<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; ilker basbug</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/ilker-basbug/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane(33)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/24/peygamber-ocagi-degil-timarhane33/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/24/peygamber-ocagi-degil-timarhane33/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 12:35:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20407</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;Lala ile Başbuğ&#8217;un yolunun 2003 yılında, &#8216;lüks merakı&#8217; yüzünden kesiştiği öne sürülüyor. Lala&#8217;nın bir oto galerisi, reklam ve mankenlik ajansı vardı. Lüks düşkünü olduğu öğrenilen Murat Başbuğ, pahalı otomobiller ve renkli gece hayatı ile &#8216;ele geçirildi&#8217;. Lala&#8217;nın, mahkemeye Başbuğ&#8217;un özel hayatı ile ilgili bazı CD&#8217;ler sunduğu da iddialar arasında. Askerî kaynaklar, terör örgütünün bu şantaj [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/ilker_basbug.jpg"><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/ilker_basbug-300x215.jpg" alt="" title="ilker_basbug" width="300" height="215" class="alignright size-medium wp-image-8434" /></a><em>&#8220;&#8230;Lala ile Başbuğ&#8217;un yolunun 2003 yılında, &#8216;lüks merakı&#8217; yüzünden kesiştiği öne sürülüyor. Lala&#8217;nın bir oto galerisi, reklam ve mankenlik ajansı vardı. Lüks düşkünü olduğu öğrenilen Murat Başbuğ, pahalı otomobiller ve renkli gece hayatı ile &#8216;ele geçirildi&#8217;. Lala&#8217;nın, mahkemeye Başbuğ&#8217;un özel hayatı ile ilgili bazı CD&#8217;ler sunduğu da iddialar arasında. Askerî kaynaklar, terör örgütünün bu şantaj sayesinde sadece örgüt kamplarını korumaya almadığını, aynı zamanda birtakım ihalelere girildiği ve bazı atamaların dahi yapıldığı bilgisini veriyor&#8230;&#8221;</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1228755&#038;title=ilker-basbugun-oglu-ile-pkk-saniginin-bu-samimi-fotografi-tesaduf-degilmis">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/24/peygamber-ocagi-degil-timarhane33/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/24/peygamber-ocagi-degil-timarhane33/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uyanmak o uykudan&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/10/uyanmak-o-uykudan/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/10/uyanmak-o-uykudan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 22:02:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20240</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/ilker_basbug_ergenekon_turk_silahli_kuvvetleri.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-20239" title="ilker_basbug_ergenekon_turk_silahli_kuvvetleri" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/ilker_basbug_ergenekon_turk_silahli_kuvvetleri.jpg" alt="" width="489" height="364" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/10/uyanmak-o-uykudan/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/10/uyanmak-o-uykudan/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane(31)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/08/peygamber-ocagi-degil-timarhane31/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/08/peygamber-ocagi-degil-timarhane31/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 12:49:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20200</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Başbuğ&#8217;un Genelkurmay 2. Başkanlığı yaptığı 2005&#8242;te, bu sitelerden bazılarını subaylara tavsiye ettiği belirlendi &#8216;Akredite internet siteleri&#8217; başlığı ile subaylara yapılan duyuruda, kara propaganda amacıyla kurulan 42 internet sitesinden &#8220;fethullah.has, pkkgercegi.net, armenianreality.com, turkatak.gen.tr&#8221; de yer aldı. Diğer 12 sitenin de andıçla kurulanlarla bağlantılı olması &#8230;&#8221; TAMAMI
 
Askerlik ve TSK konusunda okumak için…
Zorunlu Askerlik Gerekli mi?
Zorunlu Askerlik bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Başbuğ&#8217;un Genelkurmay 2. Başkanlığı yaptığı 2005&#8242;te, bu sitelerden bazılarını subaylara tavsiye ettiği belirlendi &#8216;Akredite internet siteleri&#8217; başlığı ile subaylara yapılan duyuruda, kara propaganda amacıyla kurulan 42 internet sitesinden &#8220;fethullah.has, pkkgercegi.net, armenianreality.com, turkatak.gen.tr&#8221; de yer aldı. Diğer 12 sitenin de andıçla kurulanlarla bağlantılı olması &#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1226013&amp;title=subaylara-andicli-sorf-tavsiyesi" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>Askerlik ve TSK konusunda okumak için…</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Z</span><span style="color: #0000ff;">orunlu Askerlik Gerekli mi?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><em><img class="alignleft" title="zorunlu_askerlik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/zorunlu_askerlik.bmp" alt="" width="125" height="181" /></em></a>Zorunlu Askerlik bir çok insanımız için bir görev ama aynı zamanda bir çile. Ülkemizi savunmanın daha akıllıca bir yolu yok mu? Bu konuyu yaklaşık bir yıl boyunca tartıştık. Üç makale işaret fişeği görevi yaptı. Yüzlerce okurumuz değişik önerilerde bulundu. Kimileri “aman dokunmayın, böyle çok iyi” derken askerliğini yapmış olan arkadaşlar tecrübelerini paylaştı. Evet, belki de ilk defa bu konu gerçekten muhatabı olanlara yani Türkiye’nin vatandaşlarına soruluyor. <strong>Zorunlu askerlik gerekli mi?</strong> Bir yıllık kolektif çalışmanın ürünü olan bu 276 sayfalık kitap konuyla ilgili herkes için birinci elden bir bilgi kaynağı. <em><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a>.  </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em> </em> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">T</span><span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Kitabı buradan indirin</span></strong></a>.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/08/peygamber-ocagi-degil-timarhane31/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/08/peygamber-ocagi-degil-timarhane31/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yedi askerin ölümüne iman etmek?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/02/04/yedi-askerin-olumune-iman-etmek/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/02/04/yedi-askerin-olumune-iman-etmek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Feb 2011 10:55:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<category><![CDATA[zorunlu askerlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=14685</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Becer
2009 yılında Çukurca&#8217;da kendi döşediği mayının infilak etmesi neticesinde yedi askerin vefatıyla TSK&#8217;nın Türkiye&#8217;yi  bir kez daha salladığını hatırlıyorsunuzdur. Olay ilk önce PKK&#8217;ya ihale edilmiş, ardından PKK&#8217;nın haberimiz yok açıklamasıyla bir an için boşlukta kalmış, en sonunda sorumlu Komuta Kademesinin telefon görüşmelerinin internet ortamına sızmasıyla gerçek su yüzüne çıkmıştı.
Şehit yakınlarından bir kaçının olayı yargıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/askerlik_adalet.jpg"><img class="size-full wp-image-14687   alignleft" title="askerlik_adalet" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/askerlik_adalet.jpg" alt="" width="211" height="238" /></a>İbrahim Becer</em></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/askerlik_adalet.jpg"></a>2009 yılında Çukurca&#8217;da kendi döşediği mayının infilak etmesi neticesinde yedi askerin vefatıyla TSK&#8217;nın Türkiye&#8217;yi  bir kez daha salladığını hatırlıyorsunuzdur. Olay ilk önce PKK&#8217;ya ihale edilmiş, ardından PKK&#8217;nın haberimiz yok açıklamasıyla bir an için boşlukta kalmış, en sonunda sorumlu Komuta Kademesinin telefon görüşmelerinin internet ortamına sızmasıyla gerçek su yüzüne çıkmıştı.</p>
<p>Şehit yakınlarından bir kaçının olayı yargıya taşımasıyla da bu müessif olayı artık mahkemelerden takip edeceğimiz anlaşılıyor. Hangi mecrada yazdığımı hatırlamıyorum ama bu konu hakkında kalem oynattığımı anımsar gibiyim. O gün için &#8220;komutanların olayı gizleme telaşı&#8221; üzerine yazmıştım. Geçenlerde yapılan mahkemenin oturumunda ise yüreği yaralı bir annenin &#8220;<em>dokuz senedir askerin ayak basmadığı yerde benim  ‘aşçı&#8217; oğlumun işi ne&#8221;</em> feryadı  düşündürdü beni.</p>
<p>Çok önemli bir toplumsal rahatsızlığımız var; karşımıza çıkan sorunlar  hakkında dünya üzerinde eşi menendi olmayan üç davranış türünü benimsiyoruz: <strong><em>inanmak, biat etmek, iman etmek!</em></strong></p>
<p><strong><em>En tehlikelisi iman etmek</em></strong>; çünkü iman eden insan sorgulamaya hiçbir şekilde tevessül etmiyor. Diğer iki şıkkın dönüşü zor da olsa mümkün. Darbe iddiaları karşısında nasıl ki ‘imanlı bir Laik-Ulusalcı&#8217; kesim dimdik ayaktaysa, karşı cenahta da düşüncelerine ‘vatan aşkı&#8217; zırhı giydirmiş, <strong>&#8220;iman dolu göğsüyle&#8221;</strong> efrad kıyam etmekte. Belki de bu ülkenin <span id="more-14685"></span>kaderi bu; kavramlar kök salacak kadar bu ülkenin topraklarında mukim olamıyorlar. Alttaki toprak devamlı kaydığı içindir ki inanmaması gerekene iman edenlerin, biat etmesi gereken yerde de inkar edenlerin çokça olduğu bir ülkedir burası.</p>
<p>Asker aleyhinde kalem oynatanların bundan zevk aldığını sanan bir kitle var bu Ülkede. Belki de Askerin kendileriyle aynı ‘izm&#8217; üzerinde olmaları hasebiyle hatalarının yazılmalarından hoşlanmıyorlar. Oysa ki Askerin Anıtkabir ziyaretini, Laik olmasını, haki renk elbise ve rugan ayakkabı giymesini eleştiren yok<em>. ‘Dokuz saat önceden haberdar edilen Dağlıca Baskını hakkında neden önlem alınmaz</em>?&#8217;  sorusu gerçekten çok mu agresif, kışkırtıcı bir sorudur. Oysa ki bu soruya tatmin edici bir cevap verilseydi sonraki yıllarda &#8220;Hantepe Baskını&#8221; yaşanmayacak, biz de televizyon ekranlarında &#8220;<em>Başbakan çöktü mü, çökmedi mi&#8221; </em>şeklinde bir geyik muhabbetine şahit olmayacaktık.</p>
<p>Bakın, bugün katlanarak artan mayın saldırılarının bile evveliyatı var. Doksanlı yıllarda mayın arama faaliyetini karargah destek bölüğünden sıradan askerler yapardı. Şimdiki durum hakkında bilgim yok, yorum yapamam. Mesela, sivilde piyanist şantör olan bir genç, otomatik tüfek nişancısı olabileceği gibi mayın da arayabilirdi. Ben geceyi dağda geçirdikten sonra onlarca sabah bu dedektörcülerin arkasından yürüdüm ama dedektörün çaldığına pek şahit olmamıştım. Hoş, dedektör ikaz verse dahi ne yapılacağı konusunda bilgisi olan da yoktu aramızda ya neyse. Her sabah ısrarla mayın aradık ama bulamadık. En sonunda askerin kafasındaki kar başlığını çıkarınca gerçek ortaya çıktı. Asker dedektörün pillerini sökmüş, Walkmene takmış, bangır bangır Müslüm Gürses eşliğinde, O önde, biz arkada Şırnak-Hakkari karayolunda mayın aramışız günlerce.</p>
<p>Mayının ne menem bir bela olduğunu bildiğim için o askere bugün de kızıyorum, o anneye ise çok üzülüyorum. Mayın beni üç metre uzağa fırlatıp attığında burnumdan ve kulağımdan toprakla karışık kan geldiğini ve dünyanın çok daha hızlı döndüğünü hatırlıyorum bugün bile.</p>
<p><strong><em>İman</em></strong> eden bir insan olarak başıma geleni Allah&#8217;ın takdiriyle açıklayabiliyorum. Yine de başıma gelen bu belanın müsebbibinin, bu işle uzaktan yakından alakası olmayan o asker olduğuna <strong><em>inanıyorum</em></strong>. İman ve inanmak arasındaki fark da işte tam olarak budur. İmanınızı sorgulayamayabilirsiniz belki ama inancınızı her daim sorgulayın. Kurumlarınıza inanın ama o kurumları sorgulamaktan da çekinmeyin. Belki o gün bizim başımıza gelenler yetkililer tarafından bir <em>&#8220;titre ve kendine gel&#8221; </em>duyarlılığıyla dikkate alınsaydı, bugün yedi askerin mayına basma hadisesini değil, Berçelan Yaylasının doğal güzelliklerini konuşuyor olacaktık.</p>
<p>Yine de herşeye rağmen, Kaybettiği oğlunun yasını tutmak gibi dağların çekemeyeceği bir yükü sırtlanan Annenin, aynı zamanda oğlunun çalınan hayatının peşine düşmesi güzel bir gelişme. Kahramanlık Edebiyatının bir evladın tırnağı bile edemeyeceğini anlamak için çok zeki olmaya da gerek yok. Biraz vicdan yeter de artar bile. O Annenin yasını anlayamam ama acısına ortak olabilirim.</p>
<p>Benim yegane düşüncem<strong><em>; &#8220;Güneydoğu sorununu kahramanların değil, akıllıların çözeceği&#8221;</em></strong> üzerinedir. <em>‘Çok zor!&#8217;</em> dediğinizi duyar gibiyim. Şairin dediği gibi Balım: <em>&#8220;Ruhum bende oldukça bu imanla beraber/ Kalbim seni üç yüz sene, dört yüz sene, beş yüz sene bekler!&#8221;</em></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/02/04/yedi-askerin-olumune-iman-etmek/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/02/04/yedi-askerin-olumune-iman-etmek/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İlker Başbuğ Dağlıca’daki toplu intiharın hesabını verecek mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/01/08/ilker-basbug-daglica%e2%80%99daki-toplu-intiharin-hesabini-verecek-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/01/08/ilker-basbug-daglica%e2%80%99daki-toplu-intiharin-hesabini-verecek-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2011 22:06:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=14247</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Bugün var ya aşkım&#8230; Bu terörün bitmeyeceğine bir kere daha şahit oldum. Gözümüzün önünden on katır, on kişi geçiyor, ‘gidelim öldürelim&#8217; diyoruz göndermiyorlar. Helikopter çağırıyoruz yollamıyorlar. Elimizi kolumuzu bağlı tutuyorlar, çıldırıyoruz. Adamlar resmen önümüzden geçiyor. Biz de öyle salak saçma dağ başında bekliyoruz, neye kime hizmet ettiğimizi bilmiyoruz, ilk defa burada bulunuşumuzun boş olduğunu anladım&#8230;.O [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/01/daglica.jpg"><img class="size-full wp-image-14251 alignright" title="daglica" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/01/daglica.jpg" alt="" width="224" height="469" /></a>&#8220;Bugün var ya aşkım&#8230; Bu terörün bitmeyeceğine bir kere daha şahit oldum. Gözümüzün önünden on katır, on kişi geçiyor, ‘gidelim öldürelim&#8217; diyoruz göndermiyorlar. Helikopter çağırıyoruz yollamıyorlar. Elimizi kolumuzu bağlı tutuyorlar, çıldırıyoruz. Adamlar resmen önümüzden geçiyor. Biz de öyle salak saçma dağ başında bekliyoruz, neye kime hizmet ettiğimizi bilmiyoruz, ilk defa burada bulunuşumuzun boş olduğunu anladım&#8230;.O sabah sana demiştim ya; terörist ve dolu katırlar gördük bir şey yapamadık diye, şerefsizler ellerini kollarını sallaya sallaya gittiler, yüklerini boşaltıp geri döndüler ve biz gene bir şey yapamadık. <strong>Emir vermedi üstlerimiz. Gene ‘gidelim&#8217; dedik ‘bırakın gitsinler&#8217; dediler. Elimizi kolumuzu bağladık</strong>. Ne kadar saçma bir şey. Çıldırdık çaresizlikten.&#8221;</em></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/01/daglica.jpg"></a></p>
<p>Birkaç gün önce Dağlıca baskınına katılan bir teröristin ifadeleri ortaya çıktı. Baskından sonra Irak&#8217;ın kuzeyine kaçan ve geçtiğimiz günlerde Türkiye&#8217;ye giriş yapan Felek Alp isimli terörist; istihbarat ve terör birimlerinin takibiyle yakalandı ve sorgulandı. Teröristin ifadesi ve o dönem yaşanan olaylar silsilesi birlikte değerlendirildiğinde; 21 Ekim 2007&#8242;deki Cumhurbaşkanlığı referandumunun yapıldığı güne denk gelen Dağlıca baskını <span id="more-14247"></span>hakkında havada duran taşlar yerine oturuyor.</p>
<p>Yakalanan örgüt üyesi; baskının 500 teröristle gerçekleştirildiğini ve amacın Cumhurbaşkanlığı referandumunu sabote edip Türkiye&#8217;nin gündemini değiştirmek olduğunu söyledi.</p>
<p>Terörist; eylemden önce 1 hafta süreyle Dağlıca&#8217;ya katırlarla silah ve mühimmat taşıdıklarını, Doçka silahını karakolu gören uygun bir mevziiye yerleştirdiklerini anlattı. Saldırıdan 1 hafta önce karakola hakim bütün tepelerde örgüt mensuplarının mevzilendiğini söyledi.</p>
<p>Terörist; 1 hafta içinde bölgede hiçbir askeri hareketlilik olmadığını, ara sıra gördükleri Heronları da, çömelip hareketsiz bekleyerek atlattıklarını, saldırı emri verildiğinde de farklı kollardan karakola yoğun bir ateş başlattıklarını, saldırı sırasında Türk askerinin ağır silahlarla karşılık vermediğini, hatta buna bir anlam veremediklerini, askerin ağır silahlarının bozuk olduğu yönünde kendi aralarında yorum yaptıklarını söyledi.</p>
<p>Terörist sorgusunda saldırı anı ve sonrasında hiç Heron görmediklerini, işleri bitince de ormanlık alana bıraktıkları katırlara silahları yükleyip geri döndüklerini anlattı.</p>
<p>Türkiye; 21 Ekim günü önemli bir demokrasi eşiğini aşmak üzere sandık başına gidecekken Dağlıca&#8217;dan gelen 13 vatan evladının şehadet haberini aldı.</p>
<p>İşte o baskında şehit olan bir asteğmen de günlüğünde teröristin ifadeleriyle örtüşen satırlar yazmıştı.</p>
<p>Asteğmen Mehmet Bozkuş; teröristlerin saldırıdan günler önce katırlarla yığınak yaptığını günlüğünde şöyle anlatıyordu:</p>
<p>&#8220;Bugün var ya aşkım&#8230; Bu terörün bitmeyeceğine bir kere daha şahit oldum. Gözümüzün önünden on katır, on kişi geçiyor, ‘gidelim öldürelim&#8217; diyoruz göndermiyorlar. Helikopter çağırıyoruz yollamıyorlar. Elimizi kolumuzu bağlı tutuyorlar, çıldırıyoruz. Adamlar resmen önümüzden geçiyor. Biz de öyle salak saçma dağ başında bekliyoruz, neye kime hizmet ettiğimizi bilmiyoruz, ilk defa burada bulunuşumuzun boş olduğunu anladım.&#8221;</p>
<p>Şehit asteğmen günlüğüne yazmaya devam ediyor;</p>
<p>&#8220;O sabah sana demiştim ya; terörist ve dolu katırlar gördük bir şey yapamadık diye, şerefsizler ellerini kollarını sallaya sallaya gittiler, yüklerini boşaltıp geri döndüler ve biz gene bir şey yapamadık. Emir vermedi üstlerimiz. Gene ‘gidelim&#8217; dedik ‘bırakın gitsinler&#8217; dediler. Elimizi kolumuzu bağladık. Ne kadar saçma bir şey. Çıldırdık çaresizlikten.&#8221;</p>
<p>Dağlıca baskını referandum günü Türkiye&#8217;yi yasa boğdu.</p>
<p>Ve bu baskından sonra<a id="Haber" title="Ergenekon" href="http://www.samanyoluhaber.com/Ergenekon-haberleri.html" target="_blank">Ergenekon</a>bağlantıları gündeme damgasını vurdu.</p>
<p>Baskın sırasında düğünde olduğu ortaya çıkan Dağlıca&#8217;nın komutanı Yarbay Onur Dirik&#8217;in, baskın öncesinde taburun stratejik fotoğraflarını Ergenekon sanıklarından Asuman Özdemir&#8217;e gönderdiği iddiası Ergenekon iddianamesinde yer aldı.</p>
<p>İddiaya göre Dirik&#8217;in Özdemir&#8217;e gönderdiği fotoğrafların üzerindeki notlarda, askerlerin konuşlandığı tepeler, stratejik noktalar ve intikal yolları gibi ayrıntılı bilgiler yer alıyordu.</p>
<p>Şimdi bu tabloya; o günlerde peş peşe yaşanan bazı olayları hatırlatarak yeniden bakalım.</p>
<p>Hatırlıyor musunuz geçen Temmuz&#8217;da iki üst düzey subayın birbiriyle yaptığı iddia edilen bir konuşma ortaya çıkmıştı.</p>
<p>Bu konuşmada iddiaya göre biri üsteğmen diğeri yarbay iki havacı subay; teröristlerin korkulu rüyası olan insansız hava aracı Heronların düşürülmesinden bahsediyordu.</p>
<p>Bu ülkenin ordusunun iki subayı, bu ülkenin ordusunun uçağını düşürmekten söz ediyordu.</p>
<p>Niçin mi ?</p>
<p>Bu uçaklar Pkk&#8217;lı teröristleri vurduğu için.</p>
<p>Bu iki subay; Pkk&#8217;lı teröristler için &#8220;bizim adamlar&#8221; diyor ve kendi adamları yani teröristler çok kayıp verdiğinden Heronların düşürülmesi gerektiğini konuşuyorlardı.</p>
<p>İşte 3 yıl önce; Türkiye o iki subayın, Heronların düşürülmesinden bahsettiği günlerde teröre çok ağır kayıplar veriyordu.</p>
<p>MİT&#8217;in tespit ettiği bu ihanet konuşması Dağlıca baskınından 11 gün önce yani 10 Ekim 2007&#8242;de yapılmıştı.</p>
<p>21 Ekim 2007&#8242;de ise Dağlıca baskınında 13 askerimiz şehit olmuştu.</p>
<p>Sadece Dağlıca mı ?</p>
<p>Heronların düşürülmesinden bahsedilen konuşmanın yapıldığı 10 Ekim&#8217;den 3 gün önce 7 Ekim&#8217;de ise, Şırnak Gabar&#8217;da operasyondan dönen birliğimize saldıran teröristler yine 13 askerimizi şehit etmişti.</p>
<p>Hatırlarsanız; Dağlıca&#8217;da teröristlerin gelişi ve karakola saldıracakları, olaydan 9 gün önce Jandarma İstihbarat raporuyla<a id="Haber" title="Genelkurmay" href="http://www.samanyoluhaber.com/Genelkurmay-haberleri.html" target="_blank">Genelkurmay</a>dahil tüm birimlere bildirildiği halde, saldırının olacağını neredeyse bilmeyen duymayan kalmadığı halde askerlerimiz şehit olmuştu.</p>
<p>Şimdi siz ne düşünürsünüz ?</p>
<p>Pkk&#8217;lılara &#8220;bizim adamlar&#8221; diyen bir komutan, teröristler ölüyor diye Türk uçağının düşürülmesini istiyorsa ve diğer komutan da bu isteğe &#8220;bakarız çaresine&#8221; diye cevap veriyorsa; bu konuşmadan 3 gün önce ve 11 gün sonra iki büyük saldırı yaşanıyorsa ve iki saldırıda toplam 26 askerimiz şehit oluyorsa sizin kafanızda koskoca bir soru işareti oluşmaz mı ?</p>
<p>Bu ihanetin yaşandığı tarihte <a id="Haber" title="İlker Başbuğ" href="http://www.samanyoluhaber.com/İlker-Başbuğ-haberleri.html" target="_blank">İlker Başbuğ</a>,<a id="Haber" title="Kara Kuvvetleri" href="http://www.samanyoluhaber.com/Kara-Kuvvetleri-haberleri.html" target="_blank">Kara Kuvvetleri</a>Komutanıydı ve skandal konuşmadan 18 gün sonra soruşturma başlattı. İki subayın ifadeleri alındıktan sonra soruşturma kapatıldı.</p>
<p>Soruşturmayı yürüten ve kapattığı iddia edilen kişi de; yine TSK içindeki ihanet şebekeleriyle adı anıldığı belirtilen bir askeri savcı.</p>
<p>Üstelik &#8220;Heronları düşürün&#8221; diyen üsteğmene, &#8220;çaresine bakarız&#8221; cevabını veren yarbayın, TSK içindeki<a id="Haber" title="İşçi Partisi" href="http://www.samanyoluhaber.com/İşçi-Partisi-haberleri.html" target="_blank">İşçi Partisi</a>oluşumu olan Karargah Evleri bağlantısı sebebiyle tutuklanıp daha sonra serbest kaldığı bilgisi var.</p>
<p>2007&#8242;de bu ihanet konuşması yaşandığında Kara Kuvvetleri Komutanı olan İlker Başbuğ, olayın ortaya çıktığı 2010&#8242;da Genelkurmay Başkanıydı.</p>
<p>Ve Başbuğ; Heron ihanetini ortaya çıkarıp konuyu tartışanlara ‘kanı bozuk&#8217; demişti.</p>
<p>Şimdi tabloya bir daha bakalım.</p>
<p>Dağlıca baskınını gerçekleştiren terörist hiçbir dirençle karşılaşmadık diyor.</p>
<p>Baskında şehit düşen asteğmen günlüğüne &#8220;elimizi kolumuzu bağlı tutuyorlar, çıldırıyoruz&#8221; diye yazıyor.</p>
<p>Terörist &#8220;heron görmedik&#8221; diyor heron ihaneti konuşması tam da o döneme denk geliyor.</p>
<p>Üstelik bu ihanet konuşmasının öncesinde ve sonrasında peşpeşe baskınlar yapılıp askerlerimiz şehit ediliyor.</p>
<p>Türkiye tam da o günlerde çok kritik bir süreçten geçiyor, terörist ise &#8220;amacımız gündemi değiştirmekti&#8221; diyor. Ergenekon sanıklarından ise teröristlerin işlerine yarayacak Dağlıca&#8217;nın fotoğrafları çıkıyor.</p>
<p>Sizce bunlar normal mi ?</p>
<p>Fotoğrafa biraz yukarıdan bakınca taşlar nasıl da yerine oturuyor değil mi ?</p>
<p><strong>ABDULLAH ABDULKADİROĞLU - SAMANYOLU HABER</strong></p>
<p>a.abdulkadiroglu@stv.com.tr<br />
twitter.com/aabdulkadiroglu</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/01/08/ilker-basbug-daglica%e2%80%99daki-toplu-intiharin-hesabini-verecek-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/01/08/ilker-basbug-daglica%e2%80%99daki-toplu-intiharin-hesabini-verecek-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İlker Başbuğ, böyle mi yönettin ordumuzu?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/26/ilker-basbug-boyle-mi-yonettin-ordumuzu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/08/26/ilker-basbug-boyle-mi-yonettin-ordumuzu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 14:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=11012</guid>
		<description><![CDATA[Seda KILIÇ 
Savcılık tarafından incelenen dokümanın &#8216;Yapılacaklar&#8217; adlı bölümünde, 2010 Yüksek Askeri Şura&#8217;da (YAŞ) terfi listesinde bulunan subaylara yönelik planlar yer alıyor. Belgede, yapılacaklar şöyle anlatılıyor: &#8216;2010 terfi listesinde yer alan subaylara seks ve eğlence teklif edilecek. Grup seks eğilimleri araştırılacak. Fuhuş için lüks ve kontrolü elimizde olacak yerler ayarlanacak. Subaylara fuhuş amaçlı önerilecek kızların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_4.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5908" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise_4" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_4-229x300.jpg" alt="" width="133" height="185" /></a><a href="http://www.aksam.com.tr/2010/08/23/haber/guncel/15214/fuhus_setesinin_yas_plani.html" target="_blank">Seda KILIÇ </a></strong></p>
<p>Savcılık tarafından incelenen dokümanın &#8216;Yapılacaklar&#8217; adlı bölümünde, 2010 Yüksek Askeri Şura&#8217;da (YAŞ) terfi listesinde bulunan subaylara yönelik planlar yer alıyor. Belgede, yapılacaklar şöyle anlatılıyor: &#8216;2010 terfi listesinde yer alan subaylara seks ve eğlence teklif edilecek. Grup seks eğilimleri araştırılacak. Fuhuş için lüks ve kontrolü elimizde olacak yerler ayarlanacak. Subaylara fuhuş amaçlı önerilecek kızların güzel olmasına dikkat edilecek.&#8217; <a href="http://www.aksam.com.tr/2010/08/23/haber/guncel/15214/fuhus_setesinin_yas_plani.html" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/08/26/ilker-basbug-boyle-mi-yonettin-ordumuzu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/08/26/ilker-basbug-boyle-mi-yonettin-ordumuzu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı mı dediniz?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/20/peygamber-ocagi-mi-dediniz/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/08/20/peygamber-ocagi-mi-dediniz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 08:02:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fahişelik]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10916</guid>
		<description><![CDATA[Savcılığın aramalarda ele geçirilen CD&#8217;lerin şifrelerini kırmaya çalıştığı belirtilirken, çetenin Deniz Harp Okulu öğrencisi mağdur kızları, &#8220;sutyen, kalça ve beden&#8221; ölçüleriyle fişledikleri de iddia edildi. Yine çetenin bazı üst düzey subayların eşleri ile kızlarını da fişlediği belirlendi. Bir komutanın eşi için &#8220;Her yola gelir&#8221;, bir komutan kızı için ise &#8220;Patlak&#8221; ifadesi dikkat çekti. TAMAMI
Share on [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/deniz-harp.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-10919" title="deniz-harp" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/deniz-harp.jpg" alt="" width="162" height="179" /></a>Savcılığın aramalarda ele geçirilen CD&#8217;lerin şifrelerini kırmaya çalıştığı belirtilirken, çetenin Deniz Harp Okulu öğrencisi mağdur kızları, &#8220;sutyen, kalça ve beden&#8221; ölçüleriyle fişledikleri de iddia edildi. Yine çetenin bazı üst düzey subayların eşleri ile kızlarını da fişlediği belirlendi. Bir komutanın eşi için <strong>&#8220;Her yola gelir&#8221;</strong>, bir komutan kızı için ise <strong>&#8220;Patlak&#8221;</strong> ifadesi dikkat çekti. <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1017981&amp;title=fuhus-cetesinde-kafes-baglantisi-arastiriliyor" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/08/20/peygamber-ocagi-mi-dediniz/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/08/20/peygamber-ocagi-mi-dediniz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hakkımızı helâl etmiyoruz İlker Bey Kardeşim&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/11/hakkimizi-helal-etmiyoruz-ilker-bey-kardesim/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/08/11/hakkimizi-helal-etmiyoruz-ilker-bey-kardesim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 15:09:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10852</guid>
		<description><![CDATA[Kötü bir devlet memuru oldun. Genel Kurmay Başkanlığı gibi bir sorumluluğa layık olamadın. Sınırları koruyamadın. Emrine verilen gencecik çocukları doğru dürüst eğitmeden tecrübeli teröristlerin üzerine saldın. Onlar ölümle cebelleşirken oturup seyrettin, takviye yollamadın. Yaptığın hataların hesabını verMEmek için her türlü ayak oyununa tenezzül ettin. Türk adaleti seni yargılayacak çapta değil belki ama öldükten sonra çıkarılacağın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/10/20081017_derin_dusunce_org_ilker_bey.jpg"><img class="size-medium wp-image-1748 alignright" title="20081017_derin_dusunce_org_ilker_bey" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/10/20081017_derin_dusunce_org_ilker_bey.jpg" alt="" width="106" height="155" /></a>Kötü bir devlet memuru oldun. Genel Kurmay Başkanlığı gibi bir sorumluluğa layık olamadın. Sınırları koruyamadın. Emrine verilen gencecik çocukları doğru dürüst eğitmeden tecrübeli teröristlerin üzerine saldın. Onlar ölümle cebelleşirken oturup seyrettin, takviye yollamadın. Yaptığın hataların hesabını ver<strong>ME</strong>mek için her türlü ayak oyununa tenezzül ettin. Türk adaleti seni yargılayacak çapta değil belki ama öldükten sonra çıkarılacağın bir başka mahkeme daha var, unutma. Hakkımızı helâl etmiyoruz. (MY)</em></p>
<p><strong>Başbuğ’a veda konuşması önerisi (</strong><a title="Hilâl Kaplan" href="http://www.taraf.com.tr/hilal-kaplan/"><strong>Hilâl Kaplan</strong></a><strong>)<span id="more-10852"></span></strong></p>
<p> Darbe planlarını kanıtlayan belgeye &#8220;kağıt parçasıdır&#8221;, topraktan fışkıran silahlara &#8220;borudur&#8221; dedim.</p>
<p>&#8220;Vatandaş gerçeği ara, öğren!&#8221; deyip Kazım Karabekir&#8217;i alıntıladım ama gerçek ortaya çıkınca ne &#8220;kağıt parçası&#8221;ndan geri adım attım ne de &#8220;boru&#8221;dan.</p>
<p>Kuvvet komutanlarını arkama alıp kameralara parmağımı sallayarak medyayı azarladım. &#8220;TSK&#8217;yı yıpratmaya çalışıyorlar&#8221; deyip gazetecileri hain ilan ettim. Akacak kanın sorumluluğunu da onlara yükleyip tehdit ettim. Zira ülkesini ve milletini seven TSK&#8217;nın kendisine olan özgüveni tamdır, diğerleri kendilerine o kadar güvenmesinler.</p>
<p>Balyoz darbe planı iddialarını önce &#8220;vicdansızlık&#8221; olarak yaftalayıp sonra da  &#8220;Soruşturuyoruz.&#8221; diye ekledim. &#8220;Sabrımızın sınırı&#8221; olduğunu hatırlatmayı ihmal etmedim.</p>
<p>PKK&#8217;lıları korumak için Heronlarımızı düşürmeyi planlayan askerleri üç yıldır soruşturtuyorum. Bu süre zarfında &#8220;Çok zayiat veriyoruz. Ya koordinatlarını değiştirin ya da Heron&#8217;ları düşürün&#8221; diyen üsteğmen yüzbaşılığa, &#8220;Çaresine bakarız&#8221; diyen yarbay da albaylığa terfi ettirildi. Soruşturma bir gün elbet sonuçlanacaktır. Açıkçası sizin &#8220;sabrınızın sınırını&#8221; pek de takmadım.</p>
<p>Oğlumun basına yansıyan fotoğraflarıyla ilgili aynı gün açıklama yaptım ama altı askerin Hantepe saldırısında &#8220;BBG evini izler gibi&#8221; öldürülüşünü izleyen ordu personeli hakkında sustum. Asimetrik psikolojik savaşa malzeme vermedim.</p>
<p>Aktütün&#8217;de, Dağlıca&#8217;da, Gediktepe&#8217;de, Hantepe&#8217;de TSK&#8217;nın ihmallerini açıklayanları PKK ile aynı safa koyup &#8220;Dikkatli olun, doğru yerde durun&#8221; dedim.</p>
<p>Ne Ceylan&#8217;ın öldürülüşüyle ilgilendim ne de Canan&#8217;ın. Kekik toplayan yaşlı köylüleri de pek umursamadım çünkü &#8220;doğru yer&#8221;de duruyordum. Demek ki onlar &#8220;yanlış yer&#8221;deymiş.</p>
<p>Basına yansıyan darbe planlarına uygun olarak Koç Müzesi&#8217;ndeki denizaltıda bomba çıkmış olabilir. Hayat tesadüflerle doludur. Bu hadiseden sonra Oruç Reis fırkateynine çıkarak söylediğim gibi &#8220;En büyük gücümüzü halkımızın TSK&#8217;ya duyduğu sevgi saygı ve güven oluşturmaktadır.&#8221; Kimse halkın TSK&#8217;ya olan sevgi, saygı ve güvenini zedelemeye uğraşmasın. Gün, birlik günüdür.</p>
<p>Bu güveni sorgulayanların &#8220;Türk kanı taşıdıklarına inanmıyorum&#8221; demiştim. Kuşkularımız sürüyor. Kıyaslamalı kan testi yapabilecek ilgili makamları buradan göreve çağırıyorum. Unutmayın ki muhtaç olduğumuz kudret o kanda mevcuttur.</p>
<p>Gediktepe baskınını Emniyet İstihbarat önceden haber vermiş olabilir. 11 şehit vermiş olabiliriz. Ancak Mehmetçiğimiz kahramanca şehit olmuş, Gediktepe karakolundan sorumlu komutan ordu içindeki konumunu korumuştur. Şehitler ölmez, TSK yıpratılmazsa vatan da bölünmez.</p>
<p>Bana gençleri ölüme terkeden ordu personeli için &#8220;Vatana ihanet etmiştir&#8221; dedirtemediler ama ben TSK&#8217;nın ihmallerini ortaya çıkaranları hainlikle suçladım. Çünkü TSK bu milletin göz bebeğidir, onu korumak kollamak her vatandaşımızın görevidir.</p>
<p>Çukurca&#8217;da şehit olan altı askerin ardından  &#8220;Her şeyden evvel, bu şehitlere haksızlık yapıyorsunuz. Hakkınız yok.&#8221; demiştim. Şehitlerimizin bastığı mayınlar TSK&#8217;nın çıkınca &#8220;sözlerimi yuttum. TSK&#8217;nın terörle mücadeleki azmi ve kararlığı şehitlerimize haksızlık yapma pahasına da olsa aynı güçte devam etmektedir.</p>
<p>TSK&#8217;nın kasıtlı ihmali olduğunu iddia eden basına &#8220;mütareke basını&#8221;ndan beter dedim ama şimdiki TSK&#8217;nın içindeki bazı askerlerin mütareke zamanındaki gayri nizami ordudan bile daha beter olabileceğine ihtimal vermedim.</p>
<p>Eşi başörtülü olan kimseyle yan yana gelmemeye dikkat ettim ama güneşli bir Ankara günü Hurşit Tolon&#8217;u da arkama alıp devre arkadaşlarımla Atamızı ziyarete gittim. Ziyaretin ardından verdiğim beyanatta Tunceli&#8217;de saldırıya uğrayan karakola 12 saat boyunca yardım gitmemesini oradaki hava şartlarına bağladım. Yağan yağmurdan da TSK sorumlu olacak değil ya, Allah&#8217;ın işi işte.</p>
<p>Üstelik bizim askerimiz &#8220;Allah Allah!&#8221; nidalarıyla savaşa gider. Bakın daha önce de yaptığım gibi yumruğumu masaya vurarak tekrar söylüyorum: &#8220;Mehmetçik &#8220;Allah Allah!&#8221; sesleriyle eğitim yapıyor. Talimnamemizde var. Bu ordudan darbeci çıkar mı? Lanetliyorum&#8221;.</p>
<p>TSK mayınına basıp şehit olan altı asker için &#8220;ufak tefek hata&#8221; diyen komutanla yan yana çömeldim. Kılıçdaroğlu istedi, ayakta da poz verdim. Milletin diğer vekillerineyse &#8220;Dağa çıkın&#8221; dedim. Demokrasilerde söz sahibinin millet olduğunu iddia edenlere rağmen  demokratik açılımda &#8220;sözün bittiği yeri&#8221; hep ben işaret ettim, iyi ettim. Bölücülere geçit vermedim.</p>
<p>Darbe suçlamalarının sanığı olanları terfi ettirmeyip yasalara uyan Başbakan&#8217;a tavır koydum. Sivil iktidarı köşeye sıkıştırmak için kuvvet komutanları bile istifaya zorlandı ama darbe planladığı ortaya çıkanları ya da askerlerimizi ihmalleriyle ölüme yollayanları istifaya zorlamak aklımın ucundan dahi geçmedi.</p>
<p>Neden?</p>
<p>Çünkü teamüllere uydum.</p>
<p>Türküm, övünüyorum, emekli oluyorum, güveniyorum. Siz de öyle yapın.</p>
<p>&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/08/11/hakkimizi-helal-etmiyoruz-ilker-bey-kardesim/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/08/11/hakkimizi-helal-etmiyoruz-ilker-bey-kardesim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Vesayet Tiryakileri</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/08/vesayet-tiryakileri/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/08/08/vesayet-tiryakileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Aug 2010 22:59:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10806</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Becer
Skandal aslında 2007 yılına uzanıyor.
Teröristlere &#8220;kendi adamımız&#8221; diyen Üsteğmen ile yarbayın telefon görüşmesinden bahsediyorum. Üsteğmen, &#8220; heronların &#8221;kendi adamlarına&#8221;  çok fazla zayiat verdirdiği için düşürülmesi veya koordinatlarının değiştirilmesi&#8221; talebini dile getiriyor. Karşıdan gelen cevap daha ilginç: &#8220;bakacağız bir çaresine&#8221;.
Peki, yüreğimize su serpecek, Anaların endişelerini giderecek, &#8220;bu yalandır, iftiradır&#8221; diyecek açıklama nereden geliyor tahmin edin: Pkk&#8217;dan! Her ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/ilker_basbug.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8434" title="ilker_basbug" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/ilker_basbug-300x215.jpg" alt="" width="300" height="215" /></a>İbrahim Becer</em></strong></span></p>
<p align="justify">Skandal aslında 2007 yılına uzanıyor.</p>
<p align="justify">Teröristlere &#8220;kendi adamımız&#8221; diyen Üsteğmen ile yarbayın telefon görüşmesinden bahsediyorum. Üsteğmen, &#8220; heronların &#8221;kendi adamlarına&#8221;  çok fazla zayiat verdirdiği için düşürülmesi veya koordinatlarının değiştirilmesi&#8221; talebini dile getiriyor. Karşıdan gelen cevap daha ilginç: &#8220;bakacağız bir çaresine&#8221;.</p>
<p align="justify">Peki, yüreğimize su serpecek, Anaların endişelerini giderecek, &#8220;bu yalandır, iftiradır&#8221; diyecek açıklama nereden geliyor tahmin edin: Pkk&#8217;dan! Her ne hikmetse bu haberi yalanlayan Pkk oluyor.</p>
<p align="justify">On bir askerin şehit edildiği Gediktepe Saldırısı öncesi Emniyet İstihbaratı sadece otuz saatlik bir sapmayla saldırıyı bildiriyor; yetmiyor, intikal anındaki teröristlerin uydu görüntüleri servis ediliyor. Sonuç bir facia&#8230;</p>
<p align="justify">      Daha çekecek çilemiz varmış ki ardından Hantepe Karakolu basılıyor. Genelkurmaya ait otuz ayrı birim çatışmayı saniye saniye izliyor. Askerlerimizin üzerine çapraz ateş açılıyor bakıyorlar, el bombasıyla mevzileri havaya uçuruluyor bakıyorlar, el bombasından sağ kurtulanlar kendilerini dışarı atıyorlar bakıyorlar, kendilerini dışarı atanlar açılan ateş sonucu öldürülüyor bakıyorlar&#8230;<span id="more-10806"></span></p>
<p align="justify">      Yapabildikleri tek şey, heron görüntülerinin, haberi yapan Mehmet Baransu&#8217;nun eline nasıl geçtiğini araştırmak. Yaptıklarının bu çağda ne kadar beyhude bir çaba olduğunu evvelki tecrübelerden sınamış olmaları gerekir ama maalesef bu konuda dirhem ilerleme yok.</p>
<p align="justify">      O havayı teneffüs edenler bilir. O anda Devletinin yardımına koşacağını bilirsin. Ama o gece ne bir ses ne bir nefes var. Bölgeye uzaklıkları yedi ila on beş dakika mesafede kobra tipi helikopterlerimiz var. Gel gör ki kimse yardımına gitmiyor bu naçar, kimsesiz Askerlerimizin.</p>
<p align="justify">      Bakın bunu birinin izah etmesi lazım. Sorumluluğu alsın ve mertçe ortaya çıksın demiyorum. Çünkü kendi döşediği mayına yedi askerini şehit verdikten sonra <em>&#8220;olur böyle vakalar&#8221;</em> diyen bir komuta kademesine sahibiz artık; Taburu basılıp on altı şehit verdikten sonra, henüz elli ikisi bile çıkmadan boynuna davulu takıp yılbaşı kutlayan Binbaşılarımız var bizim; pimi çekilmiş el bombasını Askerinin eline veren ve bir mevzi Askeri havaya uçuran Teğmenlere sahibiz unutmayın.</p>
<p align="justify">      Ben görüntüleri izledikten sonra değişik bir şey yaptım. Aralarında üs bölgesi komutanlığı da yapmış olan değişik rütbelerdeki iki arkadaşıma bu görüntüleri gönderdim ve yorum yapmalarını istedim. Onlar birebir bu hayatın kopyasını yaşamış, tacize uğramış, yüzlerce geceyi yıldız yorgan altında geçirmiş insanlar olarak farklı şeyler söyleyebilirlerdi.</p>
<p align="justify">      Sonuç  ne biliyor musunuz; hiçbir anlam veremediler. Türkiye&#8217;de ilk defa üs bölgesi basılmıyor. Ama ilk defa bu kadar rahat üs bölgesi basılıyor, aradaki fark bu. İşin teknik kısmı bir yana, otuz ayrı birim tarafından naklen izlenen bir çatışmaya neden destek gitmemesi koskocaman bir soru işareti.</p>
<p align="justify">      Yanılmıyorsam Galula&#8217;nın bir tezi vardı daha önce dillendirdiğim: <em>&#8220;Bir gerilla hareketi stratejisini üç evre üzerinde inşa eder; stratejik savunma, stratejik denge, stratejik saldırı&#8221;.</em> Geçen 26 yılda gelinen nokta maalesef gözler önünde. Tepeden tırnağa siyasete bulaşmış, sınırları delik deşik olmuş, kendi heronunu düşürecek kadar gözü karartmış, içinde sayısız kutsalı bulunmasına rağmen cımbızla çeker gibi sadece &#8220;şahadet müesseseni&#8221; İslam dairesinden devşirmiş,  üçyüz küsur tane generale sahip olmasına rağmen bir terör örgütüne altı tane esir vermiş bir yapı kendini sorgulamaz mı?</p>
<p align="justify">      Hadi o sorgulamadı diyelim, bir sorgulayan çıkmaz mı?</p>
<p align="justify">      Elbette çıkar. Kanunun köşe bucak sorgulamak için aradığı bir isim terfi için kuyruğa girerse &#8220;dur&#8221; diyecek bir iradenin olması mukadderdir. Türkiye Cumhuriyetinde belki de ilk defa Askeri atamalarda liyakat esas alınıyor. Yani olması gereken oluyor ama kromozomlarına kadar vesayete tabi olan bir sivil problemimiz de olduğu gerçeğini göz önünde bulundurmak zorundayız.</p>
<p align="justify">      Normalleşmek için çok daha fazlası gerekir çünkü. Tüm bu aymazlıkların hesabını soracak bir siyaset, akademi, aydın, medya dünyasının  ısrarla sorularına cevap beklediği bir gün bu ülkede işler rayına oturacaktır. Gel gör ki sadece saman alevi gibi parlayan bir tepki ve <em>&#8220;geçti gitti, birkaç günlük fasıldı&#8221; </em>tadında bir vefayla ancak bu kadar oluyor.</p>
<p align="justify">      Muhalefetin her türlüsünden hiçbir umudum yok; onların durumu İrlanda Barlarındaki cücelerin durumu gibi biraz da. 19. yy da İrlanda Barlarında bir gelenek varmış. Parasını ödemek koşuluyla isteyen, gözüne kestirdiği bir cüceyi, rızası dâhilinde duvara fırlatıp eğlenebiliyormuş. Sonraki yıllarda bunun insan haklarına aykırı olduğu fikri hâsıl olunca yasaklanma yoluna gidilmiş. İlk karşı çıkanlar tahmin edeceğiniz gibi ekmek paralarının ellerinden alındığı fikrine kapılan cüceler olmuş.</p>
<p align="justify">      Bizim akıldan cüce, fikirden güdükler adları gibi biliyorlar ki, üzerlerindeki bu vesayet kalkarsa varlık sebepleri ortadan kalkacak.</p>
<p align="justify">      Haklı  oldukları tek nokta bu olmasına rağmen yine de çözüm bu değil; ürünün son kullanma tarihi geçmiş olabilir.</p>
<p align="justify">      Bence oradan başlasınlar&#8230;</p>
<p align="justify"> </p>
<p>&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/08/08/vesayet-tiryakileri/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/08/08/vesayet-tiryakileri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zorunlu askerlik mi kurbanlık koyunluk mu?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/05/zorunlu-askerlik-mi-kurbanlik-koyunluk-mu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/08/05/zorunlu-askerlik-mi-kurbanlik-koyunluk-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 11:54:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Terör]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<category><![CDATA[zorunlu askerlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10781</guid>
		<description><![CDATA[
generaller askerlerin ölümünü maç izler gibi canlÄ± izlediler
Yükleyen yuvaprefabrik. - Son dakika haberler
&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;
Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="360" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xe8s6o?additionalInfos=0" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="360" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xe8s6o?additionalInfos=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object><br />
<strong><a href="http://www.dailymotion.com/video/xe8s6o_generaller-askerlerin-olumunu-mac-i_news">generaller askerlerin ölümünü maç izler gibi canlÄ± izlediler</a></strong><br />
<em>Yükleyen <a href="http://www.dailymotion.com/yuvaprefabrik">yuvaprefabrik</a>. - <a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/news">Son dakika haberler</a></em></p>
<p>&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/08/05/zorunlu-askerlik-mi-kurbanlik-koyunluk-mu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/08/05/zorunlu-askerlik-mi-kurbanlik-koyunluk-mu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AYM, Türk Kanı ve Kudüs’te Namaz</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/07/15/aym-turk-kani-ve-kudus%e2%80%99te-namaz/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/07/15/aym-turk-kani-ve-kudus%e2%80%99te-namaz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 17:30:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Akyol</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>

		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>

		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10534</guid>
		<description><![CDATA[[14 Temmuz 2010 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
&#8220;Yıllık iznimin bir bölümünde&#8221; olduğum için geçen hafta yazamadım. O arada da epey &#8220;gelişme&#8221; yaşandı. Kısa kısa değineyim.
Önce Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kararı&#8230; Bu, bir açıdan, &#8220;meclis üzerindeki yargı vesayetini&#8221; sürdüren yanlış bir karar oldu. AYM, geçmişte daha vahim örneklerini gösterdiği bir geleneği sürdürerek yetkisini aştı ve meclise ait olan &#8220;anayasayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/09/20080903_derin_dusunce_org_ergenekon.jpg" alt="" width="288" height="216" />[14 Temmuz 2010 tarihli <a href="http://www.stargazete.com/gazete/yazar/mustafa-akyol/aym-turk-kani-ve-kudus-te-namaz-277586.htm">Star</a> gazetesinde yayınlandı]</p>
<p>&#8220;Yıllık iznimin bir bölümünde&#8221; olduğum için geçen hafta yazamadım. O arada da epey &#8220;gelişme&#8221; yaşandı. Kısa kısa değineyim.</p>
<p>Önce Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kararı&#8230; Bu, bir açıdan, &#8220;meclis üzerindeki yargı vesayetini&#8221; sürdüren yanlış bir karar oldu. AYM, geçmişte daha vahim örneklerini gösterdiği bir geleneği sürdürerek yetkisini aştı ve meclise ait olan &#8220;anayasayı değiştirme&#8221; hakkına müdahale etti.</p>
<p>Ancak, hakkını da yemeyelim, mahkemenin yaptığı müdahale çok &#8220;sınırlı&#8221; ve &#8220;mütevazi&#8221; kaldı. Bu açıdan bakıldığında, kararı olumlu bulmak, en azından &#8220;ehven-i şer&#8221; saymak mümkündür.</p>
<p>Dahası karar, yüksek yargı kurumlarının &#8220;geniş tabanlı&#8221; hale getirilmesinin &#8220;kuvvetler ayrılığı ilkesinin ihlali&#8221; olduğu yönündeki Kemalist tezi de tekzip etmiştir. AYM&#8217;nin bile hukuken sakıncalı bulmadığı <span id="more-10534"></span>bir reform paketini &#8220;Akepe totaliterizmine giden yol&#8221; diye yaftalama çiğliği, artık iyice anlamsızlaşmıştır.<br />
<strong>&#8216;Damarlarda akan asil kan&#8217;</strong></p>
<p>Geçen haftanın bir diğer manşeti Genel Kurmay Başkanı&#8217;nın televizyondan yaptığı tatsız açıklamalardı. Diğer bazı generallere göre daha sağduyulu olduğunu bildiğimiz Başbuğ, orduyu eleştirenleri (bazen gerçekten insafsızca davransalar da) &#8220;Türk kanı taşımayanlar&#8221; diye tanımlamakla açıkçası büyük bir çam devirdi. &#8220;Kastının ne olduğu&#8221; tartışılabilir, ama bu lafın çıplak olarak alındığında ırkçı bir zihniyete tekabül ettiği açıktır.</p>
<p>Zaten ülkemizdeki &#8220;Türk sorunu&#8221; tam da burada düğümlenmektedir. Bir taraftan etnik köken ayırmaksızın her vatandaşın &#8220;Türk&#8221; olduğu söylenmekte, ama diğer taraftan da kimin &#8220;öz Türk&#8221; kimin &#8220;öteki&#8221; olduğuna dair düpedüz ırkçı değerlendirmeler resmi ağızlardan dışarı kaçmaktadır.</p>
<p>Bu da kanımca Tek Parti dönemiyle henüz hesaplaşamamış olmamızla yakından ilgilidir. O dönemde resmi destek gören &#8220;kafatasçı&#8221; ve &#8220;kancı&#8221; söylemler, hem devlet hem toplum katında hâlâ kutsallaştırılmaktadır. (Bkz: &#8220;Türk gençliğinin damarlarında akan asil kan&#8221; hikayesi.)</p>
<p>General Başbuğ&#8217;un yakındığı &#8220;asimetrik psikolojik harekât&#8221;a dair ise kendisine ve kurumuna naçiz bir tavsiyem olacak: Ordunun siyasete müdahale etme ve belirli toplumsal kesimleri &#8220;iç düşman&#8221; sayma geleneğini terk ettiğini ikna edici şekilde göstersinler, o zaman sanırım bu dert de biter. Çünkü onların &#8220;psikolojik harekât&#8221; diye algıladığı eleştiri ve tepkiler, bazen bence de fanatizme kaçsa da, nihayetinde ordunun darbe ve vesayet geleneğini hedef alıyor. &#8220;Normal&#8221; bir ordu oldukları gün, onlar da rahat edecek başkaları da.<br />
<strong>Türk usûlü İslamofobi</strong></p>
<p>Gelelim üçüncü meselemize, yani Dışişleri Bakanı&#8217;nın &#8220;bir gün Doğu Kudüs&#8217;te namaz kılacağız&#8221; sözüne&#8230; Buna tepki gösteren yorumcular, ya Mescid-i Aksa&#8217;nın da bulunduğu Doğu Kudüs&#8217;ün uluslararası hukuka göre &#8220;Filistin toprağı&#8221; olduğunu ve ABD&#8217;nin dahi desteklediği &#8220;iki devletli çözüm&#8221;e göre Filistin&#8217;e bir şekilde iade edileceğini bilmiyorlar&#8230;</p>
<p>Ya da &#8220;namaz kılan Türk Dışişleri Bakanı&#8221; fikri onları bir şekilde rahatsız ediyor.</p>
<p>Eğer ikinci şık geçerli ise kendilerine sormak isterim: Acaba İsrail yönetiminin ülkeyi ziyaret eden pek çok devlet adamını Kudüs&#8217;teki Ağlama Duvarı&#8217;na götürmesinden, onların da Yahudi dininin icapları gereği başlarına &#8220;kippa&#8221; (takke) takıp dua etmesinden de rahatsız oluyorlar mı?</p>
<p>Yoksa Yahudi-Hıristiyan ritüelleri daha kabul edilebilir de, sıra İslam&#8217;a gelince mi laiklik damarı nüksediyor?</p>
<p>Eğer böyle &#8220;İslamofobik&#8221; takıntılarınız yoksa, Davutoğlu&#8217;nun &#8220;Kudüs&#8217;te namaz&#8221; niyetinde sorun görmemeniz gerekir.</p>
<p>Ben, kendi adıma, &#8220;şimdiden Allah kabul etsin&#8221; diyorum.</p>
<p><strong>NOT</strong>: Saadet Partisi&#8217;ndeki &#8220;vesayet&#8221;i bitiren Numan Kurtulmuş&#8217;u da gönülden tebrik ederim. SP, onun sayesinde zaten iyi bir yola girmişti; eminim bundan sonra daha da iyi olacak.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/07/15/aym-turk-kani-ve-kudus%e2%80%99te-namaz/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/07/15/aym-turk-kani-ve-kudus%e2%80%99te-namaz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Ordusu&#8230; Yine zaaf, yine ihmal: O askerler ölmeyebilirdi! İlker Başbuğ hesap versin!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/07/06/turk-ordusu-yine-zaaf-yine-ihmal-o-askerler-olmeyebilirdi-ilker-basbug-hesap-versin/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/07/06/turk-ordusu-yine-zaaf-yine-ihmal-o-askerler-olmeyebilirdi-ilker-basbug-hesap-versin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 21:35:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10422</guid>
		<description><![CDATA[TARAF
Hatay&#8217;ın İskenderun İlçesi&#8217;nde Şehit Er Remzi İlboğa Kışlası&#8217;na  PKK&#8217;lıların yaptığı saldırının üzerinden bir aydan fazla bir zaman  geçti. 31 Mayıs 2010 tarihinde nöbet değişimi yapıldığı sırada içinde  askerlerin bulunduğu araç, roketatar ve uzun namlulu silahlarla  taranmış, saldırı sonrası altı asker şehit olmuştu. İsrail&#8217;in, Mavi  Marmara gemisine yaptığı baskınla aynı güne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.taraf.com.tr/haber/pkk-kislaya-yol-yapmis.htm" target="_blank"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/12/ok_affetmek_sirnak_01.jpg" alt="" width="189" height="156" />TARAF</a></p>
<p>Hatay&#8217;ın İskenderun İlçesi&#8217;nde Şehit Er Remzi İlboğa Kışlası&#8217;na  PKK&#8217;lıların yaptığı saldırının üzerinden bir aydan fazla bir zaman  geçti. 31 Mayıs 2010 tarihinde nöbet değişimi yapıldığı sırada içinde  askerlerin bulunduğu araç, roketatar ve uzun namlulu silahlarla  taranmış, saldırı sonrası altı asker şehit olmuştu. İsrail&#8217;in, Mavi  Marmara gemisine yaptığı baskınla aynı güne denk gelen saldırı kamuoyunu  derinden sarsmıştı.</p>
<h4>Baskını haber veren raporlar</h4>
<p>Taraf, baskından altı ay önce askerî üsse saldırı yapılacağı  bilgisinin yer aldığı istihbarat raporlarını yayımlayınca, kuşku ve  sorular da beraberinde geldi.</p>
<p>Amanos Dağları&#8217;nda bir yıl önce öldürülen PKK&#8217;lıların üzerinden  birliğin fotoğraf ve video görüntüleri <span id="more-10422"></span>bulunmuş, birliğe otoban  tarafından saldırı yapılabileceği raporla tüm birliklere sunulmuştu.  Aynı uyarı altı ay önce de ikinci bir raporla birliğe sunulmuştu.</p>
<p>Raporda, özellikle otoban tarafında bulunan bölgenin roketatar ve  havan topuna karşı savunmasız olduğu belirtilip, istinat duvarı örülmesi  öneriliyordu. Raporda ayrıca, nöbet tutan erlerin görüş alanını  engelleyen ağaçlar yüzünden, kulübelerin yerlerinin değiştirilmesi de  isteniyordu. Tüm bu uyarılara rağmen önlem alınmayınca altı asker göz  göre göre şehit olmuştu.</p>
<p>Baskının ardından kamuoyunda ihmal tartışmaları yaşanırken, İçişleri  Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, iki farklı ekibi bölgeye  inceleme yapmak üzere gönderdi. Ancak, baskının üzerinden 35 gün  geçmesine rağmen, başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere, Deniz  Kuvvetleri Komutanlığı&#8217;ndan yapılan ön soruşturmayla ilgili kamuoyuna  herhangi bir açıklama yapılmadı.</p>
<h4>İşte yeni rapor</h4>
<p>Taraf, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından baskın sonrası  hazırlanan ön rapordaki bazı çarpıcı bilgilere ulaştı. Baskın sonrası  İskenderun&#8217;da yaşananlar, yapılan toplantılarda konuşulan konular, olay  yeri inceleme ekibinin yaptığı tesbit, kameraya kaydedilen saldırı  görüntüsü gibi birçok yeni bilgi ve ihmalin yer aldığı rapordaki  bilgiler çok tartışılacağa benziyor.</p>
<h4>Ve 31 mayıs gecesi&#8230;</h4>
<p>İskenderun Şehit Er Remzi İlboğa Kışlası&#8217;na yapılan saldırı 31 mayıs  günü gece yarısı 00:10 sularında gerçekleşti. Yakın mesafeden nöbet  değişim kamyonuna yapılan saldırı sonucu olay yerinde üç asker şehit  oldu. Ardından da hastanelere gönderilen yaralılardan üç kişinin daha  şehit olduğu bilgisi yetkililere ulaştırıldı.</p>
<h4>Birliğin komutanı kayıp</h4>
<p>Olaydan yarım saat sonra İskenderun Deniz Üs Komutanı Tuğamiral  Turgay Erdağ, baskın yapılan birliğe geldi. Karargâh Komutanı, Hava  Savunma Komutanı, Hatay Valisi Celalettin Lekesiz, İskenderun Kaymakamı,  Emniyet yetkileri, Garnizon Komutanı, MİT Daire Başkanı ve Beledeyi  Başkanı da aynı saatlerde birliğe gelen isimler arasındaydı.</p>
<p>Devletin tüm birimlerinin yetkilileri, olaydan kısa bir süre sonra  birliğe gelmesine karşın, baskının yapıldığı birliğin İkmal Komutanı  Deniz Albay Hüseyin Yavaş ortalarda görünmüyordu. Nerede olduğu  konusunda ise kimsenin bir bilgisi yoktu.</p>
<p>Vali Lekesiz, Tuğamiral Turgay Erdağ&#8217;la mini bir toplantı yaptı.  Vali, generale &#8220;Buranın sorumlusu kim&#8221; diye sordu. Erdağ, sorumlunun  Uçaksavar Komutanı Binbaşı Şahin Demir&#8217;in olduğunu söyledi. Vali  Lekesiz, olayla ilgili aldığı ilk bilgilerin ardından sabah saatlerinde  şehitler için yapılacak tören programının belirlenmesini istedi.</p>
<h4>Baskın anı kamerada</h4>
<p>Toplantının ardından Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri baskının  yapıldığı nöbet kulübelerinde ilk incelemelerini yapmaya başladı. İlk  olarak nöbetçi bir uzman çavuşun ifadesi alındı. Uzman Çavuş, baskından  önce kamerada bir görüntünün dikkatini çektiğini ama anlayamadığını  söyleyip, tesbit edilen görüntüyü yetkililere gösterdi. Görüntüde, RPG  roket atarı kullanan PKK&#8217;lının birliğin tel örgülerinden içeri girdiği,  sazlığın arasına konuşlandığı ve roket attığı görülüyordu. Roketi atan  bir PKK&#8217;lı, sazlıktan girdiği gibi çıkmış ve ardından da nöbet değişimi  yapan erlerin çapraz ateşe tutulduğu görüntülere yansımıştı.</p>
<h4>Görüntü savcının elinde</h4>
<p>Olay yerinde bulunan bir isim de İskenderun Savcısı Ahmet Fatih  Ağca&#8217;ydı. Ağca, olayı soruşturan isimlerden biriydi. Savcı Ağca,  görüntülerin kaydedildiği harddiske el koydu. Birliğin güvenliğinden  sorumlu Uçaksavar Komutanı Binbaşı Şahin Demir, Karargâh Üs Komutanı ve  diğer yetkililer de savcının harddiske el koyduğuna tanık oldu.</p>
<h4>PKK&#8217;lılar arabayla ayrıldı</h4>
<p>Yetkililer, nöbet kulübesinde yara almadan kurtulan erlerle de  konuştu. Olaya tanıklık eden iki er, baskını izlediklerini, saldırının  yapıldığı kulübenin yukarısında kullanılmayan Lumbar Ağzı&#8217;nın önünde  dörtlüleri yakmış bekleyen bir Peugeot 206 gördüklerini, tel örgüsü  boyunca sırtında çanta olan bir kişinin arabaya bindiğini ve oradan  ayrıldığını söyledi. Aynı erler benzer ifadeleri hastanede de  tekrarladı. Kendilerine neden ateş açmadıkları sorusuna ise &#8220;Ateş  açamadık, orada saklanıp sadece bekledik&#8221; diye cevap verdiler.</p>
<h4>Oramiral Birgel İskenderun&#8217;da</h4>
<p>Sabah saatler 07:00 gösterdiğinde Deniz Kuvvetleri&#8217;nin iki numaralı  ismi Donanma Komutanı Oramiral Emin Murat Birgel İskenderun Üs  Komutanlığı&#8217;na geldi. Yanında Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir  Sağdıç da vardı. Denetleme heyeti başkanı Namık Albay ve ekibi de üs  komutanlığına gelenler arasındaydı.</p>
<p>Donanma Komutanı Oramiral Birgel, olayla ilgili ilk soruşturmayı üs  komutanlığında yaptı. İskenderun Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Turgay  Erdağ&#8217;dan erlere kadar tüm isimler sorgulandı. Hatay Valisi Lekesiz&#8217;in  gerçekleştirdiği mini zirveye katılmayan Kışla Komutanı Deniz Albay  Hüseyin Yavaş, Donanma Komutanı&#8217;nın yaptığı sorgulamaya da katılmadı.</p>
<h4>Raporları neden dikkate almadınız</h4>
<p>Donanma Komutanı Oramiral Birgel, soruşturmanın ardından birlikte  bulunan isimlere, Taraf&#8217;ın da yayımladığı denetleme raporlarındaki  çarpıcı bilgileri sordu. Birgel, &#8220;otobandan yapılacak saldırıya karşı  önlem alınması tesbiti, altı ay önce Hatay Jandarma Komutanlığı&#8217;nın  baskın olacağına dair raporunu&#8221; gösterip, &#8220;Bana hesap sorarlarsa ben ne  cevap vereceğim? Tesbit edilen ihmaller neden yerine getirilmedi?  İstihbarat raporları niçin dikkate alınmadı&#8221; diye sordu. Üste bulunan  isimlerin verdiği cevap ise tam bir sessizlikti.</p>
<p>Saldırının ardından 2 haziran çarşamba günü İskenderun&#8217;da bu kez  güvenlik toplantısı yapıldı. Toplantıya tüm birlik komutanlarının yanı  sıra, Jandarma, Emniyet ve Deniz Üs Komutanlığı&#8217;ndan isimler katıldı.  Toplantıda olmayan isim ise yine Deniz Albay Hüseyin Yavaş&#8217;tı. Yavaş  toplantıya Yüzbaşı Fatih Koca&#8217;yı göndermişti.</p>
<h4>Jandarma ve Emniyet&#8217;e suçlama</h4>
<p>Toplantıda ilk söz alan isim Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Turgay Erdağ  oldu. Erdağ &#8220;Terörist dağdan iniyor, kapıma gelip zilimi çalıyor. Bu  aşamaya gelene kadar devlet nerede? Niye bunları duymuyor&#8221; diyerek  Jandarma ve Emniyet&#8217;i hedef aldı. İstihbarat zaafı olduğu noktasında  topu her iki kuruma attı.</p>
<h4>İstihbarat verdik, önlem almadın</h4>
<p>Erdağ&#8217;ın bu sözleri toplantıyı gerdi. Toplantıya katılan Jandarma  Komutanı Albay Vedat Çolak, Tuğamiral Erdağ&#8217;a sert bir çıkış yaptı:  &#8220;Size iki kez baskın olacağına dair istihbarat raporu sunduk. Hatta  PKK&#8217;lılar üzerinde yakalanan fotoğraf, video görüntüsü ve haritaları  verdik. Fotoğraf ve videolarda Ağır Bakım Komutanlığı&#8217;nın, İkmal  Komutanlığı&#8217;nın, Uçaksavar&#8217;ın zoomlanmış yer tesbiti görüntüsü vardı.  Hatta İkmal Komutanlığı&#8217;ndaki roketatarın konuşlandığı yer zoomlanmıştı.  Neden önlem almadınız?&#8221;</p>
<p>Toplantıdaki ortamın iyice sertleşmesi üzerine Garnizon Komutanı  konuyu değiştirip, katılımcılara ayrı ayrı ne tür önlem aldıklarını  sordu. Kara Kuvvetleri&#8217;ne bağlı Ağır Bakım Komutanlığı, gelen istihbarat  raporlarından sonra caydırıcılık olsun diye birliğin çevresine tank ve  birer nöbetçi yerleştirdiklerini, dış nöbetçileri daha korunaklı olan iç  korumalı bölgeye çektiklerini söyledi.</p>
<h4>Roket 10 metreden atıldı</h4>
<p>Baskın sonrası olay yeri incelemesi yapan Üs Karargâh Komutanı&#8217;nın  toplantıda söyledikleri ise oldukça çarpıcıydı: &#8220;Baskından önce olay  yeriyle ilgili defalarca keşif yapılıyor. Tel örgüsü kesiliyor.  Roketatarın konuşlandığı yere, sazlık içine yol yapılıyor. Otlar  kuruyor. Olay günü çapraz ateş tel örgüsü sınırından yapılıyor. Roket 10  metreden atılıyor. Bir askerin üzerinde patlıyor. Ama bunların hiçbiri  tesbit edilemiyor.&#8221;</p>
<h4>Üç er kan kaybından ölüyor</h4>
<p>Bu çarpıcı bilgilerin ardından Askerî Hastane Başhekimi bu kez söz  aldı ve şehit sayısının neden arttığıyla ilgili katılımcılara bilgi  verdi: &#8220;10 yaralı asker yol boyunca üç hastaneyi pas geçip bizim  hastaneye getirildi. Bu çok ciddi bir yanlış. Hastanede bir iki askere  acil müdahale yapabiliyoruz. İmkânlarımız sınırlı. Zaten biz, gelen  yaralı erleri diğer hastanelere sevk ettik. Bazıları kan kaybından  öldü.&#8221;</p>
<h4>Birlikten tek mermi atılmamış</h4>
<p>Başhekimin ardından bu kez Albay Hüseyin Yavaş&#8217;ın yerine toplantıya  katılan Yüzbaşı Fatih Koca söz alıp, saldırı esnasında birlikten bir tek  mermi bile atılmadığı itiraf etti. Olay yeri inceleme ekiplerinin  valiye sundukları ön raporda da mermi atılmadığı tesbiti yer almıştı.  Jandarma, Vali Celalettin Lekesiz&#8217;e &#8220;Olay yerinde bir sürü keleş mermi  kovanı var ama bir tane G3 mermi kovanı yok&#8221; demişti.</p>
<h4>Kulübe boştu itirafları</h4>
<p>Toplantıda ayrıca PKK&#8217;lıların gerek keşif için gerekse saldırı günü  birlik içine giriş yaptıkları altı nolu kulübede uzun bir süredir  nöbetçi asker konmadığının erler tarafından itiraf edildiği bilgisi de  dile getirildi.</p>
<h4>Albay Yavaş&#8217;ın ihmali</h4>
<p>Olayla ilgili Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından hazırlanan ön  soruşturma raporunda ise Albay Yavaş&#8217;ın da ihmaline yer verildi. Baskın  yapılan İkmal Komutanı Albay Hüseyin Yavaş, üç yıl önce birliği  korumakla görevli güvenlik bölüğünü dağıtmış, sorumluluğu uçaksavara  vermişti. Bu birim de güvenlik gerekçesiyle kışla içerisine taşınmış,  kulübelerin de içerisinde olduğu dış bölüm savunmasız kalmıştı.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/07/06/turk-ordusu-yine-zaaf-yine-ihmal-o-askerler-olmeyebilirdi-ilker-basbug-hesap-versin/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/07/06/turk-ordusu-yine-zaaf-yine-ihmal-o-askerler-olmeyebilirdi-ilker-basbug-hesap-versin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Darbe sırasında ilk susturulacak!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/02/03/darbe-sirasinda-ilk-susturulacak/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/02/03/darbe-sirasinda-ilk-susturulacak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 22:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Türk faşizmi]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8538</guid>
		<description><![CDATA[Balyoz Harekat Planı&#8217;nda ilk tutuklanacak 36 gazeteciden biri olan Bugün Gazetesi yazarı Nuh Gönültaş Risale Haber&#8217;e konuştu. (Özkan Erdem)
DARBE PLANLARININ EN KORKUNCU, EN VAHŞİSİ   Son zamanlarda ortaya çıkan ve sizin de tutuklanacak gazeteciler arasında yer aldığınız  ‘Balyoz Hareket Planı&#8217;nı nasıl yorumluyorsunuz?   Balyoz harekat planı bugüne kadar ortaya çıkan darbe planlarının en korkuncu, en vahşisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/darbe_ergenekon.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8539" title="darbe_ergenekon" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/darbe_ergenekon.jpg" alt="" width="274" height="271" /></a>Balyoz Harekat Planı&#8217;nda ilk tutuklanacak 36 gazeteciden biri olan Bugün Gazetesi yazarı Nuh Gönültaş Risale Haber&#8217;e konuştu. (<a href="http://www.risalehaber.com/news_detail.php?id=71591" target="_blank">Özkan Erdem</a>)</em></p>
<p><strong>DARBE PLANLARININ EN KORKUNCU, EN VAHŞİSİ</strong> <strong> </strong> <strong>Son zamanlarda ortaya çıkan ve sizin de tutuklanacak gazeteciler arasında yer aldığınız  ‘Balyoz Hareket Planı&#8217;nı nasıl yorumluyorsunuz?</strong>   Balyoz harekat planı bugüne kadar ortaya çıkan darbe planlarının en korkuncu, en vahşisi ve tabi dolayısıyla <span id="more-8538"></span>da en ilkelidir. Memleketi önce kan gölüne çevirip sonra ülkede yönetime el koyma planıdır. Bu plan kontrgerilla taktikleriyle hazırlanmış bir darbe planıdır. Milletin mukaddes değerlerine yönelik eylemler bizzat ordunun kontrgerilla taktiklerini uygulayıp, millet tahrik edilip ordunun yönetime gelmesi için meşru bir zemin oluşturma çabası sözkonusu. Tarihi 2003&#8242;tür. O tarihte Türkiye&#8217;de herhangi bir iç karışıklık, herhangi bir kalkışma vs. yoktur. Bu plan ile ülke 12 Eylül öncesi gibi kan gölüne döndürülecek, sıkıyönetim ilan edilecek ve sonrasında halkın ‘Ordu millet elele&#8217; sloganları ile hükümet devrilip yönetime el konacaktı. Çetin Doğan&#8217;ın darbe planı bugüne kadar hazırlanan planların en korkuncu ve kanlısıdır. <strong> </strong> <strong>Eylem planları hayata geçebilseydi Türkiye&#8217;de nasıl bir tablo oluşurdu?</strong>   Eğer bu plan hayata geçirilebilmiş olsaydı ülkede tabir caizse kan gövdeyi götürecekti. Çünkü darbe planında halkın kanlı eylemlerle sokaklara dökülmesi, askeri mekanlara saldırması için tahrik edilmesi sözkonusuydu. Önce saldırılar için halk tahrik edilecek sonra da saldırı başlayınca kanlı biçimde bastırılacaktı. Vatandaşların üzerine ateş açılacaktı. Çetin Doğan&#8217;ın ses kayıtlarında polisin eylemleri bastırmada son derece aciz kaldığı ve vatandaşı dağılmaları için uyardığına dair ifadeler var; &#8220;Bu işler dağılın ile falan olmaz, acımasız bir şekilde bastırılmalı&#8221; deniyor. Çetin Doğan cuntası ülkeyi 12 Eylül öncesine döndürüp 12 Eylül&#8217;deki gibi yönetime el koyacaktı. Zaten Balyoz darbe planı 12 Eylül&#8217;de yönetime el konulması için hazırlanan planlar örnek alınarak hazırlanmış. <strong> </strong> <strong>28 ŞUBAT MİLLETİN DİNİ DEĞERLERİNE ‘TOPYEKÜN SAVAŞ&#8217; AÇTI</strong> <strong> </strong> <strong>Her ortaya çıkan belgede cemaatlerin, dindarların fişlendikleri haberlerini okuyoruz. Asker, cemaatlere, dini guruplara neden iç tehdit gözüyle bakıyor sizce?</strong>   Bir söz vardır; &#8220;Az gelişmiş ülkeler kendi orduları tarafından esir alınmıştır.&#8221; Bizdeki durum bu söze benziyor. Ordumuzun değerleri halıkımızın değerleri ile uyuşmuyor. Dolayısıyla halkı iç tehdit olarak görüyor. Sürekli bu halka tepeden bakan bir komuta kademesi sözkonusu. 28 Şubat&#8217;a kadar ordunun halkın dini değerlerine karşı tutumunda çok keskin bir çizgi izlenmezdi. 28 Şubat tam bir kırılma noktası oldu. 28 Şubat milletin dini değerlerine ‘topyekun savaş&#8217; açtı. Bu da Hürriyet gazetesinin manşetinden yayınlandı. Ordu halka yönelik operasyonlarını Hürriyet gazetesini kullanarak yaptı hep. 28 Şubat&#8217;ın medya ayağının en önemli ayağı Hürriyet Gazetesi&#8217;dir. Hürriyet Gazetesi Türkiye&#8217;nin en büyük sorunlarından biridir.   Halkın fişlenmesi halkın sürekli kontrol altında tutulmaya çalışılması ile alakalıdır. Genç Türkiye kurulduktan sonra bazı dinci, kürtçü kalkışmalar olduğu söylenerek halka karşı ciddi operasyonlar yapıldı. Bu operasyonlarda ordu başrolü oynadı. İnsanlar yargısız, sorgusuz şekilde idam edildi. Bu tür bir başlangıç Türk Ordusu&#8217;nda iç tehdit algısını güçlendirdi. Eğer halk ciddi bir iç tehditse ordunun bu halk üzerindeki konumunu değerlendirmesi gerekiyor. Ya halkla barışacak ya da halkı ezecek. Onlar ikinciyi tercih etmişler. Bunca yıla bu kadar darbe, bunca muhtıra, uyarı sığdırılmasının sebebi budur.<br />
Kısaca ordu ile millet değerleri arasında kan uyuşmazlığı var. <strong> </strong> <strong>CEMAATLAR ORDUYA KARŞI MESAFELİ DAVRANMAYA BAŞLADILAR</strong> <strong> </strong> <strong>Türkiye&#8217;nin demokratikleşmesinde cemaatlerin nasıl bir rolü var? Ortaya çıkarılan bu Eylem Planları çerçevesinde cemaatlere düşen sorumluluklar nelerdir?</strong><br />
Cemaatlar bugüne kadar hep kendi iç dünyalarında yaşadılar. Demokratik talepleri pek dile getirmediler. &#8220;Ordu gözbebeğimiz&#8221; mantığı ile hareket ettiler. Ama her zaman ordudan en büyük darbeyi onlar yedi. Hatta demokratik talepleri dile getiren diğer toplumsal kesimleri ordu düşmanı ilan edip onlara karşı oldular. 28 Şubat Cemaatlarin de gözünü açtı. 28 Şubat tam bir kırılma noktasıdır. 28 Şubat bir çok cemaatin lider konumundaki insanlarının yurt dışına çıkmasına yol açtı.   TSK bir çok subayı cemaatlere mensup diye ordudan uzaklaştırdı. &#8220;Ordunun değil, cemaat liderinin emirlerini yerine getirir bunlar&#8221; mantığı ile hareket etti. Bu konuda o kadar ileri gittiler ki, bir subayın ordudan atılması için eşinin başının kapalı olması yetti. 28 Şubat süreci bu konuda tam bir cadı avı başlattı ve namaz kılan, dini değerlere saygısını ifade eden, yaşam biçiminde dine yer veren, kısacası gününün bir kısımı dini değerleri ile meşgul olarak geçiren her subayı ordudan uzaklaştırdı.   Bu süreç cemaatların gözünü açtı. Artık cemaatlar &#8220;bütün ordumuz değil içindeki bir kısım cuntalar dine karşı&#8221; diyorlar ama, orduya karşı mesafeli davranmaya başladılar. Artık gözbebeğimiz demiyorlar. Dolayısıyla ordu ile milletin arasındaki mesafe daha da açıldı. Cemaatlar demokratik talepler konusunda diğer toplumsal kitlelere yayın organları ile destek vermeye başladılar. Bence bu Türkiye için iyiye işaret. Genelkurmay Başkanının &#8220;Allah Allah diyen orduya iftira atıyorlar&#8221; sözünü millet yemedi. Çünkü ordunun yapısının &#8220;savaşta Alllah Allah, barışta yallah yallah&#8221; olduğu artık gizlenemiyor. Cemaatlar ordu gerçeğini anladılar. <strong> </strong> <strong>Bir yazınızda &#8220;1960&#8242;tan beri her hükümet işbaşına geldikten sonra mutlaka TSK tarafından alaşağı edilip görevden uzaklaştırma korkusu ile yaşıyor. Rahmetli Başbakan Adnan Menderes&#8217;in idam gömleği üzerinde idam fermanı yazılı fotoğrafları yönetime gelen her başbakanın korkulu rüyası oluyor&#8221; diyorsunuz. Kozmik odaya girildi. Cuntacıların eylem planları ele geçirildi vs bir çok güzel gelişme yaşanıyor. Artık bu korkulu dönem kapanmış mıdır sizce?</strong> <strong> </strong> Türkiye&#8217;de ordu her zaman halkın seçtiği hükümetlerin üzerinde demoklesin kılıcı gibi durmuştur. Gerekli gördüğü hallarde de kılıcı indirmekten çekinmemiştir. Türk halkı yıllarca, önce tahrik edip sonra el koymak şeklindeki kontrgerilla taktikleri ile yönetime el koyan ordunun sırrını çözmüştür. Dünya da değişmiştir. Soğuk savaş bitmiştir, ama Türk Ordusu hala soğuk savaş dönemi ordusu halinden kendisini yeni şartlara uyduramamıştır. Ordunun son dönemde başına gelenler, ortaya çıkan cuntalar, darbe planları vs. ordunun soğuk savaş dönemi hastalığından hala kurtulmadığını göstermiştir.   Bir şey daha var, ordunun artık yönetime el koyma gibi bir kalkışmaya kalkışabileceğini sanmıyorum. Bu mümkün değil, hem iç şartar, hem de dış şartlar buna müsade etmiyor. Bu dönemde NATO ordusunda bazı komutanlar anti amerikancılık yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla darbeciler en ciddi dış desteklerini kaybettiler. Herhangi bir NATO ülkesinde ordunun Amerika&#8217;ya rağmen yönetime el koyması mümkün değildir.   <strong>İNSANLAR ÖZGÜRLÜK VE DAHA ÇOK DEMOKRASİ İSTİYOR</strong>   <strong>Demokratik açılım  çalışmalarının geldiği noktayı nasıl görüyorsunuz? Yeterli mi?</strong>   Demokratik açılım çalışmalarında ciddi bir zaafiyet sözkonusu. Bu konular elbette zamana yayılarak yapılacak, ancak bir yol haritasının çıkarılması ve adım adım planlanan özgürlüklerin gerçekleştirilmesi lazımdı. Başta bu konuda bir yol haritası çıkarılmadan biraz alelacele bir açılım çabasına girişildi. PKK&#8217;lı teröristlerin sınırdan büyük gösterilerle Türkiye&#8217;ye gelmesi ve tutuklanmaması ciddi bir zaafiyet doğmasına yol açtı.   Demokratik çabalar kararlaştırılır ve yapılması için adım atılır. Lafla demokrasi yürümez. İnsanlar özgürlük istiyor, insanlar daha çok demokrasi istiyor. Bunları gerçekleştirmek için ciddi duruş ve kararlılık gerekiyordu. Hükümette o kararlılık baştan beri tam olmadı. &#8220;Hele bir başlayalım bakalım, sonra duruma göre geri çekilir ya da devam ederiz&#8221; diye düşündüler. Tam bir kararlılık hali yoktu. Dolayısıyla da ilk engelde geri adım atıldı.   <strong>Bir yazınızda &#8220;Türkiye için Kürt ve Türk ırkçılığı ciddi tehlikedir. Geleceğimizi ırkçılık hastalığı üzerine bina edemeyiz&#8221; diyor, hatta ırkçılığın PKK&#8217;dan daha büyük bir tehlike olduğunu da söylüyorsunuz. Peki bu ‘ırkçılık tehlikesi&#8217;nden nasıl ve ne zaman kurtulabiliriz? Somut çözüm önerileriniz nelerdir?</strong>   Somut çözüm önerim malesef yok. Türkiye&#8217;nin bu durumunda somut çözüm önermem pek mümkün değil. Bu zihniyetler var, onları yok etmemiz mümkün değil. Bunlarla birlikte yaşayacağız. O zaman birarada yaşama kültürünü geliştirmemiz gerekiyor. Bunun dışında bir çözüm yok şu aşamada. Bir ararada yaşamak için hoşgörüyü, empatiyi artırmalıyız. Bu da eğitim dışında elde edilecek bir şey değil. Sadece eğitim diyorum. Başka yolu yok. <strong> </strong> <strong>Toplumsal ortak payda size göre nedir? Devletin, hükümetin bu noktada ne gibi bir girişimi olmalıdır?</strong>   Türk toplumunda toplumsal ortak payda dindir. Ancak laik bir devletimiz var. O halde topumsal ortak paydanın demokratik değerler olması gerektiğini söyleyebilirim. Demokratik değerler ile dini değerler zaten çatışma içinde değiller. Laiklik ile de İslam dini çatışma içinde değil. Tabii ki bizde uygulanan katı laiklik, hatta dinsizlik gibi uygulanan laiklikten söz etmiyorum. <strong> </strong> <strong>Hafta sonları genelde köşenizi daha enfüsi konulara ayırıyordunuz. Neden bundan vazgeçtiniz?</strong> <strong> </strong> Bundan vazgeçmedim. Ben güncel konularda yazan bir gazeteci yazarım. Mümkün olduğu sürece, gündem müsade ettiği ölçüde hafta sonu yazılarımı iman, ahlak, din konularına ayırmaya çalışıyorum. Okuyucu bu tip yazıları çok seviyor. Özellikle ölüm üzerine, hayat üzerine yazılara çok itibar ediyor. Bu da benim bu konuları yazmamı teşvik ediyor. Vazgeçmiş değilim, kendim de tabii bu konularla beslenerek yazmalıyım. Ayrıca gündem de müsade etmeli&#8230; Devam edecek merak etmeyin.</p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify">&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><script type="text/javascript"></script></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/02/03/darbe-sirasinda-ilk-susturulacak/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/02/03/darbe-sirasinda-ilk-susturulacak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kükreyeceğine hesap ver kardeşim!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/01/26/kukreyecegine-hesap-ver-kardesim/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/01/26/kukreyecegine-hesap-ver-kardesim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 22:25:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk faşizmi]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8433</guid>
		<description><![CDATA[İlker Bey yine masaya yumruklar vurarak bağırdı, çağırdı, köşeye kıstırılmış kedi gibi tehditler savurdu. Tabi İlker Bey öfkelendikçe TARAF gazetesince yöneltilen suçlamaların doğru olduğunu düşünüyor insan. Daha önce de anlattığımız gibi masum insan soğukkanlıdır. Suçunun ortaya çıkmasından korkan insan öfkelenir, korkusunu saklamaya çalışır.
TSK&#8217;nın amiri olan İlker Bey&#8217;in terörist olduğu iddia edilen subayları kulaklarından tutup adalete [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/ilker_basbug.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8434" title="ilker_basbug" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/ilker_basbug-300x215.jpg" alt="" width="300" height="215" /></a>İlker Bey yine masaya yumruklar vurarak bağırdı, çağırdı, köşeye kıstırılmış kedi gibi tehditler savurdu. Tabi İlker Bey öfkelendikçe TARAF gazetesince yöneltilen suçlamaların doğru olduğunu düşünüyor insan. Daha önce de anlattığımız gibi masum insan soğukkanlıdır. <a href="http://www.derindusunce.org/2009/12/22/ilker-bey-neden-ofkeli/">Suçunun ortaya çıkmasından korkan insan öfkelenir, korkusunu saklamaya çalışır</a>.</p>
<p>TSK&#8217;nın amiri olan İlker Bey&#8217;in terörist olduğu iddia edilen subayları kulaklarından tutup adalete teslim etmesi gerekmez mi? Belki suçlamalar yersiz, belki o insanlar masum. <strong>Ama bu kadar ağır suçlamaların aklanma yeri elbette mahkemelerdir</strong>&#8230; Sivil mahkemeler. Zaten İlker Bey inat ettikçe şüpheler de artar. Böyle işgal ordusu gibi <strong>&#8220;asarım, keserim&#8221;</strong> demekle olmaz bu iş. Gariban Mehmetçiklerin arkasına saklanmakla hiç olmaz.</p>
<p>Neymiş efendim? Adamlar <strong>&#8220;ALLAH ALLAH&#8221;</strong> diyerek taarruz edermiş, onun için cami bombalamazmış. Sanki darbe planlarını yapanlar 18 aylığına zorla askere götürülen garibanlar. Sanki &#8220;irtica tehlikesi&#8221; diye diye memlekete enerji kaybettirenler anası, bacısı başörtülü köylü çocukları. İlker Bey <strong>&#8220;biz Güney Amerika ordusu değiliz&#8221;</strong> diyor. Sanki başbakan asan ordu bizim ordumuz değil! Güney Amerika ordusu değilsen adam gibi hesap ver milletinin önünde<strong>. Neden korkuyorsun? Ne bu öfke?</strong></p>
<p>Türk ordusunun şerefini temizlemenin yolu önüne geleni lanetlemekten değil sivil mahkemelere güvenmekten geçer.</p>
<p><strong>&#8220;Ordumuzu yıpratmayın&#8221;</strong> diye diye bu kurumun bu kadar rezil edilmesine insan hakikaten üzülüyor.</p>
<p>Ayıp denen bir şey var yahu!</p>
<p> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify">&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/01/26/kukreyecegine-hesap-ver-kardesim/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/01/26/kukreyecegine-hesap-ver-kardesim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kozmik Kuzuların Sessizliği</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/01/07/kozmik-kuzularin-sessizligi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/01/07/kozmik-kuzularin-sessizligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 14:30:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>

		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8109</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Kurumlar çatışması&#8221; geyiği aldı başını gidiyor. Sanki ordu ve TBMM aynı mertebede iki güçmüş gibi. Meselâ Suriye ve Fransa başbakanları çatışabilir. Ama Türk ordusu Türkiye&#8217;nin meclisine itaat etmezse asi durumuna düşmez mi? Bir işgal kuvveti değil ki bu. Adı üstünde, orduMUZ.
« En güvenilir kurum » sessiz. Eskiden bol bol anketler yapılırdı, ilân edilen sonuçlara göre siyasetçiler, basın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/silence1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8110" title="silence1" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/silence1-270x300.jpg" alt="" width="239" height="258" /></a>&#8220;Kurumlar çatışması&#8221;</strong> geyiği aldı başını gidiyor. Sanki ordu ve TBMM aynı mertebede iki güçmüş gibi. Meselâ Suriye ve Fransa başbakanları çatışabilir. Ama Türk ordusu Türkiye&#8217;nin meclisine itaat etmezse asi durumuna düşmez mi? Bir işgal kuvveti değil ki bu. Adı üstünde, ordu<strong>MUZ</strong>.</p>
<p style="text-align: justify;">« En güvenilir kurum » sessiz. Eskiden bol bol anketler yapılırdı, ilân edilen sonuçlara göre siyasetçiler, basın geride kalır, vatandaş en güvenilir kurum olarak orduyu seçerdi.  Şimdilerde bir anket yapılsa ne olur? Benim yanıtım <span id="more-8109"></span>pek olumlu olmaz ne yalan söyleyeyim. Son zamanlarda olup bitenlerden sonra pek güvenim kalmadı bu kuruma. Peki bütün askerler mi suçlu? Bütün ordu Ergenekon çetesine destek mi oluyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Kimileri nasıl Atatürk&#8217;ün arkasına saklandıysa Ergenekon çetesi de erlerin arkasına saklanıyor. Cenazelerde <strong><em>&#8220;Şehitlerimiz, evlatlarımız&#8221;</em></strong> diye nutuklar atıyorlar ama zorla askere gönderilen, eline bomba verilip patlatılan, komutanın evini boyayarak, çocuğuna bedava ders vererek, karısının özel şöförlüğünü yaparak vatan savunmasına katkıda bulunan(?) erlerin Ergenekon ile bir alakası yok tabi ki.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama birisi çıkıp <strong><em>&#8220;yahu neden özel arabanızın benzinini ordunun deposundan dolduruyonuz?&#8221;</em></strong> diye sorarsa <strong><em>&#8220;vayyy! Sen demek ki Ordu düşmanısın! Demek ki sen komünist, islamist ve sorosçu bir Amerikan uşağısın!&#8221;</em></strong> diye çatıyorlar&#8230; Kimler? Nasırına bastıklarımız tabi ki.</p>
<p style="text-align: justify;">Çocukken albay emeklisi bir tanıdık vardı, karısı bizi ORKO diye bir süper markete götürmüştü. Salça, makarna, deterjan&#8230; Her şey belki 20 kere daha ucuzdu. Biz çocuklar tabi ki çikolata, sakız, ne bulduysak resmen yağmaladık. Yıllar sonra uyandım. Bu &#8220;indirimli&#8221; satışların aslında düpedüz <strong>ZARARINA</strong> yapılıyordu. Kimin zararına? Aradaki farkı kim ödüyordu? Halk tabi ki. <strong>Peki ORKO denen bu mağazadan kimler alış-veriş yapabiliyordu?</strong> Erler? Hayır. Neden? Demek ki tek bir ordu yok, birden fazla ordu var. Ölmek için askere alınanlar var, yaşamak hatta iyi yaşamak için orduya girenler var. Kira vermeden güzel evlerde oturan, lüks orduevlerinde yiyip içip komik hesaplar ödeyenler var. Ama bu lüks hayat erlere kapalı. Onlara madalya ve bayraklı tabut. &#8220;Şanslı&#8221; erler orduevlerine kapağı atıp çalgıcı oluyor, aşçı oluyor. Büyük strateji uzmanı subaylarımız <strong><em>&#8220;dom dom kurşunu&#8221;</em></strong> dinlemeden PKK ile savaşamıyorlar mı?</p>
<p style="text-align: justify;">İlker Başbuğ&#8217;a <strong><em>&#8220;Vergilerimizle ne yapıyorsunuz? Hesap verin&#8221;</em></strong> diye soranlara vatan haini muamelesi yapılıyor yine de. Bence garip bir durup bu. İtfaiyeciler yangın söndüreceklerine gidip bir marul tarlasını sulasalar garip gelmez mi size? Bu da garip. Savcıların TSK&#8217;ya ait yerlere girmesine engel olunabilmesi çok garip meselâ.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki ordumuzun kaybolan saygınlığı nasıl geri gelebilir? Yine ordu dışından bir örnekle düşünelim. Meselâ bir doktor bir hastasına tecavüz etmiş olsun. Tabipler odası ne yapmalı? <strong><em>&#8220;Olmaz öyle şey, bir doktor ASLA böyle bir şey yapamaz, hasta yalan söylüyor&#8221;</em></strong> mu demeli? Hastayı ve ailesini <strong>tıp düşmanı</strong> mı ilân etmeli? Onlara destek olanlara postayla enjektör yollayıp korkutmalı mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Yoksa elinden geldiğince bilgi, belge vb desteğiyle adalete yardımcı mı olmalı? İkinci durum olursa halkın gözünde doktorların saygınlığı yara almaz. Ya tersi olursa? Eleştiri kabul etmeyen bütün kurumlar yozlaşır, yıpranır. Halkın gözünde BÜTÜN DOKTORLAR potansiyel birer tecavüzcü durumuna geçer.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün yaşamakta olduğumuz YIPRANMA da böyle bir süreç. Her meslekte olduğu gibi askerlerimizin arasında da AZ SAYIDA kötü niyetli insan olabilir. Kimi rüşvet yiyen, kimi Ergenekon çetesine destek olan. Belki de hiç yok. Ama bunu söylemek İlker Başbuğ&#8217;un değil adaletin görevi. Bırakın çürükler ayıklansın, ordumuz eski saygınlığına kavuşsun.</p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify">&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/silence1.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/01/07/kozmik-kuzularin-sessizligi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/01/07/kozmik-kuzularin-sessizligi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenekon&#8217;u kurtarmak isteyenler ne olacak?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/01/03/ilker-basbugu-kurtarmak-isteyenler-ne-olacak/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/01/03/ilker-basbugu-kurtarmak-isteyenler-ne-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 11:30:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=7965</guid>
		<description><![CDATA[

 Darbeci medya bir yandan, CHP diğer yandan Ergenekon&#8217;u kurtarmak için uğraşıp duruyorlar. Yalanlar, senaryolar, Ergenekon davasını sulandırma kampanyaları&#8230; İlker Bey ne diyordu savaş gemisinden:  “Herkes durduğu yeri bilsin.” İşte o hesap. Doğru durun!
 
 
 
&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;
 
Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091230_derin_dusunce_org_ilker_basbug.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091230_derin_dusunce_org_ilker_basbug.jpg"></a></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091230_derin_dusunce_org_ilker_basbug.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-7966" title="20091230_derin_dusunce_org_ilker_basbug" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091230_derin_dusunce_org_ilker_basbug.jpg" alt="" width="385" height="374" /></a></p>
<p> Darbeci medya bir yandan, CHP diğer yandan Ergenekon&#8217;u kurtarmak için uğraşıp duruyorlar. Yalanlar, senaryolar, Ergenekon davasını sulandırma kampanyaları&#8230; İlker Bey ne diyordu savaş gemisinden:  <strong>“Herkes durduğu yeri bilsin.”</strong> İşte o hesap. Doğru durun!</p>
<p> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify">&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/01/03/ilker-basbugu-kurtarmak-isteyenler-ne-olacak/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/01/03/ilker-basbugu-kurtarmak-isteyenler-ne-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenekon&#8230; bazı operasyonlar acıtır!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/01/02/ergenekon-bazi-operasyonlar-acitir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/01/02/ergenekon-bazi-operasyonlar-acitir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 12:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8015</guid>
		<description><![CDATA[Ufuk Coşkun
SİVİL DÜŞÜNCE PLATFORMU
Seyit Rıza köylüydü, cahildi ama delikanlı adamdı. Biliyorsunuz Seyit Rıza&#8217;yı idam etmek için apar topar uyduruktan bir mahkeme tertiplenir, savunması  bile alınmadan bir gece vakti infaz edilir Seyit Rıza. Elazığ&#8217;da bu infazı gerçekleştirecek bir Çingene ararlar ancak bulamazlar. Sonunda dışarıdan gelen bir Çingene ile kelle başı 10 liraya anlaşırlar. İşte Seyit Rıza ipi boynuna geçirmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/20091230_derin_dusunce_org_ergenekon_acitir.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8017" title="20091230_derin_dusunce_org_ergenekon_acitir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/20091230_derin_dusunce_org_ergenekon_acitir.jpg" alt="" width="291" height="218" /></a><strong>Ufuk Coşkun</strong></p>
<p><a href="http://www.sivildusunce.com/"><span style="color: #0066cc;">SİVİL DÜŞÜNCE PLATFORMU</span></a></p>
<p>Seyit Rıza köylüydü, cahildi ama delikanlı adamdı. Biliyorsunuz Seyit Rıza&#8217;yı idam etmek için apar topar uyduruktan bir mahkeme tertiplenir, savunması  bile alınmadan bir gece vakti infaz edilir Seyit Rıza. Elazığ&#8217;da bu infazı gerçekleştirecek bir Çingene ararlar ancak bulamazlar. Sonunda dışarıdan gelen bir Çingene ile kelle başı 10 liraya anlaşırlar. İşte Seyit Rıza ipi boynuna geçirmek için gelen bu çingeneye fırsat bile vermedi. İpi boynuna kendi geçirdi, taburesini kendi devirdi.(ı) Bu düzenbaz canilerle konuşmadı bile. Onlara göre ulus devletin inşası önünde bir engeldi Seyit Rıza, haftalarca süren bombalamalarla, uçaklarla, top ve tüfeklerle, zehirli gazlarla güya bu engeli ortadan kaldırmış oluyorlardı. Konumuz; ulus devlet. Lozan hezimetinden sonra bu inşa süreci gerçekten çok acımasızca devam etmiştir. <br />
 <br />
Lozan&#8217;a diplomat olmayan, yabancı dil bile bilmeyen beceriksiz <span id="more-8015"></span>İsmet İnönü gönderilir. İsmet İnönü her müzakere edilecek konuyu telgrafla Ankara&#8217;ya bildiriyordu. Ankara&#8217;da analizlerini yine telgrafla İsviçre&#8217;ye gönderiyordu. Ancak İsviçre Ankara&#8217;dan gelen bilgileri İsmet İnönü&#8217;ye ulaştırmadan evvel Fransız ve İngiliz diplomatlarına yetiştiriyordu.(ıı) Böylelikle İsmet&#8217;in teklifleri, tezleri, şartı-şurtu bilmem nesini daha o söylemeden bilinmiş olunuyordu. Ve İngiliz diplomatları temel hedeflerine ulaşmışlardı.1919 başlarında İngiliz Genelkurmayı&#8217;nın Osmanlı topraklarında hedefledikleri şartları Lozan&#8217;da bize kabul ettirmeyi başarmışlardı. Ayrıca Türk heyeti Lozan&#8217;da Misak-ı Milli&#8217;den vazgeçerek Anadolu topraklarına razı olmuşlardı. Hatta Lozan&#8217;da görüşmeler devam ederken Filistinliler TBMM kapısında günlerce &#8220;bizi İngiliz kurtlarına teslim etmeyin&#8221; diye yalvarmışlar ancak aldıkları cevap; yapacak bir şey yok başınızın çaresine bakın olmuştur.(ııı)  <br />
 <br />
O dönemde adı Sırrı Bey olarak kayıtlara geçen bir milletvekili Lozan görüşmeleri sırasında Mustafa Kemal&#8217;i eleştiriyor. &#8220;Misak-ı Milli&#8217;nin hiçbir noktası temin olunamadı. İptal edildi. Batum gitti, Musul gitti, Hatay gitti. Ege adaları ve Kıbrıs gitti. Üstelik Yunanistan&#8217;a yaptığı zararları temin ettirecektik bunu da başaramadık. Peki, bu nasıl bir Misak-Milli? Yeminimiz nereye gitti? Mustafa Kemal kürsüden;&#8221; Misak-ı Milli şu hat bu hat diye hiçbir vakitte hudur çizmemiştir. Bu hududu çizen şey milletin menfaati ve heyet-i celilenin isabet-i nazırıdır. Sırrı Bey Misak-ı Milli&#8217;nin ne olduğunu anlamamıştır.(ıv) Sırrı Bey cevabında mealen; &#8220;öyle diyorsunuz ama bunu yazanlardan biriside bendim&#8221; diyor.  <br />
 <br />
Neticede antlaşma imzalandı. Mustafa Kemal mili mücadeleyi yöneten ve başarıya ulaştıran meclisi -sorun çıkaracağını düşünerek-feshediyor ve yerine 2.Meclisi kuruyor. Hatta milletvekillerini bizzat kendisi seçiyor Mustafa Kemal&#8217;in tespit ettiği milletvekilleri atanıyor meclise. Ne gariptir bu meclis bile Lozan hezimetini hazmedemiyor. Mustafa Kemal defalarca Misak-ı Milliye sınırları diye bir şeyin olmadığını izah etmek durumunda kalıyor. Netice itibariyle ulus devletin inşasına start veriliyor ve düğmeye basılıyor. Buna engel ne varsa bir bir ortadan kaldırılıyor. &#8220;Cumhuriyetin kuruluşuyla ile birlikte İtalyanların kullandığı Turkia ifadesinden üretilme Türkiye adı veriliyor ülkeye. Egemenlik ise tebaalaştıran toplumu bir arada tutan devletin iktidarını devam ettirmekti. Osmanlı uluslaşmasından bu yana &#8220;devlet ebed müddet&#8221; anlayışı içinde milletin ve ülkenin bağımsızlığı için devlet, kutsal bir varlık olarak gösterildi. İyi olan devlet, kötü olan idarecilerin eline geçebilirdi. Bu nedenle devleti zinde tutmak, aklamak ve güçlendirmek gerekiyordu. Önce tek parti dönemi yöneticileri ile devletin varlığı birbirinden ayrıldı; sonra devlet ve sistem ayrımı veya farklılığı gibi ucube tasnife gidildi. Bu sınıf devletin çevreyle veya milletle kucaklaşmasını engelledi.&#8221;(v)  <br />
 <br />
Dersimde Alevilere, Ağrı&#8217;da Kürtlere, Menemende de İslamcılara gözdağı veriliyor. Daha doğrusu ortadan kaldırılıyor engeller. Biliyorsunuz Dersim tam bir felaket. Dersim katliamından sonra ele geçirilen birtakım hayvanlar kayıtlara &#8220;ganimet olarak &#8220;geçiriliyor. Sanki Yunanistan&#8217;la savaştılar. Ağrı&#8217;da da işi o kadar abartıyorlar ki canlarını kurtarmak için İran sınırını geçen insanların tepesine bomba atmaya devam ediyorlar. Neredeyse İran&#8217;la savaşın eşiğine geliyoruz. Sonra İran&#8217;a bir açıklama yapılıyor sizinle alakası yok diye.1927&#8242;de Şark Islah Planlarıyla, yasaklarıyla kısacası devlet eliyle çok ciddi bir Türkleştirme operasyonlarına tabi tutuluyor insanlar. &#8220;Her şey vatan içindir&#8221; denilerek insana dair ne varsa baskılarla, dayatmalarla, tehditlerle yok edilmeye başlanıyor.  <br />
 <br />
Hala öyledir. Hatırlarsanız bir ara Prof Dr. Baskın Oran başkanlığında oluşturulan &#8220;Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma&#8221; grubu vardı. Baskın hocanın uğradığı hakaretleri bir hatırlayın. Ne vatan hainliği kaldı, ne bölücülüğü&#8230; Yargılandı, berat etti falan.Bu ülkenin elit, bürokratik kesiminin hala azınlıklara, Kürtlere, Alevilere vs. farklılıklara bakışı değişmemiştir. Ne zaman insancıl bir adım atılsa canileşiyorlar. Derin yapılanmalarıyla(Ergenekon gibi) her şey vatan içindir denilerek farklı kesimler sindirilmeye çalışılıyor. Bu konuda adım atan siyasetçilerde kurşunlanıyor. <br />
 <br />
Ergenekon, eli silah tutan, gözü dönmüş, serseri bir gençlik grubunun oluşturduğu bir mahalle çeteleşmesi değil. Kökleri Tanzimata kadar giden bir zihniyet. Dün Menderes&#8217;i asanlarla, Ecevit&#8217;i ve Özal&#8217;ı kurşunlatanlar bugün Erdoğan&#8217;ı ve Arınç&#8217;ı ortadan kaldırmak isteyenlerle Kafes planları yapanlar aynı zihniyetin ürünü insanlar. Bu ülkede Sünni&#8217;nin sırtını sıvazlayarak Alevileri ezenler, sağcıya gaz vererek solcuları ortadan kaldıranlar, bugün solcuların ve milliyetçilerin sırtını sıvazlayarak özgürlükçüleri ezmeye niyetlenenler aynı zihniyetin ürünü insanlar. Laiklik elden gidiyor, şeriat geliyor, vatan bölünüyor gibi tepkileri paranoyak oldukları için değil alanlarını genişletmek için dillendiriyorlar. Neticede ulus devlet tutmadı. Ülkeyi dikensiz gül bahçesine çevirmek istiyorlardı olmadı. Bu kadar mazlumun iniltisinden bir ülke doğar mı? Bu kadar kanın aktığı, ahın olduğu bir toprak parçasında huzur olur mu? Ancak herkesin hak ve hukukunun tesis edildiği bir ülkede yaşanır, yaşanacaksa eğer. Birini alıp diğerlerini harcamakla olmadı işte.  <br />
 <br />
&#8220;Şüphe değil kesinliktir insanı deli eden&#8221; der Nietzsche. Artık o kadar kesinlik var ki bizi deli eden. Ama bu şuursuzluğu, akıl tutulmasını, antidemokratikliği, insansızlığı ve ırkçılığı ortadan kaldırabilecek ve ciddi bir toplumsal kırılmaya yol açabilecek bir şey var o da; hakkı, hukuku, özgürlüğü ve insanlığı gasp edilen farklılıkların bir arada sağlam bir duruş sergileyerek birbirlerinin hak ve özgürlüklerini sahiplenmeleridir.Ben başka yol bilmiyorum.Bilen varsa söylesin&#8230; <br />
 <br />
Yararlanılan kaynaklar;  <br />
 <br />
1-Tarih Bilinci &#8220;Tarih ve Kültür Dergisi&#8221; Prof.Dr.Mehmet Çelik,Dersim(ı,ıı) <br />
2-Tarihimizle Hesaplaşmak &#8220;Mustafa Armağan&#8221;(ııı,ıv)) <br />
3-Ulusçuluk Çıkmazı Kürtler ve Çözüm Arayışı &#8220;Hamza Türkmen&#8221;(v)</p>
<p> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify">&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/01/02/ergenekon-bazi-operasyonlar-acitir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/01/02/ergenekon-bazi-operasyonlar-acitir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kozmik İlker&#8217;i Noel Baba mı susturuyor yoksa?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/12/31/kozmik-ilkeri-noel-baba-mi-susturuyor-yoksa/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2009/12/31/kozmik-ilkeri-noel-baba-mi-susturuyor-yoksa/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 01:53:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Kozmik İlker]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[ergenekon nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=8001</guid>
		<description><![CDATA[Bu gün 31 aralık 2009. Senenin son günü. İlker Başbuğ sessiz. Konuşmuyor. Küstü mü? Oynamıyor mu artık? Ana muhalefet liderliğinden vaz mı geçti? İlker Bey’i susturan Noel Baba mı yoksa? Yeni yılda konuşacak mı İlker Bey? Evet, merak ediyoruz. Nedir bu rezalet? Kozmik ve kozmetik odaların sırrı nedir? Ardı arkası gelmeyen yeniçeri isyanlarının önünü kesmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091231_derin_dusunce_org_ilker_basbug.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-7998" title="20091231_derin_dusunce_org_ilker_basbug" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091231_derin_dusunce_org_ilker_basbug-204x300.jpg" alt="" width="204" height="300" /></a>Bu gün 31 aralık 2009. Senenin son günü. İlker Başbuğ sessiz. Konuşmuyor. Küstü mü? Oynamıyor mu artık? Ana muhalefet liderliğinden vaz mı geçti? İlker Bey’i susturan Noel Baba mı yoksa? Yeni yılda konuşacak mı İlker Bey? Evet, merak ediyoruz. Nedir bu rezalet? Kozmik ve kozmetik odaların sırrı nedir? Ardı arkası gelmeyen yeniçeri isyanlarının önünü kesmek sizin göreviniz değil mi sayın genel kurmay başkanı? Boşaltılan ve yakılan köylerin hesabını vermeyecek misiniz? <strong>“Ne mutlu Türk’üm demeyenler düşmanımızdır”</strong> diyerek milleti kendinize düşman ettiniz İlker Bey. Sizin üzerinize vazife miydi Kürtlere, postmodernizme ve Avrupa Birliği’ne çatmak? Siz bizi TV konuşmalarınızla oyalarken kozmik arkadaşlarınız ne haltlar karıştırdı? Şimdi neden susuyorsunuz? Sesim gelmiyor mu? İlker Bey huu!</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify">&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2009/12/31/kozmik-ilkeri-noel-baba-mi-susturuyor-yoksa/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2009/12/31/kozmik-ilkeri-noel-baba-mi-susturuyor-yoksa/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İlker Bey neden konuşamıyor?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/12/29/ilker-bey-neden-konusamiyor/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2009/12/29/ilker-bey-neden-konusamiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 09:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=7959</guid>
		<description><![CDATA[Bugün 29 Aralık 2009. İlker Bey hâlâ konuşamıyor. Çünkü söyleyecekleri mahkemede aleyhine delil olarak kullanılabilir. İlker Bey korkuyor. Ağzını açarsa gerçekler bir kelebek gibi kaçabilir dışarı. Ne yani? Koskoca yeniçeri ağası bir de yalan mı söyleyecek? &#8220;Kozmik oda&#8221; ayıbından haberi olmadığını mı iddia edecek? &#8220;Efenim başçavuşlar porno kasetleri filan saklamışlar&#8221; mı diyecek? Yoksa &#8220;biz o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091229_derin_dusunce_org_ilker_basbug.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7960" title="20091229_derin_dusunce_org_ilker_basbug" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091229_derin_dusunce_org_ilker_basbug.jpg" alt="" width="216" height="258" /></a>Bugün 29 Aralık 2009. İlker Bey hâlâ konuşamıyor. Çünkü söyleyecekleri mahkemede aleyhine delil olarak kullanılabilir. İlker Bey korkuyor. Ağzını açarsa gerçekler bir kelebek gibi kaçabilir dışarı. Ne yani? Koskoca yeniçeri ağası bir de yalan mı söyleyecek? &#8220;Kozmik oda&#8221; ayıbından haberi olmadığını mı iddia edecek? <strong>&#8220;Efenim başçavuşlar porno kasetleri filan saklamışlar&#8221;</strong> mı diyecek? Yoksa <strong>&#8220;biz o odada saksıların içinde marihuana yetiştiriyoduk da&#8230; onun için adı kozmik yani uçuyoduk&#8221;</strong> filan mı diyecek? Evet, savaş gemisinden millete tehditler savuran yeniçeri ağası suskun. Yeniçeriler kazan kaldırmak istemiş ama olmamış bu sefer. Kazan başlarına geçmiş. Konuş İlker Bey konuş. Çok geç olmadan. Biz aslında biliyoz senin annatacaklarını daa&#8230; bir de senin ağzından duymak istiyoz. 2009 çoook uzun gelecek susanlara&#8230; Yerinde olmak istemezdim.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2009/12/29/ilker-bey-neden-konusamiyor/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2009/12/29/ilker-bey-neden-konusamiyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Darbecilik ülkeye ihanettir!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/12/28/darbecilik-ulkeye-ihanettir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2009/12/28/darbecilik-ulkeye-ihanettir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 17:00:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<category><![CDATA[ergenekon nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=7950</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç&#8217;a yönelik suikast kuşkusu ile başlayan süreç yeni boyut kazandı ve Türkiye tarihinde bir ilk yaşandı. Sivil savcılar askeri karargaha girip iki gece üst üste arama yaptılar. Perşembe sabahı KCK&#8217;ya yönelik yapılan operasyonu konuşmak için buluştuğumuz Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner ile operasyonu da konuştuk ama esas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/09/usaklogo1.gif"><img class="alignleft size-full wp-image-344" title="usaklogo1.gif" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/09/usaklogo1.gif" alt="" width="120" height="120" /></a>Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç&#8217;a yönelik suikast kuşkusu ile başlayan süreç yeni boyut kazandı ve Türkiye tarihinde bir ilk yaşandı. Sivil savcılar askeri karargaha girip iki gece üst üste arama yaptılar. Perşembe sabahı KCK&#8217;ya yönelik yapılan operasyonu konuşmak için buluştuğumuz Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner ile operasyonu da konuştuk ama esas konuşma askerler üzerine oldu.</p>
<p> <strong>En son gelişmeden başlayalım. Sivil savcıların askeri bir alanda peş peşe yaptığı aramaları nasıl okumalıyız? </strong>Eğer bu olay Bülent Arınç&#8217;ın değil de başka birinin başına gelseydi, herhalde durum farklı olurdu. Arınç olayı <a href="http://yenisafak.com.tr/Roportaj/Default.aspx?t=28.12.2009&amp;c=16&amp;area=4&amp;i=231415" target="_blank">DEVAMI</a></p>
<p> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify">&#8230; Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2009/12/28/darbecilik-ulkeye-ihanettir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2009/12/28/darbecilik-ulkeye-ihanettir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

