<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; Fahişelik</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/fahiselik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (44)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/peygamber-ocagi-degil-timarhane-44/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/peygamber-ocagi-degil-timarhane-44/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 11:52:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fahişelik]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21922</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Şebeke elebaşı olduğu iddia edilen üniversite öğrencisi N.K.&#8217;nin evinde yapılan aramada, üsteğmen rütbesi bulunan askeri üniforma ve sahte bir üsteğmen kimlik kartı bulundu. N.K.&#8217;nin bilgisayarında da asker oldukları tahmin edilen kişilerin, kadınlarla ilişkiye girdikleri sırada çekilen görüntüler ve bazı fişleme kayıtları bulundu. N.K.&#8217;nin, şebekeyle bağlantılı subaylar yardımıyla askeri birliklere üsteğmen üniforması ve kimliğiyle rahatlıkla girip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_4.jpg"><em><img class="alignright size-full wp-image-5908" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise_4" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_4.jpg" alt="" width="192" height="287" /></em></a><em>&#8220;&#8230; Şebeke elebaşı olduğu iddia edilen üniversite öğrencisi N.K.&#8217;nin evinde yapılan aramada, üsteğmen rütbesi bulunan askeri üniforma ve sahte bir üsteğmen kimlik kartı bulundu. N.K.&#8217;nin bilgisayarında da asker oldukları tahmin edilen kişilerin, kadınlarla ilişkiye girdikleri sırada çekilen görüntüler ve bazı fişleme kayıtları bulundu. N.K.&#8217;nin, şebekeyle bağlantılı subaylar yardımıyla askeri birliklere üsteğmen üniforması ve kimliğiyle rahatlıkla girip çıktığı belirlendi. Olayla ilgili soruşturma sürerken şüphelilerin evlerinde ele geçirilen askeri bilgilerin incelenmeye alındığı, bu belgelerin casusluk faaliyetleri çerçevesinde satılıp satılmadığı &#8230;&#8221;</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1285746&amp;title=fuhus-operasyonundan-kozmik-askeri-bilgiler-ve-fisleme-kayitlari-cikti" target="_blank">TAMAMI</a> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… E-Kitap okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank">Tarih şaşırmaktır</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a><strong> </strong> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong>Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><strong>Z<span style="color: #0000ff;">orunlu Askerlik Gerekli mi? (Tartışma)</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><em><img class="alignleft" title="zorunlu_askerlik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/zorunlu_askerlik.bmp" alt="" width="102" height="142" /></em></a>Zorunlu Askerlik bir çok insanımız için bir görev ama aynı zamanda bir çile. Ülkemizi savunmanın daha akıllıca bir yolu yok mu? Bu konuyu yaklaşık bir yıl boyunca tartıştık. Üç makale işaret fişeği görevi yaptı. Yüzlerce okurumuz değişik önerilerde bulundu. Kimileri “aman dokunmayın, böyle çok iyi” derken askerliğini yapmış olan arkadaşlar tecrübelerini paylaştı. Evet, belki de ilk defa bu konu gerçekten muhatabı olanlara yani Türkiye’nin vatandaşlarına soruluyor. <strong>Zorunlu askerlik gerekli mi?</strong> Bir yıllık kolektif çalışmanın ürünü olan bu 276 sayfalık kitap konuyla ilgili herkes için birinci elden bir bilgi kaynağı. <em><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz</a>. </em></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/14/peygamber-ocagi-degil-timarhane-44/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/peygamber-ocagi-degil-timarhane-44/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fuhuş</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/10/12/fuhus/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/10/12/fuhus/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2011 08:56:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Senai Demirci</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fahişelik]]></category>

		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18993</guid>
		<description><![CDATA[[8 Eylül 2011'de Senai Demirci'nin kişisel sitesinde yayınlandı.]
&#8220;Fuhuş&#8221; kelimesi, &#8220;fahşâ&#8221; kökünden ödünç alıyor anlamını. Gündelik hayatta &#8220;fahşâ&#8221; kelimesiyle tanış değiliz. Kur&#8217;ân&#8217;da en az 24 kez vurgulanır &#8220;fahşâ&#8221;. Fahşâ&#8217;nın anlam analığı ettiği &#8220;fuhuş&#8221;, &#8220;fahiş&#8221; ve &#8220;fahişe&#8221; kelimeleri dolaşımdadır. Aktif ve aktüel olarak dilimizdedir. Fuhuş, cinsel suçlar için kullanılır. Yüz kızartıcıdır. Fahişelik utanılacak haldir. Ahlaksızlıktır. Hakaret sıfatı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>[8 Eylül 2011'de </strong></em><a href="http://www.senaidemirci.net/yazilar.php?kategori=1&amp;makaleid=2665" target="_blank"><em><span style="color: #0066cc;"><strong>Senai Demirci'nin kişisel sitesinde</strong></span></em></a><em><strong> yayınlandı.]</strong></em></p>
<p>&#8220;Fuhuş&#8221; kelimesi, &#8220;fahşâ&#8221; kökünden ödünç alıyor anlamını. Gündelik hayatta &#8220;fahşâ&#8221; kelimesiyle tanış değiliz. Kur&#8217;ân&#8217;da en az 24 kez vurgulanır &#8220;fahşâ&#8221;. Fahşâ&#8217;nın anlam analığı ettiği &#8220;fuhuş&#8221;, &#8220;fahiş&#8221; ve &#8220;fahişe&#8221; kelimeleri dolaşımdadır. Aktif ve aktüel olarak dilimizdedir. Fuhuş, cinsel suçlar için kullanılır. Yüz kızartıcıdır. Fahişelik utanılacak haldir. Ahlaksızlıktır. Hakaret sıfatı olarak işe yarar. &#8220;Fahiş&#8221; tabiri pazarda kullanılır. Bir mala fahiş fiyat biçen hak ettiğinden fazlasını ister. Ticaretteki ölçüleri ihlal eder, haksızlık yapar. Ayıplanmayı hak eder.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise.jpg"><img class="size-full wp-image-5903 aligncenter" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise.jpg" alt="" width="458" height="294" /></a></p>
<p>Vahiy, özelde namazın, genelde ibadetin insanı &#8220;fahşâ&#8221;dan alıkoyacağını belirtilir. Her türlü çirkinliğe, had bilmezliğe, haksızlığa ve ölçüsüzlüğe karşı bir direniştir ibadet. Allah&#8217;a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamaktır. Allah&#8217;ı gözeterek yaşamaktır. Allah&#8217;lı bir hayat sürmektir. Hiç şüphesiz Allah&#8217;ı gözeterek yaşama niyeti cinsel fuhuşlardan utanırken, diğer &#8220;fahşâ&#8221;lara kayıtsız kalmayı öngörmez. Vahiy, cinsel anlamdaki ‘fuhuş&#8217;a kadar götüren tüm sapmaları</p>
<p><span id="more-18993"></span>tek bir yere, kendi haddini bilmemeye, İblisçe kibirlenmeye bağlar. Kendini büyük bilme, Rabbi karşısında kul olduğunu unutma her türlü fahşâya analık eder. Kibir günah olarak herkese yeter. Her günahın altından &#8220;ben ateştenim, o topraktan&#8230;&#8221; dedirten ırkçılık tavrı çıkar. İblis&#8217;i şeytanlaştıran haddini bilmezliktir: daha fazlasına gerek yoktur.<br />
Şu halde, hayatın ortasındaki her tür sapmanın adıdır &#8220;fahşâ&#8221;. Allah&#8217;a göre adam olmanın yolu, fahşâ&#8217;ya direnmek, fahşâ&#8217;ların hepsine karşı çıkmaktır. Fahşâ&#8217;nın dolaşımdaki anlamı &#8220;fuhuş&#8221;u sadece cinsel ahlaksızlık olarak alırsak, sadece cinsel ölçüsüzlüklerden uzak durarak adam olacağımızı varsayarız. Sadece cinsel ahlaksızlıkları &#8220;ayıp&#8221; bilen ve ayıplayan bir kafa, diğer ahlaksızlıkları ayıp saymıyor, ayıplamayı gerek görmüyor demektir. Böylece bir siper bulur kendine, başka türlü fahşâlarından ötürü ayıplanmayı ummaz, ayıplamaya kalkmaz.<br />
Bu genel kabulün altında ne yatıyor olabilir?<br />
&#8220;Fahşâ&#8217;yı cinsellikle sınırlandırdığımızda diğer fuhuşlardan temize çekiyor olabilir miyiz kendimizi? Hatta cinsel suçları yüzünden utandırdıklarımızı utandırırken, öbür türlü suçlardan aklıyor olabilir miyiz onları ve kendimizi? Asıl &#8220;fuhuş&#8221;ların üstünü kapatıyor olmayalım böylece! Cinsel suçlar çoğu kez kişiseldir ve dar bir alandaki insanları mağdur eder. Öbür türlü fuhuşlar ise kitleseldir, çoğu kez herkesi ve her yerde mağdur eder.<br />
Gencecik kızların okuma haklarını devlet eliyle gasp ettirmeyi kendisine dava edinen bir siyasi liderin yaptığı iş düpedüz &#8220;fahşâ&#8221;dır. Haddini bilmezliktir. Hak tanımazlıktır. Hakkın karşısında kuvvete yaslanma namussuzluğudur. İnsan hürriyetine tecavüzdür. İnsanı insan yapan iradeye hürmetsizliktir. İnandığı gibi yaşama onuruna kıymaktır. İktidarı zayıfların hakkını yok etmek için kullanmaya &#8220;tecavüz&#8221; tabiri pekâlâ uygun düşüyor olabilir. Hakkını arayan cılız sesleri güçle susturmak &#8220;fahiş&#8221; yapar bir adamı. Kendisi gibi düşünmeyenleri silahlı güçlere yaslanarak ezmeye kalkmak yüz kızartıcıdır, &#8220;fahşâ&#8221;dır.<br />
Bir insana çocukluk cenneti olan anadilini çok görmek affedilmez bir fahşâdır (Bakın, korkumdan &#8220;fuhuş&#8221; diyemiyorum ama&#8230;) Anne sütü gibi çocukluk hayallerini besleyen anadildeki sesleri talep etmeyi terör sınıfına sokmak açıkça hak bilmezliktir, fahşâdır. Haysiyetli insanları ırkına bakarak aşağılamak haysiyet tecavüzüdür; ayıptır, skandaldır. Herkese ait olan rahmeti cebine koyup, Allah&#8217;ı yanına çekercesine &#8220;öteki&#8221; bildiği herkesi dinsiz ve cehennemlik ilan etmek de hakka tecavüzdür, haddini bilmezliktir. Savunmasız ve üstelik savunmanıza emanet edilmiş insanları gerekçesiz ve haksız biçimde köylerinden sürmek, tarlasını evini yakmak açık ki hovardalıktan fazlasıdır. Silah altına aldığınız emanet gençleri silahlı birilerinin önüne av diye sunmak, üstelik bu sırada göbek atıyor olmak &#8220;uygunsuz durumda&#8221; yakalanmaktan daha mı az yüz kızartıcıdır? Bir şekilde kandırdığı çocukların masumiyetini polisin karşısında siper diye kullanmak hovardalık etmekten daha mı hafif sayılmalı? Olay çıksın diye masum sivillerin ortasına bomba bırakmak, bomba bırakılmasına arka çıkmak &#8220;zina&#8221;dan daha mı az utanılası bir hatadır? Ayağı kangren tutmuş Mehmetçik için kaldırmadığı helikopteri, yılbaşı gecesi dansözü için kaldırmak eşcinsellik kadar ayıplanmaya değmiyor mu?<br />
Birilerinin ahlaki zaaflarının sonucu ortaya çıkan görüntüleri göstermek üzere kaydetmek de ahlaksızlık değil midir? Dikizlemek değil de nedir bu? Gizlenmek isteneni aleni yapmak, utanılacak halleri deşifre etmek teşhircilikten daha mı az yüz kızartmalı? Hele de o görüntüleri kullanmak üzere saklamak, işine geldiğinde açık etmek namus yoksunluğu değil mi? İlkesizlik, tecavüze yatkınlık sınıfına girmez mi? İlkesi olan doğru bildiğini her şartta ve her zaman yapar, zamanlama yapmaz. Dosya saklamaz, koz biriktirmez. Sadece skandal kasetleri yayınlamak değil, skandal kasetlere gönüllü seyirci olmak da ayıp değil mi?, anahtar deliğinden bakılınca ayıp sayılacak görüntüleri izlemek yüz kızartıcı bir iş değil mi? Fahşâ sayılmasın mı? Skandal kasetleri hazırlayanlar en başta seyircilerini görür skandal kasette çünkü. Seyretmeye müşteri olacakları baştan hesaba katar, skandal kaset projesine en başından dahil eder meraklı seyircileri.<br />
Yazık ki, milyonların hakkının yendiği fahşâlara sistematik olarak katılan, zayıfların hakkına statükocu güçlerin tecavüz etmesi için yol gösteren bir siyasal lideri, cinsel suçu açığa çıkınca ayıplayabiliyoruz. Ancak cinsel fahşâsı yüzünden iktidarından ediyoruz, yetkilerinin alınmasına razı oluyoruz. Cinsel &#8220;fahşâ&#8221;sı açığa çıkana kadar ve çıkmadığı kadarıyla utanmaya çağıramıyoruz.<br />
Cinsel &#8220;ayıp&#8221;ları açığa çıkan vekillerini derhal istifa ettirmeyi onur sayan bir siyasi lider, milletin silahını millete yöneltme fahişliği yapan darbecilere meydanlarda açıkça arka çıktığının görüntülendiği yüzlerce kasetten hâlâ utanmayabiliyor. Gencecik çocukların annesine babasına kendi diliyle hitap etme hakkının üstüne yatmayı yüz kızartıcı bir ayıp saymayabiliyor. Bu utanmazlık ve bu aymazlık da bir skandal değil midir?<br />
Siyasi kariyerini cinsel skandal kasetine borçlu bir adam Allah&#8217;a dil uzatmayı skandal saymıyor olmalı ki özür dilemiyor. İnançla alay etmeyi namus yoksunluğu sınıfına sokmuyor ki pişmanlık emaresi göstermiyor, istifaya yanaşmıyor. Çünkü toplumun &#8220;fuhuş&#8221;un anlamını sadece cinsel suçlara yüklediğini, cinsel suçları da kadın tarafına yıktığını gayet iyi biliyor. Çünkü cinsel &#8220;fuhuş&#8221;a kadar kendine kredi tanındığından emin. Cinsel fahşâ&#8217;ya sapmadığı sürece diğer fahşâların ayıplanmayacağını biliyor.<br />
Bir insanın cinsel suçu kişiseldir, insanî zaaflardan kaynaklanır. Onaylanamaz elbette ama anlaşılabilir. Ama hak adına konuşan ve koşturan insanların siyasal hak tanımazlıkları, had bilmezlikleri, sınır ihlalleri ve aşırılıkları evrenseldir, sistematiktir. Zaaf ürünü değil kasıtlıdır. Bir ayak sürçmesi değil bilinçli bir yürüyüştür.<br />
Cinsel suçlara gelinceye kadar yüzümüzün kızarmayacağını bilmek, yüzlerin kızarmasını beklememek ayrıca yüz kızartıcı olmalı&#8230;</p>
<p>Onca yaygın ve kasıtlı, bunca ulu orta ve pişkin fuhuştan utanmayışımıza ve utandıramayışımıza utanmalı değil miydik!</p>
<p> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_2.jpg"><img class="size-full wp-image-5904 aligncenter" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise_2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_2.jpg" alt="" width="434" height="402" /></a></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<h2><a title="Permanent Link to Fahişelik, şehitlik ve özgürlük" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2009/07/28/fahiselik-sehitlik-ve-ozgurluk/">Fahişelik, şehitlik ve özgürlük</a></h2>
<div class="entry">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Verdana; font-size: 9pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_6.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-5902" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise_6" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_6.jpg" alt="" width="177" height="146" /></span></a>Geçen gün posta kutuma bir mesaj geldi, Lena adlı bir insan-kadın para karşılığında cinsel ilişki teklif ediyordu. Mesaja insan-Lena’nın çıplak fotoğrafı eklenmişti. Erkek-gözler için çekici bir kadın bedeni sergileyen bu fotoğraf insan-gözler için iki farklı şey anlatıyordu: </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: 9pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">1) </span></strong><span style="font-family: Verdana; font-size: 9pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">İnsan-Lena’nın sağ bacağının yanındaki mobilyada 2 yaşındaki çocuklara uygun bir oyuncak duruyordu.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: 9pt; mso-bidi-font-family: Arial;">2) </span></strong><span style="font-family: Verdana; font-size: 9pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Fotoğraf çekilirken insan-Lena yüzünü saklamak istemişti.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Verdana; font-size: 9pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Verdana; font-size: 9pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Fahişelik konusunda rastgeldiğim &#8230; <a href="http://www.derindusunce.org/2009/07/28/fahiselik-sehitlik-ve-ozgurluk/" target="_blank">TAMAMI</a></span></p>
</div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/10/12/fuhus/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/10/12/fuhus/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı mı dediniz?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/20/peygamber-ocagi-mi-dediniz/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/08/20/peygamber-ocagi-mi-dediniz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 08:02:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fahişelik]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ilker basbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10916</guid>
		<description><![CDATA[Savcılığın aramalarda ele geçirilen CD&#8217;lerin şifrelerini kırmaya çalıştığı belirtilirken, çetenin Deniz Harp Okulu öğrencisi mağdur kızları, &#8220;sutyen, kalça ve beden&#8221; ölçüleriyle fişledikleri de iddia edildi. Yine çetenin bazı üst düzey subayların eşleri ile kızlarını da fişlediği belirlendi. Bir komutanın eşi için &#8220;Her yola gelir&#8221;, bir komutan kızı için ise &#8220;Patlak&#8221; ifadesi dikkat çekti. TAMAMI
Share on [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/deniz-harp.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-10919" title="deniz-harp" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/deniz-harp.jpg" alt="" width="162" height="179" /></a>Savcılığın aramalarda ele geçirilen CD&#8217;lerin şifrelerini kırmaya çalıştığı belirtilirken, çetenin Deniz Harp Okulu öğrencisi mağdur kızları, &#8220;sutyen, kalça ve beden&#8221; ölçüleriyle fişledikleri de iddia edildi. Yine çetenin bazı üst düzey subayların eşleri ile kızlarını da fişlediği belirlendi. Bir komutanın eşi için <strong>&#8220;Her yola gelir&#8221;</strong>, bir komutan kızı için ise <strong>&#8220;Patlak&#8221;</strong> ifadesi dikkat çekti. <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1017981&amp;title=fuhus-cetesinde-kafes-baglantisi-arastiriliyor" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/08/20/peygamber-ocagi-mi-dediniz/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/08/20/peygamber-ocagi-mi-dediniz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dans le port d&#8217;Amsterdam</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/13/dans-le-por-damsterdam/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/04/13/dans-le-por-damsterdam/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 20:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fahişelik]]></category>

		<category><![CDATA[Video]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9415</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object width="480" height="385"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/2ZFr2Fh66zs&#038;hl=fr_FR&#038;fs=1&#038;"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/2ZFr2Fh66zs&#038;hl=fr_FR&#038;fs=1&#038;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"></embed></object></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/04/13/dans-le-por-damsterdam/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/04/13/dans-le-por-damsterdam/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Liberalizmin kusurları(1): İnsan’ı birey zanneder</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/04/13/bireysel-ozgurluk-yetmez/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2010/04/13/bireysel-ozgurluk-yetmez/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 09:20:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fahişelik]]></category>

		<category><![CDATA[Kapitalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Liberalizm]]></category>

		<category><![CDATA[liberalizmin kusurlari]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[Özgürlükler]]></category>

		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=9406</guid>
		<description><![CDATA[Sunuş: X Hanım &#8220;Fahişelik, şehitlik ve özgürlük &#8221; isimli yazımı okumuş. Bu yazıya cevaben uzun ve çok önemli bir mektup yazmış. Liberallerin feci şekilde yanıldıklarını, İnsan&#8217;ın birey olmadığını savunmuştum bu makalede. Maddî çıkarlarımızla İnsanî çıkarlarımız arasında bir çatışma olabilir ve bu çatışma bizi yok edici bir yırtılmaya sürükleyebilir demiştim. Çünkü liberallerin &#8220;Birey&#8221; dedikleri şey bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><em><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_4-229x300.jpg" alt="" width="180" height="249" />Sunuş:</em></strong></em><em> X Hanım &#8220;</em><em><a href="http://www.derindusunce.org/2009/07/28/fahiselik-sehitlik-ve-ozgurluk/"><strong>Fahişelik</strong>, şehitlik ve <strong>özgürlük</strong> </a></em><em>&#8221; isimli yazımı okumuş. Bu yazıya cevaben uzun ve çok önemli bir mektup yazmış. <strong>Liberallerin feci şekilde yanıldıklarını</strong>, İnsan&#8217;ın birey olmadığını savunmuştum bu makalede. Maddî çıkarlarımızla İnsanî çıkarlarımız arasında bir çatışma olabilir ve bu çatışma bizi yok edici bir yırtılmaya sürükleyebilir demiştim. Çünkü liberallerin &#8220;Birey&#8221; dedikleri şey bir yanılgı, bir illüzyon, bir vehimdir. İnsan bölünmez bir bütün değildir.</em></p>
<p><em> </em><em><strong>Bugün İnsan&#8217;ın çoklu yapısı sadece Tasavvuf&#8217;un veya Heidegger, Kirkegaard gibi filozofların meselesi gibi görünüyorsa bu bizim pozitivist şaşılığımızdan kaynaklanıyor.</strong> Liberal olsun ya da olmasın siyasete ilgi duyan her insanın idrak etmesi gereken birinci hakikat İnsan&#8217;dır ve İnsan&#8217;ın çoklu yapısıdır. Bu çoklu yapıyı siyasî fikirlerinin kalbine koymayan zulme ortak olur.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"> <em> « &#8230;sen düşünürsün benı diye aglıyordu sevıncındendı ama abı sence kabul olurmuydu duaları kızı etını satarak almıştı onu şimdi kahırmı edeyım anamamı sevıneyım hepten aklım karışmıştı düşünemıyordum tabı para tatlı şey ama her perşembe banyo yapardım kuran bılırım ben çokta güzel okurum işten gelırdım banyodan sonra abdest alıp namazlar kılardım sabah 4 lere kadar allahım kurtar allahım affet dıye okurdum &#8230; müşterıye çıkarken ınsan hıç faişelik için giderken dua okurmu işte sen okuyorsun ama çünkü sende bır cansın bır ınsansın&#8230; »</em></p>
<p><strong>X Hanım&#8217;ı yaklaşık bir yıldır tanıyorum. Sadece kimliğini gizli tutmak için bazı detayları değiştirdim. Okuyacağınız onun mektubudur.(MY)</strong></p>
<p>selamünaleykum siz bana ne zaman mail atsanız altında derin düşünce diye bır site çıkıyor bend emerak ettım o sıteye gırdım ve bır yazar var orda <a href="http://www.derindusunce.org/2009/07/28/fahiselik-sehitlik-ve-ozgurluk/">faişelik dıye yazısı</a> var merak ettım işte oldugum için derın ce okuyamadım ama o kişiyi yazarı bulmak ısterdım ona benımde yazmak istedıgım bir kaç sözüm var eger sızın orayla bır alakanız varsa lutfen söleyın çünkü söleme ıstedıklerımı sıze de yazabılırım ben ilkokul mezunuyum çok ta bılmış degılım fazla güzel kelımelerle anlatamayabılrım ama sız benı anlıyorsunuz sıze anlatayımda sız o kışıye yazın lütfen cvp beklıyorum eger alakanız varsa lütfen yazın çünkü faişelik öle degıl o anlatılan gıbı degıl.acımayın onlara allahım acısın acısın kı rabbım faişe denılen ınsan lara yuva versın</p>
<p> faişelerde ınsan onlarında hayellerı var o kadar zordur kı dayanmak yanı faişeliye tekrar düşmemek için caba göstermek o kadarkı zordur ailen para ister nerden geldıgını bıle sormazlar nasıl kazandın demezler allaha yalvarırsın aglarsın gece yorganı kafanı çeker<span id="more-9406"></span> için için aglarsın erkekler bır muddet sonra sana baktıklarında bakışlarıyla vucudunda fantazı yaptıgı nı sanırsın utanırsın başını yere egersın oysakı sende ıstersın kı kadın olayım hanımefendı olayım namusunda o evde oturan hanı faişe dıye konuşan kadınlar varya bılmezlerkı onlar faişe dedıklerının de duyguları var ama erkeklerının yaptıklarını sölemezler asla neymış orospu faişe o kocamı yoldan çıkardı diye bıde yüzüne tükürürler pekı bunu bılıyorlarmı onların erkeklerı para verıp elbıseler alıpta bır kere yalvarırım dedıklerını bılıyorlarmı bılmezler abı bılmezler daha neler neler ailen bıde ailen bındı işin içine dahada yıkılırsın artık bır zaman sonra alışırsın ama erkeklerın altından kalktıgında eve gitmek banyoya gırıp aglayıp yalvarmak ıstersın allaha ne olur dıye benı kurtar dıye sıcak suyu sonuna kadar acarsın vucundun yanar kıpkırmızı olursun ama olmaz olmadı temızlenmedım dıye keseyı sürer durursun taaakii vucudundan kan çıkana kadar kan çıkınca bıraz rahatlarsın sankı temızlendım dersın ama yok temızlenmezsın sonra utanarak kuran alırsın elıne başlarsın okumaya aglayarak yalvarmaya sonra bun yaptıgını sezen akrabaların bıle kızı varsa senınle hıç yere göndermezler kızının namusuda gıdıcek dıye işte o zaman yıkılırsın dunyan bır kez daha kararır ama sonra bakarsınkı kızını yanıuna vermeyen  o arabana bır alışverış yaprsın senden ıyısı yok ama kızını gene göndermez ama faişlenın kazandıgı ona aldıgı herşeyı yer o yerken senn neden faişe oldugundan mı yoksa sana namus anlatan ınsandan mı ıgrendıgı nı çözemezsın içine bır buruk daha düşer.daha neler nelernler özür dilerım abcıım balını agrıttım ve hakkını helal et yalvarırım vaktınıde aldım belkı hayat zor abı çok zor allaha menaet olun ve bır kez daha sölüyorum allahım sıze sonsuza dek sızı kımsleere muhtac etmesın</p>
<p>1X yaşındaydım abim askere gıtmişti askelrığı bıtmıştı dönmek için evı aradı yol aprası ıstedı paramız yoktu annem XX yaşındaydı yanlış hatırlamıyorsam diyer abılerıme para istemeye gitdi kımse para vermedı annem aglayarak eve döndü sonra dayımın kızı ev temızlığıne gidiyordu ve onu aradı iş bul bana dedı ev işi anneme bulundu iş annem ilk işe gitdiğinde taksimdeydi iş ama okuma yazması yoktu evı bulamamış trenle gıtmıştı babam gamsız bırıydı rahmetlı omursamazdı ana işte dayanamadı para bulmalıydı evı bulamadı annem oturmuş aglamış bır kadın görmüş neden aglıyorsun demış anam anlatmış derdını sona kadın acımıs elınde numara varmı demış annemde var demış ve aramış kadın temızlığe gıtdıgı kadında gelmış ordan onu almış ölelıkle anam temızlığe başladı abım askerden geldı bır şekilde artık sonra babam isci idi emeklı olmaya çalışıyordu abımlerde vurdum duymaz gamsızlardı anam azık para yetsın dıye alıştı temızlıge gıtmeye davem ettı takı bacakları bıtene kadar sonra bıraktı ama para yetmıyordu bana iş bulundu sislide yatılıydı ev işi yaşım daha 1X ben koca kökşkün tüm işlerını yapıyordum ama gecelerı anam dıye ailem evımde hergece aglardım zoruma gıderdı ayrı olmak X sene çalıştım genc kız oldum evın kadını damadında benı kıskanmaya başladı ve benı işten attılar kıbarca sen yetmıyorsun dedıler felçlı bır adam vardı evın beyfendısı altını felan temızlerdım oda aglamıştı tek bana sahip çıkan oydu ama karısı çok fenaydı ne yapabılırdıkı adam çıktım 1X yaşına geldım sonra bırıyle tanıştım adı gereksız bırı benımle evlencektı benı ev aldım bak eşyalar aldım diye bır evıne davet ettı sende evını gör eşyalarını gör dedı sonra tecavuze ugradım ama korkumdan kımselere dıyemedım cahılldım ailem çok kötü benı öldürürdü sustum sakladım herkesden 2 sene evde oturdum</p>
<p>sustum mecburdum kımseye dıyemedım sonra mecidiyekoyde iş buldum XX senesıydı başladım işe oranın dasekreterdım bır yerlerden ögrenmeye başlamalıydım ve başladım sonra temızlık yapılcak pazar gunu gelmelısın denıldı adam orda sarkıntılık yaptı işten atarım dedı benle olmazsan dedı ve o gun başladı herşey işte sonra 8 yıl orda görev yaptım tam çıkcam diyordum işten</p>
<p>işten çıkcaktım pazar gunu sız ne yapıyorsunuz dıye bagırdım ve kaçarak aglayarak XXX köprüye geldım ama hıçkıra hıçkıra aglıyordum korkuyordum çaresızdım eve gıtdım hemen banyoya gırdım hem agladım hem yıkanmaya calıştım babam çok huysuz adamdı eve çok bakmazdı akşam oldu ve benım annem hasta cok eski çamaşır makınemız vardı annem çamaşır yıkıyordu sonra bır baktım kı ama gune kadar hiç görmemiştim annem ayakta duramiyordu kadın allaha yalvara yalvara çamaşır yıkıyordu aglayarak sonra bıtdı bende yardım ettım bıtırdık anacım benı üzülür diye hemen gözyaşlarını saklamıştı sabah oldu tabı gece hıç uyuyamadım benı kandıran o adamı kızlığı mı bozanı hatırladıkça benı bırakıp gıtdıgı aklıma geldıkçe ben nasıl kandım dıye aglayarak sabah oldu bır yol bulmalıydım evın ihtiyaçları vardı anama makıne lazımdı daha XX senesındeydık ama hala elbıselerımız kutularda katlı duruyordu sabah elbıse baktım kırışıktı XXXX çalışıyordum mıllet benı küçümsüyordu dolap lazımdı eve ama nasıl hangı parayla işe gıtdım sabah aglayarak ah abıcım sen benım döktüğüm gözyaşlarını bır bılseydın helekı oyüregın varya yerınden çıkacak derecede kahrolurdun bır ınsandan böle gözyaşı dökülebılırmı derdın gıttım o iş yerıne gıtdım patrona hiç bakmadan işime oturdum ogun bişey olmadı bır kaç gun sonra makınemız bozuldu çalışmaz oldu eve makıne alıcaktım kafama koymuştum sisliye gıttım baktım makıneye aylığım XXX tl dı bır makıne buldum sıfır begendım daha dogrusu aynı zengınlerin kullandıgı gıbı otomatıktı XXX kıra peşınat istendı ve ertesı gun iş yerınden patrondan istedım verdı ama sen anla nasıl verdı akşam fazla mesaı oldu anla işte sen sonra sabah işe geç gıtdım makıneyı aldım eve gönderdım annem hemen benı aradı komşudan ama nasıl aglıyordu nasıl dua edıyordu yavrum dıye sesı hala kulaklarımda yavrum sen düşünürsün benı diye aglıyordu sevıncındendı ama abı sence kabul olurmuydu duaları kızı etını satarak almıştı onu şimdi kahırmı edeyım anamamı sevıneyım hepten aklım karışmıştı düşünemıyordum tabı para tatlı şey ama her perşembe banyo yapardım kuran bılırım ben çokta güzel okurum işten gelırdım banyodan sonra abdest alıp namazlar kılardım sabah 4 lere kadar allahım kurtar allahım affet dıye okurdum XXX babam agr hasta oldu ve XX ay yattı hastanelerde ihtiyaç daha çok çogaldı flımdı test dı sogorda vardı ama yetmıyordu yuruyemıyordu araba tutuyorduk adi abılerım paranın suyu nerden gelıyor demeden hebere para istiyorlardı vucudumu ıyıce pislik sarmıştı yıkanırken dedım ya yüzümü öpüyorlar vucuduma deyıyorlar dıye keselerı daha sıkı sürmeye başladım heryerım kanıyordu sarıyordum hep çıkınca banyodan tabı dualar yalavarmalar X yıl sürdü babamda öldü.</p>
<p>ah abı her yattıgın adamın altından kalktıgında banyoya gırdıgınde evde ailenın yüzüne bakmaya yüz bulamıyordun kımselere acamazdın her gelın arabası geçtıgınde evın önünden anan yanında dua edıyor kızımında görmek nasip et dıye ama anan bılmıyordu kızı faişeydı kızlık dıye bişey kalmamıştı ama ana işte duasız bırakırmıydı hemen kulaklarımı tıkardım hıç bır mahallemdekı düğünlere gıtmezdım utanırdım kımse bılmezdı ama ben bılıyordum kırlıydım ben pistim igrençtım tertemız gelınlıkler bıle görmeye hakıım yoktu ya pislik buılaşırsa diye düşünürdüm yada benım hıç yuvam olmuycagı aklıma gelır aglar dururdum mahallemde ço  severler benı komşularım allah razı olsun  ıyı ınsanlardı hep benı çagırırlardı ama kımse bılmezdı ben kızdegıldım herkes dua ederdı bana sende gelın ol dıye bılmezlerdıkı ben gelınlık magazlarının önünden bile geçmıyordum kı hala geçmem hayatta dönüpte bakmam onlara korkarım bır kez daha yıkılmaktan korkardım acır canım çok yanar dı canım ama yanmakla kalırdım işte bişey yapamazdım babam öldükten sonra 1 ay sonraydı galıba anamın maaşı daha baglanmamıştı ramazan ayı geldı ramazan da kesınlıkle kımseyle olmuycaktım hamama gıtdım 40 lan derler aynısı yaptım ramazan dan 1 gun öncesı yıkandım paklandım kesecı kadın anladı yüzüme baktı yanıma geldı gözlerınden yaş dökülmeye başladı ah be yavrum çokta güzelsın dedı allahım senı kurtarsın dedı ama hemen kadına kızdım sanamı kalmış dedım dua etmek ama o degıldı konu anlaması çok canımı sıkmıştı sınırlerımı bozmuştu kadına bagırdım ve hemen yıkandım çıktım o ramzan tek benım maaşımla geçiniyorduk ama yetmedı ama anam kesınlıkle bır şey ıstemedı sahurda hep kesme makarna olur bızım köyün hep onu yedık ama yemınle abı hiç pis para sokmadım evıme anamın bogazına kesınlıkle hemde orucumu tutdum namazımı kıldım rabbım inşallah kabul eder dualar ettım kurtar dıye sonra bıtdı ramazan gene başladık işe gidiyordum evıme anneme maaşımdan gıda alırdım o pis paraylada erkelerın yanına giderken gıyıncek kıyafet alırdım eve eşya felan almaya başladım sonra buyuk abıme bırı demış kardeşin faişe dıye evde işten gıuttım hepsı benı beklıyordu benı dövmeye başladılar ama hiç sormadan hiç ne oldugunu bıle bılemeden vurmaya başladılar 2 saat boyunca dövdüler evden dışarı çıkarmadılar her yerım morarmıştı zaten agzım yuzum bırbırıne gırmıştı sabah oldu ama anam aglar başımda bense katılaşmıştım böle bır kaç gun surdu evde kaldım benımle kımse konuşmuyordu &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. benı yataktan kaldırdı yürü gidiyoruz dedı ve anlamıştım ölüm zamanım gelmişti anam uyandı bana baktı bende gelcem nereye bu saatte dıye kalktı ayaga kadıncaz bır araba tutmuştu sesımı hi çıkarmadım zaten ölmük için dua edıyordum sevınçlıydım bıle kurtulcaktım bana kızım kızım deyıpde yatagına atanlardan bacım deyıpte al sana yardım edelım deyıpte yataktaga atanlardan kurtulcaktım çok mutluydum hemde sadece abdest almak istiyordum son kezde yasın okumak belkı kabul olrdu töbe etmek istiyordum bekledıgım gun gelmıştı kurtuluyordum ınan işte ogun mutlu olmuştum devamını sonra anlatayıöm bu kadar aglamak yeter bana başımın agrı gırdı abıcım hakkını helal et ilerkı zamanlarda ayzarım oldumu ve abı eger evladın varsa kız olsun erkek olsun sakın ama sakın onu canım yavrum demekten vazgeçme ve az yedır ama kımseye muhtac etme hayırlı cumamız olsun ınşallah rabbım senıde ailenıde muhannete muhtaç etmesın amın ve yenı bır hayata başlamaya çalışıyorum ınşallah da olur amın</p>
<p>selamunlaeykum aslında rahatlatmaktan çok abıcım belkıde ogunlerı unutmak ıstemedım hep korktum gerı başlarım dıye ama çok şükür şimdi XX senedır namzımı kılıyorum ve asla o gıbı işlerde bır daha olmak ıstemıyorum şimdi maaşım XXX tl evde şimdilik annem yaşıdıgı muddetce benı evden atmazlar abımler ama anam ölürse işte o zaman atarlar sıgortam dolması için caba gösteriyorum gerçi bu iş yerındede pek huzurum yok ama namazıma karışmıyor tesetturlude çalışabılıyorum ışte rabbımden daha ne isteyım en azından muhtaç olmuyorum kımseye şu an tabı bıde allahım affederse benı işte o zaman en mutlu ınsan ben olcam abıcım &#8230;&#8230;&#8230; idare edıyorum abı çok şükür sokaklarda degılım ve o pisliktende kurtuldum allahım kımseyı düşürmesın çok zor abı çok zor ınnaçok zor hala daha abdest alırken acaba vucudumda ellerın ızlerı varmıdır dıye korkuyorum ruyalarıma gırıyor korkuyorum gene düşmekten çok korkuyorum bor yerlere geldım abı bır daha olmasın ne olur artık hayat banada gülsün &#8230;&#8230;&#8230; asla abı işsiz kalsamda asla artık öle para kazanmak ıstemıyorum çok utanıyorum kendımden belkı artık yuam olmuycak ama kızlıgımı herşeyı kaybettım ama namusum kalsın artık bende abı ya namazlarımda kuranımda hep dua edıyorum ınşallah kabul olur ama rabbım bılıyor ne şartlarda o işi yaptıum bılıyor en azından bazen bunu hatırladıkça allahımın benı affetcegını umuyorum &#8230;&#8230;.. ama razıyım abı başımı açmayım yeterkı öle para kazanmayım razıyım her gun göz yaşı döküyorum ama olsun allah buyuktur demı abı senden bır kez daha hakkını helal etmenı dılerım ve şunu bıl evımın kapısı hep sıze açık fakırhaneme gelırsen mutlu olurum saol abı allaha emanet olun bende sıze dua edıyorum  bunu bılın .sızı sevıyorum kı bu kelımeyı uzun zaman oldu kımseye kullanmadım veyaradanım benı sevıyor buna bugun daha çok ınandım çünkü sizler gıbı ınsanlar çıkmaya başladı karşıma sevmese sızı çıkarmazdı karışıma demı abı saol ya sana hakkını nasıl öderım abı ya .ellerınden öperim</p>
<p>senı sevıyorum abı allaha emanet olun ailenızde sızde bır kez daha allah razı olsun sızlerden amın.</p>
<p>selam ilkögretımı bıtmıştı ve okulumun bırıncısıydım ortaokul zamanım gelmıştı herkes yazılıyordu bende annemle yazılmaya gıtdım önlük ücretlerı çok pahalıydı alamadık ve ben okula gıdemedım işte o zaman dunyam yıkılmış babam o kadar sorumsuzdukı hiç üzlmemişti yada üzüldü ben anlayamamıştım yıkılmıştım okumayı çok istiyordum helekıde avukat olmayı istemıştım en cok ama olmadı neyse abımle çıktık oyla bilecık cıvarıydı abım arabayı durdurdu anamda yanımdaydı bana tuvalete gitceksen ın dedı anam yazık bende ıncem dedı benı yanlız bırkamak ıstemıyordu korkuyordu sonuçta faişede olsam evladıydım şimdi anneme ben bakıyorum başka hiç evladı yuzunu bıle gözstermıyor hatta bır keresınde anam komalık olmuştu &#8230;&#8230;&#8230;&#8230; taksı çagırdım ve annemı attım taksıye o un sabaha kadar hastanede kaldım yanımda abım yoktu abım ı aradım bır ara evde yatıyormuş yemek çok gelmışde mıdesıne soda içmiş yatıyor muş sonra param kısıtlıdı kımı arıyım diye düşünürken ne düşünüyorsun kızım çık yola aç kendını bak herkes gelir dedım işte bu sefaletten gelen bır düşüncemıydı yoksa kımsesızlıkmıydı yoksa alışmaktamıydım bu kadar kolaymı tenını satmak hiç yola çıkıpta müşteri edınmemiştim yapamazdım korkuyordum ya bana daha kötü şeyler yaparlarsa diyordum he bu arada faişenın en ıyı dostu altın incir veya cuzdanda saklanmış çeyrek altındır çünkü bellımı olur gecenın bır vaktı müşterın sana sapık muamelke yapar kaçarım dıye bır kenara muhakkak bır para saklardık arkadaşımızla yolda ormanda bır yerlerde kalmayalım dıye o kadar savunmasızsınızkı müşterıye çıkarken ınsan hıç faişelik için giderken dua okurmu işte sen okuyorsun ama çünkü sende bır cansın bır ınsansın herne kadar sana mauhluk gıbı bakılsada sende aglasın bızım de yaşlarım akar bızımkı kalbımız var ama.</p>
<p>abım tam lavoboda benı vurmak üzereydı bır telefon geldı acıl para alzımmış karısına sonra durakladı ve bana baktı bende var ben sana verırım dedım ve bırıktırdıgım tum paramı ona verdım ve bişey olmadı ee abı işte hayat bumuydu sence bak bıraz önce faişesın diye sana sılah dogrultan bırı var ama para lazım olunca canın bır anda bagışlandı ve hemen eve geldık sevınmelımıydım yoksa üzülmelımı kurttulcaktım o hayattan ama genede o hayatdan kazandıgım para benı kurtarmış gece evde olduk sabaha karşı ve hemen iş yerıne gıtdım ayrılcagımı söledım ve ayrıldım bır dunyada borcum vardı o gece herşey degışmıştı hayatımda şükürler edıyordum peşpeşe ve hemen kapanmaya karar verdım ve hamama gıtdım temızlendım paklandım ve kapandım sene XXXX tu galıba yanlış hatırlamıyorsam sonra evıme geldım ve hemen tesetturlu çalışabılecegım iş aradım bulamadım XX ay öle gectı sonra temizlik işlerı buldum onlara gıtdım ve tek teke borçlarımı ödedım bişey dıyımmı helal para kazanın az gelsın korkmayın elbet o para o akadr çok şeye yetıyorkı şaşıyorsunuz sonra namaz her derdın devası kılmaya başladım XX sene öle geçtı tabı bu kısa degıl hayat ta görduklerım ama yeterlı şimdilik ve şimdi baya zamandır gecınıyorum evet az alıyorum o kara pis para daha çoktu ama ınanın çok mutluyum şimdi evlenırmıyım bılmıyorum ama ilk fırsatta anacım la ümreye gitcem bıraz para bırıktırmeye çalışıyorum işte daha şu anda bişey yok ordada ama olucak bu kadar şeyler olduysa oda olucak oraya gıdp töbe etmek yerınde töbe etmek ıstıyorum ınşallah o muardımda olucak hacca belkı para bırıktıremem ama umreye yapcam ınşallah amın sızde dua edınde gıdeyım çok ıstıyorum şimdi her namazımı kılarım çokta dıkkat ederım aman derım aman sakın kızım o hayat gıtme dıye ve gıtmıycem zaten yemın ettım egerkı o hayata dönmek zorunda kalırsam canıma kıyıcam ne olurasa olsun bır daha asla o gunlerı yaşamamalıyım şimdi her sabah ıster faişe ol ister orospu fark etmez ben ınanıyorum her sabah namazından sonra muhakkak dua ederdım o zamanlar ayetel kursıyı çok okurdum onu her sabah kıbleye dönüp 100 defa okursan muradın kabul olurmuş ve oldu ben sekız sene dua ettım hıç bır sabah bırakmadım ve bakın şimdi çok mutluyum allahım bozmasın amın</p>
<p style="padding-left: 30px;">&#8230;Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank">Liberalizmin Kara Kitabı</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-10169" title="liberalizmin_kara_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_pt.jpg" alt="" width="165" height="288" /></a>Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde <strong>liberalizmin tehlikeli yönleri</strong> hatta <strong>YIKICI UNSURLARI</strong> da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek <strong>liberalizmin kusurlarını</strong> ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan…</p>
<p>Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur.</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p> </p>
<p style="text-align: right;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/liberalizmin_ak_kitabi.pdf" target="_blank">Liberalizmin Ak Kitabı</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/liberalizmin_ak_kitabi.pdf" target="_blank"><img class="alignleft" title="liberalizmin-ak_kitabi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/liberalizmin-ak_kitabi-221x300.jpg" alt="" width="133" height="221" /></a>1930 model bir ulus-devletin, bir <strong>“devlet babanın”</strong> çocuklarıyız. Son derecede <strong>“Millî”</strong> bir eğitim gördük, öğrenim değil. Hayatta işimize yarayacak meslekî bilgileri ya da eleştirel bir bakışı öğrenmedik <strong>“millî”</strong> okullarda. <strong>“Varlığımızı Türk varlığına armağan etmek”</strong> için eğitildik, eğilip büküldük.</p>
<p>Liberallerin dilinden düşmeyen <strong>“Bireysel haklar ve özgürlükler”</strong> bizim gibi Kemalist çamaşırhanelerde yıkanmış beyinler için çok yeni. Türkiye’de yaşayan insanların ulus-devlet boyunduruğundan kurtulmasında önemli bir rol oynuyor liberaller. Biz de <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/liberalizmin_ak_kitabi.pdf" target="_blank">bu kitapta </a>liberalizmin temel tezleriyle uyumlu, bu fikir akımına doğrudan ya da dolaylı destek veren makaleleri birleştirdik. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/liberalizmin_ak_kitabi.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2010/04/13/bireysel-ozgurluk-yetmez/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2010/04/13/bireysel-ozgurluk-yetmez/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fahişelik, şehitlik ve özgürlük</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2009/07/28/fahiselik-sehitlik-ve-ozgurluk/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2009/07/28/fahiselik-sehitlik-ve-ozgurluk/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 08:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Mevzu]]></category>

		<category><![CDATA[Erdem]]></category>

		<category><![CDATA[Fahişelik]]></category>

		<category><![CDATA[Liberalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<category><![CDATA[Toplumsal Ahlâk]]></category>

		<category><![CDATA[ahlak]]></category>

		<category><![CDATA[bireysel ahlak]]></category>

		<category><![CDATA[vicdan]]></category>

		<category><![CDATA[Özgürlükler]]></category>

		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=5900</guid>
		<description><![CDATA[Geçen gün posta kutuma bir mesaj geldi, Lena adlı bir insan-kadın para karşılığında cinsel ilişki teklif ediyordu. Mesaja insan-Lena’nın çıplak fotoğrafı eklenmişti. Erkek-gözler için çekici bir kadın bedeni sergileyen bu fotoğraf insan-gözler için iki farklı şey anlatıyordu: 
 
1) İnsan-Lena’nın sağ bacağının yanındaki mobilyada 2 yaşındaki çocuklara uygun bir oyuncak duruyordu.
2) Fotoğraf çekilirken insan-Lena yüzünü saklamak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_6.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5902" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise_6" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_6.jpg" alt="" width="177" height="146" /></a>Geçen gün posta kutuma bir mesaj geldi, Lena adlı bir insan-kadın para karşılığında cinsel ilişki teklif ediyordu. Mesaja insan-Lena’nın çıplak fotoğrafı eklenmişti. Erkek-gözler için çekici bir kadın bedeni sergileyen bu fotoğraf insan-gözler için iki farklı şey anlatıyordu: </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">1) </span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">İnsan-Lena’nın sağ bacağının yanındaki mobilyada 2 yaşındaki çocuklara uygun bir oyuncak duruyordu.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">2) </span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Fotoğraf çekilirken insan-Lena yüzünü saklamak istemişti.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Fahişelik konusunda rastgeldiğim iki katı duruş var:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -18pt; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: Arial;">a)      </span><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Katı ahlâkçı:</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> Günahtır, ayıptır! Bütün fakir kadınlar kötü yola mı düşüyor? Namusuyla çalışsın, aza razı olsun…</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -18pt; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: Arial;">b)      </span><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Katı özgürlükçü:</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> Yetişkin iki insan ne isterse yapar. Fahişelik yapmak isteyen birine (ya da müşterisine) bir liberal olarak (ya da demokrat?) söyleyebileceğim bir şey yok.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -18pt; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">  <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5903" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise.jpg" alt="" width="458" height="294" /></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">İnsan-Lena için<span id="more-5900"></span> böyle midir bilemeyiz ama bir çok insan karnını doyurmak, aile geçindirmek için ahlaken “yanlış” işleri bile bile yapıyor. Bile bile diyoruz çünkü insan-Lena’nın yüzünü gizlemesinde adeta simgeleşiyor bu utanç ve gizlenme çabası.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Kız çocukları <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">“ben büyüyünce fahişe olucam, köşeyi dönücem”</span></strong> demez. Bu durumdaki insanlara acımak, kızmak ya da bir katı özgürlükçü gibi “kendi bilir” demek istemiyorum. Gece vakti yol kenarlarında “otostop” yaparken <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">gördüğümüz her insan-fahişe bireysel özgürlüğün ne derecede “çolak” bir kavram olduğunu yüzümüze çarpıyor</span></strong>. Özgürlük tek bacaklı bir masa gibi. Ayakta duramıyor:</span></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">“[...] Özgürlük kimyası gereği başka bir kavramla eşleşerek dengelenmesi gereken bir olgudur. Bu denge sağlanmadığı müddetçe, insan nefsine hoş gelen şeyleri gözünde yüceltecek ve </span></em><strong><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">kendini en özgür sandığı anda nefsinin kölesi olacaktır</span></em></strong><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">. Ne faşist, baskıcı bir siyasî düzen ne de liberal bir demokrasi <a href="http://www.derindusunce.org/2008/04/11/insan-maymunlasabilir-mi/"><span style="color: #800080;">“hayvan gibi” yaşamayı kendine reva gören bir insana</span></a> mutluluk veremez. Baskıcı rejim iyiyi, kötüyü ideolojik bir şekilde belirleyip halkını çocuklaştıracaktır, bu kesin.</span></em></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> Fakat diğer yandan, özgürlüklerin ancak başka bireylerin özgürlüğüyle sınırlandırıldığı [sözde özgür] toplumlarda </span></em><strong><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">birey rejimin değil ama kendi nefsinin kölesi olacaktır</span></em></strong><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">. Tüketim toplumlarının yol açtığı çevre kirliliği, silah ticareti, kadını ürünleştiren porno endüstrisi ve daha nice sorun bu köleliğin birer işaretidir. (bkz. </span></em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"><a title="Permanent Link to Pornografi Nasıl Sanat Oldu?" href="http://www.derindusunce.org/2008/11/25/pornografi-nasil-sanat-oldu/"><span style="color: #800080;">Pornografi Nasıl Sanat Oldu?</span></a></span><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">)</span></em></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> Netice olarak özgürlüğün dengeleyici unsuru erdemdir. </span></em><strong><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">“benim özgürlüğüm diğer bireylerin özgürlüklerinin başladığı yerde biter”</span></em></strong><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> demek değildir doğru çıkış noktası. </span></em><strong><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">“Kendim için istediklerimi diğer insanlar için de istiyorum”</span></em></strong><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> seviyesinde olabilmektir.</span></em></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> Evet… Bazı kavramlar çift gezerler ve onları bölüp parçalayarak anlamaya çalıştığınızda tam da aradığınız şeyi kaybedersiniz [...]”</span></em></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>(<strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"><a title="Permanent Link to Domuz gribi özgürlüğe bulaşır mı?" href="http://www.derindusunce.org/2009/05/10/domuz-gribi-ozgurluge-bulasir-mi/"><span style="color: #800080;">Domuz gribi özgürlüğe bulaşır mı?</span></a> isimli yazının sonuç bölümünden</span></strong>)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Bireysel özgürlüğün tek başına ayakta duramayacağını bu şekilde hatırlattıktan sonra erdem – ahlak gibi kavramların kimyasına girmeye çalışalım ve ardından bunların bireysel olup olamayacağına bakalım. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">“Din kültürü ve ahlâk bilgisi dersi”</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Bizim gençliğimizde böyle bir ders vardı okullarda. Din bir “kültür”, ahlâk da bir “bilgiydi”. Derslerimize bazen felsefe hocaları gelirdi. Ders kitabına bağlı kalınmaz, saygı, iyilik, kötülük gibi kavramlar üzerine heyecanlı tartışmalar yapılırdı. Bazı seneler ise daha “dinci” öğretmenler gelir, çok ezbere bir İslâm kültürü anlatırlardı. Hangi halifenin devesi 3 yaşındayken 5 hurma çekirdeği yutmuş, tam 7 gün kabız olmuş… Öldüren ayrıntılarla insanı dininden nefret ettirmek için birebirdi bu şekil. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Herhalde bu zorunlu din derslerinin etkisiyle olacak, “ahlâk ve erdem” gibi kelimeleri kullanmaya başladığınız andan itibaren okuyucularınız/dinleyicileriniz genellikle din-iman moduna geçerler. Bunlar kırmızı çizgilerdir. Tartışılmaz değerlerdir bir çoğu için:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; tab-stops: list 72.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">- Çalma! Öldürme! Zina yapma!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; tab-stops: list 72.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">- Tamam da neden? </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; tab-stops: list 72.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: Arial;">- </span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Ne demek neden? ALLAH’ın emri!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Cehenneme gitme korkusuyla çalmayan ve öldürmeyen varsa ne zavallı bir insandır o. Cennetteki köşklerin, yiyeceklerin düşüyle sadaka veren, dünyada bir koyup Ahiret’te 3 almayı planlayan ne kadar kumarbaz…</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5904" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise_2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_2.jpg" alt="" width="434" height="402" /></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Evet, bu “değerler” organize dinlerin tekelinde… İyilik, doğruluk zihinsel boyutundan uzaklaşmış, takkelere, cübbelere, tütsülere, ibadethanelere bürünmüş olarak çıkıkıyor karşımıza çoğunlukla. Cennette arsa pazarlayan bir emlâkçı durumuna düşmüş imamlar, rahipler, hahamlar: <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">“Düşünme, sorgulama, inan, dediğimi yap, fazla kurcalama!”</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Modernizmin kölesi olan bilim de suç ortağı bu çarpık durumun. Psikologlar, sosyologlar, kriminologlar, psikanalistler… Kimine göre modası geçmiş ahlâkın, erdemin. Alafranga bir laiklik adına <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">olması gereken</span></strong> (ideal) ile <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">olan</span></strong> (ölçülen) arasına şeffaf bir duvar örülmüş.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Kimi bu ideali “metafizik” diye dışlar hatta aşağılar. Ama çoğu<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>“tarafsızlık” adına bilerek ya da bilmeyerek <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf">pozitivizmden</a> yana taraf tutar. Hiç hak etmediği halde pozitivist bakışı sıfır noktasına koyarsanız elbette ahlâkî kaygılar “sağda” kalır. Ama kantarın topuzu da kaçmış olur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">21ci yüzyılda ahlâkı bize kim öğretebilir ?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Bir insanı eğitim yoluyla “ahlâklı” yapmak mümkün mü? En azından vicdanının sesini duymaya ve komutandan, patrondan önce vicdana uymaya hazır hale getirebilir miyiz çocukları? Belki de <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">millî eğitim</span></strong> isimli çamaşırhanelerde beyinleri yıkamasak, onlara <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">kulaklarını tıkamayı öğretmesek</span></strong> zaten duymaları gereken sesi duyacaklar… </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_4.jpg"><img class="size-medium wp-image-5908 alignleft" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise_4" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_4-229x300.jpg" alt="" width="229" height="300" /></a>Ahlâkın fizik ya da kimya bilgisi gibi öğrenilebilmesi için önce objektif bir biçimde tarif edilmesi gerekir şüphesiz. Yani inançları ne olursa olsun herkesin kabul edebilleceği tanımlar yapmak: Erdem, iyi-kötü, suç, günah, ceza… </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Fakat <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">“ahlâkı tarif edelim”</span></strong> derken yani bu kavramı bir norma sokarken, standartlaştırırken faşizmin kucağına düşmekten kendimizi nasıl koruyacağız? İslâm’ın tam tersi olan Humeynizm’den ya da Kemalcilikten kendimizi nasıl koruyacağız?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Faşizm ve ona yakın duran her türlü oluşuma karşı liberallerle hemfikirim. Yani devlet eliyle erdemin tarif edilmesi ve halka dayatılması felaketten başka birşey getirmiyor:</span></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">“[...] <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Anatole_France" target="_blank">Anatole France</a> bir kahramanını şöyle konuşturuyordu:</span></em></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">“Bütün devrimlerin en büyük hatası erdem denen şeyi yeryüzünde kurumsallaştırmaya çalışmaktır. Bir halkı devlet gücüyle iyiden yana, bilge, özgür, ılımlı ve adil yapmak istediğinizde herkesi öldürmekten başka çareniz yoktur!”</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">İster <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%25C4%25B0slamc%25C4%25B1l%25C4%25B1k">İslamcı</a> olsun, ister <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kom%25C3%25BCnizm">komünist</a> isterse <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Pozitivist">pozitivist</a>, bütün devrimlerin çelişkisi burada yatıyor: Yeni bir insan ve yeni bir halk yaratmak. Bu “<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Pedagoji">pedagojik</a>” çabanın zorlandığı her noktada devrim, devlet terörünü de beraberinde getiriyor. Tabi bu terörün yaygınlığı ve vahşiliği “yeni bir halk yaratma” projesinin kapsamı ve amaçlarının büyüklüğü ile doğru orantılı [...]”</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 35.4pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">(<strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"><a title="Permanent Link to Humeyni Lenin’i döver mi? Ulus devlet bölüm III" href="http://www.derindusunce.org/2008/02/08/humeyni-lenini-dover-mi-ulus-devlet-bolum-iii/"><span style="color: #800080;">Humeyni Lenin’i döver mi?</span></a> Adlı yazıdan alıntı</span></strong>)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Ancak liberallerin bu noktadan itibaren çuvallamasına da üzülerek bakıyorum. Çünkü tanıdığım liberaller ahlâk konusunda şüpheci bir duruşu tercih ediyorlar:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>“Ahlâk, iyilik, kötülük gibi kavramlar herkese göre değişir. Madem ki objektif bir sınır koyamıyoruz o halde hiç sınır koymayalım, başkasını rahatsız etmedikçe herkes dilediğini yapsın.”</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Bireysel özgürlükler</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> ve <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">piyasa mekanizmaları</span></strong> ile belirlenen liberal bir yaşam çerçevesi gerçek hayatın taleplerine hitap etmiyor. Kendi adıma liberallerin bu duruşunu bir <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">düşünme tembelliği</span></strong> ve <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">sorumluluktan kaçış</span></strong> olarak değerlendiriyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Özgürlük ve ahlâk SADECE bireysel midir? </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">6 yaşındaki kızım oldukça yüksek bir kaydıraktan kayacak cesareti kendinde bulamadığı için ağlıyordu :</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">-Evlâdım üzülme, salıncaklara git.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">-Ama benden küçükler bile yapıyor, ben yapamıyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">-Canın istemiyorsa mecbur değilsin.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">-Canım istemiyor ama ben istiyorum!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Ne Yunus Emre’den ne de Sigmund Freud’dan haberi olmayan kızımın benliğindeki çatışmaları böyle kişileştirmesine çok şaşırmıştım. “Canım” dediği bir “aktör” ile “ben” dediği bir başka aktör vardı içinde ve bu iki aktörün istekleri çatışabiliyordu. Üstelik kendine daha yakın hissettiği “ben” bu çatışmanın farkındaydı!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Kızımın bir kaydırak başında keşfetmeye başladığı bu dünyaya <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">birey altı dünya</span></strong> diyelim isterseniz. Tabi toplumun en küçük birimi birey değil de “canım” ve “ben” olunca ortalık biraz karışıyor. Dünyamız bir anda 6 milyar “canım” ve 6 milyar “ben” ile oldukça kalabalık bir hal alıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; tab-stops: 175.5pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">“Ben” kimdir?</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; tab-stops: 175.5pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Sorumlulukları, hakları ve özgürlükleri sürekli gündemde olan birey ile “ben” aynı şey midir? Bu sorulara daha net yanıt arayabilmek için birbiriyle ilgisiz gibi görünen şu üç örneğe göz atalım:</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; mso-list: l2 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Japonya’da insanların onurlarını korumak(!) uğruna intihar etmeleri, </span></li>
<li class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; mso-list: l2 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Türkiye’de namus(!) uğruna özellikle kadınların öldürülmesi,</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></li>
<li class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; mso-list: l2 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Hollanda’da özgürlük(!) uğruna çocukla cinsel ilişkinin yasallaşması.</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Her üç durumda da “üstün” kabul edilen bir varlık / kavram /ilke uğruna daha “alt-aşağı” birşeyin feda edilmesi söz konusu. Bu davranışlar bir çok insana “yanlış” görünse de <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">X uğruna Y feda etmek</span></strong> kalıbı iyi-kötü dediğimiz yargıların kimyasında var. Bunu ispat için aşağıdaki örneklere bakalım:</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="disc">
<li class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; mso-list: l1 level1 lfo2; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Komşusu aç olduğu için ekmeğini ona veren, “iyilik” uğruna kendi payını feda eden,</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></li>
<li class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; mso-list: l1 level1 lfo2; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Evlâdını ezilmekten kurtarmak için kendini yola atan,</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></li>
<li class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; mso-list: l1 level1 lfo2; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Vatanını işgalden kurtarmak için ölümü göze alan.</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Şimdi “iyi” örnekler sayesinde daha net görebildiğimizi sanıyorum, ahlâkın kimyasına ait bu gerçeği: <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">X uğruna Y feda etmek</span></strong>, yani “özgürce” bir seçim yapmak.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Tabi hemen “X ve Y nedir?” diye sormak gerek. İntihar eden bir Japonun koruduğuna inandığı haysiyeti meselâ? Bu aşamada bir sonsuzluk algısı devereye giriyor. <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">“ben etten ve kemikten olan bedenimin varlığını feda ediyorum ki haysiyetim yaşasın”. </span></strong>Şimdi okumaya 5 dakika ara verin ve bu analizi <span style="text-decoration: underline;">sadece “teknik” olarak</span> namus cinayetlerine, sadaka veren bir insana ya da ölümü göze alan bir askere de zihninizde uygulayın… Sonuçta insandaki “ben” algısının tek olMAdığını göreceksiniz. Bir “ben” uğruna başka bir “ben” feda edilebiliyor. Bazen sadaka olayında olduğu gibi küçük maddî çıkarlar bazen de biyolojik (?ampirik) hayatın kendisi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Birey altı dünya</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">’nın keşfiyle birlikte bireysel ahlâk, bireysel özgürlük gibi kavramlar da aşınıyor diye düşünüyorum. Neden?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Bu birey altı penceresinden Nazilere karşı mücadele eden direnişçi bir Fransıza bakalım. Elinde silahla görev yerine doğru yürüyor. Bedeninin her zerresi ona <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">“geri git, ne işin var? Öleceksin! Sen mi kurtaracaksın Fransa’yı?”</span></strong> diye haykırıyor ama ben-fransız et-fransıza sözünü geçiriyor. Direnişçi et-ölüme razı ettiği bedeniyle ölümsüz/sonsuz olduğuna inandığı bir “yaşama” doğru yürüyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_5.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5905" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise_5" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_5-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Şimdi bu bilgi ile yazının başında bahsettiğim insan-Lena’ya yeniden bakalım. Anne-Lena için çocuğunun karnını doyurmak o kadar <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">üstün/yüce/ulvî bir görev</span></strong> ki bir gün değil her gün hatta her “müşteriyle” yeniden ölmeye razı. Ben-Lena emrediyor, et-Lena soyunuyor ve <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">görevini</span></strong> yerine getiriyor. Bedeninin her zerresi ona tersini yapmasını söylüyor ama o etinden ve haysiyetinden daha üstün tuttuğu bir “görev” için ilerliyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Bireysel ahlâk penceresinden “şehitlik” ve “fahişelik” ne kadar uzak görünüyor oysa… </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">(not: bu kelimeleri tırnak içinde kullanıyorum çünkü gerçek anlamlarında değil toplumun ve adalet mekanizmalarının nazarındaki anlamlarını kasdediyorum.)</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Toplumsal boyut</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Özgürlük ve ahlâk ile ilgili kavramları birey katına hapsetmenin imkânsızlığını gördük yukarıdaki paragrafta. Daha doğrusu bireyi en küçük, bölünmez <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">sorumlu/hak sahibi</span></strong> birim kabul eden liberalizm, islamcılık ve komünizm gibi modernist temelli politik sistemlerin eninde sonunda birey altı dünya ile bir gerilim üreteceğini saptadık.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Aslında bu gerilim sorunun sadece yarısı. Yani modernist politik sistemlerin üreteceği ikinci bir tür gerilim daha var ki o da birey üstü, yani bireyi içeren insan kümeleri ile oluşacak olan çatışma. Aile ile, cemaat ile, mahalle ile, cemiyet ile:</span></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">“Hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren bir kadının kendine ve geleceğe bakışı değişir. Eşiyle ilişkilerine de yansır bu. Onlar artık cumartesi akşamları gidecekleri iyi bir film arayan iki sevgili değil geleceğe dair projeleri olan bir anne-babadır.</span></em></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> Boyu bir kaç milimetreyi geçmeyen bu küçük insan suya düşen bir mürekkep damlası gibidir. Hem suyun rengini değiştirir hem de kendisi suyun etkisiyle bir mürekkep damlası olmaktan çıkar. İnsan bir topluluğa girdiği andan itibaren çok yönlü bir etkileşim başlar. Bu etkileşimin takibi ya da kontrolü imkânsızdır. Sınıfa gelen yeni bir öğrenci, işe yeni alınan bir memur artık o eski “ben” değildir. Girdiği topluluk da o gelmeden önceki topluluk olmayacaktır.</span></em></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> Önemli nokta bu etkileşimin geri çevrilmesinin de imkânsız oluşudur.</span></em></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> Bu bağlamda bir arada barış içinde yaşaması umud edilen insanları bir torbadaki tenis topları gibi göremeyiz. </span></em><strong><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Toplum hakları ve ödevleri birbirinin özgürlükleriyle sınırlanan bağımsız bireylerden oluşmaz. Hukuksal ya da siyasî çözümleri sadece bireysel modeller üzerine oturtmak ayrı bir hukukî ve siyasî varlık olan toplumun haklarını çiğnemek olur.</span></em></strong></p>
<p style="margin-left: 35.4pt;"><em><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> Değerli yazarımız <a title="Enver Gülşen tarafından yazılan yazılar" href="http://www.derindusunce.org/author/envergulsen/"><span style="color: #800080;">Enver Gülşen</span></a> bu konuda ek olarak söylemek istediklerimizi zaten dile getirmiş ve çok güzel bir makale yazmıştı: <a href="http://www.derindusunce.org/2008/12/08/kemalizm-demokratlik-ve-liberallik/">Kemalizm, Demokratlık ve Liberallik</a> adında.”</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">(<a title="Permanent Link to Liberaller neden başarısız?" href="http://www.derindusunce.org/2009/02/19/liberaller-neden-basarisiz/"><span style="color: #800080;">Liberaller neden başarısız?</span></a> makalesinin <em><strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">İç hastalık 3: “Cemaatsel” hak ve özgürlüklere sırt çevirmek</span></strong></em><strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></strong><strong><span style="font-weight: normal; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">isimli paragrafından</span></strong>)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Bireysel özgürlüğün kendisi ahlâk ve erdemden, bu iki kavram ise toplumdan ayrı düşünülemiyor. “Ötekiyle” ilişki olmadan tarif edilemiyor ahlâk. Öteki yani hak sahibi. Ama “öteki” insan topluluklarıyla sınırlandırılmalı mı? Doğadaki hayvan ve bitkiler de hak sahibi değil mi? Ahlâk aynı zamanda doğayı korumak için kendi çıkarlarını feda etmek değil mi?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">(Bkz. </span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"><a title="Permanent Link to Çevreciliğe anti-modern bir bakış" href="http://www.derindusunce.org/2008/10/15/cevrecilige-anti-modern-bir-bakis/"><span style="color: #800080; mso-ansi-language: EN-GB;">Çevreciliğe anti-modern bir bakış</span></a></span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Bireysel özgürlük özgürlük değildir</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Birey altı dünya ve toplum sayesinde görüyoruz ki gerçek özgürlük insanın “canının istediğini” değil ödevini yani “gerekeni” yapabilme özgürlüğüdür. Ve bu uğurda daha az “kıymetli” şeyleri feda edebilme özgürlüğüdür. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Birey en küçük ya da tek “sorumlu” birim değildir, ahlâkın konusu bireysel olduğu kadar alt-bireysel ve toplumsal olabilir. Birey altı ve birey üstü bu iki seviye ahlâkın hem “üreticisi” hem de “tüketicisi” olduğundan ahlâk bunlardan soyutlanmış olarak düşünülemez.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Devlet birey dışındaki bu iki seviyeyi görmezden gelirse ne olur?</span></p>
<ul type="disc">
<li class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Suç işleme artar. Suçlular yakalansa bile <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">bireyle</span></strong> sınırlı adalet sistemi suçu önleyemediği için cezaevleri dolmaya devam eder. (bkz. </span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"><a href="http://www.derindusunce.org/2007/03/14/kotu-insan-uretme/"><span style="color: #800080;">Kötü insan nasıl üretilir? </span></a><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>ve <a title="Permanent Link to Cezaevleri okul olsun !" href="http://www.derindusunce.org/2009/01/14/cezaevleri-okul-olsun/"><span style="color: #800080;">Cezaevleri okul olsun !</span></a></span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">)</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></li>
<li class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Çocukların cinsel istismarı önlenemez. Ne cezaları arttırmak ne de çocukları daha fazla korumak kalıcı sonuç vermez. (</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"><a title="Permanent Link to Çocukların cinsel istismarı" href="http://www.derindusunce.org/2008/11/26/cocuklarin-cinsel-istismari/"><span style="color: #800080; mso-ansi-language: TR;">Çocukların cinsel istismarı</span></a></span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">)</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></li>
<li class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Terör sorunu çözülemez. (</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"><a title="Permanent Link to Terörist evlatlarımız ve Anzak leşlerimiz(!)" href="http://www.derindusunce.org/2008/07/02/terorist-evlatlarimiz-ve-anzak-leslerimiz/"><span style="color: #800080; mso-ansi-language: TR;">Terörist evlatlarımız ve Anzak leşlerimiz(!)</span></a></span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> ve </span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"><a title="Permanent Link to PKK’lıları affetmek" href="http://www.derindusunce.org/2007/12/03/pkklilari-affetmek/"><span style="color: #800080;">PKK’lıları affetmek</span></a></span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">)</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Sonuç</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Teknoloji sayesinde/yüzünden “iyi” ve “kötü” olan herşeyin <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">CO<span style="text-transform: uppercase;">ğ</span>RAFÎ</span></strong> menzili arttı. Eskiden “kötülüğü / suçu / günahı” arayıp bulmak gerekiyordu. Artık evlere servis yapılıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Dünya üzerindeki insanlar ıssız birer adada değil tam tersine gittikçe <strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;">“küçülen bir kamusal alanda”</span></strong> yaşıyorlar. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_3.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5906" title="20090727_derin_dusunce_org_fahise_3" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/07/20090727_derin_dusunce_org_fahise_3-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Sadece nükleer füzeler değil para hareketleri de kıtalar arası artık. İnsanî yardım kurumları, suç örgütleri, medya… Siyaset de kıtalar arası yapılıyor kadın ve organ ticareti gibi. Çevre sorunları da kıtalar arası. Bir ülkenin ürettiği asit yağmurları başka bir ülkenin ormanlarını tahrip ediyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Ticaret, savaş, internet, siyaset, çevre kirliliği… Hayatımızı dolduran iyi ve kötü ne varsa küreselleşti. Yeryüzünde yaşayan<strong><span style="font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> insanları bir arada barış içinde yaşatabilecek bir hayat görüşü artık ütopya değil aciliyet halini aldı. </span></strong>Böyle bir dünyada fanatik liberalizmin “bırakınız yapsınlar” duruşu çoktan son kullanma tarihini doldurdu diye düşünüyorum.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-family: Arial;">Liberalliğin ya da demokratlığın bu hayat görüşünü oluştrmaya talip olabilmesi için bireyin “içini” ve “dışını” hesaba katması gerekiyor.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 9pt; font-family: Verdana; mso-bidi-font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; mso-ansi-language: TR;"><strong>Çağrışım Kaynakları</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Mesnevî (Mevlâna Hazretleri) , Mişkat&#8217;ül Envâr (Gazâlî Hazretleri), Saf Aklın Eleştirisi (Kant), Güzelliğin Analitiği (Kant), Madde ve Bellek (Bergson),&#8230;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"> </p>
<p>&#8230;Bu makale ilginizi çektiyse&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank">Liberalizmin Kara Kitabı</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-10169" title="liberalizmin_kara_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_pt.jpg" alt="" width="165" height="288" /></a>Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde <strong>liberalizmin tehlikeli yönleri</strong> hatta <strong>YIKICI UNSURLARI</strong> da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek <strong>liberalizmin kusurlarını</strong> ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan…</p>
<p>Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur.</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p> </p>
<p style="text-align: right;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/liberalizmin_ak_kitabi.pdf" target="_blank">Liberalizmin Ak Kitabı</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/liberalizmin_ak_kitabi.pdf" target="_blank"><img class="alignleft" title="liberalizmin-ak_kitabi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/liberalizmin-ak_kitabi-221x300.jpg" alt="" width="133" height="221" /></a>1930 model bir ulus-devletin, bir <strong>“devlet babanın”</strong> çocuklarıyız. Son derecede <strong>“Millî”</strong> bir eğitim gördük, öğrenim değil. Hayatta işimize yarayacak meslekî bilgileri ya da eleştirel bir bakışı öğrenmedik <strong>“millî”</strong> okullarda. <strong>“Varlığımızı Türk varlığına armağan etmek”</strong> için eğitildik, eğilip büküldük.</p>
<p>Liberallerin dilinden düşmeyen <strong>“Bireysel haklar ve özgürlükler”</strong> bizim gibi Kemalist çamaşırhanelerde yıkanmış beyinler için çok yeni. Türkiye’de yaşayan insanların ulus-devlet boyunduruğundan kurtulmasında önemli bir rol oynuyor liberaller. Biz de <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/liberalizmin_ak_kitabi.pdf" target="_blank">bu kitapta </a>liberalizmin temel tezleriyle uyumlu, bu fikir akımına doğrudan ya da dolaylı destek veren makaleleri birleştirdik. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/03/liberalizmin_ak_kitabi.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2009/07/28/fahiselik-sehitlik-ve-ozgurluk/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2009/07/28/fahiselik-sehitlik-ve-ozgurluk/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

