RSS Feed for Keşkül YazılarıCategory: Keşkül Yazıları

Su için yeni bir dünya savaşı çıkacak mı? »

Yağmur duası yerine savaş duası… Aralık 2012’de ABD’nin Oragon eyaletinde bulunan 200.000 nüfuslu Jackson şehrinde çiftçi Garry Harrington “yağmur suyunu izinsiz kullanma suçundan” 30 gün hapse mahkûm edildi. Güney Afrika’da kadınların su getirmek için yürüdüğü mesafe, dünya-ay arasındaki uzaklığın 120 katı. 600.000 beyaz çiftçi, 15 milyon zenciden daha fazla su tüketiyor. Hindistan’da suyun özelleştirildiği bölgelerde […]

Big Data çağında İslâmî devlet olur mu? »

“… Padişahın haftada iki gün divan-ı mezâlime oturup, mazlumun hakkını zalimden alarak ona vermesi, konuyu aracısız bir şekilde tebaadan bizzat kendisinin dinleyip ona hükmetmesi gerektir. Nispeten önemli olanlar yazılı olarak kendisine arz edilmeli ve hükümdar bu meselelerin her birinin neticelerini de kâtiplere yazdırması lazımdır. Cihan hükümdarının haftada iki gün haksızlığa ve gadre uğrayanları huzuruna çağırıp […]

Ekmek artık mafyanın ağzında… »

  “… Tarım artık mekanize bir gıda endüstrisi oldu. Öz itibariyle gaz odalarından, çalışma kamplarından ve hidrojen bombasının üretim hattından farkı kalmadı …” (Martin Heidegger) Temmuz 2009, Washington, Birleşik Devletler Senato binasının 4cü katı Carl Levin ana koridorda hızlı adımlarla ilerliyor. Durmuş sohbet eden senatörlere çarpmamak için 75 yaşında bir adamdan beklenmeyecek çeviklikle, adeta slalom […]

Başkaları Ölürken Seyretmek… »

Lâ-mekân değil teknolojik bir mekânsızlık “Nasıl böyle gölgede huzur içinde uyuklayabilirsiniz? Kaç müslüman kardeşiniz öldürüldü? Kaç namuslu kızın ırzına geçildi? Hiç bir zaman İslâm ülkesi böyle yağmalanmamıştı, bu kadar müslüman kanı dökülmemişti! Ne oluyor? Müslümanlar zulüme alışıyorlar mı? Harekete geçmek için ne bekliyorsunuz? Düşmanın Bağdat’a dayanmasını mı? ” Bugünkü zulümlere isyan eden bir gencin internetteki […]

Dikkat Kitap: Derin Medeniyet »

Saniyede 2000 hücresi ölen insan her söze “BENNN” diyerek başlarken ne kadar da komiktir. İnsan kendi ölümünü kabul edebilir ama yok olmayı kabul edemez. Geçen zamana ve yaşlanan vücudunun ifsadına dahi bâkî bir hüviyetin, belki de ruhunun penceresinden bakar. Mânâ’da bekâ bulamayan insanlar ise maddede cismânî bir kalıcılık peşine düşerler. Geçmişin piramitleri ve bugünün gökdelenleri […]

Kudüs’leştiremediğimiz Dünya İsrail’leşiyor »

Sinan Çetin’in yönettiği, başrollerini Metin Akpınar ve Kemal Sunal’ın paylaştığı Propaganda adlı film hem komik hem de acıklı bir hudud hikâyesidir. 1948’de millî sınırların mayınlar ve dikenli tellerle kapatılması neticesinde Hisli Hisar Kasabası ikiye bölünmüş ve hayat felç olmuştur. Kasap bir tarafta, koyunlar diğer taraftadır. Evleri Türkiye’de, tarlaları Suriye’de kalan insanlar hasat yapamaz. Sınır nişanlı […]

Gelecek Zaman’ın hikâyesidir Vakıf »

(Keşkül Dergisinde yayınlandı)  “… Yaşamın bir yılının ne olduğunu mu merak ediyorsun: Bu soruyu yıl sonu sınavında başarısız olmuş bir öğrenciye sor. Yaşamın bir ayı: Bu konuda erken doğum yapmış, bebeğini sağ salim kollarına almak için kuvözden çıkmasını bekleyen bir anneyle konuş. Bir hafta: Ailesine bakmak için bir fabrikada ya da maden ocağında çalışan bir […]

Sana “Rumeli’yi hatırla” demiyorum; unutamazsın zaten… »

(Keşkül Dergisinde yayınlandı) “…  Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. Zırh gibi sertleşmiş sırtının üstünde yatmaktaydı ve başını biraz kaldırdığında bir kubbe gibi şişmiş, kahverengi, sertleşen kısımların oluşturduğu yay biçimi çizgilerle parsellere ayrılmış karnını görüyordu; karnının tepesindeki yorgan neredeyse tümüyle yere kaymak üzereydi ve tutunabileceği hiçbir […]

Medeniyetin inşası binaların değil kâmil insanların inşasıyla mümkün »

(Keşkül Dergisinde yayınlandı) Hüsn-ü hat sanatında mahir bir zât olan Şeyh Sultan Seyyid Muhammed Raşid el-Hüseyni’ye (ks) sormuşlar: -siz ne işle meşgulsünüz? -biz bağlar ve çözeriz. -neyi? -insanın kalbini dünyanın boş zevklerinden çözer Ahiret işlerini bağlarız. İstanbullu meşayih içinde hüsn-ü hatla, mûsıkîyle, kısacası sanatla meşgul olmamış hemen hiç kimse yok. Acayip değil mi? Yani en […]

Dedikoducu kaldırımlar, riyakâr duvar ve bencil köprü »

(Keşkül Dergisinde yayınlandı) Çirkin İnsanlar Güzel Şehirler Kurabilir mi? Paris’teyiz… Şerbet gibi bir eylül akşamı; sofrayı balkona kurduk, bol soğanlı çoban salatasının kokusunu dağıtacak en ufak bir esinti yok. Balkonun çaprazındaki kavşakta trafik lambası yayalara “dur” diyor. Bisikletli, sırt çantalı iki çocuğun yaklaştığını görüyorum. Öndeki 12 yaşlarında bir kız, karşıya geçip duruyor, arkadan gelen 8-9 […]