RSS Feed for ÖlümCategory: Ölüm

Bab Aziz / Nacer Khemir »

Bu filmi izlememe vesile olan Bilal’e ithaftır, eleştirileriyle hatalarımı gösteren Sevgili Dost’a…
 
Bir rüyanın içine girdim, başka bir rüyada nefes alıyorken. Çöl seslenirken gizini aramaya, ney sesi üflüyor ayrılık acısını ruhuma. Kays’ı çöllerde arayan Leyla’yım, Leyla’yı göremeyen/tanıyamayan Mecnun’um şimdi. Bir hikayenin içinde dinleyen, bir mesnevinin içinde gözleyen, bir masalın içinde çocuğum şimdi.  Kapılar açılsın ve Bab’ [...]

Share on Facebook

3 [?]

Ateş Böceği Mezarlığı »

Akiyuki Nosaka’nın aynı adlı romanından Isao Takahata’nın yönettiği, müzikleri Michio Mamiya tarafından bestelenen, Stüdyo Ghibli  yapımı eşsiz, etkiliyeci, hüzünlü… bir animasyon. Bir animasyona dram hiç yakışmıyor ama bir dram da bir animasyonda ancak bu kadar güzel ve etkileyici bir biçimde anlatılabilirdi…
  
21 Eylül 1945. Öldüğüm geceydi. 
Seita’nın öldükten sonra meyve şekeri kutusunun açılması sonucu boş kutunun içinden [...]

Share on Facebook

2 [?]

Ölüm’ün Işığında Zaman Kavramı (7) »

“Görünen işaret ettiği anlam için gereklidir. Biçim, suretiyle TaSViR ettiği mânâ kadar Öz’e aittir. Hakikat kendisine ve genel anlamda akla görünmeseydi Hakikat olmazdı.”
Böyle diyor Hegel Estetik Dersleri adlı şahane yapıtında. Son derecede mühim bir meseleye işaret eden bu satırları biraz açalım.
Aylardan ekim. Meşe, çınar, kestane ağaçları çırılçıplak. Dökülmüş yapraklarla kaplı kaldırımda yürüyorum. Yaprak ölüleri “anonim” [...]

Share on Facebook

2 [?]

Ölüm’ün Işığında Zaman Kavramı (6) »

Dikkat: Hassas insanları rahatsız edebilecek fotoğraflar içeren bir yazı okuyorsunuz.

Ünlü fotoğrafçı Robert Capa’nın İspanya iç savaşında çektiği bir kare. Başından vurulan cumhuriyetçi milis silahını tutamıyor artık, güneşin kavurduğu kısa otların üzerine gölgesi düşüyor, yüzü sanki ifadesiz, gökyüzü bulutsuz, ufukta kayda değer bir şey görünmüyor. Sonradan kurgu olduğu iddia edildi bu fotoğrafın. Milisin gerçekte ölmediği, ölüyormuş [...]

Share on Facebook

2 [?]

Ölüm’ün Işığında Zaman Kavramı (5) »

Oldukça tuhaftır, Monet, Rembrandt, Oudry, Sicurezza gibi ressamların “natürmort” (=ölü doğa) denilen eserlerine, meselâ ölmüş hayvan tasvirlerine bakarken hayvan ölülerinde görünmeyen bir şeyi görürüz. Merleau-Ponty’nin isabetle teşhis ettiği gibi “Sanat eseri objektif bir bakışın görülemez zannettiği şeylere görüLebilir bir varoluş sağlar” . Nedir bu görülemez olup da Sanat sayesinde görülebilen?
 Basit bir matematiksel işlem yapacağız şimdi, bildiğiniz çıkarma [...]

Share on Facebook

2 [?]

Ölüm’ün Işığında Zaman Kavramı (4) »

Nazım Hikmet’in Kuvâyi Milliye Destanı’ndan (7ci Bap):
“…Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine…” 
 Bu dizelerdeki “tekerlek ölüleri” dikkatimizi çeken. Çünkü tekerlekler de ölür ve ölmüş tekerlek cesetleri tıpkı ölmüş öküzler gibi bir şeyler anlatırlar bize. Bir buzdolabı [...]

Share on Facebook

2 [?]

Ölüm’ün Işığında Zaman Kavramı (3) »

Dans eden bir Tanrı mı dediniz?
“…Diyorsunuz ki “hayatın yükünü taşımak zor”. Neden sabah mağrur akşam ise itaatkârsınız? Hayatın yükünü taşımak zor ise siz de bu kadar “kolay” olmayın! Hepimiz bu yükle yüklenmiş birer eşeğiz. Üzerinde bir damla çiğ var diye titreyen gül tomurcuğuyla ortak neyimiz var bizim? Hayatı seviyoruz ama hayata alıştığımızdan değil, aşka alıştığımızdan. [...]

Share on Facebook

2 [?]

Ölüm’ün Işığında Zaman Kavramı (2) »

Bu bölüm sadece fotoğraflardan oluşuyor. Zira ressam Paul Klee’nin dediği gibi “Sanat görüneni taklid etmez, görünür kılar” diye düşünüyorum. Bitmiş eser (ölü beden) yaşanan hayatın, yapılan ve yapılMAyan seçimlerin eseridir, Zaman geçip gitmemiştir aslında. Üst üste birikmiş, o ölmekte olan (= yaşamakta olan) beden 60-70 yıllık bir hayatın izlerini MuHaFaZa etmiştir. Geçmiş Zaman yoktur, kırışmış [...]

Share on Facebook

2 [?]

Ölüm’ün Işığında Zaman Kavramı(1) »

Sunuş: Çeşme resmine bakmakla suya kanamayacağını idrak eden Akıl kendiliğinden suyun kaynağına yönelecektir. Tam da bu sebeple  Zaman’ın NE?‘liğini anlamak(=görmek) için de Sanat’tan istifade etmek icab eder. Bu bir keyfiyet değil.  İnsan gibi düşünmek için Sanat’tan istifade etmek zorundayız. Çünkü eserler sanatçıları anlatır, sanatçıya dairdir. Eser Sanatçı’nın aynısı değildir ama eserin varolmasını MuRaD etmiş ve [...]

Share on Facebook

2 [?]

Şiirler-Erdem Bayazıt »

İki yıl kadar önce vefat haberiyle tanımıştım şairi. Gazetede haberin altına bir de şiirini eklemişlerdi. Kültür sayfasına şöyle bir göz atıp geçmeyi düşünürken o sayfanın aylarca duvarda asılı kalacağı, parlayan gözlerle defalarca okunacağı aklıma gelmemişti.  Şiirin olduğu yeri kestim, o küpürü sararana kadar duvarda beklettim. Gittim geldim okudum şiiri. Başım sıkışınca okudum, mutlu olunca, hasta [...]

Share on Facebook

2 [?]

EYVALLAHSIZ ÇINAR »

Bugün onu da toprağa verdik. Birkaç saat önce mezarlıktaydık. Yavaşça indirdiler kabrine. Bedeni küçücük kalmıştı zaten. Tek tek tahtalar uzatıldı. Tek tek kapattılar tahtaları üstüne. Son kürek toprak da atıldığında mezara devasa bir çizgi üzerinde 75 yıllık bir nokta daha öylece sona ermişti işte. Ağır ağır bıraktık bedenini orada. Mezar tekbirlerle kapandığında fotoğraf da solmaya [...]

Share on Facebook

2 [?]

Zaman akıp gidiyor… »

Zaman insanoğlunun duyu organları ile algılayamadığı, fiziki, felsefi, psikolojik ve sosyolojik boyutları olan bir fenemon(olgu) ve gerçektir.  İnsanın içinde bulunduğu psikolojik durum ve yaşadığımız olayların niteliğine bağlı olarak algılanan, hissedilen ve öznel bir zaman olarak nitelendirilen bir zamandan da söz edilebilir. Bazen bizler, içinde yaşadığımız olay ve yaşantıların ilginçliğine ve zenginliğine bağlı olarak zamanın nasıl [...]

Share on Facebook

2 [?]

Toprak olmak ne garip şey anne! – Varlığın anlamı »

- Bu yazı nefsime yazılmıştır -
Bir baba, çocuğunun kabiliyetlerini ve içindeki cevherleri veya kuvveyi nefsaniyesini, yine kendisine göstermek üzere, bazı konularda onu sınamak ister. “Farz edelim senin büyük bir çiftliğin var, içinde pek çok teknik imkan, aletler, yirmi adet personel, iki traktör, iki dönüm meyve bahçesi, vs.” şeklinde bir cümle ile başlayan baba bu [...]

Share on Facebook

3 [?]

Ahiret Kitabı - Gazâlî Hazretleri »

Yahya Kemal’in « Ankara’nın en çok nesini seviyorsunuz ?» sorusuna cevaben “İstanbul’a dönüşünü” demesi gibi Hayat’ta en çok merak ettiğim şey Ölüm, Aslî Vatan’a dönüş, Gurbet’in bitişi.
“Suyun içerisine taş attığımızda su yüzeyinde genişleyen dairelerin oluştuğunu görürüz. Aynı taş suyun derinlerine indikçe daha geniş daireler oluşturur, taşın ulaştığı derinlik arttıkça dairelerin çapı da artar. Attığımız ilk taşa bakarak [...]

Share on Facebook

3 [?]

Ölümden Saklanamayan Salinger »

  Jerome David Salinger, 1919 New York doğumlu Amerikalı bir yazar. Kariyerine kısa hikayeler ile başlayan yazar, ‘ Çavdar Tarlasında Çocuklar ‘ ( The Chatcer İn The Rye ) eseriyle ilk zamanlarda dikkati çekmese dahi zaman içerisinde büyük bir ün kazandı. Bir dönem yasaklı olan bu eser yayımlanmasından, yaygınlaşmasına kendi kaderinde sonlardan ilk sıralara büyük [...]

Share on Facebook

2 [?]

Ölüm Hayatı Sonsuz Bir Karede Dondurmaktır! »

 ”Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkoyar, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.” Zümer Sûresi 42
Modernleşmenin insanlığa yaptığı en büyük kötülüklerden bir tanesi, ölümü gözümüzün önünden ücra bir köşeye sürmek için ortaya koyduğu büyük çabanın sonuçlarını tahmin [...]

Share on Facebook

4 [?]

Tolstoy’da Ölüm Düşüncesi »

Nazmi Eroğlu (Köprü Dergisi)
Tolstoy dünya edebiyatına mal olmuş bir Rus düşünürü ve edebiyatçısı. Edebiyat merdivenlerini nesirle tırmanmış ve o yolda zirveye oturmuş bir romancı. Romanda başarılı olmuş her yazar gibi o da, hayatın içindeki gerçekleri ve problemleri en çarpıcı açıklığıyla ve derin tahlillere girerek anlatmıştır. Bu yöndeki başarısı nispetinde okuyucu tarafından hüsnü kabul gördüğü söylenebilir [...]

Share on Facebook

3 [?]

Ne yani? Ben de mi? »

Cécile: Baba, bu kuş neden yerde yatıyor?
Marc: Ölmüş. Araba ezmiş.
Cécile: Ne zaman uçacak yeniden?
Marc: Bir daha hiç uçmayacak. Bitti. Ölüm bu. Uyuyorsun, bir daha hiç uyanmıyorsun.
Küçük Cécile ölümü böyle öğrendi babası Marc’tan. Günlerdir uyumuyor. “Bir daha uyanmamaktan” korkuyor. Marc bu olayı bana aktarıp yardım istediğinde
Share on Facebook 3 [?]

Share on Facebook

3 [?]

Baba ve dağlar »

Babam çok hasta.
  Geçen perşembe 4 günlüğüne ailemi görmek için Türkiye’ye gittim. Yılmaz ailesinde yürekler dağlanıyor bir zamandır. Ama aile bu imtihandan güçlenerek çıkıyor. Maddî ve gayrı maddî imkânlar seferber. Fertler kenetlenmiş. Dirayetle hayatı muhafaza etmek için çabalayan ablam, annem ve dayım 24 saat uyumadan yemeyen hastaya yediriyor, içmeyen hastaya içiriyor.
 ”Şaşırtıcı” olan şu ki aynı aile [...]

Share on Facebook

2 [?]

Ayy bu yazınız çok uzun, hiç vaktim yok! »

Bazen iletişim kutusundan yazıların uzunluğu ile ilgili şikâyet geliyor:
« Ayy bu son yazınız çok uzun, vallahi sonuna kadar okuyamadım. »
 Bazen de detaylı bilgi isteyen genç bir arkadaşa kitap tavsiye ediyorum, yanıt ilginç:
 

- Ben okumayı sevmem, o kadar vaktim yok, tartışmak için gelmiştim sitenize…
- Sayın X, Türkiye’yi seviyor musunuz?
- Evet, elbette.
- Bir savaşa girsek ölmeye hazır mısınız?
- Tabi, [...]

Share on Facebook

3 [?]