RSS Feed for GurbetCategory: Gurbet

Gurbet Aforizmaları »

Türkiye’de yaşayan insanların bir çoğu yurtdışındakilere özenir. Gurbetçiler ise neredeyse bavullar hazır, hep dönmeyi isterler ama dönemezler. Türkiye’de pek bilinmez, Avrupalıların ütopyası da Amerika’dır. Her şeyin daha güzel olacağı, fırsatlar ülkesi, American Dream… Fakat gerçekle yüzleşince işler bozulur. Ne Fransa, ne de Almanya düşlerdeki gibi değildir. Amerika’ya da gitsen yağmur ıslatır, diş ağrısı uyutmaz. Gurbet […]

Gurbet / Das Unheimliche / homesickness / الاغتراب »

Ne değildir? Yabancı ülkede/şehirde yaşayan bir insanın hasret çekmesi veya kendini ait olmadığı bir yerde hissetmesi değil. (Bkz. Ölürsem beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar!) Nedir? İnsanın bu dünyaya ait olmadığını idrak etmesidir. Zira insan kendi ülkesinde hatta kendi ailesinde bile yalnızlık ve yabancılık hissedebilir. Kendisini gurbette hisseden bir insanın kendini bulmaya ihtiyacı vardır, seyahat etmeye değil. M.Ö. […]

Bişnev! Her ses bana Gurbet’te olduğumu hatırlatıyor »

  … Bu konuda okumak için… Gurbetçi Freud ve “Das Unheimliche” Modern insanın kalabalıkta duyduğu yalnızlığı sorgulamak için iyi bir fırsat… Sigmund Freud gurbette olma duygusunu, yabancılık, terk edilmişlik hissini anlatan “Das Unheimliche” adlı denemesini 1919’da yayınlamış. İsminden itibaren tefekküre vesile olabilecek bir çalışma. Zira “Unheimliche” alışılmışın dışında, endişe verici bir yabancılık hissini anlatıyor. Bu hal […]

Yabancı / Albert Camus »

“… Bir gün gardiyan bana, ‘beş aydır buradasın’ deyince sözüne inandım, ama bunu aklım almadı. Benim için sanki bu, hücremde yuvarlanıp giden aynı gündü ve ben aynı işi yapıp duruyordum. O gün gardiyan gittikten sonra yemek kabımda yüzümü seyrettim. Bana öyle geldi ki, gülümsemeye çalıştığım halde, görüntüm ciddi duruyordu. Kabı oynattım. Yeniden gülümsedim, ama görüntüm […]

Bazen vatanın gurbet gibidir, gurbet sana vatan olur »

… Gurbet üzerine okumak için… Gurbetçi Freud ve “Das Unheimliche” Modern insanın kalabalıkta duyduğu yalnızlığı sorgulamak için iyi bir fırsat… Sigmund Freud gurbette olma duygusunu, yabancılık, terk edilmişlik hissini anlatan “Das Unheimliche” adlı denemesini 1919’da yayınlamış. İsminden itibaren tefekküre vesile olabilecek bir çalışma. Zira “Unheimliche” alışılmışın dışında, endişe verici bir yabancılık hissini anlatıyor. Bu hal sadece […]

شکایت هجران, Canımı al ve bana hayat veren sözler söyle »

. زین گونه ام که در غم غربت شکیب نیست گر سر کنم شکایت هجران ، غریب نیست جانم بگیر و صحبت جانانه ام ببخش کزجان شکیب هست و زجانان شکیب نیست گم گشته ی دیار محبت کجا رود نام حبیب هست و نشان حبیب نیست عاشق منم که یار به حالم نظر نکرد ای […]

Dikkat Kitap: Gurbetçi Freud ve “Das Unheimliche” »

Sigmund Freud insandaki gurbette olma duygusunu, yabancılık, terk edilmiş hissini sorgulayan “Das Unheimliche” adlı denemesini 1919’da yayınlamış. İsminden itibaren tefekküre vesile olabilecek bir çalışma. Zira “Unheimliche” alışılmışın dışında, endişe verici bir yabancılık hissini anlatıyor. Garip / yabancı / tuhaf bir endişe bu. Yani örümcek korkusu ya da işsizlik endişesi gibi sebebi belli olan bir duygu […]

Tüfek icad olundu, namertlik kolaylaştı (Sigmund Freud) »

“… Tanrı’ya giden yol kolaydır çünkü fazlalıkları atarak ilerler insan …” (Étienne Gilson) Sağdaki iki sahneye bakın. Gerçek olayın çok az bir kısmını görüyorsunuz; bir işaret, bir harf gibi adeta. Zaten önemli olan bu harfi görmek değil, okumak! Bu sahneyi okuyabilen seyirci sanat sayesinde yumruğun şiddetini de hissediyor. Kırılan gözlüğün yere düşmesine kadar geçen zamanda […]

Sigmund Freud, akıllı telefonlar ve aptal insanlar »

Ampulün neden ışık verdiğini bilmeyen bir insan elinde tuttuğu “akıllı” telefon ile sağlıklı bir ilişki kuramaz; bilgisayarlaşmış telefon onun için adeta sihirli bir cisim, gizli güçlere sahip bir fetiştir. Teknolojiyi anlamayan, merak bile etmeyen bu kullanıcı için teknolojik ürünler büyücülerin sattığı düğümlenmiş iplere, tılsımlı(!) muskalara benzerler. Yarı iletkenler, optik veri ağları, haberleşme uyduları, yapay zekâ […]

İnsan Yalan’dan değil Gerçek’ten korkar! Freud veya Hitchcock? »

Korku filmleri giderek pornolaşıyor. Çünkü yönetmenler insanî korku ile hayvanî korkuları ayırd edemiyorlar. Bir başka deyişle korku hissi ile korkulan şeyler birbirine karışmış. Testereli sapıklar, kesik başlar, gıcırdayan kapılar ve istemediğiniz kadar hemoglobin. Sinema lisanındaki tektipleşme ve üretim kalitesindeki düşüş daha ne kadar sürecek? Sonunda bir uyanık mezbahalara webcam yerleştirecek ve seyircisiz (=müşterisiz) kalan korku […]