<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; Milliyetçilik</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/milliyetcilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Leyla Zana&#8217;ya hapis</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 May 2012 09:36:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=22028</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Çeşitli tarihlerde yaptığı 9 konuşma nedeniyle hakkında dava açılan Diyarbakır bağımsız Milletvekili Leyla Zana, 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.&#8221;
 
&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler
Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;Çeşitli tarihlerde yaptığı 9 konuşma nedeniyle hakkında dava açılan Diyarbakır bağımsız Milletvekili Leyla Zana, 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.&#8221;</em></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a>  </strong></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/24/leyla-zanaya-hapis/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Bir Site Doğuyor: Millî Eğitim Yerine Sivil Eğitim</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/05/yeni-bir-site-doguyor-milli-egitim-yerine-sivil-egitim/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/05/yeni-bir-site-doguyor-milli-egitim-yerine-sivil-egitim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 18:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[Resmî Tarih]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[resmi ideoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21791</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;&#8230; Çocuklara her gün &#8220;rahat&#8221; &#8220;hazır ol&#8221; komutlarıyla ezberlettirilen &#8220;andımız&#8221; adlı yemin metninin gerek içeriği ve gerekse okutma biçimine bakıldığında bir önceki çağa ait bir uygulama olduğu hemen fark edilir. Aynı zamanda bu tür bir uygulamanın ne pedagojik ilkelerle ne de evrensel hukukla bağdaşır bir yanı bulunmaktadır. Ancak ne yazık ki Türkiye&#8217;de çocuklar hala asker [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/sivil_egitim.jpg"><img class="size-full wp-image-21792 aligncenter" title="sivil_egitim" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/sivil_egitim.jpg" alt="" width="300" height="216" /></a></em></p>
<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Çocuklara her gün &#8220;rahat&#8221; &#8220;hazır ol&#8221; komutlarıyla ezberlettirilen &#8220;andımız&#8221; adlı yemin metninin gerek içeriği ve gerekse okutma biçimine bakıldığında bir önceki çağa ait bir uygulama olduğu hemen fark edilir. Aynı zamanda bu tür bir uygulamanın ne pedagojik ilkelerle ne de evrensel hukukla bağdaşır bir yanı bulunmaktadır. Ancak ne yazık ki Türkiye&#8217;de çocuklar hala asker komutlarıyla bu andı tekrar etmektedirler. Her gün askeri komutları tekrarlayan okul idarecilerinin kendilerini komutan, öğrencilerini ise asker gibi görmeye başladığı bir eğitim sisteminde bireyin özgürleşmesi mümkün değildir &#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.sivilegitim.com/hakkimizda" target="_blank">TAMAMI</a> </p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda e-kitap &#8230;</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank">Tarih şaşırmaktır</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/05/yeni-bir-site-doguyor-milli-egitim-yerine-sivil-egitim/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/05/yeni-bir-site-doguyor-milli-egitim-yerine-sivil-egitim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Silivri kapılarında Ergenekonculara özgürlük isteyen bir Türk solu var!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/14/silivri-kapilarinda-ergenekonculara-ozgurluk-isteyen-bir-turk-solu-var/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/14/silivri-kapilarinda-ergenekonculara-ozgurluk-isteyen-bir-turk-solu-var/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Apr 2012 09:56:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Solu]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[Ülkücülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21470</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Oysa 12 Eylül sadece solu ezip geçmedi. Ülkücü hareketle temsil edilen &#8220;Türk Milliyetçileri&#8221;ne de aynı muamele yapıldı. Onlar da 12 Eylül&#8217;ün işkence tezgâhlarından geçtiler, idam sehpalarında can verdiler. Ülkücü hareketin 12 Eylül&#8217;ü mümkün kılan siyasi ilişkilerini ve duruşunu, işlediği cinayetleri sorgulamak elbette gerekli, ama bu acıları yok saymak doğru değil.[...] Peki, sol hareket bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/turk_solu_ergenekon.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21471" title="turk_solu_ergenekon" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/turk_solu_ergenekon.jpg" alt="" width="200" height="150" /></a>&#8220;&#8230; Oysa 12 Eylül sadece solu ezip geçmedi. Ülkücü hareketle temsil edilen &#8220;Türk Milliyetçileri&#8221;ne de aynı muamele yapıldı. Onlar da 12 Eylül&#8217;ün işkence tezgâhlarından geçtiler, idam sehpalarında can verdiler. Ülkücü hareketin 12 Eylül&#8217;ü mümkün kılan siyasi ilişkilerini ve duruşunu</em><a href="http://www.ilkehaber.com/" target="_blank"><em>,</em></a><em> işlediği cinayetleri sorgulamak elbette gerekli, ama bu acıları yok saymak doğru değil.[...] <strong>Peki,</strong> <strong>sol hareket bu hesaplaşmanın ve sorgulamanın neresinde duruyor? </strong><strong>Solun 12 Eylül öncesindeki eylemleri devrime mi, darbeye mi hizmet etti? </strong>12 Eylül&#8217;ün tecrübelerine rağmen, Türk milliyetçileri eğer solun bugün durduğu &#8220;devlet katında&#8221; durmaya devam edip, kendi içlerinde bir hesaplaşma içine girmeselerdi, Ergenekon&#8217;la bu kadar kolay baş edilebilir miydi? <strong>Silivri kapılarında Ergenekonculara özgürlük isteyen bir ülkücü hareketi yok Türkiye&#8217;nin. </strong>Sol militarizmle, İttihatçılıkla ve Kemalizm&#8217;le hesaplaşmadı. Solun çeşitli grupları, 12 Eylül&#8217;ün yargılandığı mahkemeye pankartını taşır gelir, aynı pankartları Silivri&#8217;deki mahkemelere de götürür, orada mukim generallere özgürlük talep eder! &#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/orhan-miroglu/makale-4-nisanda-neredeydiniz.htm" target="_blank">TAMAMI</a> </p></blockquote>
<p><strong> <span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/turk_solu_iktidar_olur_mu.pdf" target="_blank">Türk solu iktidar olur mu?</a></span><span style="color: #0000ff;"> </span></strong></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/turk_solu_iktidar_olur_mu.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-21200" title="turk_solu_iktidar_olur_mu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/turk_solu_iktidar_olur_mu-215x300.jpg" alt="" width="143" height="213" /></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/turk_solu_iktidar_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong>buradan indirebilir</strong></span> </a>ve paylaşabilirsiniz. Ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18312" title="marx-kapak" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/marx-kapak.bmp" alt="" width="128" height="191" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank">Derin <strong>MAЯҖ</strong></a></strong></p>
<p>Etrafınızda “ben solcuyum” diyen kaç kişi var? Birgün Ya da Cumhuriyet Gazetesi, Türk Solu Dergisi okuyan? Yürüyüşlerde Marx, Lenin, Deniz Gezmiş ve Atatürk posterlerini yanyana taşıyan kişileri tanıyor musunuz? İşçi sendikalarında aktif rol oynayan dostlarınız var mı? Bu insanlar hasretle beklediğimiz sol muhalefeti kuramadılar bir türlü. Neden? </p>
<p> Marxist ve Marxçı (Marx’a dair ama marxist olmayan) miras ile yüzleşmedi Türk solcuları. Oysa Marx anlaşılmadan hiç bir sol projenin anlaşılmasına da imkân yok.  Leninist, Stalinist, Maoist… Hatta Kuzey Avrupa’nın sosyal demokrat modellerini de çözemezsiniz. Marx’ın bıraktığı yerden devam edenleri anlamak için de gerekli bu okuma; dünya soluna bugünkü şeklini veren düşünürleri anlamak için: Rosa Luxemburg, Ernst Thälmann, Georg Lukács, Max Adler, Karl Renner, Otto Bauer, Walter Benjamin, Jürgen Habermas,… <a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/14/silivri-kapilarinda-ergenekonculara-ozgurluk-isteyen-bir-turk-solu-var/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/14/silivri-kapilarinda-ergenekonculara-ozgurluk-isteyen-bir-turk-solu-var/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kazanan Kürt halkı değil, devlet oldu&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2012 20:54:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21465</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; PKK son Kürt isyanıdır. Ama isyan ettiği devlete karşı &#8220;özerkliğini&#8221; koruyabilmiş bir isyan hareketi de değildir. İsyancılar tecrübesiz, ve herhangi bir tarihî mirastan yoksundular -sürekliliği olmuş bir tarihsel mirası kastediyorum- ama buna karşılık devletin tecrübesi çok fazlaydı. Devlet bence son Kürt isyanını daha başından Türk halkının ve dünyanın gözünde kriminalize etmeyi başardı.
Silahlı mücadelenin başladığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; PKK son Kürt isyanıdır. <strong>Ama isyan ettiği devlete karşı &#8220;özerkliğini&#8221; koruyabilmiş bir isyan hareketi de değildir.</strong> İsyancılar tecrübesiz, ve herhangi bir tarihî mirastan yoksundular -sürekliliği olmuş bir tarihsel mirası kastediyorum- ama buna karşılık devletin tecrübesi çok fazlaydı. <strong>Devlet bence son Kürt isyanını daha başından Türk halkının ve dünyanın gözünde kriminalize etmeyi başardı.</strong></em></p>
<p><em>Silahlı mücadelenin başladığı yıllarda, bir sosyal-siyasal karşılığı olduğunu biliyorum, o süreçleri yaşadım az çok, ama bu böyle diye, son isyan ve silahlı mücadele mutlaka gerekli miydi derseniz, hayır diyorum. Kürtler bu isyana zorlandılar. Ve bana kalırsa kazanan Kürt halkı değil, devlet oldu &#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/orhan-miroglu/makale-kurtler-sorunlarini-tartisiyor-mu-4.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kan Sevgisini Öğretmek&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/11/kan-sevgisini-ogretmek/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/11/kan-sevgisini-ogretmek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 19:55:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21441</guid>
		<description><![CDATA[ 
&#8220;&#8230; Zannediyorum 9 yaşlarımda falanım, Türk bayrağının nasıl oluştuğu anlatılıyor. Binlerce insan öldürülmüş, orada kandan bir göl oluşmuş. Ay ve yıldız o kandan göle yansımış, Türk bayrağı oluşmuş&#8230; Aman Ya Rabbi! ne denli acı, ben bu bayrağı şimdi nasıl seveyim, orada ölenler benim gibi çocukların babası&#8230; Ben o bayrağı nasıl seveyim? &#8230;&#8221;
İlköğretim sürecim benim için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/kan_bayrak_ay_yildiz.jpg"><img class="size-full wp-image-21442 aligncenter" title="kan_bayrak_ay_yildiz" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/kan_bayrak_ay_yildiz.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a></strong></p>
<blockquote><p><strong><em>&#8220;&#8230; Zannediyorum 9 yaşlarımda falanım, Türk bayrağının nasıl oluştuğu anlatılıyor. Binlerce insan öldürülmüş, orada kandan bir göl oluşmuş. Ay ve yıldız o kandan göle yansımış, Türk bayrağı oluşmuş&#8230; Aman Ya Rabbi! ne denli acı, ben bu bayrağı şimdi nasıl seveyim, orada ölenler benim gibi çocukların babası&#8230; Ben o bayrağı nasıl seveyim? &#8230;&#8221;</em></strong></p></blockquote>
<p>İlköğretim sürecim benim için ilk yüzleşmelerden olduğu için çok önemlidir. Yaklaşık 5 yıl okuyup neredeyse okuduğum hiçbir şeye inanmamış olmak ruhumda öyle ağır tahribatlar yaratmıştı ki, bugün dahi kokulu silgilerin kokusuyla birlik hatırladığım o yıllar okula gitmek istemediğim yıllardı, zannediyorum bir şeyler yapmak istiyordum ama <span id="more-21441"></span>yapamıyordum, yapamadığım her şey beni okuldan soğutuyordu. Bunları şimdi mi böyle yorumluyorum yoksa o zaman da böyle miydi çok seçemiyorum ancak okulda mutsuz olduğumu ve baskıdan rahatsız olduğumu çok iyi hatırlıyorum.</p>
<p>  Büyük bir ailenin ilk ve tek kızı-torunu olarak, bahçe içinde bir evde çok çok mutlu bir çocukluk yaşarken, 8-9 yaşlarımda hayatım çiçekler, evcil hayvanlar, rugan pabuçlar, çizgi filmler, kardeşimle oynadığım güzeller güzeli oyunlar şeklinde devam ederken birden ortalığı gri bulutlar kapladı&#8230; Her sabah okula geç kalacağım ve &#8220;Andımız&#8221;ı kaçıracağım korkusu yaşadığımdan mutlu bir sabahım olmamaya başladı. Kaç sabah çıkıp &#8220;Andımız&#8221;ı okuyacağım korkusuyla titrediğimi bilmiyorum. Tüm bunları atlatıp sınıfa girince hangi komşu ülkenin bizden nefret ettiği, hangi savaşta ne kadar kan aktığı bahisleri bir başka mutsuzluk sebebim oldu. Hele bir bayrak olayı var ki!</p>
<p>  Zannediyorum 9 yaşlarımda falanım, Türk bayrağının nasıl oluştuğu anlatılıyor. Binlerce insan öldürülmüş, orada kandan bir göl oluşmuş. Ay ve yıldız o kandan göle yansımış, Türk bayrağı oluşmuş&#8230; Aman Ya Rabbi! ne denli acı, ben bu bayrağı şimdi nasıl seveyim, orada ölenler benim gibi çocukların babası&#8230; Ben o bayrağı nasıl seveyim?</p>
<p>  Tabi tüm bunlarla kalmadı çocukluk hüzünlerim Kurban Bayramını Ramazan Bayramı&#8217;ndan daha çok severdim çünkü ben çocukken yaza denk gelirdi, kısa kollu gömlekler, fırfırlı etekler giyebilirdim, tüm ailemle bahçede cıvıl cıvıl kutladığım, uzunca bayram yemeklerinin yenildiği günlerdi&#8230; Tüm bu mutluluk o güne kadar sürdü, ailemden yaşlı bir kadın bana bayram günü şunları anlattı: &#8220;Biliyor musun, Allah İbrahim Peygamber&#8217;e oğlu İsmail&#8217;i kesmesini emretti, tam oğlunu kesecekken gökten bir koç indirdi, indirmeseydi İbrahim Peygamber oğlunu kesecekti, biz de şimdi babanı, amcanı kesecektik.&#8221; Şimdi yazarken bile yüreğim titriyor, o an çığlıklar atarak ağlamamak için kendimi zor tuttum. Allah bir peygamberden nasıl oğlunu kesmesini isterdi, sonra benim ailem cani miydi de evlatlarını kesecekti, ne tür dolaplar döndü durdu içimde, ne çok korktum bir bilseniz? Çok şükür ailemde bu numune örnek dışında din öğretiminde sapmış kimseler yoktu da, dinden çıkmadım!</p>
<p>  Şimdi bu güzel bahar günü bu kasvetli konuları neden açtığımı merak edebilirsiniz, izah edeyim: öğretimde 4+4+4 eğitim sistemine geçilmesi ve Kuran-ı Kerim derslerinin seçmeli olmasından sonra bir iktidar partisinin yanlışına yanlış, doğrusuna doğru demekten aciz her an &#8220;Anti Ak Parti&#8221; misyonu güden çokça yorum okuduktan sonra ailedeki din eğitimi ve okuldaki eğitim film şeridi gözümün önünden geçti.</p>
<p>  Düne kadar tek tip insan yetiştirmek isteyen resmi ideolojinin yılmaz savunucusu Türk tipi laikler yönetim erkini elinde bulunduruyordu ve çocukları kurban ediyorlardı. Bugün çok şükür o zihniyet iktidar değil muhalefet ama bu kez de yaptıkları muhalefetin yapıcı ve etkili bir yönü olmadığından eğitim sisteminde yapılanları ıslah etmekten uzaklar.</p>
<p>  İktidar partisi bir şekilde eğitimde reform yapıyor, gerçek olmayan, bahanelerle dolu sözüm ona muhalif! ağızlar nedeniyle üzerine net konuşamadığımız için durumun netliğini bile ortaya koyamıyoruz. Birileri için kutsal olan dinlerinin tebliği yapmak, birileri için kutsal olan ırk-devletlerinin övgüsünde bulunmak niyetleri içinde olan yine çocuklara oluyor. Ne dinlerini, ne Rablerini, ne tarihlerini, ne ülkelerini bilmiyorlar, üstelik korkutuluyorlar, sonra yalanlar gözlerinde normalleşiyor. Tüm bu olumsuzluklar içinde halen birbirine karşıt iki gurup eğitimin içeriğindeki yanlışları düzeltmek yerine &#8220;senin dediğin-benim dediğim&#8221; tartışmasından daha ileri gidemiyor.</p>
<p>  Kimsenin çocuğunun ne tür bir eğitim alacağını belirlemek kimsenin haddi değil ama eğer senin &#8220;kin ve nefretle&#8221; yetiştirdiğin çocuğun yarın benim çocuğumun katili olacaksa ne yaptığını belirlemek ve buna müdahale etmek emin ol benim ödevim! Seninle ilgilendiğimden değil kendimi korumam gereğinden.</p>
<p>  Peki, ne yapılmalı?</p>
<p>  Kuran Kursu öğreticisi yahut din dersi öğretmeniyseniz lütfen çocuklara tebliği yaparken Rasulullah&#8217;ın dilini, iyiliği, güzelliği, hayrı ve hakkı tavsiye edin, anlayamayacakları kıssaları, yorumlayamayacakları olayları bilip bilmeden kafalarına sokmayın.</p>
<p>  Peki, ne yapılmalı?</p>
<p>  Bu ülkede devlet halen vatandaşını resmen &#8220;insan&#8221; kabul edebilmeyi öğrenemedi, kurumlar &#8220;insanlara şekil verebilecekleri bir çamur&#8221; gözüyle bakmaktan vazgeçmedi, eğitim gibi önemli bir sorun pek kimsenin umuru değil ama orada beni duyan vicdan, izan sahibi öğretmen kardeşlerim varsa rica ediyorum, Allah rızası için çocuklara merhamet edin. Kafalarına kahramanlığı sokacağım diye onları taşlaştırmayın, korkutmayın, ezberi bir yana bırakın, yorum yapsınlar hatta saçmalasınlar ama onları ezbere ve korkuya dayalı eğitim ile ezmeyin, lütfen&#8230;</p>
<p>  Yeri gelmişken söylemeden edemeyeceğim Kuran-ı Kerim dersinin seçmeli dersi olması çok iyi bir şeydir ancak bu sorunların çözümü açısından yeterli değildir zira hâlâ mevcut bir &#8220;zorunlu din dersi&#8221; uygulaması var ki bu da kabul edilebilir bir durum değil. Alevi, Hristiyan, belki inançsız ailelerin çocuğuna zorunlu &#8220;din dersi&#8221; vermek zulümdür, Kuran-ı Kerim ve Siyer derslerinin olduğu gibi din dersinin de seçmeli olması gerekmektedir.</p>
<p>  Yol uzun daha çok konuşacağız.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… Resmî ideoloji ile ilgili e-kitap okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kadinlar_don_kisot.pdf" target="_blank"><strong>K<span style="color: #0000ff;">adınlar… Günümüzün Don Kişotları</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kadinlar_don_kisot.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-8042" title="20100102_derin_dusunce_kadinlar_donkisot" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/20100102_derin_dusunce_kadinlar_donkisot-190x300.jpg" alt="" width="130" height="207" /></a>Suzan Başarslan’ın dediği gibi <strong><em>“kadına dair söylenmesi gereken ne  kadar söz varsa erkeğin söylediği”</em></strong> bir dünya bu. Sadece söz mü? Yaşama hakkı bile. Bugün Çin’de ve Hindistan’da yüzbinlerce kız bebek daha doğmadan ultrason ile ana karnında görülüp yok ediliyor. Erkeklerin güç mücadelesinde kadınlar eziliyor. Cumartesi anası oluyor, cezaevlerinin önünde sıra bekleyen, şehit tabutlarının üzerinde ağlayan oluyor.  Şampuan veya otomobil satarken bedenini kullandıran, arka planda, silik, soyunan, tüketen, “figüran”… Kadınlara özne olma hakkını vermeyen erkekler mi yoksa bu hakkı alamayan kadınlar mı? Kadınlıklarını kaybetmeden, erkekleşmeden var olabilecek mi birgün kadınlar? 96 sayfalık bu kitapta Kadın’a ait kavgaları ve Kadın’ın kimlik arayışını sorguluyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/kadinlar_don_kisot.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/11/kan-sevgisini-ogretmek/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/11/kan-sevgisini-ogretmek/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;ye milliyetçilik lazım mı?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/02/turkiyeye-milliyetcilik-lazim-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/02/turkiyeye-milliyetcilik-lazim-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 15:00:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21298</guid>
		<description><![CDATA[ 
 
&#8230; E-Kitap okumak için&#8230;
Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?

 İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “ötekine” ihtiyacı var. Ötekileştireceği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/milliyetcilik_suru_psikolojisi_2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-21299" title="milliyetcilik_suru_psikolojisi_2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/milliyetcilik_suru_psikolojisi_2.jpg" alt="" width="453" height="351" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/milliyetcilik_suru_psikolojisi.jpg"></a></p>
<p> </p>
<p>&#8230; E-Kitap okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/02/turkiyeye-milliyetcilik-lazim-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/02/turkiyeye-milliyetcilik-lazim-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>28 Şubat zulmünü mümkün kılan fikrî zemin neydi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/29/28-subat-zulmunu-mumkun-kilan-fikri-zemin-neydi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/29/28-subat-zulmunu-mumkun-kilan-fikri-zemin-neydi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2012 23:13:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[28 subat]]></category>

		<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>

		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizmin Zararları]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[İslam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20860</guid>
		<description><![CDATA[





Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://encrypted-tbn1.google.com/images?q=tbn:ANd9GcQd9QuZ4nQAhcU8wU7yD5vRS191CesCDfV_Z0LKf5R1XH3xkoMfhw" alt="türk islam sentezi" /></p>
<p><img src="http://wowturkey.com/tr362/k_ERHAN_DEMIR_Selimiye_Camii_Varol_Inonu_Mahyasi.jpg" alt="varol iönü" /></p>
<p><img src="http://www.nebeonline.com/images/news/mahyada-tek-partili-donem-3140.jpg" alt="tek parti dönemi mahyasi" /></p>
<p><img src="http://medya.zaman.com.tr/2009/10/11/mahya01.jpg" alt="atatürkçülük ve islam" /></p>
<p><img src="http://medya.zaman.com.tr/2009/10/11/mahya02.jpg" alt="kemalizm ve islam" /></p>
<p><img src="http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/0/0/0/0/0/1/0/0/0/0/0/0/0/file/82177.jpg" alt="cumhuriyet ve islam" /></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/29/28-subat-zulmunu-mumkun-kilan-fikri-zemin-neydi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/29/28-subat-zulmunu-mumkun-kilan-fikri-zemin-neydi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürt laikçiliği</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/13/kurt-laikciligi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/13/kurt-laikciligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Sep 2011 22:05:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizmin Zararları]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18700</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;..İslam&#8217;sız ya da İslam&#8217;a karşı konumlanmış ulusalcı Kürt milliyetçiliği, sonunda kendi toplumuyla savaşmak zorunda kalacaktır. Kemalistlerin yaptığı gibi. [...] PKK çizgisinde siyasallaşan militan laik Kürt milliyetçi seçkinlerinin de, Kemalizm&#8217;in İslam karşısında kendisini konumlandırma biçiminde önemli ölçüde etkilenmiş görünmektedir&#8230;&#8221;  TAMAMI
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;..İslam&#8217;sız ya da İslam&#8217;a karşı konumlanmış ulusalcı Kürt milliyetçiliği, sonunda kendi toplumuyla savaşmak zorunda kalacaktır. Kemalistlerin yaptığı gibi. [...] PKK çizgisinde siyasallaşan militan laik Kürt milliyetçi seçkinlerinin de, Kemalizm&#8217;in İslam karşısında kendisini konumlandırma biçiminde önemli ölçüde etkilenmiş görünmektedir&#8230;&#8221;  <strong><a href="http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/30052011/Kurt-milliyetciliginin-Islamla-imtihani-.php" target="_blank">TAMAMI</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/13/kurt-laikciligi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/13/kurt-laikciligi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Halı sahaya canlı kalkan yok mu şampiyonlar?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/06/hali-sahaya-canli-kalkan-yok-mu-sampiyonlar/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/06/hali-sahaya-canli-kalkan-yok-mu-sampiyonlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 09:00:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18605</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;Kürtlerin mazlumluğundan damıttığı, hatta üzerine su katıp çoğalttığı kinin bir zerresini bile ziyan etmeyen PKK, hepimize &#8220;üç gün bayram fazla size&#8221; deyip sathı meşru müdafaalara soyundu yine. İşçilerin üzerine el bombası attı. Tunceli&#8217;de aileleriyle top oynamaya giden polislere halı sahada bile saldırdı. Bir komiseri ve eşini öldürdü, on kişiyi de yaraladı. &#8220;Vijdan kuaförü&#8221; ablalar, ağabeyler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/bdp_kck_pkk_kurt_milliyetciligi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18606" title="bdp_kck_pkk_kurt_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/bdp_kck_pkk_kurt_milliyetciligi.jpg" alt="" width="217" height="174" /></a>&#8220;&#8230;Kürtlerin mazlumluğundan damıttığı, hatta üzerine su katıp çoğalttığı kinin bir zerresini bile ziyan etmeyen PKK, hepimize &#8220;üç gün bayram fazla size&#8221; deyip sathı meşru müdafaalara soyundu yine. İşçilerin üzerine el bombası attı. Tunceli&#8217;de aileleriyle top oynamaya giden polislere halı sahada bile saldırdı. Bir komiseri ve eşini öldürdü, on kişiyi de yaraladı. &#8220;Vijdan kuaförü&#8221; ablalar, ağabeyler gibi &#8220;barış yani, polis vicdanımın kaba etine cop vurdu ama&#8221; diye yazacaklarına, oturup dönek, hain yaftası yemeyi göze alarak&#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.taraf.com.tr/melih-altinok/makale-hali-sahaya-canli-kalkan-yok-mu-sampiyonlar.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/06/hali-sahaya-canli-kalkan-yok-mu-sampiyonlar/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/06/hali-sahaya-canli-kalkan-yok-mu-sampiyonlar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Güçlü bir orduya hâlâ lüzum yok!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/06/guclu-bir-orduya-hala-luzum-yok/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/06/guclu-bir-orduya-hala-luzum-yok/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 08:38:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Geçmiş Zaman Olur ki]]></category>

		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18608</guid>
		<description><![CDATA[Barış ve Demokrasiyi tahrip etme partisini her eleştirdiğimizde Kürt milliyetçileri bize bozuk atıyor: &#8220;Taraf tutuyorsunuz! Türk Silahlı Kuvvetlerinin avukatlığını yapıyorsunuz&#8221; . Halbuki Derin Düşünce sitesi &#8220;irtica/Ordu düşmanı&#8221; diye fişlenmiş bir sitedir. Çünkü İlker Başbuğ ve saz arkadaşları işi gücü, terörle mücadeleyi bırakıp internette geziyorlardı, milleti fişliyorlardı bir ara. Aslında göreve başladığında bizimle takışmasın diye kendisine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/09/20090925_derin_dusunce_org_guclu_ordu_guclu_turkiye.jpg" alt="" width="240" height="240" />Barış ve Demokrasiyi tahrip etme partisini her eleştirdiğimizde Kürt milliyetçileri bize bozuk atıyor: <em>&#8220;<strong>Taraf tutuyorsunuz! Türk Silahlı Kuvvetlerinin avukatlığını yapıyorsunuz&#8221;</strong> </em><em>.</em> Halbuki Derin Düşünce sitesi <a href="http://www.derindusunce.org/2009/11/04/biz-de-genel-kurmayi-fisledik/">&#8220;irtica/Ordu düşmanı&#8221; diye fişlenmiş</a> bir sitedir. Çünkü İlker Başbuğ ve saz arkadaşları işi gücü, terörle mücadeleyi bırakıp internette geziyorlardı, milleti fişliyorlardı bir ara. Aslında göreve başladığında bizimle takışmasın diye kendisine mektup yazıp, başarılar diledik; hatta <em><strong>&#8220;gel çay içelim&#8221;</strong></em> filan demiştik. O tuttu bizi fişledi! Kaba adam&#8230;(Bkz. <a title="Permanent Link to İlker Başbuğ'a açık mektup" href="http://www.derindusunce.org/2008/10/07/ilker-basbuga-acik-mektup/">İlker Başbuğ&#8217;a açık mektup</a>)</p>
<p>Bu da yetmedi, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı hakkımızda <a href="http://www.derindusunce.org/2010/02/11/derin-dusunce-kapatilirsa%E2%80%A6/">soruşturma açtı</a> <strong><em>&#8220;orduyu yıpratıyonuz len!&#8221;</em></strong> diye. Öfkelendikleri makale buydu: <a href="http://www.derindusunce.org/2009/09/26/guclu-orduya-luzum-yok-kaliteli-olsun-yeter/">Güçlü orduya lüzum yok, kaliteli olsun yeter </a>. Bir sürü polisi filan da harekete geçirmişler, masraf etmişler. Sanki koca şehirde hiç katil, tecavüzcü, yankesici vb kalmadı da bu kadar devlet memuru can sıkıntısından bizimle ebeleme oynadı!</p>
<p>Eski bir yazı ama okumaya değer, orada söylediklerimiz aynen geçerli. Hatıralarımızı canlandıralım bir kez daha, aramıza yeni katılan okurlar da neler çektiğimizi anlasınlar. Bizi <strong><em>&#8220;ordu avukatı&#8221;</em></strong> ya da <strong><em>&#8220;Kürt düşmanı&#8221;</em></strong> diye yaftalayanlara aşağıdaki yazıları tavsiye ediyorum. Bol bol okuyup düşünsünler. Çünkü at gözlüğü takan bile hiç olmazsa biraz önünü görür. Kürt milliyetçileri <strong>KAN/SOY/IRK </strong>gözlüğü taktılar, hiç bir şey görmüyorlar. Defalarca tosladıkları duvarın farkında değiller. Geri çekilip tekrar tekrar tosluyorlar:</p>
<ol>
<li><a title="Permanent Link to Şıma Kul Kerd Zerre Ma (*) - Yüreğimize Gam Eklediniz" href="http://www.derindusunce.org/2009/03/16/sima-kul-kerd-zerre-ma-yuregimize-gam-eklediniz/"><strong>Şıma Kul Kerd Zerre Ma (*) - Yüreğimize Gam Eklediniz</strong></a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/10/01/ax-welate-min-â-ah-vatanim/"><strong>Ax! Welate min - Ah! vatanım</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Lokumcu Cemilzade ve Türk Silahlı Kuvvetleri" href="http://www.derindusunce.org/2007/08/27/lokumcu-cemilzade-ve-turk-silahli-kuvvetleri/"><strong>Lokumcu Cemilzade ve Türk Silahlı Kuvvetleri</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to İlker Başbuğ'a açık mektup" href="http://www.derindusunce.org/2008/10/07/ilker-basbuga-acik-mektup/"><strong>İlker Başbuğ&#8217;a açık mektup</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Orduların sevgiye ihtiyacı var mıdır?" href="http://www.derindusunce.org/2008/10/16/turk-silahli-kuvvetleri-ordularin-sevgiye-ihtiyaci-var-midir/"><strong>Orduların sevgiye ihtiyacı var mıdır?</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Paşam! Sakın din istismarı yapan TSK olmasın?" href="http://www.derindusunce.org/2008/08/31/pasam-sakin-din-istismari-yapan-tsk-olmasin/"><strong>Paşam! Sakın din istismarı yapan TSK olmasın?</strong></a></li>
<li><strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/2008/07/02/terorist-evlatlarimiz-ve-anzak-leslerimiz/"><strong>Terörist evlatlarımız ve Anzak leşlerimiz(!)</strong></a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2008/09/16/vatanin-butunlugu-silahla-mi-korunur/"><strong>Vatanın bütünlüğü silahla mı korunur?</strong></a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/"><strong>PKK&#8217;lıları affetmek</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Türk askeri kurbanlık koyun mudur?" href="http://www.derindusunce.org/2008/10/07/turk-askeri-kurbanlik-koyun-mudur/"><strong>Türk askeri kurbanlık koyun mudur?</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Yassı Tavuklar ve ordu" href="http://www.derindusunce.org/2008/08/04/yassi-tavuklar-ve-ordu/"><strong>Yassı Tavuklar ve ordu</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Vicdan mı üstündür yoksa itaat mi?" href="http://www.derindusunce.org/2008/10/10/vicdan-mi-ustundur-yoksa-itaat-mi/"><strong>Vicdan mı üstündür yoksa itaat mi?</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Analar daha çook mehmetçik doğurur ama helikopter doğuramaz" href="http://www.derindusunce.org/2008/10/12/analar-daha-cook-mehmetcik-dogurur-ama-helikopter-doguramaz/"><strong>Analar daha çook mehmetçik doğurur ama helikopter doğuramaz</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to TSK nereye koşuyor ?" href="http://www.derindusunce.org/2008/09/19/tsk-nereye-kosuyor/"><strong>TSK nereye koşuyor ?</strong></a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2008/09/11/guneydoguâda-olum-ve-medya-dili/"><strong>Güneydoğu&#8217;da ölüm ve Medya Dili</strong></a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2008/09/04/bu-ulkenin-gencleri-cephane-midir/"><strong>Bu ülkenin çocukları cephane midir?</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Terör ne zaman duracak? Giap ve Clausewitz" href="http://www.derindusunce.org/2008/10/01/teror-ne-zaman-duracak/"><strong>Terör ne zaman duracak? Giap ve Clausewitz</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Türk Ordusu özelleştirilebilir mi?" href="http://www.derindusunce.org/2009/02/25/turk-ordusu-ozellestirilebilir-mi/"><strong>Türk Ordusu özelleştirilebilir mi?</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Güçlü orduya lüzum yok, kaliteli olsun yeter" href="http://www.derindusunce.org/2009/09/26/guclu-orduya-luzum-yok-kaliteli-olsun-yeter/"><strong>Güçlü orduya lüzum yok, kaliteli olsun yeter</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Kükreyeceğine hesap ver kardeşim!" href="http://www.derindusunce.org/2010/01/26/kukreyecegine-hesap-ver-kardesim/"><strong>Kükreyeceğine hesap ver kardeşim!</strong></a></li>
<li><a title="Permanent Link to İlker Bey Kardeşim, kendini de orduyu da yıpratma lütfen..." href="http://www.derindusunce.org/2009/12/17/ilker-bey-kardesim-kendini-de-orduyu-da-yipratma-lutfen/"><strong>İlker Bey Kardeşim, kendini de orduyu da yıpratma lütfen&#8230;</strong></a></li>
</ol>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/06/guclu-bir-orduya-hala-luzum-yok/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/06/guclu-bir-orduya-hala-luzum-yok/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçek acılardan, temelsiz iddialara; Kürt Hareketi</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/02/gercek-acilardan-temelsiz-iddialara-kurt-hareketi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/02/gercek-acilardan-temelsiz-iddialara-kurt-hareketi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2011 13:38:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[polis]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18560</guid>
		<description><![CDATA[ 
Vaktiyle ne Kürt&#8217;ü bilirdik, ne Kürtçeyi&#8230; İşkence gören Kürtleri, köyleri yakılan Kürtleri, &#8220;Türkçe bilmeyen cennete gidemeyecek&#8221; diyen, Diyanet&#8217;in görevlendirdiği imamları, hapishanede, görüş gününde, evladıyla Kürtçe konuşması yasaklanmış anaları bilmezdik. Bir tek kötü teröristler(?) vardı, Anadolu&#8217;dan Görünüm&#8217;&#8230; Yine aynı programda konuşturulan, PKK&#8217;nın yaptığı bin türlü kötülüğü anlatan, yüzü gösterilmeyen itirafçı PKK&#8217;lılar. Başka bir şey yoktu.
O dönemler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/baris-gununde-kadikoy-de-savas-cikti.jpeg"><img class="size-full wp-image-18561 aligncenter" title="baris-gununde-kadikoy-de-savas-cikti" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/baris-gununde-kadikoy-de-savas-cikti.jpeg" alt="" width="460" height="295" /></a></p>
<p>Vaktiyle ne Kürt&#8217;ü bilirdik, ne Kürtçeyi&#8230; İşkence gören Kürtleri, köyleri yakılan Kürtleri, &#8220;Türkçe bilmeyen cennete gidemeyecek&#8221; diyen, Diyanet&#8217;in görevlendirdiği imamları, hapishanede, görüş gününde, evladıyla Kürtçe konuşması yasaklanmış anaları bilmezdik. Bir tek kötü teröristler(?) vardı, Anadolu&#8217;dan Görünüm&#8217;&#8230; Yine aynı programda konuşturulan, PKK&#8217;nın yaptığı bin türlü kötülüğü anlatan, yüzü gösterilmeyen itirafçı PKK&#8217;lılar. Başka bir şey yoktu.</p>
<p>O dönemler halkın bir şeyden haberi olmuyordu ama haberi olanlar yani bölgeye asker olarak giden insanlar, belki bir doktor, belki bir öğretmen, TSK&#8217;nın sivil Kürt Halkına yaptıklarını <span id="more-18560"></span>gördüler ama kuruyası ırkçılıkları nedeniyle ya yutkundular, anlatmadılar ya da o insanların bunu hak ettiğini düşündüler; vicdansızca&#8230;</p>
<p>Bugün Kürt Meselesine dair her türlü sorun çözül diyemeyiz ancak en azından &#8220;operasyonlar hariç&#8221; geçmişte yaşananlar artık yaşanmıyor ve konuşabiliyoruz, tabi eğer hala konuşmak isteyenler varsa?</p>
<p>  Nihal Bengisu Karaca, 1 Eylül Dünya Barış Gününde Kadıköy&#8217;de yapılan Barış Eyleminin, nasıl savaş alanına döndüğünü, orada bulunan ve yaşananların şahidi olan birinin anlattıklarıyla, <a href="http://www.haberturk.com/yazarlar/nihal-bengisu-karaca/665384-1-eylul-kadikoy-mitingi-e-hani-barisacaktik">şahitli bir şekilde yazmış</a>. Yazıyı beğenerek, bir sosyal ağda paylaşmamdan sonra (ve önce) olayların öyle olmadığını iddia eden yorumlar okuyunca ve o yorumlar <strong><em>&#8220;Orada <a href="http://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=akp%20site%3Aderindusunce.org&amp;source=web&amp;cd=11&amp;ved=0CBoQFjAAOAo&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Ftag%2Fakp%2F&amp;ei=7fT-Tr2KFtKU8gP-nN3BDQ&amp;usg=AFQjCNEroXR24ge1a5PAArwqD12qm5_PSg" target="_blank">yaşananların müsebbibi Ak Parti&#8217;dir</a>, polis eylem alanında provokasyon yaptı&#8221;</em></strong> içerikli olunca, konuyu yazma ve açıklığa kavuşturma niyetiyle sordum; &#8220;Polis nasıl bir provokasyon yaptı, Ak Parti orada ne yaptı?</p>
<p>  Cevapları tatmin edici bulmadım ve hatta Kürt hareketinin reel acılardan, temelsiz iddialara, saldırmaya neden aramaya gittiğini gördüm, bunlar Kürt Hareketine zarar vereceği için üzüldüm. Ancak olabilir, belki bilmeden taraf oluyorumdur diye, bana gelen tüm cevapları dokunmadan paylaşıyorum:</p>
<p>  - Eylem alanına 3 polis koymuşlar, kalabalıktık, 3 polis azdı.</p>
<p>  - Polis bizi tek tek aradı.</p>
<p>  - Eylem alanına, üstü kir pas içinde, elinde Türk Bayrağı olan 2 kişi geldi.</p>
<p>Tüm bu cevaplar üzerine düşündüm; 3 polis aramalar için elbette az, peki bu yüzlerini kapatıp, aranmamakta ısrar edip, arbede çıkartanları haklı mı çıkarır? Polis, Türkiye&#8217;nin şu gündeminde, her hangi bir &#8220;bombalama&#8221; olayı olmasın diye, güvenlik için aramak zorunda değil mi? Eylem alanında, konu barışsa, ideolojinin bayrağının olduğu yerde, barış isteyen Türkleri temsilen, Türk bayrağının bulunması, provokasyon mudur? Hadi diyelim, provokasyondur, galeyana gelmeye neden bu kadar ısrarlısınız? Buyurun cevabı kendiniz verin!</p>
<p><strong>  Linç ve İhmal&#8230;</strong></p>
<p>Dünya Barış Gününde Bursa&#8217;da yaşanan olaylarda 2000 kişinin, 200 kişiye saldırdığını, polisin müdahale etmediğini iddia eden bir arkadaşım <a href="http://www.facebook.com/video/video.php?v=2174337351437&amp;oid=201494729879702&amp;comments">şu videoyu paylaşmış</a>. İzledim ve 2000 kişinin 200 kişiye saldırdığını göremedim. Her zaman olduğu gibi hayatta üç kuruşluk bir hayrı olmamış, mahallesinde maçoluk yapan, ırkçı ve saldırgan işe yaramaz birkaç Ogün Samast artığı tip maalesef beyaz başörtülü, yaşlı bir kadına vuruyor&#8230; Dahası an ile oradaki vatandaşlardan bir kısmı olayları bastırmaya da çalışıyor, polis olaya müdahale ediyor.</p>
<p>  Elbet bir video ile oradaki tüm olaya yorum yapacak değilim zaten:</p>
<p><em>&#8220;Bursa&#8217;da yaşanan olayların ardından BDP İl Eş Başkanı Ayla Yıldırım, parti binasında basın açıklaması düzenledi. Ayla Yıldırım, Bursa Heykel&#8217;de barışa yönelik dileklerini dile getiremediklerini belirterek, yaşanan olayları pervasız bir saldırı olarak niteledi. Saldırıların önceden örgütlenmiş, desteklenmiş olduğunu öne süren Yıldırım, Bursa Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü&#8217;ne defalarca saldırı olabileceği konusunda uyarıda bulunduklarını kaydetti. Irkçı, saldırgan, zihniyet devam ettiği sürece barışın sağlanamayacağını söyleyen Yıldırım, Pazartesi gününden itibaren Vali, Emniyet Müdürü hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını sözlerine ekledi.&#8221;</em> (TimeTürk)</p>
<p>  Elbette böyle bir ihmal ve linç varsa suç duyurusunda bulunulsun, ihmalin ve linçin müsebbipleri yargılansın.</p>
<p><strong>Niyet hayır, akıbet hayır&#8230;</strong></p>
<p>1 Eylül Barış Gününde yaşananlardan yana oldukça üzgün, bu olayların &#8220;barış gününde&#8221; hala saldırmaya ne kadar meraklı olanları ortaya çıkarması açısından endişeliyim. Şiddet ve saldırının &#8220;polisi, Kürt&#8217;ü, eylemcisi&#8221; yok; dahası şiddetin savunulacak bir tarafı da yok. Kürt Hareketinin, reel acılardan, saldırmaya neden arayan, temelsiz iddialara doğru gittiği şu zamanlar da, yine de &#8220;şiddeti önlemede&#8221; iş polis, devlet ve hükümete düşüyor zira bireysel yahut kitlesel şiddeti bir büyük sorunu çözmek konusunda &#8220;bahane&#8221; göremezsiniz. Niyet hayır olsun ki, akıbet hayır olsun.</p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/02/gercek-acilardan-temelsiz-iddialara-kurt-hareketi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/02/gercek-acilardan-temelsiz-iddialara-kurt-hareketi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürtçe Ezandan Ramazan Cinayetine: Kürtçü İslâm(!)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/02/kurtce-ezandan-ramazan-cinayetine-kurtcu-islam/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/02/kurtce-ezandan-ramazan-cinayetine-kurtcu-islam/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2011 08:04:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18184</guid>
		<description><![CDATA[Van-Başkale karayolunda, terör örgütü PKK üyelerini taşıyan otomobilden askerî araca el bombası atılması ve uzun namlulu silahlarla ateş açılması sonucu 3 asker şehit oldu, 4 asker de yaralandı.
&#8230; Bu konu ile ilgili olarak&#8230;

PKK&#8217;ya yardım eden Türk askeri olur mu?
Kürt şımarıklığı 
Kürd&#8217;ü Kürd&#8217;e vurduruyorlar 
BDP&#8230; Sivil itaatsizlikten sivil serseriliğe doğru
Müslüman bir Kürd&#8217;ten Aysel Tuğluk&#8217;a açık mektup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Van-Başkale karayolunda, terör örgütü PKK üyelerini taşıyan otomobilden askerî araca el bombası atılması ve uzun namlulu silahlarla ateş açılması sonucu 3 asker şehit oldu, 4 asker de yaralandı.</p>
<p>&#8230; Bu konu ile ilgili olarak&#8230;</p>
<ul>
<li><a title="Permanent Link to PKK'ya yardım eden Türk askeri olur mu?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/11/09/pkkya-yardim-eden-turk-askeri-olur-mu/">PKK&#8217;ya yardım eden Türk askeri olur mu?</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Kürt şımarıklığı" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/07/07/kurt-simarikligi/">Kürt şımarıklığı </a></li>
<li><a title="Permanent Link to Kürd'ü Kürd'e vurduruyorlar" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/15/kurdu-kurde-vurduruyorlar/">Kürd&#8217;ü Kürd&#8217;e vurduruyorlar </a></li>
<li><a title="Permanent Link to BDP... Sivil itaatsizlikten sivil serseriliğe doğru" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/04/bdp-sivil-itaatsizlikten-sivil-serserilige-dogru/">BDP&#8230; Sivil itaatsizlikten sivil serseriliğe doğru</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Müslüman bir Kürd'ten Aysel Tuğluk'a açık mektup" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/12/musluman-bir-kurd%e2%80%99ten-aysel-tugluk%e2%80%99a-acik-mektup/">Müslüman bir Kürd&#8217;ten Aysel Tuğluk&#8217;a açık mektup </a></li>
<li><a title="Permanent Link to Sivil İtaatsizlik mi, serserilik mi?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/24/sivil-itaatsizlik-mi-serserilik-mi/">Sivil İtaatsizlik mi, serserilik mi?</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Hem Ahiret hem " rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/05/04/hem-ahiret-hem-ticaret-o-cekmecede-kurtlerin-haklarini-mi-ariyorsun/">Hem Ahiret hem &#8220;ticaret&#8221;: O çekmecede Kürtlerin haklarını mı arıyorsun?</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Acele Kürt kanı aranıyor... Kürtçülerin eskimeyen yöntemi" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/04/20/acele-kurt-kani-araniyor-kurtculerin-eskimeyen-yontemi/">Acele Kürt kanı aranıyor&#8230; Kürtçülerin eskimeyen yöntemi </a></li>
</ul>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/02/kurtce-ezandan-ramazan-cinayetine-kurtcu-islam/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/02/kurtce-ezandan-ramazan-cinayetine-kurtcu-islam/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ölümcül Kimlikler (Amin Maalouf)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/11/olumcul-kimlikler-amin-maalouf/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/11/olumcul-kimlikler-amin-maalouf/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jul 2011 11:15:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[baris]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18041</guid>
		<description><![CDATA[Zeynep Sude Çakır
‘&#8217;Her gün bir yerden bir yere göçmek ne iyi,
 Her gün bir yere konmak ne güzel..
 Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş..
 Dünle beraber gitti cancağızım,
 Ne kadar söz varsa düne ait.
 Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..&#8221; 
der Mevlana Celaaleddin Rumi.
 
Değişmeyen tek şey değişim&#8230; Bunu son birkaç on yıldır çok daha derinden hissetmekteyiz.
 Doğu&#8217;yu Batı gözlüğüyle yazma konusunda öne çıkan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zeynep Sude Çakır<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/09/20090914_derin_dusunce_org_milliyetcilik.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-6480" title="20090914_derin_dusunce_org_milliyetcilik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/09/20090914_derin_dusunce_org_milliyetcilik.jpg" alt="" width="181" height="157" /></a></strong></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>‘&#8217;Her gün bir yerden bir yere göçmek ne iyi,</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em> Her gün bir yere konmak ne güzel..</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em> Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş..</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em> Dünle beraber gitti cancağızım,</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em> Ne kadar söz varsa düne ait.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em> Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..&#8221; </em></p>
<p>der Mevlana Celaaleddin Rumi.</p>
<p> </p>
<p>Değişmeyen tek şey değişim&#8230; Bunu son birkaç on yıldır çok daha derinden hissetmekteyiz.</p>
<p> Doğu&#8217;yu Batı gözlüğüyle yazma konusunda öne çıkan Lübnan doğumlu yazar Amin Maalouf ‘Ölümcül Kimlikler&#8217;de farklı bir türde karşılıyor bizi. Alışkın olduğumuz biçimiyle bir karakter üzerinden dünyaya açılan  ‘roman&#8217; yok karşımızda, belki de karakteri kendisi diyebileceğimiz bir ‘deneme&#8217; türü ile bizi alıp, bir yandan özlemle beklediğimiz bir yandan da endişe duyarak<span id="more-18041"></span> kabullenmekte güçlük çektiğimiz ‘yeni dünya&#8217; düzeninin ortasına bırakıyor&#8230;</p>
<p> Mevlana&#8217;nın seslenişini çağrıştıran mükemmel yapıt ‘Ölümcül Kimlikler&#8217;, akıp giden zamanla birlikte düştüğümüz gurbetlikleri hatırlatıyor bizlere ama bu defa gurbet özlemi duymuyoruz, yeniden ‘göçebe&#8217; oluyor ve bir daha ‘azınlık&#8217; oluyoruz. Ama üzülmüyoruz. Farklı olmanın, ayrı bir kimlik olmanın aslında ne kadar da güzel olduğunu keşfedip tadını çıkarmaya bakıyoruz. Evet işte bu yeni düzen adına Maalouf pek çok yeni şeyler söylüyor&#8230;</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong><em> </em></strong><strong><em>&#8220;1976&#8242;da Lübnan&#8217;ı terk edip Fransa&#8217;ya yerleştiğimden beri, son derece iyi niyetli olarak, kendimi &#8216;daha çok Fransız&#8217; mi, yoksa &#8216;daha çok Lübnanlı&#8217; mi hissettiğim ne kadar çok sorulmuştur bana. Cevabim hiç değişmez: Her ikisi de.&#8221;</em></strong><a name="_ftnref1" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn1"><strong><em><strong>[1]</strong></em></strong></a><strong><em></em></strong></p>
<p>  Amin Maalouf bu cümlelerle başlıyor ölümsüz eserine, kendisiyle başladığı bu yolculuğa okuyucu da eşlik ediyor ve günümüzde daha da belirginleşen ‘kimlik&#8217; ve ‘aidiyet&#8217; sorunlarını tüm çıplaklığı ile ele alıyor. Zaman zaman her insanın hissettiği, belki yüzleşmekten çekindiği ‘Herkesin biraz azınlık&#8217; olduğu gerçeğinin aslında ne kadar da insani olduğunun altını çiziyor ve herkesi yeniden bir ‘kimlik muhasebesi&#8217; yapmaya davet ediyor. </p>
<p> Kendi muhasebemi yapmak üzere bir köşeye çekildiğimde aklıma ilk gelen henüz yedi yaşındaki kardeşim oldu. Çok yakın bir zamanda, tüm aile fertleri olarak keyifle akşam yemeğimizi yerken konu nerden açıldı hatırlayamıyorum ama ‘ Abla Kürtler Allah&#8217;a inanmıyorlar mı?&#8217; sorusu ile yine dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Bu, şüphesiz ki öylesine sorulmuş bir soru değildi. Televizyonla sıkı ilişkisinden olacak, çizgi filmler arasında geçiş yaparken tartışma programlarına kulağı takılmış olmalı ki koca adamların hararetli konuşmalarından böylesi bir meraka kapılmış. Başta tebessüm ettim, çocuk aklı işte dedim. Sonra onun anlayabileceği şekilde anlatmaya çalıştığımda soruların ardı arkası kesilmedi. &#8220;Onlar bizi sevmiyorlar mı?,</p>
<p>‘Onlar Türkiye&#8217;ye nerden gelmişler?!</p>
<p> &#8221;Peki ama niye hep insanları öldürüyorlar?..&#8221;</p>
<p>  O sordukça artan şaşkınlığım biraz sonra yerini derin düşüncelere bıraktı. Neden şaşırıyordum ki&#8230; Kalın kitaplar devirmiş koca koca adam(!)lar aynı sorular olmasa da biraz benzerlerini uzun ve dekore edilmiş cümlelerle sormuşken, benim  okumayı henüz çözmüş kardeşimin bunları düşünmesi çok da şaşırtıcı olmamalıydı.</p>
<p>Çünkü biz çoğu zaman Kürt ya da  İnsan-  Müslüman ya da Cumhuriyetçi-  Dindar ya da Demokratik- Muhafazakar ya da Tahsilli olma hakkını, bunlardan birisini tercih etmekle kazandığımız(!) bir toplumda yaşadık. Oysa, Kürt bir insan Demokratik Cumhuriyete derinden bağlılık duyarken dinin gerekliliklerini olabildiğince yerine getirmeye çalışan bir Müslüman olabilirdi. Biz(!) ise aidiyetlerimizi böldükçe daha çok parçalanan bir toplumda yaşamaya mahkum olduk(edildik)!&#8230;</p>
<p> Ne var ki bunları o koca adam(!)lara anlatmak yedi yaşındaki kardeşime anlatmaktan çok daha zor&#8230;</p>
<p> </p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">I-KİMLİĞİM, AİDİYETLERİM</span></strong></p>
<p> <strong><em>‘Kimlik beni başka hiç kimseye benzemez yapan şeydir.</em></strong>&#8216; <a name="_ftnref2" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn2">[2]</a>diyor Maalouf ve her kişiyi farklı yapan kendi kimliğinin öğelerine doğru derinleşiyor. Kendi ifadesi ile ‘ruhun genleri&#8217; denebilecek öğelere&#8230; Evet her insanın birbirinden farklı bir kimlik DNA sı vardır ve her ne kadar bu kimliği oluşturan öğeler aynı olsa da, kimliğin belirlenmesinde, kendi iradesiyle şifrelediği aidiyetler zinciri kişiyi diğerlerinden farklı kılar. Dinlerden, geleneklere, etnik gruplara, mesleğe, aileye, şehre, arkadaş çevresine,tutkulara&#8230; doğru uzanan bu aidiyetler her insanda farklı biçimlerde tezahür eder. Kimisi ailesiyle var olur, kimi gelenekleriyle kendisini bulur. Kimisi de dini olmazsa bir ‘hiç&#8217;tir. Ama her kimlik birbirinden koparılması güç halkalarlardan oluşur, sadece herkesin genişlettiği halka birbirinden farklıdır.</p>
<p style="padding-left: 30px;"> <strong><em>‘Kimileri için ulus, kimileri içinse din ya da sınıf. İnançlarının tehdit altında olduğunu hisseden insanlar arasında bütün kimliklerini özetler gibi görünen şey dinsel aidiyet oluyor. Ama tehdit altında olan anadilleri ve etnik gruplarıysa, o zaman dindaşları ile kıyasıya savaşıyorlar.&#8217;<a name="_ftnref3" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn3"><strong>[3]</strong></a></em></strong></p>
<p>diyor Amin Maalouf ve tanıdık bir problemi bizlere yeniden hatırlatıyor. </p>
<p> Amin Maalouf küreselleşme çağında yeni bir kimlik tanımlamasına duyulan ihtiyacı dile getirdikten sonra çağımızın en ağır basan özelliğinin, tüm insanları bir bakıma ‘göçmen&#8217; ya da ‘azınlık&#8217; haline getirmek olduğunu vurguluyor. Evet hepimiz dinsel değilse; dini inanış-uygulayış biçimleri, etnik ya da anadil bakımından olmasa da kültürel, yahut  ahlaki kabuller gibi pek çok bakımından ‘öteki&#8217; olmaya mahkumuz ve farklılıklarımız karşısında hoşgörülü davranmayı başaramadıkça azınlık olarak hor görülmeyi hak etmiş olacağız. İnsan dinamik bir varlıktır, iki günü birbiriyle farklı(olmalı)dır ve en büyük acizliği diğer güne aynı şekilde uyandığında yaşar. İşte bu yüzden insan gün geçtikçe farklılaşacaktır, dolayısıyla hem kendisi hem de diğer insanlar  nazarında ‘öteki&#8217; olması kaçınılmazdır. Ve bence farklılıklarımıza bir arada yaşama imkanı sağladığımızda sorun kalmayacaktır.</p>
<p> </p>
<p> <strong><span style="text-decoration: underline;">II-MODERNLİK ÖTEKİNDEN GELİNCE</span></strong></p>
<p>Bu bölümde ise ‘<strong>İslamiyet özgürlükle, demokrasiyle, insan ve kadın haklarıyla bağdaşır mı?&#8217;<a name="_ftnref4" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn4"><strong>[4]</strong></a> </strong>sorusuyla karşılıyor bizi Maalouf<strong>. </strong>Ve kendi penceresinden cevaplamaya çalışıyor yine kendi sorusunu. Dinler tarihine yolculuk yapıp sorunun aslında dinlerle değil değişen bakış açılarıyla ilgili olduğunu şu şekilde vurguluyor; </p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong><em>‘Son yirmi yüzyıl boyunca din (Hristiyanlık) adına bol bol işkence yapıldığını, zulüm uygulandığını ve katliamlara girişildiğini, inananların ezici çoğunluğunun siyah köle ticaretini, kadınların ezilmesini, en kötü diktatörlükleri ve Engizisyon&#8217;u içlerine sindirdiklerini görmek için birkaç tarih kitabı karıştırmak yeter. Bu Hristiyanlığın özünde despot,ırkçı,gerici ve hoşgörüsüz olduğu anlamına mı gelmektedir?Hiç de değil, bugün Hristiyanlığın  ifade özgürlüğü, insan hakları ve  demokrasiyle iyi geçindiğini görmek için etrafınıza bakmanız yeter.&#8217;<a name="_ftnref5" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn5"><strong>[5]</strong></a></em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong>İşte bu ifadelerle İslamiyet için sorduğu soruya Hristiyanlık üzerinden cevap verip, özgürlüklerin karşısında dinlerin değil insanların olduğunu dile getiriyor ve ekliyor;</p>
<p style="padding-left: 30px;"> <strong><em>İslam tarihinde daha başlangıcından itibaren ‘öteki&#8217; ile yan yana yaşama konusunda dikkate değer bir yatkınlık görülür. Geçen yüzyılın sonunda, en büyük İslam gücünün başkenti İstanbul&#8217;un nüfüsu içinde başlıca Rumlar&#8217;dan, Ermeniler&#8217;den ve Yahudilerden oluşan Müslüman olmayan bir çoğunluk bulunuyordu. Aynı dönemde Paris&#8217;te, Londra&#8217;da, Viyana&#8217;da, Berlin&#8217;de nüfüsun yarısının Hristiyan olmayanlardan oluşabileceği düşünülebilir miydi? <a name="_ftnref6" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn6"><strong>[6]</strong></a></em></strong></p>
<p> Bugün İslamiyet pek çok insan tarafından hürriyetlerin potansiyel tehdidi olarak görülmektedir. Öyle ya İslamiyet kadının başta eğitim ve çalışma olmak üzere birçok hakkını elinden almıştır.(?) Düşünmekten, araştırmaktan ve modernleşme(!)den bizi alıkoyan yine İslamdır. Daha da ötesi İslam başka dinden olanlara yaşama hakkı dahi tanımamaktadır..(?)</p>
<p>Evet ne yazık ki hala bu şekil düşüncelerle dolu pek çok zihin vardır.</p>
<p>Oysa ki İslamiyet&#8217;in esas kitabı Kuran&#8217;da kadına dair pek çok sure vardır<a name="_ftnref7" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn7">[7]</a> ve kadına bugünün anayasalarından çok daha fazla pozitif ayrımcılık yapılmıştır.<a name="_ftnref8" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn8">[8]</a> Öte yandan sahabe zamanında yetişen kadın hukukçuların, şairlerin, fakihlerin sayısı hiç de az değildir. İslamiyet elbette ki düşünmeye, araştırmaya engel değildir, aksine ilk vahiy ‘OKU&#8217; emridir ve içerisinde ‘düşünmek&#8217; ve ‘akıl&#8217; kelimeleri geçen pek çok ayet vardır.<a name="_ftnref9" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn9">[9]</a> Hz. Peygamber&#8217;in (sav) Necrân Hıristiyanlarının şahsında bütün kitaplı gayr-i müslimlere hitaben yazdırdığı antlaşma metninde geçen şu ifadeler ise İslamiyetin  sinesinin ne kadar geniş olduğunu açıkça göstermektedir.</p>
<p>&#8220;&#8230;Hiçbir din adamının görevi, râhibin ruhbanlığı değiştirilmeyecek, kimse seyahatten menedilmeyecek, mâbetleri yıkılmayacak, binaları İslâm mescitlerine veya müslümanların binalarına katılmayacaktır. Hıristiyan dinini benimsemiş bulunan hiçbir kimse müslüman olması için zorlanmayacaktır&#8230;&#8217;</p>
<p> Öyleyse sorunun kaynağı nedir? Neden aidiyetleri arasına İslamiyeti de koyanlar hükmedilmeye mahkum olmaktadır?</p>
<p>Maalouf bu noktadan hareketle, dinlerin halklar üzerindeki etkisinden geçip halkların ve tarihlerinin dinler üzerindeki etkisi söyleminde derinleşiyor ve Batı hızla ilerlerken Arap dünyasının yaşadığı durgunluğa dikkat çekiyor.</p>
<p> Şüphesiz ki tek bir model Müslüman toplumu yoktur, kökleri aynı olsa da sosyal, ekonomik ve  psikolojik etkenlerle kimlik kazanmış ‘Müslüman toplumlar&#8217; vardır. Tarihi gelişimiyle incelendiğinde ise şu gerçeklerle karşılaşırız; Müslüman Toplumlar güçte zirveye de çıkmışlardır, dibe de vurmuşlardır; açık olmayı da başarmışlardır, dışa kapalı bir süreç de atlatmışlardır. Hakimiyet altına girdikleri de olmuştur, dünyaya hükmettikleri de&#8230;</p>
<p>Kanaatimce de geri kalmışlığın nedeni İslamiyet olmadığı gibi ilerleme hızına ivme kazandıran da Hrıstiyanlık değildir. Şüphesiz ki dinlerin de toplum dinamizmine etkileri olmuştur-olacaktır da  ama toplumsal yaşamın tek aktörleri dinler değildir. Bu nedenle Müslüman toplumlar kendi muhasebelerini yapıp kimliklerini sorguladığında, nerden geldiklerini hatırlayıp, nereye ulaşma peşinde olduklarına karar verdiklerinde kendilerini yeniden keşfedip büyük adımlar atabileceklerdir ancak bugün olduğu şekliyle ‘modernleşme&#8217; lügatlarda ‘sürekli olarak kendinden bir parça kaybetme ‘ şeklinde karşılık buldukça Batı hakimiyeti reddedilmeyecek hale gelecektir.</p>
<p> </p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">III-GEZEGENSEL KABİLELER ZAMANI</span></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong><em>‘Milliyetler çağının şafağında değil günbatımındayız.&#8217;<a name="_ftnref10" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn10"><strong>[10]</strong></a></em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em> </em></strong>Amin Maalouf&#8217;un bu ifadesi ‘Ölümcül Kimliklerin&#8217; üçüncü bölümünü anlatmaya yetse de onun ‘yeni dünya düzeninin&#8217; sınırlarını çizebilme ve bakış açımızı zenginleştirebilme adına birkaç noktaya daha değinmek istiyorum.</p>
<p> Baştan beri irdelenen ‘kimlik&#8217; kavramı zihinlerde bu bölüm ile biraz daha genişlemekte ve kişinin sahip olduğu aidiyetlerinden hangisine yol vereceği belirsizliği biraz daha netleşmektedir. Evet Maalofun gözüyle, küreselleşme daha da hız hız kazanacak, yerel kimliklerden uzaklaşan insan ölümcül kimliklerini terk edip  genişledikçe ‘gezegen kabilesine&#8217; biraz daha yaklaşacaktır..</p>
<p>  Kimlik algısının değişeceği gerçeği kaçınılmaz bir gelişmedir ve bizi bu gerçeğin diğer ucunda ‘dünya vatandaşlığı&#8217; beklemektedir. Ancak dünya vatandaşlığına doğru ilerlerken haklı endişelerimiz ve merakla sentezlenmiş düşüncelerimiz bizi rahat bırakmayacaktır. Evet Huntington&#8217;un da güçlü tespitlerle inşa ettiği tezinde olduğu gibi ‘medeniyetler çatışması&#8217; mı yoksa ‘küresel köy&#8217; huzuru mu bizi bekleyen? ‘Kimlerdensin?&#8217; sorusunun terk edilmesiyle ‘Sen kimsin?&#8217; sorusuna yönelen insan cavabı bulduğunda ‘ötekine&#8217; olan nefreti daha mı şiddetlenecek yahut herkesin biraz göçebe, biraz azınlık olduğu küresel köyde farklı kimliklere rağmen hoşgörüyü sindirebilmiş insan yeni biçimiyle mutlu mesut yaşayabilecek midir?  Acaba beklenen ‘Evrenselleşme&#8217; nihai sonucu olarak tektiplilik ile ayrılmaz bir bağ mı kuracaktır?.. Sorular uzayıp giderken kimi zaman korku tüneline girdiğimiz oluyor kimi zamanda pembe düşler kurarken yakalıyoruz kendimizi.</p>
<p> Maalouf ise şu tespiti yapıyor;</p>
<p style="padding-left: 30px;"> <strong><em>&#8220;Gerçekten de dünyalılaşmanın hemcinslerimizin büyük çoğunluğunun gözüne herkes için zenginleştirici müthiş bir karışım olarak değil yoksullaştırıcı bir tektiplilik ve kendi öz kültürünü,kimliğini,değerlerini korumak için mücadele edilmesi gereken bir tehdit gibi göründüğü son derece şaşırtıcı bir çağdan geçiyoruz.&#8221; </em></strong></p>
<p>diyor ve herkesi kendi muhasebesiyle baş başa bırakıyor..</p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">IV-PANTERİ  EVCİLLEŞTİRMEK</span></strong></p>
<p>Son bölüme gelindiğinde sorgularla temeli atılıp tartışmalar  ile inşa edilen ‘yeni dünya&#8217; kuruluyor ama elbette ki bu ‘yeni dünyada  da&#8217;  sorunlar bitmemekte, çözülmesi gereken pek çok sorun bizleri beklemektedir.</p>
<p style="padding-left: 30px;"> &#8221;<strong><em>Bütün topluluklar, bütün kültürler kendilerinden daha kuvvetiyle boy ölçüştükleri ve miraslarını bozulmadan koruyamadıkları izlemindeler. Güneyden ve Doğudan bakıldığında egemen olan Batı&#8217;dır; Paristen bakıldığında egemen olan Amerika olur; oysa ABD&#8217; ye doğru yol alırsanız, ne görürsünüz? Dünyanın çeşitliliğini yansıtan ve hepsi de kökenlerindeki aidiyetlerini vurgulama ihtiyacı duyan azınlıklar.&#8221;<a name="_ftnref11" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftn11"><strong>[11]</strong></a></em></strong></p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong><em>O halde dünya kime ait?</em></strong></p>
<p>Onun cevabı; &#8220;<strong><em>Hiçbir özel ırka, hiçbir özel ulusa değil. Tarihin öteki anlarından çok daha fazla olarak orada kendine bir yer açmayı isteyen herkese.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong>Evet  kendini oraya ait isteyen herkes vatandaşı olabilecektir ‘yeni dünya&#8217;nın. Her birimiz kendi çeşitliğini üstlenip kendi kimliğini dil,din,ırk şeklinde tek bir aidiyetle eritmek yerine aidiyetlerini bir bütün haline getirmeyi denediğinde ortaya küresel bir kültür çıkacaktır. Ve her dünya vatandaşı bu kültüre herkes kadar yakın, herkes kadar uzak olacaktır. Ya herkes yerli yada tümden yabancı.. Çince&#8217;de tehlike ve fırsat kavramlarının aynı sözcükle ifade edildiği ayrıntısı dikkate alındığında, kültürlerarası farklılıklardan meydana gelecek olası riskleri fırsatlara dönüştürerek gelişim sağlayabilmek mümkün gözükmektedir ve tabi bunu başarmak da dünya vatandaşlarına kalıyor.</p>
<p> ‘Yeni dünya düzeninde&#8217; bu kitabı ele geçiren torununun biraz karıştırdıktan sonra omuz silkeleyerek büyükbabasının zamanında hala böyle şeylerin konuşulmasına hayret edip kitabı geri koymasını dileyerek sonsözünü yazıyor Amin Maalouf.</p>
<p> </p>
<p>Benim sonsözüm ise &#8221; ‘ Yeni Dünyamız&#8217; da görüşmek üzere&#8230; &#8221;</p>
<p> </p>
<hr size="1" /><a name="_ftn1" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref1">[1]</a> Sf; 9</p>
<p><a name="_ftn2" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref2">[2]</a> Sf;16</p>
<p><a name="_ftn3" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref3">[3]</a> Sf;18</p>
<p><a name="_ftn4" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref4">[4]</a> Sf;43</p>
<p><a name="_ftn5" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref5">[5]</a> Sf;45</p>
<p><a name="_ftn6" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref6">[6]</a> Sf;50</p>
<p><a name="_ftn7" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref7">[7]</a> Nisa, Mümtehine, Meryem, Mücadele sureleri </p>
<p><a name="_ftn8" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref8">[8]</a> Nisa Süresi</p>
<p><a name="_ftn9" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref9">[9]</a> <strong>Bakara Suresi, 269</strong>,<strong> En&#8217;am Suresi, 50</strong>-80-126, <strong>Taha Suresi, 113, Secde Suresi, 4, Vakıa Suresi, 62</strong></p>
<p><a name="_ftn10" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref10">[10]</a> Sf:80</p>
<p><a name="_ftn11" href="http://www.derindusunce.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/paste/blank.htm#_ftnref11">[11]</a> 102</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/11/olumcul-kimlikler-amin-maalouf/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/11/olumcul-kimlikler-amin-maalouf/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Tanrı MHP&#8217;yi korusun!&#8217;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/22/tanri-mhpyi-korusun/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/22/tanri-mhpyi-korusun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 13:28:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Mehmet Bahadır</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[MHP]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17316</guid>
		<description><![CDATA[ Mümtaz&#8217;er Türköne
BDP ne ölçüde bir Kürt partisi ise MHP de aynı ölçüde bir Türk partisi. İkisi de bütün varoluşlarını etnik kökene dayandırıyor. BDP&#8217;den Kürtlüğü, MHP&#8217;den de Türklüğü çekip çıkardığınız zaman geriye hiçbir şey kalmıyor. BDP&#8217;nin Kürt ulusalcılığı geç kaldığı için telaşlı ve abartılı. MHP&#8217;nin Türk milliyetçiliği ise ulus-devletin gölgesinde gelişip serpildiği için muhtevasız ve içi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/bozkurtlar.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-16490" title="bozkurtlar" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/bozkurtlar-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1149142&amp;title=tanri-mhpyi-korusun" target="_blank"> Mümtaz&#8217;er Türköne</a></em></strong></p>
<p>BDP ne ölçüde bir Kürt partisi ise MHP de aynı ölçüde bir Türk partisi. İkisi de bütün varoluşlarını etnik kökene dayandırıyor. BDP&#8217;den Kürtlüğü, MHP&#8217;den de Türklüğü çekip çıkardığınız zaman geriye hiçbir şey kalmıyor. BDP&#8217;nin Kürt ulusalcılığı geç kaldığı için telaşlı ve abartılı. MHP&#8217;nin Türk milliyetçiliği ise ulus-devletin gölgesinde gelişip serpildiği için muhtevasız ve içi kof.</p>
<p>BDP&#8217;nin Kürt kelimesine yüklediği etnik anlam ile MHP&#8217;nin Türk kelimesine atfettiği anlam arasında<span id="more-17316"></span> zerre mikyas fark yok. İkisinde de sadece bir etnisite mevcut. Bilmeyenler için kaydedelim: Etnos, aynı atadan, yani ortak bir soydan geldiği varsayılan insanlar topluluğu demek. MHP milliyetçiliği, Bahçeli&#8217;nin seslendirdiği haliyle bir etnik milliyetçilik olarak Türk milliyetçiliğinin çok dar, ilkel ve sınırlı bir kalıbını temsil ediyor. İtiraz eden MHP milliyetçilerine ölçüyü verelim. Kürtlerin de kendi rızaları ile onurlu biçimde içinde yer bulacakları bir milliyetçilik üretemiyorsanız, hatta milliyetçiliğinizi tam olarak Kürtlüğün karşısında yerleştiriyorsanız bunun adı etnik milliyetçiliktir. Şayet etnik milliyetçilik çoğunluk tarafından yapılıyorsa buna fazladan ırkçılık denir. Bahçeli, pazar günü Merkez Yürütme Kurulu&#8217;nu topladıktan sonra yaptığı yazılı açıklamada &#8216;etnik kimliklerin anayasaya taşınmasından&#8217; ve &#8216;Türk kimliğinin esnetilerek anayasadan çıkartılmasından&#8217; şikâyet ederken tam olarak işte bu etnik milliyetçiliği yapıyor. Bu sözün tercümesi, Kürt etnik kimliğine karşı Türk etnik kimliğinin üstünlüğü iddiasından başka bir şey değil. Soruyu şu şekilde sorabilirsiniz: Bahçeli Kürtlere, bu ülkede Türklerle birlikte var olacakları ve Kürt olarak kalacakları bir alan veriyor mu? Kürtleri dışlayan, benim &#8216;Küçük Türkiye milliyetçiliği&#8217; dediğim şey, tam olarak işte bu. Çünkü Kürtlere, Kürdistan dışında bir alternatif bırakmıyorsanız, bu ülkeyi onlardan önce siz bölmüş olursunuz. MHP, milliyetçilik yapmıyor sadece Kürtlerin varlığına -kendi tabiri ile- &#8216;itiraz&#8217; ediyor. Türkiye&#8217;nin birliğini ve bütünlüğünü korumak ve geleceğe taşımak konusunda en büyük engellerden biri bu itiraz. Etnik milliyetçiliğin sınırlarını aşamayan ve Kürtleri kucaklamayı beceremeyen bir MHP, Türkiye&#8217;nin geleceği için büyük bir tehlike. 1990&#8242;lı yıllarda devlet adına görev yapanlar, devleti korumak adına cinayetler işlediler. Bu cinayetler yüzünden, devlet ile vatandaşlar arasında Türkiye&#8217;nin birliğini sürdürmeyi zorlaştıran uçurumlar oluştu. Tek çare bu derin uçurumu, o devlet görevlilerinin fani bedenleri ile doldurup kapatmaktan ibaret. Ne yapalım: &#8216;Vatan sağ olsun&#8217;.</p>
<p>Darbe planı yapan subaylar, Türk milletini yaşatmak için elzem olan hukuk devletini bataklığa çevirdiler. Tıpkı II. Dünya Savaşı&#8217;nda önüne çıkan bataklığı kendi askerlerinin bedenleri ile doldurup geçen Alman Tank tümeninin yaptığı gibi, bizim de bu askerleri yargılayıp mahkûm etmemiz lâzım. Yeter ki, &#8216;Vatan sağ olsun&#8217;.</p>
<p>Türk milleti birliğini ve bütünlüğünü sürdürmek, devletin bekâsını temin etmek adına önemli bir fırsat yakaladı. Terör sona eriyor. 74 milyonluk bu koca ülke güçlü entegrasyon dinamiklerini harekete geçirecek. Demokrasi ve hukuk, hepimizin ortak paydası olacak. Silahı bırakanların barut dumanından göremediğimiz yüzlerini göreceğiz; silah sesinden duyamadığımız seslerini duyacağız. Biri Avesta okuyacak, diğeri Kürtçe ezan. Biri derebeylik düzeni kurmaya kalkacak, biz üniter yapıda ısrar edeceğiz. Göreceğiz, sabredeceğiz; eteklerinde taş, midelerinde gaz kalmayacak. Korkuları, düşmanlıkları geride bırakacak, geleceği birlikte inşa edeceğiz. Bir engel daha var: Bahçeli&#8217;de ete kemiğe bürünen dar ve kısır etnik milliyetçilik. Türk milliyetçiliğinin bir buçuk asrı aşan zengin birikimi, bugünün sığ ve dışlayıcı MHP milliyetçiliğine mahkûm olmamalı. Büyük düşünen, büyük ve cesur adımlar atan Türk milliyetçiliğine ve Türk milliyetçilerine ihtiyacımız var. MHP&#8217;nin Bahçeli ile devam eden kısa tarihini, etnik kutuplar arasındaki boşluğu kapatmak için üzerinden geçeceğimiz bir köprüye dönüştürmenin zamanı gelmedi mi? Yoksa bu ülkeye yazık olacak.</p>
<p>Öyleyse, &#8216;Tanrı MHP&#8217;yi korusun!&#8217;</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/22/tanri-mhpyi-korusun/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/22/tanri-mhpyi-korusun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bozkurtlar ile Boz-Kürtlerin nikâhı kıyıldı</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/03/bozkurtlar-ile-boz-kurtlerin-nikahi-kiyildi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/03/bozkurtlar-ile-boz-kurtlerin-nikahi-kiyildi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jun 2011 10:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[MHP]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=16653</guid>
		<description><![CDATA[Cizre MHP Teşkilatı ve 150 üye partilerinden istifa ederek BDP&#8217;ye geçti.
Cizre MHP İlçe Başkanı Ramazan Mungan, 18 kişilik yönetimi ve partisine üye 150 kişiyle birlikte partisinden istifa ederek, BDP&#8217;ye katıldıklarını duyurdu. Ramazan Mungan&#8217;ın MHP&#8217;den bütün yönetimiyle birlikte istifa etmesiyle birlikte Cizre&#8217;de MHP teşkilatı da kapanmış oldu. Kürt halkının mücadelesinin yanında yer almak istedikleri için MHP&#8217;den [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/06/mhp_bdp_milliyetci.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-16654" title="mhp_bdp_milliyetci" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/06/mhp_bdp_milliyetci.jpg" alt="" width="250" height="195" /></a>Cizre MHP Teşkilatı ve 150 üye partilerinden istifa ederek BDP&#8217;ye geçti.</strong></p>
<p>Cizre MHP İlçe Başkanı Ramazan Mungan, 18 kişilik yönetimi ve partisine üye 150 kişiyle birlikte partisinden istifa ederek, BDP&#8217;ye katıldıklarını duyurdu. Ramazan Mungan&#8217;ın MHP&#8217;den bütün yönetimiyle birlikte istifa etmesiyle birlikte Cizre&#8217;de MHP teşkilatı da kapanmış oldu. Kürt halkının mücadelesinin yanında yer almak istedikleri için MHP&#8217;den istifa ettiklerini belirten Ramazan Mungan ise, bundan sonra Kürt halkının partisi olan BDP&#8217;de hizmet vereceklerini söyledi. Tüm yönetici ve delege arkadaşlaryla birlikte artık, halkın hizmetinde olacağını belirten Mungan,BDP&#8217;ye katıldığı için başım dik ve çok mutlu olduğunu vurguladı. Ramazan Mungan<span id="more-16653"></span>, &#8220;AKP, CHP ve MHP&#8217;deki tüm Kürtlerin istifa edip BDP&#8217;ye katılmalarını bekliyorum. Böyle olursa Kürt halkı ilerleyecek ve bütün haklarını elde edecektir. Kürt halkı olarak birlik ve beraberlik sağladığımız zaman mücadelemizi sürdürebiliriz. Birlik ve beraberlikten güç doğuyor. Bizler birlikte olduğumuz zaman güzel ve güçlü görünürüz.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>MHP İlçe Başkanı Ramazan Mungan ve ilçe teşkilatının BDP&#8217;ye geçmesi ile birlikte her geçen gün güçlerine güç kattıklarını ifade eden BDP ilçe Başkanı Esat Malkoç, bugün aralarına katılan Ramazan Mungan ve arkadaşlarını kutladığını söyledi. Daha sonra Ramazan Mungan&#8217;a BDP rozeti, BDP PM üyesi Hasan Özgüneş tarafından takıldı.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/03/bozkurtlar-ile-boz-kurtlerin-nikahi-kiyildi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/03/bozkurtlar-ile-boz-kurtlerin-nikahi-kiyildi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>MHP ile BDP&#8230; Bütün Irkçılar Birleşsin!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/01/mhp-ile-bdp/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/01/mhp-ile-bdp/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2011 11:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[MHP]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=16617</guid>
		<description><![CDATA[BDP MHP İTTİFAKI par bdp-mhp-ittifaki
BDP Elazığ il Teşkilatı seçimlerde MHP&#8217;yi destekleme kararını Kışanak&#8217;a iletiyor.
BDP İl Başkanı olduğu iddia edilen kişi, &#8220;&#8230; Eğer CHP uygun değilse götürelim eğer MHP kazanıyorsa orda bir tane çıkarıyorsa ikincisini biz destek sunarsak MHP çıkarıyorsa biz götürüp MHP&#8217;ye verelim oyu&#8221; diyor..
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe frameborder="0" width="320" height="239" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xj14s9?width=320"></iframe><br /><a href="http://www.dailymotion.com/video/xj14s9_bdp-mhp-yttyfaki_news" target="_blank">BDP MHP İTTİFAKI</a> <i>par <a href="http://www.dailymotion.com/bdp-mhp-ittifaki" target="_blank">bdp-mhp-ittifaki</a></i></p>
<p>BDP Elazığ il Teşkilatı seçimlerde MHP&#8217;yi destekleme kararını Kışanak&#8217;a iletiyor.</p>
<p>BDP İl Başkanı olduğu iddia edilen kişi, &#8220;&#8230; Eğer CHP uygun değilse götürelim eğer MHP kazanıyorsa orda bir tane çıkarıyorsa ikincisini biz destek sunarsak MHP çıkarıyorsa biz götürüp MHP&#8217;ye verelim oyu&#8221; diyor..</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/01/mhp-ile-bdp/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/01/mhp-ile-bdp/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Barış ve Demokrasi Partisi’nin barış güvercinleri</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/05/31/baris-ve-demokrasi-partisi%e2%80%99nin-baris-guvercinleri/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/05/31/baris-ve-demokrasi-partisi%e2%80%99nin-baris-guvercinleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 May 2011 21:15:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Solu]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=16607</guid>
		<description><![CDATA[Sunuş: Kürd Kürdü kırıyor. Meşru müdafa ile ilgisi yok. Siyasî taleplerini insan yakarak ifade bir oluşum var karşımızda: &#8220;Emek, demokrasi, özgürlük bloku&#8221;. Emek diyorlar ama alın teri ile çalışan insanların (ki çoğu Kürd) dükkânlarını yakıyorlar. Demokrasi diyorlar ama her fırsatta &#8220;Ortalığı ateşe vermek, cehenneme çevirmek, kana boğmak veya kanda boğulmaktan&#8221; bahsediyorlar. Okulları, Kur&#8217;an kurslarını, öğrenci [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/bdp_turk_solu.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-16609" title="bdp_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/bdp_turk_solu.jpg" alt="" width="250" height="214" /></a>Sunuş:</em></strong><em> Kürd Kürdü kırıyor. Meşru müdafa ile ilgisi yok. Siyasî taleplerini <strong>insan yakarak</strong> ifade bir oluşum var karşımızda: <strong>&#8220;Emek, demokrasi, özgürlük bloku&#8221;</strong>. Emek diyorlar ama alın teri ile çalışan insanların (ki çoğu Kürd) dükkânlarını yakıyorlar. Demokrasi diyorlar ama her fırsatta <strong>&#8220;Ortalığı ateşe vermek, cehenneme çevirmek, kana boğmak veya kanda boğulmaktan&#8221;</strong> bahsediyorlar. Okulları, Kur&#8217;an kurslarını, öğrenci yurtlarını yaktılar. Otobüs duraklarına bomba koyarak işe giden emekçileri hedef aldılar. Türk solu ile Kürt milliyetçileri dayanışma içinde kendi kuyularını kazıyorlar. Hayretle izliyoruz. (MY)</em></p>
<p> <strong>Solun ‘haklı şiddet&#8217;i reddedemeyişi (Halil Berktay - Taraf )</strong></p>
<p>  Kaybolduğum haftalar &#8216;ın (19/5) ardından, &#8220;anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az&#8221; misali, Saraybosna Çellisti &#8216;ni (21/5), Kenan ve Dragan &#8216;ı (26/5), Arrow&#8217;un kararı &#8216;nı (28/5) yazdım, içten içe hep Kürt sorununu ve önümüzdeki seçimleri düşünerek. Yetmedi herhalde. Milliyetçilik ve şiddet konularındaki hangi tavrım nedeniyle, seçimlerde &#8220;emek, demokrasi, özgürlük bloku&#8221;na, özellikle de içindeki BDP adaylarına oy veremeyeceğimi, sanırım biraz daha açıklamam lâzım.</p>
<p> Birincisi, bu ad, yani &#8220;emek, demokrasi, özgürlük bloku&#8221; sözleri biraz süs gibi. Daha yalın gerçek galiba şu : grup ve örgütler olarak baktığınızda, burada ciddî ve önemli bir güç olarak BDP var, bir de ona tutunmuş, yapışmış gibi duran, genellikle çok daha küçük sol gruplar. Adaylara da baktığınızda, çoğu BDP ve pek azı bu diğer kesimlerden. Ortada herhangi bir platform pazarlığı, bir ilkeler tartışması da gözükmüyor; son derece genel, köşesiz lâflar ardarda sıralanmış, ortaya bir &#8220;çağrı&#8221; çıkmış. Ve BDP ile ittifak yapmanın en kritik sorunu bu çağrıda hiç tartışılmıyor, sözü bile edilmiyor.<span id="more-16607"></span></p>
<p> Hayır, bu sorun Kürtlerin (ve Türkiye&#8217;deki diğer etnikkültürel kimlik gruplarının) eşitlik ve özgürlük sorunu değil. O kadarını bugün hayli geniş kesimler kabul ediyor; dolayısıyla birlik noktası olarak öyle büyük bir sıçramayı, önemli bir zihinsel aşamayı temsil etmiyor. Bu sorun, savaş sorunu, silâhlı mücadele sorunu; bir başka deyişle şiddet sorunu, yani siyasette -muhalif siyasette, diyelim- şiddete yer olup olmadığı sorunu.</p>
<p> Aşikâr ki bu blokun kalbinde yer alan BDP, PKK&#8217;nın bir şekilde içinde barındığı, üzerinde çok etkili olduğu bir legal cephe örgütü. PKK ise bir şiddet örgütü olarak sahneye çıktı ve hâlâ da öyle. Silâhlı mücadele, PKK&#8217;nın ruhu ve programının temeli, hayır, bu bile değil, başlı başına temel programı oldu. Bugün de PKK silâhlı mücadeleyi bırakmış, reddetmiş değil. BDP içi ve çevresinde, bu fikre aşağıdan karşı çıkmak olanaksız. Olgular ortada; Öcalan &#8220;silâhlı mücadele miadını doldurdu&#8221; diyen Osman Baydemir&#8217;i azarlayıp susturuyor. DTK eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, PKK&#8217;ya eylemsizliğin sürmesi çağrısında bulunma &#8220;hakkı&#8221;nı kendilerinde görmediklerini açıkça söylüyor. BDP son konvoy saldırısı dahil hiçbir şiddet eylemini kına(ya)mıyor.</p>
<p> Özetle, PKK&#8217;nın bir eli daima silâhta. Her an şiddet kullanmasa bile, en azından şiddet kullanma tehdidini sürekli canlı tutuyor. &#8220;Her an savaşa, silâhlı mücadeleye dönebilirim&#8221; tavrını en önemli koz olarak kullanıyor. Bunun için kullandığı dilin kendisi bile şiddet dolu. Ortalığı ateşe vermek, cehenneme çevirmek, kana boğmak veya kanda boğulmak söylemi aldı yürüdü. Güya barış sürecindeyiz, ama normalleşen bir barış dili değil, bu şiddet dili. Hattâ bu dil PKK&#8217;lı olmayıp BDP&#8217;yle ittifaka giren diğer Kürt şahsiyetlerini de kucaklıyor, içine alıyor. Şerafettin Elçi örneği çok çarpıcı. BDP&#8217;den aday olunca, PKK&#8217;ya bir barış dili götürmüyor. Tersine, kendisi o savaş ve şiddet dilini konuşmaya başlıyor. (İlginçtir; son birkaç haftadır bu dil ve yönelime en mesafeli Öcalan duruyor.)</p>
<p> Peki, bu önemsiz bir ayrıntı mıdır sizce ? Mesele mücadelenin &#8220;özü&#8221; müdür; &#8220;biçim&#8221;i, yani silâhlı mı silâhsız mı yürütüldüğü, insan öldürmeyi içerip içermediği, o kadar da dert edilmemesi gereken, göz yumabileceğimiz bir teferrüattan ibaret midir ? Öyle ya; &#8220;emek, demokrasi, özgürlük bloku&#8221; çerçevesinde BDP adaylarının (da) desteklenmesi çağrısında bulunanlar, bu emek, demokrasi, özgürlük boyutlarının, özellikle de (işin biraz sosyalist salçası gibi duran emek sözcüğünü bir yana bırakırsak) demokrasi ve özgürlük taraflarının her şeye rağmen ağır bastığı -yani işin şiddet boyutunun aynı derecede önem taşımadığı- kanısında olmalılar ki, barışçılığı şart koşmaksızın, bir eli hep silâhta olan bir örgüt veya cephe ile ittifaka girmekte sorun görmeyebiliyorlar.</p>
<p> Kusura bakmayın ama ben hem çok farklı düşünüyorum, hem de çoğu solcunun şiddete ilişkin açıkörtük, bilinçli-bilinçsiz romantizm ve yanılsamalarının, bütün tarihî tecrübe ve güya çıkarılmış derslerden sonra dahi, bu ölçüde sürdüğünü görmek, beni iyice umutsuzluğa sevkediyor. Şahsen, (muhalif) siyasete şiddet sokulmasını bir biçim değil öz ve ilke sorunu olarak görüyor ve reddediyorum. Kimse bana &#8220;devlet de şiddet kullanıyor&#8221; demesin. Böyle bir simetri arayışı abes -ve çok ilkel. Devletin temsil ettiği konsantre şiddet dahil, her tür baskı ve tahakküme karşı daha demokratik bir dünya kurmaktan söz ediyoruz. Bu, şiddet ile mümkün mü ? İster &#8220;ezilen sınıf&#8221; ister &#8220;ezilen millet&#8221;lere dayandırılsın, Marx&#8217;tan Fanon&#8217;a &#8220;haklı şiddet&#8221; hayali ve hayranlığı, daha ne kadar sürecek ? Siyasette şiddetin bazen kaçınılmaz ve dolayısıyla arzu edilir olduğu fikrinden -ve bunu destekleyen teorik çatılar, alt-önermeler bütününden- sol gelenek ne zaman, nasıl vazgeçecek ?</p>
<p> Hele bugün, adalet, eşitlik ve özgürlük isteyenlerin, zaten fazlasıyla kaotikleşmiş bir dünyada, fazlasıyla kaotikleşmiş şiddet unsurlarını büsbütün arttırmaya hakları yok; aklen de yok, vicdanen de yok. Ayrışma, önce bu noktada şart. Esas olarak bu yüzden, BDP blokuna oy vermeyeceğim.</p>
<p><strong>Gerillaya oy vermeyeceğim</strong></p>
<p>Aşağıdaki yazıyı 21 mayısta yazmışım. 2 haziran perşembe günü &#8220;Okuma Notları&#8221;nda yayınlamayı düşünmüşüm. Hemen yollamayıp arşivime yerleştirmişim.</p>
<p> 24 mayısta Gürbüz Özaltınlı&#8217;nın &#8220;Berktay&#8217;ın metaforu&#8221; notu çıktı. Özaltınlı benim PKK&#8217;yı evlenmek istemeyen gelin veya damat adayına benzetmeme karşı çıkmış. PKK&#8217;nın iç farklılaşmalarını ve Öcalan&#8217;ın &#8220;net açıklamalar&#8221;ını görmediğimi, &#8220;iki PKK gerçeği&#8221;ni atladığımı söylemiş. Devamla, &#8220;Berktay neden bunu yapıyor anlamadım&#8221; demiş. Bir ihtimal olarak barıştan umudumu kesmiş olmamı; bir ihtimal olarak da barış için daha güçlü bir AKP&#8217;ye daha dazla şans tanıyor olabileceğimi kaydetmiş.</p>
<p> 25 mayısta Taraf, Leyla Zana&#8217;nın Hazro İlçesi köylerindeki konuşmalarında &#8220;Oylarınızı Kürdistan&#8217;a, barışa, kardeşliğe ve gerillaya verin&#8221; dediğini üst manşetine taşıdı.</p>
<p> &#8221;İki PKK&#8221; bu mu acaba : Bir yanda Kürdistan ve gerilla; diğer yanda barış ve kardeşlik ? Bunların bağdaşabilirliği var mı ? Kaldı mı ? Hangisi, hangisinin süsü, salçası, ambalajı niteliğinde ? Hangi barış ve kardeşlik -10-15 yıl sonrasının iki ayrı devletinin &#8220;barış ve kardeşliği&#8221; mi ?</p>
<p> Gürbüz Özaltınlı, &#8220;Kürt milliyetçiliği ve otoriter, baskıcı, tehditçi PKK politikalarına yönelik eleştiri yazıları&#8221;mı &#8220;çok güçlü&#8221; bulduğunu da ifade etmiş. Ben o yazılarda ve tekrar, daha yakın zamanda, (a) PKK&#8217;nın &#8220;haklar mücadelesi&#8221; platformuna kayması ile silâhlı mücadeleyi bırakmaması arasında ciddî bir çelişki olduğunu; (b) dolayısıyla PKK&#8217;nın, savaştan değil &#8220;haklar mücadelesi&#8221;nden vazgeçebileceğini; (c) esasen DTK&#8217;nın formüle ettiği şekliyle (bayraklı, öz savunmalı) özerkliğin, adı konmayan bir ayrılma anlamına geldiğini; (d) şimdi PKK&#8217;nın -ve seçim söylemlerinin ezici ağırlığı itibariyle BDP&#8217;nin- giderek bu platforma kaymakta olduğunu da belirtmiş; bütün bunlardan sonradır ki (e) Demiray Oral&#8217;ın beğendiği, Gürbüz Altınlı&#8217;nın beğenmediği o barıştan/evlilikten kaçmaya çalışma metaforunu ileri sürmüştüm.</p>
<p> Şimdi Leyla Zana duruma biraz daha açıklık getirmiş olmadı mı dersiniz ? Ahmet Altan da 25 mart başyazısında bunu, Cihan Tuğal&#8217;ın Kürtlerin &#8220;hedef&#8221;inde değilse bile &#8220;ufkunda&#8221; bağımsızlığın yattığı saptamasıyla çok iyi bir şekilde birleştirmedi mi ?</p>
<p> İster PKK deyin, ister &#8220;bir PKK&#8221; veya &#8220;iki PKK&#8217;dan biri&#8221;. Çok mu farkedecek ? Şu da sorulabilir tabii : Hangisi daha iyi siyaset -bak işte, iki PKK var diye kendi kendimizi avutmak ve iyimser tutmaya çalışmak mı ? Yoksa, benim asıl PKK diye gördüğüm o savaşçı PKK&#8217;nın ne yapmakta olduğu konusunda çok net konuşmak, aramıza kesin bir çizgi çizmek ve (eğer varsa) o diğer, barışçı PKK&#8217;yı, kendini savaşçı PKK&#8217;dan ayırma sorumluluğuyla yüz yüze getirmek mi ?</p>
<p> Daha ne kaldı, neyi neden yaptığımda anlaşılmayacak ? Evet, bir mucize olmazsa barıştan umudumu kesmiş gibiyim. Evet, maalesef bu mucize, cılız bir ihtimal de olsa, ancak kendine güveni yüksek bir AKP&#8217;nin, seçimden sonra PKK&#8217;ya reddedemeyeceği derecede ileri bir teklif yapması olabilir. Hayır, &#8220;güçlü BDP + zayıf AKP&#8221; aynı sonucu vermez. Hayır, gerillaya oy vermeyeceğim.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/05/31/baris-ve-demokrasi-partisi%e2%80%99nin-baris-guvercinleri/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/05/31/baris-ve-demokrasi-partisi%e2%80%99nin-baris-guvercinleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BDP ve Boz-Kürtler&#8230; Sivil itaatsizlik ile sivil serserilik arasında</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/05/28/bdp-ve-boz-kurtler-sivil-itaatsizlik-ile-sivil-serserilik-arasinda/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/05/28/bdp-ve-boz-kurtler-sivil-itaatsizlik-ile-sivil-serserilik-arasinda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 May 2011 01:30:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[Sivil itaatsizlik]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=16546</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;Çıkan yangında alevler arasında kalan öğrencilerden üçü yaralandı. Kollarında, bacaklarında ve yüzlerinde yanıklar oluşan öğrenciler, çevredeki vatandaşlar tarafından Cizre Devlet Hastanesi&#8217;ne kaldırıldı. Çocuklardan birinin bütün vücudunun yandığı, hayati tehlikesinin bulunduğu&#8230;&#8221; TAMAMI
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;&#8230;Çıkan yangında alevler arasında kalan öğrencilerden üçü yaralandı. Kollarında, bacaklarında ve yüzlerinde yanıklar oluşan öğrenciler, çevredeki vatandaşlar tarafından Cizre Devlet Hastanesi&#8217;ne kaldırıldı. Çocuklardan birinin bütün vücudunun yandığı, hayati tehlikesinin bulunduğu&#8230;&#8221;</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1139867&amp;title=imamhatip-öğrencilerini-diri-diri-yakmaya-kalktılar" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/05/28/bdp-ve-boz-kurtler-sivil-itaatsizlik-ile-sivil-serserilik-arasinda/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/05/28/bdp-ve-boz-kurtler-sivil-itaatsizlik-ile-sivil-serserilik-arasinda/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bozkurtlar BozKürt Olursa?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/05/24/bozkurtlar-bozkurt-olursa/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/05/24/bozkurtlar-bozkurt-olursa/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 07:30:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[MHP]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=16491</guid>
		<description><![CDATA[MHP Başkale İlçe Başkanı Ömer Bozkurt ile 16 kişilik ilçe teşkilat yönetimi, partilerinden istifa ederek BDP&#8217;ye katıldı. Bozkurt, istifa dilekçelerini İlçe Seçim Kurulu&#8217;na teslim ettikten sonra bağımsız milletvekili adayı Kemal Aktaş&#8217;ın seçim bürosuna giderek BDP&#8217;ye katıldıklarını bildirdi. Bozkurt, neden böyle bir karar aldıklarını şöyle açıkladı: &#8220;Artık düzen partilerinde değil, halkımın yanında olmak istiyorum. Artık yolumuza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/bozkurtlar.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-16490" title="bozkurtlar" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/bozkurtlar.jpg" alt="" width="168" height="150" /></a>MHP Başkale İlçe Başkanı Ömer Bozkurt ile 16 kişilik ilçe teşkilat yönetimi, partilerinden istifa ederek BDP&#8217;ye katıldı. Bozkurt, istifa dilekçelerini İlçe Seçim Kurulu&#8217;na teslim ettikten sonra bağımsız milletvekili adayı Kemal Aktaş&#8217;ın seçim bürosuna giderek BDP&#8217;ye katıldıklarını bildirdi. Bozkurt, neden böyle bir karar aldıklarını şöyle açıkladı: &#8220;Artık düzen partilerinde değil, halkımın yanında olmak istiyorum. Artık yolumuza BDP ile devam edeceğiz. Bu bir örnek temsil etmeli.&#8221;</p>
<p>BDP seçim bürosunda gazetecilere açıklama yapan Bozkurt<span id="more-16491"></span>, &#8220;BDP ile devam edeceğiz. Bu bir örnek temsil etmeli. Doğu ve Güneydoğu&#8217;da kurulu bütün diğer partilerde yer alan halkımızın istifa edip bir an önce kendi partilerine, yani BDP&#8217;ye katılmaları için çağrıda bulunuyorum.&#8221; diye seslendi. Daha sonra BDP Başkale İlçe Başkanı Derviş Polat, Ömer Bozkurt&#8217;a rozet taktı. Bozkurt da partililerle tokalaştı.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/05/24/bozkurtlar-bozkurt-olursa/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/05/24/bozkurtlar-bozkurt-olursa/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ahtapot, Yaşar, Aysel ve ötekiler</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/05/20/ahtapot-yasar-aysel-ve-otekiler/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/05/20/ahtapot-yasar-aysel-ve-otekiler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 May 2011 09:35:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kötülük]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[iyilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=16359</guid>
		<description><![CDATA[Hatırlayacaksınız, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası için yaptığı isabetli tahminler sayesinde ün kazanmış bir Ahtopot Paul vardı. Akvaryumun içine konan cam kutulardan birinin üzerine oturarak kazanacak ekibi « tahmin » ediyordu bu hayvan. Bu ahtapot-toto tahminlerini iyi ya da kötü diye sınıflandırmak imkânsız, nereden baktığınıza bağlı. Çünkü ahtapot kaybedecek ekibe &#8220;kötü&#8221; haber verirken kazanacak ekibe &#8220;iyi&#8221; haber veriyordu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/kahin_ahtapot_paul.jpg"><img class="size-full wp-image-16360 alignright" title="kahin_ahtapot_paul" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/kahin_ahtapot_paul.jpg" alt="" width="270" height="178" /></a>Hatırlayacaksınız, <a title="2008 Avrupa Futbol Şampiyonası" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2008_Avrupa_Futbol_%C5%9Eampiyonas%C4%B1">2008 Avrupa Futbol Şampiyonası</a> için yaptığı isabetli tahminler sayesinde ün kazanmış bir <a href="http://www.sabah.com.tr/SabahSpor/Spor/2010/07/09/kahin_ahtapot_is_basinda">Ahtopot Paul</a> vardı. Akvaryumun içine konan cam kutulardan birinin üzerine oturarak kazanacak ekibi « tahmin » ediyordu bu hayvan. Bu <strong>ahtapot-toto</strong> tahminlerini iyi ya da kötü diye sınıflandırmak imkânsız, nereden baktığınıza bağlı. Çünkü ahtapot kaybedecek ekibe &#8220;kötü&#8221; haber verirken kazanacak ekibe &#8220;iyi&#8221; haber veriyordu. Normal, toto böyle işliyor.</p>
<p>Bizim üniformalı eşkıyalarımızdan Yaşar Küçükanıt  ise <strong>insan kanıyla toto</strong> oynardı. Meselâ 2003&#8242;te kara kuvvetleri komutanı iken bir açıklama yapmıştı:</p>
<p style="padding-left: 30px;"> <em>&#8220;sınırdan içeri 2000 terörist ve yüzlerce kilo C4 patlayıcı girdi, KÖTÜ ŞEYLER OLACAK&#8221;</em>.</p>
<p>Düşünün bir, herifin emrinde yüzbinlerce asker var. Tankı, topu, istihbaratı, gece görüş cihazı, helikopteri. Gözünü dört açıp sınırı korumak yerine sokakta sopa yemiş sümüklü çocuk gibi gelip gazetecilere ağlıyor. Tabi alışmış. Kimse çıkıp demiyor ki <strong><em>&#8220;ulan kelle! Biz seni oraya bostan korkuluğu olarak mı diktik? Sınırı sen korumayacaksan <span id="more-16359"></span>kargalar mı koruyacak?&#8221;</em></strong> Bu soruyu soracak bir basın yok. Bir siyasi irade yok. Adam gitti genel kurmay başkanı oldu sonra!</p>
<p>Tabi, madem kara sınırlarımızı koruyamayacak kadar beceriksiz bir adamsın, gel o zaman deniz ve hava güvenliğini de sana emanet edelim!</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/kotu-seyler.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-16362" title="kotu-seyler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/kotu-seyler.jpg" alt="" width="250" height="175" /></a> Yaşar &#8220;kötü şeyler&#8221; diyerek kazanmıştı. Bir sürü Kürt ve Türk öldü Yaşar&#8217;ın <strong>insan kanlı totosundan</strong> sonra. Yaşar&#8217;ın &#8220;kötü şeyler&#8221; demesi biz anlayalım diye. Aslında &#8220;iyi şeyler&#8221; demek istiyor. Kürtlerin ve Türklerin çatışmasını istiyorsanız insanların ölmesi, bombaların patlaması, araçların yakılması neden kötü olsun ki? Kimine göre çok iyi şeyler bunlar. Nereden baktığınıza bağlı.</p>
<p><strong>T</strong>aş ve <strong>M</strong>olotof <strong>K</strong>okteyli <strong>P</strong>artisi&#8217;nden Aysel Tuğluk <strong><em>&#8220;kötü şeyler olacak, nıhahaa&#8221;</em></strong> dedi ve o da insan kanlı totoyu kazandı. Onun sevinç çığlıklarını duyunca bu &#8220;bizim&#8221; Yaşar gelmişti aklıma. Çünkü Aysel&#8217;e de hesap soran yok: <strong><em>&#8220;Ulan kelle! Sen bir siyasetçisin. Barışçı bir söylem, bir umut üretemeyeceksen ne halt yemeye milletvekili oluyorsun?&#8221;</em></strong>.</p>
<p>Yaşar Küçükanıt &#8220;kötü&#8221; ( = &#8220;iyi&#8221;) tahminleri sayesinde genel kurmay başkanı oldu. Kanlı toto oynayarak güzel (=çirkin) bir kariyer yaptı. Hatta milliyetçi Türk gençleri Küçükanıt&#8217;a insan kanıyla yapılmış bir Türk bayrağı bile hediye ettiler. Küçükanıt bu güzel (= çirkin) hediyeyi alınca ağladı. (Bkz. <a title="Permanent Link to Zayıflamak istiyorsan daha çok yemelisin" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2008/01/12/kanla-bayrak-resmi-yapmanin-faydalari/">Zayıflamak istiyorsan daha çok yemelisin</a>)</p>
<p>Aysel ne yapacak bakalım?<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/yasar_kucukanit.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-16363" title="yasar_kucukanit" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/yasar_kucukanit.jpg" alt="" width="217" height="163" /></a></p>
<p>İnsan kanıyla toto oyununda başarılı (=başarısız) olduğu için Ona bir PKK bayrağı hediye edilebilir.  <a href="http://www.google.de/url?sa=t&amp;source=web&amp;cd=3&amp;ved=0CCkQFjAC&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Fcategory%2Fmilliyetcilik%2F&amp;ei=IPHUTfeePI2WhQeB2eTeCw&amp;usg=AFQjCNGXEwEH74KY16Q6zkV4qUNABNIAQQ&amp;sig2=d_SDSSCEI5S0FKKpJNv8MQ" target="_blank">Milliyetçi </a>Kürt gençleri kıymetsiz (=kıymetli) kanlarını akıtarak böyle güzel (=çirkin) bir bayrak boyayabilirler. <em>“<strong>Varlığım Kürt varlığına armağan olsun. ‘Ne mutlu Kürdüm diyene!’ demeyen bizim düşmanımızdır! Bayrağım! seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım”</strong></em> gibi iyi şeyler (=kötü şeyler) yazabilirler üzerine.</p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/05/20/ahtapot-yasar-aysel-ve-otekiler/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/05/20/ahtapot-yasar-aysel-ve-otekiler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

