<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; Kürtler</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/kurtler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Fetva devlet lehine değil hak lehine verilir</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/21/fetva-devlet-lehine-degil-hak-lehine-verilir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/21/fetva-devlet-lehine-degil-hak-lehine-verilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 May 2012 19:11:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Devletçilik]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[bölücülük]]></category>

		<category><![CDATA[islamcilik]]></category>

		<category><![CDATA[İslam]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=22006</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye İslam&#8217;ı maalesef &#8220;öz&#8221; bir İslam anlayışı yerine genel olarak &#8220;Devlet-Irk-İslam&#8221; şeklinde birbirine eklemlemiş bir yapıdır. Bunu söylerken elbette &#8220;öz İslam&#8217;a vâkıf&#8221; olmuş,  pişmiş, yanmış şekilde tepeden bir dille söylemiyorum. Bahsettiğim eklemlenmiş yapı olması gereken bir sonuç olmasa dahi tarihsel sürece bakıldığında gayet makûl ve anlaşılabilir bir şekilde ortaya çıkmıştır.
  &#8220;Devlet-Irk-İslam&#8221; eklemlenmesi gerçeğinin son örneğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="https://encrypted-tbn2.google.com/images?q=tbn:ANd9GcR1ypxZ__mw5b4t4BckO0h5IiMa7phk1Kb-sJ6t6bxHC4yKrxZJ" alt="" width="191" height="162" />Türkiye İslam&#8217;ı maalesef &#8220;öz&#8221; bir İslam anlayışı yerine genel olarak &#8220;Devlet-Irk-İslam&#8221; şeklinde birbirine eklemlemiş bir yapıdır. Bunu söylerken elbette &#8220;öz İslam&#8217;a vâkıf&#8221; olmuş,  pişmiş, yanmış şekilde tepeden bir dille söylemiyorum. Bahsettiğim eklemlenmiş yapı olması gereken bir sonuç olmasa dahi tarihsel sürece bakıldığında gayet makûl ve anlaşılabilir bir şekilde ortaya çıkmıştır.<br />
  &#8220;Devlet-Irk-İslam&#8221; eklemlenmesi gerçeğinin son örneğini ise Hayrettin Karaman Hoca&#8217;nın &#8221; İslamî Görüş&#8221; başlıklı yazısında gördük. Kıymetli Hayrettin Karaman Hoca&#8217;nın bu yazısı, İslam başlığında birleşmeyi tavsiye ediyordu tavsiye dışına çıkacaklar için</p>
<p><span id="more-22006"></span>(hoca bu birleşme dışındakileri &#8220;bölme&#8221; başlığında tanımlıyor.) ise bundan men etme fetvasını ortaya koyuyordu. Bu yazıdan sonra Altan Tan ve Hilâl Kaplan, Hayrettin Karaman&#8217;a çok makul, üslûbu çok yerinde, mesele üzerine tefekküre sevk eden eleştiri yazıları yazdılar. Allah onlardan razı olsun ki, böyle ehemmiyetli bir konunun konuşulmasında üslûbu ve hakkaniyeti gözeterek inşallah hayra vesile oldular.<br />
  Baştan belirteyim ne ilmim, ne aciz aklım Hayrettin Karaman Hocaya eleştiri getirebilecek kabiliyette değil, -Allah izin verirse- bir İlahiyatçı adayı kardeşi olarak ancak kendisine kalbime, vicdanıma ve aklıma yatmayan açıklamalarıyla ilgili naçizane sorular sorabilirim. Olur da gençlik heyecanıyla haddimi aşarsam affola.</p>
<p> <br />
  Türkiye&#8217;deki Kürtlerin çoğunluğunun Müslüman Kürtler olduğunu ve hatta hatta İstiklâl Mahkemelerinin idam ettiği Şeyh Said&#8217;in dahi İngilizlerle işbirlikçiliğinden değil dini nedenler ile &#8220;laikliğe&#8221; karşıtlığından Diyarbekir&#8217;de cami avlusunda arkadaşlarıyla birlikte idam edildiğini çok iyi biliyoruz.<br />
  Türkiye halkının çoğunluğunu oluşturan Müslümanlar Türkler ve onların Müslüman kardeşleri olan Kürtlerin arasına 12 Eylül 1980 Darbesi sonucu oluşan PKK gerçeği gelip oturuyor. Ama neden oturuyor hiç soruyor muyuz? Acaba biz çoğunluk Müslüman Türkler olarak, azınlık olmadığı halde azınlık sayılan Müslüman Kürtlerin haklarını yeterince savunmadığımız için olabilir mi? </p>
<p> <br />
  Türk-Kürt (PKK) savaşının temelinde yatan neden hiçbir zaman &#8220;din&#8221; olmadı, bu savaş &#8220;ırka&#8221; dayalı bir savaştı, bugün din ile arasına oldukça büyük bir mesafe koyan ve PKK&#8217;yı destekleyen Kürtlerin bir &#8220;din&#8221; savaşı içinde olduğunu söyleyebilir miyiz? Elbette hayır. Peki, bizler &#8220;ırka&#8221; dayalı bir savaştan nasıl oluyordu da &#8220;şehit&#8221; kavramını çıkarıyorduk? Hayrettin Karaman Hoca&#8217;nın ortaya attığı &#8220;bölme&#8221; fikri aslında Kürtler tarafından değil maalesef biraz da &#8220;İslam=İslam+Devlet+Irk&#8221; sayan Türkiyeli Müslümanların, &#8220;ırk&#8221; savaşından şehit çıkartmasıyla başlamamış mıydı? (Ölenler şehit değildir demiyorum, şehit olup olmadıklarınız yalnızca Allah bilir)</p>
<p> <br />
  Biz Türkiyeli Müslümanlara &#8220;Bir kavme olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sevk etmesin.&#8221; ayeti vahyolunmuştu ve biz Müslüman Türkler, bu ayeti nasıl hiçe sayıyorduk ve canları, malları ve hatta dilleri yasaklanmış Müslüman Kürt kardeşlerimizin hakkını savunmuyorduk? Elbette burada tepeden yahut ukala bir dille, bu gaflete düşmüş insanları anlamamazlık etmiyorum çünkü onlara meselenin aslı anlatılmadı &#8220;ülkeyi bölmek, vatanı bölmek&#8221; iddiasında olan bir örgütten başka bir şey bilmediler Kürt Meselesi hakkında&#8230; B.k yedirilen Kürtleri, işkenceden geçirilen Kürtleri bilmiyorlardı. Ama bugün biliyoruz, biliyoruz ama ezberlerimizi bir türlü bozamıyoruz, on yıllardır öyle derine işlemiş ki, kemikleşmiş&#8230;<br />
  Bir örnekle açıklayacak olursam, &#8220;Hep hırsız mı suçlu?&#8221; bahsinde mesela Altan Tan Müslüman bir Kürt, Altan Tan gibi bir Müslüman&#8217;ı, BDP&#8217;nin kucağına iten Müslümanların hiç mi suçu yok? (Hemen belirteyim siyasetlerine katılmasam dahi BDP&#8217;nin siyaset yapma hakkını destekleyen biriyim, bu bahsim &#8220;Altan Tan BDP&#8217;ye gitmesin&#8221; demek değil, hep BDP kötü derken kendimize bakmamız gereğindendir.)</p>
<p> <br />
  Bu gün bu ülkede insanları kaçıran, zorunlu askerlik sonucu askere gitmiş gencecik çocukları katleden PKK&#8217;yi savunacak durumum yok ama PKK var ise sebebi de var, önce o sebeplerle hesaplaşmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Tekrar Müslüman Kürtler bahsine dönecek olursam; devletin yanında olup PKK&#8217;ye karşı koruculuk eden bir Müslüman Kürt kardeşimin sözlerine bakalım derim. &#8220;PKK&#8217;ye karşı bir Kürt olarak bu ülkenin toprağını savundum, mayına bastım bacağım koptu. Devlet beni PKK&#8217;den koruyamadı. Şimdi Uludere&#8217;de devletin bombası evladımı öldürdü.&#8221; Buyurun! Bu ve bunun gibi kardeşlerimizi koruyamazsak nerede bizim Müslümanlığımız, nerede bizim insanlığımız, biri bana söyleyebilir mi? </p>
<p> <br />
  Şimdi PKK cephesi olsun, BDP cephesi olsun, yahut BDP ve PKK&#8217;den yana olmayan Müslüman Kürtler olsun artık bıçak kemiğe dayandığı için &#8220;Başkanlık Sistemini, Özerkliği, İslamî Kürt Partisini&#8221; konuşuyor ve bazı Müslüman Türkler arkasına dini(?) alarak onları &#8220;bölmek&#8221; ile itham ediyor ve haklarında fetva yayımlıyor&#8230;<br />
  Fetva makamı fetvasını &#8220;devlet&#8221; adına mı verir yoksa &#8220;hak din&#8221; adına mı? Elbette hak din adına. Kuran-ı Kerim bize &#8220;devlet olun, tek bayrak altında birleşin mi?&#8221; diyor. Elbette hayır. Devlet lehine fetva vermek kişiyi fakih kılmaz, memur kılar. Peki, biz devletin memuru muyuz yoksa Allah&#8217;ın memurları mıyız? Bi iznillah Allah&#8217;ın memurlarıyız. Mesela bu nedenle Devlet lehine fetva veren kurum Diyanet&#8217;in &#8220;vicdani ret caiz değildir&#8221; fetvasına uymuyoruz, elhamdülillah.</p>
<p> <br />
  Zannediyorum ülkenin çoğunluğunu oluşturan biz Müslüman Türkler, Müslüman olsun olmasın Kürtlerin hakkını gereğince savunsaydık, zulmedildiğinde izlemeseydik bugün &#8220;din&#8221; başlığında pekâlâ birleşebilirdik. Ama birleşmedik &#8220;toprak-devlet-ırk&#8221; üçlüsüne olan sevdamız neredeyse &#8220;kulluğumuzun&#8221; önüne geçti ve çok üzülerek söylüyorum ki, biz Müslüman Türkler &#8220;bölünmede&#8221; pay sahibi olduk. <strong>Eğer bir fetva verilecekse bence biz Müslüman Türklere, Kürtlerin hakkını savunmamız ve bölünmeye sebebiyet vermemiz için verilmeli. Zannediyorum bu ülkede ne zaman din adına otorite saydığımız hocalarımız çıkar ve &#8220;ırka dayalı bir savaşta kan akıtmak haramdır, bu savaşın bitmesi elzemdir, bölünmenin önüne böyle geçilir.&#8221; fetvası verirse belki o zaman normalleşebiliriz.<br />
</strong> </p>
<p>  Fetvaya ihtiyacımız var, Allah&#8217;ın nazarında &#8220;haktan&#8221; yana durmak gereğiyle ilgili fetvaya ihtiyacımız var. Ama bunu &#8220;tek devlet&#8221; mantığına değil Allah&#8217;ın emri neyse ona göre yapmak durumundayız. Ve Allah&#8217;ın emri hakkı gasp edilenin hakkını aramayı emrediyor. Bunları kendi yorumumca yazmıyorum, bunları Kuran-ı Kerim&#8217;i kaynak alarak yazıyorum. Arzu edenler onlarca meal-tefsir arasından birini seçip bakabilirler, söylediklerimin hepsinin İslam ile, Rasulullah&#8217;ın sözleriyle uyumlu olduğunu göreceklerdir. Zira ırk ve devlet lehine tek bir ayet ve hadis yoktur. Çünkü bu din ayrımcılığa dayalı değil birleştirmeye dayalı bir dindir ve bunda ırkı, kavmi, dili, devleti gözetmez. (Elbette PKK&#8217;nin döktüğü kanın, kendince hak mücadelesi dediği silahlı direnişinin de İslam&#8217;da bir yeri yoktur.)</p>
<p> <br />
  <strong>Eğer bölünme gibi bir endişesi olan var ise -ki var- bölünme farklı görüşleri dinlemezsek ve susturursak olur. Eğer bir bölünmeyi engellemek istiyorsak farklı görüşlerin itirazlarına da cevap olabilecek ve çoğulculuğu kaldırabilecek bir zemin hazırlamalıyız.<br />
</strong> </p>
<p> Gittiğim konuşmalar ve yazdığım yazılar sonrası bana sık sık Kürt olup olmadığım ya da ırka, mezhebe takılmadan diğer dinlerin mensuplarının hakkını nasıl kendi hakkımmış gibi savunabildiğim soruluyor. Cevabım çok basit; Kürt değilim, modern değilim, hümanist değilim, liberal değilim, solcu değilim (ki bu seküler-laik kavramlar ile bir Müslüman olarak sürekli mücadele halindeyim) çünkü ben Müslümanım, ırkı gözetemem ve hakkı gasp edilmiş insanların hakkını savunmak bana namaz gibi, oruç gibi farz bir ibadettir. Fazla bir şey yapmıyorum sadece dinimin emrini yerine getirmeye çalışıyorum. Keşke&#8230;</p>
<p> </p>
<p>… Biraz okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-14898" title="islamcilik_kitap_k" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg" alt="" width="118" height="183" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> İslâmcılık, Devrim ile Demokrasi Kavşağında </span></a></strong></p>
<p>Müslümanca yaşamak için devletin de “Müslüman” olması mı gerekiyor? Bu o kadar net değil. Çünkü İslâm’ın gereği olan “kısıtlamaları” insan en başta kendi nefsine uygulamalı. Aksi takdirde dinî mecburiyet ve yasakların kanun gücüyle dayatılması vatandaşı çocuklaştırıyor ister istemez. <strong>İ</strong><strong>yi-kötü ayrımı yapmak, iyiden yana tercih kullanacak cesareti bulmak gibi insanî güzellikler devletin elinde bürokratik malzeme haline geliyor. </strong>21ci asırda Müslümanca yaşamak kolay değil. Yani İslâm’ın özüne dair olanı, değişmezleri korumak ama son kullanma tarihi geçmiş geleneklerden kurtulmak. AKP’yi iktidara taşıyan fikrî yapıyı, Demokrasi-İslâm ilişkisini, İran’ı ve Milli Görüş’ü  sorguladığımız bu kitabı ilginize sunuyoruz. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"> <span style="color: #0000ff;"><strong>M<span><span><span>ü</span>slüman’ın Zaman’la imtihanı </span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman.jpg"></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #3366ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7624" title="20091210_derin_dusunce_org_musluman" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman-203x300.jpg" alt="" width="114" height="155" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sunuş</strong>: Müslümanlar dünyanın toplam nüfusunun %20’sini teşkil ediyorlar ama gerçek anlamda bir birlik yok. Askerî  tehditler karşısında birleşmek şöyle dursun birbiriyle savaş halinde olan Müslüman ülkeler var. Dünya ekonomisinin sadece %2-%3′lük bir kısmını üretebilen İslâm ülkeleri Avrupa Birliği gibi tek bir devlet olsalardı <strong><em>Gayrı Safi Millî Hasıla bakımından SADECE Almanya kadar </em></strong>bir ekonomik güç oluşturacaklardı. Bu bölünmüşlüğü ve <strong><em>en sonda, en altta kalmayı tevekkülle(!) kabul etmenin</em></strong> bedeli çok ağır: Bosna’da, Filistin’de, Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da ve daha bir çok yerde zulüm kol geziyor. Müslümanlar ağır bir imtihan geçiyorlar. Yaşamlarını şekillendiren şeylerle ilişkilerini gözden geçirmekle başlıyor bu imtihan. Teknolojiyle, lüks tüketimle, savaşla, kapitalizmle, demokrasiyle , “ötekiler” ile ve İslâm ile olan ilişkilerini daha sağlıklı bir zemine oturtabilecekler mi? <a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong><em>Müslüman’ın Zaman’la imtihanı</em></strong> </span></a>adındaki 204 sayfalık bu kitap işte bütün bu konuları sorgulayan ve çözümler öneren makalelerden oluşuyor.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a>  </strong></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/21/fetva-devlet-lehine-degil-hak-lehine-verilir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/21/fetva-devlet-lehine-degil-hak-lehine-verilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürt kimliği daha ne kadar sömürülebilir?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 21:53:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21926</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;BDP Kadın Meclisi&#8217;nin, Diyarbakır ve Ankara&#8217;da teröristbaşı Öcalan için düzenlemek istediği programı, valilik yasakladığı için polis eyleme izin vermedi. Yasağa rağmen Diyarbakır&#8217;da yürüyüş düzenleyeceğini belirten BDP ise yeterli kalabalığı toplayamaması üzerine yürüyüşte ısrar etmedi.BDP, bir hafta önce açıkladığı ‘Öcalan&#8217;a özgürlük için oturma nöbeti&#8217; eylemini, İçişleri Bakanlığı, demokratik çözüm çadırlarındaki eylemleri hatırlatarak yasaklamıştı. Bakanlığın açıklamasına rağmen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/bdp-pkk-kurtsuz_kurt_hareketi.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21928" title="bdp-pkk-kurtsuz_kurt_hareketi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/bdp-pkk-kurtsuz_kurt_hareketi.jpg" alt="" width="220" height="284" /></a>&#8220;BDP Kadın Meclisi&#8217;nin, Diyarbakır ve Ankara&#8217;da teröristbaşı Öcalan için düzenlemek istediği programı, valilik yasakladığı için polis eyleme izin vermedi. Yasağa rağmen Diyarbakır&#8217;da yürüyüş düzenleyeceğini belirten BDP ise yeterli kalabalığı toplayamaması üzerine yürüyüşte ısrar etmedi.</em><em>BDP, bir hafta önce açıkladığı ‘Öcalan&#8217;a özgürlük için oturma nöbeti&#8217; eylemini, İçişleri Bakanlığı, demokratik çözüm çadırlarındaki eylemleri hatırlatarak yasaklamıştı. Bakanlığın açıklamasına rağmen yürüyeceğini belirten BDP&#8217;lilere, Diyarbakır ve Ankara&#8217;da polis izin vermedi. BDP ise Diyarbakır&#8217;ın Bağlar ilçesindeki Özgür Yurttaş Derneği&#8217;nin önünden, Batıkent&#8217;e kadar yürüdükten sonra özgürlük nöbeti tutacağını belirtti.&#8221;</p>
<p></em><a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/05/14/apo-eylemine-halk-ragbet-gostermeyince.html" target="_blank">TAMAMI</a> </p></blockquote>
<p><em></em></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/">PKK’lıları affetmek</a>)</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="129" height="193" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“…PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler…” </em></p>
<p>Böyle diyordu Emre Uslu. Haklıydı. Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank">Türkiye bölünür mü?</a></strong></p>
<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="alignright" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="136" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız nedense.</p>
<div class="entry">
<p> <em>“<strong>Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong></em> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong> demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor:</p>
<ul>
<li>Kürtler ne istiyor?</li>
<li>Türkiye’nin bütünlüğü silahla mı korunur?</li>
<li>İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti?</li>
<li>PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı?</li>
<li>Bir federasyon çözüm olabilir mi?</li>
<li>İslâm ne kadar birleştirici olabilir Kürt ve Türk milliyetçiliği karşısında?</li>
</ul>
<p>Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a bölücü terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267  sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a></div>
</div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kurt-kimligi-daha-ne-kadar-somurulebilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şiddet çıkmazının ilk kurbanı Kürtler oldu</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/24/siddet-cikmazinin-ilk-kurbani-kurtler-oldu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/24/siddet-cikmazinin-ilk-kurbani-kurtler-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 10:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21607</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ben Kürdüm. Bu haldeyim. Bu halimi PKK görsün ve yaptığından utansın. 2 ablam öldü. Arkadaşlarımız öldü. Günahsız askerler öldü. Bu savaş kim için, ne için. Barış olsun istiyorum. Bitsin bu acılar istiyorum. PKK&#8217;lılar günahsız insanların hayatlarını nasıl çaldıklarını görsünler istiyorum. Bana ablamları, hayatımı geri verin demek istiyorum&#8221; TAMAMI
 
&#8230;Bu konuda okumak için&#8230;
 
 
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/pkk_kurtler.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21608" title="pkk_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/pkk_kurtler.jpg" alt="" width="155" height="182" /></a>&#8220;Ben Kürdüm. Bu haldeyim. Bu halimi PKK görsün ve yaptığından utansın. 2 ablam öldü. Arkadaşlarımız öldü. Günahsız askerler öldü. Bu savaş kim için, ne için. Barış olsun istiyorum. Bitsin bu acılar istiyorum. PKK&#8217;lılar günahsız insanların hayatlarını nasıl çaldıklarını görsünler istiyorum. Bana ablamları, hayatımı geri verin demek istiyorum&#8221;</em> <a href="http://www.stargazete.com/guncel/pkklilar-bu-halimi-gorsun-utansin/haber-550218" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p> </p>
<p>&#8230;Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/">PKK’lıları affetmek</a>)</p>
<p>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="152" height="209" /></a>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“…PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler…” </em></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"></a>Böyle diyordu Emre Uslu. Haklıydı. Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/24/siddet-cikmazinin-ilk-kurbani-kurtler-oldu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/24/siddet-cikmazinin-ilk-kurbani-kurtler-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kazanan Kürt halkı değil, devlet oldu&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2012 20:54:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21465</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; PKK son Kürt isyanıdır. Ama isyan ettiği devlete karşı &#8220;özerkliğini&#8221; koruyabilmiş bir isyan hareketi de değildir. İsyancılar tecrübesiz, ve herhangi bir tarihî mirastan yoksundular -sürekliliği olmuş bir tarihsel mirası kastediyorum- ama buna karşılık devletin tecrübesi çok fazlaydı. Devlet bence son Kürt isyanını daha başından Türk halkının ve dünyanın gözünde kriminalize etmeyi başardı.
Silahlı mücadelenin başladığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; PKK son Kürt isyanıdır. <strong>Ama isyan ettiği devlete karşı &#8220;özerkliğini&#8221; koruyabilmiş bir isyan hareketi de değildir.</strong> İsyancılar tecrübesiz, ve herhangi bir tarihî mirastan yoksundular -sürekliliği olmuş bir tarihsel mirası kastediyorum- ama buna karşılık devletin tecrübesi çok fazlaydı. <strong>Devlet bence son Kürt isyanını daha başından Türk halkının ve dünyanın gözünde kriminalize etmeyi başardı.</strong></em></p>
<p><em>Silahlı mücadelenin başladığı yıllarda, bir sosyal-siyasal karşılığı olduğunu biliyorum, o süreçleri yaşadım az çok, ama bu böyle diye, son isyan ve silahlı mücadele mutlaka gerekli miydi derseniz, hayır diyorum. Kürtler bu isyana zorlandılar. Ve bana kalırsa kazanan Kürt halkı değil, devlet oldu &#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/orhan-miroglu/makale-kurtler-sorunlarini-tartisiyor-mu-4.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/13/kazanan-kurt-halki-degil-devlet-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öcalan&#8217;ı ilâh edinenler&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/ocalani-ilah-edinenler/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/ocalani-ilah-edinenler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 08:51:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Komünizm]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Sosyalizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21326</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; 18. yüzyıl mutlakiyetçiliklerine benzemez; komünist tek-parti rejimlerinin &#8220;kişi kültleri&#8221;ne benzemez; hattâ bütün bir &#8220;ulu önder&#8221; janrının T.C. ve Kuzey Kore anayasaları gibi en aşırı örneklerine dahi benzemez, 11. maddesi KCK Sözleşmesinin. Çünkü faraza &#8220;Apoculuk&#8221; veya &#8220;Öcalanizm&#8221;e, herhangi bir Giriş veya Gerekçe bölümünde yol gösterici bir ideoloji, bir parti ve devlet çizgisi olarak yer vermenin de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/ocalan.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21327" title="ocalan" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/ocalan.jpg" alt="" width="250" height="362" /></a>&#8220;&#8230; 18. yüzyıl mutlakiyetçiliklerine benzemez; komünist tek-parti rejimlerinin &#8220;kişi kültleri&#8221;ne benzemez; hattâ bütün bir &#8220;ulu önder&#8221; janrının T.C. ve Kuzey Kore anayasaları gibi en aşırı örneklerine dahi benzemez, 11. maddesi KCK Sözleşmesinin. Çünkü faraza &#8220;Apoculuk&#8221; veya &#8220;Öcalanizm&#8221;e, herhangi bir Giriş veya Gerekçe bölümünde yol gösterici bir ideoloji, bir parti ve devlet çizgisi olarak yer vermenin de ötesinde, yaşayan ve aktif bir kişiyi en yüksek &#8220;organ&#8221; ve &#8220;önderlik kurumu&#8221; mertebesine yükseltip eline olağanüstü yetkiler vermekte; kararlarını karşı çıkılmaz kılmaktadır. Dikkat ederseniz, hemen bütün diğer organ ve mercilerin &#8220;freni&#8221; vardır KCK Sözleşmesinde. <strong>Bir tek Öcalan&#8217;ın hiçbir kararı, hiçbir denetime tâbi değildir. Böyle en küçük bir imâ dahi gözükmüyor</strong>.</em></p>
<p><em>Peki o zaman, neye benzer ve/ya nereden beslenmiş olabilir, henüz kendi toprakları ve sınırlarından yoksun bir Kürt proto-devletinin anayasasına denk düşen KCK Sözleşmesinin 11. maddesi ?</em></p>
<p><em>Nereden, nasıl beslendiği sorusu daha zor da, sonuçta, pratikte neye benzediği çok açık : her bakımdan, Hitler&#8217;in Nazi Almanyası&#8217;ndaki olağanüstü konumunu andırıyor. Naziler 1919 Weimar Anayasası&#8217;nı hiç feshetmediler. Güya korurken içini boşalttılar. Yasama yetkisi dahil meclisin bütün kritik yetkilerini hükümete ve lidere aktardılar. Önce &#8220;Reichstag Yangını Kararnamesi&#8221;yle, anayasanın birey hak ve özgürlüklerini koruyan 114, 115, 117, 118, 123, 124 ve 153. maddelerini askıya aldılar. Ardından, 23 Mart 1933 tarihli &#8220;Yetkilendirme Yasası&#8221;yla hükümete de kanun çıkarma yetkisi verdiler ve bu yolla çıkacak kanunları olağan meclis onayı prosedürlerinden muaf tuttular. Yetkilendirme Yasası Nazi yönetiminin temeli oldu. Bütün diğer siyasal partiler 14 Temmuz &#8216;33&#8242;te bu yasanın verdiği yetkiyle yasaklandı. Gene aynı yolla, 30 Ocak &#8216;34&#8242;teki &#8220;Reich&#8217;ın Yeniden İnşası Yasası&#8221;, hükümet yetkilerini Hitler&#8217;in şahsında topladı.</em></p>
<p><em>Bunlar olurken, 1933&#8242;te Hitler&#8217;i şansölye (başbakan) yapan cumhurbaşkanı Hindenburg henüz hayattaydı &#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/halil-berktay/makale-nazizm-fuhrer-in-yetkileri-hitler-selami.htm" target="_blank">TAMAMI</a> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://latvianhistory.files.wordpress.com/2011/08/hitler-stalin-2.jpg" alt="" width="432" height="269" /> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Sosyalizm, komünizm ve totaliter rejimler üzerine e-eitap okumak için &#8230; </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><strong>Derin MAЯҖ</strong></a><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/marx-kapak.bmp" alt="" width="155" height="208" /></p>
<p>Marx’ı okumak lâzım. meselâ <a title="1844 Elyazmaları" href="http://www.kurtuluscephesi.net/marks/1844tr.html">1844 Elyazmaları</a>‘nı, <a title="Feuerbach Üzerine Tezler" href="http://www.kurtuluscephesi.net/marks/tezler.html">Feuerbach Üzerine Tezler</a>‘i, <a title="Alman İdeolojisi" href="http://www.kurtuluscephesi.net/marks/almanideoloji.html">Alman İdeolojisi</a>‘ni, <a title="Felsefenin Sefaleti" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Felsefenin_Sefaleti">Felsefenin Sefaleti</a>‘ni, <a title="Komünist Manifesto" href="http://www.kurtuluscephesi.net/marks/manifesto.html">Komünist Manifesto</a>‘yu ve <a title="Das Kapital I. cilt" href="http://www.kurtuluscephesi.net/marks/kapc100.html">Kapital’i</a> okumak, üzerinde düşünmek lâzım. Sadece Sol’u ve solculuğu anlamak için değil, dünyanın şu anda içinde bulunduğu düşünce krizini anlamak için de Marx’ı okumak lâzım.</p>
<p> Kimdi Karl Marx? İşçilerin perişan hallerine acıyan onları Kapitalizmin altında ezilmekten kurtarmak isteyen bir idealist? Maddeden gayrı hiç bir şeyin var olmadığını iddia eden bir materyalist? Modern insan topluluklarının çarklarını, zembereklerini söküp takan bir makinist? Tarihin sebep-sonuç zincirlerine mahkûm olduğunu iddia eden bir determinist? Ters gitmekte olan dünyayı baş aşağı çevirip düzeltmek isteyen bir devrimci?</p>
<p> Biraz incelerseniz Batılı düşünürler arasında Marx’ın « kariyerinin» oldukça sıra dışı bir yol izlediğini görürsünüz. Dünya siyasetini, özellikle de 19cu ve 20ci asrı bu derecede etkilemiş bir başka düşünür var mı? Zannetmiyorum. Kitapları üzerine o kadar çok yorum yapılmış, o kadar şerh yazılmış ki bu “tefsir külliyatı” ancak kutsal kitapların miraslarıyla karşılaştırılabilir.</p>
<p> Şunu da unutmamalı tabi: Marx’ın ölümünden çok kısa bir süre sonra Marxist ideolojiden etkilenmiş rejimler kuruldu. 20ci asırda insanlığın yaklaşık üçte biri bu ideolojinin etkisindeydi. Sovyet Rusya, Çin, Küba, Doğu Avrupa, Arnavutluk, Kuzey Kore ve Afrika’da bir çok ülke. 1989′da Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra Marx komünist ülkelerin uyguladıkları zulümler için bir günah keçisi haline geldi. Rusya’daki çalışma kampları, sayıları on milyonlarla ölçülen idamlar, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Pol_Pot">Kamboçyalı Pol Pot</a> ve Kızıl Kmerlerin yaptıkları soykırımlar, Çin’de Mao’nun merkezî ve planlı “komünist ekonomi” ile sebep olduğu kıtlık neticesinde 40 milyon civarındaki Çinlinin açlıktan ölümü…</p>
<p>Marx’ı okumak lâzım. Çünkü 21ci asrın Avrupa’sı ve Amerika’sı artık düşünemeyen bir coğrafya haline geliyor. Gölgesinden bile korkan, şartlı refleksler veren bir sürü, bir gürûh halini alıyor batılılar. Eğer “Doğu” bir zamanlar Batı’ya kaptırdığı düşünce bayrağına yeniden talip olacaksa bunun yolu Karl Marx’tan geçiyor. Teknoloji ve Para ile imtihan edilen insanlığın halini çok kapsamlı bir biçimde tahlil etmiş olan Marx’tan. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/04/ocalani-ilah-edinenler/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/ocalani-ilah-edinenler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öcalan&#8217;ın kaprisleri söz konusu ise Kürtlerin hayatı teferruattır!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/27/ocalanin-kaprisleri-soz-konusu-ise-kurtlerin-hayati-teferruattir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/27/ocalanin-kaprisleri-soz-konusu-ise-kurtlerin-hayati-teferruattir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2012 10:33:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21208</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Öcalan, hem gazetecilere hem de mahkemeye infazlara nasıl karar verildiği konusunda da açıklamalar yapmaktan bir beis görmedi. Öcalan&#8217;ın açıklamasına göre: Önemli kişiler hakkındaki kararlara Öcalan karar veriyor. Ya da önemli kişiler hakkında PKK&#8217;nın diğer yetkilileri karar verdikleri zaman, bunların infazı Öcalan&#8217;ın onayından geçiyor.. Ama Öcalan&#8217;a göre &#8220;önemsiz&#8221; olan ya da halktan insanlar, gerillalar hakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Öcalan, hem gazetecilere hem de mahkemeye infazlara nasıl karar verildiği konusunda da açıklamalar yapmaktan bir beis görmedi. Öcalan&#8217;ın açıklamasına göre: Önemli kişiler hakkındaki kararlara Öcalan karar veriyor. Ya da önemli kişiler hakkında PKK&#8217;nın diğer yetkilileri karar verdikleri zaman, bunların infazı Öcalan&#8217;ın onayından geçiyor.. Ama Öcalan&#8217;a göre &#8220;önemsiz&#8221; olan ya da halktan insanlar, gerillalar hakkında ise PKK&#8217;nın merkez, bölge, şehir, kasaba, köy ve diğer platformlardaki yetkilileri karar verebiliyorlar. PKK&#8217;nın infazına karar verdiği önemli kişilerin de kimler olduğu konusunda somut bir kriter yok. Bu özel kişilerin seçiminde de, Kürtler olduğu zaman, bir sınırsızlık ve kritersizliğin geçerli olduğundan şüphe yok. [...] Bütün faşist, otoriter, totaliter, devletlerde, rejimlerde ve örgütlerde de böyle olmuyor mu? Stalin, İttihat Terakkiciler, Hitlerciler, Baascılar, Humeyniciler, teokratistler, faşistler, Bonapartistler, Jaskobenler, Pol-Potcular ve benzerleri de milyonlarca insanı öldürerek, insanlık suçu işleyerek bunu insanlığa göstermediler mi? &#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/03/27/pkk-da-infazlar-nasil-yapiliyor.html" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/27/ocalanin-kaprisleri-soz-konusu-ise-kurtlerin-hayati-teferruattir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/27/ocalanin-kaprisleri-soz-konusu-ise-kurtlerin-hayati-teferruattir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Korsan eylemleri BDP gençliğine mal etmek istiyorlardı!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/07/korsan-eylemleri-bdp-gencligine-mal-etmek-istiyorlardi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/07/korsan-eylemleri-bdp-gencligine-mal-etmek-istiyorlardi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Mar 2012 11:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20979</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Bir fuhuş çetesinin tuzağına düşürüldükten sonra polisin talimatıyla Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat gazetesine ve BDP&#8217;ye sızdığını ifade eden Tekoşin Bulca, &#8220;Bana cinsellikle erkekleri etkileme konusunda eğitim verildi. Bu şekilde BDP&#8217;nin içine sızdırıldım. Polis, kendisine taş atmamı istedi. Bana toplulukları provoke etmem söylendi. Korsan eylemleri yapıp BDP gençliğine mal etmek istiyorlardı&#8221; diye konuştu&#8230;&#8221;  TAMAMI 
 
Asimilasyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Bir fuhuş çetesinin tuzağına düşürüldükten sonra polisin talimatıyla Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat gazetesine ve BDP&#8217;ye sızdığını ifade eden Tekoşin Bulca, &#8220;Bana cinsellikle erkekleri etkileme konusunda eğitim verildi. Bu şekilde BDP&#8217;nin içine sızdırıldım. Polis, kendisine taş atmamı istedi. Bana toplulukları provoke etmem söylendi. Korsan eylemleri yapıp BDP gençliğine mal etmek istiyorlardı&#8221; diye konuştu&#8230;&#8221; </em> <a href="http://www.taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-neler-var.htm" target="_blank">TAMAMI</a> </p></blockquote>
<p> </p>
<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="152" height="209" /></span></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/"><span style="color: #0066cc;">PKK’lıları affetmek</span></a>)</p>
<p>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“…PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler…” </em></p>
<p>Böyle diyordu Emre Uslu. Haklıydı. Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/07/korsan-eylemleri-bdp-gencligine-mal-etmek-istiyorlardi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/07/korsan-eylemleri-bdp-gencligine-mal-etmek-istiyorlardi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürd yine başrolü Türk’e kaptırdı&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 04:00:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20774</guid>
		<description><![CDATA[
Sunuş: 
&#8220;&#8230;PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler&#8230;&#8221;  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><em></em></div>
<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/pkk_kck_kurtler.jpg"><img class="size-full wp-image-20775 alignright" title="pkk_kck_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/pkk_kck_kurtler.jpg" alt="" width="244" height="148" /></a>Sunuş:</em></strong><em> </em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230;PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler&#8230;&#8221;  </em></p>
<p><em>Böyle diyordu Emre Uslu. Gerçekten de Türk&#8217;ün Türk&#8217;ü korkutma tarihi öcülerle dolu: Tesettürlü kızlar Türkiye&#8217;yi İran yapacaktı, solcular ise Moskova&#8217;ya satacaktı bizi. Ermeniler vatanımızı bölecekti. Misyonerler yüzünden hepimiz Hristiyan olacaktık. Yahudi iş adamları Hatay&#8217;da arazi alarak &#8220;Büyük İsrail&#8217;i&#8221; kuruyordu. Kahraman(?) Türk milleti <span id="more-20774"></span>korkudan tir tir titredi onyıllarca.</em></p>
<p><em>Bu korku tünelinde Kürd&#8217;e de bir öcü rolü düştü. Ama tehdit oluşturmak şöyle dursun tehdit ve eziyetin menzilinde kaldı o. Ana dili yasaklandı. İşkence gördü. Bir yanda PKK bir yanda devlet. MİT&#8217;in KCK&#8217;ya soktuğu ajanlar, JİTEM ve PKK&#8217;nın idam ettiği genç hayatlar&#8230; Kürd&#8217;e dair ne varsa hep &#8220;ötekilerin&#8221; hep Kürd olmayanların konuştuğu acımasız bir dünya. Türk&#8217;ün Türk&#8217;ü korkutma filminde diğer figüranların arasında bir figüran oldu Kürd. Esas rolü hep başkalarına kaptırdı. Bugün güya Kürd adına siyaset yapan vekiller bile Kürd&#8217;ün isteklerini, ihtiyaçlarını hesaba katmıyorlar. Kürd onlar için kullanılıp atılacak bir yakıt, partinin balonunu yükseltmek için feda edilebilecek bir kum torbası&#8230;</em></p>
<p> <em>Devletin PKK&#8217;yı ve KCK&#8217;yı kullanmasıyla ilgili gerçekler, PKK&#8217;nın kıydığı hayatlar ortaya çıktıkça akıllara hep aynı soru geliyor: Kürd ne zaman kendi hayatının baş rolünü oynayacak? Ne zaman Kürd&#8217;ü araç değil amaç olarak gören siyasetçilerle tanışacağız? İlginç görünen iki haberi paylaşmak istiyorum bu sabah. (MY)</em></p>
<p> </p>
<p style="padding-left: 30px;"> &#8221;&#8230;1974&#8242;ten itibaren 10 bin kişi PKK tarafından infaz edildi. Hâlen KCK/PKK&#8217;nın sözde mahkemelerinde yargılanıp infaz edilenler var [...] İlginç olan; teröristlerden 8&#8242;inin kendi el bombalarını patlatarak ölmesiydi. Çünkü güvenlik güçlerine teslim olmak istemeleri üzerine PKK&#8217;nın Erzurum sorumlusu ‘Peri-Mahir&#8217; kod adlı Haşim Kaya (çatışmada öldü) kendilerini silahla tehdit etmiş ve el bombalarını patlattırarak intihar etmelerini sağlamıştı [...] Örneğin 1997 kışında Cemil Bayık&#8217;ın sorumlu olduğu Zap ve Garı kamplarında 20 kişi infaz edildi. Örgüt 1999&#8242;da Apo&#8217;nun idamına karşı çıkarken bile iç bünyede pek çok idam kararları verdi ve infaz yaptı&#8230;&#8221; <a href="http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-31870-faili-mechullerde-pkk-jitem-ortak.html" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p style="padding-left: 30px;"> &#8221;&#8230;Bölgedeki aşiretlere göre, Türkiye ile sorunlar yaşayan Beşşar Esed yönetimi, PKK ile anlaştı. Çünkü, Kürtleri etkisizleştirerek toplumsal muhalefetin gücünü kırmayı hedefliyor. Terör örgütü de, bunun üzerine çok sayıda militanını Kandil&#8217;den Suriye&#8217;ye kaydırdı. Aynı kaynaklar, Geleceğin Hareketi Partisi&#8217;nin lideri Meşal Fazıl Temo&#8217;nun öldürülmesinin ardından, bölgenin en büyük aşiret liderlerinden Abdullah Bedro&#8217;nun da geçen ay evinde saldırıya uğradığını hatırlatıyor. Eylemi önce üstlenmeyen PKK, saldırı sırasında örgütün üst düzey yöneticisi Xebat Derik&#8217;in öldüğü anlaşılınca geri adım atmıştı&#8230;&#8221; <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1246557&amp;title=suriyenin-kucak-actigi-pkk-yol-kontrollerine-basladi" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p><a title="Permanent Link to Dikkat Kitap: Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/09/15/dikkat-kitap-asimilasyon-ile-siddet-kiskacinda-ulusalci-kurtler/"><span style="color: #000000;"><strong>Dikkat Kitap: Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</strong></span></a></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="152" height="209" /></span></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Benim dinim kinimdir… Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!”</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/"><span style="color: #0066cc;">PKK’lıları affetmek</span></a>)</p>
<p>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma “suçundan” dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p> Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/kurd-yine-basrolu-turk%e2%80%99e-kaptirdi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan / Ahmet Cem Ersever</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 08:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20676</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Becer
PKK konusunda görmezden gelinen ya da atlanılan çok önemli bir nokta var: PKK, hemen herkes tarafından Kürt haklarının elde edilmesi için mücadele eden siyasi kanadı destekleyen askeri bir oluşumdur algısı.
Yaklaşık olarak otuz üç yıllık bir mazisi olan bir örgüt olması hasebiyle, ilk günleri kurcalamak kimsenin aklına gelmese de işin çıkışının öyle olmadığını anlatan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-pkk.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-20678" title="kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-pkk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-pkk-205x300.jpg" alt="" width="159" height="220" /></a>İbrahim Becer</em></strong></p>
<p>PKK konusunda görmezden gelinen ya da atlanılan çok önemli bir nokta var<strong><em>: PKK, hemen herkes tarafından Kürt haklarının elde edilmesi için mücadele eden siyasi kanadı destekleyen askeri bir oluşumdur algısı.</em></strong></p>
<p>Yaklaşık olarak otuz üç yıllık bir mazisi olan bir örgüt olması hasebiyle, ilk günleri kurcalamak kimsenin aklına gelmese de işin çıkışının öyle olmadığını anlatan bir kitap okudum. Aslında, Hürrem Sultan&#8217;ın kişiliğinde yüzlerce yıl öncesi için kalem oynatılan bir ülkede, PKK gibi bir konu için görsel bir belgesel hazırlanırsa bugünü ve geleceği anlamak çok daha kolay olur kanaatindeyim.</p>
<p>Belki benim gözümden kaçmıştır, belki de bu konu hakkında eli yüzü düzgün bir eser henüz vücuda getirilmemiştir, bilmiyorum. PKK konusunda okumalarım daha çok tarafların birisinin kaleminden çıkmış eserler oluyor genelde. Yine de bölgede bir yılı geçirmenin avantajıyla <span id="more-20676"></span>bu eserleri dikkatli bir şekilde okuduğumu belirtmek isterim. Yanlış bir şey yazmamak, söylememek adına bu dikkate herkesin azami dikkat göstermesi çok önemli.</p>
<p>Bu yazı da öncekiler gibi bir kitap tanıtımı olacak. Ahmet Cem Ersever&#8217;in yazmış olduğu <strong><em>&#8220;Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan&#8221;.</em></strong></p>
<p>Yazar&#8217;la tanışıklığım, Soner Yalçın&#8217;ın &#8220;Binbaşı Ersever&#8217;in İtirafları&#8221; adlı kitaba dayanmaktadır. Kuvvetli bir sistem eleştirisi yapan Cem Ersever o zaman beni şaşırtmıştı. Kitabın sonunda bende bıraktığı izlenim, bir &#8220;fikri intihal&#8221; vakasıyla karşı karşıya olduğum endişesiydi. Ne yalan söyleyeyim, olağan şüpheli olarak da namzedim Soner Yalçın&#8217;dı.  Gerek, o zamanlar çalıştığı kurum, gerekse fikirlerinde gördüğüm sistem muhalifliğinin paralellik arz etmesi bende rahatsızlık uyandırmıştı. Kontra gerillanın mimarının bu derece analiz yeteneğine sahip olması dün de ilginç gelmişti, bugün de ilginç geliyor.</p>
<p>İtiraf etmek gerekirse, aynı şaşkınlığı &#8220;Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan&#8221; kitabında da yaşıyorum. Yazar, bu kitabında 1991 yılına kadar mücadele ettiği PKK&#8217;nın tarihine bir kapı aralıyor. Ölümünden sonra taşıdığı misyonda göz önünde bulundurulursa, oldukça tarafsız bir üslubu benimsemiş görünüyor. Konusuna hâkim, savları tutarlı, olayları isim, tarih ve mekan üçlemesiyle anlatan bir kitap yazdığı söylenebilir. Çok fazla komploya taviz vermeyen tavrıyla, PKK&#8217;nın kuruluş ve emekleme dönemlerinde Devlet&#8217;in yaptığı hataları okurla paylaşmakta da bir beis görmüyor Yazar.</p>
<p>Kitapta ilk dikkati çeken husus, PKK&#8217;nın yaptığı ilk kongreden itibaren hedefleri ve sonuçlarının yıl olarak kıyaslanması. Burada vardığımız sonucun bugün gelinen noktayla uzaktan yakından alakası olmadığını görüyoruz. 27 Kasım 1978&#8242;de Diyarbakır&#8217;ın Fis köyünde kurulan PKK&#8217;nın o günkü yaptığı toplantıdan itibaren, akabindeki kongreler ve sonuçları titizlikle okura anlatılıyor. Henüz emekleme döneminde olan PKK&#8217;nın 12 Eylül&#8217;de nasıl gözden kaçırıldığı anladığım kadarıyla Yazar için de bir muamma. Her ne kadar Öcalan&#8217;ın, <em>&#8220;&#8230;Mücadelemiz içeride boğulmak üzereydi. Elemanlarımız eğitimsizdi. Yurt dışına gittikten sonra ilk etapta 250 kişiyi yanıma istedim. Amacım bunları kış boyu Lübnan&#8217;da askeri eğitime tabi tutup 1979 Nisan ayından itibaren yurda sokmaktı. Böylece mücadelemiz eğitilmiş büyük bir güçle takviye edilmiş olacaktı. Çünkü esas mücadelemiz gerille mücadelesiydi ve gerillanın temeli de kırsaldır&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Öcalan o yıllarda her ne kadar bu şekilde düşünüyorsa da gelişmeler tam tersi istikamette olur. Kırsala çıkan militanlar için dağlar tam bir cehennem hayatıdır. Hareketin ilk yıllarında Tümen düzeyinde bir kadroyla Botan bölgesini (Şırnak- Siirt- Beytüşşebap) düşürerek Botan- Behdinan savaş hükümetini kurmayı hedefleyen Öcalan tam bir hayal kırıklığı yaşamaktadır. İlk anlardaki şaşkınlığını üzerinden atan Devlet, PKK&#8217;nın üzerine kâbus gibi çökmüştür. Tümenler kurup, Şırnak ve havalisini kurtarılmış bölge ilan etmek şöyle dursun, militanlar doksanlı yılların başına kadar canlarını zor kurtarmaktadır. Bunun en büyük sebeplerinden birisi de bölge halkının PKK&#8217;ya inanmayarak yardım etmemesidir. Lojistik desteği halktan sağlayamadığı gibi, bir de üzerine aynı halk tarafından ihbar edilmek Öcalan&#8217;ın planlarında değişikliği şart koşar. Öcalan gözü karadır ve yeni bir cephe açmakta tereddüt etmez. Yeni düşman, kendilerine yardım etmeyen yerel halktır ve başta korucular olmak üzere onlarla da mücadele etmeye başlar. Bugün dillendirilen jargonların hiçbirisinin tedavülde olmadığı yıllardır ve Öcalan zor durumdadır. 84 ve 85 yıllarında PKK, Irak sınır boyu hariç hemen hemen bitme noktasına gelir. Bu durum Halka bir cesaret getirir ve yakaladıkları militanların ellerini ayaklarını bağlayarak teslim etmeye başlarlar.</p>
<p>1986 yılı başlarında rehavete kapılan Devlet&#8217;e nazaran hatalarını sorgulayan bir PKK vardır. Öcalan suçluyu bulmuştur: Bedeli ne olursa olsun, itirafçılık, ihbarcılık, koruculuk yapanların gözünün yaşına bakılmayacaktır. Öyle de olur; karabasan gibi halkın üzerine çöken bir PKK ve halkı kaptırmamak için dişlerini yavaş yavaş gösteren bir Devlet&#8217;in arasında kalan Halk için sonun başlangıcıdır varılan nokta. Değişmez kural işlemiştir: Filler tepişirken çimenler ezilir&#8230;</p>
<p>Daha sonraki yıllar da öncekiler gibi geçer. Her yılın sonunda kongre toplanır, muhasebe yapılır ve bir sonraki yılın planlamaları konuşulur. Tutmayan planlar Öcalan&#8217;ın canını sıkmaktadır. 79 ve 83 arasında savunmada kalan, en geç 86&#8242;ya kadar dengeyi yakalamaya çalışan ve 90&#8242;da saldırı aşamasına geçerek tüm evrelerini yedi yıla sığdırmaya çalışan Öcalan için varılan nokta bir hayal kırıklığıdır. Ortada ne Tümen düzeyinde birlikler ne de askerden arındırılmış kurtarılmış bölgeler vardır. İşin kötüsü ‘serhildan&#8217; yani halk ayaklanması için gerekli olan askeri başarı gelemediği için Halkın desteği de alınamıyordu.</p>
<p>Ama Öcalan pragmatist adamdı ve her durumdan yararlanmayı bilirdi. Hatta dağılan Sovyetler Birliğinden kopan Türki Devletler bile onun iştahını kabartmıştı. Bir planı vardı; ortaya çıkan bu irili ufaklı Türki Devletlerin, Türkiye&#8217;nin şemsiyesi altında bir federasyona gitmesi halinde kendileri de Güney Doğu&#8217;daki illerle bu federasyona destek vereceğini ilan etti. Altı tane Türk Devletinin yanında bir tane Kürdistan devletiyle federasyon kurmak Öcalan için cazip olsa da doğal olarak tartışılmadı bile.</p>
<p>Doksanların başında dağlardaki mücadele devam etse de umutları azalmaktadır Öcalan&#8217;ın. Sadece dağdaki mücadeleyle kendisinden sınırlı bahsedildiğini anlayan Öcalan Halkın önemini kavramıştır. Halk, PKK eliyle serhildanları genişletmelidir. Cizre&#8217;de, Silopi&#8217;de, Şırnak&#8217;ta ayaklanma girişimleri olsa da Devlet de geçen yıllarla tecrübe kazanmıştır. Anında karşılık verir ve kanlı bilançolar saçılır medya tarafından ülke gündemine. Öcalan&#8217;ın barıştan bahsetmediği yıllardır o yıllar ve Devlet&#8217;te ayak uydurur bu kanlı oyuna. Halk perişandır&#8230;</p>
<p>Açılımdan bahsetmek için daha çok erken o yıllarda. Medyada daha fazla yer alabilmek, daha çok gündemde kalabilmek adına eylemlerin biri biterken biri başlar o coğrafyada.</p>
<p>Kitap bu şekilde sizleri 1987 yılından alıp doksanlara kadar getiriyor. Dağda gezen üç beş çapulcudan, adına yola çıktığı halkın başına bela olan PKK&#8217;nın ve Öcalan&#8217;ın hikâyesi bu. Cem Ersever&#8217;in perspektifinden o yılları okumak istiyorsanız bu kitabı tavsiye ederim. Çünkü, b<a name="_GoBack"></a>ugünü anlamak için dünü bilmek gerekiyor.</p>
<p>Ben, bu kitabın yazarı olsaydım sonuç bölümüne şu notu düşerdim:<strong><em> Stratejide yaptığınız bir hatayı taktikle düzeltemezsiniz&#8230;</em></strong></p>
<p>Geçen yılların sonunda, gelinen noktaya bakınca, bir anlamda bunun itirafını okudum sanki.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/16/kurtler-pkk-ve-abdullah-ocalan-ahmet-cem-ersever/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Senin Varlığın Kürt varlığına armağan olsun!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/11/senin-varligin-kurt-varligina-armagan-olsun/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/11/senin-varligin-kurt-varligina-armagan-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2012 22:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20598</guid>
		<description><![CDATA[ &#8221;&#8230;örgüt mensuplarının çoğunun askerlerin &#8221;teslim ol&#8221; çağrısı üzerine teslim olmayı istediği, ancak sözde eyalet koordinatörü &#8221;Peri-Mahir&#8221; kod adlı H.K&#8217;nin birçok eylemi bulunması, teslim olması halinde kendisinin ve ailesinin örgüt tarafından infaz edileceğinin bilinmesi nedeniyle diğer teröristleri silahla tehdit ederek, &#8221;teslim olmak isteyeni vuracağını&#8221; söylediği, tüm teröristlerin bu tehdit üzerine el bombalarını patlattıklarını, kendilerinin ise bombaların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em> &#8221;&#8230;örgüt mensuplarının çoğunun askerlerin &#8221;teslim ol&#8221; çağrısı üzerine teslim olmayı istediği, ancak sözde eyalet koordinatörü &#8221;Peri-Mahir&#8221; kod adlı H.K&#8217;nin birçok eylemi bulunması, teslim olması halinde kendisinin ve ailesinin örgüt tarafından infaz edileceğinin bilinmesi nedeniyle diğer teröristleri silahla tehdit ederek, &#8221;teslim olmak isteyeni vuracağını&#8221; söylediği, tüm teröristlerin bu tehdit üzerine el bombalarını patlattıklarını, kendilerinin ise bombaların pimlerini çektikten sonra geriye doğru kaçarak ölümden kurtulduklarının öğrenildiği ifade edildi&#8230;&#8221;</em></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; İnsan hayatının ırkçı ideolojilere feda edilmesi üzerine biraz okumak için&#8230;</p>
<p> </p>
<p><a title="Permanent Link to Dikkat Kitap: Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/09/15/dikkat-kitap-asimilasyon-ile-siddet-kiskacinda-ulusalci-kurtler/">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><img class="alignright" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="152" height="209" /></a>Süleyman Nazif (1870-1927) <strong>Batarya ile Ateş</strong> adlı kitabında şöyle diyordu:</p>
<p><em>&#8220;Benim dinim kinimdir&#8230; Irkına, vatanına, tarihine ihanet etmiş olan insanların ve milletlerin hiçbirini unutma Türkoğlu! Unutma ve affetme!&#8221;</em></p>
<p>Büyük travmalar, katliamlar ve yok edilme korkusu yaşayan toplumlar geçmişten ders çıkarırken <strong>affetmek</strong> ile <strong>acıları unutmak</strong> arasında fark göremiyorlar. (Bkz. <a title="Permanent Link to PKK'lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/">PKK&#8217;lıları affetmek</a>)</p>
<p>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk &#8220;yüzünden&#8221; çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor.</p>
<p>Bu korkunç dönüşümü Yahudilerde ve Avrupalı Ermenilerde görmek mümkün. Balkanlarda, Kafkaslarda <strong>Türk</strong> ya da <strong>Çerkes</strong> olma &#8220;suçundan&#8221; dolayı bizden önceki kuşaklar da bu şekilde eziyet gördüler. Ölenler bir kez ölürken hayatta kalanlar aşağılanma duygusuyla hergün öldü. Peki ya Kürtler?</p>
<p><em>&#8220;&#8230;PKK destekçisi Kürtler adeta hızla koşan bir adamın bir cam panele çarpıp yere yığılma duygusunu tekrar tekrar yaşayacaklar. Camın öbür tarafını görecekler ve camın öbür tarafında akan hayatı gözlemleyebilecekler, belki bedenen o hayatın içinde olacaklar ama ruhen hiçbir zaman o camın öbür tarafına geçemeyecekler. Hiçbir zaman kendilerini camın öbür tarafına akan hayatın parçası hissedemeyecekler&#8230;&#8221; </em></p>
<p>Böyle diyordu Emre Uslu. Haklıydı. Sadece Kürt olmak istedikçe Kürtlüğünü kaybeden bir kuşak yetişiyor. Tıpkı Türk ulusalcıları gibi geçmişten, gelecekten hatta kendi gölgesinden bile korkan bu insanlar şiddet için şiddet isteyen örgütlerin, partilerin elinde istenen her şekli almaya hazırlar.</p>
<p>Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan &#8220;Türk&#8221; ya da &#8220;Kürt&#8221; olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına&#8230; <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p><a title="Permanent Link to Dikkat Kitap: Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/02/09/dikkat-kitap-turk-milliyetciligi-birlestirir-mi-yoksa-parcalar-mi/">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</a></p>
<p><a href="http://www.google.de/url?sa=t&amp;source=web&amp;cd=3&amp;ved=0CCkQFjAC&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Fcategory%2Fmilliyetcilik%2F&amp;ei=IPHUTfeePI2WhQeB2eTeCw&amp;usg=AFQjCNGXEwEH74KY16Q6zkV4qUNABNIAQQ&amp;sig2=d_SDSSCEI5S0FKKpJNv8MQ" target="_blank"><img class="alignright" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="161" height="232" />Milliyetçilik </a>birleştirici bir faktör, bir tutkal gibi sunuldukça insan soruyor kendi kendine: <strong>&#8220;Bu kadar kötü bir ülke mi Türkiye? Bir arada yaşamak için tutkallara ihtiyaç duyacak duruma mı düştük? Bu kadar mı nefret ediyoruz birbirimizden?&#8221;<br />
 </strong></p>
<p>Aramızdaki ilişkileri kanunlara saygı, iyi niyet, güzel ahlak gibi prensipler üzerine oturtarak huzurlu bir ülke kurmak mümkün değil mi? <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Adalet ve ihsanın hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar?<br />
Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için &#8220;<strong>ötekine</strong>&#8221; ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden &#8220;<strong>zayıf</strong>&#8221; bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular&#8230;<br />
150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye&#8217;ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/11/senin-varligin-kurt-varligina-armagan-olsun/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/11/senin-varligin-kurt-varligina-armagan-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AKP Uludere katliamını aydınlatabilecek mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/06/akp-uludere-katliami-konusunda-gercegi-soyleyebilir-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/06/akp-uludere-katliami-konusunda-gercegi-soyleyebilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 11:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[TBMM]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20564</guid>
		<description><![CDATA[ 
Sunuş: Türk Hava Kuvvetleri içinde kafasına göre takılan bir grup mu var? Canı istediği zaman istediği yere bomba atabilen, kimseye hesap vermeyen bir grup üniformalı eşkıya? Bugün Kürtleri hedef almış olan bu grubun yarın bir kiliseyi veya bir Alevî köyünü hedef almasına kim engel olabilir? Zenciyi zenciye kırdıran, kâh solcuları, kâh Hristiyan din adamlarını, kâh [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><em> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/uludere.jpg"><img class="size-full wp-image-20565 aligncenter" title="uludere" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/uludere.jpg" alt="" width="374" height="310" /></a></em></strong></p>
<p><strong><em>Sunuş:</em></strong><em> Türk Hava Kuvvetleri içinde kafasına göre takılan bir grup<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/uludere.jpg"></a> mu var? Canı istediği zaman istediği yere bomba atabilen, kimseye hesap vermeyen bir grup üniformalı eşkıya? <strong>Bugün Kürtleri hedef almış olan bu grubun yarın bir kiliseyi veya bir Alevî köyünü hedef almasına kim engel olabilir?</strong> Zenciyi zenciye kırdıran, kâh solcuları, kâh Hristiyan din adamlarını, kâh cemaatleri hedef alan kışkırtma planları yine yürürlükte mi? Ve en önemlisi halkın oyuyla seçilen TBMM acaba ne zaman orduya söz geçirmeye başlayacak? </em></p>
<p><em>Uludere katliamının bir &#8220;hata&#8221; olması ihtimali de en az kasıt olması kadar korkunç. Zira <strong>bu Türkiye&#8217;nin 600.000 kişilik ordusunun bir ordu değil kuru bir kalabalık olduğunu itiraf etmektir.</strong> Her yıl milyarlarca dolar harcayan, tankı, topu, uçağı, radarı, gece görüş cihazıyla bir orduyu değil kör bir devi besliyoruz  demektir. Uyarı ateşinden kaçmayıp açık arazide bekleyen bir grup insanı teröristlerden ayıramayan bu ordu(?) gerçek bir savaşta ne yapabilir? Dikkatle okunması gereken bir röportajı paylaşıyorum. (MY) </em></p>
<blockquote><p>&#8220;&#8230;Uludere, Doğu ve Güneydoğu&#8217;daki BDP ile AK Parti arasındaki siyasal kırılmanın önemli noktalarından biri olabilir. Ölçmek lazım. AK Parti çok yakın zamana kadar bu ülkede hem iktidar hem muhalefet görevini görüyordu. Başarısının bir sebebi de buydu. Uludere&#8217;den bu yana AK Parti iktidar görevini gördü ama muhalefet görevini görmedi. Yani şuna gelmek istiyorum; Türkiye&#8217;de yakın zamana kadar hep şu vardı; &#8220;AK Parti yapmak istiyor, yaptırmıyorlar. Birileri engelliyor!&#8221; Hep birileri vardı. Artık o birileri yok. Dolayısıyla günahıyla sevabıyla, başarısıyla başarısızlığıyla her şey artık AK Parti&#8217;ye mal olacaktır. Yakın zamana kadar şikayet ettiğimiz Anayasa Mahkemesi, asker, yargı gibi muhalefet eden kurumların bundan sonra muhalefetinden söz edemeyeceğimiz için, artık AK Parti her icraatından kendisi sorumlu olacaktır&#8230;&#8221;  <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/02/06/bdp-baraji-asiyor-akp-rekor-kiriyor.html" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/06/akp-uludere-katliami-konusunda-gercegi-soyleyebilir-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/06/akp-uludere-katliami-konusunda-gercegi-soyleyebilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uludere katliamı ve medya</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/uludere-katliami-ve-medya/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/uludere-katliami-ve-medya/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 11:03:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Basını]]></category>

		<category><![CDATA[medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20530</guid>
		<description><![CDATA[Erden Özkant
28 Aralık 2011 tarihi akşamında Şırnak&#8217;ın Uludere İlçesinde 34 kaçakçı vatandaşın TSK&#8217;ya ait F- 16 Jetleri tarafından PKK&#8217;lı sanılıp bombalanarak öldürülmesini, ertesi gün bazı haber sitelerinden öğrendik. Öğle saatlerine kadar haber kanalları da, gazete ve televizyonların internet siteleri de katliamı duyurmadılar. Haber kanalları, öğle vakitlerinde &#8220;35 köylü vuruldu iddiası&#8221; dediler sadece dakika bile diyemeyeceğimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/01/20090112_derin_dusunce_org_ergenekon_medya.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2915" title="20090112_derin_dusunce_org_ergenekon_medya" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/01/20090112_derin_dusunce_org_ergenekon_medya.jpg" alt="" width="235" height="237" /></a>Erden Özkant</em></strong></p>
<p>28 Aralık 2011 tarihi akşamında Şırnak&#8217;ın Uludere İlçesinde 34 kaçakçı vatandaşın TSK&#8217;ya ait F- 16 Jetleri tarafından PKK&#8217;lı sanılıp bombalanarak öldürülmesini, ertesi gün bazı haber sitelerinden öğrendik. Öğle saatlerine kadar haber kanalları da, gazete ve televizyonların internet siteleri de katliamı duyurmadılar. Haber kanalları, öğle vakitlerinde &#8220;35 köylü vuruldu iddiası&#8221; dediler sadece dakika bile diyemeyeceğimiz süre içerisinde ve sonra Şırnak Valisi&#8217;nin açıklamasını verdiler yine dakika diyemeyeceğimiz süre içerisinde. Hâlbuki böyle bir olayda, haber kanalları hemen ekiplerini yola çıkarırlar ve &#8220;İlk canlı yayını kim verecek&#8221; yarışına girerlerdi. Aynı şekilde, ajanslar da &#8220;Haberi ilk kim geçecek okuyucularına yarışı&#8221; yaparlardı. Ama ajanslardan da böyle bir ‘son dakika&#8217; refleksi gelmedi şaşırtıcı bir şekilde bu kez. Tabii ta ki TSK&#8217;nın açıklamasına kadar. TSK&#8217;nın yaptığı açıklamayı veren <span id="more-20530"></span>haber kanalları, katliamı yine pas geçti. Ancak TSK&#8217;nın açıklamasının ardından haber kanalları olayı duyurmaya başladılar &#8220;Sınırda 35 vatandaşın ölümü&#8221; başlığı ile sanki insanlar kendiliklerinden ölmüşler gibi. Özellikle sosyal paylaşım sitesi Twitter&#8217;da bombalama olayına yeterince yer vermedikleri için haber kanallarına tepki mesajları yağarken, operasyon haberini ilk veren kanalın TRT Haber olduğu öğrenildi. TRT Haber&#8217;in sabah haber kuşağında yer alan ‘Günlük&#8217; programında son dakika olarak duyurulan operasyon haberi, &#8220;Şırnak&#8217;ın Uludere ilçesinde gerçekleştirilen operasyona F-16&#8242;ların da destek verdiği belirtiliyor. Operasyonda çok sayıda kişinin öldüğü iddia ediliyor&#8221; ifadeleri ile aktarıldı. Bombalama olayı sonrası bir haber kanalı, öğle bülteninde, Şırnak Valiliği&#8217;nin açıklamasından tam 4 saat sonrasında haberi geçti. Diğer haber kanalı, olayla ilgili herhangi bir haber geçmezken yayın akışındaki programlarda üstü kapalı olarak yaşananlara değindi. Ve bir diğer haber kanalı ise, tüm yaşanan gelişmelere kayıtsız kalıp sadece Genelkurmay&#8217;ın yaptığı 8 maddelik açıklamayı ‘son dakika&#8217; olarak verdi. Ertesi gün gazeteler ve özellikle de yazarların çoğu, Uludere&#8217;yi yazdılar ve tek ses olup katliama tepkilerini gösterdiler.</p>
<p><strong>Gazetelerin 30 Aralık Cuma günü attıkları manşet ve sürmanşetler şöyleydi:</strong></p>
<p><strong>Akşam:</strong><em> &#8220;35 Köylü, PKK&#8217;lı diye vuruldu&#8221; üst başlığı ile &#8220;İnsafsız hava aracı&#8221;</em></p>
<p><strong>Aydınlık:</strong><em> &#8220;TSK&#8217;nın hava operasyonunda 35 kişi öldü&#8221; üst başlığı ile &#8220;Operasyon ABD istihbaratıyla&#8221;</em></p>
<p><strong>Birgün:</strong><em> &#8220;Zulüm ile abad olunmaz&#8221; üst başlığı ile &#8220;Uludere katliamı&#8221;</em></p>
<p><strong>Bugün:</strong><em> Sürmanşet ve manşetten olayı görmeyen tek gazete olan gazete olayı 1. sayfadan &#8220;İstihbarat </em>faciası&#8221; başlığı ile verdi.</p>
<p><strong>Cumhuriyet:</strong><em> &#8220;Irak sınırında ‘teröristlerin geçiş güzergahından&#8217; kaçak mazot getiren köylüler hedef alındı: 35 ölü&#8221; üst başlığı ile &#8220;Jetler sivilleri vurdu&#8221;</em></p>
<p><strong>Habertürk:</strong><em> &#8220;Sınırda vahim hata&#8221;</em></p>
<p><strong>Hürriyet:</strong><em> &#8220;Çok üzgünüz&#8221;</em></p>
<p><strong>Milliyet:</strong><em> &#8220;35 sivile bomba&#8221;</em></p>
<p><strong>Radikal:</strong><em> &#8220;35 yurttaşa İHA bombası&#8221;</em></p>
<p><strong>Taraf:</strong><em> &#8220;Devlet halkını bombaladı&#8221;</em></p>
<p><strong>Sabah:</strong><em> &#8220;Gediktepe sendromu kaçakçıyı vurdu&#8221;</em></p>
<p><strong>Star:</strong><em> &#8220;F- 16&#8242;lar K. Irak sınırında yanlış hedef vurdu: 35 Ölü&#8221; üst başlığı ile &#8220;Kahreden hata&#8221;</em></p>
<p><strong>Sözcü:</strong><em> &#8220;TSK sivilleri vurdu diyenlere Genelkurmay&#8217;dan açıklama&#8221; üst başlığı ile &#8220;Silah taşıyorlardı&#8221;</em></p>
<p><strong>Posta:</strong><em> &#8220;Askerler terörist sandıkları 35 köylüyü öldürdü&#8221; üst başlığı &#8220;Operasyon kazasıymış!&#8221;</em></p>
<p><strong>Vatan:</strong><em> &#8220;35 köylü PKK&#8217;lı diye vuruldu&#8221; üst başlığı ile &#8220;Kahreden hata&#8221;</em></p>
<p><strong>Yenişafak<em>:</em></strong><em> &#8220;Ölümcül hata&#8221;</em></p>
<p><strong>Zaman:</strong><em> &#8220;Kuzey Irak sınırında 35 vatandaşımız hayatını kaybetti&#8221; üst başlığı ile &#8220;Ölümcül İstihbarat&#8221;</em></p>
<p><strong>30 Aralık günü konuya değinen köşe yazarları şunları belirttiler:</strong></p>
<p><strong>Radikal gazetesi yazarları:</strong></p>
<p><strong>Cüneyt Özdemir:</strong> <em>F- 16 ile bombalayarak hangi politik meselenin çözüldüğü görülmüş? Yok politik değil, geçim derdi, yani ekonomik mi? Peki, o zaman bu insanların o dağlarda ticaret yapmasına gerek kalmayacak yatırımı, teşviki, yani ekonomiyi neden ayağa kaldırmıyoruz? 35 insanı öldüren o F- 16&#8242;nın o geceki yakıt parasını bile bu insanlar hayatları boyunca bir arada görememiştir. Göremez. O savaş uçağını kaldırıp, bombalar yükleyip dağlardaki 35 insanı vurmak için paramız var ama o parayı o 35 insana ulaştıracak aklımız yok.</em></p>
<p><strong>Oral Çalışlar:</strong> <em>Ağır bir insanlık suçuyla, insanlık dramıyla karşı karşıya olduğumuz, köylülerin anlatımından, TSK açıklamalarından ve bombalanan yerlerdeki görüntülerden anlaşılıyor. Tevil edilebilecek, üzeri örtülebilecek, stratejik analizlerle geçiştirilebilecek bir durumla karşı karşıya değiliz. Bu suçun hesabının hukuk çerçevesinde sorulması gerekiyor. Kim bu saldırıyı planlamış, kim emirleri vermişse yargı karşısında hesap vermesi gerekiyor.</em></p>
<p><strong>Cengiz Çandar:</strong> <em>Uludere katliamının faturası çıkmak zorunda. Birileri faturayı ödemeli. Yaygın biçimde, Genelkurmay Başkanı&#8217;nın, Hava Kuvvetleri Komutanı&#8217;nın ve İçişleri Bakanı&#8217;nın istifa etmesi gereği üzerinde duruluyor.</em></p>
<p><strong>Akşam gazetesi Ankara Temsilcisi Çiğdem Toker:</strong> <em>Sivil vatandaşını yanlışlıkla bombalamayan bir terörle mücadele istiyoruz. Mümkünse.</em></p>
<p><strong>Yenişafak gazetesi yazarları</strong></p>
<p><strong>Ali Bayramoğlu:</strong> <em>Bu felaket göstermektedir ki, silah, savaş, çatışma üzerine kurulu seferberlik her zaman ve herkes için ölümcüldür. Diğer yönüyle soru şudur: Nasıl becerilebildi? Sorumlu kim? 24 askerin şehit olmasıyla ayağa kalkan medya, devlet ve siyaset, 35 sivil ölüm karşısında ne yapacak, ne diyecek? Muhtemelen zayiat diyerek geçiştirecektir bazıları, kimileri o sivillerin orada ne işi vardı diyecektir&#8230;  </em></p>
<p><strong>Salih Tuna:</strong> <em>Türkiye etnisite ve mezhep çatışması fitnesini söndürmek istiyorsa, fert ve cemiyet planında iyiliği öğretecek kadar içindeki kötülüklere dur demeli, hatta temizlemeli. Uludere&#8217;deki 35 canın hesabını sormakla başlayabilir buna. O 35 canın ailelerine tazminat ödesin. Milli yas ilan edercesine, bayrakları yarıya indirircesine o 35 cana yansın. Yansın ki bu fitne ateşini söndürmeye namzet olsun. Yoksa bu ateş hepimizi yakacak!</em></p>
<p><strong>Özlem Albayrak:</strong> <em>Kendi ülkesinin kadınlarının yüzde 70&#8242;ine yakınının başına örttüğü örtüyü hala bir tehdit olarak gören/ görebilen TSK&#8217;nın, o eski hassasiyetlerini ısrarla korumaya devam etmesi bir yana; kuruma bağlı subayların mesajlarını bile kontrol edebilme kudretini haiz bir istihbaratı varken, PKK&#8217;lılar ile ortalama köylüleri nasıl ayırdedebilemez? Var mıdır bunun bir izahı? Sizin istihbaratınızı, sizin vicdanınızı sevsinler.</em></p>
<p><strong>Habertürk gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca:</strong> <em>Burada soru şu: Nasıl oluyor da köylülerin yolunu kesen ve onların köylü olduğunu anlaması beklenen askerle temas kurulamıyor ve uçakların bomba yağdırmasına engel olunamıyor?</em></p>
<p><strong>Star gazetesi yazarları </strong></p>
<p><strong>Ahmet Kekeç: </strong><em>Eskiden, jetlerimiz, yanlış ve kasıtlı koordinatlarla, teröristlerin bulunmadığı dağları bombalarmış&#8230; Bu kez, doğru koordinatlarla, yanlış kişileri bombalıyor&#8230; Kasıt mı hata mı? Yoksa birileri terörle mücadeleyi sabote mi ediyor? Ne oluyor? Bilelim&#8230; </em></p>
<p><strong>Eser Karakaş:</strong><em> Kasıt unsuru bulunan olaylar dışında TSK büyük bir acz içine düşmüş, dev ama beceriksiz bir örgüt görünümünde; ölenlerin PKK&#8217;nın silahlı teröristleri olmadığı açık. Genelkurmay&#8217;dan vazgeçtik, Milli Savunma Bakanlığı ölenlerin ailelerinden neden hemen özür dilemez, anlaşılır gibi değil&#8230; Perşembe öğleden sonra ekranlardan beklenen, bölgeye muhabirlerin yollanması, hatta belki genel yayın yönetmenlerinin oraya bizzat gitmesi, bölgeden canlı yayın yapılması ve senelerce unutulmayacak bu facianın nedenlerinin aydınlatılması, konunun tartışılması idi. İzlemeye çalıştığım kanallarda ise ekonomik krizden, İffet&#8217;e kadar her şey vardı, Uludere hakkında Genelkurmay resmi bildirisi dışında bir şey yoktu.</em></p>
<p><strong>Mehmet Altan:</strong> <em>Yaşanan büyük trajediye rağmen, Genelkurmay&#8217;ın açıklamalarına kadar maalesef medyada çıt çıkmadı&#8230; Bu bombalama emrini kim verdi? Doğrudan Genelkurmay mı, Şırnak&#8217;taki tümen mi? Ve bu yanlışın, bu vahim kanlı hatanın sorumlusu kim?</em></p>
<p><strong>Zaman gazetesi yazarları</strong></p>
<p><strong>Bejan Matur:</strong> <em>Sınır güvenliği adı altında vatandaşını öldüren ve bunu yaparken içine düştüğü hukuksuzluğun sorumluluğunu taşımayan, hesap vermeyen bir devlet, dikişlerin daha da çözülmesini hızlandırmaz mı?</em></p>
<p><strong>İhsan Dağı:</strong> <em>Ya görünmez bir güç, dün olduğu gibi bugün de çözüm sürecini sabote ediyor, ya da bu işi götürenler yekten beceriksiz. Bir ihtimal daha yok değil; taraflar birbirlerine güvenmedikleri için riske girmek istemiyorlar.</em></p>
<p><strong>Hürriyet gazetesi yazarları </strong></p>
<p><strong>Ahmet Hakan:</strong> <em>Uludere olayı karşısında hükümet sustu kaldı. Etkili bir çıkış yapmadı. Kısacası ortaya çıkan vahim tabloyu hafiften üzerine aldı&#8230; Bir kez daha anladık: Güvenlik politikalarına abanman tehlikeli sonuçları olabiliyor. Hele azıcık başarı sağlanınca bir havaya girme durumu söz konusu oluyor ve dikkat elden kaçıyor. Dikkatin elden kaçması ise 35 cana mal oluyor.</em></p>
<p><strong>İsmet Berkan:</strong> <em>Savaş uçaklarından atılan bombaların o hukukun neresinde olduğunu ara ki bulasın. Vur emrinin nasıl geldiğini ara ki bulasın&#8230; Terörün ilacı hukuk devletidir, demokrasidir. Ne kadar hukuk devletiyiz, ona bir bakalım.</em></p>
<p><strong>Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz:</strong><em> Özetle: Şu anda hem Hükümet&#8217;in hem de Genelkurmay&#8217;ın karizması çizilmiş durumda. Özür dilemek ve ölenlerin ailelerine tazminat vermek yetmez. Bu olay derinlemesine bir biçimde soruşturmalı ve hatayı yapanlar yargılanmalı. Bu derece ‘işte size koz, tepe tepe kullanın&#8217; diye bas bas bağıran bir olay az görülür. İşin içinden ‘Ergenekonik&#8217; bağlantılar çıkarsa şaşırmayın.</em></p>
<p><strong>Vatan gazetesi yazarları</strong></p>
<p><strong>Güngör Mengi:</strong> <em>Mazot kaçakçılığı yapmanın cezası ölüm değil. Ne yazık ki vatandaşlarımız terörün uğursuz yazgısına kurban olmuşlardır.</em></p>
<p><strong>Sanem Altan:</strong> <em>Ben o çocukların annesi değilim, sadece anne olduğum için bu kadar ağlıyorsam, o çocukların anneleri nasıl ağlıyordur, nasıl yanıyordur içleri. Bir de bunu düşünün. Düşünecek bir aklınız, çocuk ölümleriyle titreyecek bir vicdanınız varsa tabii&#8230;</em></p>
<p><strong>Okay Gönensin:</strong><em> Tek yol vardır: Silahların bırakılması ve bütün savaşçı ağızların kapatılması. O tek yolun açılması için bu kadar ölüm, bu kadar acı yetmiyor mu?</em></p>
<p><strong>Ruşen Çakır</strong><em>: Yaşanan facia, bilerek değil kazayla yaşandı. Ama kaza olması sorumluların günahlarını azaltmıyor, tam tersi artırıyor. AKP hükümeti bu olayın üstünü örtmeye çalışmayacaktır&#8230; Böylesi bir günde vatandaşları yaşananlardan haberdar etmeme konusunda olağanüstü bir beceri sergileyen haber kanallarının günahlarına ortak olmadığım için son derece memnunum. Gerçekten her işte bir hayır varmış!</em></p>
<p><strong>Taraf gazetesi yazarları</strong></p>
<p><strong>Taraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan:</strong><em> O köyleri ve kaçakçıları tanıyan sınır karakollarından neden bilgi istenmedi? Genelkurmay, kaçakçıları saldırıya geçecek bir PKK&#8217;lı grup sandıklarını söylüyor, peki, bir grup PKK&#8217;lının saldıracağını haber aldıysanız ilk yapmanız gereken o grubun yolunun üstündeki sınır birliklerini uyarmak olmaz mı? Niye o karakolları uyarmak için kimse aramadı? Aradıysa nasıl oldu da o karakollardan gelenlerin kaçakçı olduğunu öğrenemedi? Genelkurmay&#8217;da bu kadar kalabalık bir grup imha etme emrini kim verdi? Emri vermeden önce bölgeden hangi birliklerle konuştu? Bu kadar büyük bir operasyonun sadece tek kaynaktan gelen bir istihbaratla yapılması normal midir? Her zaman operasyonlar, tek kaynaktan gelen bilgilere dayanarak, bu bilgiler başka kaynaklardan kontrol edilmeden mi başlatılır? Yok, eğer Genelkurmay bu istihbaratı birkaç kaynaktan birden kontrol ettiyse, bütün kaynaklar aynı yanlış istihbaratı nasıl verdi? Her zaman o saatlerde, o yoldan geçen kaçakçılar neden kimsenin aklına gelmedi? ‘Orası kaçakçıların yolu&#8217; diyen hiç mi kimse çıkmadı? Bu korkunç katliamın bir yanlışlık olduğu konusunda benim çok ciddi kuşkularım var. Pek yanlışlığa benzemiyor bu iş. </em></p>
<p><strong>Melih Altınok: </strong><em>Nasıl Dersim&#8217;le yüzleşme, 33 kişinin ölüm emrini veren Mustafa Muğlalı&#8217;nın ismini tabelalardan sildirme basireti gösterdiyseniz, şimdi de bu olayın faillerini ortaya çıkartmak ve gereken yaptırımı uygulamak zorundasınız. Peşinen söyleyelim, onlarca can karşısında özür, bahane, sahte kardeşlik açıklamaları kifayetsiz kalır. İstifaysa istifa, görevden almaysa görevden alma.</em></p>
<p><strong>Siyasiler ne dediler?</strong></p>
<p><strong>AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan</strong>, Taraf gazetesine ve Taraf yazarı Mehmet Baransu&#8217;ya kızdı: &#8221; <em>‘Devlet halkını bombaladı&#8217; gibi sözler acımasız başlıklardır. Bizim iktidarımız döneminde böyle bir şey olamaz. Geçmişte olmuş olabilir. Bilmeden yazıp çizen köşe yazarı sıfatıyla cambazlar var. İstihbarat örgütlerimizi, istihbarat örgütlerinden daha iyi biliyorlar. Herhalde böcekleri var. Yanlış bilgiler vermiş istihbarat teşkilatımız. MİT&#8217;in son anda verdiği bir bilgi yoktur. MİT bu konuyla ilgili bir açıklama yapacaktır.&#8221; Erdoğan, </em><em>&#8221;Haftanin&#8217;deki olayla ilgili atılan bazı gazete başlıkları çok acımasız, çok insafsız. &#8216;Devlet halkını bombaladı&#8217; gibi bir başlık&#8230; Bunlar acımasız başlıklardır. Bir defa hiç bir devlet halkını kalkıp da kastı mahsusa ile bombalamaz. Geçmişte bu tür şeyler belki yapılmış olabilir ama bizim iktidarımız döneminde böyle bir şeyin olması mümkün değildi</em>r&#8221; dedi. Erdoğan&#8217;a tepki, Baransu&#8217;dan twitter üzerinden geldi: &#8220;<strong><em>Sayın Başbakan iki cambaz bir ipte oynamaz, hatırlatayım size. Öyle böcek diyerek olayı sulandırmayın Gerçeği siz de benim gibi biliyorsunuz</em></strong>&#8221;<br />
<strong>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül:</strong> <em>Çok talihsiz bir olay olmuştur. Bilgiler</em><em> </em><em><br />
göstermektedir ki, hayatını kaybedenlerin hepsi sivil vatandaşlarımızdır. Bundan <br />
dolayı sivil, asker hepimizin üzüntüsü gerçekten büyüktür. Muhakkak ki bununla <br />
ilgili araştırmalar, nasıl olduğu araştırmaları titiz bir şekilde yapılacaktır.<br />
</em><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli:</strong> <em>Tam bu dönemde bir yerden bazı genç çocuk yaşta ve bir ailenin mensubu olarak bilinen yöre insanlarından Irak&#8217;tan giriş sırasında terörle mealenin yoğunluk kazandığı bir bölgede terörist sanılarak gerekli mücadele sürdürülmüştür.</em><em> Bu ani gelişme nereden çıkmıştır? Siyasi iktidar bir operasyon kusurundan bahsedeceğine Türk milletine gerçeği anlatmalıdır. Sigara kaçakçısı olarak kullanılan kişiler oraya nasıl gelmiştir? Kim yönlendirmiştir? Sağlıklı bir istihbarata neden temin edilememiştir. Bunun üstü örtülmemeli ve gerçeği mutlaka hükümet bulmalıdır.<br />
</em><strong>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu:</strong>  <em>Hükümetin derhal özür dilemesi gerekiyor. Nereden aldınız bu istihbaratı? Nasıl olur da Türkiye bu şekilde Ortadoğu&#8217;da güçlü bir ülke haline gelir? Türkiye yabancı istihbaratçıların cirit attığı bir ülke haline geldi.</em><em><br />
</em><strong>AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik: </strong><em>Bu insanların yüzde yüz kaçakçılık yaptıkları tespit edilse bile onların söyle bir muameleye maruz kalmaları, onların bombalanmaları gerekmiyor, böyle bir şey söz konusu bile olamaz. Bir hata, bir kusur, bir yanlış varsa bu asla örtbas edilmeyecektir, edilmemelidir.</em><em></em></p>
<p><strong>Aradan haftalar geçti</strong></p>
<p>İçişleri Bakanlığına bağlı müfettişler, bölgeye gidip çalışmalarını tamamladılar.</p>
<p>İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde oluşturulan Uludere Alt Komisyonu üyeleri, hava koşullarından dolayı 1 Şubat&#8217;ta bölgeye yapacakları ziyareti 8 Şubat&#8217;a ertelemiş olsalar bile olayın peşinde olduklarını gösteren açıklamalar yaptılar.</p>
<p>Bombalama anlarını da içeren 4 saatlik Heron görüntüleri 23 Ocak&#8217;ta Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.</p>
<p>Uludere ile ilgili çok önemli haberlere imza atan Taraf gazetesine konuşan AKP Şırnak Milletvekili ve İçişleri Komisyonu üyesi Mehmet Emin Dindar, Heron görüntülerinin bir kısmını izlediğini belirterek görüntülerde vatandaşların kaçakçı olduklarının net bir şekilde görüldüğünü söyledi.</p>
<p>Tüm bunlar yaşanırken medyanın bir kısmı olayı unuttu, diğer kısmı ise unutturmamak için yayınlarına devam etti ve etmeye devam ediyor.</p>
<p><strong>Kısacası&#8230; </strong></p>
<p>&#8220;Olay doğru değil&#8221; diyenler ve &#8220;Ölenler teröristti&#8221; diyenler yanıldılar. Kürt sorununun çözümü konusunda adımlar atılmakta iken, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç &#8220;Kürtlere tüm hakları verilecek&#8221; derken, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ikinci demokratikleşme paketinden bahsederken yapılan bu katliam, Ergenekon&#8217;un yaşadığını gösteriyordu. Ergenekon yaşıyor ve tam bazı sorunlar çözülüp adımlar atılacakken yeniden karşımıza çıkıyordu. Maalesef bu kez 34 canla karşımıza çıktı yanına insanlıktan nasibini alamamışların ve hiçbir zaman da alamayacakların kinlerini, gerçekleri görmezlikten gelenleri ve böylelerinin medyasını da alarak&#8230; Bu arada karşımıza Ergenekon&#8217;un yanında bir de Star gazetesi yazarı Berat Özipek&#8217;in 2 Şubat Perşembe günü yazdığı şu gerçek çıktı: <em>Bugün Hükümet, Kürtleri rahatlatacak pek çok adım atmış olmasına rağmen kendisine gösterilen tepkiye şaşırıyor. Uludere&#8217;deki ölümlerin kasıtlı olmadığının nasıl olup da bir türlü anlaşılmadığını soruyor. &#8220;Devlet vatandaşını öldürür mü?&#8221; diye soruyor.  Bu sorunun cevabının bütün bölgede, gayet önyargısız biçimde, &#8220;evet, öldürür, öldürdü&#8221; olacağını anlamıyor.</em><em> </em><em>O &#8220;Devlet&#8221; derken kendisini veya artık kendi kontrolü altındaki -belki de kontrolü altında olduğuna inandığı demeliyiz- bürokrasiyi kastediyor; Kürtler ise -en son- 1990&#8242;lı yıllar boyunca şahit oldukları, kendi gözleriyle gördükleri devleti.</em><em> </em><em>Ve ondan, bildik &#8220;devlet dilini&#8221; hatırlatan böyle sözler duyduklarında küsüp, milliyetçi soydaşlarına yaklaşıyor. &#8221;Yüce ulusal dava&#8221; adına, &#8221;welat&#8221; adına dökülen kanı mubah gören milliyetçi soydaşlarına.</em><em> </em><em>Orada 34 sivil hayatını kaybetmiş. Bu yüzden de devlet, velev ki bir hatası olmasın, vatandaşının yaşama hakkını koruyamadığı için bile o ailelere özür borçlu.</em><em> </em><em>Şimdi Hükümet dolaylı yollardan, örneğin ciddi bir maddi tazminat ödeyerek özür dilemeye çalışıyor. Açıkça özür dilemeden tazminat ödemenin onur kırıcı olduğunu ve bunun kırgınlığı derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmayacağını görmüyor. </em></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/nouvelle-image.bmp" alt="" width="125" height="180" /></span></strong></a>Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Habercilik, savcılık, komiklik, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları <strong>derinlemesine irdelemesi</strong> ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini <strong>eğlendirebilmesi</strong>… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda <strong>“gazeteci gibi”</strong> gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/03/uludere-katliami-ve-medya/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/uludere-katliami-ve-medya/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK Evren’in gayrı meşru çocuğudur!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/pkk-evren%e2%80%99in-gayri-mesru-cocugudur/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/pkk-evren%e2%80%99in-gayri-mesru-cocugudur/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 08:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20460</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;12 Eylül yönetiminin bir nesli kıyımının yanında, bu memlekete en büyük zararı PKK&#8217;yı palazlandırmasıdır. PKK, Kenan Evren ve yönetiminin gayrimeşru çocuğudur. Bu davada PKK&#8217;yı palazlandıran, güçlendirenler de hesap verecek. Evren ve arkadaşları bunun hesabını verecek. Orada konuşma fırsatı olunca hapishanede gördüğümüz işkenceleri anlatmayacağız. PKK&#8217;nın ve yıllarca dökülen kanın hesabını soracağız&#8230;&#8221; TAMAMI
 
… Bu konuda okumak için…
Asimilasyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230;12 Eylül yönetiminin bir nesli kıyımının yanında, bu memlekete en büyük zararı PKK&#8217;yı palazlandırmasıdır. PKK, Kenan Evren ve yönetiminin gayrimeşru çocuğudur. Bu davada PKK&#8217;yı palazlandıran, güçlendirenler de hesap verecek. Evren ve arkadaşları bunun hesabını verecek. Orada konuşma fırsatı olunca hapishanede gördüğümüz işkenceleri anlatmayacağız. PKK&#8217;nın ve yıllarca dökülen kanın hesabını soracağız&#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/01/29/evren-e-iskenceleri-degil-pkk-yi-neden-guclendirdigini-soracagim.html" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>… Bu konuda okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/02/pkk-evren%e2%80%99in-gayri-mesru-cocugudur/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/pkk-evren%e2%80%99in-gayri-mesru-cocugudur/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Alternatif bir Kürt siyaseti olabilir mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/alternatif-bir-kurt-siyaseti-olabilir-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/alternatif-bir-kurt-siyaseti-olabilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 11:20:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20487</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; PKK&#8217;yı kerhen destekleyen ama büyük yanlışları karşısında da desteğini çekecek güçler var. Toplumun sağduyulu kesimleri bunlar. Ayrıca uluslararası demokratik güçler ve platformlar da PKK ve infazları konusunda titizler. PKK, demokrat, karizmatik, uluslararası platformlarla ilişkili olan Kürt aydınlarına saldırının büyük tepkiye neden olacağını biliyor &#8230;&#8221; TAMAMI
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/bdp_kurtler_pkk.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18046" title="bdp_kurtler_pkk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/07/bdp_kurtler_pkk-244x300.jpg" alt="" width="192" height="229" /></a>&#8220;&#8230; PKK&#8217;yı kerhen destekleyen ama büyük yanlışları karşısında da desteğini çekecek güçler var. Toplumun sağduyulu kesimleri bunlar. Ayrıca uluslararası demokratik güçler ve platformlar da PKK ve infazları konusunda titizler. PKK, demokrat, karizmatik, uluslararası platformlarla ilişkili olan Kürt aydınlarına saldırının büyük tepkiye neden olacağını biliyor &#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/02/01/faili-mechullerden-pkk-da-sorumlu.html" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/01/alternatif-bir-kurt-siyaseti-olabilir-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/01/alternatif-bir-kurt-siyaseti-olabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Referandum Türkiye&#8217;yi değil insanları bölmektir!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/referandum-turkiyeyi-degil-insanlari-bolmektir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/referandum-turkiyeyi-degil-insanlari-bolmektir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 19:01:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20448</guid>
		<description><![CDATA[BDP&#8217;nin Referendumu ilaç mı yoksa zehir mi? Liberaller bile uyandı artık! (BK)
&#8221; [...]
1. Kurulacak devletin sınırları nasıl ve neye göre belirlenecek? Bu konudaki anlaşmazlıklarda kim hakem olacak? Hiç kimsenin nüfus kağıdında Kürt ya da Türk yazmadığına göre, kimler oy kullanacak bu referandumda? Çizilen Kürdistan sınırları içinde doğanlar mı? O sınırlar içinde yaşayanlar mı? Anadili Kürtçe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/bdp-referandum.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-20451" title="bdp-referandum" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/bdp-referandum.jpg" alt="" width="280" height="280" /></a>BDP&#8217;nin Referendumu ilaç mı yoksa zehir mi? Liberaller bile uyandı artık! (BK)</strong></p>
<p><em>&#8221; [...]</em></p>
<p><em><strong>1.</strong> Kurulacak devletin sınırları nasıl ve neye göre belirlenecek? Bu konudaki anlaşmazlıklarda kim hakem olacak? Hiç kimsenin nüfus kağıdında Kürt ya da Türk yazmadığına göre, kimler oy kullanacak bu referandumda? Çizilen Kürdistan sınırları içinde doğanlar mı? O sınırlar içinde yaşayanlar mı? Anadili Kürtçe olanlar mı? Yoksa kendini Kürt olarak beyan edenler mi? </em></p>
<p><em><strong>2.</strong> Hadi, beyan esas alındı diyelim; Kürt anadan Türk babadan doğanlar (ya da tersi); dörtte bir, sekizde bir oranında Kürt olanlar kendilerini ne sayacaklar? </em></p>
<p><em><strong>3.</strong> Eğer oylama belli bir coğrafi bölgeyle sınırlanacaksa, o bölge dışında yaşayan Kürtler&#8217;in iradeleri hiçe sayılmış olmayacak mı? </em></p>
<p><em><strong>4.</strong> Kürtler&#8217;e &#8220;Türkler&#8217;le ayrı mı yoksa birlikte mi yaşamak istiyorsun&#8221; sorusu soruluyorsa, hakkaniyet gereği, aynı sorunun Türkler&#8217;e de sorulması gerekmeyecek mi? </em></p>
<p><em><strong>5.</strong> Sandıklar Kürtler&#8217;in &#8220;birlikte yaşamak&#8221; istediğini ortaya koyarken Türkler&#8217;den ayrı yaşama isteği çıkarsa o zaman ne olacak? </em></p>
<p><em><strong>6.</strong> Sandıktan ayrılma çıkarsa, nüfus mübadelesi mi yapılacak? Nüfus mübadelesine kalkışılırsa, acaba kaç yüz bin aile parçalanacak? </em></p>
<p><em><strong>7.</strong> Bu parçalanmanın yol açtığı sosyal, ekonomik ve psikolojik yıkıntıyla nasıl baş edilecek?</em></p>
<p><em>Bunlara, benim şu anda aklıma gelmeyen ya da öngöremediğimiz binlerce soruyu da ekleyin. [...] &#8220;</em> <a href="http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/179822-ayri-devlet-2-makalesi.aspx" target="_blank">TAMAMI</a> </p>
<p> </p>
<p>… Bu konuda okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/30/referandum-turkiyeyi-degil-insanlari-bolmektir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/referandum-turkiyeyi-degil-insanlari-bolmektir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK&#8217;ya hayat öpücüğü veren askerler kimdi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/pkkya-hayat-opucugu-veren-askerler-kimdi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/pkkya-hayat-opucugu-veren-askerler-kimdi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 10:00:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20457</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;Heronların bölgeden ilk geçtikleri görüntüler saat 17:10 civarında. Heronların köylülerin araçlardan mal yüklerken ki görüntüleri saat 18:00 civarında. Bu aradaki 50 dakikalık sürece horonlardan geçen görüntülerin kritik bilgiler içerebileceği değerlendiriliyor ancak bu süredeki ayrıntılara ulaşamadım. Değerlendirmelere göre bu süre içinde geçilen görüntüler arasında köylülerin Türkiye tarafından Irak tarafına gidişleri söz konusuysa Uludere faciasının planlı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/pkk-bdp.gif"><img class="alignright size-medium wp-image-20458" title="pkk-bdp" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/pkk-bdp.gif" alt="" width="200" height="169" /></a>&#8220;&#8230;Heronların bölgeden ilk geçtikleri görüntüler saat 17:10 civarında. Heronların köylülerin araçlardan mal yüklerken ki görüntüleri saat 18:00 civarında. Bu aradaki 50 dakikalık sürece horonlardan geçen görüntülerin kritik bilgiler içerebileceği değerlendiriliyor ancak bu süredeki ayrıntılara ulaşamadım. Değerlendirmelere göre bu süre içinde geçilen görüntüler arasında köylülerin Türkiye tarafından Irak tarafına gidişleri söz konusuysa Uludere faciasının planlı bir şekilde organize edildiği ortaya çıkar. Zira hiçbir PKK unsuru Türkiye sınırından Irak tarafına doğru yol alıp oraya gelen araçlardan yük alıp Türkiye sınırına dönmez&#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/emre-uslu/makale-heron-goruntulerinde-ne-var.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><strong>Vicdanı rahatsız eden sorular:</strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/pkk-bdp.gif"></a>Aydınlatma fişekleri ve uyarı amaçlı top atışlarına rağmen kaçakçı grup tek sıra halinde yoluna devam ediyor. Bu durum bu kişilerin terörist olmadığına işaret ediyor. Buna rağmen neden hava harekâtı düzenleniyor? Emri veren kim?</p>
<p>Genelkurmay, topçu atışını kestirerek bombardımana onay verdi. Bu bilgiler kim tarafından iletildi? Hava harekâtı planı hükümetle paylaşıldı mı?</p>
<p>Jetler, köylüleri, sınır dışında yakaladı. Köylüler sınırdan içeri girmiş olsalardı hava harekâtı yapılmayacaktı. Bu zamanlamanın ardında kimler var? Köylüler sınıra kadar geldiğine göre vurmak için kim acele etti?<br />
Harekâttan haberdar olan Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral İlhan Bölük, valiye, niçin &#8220;Bizim bilgimiz yok&#8221; dedi?</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/30/pkkya-hayat-opucugu-veren-askerler-kimdi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/30/pkkya-hayat-opucugu-veren-askerler-kimdi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK&#8217;yı derin devlet koruyor</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/27/pkkyi-derin-devlet-koruyor/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/27/pkkyi-derin-devlet-koruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 10:24:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20423</guid>
		<description><![CDATA[ 
… Bu konuda okumak için…
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler
Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <iframe width="250" height="199" src="http://www.youtube.com/embed/-ivipfkAT0A" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p>… Bu konuda okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/27/pkkyi-derin-devlet-koruyor/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/27/pkkyi-derin-devlet-koruyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>JİTEM mi PKK&#8217;dan çıktı yoksa PKK mı JİTEM&#8217;den?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/23/jitem-mi-pkkdan-cikti-yoksa-pkk-mi-jitemden/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/23/jitem-mi-pkkdan-cikti-yoksa-pkk-mi-jitemden/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 14:00:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[jitem]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20403</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; 12 Eylül 1980 öncesi dönemde Nizip-Gaziantep ve Şanlıurfa yörelerinde örgütsel faaliyet yürütüyordum. O dönem devlet, ortalığı bize ve ülkücü gençlere bırakmıştı. Aleni silah taşıyorduk. Evlerde ve kahvehanelerde, derneklerde toplantılar yapıyorduk. Gündüz gözüyle polis karakoluna 50 metre uzakta hasımlarımızı vuruyorduk. Sonra da salına salına yürüyüp oradan uzaklaşıyorduk. 12 Eylül sabahında ortalığı süt liman eden devlet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;&#8230; 12 Eylül 1980 öncesi dönemde Nizip-Gaziantep ve Şanlıurfa yörelerinde örgütsel faaliyet yürütüyordum. O dönem devlet, ortalığı bize ve ülkücü gençlere bırakmıştı. Aleni silah taşıyorduk. Evlerde ve kahvehanelerde, derneklerde toplantılar yapıyorduk. Gündüz gözüyle polis karakoluna 50 metre uzakta hasımlarımızı vuruyorduk. Sonra da salına salına yürüyüp oradan uzaklaşıyorduk. 12 Eylül sabahında ortalığı süt liman eden devlet ve güvenlik kuvvetleri bir gün öncesinde neredeydiler? PKK lideri APO ve diğer Merkez Komitesi üyeleri Ankara’dan Hakkari’ye kadar cirit atıyorlardı. Abdullah Öcalan Ankara’da Anıtkabirin 10-150 yakınında ikamet ettiriliyordu. Gaziantep’te ise şehrin en merkezi yerinde ve Emniyet müdürlüğüne 500 metre mesafede ikamet ediyordu. Şanlıurfa’da keza aynısı…&#8221;</em> <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/01/23/jitem-ve-pkk-ayni-kaynaktan-beslendi.html">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/23/jitem-mi-pkkdan-cikti-yoksa-pkk-mi-jitemden/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/23/jitem-mi-pkkdan-cikti-yoksa-pkk-mi-jitemden/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK ve Ergenekon: Bitmeyen gölge oyunu</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 12:51:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20333</guid>
		<description><![CDATA[

PKK&#8217;nın 1980 yılından 1999&#8242;a kadar Suriye&#8217;nin kontrolünde olduğunu belirten Burkay, Öcalan&#8217;ın kendisine Hafız Esed&#8217;ın kardeşine bağlı olduklarını söylediğini, bu kişiyle iki kez birlikte görüştüklerini anlattı. 1999&#8242;da yakalanan Öcalan&#8217;ı 12 yıl boyunca Ergenekon&#8217;a bağlı paşaların yönlendirildiğini kaydeden Burkay, teröristbaşının tutuklandıktan sonra PKK güçlerini sınırın güneyine çekmek istediğini ancak bir komutanın, &#8220;En azından 500&#8242;ü içeride kalsın, belki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em></em></p></blockquote>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/pkk_ergenekon_karagoz_manipulasyon.jpg"><img class="size-full wp-image-20335 aligncenter" title="pkk_ergenekon_karagoz_manipulasyon" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/pkk_ergenekon_karagoz_manipulasyon.jpg" alt="" width="297" height="256" /></a></em></p>
<blockquote><p><em>PKK&#8217;nın 1980 yılından 1999&#8242;a kadar Suriye&#8217;nin kontrolünde olduğunu belirten Burkay, Öcalan&#8217;ın kendisine Hafız Esed&#8217;ın kardeşine bağlı olduklarını söylediğini, bu kişiyle iki kez birlikte görüştüklerini anlattı. 1999&#8242;da yakalanan Öcalan&#8217;ı 12 yıl boyunca Ergenekon&#8217;a bağlı paşaların yönlendirildiğini kaydeden Burkay, teröristbaşının tutuklandıktan sonra PKK güçlerini sınırın güneyine çekmek istediğini ancak bir komutanın, <strong>&#8220;En azından 500&#8242;ü içeride kalsın, belki bize lazım olur.&#8221;</strong> diyerek karşı çıktığını kaydetti. Burkay, 2004 yılına kadar neredeyse silah bırakma durumuna gelen örgütün, darbe planlarının yapıldığı bu dönemde yeniden eylemlerine başladığını kaydetti. Kemal Burkay, PKK&#8217;nın Türkiye&#8217;nin yanı sıra Avrupa&#8217;da da Kürtlere karşı suç işlediğini vurgularken, &#8220;Birçok Kürt siyasetçi ve aydın Avrupa&#8217;da PKK tarafından öldürüldü. O yıllarda Avrupa&#8217;daki Türkiye karşıtı muhaliflere PKK&#8217;nın yanı sıra Abdullah Çatlı tarafından da suikastlar oluyordu.&#8221; diye konuştu. PKK ile uzlaşmanın bugün bile çok zor olduğuna vurgu yapan Kürt siyasetçi, Öcalan&#8217;ın tutuklandıktan sonra Ergenekon&#8217;un kontrolünde olduğunu, bu süreçte silahları bırakmayı çok düşündüğünü ancak Ergenekon&#8217;un buna izin vermediğini savundu. Burkay, &#8220;Şimdi birileri bizi devlet siyaseti yapmakla suçluyor. PKK ile Ergenekon arasındaki ilişkiyi gizlemeye çalışıyorlar. Silahlı mücadelenin faydası yok. BDP dışındaki Kürt siyasi hareketlerine de olanak verilmeli&#8221; dedi.</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1231227&amp;title=pkkyi-derin-devlet-kurdu-apoyu-ergenekon-yonetti" target="_blank">TAMAMI</a><br />
 <br />
 </p></blockquote>
<p>… Bu konuda okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Silahlar hiç bir zaman Kürtlerin sigortası olmadı!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/12/silahlar-hic-bir-zaman-kurtlerin-sigortasi-olmadi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/12/silahlar-hic-bir-zaman-kurtlerin-sigortasi-olmadi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 20:34:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20267</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;BDP&#8217;li Leyla Zana&#8217;nın &#8220;Silah Kürtlerin sigortasıdır&#8221; şeklindeki açıklamalarına bir tepki de Kürt aydın ve siyasetçi Kemal Burkay&#8217;dan geldi. Burkay, &#8220;Silah asla Kürtler için sigorta olmamıştır, olmayacaktır&#8221; dedi. Burkay, susmayan silahların çözümü zorlaştırdığını da söyledi.
Zana, &#8220;Silah Kürtlerin Güvencesi&#8221; Demişti
BDP Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana&#8217;nın Almanya&#8217;da katıldığı bir toplantıda yaptığı konuşma tartışılıyor.
Zana, &#8220;Artık silahlı mücadele bir noktaya geldi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/08/20090815_derin_dusunce_org_ulusalcilik_ulusalcilar_kemalizm.jpg"></a><em><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/09/20090911_derin_dusunce_org_komplo_teorisi_mhp_milliyetcilik_3.jpg" alt="" width="291" height="269" />&#8220;&#8230;BDP&#8217;li Leyla Zana&#8217;nın &#8220;Silah Kürtlerin sigortasıdır&#8221; şeklindeki açıklamalarına bir tepki de Kürt aydın ve siyasetçi Kemal Burkay&#8217;dan geldi. Burkay, &#8220;Silah asla Kürtler için sigorta olmamıştır, olmayacaktır&#8221; dedi. Burkay, susmayan silahların çözümü zorlaştırdığını da söyledi.</p>
<p><strong></strong><strong>Zana, &#8220;Silah Kürtlerin Güvencesi&#8221; Demişti</strong></p>
<p>BDP Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana&#8217;nın Almanya&#8217;da katıldığı bir toplantıda yaptığı konuşma tartışılıyor.<br />
Zana, &#8220;Artık silahlı mücadele bir noktaya geldi. Ben silahların bırakılmasını asla tartışmıyorum. O Kürtlerin sigortasıdır. Bu sorun var olduğu müddetçe o silahlar Kürtlerin güvencesidir&#8221; demişti. İşte Zana&#8217;nın bu sözler tartışmanın fitilini ateşledi. Zana&#8217;ya değişik kesimlerden tepki yağarken en sert eleştirilerden biri Kürt aydın ve siyasetçi Kemal Burkay&#8217;dan geldi. 30 yıl süren sürgünle ağır bedel ödeyen ama şiddete asla yeşil ışık yakmayan Kemal Burkay, Leyla Zana&#8217;nın sözleri karşısında net tavır sergiledi.</p>
<p><strong></strong><strong>&#8220;Tam Tersine Silahlar Çözümü Zorlaştırıyor&#8221;</strong></p>
<p>Burkay, &#8220;Silahlar Kürt halkı için bir sigorta değil. PKK&#8217;nın silahları değil. Tam tersine ben silahların çözümü zorlaştırdığı kanısındayım. Hele hele bu aşamada silahların hiçbir hizmeti olmayacağı kanısındayım. Ama biliyorsunuz öteden beri şu andaki kazanımları bile PKK&#8217;nın silahlı mücadelesine bağlayan kesimler var. Öyle iddialar var. Bunu doğru bulmuyorum. Bu son derece yanlış bir görüş&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Darbecilerin Bile Yargılandığı 2012 Türkiye&#8217;sinde Sorunlar Konuşarak Çözülebilir&#8221; </em><a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/01/12/zana-nin-sozlerine-kemal-burkay-dan-tepki.html" target="_blank"><em>TAMAMI</em></a><em> </em></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;
</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/12/silahlar-hic-bir-zaman-kurtlerin-sigortasi-olmadi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/12/silahlar-hic-bir-zaman-kurtlerin-sigortasi-olmadi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

