</strong> bu bölgedeki binlerce soruya? </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derindusunce_org_sanat_1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6105" title="20090811_derindusunce_org_sanat_1" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derindusunce_org_sanat_1.jpg" alt="" width="219" height="256" /></a>Şu anda okumakta olduğunuz paragrafa “Ya insan bedeni?” adını verdim. Zira <strong>vücudumuzun bir et-kemik yığını gibi görülmesine ve gösterilmesine karşıyım</strong>. İnsan bedenini fiziksel varlığından öte bir simge olduğunu düşünüyorum. Nasıl Türk bayrağı Türkiye’yi simgeliyorsa bedenimizin de bütün insanlığa ortak olan şeyi, ilk harfi büyük yazılmak üzere İnsan’ı temsil ettiğini düşünüyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">İnsan vücudu deyince Paris’teki bir mahkeme tarafından <a href="http://www.rue89.com/2009/04/21/lexposition-de-cadavres-our-body-interdite-par-la-justice-0?page=5">yasaklanan “Our Body” isimli sergi</a> geliyor akla hemen. Mahkeme kararının gerekçesi “insanlık onuruna zarar vermek”. Zannediyorum bu terimi ilk kullanan Immanuel Kant olmuştu. Geçen zaman içinde laik bir tabu haline geldi <strong>insanlık onuru</strong>. Kimi liberaller <strong><em>“kurban olmadan suç olur mu?”</em></strong> diye soruyorlar. Evet, tamamen bireyci bir gözle bakarsanız kurban yok. Meselâ bir liberal şöyle diyebilir itiraz emek için: <strong>“Ölmüş bir insanın bedeninden sana ne? Akraban değilse? Rahatsız oluyorsan sergiye gitme kardeşim!”.</strong> Ama mesele burada bitmiyor. Tam tersine! Burada başlıyor. Ben sadece bir birey değilim ki. İçinde yaşadığım toplum ile de bir hukukum var. Toplumun gözünde İnsan’ın değeri bir saksı ya da bir dışkı mertebesine indirilirse ben nasıl yaşarım? Can ve mal güvenliğim de dahil herşeyim tehdit altına girmez mi? Böylesi saldırgan bir toplumda insanların yarısını polis yapıp diğer yarısını zaptetmek zorunda kalmaz mıyız? (Bkz. <a title="Permanent Link to Fahişelik, şehitlik ve özgürlük" href="http://www.derindusunce.org/2009/07/28/fahiselik-sehitlik-ve-ozgurluk/">Fahişelik, şehitlik ve özgürlük</a>)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Yine de liberal hukuka hitap edebilmek için unutmadan ekleyelim, sanatçı(?) <a href="http://www.koerperwelten.de/">Gunther Von Hagens</a> bu sergiyi açmak için Çin’de idam edilenlerin cesetlerini araklıyormuş. Ölenlerin aileleri itiraz ediyormuş ama rüşvet ile Çin’de kapı açmak kolay olduğundan Gunther Von Hagens artık bu ülkeye yerleşmiş. İlk mesleği anatomi imiş. Sanatçı(?) olduktan sonra köşeyi dönmesi bayağı bir heves uyandırmış meslektaşları arasında. Bir çok yeni ceset sanatçısı(?) türemiş. Yasaların kolay çiğnenebildiği ülkelerde ciddî bir ceset trafiği başlamış.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanatçı başka, boyacı başka!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Kanaatimce sanatçı ve sanat teknisyeni diye bir ayrım yapmak gerek öncelikle. Yani sanat yapan ile bazı boyama/oyma teknikerini uygulayabilen. Bence bir sanatçı ile bir boyacı aynı şey değil. Söz konusu teknikleri bilen ve uygulayanların bir tür estetizasyon yaptığını söyleyebiliriz. Yani sanat tekniği ile çekici hale getirme. Neden? </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Gerçek hayat hızla etrafımızda olup bitiyor ve ayrıntılar üzerinde durup yoğunlaşmaya vaktimiz yok. Yaşadığınız şehrin karmaşasını düşünün meselâ. Ama uydudan çekilmiş bir fotoğraf ya da bir gece manzarası gözünüzü ister istemez çekiyor. Zira şehrinizi gerçekten GÖRME imkânı veriyor size bu fotoğraf.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Bir trafik kazası düşünün. İçindeyseniz ne olduğunu bile anlamadan oradan oraya savruluyorsunuz. Ama başkasının yaptığı bir kaza (ya da gazetedeki fotoğrafı) gözünüzü çekiyor. Görsel zekânız buna aç. Bu kazadan zevk almak değil, <strong>kazayı anlamaktan zevk almak</strong> söz konusu. Bizzat yaşadığınız bir kazada herşey yarım saniyede olup biterken gazetedeki fotoğrafın ayrıntılarında gözlerinizi dakikalarca gezdirebilirsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Yine bu sebeple romanlarda en ince ayrıntılarına kadar anlatılan bir kır gezintisi o olayın zihninizde gerçekten VAR olabilmesini sağlar. Kırlardaki çiçeklerin kokusu, güneşin ışıltısı, rüzgârın serinliği&#8230; Gerçekten yaptığınız bir piknik öyle değildir oysa. Çocuklarınızdan birini arı sokar, hanım dolma tenceresini evde untmuştur, güneşten ısınan araba koltukları kötü kokuyordur, giderken yolunuzu kaybetmiş, dönüşte trafiğe takılmışsınızdır&#8230;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanat teknisyeni bize gerçek hayattan daha çekici hayat dilimleri sunar. Bunun için biz onun ürünlerine bakarız, dinleriz, okuruz&#8230; Bu sayede gerçek hayatı daha iyi anlamayı umarız. Ama böyle çekici hale getirilmiş her ürün bir sanat eseri sayılabilir mi? Bu ayrı bir konu.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanat teknisyeni bize günlük hayatın dışında bir şey anlatabilir mi? <strong>“İnsan nedir? Neden var?”</strong> gibi sorulara yanıt arayarak düşünceye rakip ya da koltuk değneği olabilir mi? Bu soru ise okumakta olduğunuz yazının bel kemiği.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Nötr bir güç olarak sanat(?)</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanatın yanına soru işareti koymaya devam ediyorum zira henüz sağlam bir tanım vermedim. Ama sanat teknisyeninin çekicileştirme (estetizasyon) gücünden bahsettim. Evet, bu gerçekten bir güç. Kendine ait kuralları, yöntemleri olan, hayata dair bazı şeyleri diğerlerinin önüne geçirmeye yarayan bir güç söz konusu olan. Bir anlamda basın gibi. Ülkede olup biten binlerce önemli olaydan hangileri manşette yer alacak? Halk neden bahsedecek? Gündemde ne olacak?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Çekicileştirme bilgisinin bir güç olduğu konusunda ısrar ediyorum. Zira <strong>görsel çekiciliğin mutlak bir insanî değer olarak kabul edilmesine karşıyım</strong>. Yani meselâ adalet ile aynı mertebede değil bu çekicileştirme dediğimiz şey. Daha çok teknoloji gibi, iyi veya kötü yönde kullanılabilecek bir teknik. Özetle aklın değil zekânın konusu. Neden?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Örneğin resim tekniğindeki ünlü üçgen kompozisyon kuralına bakalım. İnsan gözünün daha iyi seçebilmesi için figürler bir üçgen oluşturacak biçimde nasıl dizilmiş?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-6106" title="20090811_derin_dusunce_org_sanat_10" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10-300x246.jpg" alt="" width="300" height="246" /></a><a href="http://fr.wikipedia.org/wiki/Philippe_de_Champaigne">Philippe de Champaigne</a> (1602-1674) tarafından yapılmış şu tabloya bakalım: Renklerin (üstte siyah-beyaz, altlarda mavi-sarı) simetrik biçimde dağılmasına, insanların oluşturduğu küçük üçgenlere ve bunları içine alan büyük üçgene dikkat edin. Başka kompozisyon örnekleri teşkil etmesi bakımından sırasıyla <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Edgar_Degas">Edgar Degas</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Van_Gogh">Vincent Van Gogh</a>’tan köşegen ve baklava kompozisyonları değerlendirin. Arkadan gelen fotoğraf karesindeki ağaçların boy farkı sebebiyle bir köşegen oluşturmasının bu kareye kazandırdığı “anlatım gücünü” de göz önünde bulundurun.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: center"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_degas.jpg"></a> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_degas.jpg"><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-6107" title="20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_degas" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_degas-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_van-gogh.jpg"><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-6108" title="20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_van-gogh" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_van-gogh-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_agaclar.jpg"><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-6109" title="20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_agaclar" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_agaclar-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">İyi sanat ve kötü sanat</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanat tekniğinin, çekicileştirmenin bir değer değil bir <strong>anlatma gücü</strong> olduğunu böylece görmüş olduk. Yani sanat tekniği aklın mutlaka seçmesi gereken bir değer ya da bir doğru yol değil. Uğrunda başka şeylerin feda edilebileceği meselâ adalet gibi bir üstün değerden bahsetmiyoruz “boyacılık” derken. Boyacılık zekânın konusu. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Boyacılık mertebesinden sonra “sanat” denmeyi hak edebilecek, zekâya değil de akıla hitab eden üstün bir değer bulabilir miyiz?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Boyaları kazıdığımız zaman yine zekâya hitab eden ikinci bir katmanla karşılaşıyoruz ki bu yazı kapsamında buna “hikâye” demeği uygun buluyorum. Üçüncü ve son katman ise anlam olacak ve akıla hitab edecek.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Hikâye mertebesinde çekici hale getirilen (=estetize edilen) bir hikâye var. Boyacı sanat teknisyeninin bize anlatacakları var. Meselâ Francisco Goya’nın yaptığı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Madrid%27de_3_May%C4%B1s_1808">El tres de Mayo</a> adlı esere bakalım. Napolyon’un İspanya’yı işgal ettiği dönemdeki zulümü anlatan bu eserde kurşuna dizilen bir köylüyü anlatıyor “hikâyeci”. Yüzleri ve duyguları netleştirilerek ispanyolların birer insan oldukları buna karşılık fransız askerlerinin tek tip, acımasız birer emir kulu oluşları vurgulanmış. Köylünün beyaz gömleği yerdeki lambanın ışığını öyle bir yansıtmış ki lambadan daha beyaz ve parlak olmuş. Saflığı, masumiyeti çağrıştıran bu beyazlık kolların çarmıha gerilmiş Hz İsa gibi açılmasıyla daha da pekiştirilmiş. Bu “kara” günde gökyüzü lacivert değil siyah, uzaklardaki köy zulme rağmen halkın köklerinin burada olduğunu anlatıyor. Kurbanın hemen yanındaki rahip de direnişe aktif biçimde katılmış olan kilisenin Goya tarafından unutulmadığını ispat ediyor&#8230; Hikâye uzun.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_goya.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-6110" title="20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_goya" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_goya.jpg" alt="" width="500" height="462" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_goya.jpg"></a></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Goya bu resmi elbette öyle kafasına estiği bir anda yapmadı. İspanyol ulusal kimliğine hizmet edecek bir propaganda afişi gibi, politik amaçla yapılmış bir eser bu. Goya gerçekte savaşa katılmadı ve buna benzer sahnelere de tanık olmadı. Olayların bitişinden 6 yıl sonra, 1814’te yaptığı bu eser için ispanyol hükümetinden para istemesi zannediyorum “business is business” boyutunu anlamak için yeterli.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_hitler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-6111" title="20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_hitler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_hitler-246x300.jpg" alt="" width="246" height="300" /></a>Siyasî sanat(?)-boyama-hikâye deyince Nazilerin yaptıkları propaganda amaçlı sanat eserleri de geliyor akla. Gürbüz ve sarışın Alman gençleri, savaşın ve çalışmanın yüceltilmesi&#8230; Tabi faşist sanat deyince bir süre önce sorduğumuz “<a title="Permanent Link to ABD’yi tedavi etmek mümkün mü? - BÖLÜM I" href="http://www.derindusunce.org/2009/05/12/abdyi-tedavi-etmek-mumkun-mu-bolum-i/">ABD’yi tedavi etmek mümkün mü?</a>” sorusu hatırlanabilir. Bu soruya cevaben <a title="Amerikan Saldırganlığı kategorisindeki tüm yazıları göster" href="http://www.derindusunce.org/category/amerikan-saldirganligi/">Amerikan Saldırganlığı</a> ile sinema sanatının(?) Amerikan milliyetçiliğine hizmetini tartışmıştık okurlarla. Yine siyasî sanat çerçevesinde Türkiye’deki binlerce Atatürk heykelinin sanatsal değeri ve onları yapanların sanatçı(?) yönleri de ayrı bir tartışma konusu olabilir. Türkiye deyince unutmamak gereken bir başka sanat dalı da karikatür. Bu konuda <a title="Permanent Link to Ayy bu Müslümanlar da pek çirkin!" href="http://www.derindusunce.org/2008/09/28/ayy-bu-muslumanlar-da-pek-cirkin/">Ayy bu Müslümanlar da pek çirkin!</a> makalesi okunabilir. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanatçı(?) topluma karşı sorumlu mudur?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Buraya kadar gördüğümüz kadarıyla sanatçı dediğimiz insan “boyacı” ve “hikâyeci” bilgisiyle iyi ya da kötü amaçlara hizmet edebiliyor. Bilim ve teknolojinin bir <strong>insanlık değeri</strong> olup olamayacağını “</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Evrimcilerin iç hastalıkları" href="http://www.derindusunce.org/2007/11/07/evrimcilerin-ic-hastaliklari/"><span style="mso-ansi-language: TR;" lang="TR">Evrimcilerin iç hastalıkları</span></a></span><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">” başlığı altında bilimin tartışmaya açmıştık. (<a href="http://www.derindusunce.org/author/mustafaakyol/">Mustafa Akyol</a>’un “<span style="color: #990000;"><a href="http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2006/03/hayatta_en_hakiki_mursit_uzerine.php">&#8216;Hayatta En Hakiki Mürşit&#8217; Üzerine</a></span>” isimli makalesinden esinlenerek)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Bu tartışmalar dahilinde bilimin tek başına meselâ adalet ve iyiliğin yerini alabilecek ya da bunları üretebilecek bir değer olmadığını savunmuştum. Nükleer enerjiyi keşfeden bilim adamının atom bombasını da yapabildiğine dikkati çekmiştim.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanat hakkındaki bu yazıda gördüğümüz örnekler ışığında, en azından “boyacı” ve “hikâyeci” sanatın da bilim gibi bir değer değil bir güç olduğunu anlattım. Ama büyük bir güç. Şu halde güç sahibi herkes gibi sanatçının da içinden çıkıp geldiği topluma karşı sorumlu olmasını savunmak mecburiyetindeyim. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanatçı bu sorumluluğu redderse ya da toplum sanatı <strong>hukuk dışı/üstü bir değer</strong> olarak kabul eder, boyacı-hikâyeciye sınırsız özgürlük ne olur? </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Çok basit. Sanatın büyük gücüyle herşey çekici hale getirilebilir. Meselâ şiddet. Irkçılık. Bencillik, maddî çıkarların insan hayatının ve doğal yaşamın üzerinde tutulması…</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Ayrıca sanatçıya sunulan bu “kusursuzluk” payesi yüzünden sanatla alakası olmayan bir sürü fırsatçı halkın tabularına saldıracak, insanları korkutarak, üzerek ünlü olmaya çalışacaktır. Sonuçta toplumla beraber sanat ve sanatçı imajı da yıpranmaya mahkum gibi görünüyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Böylesine vahşileşmiş bir toplum elbette sanatçının suçu olmaz. Ama sanatçı burada kullanılmış, sanatını, yeteneğini satmış olur. Satılmış sanat deyince aklıma ilk gelenler psikolojik harbin hizmetinde üretilmiş <strong>Kurtlar Vadisi</strong>, <strong>Çılgın Türkler</strong> ve <strong>Metal Fırtına</strong> gibi örnekler. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Satılmış sanatın en büyük darbeyi İnsan’a vurduğunu söylemek isterim. Topluma en pahalıya patlayacak olan zannediyorum İnsan’ın silinmesi olur zihin coğrafyamızdan.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Avusturyalı Elke Krystufek gibi sanatçıların(?) izleyicilerin önünde mastürbasyon yapmasına “sanat” denildiğinde <strong>kendimi saldırıya uğramış hissediyorum</strong>. Ülkemin sınırlarını aşan bir düşman ordusu yok görünürde ama <strong>kelimelerimi, düşüncelerimi yağmalayan bir çapulcu ordusu</strong> var. Zihin coğrafyamda süregelen bu saldırı devam ederse zaten korumaya değer bir şey kalmayacak korkarım. Ne ülkemin sınırları içinde ne de evimin duvarlarıarasında&#8230; Bu paragrafı da Hamza Yusuf’un yorumuyla bitirelim:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 35.4pt;"><em><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">“Basılı kültüre geçişimizin en problemli yanı, bunun büyük bir kısmının kadın bedenine ait cinsel öğeleri içermesi olmuştur. İnsanlığından soyutlanmış, rötüşlenmiş, yanlış ve doğal olmayan duruşlarda, arı sokmuş gibi dudaklar, büyütülmüş göğüsler ve ceza gibi diyetler ve yorucu egzersizler sonucu şekillendirilmiş butlar, porno yıldızlarının bu çarpıtılmış modellerine ait resimler ve filmler erkeklerin hayat arkadaşı, eş, kız kardeş, anne ve genelde kadınlar hakkındaki realistik beklentilerine ciddi bir tehdittir. Toplumun gözleri saldırı altındadır, bunun anlamı kalplerimizin de öyle olduğudur. [...]”</span></em><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> (<a title="Permanent Link to Araf Dağına Tırmanış" href="http://www.derindusunce.org/2009/06/29/araf-dagina-tirmanis/">Araf Dağına Tırmanış</a> isimli yazıdan alıntı)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanat Nedir peki?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Tahmin edebileceğiniz gibi ansiklopedilerde ortak bir tanım yok. Hemen her kaynak etimolojisi üzerinde durmuş, Fransızca’da <strong>art</strong> (artificiel = yapay) İngilizcede <strong>art</strong> (artificial = yapay), Almanca’da <strong>Kunst</strong> (künstlich = yapay) ve Türkçede <strong>sanat</strong> (suni = yapay [Arapça’dan])&#8230;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">İngilizce ve Fransızca tanımlarda “algıya, duygulara ve zekâya hitap etmek için bilinçli olarak şekil verme” denmiş. Bunu oldukça küçültücü buldum. Çünkü bu sanatı boyacı-hikâyeci çerçevesine hapsetmek olur, bizim detaylı biçimde anlattığımız <strong>çekicileştirme</strong> (estetizasyon) ya da <strong>sanat tekniği</strong> diyebileceğimiz şey. Kimi kaynaklarda ise yaratıcılığa vurgu yapılmış. “ortak bir insanlık değeri” denilmiş ki bu da yazıda savunduğumuz duruşa aykırı. Sanatın bu derecede yüceltilmesini de hatalı buluyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Bu sebeple kendi tanımımı üretmeye karar verdim. Şöyle sormuştum bu yazının tam ortasına geldiğimizde:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanat teknisyeni bize günlük hayatın dışında bir şey anlatabilir mi? <strong>“İnsan nedir? Neden var?”</strong> gibi sorulara yanıt arayarak düşünceye rakip ya da koltuk değneği olabilir mi? </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Kanaatimce<strong> İnsanî Sanat</strong> kelimenin bittiği yerde düşüncenin yardımına koşma kapasitesine sahip. Henüz adını bile koyamadığımız hislerin, hallerin, düşüncelerin ifade yolu olabilir. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"><strong>Benim gözümde sanat karanlıkta çakılmış bir kibrittir&#8230;</strong> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Zekâ gözümüzü kapatıp akıl gözümüzü açmak için gönderilmiş bir davetiye!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanatçı ise bilim adamlarında ve filozoflarda bulunmayan bir aydınlatma kapasitesine sahip insan olabilir ancak. Sanatçının eserleri zamanın akışını durduran tılsımlı bir cisim olmalı, deney ve gözlem yoluyla öğrenme imkânımız olmayan bilgiyi ve bilgeliği bize aktarmalı. Beşerlikten İnsanlık’a giden bir köprü olmalı her sanat eseri.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Biraz açalım şimdi: Bir natürmorta bakarken açlıkla bakmıyoruz. Tersine ressam “yiyecek-gıda” elmayı silmiş, elmanın elmalığı ortaya çıkmış. Gerçek bir elmaya bakarken göremeyeceğimiz bir şeyi gösteriyor bize sanatçı. İlk harfi büyük yazılmak üzere Elma’yı keşfediyoruz bütün orjinalliği, tekilliği ile. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_cezanne.jpg"><img class="size-medium wp-image-6113 alignnone" title="20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_cezanne" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_cezanne-300x194.jpg" alt="" width="300" height="194" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Friedrich Nietzsche’nin (galiba Goethe’den esinlenerek söylediği) bir sözünü hatırlatıyor bize bu gözlem: <strong><em>“Bach’ın müziği Tanrı’nın Dünya’yı yarattığı anda orada bulunduğumuz hissini veriyor insana”</em></strong>. Övgü perdesini aralayıp sözün aslına yöneldiğimizde Nietzsche’nin işaret ettiği şeyin sanatın gücü olduğunu fark etmiyor muyuz? Zamanı ve mekânı iptal eden ve bu kısıtlarla formatlanmış zekâmıza rağmen bize başka bir dünyanın varlığını müjdeleyen bir anlatım gücü? </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Deney ve gözleme dayalı (ampirik), doğa kurallarıyla önceden belirlenmiş (determinist) bir dünya dışında VAR olduğumuzun farkına varmak. Immanuel Kant’ın “<em>Ding an sich</em>” terimiyle işaret ettiği ve Saf Aklın Eleştirisi’nde sayfalarca anlattığı şey tam da bu değil mi? <strong>İnsan’ın ve</strong> <strong>Varlık’ın olduğu gibi gibi algılanması</strong>. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanatımız ya da “sanat” diyerek yücelttiğimiz şey toplumun kendine, İnsan’a, bugüne ve yarına bakışını şekillendiren çok büyük bir güç.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Sanatın, sanatçıların insafına bırakılamayacak kadar önemli birşey olduğunu düşünüyorum&#8230;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_kibrit_.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-6112" title="20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_kibrit_" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090811_derin_dusunce_org_sanat_10_kibrit_.jpg" alt="" width="500" height="387" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"><strong>Çağrışım Kaynakları</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Mesnevî (Mevlâna Hazretleri) , Mişkat&#8217;ül Envâr (Gazâlî Hazretleri), Saf Aklın Eleştirisi (Kant), Güzelliğin Analitiği (Kant), Madde ve Bellek (Bergson),&#8230;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;">Tavsiye okuma:</span></strong></p>
<ol>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Aşk Bir Sureti Tek Başına Yaşatmaktır… Aşktan Narkissos’a" href="http://www.derindusunce.org/2008/09/20/ask-bir-sureti-tek-basina-yasatmaktir%e2%80%a6-asktan-narkissos%e2%80%99a/">Aşk Bir Sureti Tek Başına Yaşatmaktır… Aşktan Narkissos’a </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Sanatta Hakikat Arayışı ve “Das Man”" href="http://www.derindusunce.org/2008/11/16/sanatta-hakikat-arayisi-ve-das-man/">Sanatta Hakikat Arayışı ve “Das Man”</a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Türk Sinemasında Tasavvufî Dil İmkânı ve ‘Yumurta’" href="http://www.derindusunce.org/2009/01/18/semih-kaplanoglu_yumurta/">Türk Sinemasında Tasavvufî Dil İmkânı ve ‘Yumurta’ </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Haneke’nin ‘Ölümcül Oyunlar’ı Sanatın sonu mu?" href="http://www.derindusunce.org/2009/07/08/hanekenin-olumcul-oyunlari-sanatin-sonu-mu/">Haneke’nin ‘Ölümcül Oyunlar’ı Sanatın sonu mu?</a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Tasavvuf Sinema İlişkisinde Rüya: Tarkovsky’den Kaplanoğlu’na Kısa Bir Bakış" href="http://www.derindusunce.org/2009/06/05/tasavvuf-sinema-iliskisinde-ruya-tarkovskyden-kaplanogluna-kisa-bir-bakis/">Tasavvuf Sinema İlişkisinde Rüya: Tarkovsky’den Kaplanoğlu’na Kısa Bir Bakış </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Ölüm üzerine" href="http://www.derindusunce.org/2008/07/25/olum-uzerine/">Ölüm üzerine </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to İran Sineması: Sanat, Toplum ve Devlet" href="http://www.derindusunce.org/2008/10/18/iran-sinemasi-sanat-toplum-ve-devlet/">İran Sineması: Sanat, Toplum ve Devlet </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Süt (Film): Endüstrileşmeye Direnen Sanat" href="http://www.derindusunce.org/2008/12/13/sut-film-endustrilesmeye-direnen-sanat/">Süt (Film): Endüstrileşmeye Direnen Sanat </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Yeryüzünün  Lanetlileri" href="http://www.derindusunce.org/2008/11/28/tanrinin-vadisinde/">Yeryüzünün Lanetlileri </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Pornografi Nasıl Sanat Oldu?" href="http://www.derindusunce.org/2008/11/25/pornografi-nasil-sanat-oldu/"><span style="color: #800080;">Pornografi Nasıl Sanat Oldu?</span></a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Sanat İktidar İlişkisi Bağlamında Tiyatrocuların Yürüyüşü" href="http://www.derindusunce.org/2009/05/21/sanat-iktidar-iliskisi-baglaminda-tiyatrocularin-yuruyusu/">Sanat İktidar İlişkisi Bağlamında Tiyatrocuların Yürüyüşü </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Aşk, Elif Şafak" href="http://www.derindusunce.org/2009/05/19/ask-elif-safak/"><span style="color: #800080;">Aşk, Elif Şafak</span></a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Esrarengizce Kaybolanlar" href="http://www.derindusunce.org/2008/12/07/esrarengizce-kaybolanlar/">Esrarengizce Kaybolanlar </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Qatsi Üçlemesi’nden İnsanlığa Tutulan Ayna" href="http://www.derindusunce.org/2009/05/09/qatsi-uclemesinden-insanliga-tutulan-ayna/">Qatsi Üçlemesi’nden İnsanlığa Tutulan Ayna </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to İyilik ve kötülük üzerine" href="http://www.derindusunce.org/2008/07/21/iyilik-ve-kotuluk-uzerine/">İyilik ve kötülük üzerine </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Doğu’ya Ait Bir Tefekkür Çabası Olarak İki Filmiyle Mecid Mecidi Sineması" href="http://www.derindusunce.org/2009/05/03/doguya-ait-bir-tefekkur-cabasi-olarak-iki-filmiyle-mecid-mecidi-sinemasi/">Doğu’ya Ait Bir Tefekkür Çabası Olarak İki Filmiyle Mecid Mecidi Sineması </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Mihi kanto et musis" href="http://www.derindusunce.org/2009/07/03/mihi-kanto-et-musis/"><span style="color: #800080;">Mihi kanto et musis</span></a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Tarkovsky’de Sanat ve İnsan Ruhu" href="http://www.derindusunce.org/2009/04/23/tarkovskyde-sanat-ve-insan-ruhu/">Tarkovsky’de Sanat ve İnsan Ruhu </a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Huzursuz Bacak (Mustafa Kutlu)" href="http://www.derindusunce.org/2009/04/20/huzursuz-bacak-mustafa-kutlu/">Huzursuz Bacak (Mustafa Kutlu)</a></span></div>
</li>
<li>
<div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><a title="Permanent Link to Baudolino (Umberto Eco)" href="http://www.derindusunce.org/2008/12/17/baudolino-umberto-eco/">Baudolino (Umberto Eco)</a></span></div>
</li>
</ol>
<p>&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/sanat_kibrit.pdf" target="_blank"><strong>Sanat karanlıkta çakılmış bir kibrittir…</strong></a></p>
<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/sanat_kibrit.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-8557" title="sanat_kibrit" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/sanat_kibrit.jpg" alt="" width="150" height="217" /></a> ”…Neden bir natürmorta iştahla bakmıyoruz? Tersine ressam “yiyecek-gıda” elmayı silmiş, elmanın elmalığı ortaya çıkmış. Gerçek bir elmaya bakarken göremeyeceğimiz bir şeyi gösteriyor bize sanatçı. İlk harfi büyük yazılmak üzere Elma’yı keşfediyoruz bütün orjinalliği, tekilliği ile…” </em></p>
<p>Bu kitapta Derin Düşünce yazarları sanatı ve sanat eserlerini sorguluyor. Toplumdaki yeri, siyasî, etik ve felsefî yönüyle… Denemelerin yanı sıra son dönemde öne çıkan, ekranları, kitap raflarını dolduran eserlere (veya ürünlere?) dair eleştiriler de bulacaksınız. <a href="http://www.derindusunce.org/img/sanat_kibrit.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a></p>
<p> </p>
<p style="text-align: right;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/derin_goz.pdf" target="_blank">Derin Göz</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/derin_goz.jpg"></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/k_derin_goz.jpg"><em></em></a><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/ak_derin_goz.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/ak_derin_goz.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11469" title="ak_derin_goz" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/ak_derin_goz.jpg" alt="" width="144" height="204" /></a></em></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Sanat’a bakmak için çeşitli yapıtlardan, ressamlardan istifade ettik: Cézanne, Degas, Morisot,  Monet, Pissarro, Sisley, Renoir, Guillaumin, Manet, Caillebotte, Edward Hopper, William Turner,Francisco Goya, Paul Delaroche, Rogier van der Weyden, Andrea Mantegna , Cornelis Escher , William Degouve de Nuncques.</p>
<p>Peki ya baktığımızı görmek, gördüğümüzü anlamak? Güzel’i sorgulamak için çağ ve coğrafya ayırmadık, aklımızı uyaracak hikmetli sözlere açtık kapımızı: Mevlânâ Hazretleri, Gazalî Hazretleri, Lao-Tzû, Albert Camus, Guy de Maupassant, Seneca,  Kant, Hegel, Eflatun, Plotinus, Bergson, Maslow, …</p>
<p style="text-align: justify;"> (<a href="http://www.derindusunce.org/img/derin_goz.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz</strong></a>)</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><a title="Permanent Link to Baudolino (Umberto Eco)" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2008/12/17/baudolino-umberto-eco/"><span style="color: #0000ff;"><strong>Baudolino (Umberto Eco)</strong></span></a> <span style="color: #0000ff;"> </span><a title="Suzan Başarslan tarafından yazılan yazılar" href="http://www.derindusunce.org/author/suzanbasarslan/"><span style="color: #0066cc;">Suzan Başarslan</span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/Bir_roman_incelemesi_baudolino_suzan_basarslan.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-2644" title="20081216_derin_dusunce_org_baudolino_umberto_eco" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/12/20081216_derin_dusunce_org_baudolino_umberto_eco.jpg" alt="" width="123" height="175" /></span></a>Yazınsal bir yapıt, “basit bir obje değil, çok yönlü anlam ve ilişkilerle tabakalaşmış bir niteliğin çok yönlü organizasyonudur.”* Bu organizasyonun incelemesi de kendisi kadar zor bir organizasyonu gerektirir ki, bu yüzden bir yapıtın incelemesi adına günümüze değin, birçok kuram ve inceleme yöntemi geliştirilmiştir. Bu makalede Umberto Eco’nun yazdığı Baudolino adlı romanın incelemesi Gerard Genette’nin “Yapısal Metin İnceleme” yöntemine göre yapılacak ve yapıt, üç düzlemde incelenecektir. Bakış açısı, anlatıcı türü, ana düşünce, eserin yazılış tekniği, dil… gibi sorunlara da değinilecektir. İncelemede Şemsa Gezgin tarafından İtalyancadan Türkçeye 2003′te çevrilen Baudolino esas alınacak, tespit ve yorumlar çeviri yapıttan yola çıkılarak belirlenecek ve ifade edilecektir.  <a href="http://www.derindusunce.org/img/Bir_roman_incelemesi_baudolino_suzan_basarslan.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>İncelemeyi kitap halinde indirmek için buraya tıklayın</strong></span></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2009/08/12/ayip-sanat-olur-mu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2009/08/12/ayip-sanat-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

