<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; İsrail</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/israil/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Neden bu kadar zalimler?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/17/neden-bu-kadar-zalimler/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/17/neden-bu-kadar-zalimler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Apr 2012 10:29:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>

		<category><![CDATA[Zulüm]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21498</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed name="tvnet.tv.tr" width="400" height="326" allowfullscreen="true" src="http://tvnet.tv.tr/player.swf" flashvars="file=http://tvnet.tv.tr/flv/0b7ab56316.mp4&#038;image=http://tvnet.tv.tr/flv/resim/mavi_marmara49eae03ec7f.jpg");" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://get.adobe.com/flashplayer/"></embed> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><strong><span style="color: #0000ff;"> </span></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><strong><span style="color: #0000ff;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">A<span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></a></span></strong></p>
<div style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7855" title="20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="115" height="166" /></span></a> <span style="color: #000000;">Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? </span></span></div>
<div style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> <span>Bayrak y</span><span>akmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</span><span> </span><span>ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</span></span></span></div>
<div style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a> </span></span></div>
<div style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span></span></div>
<div style="TEXT-ALIGN: justify"> </div>
<div style="TEXT-ALIGN: justify">
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank">Yahudi oldukları için mi zalimler?</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-9555" title="israil_siyonizm_zulum" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/israil_siyonizm_zulum-194x300.jpg" alt="" width="133" height="190" /></a>İsrail bir çok bakımdan Türkiye’ye benzeyen bir ülke. Paranoyak bir ulus-devlet. <strong><em>“Yoktan var edilmiş bir millet”</em></strong> dört tarafı <strong><em>“düşmanla çevrili”</em></strong> kutsal bir vatanda yaşıyor. Terör tehlikesine karşı ülkenin güvenliği için(?) haklar ve özgürlükler çiğneniyor. Devlet eliyle düşman üretiliyor! </p>
<p style="text-align: justify;">Gidemeyenlerin ülkesi oluyor İsrail… Kendi zulmü altında ezilen, korku içinde yaşayan, dünyasıyla beraber Ahiret’ini de kaybetmiş olan <strong>İsrailli</strong> zannederim <strong>Filistinliden</strong> bile daha zavallı bir durumda bu yüzden. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz</a></strong>.</p>
</div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/17/neden-bu-kadar-zalimler/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/17/neden-bu-kadar-zalimler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yorumsuz</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/14/yorumsuz-3/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/14/yorumsuz-3/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Mar 2012 10:39:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amerikan Saldırganlığı]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21052</guid>
		<description><![CDATA[ 
 
Amerika Tedavi Edilebilir mi?
Bayrak yakmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.
ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.
Ancak ne askerî ne de ekonomik olarak bu iki ülkeye üstünlük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://2.bp.blogspot.com/_a-Su2SAnGYU/SdJCitm7mvI/AAAAAAAAJeU/A10w1y6sYeA/s400/whitewashing+war+crimes.jpg" alt="" width="400" height="325" /> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">A</span><span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></a></span></strong></p>
<p><em>Bayrak yakmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</em></p>
<p><em>ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</em></p>
<p><em>Ancak ne askerî ne de ekonomik olarak bu iki ülkeye üstünlük sağlayamayan insanlar Afganistan’da, Filistin’de, Irak’ta ABD bombaları altında can vermeye devam ediyorlar. </em></p>
<p><em><span style="color: #0066cc;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="203" height="300" /></a></span> Barışçı yollarla bir şeyler yapmaya niyetli,  </em><strong>“yangına gagasıyla su taşıyanlar”</strong><em> ise Amerikan kamuoyunu uyarma çabasında. Fakat ne yanmış yıkılmış okullar, ne de kolları bacakları kopmuş bebek fotoğrafları Amerikalıların vicdanını uyandıramadı. </em></p>
<p><em> Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız?</em></p>
<p><em>Amerikan’ın bu saldırganlığı sıradan Amerikalılara da büyük zarar veriyor aslında. Sadece Irak’ın işgali için harcanan yüz milyarlarca dolar ile ülkelerini baştan yapabilir, zengin-fakir demeden herkese yüksek kaliteli sağlık ve eğitim hizmeti götürebilirlerdi. Oysa milyonlarca Amerikalı sefalet içinde yaşıyor. Kimi ekonomik kriz yüzünden kimi Katrina kasırgası gibi bir doğal felaketlerden dolayı evini, işini kaybetti. Devlet ise bu insanları yüz üstü bıraktı. Neden?</em></p>
<p><em> Bu 37 sayfalık kitap klişelerin ötesinde bir bakış açısı öneriyor. </em><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/14/yorumsuz-3/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/14/yorumsuz-3/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Filistin&#8217;in Sürgün Çocuğu</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/08/filistinin-surgun-cocugu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/08/filistinin-surgun-cocugu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 09:48:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20575</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="250" height="199" src="http://www.youtube.com/embed/_BkOJknV7Ac" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/08/filistinin-surgun-cocugu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/08/filistinin-surgun-cocugu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İran ve İsrail’in Türkiye kardeşliği?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/16/iran-ve-israil%e2%80%99in-turkiye-kardesligi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/16/iran-ve-israil%e2%80%99in-turkiye-kardesligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 10:46:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>

		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>

		<category><![CDATA[İran]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20307</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; İsrail basını Batı kamuoyuna sesleniyor: &#8220;Türkiye, Amerika ile tehlikeli bir düzeyde samimi. İdeolojik olarak İslamcı. Demokrat görüntüsü altında kendi halkına eziyet eden bir ülke. Türkiye&#8217;nin bölgede söz sahibi olması hepimiz için tehlikeli&#8230;&#8221;
İran ve uzantısı yayın organları ise Ortadoğu&#8217;ya sesleniyor: &#8220;Türkiye, Amerika ile tehlikeli bir düzeyde samimi. İdeolojik olarak Sünni. Demokrat görüntüsü altında kendi halkına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/israil.gif"><img class="alignleft size-full wp-image-20308" title="israil" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/israil.gif" alt="" width="68" height="50" /></a><em>&#8220;&#8230; İsrail basını Batı kamuoyuna sesleniyor: &#8220;Türkiye, Amerika ile tehlikeli bir düzeyde samimi. İdeolojik olarak İslamcı. Demokrat görüntüsü altında kendi halkına eziyet eden bir ülke. Türkiye&#8217;nin bölgede söz sahibi olması hepimiz için tehlikeli&#8230;&#8221;</em></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/iran.gif"><em><img class="alignleft size-full wp-image-20309" title="iran" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/iran.gif" alt="" width="68" height="50" /></em></a><em>İran ve uzantısı yayın organları ise Ortadoğu&#8217;ya sesleniyor: &#8220;Türkiye, Amerika ile tehlikeli bir düzeyde samimi. İdeolojik olarak Sünni. Demokrat görüntüsü altında kendi halkına eziyet eden bir ülke. Türkiye&#8217;nin bölgede söz sahibi olması hepimiz için tehlikeli&#8230;&#8221;</em></p>
<p><em>İran&#8217;ın meşhur Kayhan gazetesi zinhar İsrail&#8217;in en çok satan gazetelerinden Jerusalem Post&#8217;la pişti olamaz diyorsanız, yanılıyorsunuz. Bu iki yarı-resmî basın organının Türkiye konusundaki ağızbirliği, tüm ezberleri bozacak cinsten&#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/haber/iran-ve-israil-in-turkiye-kardesligi.htm" target="_blank">TAMAMI</a> </p>
<p style="padding-left: 30px;"> </p>
<p style="padding-left: 30px;">&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Yahudi oldukları için mi zalimler?</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-9555" title="israil_siyonizm_zulum" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/israil_siyonizm_zulum-194x300.jpg" alt="" width="133" height="190" /></span></a>İsrail bir çok bakımdan Türkiye’ye benzeyen bir ülke. Paranoyak bir ulus-devlet. <strong><em>“Yoktan var edilmiş bir millet”</em></strong> dört tarafı <strong><em>“düşmanla çevrili”</em></strong> kutsal bir vatanda yaşıyor. Terör tehlikesine karşı ülkenin güvenliği için(?) haklar ve özgürlükler çiğneniyor. Devlet eliyle düşman üretiliyor! </p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;">Gidemeyenlerin ülkesi oluyor İsrail… Kendi zulmü altında ezilen, korku içinde yaşayan, dünyasıyla beraber Ahiret’ini de kaybetmiş olan <strong>İsrailli</strong> zannederim <strong>Filistinliden</strong> bile daha zavallı bir durumda bu yüzden. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a></strong>.</p>
<p style="padding-left: 30px;"> </p>
<p style="padding-left: 30px;"> </p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-14898" title="islamcilik_kitap_k" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg" alt="" width="118" height="183" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> İslâmcılık, Devrim ile Demokrasi Kavşağında </span></a></strong></p>
<p style="padding-left: 30px;">Müslümanca yaşamak için devletin de “Müslüman” olması mı gerekiyor? Bu o kadar net değil. Çünkü İslâm’ın gereği olan “kısıtlamaları” insan en başta kendi nefsine uygulamalı. Aksi takdirde dinî mecburiyet ve yasakların kanun gücüyle dayatılması vatandaşı çocuklaştırıyor ister istemez. <strong>İ</strong><strong>yi-kötü ayrımı yapmak, iyiden yana tercih kullanacak cesareti bulmak gibi insanî güzellikler devletin elinde bürokratik malzeme haline geliyor. </strong>21ci asırda Müslümanca yaşamak kolay değil. Yani İslâm’ın özüne dair olanı, değişmezleri korumak ama son kullanma tarihi geçmiş geleneklerden kurtulmak. AKP’yi iktidara taşıyan fikrî yapıyı, Demokrasi-İslâm ilişkisini, İran’ı ve Milli Görüş’ü  sorguladığımız bu kitabı ilginize sunuyoruz. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">A</span><span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></a></span></strong></p>
<div style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7855" title="20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="115" height="166" /></span></a> <span style="color: #000000;">Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? </span></span></div>
<div style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> <span>Bayrak y</span><span>akmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</span><span> </span><span>ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></a></span></span></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/16/iran-ve-israil%e2%80%99in-turkiye-kardesligi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/16/iran-ve-israil%e2%80%99in-turkiye-kardesligi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Potansiyel bir terörist değil mi bu şimdi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/07/potansiyel-bir-terorist-degil-mi-bu-simdi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/07/potansiyel-bir-terorist-degil-mi-bu-simdi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jan 2012 19:59:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20191</guid>
		<description><![CDATA[


Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/filistin_israil.jpg"></p>
<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-20192" title="filistin_israil" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/filistin_israil.jpg" alt="" width="316" height="400" /></p>
<p></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/07/potansiyel-bir-terorist-degil-mi-bu-simdi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/07/potansiyel-bir-terorist-degil-mi-bu-simdi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Silkiniyorum, ayağa kalkıyorum, direniyorum, başkaldırıyorum!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/12/07/silkiniyorum-ayaga-kalkiyorum-direniyorum-baskaldiriyorum/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/12/07/silkiniyorum-ayaga-kalkiyorum-direniyorum-baskaldiriyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 23:34:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[intifada]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19679</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ona söyle, ona ordudan bahset, ona ordudan gurur duymasını söyle. Ona ölü kızların ailesinden bahset, ona onların isimlerini söyle neden olmasın, ona söyle [ki] tüm dünya biliyor o neden bilmesin [ki]? Ona orada ölü bebekler olduğunu söyle, bebekleri görmüş mü? Ona utanacak hiçbir şeyinin olmadığını söyle. Ona bunu kendi kendilerine yaptıklarını söyle. Ona, insanlar kendileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/12/intifada.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-19680" title="intifada" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/12/intifada-300x226.jpg" alt="" width="300" height="226" /></a>&#8220;Ona söyle, ona ordudan bahset, ona ordudan gurur duymasını söyle. Ona ölü kızların ailesinden bahset, ona onların isimlerini söyle neden olmasın, ona söyle [ki] tüm dünya biliyor o neden bilmesin [ki]? Ona orada ölü bebekler olduğunu söyle, bebekleri görmüş mü? Ona utanacak hiçbir şeyinin olmadığını söyle. Ona bunu kendi kendilerine yaptıklarını söyle. Ona, insanlar kendileri için üzülsünler diye kendi çocuklarının öldürülmelerini istediklerini söyle, ona onlar için üzülmüyorum de, ona onlar için üzülmemesini söyle, ona üzünülmesi gerekenin bizler olduğumuzu söyle, ona bize acı çekmekten bahsedemeyeceklerini söyle. Ona şimdi bizim demir yumruk olduğumuzu söyle, ona bunun savaş sis perdesi olduğunu söyle, ona güvende olana kadar onları öldürmeyi bırakmayacağımızı söyle, ona ölü polisi gördüğümde güldüğüm de, ona onların şimdi yıkıntılarda yaşayan hayvanlar olduğunu söyle, ona onları [tümden] yok etmiş olsak üzülmeyeceğim de, sadece dünya bizden nefret ederdi, ona eğer dünya bizden nefret etse umursamam de, ona bizim daha iyi kinciler olduğumuzu söyle, ona bizim seçilmiş insanlar olduğumuzu söyle, ona de ki onların bir çocuğunu kanlar içinde görüyorum ve ne hissediyorum? Ona bu [çocuk] o değil diye mutlu hissettiğimi söyle.&#8221;*</em></p>
<p><strong><em>  * Yedi Yahudi Çocuk: Gazze için bir Piyes (Seven Jewish Children: A Play for Gaza)İngiliz oyun yazarı Caryl Churchill tarafından 2009 yılında yazılmış bir oyundur.</em></strong></p>
<p>  İntifada, bir direnişin adıdır. Dünyanın en güçlü ve en acımasız ordularından birinin teknoloji harikası(!) silahlarına karşı bir halkın çocuklarıyla başlayan, bir direnişin adıdır.</p>
<p>  İntifada, zalimlerle mazlumların savaşı, füzelerin karşısında Filistin taşlarının <span id="more-19679"></span>konulduğu bir direnişin adıdır. Çocukların direnişidir, intifada.</p>
<p>  Tek kanallı günlere düşen bir unutulmaz anıdır; acıdır bendeki yeri. Televizyon ekranında,  gözümün önünden iki iri asker geçer, aralarına sıkıştırdıkları yüzünden kan sızan Filistinli bir çocuğu sürükleyerek götürdükleri bir dağ eteği, o çocuğun, o çocukların kollarını Filistin&#8217;in taşlarıyla kırıyorlardı. Yakalayıp götürdükleri o çocukların kollarını ve ince parmaklarını iki taş arasında eziyorlardı. Düştü mü kulağınıza feryat eden bir çocuk çığlığı, doldu mu yürekleriniz, yüreğinizden gözlerinize Filistin&#8217;den akan bir çift nehir yerleşti mi? Okudunuz mu kelimeleri, yaşadınız mı o anı? Onların yaşamı kelimeler olmadan yaşanıyor, kelimeler olmadan.</p>
<p>  Nicedir yazmak istiyorum, Filistin&#8217;i&#8230; Filistin deyince, yazmak nedir ki? Oturduğum yerden, dokunduğum tuşlarla bir Filistin yazmak ağır geliyor bana. Yüreğimin halkı Filistin her dakika yanıyor ve acıyorken tüm dünya susmuşken bir kaç kelime düşmek o ülke için benim için utançtan fazla bir şey değil. Yaşayamıyorken Filistin, kadın ve çocuk ve hatta erkek, yazıyor olmak utanç. Filistin taşlarla direnirken, oturduğum yerden sadece yazıyor olmak&#8230; Taşların can kesildiği bir zamanda taş atamadığım, taş olduğum, taşlaştığım için iğreniyorum kendimden. Filistin derken, yazmak dediğim nedir ki?</p>
<p>  Uzun zaman, yıllar geçiyor belki. Herkesin yaşamı değişiyor, dünyaca değişiyoruz ve hatta gelişiyoruz sadece bizler yaşıyoruz bu gelişmeyi ve değişmeyi. Filistin halen yanıyor, Filistin için gelişme susmayan silahların sesleri arasında asla uyulmayacak &#8216; ateş kes &#8216; yalanlarından geçiyor. Filistin için gelişme, ölümlere ölüm eklemekten geçiyor. Her şey, herkes değişiyor çok kanallı zamanlara geçiyoruz, ben yine yakalıyorum o ekranda bir Filistin acısı; insanlığın körlüğünde yine aynı askerler, yıllar geçmiş, her şey değişmiş bir tek Filistin ve Filistin&#8217;in çocuklarının katilleri değişmemiş. O katiller yine bir annenin çığlığı, feryadı arasında, o annenin kollarından kopartarak götürüyorlar o çocuğu, ağlıyor, direniyor, katiller bu kez neresi olduğunu bilmediğim bir yere sürükleyerek götürüyorlar o çocuğu. Nereye gittiğini bilemediğim bir çocuğun başına neler gelebileceğini biliyorum; işkence. Taş atan bir çocuğun korkan yüreğini hissediyorum içimde, nasıl bir acıdır, nasıl acıtır? Yıkıldım yine kendime bile dokunamayacak kadar yıkık&#8230; Ben yıkıldıkça, dünya kör ve sağır kaldıkça yıkılmıyor, tükenmiyor Filistin, insanlarına insan ekliyor. Çocuklar bereketleniyor, kutsal Filistin toprağında, ölüm bitmektir oysaki Filistin&#8217;de ölüm çoğalmaktan geçiyor, biz bitiyoruz, insanlığımız bitiyor, Filistin taş atan çocuklarıyla bereketleniyor, Filistin direniyor, silkiniyor, ayağa kalkıyor, emekleyen çocukların yürümeye doğru ilk adımları direniş, Filistinli çocukların ilk adımı: İntifada! Biz çürüdükçe onlar yeşeriyor. Filistin duymazlığımıza rağmen tüm gücüyle, onuruyla direniyor.</p>
<p>  1. İntifada 1987 Aralık ayı&#8230; İşgalci israil&#8217;in öldürdüğü 6 Filistin çocuk için direniyor Filistin. İşgalci israil yıldırma yöntemlerine yenilerini ekliyor silahlar susuyor, zulüm susmuyor. Şiddet başlıyor, kol kırma, kemik kırma, dipçikleme, baş ve karın ezmeye başlıyor, işgalci israil&#8217;in zalim katilleri, kendilerine asker diyorlar, öldürmeye programlı bu robotlar topluyorlar yüreğimin halkının çocuklarını.</p>
<p>　2. İntifada 2000 Eylül ayı&#8230; Çocuk katillerinin emir vericisi ariel şaronun Kudüs&#8217;te Müslümanların kutsal mekânı Haremüsşerif&#8217;i ziyaretiyle başlar. şaron, provokasyona, tahrike gelir, istediğini de alır.</p>
<p>  1948&#8242;de başlayan Filistin yok etme projesinde işgalci israil durdurak bilmeden, dünyanın gözleri önünde katline ve yok etme projesine devam etti. Bugüne yani 28-29 Eylül 2. İntifada&#8217;nın yıldönümüne geldiğimizde işgalin 60. yılında elimizde öldürülmüş binlerce insan üstelik çoğunluğu savaşmadığı halde yatağında, okulunun bahçesinde katledilmiş çocukların acısı ve unuttuğumuz Filistin&#8217;den başkası yok. Bir de yüreğine eğilip dokunamadığımız insanların içimize yerleşmiş, bekleyişlerine sessiz kalmamızdan kaynaklı vicdansızlığımız. Taşlara bakarken taşlaştığımızı hissetmeyişimize yakın bir donukluk bizdeki sessiz kalış.</p>
<p>  2. İntifada&#8217;nın yıl dönümüne yakın bir gün Kudüs&#8217;ten yeni dönmüş bir arkadaşımla sohbet ediyoruz. Benim içim zaten yukarıda yazıklarımla dolu. O anlatıyor ben dinlemiyorum duyduğum her kelimeyi canlandırıyorum, bahsettiği her Filistinliyi tanıdığım bir insanın yerine koyuyorum, Filistin&#8217;i kendi ülkem kılıyorum, o anlatıyor ben dinlemiyorum, anlattıklarıyla hissetmeye, Filistin&#8217;i yaşamaya çalışıyorum. Empatiyi falan kaldırıp atmalı bir tarafa yabancı kelimeleriyle anlatamazsınız yerli acıları. Yaşayın şöyle bir siz de benim yaşamaya çalıştığım gibi&#8230; Filistin 60 yıl silah sesleriyle ölüm sessizliği arasında gitti geldi. Son dönemler silah sesi duyulmuyor ama sessiz işgal devam ediyor.</p>
<p>  Kudüs&#8217;ten yeni gelen arkadaşım anlatıyor baskıyı, yıldırmayı haydi siz de bir anlığına kendi ülkenizi Filistin kılın; alın çocukları önce kirlensin üstleri başları, yırtık ve yıpranmış, ellerini kirletin. Ceplerine taş koyun, üşüsünler, aç kalsınlar, çekin alın tüm cıvıltılarını yüzlerine acı dolu bakışlar ekleyin, çocuk çocuk bakmayı haram kılın onlara, sonra babanız olmasın işgalci bir israil askerinin öldürdüğü bir babanın yetimi olun, sevdiğiniz kadın kayıp olsun, evladınız öldürülmüş. Kendi ülkenizde vatanınızda olsun tüm bunlar. Sonra kutsallarınızı getirin gözünüzün önüne, ülkeniz, camiiniz, havranız, kiliseniz, Anıtkabiriniz, Ayasofyanız, evini sizin için kutsal ne varsa hepsini kuşatan adım başı yerleştirilmiş güvenlik noktaları(!) yerleştirin her birinin etrafına kendi ülkenizde kendi toprağınızda 20&#8242;li yaşlarında ellerinde savaş silahlarıyla adım başı geziyor olsun. İşgalci ülkenin askerlerinin canları istediğinde size kimlik sormalarını, tepeden bakışlarını içinizden hissedin bakalım. Geçmiş acılarınızda sırtınızda olsun hafif kamburlaşın, acıdan bir kambur olsun sırtınızda. Yüklenip tüm bunları şimdi bakın Filistin&#8217;e kelimeler olmadan, Filistin deyince bunlar gelsin yüreğinize ve silkinin, ayağa kalkın, direnin Filistin için mi? Hayır! Kendi içinizdeki insanlığını yitirmiş tarafa dikilin. Filistin zaten direniyor, Filistin zaten intifada da. Bizim Filistin olmamız Filistin&#8217;i anlamamız için önce kendimize direnmemiz gerekiyor, susmamıza karşı direnmemize ihtiyacımız var. Zaten Filistin halkı işgalci siyonist israili biliyor ve niyetini anlıyor, anlamadıkları insanlığın ne yaptığı ya da neden yapması gerekeni yapmadığı.</p>
<p>  Katıldığım bir söyleşisinde Abdurrahman Dilipak &#8216;Filistin imtihanını veriyor, ya biz?&#8217; demişti, ya biz? Şimdi, Filistin direnişinin yıl dönümünde siz de direnin biraz önce kendi içinizden başlayarak direnin ancak kendi direnişiniz başlangıcından çıkılır Filistin&#8217;in tozlu sokaklarına, avuçlarımda sımsıkı tuttuğum Filistin toprağıyla, direniyorum, başkaldırıyorum, yıl dönümünde kelimeler olmadan insansızlığa! Şimdi biraz siz de, direnin, başkaldırın, konuşun, kelimeler olmadan!</p>
<p> </p>
<p><strong>Kelimeler Olmadan</strong></p>
<p>Uç uç böceği,</p>
<p>kanatlı karınca&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Ahh, mavi boncuk, kara kelebek.</p>
<p>Kurşunlara,</p>
<p>sımsıkı yumulmuş bir kalp.</p>
<p> </p>
<p>Sen Kabil,</p>
<p>buklelerinden sızıver,</p>
<p>kara gözlerinin,</p>
<p>çatık kaşlarının</p>
<p>tam</p>
<p>ortasına yer(leş),</p>
<p>kırmızı bir karanfil ol.</p>
<p> </p>
<p>Geceyi kusursuzca ikiye böl.</p>
<p>Önce ışık.</p>
<p>Sonra ses,</p>
<p>ardından&#8230;</p>
<p>Geceyi kusursuzca ikiye böl.</p>
<p>Tam yumarken gözlerini;</p>
<p>önce ışık,</p>
<p>sonra ses,</p>
<p>ardından</p>
<p>ölüm.</p>
<p> </p>
<p>Bölünmüş gecelerin seherinden kop ey yangın,</p>
<p>gel yüreği(miz)e kon.</p>
<p>Bölünmüş gecelerin kelimelerinden,</p>
<p>bir ses,</p>
<p>bir ses daha&#8230;</p>
<p>Katliam!</p>
<p> </p>
<p>Katliam,</p>
<p>yüzümü kanla yıka,</p>
<p>ellerime parçalanmış bedenler sun,</p>
<p>dilime ağıtlar düşür.</p>
<p>Şimdi</p>
<p>beni ayağa kaldır.</p>
<p>Ayağımı gözyaşıyla kaydır.</p>
<p> </p>
<p>Artık,</p>
<p>Filistin&#8217;in düştüğü yerde,</p>
<p>ölüme bulansın insanlık.</p>
<p>Şimdi,</p>
<p>Kabil&#8217;in izinde, isyana&#8230;</p>
<p>Acılarımızın vurduğu yerde,</p>
<p>isyana!</p>
<p> &#8230; Biraz okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank">Yahudi oldukları için mi zalimler?</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-9555" title="israil_siyonizm_zulum" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/israil_siyonizm_zulum-194x300.jpg" alt="" width="117" height="167" /></a>İsrail bir çok bakımdan Türkiye’ye benzeyen bir ülke. Paranoyak bir ulus-devlet. <strong><em>“Yoktan var edilmiş bir millet”</em></strong> dört tarafı <strong><em>“düşmanla çevrili”</em></strong> kutsal bir vatanda yaşıyor. Terör tehlikesine karşı ülkenin güvenliği için(?) haklar ve özgürlükler çiğneniyor. Devlet eliyle düşman üretiliyor! </p>
<p style="text-align: justify;">Gidemeyenlerin ülkesi oluyor İsrail… Kendi zulmü altında ezilen, korku içinde yaşayan, dünyasıyla beraber Ahiret’ini de kaybetmiş olan <strong>İsrailli</strong> zannederim <strong>Filistinliden</strong> bile daha zavallı bir durumda bu yüzden. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz</a></strong>.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">A<span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></a></span></strong></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7855" title="20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="115" height="166" /></span></a> <span style="color: #000000;">Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> <span>Bayrak y</span><span>akmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</span><span> </span><span>ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-14898" title="islamcilik_kitap_k" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg" alt="" width="118" height="183" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> İslâmcılık, Devrim ile Demokrasi Kavşağında </span></a></strong></p>
<p>Müslümanca yaşamak için devletin de “Müslüman” olması mı gerekiyor? Bu o kadar net değil. Çünkü İslâm’ın gereği olan “kısıtlamaları” insan en başta kendi nefsine uygulamalı. Aksi takdirde dinî mecburiyet ve yasakların kanun gücüyle dayatılması vatandaşı çocuklaştırıyor ister istemez. <strong>İ</strong><strong>yi-kötü ayrımı yapmak, iyiden yana tercih kullanacak cesareti bulmak gibi insanî güzellikler devletin elinde bürokratik malzeme haline geliyor. </strong>21ci asırda Müslümanca yaşamak kolay değil. Yani İslâm’ın özüne dair olanı, değişmezleri korumak ama son kullanma tarihi geçmiş geleneklerden kurtulmak. AKP’yi iktidara taşıyan fikrî yapıyı, Demokrasi-İslâm ilişkisini, İran’ı ve Milli Görüş’ü  sorguladığımız bu kitabı ilginize sunuyoruz. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"> <span style="color: #0000ff;"><strong>M<span><span><span>ü</span>slüman’ın Zaman’la imtihanı </span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman.jpg"></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #3366ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7624" title="20091210_derin_dusunce_org_musluman" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman-203x300.jpg" alt="" width="114" height="155" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sunuş</strong>: Müslümanlar dünyanın toplam nüfusunun %20’sini teşkil ediyorlar ama gerçek anlamda bir birlik yok. Askerî  tehditler karşısında birleşmek şöyle dursun birbiriyle savaş halinde olan Müslüman ülkeler var. Dünya ekonomisinin sadece %2-%3′lük bir kısmını üretebilen İslâm ülkeleri Avrupa Birliği gibi tek bir devlet olsalardı <strong><em>Gayrı Safi Millî Hasıla bakımından SADECE Almanya kadar </em></strong>bir ekonomik güç oluşturacaklardı. Bu bölünmüşlüğü ve <strong><em>en sonda, en altta kalmayı tevekkülle(!) kabul etmenin</em></strong> bedeli çok ağır: Bosna’da, Filistin’de, Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da ve daha bir çok yerde zulüm kol geziyor. Müslümanlar ağır bir imtihan geçiyorlar. Yaşamlarını şekillendiren şeylerle ilişkilerini gözden geçirmekle başlıyor bu imtihan. Teknolojiyle, lüks tüketimle, savaşla, kapitalizmle, demokrasiyle , “ötekiler” ile ve İslâm ile olan ilişkilerini daha sağlıklı bir zemine oturtabilecekler mi? <a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong><em>Müslüman’ın Zaman’la imtihanı</em></strong> </span></a>adındaki 204 sayfalık bu kitap işte bütün bu konuları sorgulayan ve çözümler öneren makalelerden oluşuyor.</p>
<p></span></span></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/12/07/silkiniyorum-ayaga-kalkiyorum-direniyorum-baskaldiriyorum/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/12/07/silkiniyorum-ayaga-kalkiyorum-direniyorum-baskaldiriyorum/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Unutma, unutturma&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/15/unutma-unutturma-3/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/15/unutma-unutturma-3/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Sep 2011 13:36:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[gazze]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18733</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="250" height="199" src="http://www.youtube.com/embed/jQqFQRLHKvY" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/15/unutma-unutturma-3/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/15/unutma-unutturma-3/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kukla oyunu</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/05/kukla-oyunu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/05/kukla-oyunu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Sep 2011 21:00:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[Karikatür]]></category>

		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>

		<category><![CDATA[baris]]></category>

		<category><![CDATA[gazze]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18600</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.timeturk.com/resim/fotogaleri/27/36539.jpg" alt="" width="371" height="520" /></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/05/kukla-oyunu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/05/kukla-oyunu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İsrail&#8217;de ipler kimin elinde?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/02/israilde-ipler-kimin-elinde/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/02/israilde-ipler-kimin-elinde/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2011 16:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[Karikatür]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18188</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/israel.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-18190" title="israel" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/israel.jpg" alt="" width="474" height="350" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/02/israilde-ipler-kimin-elinde/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/02/israilde-ipler-kimin-elinde/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçek bir ‘İsrail Baharı’ beklemek</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/14/gercek-bir-%e2%80%98israil-bahari%e2%80%99-beklemek/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/14/gercek-bir-%e2%80%98israil-bahari%e2%80%99-beklemek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2011 21:00:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18058</guid>
		<description><![CDATA[Tarık Ramazan
&#8220;&#8230;Dünyanın her yerinden, Filistinlilerin haklarını destekleyen kadın ve erkekler sembolik bir sefere çıkmak üzere hazırlanıyorlar. İnsani yardım adına son derece politik bir harekete başladılar: Filistin davasına uluslararası desteği ifade etmek üzere uluslararası bir filo Gazze&#8217;ye doğru yola çıkacaktı (özellikle insanların, İsrail kuşatması sebebiyle hala zor koşullar altında yaşadığı Gazze için). Dışişleri bakanlığından gizli servise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Tarık Ramazan<img class="alignright" src="http://profile.ak.fbcdn.net/hprofile-ak-snc4/50265_101641719679_4815840_n.jpg" alt="" width="198" height="198" /></strong></em></p>
<p>&#8220;&#8230;Dünyanın her yerinden, Filistinlilerin haklarını destekleyen kadın ve erkekler sembolik bir sefere çıkmak üzere hazırlanıyorlar. İnsani yardım adına son derece politik bir harekete başladılar: Filistin davasına uluslararası desteği ifade etmek üzere uluslararası bir filo Gazze&#8217;ye doğru yola çıkacaktı (özellikle insanların, İsrail kuşatması sebebiyle hala zor koşullar altında yaşadığı Gazze için). Dışişleri bakanlığından gizli servise ve Mossad&#8217;a kadar İsrail hükümeti, projeyi sona erdirmek için yapabileceği her şeyi yaptı: Yunan hükümetiyle lobi yaptı, gemilerin bazılarını sabote etti ve şiddet kullanmayan aktivistleri aşırılar ve radikaller olmakla itham eden bir medya kampanyası başlattı. Büyük ölçüde başarılı oldu: Bu barışçı devasa bir filo olacaktı ve sadece birkaç gemi faal kaldı. İsrail&#8217;le yeni ilişkisi sebebiyle Yunan hükümeti baskı altında pes etti ve gemileri bloke etti. Endişe verici ve üzücü. Çoğu Türk, dokuz pasif aktivitisin uluslararası bölgede öldürülmesinden bir yıl sonra İsrail hükümeti utançtan kaçınmaya çalışıyor fakat hala uluslararası adalet çağrısını dinlemeye&#8230;&#8221; <a href="http://www.stargazete.com/yazar/tarik-ramazan/gercek-bir-israil-bahari-beklemek-haber-365975.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/14/gercek-bir-%e2%80%98israil-bahari%e2%80%99-beklemek/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/14/gercek-bir-%e2%80%98israil-bahari%e2%80%99-beklemek/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bugün Cuma. &#8220;Elimden ne gelir ki?&#8221; deme. Onlar için dua et.</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/04/08/bugun-cuma-ne-yapabilirim-ki-diye-sorma-dua-et/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/04/08/bugun-cuma-ne-yapabilirim-ki-diye-sorma-dua-et/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2011 22:01:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=15589</guid>
		<description><![CDATA[Evi yıkılan ve bu anlamda yetkililere dert yanan kadın kendini şöyle ifade ediyor; &#8220;Saçlarımı çektiler. Beni yerlerde sürüklediler ve tekmelediler. Tek derdim üç çocuğumun yuvasını kurtarmaktı. Başaramadım ve aylarca dışarıda çadırda yaşamımızı sürdürdük. Kocamı evimizin yıkılışını protesto ettiği için hapise attılar. Zor şartlar altında yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Çocuklarım bunalımda. Yemek yaparken küçük kızımın kendini astığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>Evi yıkılan ve bu anlamda yetkililere dert yanan kadın kendini şöyle ifade ediyor; &#8220;Saçlarımı çektiler. Beni yerlerde sürüklediler ve tekmelediler. Tek derdim üç çocuğumun yuvasını kurtarmaktı. Başaramadım ve aylarca dışarıda çadırda yaşamımızı sürdürdük. Kocamı evimizin yıkılışını protesto ettiği için hapise attılar. Zor şartlar altında yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Çocuklarım bunalımda. Yemek yaparken küçük kızımın kendini astığını gördüm. Yetişmesem kendini öldürecekti. Dışarıda güneşin altında nasıl yaşamamızı istiyorlar. Artık yaşamak istemiyorum. Bir annenin çocuğunu kendini asarken görmesi nasıl bir durum sizce. Akli dengeleri müthiş bozuldu. Geceleri uyuyamıyorlar. Bana sürekli, &#8220;Askerler mi geliyor.&#8221; diye soruyorlar. Ama bir gerçek var ben onlardan daha çok korkuyorum.&#8221;</em></p></blockquote>
<p> <br />
<iframe title="YouTube video player" width="400" height="255" src="http://www.youtube.com/embed/lxZzcdadv6A" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>[ "<em>Gazze için"</em> forumundan - gazzeicin@yahoogroup​s.com]</strong></p>
<p>1878&#8242;den Günümüze Adım Adım Kanlı İstila<br />
 <br />
İsrail&#8217;in Filistin&#8217;de gerçekleştirdiği istilayı anlatan OccıpatIon 101 belgeseli görülmesi gereken bir yapım: 1878&#8242;den günümüze adım adım kanlı istila<br />
Siyonistlerin 1878 yılından bu yana Filistin topraklarında sistematik olarak gerçekleştirdiği istilayı ve katliamı konu eden Occipation 101 belgeseli çoğumuzun bilmediği ya da bir takım çevrelerce çok iyi gizlenen gerçekleri açığa çıkartıyor. Belgesel ayrıca ABD&#8217;nin halkından dahi gizlediği İsrail&#8217;e yaptığı milyarlarca dolarlık<span id="more-15589"></span> maddi yardımları, BM&#8217;nin takındığı iki yüzlülüğü, Filistin halkının adım adım eriyen gücünü, Arap ülkelerinin basiretsiz duruşlarını ve küçük çocukların büyük ülkelerin oyununa nasıl kurban gittiğini gözler önüne seriyor.&#8221;Ne kadar insana ulaştırabilirseniz ulaştırın. Elbet bir gün herkes gerçekleri görecektir.&#8221; İstila 101 belgeselinin büyük titizlikle insanlara ulaşmasının engellendiğini söyleyen belgesel yapımcısı Alison Weir ve yönetmenleri Sufyan Omeish ve Abdallah Omeish insanlara bu anlamlı çağrıda bulunuyor. Occupation 101 olarak gösterilen İstila 101 belgeseli sunduğu ayrıntılarla Ortadoğu topraklarında çoğunlukla da Filistin konusunda inanılmaz cesur söylemleri barındırıyor. Filistin istilasını konu eden belgesel Avrupa&#8217;da ve ABD&#8217;de fazlasıyla ses getirecek olsa da, gizlenen hatta ortaya çıkması istenmeyen bir belgesel. Çünkü belgesel bilmediğimiz ya da bize anlatılmayan gerçekleri etkileyici bir tonda izleyicisine aktarıyor. Bu belgeselin büyük titizlikle insanlara ulaşmasının engellendiğini söyleyen belgesel yapımcısı ve yönetmenleri insanlara da anlamlı çağırıda bulunuyor. &#8220;Ne yaparsanız yapın bu belgeseli tanıdıklarınıza ulaştırın.&#8221;<br />
 <br />
Batı&#8217;nın Cezayir, Güney Afrika ve Pakistan katliamları<br />
Occipation 101 ünlü fizikçi ya da evrenbilimci Stephan Hawking&#8217;in &#8220;Bilginin en büyük düşmanı cehalet değildir. En büyük düşman bilgi yanılgısıdır&#8221; diyerek açılıyor. Daha sonra Filistin ve İsraillilerin çatışmasıyla devam ediyor ve burada etkileyici bir şarkı dinliyoruz. Çığlıklar nerede&#8230; Günün sesi nerede&#8230; İnsanların sesi nerede&#8230; Ve duvar yazılarını görüyoruz. Sokaklardan fışkıran ama filozofların dahi kuramadığı birkaç cümle; &#8220;Ölülerin öcünü alacağız.&#8221; Daha sonra sırasıyla şimdilerde Libya&#8217;ya özgürlük götürmek için ön plana çıkan Fransa&#8217;nın Cezayir&#8217;de uyguladığı vahşete şahit oluyoruz. Yüz binlerce insanı katleden Cezayir askerlerinin kurşuna dizdiği ölülerle alay ettiği görüntülere şahit oluyorsunuz. Daha sonra ise benzer kişilerin, benzer milletlere Güney Afrika&#8217;da ve Pakistan&#8217;da uyguladığı vahşeti kısa ama etkileyici tonda seyrediyorsunuz.Daha sonra belgeselin asıl ön plana çıkarmak istediği ayrıntıları seyretmeye başlıyorsunuz. Burada bir gazeteci kasıtlı olarak yapılan bilgi kirliliğinden bahsediyor ve konuyu şöyle özetliyor; &#8220;İsrail ile Filistin meselesini ne kadar araştırırsanız o kadar çok yanlış şeyle karşılaşırsınız. Görüntülerle yazılanlar çoğu zaman birbiriyle uyuşmaz. Acemice yazılmış yabancı bir filme benziyor. Meseleyi biraz deşince aslında durumun garip değil, aynı zamanda rahatsız edici olduğunu görürsünüz. Basın oradaki çatışmayı kültürün bir parçasıymış gibi sunar. Bu yanılgının nedeni hikâyeyi tek taraflı dinlemekten kaynaklanıyor.&#8221; Bu bilgiyi aldıktan sonra aslında insanlığın iğrenç bir kumpasa sürüklendiğini hissedeceksiniz. Hele de Filistin&#8217;de çekilmiş gerçek görüntülerin yavaş yavaş akmasıyla; &#8220;Bunların birçoğundan haberimiz yoktu.&#8221; gibi cümleler kurabilirsiniz.<br />
 <br />
1878&#8242;de başlayan kanlı süreç<br />
Dakikalar ilerledikçe asıl ayrıntılara geçiliyor. İsrail&#8217;in kuruluşunda izlenen ve üstü kapatılmaya çalışılan müthiş ayrıntılar ve bu devleti ayakta tutabilmek adına büyük devletlerin özellikle de ABD&#8217;nin uyguladığı vahşi üslubu görüyorsunuz. ABD&#8217;nin İsrail&#8217;e yaptığı inanılmaz yardımları duydukça öfkeleniyor ve bu yardımları halkından gizlemeye başardığını şaşırarak seyrediyorsunuz. Belgeselle birlikte meselenin başlangıcına gidelim.Yıl henüz 1878. Ortada İsrail devleti yok ve o topraklardaki Müslüman ve Hıristiyan Arapların oranı yüzde 96,8 iken Yahudilerin oranı ise yüzde 3,2&#8242;ye ancak tekabül ediyor. Britanya&#8217;nın ön ayak olmasıyla ve büyük desteğiyle Siyonizm devletinin kurulması için ilk adımlar atılıyor ve Avrupa&#8217;dan 65 bin Yahudi bu bölgeye göç ettiriliyor. Zamanla bu sayı artıyor ve 1920&#8242;lere gelindiğinde 110 bin Yahudi Avrupa&#8217;dan bu topraklara getiriliyor ve araziler gerçek sahiplerinden alınıp Yahudilere veriliyor. Bunun neticesinde 1922&#8242;de  Hıristiyan Arapların oranı yüzde 87,6&#8242;ya gerilerken, Yahudilerin oranı yüzde 11&#8242;e yükseliyor. 1931&#8242;de ise bu oran Müslüman-Hıristiyan Araplar, yüzde 81,6, Yahudiler: Yüzde 16,9 olarak geçiyor.<br />
 <br />
Antisemitizmi lehlerine kullanıyorlar<br />
2. Dünya Savaşı yaklaştığında daha doğrusu Hitler&#8217;in iktidara gelmesiyle birlikte göç sayısı ikiye katlanıyor ve tam 174 bin Yahudi Avrupa&#8217;dan Filistin topraklarına göç ediyor. Avrupa&#8217;da Antisemitizm dalgasının iyice yaygınlaşmasıyla birlikte Yahudiler için yeni bir devlet kurma fikri doğuyor. Hiç suçları olmadığı halde Yahudi düşmanlığının suçunu Filistinliler ödemeye başlıyor ve 1947 yılında Britanya Filistin meselesini BM&#8217;ye devretmeye karar veriyor. BM baskı altında kalıp bölgeyi Arap devleti ve Yahudi devleti olarak ikiye bölüyor. Bu sırada nüfusun üçte ikisinden fazlasını oluşturmaları ve bölgenin yüzde 92&#8217;sinden fazlasına sahip olmalarına rağmen Araplara bölgenin yüzde 43&#8242;ü veriliyor. Nüfusun yalnızca üçte birini oluşturmalarına rağmen tüm bölgenin yüzde 8&#8242;inden azına sahip olmalarına rağmen Yahudilere yüzde 52&#8217;si veriliyor. Yahudiler sadece bölgede fazla toprak almadıkları gibi en bereketli arazileri de himayelerine geçiriyorlar. Bununla da yetinmeyen Siyonistler bünyelerinde barındırdıkları büyük silahlı güçle birlikte Arap şehirlerini işgale başlıyorlar. Öne çıkan ilk katliam Deir Yasin Köyünde gerçekleştiriyor. Bu köyde yaşayan yüzlerce kişi çoluk, çocuk ve yaşlı demeden sebepsiz yere katledilip toprakları ellerinden alınıyor.<br />
 <br />
15 Mayıs 1948&#8242;de İsrail devleti resmi olarak kurulup çevresindeki köyleri ele geçirmeye başlamasıyla,  Arap devletleri de saldırıya geçiyor. Sürekli konuşan ve hazırlıksız yakalanan Arap devletleri ne yazık ki bu savaşta İsrail&#8217;in 90 bin askerine karşılık sadece 68 bin asker gönderiyor. Savaşta üstün olan taraf hep İsrail oldu ve toprağına toprak kattığı gibi Filistin topraklarını Filistinlilerden temizledi. En son haliyle İsrail, Filistin topraklarının yüzde 78&#8242;ine hakim oldu. Yalnız Batı Şeria, Ürdün ve Gazze Mısır&#8217;ın kontrolünde kaldı. İsrail devletinin kurulmasıyla kısa süre içerisinde yaklaşık 400 köy tamamen ortadan kaldırıldı ve yeni Yahudi yerleşim yeri yapıldı. BM&#8217;nin kararlarıyla da bu yok edilen köylerin sakinlerinin bir daha köylerine dönmesi engellendi.İsrail Mısır&#8217;ın kontrolündeki toprakları da ele geçirmek için 1967&#8242;de başka bir savaşı başlattı. İsrail bu savaşta Batı Şeria ve Gazze&#8217;yi de topraklarına katarak Filistin&#8217;den kalan toprakları işgal etti. Bu savaş sırasında İsrail toplam 400 bin Filistinliyi topraklarından çıkardı ve binlercesini katletti. Dünya ise bu katliamlardan bahsetmek yerine hâlâ Yahudi soykırımını konuşuyordu. Arap liderler Filistinlilerin haklarını korumak için çokça konuşsalar da bir icraat gerçekleştiremediler. Sonunda da Filistinliler kendi haklarını kendileri savunmaya niyetlendi ve intifada başladı. Filistinlilerin topraklarını korumak için başlattıkları bu girişimlere İsrail çok acımasız şekilde karşılık verdi. İnsanlar katlediliyor, bilinçli olarak sakat bırakılıyor, taşlarla kemikleri kırılıp omuzları çıkarılıyordu. Tarihe not düşen kaynaklar ise 1967&#8242;den bu yana tam 400 bin Filistinlinin hiç suçu olmadığı halde fiziksel şiddete ve tacize maruz kaldığını yazıyordu.<br />
 <br />
Çocuklar katledildi<br />
İlk intifada sırasında yani 1987&#8242;den 1993&#8242;e kadar öldürülen Filistinli sayısı yaklaşık 2 bindi. Bunların 255&#8242;den fazlası ise çocuktu. 1993 yılının sonunda ilk intifada giderek durulmaya başladı. Gelecek 7 yıl boyunca barış sürecine girildi. Oslo Barış süreci sırasında aslında Filistinlilerin durumu daha da kötüleşti. Ekonomi, sağlık ve eğitim gibi konularda Filistinliler çok kötü bir seviyeye çekildi. Filistinli yöneticiler de o yıllarda kendi halkından gerçekleri gizledi. Sürekli Gazze&#8217;nin ve Ramallah&#8217;ın kurtarıldığını açıkladılar. Hâlbuki bu iki kent de İsrailli askerlerin gözetimi altındaydı. 1967&#8242;den itibaren 18 bin Filistinlinin evi yerle bir edildi. Bu evlerin 740&#8242;ı Oslo Barış süreci sırasında yıkıldı. Yasalar da zaten İsraillilere işliyordu. Yerleşimci Yahudiler eğer bir Filistinliyi öldürürse ya hiç ceza almıyor ya da kısa süreli göstermelik cezalar veriliyordu.<br />
 <br />
Eylül 2000&#8242;de ikinci intifada başladı. Filistinliler için her şey hukuksuz ve adil olmayan haklarını düzeltmek içindi. Bir yanda havuz keyfi yapan Yahudiler, diğer yanda bir gram suya muhtaç bırakılan Filistinliler. İntifada boyunca İsrail hep orantısız güç kullandı. Göstericilerin üzerine hakiki mühimmat kullandı. İntifadanın ilk 10 gününde 174 Filistinli öldürülürken, 3 bin Filistinli yaralandı. İsrail çoğu zaman plastik mermi kullandığını ve zararsız olduğunu söylese de gerçek öyle değildi. Bunlar çelikten kaplama mermilerdi. Bu mermiler çoğu zaman çocukların ölümüne neden olur. Eylül 2000&#8242;den Şubat 2007&#8242;e İsrail&#8217;in öldürdüğü Filistinli sayısı 4009 iken Filistinlilerin öldürdüğü İsrailli sayısı ise 1021&#8242;dir. 935&#8242;ten fazla çocuk çatışmalarda ölürken bunların 816&#8217;sı Filistinli, 119&#8242;u ise İsraillidir.  İsrail ayrıca Filistinlileri Batı Şeria&#8217;da saatlerce bekleten bir sürü kontrol noktası kurdu. Filistinlilerin hareket özgürlüğü büyük oranda kısıtlandı. Kudüs&#8217;e, sağlık kuruluşlarına, hastanelere, okullara, erişimi zorlaştırdı hatta çoğunu kısıtladı. Kısacası 3 milyon kişiyi hapishane ortamı oluşturulmuş bir bölgede yaşamaya zorladı. Hareket özgürlüğü insan hakları beyannamesinde de geçen en temel haklardandır. Ancak İsrail uluslararası yasaları göz göre ihlal etti. Şimdi bile kontrol noktalarında bekleyen askerler inanılmaz haklara sahipler. İsrailli asker herhangi bir Filistinliyi durdurup onu saatlerce bekletebilir hatta şiddet uygulayabilir. Filistin ekonomisinin büyük bir kısmı İsrail&#8217;de çalışan insanların gelirlerine dayalıydı. Artık İsrail&#8217;e giremedikleri için on binlerce aile kazanç kapısını kaybetti. Dünya Bankası verilerine göre Filistin&#8217;de işsizlik yüzde 53 görünürken, yüzde 75&#8242;i ise sefalet içerisinde yaşıyor, yani günde 2 dolardan az para kazanıyor.  Eğitim sistemi de çökmüş durumda. Apartmanlarda, kiralık dairelerde, kiliselerde, camilerde, bahçelerde ve boş arabalarda ders veriliyor. Burada öğrenciler savaşa gider gibi evden çıkıp okullarına gidiyor.<br />
 <br />
İsrail sadece 18 bin Yahudi yerleşimciye yer açabilmek için 3 milyon Filistinliyi Gazze&#8217;ye yığdı. 2005 Ağustosunda ise İsrail Gazze&#8217;deki yerleşimcilerini ve askeri karakolları boşaltıp yerleşimcilerin yerini değiştirdi. Medya, İsrailli politikacılarla birlikte görülmemiş bir fedakârlık yapılmış gibi gösterdi. Gerçek ise, İsrail&#8217;in uluslararası yasalara nihayet boyun eğmesinden ibaretti. O ağlayarak ve bağırarak evlerinden çıkarılan Yahudi yerleşimciler İsrail nüfusunun yalnızca yüzde 2&#8217;sini teşkil ediyordu. Yasadışı yerleşimcilerin her birine yeniden yerleşmeleri için 227 bin dolar vaat edildi. Toplam bedel 2.2 milyar dolardı. Gazze&#8217;de görünür bir şekilde İsrail varlığı olmasa da İsrail, Gazze sınırı, kıyı suları ve hava sahası üzerindeki kontrolünü sanal bir hapishane meydana getirerek sürdürüyor. Mülteci kamplarında yaşayan insanlar korkunç gerçeklerle yüz yüze yaşamını sürdürüyor. Bir odada sayıları 14 ve 25 kişi arasında insan yaşıyor. Çocuklar için hiçbir şey yok. Sokak, park, okul, oyun sahasına hasretler. Çoğu bunlarla tanışmadan ölümle tanışıyor. Bugün mülteci kamplarında yaşayan Filistinlilerin sayısı 4.255.120. Filistinli çocuklar üzerinde yapılan araştırmada birçoğunun artık yaşama isteği verisi ortaya çıktı. İsrail&#8217;in bir başka vahşi uygulaması ise ördüğü devasa duvar. İsrail&#8217;in duvarı Berlin Duvarından iki kat yüksek ve dört kat daha uzun. Köyleri tam içten bölüyor ve sağlık, eğitim ve yolculukları engelliyor.<br />
 <br />
Bir uzman şu açıklamayı yapıyor; &#8220;İsrail&#8217;in uçakları, tankları ve büyük silahları var. İsrail&#8217;i algılama biçimi değişmeli. İsrail sürekli ben barış istiyorum diyen fakat Arapları öldüren ve onların yerleşim yerlerini gasp eden bir ülkedir. Fakat dünyaya sürekli tehdit altındayım imajı veriyor. İsrail dünyanın en büyük beşinci nükleer gücüdür. 200 ile 300 arası nükleer başlığa sahiptir. İsrail bölgesinde süper bir güçtür. İsrail&#8217;in tank sayısı 3930 iken Filistin&#8217;in 0,  İsrail F16 Jet sayısı 362 Filistin&#8217;in 0. İsrail ayrıca ABD&#8217;nin ardından en büyük hava filosuna sahip ülkesi. Her bakımdan savunmasız bir nüfusa karşı abartılı bir güç kullanım söz konusu.&#8221;İsrail&#8217;in kısa sürede bu kadar güçlenmesi ve şımarık çocuk gibi davranmasının en büyük etkisi ABD&#8217;nin gücünü ve varlığını sürekli arkasında hissetmesinden kaynaklanıyor. ABD İsrail&#8217;in şuanda en büyük destekçisi. Ayrıca İsrail&#8217;in işgal edilen bölgelerde yaptığı her şeyin ücretini ABD vergi mükellefleri ödüyor. İsrail, dünyadaki tüm ülkelerin birleşimi miktarında dışarıdan ekonomik yardım alıyor. 1949&#8242;dan 2006&#8242;ya kadar ABD&#8217;nin İsrail&#8217;e yaptığı yardım miktarı: 108 milyar dolar. Bugün ise her yıl 2-3 milyar dolar arasında değişiyor. Ya da her gün 6-8 milyon dolar. Kişi başına düşen ABD yardımı 10, 775 dolar. Fakat birçok ABD&#8217;li bundan habersiz, çünkü ABD&#8217;de bulunan İsrail lobisi bunları halktan çok iyi gizliyor. ABD&#8217;nin toplamdaki senelik yardımın üçte birini İsrail alıyor. Sadece Mart 2003&#8242;te ABD İsrail&#8217;e 10 Milyar dolar yardımda bulundu. O tarihte müdahale ekiplerinin yani terörist saldırılarda ilk harekete geçecek olanlara geliştirilmesi için istenen 3,5 milyar dolarlık burs ise komitenin onayından geçemedi. İsrail&#8217;e verilen 10 milyar dolar ülke içinde kullanılsaydı sigortasız 4,202,251 çocuğa sağlık yardımı sigortası temin edilebilirdi. Ya da onları okula hazırlayan çocuk gelişim programlarına 1.445.573 Amerikalı çocuğun katılması için ödeme yapılabilirdi.<br />
 <br />
ABD örtbas ediyor<br />
İsrail ayrıca BM Güvenlik Konseyi kararlarını en çok ihlal eden ülke konumunda duruyor. ABD İsrail&#8217;in uluslararası yasaları ihlalini savunmak için BM&#8217;de 40&#8242;tan fazla veto hakkını kullandı. ABD&#8217;nin İsrail&#8217;e verdiği taahhüdün oldukça ısrarlı olması, iyi organize olmuş yandaş İsrail lobisiyle çıkacak bir çatışmayı engellemekle kalmıyor, aynı zamanda bölgeyi kontrol etme ve bölgedeki nüfuzunu kullanma çabaları dâhilinde İsrail&#8217;i artık elzem bir stratejik müttefik olarak gören Pentegon&#8217;un görüşlerini de temsil ediyor.<br />
 <br />
Bir Musevi: Siyonizm&#8217;den önce kardeş gibi geçinirdik<br />
Bu istila sırasında duyarlı Museviler de çıkmıyor değil. Şu ana dek 1681 İsrail askeri işgalde görev yapmayı reddetti. En az 323&#8242;ü emre itaatsizlikten hapse atıldı. Siyonistleri protesto eden Musevi ise; &#8220;Ben Arapları tanıyorum. Araplar çok iyidir. Siyonist hareket başlayana kadar aramızda hiçbir sorun yoktu. Büyükannem bana Siyonist hareket başlamadan evvel birbirlerinin çocuklarına bakıcılık yaptıklarını söylerdi. Birbirlerinden borç alırlarmış. Kardeş gibi geçinirmişler. Siyonist hareket birbirimizle çatışmamıza yol açtı. Problem, Arap ya da Musevilerde ya da Müslüman ve Yahudilerde değil sorun Siyonizm&#8217;de&#8221; diyor.<br />
 <br />
Rachel Corrie:Gördüklerim tarif edilemez vahşet<br />
Filistin defalarca uluslararası gözlemci istese de İsrail bunu her seferinde engelledi. Filistinliler uzun süre uğraştıktan sonra seslerini duyurmaya başladılar ve aktivisitler bölgeye gelmeye başladı. Bunlardan biri de 23 yaşındaki Rachel Corrie&#8217;ydi. Filistinli bir doktorun evini korurken İsraillinin kullandığı buldozerin altında kalarak yaşamını yitiren Rachel Corrie Filistin&#8217;de bulunduğu 2 hafta bir saat olduğunda not defterine şu cümleleri yazmıştı; &#8220;Gördüklerimi tarif edebilmek için hâlâ çok az kelime biliyorum.&#8221; ABD ayrıca Rachel Corrie&#8217;nin ailesinin meclise verdiği bağımsız soruşturma talebini reddetti.<br />
 <br />
Geceleri Filistinlilere uyku yok<br />
Evi yıkılan ve bu anlamda yetkililere dert yanan kadın kendini şöyle ifade ediyor; &#8220;Saçlarımı çektiler. Beni yerlerde sürüklediler ve tekmelediler. Tek derdim üç çocuğumun yuvasını kurtarmaktı. Başaramadım ve aylarca dışarıda çadırda yaşamımızı sürdürdük. Kocamı evimizin yıkılışını protesto ettiği için hapise attılar. Zor şartlar altında yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Çocuklarım bunalımda. Yemek yaparken küçük kızımın kendini astığını gördüm. Yetişmesem kendini öldürecekti. Dışarıda güneşin altında nasıl yaşamamızı istiyorlar. Artık yaşamak istemiyorum. Bir annenin çocuğunu kendini asarken görmesi nasıl bir durum sizce. Akli dengeleri müthiş bozuldu. Geceleri uyuyamıyorlar. Bana sürekli, &#8220;Askerler mi geliyor.&#8221; diye soruyorlar. Ama bir gerçek var ben onlardan daha çok korkuyorum.&#8221;<br />
 <br />
İsrail zulmü herkesi vuruyor           <br />
Filistinliler topraklarında kendi adlarına verilen kararlarda hiçbir zaman söz sahibi olamıyor. Yasalar Filistinlileri evlerinden çıkarmak ve İsraillilere daha rahat yaşam için çalışıyor. İsrailler çoğunlukla iyi tarım yapılacak arazilere ve su kaynaklarının çevresine kuruluyor. Bu bir etnik temizliktir. Sadece Müslümanlara değil, Filistinli Hıristiyanlar da İsrail zulmünden pay alıyor. Mesela ibadetlerini yapabilmek için pazar günü kiliselere giremiyorlar. Zırh delici silahlarla Hıristiyan evlerine saldırıyorlar. Hıristiyan bir anne durumu şöyle anlatıyor; &#8220;Onlar ateş ederken tek bir şey düşünüyorum. Çocuklarımı nereye saklayabilirim. Çocuklarım artık sokağa çıkamıyor. Benim çocuklarım da ister park da oynamayı havuzda yüzmeyi. Ama benim çocuklarıma bu hakkı çok görüyorlar ve engelliyorlar.&#8221;</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/04/08/bugun-cuma-ne-yapabilirim-ki-diye-sorma-dua-et/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/04/08/bugun-cuma-ne-yapabilirim-ki-diye-sorma-dua-et/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İsrail: Bir Adam, Bir Plan</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/04/04/israil-bir-adam-bir-plan/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/04/04/israil-bir-adam-bir-plan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 15:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Paksoy</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>

		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>

		<category><![CDATA[baris]]></category>

		<category><![CDATA[Çeviri]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=15501</guid>
		<description><![CDATA[Sunuş: Tüm dünyada gözlerin Arap dünyasına çevrildiği bir zamanda bu bölgenin en önemli aktörü olan İsrail&#8217;i görmemek olmazdı&#8230; Tunus&#8217;ta ilk olayların başlaması ve Mısır&#8217;a sıçramasından sonra herkes İsrail&#8217;in tavrının ne olacağını bekliyordu. Ancak beklentilerin aksine -göründüğü kadarıyla- İsrail aktif bir tavır al(a)madı bu dönem içerisinde&#8230; İşte bir Amerikalının gözünden son dönem yaşanan gelişmeler ve İsrail [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/04/netanyahu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-15503" title="netanyahu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/04/netanyahu.jpg" alt="" width="216" height="297" /></a>Sunuş: </em></strong><em>Tüm dünyada gözlerin Arap dünyasına çevrildiği bir zamanda bu bölgenin en önemli aktörü olan İsrail&#8217;i görmemek olmazdı&#8230; Tunus&#8217;ta ilk olayların başlaması ve Mısır&#8217;a sıçramasından sonra herkes İsrail&#8217;in tavrının ne olacağını bekliyordu. Ancak beklentilerin aksine -göründüğü kadarıyla- İsrail aktif bir tavır al(a)madı bu dönem içerisinde&#8230; İşte bir Amerikalının gözünden son dönem yaşanan gelişmeler ve İsrail hakkında, özellikle Netanyahu özelinde dikkat çekici olduğunu düşündüğüm bir yazı&#8230; Buyurun&#8230; (E.P.)</em></p>
<p><strong><em>(Bu makale David Remnick tarafından kaleme alınan ve </em></strong><a href="http://www.newyorker.com/"><strong><em>www.newyorker.com</em></strong></a><strong><em>  adresinde yayınlanan &#8220;</em></strong><strong><em>A Man, A Plan</em></strong><strong><em>&#8221; isimli makalenin serbest çevirisidir.)</em></strong></p>
<p>Politikada psikobiyografi genellikle işe yaramaz bir yöntem olarak kabul edilir. Bazen ideolojilerin ve davranışların insanda kalıtımsal olduğu düşünülse de bile bu görüş kolay kolay değişmez. Yıllar önce Amerikalı ve İsrailli yorumcular İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu&#8217;nun, aynı zamanda İspanya tarihi araştırmacısı olan babası Benzion&#8217;un Filistin topraklarının işgal edilmesi yönündeki aşırı sağ revizyonist görüşlerini, aynı Nixon&#8217;ın Çin&#8217;le ilgili görüşlerini bir kenara koyduğu gibi, bırakacağını beklemişlerdi. Yine Nixon&#8217;ın yıllarca devam eden Soğuk Savaş ideolojisini ve komünist avını bir tarafa bırakması gibi, Netanyahu da kendisinin ve partisinin geçmişini, yerlerinden edilmiş insanların acılarına son vermek ve İsrail&#8217;in ahlakî duruşunu tekrar kazanması için geride bırakabilirdi.</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/04/israil.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-15504" title="israil" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/04/israil.jpg" alt="" width="238" height="390" /></a>Ancak bu oyun bir aldanma ile sonuçlandı.  Netanyahu&#8217;nun sahip olduğu inatçı ideolojik miras böyle derin bir değişime engel oldu. Netanyahu ile 1990&#8242;ların sonuna doğru olan ilk başbakanlık döneminde Kudüs&#8217;teki ofisinde bir araya geldim. Buluşmada bana kibarca babasının 1956&#8242;da İsrail&#8217;in Sina&#8217;yı ele geçirmesinden hemen sonra David Ben Gurion ile nasıl karşılaştığını anlattı. Ben Gurion, Sina&#8217;ya bin yıl boyunca İsrail&#8217;in sahip olacağına dair yemin ediyordu. Fakat Benzion O&#8217;nun yanıldığı düşünüyordu. &#8220;<em>Neden?</em>&#8220;diye sordu Gurion. &#8220;<em>Çünkü Birleşik Devletler seni buna zorlayacak</em>.&#8221; dedi baba Netanyahu.</p>
<p>&#8220;<em>Ne yazık ki O haklıydı.</em>&#8221; dedi oğlu. &#8220;<em>Bu bir İsrail Başbakanı&#8217;nın ilk ve son kez bir Amerikan diktasına yenilgisi oldu.</em>&#8221; diye devam etti. İsrail&#8217;in en sağlam ve yardımsever müttefikine yönelik kalıcı hale gelen ihtiyatlı davranış hali Netanyahu&#8217;ya geçen kalıtımsal ideolojilerin sadece bir parçasıydı. İsrail&#8217;e yaptığım bu gezi içerisinde 101 yaşına gelmiş olan Benzion da beni evinde bir öğle yemeğine davet etmişti. Artık daha fazla gerici ve saldırgan konuşmalar duyacağımı <span id="more-15501"></span>beklemiyordum. Ancak Arapları, İsrailli liberalleri, sol görüşe yakın ılımlı muhafazakâr Amerikalıları küçük gören o tavırları ürperticiydi. Bu keskin ideolojiler İsrailli bir komando olan ve 1976&#8242;da Entebbe&#8217;de olağanüstü bir rehine kurtarma operasyonunda hayatını kaybeden Benzion&#8217;un bir diğer oğlu Yoni nedeniyle daha da derinleşmişti. Benjamin Netanyahu da kitaplarında, konuşmalarında, hareketlerinde ve her şeyde kendisini babasının oğlu olarak kanıtlamaya çalışıyordu.</p>
<p>Şimdi ise anti-demokratik ve Avigdor Lieberman gibi faşist bakanları barındıran koalisyon hükümetini yönettiği ikinci döneminde Washington&#8217;un ve bir barış antlaşması yapmaya ihtiyaç duyduklarını itiraf edip gönüllü olduklarını gösteren Filistin liderleri Mahmud Abbas ve Salam Fayyad&#8217;ın taleplerini inatla görmezden geliyor. Arap dünyasında bir devrimin yaşandığı bu dönemde Netanyahu savunmacı bir tavırla kendisinin de içerisinde bulunduğu değişim şartlarını algılamakta gönülsüz duruyor.</p>
<p>Yasadışı, insanlık dışı ve Yahudi değerleri ile bağdaşmayan Filistin topraklarının işgali üzerinden kırk yıl geçti. Netanyahu ise bir duvarın arkasında güvenli bir şekilde yoluna devam edebileceğini düşünüyor. Yine Netanyahu geçen ayın sonlarına doğru Almanya&#8217;nın BM&#8217;de Yahudi yerleşim yerleri ile ilgili olarak kınama kararına destek verdiği için duyduğu memnuniyetsizliği göstermek için Alman Şansölyesi Angela Merkel&#8217;e seslenmişti.  İsrail&#8217;de yayın yapan Haaretz Gazetesi&#8217;ndeki bir makaleye göre ise, bir Alman haber kaynağı bu tepkiye karşın Merkel&#8217;in öfkesini zor bastırdığını ifade etti. Merkel <em>&#8220;Nasıl cesaret edebiliyorsunuz?&#8221;</em> demişti. <em>&#8220;Asıl bizi hayal kırıklığına uğratan sizsiniz. Barışa yönelik bir adım dahi atmadınız.&#8221;</em> Yerleşim yerleri ile ilgili BM kararını ise yine Birleşik Devletler veto etti, ancak BM yönetimindeki kaynaklara göre görüşmeler yoğun tartışmalara sahne oldu.</p>
<p>Netanyahu ise Merkel&#8217;e önümüzdeki birkaç hafta içerisinde Batı Şeria&#8217;nın diğer yarısı üzerinde kurulacak olan geçici bir Filistin Devleti&#8217;ne destek veren bir konuşma yapmayı düşündüğünü ifade etmiş. Eğer Netanyahu&#8217;nun gerçekten böyle bir planı var ise bunun Filistinliler tarafından kabul edilemez olacağını kendisi de biliyor. Bu kendini beğenmişlik ve diplomatik yaratıcılıktan yoksunluk sayesinde Netanyahu Batı Şeria&#8217;daki ilerleyici gücünü kaybetmekte ve adım adım İsrail&#8217;i daha derin bir izolasyonun içine doğru sürüklemekte.</p>
<p>Artık Barack Obama için de açık ve net bir şekilde konuşma zamanı geldi. Eskiden yaptığı gibi sadece yerleşim yerleri konusuna yoğunlaşması yeterli değil. Bunun yerine konuyu daha kapsayıcı bir şekilde ele almalı. İşte bu sebeple ABD yönetimi yetkilileri ABD&#8217;nin Orta Doğu&#8217;da &#8220;doğruyu bulması&#8221; konusunu gündeme getiriyorlar. Bununla anlatılmak istenen ise Mısır, Tunus, Libya ve Bahreyn gibi ülkelerdeki demokratik unsurlara verilecek destek. Filistin ve İsrail için de aynı durum geçerli. Artık ABD&#8217;nin Netanyahu&#8217;nun bir şeyler yapması yönündeki eskiden gelen istekli alışkanlığını devam ettirmesi Amerikan&#8217;ın bölgedeki nüfuzu ve çıkarlarını terk etmesi anlamına geliyor.</p>
<p>Eğer ABD yönetimi kapsamlı bir barış planı ortaya konması hususunda isteksiz davranırsa, bu durum böyle bir planı meydana getirmenin zorluğu sebebiyle değildir. Kaçınılmaz olarak, iki devletli çözümü kapsayan parametreler 2001 yılında Taba&#8217;da gündeme gelmişti. Yine benzer biçimde Ehud Barak ve Mahmud Abbas sayesinde 2008&#8242;de de gündeme getirilmişti. Ancak burada asıl problem hem ABD, hem de İsrail&#8217;in iç politikalarında yaşadıkları kaygıdan kaynaklanıyor.</p>
<p>Yıllardır AIPAC, The Anti-Defamation League ve diğer sağ eğilimli Yahudi kuruluşları Kongre üyelerine ve Başkan&#8217;a karşı sahip oldukları parasal imkânları ve oy kaygılarını kullanarak ABD&#8217;nin politikaları üzerinde önemli bir rol oynuyorlar. Bu unsuru göz önünde bulunduran özellikle Demokrat Başkanlar bu lobi gruplarıyla doğrudan görüşmeleri gerektiğinin farkındalar. Bu sayede, Obama Yahudi oylarının yaklaşık yüzde yetmişini aldı. Ki eğer İsrail-Arap mücadelesinde uluslararası görüşleri organize etmeye çalışsa ve şu anki bulunduğu pozisyonun aksi yönünde konuşsa bu oyların bir kısmını kaybedebilirdi. Bununla birlikte, yönetimde bulunan bazı tecrübeli isimler bu politik tutumlarını içselleştirmiş durumdalar ve daha ötesini düşünemiyorlar. Mesela beş başkan ile birlikte çalışmış olan Dennis Ross hala bu konuyla alakalı marjinal düşüncelere sahip olabiliyor.</p>
<p>Obama&#8217;nın düşünceleri ise öyle çok gizemli değil. O&#8217;nun politik yuvasının Chicago&#8217;nun güney kıyısında bulunan, hem Filistinlilerin yaşadığı acıları ve trajedilerini hem de 2. Dünya Savaşı sonrası bir İsrail Devleti kurulmasının gerekliliğini kavrayabildiği ve liberal Siyonist ve Filistinli akademisyenleri tanıdığı bir yer olan Hyde Park olduğu biliniyor.</p>
<p>Ancak Obama bu konuyla ilgili olarak bazı hatalar yaptı. Bu hatalardan birisi 2009 yılında Kahire&#8217;de yapmış olduğu tarihi konuşmanın ve arkasından Kudüs&#8217;e yaptığı ziyaretin devamını getirmemesiydi. Eğer bu sorun İsrail&#8217;in iç politikası haline getirilirse, Obama kendisini muğlak bir pozisyonda bulacaktır. Diğer taraftan sağ görüşlü İsrailliler için Obama&#8217;nın ırkı ve daha da önemlisi orta ismi <em>(Barack Hüseyin Obama ismini kastediyor. ç.n.) </em>sürekli bir şüphenin oluşmasına neden oluyor. İsrail&#8217;e yönelik gündemde barış planının da bulunduğu bir gezinin düzenlenmesi hem uluslararası desteğin kazanılmasında hem de Amerikan çıkarlarının izah edilmesinde faydalı olabilir. Filistin sorunu sadece İsrail&#8217;in iç sorunu değildir, uluslar arası bir sorundur.</p>
<p>Obama&#8217;nın ortaya koyacağı böyle bir planın önemi Netanyahu&#8217;nun kabul etmesine bağlı değildir. Güçsüz olan ve kendi içlerinde sorunlarla boğuşan Filistinli liderler de bu plana hemen sahip çıkmayabilirler. Tam tersine, Birleşik Devletler için önemli olan bu planın &#8220;Büyük İsrail&#8221; tarafından desteği ile ayakta duramayacağını, yazar Bernard Avishai&#8217;nin söylediği gibi İsrail&#8217;in izole edilmesinin ortaya koyacağı müthiş kaybı anlayan ve Filistin Devleti&#8217;nin ahlakî gerekliliğini kabul eden &#8220;Küresel İsrail&#8221; tarafından desteklenmesi gerektiğini anlatmalıdır. Hatta Obama İsrail&#8217;in güvenliğini vurguladığı gibi, ciddi bir ilerleme kaydedecek antlaşma olmadan durumun daha da kötüleşebileceğini, şiddetin tekrardan artabileceği gerçeğini de vurgulamak zorundadır.</p>
<p>İsrail tarihinin mitlerinden bir tanesi de 1967 Arap-İsrail Savaşı&#8217;nda ortaya çıkan ve birkaç sol görüşlü entelektüel tarafından dillendirilen Filistin topraklarının işgalinin uzatılmasının ahlakî ve siyasi bir felakete sebep olacağıdır. Ama savaş sonrası toplanan meclis kayıtları gerçeğin bunun tam tersi olduğunu gösteriyor. O dönem ki Adalet Bakanı Yaakov Shimson Shapira&#8217;nın ifadeleri şu şekilde: <em>&#8220;Tüm dünyada sömürgeleştirme politikasının sona erdiği bir zamanda ağırlıklı olarak Arapların yaşadığı bir bölgeyi elde etmeyi düşünebilir miyiz? Yine bu durumda kendi savunma ve dış politikamızı kontrol edebilir miyiz? &#8230; Bunu kim kabul edecek ki?&#8221;</em></p>
<p>Kesinlikle hiç kimse&#8230; Eğer Amerika İsrail için faydalı bir müttefik olacaksa, bu İsrail&#8217;in açıklığına bağlıdır. Ve yine bu İsrail ve dünyanın Filistin halkına bir ulus borcu olması kadar önemlidir.</p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa &#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">A</span><span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></a></span></strong></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7855" title="20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="115" height="166" /></span></a> <span style="color: #000000;">Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? </span></span><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> <span>Bayrak y</span><span>akmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</span><span> </span><span>ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></a></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;"> </div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Yahudi oldukları için mi zalimler?</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-9555" title="israil_siyonizm_zulum" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/israil_siyonizm_zulum-194x300.jpg" alt="" width="133" height="190" /></span></a>İsrail bir çok bakımdan Türkiye’ye benzeyen bir ülke. Paranoyak bir ulus-devlet. <strong><em>“Yoktan var edilmiş bir millet”</em></strong> dört tarafı <strong><em>“düşmanla çevrili”</em></strong> kutsal bir vatanda yaşıyor. Terör tehlikesine karşı ülkenin güvenliği için(?) haklar ve özgürlükler çiğneniyor. Devlet eliyle düşman üretiliyor! </p>
<p style="text-align: justify;">Gidemeyenlerin ülkesi oluyor İsrail… Kendi zulmü altında ezilen, korku içinde yaşayan, dünyasıyla beraber Ahiret’ini de kaybetmiş olan <strong>İsrailli</strong> zannederim <strong>Filistinliden</strong> bile daha zavallı bir durumda bu yüzden. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a></strong>.</p>
<p> </p>
<p></span></span></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/04/04/israil-bir-adam-bir-plan/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/04/04/israil-bir-adam-bir-plan/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İsrail’in Sınır Anlayışı</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/03/24/israil%e2%80%99in-sinir-anlayisi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/03/24/israil%e2%80%99in-sinir-anlayisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2011 11:07:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=15281</guid>
		<description><![CDATA[



 
 

Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/03/israil.jpg"></a></div>
<div><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/03/israil.jpg"></a></div>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/03/israil.jpg"></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-15282" title="israil" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/03/israil.jpg" alt="" width="280" height="271" /></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/03/24/israil%e2%80%99in-sinir-anlayisi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/03/24/israil%e2%80%99in-sinir-anlayisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Rachel Corrie&#8217;nin anne babası Türkiye&#8217;de Mavi Marmara&#8217;yı ziyaret etti</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/01/28/rachel-corrienin-anne-babasi-turkiyede-mavi-marmarayi-ziyaret-etti/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/01/28/rachel-corrienin-anne-babasi-turkiyede-mavi-marmarayi-ziyaret-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Jan 2011 11:18:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=14596</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="YouTube video player" class="youtube-player" type="text/html" width="250" height="217" src="http://www.youtube.com/embed/gfehmQEXVLQ" frameborder="0" allowFullScreen></iframe></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/01/28/rachel-corrienin-anne-babasi-turkiyede-mavi-marmarayi-ziyaret-etti/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/01/28/rachel-corrienin-anne-babasi-turkiyede-mavi-marmarayi-ziyaret-etti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sabra-Şatilla’da Erdoğan Portreleri</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/10/26/sabra-satilla%e2%80%99da-erdogan-portreleri/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/10/26/sabra-satilla%e2%80%99da-erdogan-portreleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2010 12:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Akyol</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>

		<category><![CDATA[Lübnan]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=13044</guid>
		<description><![CDATA[[26 Ekim 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Geçen hafta &#8220;Türk dış politikasının Ortadoğu&#8217;daki etkisi&#8221; başlıklı bir araştırma programı çerçevesinde Beyrut&#8217;a gittim. Böylece birkaç kez teğet geçmeme rağmen bir türlü ayak basamadığım Lübnan&#8217;ı da ilk kez görmüş oldum. Gördüğüm ilk siyasi realite, Türkiye&#8217;nin son yıllarda ivme kazanan &#8220;Ortadoğu açılımı&#8221;nın Lübnan&#8217;da çok olumlu karşılandığıydı. Bunun bir sebebi, Lübnan&#8217;la [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/lebanon1.gif"><img class="alignright size-full wp-image-13045" title="lebanon1" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/lebanon1.gif" alt="" width="68" height="50" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/turkey1.gif"><img class="size-full wp-image-7609 alignleft" title="turkey1" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/turkey1.gif" alt="" width="68" height="50" /></a>[26 Ekim 2010 tarihli <a href="http://www.stargazete.com/gazete/yazar/mustafa-akyol/sabra-satilla-da-erdogan-portreleri-304239.htm" target="_blank">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>
<p>Geçen hafta &#8220;Türk dış politikasının Ortadoğu&#8217;daki etkisi&#8221; başlıklı bir araştırma programı çerçevesinde Beyrut&#8217;a gittim. Böylece birkaç kez teğet geçmeme rağmen bir türlü ayak basamadığım Lübnan&#8217;ı da ilk kez görmüş oldum. Gördüğüm ilk siyasi realite, Türkiye&#8217;nin son yıllarda ivme kazanan &#8220;Ortadoğu açılımı&#8221;nın Lübnan&#8217;da <span id="more-13044"></span>çok olumlu karşılandığıydı. Bunun bir sebebi, Lübnan&#8217;la onyıllardır bir şekilde &#8220;ilgilenen&#8221; Suriye, İran ya da Suudi Arabistan gibi aktörlerin aksine, Türkiye&#8217;nin herhangi bir dini grubun hamiliğine soyunmaması. &#8220;Sizin hükümet Sünni, Şii veya Hıristiyan ayrımı yapmadan tüm kesimlere yaklaşıyor&#8221; dedi Hıristiyan gazeteci Sami Nader. &#8220;Bu bizim için hem çok yeni, hem de çok iyi bir şey.&#8221;</p>
<p>Görüştüğüm diğer entelektüel ve bürokratlar, Türkiye&#8217;nin iktisadi cazibesinin altını çizdiler. Öncelikle vizelerin karşılıklı olarak kaldırılması iki ülke arasındaki trafiği çok artırmış. Dışişleri Bakanı Davutoğlu&#8217;nun &#8221; ekonomik entegrasyon&#8221; vizyonunun bir parçası olan &#8220;Türkiye-Suriye-Lübnan-Ürdün Serbest Ticaret Bölgesi&#8221; projesi ise, Avrupa Birliği&#8217;ne benzer bir umut yaratmış.</p>
<p>Lübnan başbakanı Said Hariri&#8217;nin başdanışmanı Muhammed Çatah da &#8220;Türkiye modeli&#8221;nin giderek yükseldiğini ve İran&#8217;ın radikal çizgisine karşı bir alternatif oluşturduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan&#8217;ın, hem Müslüman kimliği hem de İsrail militarizmine karşı duruşu sayesinde, &#8221; Arap sokakları&#8221;nda büyük itibar kazandığını anlattı. Bunun da AK Parti&#8217;nin temsil ettiği dünyaya açık, iktisaden liberal ve siyaseten barışçı tutuma ilk defa bu denli yüksek bir &#8220;İslami meşruiyet&#8221; kazandırdığını vurguladı.</p>
<p>Söz konusu &#8220;meşruiyet&#8221;in en çarpıcı ifadesini ise, kendi adıma Sabra-Şatilla&#8217;da gördüm. Asıl bahsetmek istediğim de orası zaten.</p>
<p>***</p>
<p>Hatırlayanlar hatırlayacaktır, Beyrut&#8217;un azıcık dışında yer alan bu iki komşu Filistinli mülteci kampı 1982 eylülünde korkunç bir katliama sahne olmuştu. İsrail destekli Hıristiyan Falanjist milisler, bu kamplara girip 3 bine yakın masum insanı öldürmüşlerdi.</p>
<p>Aradan geçen 28 yıldan sonra bugün Sabra-Şatilla&#8217;da katliam yok ama sefalet var.</p>
<p>Burası, özetle, çok sıkışık bir gecekondu mahallesi. Derme-çatma binalar arasındaki mesafe çoğu yerde 1 metreden az. Dahası hiçbir altyapı olmadığı için tüm kablolar havada geziyor. Dolayısıyla Sabra&#8217;nın daracık sokaklarından tepeye bakınca gökyüzünü göremiyorsunuz bile.</p>
<p>Bazı evlerin içine girdim, karşılaştığım sefalete şaşırdım. Bir &#8220;mutfak&#8221; gördüm ki, zemininde pis bir su birikintisi, tezgahında iki tane paslı tencere vardı. Odalar penceresiz, çocuklar çelimsizdi.</p>
<p>Bu düzeyde fakirliğe Türkiye dahil daha pek çok ülkede de yer yer rastlayabilirsiniz. Ama Filistin kamplarındaki en yakıcı şey fakirlik değil, bunun sistematik bir zulüm ile &#8220;yaratılmış&#8221; olması. Bazıları üç jenerasyondur bu kamplarda yaşayan Filistinliler, sahip oldukları evlerinden İsrail tarafından sürülmüş, sığındıkları Lübnan gibi komşu ülkelerde de insan yerine konmamış haldeler.</p>
<p>Umutlarını ise ya El Fetih&#8217;te ya Hamas&#8217;a bağlamış durumdalar. Dolayısıyla Sabra-Şatilla&#8217;nın kirli sokaklarını Yaser Arafat&#8217;ın yahut Şeyh Ahmed Yasin&#8217;in posterleri süslüyor.</p>
<p>Bir de Başkakan Erdoğan&#8217;ın gülümseyen portreleri&#8230;</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;den geliyorum&#8221; dediğimde de aynı şekilde gülümseyen Filistinli yüzleriyle karşılaştım. Ve ülkemden ilk defa bu kadar gurur duydum.</p>
<p>Bana ve nice milyonlara bu gururu yaşattığınız için teşekkürler Erdoğan, teşekkürler Davutoğlu&#8230;</p>
<p>Ve yola devam Türkiye&#8230;</p>
<p>&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Yahudi oldukları için mi zalimler?</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-9555" title="israil_siyonizm_zulum" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/israil_siyonizm_zulum-194x300.jpg" alt="" width="133" height="190" /></span></a>İsrail bir çok bakımdan Türkiye’ye benzeyen bir ülke. Paranoyak bir ulus-devlet. <strong><em>“Yoktan var edilmiş bir millet”</em></strong> dört tarafı <strong><em>“düşmanla çevrili”</em></strong> kutsal bir vatanda yaşıyor. Terör tehlikesine karşı ülkenin güvenliği için(?) haklar ve özgürlükler çiğneniyor. Devlet eliyle düşman üretiliyor! </p>
<p>Gidemeyenlerin ülkesi oluyor İsrail… Kendi zulmü altında ezilen, korku içinde yaşayan, dünyasıyla beraber Ahiret’ini de kaybetmiş olan <strong>İsrailli</strong> zannederim <strong>Filistinliden</strong> bile daha zavallı bir durumda bu yüzden. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/04/filistin_israil.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a></strong>.</p>
<p> </p>
<p style="text-align: right;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">A</span><span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></a></span></strong></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7855" title="20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="115" height="166" /></span></a> <span style="color: #000000;">Bayrak y</span><span style="color: #000000;">akmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</span><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;">ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;">Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></a></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/10/26/sabra-satilla%e2%80%99da-erdogan-portreleri/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/10/26/sabra-satilla%e2%80%99da-erdogan-portreleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Neden şu akan kanın izi, yanağındaki çiçeğin yaprağını yırtmakta?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/10/17/neden-su-akan-kanin-izi-yanagindaki-cicegin-yapragini-yirtmakta/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/10/17/neden-su-akan-kanin-izi-yanagindaki-cicegin-yapragini-yirtmakta/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Oct 2010 23:58:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=12761</guid>
		<description><![CDATA[KAYNAK
Dr. Nurit Peled-Elhanan, Eylül 1997&#8242;de Kudüs&#8217;te bir intihar bombacısı tarafından öldürülen 13 yaşındaki Smadar Elhanan&#8217;ın annesi. Aşağıdaki yazı, Nurit&#8217;in bu ayın başlarında Uluslararası Kadın Gününde Strazburg&#8217;da, yaptığı konuşmadır. Kızı, şiddetli ve ayrım gözetmeyen terörist saldırının kurbanı olmuş ve elinden alınmış annenin sözlerine lütfen kulak verin. 
Konuşma: 
Beni bugün buraya davet ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Burada (Avrupa Parlamentosu&#8217;nda) sizlerle beraber [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://zipciktimyilmaz.blogspot.com/search?updated-max=2010-10-11T16:06:00-07:00&amp;max-results=7" target="_blank">KAYNAK</a></p>
<p>Dr. Nurit Peled-Elhanan, Eylül 1997&#8242;de Kudüs&#8217;te bir intihar bombacısı tarafından öldürülen 13 yaşındaki Smadar Elhanan&#8217;ın annesi. Aşağıdaki yazı, Nurit&#8217;in bu ayın başlarında Uluslararası Kadın Gününde Strazburg&#8217;da, yaptığı konuşmadır. Kızı, şiddetli ve ayrım gözetmeyen terörist saldırının kurbanı olmuş ve elinden alınmış annenin sözlerine lütfen kulak verin. <br />
<em><strong></strong>Konuşma: </em><br />
Beni bugün buraya davet ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Burada (Avrupa Parlamentosu&#8217;nda) sizlerle beraber olmak, benim için daima bir onur ve memnuniyet vesilesidir. Ancak itiraf etmeliyim ki, buraya, benim yerime bir Filistinli kadını davet etmiş olmanız gerekirdi, çünkü <span id="more-12761"></span>benim ülkemde şiddetten dolayı en fazla acı çekenler Filistinli kadınlardır. Ve, konuşmamı, Gazze Şeridi&#8217;ndeki Bet Lahiya&#8217;da, kendi tarlalarında çilek toplarken İsrail askerlerinin beş çocuklarını öldürdüğü Miriam R&#8217;aban ve kocası Kemal&#8217;e adıyorum. Bu cinayet için kimse hiçbir zaman mahkeme önüne çıkarılmayacak. Yetkililere, neden bir Filistinli kadının değil de benim buraya çağrıldığımı sorduğumda, cevap, bunun, tartışmayı çok yerelleştireceği yolunda oldu.</p>
<p>Yerel-olmayan şiddet nedir bilmiyorum. Irkçılık ve ayrımcılık teorik kavramlar ve küresel olgular olabilirler ancak onların etkileri daima yerel düzeyde ve gerçek olmuştur. Acı yereldir. Aşağılanma, cinsel istismar, işkence ve ölüm, ve bunların bıraktıkları izler hem de çok yereldir. <strong><em>İsrail hükümeti ve İsrail ordusu tarafından Filistinli kadınlara uygulanan yerel şiddetin tüm dünyaya yayılmış olduğu ne yazık ki doğrudur. Gerçekten de, devlet şiddeti ve ordu şiddeti, ve bireysel ve kolektif şiddet, ABD&#8217;deki Müslüman kadınların her zaman maruz kaldıkları kaderleridir. Bunun nedeni, sözde özgür olan dünyanın Müslüman doğurganlığından korkmasıdır. </em></strong></p>
<p>&#8220;La liberte egalite et la fraternite&#8221; (özgürlük, eşitlik ve kardeşlik) sloganlarıyla bilinen Büyük Fransa, küçük kızların başörtülerinden korkuyor. Yahudilerin Büyük İsrail&#8217;i, bakanlarının demografik (nüfussal) bir tehdit olarak damgaladığı Müslüman doğurganlığından korkmakta. <strong><em>Kudretli ABD ve Büyük Britanya, kendi vatandaşlarının gözlerini sadece alçak, ilkel ve kana susamış olarak tanımladıkları Müslümanlardan korkutarak, körleştirmiyorlar, aynı zamanda da Müslümanları demokrasi-dışı, şovenist ve gelecekteki teröristlerin kitlesel üreticileri olarak gösteriyorlar. Ve, bunu, bugünkü dünyayı gerçekte tahrip edenler Müslümanlar olmadığı halde yapıyorlar. Bunu yapanlardan biri sofu bir Hıristiyan, biri Anglikan, biri de imansız bir Yahudi. </em></strong></p>
<p>Bir Filistinli <strong>kadın</strong>ın her gün, her saat maruz kaldığı eziyet başıma hiç gelmedi, bir kadının hayatını bitmez bir cehenneme çeviren bir şiddet hiç yaşamadım. Temel insan hakları, özel yaşam ve onur gereksinmeleri ellerinden gasp edilerek alınmış olan kadınlara; evlerine gece ve gündüz, her an kapıları kırılarak girilen; yabancıların ve kendi çocuklarının gözleri önünde, silah namlusu ucunda çırılçıplak soyunmaya zorlanan; evleri yıkılan; geçim araçlarından ve normal aile yaşamlarından edilmiş kadınlara hergün yapılan fiziksel ve mental işkence, benim kişisel sıkıntılarım arasında değil.</p>
<p><strong>Çocuk</strong>lara uygulanan şiddet gerçekte annelere uygulanan şiddettir ve bu yüzden ben de kadınlara uygulanan şiddetin bir kurbanıyım. <strong><em>Filistinli, Iraklı ve Afgan kadınların hepsi benim kızkardeşlerimdir, çünkü hepimiz, kendilerine özgür ve aydınlanmış dünyanın liderleri diyen, ve bu özgürlük ve aydınlanma adına çocuklarımızı çalan aynı vicdansız suçluların pençesinde hapsolmuşuz. </em></strong>Gene, İsrailli, Amerikan, İtalyan ve İngiliz anneler, o kadar şiddetle körleştirilmiş ve beyinleri o derece yıkanmıştır ki, <strong><em>dünyada onlara yakın olan tek kızkardeşlerinin, tek müttefiklerinin; çocukları bizim çocuklarımız tarafından öldürülen, veya kendilerini bombalarla bizim kızlarımız ve oğullarımızla beraber parça parça eden çocukların Filistinli, Iraklı ve Afgan Müslüman anneleri olduğunu fark edemiyorlar. </em></strong>Hepsi de, politikacılar tarafından üretilen aynı virüsle akıl-hastalığına tutulmuşlar. <strong><em>Ve bu virüsler, Demokrasi, Vatanseverlik, Tanrı, Vatan gibi çeşitli görüntüsel adlar alsalar da hepsinin hedefi aynı.</em></strong> <strong><em>Hepsi de, zengini daha zengin, güçlüyü daha güçlü yapma amacında olan sahte ve uydurma ideolojilerin bir parçası. </em></strong></p>
<p>Hepimiz de, çocukları ellerinden alınmış veya alınma potansiyeli olan, homojen bir grup haline getirilmişiz ve mental, psikolojik ve kültürel şiddetin kurbanlarıyız. Batılı kadınlar, doğurganlıklarının ulusal bir servet olduğuna inandırılmış, tıpkı Müslüman doğurganlığının uluslararası bir tehdit oluşturduğuna inandırıldıkları gibi. Feryat etmemeleri için eğitilmişler: ‘Onu ben doğurdum, ben emzirdim, o benim, onun hayatının petrolden ucuz olmasına, geleceğinin bir toprak parçasından daha az değerli olmasına izin vermeyeceğim,&#8217; şeklinde bağıramıyorlar. <strong><em>Hepimiz, aklımızı hasta etmiş olan eğitimle terörize edilmişiz, bundan muzdaribiz; yapabileceğimiz tek şeyin, ya oğullarımızın sağ salim eve dönmeleri için dua etmek ya da cesetleriyle övünmek olduğuna inandırılmışız. Ve hepimiz, bütün bunlara sessizce katlanmak için, korku ve öfkemizi içimizde saklayacak, kaygılandığımızda Prozac alacak, ama asla herkesin önünde cesaretimizi göstermeyecek şekilde yetiştirildik. Asla gerçek bir Yahudi, gerçek bir İtalyan veya gerçek bir İrlandalı anne olmamak için yetiştirildik. </em></strong></p>
<p>Ben, devlet şiddetinin kurbanıyım. Bir anne olarak doğal ve medenî haklarım ihlâl edildi ve hâlâ da ediliyor çünkü, <strong><em>18. doğum günü geldiğinde, oğlumun, Sharon, Bush, Blair gibi ve onların kana-susamış, petrole-susamış, toprak gaspetmek için hırslı generallerinin çetesi gibi suçluların elinde oyuncak olmak üzere benden alınıp götürüleceği günün korkusu içinde yaşıyorum.</em></strong> Yaşadığım dünyada, yaşadığım devlet içinde ve yaşadığım rejim içinde, Müslüman kadınlara, yaşamlarını nasıl değiştirecekleri konusunda fikir vermeye cüret edemem. Başörtülerini çıkarmalarını veya çocuklarını değişik şekilde eğitmelerini istemiyorum; <em><strong>onları ve onlar gibileri aşağılayan Batı demokrasilerinin gölgesinde, Demokrasiler kurmaları için onları teşvik etmeyeceğim.</strong></em> <strong><em>Yalnızca, alçakgönüllülükle onlardan kızkardeşlerim olmalarını isteyeceğim ve, azimli oldukları için, yaşamlarını sürdürmede gösterdikleri cesaret için, çocuk doğurdukları için ve benim dünyamın onları yerleştirdiği zorlu koşullara rağmen onurlu bir aile yaşamı sürdürmeye devam ettikleri için kendilerine duyduğum hayranlığı belirteceğim.</em></strong> Onlara, hepimizin aynı acıyla birbirimize bağlandığımızı ve, aynı çeşit şiddetin kurbanları olduğumuz halde, benim ödediğim vergilerle palazlanan benim devletim ve onun ordusu tarafından kötü muamele gören ve bu yüzden de çok daha fazla eziyeti çeken tarafın onlar olduklarını söylemek istiyorum.</p>
<p><strong><em>İslâmın kendisi, tıpkı Judaizmin kendisi veya Hıristiyanlığın kendisi gibi, ne bana ne de bir başkasına bir tehdit oluşturmuyor. Fakat Amerikan emperyalizmi oluşturuyor; Avrupa&#8217;nın kayıtsızlığı ve işbirliği oluşturuyor; İsrail ırkçılığı ve zorba işgal rejimi oluşturuyor.</em></strong> İsrailli askerleri, güvenlik neden gösterilerek, Filistinli kadınlara silah zoruyla çocuklarının gözü önünde soyunmalarını emretmeye götüren şey, ırkçılık, eğitimde yapılan propaganda ve aşılanmış yabancı-düşmanlığı ve yabancı korkusudur; Amerikan askerlerine Iraklı kadınların ırzına geçme izni, ve İsrailli gardiyanlara, genç kadınları insanlık-dışı koşullarda tutma, gerekli hijyenik yardımdan, kışın elektrikten, temiz su ve temiz yataktan yoksun bırakma, ve onları emzirdikleri ve henüz yeni yürümeye başlayan çocuklarından ayırma yetkisi veren; onlara hastane yollarını kapatan; eğitim almalarını engelleyen; topraklarını istimlâk eden; ağaçlarını köklerinden söken; ve tarlalarını işlemelerini önleyen şey; en hafifinden, ‘öteki&#8217;ne duyulan derin saygısızlıktır.</p>
<p>Filistinli kadınları veya onların çektikleri eziyetleri tam olarak anlamam olası değil. Tüm dünyanın bu kadar aşağılamasına, bu kadar saygısızlığına maruz kalarak yaşamımı nasıl sürdürürdüm bilmiyorum. <strong><em>Bütün bildiğim, bu savaş-felâketine uğramış gezegende, annelerin sesinin uzun süreden beri boğulmakta olduğu. Annelerin sesi duyulmuyor çünkü bunun gibi uluslararası forumlara davet edilmiyorlar.</em></strong> Bildiğim sadece bu kadar, ve bu da gerçeklerin çok azı. Ama bana, bu kadınların kızkardeşlerim olduklarını, onlar için sesimi yükseltmem gerektiğini ve onlar için vereceğim savaşa lâyık olduklarını hatırlatmaya yetiyor.<strong><em> Onların çocukları çilek tarlalarında, iğrenç kontrol noktalarında ölürken; okul yolunda sevgi ve merhametin ırk ve dine bağımlı olduğunu öğrenmiş İsrailli çocuklar tarafından vurulurken yapabileceğim tek şey onların ve ihanete uğramış bebeklerinin yanında durmak, ve kadın ve çocuklara şiddet uygulayan bir diğer rejim altında yaşayan bir diğer annenin, Anna Akhmatova&#8217;nın sorduğu soruyu sormak: Neden şu akan kanın izi, yanağındaki çiçeğin yaprağını yırtmakta?! </em></strong></p>
<p>1 Ağustos 2010, Pazar<br />
Nurit Peled-Elhanan<strong>[Hijabvogue.blogspot.com adresindeki İngilizcesinden Hatice Aksoy tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir]</strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/10/17/neden-su-akan-kanin-izi-yanagindaki-cicegin-yapragini-yirtmakta/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/10/17/neden-su-akan-kanin-izi-yanagindaki-cicegin-yapragini-yirtmakta/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İHH’dan İsrail raporuna açıklama</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/07/19/ihh%e2%80%99dan-israil-raporuna-aciklama/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/07/19/ihh%e2%80%99dan-israil-raporuna-aciklama/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 20:58:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>

		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[gazze]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2010/07/19/ihh%e2%80%99dan-israil-raporuna-aciklama/</guid>
		<description><![CDATA[İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, İsrail&#8217;in Mavi Marmara saldırısıyla ilgili uluslararası bir komisyon kurulması ve soruşturmanın bu komisyon tarafından yürütülmesi konusunda ısrarcı tavrını sürdürüyor.
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, İsrail ordusunun Mavi Marmara gemisine saldırı raporuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklama şu şekilde:
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, İsrail&#8217;in Mavi Marmara saldırısıyla ilgili uluslararası bir komisyon kurulması ve soruşturmanın bu komisyon tarafından yürütülmesi konusunda ısrarcı tavrını sürdürüyor.<span id="more-10587"></span><br />
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, İsrail ordusunun Mavi Marmara gemisine saldırı raporuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklama şu şekilde:<br />
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, İsrail&#8217;in Mavi Marmara saldırısı ile ilgili uluslararası bir komisyon kurulması ve soruşturmanın bu komisyon tarafından yürütülmesi konusunda ısrarcı tavrını sürdürüyor. İsrail&#8217;de kurulan askeri komisyon tek taraflı olmuştur. Açıklanan rapor da bu yönde olmuştur. Bundan sonraki komisyonların raporlarında da benzer sonuçlar çıkacaktır.<br />
İsrail, bu raporda operasyonu en kötü senaryo ile yöneten askerini savunmuştur. Bir takım istihbarat eksiklikleri sıralandıktan sonra operasyonun planlaması ve uygulaması savunulmuştur.<br />
İsrail, bu raporda faturayı kamuoyunda prestiji zaten sıfırlanan Deniz Kuvvetleri Komutanı&#8217;na kesmiştir. Operasyonda 9 aktivisti öldüren askerler ise suçlanmıyor. Oysa gemiye inen komandolar, silahsız insanları öldürdüler. Sadece nefs-i müdafada bulunan aktivistleri değil, olay esnasında fotoğraf çeken Cevdet Kılıçlar ve kamera çekimi yapan 19 yaşındaki Furkan Doğan&#8217;ı yakın mesafeden vurarak öldürdüler. Kılıçlar, alnına isabet eden kurşunla hayatını kaybederken, Furkan Doğan yaralandıktan sonra yakın mesafeden beş el kurşunla öldürüldü. İsrail askerleri lazer güdümlü silahlarla sivil insanları öldürdüler ve yaraladılar. Ancak bu rapor, İsrail komandolarının katliamını ört bas ediyor.<br />
Rapor, asker için hazırlanan bir çalışma olsa da Başbakan Benjamin Netanyahu, Savunma Bakanı Ehud Barak ve Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman&#8217;ın onayı alınmadan bu operasyon yapılamazdı.</p>
<p>Raporda Mavi Marmara yolcularının gemiye inen askerlere ateş açtığı iddia ediliyor. Mavi Marmara gemisinde silah bulunmadığı gibi arbede sırasında etkisiz hale getirilen İsrail askerlerinin silahları da denize atılmıştır. İsrail, kendi askerini ve operasyonunu savunmak için böyle bir senaryoyu raporuna almıştır.<br />
İsrail, tamamen insani amaçlarla yola çıkan 36 ülkeden 588 sivil insana uluslararası sularda kanlı bir saldırıda bulunmuştur. Özür dilememekte ısrar eden, tazminat ödemeyen, 7 gemiyi iade etmeyen, Gazze&#8217;deki ambargonun tamamen kaldırılmasını kabullenmeyen İsrail&#8217;den suçunu itiraf etmesi elbette beklenemez.<br />
Biz İHH İnsani Yardım Vakfı olarak uluslararası sularda, korsanlık yaparak sivil insanlara saldıran İsrail&#8217;in bedel ödemesi gerektiğini ısrarla savunmaya devam edeceğiz. Eğer insan haklarından, hukuktan ve evrensel değerlerden bahsedeceksek önce İsrail&#8217;in yargılanmasını konuşmalıyız.<br />
Birileri terörist ilan edilmekle tehdit edilirken İsrail terörü görmezden gelinmemeli.<br />
Raporu özetlemek gerekirse bize göre bu rapor çöpe atılması gereken bir rapordur.</p>
<p><a href="http://www.ihh.org.tr/ihh-dan-israil-raporuna-aciklama/">http://www.ihh.org.tr/ihh-dan-israil-raporuna-aciklama/</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/07/19/ihh%e2%80%99dan-israil-raporuna-aciklama/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/07/19/ihh%e2%80%99dan-israil-raporuna-aciklama/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öldürmeyeceksin!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/07/12/oldurmeyeceksin/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/07/12/oldurmeyeceksin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 11:01:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10461</guid>
		<description><![CDATA[İsrail öldürüyor&#8230; İlk günkü gibi öldürmeye devam ediyor. Son olarak Gazze&#8217;de dört yıla yakın bir süredir devam etmekte olan ambargoyu kaldırarak bir yardım koridoru oluşturmak isteyen; Gazze&#8217;nin hemen her şeyden mahrum edilmiş mazlumlarına insani yardım malzemesi taşıyan sivil insani yardım aktivistlerini Akdeniz&#8217;in ortasında, uluslararası sularda öldürdü İsrail.
Öldürdü&#8230; En iyi bildiği şeyi bir kez daha yaptı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="www.ihh.org.tr/oldurmeyeceksin" target="_blank"><img class="alignright size-full wp-image-10462" title="ihh" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/07/ihh.jpg" alt="" width="207" height="188" /></a>İsrail öldürüyor&#8230; İlk günkü gibi öldürmeye devam ediyor. Son olarak Gazze&#8217;de dört yıla yakın bir süredir devam etmekte olan ambargoyu kaldırarak bir yardım koridoru oluşturmak isteyen; Gazze&#8217;nin hemen her şeyden mahrum edilmiş mazlumlarına insani yardım malzemesi taşıyan sivil insani yardım aktivistlerini Akdeniz&#8217;in ortasında, uluslararası sularda öldürdü İsrail.<br />
Öldürdü&#8230; En iyi bildiği şeyi bir kez daha yaptı. Oysa On Emir&#8217;den biriydi &#8220;öldürmemek&#8221;.<br />
İHH İnsani Yardım Vakfı dünyanın her kıtasından, her din ve inançtan, 36 farklı ülkeden 700&#8242;ün üzerindeki insani yardım aktivistinin hedef alındığı 31 Mayıs kanlı saldırısını anlatan bir site hazırladı. Rotası sevgi ve kardeşlik olan İnsani Yardım Filosu&#8217;nun &#8220;İnsanlığa çağrı&#8221; bölümünde <span id="more-10461"></span>şöyle deniyor:<br />
&#8230;<br />
Geçmişten bugüne uzanan bu kanlı mirası değiştirmek için dünyanın bütün iyi insanları bir araya geliyoruz.<br />
Gazze bir sembol olsun bizler için. Düşünelim&#8230; Mesela hepimiz Gazzeli olalım bir an için. Kapalı bir kafeste özgürlüğünü arayan bir kuş olalım; gözleri ufukları zorlayan, yalnızlığın acısını hisseden, dünyanın umarsızlığına kahreden&#8230; Ailesi her türlü ihtiyaç içinde beklerken işsiz olan bir baba; hasta çocuğuna ilaç bulamayan acılı bir anne, inşaat malzemeleri olmadığı için evi, okulu, hastanesi olmayan yüz binler olalım&#8230;<br />
Bu durum hoşumuza gitmedi; çünkü bizler iyi insanlarız. Bir milimetrekare bile kalmaksızın yeryüzündeki her yaşam için esenlik dileyenleriz. Güzellik istiyoruz komşularımız için bizler. O yüzden götürüyoruz mutfağımızda pişenden&#8230; Çünkü elimizdeki tüm güzellikleri paylaşmak istiyoruz&#8230;<br />
Şimdi Latin Amerika&#8217;dan Uzakdoğu&#8217;ya iyi insanlar evlerinden sokaklara çıktılar. Çünkü Gazze için yola çıkan İnsani Yardım Filosu&#8217;nun barış ve kardeşlikle yüklü olduğunu biliyorlardı. Gemilerin içinde taşınan fidanların Gazze&#8217;de dostluk çiçekleri açacağından eminlerdi; oyun parklarının yerleştirileceği caddelerdeki çocuk sevinçlerini çok önceden görmüşlerdi. Sokaklara çıktılar çünkü İsrail&#8217;in uzatılan bu zeytin dalını tutmayışına, bir kez olsun aklıselimle davranmayışına içerlemişlerdi, kızmışlardı&#8230;<br />
Şimdi 7 milyar insan söz vermeliyiz. Gazze artık hepimizin vicdanı. Hepimiz Gazeli çocuk ve ihtiyarlarız. Hepimiz Gazze&#8217;nin sınır kapılarına vurulan paslı çivilerin sökülüp atılmasını istiyoruz. Hepimizin gözleri Filistin&#8217;in, Gazze&#8217;nin sokaklarındaki gülen çocuğu arıyor.<br />
O hâlde tekrar 7 milyar insan söz vermeliyiz. Çünkü Gazze yeni Gazzelere ya engel olacak ya da bir kez daha dünyanın birçok sokağında, caddesinde yeni Gazzelerle perişan olacağız. Hangisi?<br />
 <br />
Site, İHH İnsani Yardım Vakfı&#8217;nın internet sitesi üzerinden ziyaret edilebilir.<br />
<a href="http://www.ihh.org.tr/oldurmeyeceksin">www.ihh.org.tr/oldurmeyeceksin</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/07/12/oldurmeyeceksin/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/07/12/oldurmeyeceksin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkü öldür, yat dinlen (Uri Avnery)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/18/turku-oldur-yat-dinlen/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/06/18/turku-oldur-yat-dinlen/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 11:18:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[siyonizm]]></category>

		<category><![CDATA[Çeviri]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10262</guid>
		<description><![CDATA[Açık denizde kara sularının dışında gemi donanma tarafından durduruldu. Komandolar gemiye çıktılar. Güvertedeki yüzlerce insan direndi, askerler zor kullandılar. Bazı yolcular öldürüldü, pek çoğu yaralandı. Gemi limana getirildi, yolcular zorla indirildi. Dünya onları rıhtımda yürürken seyretti, erkek, kadın, genç, yaşlı, hepsi perişan vaziyette ve her biri iki askerin arasında.
Geminin ismi ‘Exodus 1947’ydi. Soykırımdan kurtulmuş insanlarla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Açık denizde kara sularının dışında gemi donanma tarafından durduruldu. Komandolar gemiye çıktılar. Güvertedeki yüzlerce insan direndi, askerler zor kullandılar. Bazı yolcular öldürüldü, pek çoğu yaralandı. Gemi limana getirildi, yolcular zorla indirildi. Dünya onları rıhtımda yürürken seyretti, erkek, kadın, genç, yaşlı, hepsi perişan vaziyette ve her biri iki askerin arasında.</p>
<p>Geminin ismi ‘Exodus 1947’ydi. Soykırımdan kurtulmuş insanlarla doluydu ve Britanya ablukasını yarıp Filistin sahillerine ulaşabilmek ümidiyle Fransa’dan yola çıkmıştı. Eğer oraya varabilmelerine izin verilseydi, kıyıya çıkacaklar, yasa dışı mülteci sayıldıkları için Britanya askerleri daha önce yaptıkları gibi onları alıp Kıbrıs’taki tutuklu kamplarına <a href="http://www.koxuz.org/anasayfa/node/6261" target="_blank">DEVAMI KOXUZ&#8217;DA</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/06/18/turku-oldur-yat-dinlen/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/06/18/turku-oldur-yat-dinlen/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Taraf&#8217;ta bir ilan: Suçsuzum</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/17/tarafta-bir-ilan-sucsuzum/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/06/17/tarafta-bir-ilan-sucsuzum/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2010 00:05:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zulüm]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10254</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/israil_taraf_ilan.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-10255" title="israil_taraf_ilan" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/israil_taraf_ilan.jpg" alt="" width="406" height="603" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/06/17/tarafta-bir-ilan-sucsuzum/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/06/17/tarafta-bir-ilan-sucsuzum/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

