<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; Psikolojik harp</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/psikolojik-harp/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Medyatik ve Akademik Zeminde Harb : Bernard Lewis</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/medyatik-ve-akademik-zeminde-harb-bernard-lewis/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/medyatik-ve-akademik-zeminde-harb-bernard-lewis/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2012 14:56:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jonathan Küçükarabacı</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[İslamofobi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21564</guid>
		<description><![CDATA[ &#8220;&#8230; Bütün bu özellikleriyle Bernard Lewis, Türk milliyetçi-militarist ulus-devletinin hep sağlam bir müttefiki oldu. Yunan ve Ermeni lobilerinin &#8220;Türk düşmanlığı&#8221;na karşı İsrail lobisinin &#8220;Türk dostluğu&#8221;nu temsil etti. Bu, Ermeni soykırımı tartışmalarına kadar uzandı. İsrail&#8217;in kurucu ideolojisi, tarihteki biricik soykırımın 1942-45 Holokostu olduğu noktasında gayet kıskançtır. Bu, &#8220;paylaşılamayan bir mağduriyet&#8221;tir onlar için (contested victimhood). Bütün bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/bernard_lewis_psikolojik_harp.png"><img class="alignright size-full wp-image-21565" title="bernard_lewis_psikolojik_harp" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/bernard_lewis_psikolojik_harp.png" alt="" width="207" height="321" /></a> <em>&#8220;&#8230; Bütün bu özellikleriyle Bernard Lewis, Türk milliyetçi-militarist ulus-devletinin hep sağlam bir müttefiki oldu. Yunan ve Ermeni lobilerinin &#8220;Türk düşmanlığı&#8221;na karşı İsrail lobisinin &#8220;Türk dostluğu&#8221;nu temsil etti. Bu, Ermeni soykırımı tartışmalarına kadar uzandı. İsrail&#8217;in kurucu ideolojisi, tarihteki biricik soykırımın 1942-45 Holokostu olduğu noktasında gayet kıskançtır. Bu, &#8220;paylaşılamayan bir mağduriyet&#8221;tir onlar için (contested victimhood). Bütün bu faktörler Bernard Lewis&#8217;i &#8220;Ermeni iddiaları&#8221;na karşı &#8220;Türk tezi&#8221;nin destekçisi kıldı.</em></p></blockquote>
<blockquote><p><em>9/11 geldi : El Kaide&#8217;nin Dünya Ticaret Merkezi&#8217;ne korkunç saldırısı. Yarattığı büyük tepki dalgası, Arap-İslâm düşmanlarına yaradı. Amerika&#8217;da birçok yerde İsrail lobisi psikolojik ve entellektüel terör estirmeye koyuldu. Bütün İslâm ve Ortadoğu bölümleri ya da araştırma merkezleri &#8220;terör sanığı&#8221; ilân edildi. Ciddî bilim âleminde tutunamamış birtakım vasıfsızlar, Middle East Forum (Ortadoğu Forumu) ana &#8220;düşünce tankı&#8221;na bağlı Campus Watch (Kampüs Devriyesi) diye iğrenç bir web sitesi kurup, öğrencileri ve diğer öğretim üyelerini, üniversitelerindeki &#8220;Ortadoğu araştırmaları, dersleri, konferansları, gösterileri ve diğer faaliyetleri&#8221; hakkında ihbarda bulunmaya çağırdılar. Bu yeni McCarthycilik furyası, Campus Watch&#8217;un Amerika&#8217;ya &#8220;düşman&#8221; saydığı sekiz profesörün &#8220;dosya&#8221;larını yüklemesine kadar vardı. Lâkin bu &#8220;kara liste&#8221;lemeye öyle bir reaksiyon doğdu ki, Ekim 2002&#8242;de hemen indirmek zorunda kaldılar.</em></p>
<p><em>Middle East Forum etrafındaki bu tür kötü, karanlık işlerde (daha genel olarak, George W. Bush yönetiminin Irak&#8217;a saldırı hazırlıklarında), Bernard Lewis&#8217;in önemli bazı Amerikalı-İsrailli öğrencileri de yer aldı.</em></p>
<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/islamofobi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18226" title="islamofobi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/islamofobi.jpg" alt="" width="189" height="278" /></a>Bunları niçin anlattım ? 21. yüzyılın başları neo-con&#8217;luğun &#8220;teröre karşı savaş&#8221;ının bütün diğer zararlarının yanı sıra bilim ve yüksek öğrenim ortamını da zehirlediği bir dönemdi. Bu çerçevede, İsrail lobisinin saldırganlığı en saygın meslekî kuruluşları yıkma çabalarına kadar vardı. ABD&#8217;de The Middle East Studies Association (MESA), İngiltere&#8217;de The British Society for Middle East Studies (BRISMES), Ortadoğu çalışmalarının iki uluslararası çatı örgütüdür. Gelin görün ki Bernard Lewis ve yandaşları, Obama öncesinin İslâmofobi rüzgârlarında, &#8220;tarafsız olmadığı&#8221; gerekçesiyle MESA&#8217;yı bile karşılarına alıp bölmeye ve sözde &#8220;alternatif&#8221; yaratmaya kalkıştılar. Böylece ortaya ASMEA (Association for the Study of the Middle East and Africa : Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Derneği) diye, 2007&#8242;de şekillenip kuruluş kongresini 2008&#8242;de yapan bir kuruluş çıktı.</em></p>
<p><em>Kritik soru : Bernard Lewis ASMEA&#8217;yı başka kimlerle kurdu dersiniz ? Sırf diğer bazı tarihçi ve siyaset bilimcilerle mi ? 2007&#8242;deki ilk üyeler listesinde (orgenerallikten sekiz yıldır emekli) Çevik Bir de vardı desem, inanır mısınız bana ? Ben bunu 2007&#8242;de Harvard&#8217;da öğrendim. Kanıtını ASMEA&#8217;nın şimdiki web sitesinde aramayın, bulamazsınız.</em></p>
<p><em>Ne ki, bir yerde henüz duruyor. Çevik Bir&#8217;in (İngilizce) Wikipedia&#8217;daki biyografisinde, a former member of ASMEA (ASMEA eski üyesi) ifadesi yer almakta. Çabuk bakın, birileri onu da kaldırmadan&#8230;&#8221; </em><a href="http://www.dunyabulteni.net/?aType=yazarHaber&amp;ArticleID=17710" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><strong>A<span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></strong></a></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-7855" title="20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="115" height="166" /></strong></span></a> <span style="color: #000000;">Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> <span>Bayrak y</span><span>akmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</span><span> </span><span>ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank">Yahudi oldukları için mi zalimler?</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-9555" title="israil_siyonizm_zulum" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/israil_siyonizm_zulum-194x300.jpg" alt="" width="133" height="190" /></a>İsrail bir çok bakımdan Türkiye’ye benzeyen bir ülke. Paranoyak bir ulus-devlet. <strong><em>“Yoktan var edilmiş bir millet”</em></strong> dört tarafı <strong><em>“düşmanla çevrili”</em></strong> kutsal bir vatanda yaşıyor. Terör tehlikesine karşı ülkenin güvenliği için(?) haklar ve özgürlükler çiğneniyor. Devlet eliyle düşman üretiliyor! </p>
<p style="text-align: justify;">Gidemeyenlerin ülkesi oluyor İsrail… Kendi zulmü altında ezilen, korku içinde yaşayan, dünyasıyla beraber Ahiret’ini de kaybetmiş olan <strong>İsrailli</strong> zannederim <strong>Filistinliden</strong> bile daha zavallı bir durumda bu yüzden. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz</a></strong>.</p>
</div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/21/medyatik-ve-akademik-zeminde-harb-bernard-lewis/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/medyatik-ve-akademik-zeminde-harb-bernard-lewis/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>11 Eylül ve ABD&#8217;nin Korku Krizi (2)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/19/11-eylul-ve-abdnin-korku-krizi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/19/11-eylul-ve-abdnin-korku-krizi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Apr 2012 12:01:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>

		<category><![CDATA[Amerikan Saldırganlığı]]></category>

		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Psikopatlar]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21504</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed name="tvnet.tv.tr" width="400" height="326" allowfullscreen="true" src="http://tvnet.tv.tr/player.swf" flashvars="file=http://tvnet.tv.tr/flv/6625d59348.mp4&#038;image=http://tvnet.tv.tr/flv/resim/anlamak_icin3dc1576d8a.jpg");" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://get.adobe.com/flashplayer/"></embed></p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;  </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">A<span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></a></span></strong></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7855" title="20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="115" height="166" /></span></a> <span style="color: #000000;">Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> <span>Bayrak y</span><span>akmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</span><span> </span><span>ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a></span></span></div>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> <span style="color: #0000ff;"><strong>M<span><span><span>ü</span>slüman’ın Zaman’la imtihanı </span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman.jpg"></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #3366ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7624" title="20091210_derin_dusunce_org_musluman" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman-203x300.jpg" alt="" width="114" height="155" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sunuş</strong>: Müslümanlar dünyanın toplam nüfusunun %20’sini teşkil ediyorlar ama gerçek anlamda bir birlik yok. Askerî  tehditler karşısında birleşmek şöyle dursun birbiriyle savaş halinde olan Müslüman ülkeler var. Dünya ekonomisinin sadece %2-%3′lük bir kısmını üretebilen İslâm ülkeleri Avrupa Birliği gibi tek bir devlet olsalardı <strong><em>Gayrı Safi Millî Hasıla bakımından SADECE Almanya kadar </em></strong>bir ekonomik güç oluşturacaklardı. Bu bölünmüşlüğü ve <strong><em>en sonda, en altta kalmayı tevekkülle(!) kabul etmenin</em></strong> bedeli çok ağır: Bosna’da, Filistin’de, Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da ve daha bir çok yerde zulüm kol geziyor. Müslümanlar ağır bir imtihan geçiyorlar. Yaşamlarını şekillendiren şeylerle ilişkilerini gözden geçirmekle başlıyor bu imtihan. Teknolojiyle, lüks tüketimle, savaşla, kapitalizmle, demokrasiyle , “ötekiler” ile ve İslâm ile olan ilişkilerini daha sağlıklı bir zemine oturtabilecekler mi? <a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong><em>Müslüman’ın Zaman’la imtihanı</em></strong> </span></a>adındaki 204 sayfalık bu kitap işte bütün bu konuları sorgulayan ve çözümler öneren makalelerden oluşuyor.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/19/11-eylul-ve-abdnin-korku-krizi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/19/11-eylul-ve-abdnin-korku-krizi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>11 Eylül ve ABD&#8217;nin Korku Krizi (1)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/17/11-eylul-ve-abdnin-korku-krizi-1/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/17/11-eylul-ve-abdnin-korku-krizi-1/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Apr 2012 16:01:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>

		<category><![CDATA[Amerikan Saldırganlığı]]></category>

		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Psikopatlar]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21509</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed name="tvnet.tv.tr" width="400" height="326" allowfullscreen="true" src="http://tvnet.tv.tr/player.swf" flashvars="file=http://tvnet.tv.tr/flv/9328.mp4&#038;image=http://tvnet.tv.tr/flv/resim/11_eylul_0046268119a7c-bae1-4219-8c6f-810bac968878.jpg");" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://get.adobe.com/flashplayer/"></embed><br />
&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;  </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">A<span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></a></span></strong></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7855" title="20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="115" height="166" /></span></a> <span style="color: #000000;">Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> <span>Bayrak y</span><span>akmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</span><span> </span><span>ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a></span></span></div>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"> <span style="color: #0000ff;"><strong>M<span><span><span>ü</span>slüman’ın Zaman’la imtihanı </span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman.jpg"></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #3366ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7624" title="20091210_derin_dusunce_org_musluman" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman-203x300.jpg" alt="" width="114" height="155" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sunuş</strong>: Müslümanlar dünyanın toplam nüfusunun %20’sini teşkil ediyorlar ama gerçek anlamda bir birlik yok. Askerî  tehditler karşısında birleşmek şöyle dursun birbiriyle savaş halinde olan Müslüman ülkeler var. Dünya ekonomisinin sadece %2-%3′lük bir kısmını üretebilen İslâm ülkeleri Avrupa Birliği gibi tek bir devlet olsalardı <strong><em>Gayrı Safi Millî Hasıla bakımından SADECE Almanya kadar </em></strong>bir ekonomik güç oluşturacaklardı. Bu bölünmüşlüğü ve <strong><em>en sonda, en altta kalmayı tevekkülle(!) kabul etmenin</em></strong> bedeli çok ağır: Bosna’da, Filistin’de, Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da ve daha bir çok yerde zulüm kol geziyor. Müslümanlar ağır bir imtihan geçiyorlar. Yaşamlarını şekillendiren şeylerle ilişkilerini gözden geçirmekle başlıyor bu imtihan. Teknolojiyle, lüks tüketimle, savaşla, kapitalizmle, demokrasiyle , “ötekiler” ile ve İslâm ile olan ilişkilerini daha sağlıklı bir zemine oturtabilecekler mi? <a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong><em>Müslüman’ın Zaman’la imtihanı</em></strong> </span></a>adındaki 204 sayfalık bu kitap işte bütün bu konuları sorgulayan ve çözümler öneren makalelerden oluşuyor.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/17/11-eylul-ve-abdnin-korku-krizi-1/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/17/11-eylul-ve-abdnin-korku-krizi-1/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Taraf Gazetesi Kolay Yutmuyor</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/taraf-gazetesi-kolay-yutmuyor/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/taraf-gazetesi-kolay-yutmuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Sep 2011 21:19:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18589</guid>
		<description><![CDATA[Kısa bir gecikmeyle olsa da Taraf Gazetesi bir gazeteden beklenen araştırmaları yapmaya başladı. Ne TSK&#8217;ya ne de PKK&#8217;ya kanmayan sorumlu gazetecilere teşekkürler. Diğer gazetelere ibret olması temennisiyle&#8230;
PKK da buna cevap versin! (TARAF)


&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;
 Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?
Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kısa bir gecikmeyle olsa da Taraf Gazetesi bir gazeteden beklenen araştırmaları yapmaya başladı. Ne TSK&#8217;ya ne de PKK&#8217;ya kanmayan sorumlu gazetecilere teşekkürler. Diğer gazetelere ibret olması temennisiyle&#8230;</p>
<p><strong><a href="http://taraf.com.tr/haber/pkk-da-buna-cevap-versin.htm" target="_blank">PKK da buna cevap versin! (TARAF)</a></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank">Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/nouvelle-image.bmp" alt="" width="125" height="180" /></a>Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Habercilik, savcılık, komiklik, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları <strong>derinlemesine irdelemesi</strong> ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini <strong>eğlendirebilmesi</strong>… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda <strong>“gazeteci gibi”</strong> gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/04/taraf-gazetesi-kolay-yutmuyor/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/taraf-gazetesi-kolay-yutmuyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yedi insanı kim neden öldürdü?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/yedi-insani-kim-ve-neden-oldurdu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/yedi-insani-kim-ve-neden-oldurdu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2011 22:24:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18582</guid>
		<description><![CDATA[Emre Uslu (Taraf)
Kuzey Irak&#8217;a yapılan saldırıdan sonra ROJ TV tarafından TSK bombardımanında yedi sivilin öldürüldüğü tartışması her geçen gün daha da esrarengizleşiyor. Önce PKK yedi sivilin uçaktan atılan bomba ile içinde vurulduğunu iddia ettiği yanmış ve parçalanmış bir araç ve aracın yanında yanmış cesetler gösterdi. Fakat ROJ TV&#8216;nin gösterdiği videoda çok büyük sorunlar vardı. Örneğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.taraf.com.tr/emre-uslu/makale-yedi-sivili-kim-oldurdu.htm" target="_blank"><strong><em>Emre</em></strong> <strong><em>Uslu (Taraf)</em></strong></a></p>
<p><img class="alignright" title="yedi-sivili-kim-oldurdu_5871_orijinal.jpg" src="http://www.haksozhaber.net/d/other/yedi-sivili-kim-oldurdu_5871_orijinal.jpg" alt="yedi-sivili-kim-oldurdu_5871_orijinal.jpg" />Kuzey Irak&#8217;a yapılan saldırıdan sonra <em>ROJ TV</em> tarafından TSK bombardımanında yedi sivilin öldürüldüğü tartışması her geçen gün daha da esrarengizleşiyor. Önce PKK yedi sivilin uçaktan atılan bomba ile içinde vurulduğunu iddia ettiği yanmış ve parçalanmış bir araç ve aracın yanında yanmış cesetler gösterdi. <strong>Fakat <em>ROJ TV</em>&#8216;nin gösterdiği videoda çok büyük sorunlar vardı. Örneğin <em>ROJ TV</em> muhabirinin bir saat önce vuruldu dediği araçtan en küçük bir duman çıkmıyordu. Gösterilen cesetlerin kanları da yeni ölmüş ceset kanına benzemiyordu. Dahası vuruldu denen aracın etrafı sapasağlamdı ve araçtan başka her şey sağlam duruyordu. Haliyle bu video kuşku yarattı.</strong></p>
<p>Bu videoyu izler izlemez <em>twitter</em>&#8216;den itiraz ettim. Görüntüler ile anlatılan hikâyenin örtüşmediğini, videoda birçok sorun olduğunu yazdım. Bu itirazım üzerine bir tartışma da doğal olarak başladı. <em>Twitter</em>&#8216;de özellikle PKK sempatizanı kesimler tarafından saldırılara uğradım. İçinde <em>ROJ TV</em> muhabirlerinin de olduğu bu kesim bana demediğini bırakmadı. <strong>Daha sonra TSK uydu görüntüsü yayınladı ve uçaktan vurulan yerde en az sekiz metre çapında kraterlerin oluşması gerektiğini söyleyerek vurulduğu iddia edilen yerde böylesi bir hasarın olmadığına dikkat çekerek sivilleri vurmadıklarını açıkladı. Bu açıklamadan bir hafta sonra <em>ROJ TV</em> yeni bir video yayınladı. Bu kez uçaktan vurulduğu iddia edilen duvarlarda hasar oluşmuş yolun üst kısmı gösteriliyordu. <em>ROJ TV</em>&#8216;nin iddiasına göre uçaklar aracı vurunca araç 30-40 metre aşağıya fırlamış bu nedenle aracın bulunduğu yerde çukurun oluşmadığını iddia etti.</strong></p>
<p>Önceki gün <em>Taraf</em>&#8216;ın sürmanşetinde de okuduğunuz <strong>o görüntülerde sözü edilen hasarın halen uçaktan atılan bir bomba ile olabileceğine inanmıyorum. Eğer TSK çok özel araçlar için geliştirilmiş, hafif bombalar kullanmıyorsa, </strong>-ki bilebildiğimiz kadarıyla akıllı bomba dediğimiz bu tarz hedef odaklı bombalar bizde yok-<strong> <em>ROJ TV</em>&#8216;de iddia edilen çukur uçaktan atılmış bir bombadan oluşamaz.</strong></p>
<p>Dahası, <strong>çukurun bir bombadan çok yol kenarına döşenmiş bir IED bombası olma olasılığı daha güçlü olasılık</strong>. Bu yazı için Kuzey Iraklı gazetecilerle irtibata geçtim. Onlardan yeni fotoğraflar elde ettim. Bu fotoğraflarda olay yeri daha net görünüyor ama fotoğraflar işleri biraz daha karıştıracak gibi. En azından <em>ROJ TV</em>&#8216;de gösterilen videoda bulunan bu bölgede yer alan bazı unsurlar bu fotoğraflarda yer almıyor. Dahası <strong>fotoğraflar dikkatlice incelendiğinde o araç yığınının orada aylardır duran bir araç yığını olma olasılığını arttırıyor</strong>.</p>
<p>Aşağıda yer vereceğim fotoğraflara internet sitemizden kolayca erişip yakından inceleyebilirsiniz. Bu fotoğraflar bana çarşamba günü geldi. Yani olaydan bir hafta geçtikten sonra ulaşabildim. Fotoğrafların tam olarak ne zaman çekildiğini bilmiyorum. Bu soruyu kaynağıma sordum, o da fotoğrafları edindiği kaynağına sorup dönecekti ancak yazı yayına girene kadar bana ulaşmadı.</p>
<p>Şimdi isterseniz fotoğrafları birlikte inceleyelim:<span id="more-18582"></span></p>
<p><strong>Bu fotoğraf size bir hafta önce vurulmuş bir aracın fotoğrafı gibi görünüyor mu? </strong><br />
<strong>Örneğin aracın tekeri yeni kazadan çıkmış 30-40 metre sürüklenmiş bir araç tekerine mi daha çok benziyor yoksa orada güneşin altında aylardır duran bir tekere mi daha çok benziyor?</strong> Bence ikincisi. Yine tekerin toprak ile temas eden yerine dikkatlice bakın. Tekerin toprağa gömülü olduğunu, toprağın kurumuş olduğunu göreceksiniz. Yani lastik bir çamurlu alana gömülmüş ve o çamur kurumuş. Dahası duvarlardaki otlara dikkat edin. Bir hafta önce sürüklenerek bu duvara çarpıp durmuş bir aracın duvarlardaki otlara zarar vermemesi mümkün mü? Yine araçtan yere dökülen yağların kurumuş oluğu görülüyor. Beş günde bir haftada bu yağlar bu şekilde kurur mu? <strong>Bu fotoğrafa bakınca burada uzun süredir duran bir hurda araç yığını olduğu görülüyor.</strong></p>
<p>İkinci fotoğrafa bakalım:</p>
<p><strong>Sizce bu fotoğrafta bulunan çukur bir bombadan açılmış bir çukura mı daha çok benziyor yoksa yol kenarına döşenen ve Irak&#8217;ta sıkça kullanılan IED denen bomba düzeneğinin açtığı çukura mı çok benziyor?</strong> Daha da önemlisi sizce bu çukur yeni açılmış bir çukura benziyor mu? Özellikle duvarın dibindeki toprağa bakıldığında o toprağın uzun zamandır yukarıdan azar azar dökülen topraktan oluştuğu izlenimi ediniyorum.</p>
<p>(Not: Bu fotoğrafları Irak&#8217;ta görev yapmış, çatışmalara girmiş Amerikan askerlerine de sorup hava saldırısı ile mi yoksa mayın benzeri bir bomba ile mi böylesi bir hasarın oluşabileceğini sordum. Burada özetlediğim görüşler onların görüşleriyle de paralellik gösteriyor.)</p>
<p>Üçüncü fotoğrafa bakalım:</p>
<p><strong>Bu fotoğrafta oluşan izler sizce yeni oluşmuş izlere benziyor mu?</strong> Bu duvarla ilgili daha önemli bir soru var. <strong>İzlerin biçimi ve yönüne bakıldığında izlerin aşağıdan yukarı doğru fırlayan parçaların çarpmasıyla oluşmuş olduğu görülüyor.</strong> Bu yukarıdan atılan bir bombanın patlaması sonucu fırlayan parçaların oluşturabileceği izlerden çok IED&#8217;ye basmış bir aracın patlamasıyla belli bir açıya doğru fırlayan bir aracın parçalarının oluşturacağı ize daha çok benziyor.</p>
<p>Şimdi dördüncü fotoğrafa bakalım:</p>
<p>Bu fotoğraf çok daha ilginç. Zira bu fotoğrafta var olan bazı detaylar <em>ROJ TV</em>&#8216;nin yayınladığı videoda yok, <em>ROJ TV</em>&#8216;de var olan bazı detaylarsa burada yok. Öncelikle <strong>bu duvardaki yıkıntının da fotoğrafın çekiminden dört-beş gün önce oluşmuş yıkıntılar olduğunu sanmıyorum. Bu yıkıntılar en azı birkaç aylık yıkıntılar gibi görünüyor.</strong> Şimdi fotoğrafta görünen bir başka ayrıntıya dikkatinizi çekeyim. Yolun dışındaki yokuşta muhtemelen o araca ait bir parça duruyor. Nedense <em>ROJ TV</em> çektiği görüntülerde o aracın buradan aşağıya fırladığını anlatıyor ama bu fotoğrafta görülen, o ayrıntıyı çekmiyor.</p>
<p>Bir de beşinci fotoğraf var:</p>
<p>Bu fotoğrafa ilişkin yorumum yok ama asıl yorumu <em>ROJ TV</em> yapmış. <em>ROJ TV</em> muhtemelen bu dramatik fotoğrafı daha dramatik kılmak için içinde çocuk resimlerinin bulunduğu bir kitabı, muhtemelen bir çocuk kitabını, bu giysinin üstüne koyup çekim yapmış. İşte <em>ROJ TV</em>&#8216;nin o fotoğrafı.</p>
<p>Bu fotoğraflardan hareketle, hiçbir kimse TSK&#8217;nın sivilleri öldürüp öldürmediğini ispat da edemez inkâr da. Ancak PKK&#8217;nın TSK sivilleri öldürdü iddiasına sunduğu ‘kanıtların&#8217; kuşkulu olduğunu açıkça gösterir.</p>
<p>Bu fotoğrafları yayımlarken amacım TSK savunuculuğu yapmak değil. TSK&#8217;nın beni yazılarımdan dolayı defalarca savcılığa verdiği mahkeme tutanaklarına geçmiş bir gerçek. Ben burada bu fotoğrafları yayımlayarak bir gerçeğin peşinden gidiyorum. Gerçekten yedi sivil katledildi mi? Ne zaman kim tarafından ve nasıl? Bu soru hâlâ muamma&#8230;<br />
<strong>acilim1@gmail.com</strong></p>
<p>TARAF</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/04/yedi-insani-kim-ve-neden-oldurdu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/yedi-insani-kim-ve-neden-oldurdu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK o cesetleri hangi mezardan çaldı? (ve 13 cevapsız soru daha)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/pkk-o-cesetleri-hangi-mezardan-caldi-ve-13-cevapsiz-soru-daha/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/pkk-o-cesetleri-hangi-mezardan-caldi-ve-13-cevapsiz-soru-daha/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2011 10:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18533</guid>
		<description><![CDATA[Satranç oynayanlar bilir, en iyi savunma &#8230; saldırıdır. PKK Entertainments film stüdyolarının yapımı &#8220;7 sivil öldü&#8221; adlı film Oscar alamayınca eleştirilere cevap vermek yerine yeni bir film sürdüler piyasaya: &#8220;Bu çukuru açıklayın&#8221;. PKK böyle bir &#8220;çukur&#8221; kazmak zorunda kaldı çünkü son filmi seyredenler &#8220;uçaktan atılan bombanın krateri nerede?&#8221; diye sordular. Ama sorulan tek soru bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/karayilan.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-18535" title="karayilan" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/karayilan.jpg" alt="" width="218" height="407" /></a>Satranç oynayanlar bilir, en iyi savunma &#8230; saldırıdır. <strong><em>PKK </em></strong><strong><em>Entertainments</em></strong><strong><em> </em></strong>film stüdyolarının yapımı <a href="http://www.derindusunce.org/2011/08/25/mazlum-der-taraf-gazetesi-ve-binlerce-aktivisti-salak-yerine-konabilir-mi/" target="_blank"><strong><em>&#8220;7 sivil öldü&#8221;</em></strong> adlı film Oscar alamayınca</a> eleştirilere cevap vermek yerine yeni bir film sürdüler piyasaya: <strong><em>&#8220;Bu çukuru açıklayın&#8221;</em></strong>. PKK böyle bir &#8220;çukur&#8221; kazmak zorunda kaldı çünkü son filmi seyredenler &#8220;uçaktan atılan bombanın krateri nerede?&#8221; diye sordular. Ama sorulan tek soru bu değildi, nispeten önemsiz bile sayılabilirdi; PKK cevap verirken seçici davranıyor. Hatırlatalım, en önemli soru şu:</p>
<p><strong><em>Filmde gördüğümüz ölüler kim?</em></strong> Kadınlar ve çocuklar gerçekte nasıl öldüler? Bir mezardan çalınan ölüler mi söz konusu yoksa <strong><em>&#8220;acele ceset lazım&#8221;</em></strong> diyerek yoldan geçen bir aile hemen oracıkta kurşuna mı dizildi? Bombanın etkisi jipin içindeki insanları yakarken naylon torbaları ve jipin beyaz boyaları nasıl yanmadı? <strong><em>&#8220;Bir saat önce öldü&#8221;</em></strong> dedikleri insanların cesetleri neden bir gün önce ölmüş gibi sertleşmiş ve şişmişti?</p>
<p>PKK film stüdyolarının son yapımı <strong><em>&#8220;Bu çukuru açıklayın&#8221; </em></strong>Yine Taraf Gazetesinin sayfalarında sinema severler ile buluştu. Filmin ismi  oldukça iyi bulunmuş çünkü açıklanması gerçekten zor bir çukur. Bunkerleri ve mağaraları, yer altı tünellerini imha etmek için <span id="more-18533"></span>atılan, 5-6 metrelik betonarme duvarları delerek PATLAMADAN içeri giren ve içeride patlayan bu bomba nasıl oldu da o çukura bitişik duran taş duvara zarar vermedi? Taşlar yerinden bile kıpırdamamış. Fotoğrafta iyi görünmüyor ama parmağını gördüğümüz aktör de sanki sağlam bir yolun üzerinde duruyor. Evet, naylon torbaları ve jipleri yakmayan ateş gibi bir bilmece&#8230; Bu çukur açan ama duvar yıkmayan bomba da açıklanması zor görünüyor.</p>
<p>Tabi ikinci bir ihtimal daha var. İlk film sosyal ağlarda ve DD sayfalarında iyice rezil olunca PKK&#8217;lı aktörler ellerine kazmayı küreği aldılar, gidip bir çukur kazdılar. Resmini çektiler: <strong><em>&#8220;Bu çukuru açıklayın&#8221;</em></strong>.</p>
<p>Yalan söylemek böyledir işte. İlk yalana kılıf uydurmaya çalıştıkça batarsın. İyi niyetle sana güvenen, seni adam yerine koyan Taraf gibi gazeteleri, MAZLUM-DER gibi dernekleri utandırırsın. Binlerce vicdan sahibi aktivisti sinir edersin. Böyledir yalan söylemek. Evet, bu çukur meselesi diğer meseleleri unutturmasın:</p>
<ol>
<li>Ölenler kim? Kürt mü? Türkmen mi? Arap mı?</li>
<li>Neden cesetler Kuzey Irak&#8217;ta bir hastahanede adli tıp uzmanlarına ve gazetecilere gösterilmedi? Türkiye&#8217;yi sıkıştırabilecek bir otopsi yapılmadı?</li>
<li>Pistten F-16 olarak kalkan uçak gökyüzünde nasıl model değiştirdi ve F4 Fantom haline geldi?</li>
<li>Güneş nasıl oldu da dağların arkasına defalarca girip çıktı?</li>
<li>Uzun uzun film çekecek vakti olan PKK neden ateş açmadı?</li>
<li>Filmde 10 saniyede bir görünüp kaybolan dağlar, sürekli değişen bitki örtüsünün sırrı ne?</li>
<li>Uçak neden yalnız? Diğer 6 uçak nerede?</li>
<li>Sonradan Phantom&#8217;a dönüşen Falcon neden 30 Ağustos töreni gibi dalış yapıyor? Lazer ya da ısı güdümlü bombayı bırakıp gitmesi gerekmez miydi?</li>
<li>Neden &#8220;vurulan aile&#8221; bombalanan 4 noktadan bu kadar uzak?</li>
<li>Neden kaçan başka siviller görmüyoruz?</li>
<li>Neden ortada ev, çiftlik, fabrika, hayvan sürüsü vb yok?</li>
<li><strong><em>PKK Entertainments </em></strong>film stüdyoları bizi gerçekten aptal mı sanıyor?</li>
<li>Halkımız bundan daha iyi filmlere layık değil mi?</li>
</ol>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/01/pkk-o-cesetleri-hangi-mezardan-caldi-ve-13-cevapsiz-soru-daha/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/pkk-o-cesetleri-hangi-mezardan-caldi-ve-13-cevapsiz-soru-daha/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni bir PKK videosu: Artık Uçabiliyoruz, Türk Jetlerine Geçit Yok!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/yeni-bir-pkk-videosu-ucabiliyoruz-turk-jetlerine-gecit-yok/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/yeni-bir-pkk-videosu-ucabiliyoruz-turk-jetlerine-gecit-yok/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2011 09:08:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18530</guid>
		<description><![CDATA[Levitation par N-e-X-u-S
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe frameborder="0" width="320" height="240" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xf01v?width=320"></iframe><br /><a href="http://www.dailymotion.com/video/xf01v_levitation_people" target="_blank">Levitation</a> <i>par <a href="http://www.dailymotion.com/N-e-X-u-S" target="_blank">N-e-X-u-S</a></i></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/01/yeni-bir-pkk-videosu-ucabiliyoruz-turk-jetlerine-gecit-yok/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/01/yeni-bir-pkk-videosu-ucabiliyoruz-turk-jetlerine-gecit-yok/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>MAZLUM-DER, Taraf Gazetesi ve binlerce aktivist salak yerine konabilir mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/25/mazlum-der-taraf-gazetesi-ve-binlerce-aktivisti-salak-yerine-konabilir-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/25/mazlum-der-taraf-gazetesi-ve-binlerce-aktivisti-salak-yerine-konabilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2011 02:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18437</guid>
		<description><![CDATA[PKK ve BDP Kandil&#8217;deki operasyonlarda sivillerin hatta çocukların öldüğünü iddia etti. Mazlum-Der araştırma yapılmasını istedi. Ortada kanlı, cesetli videolar dolaşıyor. Bundan iki gün önce bana yollanan bir YouTube videosu ilk gün 2000 kez izlenmişti. Bugün (25 ağustos gecesi)  baktım 12.000 sularında. Her gören haklı olarak şok geçiriyor ve paslaşıyor.
 Öncelikle hepimiz biliyoruz ki gerek PKK gerekse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_1.jpg"><img class="size-full wp-image-18438 alignright" title="kandil_sivil_olumu_1" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_1.jpg" alt="" width="199" height="139" /></a><a href="http://www.youtube.com/watch?v=P_Ivei-p14M">PKK ve BDP Kandil&#8217;deki operasyonlarda sivillerin hatta çocukların öldüğünü iddia etti</a>. Mazlum-Der araştırma yapılmasını istedi. Ortada kanlı, cesetli videolar dolaşıyor. Bundan iki gün önce bana yollanan bir YouTube videosu ilk gün 2000 kez izlenmişti. Bugün (25 ağustos gecesi)  baktım 12.000 sularında. Her gören haklı olarak şok geçiriyor ve paslaşıyor.</p>
<p> Öncelikle hepimiz biliyoruz ki gerek PKK gerekse TSK bünyesinde çocuk öldürecek sapıklar var. PKK&#8217;nın yapması &#8220;normal&#8221; çünkü siyasî taleplerini <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_2.jpg"><img class="size-medium wp-image-18439 alignright" title="kandil_sivil_olumu_2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_2.jpg" alt="" width="146" height="156" /></a>cinayet işleyerek &#8220;ifade&#8221; edebilen teröristler söz konusu. TSK&#8217;nın yapması ise &#8220;normal&#8221; değil çünkü şiddeti devletin adına uygulayan düzenli(?) bir ordu. Bir eşkiya sürüsü değil. Ama TSK hem sık sık kendi ülkesini işgal etmiş, hem <a href="http://www.derindusunce.org/2011/08/23/org-isik-kosaner-de-orduyu-yipratmak-mi-istiyor/">kendi askerlerini öldürmüş bir ordu</a>. Sivillere karşı olan &#8220;nezaketini&#8221; ise Türkler sıkıyönetimlerde, Kürtler de OHAL zamanlarında müşahede ettiler.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_1.jpg"></a></p>
<p><strong>Yani Türk Hava Kuvvetleri son Kandil operasyonunda sivil öldürmüş olabilir.</strong> Peki ama PKK neden <span id="more-18437"></span>böyle uyduruk videolar dağıttı el altından? Yani varsa gerçekten ölen sivilleri, yanan evleri vs gösteren bir video verebilirdi. Bunun yerine insanları RESMEN SALAK yerine koyan filmler sürüldü piyasaya. Neden böyle diyorum?</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_3.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-18440" title="kandil_sivil_olumu_3" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_3-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Film başlarken (sn. 00:00) askeri bir hava alanından kalkan bir F16 Falcon görüyoruz. Kalkış pisti ve beyaz balizler aşikar. Tek bir ağaç, ot, dağ, tepe yok. Dümdüz, ova gibi bir yer. F-16 diyorum çünkü bu uçağın silüetinin tipik imzası, kokpiti ana kanatlara birleştiren kanatçıklar ve geniş kuyruk daha sonra netleşiyor (sn. 08:00) Fakat o da ne? Uçak 15ci saniyede bir F4 Phantom haline geliyor. Daha eski model bir savaş uçağı. Birden kavak ağaçları fışkırıyor yerden ve 8ci saniyede sabahın körü iken 15ci saniyede güneş tam tepede!</p>
<p>Ama PKK&#8217;nın mucizeleri burada bitmiyor. Sadece iki saniye sonra tepeler fışkırıyor yerden! Tepelerin üzerinde ise kavak ağaçları yok, yerine küçük, zeytine benzer tek tük ağaççıklar var. Sol üst köşeden gökyüzü <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_4_sn_29.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-18441 alignright" title="kandil_sivil_olumu_4_sn_29" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_4_sn_29-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>görünüyor. Akşam üzerini andıran sarımtırak bir ışık, uzakta yüksek dağlar, hava kararmak üzere ve hızla hareket eden bir jip, ne marka? Nissan?  <strong><em>&#8220;Türk bombalarından kaçan zengin bir Kürt ailesi&#8221;</em></strong> olabilir mi? Jip kaçıyor ama ortada ne bomba var ne de tonluk patlamaların açtığı kraterler. Duman yok. Alev yok. Başka kaçan insan da yok.</p>
<p> Birden bir uçak görünüyor yeniden. Kanatların ön ve arkasından taşan yakıt tankları ve kuyruk profilinden bir F4 Phantom olduğu anlaşılıyor. 25ci saniyede yine öğlen ışığı. Güneş belki de batmaktan vaz geçti, geri döndü? Apo&#8217;nun bir mucizesi?</p>
<p> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_5.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-18442" title="kandil_sivil_olumu_5" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_5-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Bombaların patlaması olmadığı için TSK tarafîndan dağıtılmış videodan bir montaj var. Patlayan, vurulan bir araba yok. Ardından ceset fotoğrafları geliyor. Cesetler en aşşağı bir günlük. Bakterilerin faaliyetiyle çıkan gaz onları çoktan şişirmeye başlamış. Kimbilir kimin mezarını açtılar diye düşünüyor insan. Cesetler &#8220;eski&#8221; ve yanık ama yerlerde yanık izi veya bombanın açtığı krater yok. 37ci saniyede görülen cesetler bir yerde yakılmış, sonra sürüklenerek başka bir yere çekilmiş. Yerde siyah sürükleme izleri var. Fotoğrafın üzerinde garip bir tarih: 21 Eylül 2011. Acaba ileri bir tarihte kullanmak için hazırlanmış bir mizansen midir? Yoksa PKK fotoğrafçısı tarihi değiştirmeyi mi unuttu? Ama öyle olsa 01/01/1980 gibi bir şey olması gerekmez mi?</p>
<p>Şişmiş ceset parçaları birbiri ardına geliyor. Onlar da yanık. Cesetler yanmış ama yeşil ve beyaz renkli naylon torbalar yanMAmış.</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_6.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-18443" title="kandil_sivil_olumu_6" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/kandil_sivil_olumu_6-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a> Saniyeler 1:30&#8242;u gösteriyor, hava günlük güneşlik. İlk saniyelerdeki düz ovada değiliz, sonraki zeytinlik de yok. Acayip dağlık bir yer. Belki 2000 metre belki daha yüksek. Sunucu bir günlük cesetlerin bir saat önce öldüğünü söylüyor. Beyaz jipten artakalan hurda tek parça. Bir roketatar ya da tank mayinı ile vurulmuşa benziyor. Bir kaç tonluk bomba ile unufak olmuş değil. Zaten ortada bir krater olmalıydı. O da yok. İçindeki insanların yandığı bir otomobil enkazı da yanmaz mıydı? Ama ortada bir duman yok. Araba enkazı da oldukça eskiden kalma. Cesetlerden ve araba enkazından çok uzak bir yerde otlar yanıyor. Napalm gibi kimyasal bir silah mı kullanıldı da otlara sıçradı? Ama o halde araba neden yanmadı? Ve alevler insanlara nasıl ulaştı?</p>
<p> Gariplikler bunlarla da bitmiyor:</p>
<ul>
<li>Normalde MACH 2.5 yani sesin 2.5 katı hız yapabilen bu uçak neden böyle yavaş yavaş, göstere göstere uçuyor?</li>
<li>Neden 1970&#8242;lerin savaş uçakları gibi dalış yapıyor? Isı ve radar güdümlü bombaları atarken dalış yapmasına gerek var mı?</li>
<li>Neden PKK ekibi elindeki STINGER roketleriyle bu uçağı vurmak yerine uzun uzun film çekiyor?</li>
<li>Öteki uçaklar nerede? Saldırı sırasında grubunu bırakıp kafasına göre uçabilir mi bir pilot?</li>
</ul>
<p>Belki de bütün bunların basit bir açıklaması var: Düz ovanın, ağaçların kaybolup görünmesi, güneşin batıp çıkması hiç olmadı. Film 3 veya 4 ayrı yerde çekildi. Bir gün önce gömülmüş bir kaç garibanın mezarı açıldı, eski bir otomobil enkazının etrafına koyup yaktılar bu ceset parçalarını.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>(F16 ve F4 krokileri)</strong></p>
<p> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/f-16.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-18444" title="f-16" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/f-16.jpg" alt="" width="464" height="354" /></a></p>
<p> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: center"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/f4-phantom.jpg"><img class="size-full wp-image-18445 aligncenter" title="f4-phantom" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/f4-phantom.jpg" alt="" width="258" height="196" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/25/mazlum-der-taraf-gazetesi-ve-binlerce-aktivisti-salak-yerine-konabilir-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/25/mazlum-der-taraf-gazetesi-ve-binlerce-aktivisti-salak-yerine-konabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçi ve Tarihçi</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/20/yalanci-tarihci-ve-belgeli-tarihci/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/20/yalanci-tarihci-ve-belgeli-tarihci/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 11:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Resmî Tarih]]></category>

		<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18054</guid>
		<description><![CDATA[

Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="250" height="217" src="http://www.youtube.com/embed/gj6nQggoQ9M" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe width="250" height="217" src="http://www.youtube.com/embed/3a8xh9gIpWg" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/20/yalanci-tarihci-ve-belgeli-tarihci/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/20/yalanci-tarihci-ve-belgeli-tarihci/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aldatılmak güzeldir: Marxist Propaganda(2)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/06/kandirilmak-istiyorum-marxist-propaganda2/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/06/kandirilmak-istiyorum-marxist-propaganda2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jul 2011 10:22:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Komünizm]]></category>

		<category><![CDATA[Marx]]></category>

		<category><![CDATA[Marxizm]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Sosyalizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17925</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ben bir diktatör değilim, sadece demokrasiyi basitleştirdim&#8221; diyordu Adolf Hitler. Ellerin ve ayakların zincire vurulmasından daha beter olan akılların ve vicdanların zincire vurulmasıdır. Fizikî zulüme direnmenin engellenmesi bir gün aşılabilir. Ama ya insanlar direnme arzularını yitirdilerse? Zincirlendiklerinin farkında değillerse? Hatta o zincirleri canları pahasına savunmaları gerektiği onlara kabul ettirilmişse?
 Komünizm, Marx, Marxizm konulu bu yazı dizisine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/propaganda_komunist_turk_solu.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-17926" title="propaganda_komunist_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/propaganda_komunist_turk_solu.jpg" alt="" width="211" height="241" /></a>&#8220;Ben bir diktatör değilim, sadece demokrasiyi basitleştirdim&#8221;</strong> diyordu Adolf Hitler. Ellerin ve ayakların zincire vurulmasından daha beter olan akılların ve vicdanların zincire vurulmasıdır. Fizikî zulüme direnmenin engellenmesi bir gün aşılabilir. Ama ya insanlar <strong>direnme arzularını</strong> yitirdilerse? Zincirlendiklerinin farkında değillerse? Hatta o zincirleri canları pahasına savunmaları gerektiği onlara kabul ettirilmişse?</p>
<p> <a title="Komünizm kategorisindeki tüm yazıları göster" href="http://www.derindusunce.org/category/komunizm/">Komünizm</a>, <a title="Marx kategorisindeki tüm yazıları göster" href="http://www.derindusunce.org/category/marx/">Marx</a>, <a title="Marxizm kategorisindeki tüm yazıları göster" href="http://www.derindusunce.org/category/marksizm/">Marxizm</a> konulu bu yazı dizisine başlarken Karl Marx&#8217;ın kapitalizme isyan ettiğini, (bizce) haklı olarak insanların <a href="http://www.derindusunce.org/category/seylestirme/">şeyleştirilmesine</a> (V<em>erdinglichung / Versachlichung</em>) ve <a href="http://www.derindusunce.org/category/yabancilasma/">yabancılaşmasına</a> (<em>Entfremdung</em>) karşı çıktığını anlatmıştık. Ne var ki Karl Marx kendi vicdanını dinleyerek çıktığı devrimcilik yolunda korkunç bir hata yaptı. <strong>Vicdanının sesini, kalbinde hissettiği insanî değerleri devrim yoluyla politik bir enstrüman haline getirdi</strong>. İnsan topluluklarının en karmaşık veçhelerinden biri bu: İnsanî güzellikler, iyilikler ANCAK yavaş yavaş ve insanî yolla yayılabilir, &#8220;ötekilere&#8221; aktarılabilir. Şayet tersini yaparsanız, yani acele edip de <strong>İYİ, DOĞRU VE GÜZEL OLANI</strong> afişlere, mitinglere ve nutuklara sıkıştırırsanız, &#8220;ötekilere&#8221; devlet eliyle, kanun, yasa ve ceza ile dayatırsanız bundan SADECE zulüm doğar. (Bkz. <a title="Permanent Link to Bir et parçası olarak komünist İnsan'ın kıymeti" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/17/bir-et-parcasi-olarak-komunist-insan%e2%80%99in-kiymeti/">Bir et parçası olarak komünist İnsan&#8217;ın kıymeti</a>) Bu bağlamda <a href="http://www.derindusunce.org/category/fasizm/" target="_blank">faşizm</a>, nazizm, komünizm ve 21ci asrın belâsı olan <a href="http://www.derindusunce.org/category/liberal-totalitarizm/">liberal totalitarizm</a> aynı çukura açılan kanallar gibidir. Neden böyledir? Açalım:<span id="more-17925"></span></p>
<p> <strong>&#8220;İnsan&#8217;ı devirmek için kökünden sökmek gerekir&#8221;</strong> demiştik geçtiğimiz bölümlerde. Teknolojik ve ticarî ilerlemelerin insanları köklerinden kopardığını, İnsan&#8217;ın bu değişimi AKL-etmekten şimdilik aciz olduğunu savunmuştuk. Teknoloji&#8217;nin ve Para&#8217;nın kötülük üretmesi söz konusu değil elbette. Borsadan, finans dünyasından, nükleer enerjiden, elektronikten ve gen biliminden korkan,  bunlarla sağlıklı bir ilişki kuramayan insanların meselesi bu:</p>
<ul>
<li><a title="Permanent Link to İnsan'ı devirmek için kökünden sökmek gerekir(1)" href="http://www.derindusunce.org/2011/06/13/marxizm-fasizm-islamizm1-kirpiler-ve-insanlar/">İnsan&#8217;ı devirmek için kökünden sökmek gerekir(1)</a></li>
<li><a title="Permanent Link to İnsan'ı devirmek için kökünden sökmek gerekir(2)" href="http://www.derindusunce.org/2011/06/21/insan%e2%80%99i-devirmek-icin-kokunden-sokmek-gerekir2/">İnsan&#8217;ı devirmek için kökünden sökmek gerekir(2)</a></li>
<li><a title="Permanent Link to İnsan'ı devirmek için kökünden sökmek gerekir(3)" href="http://www.derindusunce.org/2011/06/25/insan%e2%80%99i-devirmek-icin-kokunden-sokmek-gerekir3/">İnsan&#8217;ı devirmek için kökünden sökmek gerekir(3)</a></li>
</ul>
<p> Bu köksüz insanlar ki özgürlüklerini kaybederek devrimlere, soykırımlara, dünya savaşlarına müsait bir hale geldiler. Peki bu KÖKSÜZLEŞME sürecinden KÖLELEŞME&#8217;ye geçiş nasıl oldu? Tek bir kelimeyle cevap verecek olursak : Propaganda!<strong> Bize kelimelerimizi, düşüncelerimizi ve değerlerimizi kaybettiren totaliter propaganda.</strong> Perdenin ucunu kaldırmaya başladık ilk bölümde: <a title="Permanent Link to İşçiler için, işçiye rağmen: Marxist propaganda(1)" href="http://www.derindusunce.org/2011/07/01/isci-icin-isciye-ragmen-marxist-propaganda1/">İşçiler için, işçiye rağmen: Marxist propaganda(1)</a> Çünkü özgürlüklerini yitiren halklar önce kelimelerini kaybederler. Değer yargıları ve vicdanî ilkeler ferdî olmaktan çıkıp diktatörün elinde bir enstrüman olur. Kişisel yargı silinip norm ve standartlara bağlanır. Meselâ Türk kimliğinin en ağır biçimde yaralandığı dönem 1930&#8242;ların faşist Türkiyesidir. Çünkü bu dönemde NORM-alleşmiştir &#8220;Türklük&#8221; vurgusu. Ve Türk kimliği bayraklar, silahlar ve askerî törenlerle herkes için bir kalıba, AYNI şekle sokulmuştur. Öyle ki oluşan cinnet ortamında insanlar şiir bile yazamaz oldular:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;Işık ışık dalga dalga bayrağım</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Senin destanını duydum senin destanını yazacağım</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong><em>Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım</em></strong><em>.&#8221;</em></p>
<p> İnsan olmadan &#8220;Türk&#8221; olmaya kalkışınca ne kuşların yuvasını bozmak, ne Dersim katliamı, ne Varlık vergisi ne de 6-7 Eylül olayları vicdanları rahatsız edemezdi haliyle. (Bkz. <a href="http://www.derindusunce.org/2010/08/10/cirkin-cumhuriyet-ve-mana%E2%80%99siz-maneviyat/">Çirkin Cumhuriyet ve Mânâ&#8217;sız Maneviyat</a>)</p>
<p>Gelecek bölümlerde <a href="http://www.derindusunce.org/category/liberal-totalitarizm/">liberal totalitarizm</a> ve <a title="Beyin Yıkama kategorisindeki tüm yazıları göster" href="http://www.derindusunce.org/category/beyin-yikama/">Beyin Yıkama</a>, <a title="Psikolojik harp kategorisindeki tüm yazıları göster" href="http://www.derindusunce.org/category/psikolojik-harp/">Psikolojik harp</a> gibi kavramları biraz daha &#8220;derinlemesine&#8221; açacağız. Şimdilik bir kaç propaganda malzemesi ile okurlarımızı tefekküre davet ediyoruz. Kasıtlı olarak komünist, anti-komünist afişleri farklı malzemelerle karıştırdık. Bütün ideolojilerin &#8220;kelimeleri, akılları ve vicdanları gasp etme&#8221; yöntemlerinin ortak oluşunu vurguladık. Bu yazımızda link verdiğimiz makalelerin ışığında afişler üzerinde düşünürseniz gelecek bölümler için iyi bir hazırlık olacaktır.</p>
<p> Karmaşık ve bazen tahammül edilmesi çok zor olan günlük yaşamın afişlerle nasıl &#8220;kolaylaştığına&#8221; dikkat edin:</p>
<ul>
<li> Günah keçileri kim? Yahudiler? Burjuva? Entelektüeller? Patronlar? Siyasetçiler?</li>
<li>&#8220;Küçücük&#8221; halk neden devasa biçimde resmedilen Mao&#8217;nun, Stalin&#8217;in ve Hitler&#8217;in ayakları altında, tek vücud halinde ne halde?</li>
<li>Ölümsüz, ulu önderlerin vaad ettiği nurlu ufuklar nerede?</li>
<li>Asker, köylü ve işçi hangi liderin benliğinde erimiş, anonim olmuş?</li>
<li>Hangi ahtapotun kolları nereye uzanıyor?</li>
<li>Hangi vampirin ellerinde kan var?</li>
</ul>
<p> Dost ve düşmanın netleştiği, yapılması gerekenin aşikâr olduğu hayal dünyasını, afişlerdeki basit, net, tutarlı açıklamaları 19cu asır işçilerinin gerçek yaşamı ile karşılaştırın zihninizde. İşsizlik ve açık korkusu içinde yaşayan Avrupalı işçilerin gözüyle görün biraz olsun dev işçilerin tek bir yumruk olup minnacık patronları ezdiği bu &#8220;lunaparkı&#8221;. Dini afyon ilân edenlerin afyonlaşan ideolojilerini gözle tetkik edin. (Bkz. <a href="http://www.derindusunce.org/2011/04/27/%E2%80%9Cdin-toplumun-afyonudur%E2%80%9D-karl-marx/">&#8220;Din Toplumun Afyonudur&#8221; (Karl Marx)</a> isimli makalemiz)</p>
<p> </p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-medium wp-image-17927  aligncenter" title="_a_turk_solu_marx_s" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/_a_turk_solu_marx_s-175x300.jpg" alt="" width="175" height="300" /></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_a.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17928" title="turk_solu_marx_a" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_a-191x300.jpg" alt="" width="191" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/_turk_solu_marx_00.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17929" title="_turk_solu_marx_00" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/_turk_solu_marx_00-208x300.jpg" alt="" width="208" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_b.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17930" title="turk_solu_marx_b" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_b-215x300.jpg" alt="" width="215" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_c.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17931" title="turk_solu_marx_c" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_c-300x188.jpg" alt="" width="300" height="188" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_d.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17933" title="turk_solu_marx_d" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_d-211x300.jpg" alt="" width="211" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_e.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17934" title="turk_solu_marx_e" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_e.jpg" alt="" width="184" height="250" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_f.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17935" title="turk_solu_marx_f" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_f-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_zzz.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-17990" title="turk_solu_zzz" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_zzz.jpg" alt="" width="200" height="252" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_g.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17936" title="turk_solu_marx_g" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_g-185x300.jpg" alt="" width="185" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_i.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17937" title="turk_solu_marx_i" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_i-211x300.jpg" alt="" width="211" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_j.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17938" title="turk_solu_marx_j" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_j-191x300.jpg" alt="" width="191" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_zzz1.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-17991" title="turk_solu_zzz1" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_zzz1.gif" alt="" width="251" height="363" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_m.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17939" title="turk_solu_marx_m" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_m-236x300.jpg" alt="" width="236" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_n.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17940" title="turk_solu_marx_n" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_n-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_p.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17941" title="turk_solu_marx_p" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_p-205x300.jpg" alt="" width="205" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_q.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17942" title="turk_solu_marx_q" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_q-211x300.jpg" alt="" width="211" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_r.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17943" title="turk_solu_marx_r" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_r-229x300.jpg" alt="" width="229" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_yyy.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-17992" title="turk_solu_yyy" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_yyy.jpg" alt="" width="250" height="190" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_t.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17944" title="turk_solu_marx_t" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_t-202x300.jpg" alt="" width="202" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_u.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17945" title="turk_solu_marx_u" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_u.jpg" alt="" width="190" height="265" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_v.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17946" title="turk_solu_marx_v" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_v.jpg" alt="" width="191" height="263" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_y.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17947" title="turk_solu_marx_y" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_y.jpg" alt="" width="185" height="272" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_z.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17948" title="turk_solu_marx_z" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_z-178x300.jpg" alt="" width="178" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_za.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17949" title="turk_solu_marx_za" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_za.jpg" alt="" width="254" height="199" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zb.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17950" title="turk_solu_marx_zb" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zb-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zc.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17951" title="turk_solu_marx_zc" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zc-300x211.jpg" alt="" width="300" height="211" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zd.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17952" title="turk_solu_marx_zd" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zd-204x300.jpg" alt="" width="204" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_ze.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17953" title="turk_solu_marx_ze" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_ze-300x205.jpg" alt="" width="300" height="205" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zf.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17954" title="turk_solu_marx_zf" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zf-300x207.jpg" alt="" width="300" height="207" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zg.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17955" title="turk_solu_marx_zg" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zg-211x300.jpg" alt="" width="211" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zh.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17956" title="turk_solu_marx_zh" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zh-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17957" title="turk_solu_marx_zi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zi-209x300.jpg" alt="" width="209" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zj.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17958" title="turk_solu_marx_zj" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_zj-291x300.jpg" alt="" width="291" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/_turk_solu_marx_0.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-17959" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/_turk_solu_marx_0-207x300.jpg" alt="" width="207" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
<p><strong>&#8230;Bu konu ilginiz çektiyse&#8230; </strong></p>
<p><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/06/kandirilmak-istiyorum-marxist-propaganda2/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/06/kandirilmak-istiyorum-marxist-propaganda2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İşçiler için, işçiye rağmen: Marxist propaganda(1)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/01/isci-icin-isciye-ragmen-marxist-propaganda1/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/01/isci-icin-isciye-ragmen-marxist-propaganda1/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2011 00:50:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Komünizm]]></category>

		<category><![CDATA[Marx]]></category>

		<category><![CDATA[Marxizm]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Sosyalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Solu]]></category>

		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17859</guid>
		<description><![CDATA[ Auschwitz&#8217;teki Nazi çalışma kampının giriş kapısındaki slogan : &#8221; ARBEIT MACHT FREI &#8220;, Türkçesi &#8220;çalışmak özgürleştirir&#8220;. Bu kampta Yahudiler, rejim karşıtları ve savaş esirleri toplanıyordu. Bir milyon civarında insan kampa geldikleri anda doğrudan gaz odalarına gönderildi ya da kurşuna dizildi. Toplam olarak 200 ila 300 bin insan, bilimsel deneyler, gardiyanların şiddeti, hastalık, eksik beslenme öldü.
Nazizm ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_propaganda.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-17860" title="turk_solu_marx_propaganda" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_propaganda.jpg" alt="" /></a> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_propaganda.jpg"></a>Auschwitz&#8217;teki Nazi çalışma kampının giriş kapısındaki slogan : <strong>&#8221; ARBEIT MACHT FREI &#8220;</strong>, Türkçesi &#8220;<em>çalışmak</em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_propaganda.jpg"></a><em> özgürleştirir</em>&#8220;. Bu kampta Yahudiler, rejim karşıtları ve savaş esirleri toplanıyordu. Bir milyon civarında insan kampa geldikleri anda doğrudan gaz odalarına gönderildi ya da kurşuna dizildi. Toplam olarak 200 ila 300 bin insan, bilimsel deneyler, gardiyanların şiddeti, hastalık, eksik beslenme öldü.</p>
<p>Nazizm ile Marxizm gerek teoride gerekse pratikte büyük benzerlikler arz eder. Bunlardan bir tanesi de totaliter propagandadır. Özellikle &#8220;totaliter&#8221; vasfının altını çizmekte fayda görüyoruz zira bu siyasî partilerin oy toplamak için yaptıklarından oldukça farklı. Totaliter rejimler siyasî rejimlerin aksine halkı siyasetin dışına itecek biçimde propaganda yaparlar. Bu çok özel &#8220;iletişim&#8221; şeklinde insan toplulukları bir koyun sürüsü gibi güdülmek istenir. Siyaseti ve devleti meşru kılan gerçek hizmetin, günlük hayatın yok edildiği bir iletişım dili kullanılır. Mutlaka gelecek olan(!) soyut zaferler hedeflenir meselâ. <strong><em>Üstün(!) Alman ırkının zaferi, proleteryanın aydınlık(?) geleceği..</em></strong>. Bu &#8220;yeni dil&#8221; sayesinde cemiyeti oluşturan fertler adeta metal parçaları gibi eritilerek tek bir &#8220;kitle&#8221; oluşturulur, totaliter perspektifte insanlar hammaddeye dönüştürülür.</p>
<p> Uygulamada ise toplumu savaş veya soykırım sırasında <strong>&#8220;kullanmadan&#8221;</strong> önce inşa edilmesi gereken fikrî ve vicdanî zemindir bu. Daha doğrusu bir inşaat değil İnsan&#8217;ı İnsan yapan Akıl ve Vicdan&#8217;ın imhasıdır hedeflenen:<strong><em> &#8220;Varlığım Türk varlığına armağan olsun!&#8221;</em></strong> diye haykır(TIR)arak çocuklar devlete kurban edilmeye hazır hale getirilir. Bundan sonra o çocukların öldürülmesi ya da katil haline getirilmesi mesele değildir. (Bkz. <a href="http://www.derindusunce.org/2007/11/17/o-gun-bebek-nasil-katil-oldu/">O Gün Bebek Nasıl Katil Oldu?</a>)  Marx&#8217;tan günümüze kadar uzanan zaman diliminde ortaya çıkmış, marxist fikir geleneğine bağlanmış insanlarda zaman içinde değişen çok. Ama etiketi ne olursa olsun, komünist, sosyalist, maoist, leninist, <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_propaganda_2.jpg"></a>stalinist aydınlarda sabit olan bir şey var: Totaliter propaganda. Türkçe&#8217;ye <em>Mutlu Aşk Yoktur</em> adıyla çevrilen şiirinden tanıdığımız Louis Aragon (1897-1982) gibi büyük bir şair <span id="more-17859"></span>bile bir istisna oluşturmuyor ne yazık ki. İnsanlık için hâlâ büyük tehlike arz eden totaliter propagandayı ve bu <strong>yalan makinesini</strong> &#8220;gerekli&#8221; kılan ilmî zemini gelecek bölümlerde inceleyeceğiz.</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_propaganda_2.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-17861" title="turk_solu_marx_propaganda_2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_marx_propaganda_2.jpg" alt="" width="163" height="340" /></a>Bu giriş bölümünde tipik bir komünist aydın(?) olan Louis Aragon&#8217;un Komünist Propaganda&#8217;ya katkılarından örnekler vermekle kifayet edelim. Front Rouge (Kızıl Cephe) adlı şiirinde doktor ve mühendislerin kurşuna dizilmesinden görülmemiş bir mutluluk duyan komünist sanatçının(?) İnsan&#8217;ı şeyleştirilmesine, hammaddeleşmesine de dikkat edin:</p>
<p><strong>I) Milyonlarca insanın ağır işler yüzünden öldüğü, işkence gördüğü, açlıktan birbirini yediği sovyet çalışma(?) kampları ve komünist gizli polisi Çeka hakkında:</strong></p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em>&#8220;Son derecede verimli bir bilimden ve insanın yeniden eğitilmesinden bahsetmek istiyorum. O eğitim ki suçluyu faydalı insana çeviriyor, dünkü toplumun karanlık güçlerle bozduğu adamı yarının insanı yapıyor Tarih&#8217;in yasalarına göre. Beyaz Denizden Baltık Denizine açılan kanalın müthiş tecrübesi göstermiştir ki toplumun alt tabakalarından gelen binlerce kadın ve erkek Çeka polisi tarafından ikna edilebilmiş, yapılacak işler karşısında meselâ bir hırsız başka bir mesleğe geçebilmiştir. Newton&#8217;un başına düşen elma fizik için ne ise bu muazzam tecrübe de tarih önünde yeni bilimin rolü için odur. <strong>İnsanın maymunluktan insanlığa geçtiği döneme benzer bir çağ yaşıyoruz.</strong> Proleterya denen bu yeni sınıfın tarihi bir görevi üstlendiğine tanık oluyoruz: insan&#8217;ın insan tarafından yeniden eğitilmesi.&#8221; </em>(Sosyalist bir gerçekçilik için - Pour un réalisme socialiste, Paris, 1935)</p>
<p><strong>II) 1956&#8242;da Sovyet tanklarının Macaristan&#8217;a girmesi, 25.000 insanı öldürmesi ve 200.000 insanın ülkeden kaçışı hakkında:</strong></p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em>&#8220;Macar işçi sınıfı enerji dolu bir hareketle Nagy&#8217;nin hükümete aldığı Hitler ve Vatikan yandaşlarına yolu kapattı ve ülke yönetimine el koydu. Bu proleterya hükümeti iç barışın tesisi için Sovyet ordusunun katkısını istedi. Fransız komünist partisi olarak Macar işçi hükümetini destekliyoruz. Faşist hayvanların, feodallerin ve kilise prenslerinin bitmeyen tarruzlarına karşı Komünist Rusya&#8217;nın işçi ve köylü ordusunun yardıma koşMAması zaten düşünülemezdi.&#8221;</em> (Fransız Komünist Partisi&#8217;nin resmî yayın organı l&#8217;Humanité Gazetesi, 27 octobre 1957)</p>
<div><strong></strong></div>
<div><strong></strong></div>
<div><strong></strong></div>
<div><strong></strong></div>
<div><strong></strong></div>
<div class="mceTemp"><strong>III) Kendi yandaşları, komünist parti üyeleri ve kızıl ordu subayları da dahil olmak üzere milyonlarca Rusu (=insanı) öldürten, memurlara kotalar ve idam hedefleri veren Stalin hakkında:</strong></div>
<p style="padding-left: 30px;"> <em>Teşekkürler Stalin! Teoride ve pratikte onu örnek alan bu insanlar için teşekkürler. Teşekkürler Stalin! Fransa&#8217;nın bağımsızlığının garantisi, barış arzusu ve işçi sınıfının geleceği olan bu insanları yetiştirdiği için teşekkürler! O proleterya ki gökyüzüne yükselmek olan kaderinden hiç bir şey onu vaz geçiremez!&#8221;</em> (Les lettres françaises, Mart 1953)</p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em></em></p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em></em></p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em></em></p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em></em></p>
<p style="PADDING-LEFT: 30px"><em></em></p>
<p> </p>
<p><div id="attachment_17862" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_stalin.jpg"><img class="size-full wp-image-17862" title="turk_solu_stalin" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/turk_solu_stalin.jpg" alt="Stalin için yas ilan eden fransız komünist partisi" width="300" height="415" /></a><p class="wp-caption-text">Stalin için yas ilan eden fransız komünist partisi</p></div></p>
<p> </p>
<p>…Bu mevzu ilginizi çektiyse…</p>
<p><strong> </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/01/isci-icin-isciye-ragmen-marxist-propaganda1/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/01/isci-icin-isciye-ragmen-marxist-propaganda1/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAKINDA: Louis Aragon neden yalan söyledi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/01/yakinda-louis-aragon-neden-yalan-soyledi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/01/yakinda-louis-aragon-neden-yalan-soyledi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 22:42:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Komünizm]]></category>

		<category><![CDATA[Marx]]></category>

		<category><![CDATA[Marxizm]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<category><![CDATA[İnsan Müzikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17854</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="250" height="217" src="http://www.youtube.com/embed/0U8QwBJRZPk" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/01/yakinda-louis-aragon-neden-yalan-soyledi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/01/yakinda-louis-aragon-neden-yalan-soyledi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İşgal mi ediliyoruz ne?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/13/isgal-mi-ediliyoruz-ne/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/13/isgal-mi-ediliyoruz-ne/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2011 11:15:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Paksoy</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17144</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar &#8220;dört bir yanı düşmanlarla çevrili&#8221; bir ülke olduğumuzu hatırlarsınız&#8230; Yunanlılar bizimi azılı düşmanımızdı&#8230; Araplar ise bizi &#8220;arkadan vurmuştu&#8221;&#8230; Kuzeyde Rusya ise &#8220;sıcak denizlere inmek için komünizmi ülkemize sokmaya&#8221; çalışıyordu&#8230;  Kısacası &#8220;Türk&#8217;ün Türk&#8217;ten başka dostu yok&#8221;tu&#8230; Şimdi bakıyoruz ki bu korkuların birçoğu vehimlerden öteye gitmedi&#8230;
Daha önce gördüğüm ancak şu an internette bulamadığım bir resimde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091215_derin_dusunce_org_korku_kulturu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-7750" title="20091215_derin_dusunce_org_korku_kulturu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091215_derin_dusunce_org_korku_kulturu-204x300.jpg" alt="" width="204" height="300" /></a>Bir zamanlar &#8220;dört bir yanı düşmanlarla çevrili&#8221; bir ülke olduğumuzu hatırlarsınız&#8230; Yunanlılar bizimi azılı düşmanımızdı&#8230; Araplar ise bizi &#8220;arkadan vurmuştu&#8221;&#8230; Kuzeyde Rusya ise &#8220;sıcak denizlere inmek için komünizmi ülkemize sokmaya&#8221; çalışıyordu&#8230;  Kısacası &#8220;Türk&#8217;ün Türk&#8217;ten başka dostu yok&#8221;tu&#8230; Şimdi bakıyoruz ki bu korkuların birçoğu vehimlerden öteye gitmedi&#8230;</p>
<p>Daha önce gördüğüm ancak şu an internette bulamadığım bir resimde Türkiye sınırları bir taraftan bir akrep, bir taraftan sırtlan, diğer bir taraftan ise yılanla kuşatılmıştı. Hepsi aynı anda Türkiye&#8217;ye saldırmak için dört gözle bekliyorlardı&#8230; Bu resme göre, Avrupa ile Asya arasında köprü görevi gören, JEOPOLİTİK yönden çok önemli bir bölgede bulunan topraklarımız &#8220;düşmanlarımızın&#8221; ağzını sulandırıyordu&#8230; İşte bu jeopolitik kavramı bizim korkularımızın ve dünya ile ilişkilerimizin şekillenmesinde önemli bir olgu oldu. &#8220;Jeopolitik konumumuz&#8221; korkularımızı, korkularımız ise kimliğimizi şekillendirmesini sağladı. Jeopolitik kaynaklı bu kimlik ise şu an ki sorunlu ulus-devlet yapımızın önemli bir öğesini teşkil ediyor.</p>
<p>Jeopolitik-kimlik-korku ekseninde gelişen bu olgu Benedict Anderson&#8217;un Türkçe&#8217;ye &#8220;<a href="http://www.idefix.com/kitap/hayali-cemaatler-milliyetciligin-kokenleri-ve-yayilmasi-benedict-anderson/tanim.asp?sid=I6PN0I3DBH1M2O8Q4L4U">hayali cemaatler</a>&#8221; olarak çevrilen &#8220;imagined community&#8221; kavramını akla getiriyor. Anderson&#8217;a göre ulus kavramı doğal bir süreçten ziyade &#8220;özel bir yapımın&#8221; ürünü&#8230; Neticesinde meydana gelen &#8220;uluslar&#8221; ise hayali (imagined)&#8230;</p>
<p>Ancak bu noktada şunu belirtmekte fayda var: Anderson&#8217;un tezinde hayali olan kimlik değil cemaat&#8230; Bir aidiyet duygusu olan cemaat kimliğin meydana getirilmesinde bir temel unsur&#8230; Yani meydana gelen/getirilen cemaat/ulus kimliği meydana getiren bir öğe görevi görmekte&#8230;</p>
<p>Diğer taraftan Anderson&#8217;un &#8220;hayalî cemaatler&#8221;i ‘modernist teoriler&#8217; kategorisinde <span id="more-17144"></span>kabul edilir. Bu teorilere göre ise cemaat/ulus modernitenin gerektirdiği bir sürece aittir ve toplumsal iletişimin bir ürünüdür.</p>
<p>İşte bu toplumsal iletişimin sağlanmasında en basit ancak en tehlikeli yöntem ise &#8220;düşman yaratma&#8221;dır. Kimliğin oluşması, insanların birlikteliği ve kitlelerin harekete geçirilmesi diğer insanlardan farklı olmaktan da öte onlara karşı düşmanlık tohumlarının ekilmesi ile, ne yazık ki, daha da kolaylaşır.</p>
<p>Anderson&#8217;un fikirlerinin teoriden öteye geçemeyeceğini iddia edebiliriz.  Hatta ulus ve milliyetçilik kavramına getirdiği açıklamalar Geertz Clifford, Harold Isaacs, John Armstrong gibi antropologlar tarafından da yoğun bir eleştiriye tabi tutulur. Ancak burada dikkat çeken nokta bireyleri bir araya getiren &#8220;hayali&#8221; olguların ne kadar yapıcı/olumlu ya da yıkıcı/olumsuz olabileceği&#8230; Eğer bu &#8220;hayali&#8221; olan aidiyet duyguları korku, düşman yaratma ve hatta şiddet temelinde bina edilirse bir kimlik inşa edilmiş olabilir. Ancak bunun sağlıklı bir kimlik olmayacağı ortada&#8230;</p>
<p>Aynı zamanda toplumsal psikoloji de bunu teyit eder&#8230; Eric Hoffer &#8220;<a href="http://www.idefix.com/kitap/kesin-inanclilar-erich-hoffer/tanim.asp?sid=KFNHEFGWWK5NR2HDGVMB">Kesin İnançlılar</a>&#8221; isimli eserinde şöyle der:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;Kitle hareketleri&#8230; ortada nefretleri üzerine çekecek bir düşman olmadan asla genişleyemezler. Bir kitle hareketinin gücü, seçmiş olduğu düşmanın canlılığı ile doğru orantılıdır. Yahudilerin imha edilmesini arzu edip etmediği sorulduğu zaman Hitler şöyle cevap vermişti: ‘Hayır&#8230; İmha edersek onları yeniden yaratmamız gerekecektir. Sadece ismen değil, cismen mevcut bir düşmanımızın bulunması esastır.&#8217;&#8221; </em></p>
<p>Yine aynı eserin başka bir kısmında ise şöyle der:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;Genellikle bir şeyi sevdiğimiz zaman, o şeyi bizimle beraber sevecek taraftar aramayız; aksine sevdiğimiz şeyi seveni rakip taraftar olarak görürüz. Fakat bir şeyden nefret ettiğimiz zaman, aynı şeyde nefret eden tarafları daima ararız.&#8221; </em></p>
<p>Bu &#8220;hayali&#8221; olguların meydana getirilmesi ve kimliğin inşa edilmesi konusunda akla gele kavram ise toplumsal endoktrinasyon&#8230; Bu konu da başvurduğum isim ise &#8220;<a href="http://www.idefix.com/kitap/endoktrinasyon-ve-turkiyede-toplum-muhendisligi/tanim.asp?sid=T4IIYOPNI6F8KQU47H4J">Endoktirinasyon ve Türkiye&#8217;de Toplum Mühendisliği</a>&#8221; isimli kitabın yazarı Serdar Kaya. Kaya bu eserinin arka kapağında Frank Herbert&#8217;in şu ifadelerine yer verir:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;Çoğu medeniyet korkaklık üzerine kurulmuştur. Korkak olmayı öğreterek medenileştirmek epey kolaydır. Cesaret standardını düşürürsün. İstekleri sınırlarsın&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Serdar Kaya&#8217;ya göre ulus-devlet inşasında toplumun &#8220;ulus&#8221; haline getirilmesinde bazı öğretilerin beyinlerine yerleştirilmesi gerekir. Bu öğretileri &#8220;kazanan&#8221; bireyler çevrelerini, dünyayı sadece ve sadece bu öğretiler ile okumaya çalışırlar: </p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230; Hayatı büyük bir çembere, hayatın içerisindeki farklı fakülteleri (ve onların içerisindeki alt fakülteleri) de büyük çemberin içindeki daha küçük çemberlere benzetmek suretiyle bu durumu açıklamaya çalışmak mümkün. Zira, insan yapısı gereği içinde bulunduğu küçük çembere odaklanarak kendi kişisel gündemini hayatın sayısız küçük fakültelerinden sadece biri ekseninde oluşturma eğilimi de oluyor. Bunun doğal bir sonucu olarak da, bütün o alt birimleri kuşatan çemberleri de, en büyük çember konumunda olan hayatı da, içinde bulunduğu küçük dünyanın sübjektif yargılarıyla anlamdırmaya başladığının farkına varmıyor. Bir başka deyişle, kişi sadece kendisini küçük bir dünyaya hapsetmekle kalmayıp yaşadığı perspektif sorunu nedeniyle kendi küçük dünyası dışındaki (küçük ve büyük) dünyaları göreceli olarak uzak görmeye (ya da hiç görmemeye) başlıyor. Dahası, hayatın kendisini de içerisinde yaşadığı kapsül ile aynı şey olarak algıladığı için, kendisini inşa eden (ve aynı zamanda kendisinin de karşılıklı olarak inşa ettiği) küçük bir parçadan hareketle bütünü tarife kalkışıyor.&#8221;</em></p>
<p>İşte kendi &#8220;kapsül&#8221;ünden dünyayı bu şekilde okumaya çalışan birisi dünyayı sadece Türkiye&#8217;den ibaret olarak görmeye, farklı milletten birisini &#8220;gâvur&#8221; ve düşman olarak algılamaya, iktidara gelenlerin ise her daim &#8220;Amerikan uşağı&#8221; olduğunu düşünmeye başlar.</p>
<p align="center">&#8230;</p>
<p>Bu hazin durumun önemli bir müsebbibi ise haber vermekten ziyade toplum mühendisliğinin tezgâhı işlevi gören ve zamanı geldiğinde savaş kışkırtıcılığı yapan basın-yayın organları&#8230;</p>
<p>Konuyu birbirini tamamlayan ve her daim bizim &#8220;korkulu&#8221; rüyamız olan örneklerle kapatabiliriz&#8230;</p>
<p>İşte Derin Düşünce&#8217;de &#8220;<a href="http://www.derindusunce.org/2011/03/29/turk-basini-hukuk%E2%80%99un-ustundedir2-savas-cikarabilir/">Türk basını Hukuk&#8217;un Üstündedir(2): Savaş çıkarabilir!</a>&#8221; başlığı ile Ayla Chignardet&#8217;in de paylaştığı Hürriyet gazetesinin Yunanistan ile aramızda yaşanan Kardak Krizi ile ilgili bir manşeti:</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/03/kardak-hurriyet-1996.jpg"><img class="size-full wp-image-15426 aligncenter" title="kardak-hurriyet-1996" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/03/kardak-hurriyet-1996.jpg" alt="" width="492" height="429" /></a></p>
<p>Hatırlarsanız Yunanistan ile aramızda Kardak kayalıklarının egemenliği ile ilgili kriz çıktığı zaman birkaç &#8220;kahraman&#8221; gazetecimiz kayalıkların Türkiye&#8217;ye ait olduğunu kanıtlamak için Türk bayrağını dikmişlerdi.</p>
<p>İki ülke arasında savaşın eşiğine gelinen bir durumda bir gazeteci ekibinin adaya çıkarak bayrak dikmesi duygularımızı okşayabilir&#8230; Ancak gerçekte bu eylem savaş kışkırtıcılığı ve sorumsuzluk örneğidir&#8230; Ama bunun sadece sorumsuzluk örneği değil, aynı zamanda toplum mühendisliğinin bir parçası da olabileceğini yıllar sonra ortaya çıkan <a href="http://www.bugun.com.tr/haber-detay/90566-tsk-icindeki-ozel-filoya-vur-emri-haberi.aspx">Oraj Hava Harekat Planı</a> bize gösterdi. Bilindiği üzere, bu darbe planına göre kendi savaş uçaklarımız Ege Denizi&#8217;nde düşürülerek Türkiye ile Yunanistan arasında kriz çıkarılması planlanıyordu.</p>
<p> Bu konuyla ilgili bir diğer güzel örnek ise Mehmet YILMAZ&#8217;ın Hürriyet&#8217;in Kardak manşetinin devamında yorum olarak eklediği Ayşe Hür&#8217;ün Taraf Gazetesi&#8217;nde yayınlanan <strong><em>&#8220;</em></strong><strong><em>Hürriyet formülü: Huzuru boz, tiraj</em></strong><strong><em> </em></strong><strong><em>al</em></strong><strong><em>&#8220;</em></strong> isimli köşe yazısından:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Kıbrıs Meselesi&#8217;nin Hürriyet tarihindeki yeri başkadır. Aslında Hürriyet‘te Kıbrıs&#8217;la ilgili ilk yazı, 13 Ağustos 1948 tarihinde çıkar. &#8220;Kıbrıs Ne Alemde?&#8221; başlıklı yazıda Hürriyet&#8217;in Türkiye dışında yaşayan Türklerle yakından ilgilendiği belirtilerek bu bağlamda bundan böyle &#8220;Yetmiş yıldan beri anavatandan ayrı olan&#8221; Kıbrıs Türkleri&#8217;yle ilgilenileceği müjdelenir. Öyle ki, o sırada yurt dışına kaçmış olan Nazım Hikmet hakkında, &#8220;vatan haini kızıl şair&#8221;, &#8220;kızılların uşağı&#8221; gibi başlıklarla onlarca haber yapan Hürriyet, Nazım Hikmet hakkındaki tek olumlu haberini &#8220;Nazım Hikmet&#8217;in Kıbrıslılara Öğüdü&#8221; başlıklı haberle yapar. Habere göre &#8220;halkı İngiltere aleyhinde ayaklandırmaya teşvik eden Moskova&#8217;ya kaçan Nazım Hikmet Kıbrıs&#8217;taki Türk ve Rum halkına bir mektup göndermiştir.&#8221; Bu mektupta ‘Kıbrıslı Rum ve Türk Kardeşlerim! Aynı güzel adanın insanlarıyız. Adaları İngiliz boyunduruğundan kurtarmak için çalışınız! Hepiniz elele vererek Kıbrıs&#8217;ın sulh ve hürriyete kavuşması uğrunda mücadele ediniz&#8221; denmektedir.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Hürriyet&#8217;in büyük katkısı</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Hürriyet‘in Kıbrıs&#8217;a ilgisinin dozu giderek artar ve Sedat Simavi, 30 Ocak 1950 günü TBMM&#8217;de yaptığı konuşmada &#8220;Türkiye&#8217;nin Kıbrıs meselesi diye bir meselesi yoktur&#8221; diyen Fuad Köprülü hakkında her biri diğerinden sert sekiz makale kaleme alır. 9 Haziran 1953 tarihli &#8220;Bundan Sonra&#8221; başlıklı yazısında Başbakan Menderes&#8217;in Londra&#8217;ya Türk pilotunun idare ettiği özel bir Türk uçağıyla değil, Dışişleri Bakanlığı&#8217;nın bir hatasından dolayı yabancı bir uçakla gittiğini söyleyerek bugünkü deyimle ‘monşerler&#8217;e çıkışır. 26 Haziran 1953 tarihli &#8220;Oldu da Bitti Maşallah&#8221; başlıklı yazısında, 1952 yılında Yunanistan Başbakanı Papagos&#8217;un Türkiye&#8217;yi ziyaretinin &#8220;yeni bir şey getirmediğini&#8221; ileri sürer. Burada bir parantez açalım: Halbuki ertesi yıl çıkarılacak olan ve halk arasında &#8220;Mareşal Papagos Kanunu&#8221; diye bilinen kanun ile dernek, vakıf ve okul gibi kurumlarda ‘Türk&#8217; ibaresinin kullanılması, Batı Trakyalı öğretmenlerin Türkiye&#8217;de mesleki kurs görmeleri ve Batı Trakyalı öğrencilerin Türkiye&#8217;deki öğretmen okullarında parasız yatılı okutularak &#8220;formasyonlu öğretmenler&#8221; olarak yetiştirilmeleri mümkün olacaktır. Hürriyet&#8217;in büyük katkısıyla iki ülke arasındaki ilişkiler bozuldukça bu haklar birer birer geri alınacaktır. Parantezi kapatıp devam edelim.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;Kıbrıs&#8217;ın Türklüğü ve on iki adamız&#8221;</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Sedat Simavi, 27 Haziran 1953 tarihli &#8220;İllallah&#8221; başlıklı yazısında ise bir adım daha atar ve &#8220;Fransa&#8217;nın yarım asırdır bizi hasta adam olarak nitelendirdiğini, bizimle alay ettiğini, şimdi ise Türk-Fransız dostluğundan bahseden Köprülü&#8217;nün milletçe o günleri unuttuğumuzu zannettiğini&#8221; söyleyerek ‘milli hassasiyetleri&#8217; biraz daha kaşır. 28 Haziran 1953 tarihli &#8220;Köprülü&#8217;nün Hariciyesi&#8221; başlıklı makalesinde ise Dışişleri&#8217;ndeki aksaklıklardan bahsederek &#8220;Yeniçerilere yapıldığı gibi bizim dışişlerinin köküne kibrit suyu dökelim&#8221; der. Yani bugün Ertuğrul Özkök&#8217;ün, Başbakan Erdoğan&#8217;ı iğnelemek için kullandığı terimle söylersek, Hürriyet gazetesi o günlerde ‘monşerler&#8217; hakkında pek iyi şeyler düşünmemektedir!</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Bu ve benzeri birkaç makalede kendisine hakaret edildiğini düşünen Fuad Köprülü, Sedat Simavi&#8217;yi mahkemeye verir. Davalar sonuçlanmadan Sedat Simavi, 11 Aralık 1953 tarihinde vefat eder. 12 Aralık tarihli Hürriyet gazetesi, &#8220;Vasiyet&#8221; başlığı altında Sedat Simavi&#8217;nin 22 Mayıs 1953 tarihli başyazısına dikkat çeker. Yazıda &#8220;Ben On iki adamızın ve Kıbrıs&#8217;ın Türklüğü&#8217;nü iddia etmekten asla vazgeçmem (&#8230;) Bu dava, benim çocuklarıma bırakacağım en kıymetli mirasımdır&#8221; yazmaktadır. Hürriyet bu tarihten itibaren Kıbrıs ve Oniki Adalar meselesini hiç gündemden düşürmez.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Gazete Kıbrıs davasını, Sedat Simavi&#8217;nin yakın arkadaşı, Hürriyet gazetesinin yazarı Avukat Hikmet Bil vasıtasıyla örgütler. Milli Türk Talebe Birliği adlı muhafazakâr-sağcı öğrenci örgütünün bünyesinde, 30 Ağustos 1954 günü Hürriyet gazetesinin öncülüğünde yapılan bir toplantıda doğan Kıbrıs Türktür Cemiyeti&#8217;nin (KTC) Başkanı Hikmet Bil, İkinci Başkanı o günlerde Yeni Sabah gazetesinde çalışan Orhan Birgit&#8217;dir. (Bugün Cumhuriyet yazarı olan Orhan Birgit daha sonra CHP Genel Sekreterliği yapacaktır.) Cemiyet üyeleri arasında Vatan‘ın başyazarı Ahmet Emin Yalman, Son Posta yazarı Selim Ragıp Emeç ve 1950′li yıllarda Türk Haberler Ajansı ile Dünya ve Cumhuriyet gazetelerinin yöneticisi olarak görev yapan Ali İhsan Göğüş gibi başka gazeteciler de vardır ama en ateşli, en kışkırtıcı yazıları Hürriyet yazarı Hikmet Bil yazar. 6-7 Eylül 1955 günü yaşanacak yüz kızartıcı olayların fitilini ateşleyen Selanik&#8217;te Ata&#8217;nın evine bomba kondu&#8217; haberinin servisini Anadolu Ajansı Atina Muhabiri Cemile Sara Korle yaparken, haberi baskı sayısını 280 bine çıkararak halka servis yapanlar da İstanbul Ekspres gazetesinin yazıişleri Müdürü Gökşin Sipahioğlu&#8217;dur. Yıllar sonra olayların esas örgütleyicisinin bugünün Özel Harp Dairesi&#8217;nin (ÖHD) atası olan Seferberlik Tetkik Kurulu&#8217;nun (STK) olduğunu, bizzat bir dönem ÖHD Başkanlığı yapmış olan Tuğgeneral Sabri Yirmibeşoğlu ifşa edecektir. Kısacası, Hürriyet gazetesi ve izleyicileri, ‘derin devletin&#8217; örgütlediği bu büyük suçun azmettiricisi olarak ellerinden geleni yapmıştır.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/02/20090209_derin_dusunce_org_6-7_eylul_olaylari.jpg" alt="" width="262" height="200" /></p>
<p>Tüm bunları, Ayşe HÜR&#8217;ün söylediği üzere, tiraj endişesine bağlamak bence eksik kalır&#8230; Asıl maksat toplum mühendisliğinin &#8220;amiral gemisi&#8221;nin görevini eksiksiz bir şekilde yerine getirebilmesi&#8230; &#8220;411 elin kaosa kalktığını&#8221; söyleyen, Ergenekon konusunda üç maymunları oynayan, 28 Şubat&#8217;ta darbe şakşakçıları ile göbek atan bir gazetenin geçmişte de aynı rolü oynaması hiç şaşırılacak bir durum olmasa gerek&#8230;</p>
<p align="center">&#8230;</p>
<p>Lafın kısası, toplumsal endoktirinasyonun bir neticesi olarak, kimliğimiz ve toprağımız üzerinden ağır bir travma yaşıyoruz&#8230;  Bayrak diken gazeteciler, 6-7 Eylül&#8217;de evleri ve dükkânları yağmalayanlar da bu travmanın en net tezahürlerinden&#8230;</p>
<p>Osmanlı&#8217;nın Batı karşısında gerilemesi bu travmanın başlangıcı sayılabilir&#8230; Sonrasında bir imparatorluktan geriye sadece Anadolu&#8217;nun elimizde kalması&#8230; Ardından Anadolu&#8217;da kurulan yeni devletin bağımsızlık ve &#8220;muasır medeniyetler&#8221; seviyesine ulaşma ideali ile demokrasi ve özgürlükler arasında ikilemde kalması&#8230; Her farklı sesin, her farklı düşüncenin ülkeyi &#8220;yıkacağı&#8221;, &#8220;böleceği&#8221; endişesi&#8230; Tüm bunların arka planında aslında işgal edilme, elde kalan son toprakların da kaybedilmesi korkusu olmasın?&#8230;</p>
<p>Toplumsal endoktirinasyon konusunda sabıkası kabarık mezkur gazetenin manşetinde &#8220;Türkiye Türklerindir&#8221; denmesinin sebebi hikmeti de bu bilinçaltının ve korkunun tezahürü olamaz mı?&#8230;</p>
<p>Belki de topraklarımız değil de zihinlerimiz işgal edilmiştir&#8230;</p>
<p>Kim bilir?..</p>
<p> </p>
<p>… Bu konu ilginizi çekiyorsa…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="108" height="164" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong>Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank">Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/nouvelle-image.bmp" alt="" width="125" height="180" /></a>Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Habercilik, savcılık, komiklik, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları <strong>derinlemesine irdelemesi</strong> ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini <strong>eğlendirebilmesi</strong>… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda <strong>“gazeteci gibi”</strong> gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/13/isgal-mi-ediliyoruz-ne/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/13/isgal-mi-ediliyoruz-ne/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAKINDA:Jean-Paul Sartre neden yalan söyledi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/10/yakindajean-paul-sartre-neden-yalan-soyledi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/10/yakindajean-paul-sartre-neden-yalan-soyledi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2011 15:00:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Jean-Paul Sartre]]></category>

		<category><![CDATA[Komünizm]]></category>

		<category><![CDATA[Marx]]></category>

		<category><![CDATA[Marxizm]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Sosyalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Solu]]></category>

		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17105</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;Jean Paul Sartre 1954 senesinde yaptığı Moskova gezisinin ardından Komünist Rusya&#8217;da fikir özgürlüğünün mükemmel olduğunu ve bu ülkenin  hayat standardı bakımından 10 yıl içinde batılı ülkeleri geride bırakacağını söylemişti.
Aynı Jean Paul Sartre 1975&#8242;te yaptığı bir mülakatta ise bilerek yalan söylediğini itiraf etti. Aslında Stalin&#8217;in soykırımları biliniyordu 1950&#8242;lerin Fransa&#8217;sında. Komünist ülkelerde aydınlara yapılan baskı ve işkenceler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230;Jean Paul Sartre 1954 senesinde yaptığı Moskova gezisinin ardından Komünist Rusya&#8217;da fikir özgürlüğünün mükemmel olduğunu ve bu ülkenin  hayat standardı bakımından 10 yıl içinde batılı ülkeleri geride bırakacağını söylemişti.</em></p>
<p><em>Aynı Jean Paul Sartre 1975&#8242;te yaptığı bir mülakatta ise <strong>bilerek yalan söylediğini</strong> itiraf etti. Aslında Stalin&#8217;in soykırımları biliniyordu 1950&#8242;lerin Fransa&#8217;sında. Komünist ülkelerde aydınlara yapılan baskı ve işkenceler de biliniyordu. Zaten Sartre komünizme verdiği destek yüzünden Albert Camus gibi aydınlardan ağır eleştiri aldı. Ama 1956&#8242;da Komünist Rusya özgürlük isteyen macarları tanklarla ezene kadar komünizmi desteklemekten vaz geçmedi Sartre&#8230;&#8221;</em></p></blockquote>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/06/turk_solu_sartre_komunizm.jpg"><img class="size-full wp-image-17106 aligncenter" title="turk_solu_sartre_komunizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/06/turk_solu_sartre_komunizm.jpg" alt="" width="357" height="406" /></a></p>
<h3> Önceki bölümler</h3>
<ul>
<li> <a title="Permanent Link to Yeni başlayanlar için " rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/03/09/yeni-baslayanlar-icin-%e2%80%9cmusluman%e2%80%9d-marx/">Yeni başlayanlar için &#8220;Müslüman&#8221; Marx </a></li>
<li><a title="Permanent Link to İnsan'ın kendine yabancılaşması(1): Kapital'i anlamak" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/03/24/insan%e2%80%99in-kendine-yabancilasmasi1-kapital%e2%80%99i-anlamak/">İnsan&#8217;ın kendine yabancılaşması(1): Kapital&#8217;i anlamak</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Marx ve İnsan'ın kendine yabancılaşması (2): Makineleşmek" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/03/25/marx-ve-insan%e2%80%99in-kendine-yabancilasmasi2-makinelesmek/">Marx ve İnsan&#8217;ın kendine yabancılaşması (2): Makineleşmek </a></li>
<li><a title="Permanent Link to Hiç kimsenin Tiranlığı: Marx, Arendt ve Bürokrasi" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/03/27/hic-kimsenin-tiranligi-marx-arendt-ve-burokrasi/">Hiç kimsenin Tiranlığı: Marx, Arendt ve Bürokrasi </a></li>
<li><a title="Permanent Link to Kötülük'ün zıddı İyilik değildir..." rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/04/05/kotuluk%e2%80%99un-tersi-iyilik-degildir-marx-arendt-ve-%e2%80%9csiradan-kotuluk%e2%80%9d/">Kötülük&#8217;ün zıddı İyilik değildir&#8230;</a></li>
<li><a title="Permanent Link to " rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/04/27/%e2%80%9cdin-toplumun-afyonudur%e2%80%9d-karl-marx/">&#8220;Din Toplumun Afyonudur&#8221; (Karl Marx)</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Bir et parçası olarak komünist İnsan'ın kıymeti" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/17/bir-et-parcasi-olarak-komunist-insan%e2%80%99in-kiymeti/">Bir et parçası olarak komünist İnsan&#8217;ın kıymeti </a></li>
<li><a title="Permanent Link to Sosyalizm İslam'a Uyar mı? (1): Halkı açlıkla terbiye etmek!" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/23/sosyalizm-islam%e2%80%99a-uyar-mi-1/">Sosyalizm İslam&#8217;a Uyar mı? (1): Halkı açlıkla terbiye etmek!</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Sosyalizm İslam'a Uyar mı? (2): " rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/26/sosyalizm-islam%e2%80%99a-uyar-mi-2/">Sosyalizm İslam&#8217;a Uyar mı? (2): &#8220;Aşağılık&#8221; halklar ve etnik temizlik </a></li>
<li><a title="Permanent Link to Marx'ın Sınıfsız Toplumu: Teori ve Pratik" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/28/marx%e2%80%99in-sinifsiz-toplumu-teori-ve-pratik/">Marx&#8217;ın Sınıfsız Toplumu: Teori ve Pratik </a></li>
<li><a title="Permanent Link to Sosyalizmden kaçan işçi olur mu?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/28/sosyalizmden-kacan-isci-olur-mu/">Sosyalizmden kaçan işçi olur mu?</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Solcular, sosyalistler, komünistler" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/30/solcular-sosyalistler-komunistler/">Solcular, sosyalistler, komünistler </a></li>
</ul>
<p><strong> </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/10/yakindajean-paul-sartre-neden-yalan-soyledi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/10/yakindajean-paul-sartre-neden-yalan-soyledi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kitlenin İktidara İtaatinin Vahim Sonuçları</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/04/05/kitlenin-iktidara-itaatinin-vahim-sonuclari/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/04/05/kitlenin-iktidara-itaatinin-vahim-sonuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2011 07:53:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Muhafazakarlık]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=15527</guid>
		<description><![CDATA[Elias Canetti&#8216;nin, &#8220;Kitle ve İktidar&#8221; eseri yayımlandığında 1960&#8242;lardı. Canetti, eserine kaynak olacak gözlemleri çok daha erken zamanlarda, 1920&#8242;lerde edinmeye başlamıştı: 1. ve 2. Dünya Savaşları&#8217;nın, yani insan kıyımlarının olduğu dönemler&#8230;
Kitle ve İktidar, üzerinde çok uzun konuşulacak, çok zengin bir eser. Canetti, eserinde kitlenin iktidarla, iktidarın kitleyle olan ilişkisini açıklar. Kabaca ifade edecek olursam; tavandan-iktidardan gelen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/04/itaat.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-15529" title="itaat" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/04/itaat-195x300.jpg" alt="" width="195" height="300" /></a>Elias Canetti</strong>&#8216;nin, &#8220;<em>Kitle ve İktidar</em>&#8221; eseri yayımlandığında 1960&#8242;lardı. Canetti, eserine kaynak olacak gözlemleri çok daha erken zamanlarda, 1920&#8242;lerde edinmeye başlamıştı: 1. ve 2. Dünya Savaşları&#8217;nın, yani insan kıyımlarının olduğu dönemler&#8230;</p>
<p>Kitle ve İktidar, üzerinde çok uzun konuşulacak, çok zengin bir eser. Canetti, eserinde kitlenin iktidarla, iktidarın kitleyle olan ilişkisini açıklar. Kabaca ifade edecek olursam; tavandan-iktidardan gelen emrin, tabana etkisini ve kısır döngü içerisinde derinleşecek bir itaatin şuur yitimi yaratacağını iddia eder ve kesinlikle doğrudur. Uzun süreli emirler, özgürleşememiş, bireyleşememiş, kendi varlığının dahi bilincine varamamış bir kitle yaratır, kitle büyüdükçe itaat oranı da yükselir.</p>
<p>Benim de dâhil olduğum <strong>Buluşan Kadınlar</strong> grubu, iktidarın (iktidar derken mevcut hükümeti kast etmiyorum) emirlerine, itaat noktasında bir karşı çıkışa start vererek &#8220;<strong>Başörtülü Milletvekili İstiyoruz</strong>&#8221; insiyatifini hayata geçirdi.</p>
<p>Öncesinde yasaklar mevcut olsa dahi <strong>28 Şubat Darbesi&#8217;yle</strong> her alana yayılan başörtüsü yasağı üzerinden tam 14 yıl geçti. Kitlenin seçtiği başörtülü milletvekili Merve Kavakçı&#8217;nın Meclis&#8217;te yuhalanmasının üzerinden ise tam 12 yıl geçti. Başörtülü kadınlar, eğitim, çalışma gibi haklarından mahrum bırakıldı. Sosyal yaşamın içinden, dışına itilmeye çalışıldı.</p>
<p>Tüm bu yaşananlar üzerine, kitlesel girişimlerin çoğu başarısız oldu. Sorunun çözümüne eğilen Ak Parti kapatılma kararıyla yüz yüze geldi. Kitle, iktidarın emri altında itaate devam etti ve bugüne gelinceye kadar sağlıklı ve kökten bir çözüm <span id="more-15527"></span>olmadı.</p>
<p>Bugün, emre itaat eden kitle izleye dursun yahut iktidarı kendi akıllarınca kutsaya dursun artık emre itaat etmeyeceğini ilan eden kitle içinden, bir klik &#8220;<strong>Başörtülü Aday Yoksa Oy Da Yok</strong>&#8221; diyor. Demekle kalmıyor bu haklı çıkışı, olması gerektiği gibi kitleye tebliğ ediyor.</p>
<p>Takip eden dönemde, Bolu&#8217;dan bir haber geliyor; <strong>başörtülü bir doktor, başörtüsüyle çalışmakta ısrar ettiği için görevinden alınıyor.</strong></p>
<p>Takip eden dönemde, Ankara&#8217;dan bir haber geliyor; <strong>üniversite sınavına girmek isteyen başörtülülerin başları zorla açılmak isteniyor.</strong></p>
<p>Takip eden dönemde, bazı çatlak sesler çıkıp; &#8220;<em>Daha zamanı değil, sırası var, ya Ak Parti kapatılırsa? İktidarı zora sokmayın</em>&#8221; diyor. Canetti&#8217;nin deyimiyle, bu emre itaat eden kitle, şuurunu yitirmiş bir şekilde kendi aleyhine olsa dahi, iktidar lehine rol oynuyor. Bazı bazı kraldan çok kralcı oluyor. Kendini öğütüyor. Özgürlüğünü, iktidara kendi eliyle teslim ediyor. Daha acısı, bunu yaparken durumunun vahimliğinden haberi dahi olmuyor. Onu kurtarmaya yönelen, iktidara haklı olarak itaat etmeyen kitlenin elini hışımla itiyor.</p>
<p>Kitlenin, iktidara itaati bunlarla bitmiyor. Bir başka haber GATA&#8217;dan geliyor; &#8220;<em>Erlere kobay muamelesi</em>&#8220;&#8230; Bir internet sitesinin görüntülü haberine göre GATA&#8217;da erlere kobay muamelesi yapılıyor. Erlerin ve ailelerinin, haberleri ve izinleri olmadan üzerlerinde bir takım tıbbi deneyler yapılıyor. Kitle yine izliyor, kitle izlerken iktidar GATA&#8217;daki etiği hiç etmiş doktorları, kitleyle birlikle izliyor ama iş başörtülü doktora gelince kitle izlerken, iktidar emir veriyor ve başörtülü kadın görevinden uzaklaştırılıyor.</p>
<p>Burada iktidar derken sadece seçimle iktidara gelmiş siyasi bir partiyi kast etmiyorum. Türkiye, özelinde uzun yıllar ordunun yönetime müdahalesi sonucu ordusunu da iktidara taşımış bir ülke, şu an hala yürürlükte olan ve derhal tümüyle değiştirilmesi gereken &#8220;<strong>12 Eylül Darbe Anayasası</strong>&#8221; da bunun ispatı.</p>
<p>Kitle ve iktidar arasındaki ilişkinin yarattığı vahim duruma, bir başka açıdan baktığımızda o erlerin ailelerini ve kendilerini görüyoruz. Sadece bu olay mı? Hayır. Daha önce intihar ettiği söylenen erin, intihar etmediği ortaya çıkmadı mı? Erlerin talimdeyken &#8220;<strong>canlı hedef</strong>&#8221; olarak kullanıldığı ortaya çıkmadı mı? Ne yapıldı? Bir er çıktı ve &#8220;<em>Komutanımız hedefi şaşırmaz.</em>&#8221; dedi. Niçin dedi bu evladımız bunu, emre itaati içselleştirdiğinden, belki korktuğundan. Neden korkmasın, bu zulme itiraz etmek, &#8220;<strong>halkı askerlikten soğutmak</strong>&#8221; yasasınca neredeyse ‘suç&#8217; olmuş durumda, bahsi geçen anayasa nedeniyle durum buyken, icraatları nedeniyle, halkı askerlikten soğutan, bariz örnekleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri personeli değil mi?</p>
<p>Niçin itiraz etmiyorsunuz tüm bunlara, niçin itiraz etmiyoruz? Canetti&#8217;nin tezlerinin doğru olmuş olması, düzenin böyle devam edeceği anlamına mı geliyor? Neden iktidarın, muktedir olanın, size hizmetini sağlamıyor da, şuursuzca onlara &#8220;gönüllü&#8221; hizmet ediyorsunuz, ediyoruz?</p>
<p>Neden sakinsiniz bu kadar? Nasıl izleyebiliyorsunuz sessizce? Ben sakin değilim, kitle içindeki emre itaat etmeyen klik de sakin değil. Tüm bu yaşananlardan sonra sakin olmak ne mümkün? Öfke duymak, tepki vermek, sinirlenmek insanidir. Yoksa kitle olarak, iktidara itaat ederken, insani vasıflarınızdan da mı feragat ediyorsunuz, ediyoruz?</p>
<p>Tüm bu yaşananlar karşısında sessizce izlemeyi seçenler, Sebahat Tuncel&#8217;in polis memuruna attığı tokada karşı çok öfkelenebiliyor. Çünkü iktidara hala itaatteler, çünkü emir verene itaat etme aldanışlığı ile iktidarı, kurumları, kendilerini yok etme pahasına kutsuyor ve kolluyorlar. Bunu anlamak mümkün değil; anlamıyorum da zaten&#8230; Ancak, Tuncel -şiddeti tasvip etmesem de- kurumları değil, insanları öncelediği için bu noktada anlaşılmayı hak ediyor. Kendi varlığının bilincinde olduğu için kısmen hak verilmeyi de hak ediyor. Aslında o tokadı, itaate devam eden kitleyi, kendine getirmek için atıyor.</p>
<p>Uzun bir yazıda, birçok konuyu işlemiş olmam, kısa kesemediğimden değil, kitlenin göz yumuşlarını, sessizliğini ve emre itaatini genel çerçeve içerisinde izah etmek istediğimdendir.</p>
<p><strong>Kitle içindeki bireylerin itaatinin nedenleri birbirinden farklı olabilir. Ancak kitlenin iktidara hizmeti değil, iktidarın kitleye hizmeti gereklidir, bunun için de formül bellidir. Benim için caydırıcılığıyla, yaptırımıyla &#8220;Başörtülü Aday Yoksa Oy Da Yok&#8221; demektir. Darısı diyemeyenlerin başına&#8230;</strong></p>
<p>Vesile ile diyemeyen kitleye son bir not: <strong>Siz varın kurumlara, gönüllü hizmet ede durun, şimdi anlayamıyorsunuz ama &#8220;Başörtülü Aday Yoksa Oy Da Yok&#8221; diyenler, kendilerine olduğu gibi size de hizmet ettirmenin yolunu bir şekilde bulacak.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/04/itaat_2.jpg"><img class="size-full wp-image-15530 aligncenter" title="itaat_2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/04/itaat_2.jpg" alt="" width="472" height="311" /></a></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p> </p>
<p><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-14898" title="islamcilik_kitap_k" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg" alt="" width="118" height="183" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> İslâmcılık, Devrim ile Demokrasi Kavşağında </span></a></strong></p>
<p>Müslümanca yaşamak için devletin de “Müslüman” olması mı gerekiyor? Bu o kadar net değil. Çünkü İslâm’ın gereği olan “kısıtlamaları” insan en başta kendi nefsine uygulamalı. Aksi takdirde dinî mecburiyet ve yasakların kanun gücüyle dayatılması vatandaşı çocuklaştırıyor ister istemez. <strong>İ</strong><strong>yi-kötü ayrımı yapmak, iyiden yana tercih kullanacak cesareti bulmak gibi insanî güzellikler devletin elinde bürokratik malzeme haline geliyor. </strong>21ci asırda Müslümanca yaşamak kolay değil. Yani İslâm’ın özüne dair olanı, değişmezleri korumak ama son kullanma tarihi geçmiş geleneklerden kurtulmak. AKP’yi iktidara taşıyan fikrî yapıyı, Demokrasi-İslâm ilişkisini, İran’ı ve Milli Görüş’ü  sorguladığımız bu kitabı ilginize sunuyoruz. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/04/05/kitlenin-iktidara-itaatinin-vahim-sonuclari/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/04/05/kitlenin-iktidara-itaatinin-vahim-sonuclari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk basını Hukuk’un Üstündedir(5): Üniformalı eşkiyaya hizmet edebilir</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/04/04/turk-basini-hukuk%e2%80%99un-ustundedir5-uniformali-eskiyaya-hizmet-edebilir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/04/04/turk-basini-hukuk%e2%80%99un-ustundedir5-uniformali-eskiyaya-hizmet-edebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 08:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[27 Mayıs]]></category>

		<category><![CDATA[Basın Özgürlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=15496</guid>
		<description><![CDATA[27 Mayıs sürecinde yalan haber ve dezenformasyon yapıldığını da vurgulayan Birgit, bunlardan birinin öğrencilerin kıyma makinelerinde öğütüldüğünü ileri süren haber olduğunu belirtti. &#8220;Ben inandım ona. Sonra ne kıyma var, ne Et Balık Kurumu var. Kıyma makineleri haberlerini yayımladıktan sonra öğrendik ki uydurma. Anlatan da kim? Alev Alatlı&#8217;nın babası Albay Ertuğrul Alatlı. Basın yayın işlerinden sorumlu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>27 Mayıs sürecinde yalan haber ve dezenformasyon yapıldığını da vurgulayan Birgit, bunlardan birinin <strong>öğrencilerin kıyma makinelerinde öğütüldüğünü</strong> ileri süren haber olduğunu belirtti. &#8220;Ben inandım ona. Sonra ne kıyma var, ne Et Balık Kurumu var. Kıyma makineleri haberlerini yayımladıktan sonra öğrendik ki uydurma. Anlatan da kim? Alev Alatlı&#8217;nın babası Albay Ertuğrul Alatlı. Basın yayın işlerinden sorumlu bir subayın uydurması. Dezenformasyonun dik âlâsı. Bildiri çıktı. Anadolu Ajansı geçti haberi.&#8221; dedi. <a href="http://www.aksiyon.com.tr" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çektiyse &#8230;</p>
<p><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" />Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/04/04/turk-basini-hukuk%e2%80%99un-ustundedir5-uniformali-eskiyaya-hizmet-edebilir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/04/04/turk-basini-hukuk%e2%80%99un-ustundedir5-uniformali-eskiyaya-hizmet-edebilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk basını Hukuk’un Üstündedir(3): İç savaş çıkarabilir!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/03/31/turk-basini-hukuk%e2%80%99un-ustundedir2-ic-savas-cikarabilir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/03/31/turk-basini-hukuk%e2%80%99un-ustundedir2-ic-savas-cikarabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2011 08:07:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın Özgürlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=15451</guid>
		<description><![CDATA[
6 Eylül 1955 akşamı İstanbul Ekspres Gazetesi&#8217;nin &#8220;Atatürk&#8217;ün Selanik&#8217;teki evine bomba atıldı&#8221; şeklinde verdiği yalan haberle milliyetçi gruplar ellerinde taşlar ve sopalarla Beyoğlu gibi gayrimüslimlerin bulunduğu mahallelere geldiler.
İstanbul&#8217;daki Rum, Ermeni, Yahudi asıllıların ev, işyeri ve ibadet yerlerine yönelik bu saldırılarda emniyet pasif bir tutum sergiledi. Gayrimüslim vatandaşların adresleri hakkında önceden bilgi sahibi olan, 20-30 kişilik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><img class="aligncenter" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/02/20090209_derin_dusunce_org_6-7_eylul_olaylari.jpg" alt="" width="346" height="274" /></strong></p>
<p>6 Eylül 1955 akşamı İstanbul Ekspres Gazetesi&#8217;nin &#8220;Atatürk&#8217;ün Selanik&#8217;teki evine bomba atıldı&#8221; şeklinde verdiği yalan haberle milliyetçi gruplar ellerinde taşlar ve sopalarla Beyoğlu gibi gayrimüslimlerin bulunduğu mahallelere geldiler.</p>
<p><img id="image326" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/09/eylul_1007.gif" alt="eylul_1007.gif" width="204" height="125" align="right" />İstanbul&#8217;daki Rum, Ermeni, Yahudi asıllıların ev, işyeri ve ibadet yerlerine yönelik bu saldırılarda emniyet pasif bir tutum sergiledi. Gayrimüslim vatandaşların adresleri hakkında önceden bilgi sahibi olan, 20-30 kişilik organize birliklerin kent içindeki ulaşımı özel arabalar, taksi ve kamyonların yanı sıra otobüs, vapur ve hatta askeri araçlar yardımıyla sağlandı.</p>
<p>Mezarlar tahrip edildi.</p>
<p><img id="image327" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/09/eylul_1001.jpg" alt="eylul_1001.jpg" width="206" height="123" align="right" />Kiliselerin içindeki kutsal resimler, haçlar, ikonalar ve diğer kutsal eşya tahrip edildiği ve yakıldığı gibi, bazı kiliselerin tamamı ateşe verildi.</p>
<p>Olaylar sırasında ikisi din adamı olmak üzere 13 ile 16 arası Rum ve bir Ermeni vatandaşı hayatını kaybetti, 32 Rum da ağır yaralandı.</p>
<p> </p>
<p><img id="image328" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/09/eylul_1006.gif" alt="eylul_1006.gif" width="165" height="198" align="right" />Maddi zarar ise 4.348 ait işyeri, 110 otel, 27 eczane, 23 okul, 21 fabrika ve 73 kilise ve mezarlıklar ile 1000′in üzerinde evin tahrip edilmesi ya da yakılması şeklinde ortaya çıktı.</p>
<p>Olaylar sırasında bazıları komşularının dükkânlarına Türk bayrakları asarak yanmaktan kurtarırken kargaşayı fırsat bilen çok sayıda İstanbullu ortaya saçılan malları yağmalamaktan çekinmedi.</p>
<p>İstanbul&#8217;da sıkıyönetim ilan edildi. Bu olaylar 27 mayıs Darbesi&#8217;ni meşru göstermek için de kullanıldı..</p>
<p> <img id="image330" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/09/eylul_1013.jpg" alt="eylul_1013.jpg" width="154" height="111" />  <img id="image332" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/09/eylul_1012.jpg" alt="eylul_1012.jpg" width="141" height="109" />  <img id="image331" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/09/eylul_1010.jpg" alt="eylul_1010.jpg" width="150" height="107" /></p>
<p>Tavsiye okuma:</p>
<p><a title="Permanent Link to Devlet Kuranların Millet Kurgusu; 27 Mayıs 1960 Darbesi(2): Dayatılan Son, İhtilal!" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/05/28/devlet-kuranlarin-millet-kurgusu-27-mayis-1960-darbesi2-dayatilan-son-ihtilal/">Devlet Kuranların Millet Kurgusu; 27 Mayıs 1960 Darbesi(2): Dayatılan Son, İhtilal!</a></p>
<p><a title="Permanent Link to Atatürk'ün evine bombayı MİT attırdı" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2009/02/09/ataturkun-evine-bombayi-mit-attirdi/">Atatürk&#8217;ün evine bombayı MİT attırdı</a></p>
<p><a title="Permanent Link to Güz Sancısı ve 6-7 Eylül Olayları" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2009/02/06/guz-sancisi-ve-6-7-eylul-olaylari/">Güz Sancısı ve 6-7 Eylül Olayları</a></p>
<p> </p>
<p>… Bu konu ilginizi çektiyse…</p>
<p style="text-align: right;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: right;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/03/31/turk-basini-hukuk%e2%80%99un-ustundedir2-ic-savas-cikarabilir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/03/31/turk-basini-hukuk%e2%80%99un-ustundedir2-ic-savas-cikarabilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dokunan Yanar!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/03/25/dokunan-yanar/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/03/25/dokunan-yanar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Mar 2011 10:16:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İzzettin Kasım</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Adaleti]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=15350</guid>
		<description><![CDATA[Gazeteci Ahmet Şık&#8217;ın gözaltına alınırken söylediği ‘&#8217;Dokunan yanar&#8221; sözü Ergenekon soruşturmasına muhalif çevrelerin adeta can simidi oldu. Artık ne zaman Ergenekon soruşturmasından dem vurulsa ‘&#8217;Dokunan yanar&#8221; sözüyle ülke tarihinin en önemli soruşturmalarından biri değersizleştirilmeye çalışılıyordu. Bu söz üzerine kitap yazma hürriyeti, dokunan yanar lafının içeriği üzerine kalem oynatmakta fayda var.
 Kitap yazmak her insanın hakkıdır. Bilgisi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/01/20090112_derin_dusunce_org_ergenekon_medya.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2915" title="20090112_derin_dusunce_org_ergenekon_medya" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/01/20090112_derin_dusunce_org_ergenekon_medya.jpg" alt="" width="235" height="237" /></a>Gazeteci Ahmet Şık&#8217;ın gözaltına alınırken söylediği ‘&#8217;Dokunan yanar&#8221; sözü Ergenekon soruşturmasına muhalif çevrelerin adeta can simidi oldu. Artık ne zaman Ergenekon soruşturmasından dem vurulsa ‘&#8217;Dokunan yanar&#8221; sözüyle ülke tarihinin en önemli soruşturmalarından biri değersizleştirilmeye çalışılıyordu. Bu söz üzerine kitap yazma hürriyeti, dokunan yanar lafının içeriği üzerine kalem oynatmakta fayda var.</p>
<p> Kitap yazmak her insanın hakkıdır. Bilgisi, becerisi ve kalemi yeten her insan bu hakkını kullanabilir. Kitap yazarken başkalarıyla teşrik-i mesai yapmak da bir haktır. Bu noktada insan haklarına saygılı herkes Ahmet Şık&#8217;ın kitap yazma hakkını, kitap yazarken de başkalarıyla işbirliği yapma hakkını sonuna kadar savunmak zorundadır. Ancak; savunduğumuz şey yalnızca kitap yazma hakkıdır, bu hakkı savunmak yazarı ve kitap içeriğini savunmak anlamına gelmez. Ahmet Şık, &#8221;İmamın Ordusu&#8221; isimli bir kitap yazmakta olduğunu, bu kitapla beraber Fethullah Gülen&#8217;in gerçek yüzünü ortaya çıkaracağını <span id="more-15350"></span>ve tutuklanmasının bu yüzden olduğunu savunuyor. Artık neredeyse bir yazın disiplini haline gelen ‘&#8217;Fethullah Gülen&#8217;i her şeyin müsebbibi ‘&#8217; olarak gösterme disiplinine Ahmet Şık&#8217;ın da dahil olduğu böylece ortaya çıktı. Başta değindiğim gibi kitap yazma herkesin hakkıdır ve kimse bu hakkını kullandığı için suçlanamaz. Bir vatandaş çıkıp ‘&#8217;Komünizm gastronominin ideolojisidir&#8221; diyerek külliyat yazabilir, bunu kendince temellendirebilir; çünkü itham ve iftira olmadığı sürece saçmalayarak yazmak da bir haktır. Mısır piramitlerinin Türkiye&#8217;den kaçırıldığını, buna gümrükte çalışan bazı memurların rüşvet almak suretiyle göz yumduklarını iddia eden tarih öğretmenlerine sahip bir ülkenin vatandaşları olarak bu hakkı anlamamız zor olmayacaktır. Oysa ki gerek Hanefi Avcı gerekse Ahmet Şık yazdıkları ve yazmayı düşündükleri kitaplarda Fethullah Gülen&#8217;i devleti ele geçirmekle ve bu yolla devleti şer&#8217;i esaslara göre yönetme amacı gütmekle itham ediyorlardı. İşte kitap yazma hakkı bu noktada bitmektedir. Belgelere dayanmayan duyum ve notlarla bir şahsı itham etmek, o şahsa iftira atmak insan haklarına aykırı olduğu gibi düşünce özgürlüğü kapsamında da değerlendirilemez. Bir insanın Marx&#8217;ı okuyup ‘&#8217;Marx milliyetçiymiş ben bunu şu kitabının şu cümlesinden anladım&#8221; demesi ve bunu bir kitap haline getirmesi özgürlüktür; ancak aynı insanın ‘&#8217;Marx aslında Alman devletini yıkmak istiyormuş, gizli niyeti devleti bölmekmiş&#8221; diyerek kitap yazması özgürlük değildir. Bu noktada biraz da toplumsal hafızayı tazeleyip kimin neye dokunduğu için yandığını hatırlamakta fayda var. Veya da ‘&#8217;Dokunan yanar&#8221; diyenlerin nelere dokunamadıklarını belirtmek gerek.</p>
<p> </p>
<p>  Vedat Aydın: Pkk terörünün zirve yaptığı yıllarda, kontrgerillanın da devlet adına cinayetlerine ara vermeden devam ettiği o zamanlarda ‘&#8217;Kürt sorunu&#8221; lafını telaffuz etti. Bölgede bir çıkar savaşı yaşandığını, halkın iki ateş arasında olduğunu söylüyordu. İnsan Hakları Derneği&#8217;nin Ankara&#8217;da yapılan toplantısında Kürt sorunu konuşulurken konuşmasını Kürtçe yaptığı için tutuklandı. Üzerinden bir ay geçmeden cesedi işkence edilmiş bir halde bulundu. Kimin öldürdüğü belli bir faili meçhul olarak geçti kayıtlara. Güneydoğu&#8217;daki kirli savaşa ve aktörlerine dokunmuştu, yandı.</p>
<p> </p>
<p>  Abdi İpekçi: Sol-Sağ  çatışmalarının en çok alevlendiği zamanlarda sağduyu çağrısı yaptı. Sokaklarda yaşanan şiddetin ve oluşan anarşi ortamının bazı çıkar gruplarının ekmeğine yağ sürdüğünü söyledi. Ülkenin bir darbe ortamına götürülmek istendiğini, artık solun da sağın da aklını başına alması gerektiğine vurgu yaptı. Mehmet Ali Ağca tarafından haince katledildi. Katili Türkiye&#8217;nin en iyi hapishanesinden asker üniformasıyla kaçtı (!), sonra Papa&#8217;ya suikast düzenledi. İpekçi, anarşi ortamını yaratanları, aynı silahla hem sağcıyı hem solcuyu vurduranları görmüş, sorumlu bir aydın olarak halkını uyarmıştı. Derin güçlere ve onların işbirlikçilerine dokunmuştu, yandı.</p>
<p> </p>
<p>  Uğur Mumcu: Tan Haskol&#8217;un &#8221;Kör ölür badem gözlü olur&#8221; yazısında geçen ‘&#8217;İslamcı ideoloji elbette serbest olmalıdır, bunu tartışmıyoruz&#8221; sözüyle anlaşılması gereken bir aydındı. Günümüz Kemalistlerinden en büyük farkı demokrat ve darbe karşıtı olmasıydı. Devlet içindeki kirli ilişkileri işliyordu kitaplarında ve yazılarında. Son çalışması Abdullah Öcalan&#8217;ın devlet bağlantıları üzerineydi. Apo&#8217;yu koruyup kollayan ve Güneydoğu&#8217;daki kardeş kavgasını körükleyenleri görmüştü Mumcu ve bu kirli odakları deşifre etmek üzere bir kitap yazıyordu. Halen bitmeyen kirli savaşa ve kandan beslenen vampirlere dokunmuştu, yandı. Üstelik cinayeti Müslümanlara yıkılarak laik-dindar kavgası körüklenmek istendi.</p>
<p> </p>
<p>  Hrant Dink: Bir Ermeni&#8217;nin de bu topraklara aşkla bağlanabileceğini, bu ülkeyi ben Türk&#8217;üm diyen bir çok kişiden daha fazla sevebileceğini göstermişti yaşantısıyla. Bu ülkenin Hürriyet gazetesinde yazdığı gibi yalnızca Türklere değil herkese ait olduğunu söylüyordu. &#8221;Evet bu topraklarda gözüm var, bu toprakların en derinine gömülmek için&#8221; diyecek kadar vatanseverdi. Yükselen ırkçılığa karşı mücadele bayrağını açmıştı, önce yazılarından laf cımbızlanıp mahkemelerde süründürüldü. Bir general tarafından valiliğe çağrılıp tehdit edildiği hep söylendi, yalanlanmadı da. Tehdit eden general ve Hrant ne zaman ağzını açsa mahkemeye koşan avukat şimdi Ergenekon&#8217;dan tutuklu. Sonunda baş edemedikleri Hrant&#8217;ı sırf Ermeni olduğu için ve ırkçı tezgahları ortaya çıkardığı için haince katlettiler.  (Sezen Aksu&#8217;nun Hrant Dink için yazdığı ‘&#8217;Güvercin&#8221; isimli şarkıyı mutlaka dinleyiniz). O da ırkçılığa, yabancı düşmanlığına, hoşgörüsüzlüğe dokunmuştu, yandı.</p>
<p> </p>
<p>  Bir de dokunan ama hala hayatta olanlar var. Bu kısım genelde tehdit, şantaj ve mahkeme kapılarında süründürülmek suretiyle yakılmışlardır zaten.</p>
<p> </p>
<p>   Şamil Tayyar: Ergenekon operasyonları sırasında yazdığı kitaplarla gündemi değiştiren gazeteciydi. Hakkında ne kadar dava açıldığını bile hatırlamıyor, en son 500 yıl hapisle yargılanıyordu. Kimse çıkıp basın özgürlüğü diye ortalığı birbirine katmadı. Belgeleri açıkladığı kitapları yüzünden tazminat, hapis davalarıyla uğraşmakta.</p>
<p> </p>
<p>   Rasim Ozan Kütahyalı: İlker Başbuğ&#8217;a memur dediği için hakkında tazminat davaları açıldı. Oysa 657  sayılı kanun ne diyor: &#8221; Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın,  Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler,  bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır. &#8221;. Ayrıca İlker Başbuğ emekli sandığına tabi olduğuna, seçim ile değil atamayla geldiğine ve belli bir kıdem hiyerarşisine tabi olduğuna göre memurdur. Kütahyalı sırf bu gerçeği belirttiği için hakkında bir çok dava açıldı; ordu düşmanı, millet düşmanı denerek açıkça hedef gösterildi.</p>
<p>Maalesef örnekler saymakla bitmiyor. 28 Şubat döneminde genelkurmay karargahındaki brifinglere katılıp generalleri ayakta alkışlayan, &#8221;Ordu göreve&#8221; diyen gazeteci ve yargı mensuplarının bugün yargı bağımsızlığından, basın özgürlüğünden dem vurması ‘&#8217;ne yaman bir çelişkidir&#8221;. Kürtçe albüm yapmak istediğini söyleyen Ahmet Kaya&#8217;yı çatal bıçak yağmuruna tutup, &#8221;Şerefsiz&#8221; diye manşet atan medya bugün ne derece güvenilirdir?Canı sıkıldığında cübbe giyip Anıtkabir&#8217;e koşan, &#8221;Ordu göreve&#8221; diyen rektörler tayfası özgür müdür?Sırf 28 Şubat&#8217;ın dümen suyuna gitmediler diye Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar ve Mehmet Altan, Şemdin Sakık&#8217;ın olmayan ifadesine dayanarak gazete manşetlerinde ‘&#8217;Pkk&#8217;lı&#8221; diye tanıtılıp manevi tecavüze uğrarken, iftiranın bini bir parayken bugün basın özgürlüğü yürüyüşü yapan İstanbul Barosu neredeydi?&#8221;Dokunan yanar&#8221;cı zevat ‘&#8217;2000 kadroyu da örgütüme verdim, ne yapacaktım MHP&#8217;lilere mi verseydim&#8221; diyen Mehmet Moğultay&#8217;a ve o dönemde örgüte verilen kadroyla işe başlayan 2000 hakime dokunmayı hiç düşünmediler bile. 1999 yılında düzmece bir kasetle Fethullah Gülen&#8217;i bölücülükle itham edenler kasetin fotomontaj olduğu ortaya çıktığında bir özür dileme ihtiyacı bile hissetmediler.</p>
<p>  Konu dönüp dolaşıp ‘&#8217;Zor zamanda ilkeli davranma&#8221; kavramına dayanıyor. Maalesef Türk medyası bu konuda bugüne kadar başarılı bir sınav vermedi ve sicili de pek parlak değil. Öncelikle medyanın kişilere göre değil kurallara göre hareket etmeyi öğrenmesi lazım. Kendi gazetesi aranırken feveran edip başka gazete aranırken göbek atan bir zihniyetle bunun gerçekleşmeyeceği aşikar. Medyada ve zihinlerde bir dönüşüm ve ahlak devrimi hiç olmadığı kadar lazım. İşte Türk medyasının hal-i pür melali.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/03/25/dokunan-yanar/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/03/25/dokunan-yanar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Evet, bu koroya iştirak etmeyeceğiz&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/03/11/evet-bu-koroya-istirak-etmeyecegiz/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/03/11/evet-bu-koroya-istirak-etmeyecegiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2011 17:15:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Adaleti]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=15144</guid>
		<description><![CDATA[Ergenekon davası soruşturmalarında gazetecilerin tutuklanması, medyada kuvvetli bir rüzgâr estirdi. Basın özgürlüğü adına, herkesin sesini kısmaya yönelik gürültü çıkaran bir koro oluştu. Öyle ki, Türkiye&#8217;de, devlet içindeki hukuk dışı yapıların üzerine gidilmesi için baştan beri yüreğini ortaya koyanlarda bile bir yalpalama var.
 Vesayet varsa medyası vardır. Darbeci varsa, gazetesi, gazetecileri vardır. 28 Şubat sürecinde, general telefonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/04/20090414_derin_dusunce_org_milli_egitim.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-4278" title="20090414_derin_dusunce_org_milli_egitim" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/04/20090414_derin_dusunce_org_milli_egitim-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Ergenekon davası soruşturmalarında gazetecilerin tutuklanması, medyada kuvvetli bir rüzgâr estirdi. Basın özgürlüğü adına, herkesin sesini kısmaya yönelik gürültü çıkaran bir koro oluştu. Öyle ki, Türkiye&#8217;de, devlet içindeki hukuk dışı yapıların üzerine gidilmesi için baştan beri yüreğini ortaya koyanlarda bile bir yalpalama var.</p>
<p> Vesayet varsa medyası vardır. Darbeci varsa, gazetesi, gazetecileri vardır. 28 Şubat sürecinde, general telefonu ile üç gazetenin aynı manşeti atmasını unutalım mı? Bugün, Ergenekon davasını sulandıran, bulandıran, müthiş bir dayanışma sergileyen medya organizasyonu, onun için beni hiç şaşırtmıyor&#8230;</p>
<p>Yargısız infazlardan en çok bizim mahallede yaşayanlar çekti. Çektirenlerin başında da, bugün, &#8220;yargısız infazlara hayır&#8221; korosunun en önde gidenleri var. Suçsuz olduğu halde katil gibi, eşkıya gibi gösterilmek, cüzzamlı muamelesi görmek ne demek, en iyi biz biliyoruz. <a href="http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1104414" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/03/11/evet-bu-koroya-istirak-etmeyecegiz/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/03/11/evet-bu-koroya-istirak-etmeyecegiz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir ulus yaratmak?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/03/11/cumhuriyet-ve-namus/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/03/11/cumhuriyet-ve-namus/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2011 09:48:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Beyin Yıkama]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=15132</guid>
		<description><![CDATA[Samuel Huntington, Medeniyetler Çatışması adlı kitabında medeniyet ithali konusuna da değinir. Kitabın içerisindeki 16 sayfalık bir bölüm, medeniyet ithaline kalkışan siyasi liderlerin başarısızlığa mahkum olduklarını vurgular. Huntington&#8217;ın, Türkiye&#8217;yi merkeze alan analizinden sonra söyledikleri epey çarpıcıdır:
&#8220;Eğer Batılı olmayan toplumlar modernleşmek istiyorlarsa, bunu Batılılar gibi değil, tıpkı Japonya gibi, kendi yöntemleriyle, kendi gelenek, kurum ve değerlerini kullanarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/03/ulus-devlet_2.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-15133" title="ulus-devlet_2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/03/ulus-devlet_2.jpg" alt="" width="217" height="174" /></a>Samuel Huntington, <em>Medeniyetler Çatışması</em> adlı kitabında medeniyet ithali konusuna da değinir. Kitabın içerisindeki 16 sayfalık bir bölüm, medeniyet ithaline kalkışan siyasi liderlerin başarısızlığa mahkum olduklarını vurgular. Huntington&#8217;ın, Türkiye&#8217;yi merkeze alan analizinden sonra söyledikleri epey çarpıcıdır:</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Eğer Batılı olmayan toplumlar modernleşmek istiyorlarsa, bunu Batılılar gibi değil, tıpkı Japonya gibi, kendi yöntemleriyle, kendi gelenek, kurum ve değerlerini kullanarak ve geliştirerek başarmak zorundalar. / Toplumlarının kültürlerini temelden yeniden şekillendirebileceklerini düşünebilecek denli kibirle dolu siyasi liderlerin başarısızlığa uğrayacak olmaları mukadderdir. Böyle liderler, Batı kültürünün kimi öğelerini tanıtabilseler bile, mevcut kültürün temel öğelerini ortadan kaldırmaya ya da sonsuza dek bastırmaya güç yetiremezler </em>[...]&#8220;</p></blockquote>
<p>Huntington’a göre, Türkiye kültürel bir şizofreni ile maluldür ve bu şizofreninin sorumlusu (Deli Petro’ya benzettiği) Mustafa Kemal’dir. Devlet eliyle gerçekleştirilen ve ciddi bir travmaya neden olan medeniyet dayatması sonucunda, toplum, kültürel anlamda iki arada bir derede kalmıştır. <a href="http://derinsular.com/cumhuriyet-ve-namus/#more-20207" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/03/11/cumhuriyet-ve-namus/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/03/11/cumhuriyet-ve-namus/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

