<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; PKK</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/pkk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Leyla Zana&#8217;ya hapis</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 May 2012 09:36:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=22028</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Çeşitli tarihlerde yaptığı 9 konuşma nedeniyle hakkında dava açılan Diyarbakır bağımsız Milletvekili Leyla Zana, 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.&#8221;
 
&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler
Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;Çeşitli tarihlerde yaptığı 9 konuşma nedeniyle hakkında dava açılan Diyarbakır bağımsız Milletvekili Leyla Zana, 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.&#8221;</em></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a>  </strong></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fetva devlet lehine değil hak lehine verilir</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/21/fetva-devlet-lehine-degil-hak-lehine-verilir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/21/fetva-devlet-lehine-degil-hak-lehine-verilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 May 2012 19:11:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Devletçilik]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[bölücülük]]></category>

		<category><![CDATA[islamcilik]]></category>

		<category><![CDATA[İslam]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=22006</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye İslam&#8217;ı maalesef &#8220;öz&#8221; bir İslam anlayışı yerine genel olarak &#8220;Devlet-Irk-İslam&#8221; şeklinde birbirine eklemlemiş bir yapıdır. Bunu söylerken elbette &#8220;öz İslam&#8217;a vâkıf&#8221; olmuş,  pişmiş, yanmış şekilde tepeden bir dille söylemiyorum. Bahsettiğim eklemlenmiş yapı olması gereken bir sonuç olmasa dahi tarihsel sürece bakıldığında gayet makûl ve anlaşılabilir bir şekilde ortaya çıkmıştır.
  &#8220;Devlet-Irk-İslam&#8221; eklemlenmesi gerçeğinin son örneğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="https://encrypted-tbn2.google.com/images?q=tbn:ANd9GcR1ypxZ__mw5b4t4BckO0h5IiMa7phk1Kb-sJ6t6bxHC4yKrxZJ" alt="" width="191" height="162" />Türkiye İslam&#8217;ı maalesef &#8220;öz&#8221; bir İslam anlayışı yerine genel olarak &#8220;Devlet-Irk-İslam&#8221; şeklinde birbirine eklemlemiş bir yapıdır. Bunu söylerken elbette &#8220;öz İslam&#8217;a vâkıf&#8221; olmuş,  pişmiş, yanmış şekilde tepeden bir dille söylemiyorum. Bahsettiğim eklemlenmiş yapı olması gereken bir sonuç olmasa dahi tarihsel sürece bakıldığında gayet makûl ve anlaşılabilir bir şekilde ortaya çıkmıştır.<br />
  &#8220;Devlet-Irk-İslam&#8221; eklemlenmesi gerçeğinin son örneğini ise Hayrettin Karaman Hoca&#8217;nın &#8221; İslamî Görüş&#8221; başlıklı yazısında gördük. Kıymetli Hayrettin Karaman Hoca&#8217;nın bu yazısı, İslam başlığında birleşmeyi tavsiye ediyordu tavsiye dışına çıkacaklar için</p>
<p><span id="more-22006"></span>(hoca bu birleşme dışındakileri &#8220;bölme&#8221; başlığında tanımlıyor.) ise bundan men etme fetvasını ortaya koyuyordu. Bu yazıdan sonra Altan Tan ve Hilâl Kaplan, Hayrettin Karaman&#8217;a çok makul, üslûbu çok yerinde, mesele üzerine tefekküre sevk eden eleştiri yazıları yazdılar. Allah onlardan razı olsun ki, böyle ehemmiyetli bir konunun konuşulmasında üslûbu ve hakkaniyeti gözeterek inşallah hayra vesile oldular.<br />
  Baştan belirteyim ne ilmim, ne aciz aklım Hayrettin Karaman Hocaya eleştiri getirebilecek kabiliyette değil, -Allah izin verirse- bir İlahiyatçı adayı kardeşi olarak ancak kendisine kalbime, vicdanıma ve aklıma yatmayan açıklamalarıyla ilgili naçizane sorular sorabilirim. Olur da gençlik heyecanıyla haddimi aşarsam affola.</p>
<p> <br />
  Türkiye&#8217;deki Kürtlerin çoğunluğunun Müslüman Kürtler olduğunu ve hatta hatta İstiklâl Mahkemelerinin idam ettiği Şeyh Said&#8217;in dahi İngilizlerle işbirlikçiliğinden değil dini nedenler ile &#8220;laikliğe&#8221; karşıtlığından Diyarbekir&#8217;de cami avlusunda arkadaşlarıyla birlikte idam edildiğini çok iyi biliyoruz.<br />
  Türkiye halkının çoğunluğunu oluşturan Müslümanlar Türkler ve onların Müslüman kardeşleri olan Kürtlerin arasına 12 Eylül 1980 Darbesi sonucu oluşan PKK gerçeği gelip oturuyor. Ama neden oturuyor hiç soruyor muyuz? Acaba biz çoğunluk Müslüman Türkler olarak, azınlık olmadığı halde azınlık sayılan Müslüman Kürtlerin haklarını yeterince savunmadığımız için olabilir mi? </p>
<p> <br />
  Türk-Kürt (PKK) savaşının temelinde yatan neden hiçbir zaman &#8220;din&#8221; olmadı, bu savaş &#8220;ırka&#8221; dayalı bir savaştı, bugün din ile arasına oldukça büyük bir mesafe koyan ve PKK&#8217;yı destekleyen Kürtlerin bir &#8220;din&#8221; savaşı içinde olduğunu söyleyebilir miyiz? Elbette hayır. Peki, bizler &#8220;ırka&#8221; dayalı bir savaştan nasıl oluyordu da &#8220;şehit&#8221; kavramını çıkarıyorduk? Hayrettin Karaman Hoca&#8217;nın ortaya attığı &#8220;bölme&#8221; fikri aslında Kürtler tarafından değil maalesef biraz da &#8220;İslam=İslam+Devlet+Irk&#8221; sayan Türkiyeli Müslümanların, &#8220;ırk&#8221; savaşından şehit çıkartmasıyla başlamamış mıydı? (Ölenler şehit değildir demiyorum, şehit olup olmadıklarınız yalnızca Allah bilir)</p>
<p> <br />
  Biz Türkiyeli Müslümanlara &#8220;Bir kavme olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sevk etmesin.&#8221; ayeti vahyolunmuştu ve biz Müslüman Türkler, bu ayeti nasıl hiçe sayıyorduk ve canları, malları ve hatta dilleri yasaklanmış Müslüman Kürt kardeşlerimizin hakkını savunmuyorduk? Elbette burada tepeden yahut ukala bir dille, bu gaflete düşmüş insanları anlamamazlık etmiyorum çünkü onlara meselenin aslı anlatılmadı &#8220;ülkeyi bölmek, vatanı bölmek&#8221; iddiasında olan bir örgütten başka bir şey bilmediler Kürt Meselesi hakkında&#8230; B.k yedirilen Kürtleri, işkenceden geçirilen Kürtleri bilmiyorlardı. Ama bugün biliyoruz, biliyoruz ama ezberlerimizi bir türlü bozamıyoruz, on yıllardır öyle derine işlemiş ki, kemikleşmiş&#8230;<br />
  Bir örnekle açıklayacak olursam, &#8220;Hep hırsız mı suçlu?&#8221; bahsinde mesela Altan Tan Müslüman bir Kürt, Altan Tan gibi bir Müslüman&#8217;ı, BDP&#8217;nin kucağına iten Müslümanların hiç mi suçu yok? (Hemen belirteyim siyasetlerine katılmasam dahi BDP&#8217;nin siyaset yapma hakkını destekleyen biriyim, bu bahsim &#8220;Altan Tan BDP&#8217;ye gitmesin&#8221; demek değil, hep BDP kötü derken kendimize bakmamız gereğindendir.)</p>
<p> <br />
  Bu gün bu ülkede insanları kaçıran, zorunlu askerlik sonucu askere gitmiş gencecik çocukları katleden PKK&#8217;yi savunacak durumum yok ama PKK var ise sebebi de var, önce o sebeplerle hesaplaşmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Tekrar Müslüman Kürtler bahsine dönecek olursam; devletin yanında olup PKK&#8217;ye karşı koruculuk eden bir Müslüman Kürt kardeşimin sözlerine bakalım derim. &#8220;PKK&#8217;ye karşı bir Kürt olarak bu ülkenin toprağını savundum, mayına bastım bacağım koptu. Devlet beni PKK&#8217;den koruyamadı. Şimdi Uludere&#8217;de devletin bombası evladımı öldürdü.&#8221; Buyurun! Bu ve bunun gibi kardeşlerimizi koruyamazsak nerede bizim Müslümanlığımız, nerede bizim insanlığımız, biri bana söyleyebilir mi? </p>
<p> <br />
  Şimdi PKK cephesi olsun, BDP cephesi olsun, yahut BDP ve PKK&#8217;den yana olmayan Müslüman Kürtler olsun artık bıçak kemiğe dayandığı için &#8220;Başkanlık Sistemini, Özerkliği, İslamî Kürt Partisini&#8221; konuşuyor ve bazı Müslüman Türkler arkasına dini(?) alarak onları &#8220;bölmek&#8221; ile itham ediyor ve haklarında fetva yayımlıyor&#8230;<br />
  Fetva makamı fetvasını &#8220;devlet&#8221; adına mı verir yoksa &#8220;hak din&#8221; adına mı? Elbette hak din adına. Kuran-ı Kerim bize &#8220;devlet olun, tek bayrak altında birleşin mi?&#8221; diyor. Elbette hayır. Devlet lehine fetva vermek kişiyi fakih kılmaz, memur kılar. Peki, biz devletin memuru muyuz yoksa Allah&#8217;ın memurları mıyız? Bi iznillah Allah&#8217;ın memurlarıyız. Mesela bu nedenle Devlet lehine fetva veren kurum Diyanet&#8217;in &#8220;vicdani ret caiz değildir&#8221; fetvasına uymuyoruz, elhamdülillah.</p>
<p> <br />
  Zannediyorum ülkenin çoğunluğunu oluşturan biz Müslüman Türkler, Müslüman olsun olmasın Kürtlerin hakkını gereğince savunsaydık, zulmedildiğinde izlemeseydik bugün &#8220;din&#8221; başlığında pekâlâ birleşebilirdik. Ama birleşmedik &#8220;toprak-devlet-ırk&#8221; üçlüsüne olan sevdamız neredeyse &#8220;kulluğumuzun&#8221; önüne geçti ve çok üzülerek söylüyorum ki, biz Müslüman Türkler &#8220;bölünmede&#8221; pay sahibi olduk. <strong>Eğer bir fetva verilecekse bence biz Müslüman Türklere, Kürtlerin hakkını savunmamız ve bölünmeye sebebiyet vermemiz için verilmeli. Zannediyorum bu ülkede ne zaman din adına otorite saydığımız hocalarımız çıkar ve &#8220;ırka dayalı bir savaşta kan akıtmak haramdır, bu savaşın bitmesi elzemdir, bölünmenin önüne böyle geçilir.&#8221; fetvası verirse belki o zaman normalleşebiliriz.<br />
</strong> </p>
<p>  Fetvaya ihtiyacımız var, Allah&#8217;ın nazarında &#8220;haktan&#8221; yana durmak gereğiyle ilgili fetvaya ihtiyacımız var. Ama bunu &#8220;tek devlet&#8221; mantığına değil Allah&#8217;ın emri neyse ona göre yapmak durumundayız. Ve Allah&#8217;ın emri hakkı gasp edilenin hakkını aramayı emrediyor. Bunları kendi yorumumca yazmıyorum, bunları Kuran-ı Kerim&#8217;i kaynak alarak yazıyorum. Arzu edenler onlarca meal-tefsir arasından birini seçip bakabilirler, söylediklerimin hepsinin İslam ile, Rasulullah&#8217;ın sözleriyle uyumlu olduğunu göreceklerdir. Zira ırk ve devlet lehine tek bir ayet ve hadis yoktur. Çünkü bu din ayrımcılığa dayalı değil birleştirmeye dayalı bir dindir ve bunda ırkı, kavmi, dili, devleti gözetmez. (Elbette PKK&#8217;nin döktüğü kanın, kendince hak mücadelesi dediği silahlı direnişinin de İslam&#8217;da bir yeri yoktur.)</p>
<p> <br />
  <strong>Eğer bölünme gibi bir endişesi olan var ise -ki var- bölünme farklı görüşleri dinlemezsek ve susturursak olur. Eğer bir bölünmeyi engellemek istiyorsak farklı görüşlerin itirazlarına da cevap olabilecek ve çoğulculuğu kaldırabilecek bir zemin hazırlamalıyız.<br />
</strong> </p>
<p> Gittiğim konuşmalar ve yazdığım yazılar sonrası bana sık sık Kürt olup olmadığım ya da ırka, mezhebe takılmadan diğer dinlerin mensuplarının hakkını nasıl kendi hakkımmış gibi savunabildiğim soruluyor. Cevabım çok basit; Kürt değilim, modern değilim, hümanist değilim, liberal değilim, solcu değilim (ki bu seküler-laik kavramlar ile bir Müslüman olarak sürekli mücadele halindeyim) çünkü ben Müslümanım, ırkı gözetemem ve hakkı gasp edilmiş insanların hakkını savunmak bana namaz gibi, oruç gibi farz bir ibadettir. Fazla bir şey yapmıyorum sadece dinimin emrini yerine getirmeye çalışıyorum. Keşke&#8230;</p>
<p> </p>
<p>… Biraz okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-14898" title="islamcilik_kitap_k" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg" alt="" width="118" height="183" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> İslâmcılık, Devrim ile Demokrasi Kavşağında </span></a></strong></p>
<p>Müslümanca yaşamak için devletin de “Müslüman” olması mı gerekiyor? Bu o kadar net değil. Çünkü İslâm’ın gereği olan “kısıtlamaları” insan en başta kendi nefsine uygulamalı. Aksi takdirde dinî mecburiyet ve yasakların kanun gücüyle dayatılması vatandaşı çocuklaştırıyor ister istemez. <strong>İ</strong><strong>yi-kötü ayrımı yapmak, iyiden yana tercih kullanacak cesareti bulmak gibi insanî güzellikler devletin elinde bürokratik malzeme haline geliyor. </strong>21ci asırda Müslümanca yaşamak kolay değil. Yani İslâm’ın özüne dair olanı, değişmezleri korumak ama son kullanma tarihi geçmiş geleneklerden kurtulmak. AKP’yi iktidara taşıyan fikrî yapıyı, Demokrasi-İslâm ilişkisini, İran’ı ve Milli Görüş’ü  sorguladığımız bu kitabı ilginize sunuyoruz. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"> <span style="color: #0000ff;"><strong>M<span><span><span>ü</span>slüman’ın Zaman’la imtihanı </span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman.jpg"></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #3366ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7624" title="20091210_derin_dusunce_org_musluman" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman-203x300.jpg" alt="" width="114" height="155" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sunuş</strong>: Müslümanlar dünyanın toplam nüfusunun %20’sini teşkil ediyorlar ama gerçek anlamda bir birlik yok. Askerî  tehditler karşısında birleşmek şöyle dursun birbiriyle savaş halinde olan Müslüman ülkeler var. Dünya ekonomisinin sadece %2-%3′lük bir kısmını üretebilen İslâm ülkeleri Avrupa Birliği gibi tek bir devlet olsalardı <strong><em>Gayrı Safi Millî Hasıla bakımından SADECE Almanya kadar </em></strong>bir ekonomik güç oluşturacaklardı. Bu bölünmüşlüğü ve <strong><em>en sonda, en altta kalmayı tevekkülle(!) kabul etmenin</em></strong> bedeli çok ağır: Bosna’da, Filistin’de, Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da ve daha bir çok yerde zulüm kol geziyor. Müslümanlar ağır bir imtihan geçiyorlar. Yaşamlarını şekillendiren şeylerle ilişkilerini gözden geçirmekle başlıyor bu imtihan. Teknolojiyle, lüks tüketimle, savaşla, kapitalizmle, demokrasiyle , “ötekiler” ile ve İslâm ile olan ilişkilerini daha sağlıklı bir zemine oturtabilecekler mi? <a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong><em>Müslüman’ın Zaman’la imtihanı</em></strong> </span></a>adındaki 204 sayfalık bu kitap işte bütün bu konuları sorgulayan ve çözümler öneren makalelerden oluşuyor.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a>  </strong></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/21/fetva-devlet-lehine-degil-hak-lehine-verilir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/21/fetva-devlet-lehine-degil-hak-lehine-verilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uludere&#8217;yi unutma, unutturma</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/18/uludereyi-unutma-unutturma/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/18/uludereyi-unutma-unutturma/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 08:35:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21947</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Saat 17:00&#8242;de köyden çıkış yaptık, sınırı geçtik ve  yükleri katırlara bindirdik o sırada heronların üzerimizde olduğunu fark ettik. Sınırın sıfır noktasına yaklaşırken birden üzerimize 7 tane havan topu atıldı bunlardan 3 tanesi aydınlatma 4 tanesi bombaydı. Yolumuza devam ettik ve sınırın sıfır noktasına geldik, telefon açtık ve askerlerin 3 yolu tuttuğunu gördük. Daha sonra yükleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Saat 17:00&#8242;de köyden çıkış yaptık, sınırı geçtik ve  yükleri katırlara bindirdik o sırada heronların üzerimizde olduğunu fark ettik. Sınırın sıfır noktasına yaklaşırken birden üzerimize 7 tane havan topu atıldı bunlardan 3 tanesi aydınlatma 4 tanesi bombaydı. Yolumuza devam ettik ve sınırın sıfır noktasına geldik, telefon açtık ve askerlerin 3 yolu tuttuğunu gördük. Daha sonra yükleri atıp eve geçecektik fakat o sırada bombalar atıldı. Ardından baygınlık geçirdim ve 11 gün sonra gözümü hastanede açtım.&#8221;</em> <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/05/17/ff.html" target="_blank">TAMAMI</a> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a>  </strong></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/18/uludereyi-unutma-unutturma/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/18/uludereyi-unutma-unutturma/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürt kimliği daha ne kadar sömürülebilir?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 21:53:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21926</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;BDP Kadın Meclisi&#8217;nin, Diyarbakır ve Ankara&#8217;da teröristbaşı Öcalan için düzenlemek istediği programı, valilik yasakladığı için polis eyleme izin vermedi. Yasağa rağmen Diyarbakır&#8217;da yürüyüş düzenleyeceğini belirten BDP ise yeterli kalabalığı toplayamaması üzerine yürüyüşte ısrar etmedi.BDP, bir hafta önce açıkladığı ‘Öcalan&#8217;a özgürlük için oturma nöbeti&#8217; eylemini, İçişleri Bakanlığı, demokratik çözüm çadırlarındaki eylemleri hatırlatarak yasaklamıştı. Bakanlığın açıklamasına rağmen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/bdp-pkk-kurtsuz_kurt_hareketi.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21928" title="bdp-pkk-kurtsuz_kurt_hareketi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/bdp-pkk-kurtsuz_kurt_hareketi.jpg" alt="" width="220" height="284" /></a>&#8220;BDP Kadın Meclisi&#8217;nin, Diyarbakır ve Ankara&#8217;da teröristbaşı Öcalan için düzenlemek istediği programı, valilik yasakladığı için polis eyleme izin vermedi. Yasağa rağmen Diyarbakır&#8217;da yürüyüş düzenleyeceğini belirten BDP ise yeterli kalabalığı toplayamaması üzerine yürüyüşte ısrar etmedi.</em><em>BDP, bir hafta önce açıkladığı ‘Öcalan&#8217;a özgürlük için oturma nöbeti&#8217; eylemini, İçişleri Bakanlığı, demokratik çözüm çadırlarındaki eylemleri hatırlatarak yasaklamıştı. Bakanlığın açıklamasına rağmen yürüyeceğini belirten BDP&#8217;lilere, Diyarbakır ve Ankara&#8217;da polis izin vermedi. BDP ise Diyarbakır&#8217;ın Bağlar ilçesindeki Özgür Yurttaş Derneği&#8217;nin önünden, Batıkent&#8217;e kadar yürüdükten sonra özgürlük nöbeti tutacağını belirtti.&#8221;</p>
<p></em><a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/05/14/apo-eylemine-halk-ragbet-gostermeyince.html" target="_blank">TAMAMI</a> </p></blockquote>
<p><em></em></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/">PKK’lıları affetmek</a>)</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="129" height="193" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“…PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler…” </em></p>
<p>Böyle diyordu Emre Uslu. Haklıydı. Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank">Türkiye bölünür mü?</a></strong></p>
<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="alignright" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="136" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız nedense.</p>
<div class="entry">
<p> <em>“<strong>Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong></em> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong> demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor:</p>
<ul>
<li>Kürtler ne istiyor?</li>
<li>Türkiye’nin bütünlüğü silahla mı korunur?</li>
<li>İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti?</li>
<li>PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı?</li>
<li>Bir federasyon çözüm olabilir mi?</li>
<li>İslâm ne kadar birleştirici olabilir Kürt ve Türk milliyetçiliği karşısında?</li>
</ul>
<p>Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a bölücü terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267  sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a></div>
</div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şiddet çıkmazının ilk kurbanı Kürtler oldu</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/24/siddet-cikmazinin-ilk-kurbani-kurtler-oldu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/24/siddet-cikmazinin-ilk-kurbani-kurtler-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 10:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21607</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ben Kürdüm. Bu haldeyim. Bu halimi PKK görsün ve yaptığından utansın. 2 ablam öldü. Arkadaşlarımız öldü. Günahsız askerler öldü. Bu savaş kim için, ne için. Barış olsun istiyorum. Bitsin bu acılar istiyorum. PKK&#8217;lılar günahsız insanların hayatlarını nasıl çaldıklarını görsünler istiyorum. Bana ablamları, hayatımı geri verin demek istiyorum&#8221; TAMAMI
 
&#8230;Bu konuda okumak için&#8230;
 
 
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/pkk_kurtler.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21608" title="pkk_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/pkk_kurtler.jpg" alt="" width="155" height="182" /></a>&#8220;Ben Kürdüm. Bu haldeyim. Bu halimi PKK görsün ve yaptığından utansın. 2 ablam öldü. Arkadaşlarımız öldü. Günahsız askerler öldü. Bu savaş kim için, ne için. Barış olsun istiyorum. Bitsin bu acılar istiyorum. PKK&#8217;lılar günahsız insanların hayatlarını nasıl çaldıklarını görsünler istiyorum. Bana ablamları, hayatımı geri verin demek istiyorum&#8221;</em> <a href="http://www.stargazete.com/guncel/pkklilar-bu-halimi-gorsun-utansin/haber-550218" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p> </p>
<p>&#8230;Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/">PKK’lıları affetmek</a>)</p>
<p>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="152" height="209" /></a>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“…PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler…” </em></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"></a>Böyle diyordu Emre Uslu. Haklıydı. Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/24/siddet-cikmazinin-ilk-kurbani-kurtler-oldu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/24/siddet-cikmazinin-ilk-kurbani-kurtler-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Boz-Kürtler ile Ergenekon ortak mı?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/boz-kurtler-ile-ergenekon-ortak-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/boz-kurtler-ile-ergenekon-ortak-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2012 12:56:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21562</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Mahkemenin kabul ettiği KCK iddianamesine Öcalan&#8217;ın avukatı İrfan Dündar&#8217;ın ifadeleri damgasını vurdu. Terör örgütü KCK/PKK ve Ergenekon arasında irtibat olduğunu söyleyen Dündar, örgüt liderlerinden Sabri Ok&#8217;un Ergenekon&#8217;a bağlı çalıştığını ileri sürdü &#8230;&#8221;
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)
Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Mahkemenin kabul ettiği KCK iddianamesine Öcalan&#8217;ın avukatı İrfan Dündar&#8217;ın ifadeleri damgasını vurdu. Terör örgütü KCK/PKK ve Ergenekon arasında irtibat olduğunu söyleyen Dündar, örgüt liderlerinden Sabri Ok&#8217;un Ergenekon&#8217;a bağlı çalıştığını ileri sürdü &#8230;&#8221;</em></p></blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/21/boz-kurtler-ile-ergenekon-ortak-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/boz-kurtler-ile-ergenekon-ortak-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kazanan Kürt halkı değil, devlet oldu&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2012 20:54:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21465</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; PKK son Kürt isyanıdır. Ama isyan ettiği devlete karşı &#8220;özerkliğini&#8221; koruyabilmiş bir isyan hareketi de değildir. İsyancılar tecrübesiz, ve herhangi bir tarihî mirastan yoksundular -sürekliliği olmuş bir tarihsel mirası kastediyorum- ama buna karşılık devletin tecrübesi çok fazlaydı. Devlet bence son Kürt isyanını daha başından Türk halkının ve dünyanın gözünde kriminalize etmeyi başardı.
Silahlı mücadelenin başladığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; PKK son Kürt isyanıdır. <strong>Ama isyan ettiği devlete karşı &#8220;özerkliğini&#8221; koruyabilmiş bir isyan hareketi de değildir.</strong> İsyancılar tecrübesiz, ve herhangi bir tarihî mirastan yoksundular -sürekliliği olmuş bir tarihsel mirası kastediyorum- ama buna karşılık devletin tecrübesi çok fazlaydı. <strong>Devlet bence son Kürt isyanını daha başından Türk halkının ve dünyanın gözünde kriminalize etmeyi başardı.</strong></em></p>
<p><em>Silahlı mücadelenin başladığı yıllarda, bir sosyal-siyasal karşılığı olduğunu biliyorum, o süreçleri yaşadım az çok, ama bu böyle diye, son isyan ve silahlı mücadele mutlaka gerekli miydi derseniz, hayır diyorum. Kürtler bu isyana zorlandılar. Ve bana kalırsa kazanan Kürt halkı değil, devlet oldu &#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/orhan-miroglu/makale-kurtler-sorunlarini-tartisiyor-mu-4.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Analar Ağlamasın, KCK için ölsün!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/analar-aglamasin-kck-icin-olsun/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/analar-aglamasin-kck-icin-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 19:25:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21324</guid>
		<description><![CDATA[ &#8221;&#8230; Dört tane anne şehit oldu mu sesimizi bütün dünya duyar. Bize gaz atsınlar, top atsınlar, saldırsınlar. Biz de şehit olalım. Dört tane şehit oldu mu sesimizi bütün dünya duyar. Ben annelerin söylemini destekliyorum. Panzerlerin önüne atlayalım [...] Eylemlerimizde eylem saatinde bütün arkadaşlarımız hazır olmalı. Merkezi ses getirsin. Herkes çalışsın, ölüm zaten bizi bulacak olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em> &#8221;&#8230; Dört tane anne şehit oldu mu sesimizi bütün dünya duyar. Bize gaz atsınlar, top atsınlar, saldırsınlar. Biz de şehit olalım. Dört tane şehit oldu mu sesimizi bütün dünya duyar. Ben annelerin söylemini destekliyorum. Panzerlerin önüne atlayalım [...] Eylemlerimizde eylem saatinde bütün arkadaşlarımız hazır olmalı. Merkezi ses getirsin. Herkes çalışsın, ölüm zaten bizi bulacak olan bir şey. Bari eylemde ölelim &#8230;&#8221;</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1268352&amp;title=protesto-eylemlerinde-anneler-olsun-ki-kamuoyu-olusturalim" target="_blank">TAMAMI  </a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/04/analar-aglamasin-kck-icin-olsun/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/analar-aglamasin-kck-icin-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öcalan&#8217;ı ilâh edinenler&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/ocalani-ilah-edinenler/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/ocalani-ilah-edinenler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 08:51:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Komünizm]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Sosyalizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21326</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; 18. yüzyıl mutlakiyetçiliklerine benzemez; komünist tek-parti rejimlerinin &#8220;kişi kültleri&#8221;ne benzemez; hattâ bütün bir &#8220;ulu önder&#8221; janrının T.C. ve Kuzey Kore anayasaları gibi en aşırı örneklerine dahi benzemez, 11. maddesi KCK Sözleşmesinin. Çünkü faraza &#8220;Apoculuk&#8221; veya &#8220;Öcalanizm&#8221;e, herhangi bir Giriş veya Gerekçe bölümünde yol gösterici bir ideoloji, bir parti ve devlet çizgisi olarak yer vermenin de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/ocalan.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21327" title="ocalan" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/ocalan.jpg" alt="" width="250" height="362" /></a>&#8220;&#8230; 18. yüzyıl mutlakiyetçiliklerine benzemez; komünist tek-parti rejimlerinin &#8220;kişi kültleri&#8221;ne benzemez; hattâ bütün bir &#8220;ulu önder&#8221; janrının T.C. ve Kuzey Kore anayasaları gibi en aşırı örneklerine dahi benzemez, 11. maddesi KCK Sözleşmesinin. Çünkü faraza &#8220;Apoculuk&#8221; veya &#8220;Öcalanizm&#8221;e, herhangi bir Giriş veya Gerekçe bölümünde yol gösterici bir ideoloji, bir parti ve devlet çizgisi olarak yer vermenin de ötesinde, yaşayan ve aktif bir kişiyi en yüksek &#8220;organ&#8221; ve &#8220;önderlik kurumu&#8221; mertebesine yükseltip eline olağanüstü yetkiler vermekte; kararlarını karşı çıkılmaz kılmaktadır. Dikkat ederseniz, hemen bütün diğer organ ve mercilerin &#8220;freni&#8221; vardır KCK Sözleşmesinde. <strong>Bir tek Öcalan&#8217;ın hiçbir kararı, hiçbir denetime tâbi değildir. Böyle en küçük bir imâ dahi gözükmüyor</strong>.</em></p>
<p><em>Peki o zaman, neye benzer ve/ya nereden beslenmiş olabilir, henüz kendi toprakları ve sınırlarından yoksun bir Kürt proto-devletinin anayasasına denk düşen KCK Sözleşmesinin 11. maddesi ?</em></p>
<p><em>Nereden, nasıl beslendiği sorusu daha zor da, sonuçta, pratikte neye benzediği çok açık : her bakımdan, Hitler&#8217;in Nazi Almanyası&#8217;ndaki olağanüstü konumunu andırıyor. Naziler 1919 Weimar Anayasası&#8217;nı hiç feshetmediler. Güya korurken içini boşalttılar. Yasama yetkisi dahil meclisin bütün kritik yetkilerini hükümete ve lidere aktardılar. Önce &#8220;Reichstag Yangını Kararnamesi&#8221;yle, anayasanın birey hak ve özgürlüklerini koruyan 114, 115, 117, 118, 123, 124 ve 153. maddelerini askıya aldılar. Ardından, 23 Mart 1933 tarihli &#8220;Yetkilendirme Yasası&#8221;yla hükümete de kanun çıkarma yetkisi verdiler ve bu yolla çıkacak kanunları olağan meclis onayı prosedürlerinden muaf tuttular. Yetkilendirme Yasası Nazi yönetiminin temeli oldu. Bütün diğer siyasal partiler 14 Temmuz &#8216;33&#8242;te bu yasanın verdiği yetkiyle yasaklandı. Gene aynı yolla, 30 Ocak &#8216;34&#8242;teki &#8220;Reich&#8217;ın Yeniden İnşası Yasası&#8221;, hükümet yetkilerini Hitler&#8217;in şahsında topladı.</em></p>
<p><em>Bunlar olurken, 1933&#8242;te Hitler&#8217;i şansölye (başbakan) yapan cumhurbaşkanı Hindenburg henüz hayattaydı &#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/halil-berktay/makale-nazizm-fuhrer-in-yetkileri-hitler-selami.htm" target="_blank">TAMAMI</a> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://latvianhistory.files.wordpress.com/2011/08/hitler-stalin-2.jpg" alt="" width="432" height="269" /> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Sosyalizm, komünizm ve totaliter rejimler üzerine e-eitap okumak için &#8230; </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><strong>Derin MAЯҖ</strong></a><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/marx-kapak.bmp" alt="" width="155" height="208" /></p>
<p>Marx’ı okumak lâzım. meselâ <a title="1844 Elyazmaları" href="http://www.kurtuluscephesi.net/marks/1844tr.html">1844 Elyazmaları</a>‘nı, <a title="Feuerbach Üzerine Tezler" href="http://www.kurtuluscephesi.net/marks/tezler.html">Feuerbach Üzerine Tezler</a>‘i, <a title="Alman İdeolojisi" href="http://www.kurtuluscephesi.net/marks/almanideoloji.html">Alman İdeolojisi</a>‘ni, <a title="Felsefenin Sefaleti" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefenin_Sefaleti">Felsefenin Sefaleti</a>‘ni, <a title="Komünist Manifesto" href="http://www.kurtuluscephesi.net/marks/manifesto.html">Komünist Manifesto</a>‘yu ve <a title="Das Kapital I. cilt" href="http://www.kurtuluscephesi.net/marks/kapc100.html">Kapital’i</a> okumak, üzerinde düşünmek lâzım. Sadece Sol’u ve solculuğu anlamak için değil, dünyanın şu anda içinde bulunduğu düşünce krizini anlamak için de Marx’ı okumak lâzım.</p>
<p> Kimdi Karl Marx? İşçilerin perişan hallerine acıyan onları Kapitalizmin altında ezilmekten kurtarmak isteyen bir idealist? Maddeden gayrı hiç bir şeyin var olmadığını iddia eden bir materyalist? Modern insan topluluklarının çarklarını, zembereklerini söküp takan bir makinist? Tarihin sebep-sonuç zincirlerine mahkûm olduğunu iddia eden bir determinist? Ters gitmekte olan dünyayı baş aşağı çevirip düzeltmek isteyen bir devrimci?</p>
<p> Biraz incelerseniz Batılı düşünürler arasında Marx’ın « kariyerinin» oldukça sıra dışı bir yol izlediğini görürsünüz. Dünya siyasetini, özellikle de 19cu ve 20ci asrı bu derecede etkilemiş bir başka düşünür var mı? Zannetmiyorum. Kitapları üzerine o kadar çok yorum yapılmış, o kadar şerh yazılmış ki bu “tefsir külliyatı” ancak kutsal kitapların miraslarıyla karşılaştırılabilir.</p>
<p> Şunu da unutmamalı tabi: Marx’ın ölümünden çok kısa bir süre sonra Marxist ideolojiden etkilenmiş rejimler kuruldu. 20ci asırda insanlığın yaklaşık üçte biri bu ideolojinin etkisindeydi. Sovyet Rusya, Çin, Küba, Doğu Avrupa, Arnavutluk, Kuzey Kore ve Afrika’da bir çok ülke. 1989′da Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra Marx komünist ülkelerin uyguladıkları zulümler için bir günah keçisi haline geldi. Rusya’daki çalışma kampları, sayıları on milyonlarla ölçülen idamlar, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Pol_Pot">Kamboçyalı Pol Pot</a> ve Kızıl Kmerlerin yaptıkları soykırımlar, Çin’de Mao’nun merkezî ve planlı “komünist ekonomi” ile sebep olduğu kıtlık neticesinde 40 milyon civarındaki Çinlinin açlıktan ölümü…</p>
<p>Marx’ı okumak lâzım. Çünkü 21ci asrın Avrupa’sı ve Amerika’sı artık düşünemeyen bir coğrafya haline geliyor. Gölgesinden bile korkan, şartlı refleksler veren bir sürü, bir gürûh halini alıyor batılılar. Eğer “Doğu” bir zamanlar Batı’ya kaptırdığı düşünce bayrağına yeniden talip olacaksa bunun yolu Karl Marx’tan geçiyor. Teknoloji ve Para ile imtihan edilen insanlığın halini çok kapsamlı bir biçimde tahlil etmiş olan Marx’tan. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/04/ocalani-ilah-edinenler/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/ocalani-ilah-edinenler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AKP&#8217;nin yeni Kürt stratejisi tam olarak ne?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/02/akpnin-yeni-kurt-stratejisi-tam-olarak-ne/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/02/akpnin-yeni-kurt-stratejisi-tam-olarak-ne/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 14:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21294</guid>
		<description><![CDATA[&#8221; &#8230; Kürtler bu stratejiyi nasıl değerlendiriyor? Hükümetin yeni Kürt stratejisinin yeni olan kısmı hangisi? Bu strateji, savaşı bitirebilir mi? Kürt sorununu çözebilir mi? Bu stratejinin amacı ne? AKP&#8217;li Kürtler, AKP hakkında ne düşünüyor? AKP, bu politika ve stratejiyle Kürt seçmenlerden eski oylarını gene alabilir mi? AKP&#8217;li Kürt seçmenin başka bir alternatifi var mı? AKP&#8217;den [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8221; </em><em>&#8230; Kürtler bu stratejiyi nasıl değerlendiriyor? Hükümetin yeni Kürt stratejisinin yeni olan kısmı hangisi? Bu strateji, savaşı bitirebilir mi? Kürt sorununu çözebilir mi? Bu stratejinin amacı ne? AKP&#8217;li Kürtler, AKP hakkında ne düşünüyor? AKP, bu politika ve stratejiyle Kürt seçmenlerden eski oylarını gene alabilir mi? AKP&#8217;li Kürt seçmenin başka bir alternatifi var mı? AKP&#8217;den BDP&#8217;ye kayma oluyor mu bölgede? Bu yeni stratejinin açıklanmasından ve Başbakan tarafından sahiplenilmesinden sonra ne tür gelişmeler beklenmeli? Bahar ve yaz aylarında çatışmalar artacak mı? Başbakan Erdoğan yakında yeni açıklamalarla Kürt politikasını yeniden değiştirebilir mi? Önümüzdeki yerel seçimlerde bölgedeki oy dağılımında bir değişiklik olur mu?</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>[...] KCK sistemi iç savaş çıkarır. Kürtlerle Kürtler savaşır. Zaten Hizbullah-PKK çatışması bölgedeki derinliklerine ulaştı. KCK sistemi sürdürülürse, bu durum, bölgedeki farklı grupları silahlanmaya zorlar&#8230; &#8220;</em> <a href="http://taraf.com.tr/nese-duzel/makale-abdurrahman-kurt-kurtler-arasinda-ic-savas-cikar.htm" target="_blank">TAMAMI</a> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/02/akpnin-yeni-kurt-stratejisi-tam-olarak-ne/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/02/akpnin-yeni-kurt-stratejisi-tam-olarak-ne/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öcalan&#8217;ın kaprisleri söz konusu ise Kürtlerin hayatı teferruattır!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/27/ocalanin-kaprisleri-soz-konusu-ise-kurtlerin-hayati-teferruattir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/27/ocalanin-kaprisleri-soz-konusu-ise-kurtlerin-hayati-teferruattir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2012 10:33:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21208</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Öcalan, hem gazetecilere hem de mahkemeye infazlara nasıl karar verildiği konusunda da açıklamalar yapmaktan bir beis görmedi. Öcalan&#8217;ın açıklamasına göre: Önemli kişiler hakkındaki kararlara Öcalan karar veriyor. Ya da önemli kişiler hakkında PKK&#8217;nın diğer yetkilileri karar verdikleri zaman, bunların infazı Öcalan&#8217;ın onayından geçiyor.. Ama Öcalan&#8217;a göre &#8220;önemsiz&#8221; olan ya da halktan insanlar, gerillalar hakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Öcalan, hem gazetecilere hem de mahkemeye infazlara nasıl karar verildiği konusunda da açıklamalar yapmaktan bir beis görmedi. Öcalan&#8217;ın açıklamasına göre: Önemli kişiler hakkındaki kararlara Öcalan karar veriyor. Ya da önemli kişiler hakkında PKK&#8217;nın diğer yetkilileri karar verdikleri zaman, bunların infazı Öcalan&#8217;ın onayından geçiyor.. Ama Öcalan&#8217;a göre &#8220;önemsiz&#8221; olan ya da halktan insanlar, gerillalar hakkında ise PKK&#8217;nın merkez, bölge, şehir, kasaba, köy ve diğer platformlardaki yetkilileri karar verebiliyorlar. PKK&#8217;nın infazına karar verdiği önemli kişilerin de kimler olduğu konusunda somut bir kriter yok. Bu özel kişilerin seçiminde de, Kürtler olduğu zaman, bir sınırsızlık ve kritersizliğin geçerli olduğundan şüphe yok. [...] Bütün faşist, otoriter, totaliter, devletlerde, rejimlerde ve örgütlerde de böyle olmuyor mu? Stalin, İttihat Terakkiciler, Hitlerciler, Baascılar, Humeyniciler, teokratistler, faşistler, Bonapartistler, Jaskobenler, Pol-Potcular ve benzerleri de milyonlarca insanı öldürerek, insanlık suçu işleyerek bunu insanlığa göstermediler mi? &#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/03/27/pkk-da-infazlar-nasil-yapiliyor.html" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/27/ocalanin-kaprisleri-soz-konusu-ise-kurtlerin-hayati-teferruattir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/27/ocalanin-kaprisleri-soz-konusu-ise-kurtlerin-hayati-teferruattir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Nevruz’un ardından Diyarbakır&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/20/bir-nevruz%e2%80%99un-ardindan-diyarbakir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/20/bir-nevruz%e2%80%99un-ardindan-diyarbakir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Mar 2012 14:25:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Paksoy</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21135</guid>
		<description><![CDATA[ 
Bu ülkede ideoloji pisliğine batırılmış her şey gibi nevruz da bu pislikten nasibini aldı. Nevruz yıllardır bu topraklarda yaşanan acılar ile yâd edilmekte&#8230; Mesela 1992&#8242;de Cizre&#8217;de Nevruz acıya, trajediye dönüşmüş&#8230; Her nevruz denildiğinde umuttan, bahardan öte acı, gözyaşı, kan gözlenir olmuş&#8230; Ama gerçekte baharın gelişini müjdeler nevruz ya da newroz&#8230; &#8220;Yeni gün&#8221; manasına gelir&#8230; Yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/nevruz_newroz_kck_pkk_siddet.jpg"><img class="size-full wp-image-21137 aligncenter" title="nevruz_newroz_kck_pkk_siddet" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/nevruz_newroz_kck_pkk_siddet.jpg" alt="" width="471" height="439" /></a> </p>
<p>Bu ülkede ideoloji pisliğine batırılmış her şey gibi nevruz da bu pislikten nasibini aldı. Nevruz yıllardır bu topraklarda yaşanan acılar ile yâd edilmekte&#8230; Mesela 1992&#8242;de Cizre&#8217;de Nevruz acıya, trajediye dönüşmüş&#8230; Her nevruz denildiğinde umuttan, bahardan öte acı, gözyaşı, kan gözlenir olmuş&#8230; Ama gerçekte baharın gelişini müjdeler nevruz ya da newroz&#8230; &#8220;Yeni gün&#8221; manasına gelir&#8230; Yeni gün ise bahar demek, umut demektir aslında&#8230; Türk&#8217;ü de Kürt&#8217;ü de yeni umutlarla bekler yeni günü, nevruzu&#8230;</p>
<p>Umut demek ise insan olmak demektir&#8230; Baharın gelişi ile açan çiçeklere bakınca sevinen, yeni doğan enikleri, kuzuları görünce içi gıdıklanan insan hem onun saflığına, hem de tazeliğine <span id="more-21135"></span>sevinir, umutlanır&#8230;</p>
<p>Bu yüzden nevruz insanın olduğu her yerde nevruzdur&#8230; Daha doğrusu insanın umutlarını yaşattığı her yerde&#8230; Her ne olursa olsun, Diyarbakır&#8217;da yaşanan acılara inat, bence Diyarbakır&#8217;da da nevruz güzeldir&#8230; İşte nevruzun asıl güzelliği de bu kadar acıya dayanabilmesindedir&#8230;</p>
<p>            Bir Nevruz daha bu ikilemlerle yaşandı Diyarbakır&#8217;da&#8230; Yani bu ikilemlerin en fazla yaşandığı yerde&#8230;</p>
<p>            Peki Nevruz sürecinde neler oldu Diyarbakır&#8217;da?..</p>
<p>            Daha önceden, Silvan&#8217;da 13 askerin şehit olmasıyla terörle mücadelede yeni bir sürecin başladığını söylemiştik. Kış sürecinden itibaren daha da hızlanan operasyonlar örgüte önemli darbe vurdu. Şehir merkezlerinde yapılan KCK operasyonları da ne kadar etkili olduğunu korsan gösterilerdeki sayının azalmasıyla gösteriyordu.</p>
<p>            Terör örgütleri için böyle zamanlarda bir soluklanma, bir es lazımdır. Bu soluklanma ya çok etkili ve &#8220;başarılı&#8221; bir terör eylemi ile ya da terörle mücadelede gerçekleşen bir skandal, bir facia ile mümkün olur. </p>
<p>            Örgüt ilk soluğunu, ya da bir köşe yazarının benzetmesiyle &#8220;hayat öpücüğünü&#8221;, Uludere faciasıyla aldı&#8230; Sanki köşeye sıkışmış fareye birisi kenardan yol vermişti&#8230; Ne oldu, neden oldu kim yaptı hala anlaşılmadı&#8230;</p>
<p>            İkinci bir soluk alma çabası bu senenin Nevruz&#8217;unu daha da farklı kıldı.  Bu yüzden örgüt tarafından 2012 yılı artık &#8220;final&#8221; yılı kabul edildi. Bu süreçte ses getiren bir eylem için çok uğraştı. Hala da uğraşıyor. Bu nokta da tüm çaba kış üslenmesi başlamadan, Nevruz öncesinde etkili bir eylem yapmaya odaklandı. Birilerinin itiraf ettiği metropollere gömülü bombalar bu süreçte hala kullanılmaya çalışılıyor. Belki de bu süreçte televizyonlara yansımayan daha nice eylemler engellendi.</p>
<p>            Nevruz yaklaştıkça terör örgütü gerilimi daha da yükseltti. Diyarbakır&#8217;da Nevruz&#8217;la amaçlanan bir şenlik değil, bir isyan hareketiydi. Bu sebeple de, geçen senelerde olduğu gibi, konser düzenlenmemesine karar verildi. Ama halkın böyle bir durumda Nevruz alanına rağbet etmeyeceği anlaşılınca zoraki de olsa konser organize etmeye çalıştılar.</p>
<p>            Diğer taraftan KCK operasyonları örgüte maddi açıdan da önemli bir darbe vurdu. Gelir sağlamak için Nevruz davetiyelerini zorla halka satmaya çalıştılar. İşçinin, garibanın aylığına göz diktiler&#8230;</p>
<p>            21 Mart&#8217;ın hafta içine gelmesi nedeniyle katılım az olur endişesi ile kutlamalar 18 Mart Pazar gününe alındı. Diyarbakır Valiliği tarafından 18 Mart&#8217;a izin verilmemesi ilk başta BDP tarafından kabul edildi. Ama &#8220;yukarıdan&#8221; gelen talimatlar Nevruz&#8217;un 18 Mart&#8217;ta ne olursa olsun kutlanacağı yönündeydi. Bu yüzden son günlerde gerilim daha da yükseldi.</p>
<p>            Bir yandan da halk alana gelmeyecek korkusuyla Valiliğin izin verdiği şeklinde propagandalar yapıldı. Hatta örgüte ait televizyonlar, halk Nevruz alanına gelsin diye 18 Mart&#8217;ta yaşanan olayları değil, geçen yılın Nevruz görüntülerini yayınlayarak halkı kandırmaya bile çalıştılar.</p>
<p>            Olaylar 18 Mart günü sabahın erken saatlerinden itibaren başladı.  BDP binaları önünde toplanan örgüt mensupları yüzlerce ses bombası, molotofla sokakları savaş alanına çevirmeye başladı. Ardından kalabalık Nevruz alanına doğru hareketlendi. Bir müddet sonra hem bir acı daha yaşanmasın, hem de kan akmasın düşüncesiyle Nevruz alanına girilmesine izin verildi.</p>
<p>            Bu esnada Nevruz alanında bekleyen yaklaşık 10 tane canlı yayın ve seyyar baz istasyonu aracı ateşe verildi. Yol üstünde bulunan bir market yağmalandı.</p>
<p>            Bu olaylar, aklıma ilk olarak yıllar önce İstanbul&#8217;da muhtemelen yine bir Nevruz&#8217;da bir kızın parktaki çiçekleri sopayla dövdüğü görüntüleri aklıma getirdi. Hatırlarsanız bunun üzerine günlerce televizyonlarda analizler yapılmıştı. O kız çiçekleri niye &#8220;dövmüştü&#8221;?..</p>
<p>            Peki o gençler bu arabaları niye yakmıştı?.. Düzenledikleri nevruz etkinliğini dünyaya duyuracak olan araçları yakmak neyle, nasıl ifade edilebilirdi?&#8230;</p>
<p>            Buraya bir dipnot düşelim&#8230; Aslında tüm bu yaşananlardan ziyade bu soruların cevabı bana göre daha önemli&#8230;</p>
<p>            Diyarbakır&#8217;a ilk geldiğimden itibaren dikkatimi çeken hususlardan birisi de halkın şiddetle yaşadığı sıradan ilişki. Bu topraklarda şiddet yaşana yaşana artık sanki sıradan hale gelmiş durumda&#8230; Hannah Arendt&#8217;in dile getirdiği üzere &#8220;kötülüğün sıradanlığı&#8221; yaşanıyor&#8230; 30 yıllık terör sorunu içerisinde yetişen genç nesiller artık iyi ile kötü arasında ayrım yapamamaya başlamışlar&#8230;</p>
<p>            Buradan yola çıkarak şöyle bir öngörüde bulunabiliriz: Bir gün gelip burada terör sorunu sona erdiği zaman mafya, çete ve suç örgütleri bir anda patlama yapacak. Terörün doğurduğu şiddetin yerini mafyaların, çetelerin şiddeti devralacak. Şiddetin sıradanlaşması yeni şiddet kaynaklarının doğmasını kolaylaştıracak. Bu yüzden bu coğrafyada terör sorunu çözülmeye çalışırken, diğer taraftan yerine başka sorunların geçmesine de müsaade edilmemeli. Şu an itibariyle sadece Diyarbakır sınırlarında ekilen esrarın mali değerinin 500 milyon lira olduğunu düşünürsek bu tehdidin boyutunu daha net algılayabiliriz.</p>
<p>            Nevruz&#8217;a geri dönersek&#8230; Peki devletin bu Nevruz sürecinde hiç mi kusuru yoktu?&#8230; Böyle bir iddiam tabii ki yok&#8230; İlk başta 18 Mart&#8217;ta Nevruz&#8217;un kutlanmasını yasaklamak çok da mantıklı görünmüyor. Her ne kadar etkinliklerin provoke edileceği gün gibi aşikar olsa da, yasaklandığı halde bu provokasyonlar yine yapıldı. Hatta böylece terör örgütünün eline &#8220;Devlet Nevruz&#8217;u yasakladı&#8221; gibi bir argüman verildi. Terör örgütünün sözcülüğünü yapan bir gazetenin attığı manşet de bu görüşü doğruluyor: <em>&#8220;Newroz devleti aştı&#8221;&#8230;</em> Ama bu kararın verilmesinde ilk başta BDP&#8217;nin 18 Mart yerine 21 Mart&#8217;ta kutlanmasını kabul ettiği, ancak daha sonra KCK&#8217;nın baskısı ile tekrar 18 Mart&#8217;ta ısrar edildiği gerçeğini de göz ardı etmemek gerek&#8230;</p>
<p>            Peki ne yapılabilirdi?.. Mesela, devlet Şivan PERWER&#8217;i Nevruz programı için Diyarbakır&#8217;a getirerek Nevruz alanında büyük bir konser organize edebilirdi. Belki de şiddet olayları bu derece yaşanmaz, bu derece Nevruz&#8217;u gölgelemezdi.</p>
<p>            Her şeye rağmen Nevruz alanına gidenlerin büyük çoğunluğunun Nevruz&#8217;u kutlamak için o alana gittiğini düşünürsek bu hamlenin ne kadar etkili olabileceği daha iyi anlaşılır. İşte böyle bir hamle de terörizmle mücadele literatüründe &#8220;alan kazanma stratejisi&#8221; olarak nitelendirilir&#8230;</p>
<p>            Bendeki &#8220;Diyarbakır&#8217;dan Nevruz Manzaraları&#8221; bu şekilde işte&#8230;</p>
<p>            Yazının girişinde, Nevruz&#8217;un her şeye rağmen umutlarla geldiğini söylemiştim&#8230; Diyarbakır&#8217;da geçen bir Nevruz&#8217;un ve bu yazının sonunu da yine Nevruz&#8217;a ve Nevruz&#8217;un getirdiği umutlara bırakayım&#8230; Sözü de fazla uzatmayayım&#8230;</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/20/bir-nevruz%e2%80%99un-ardindan-diyarbakir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/20/bir-nevruz%e2%80%99un-ardindan-diyarbakir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Stalin aynasında Öcalan</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/17/stalin-aynasinda-ocalan/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/17/stalin-aynasinda-ocalan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2012 08:01:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Komünizm]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Sosyalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Solu]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21094</guid>
		<description><![CDATA[

 &#8221;&#8230; en alttaki &#8220;proletarya diktatörlüğü,&#8221; hukuk devleti diye bir şey tanımıyor. Karşı-devrim tehlikesi varsa, her türlü keyfîlik de meşru. Üzerine, Stalin&#8217;in &#8220;ikinci devrim&#8221;inin, çağa yetişmek uğruna, toplumu anormal bir cebrî yürüyüşe zorlaması biniyor. Üzerine, Nazizmle cepheden, göğüs göğüse boğuşma zarureti biniyor.
Dördüncü kertede, Stalin&#8217;in karakteri de bunlardan bağımsız değil. Bağlamdır ki böyle kişilikleri öne çıkarıyor. Güçlü, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/ocalan_stalin.jpg"><img class="size-full wp-image-21097  aligncenter" title="ocalan_stalin" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/ocalan_stalin.jpg" alt="" width="448" height="207" /></a></em></p>
<blockquote><p><em> &#8221;&#8230; en alttaki &#8220;proletarya diktatörlüğü,&#8221; hukuk devleti diye bir şey tanımıyor. Karşı-devrim tehlikesi varsa, her türlü keyfîlik de meşru. Üzerine, Stalin&#8217;in &#8220;ikinci devrim&#8221;inin, çağa yetişmek uğruna, toplumu anormal bir cebrî yürüyüşe zorlaması biniyor. Üzerine, Nazizmle cepheden, göğüs göğüse boğuşma zarureti biniyor.</em></p>
<p><em>Dördüncü kertede, Stalin&#8217;in karakteri de bunlardan bağımsız değil. Bağlamdır ki böyle kişilikleri öne çıkarıyor. Güçlü, haşin, müstebit bir ego varsa var. Kendi programını oluşturup, ister ülke, ister parti, ister silâhlı örgüt (ya da birkaçı, belki hepsi) ölçüsünde başa geçince, artık çevresiyle iktidar ilişkisi dışında hiçbir ilişkisi kalmıyor. İnsanî özellikleri vardıysa bile siliniyor. İnsan olmadığı ölçüde lider olabiliyor&#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/halil-berktay/makale-stalin-aynasinda-ocalan.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p>… e-kitap okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18312" title="marx-kapak" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/marx-kapak.bmp" alt="" width="128" height="191" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Derin <strong>MAЯҖ</strong></span></a></strong></p>
<p>Etrafınızda “ben solcuyum” diyen kaç kişi var? Birgün Ya da Cumhuriyet Gazetesi, Türk Solu Dergisi okuyan? Yürüyüşlerde Marx, Lenin, Deniz Gezmiş ve Atatürk posterlerini yanyana taşıyan kişileri tanıyor musunuz? İşçi sendikalarında aktif rol oynayan dostlarınız var mı? Bu insanlar hasretle beklediğimiz sol muhalefeti kuramadılar bir türlü. Neden? </p>
<p> Marxist ve Marxçı (Marx’a dair ama marxist olmayan) miras ile yüzleşmedi Türk solcuları. Oysa Marx anlaşılmadan hiç bir sol projenin anlaşılmasına da imkân yok.  Leninist, Stalinist, Maoist… Hatta Kuzey Avrupa’nın sosyal demokrat modellerini de çözemezsiniz. Marx’ın bıraktığı yerden devam edenleri anlamak için de gerekli bu okuma; dünya soluna bugünkü şeklini veren düşünürleri anlamak için: Rosa Luxemburg, Ernst Thälmann, Georg Lukács, Max Adler, Karl Renner, Otto Bauer, Walter Benjamin, Jürgen Habermas,… <a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </p>
<p><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/17/stalin-aynasinda-ocalan/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/17/stalin-aynasinda-ocalan/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Korsan eylemleri BDP gençliğine mal etmek istiyorlardı!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/07/korsan-eylemleri-bdp-gencligine-mal-etmek-istiyorlardi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/07/korsan-eylemleri-bdp-gencligine-mal-etmek-istiyorlardi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Mar 2012 11:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20979</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Bir fuhuş çetesinin tuzağına düşürüldükten sonra polisin talimatıyla Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat gazetesine ve BDP&#8217;ye sızdığını ifade eden Tekoşin Bulca, &#8220;Bana cinsellikle erkekleri etkileme konusunda eğitim verildi. Bu şekilde BDP&#8217;nin içine sızdırıldım. Polis, kendisine taş atmamı istedi. Bana toplulukları provoke etmem söylendi. Korsan eylemleri yapıp BDP gençliğine mal etmek istiyorlardı&#8221; diye konuştu&#8230;&#8221;  TAMAMI 
 
Asimilasyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Bir fuhuş çetesinin tuzağına düşürüldükten sonra polisin talimatıyla Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat gazetesine ve BDP&#8217;ye sızdığını ifade eden Tekoşin Bulca, &#8220;Bana cinsellikle erkekleri etkileme konusunda eğitim verildi. Bu şekilde BDP&#8217;nin içine sızdırıldım. Polis, kendisine taş atmamı istedi. Bana toplulukları provoke etmem söylendi. Korsan eylemleri yapıp BDP gençliğine mal etmek istiyorlardı&#8221; diye konuştu&#8230;&#8221; </em> <a href="http://www.taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-neler-var.htm" target="_blank">TAMAMI</a> </p></blockquote>
<p> </p>
<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="152" height="209" /></span></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/"><span style="color: #0066cc;">PKK’lıları affetmek</span></a>)</p>
<p>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“…PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler…” </em></p>
<p>Böyle diyordu Emre Uslu. Haklıydı. Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/07/korsan-eylemleri-bdp-gencligine-mal-etmek-istiyorlardi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/07/korsan-eylemleri-bdp-gencligine-mal-etmek-istiyorlardi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>MİT mi PKK&#8217;ya sızdı yoksa PKK mı MİT&#8217;e?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/28/mit-mi-pkkya-sizdi-yoksa-pkk-mi-mite/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/28/mit-mi-pkkya-sizdi-yoksa-pkk-mi-mite/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2012 08:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[MİT]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20846</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Öcalan&#8217;ın, Elazığ Karakoçan&#8217;da oturan dava vekili Ali Yıldırım&#8217;ın kızı Kesire Öcalan&#8217;la evlenmesidir. Ali Yıldırım, önce 1925 Şeyh Sait ayaklanması, ardından da Dersim direnişi sırasında devlet yararına istihbarat toplayan, yani MİT&#8217;e çalışan biridir. Bu yöndeki faaliyetini daha sonraki yıllarda, örneğin 12 Mart döneminde de sürdürmüştür. Böyle bir evliliğin rastlantı olmadığı bellidir. 1990&#8242;lı yıllarda Hürriyet Gazetesi&#8217;nin kendisiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;Öcalan&#8217;ın, Elazığ Karakoçan&#8217;da oturan dava vekili Ali Yıldırım&#8217;ın kızı Kesire Öcalan&#8217;la evlenmesidir. Ali Yıldırım, önce 1925 Şeyh Sait ayaklanması, ardından da Dersim direnişi sırasında devlet yararına istihbarat toplayan, yani MİT&#8217;e çalışan biridir. Bu yöndeki faaliyetini daha sonraki yıllarda, örneğin 12 Mart döneminde de sürdürmüştür. Böyle bir evliliğin rastlantı olmadığı bellidir. 1990&#8242;lı yıllarda Hürriyet Gazetesi&#8217;nin kendisiyle yaptığı röportajda, &#8220;Kızınız teröristbaşı ile evli, ne dersiniz?&#8221; sorusuna Ali Yıldırım&#8217;ın verdiği cevap aynen şöyledir: &#8220;Ben kızımı devlete verdim&#8230;&#8221; dedi&#8230;</em> <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/02/27/kemal-burkay-in-bu-yazisi-konusuluyor.html" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p style="padding-left: 30px;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/28/mit-mi-pkkya-sizdi-yoksa-pkk-mi-mite/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/28/mit-mi-pkkya-sizdi-yoksa-pkk-mi-mite/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürd yine başrolü Türk’e kaptırdı&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 04:00:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20774</guid>
		<description><![CDATA[
Sunuş: 
&#8220;&#8230;PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler&#8230;&#8221;  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><em></em></div>
<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/pkk_kck_kurtler.jpg"><img class="size-full wp-image-20775 alignright" title="pkk_kck_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/pkk_kck_kurtler.jpg" alt="" width="244" height="148" /></a>Sunuş:</em></strong><em> </em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230;PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler&#8230;&#8221;  </em></p>
<p><em>Böyle diyordu Emre Uslu. Gerçekten de Türk&#8217;ün Türk&#8217;ü korkutma tarihi öcülerle dolu: Tesettürlü kızlar Türkiye&#8217;yi İran yapacaktı, solcular ise Moskova&#8217;ya satacaktı bizi. Ermeniler vatanımızı bölecekti. Misyonerler yüzünden hepimiz Hristiyan olacaktık. Yahudi iş adamları Hatay&#8217;da arazi alarak &#8220;Büyük İsrail&#8217;i&#8221; kuruyordu. Kahraman(?) Türk milleti <span id="more-20774"></span>korkudan tir tir titredi onyıllarca.</em></p>
<p><em>Bu korku tünelinde Kürd&#8217;e de bir öcü rolü düştü. Ama tehdit oluşturmak şöyle dursun tehdit ve eziyetin menzilinde kaldı o. Ana dili yasaklandı. İşkence gördü. Bir yanda PKK bir yanda devlet. MİT&#8217;in KCK&#8217;ya soktuğu ajanlar, JİTEM ve PKK&#8217;nın idam ettiği genç hayatlar&#8230; Kürd&#8217;e dair ne varsa hep &#8220;ötekilerin&#8221; hep Kürd olmayanların konuştuğu acımasız bir dünya. Türk&#8217;ün Türk&#8217;ü korkutma filminde diğer figüranların arasında bir figüran oldu Kürd. Esas rolü hep başkalarına kaptırdı. Bugün güya Kürd adına siyaset yapan vekiller bile Kürd&#8217;ün isteklerini, ihtiyaçlarını hesaba katmıyorlar. Kürd onlar için kullanılıp atılacak bir yakıt, partinin balonunu yükseltmek için feda edilebilecek bir kum torbası&#8230;</em></p>
<p> <em>Devletin PKK&#8217;yı ve KCK&#8217;yı kullanmasıyla ilgili gerçekler, PKK&#8217;nın kıydığı hayatlar ortaya çıktıkça akıllara hep aynı soru geliyor: Kürd ne zaman kendi hayatının baş rolünü oynayacak? Ne zaman Kürd&#8217;ü araç değil amaç olarak gören siyasetçilerle tanışacağız? İlginç görünen iki haberi paylaşmak istiyorum bu sabah. (MY)</em></p>
<p> </p>
<p style="padding-left: 30px;"> &#8221;&#8230;1974&#8242;ten itibaren 10 bin kişi PKK tarafından infaz edildi. Hâlen KCK/PKK&#8217;nın sözde mahkemelerinde yargılanıp infaz edilenler var [...] İlginç olan; teröristlerden 8&#8242;inin kendi el bombalarını patlatarak ölmesiydi. Çünkü güvenlik güçlerine teslim olmak istemeleri üzerine PKK&#8217;nın Erzurum sorumlusu ‘Peri-Mahir&#8217; kod adlı Haşim Kaya (çatışmada öldü) kendilerini silahla tehdit etmiş ve el bombalarını patlattırarak intihar etmelerini sağlamıştı [...] Örneğin 1997 kışında Cemil Bayık&#8217;ın sorumlu olduğu Zap ve Garı kamplarında 20 kişi infaz edildi. Örgüt 1999&#8242;da Apo&#8217;nun idamına karşı çıkarken bile iç bünyede pek çok idam kararları verdi ve infaz yaptı&#8230;&#8221; <a href="http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-31870-faili-mechullerde-pkk-jitem-ortak.html" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p style="padding-left: 30px;"> &#8221;&#8230;Bölgedeki aşiretlere göre, Türkiye ile sorunlar yaşayan Beşşar Esed yönetimi, PKK ile anlaştı. Çünkü, Kürtleri etkisizleştirerek toplumsal muhalefetin gücünü kırmayı hedefliyor. Terör örgütü de, bunun üzerine çok sayıda militanını Kandil&#8217;den Suriye&#8217;ye kaydırdı. Aynı kaynaklar, Geleceğin Hareketi Partisi&#8217;nin lideri Meşal Fazıl Temo&#8217;nun öldürülmesinin ardından, bölgenin en büyük aşiret liderlerinden Abdullah Bedro&#8217;nun da geçen ay evinde saldırıya uğradığını hatırlatıyor. Eylemi önce üstlenmeyen PKK, saldırı sırasında örgütün üst düzey yöneticisi Xebat Derik&#8217;in öldüğü anlaşılınca geri adım atmıştı&#8230;&#8221; <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1246557&amp;title=suriyenin-kucak-actigi-pkk-yol-kontrollerine-basladi" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p><a title="Permanent Link to Dikkat Kitap: Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/09/15/dikkat-kitap-asimilasyon-ile-siddet-kiskacinda-ulusalci-kurtler/"><span style="color: #000000;"><strong>Dikkat Kitap: Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</strong></span></a></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="152" height="209" /></span></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/"><span style="color: #0066cc;">PKK’lıları affetmek</span></a>)</p>
<p>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p> Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan / Ahmet Cem Ersever</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 08:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20676</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Becer
PKK konusunda görmezden gelinen ya da atlanılan çok önemli bir nokta var: PKK, hemen herkes tarafından Kürt haklarının elde edilmesi için mücadele eden siyasi kanadı destekleyen askeri bir oluşumdur algısı.
Yaklaşık olarak otuz üç yıllık bir mazisi olan bir örgüt olması hasebiyle, ilk günleri kurcalamak kimsenin aklına gelmese de işin çıkışının öyle olmadığını anlatan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-pkk.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-20678" title="kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-pkk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-pkk-205x300.jpg" alt="" width="159" height="220" /></a>İbrahim Becer</em></strong></p>
<p>PKK konusunda görmezden gelinen ya da atlanılan çok önemli bir nokta var<strong><em>: PKK, hemen herkes tarafından Kürt haklarının elde edilmesi için mücadele eden siyasi kanadı destekleyen askeri bir oluşumdur algısı.</em></strong></p>
<p>Yaklaşık olarak otuz üç yıllık bir mazisi olan bir örgüt olması hasebiyle, ilk günleri kurcalamak kimsenin aklına gelmese de işin çıkışının öyle olmadığını anlatan bir kitap okudum. Aslında, Hürrem Sultan&#8217;ın kişiliğinde yüzlerce yıl öncesi için kalem oynatılan bir ülkede, PKK gibi bir konu için görsel bir belgesel hazırlanırsa bugünü ve geleceği anlamak çok daha kolay olur kanaatindeyim.</p>
<p>Belki benim gözümden kaçmıştır, belki de bu konu hakkında eli yüzü düzgün bir eser henüz vücuda getirilmemiştir, bilmiyorum. PKK konusunda okumalarım daha çok tarafların birisinin kaleminden çıkmış eserler oluyor genelde. Yine de bölgede bir yılı geçirmenin avantajıyla <span id="more-20676"></span>bu eserleri dikkatli bir şekilde okuduğumu belirtmek isterim. Yanlış bir şey yazmamak, söylememek adına bu dikkate herkesin azami dikkat göstermesi çok önemli.</p>
<p>Bu yazı da öncekiler gibi bir kitap tanıtımı olacak. Ahmet Cem Ersever&#8217;in yazmış olduğu <strong><em>&#8220;Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan&#8221;.</em></strong></p>
<p>Yazar&#8217;la tanışıklığım, Soner Yalçın&#8217;ın &#8220;Binbaşı Ersever&#8217;in İtirafları&#8221; adlı kitaba dayanmaktadır. Kuvvetli bir sistem eleştirisi yapan Cem Ersever o zaman beni şaşırtmıştı. Kitabın sonunda bende bıraktığı izlenim, bir &#8220;fikri intihal&#8221; vakasıyla karşı karşıya olduğum endişesiydi. Ne yalan söyleyeyim, olağan şüpheli olarak da namzedim Soner Yalçın&#8217;dı.  Gerek, o zamanlar çalıştığı kurum, gerekse fikirlerinde gördüğüm sistem muhalifliğinin paralellik arz etmesi bende rahatsızlık uyandırmıştı. Kontra gerillanın mimarının bu derece analiz yeteneğine sahip olması dün de ilginç gelmişti, bugün de ilginç geliyor.</p>
<p>İtiraf etmek gerekirse, aynı şaşkınlığı &#8220;Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan&#8221; kitabında da yaşıyorum. Yazar, bu kitabında 1991 yılına kadar mücadele ettiği PKK&#8217;nın tarihine bir kapı aralıyor. Ölümünden sonra taşıdığı misyonda göz önünde bulundurulursa, oldukça tarafsız bir üslubu benimsemiş görünüyor. Konusuna hâkim, savları tutarlı, olayları isim, tarih ve mekan üçlemesiyle anlatan bir kitap yazdığı söylenebilir. Çok fazla komploya taviz vermeyen tavrıyla, PKK&#8217;nın kuruluş ve emekleme dönemlerinde Devlet&#8217;in yaptığı hataları okurla paylaşmakta da bir beis görmüyor Yazar.</p>
<p>Kitapta ilk dikkati çeken husus, PKK&#8217;nın yaptığı ilk kongreden itibaren hedefleri ve sonuçlarının yıl olarak kıyaslanması. Burada vardığımız sonucun bugün gelinen noktayla uzaktan yakından alakası olmadığını görüyoruz. 27 Kasım 1978&#8242;de Diyarbakır&#8217;ın Fis köyünde kurulan PKK&#8217;nın o günkü yaptığı toplantıdan itibaren, akabindeki kongreler ve sonuçları titizlikle okura anlatılıyor. Henüz emekleme döneminde olan PKK&#8217;nın 12 Eylül&#8217;de nasıl gözden kaçırıldığı anladığım kadarıyla Yazar için de bir muamma. Her ne kadar Öcalan&#8217;ın, <em>&#8220;&#8230;Mücadelemiz içeride boğulmak üzereydi. Elemanlarımız eğitimsizdi. Yurt dışına gittikten sonra ilk etapta 250 kişiyi yanıma istedim. Amacım bunları kış boyu Lübnan&#8217;da askeri eğitime tabi tutup 1979 Nisan ayından itibaren yurda sokmaktı. Böylece mücadelemiz eğitilmiş büyük bir güçle takviye edilmiş olacaktı. Çünkü esas mücadelemiz gerille mücadelesiydi ve gerillanın temeli de kırsaldır&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Öcalan o yıllarda her ne kadar bu şekilde düşünüyorsa da gelişmeler tam tersi istikamette olur. Kırsala çıkan militanlar için dağlar tam bir cehennem hayatıdır. Hareketin ilk yıllarında Tümen düzeyinde bir kadroyla Botan bölgesini (Şırnak- Siirt- Beytüşşebap) düşürerek Botan- Behdinan savaş hükümetini kurmayı hedefleyen Öcalan tam bir hayal kırıklığı yaşamaktadır. İlk anlardaki şaşkınlığını üzerinden atan Devlet, PKK&#8217;nın üzerine kâbus gibi çökmüştür. Tümenler kurup, Şırnak ve havalisini kurtarılmış bölge ilan etmek şöyle dursun, militanlar doksanlı yılların başına kadar canlarını zor kurtarmaktadır. Bunun en büyük sebeplerinden birisi de bölge halkının PKK&#8217;ya inanmayarak yardım etmemesidir. Lojistik desteği halktan sağlayamadığı gibi, bir de üzerine aynı halk tarafından ihbar edilmek Öcalan&#8217;ın planlarında değişikliği şart koşar. Öcalan gözü karadır ve yeni bir cephe açmakta tereddüt etmez. Yeni düşman, kendilerine yardım etmeyen yerel halktır ve başta korucular olmak üzere onlarla da mücadele etmeye başlar. Bugün dillendirilen jargonların hiçbirisinin tedavülde olmadığı yıllardır ve Öcalan zor durumdadır. 84 ve 85 yıllarında PKK, Irak sınır boyu hariç hemen hemen bitme noktasına gelir. Bu durum Halka bir cesaret getirir ve yakaladıkları militanların ellerini ayaklarını bağlayarak teslim etmeye başlarlar.</p>
<p>1986 yılı başlarında rehavete kapılan Devlet&#8217;e nazaran hatalarını sorgulayan bir PKK vardır. Öcalan suçluyu bulmuştur: Bedeli ne olursa olsun, itirafçılık, ihbarcılık, koruculuk yapanların gözünün yaşına bakılmayacaktır. Öyle de olur; karabasan gibi halkın üzerine çöken bir PKK ve halkı kaptırmamak için dişlerini yavaş yavaş gösteren bir Devlet&#8217;in arasında kalan Halk için sonun başlangıcıdır varılan nokta. Değişmez kural işlemiştir: Filler tepişirken çimenler ezilir&#8230;</p>
<p>Daha sonraki yıllar da öncekiler gibi geçer. Her yılın sonunda kongre toplanır, muhasebe yapılır ve bir sonraki yılın planlamaları konuşulur. Tutmayan planlar Öcalan&#8217;ın canını sıkmaktadır. 79 ve 83 arasında savunmada kalan, en geç 86&#8242;ya kadar dengeyi yakalamaya çalışan ve 90&#8242;da saldırı aşamasına geçerek tüm evrelerini yedi yıla sığdırmaya çalışan Öcalan için varılan nokta bir hayal kırıklığıdır. Ortada ne Tümen düzeyinde birlikler ne de askerden arındırılmış kurtarılmış bölgeler vardır. İşin kötüsü ‘serhildan&#8217; yani halk ayaklanması için gerekli olan askeri başarı gelemediği için Halkın desteği de alınamıyordu.</p>
<p>Ama Öcalan pragmatist adamdı ve her durumdan yararlanmayı bilirdi. Hatta dağılan Sovyetler Birliğinden kopan Türki Devletler bile onun iştahını kabartmıştı. Bir planı vardı; ortaya çıkan bu irili ufaklı Türki Devletlerin, Türkiye&#8217;nin şemsiyesi altında bir federasyona gitmesi halinde kendileri de Güney Doğu&#8217;daki illerle bu federasyona destek vereceğini ilan etti. Altı tane Türk Devletinin yanında bir tane Kürdistan devletiyle federasyon kurmak Öcalan için cazip olsa da doğal olarak tartışılmadı bile.</p>
<p>Doksanların başında dağlardaki mücadele devam etse de umutları azalmaktadır Öcalan&#8217;ın. Sadece dağdaki mücadeleyle kendisinden sınırlı bahsedildiğini anlayan Öcalan Halkın önemini kavramıştır. Halk, PKK eliyle serhildanları genişletmelidir. Cizre&#8217;de, Silopi&#8217;de, Şırnak&#8217;ta ayaklanma girişimleri olsa da Devlet de geçen yıllarla tecrübe kazanmıştır. Anında karşılık verir ve kanlı bilançolar saçılır medya tarafından ülke gündemine. Öcalan&#8217;ın barıştan bahsetmediği yıllardır o yıllar ve Devlet&#8217;te ayak uydurur bu kanlı oyuna. Halk perişandır&#8230;</p>
<p>Açılımdan bahsetmek için daha çok erken o yıllarda. Medyada daha fazla yer alabilmek, daha çok gündemde kalabilmek adına eylemlerin biri biterken biri başlar o coğrafyada.</p>
<p>Kitap bu şekilde sizleri 1987 yılından alıp doksanlara kadar getiriyor. Dağda gezen üç beş çapulcudan, adına yola çıktığı halkın başına bela olan PKK&#8217;nın ve Öcalan&#8217;ın hikâyesi bu. Cem Ersever&#8217;in perspektifinden o yılları okumak istiyorsanız bu kitabı tavsiye ederim. Çünkü, b<a name="_GoBack"></a>ugünü anlamak için dünü bilmek gerekiyor.</p>
<p>Ben, bu kitabın yazarı olsaydım sonuç bölümüne şu notu düşerdim:<strong><em> Stratejide yaptığınız bir hatayı taktikle düzeltemezsiniz&#8230;</em></strong></p>
<p>Geçen yılların sonunda, gelinen noktaya bakınca, bir anlamda bunun itirafını okudum sanki.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>“Çatışma”yı Bitirmek mi, Yönlendirmek mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/15/%e2%80%9ccatisma%e2%80%9dyi-bitirmek-mi-yonlendirmek-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/15/%e2%80%9ccatisma%e2%80%9dyi-bitirmek-mi-yonlendirmek-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 09:38:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Paksoy</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>

		<category><![CDATA[Derin Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Adaleti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20659</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Suçun işlenmesini önlemek amacıyla orada bulunurken onu önlemek yerine eğer kendisi eylemleri gerçekleştirirse, zaten örgütün yapmak istediğini kendisi yapmış olur. Bu yüzden Bekir Bozdağ&#8217;ın söylediği &#8220;istihbaratın suç işlemeden örgüte sızamayacağı&#8221; iddiası da bir doğruluk içermez [...] &#8220;istihbaratçıların&#8221; suç işlemesine yetki veren bir kanuni düzenleme de bildiğim kadarı ile yok&#8230;&#8221;
Kürt Sorunu üzerine bir yazı hazırlığına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/psikolojik_harp.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-14659" title="psikolojik_harp" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/psikolojik_harp-242x300.jpg" alt="" width="183" height="238" /></a>&#8220;&#8230; Suçun işlenmesini önlemek amacıyla orada bulunurken onu önlemek yerine eğer kendisi eylemleri gerçekleştirirse, zaten örgütün yapmak istediğini kendisi yapmış olur. Bu yüzden Bekir Bozdağ&#8217;ın söylediği &#8220;istihbaratın suç işlemeden örgüte sızamayacağı&#8221; iddiası da bir doğruluk içermez [...] &#8220;istihbaratçıların&#8221; suç işlemesine yetki veren bir kanuni düzenleme de bildiğim kadarı ile yok&#8230;&#8221;</em></strong></p>
<p>Kürt Sorunu üzerine bir yazı hazırlığına girmek oldukça zor&#8230; Her yazılası bir konu ele alındığında daha o konunun üzerine sağduyu ile düşünemeden başka bir sıcak gelişme ile karşı karşıya kalıyoruz&#8230; Şöyle bu süreçte yaşananlara bir bakarsak&#8230; Peş peşe gelen KCK operasyonları, sınır ötesi harekâtlar, Uludere faciası ve son olarak KCK-MİT mevzuu her birisi aslında uzun uzun ve düşünerek konuşulması tartışılması gereken <span id="more-20659"></span>konular&#8230; Ancak ardı ardına ve beklenmeyen gelişmelerin yaşanması tüm olayların sansasyonel yönleri dışında okunmasına müsaade etmiyor.</p>
<p>Bu sansasyonel laflar içerisinde en sık dillendirilenlerden birisi de &#8220;krizin yönetilemediği&#8221; klişesi&#8230; Aslında bu &#8220;sorunu&#8221; bilimsel manada &#8220;çatışma&#8221; olarak tanımlarsak, mevcut durumda krizin yönetilememesi değil, &#8220;çatışmanın yönetilmesi&#8221; sorunu ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz&#8230; Peki o zaman ne demek çatışmanın YÖNETİLMESİ?&#8230;</p>
<p>Çatışma teorilerinde çatışmalara üç ayrı yaklaşım mevcut. Bunlar çatışmanın yönetimi (management), yatıştırılması (settlement) ve çatışmanın çözümü konusunda kararlılık (resolution)&#8230; Tüm bu yaklaşımlar çatışmalarda tarafların izledikleri yolların neyi amaçladığının temel göstergesini teşkil ediyor. Şöyle ki, çatışma yönetimi kavramı ile mevcut çatışmanın gidişatının kontrole alınması ifade edilmekte. Yatıştırılması ise çatışmanın her ne şekilde olursa olsun sadece yatıştırılmasını, kararlılık ise asıl amacın çatışmanın sona erdirilmesi olduğu anlamına gelmekte&#8230;</p>
<p>Kürt Sorunu üzerinden konuya bakıldığında bu zamana kadar çatışmanın yatıştırılması ve yönetiminin denendiği ve denenmekte olduğu görülüyor. Ama hiçbir zaman çatışmanın sonlandırılması yönünde bir &#8220;kararlılık&#8221;  olduğuna rastlayamadık&#8230;</p>
<p>Mesela, çatışmanın yatıştırılması dönemi 90&#8242;ların başından itibaren terörün, şiddetin zirve yapmasıyla birlikte Kürt Sorunu&#8217;nun salt terör sorunu olarak algılandığı ve silahla &#8220;çözülmeye&#8221; çalışıldığı bir dönemi ifade eder. Aslında bilimsel yönüyle bu dönemde sorun çözülmeye değil, yatıştırılmaya çalışıldı. Sadece silahın kullanılması ile sorunun temel hak ve özgürlükler başta olmak üzere, kültürel ve hatta ekonomik boyutu göz ardı edildi. Bu yöntem neticesinde kısa süreli olarak o dönem askeri operasyonların başarısı ile çatışma yatıştırılmış olsa da, aşılmasını sağlamadığı şu an ortada&#8230; Bunun yanında çatışmanın yatıştırılması için uğraşılan bu dönem, isteyerek ya da istemeyerek, çatışmanın kabullenilmesini ve yönetimini de gündeme getirdi.</p>
<p>Ancak çatışmanın yönetimi belli bir aşamadan sonra ana AMACIN çatışmanın sona erdirilmesi olduğu gerçeğini görmeyi engeller. Neticede karşımıza çatışmanın ürünü olan birçok sorunun, yeni birçok çatışma sebebinin doğmasına neden olur. </p>
<p>Mesela, her ne kadar şu an için bir problem gibi algılanmasa da, koruculuk sistemi terörün ve şiddetin bu topraklardan temizlendiği zaman en büyük sorunlardan birisi olarak karşımıza çıkacak&#8230; Düşünün, devlet adına para karşılığı silah taşıyan yaklaşık beş bin civarında insanı bir anda ne yapacağız?&#8230; İşte en basit haliyle koruculuk sistemi bile çatışmanın aşılması değil, çatışma ile birlikte yaşamayı kabul ederek bu çatışmayı yönlendirmenin en bariz örneklerinden birisi&#8230;</p>
<p>Bir diğer çarpıcı örnek 34 vatandaşın hayatını kaybetmesi ile karşımıza çıkan kaçakçılık sorunu&#8230; Kaçakçılık adı üstünde bir suç olmasına rağmen devletin &#8220;bölgenin şartları gereği&#8221; göz yumduğu bir gerçeklik&#8230; Aslında bir anlamda devlet ile bölge halkı arasında üstü kapalı imzalanan bir antlaşma&#8230; Bölgede yaşanan işsizliğin çözülmesi değil, üstünü örtülmesi için bulunmuş bir yöntem aslında&#8230; Halkın teröre desteğinin engellenmesi için onlara devletin &#8220;şefkatli kucağında&#8221; açmış olduğu bir ekmek kapısı&#8230; Ancak bu geçici çözüm aynı zamanda örgüte en büyük gelir kapılarından birisini de açmakta&#8230; Bölgede sınırdan geçirilen her karton sigara, her paket çay, her litre mazot için sınırın diğer tarafında örgüt tarafından vergi kesildiği artık herkes tarafından bilinen bir &#8220;sır&#8221;&#8230; Aynı zamanda metropollere giden patlayıcılar da yine devletin göz yumduğu bu kanaldan geçmekte&#8230;.</p>
<p>Lafı uzatmadan tamamlarsak çatışmanın yönetimi aslında bir zaman sonra çatışmanın çözümü için engel haline gelmekte ve çatışmanın ASLİ sebebi olarak karşımıza çıkmakta&#8230;</p>
<p>Buradan yola çıkarak son günlerde MİT-KCK ilişkisine geldiğimizde de aynı sorunla karşılaşıyoruz.</p>
<p>En başta şu hususu belirtmeden geçmeyelim&#8230; Mevcut kriz MİT&#8217;in PKK üst düzey yöneticileri ile yapmış olduğu görüşmelerle ilgili değil&#8230; Basın-yayında dillendirilen ve bilinçli olduğu sezilen bu iddianın aksine, soruşturma bazı devlet görevlileri ve MİT elemanlarının terör örgütü eylemlerini yönlendirdiği iddiası üzerine&#8230;  </p>
<p>Devam edelim&#8230; İlk olarak, bir istihbarat görevlisinin bir yapı içerisinde bulunmasının en temel nedeni bu yapının deşifre edilmesi ve gerçekleşecek eylemlerin engellenmesidir. Eğer bir istihbarat görevlisi bulunduğu konum itibariyle artık bu yapının faaliyetlerini bizzat kendisi yönlendirmeye başlarsa o zaman o yapıda bulunma amacından sapmış olur.</p>
<p>İkinci olarak, bulunduğu yapı içerisinde bizzat kendisinin suça karışması da yine o yapı içerisinde bulunma amacıyla temelden çelişir. Suçun işlenmesini önlemek amacıyla orada bulunurken onu önlemek yerine eğer kendisi eylemleri gerçekleştirirse, zaten örgütün yapmak istediğini kendisi yapmış olur. Bu yüzden Bekir BOZDAĞ&#8217;ın söylediği &#8220;istihbaratın suç işlemeden örgüte sızamayacağı&#8221; iddiası da bir doğruluk içermez&#8230;</p>
<p>Diğer taraftan &#8220;istihbaratçıların&#8221; suç işlemesine yetki veren bir kanuni düzenleme de bildiğim kadarı ile yok&#8230; Hadi olsun diyelim&#8230; Böyle bir durumda bu zamana kadar peşinde koşturduğumuz &#8220;temiz, şeffaf&#8221; devlet anlayışının hiçbir kıymet-i harbiyesi kalmaz&#8230; Susurluk döneminde devlet tarafından korunan suçlular artık kanunlar (dikkat edin hukuk değil) sayesinde korunur hale gelir&#8230;</p>
<p>Kısacası, iddianamede dile getirtildiği üzere, istihbarat elemanlarının KCK/PKK terör örgütü içinde bulundukları konum ve gerçekleşen eylemler terörün sona erdirilmesi, çatışmanın aşılması için bir fayda sağla(ya)maz&#8230;</p>
<p>Konuyu bağlarsak&#8230; MİT elemanlarının KCK/PKK teröre örgütünü yönlendirmeleri aslında çatışmanın kabullenildiği ve çözülmesinden öte yönlendirilmeye çalışıldığının bir göstergesidir aslında&#8230; En net haliyle söylenmek istenen, <em>&#8220;Çatışma olsa bile benim kontrolümde, benim istediğim şekilde ve istediğim zamanda olsun&#8230;&#8221;</em> Ama, yakın tarihte örnekleri görüldüğü gibi, ya kontrolümüzden çıkarsa?.. Bkz. Abdullah ÇATLI, Vedat ERGİN, Alaattin ÇAKICI vb&#8230;</p>
<p>Bu yüzden gerçekten bu çatışmanın sona ermesini istiyorsak, yatıştırmak ya da yönetmek yerine, sona erdirmek için KARARLILIĞIMIZI göstermeliyiz. Bu yüzden atılan adımların da bu KARARLILIK çerçevesinde gerçekleşmesi gerek&#8230;.</p>
<p>O zaman lafımızı şöyle bitirelim&#8230; Hem devlet, hem de toplum olarak ya olması gerektiği üzere, Başbakan&#8217;ın deyimiyle, devletin &#8220;arınmasını&#8221; isteyelim&#8230; Ya da klişe tabiriyle &#8220;devletin derin dehlizlerinin&#8221; artık KCK/PKK terörünü bitirmeyi istemesini bekleyelim&#8230;</p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/15/%e2%80%9ccatisma%e2%80%9dyi-bitirmek-mi-yonlendirmek-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/15/%e2%80%9ccatisma%e2%80%9dyi-bitirmek-mi-yonlendirmek-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK, MİT, KCK, JİTEM ve Ergenekon davaları birleşsin!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/10/pkk-mit-kck-jitem-ve-ergenekon-davalari-birlessin/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/10/pkk-mit-kck-jitem-ve-ergenekon-davalari-birlessin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 22:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler ve Türkler]]></category>

		<category><![CDATA[MİT]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[jitem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20584</guid>
		<description><![CDATA[

Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/pkk_kck_ergenekon_mit.jpg"></a></div>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/_pkk_kck_ergenekon_mit.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-20587" title="_pkk_kck_ergenekon_mit" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/_pkk_kck_ergenekon_mit.jpg" alt="" width="320" height="335" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/pkk_kck_ergenekon_mit.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/10/pkk-mit-kck-jitem-ve-ergenekon-davalari-birlessin/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/10/pkk-mit-kck-jitem-ve-ergenekon-davalari-birlessin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AKP Uludere katliamını aydınlatabilecek mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/06/akp-uludere-katliami-konusunda-gercegi-soyleyebilir-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/06/akp-uludere-katliami-konusunda-gercegi-soyleyebilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 11:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[TBMM]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20564</guid>
		<description><![CDATA[ 
Sunuş: Türk Hava Kuvvetleri içinde kafasına göre takılan bir grup mu var? Canı istediği zaman istediği yere bomba atabilen, kimseye hesap vermeyen bir grup üniformalı eşkıya? Bugün Kürtleri hedef almış olan bu grubun yarın bir kiliseyi veya bir Alevî köyünü hedef almasına kim engel olabilir? Zenciyi zenciye kırdıran, kâh solcuları, kâh Hristiyan din adamlarını, kâh [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><em> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/uludere.jpg"><img class="size-full wp-image-20565 aligncenter" title="uludere" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/uludere.jpg" alt="" width="374" height="310" /></a></em></strong></p>
<p><strong><em>Sunuş:</em></strong><em> Türk Hava Kuvvetleri içinde kafasına göre takılan bir grup<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/uludere.jpg"></a> mu var? Canı istediği zaman istediği yere bomba atabilen, kimseye hesap vermeyen bir grup üniformalı eşkıya? <strong>Bugün Kürtleri hedef almış olan bu grubun yarın bir kiliseyi veya bir Alevî köyünü hedef almasına kim engel olabilir?</strong> Zenciyi zenciye kırdıran, kâh solcuları, kâh Hristiyan din adamlarını, kâh cemaatleri hedef alan kışkırtma planları yine yürürlükte mi? Ve en önemlisi halkın oyuyla seçilen TBMM acaba ne zaman orduya söz geçirmeye başlayacak? </em></p>
<p><em>Uludere katliamının bir &#8220;hata&#8221; olması ihtimali de en az kasıt olması kadar korkunç. Zira <strong>bu Türkiye&#8217;nin 600.000 kişilik ordusunun bir ordu değil kuru bir kalabalık olduğunu itiraf etmektir.</strong> Her yıl milyarlarca dolar harcayan, tankı, topu, uçağı, radarı, gece görüş cihazıyla bir orduyu değil kör bir devi besliyoruz  demektir. Uyarı ateşinden kaçmayıp açık arazide bekleyen bir grup insanı teröristlerden ayıramayan bu ordu(?) gerçek bir savaşta ne yapabilir? Dikkatle okunması gereken bir röportajı paylaşıyorum. (MY) </em></p>
<blockquote><p>&#8220;&#8230;Uludere, Doğu ve Güneydoğu&#8217;daki BDP ile AK Parti arasındaki siyasal kırılmanın önemli noktalarından biri olabilir. Ölçmek lazım. AK Parti çok yakın zamana kadar bu ülkede hem iktidar hem muhalefet görevini görüyordu. Başarısının bir sebebi de buydu. Uludere&#8217;den bu yana AK Parti iktidar görevini gördü ama muhalefet görevini görmedi. Yani şuna gelmek istiyorum; Türkiye&#8217;de yakın zamana kadar hep şu vardı; &#8220;AK Parti yapmak istiyor, yaptırmıyorlar. Birileri engelliyor!&#8221; Hep birileri vardı. Artık o birileri yok. Dolayısıyla günahıyla sevabıyla, başarısıyla başarısızlığıyla her şey artık AK Parti&#8217;ye mal olacaktır. Yakın zamana kadar şikayet ettiğimiz Anayasa Mahkemesi, asker, yargı gibi muhalefet eden kurumların bundan sonra muhalefetinden söz edemeyeceğimiz için, artık AK Parti her icraatından kendisi sorumlu olacaktır&#8230;&#8221;  <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/02/06/bdp-baraji-asiyor-akp-rekor-kiriyor.html" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/06/akp-uludere-katliami-konusunda-gercegi-soyleyebilir-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/06/akp-uludere-katliami-konusunda-gercegi-soyleyebilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

