<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; Ergenekon Nedir?</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/ergenekon/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>27 Nisan, unutma, unutturma&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/05/27-nisan-unutma-unutturma/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/05/27-nisan-unutma-unutturma/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2012 23:22:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21782</guid>
		<description><![CDATA[ 
 
27 Nisan&#8217;daki e-muhtıra için soruşturma açılmış. İyi bir şey. Geç olsun da güç olmasın. Kendi halkını düşman zanneden subayların temizlenmesi sürecek bir müddet daha. Evet&#8230;
27 Nisan 2007&#8242;de Türkiye kendi ordusundaki üniformalı eşkiyalar tarafından tehdit edilmişti. Ertesi gün siteye bir sert(?) bir kınama mesajı girmiştik. Sonra bazı yazarlarımızın isteği üzerine yumuşattık. Sıcağı sıcağına 70&#8242;ten fazla yorum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/04/ve-27-nisan-e-muhtirasi-da-yargi-yolunda.jpg" alt="" width="296" height="218" /> </p>
<p> </p>
<p>27 Nisan&#8217;daki e-muhtıra için <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/05/04/ve-27-nisan-e-muhtirasi-da-yargi-yolunda.html">soruşturma açılmış</a>. İyi bir şey. Geç olsun da güç olmasın. Kendi halkını düşman zanneden subayların temizlenmesi sürecek bir müddet daha. Evet&#8230;</p>
<p>27 Nisan 2007&#8242;de Türkiye <strong>kendi ordusundaki üniformalı eşkiyalar tarafından tehdit edilmişti</strong>. Ertesi gün siteye bir sert(?) bir kınama mesajı girmiştik. Sonra bazı yazarlarımızın isteği üzerine yumuşattık. Sıcağı sıcağına 70&#8242;ten fazla yorum yapılmış. Tehdit altındaki insanların halini anlamak için ilginç bir fırsat. Buyurun, <a href="http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/">buradan okuyun</a>.</p>
<p> </p>
<p>O günlerde darbecilik ve korku siyaseti üzerine çok yazmışız, çok tartışmışız. Meselâ:</p>
<ul>
<li><a title="Permanent Link to Kurumsal Dayanışmadan Sosyal Çatışmaya (Vesayetçiliğin Doğuşu)" href="http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/">Kurumsal Dayanışmadan Sosyal Çatışmaya (Vesayetçiliğin Doğuşu)</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Onun adı asker, canı neler ister?" href="http://www.derindusunce.org/2007/04/25/onun-adi-asker-cani-neler-ister/">Onun adı asker, canı neler ister?</a></li>
</ul>
<p>&#8230; Bu konuda e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank">Tarih şaşırmaktır</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong>Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/05/27-nisan-unutma-unutturma/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/05/27-nisan-unutma-unutturma/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (42)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/28/peygamber-ocagi-degil-timarhane-42/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/28/peygamber-ocagi-degil-timarhane-42/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Apr 2012 10:59:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Yobaz Laikler]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21694</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Mescitte bir Kur&#8217;an-ı Kerim bulduk. Bir subay ya da Tabur komutanı &#8220;Paşa bu Kuran-ı görünce çıldırır ve bizi perişan eder&#8221; dedi. Kendi aramızda istişare ettik ve Kur&#8217;an-ı Kerimin mescitten çıkartılmasına ve saklanmasına karar verildi &#8230;&#8221; TAMAMI
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Mescitte bir Kur&#8217;an-ı Kerim bulduk. Bir subay ya da Tabur komutanı <strong>&#8220;Paşa bu Kuran-ı görünce çıldırır ve bizi perişan eder&#8221;</strong> dedi. Kendi aramızda istişare ettik ve Kur&#8217;an-ı Kerimin mescitten çıkartılmasına ve saklanmasına karar verildi &#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/04/28/a.html" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/28/peygamber-ocagi-degil-timarhane-42/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/28/peygamber-ocagi-degil-timarhane-42/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Her 27 Nisanın bir de 28 Nisanı vardır&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/27/her-27-nisanin-bir-de-28-nisani-vardir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/27/her-27-nisanin-bir-de-28-nisani-vardir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 18:34:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Şahin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[27 Mayıs]]></category>

		<category><![CDATA[28 subat]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Türk faşizmi]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21674</guid>
		<description><![CDATA[ 
 
&#8230; Unut-MA-mak için bir e-kitap&#8230;
Kendi ülkesini işgal eden ordu
Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından YABANCI DÜŞMAN ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri İÇ DÜŞMANLAR uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/27_nisan.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-21675" title="27_nisan" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/27_nisan.jpg" alt="" width="458" height="211" /></a> </p>
<p> </p>
<p>&#8230; Unut-MA-mak için bir e-kitap&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong>Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p> </p>
<p>&#8230; ve eskimeyen bir konu&#8230;</p>
<p> </p>
<h3><a title="Permanent Link to Türk ordusu neden (artık) darbe yapamıyor? (Darbe Tekniği - Curzio Malaparte)" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/07/26/turk-ordusu-neden-artik-darbe-yapamiyor-darbe-teknigi-curzio-malaparte/">Türk ordusu neden (artık) darbe yapamıyor?  / Darbe Tekniği - Curzio Malaparte</a></h3>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/07/20091224_derin_dusunce_org_ilker_basbug.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/07/ergenekon-nedir.jpg"><img class="size-medium wp-image-10664   alignright" title="ergenekon-nedir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/07/ergenekon-nedir.jpg" alt="" width="223" height="233" /></a> Hiç bir yeri işgâl edemeyecek kadar <strong>beceriksiz ordular kendi ülkelerini işgâl edip</strong> ganimet toplarlar. Budur darbe. Geniş çaplı bir silahlı soygundur. Bu kanlı soygunu başarabilmek için de ülke içinde ve dışında her güçle suç ortaklığı yapar darbeciler. Fakat darbe bile yapamayacak kadar beceriksiz ordular ne yaparlar? Sarıkız? Ayışığı?</p>
<p>Uzun zamandır bahsetmek istediğim kitaplardan biri <a href="http://urun.gittigidiyor.com/HUKUMET-DARBE-TEKNIGI-TRN_W0QQidZZ7920754">Darbe tekniği </a>(1) :</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>“Bu kitaptan nefret ediyorum. Bütün kalbimle nefret ediyorum. Bana şöhret getirdi. Adına şöhret dediğimiz o değersiz şeyin kaynağı olan bu kitap aynı zamanda bütün dertlerimin de kaynağı oldu. Aylarca hapiste kaldım. Polisten eziyet ve taciz gördüm. Arkadaşlarımın ihanetine uğradım….”</em></p>
<p>Böyle diyor Malaparte kendi kitabı hakkında. İyi ama neden bu kadar çok belayı üzerine çekti? Ne yazıyor bu kitapta? Kanaatimce yazarın suçu(!) fazla açık sözlü, fazla tarafsız ve fazla öğretici olması: <strong>“Modern bir devlet nasıl ele geçirilir ve muhtemel bir darbe girişimine karşı hükümet nasıl korunur?”</strong> Kitabın konusu bu. Ne bir ideoloji, ne sınıf kavgası, ne üstün ırk, ne kapitalizm, ne emperyalizm.</p>
<p>İşte tam da bu yüzden bu minnacık kitap bizi ilgilendiriyor. Türkiye’de olup bitenlere, başbakan asmalara, başarısız darbelere, andıçlara, Gülen Cemaatinin devlete, özellikle de polise “sızmasına” ışık tutuyor.</p>
<p>Kitabın yazarı Curzio Malaparte (ki gerçek adı <span id="more-21674"></span>Kurt Erich Suckert) <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Toskana">İtalya’nın Toskana bölgesinde</a> Alman bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Malaparte’nin hayatı (1898-1957) adeta düşmüş bir uçağın kara kutusu gibi. 1900′lerin Avrupa’sının ulus-devlet kavgasının tam göbeğinde yaşıyor yazar. Etnik farkların, ulusal sınırların, faşizmin kan gölüne çevirdiği bu yıllar Malaparte’yi ve düşüncelerini savuruyor ordan oraya: Toskanalılar arasında büyüyor, 16 yaşında Fransız ordusuna katılıyor, bir de madalya kazanıyor. 1918 baharında kimyasal silahlarla akciğeri sakatlanıyor. Diplomaside kısa bir durak, Versailles Barış konferansına katılıyor. 1921′de İtalya’ya dönerek Faşist Parti’ye (<em>Partito Nazionale Fascista</em>) katılıyor. Sosyalist fikirlerine ve askerî cesaretine aldandığı Mussolini ile “kapışması” gecikmiyor… Hikâye uzun. Ama Malaparte hep doğru yerde ve doğru zamanda bulunuyor. “Modern” devletlerdeki başarılı ve başarısız hükümet darbelerini gölge gibi izliyor yazarımız: Polonya, Fransa, İtalya, Almanya…</p>
<p>Tabi “modern devlet” derken 1930′lerdeki modernliği anlamak gerek. Demiryolları, telgraf ve fabrikalarla, işçisi, mühendisiyle endüstrileşmiş “modern” devletler söz konusu. Endüstrileşme çok büyük önem taşıyor zira dev bir makineye dönüşmüş olan bu ülkelerde halkın <strong>“karnının doyması”</strong>  tarım toplumlarına kıyasla çok daha merkezî bir yapı sayesinde gerçekleşiyor. Bürokrasi, devletin demir yolları, devletin postası, devletin ordusu… 1930′lardaki “olgunlaşma” ile doruk noktasına varan Avrupa tarzı ulus-devlet modeli özünde dönemin teknolojisiyle de doğrudan ilişkili.</p>
<ul>
<li>Milyonlarca işçiyi bir günde askere çeviren makineli tüfek ve top,</li>
<li>Büyük birlikleri eşgüdüm içinde hareket ettirmeyi sağlayan tren ve telgraf,</li>
<li>“Ulus bilinci” denen propagandanın önünü açan matbaa ve ulusal gazeteler,</li>
<li>Azınlık dilleri yasaklanırken ulusal dillerin zorunlu olması,</li>
<li>Zorunlu askerlik,</li>
<li>Grev yapan işçilerin öldürülmesi…</li>
</ul>
<p>Bütün bunlar bir kaç asıra yayılan ve iki dünya savaşıyla neticelenen bir fikrî ve vicdanî dekorun parçaları. Ne yazık ki Türkiye’ye de bulaştı bu “Frenk” hastalığı ve 1915 Ermeni katliamı, 1938 Dersim katliamı gibi faciaları mümkün kıldı. (İlgilenen okurlarımız “<strong> </strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</strong></a>” isimli kitabımızda hem Avrupa açısından hem de Türkiye açısından detaylı bilgi bulabilirler)</p>
<p><strong>Darbe nasıl yapılır?</strong></p>
<p>1917 Devrimi’nin önde gelen isimlerinden biri Lev Troçki (Лев Давидович Троцкий). Bu kitabın da belki en önemli kişisi, anahtarı. Troçki’nin darbe teorisi çok net bir biçimde anlatılıyor kitapta:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong><em>“Darbe politik değil teknik bir iştir. Sınırlı bir alanda, devletin  hayatî organlarına dosdoğru ve sert bir şekilde vuracak teknisyenler gerekir. Dolayısıyla darbeyi mümkün kılmak sosyal ve politik çabalarla olmaz. Organizasyon, taktik ve teknik bilgi ister.”</em></strong></p>
<p>Potemkin Zırhlısı gibi propaganda filmlerinin etkisindeki zihnimiz 1917 devrimini bir halk ayaklanması,  geniş halk yığınlarının başarısı gibi görür ama Malaparte’nin gözünde hadise çok daha “teknik”. Troçki Moskova’yı küçük bölgelere ayırmış ve stratejik noktalar belirlemiştir. Tren garları, elektrik, gaz dağıtım merkezleri, telgraf büroları… <strong>Kısaca devletin işlemesini sağlayan her şey</strong>. Plan nispeten basittir. Bu stratejik noktaları ele geçirmek, devleti durdurmak, darbeyi yapan ekibin (kendini ispat etmek) istediği anda yeniden işletmek. Böylece “yeni hükümeti” halkın gözünde meşru, devrilen hükümeti ise beceriksiz ve hain göstermek. (Bilmiyorum <a href="http://www.derindusunce.org/2010/07/20/ataturk-ingiliz-valisi-olmak-istedi-mi/">Atatürk’ün İngilizler hesabına çalışmak istemesi ve Vahdettin’in “hainliği”</a> ile ne derecede örtüşür?)</p>
<p>Moskova’da darbe hazırlıklarının kokusunu alan güvenlik güçleri elbette alarma geçmişler ama bürokrasi kendisinin vazgeçilmez olduğundan o kadar emin ki savunma hatları Troçki’nin stratejik noktalarında kurulmuyor. Bunun yerine meclisi, bakanlar kurulunu, önemli yöneticileri vs korumaya çalışıyorlar. Yani devlet makinesi değil de devlet memurları koruma altında.</p>
<p>Sonuç malum. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Stalin bu dönemde Troçki’nin metodunu çok iyi gözlemliyor ve kendi başa geçtiği zaman böylesi “teknik” darbeleri durduracak önlemler koyuyor uygulamaya.</p>
<p>Aslında önemli ayrıntılar saymakla bitecek gibi değil. Kitabı okurken önemli gördüğüm yerlerin altını çizmeye başlamıştım ama bir zaman sonra hemen her satırı çizdiğimi fark ettim! Hitler, Mussolini, Napolyon gibi liderlerin hataları, zayıflıkları, devletleri kırılgan yapan özellikler, Avrupa’da amacına ulaşmış ve yarım kalmış darbelerin otopsileri… 200 sayfa okuyorsunuz ama kitabın neredeyse her sayfasından bir makale, bir tartışma konusu çıkar.</p>
<p><strong>TSK neden artık darbe yapamıyor?</strong></p>
<p>2010 yılındayız. 10 yılda bir düşman askeri görmeden kendi ülkesini işgal etmenin rehavetiyle uyuşmuş bir ordumuz var. Ama bu ordu artık darbe yapamıyor. “Yapacaam” diyor, muhtıra veriyor, gizli planlar yapıyor ama… yok. Neden?</p>
<p><strong>Birincisi</strong> Türk Ordusu içinde darbeye karşı olan subaylar “kritik” bir sayıya ulaştı. Bu subaylar ellerinde tuttukları silahları kimin parasıyla aldıklarını biliyorlar ve maceracı, ahlâkî frenleri tutmayan meslektaşlarını frenliyorlar.</p>
<p><strong>İkincisi</strong> polis teşkilatı içinde yine TSK’da olduğu gibi darbe karşıtı bir ekip var. Yanlış anlaşılmasın, bütün polislerin birer demokrasi abidesi olduğunu savunmuyorum. Ama yeterince önemli sayıda olmak üzere bir çok polis “darbe kokusunu” alıyor ve gerekeni yapıyor.</p>
<p><strong>Üçüncüsü</strong> Türk basını eskisi gibi %100 postal yalayıcılardan oluşmuyor. Darbeci subayların kulaklarını tırmalayan “çatlak sesler” en olmadık yerlerden yükselebiliyor. Ayrıca günlük okuyucusu bir kaç yüz ila bir kaç bin arasında değişen ama sayıları on binleri bulan internet siteleri, tartışma forumları, arkadaşlık ağları kontrol edilemeyen ve okuyanların aynı zamanda yazar olduğu “anarşik” bir medya oluşturdu. Eskisi gibi bir manşetle savaş çıkarmak kolay değil. “<strong>Büyük</strong>” gazete ve <strong>köşe kapmış</strong> yazarlarının vurucu gücü çok azaldı.</p>
<p><strong>Dördüncüsü</strong> Türkiye Troçki’nin “modern” devletine benzemiyor. Tarım toplumu, endüstri toplumu ve hizmet toplumu aşamasını aynı anda yaşıyor ülkemiz. Ekmeğini kazanmanın bu derecede renkli olabildiği bir ülkede halkın devletiyle olan ilişkisi de son derecede karmaşık. Dolayısıyla darbe yapmak ciddi bir stratejik zekâ istiyor ki internet sitesi fişlemekle, cami bombalamakla uğraşanların bu zekâ seviyesinin çok gerisinde olduklarını müşahede ediyoruz. Ergenekoncular kalifiye eleman sıkıntısı içindeler.</p>
<p><strong>Beşincisi</strong>  ve <strong>EN ÖNEMLİSİ</strong> dünya değişti. Troçki’nin teknik darbesini yapmak artık mümkün değil. Aslında teori yine doğru. Ama stratejik yerler eskisi gibi garlar, limanlar değil. “Küreselleşme” demeye alıştığımız ama özünde entegrasyon bulunan bir olgu var. Yani trenler, gemiler yine önemli ama bilgi ve para internet üzerinden ışık hızında hareket ediyor. Bu sebeple Türkiye büyüklüğündeki bir ülkede darbe yapmak için bankaları, yabancı borsaları, internet hizmet sağlayıcıları, uzaydaki haberleşme uydularını da kontrol altına almak gerek. Teorik olarak mümkün olan bu tür bir “küresel darbe” ancak ABD’li bir ekip tarafından yapılabilir. Peki <strong>küresel hedefler</strong> için <strong>küresel imkânlar</strong> kullanılarak bir darbe yapmak gerçekten mümkün mü?</p>
<ul>
<li>Irak’ın işgali için bu ülkeye komşu bile olmayan Afganistan’da saklandığı iddia edilen bir teröristin(?) bahane edilmesi,</li>
<li>Irak’a 160 bin askerin yollanması,</li>
<li>ABD bütçesinden yüz milyarlarca dolar askerî harcama yapılması,</li>
<li>Başlatılan korku kampanyasında <strong>Fox TV</strong> ve <strong>CNN</strong>‘nin aldığı rol,</li>
<li>Irak işgalinden kazançlı çıkan firmaların siyasî bağlantıları…</li>
</ul>
<p>Gibi faktörler dikkate alındığında Küresel darbeler dönemine girdiğimizi söylemek sanırım yanlış olmaz. Küresel darbelerin tıpkı ulusal darbeler gibi fikrî ve vicdanî bir zemine ihtiyacı vardır.Vicdanları uyutmak için <strong><em>“Biz iyiyiz ama ötekiler bizim kötülüğümüzü istiyor”</em></strong> demek ve dedirtmek gerek. Bugün için bu zeminin adresi Amerikan milliyetçiliğidir. Bu ülkenin saldırganlığının sebeplerini konu alan “<a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf">Amerika Tedavi edilebilir mi?</a>” adlı kitabımız ilgili okurlara Amerikan milliyetçiliği üzerine detaylı bilgi verecektir.</p>
<p> </p>
<p><em>1° Bedir yayınevi 1969′da basmış. Varlık’tan yeni bir baskısının çıktığını duydum ama görmedim. Benim okuduğum </em><a href="http://www.amazon.fr/Technique-coup-dEtat-Curzio-Malaparte/dp/224613983X"><em>Grasset’den çıkan fransızca baskısı</em></a><em>. Kitabın orijinali italyancadır.</em></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/27/her-27-nisanin-bir-de-28-nisani-vardir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/27/her-27-nisanin-bir-de-28-nisani-vardir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (41)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/peygamber-ocagi-degil-timarhane-41/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/peygamber-ocagi-degil-timarhane-41/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2012 18:55:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[28 subat]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[zorunlu askerlik]]></category>

		<category><![CDATA[İşkence]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21567</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; 1958&#8242;de başlayan mesleki kariyerinde ilk görev yerlerinden biri Yassıada olan bir askerden bahsediyoruz. Demokrasinin yerlerde sürünmesine, tekmelenmesine ta oralardan alışık. 12 Mart olurken de evinde oturmamış. Faruk Bildirici Siluetini Sevdiğimin Türkiyesi&#8217;nde anlatıyor: &#8220;Başını kaldırıp yüzüne baktı. Tek yaptığı, subayın yüz çizgilerini belleğine iyice kazımaktı. Sonra işkence başladı. Dört gün direndi. Ta ki, eşinin de oraya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; 1958&#8242;de başlayan mesleki kariyerinde ilk görev yerlerinden biri Yassıada olan bir askerden bahsediyoruz. Demokrasinin yerlerde sürünmesine, tekmelenmesine ta oralardan alışık. 12 Mart olurken de evinde oturmamış. Faruk Bildirici Siluetini Sevdiğimin Türkiyesi&#8217;nde anlatıyor: &#8220;<strong>Başını kaldırıp yüzüne baktı. Tek yaptığı, subayın yüz çizgilerini belleğine iyice kazımaktı. Sonra işkence başladı. Dört gün direndi. Ta ki, eşinin de oraya getirileceği söylenene kadar. Yeni doğum yapan eşinin oraya getirilmesini göze alamazdı, imzaladı ve işkence bitti. Birkaç yıl sonra Ankara caddelerinde bir kez daha karşılaştı o subayla. Adının Çevik Bir olduğunu o gün öğrendi. Bir daha hiç unutmadı.&#8221;</strong> (Çevik Bir&#8217;in 12 Mart darbesinin ardından işkence yaptırdığı kişi daha sonra Türkiye İnsan Hakları Vakfı&#8217;nı kuran ve başkanlığı yapan Yavuz Önen&#8217;di.) &#8230;&#8221; </em><a href="http://www.haber10.com/makale/27333/" target="_blank"><em>TAMAMI</em></a><em> </em></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; E-Kitap okumak için&#8230;</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><strong>Z<span style="color: #0000ff;">orunlu Askerlik Gerekli mi? (Tartışma)</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><em><img class="alignleft" title="zorunlu_askerlik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/zorunlu_askerlik.bmp" alt="" width="125" height="181" /></em></a>Zorunlu Askerlik bir çok insanımız için bir görev ama aynı zamanda bir çile. Ülkemizi savunmanın daha akıllıca bir yolu yok mu? Bu konuyu yaklaşık bir yıl boyunca tartıştık. Üç makale işaret fişeği görevi yaptı. Yüzlerce okurumuz değişik önerilerde bulundu. Kimileri “aman dokunmayın, böyle çok iyi” derken askerliğini yapmış olan arkadaşlar tecrübelerini paylaştı. Evet, belki de ilk defa bu konu gerçekten muhatabı olanlara yani Türkiye’nin vatandaşlarına soruluyor. <strong>Zorunlu askerlik gerekli mi?</strong> Bir yıllık kolektif çalışmanın ürünü olan bu 276 sayfalık kitap konuyla ilgili herkes için birinci elden bir bilgi kaynağı. <em><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz</a>. </em></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong>Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/21/peygamber-ocagi-degil-timarhane-41/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/peygamber-ocagi-degil-timarhane-41/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Boz-Kürtler ile Ergenekon ortak mı?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/boz-kurtler-ile-ergenekon-ortak-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/boz-kurtler-ile-ergenekon-ortak-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2012 12:56:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21562</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Mahkemenin kabul ettiği KCK iddianamesine Öcalan&#8217;ın avukatı İrfan Dündar&#8217;ın ifadeleri damgasını vurdu. Terör örgütü KCK/PKK ve Ergenekon arasında irtibat olduğunu söyleyen Dündar, örgüt liderlerinden Sabri Ok&#8217;un Ergenekon&#8217;a bağlı çalıştığını ileri sürdü &#8230;&#8221;
Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)
Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Mahkemenin kabul ettiği KCK iddianamesine Öcalan&#8217;ın avukatı İrfan Dündar&#8217;ın ifadeleri damgasını vurdu. Terör örgütü KCK/PKK ve Ergenekon arasında irtibat olduğunu söyleyen Dündar, örgüt liderlerinden Sabri Ok&#8217;un Ergenekon&#8217;a bağlı çalıştığını ileri sürdü &#8230;&#8221;</em></p></blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)</a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Türkiye bölünür mü?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirin.</strong></a> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/21/boz-kurtler-ile-ergenekon-ortak-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/21/boz-kurtler-ile-ergenekon-ortak-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Silivri kapılarında Ergenekonculara özgürlük isteyen bir Türk solu var!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/14/silivri-kapilarinda-ergenekonculara-ozgurluk-isteyen-bir-turk-solu-var/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/14/silivri-kapilarinda-ergenekonculara-ozgurluk-isteyen-bir-turk-solu-var/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Apr 2012 09:56:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Solu]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[Ülkücülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21470</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Oysa 12 Eylül sadece solu ezip geçmedi. Ülkücü hareketle temsil edilen &#8220;Türk Milliyetçileri&#8221;ne de aynı muamele yapıldı. Onlar da 12 Eylül&#8217;ün işkence tezgâhlarından geçtiler, idam sehpalarında can verdiler. Ülkücü hareketin 12 Eylül&#8217;ü mümkün kılan siyasi ilişkilerini ve duruşunu, işlediği cinayetleri sorgulamak elbette gerekli, ama bu acıları yok saymak doğru değil.[...] Peki, sol hareket bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/turk_solu_ergenekon.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21471" title="turk_solu_ergenekon" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/turk_solu_ergenekon.jpg" alt="" width="200" height="150" /></a>&#8220;&#8230; Oysa 12 Eylül sadece solu ezip geçmedi. Ülkücü hareketle temsil edilen &#8220;Türk Milliyetçileri&#8221;ne de aynı muamele yapıldı. Onlar da 12 Eylül&#8217;ün işkence tezgâhlarından geçtiler, idam sehpalarında can verdiler. Ülkücü hareketin 12 Eylül&#8217;ü mümkün kılan siyasi ilişkilerini ve duruşunu</em><a href="http://www.ilkehaber.com/" target="_blank"><em>,</em></a><em> işlediği cinayetleri sorgulamak elbette gerekli, ama bu acıları yok saymak doğru değil.[...] <strong>Peki,</strong> <strong>sol hareket bu hesaplaşmanın ve sorgulamanın neresinde duruyor? </strong><strong>Solun 12 Eylül öncesindeki eylemleri devrime mi, darbeye mi hizmet etti? </strong>12 Eylül&#8217;ün tecrübelerine rağmen, Türk milliyetçileri eğer solun bugün durduğu &#8220;devlet katında&#8221; durmaya devam edip, kendi içlerinde bir hesaplaşma içine girmeselerdi, Ergenekon&#8217;la bu kadar kolay baş edilebilir miydi? <strong>Silivri kapılarında Ergenekonculara özgürlük isteyen bir ülkücü hareketi yok Türkiye&#8217;nin. </strong>Sol militarizmle, İttihatçılıkla ve Kemalizm&#8217;le hesaplaşmadı. Solun çeşitli grupları, 12 Eylül&#8217;ün yargılandığı mahkemeye pankartını taşır gelir, aynı pankartları Silivri&#8217;deki mahkemelere de götürür, orada mukim generallere özgürlük talep eder! &#8230;&#8221;</em> <a href="http://taraf.com.tr/orhan-miroglu/makale-4-nisanda-neredeydiniz.htm" target="_blank">TAMAMI</a> </p></blockquote>
<p><strong> <span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/turk_solu_iktidar_olur_mu.pdf" target="_blank">Türk solu iktidar olur mu?</a></span><span style="color: #0000ff;"> </span></strong></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/turk_solu_iktidar_olur_mu.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-21200" title="turk_solu_iktidar_olur_mu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/turk_solu_iktidar_olur_mu-215x300.jpg" alt="" width="143" height="213" /></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/turk_solu_iktidar_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong>buradan indirebilir</strong></span> </a>ve paylaşabilirsiniz. Ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-medium wp-image-18312" title="marx-kapak" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/marx-kapak.bmp" alt="" width="128" height="191" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank">Derin <strong>MAЯҖ</strong></a></strong></p>
<p>Etrafınızda “ben solcuyum” diyen kaç kişi var? Birgün Ya da Cumhuriyet Gazetesi, Türk Solu Dergisi okuyan? Yürüyüşlerde Marx, Lenin, Deniz Gezmiş ve Atatürk posterlerini yanyana taşıyan kişileri tanıyor musunuz? İşçi sendikalarında aktif rol oynayan dostlarınız var mı? Bu insanlar hasretle beklediğimiz sol muhalefeti kuramadılar bir türlü. Neden? </p>
<p> Marxist ve Marxçı (Marx’a dair ama marxist olmayan) miras ile yüzleşmedi Türk solcuları. Oysa Marx anlaşılmadan hiç bir sol projenin anlaşılmasına da imkân yok.  Leninist, Stalinist, Maoist… Hatta Kuzey Avrupa’nın sosyal demokrat modellerini de çözemezsiniz. Marx’ın bıraktığı yerden devam edenleri anlamak için de gerekli bu okuma; dünya soluna bugünkü şeklini veren düşünürleri anlamak için: Rosa Luxemburg, Ernst Thälmann, Georg Lukács, Max Adler, Karl Renner, Otto Bauer, Walter Benjamin, Jürgen Habermas,… <a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/14/silivri-kapilarinda-ergenekonculara-ozgurluk-isteyen-bir-turk-solu-var/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/14/silivri-kapilarinda-ergenekonculara-ozgurluk-isteyen-bir-turk-solu-var/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İşgal altında bir ülke gibiydi Türkiye&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/14/isgal-altinda-bir-ulke-gibiydi-turkiye/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/14/isgal-altinda-bir-ulke-gibiydi-turkiye/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Apr 2012 08:38:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[28 subat]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Yobaz Laikler]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21467</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img1.zaman.com.tr/2012/04/14/28-subat.jpg" alt="" width="450" height="250" /></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/14/isgal-altinda-bir-ulke-gibiydi-turkiye/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/14/isgal-altinda-bir-ulke-gibiydi-turkiye/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hukuk limon gibidir, her eve lazımdır</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/12/hukuk-limon-gibidir-her-eve-lazimdir-2/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/12/hukuk-limon-gibidir-her-eve-lazimdir-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Apr 2012 08:18:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[28 subat]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21445</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği&#8217;nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında 30 farklı adreste arama yapılıyor. Ankara, İstanbul, Niğde, Çanakkale ve Eskişehir&#8217;de arama yapıldığı ve yaklaşık 31 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldığı bildirildi &#8230;&#8221; 
 
&#8230; Bu konuda e-kitap okumak için &#8230;
Kendi ülkesini işgal eden ordu
Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>&#8220;&#8230; Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği&#8217;nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında 30 farklı adreste arama yapılıyor. Ankara, İstanbul, Niğde, Çanakkale ve Eskişehir&#8217;de arama yapıldığı ve yaklaşık 31 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldığı bildirildi &#8230;&#8221; </em></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konuda e-kitap okumak için &#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong>Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/12/hukuk-limon-gibidir-her-eve-lazimdir-2/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/12/hukuk-limon-gibidir-her-eve-lazimdir-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Halk nasıl kışkırtılır?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/16/halk-nasil-kiskirtilir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/16/halk-nasil-kiskirtilir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2012 20:41:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aleviler]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[jitem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21104</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;halk hangi araçlarla kışkırtılır? Eğer Sünni kesimi, Alevilere saldırtmak istiyorlarsa, &#8220;Aleviler cami yaktı&#8220;, filan gibi söylentileri devreye sokuyorlar. Hedef Kürtlerse, bu kez de &#8220;Kürtler, Türk bayrağını yaktı&#8221; diyorlar. Bugünlerde, &#8220;Kürt işçiler PKK bayrağı astı&#8221; diye kışkırtıyorlar. Yeter mi? Yetmez. Sünni halka kötü şeyler yaptırabilmek için başka araçlar gerekir. O zaman kim devreye giriyor? JİTEM ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="alignright" src="https://encrypted-tbn1.google.com/images?q=tbn:ANd9GcTynAX9a6PeeNznke-QL1t8cuzlPIOl64bcCVaVNXH5cKQWRyn0QQ" alt="" width="251" height="201" />&#8220;halk hangi araçlarla kışkırtılır? Eğer Sünni kesimi, Alevilere saldırtmak istiyorlarsa, &#8220;<strong>Aleviler cami yaktı</strong>&#8220;, filan gibi söylentileri devreye sokuyorlar. Hedef Kürtlerse, bu kez de &#8220;<strong>Kürtler, Türk bayrağını yaktı</strong>&#8221; diyorlar. Bugünlerde, &#8220;<strong>Kürt işçiler PKK bayrağı astı</strong>&#8221; diye kışkırtıyorlar. Yeter mi? Yetmez. Sünni halka kötü şeyler yaptırabilmek için başka araçlar gerekir. O zaman kim devreye giriyor? <strong>JİTEM </strong>ve <strong>Özel Kuvvetler</strong>&#8230; Toplanan halk dağılmaya başladığında, slogan ve taş atarak olayları körüklemeyi biliyor bu ekipler. Biliyorlar çünkü bunun eğitimini alıyorlar. &#8220;</em> <a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/akoz/2012/03/16/aleviler-neden-sivasi-yaptiranlari-gormek-istemez" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/16/halk-nasil-kiskirtilir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/16/halk-nasil-kiskirtilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Döneklik iyi bir şeydir!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/08/doneklik-iyi-bir-seydir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/08/doneklik-iyi-bir-seydir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Mar 2012 09:25:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[28 subat]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20998</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de hakaret amaçlı kullanılan bir tanım var: &#8220;Dönek!&#8221;
Muhatabının gittiği yolu değiştirmesinden rahatsızlık duyan ağız, yerme amaçlı kullanıyor bu sıfatı, yüklediği anlam ise elbet olumlu bir mana içermiyor.
Ben şahsen Türkiye özelinde &#8220;dönekliğin&#8221; bir hakaret tanımı olmasından çok gereklilik olduğunu düşünüyorum. Geçmişe baktığımızda darbeler, darbelere ideolojik yandaşlıktan dolayı keyfiyetine göre destek verenler siviller, çanak tutan gazetecilerin olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/28-subat-darbe.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21000" title="28-subat-darbe" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/28-subat-darbe.jpg" alt="" width="191" height="155" /></a>Türkiye&#8217;de hakaret amaçlı kullanılan bir tanım var: &#8220;Dönek!&#8221;</p>
<p>Muhatabının gittiği yolu değiştirmesinden rahatsızlık duyan ağız, yerme amaçlı kullanıyor bu sıfatı, yüklediği anlam ise elbet olumlu bir mana içermiyor.</p>
<p>Ben şahsen Türkiye özelinde &#8220;dönekliğin&#8221; bir hakaret tanımı olmasından çok gereklilik olduğunu düşünüyorum. Geçmişe baktığımızda darbeler, darbelere ideolojik yandaşlıktan dolayı keyfiyetine göre destek verenler siviller, çanak tutan gazetecilerin olduğu ülkede &#8220;döneklik&#8221; gerçekten çok iyi bir şeydir. Ya dönmeseydik?</p>
<p>Düşünsenize düne kadar gözümüzün önünde <span id="more-20998"></span>Dersim&#8217;i bombaladılar sustuk, Başbakan&#8217;ı astılar izledik, Kürtleri kestiler yuttuk, Alevileri yaktılar görmedik, başörtülü kızları yerlerde sürüklediler unuttuk&#8230; Evet, bunların hemen hepsini Türkiye halkı olarak biz yaptık. Ya dönmeseydik?</p>
<p>Hakkını vermek de lazım, bu çirkin eylemleri bir yandan izleyen Türkiye halkı sandığı iyi kullandı, bu tip eylemlerin baş aktörlerini bir daha muktedir olamayacak hale getirdi.</p>
<p> Bugün çok şükür 28 Şubat&#8217;ı konuşuyoruz, 28 Şubat&#8217;ın faillerinin yargılanması söz konusu&#8230; O dönemin paşalarından, paşalara çanak tutan gazetecilere kadar herkes yargı yolu görünüyor gibi. Tabi bunun endişesini yaşayanları da bir telaş sardı. Elbet 28 Şubat&#8217;taki &#8220;soygun&#8221; da önemli bir husus.</p>
<p>  Bir 28 Şubat maktulü olarak, 28 Şubat yargılamaları olacaksa bunun kesinlikle ama kesinlikle adaletli olması gerektiğini, sürek avına dönüştürülmemesi gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>  Bugün 28 Şubat olsa, 14 yıl önceki gibi davranacak birçok kişi olduğundan şüphem yok ancak geçen süreçte 28 Şubat ve sonrasındaki tavrının yanlış olduğunu düşünen, bugün olsa darbeye karşı çıkabilecek olan birçok insan da var.</p>
<p>  Şüphesiz 28 Şubat ruhunun mağdur ettiği binlerce başörtülü kadından biri de Merve Kavakçı, Merve Kavakçı&#8217;ya 28 Şubat ruhuyla saldıranlar oldu. Bilemiyorum belki bugün fikirleri değişmiştir&#8230; Öyle ise görmek isteriz!</p>
<p>  Taraflardan kimseye şahsi bir husumetim olmamakla birlikte vaktiyle Yasemin Çongar o dönem başına türlü işler gelen Merve Kavakçı hakkında bir yazı yazmış. Aslında yazı demek doğru değil resmen hafiyelik yapmış, Merve Kavakçı&#8217;nın örgüt bağlantısı var mı, var gibi gibi&#8230; demeye getirmiş. Çongar&#8217;ın bu yazısı Kavakçı&#8217;yı çok zor duruma düşürmüş.</p>
<p>  Bugün artık Dersim&#8217;den başlayarak sırasıyla ağır aksak da olsa hatalarımızı telafi yoluna gidiyoruz. Yanlıştan &#8220;dönüyoruz&#8221; belki özür dileyebiliyoruz. 28 Şubat&#8217;la yüzleşirken de şahsen &#8220;sen geçmişte şu hatayı yaptın, seni ömür boyu bu yaftayla anacağım&#8221; pozisyonuna düşmemek gerekir diye düşünüyorum. Ancak bu süreçte mağdur edilenleri mağdur edenlerin adaletle yargılanması gereğine inanırken mağduriyetlerde katkı payı olanların -eğer o günkü fikirlerinden dönmüşlerse- özür dilemesi gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>  Bu nedenle &#8220;döneklik&#8221; iyi bir şeydir, yeter ki dönün! Dönün zira &#8220;dönmeyenler&#8221; var ya yani o Kemalistler, Ulusalcılar, aşırı sağcılar, Kemalistlere öykünen faşist Solcular&#8230; işte bunlar yani hayata 100 yıl evvelinden bakanlar, at gözlüklerini çıkartamayanlar, ne olduğu net bile olmayan sakat copy-paste ideolojilerini dayatanlar, dönemeyenler işte bunlardır, bu sabit insanlardır. Zaten temel sorunlarımıza bakarsanız bir tarafı da bu saydıklarımdır.</p>
<p>  Bu nedenle &#8220;döneklik&#8221; iyi bir şeydir. Dönmek gerekir. Zaten dönekliğin zıttı da ayağı yere basan sağlam zihinler değil hiçbir yere bakmayan kör zihinlerdir. Allah korusun, ya dönmeseydik?</p>
<p>  Bir 28 Şubat maktulü olarak, taraflar affeder mi bilemem, yargılama olur mu bilemem ama insaniyet namına o dönemde mağduriyetlere etki eden herkesin mağdur ettiklerinden özür dilemesi gerektiğine inanıyorum. 28 Şubat maktulü olarak, o gün de bugün de her şekilde konuşmayı başarabilenleri görmekten bıkmış olsam da, emin olun aynı köşelerden, aynı televizyon kanallarından &#8220;birbirinizi yemenizi&#8221; görmek istemiyorum, insaniyet namına bundan üzüntü ve utanç duyuyorum. 28 Şubat&#8217;ın yargılandığı bugünlerde &#8220;rövanşist&#8221; bir hissiyatla yerlerde sürüklediğiniz insanlar gibi sürüklendiğinizi de görmek istemiyorum. Ayrıca 28 Şubat&#8217;ta kendinizi korumak için gıkınızı çıkartmayıp, bugün &#8220;biz çok mağdur edildik&#8221; demenizi de görmek istemiyorum. Zaten 28 Şubat ruhuyla bizi &#8220;ruhen&#8221; öldürdünüz, bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ama siz ruhen ölmeyin, ne olur? 28 Şubat&#8217;taki eylemlerinizle kendi insanlık onurunuzu öldürmüş olsanız dahi gelin elinizden tutalım, öldüğünüz noktadan dirilin olur mu? Yanlıştan dönün olur mu? Zaten bize kimse kayıp 14 yılımızı geri veremez, isteseniz de bu mümkün değil, bari yanlışınızdan dönün çünkü &#8220;döneklik&#8221; iyi bir şeydir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… Kemalizm ve CHP konusunda daha fazla okumak için …</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong>  <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><strong>  </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/08/doneklik-iyi-bir-seydir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/08/doneklik-iyi-bir-seydir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>28 Şubat bir orman yangınıydı&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/28/28-subat-bir-orman-yanginiydi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/28/28-subat-bir-orman-yanginiydi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2012 09:39:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[28 subat]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20858</guid>
		<description><![CDATA[ 
 Yusuf Ekinci
&#8220;&#8230; Pazarlama ve halkla ilişkilerde şöyle bir söz vardır; &#8220;Ormanda bir kuş ötse ve hiç kimse o kuşun öttüğünü duymasa, o kuş öttü sayılmaz.&#8221; Ormanda yaşanan ağaç katliamları devam ederken, hiç kimsenin bu sesleri duymaması durumunda onurlu bir tepki geliştirmenin mümkün olamayacağı açıktır. [...] Eğer yanan bir ceylan için kılımızı kıpırdatmıyor ve yapmamız gereken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.radio-canada.ca/radio/imagesDocuments/123671.jpg" alt="" width="480" height="270" /> </p>
<p> <strong><em>Yusuf Ekinci</em></strong></p>
<p style="padding-left: 60px;"><em>&#8220;&#8230; Pazarlama ve halkla ilişkilerde şöyle bir söz vardır; &#8220;Ormanda bir kuş ötse ve hiç kimse o kuşun öttüğünü duymasa, o kuş öttü sayılmaz.&#8221; Ormanda yaşanan ağaç katliamları devam ederken, hiç kimsenin bu sesleri duymaması durumunda onurlu bir tepki geliştirmenin mümkün olamayacağı açıktır. [...] Eğer yanan bir ceylan için kılımızı kıpırdatmıyor ve yapmamız gereken müdahaleyi yapmıyorsak, o ormanı yakanların sıfatından başka bir sıfat nitelemez bizi.Zira yaşanan bir zulmün yaşanıyor olmasının bir sebebi zalimlerse, diğer bir sebebi de zulmü izlemekle yetinen, &#8220;zulüm karşısında susan&#8221; insanlardır&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Bu ülkenin Cumhuriyeti korumakla görevlendirilmiş ordusu ve gizli örgütlenmeleri, halkın iktidara geldiği ve kendilerince Cumhuriyetin kuruluş felsefesine ve kodlarına aykırı bir iktidarın vücut bulduğu her durumda darbe yapmayı asli bir görev olarak bildiler. Kendi darbelerini meşrulaştırmak adına ya &#8220;Cumhuriyetin kazanımları&#8221; dediler, ya irticayı tehdit olarak gördüler, ya &#8220;bölünme korkusunu&#8221; koz olarak kullandılar ya da &#8220;şartları olgunlaştırarak&#8221; halk iktidarını devirmek için türlü türlü <span id="more-20858"></span>planlar hazırlama yoluna gittiler.</p>
<p>Cumhuriyet tarihinde ilk olarak Adnan Menderes örneğinde de görüldüğü gibi bu ülkenin iktidarı hiçbir zaman muktedir olamadı. 15 yıl önce aktörleri tarafından Post-modern darbe olarak adlandırılan 28 Şubat darbesini ve son yıllarda ortaya çıkan darbe planlarını da bu şekilde değerlendirmek zor olmasa gerek.</p>
<p>Tavandan tabana bir toplumsal mühendislik projesi olan Kemalist ideoloji, cumhuriyetin yönetici kadrosunun planladığının aksine, çoğunluğu mütedeyyin olan bu halkın bünyesiyle pek uyuşan bir yapıda değildi. Zira halkı, değer yargıları ve kültürlerine (&#8221;laiklik&#8221; ilkesi ve &#8220;çağdaşlık&#8221; ideali doğrultusunda) tepeden inme ve zorba bir biçimde yabancılaştırmaya çalışma düşüncesi, eşyanın tabiatı gereği, vücuda giren yabancı bir mikrobun antikorlarla yaşadığı uyumsuzluk gibi halkta da belirgin bir refleksin doğmasına sebebiyet vermişti.</p>
<p>Bu refleks, halkı ya direnişlerle kültürlerini koruma yoluna zorlayacaktı ya da halkın alternatif bir siyasi örgütlenme aracılığıyla temsil edilebilme yoluna başvurmasına vesile olacaktı. Tek parti dönemi alternatif siyasi örgütlenmenin mümkün olmadığı bir dönem olması münasebetiyle halkın, değerlerini korumak adına ve temsiliyet noktasında alternatifsiz kalması sebebiyle direndiği ve yeri geldiğinde katledildiği bir dönem olarak yaşanageldi.</p>
<p>Çok partili dönemle birlikte halk artık bünyeye aykırı gelen tepeden inme ideolojiden kurtulmak adına farklı örgütlenmeler arayışına girdi ve 50&#8242;li yıllarla birlikte artık siyasi görünürlüklerde ciddi dönüşüm meydana geldi. Bu dönem, totaliter tek parti döneminin ardından ilk defa halkı gerçek anlamda temsil edebilecek ve &#8220;yeter söz milletindir&#8221; gibi halka halk olduğunu hatırlatacak bir parti dönemine tekabül etmekteydi. Bu dönem, artık halkın kendi iktidarını kendi belirleyeceği bir milat olmuştu.</p>
<p>1960 yılında yaşananlar, bize bir şeyleri kanıtlar nitelikteydi.</p>
<p>Önce iktidarına tahammül edilemeyen halkın seçtiklerine bir darbe yapıldı, ardından halkın seçtiği başbakan ve bakanlar zorlama gerekçelerle idam edildi. Bu darbe ile birlikte anlaşılmıştı ki, &#8220;10 yılda 15 milyon genç&#8221; yaratma iddiasında olan cumhuriyetin kurucu kadrosu, 15 milyon genç yaratamadığı gibi, mühendislik mayasının tutmaması üzerine bundan sonra başka türlü engel olunamayacak halk iktidarlarını darbe ile devirme yolunu seçmişti.</p>
<p>Bundan böyle hiçbir zaman tek parti döneminde olduğu gibi tek başlarına iktidarlarını sürdüremeyecek ve sürdüremedikleri iktidarı da darbeler yoluyla sekteye uğratıp halka yar etmeyeceklerdi.</p>
<p>27 mayıs 1960 darbesinin ardından, siyaset ve iktidarın halkın lehine şekillendiği her durumda cumhuriyeti koruma görevinin kendinde bulan ordu darbe yapmak için fırsat kolladı. 12 Mart 1971&#8242;de muhtıra verdi, 12 Eylül&#8217;de şartları olgunlaştırıp iktidarı lehine çevirdi ve 28 Şubat&#8217;ta &#8220;post-modern&#8221; olarak tanımladığı darbeyi cumhuriyeti 1923 zindeliğine kavuşturmak adına gerçekleştirmekten geri durmadı.</p>
<p><strong>28 Şubat ve Sonrası</strong></p>
<p>Şubat <a href="file:///E:/wiki/1997">1997</a>&#8216;de <a href="file:///E:/wiki/Milli_G%25C3%25BCvenlik_Kurulu">Milli Güvenlik Kurulu</a> toplantısı sonucu açıklanan kararlarla başlayan ve <a href="file:///E:/wiki/%25C4%25B0rtica">irticaya</a> karşı olduğu iddia edilen hareket, ordu ve bürokrasi merkezli süreci hakim kılma adına bir darbeyle sonuçlanmıştı.</p>
<p>Bu darbe, 12 Mart&#8217;ı da sayarsak ordunun vazifesini yerine getirmek için işe koştuğu Cumhuriyet tarihinin 4. Darbesi&#8217;ydi.</p>
<p>Zira halkın istenilen formatta biçimlenemediği ve iktidarın halk lehine bir örgütlenme biçimine evrildiği her durumda müdahaleyi bir vazife olarak gören ordu, yine kendinden beklenileni yapmakta gecikmemişti.</p>
<p>Fakat 28 Şubat darbesinin aktörleri, bu güne kadar yapılanların aksine kendilerine farklı bir hedef seçmiş ve Mütedeyyin halkın ‘kamusal&#8217; görünürlüğünün  belirgin bir şekilde ortaya çıktığı bu dönemi bahane ederek, gerekli müdahaleyi kendilerince meşrulaştırmışlardı.</p>
<p>28 Şubat darbesi halka öyle bir yerden vuracaktı ki tüm inanç ve değerler altüst olacak, despotik yapılanma 1923 zindeliğine terkar dönecek ve aktörlerin 1000 yıl sürecek dediği bu darbe halkı nevrotik bir bunalımla imtihan edecekti.</p>
<p>Zira bu darbenin akabinde halk toplumsal, ekonomik, ruhsal anomalilerle birlikte uzun süreli travmalar yaşayacaktı.</p>
<p> 28 Şubat döneminin özellikle toplumsal alandaki sonuçlarının ne tür travmalara yol açtığını anlamamız için darbe mağduru olmuş insanların neler yaşadığını gözler önüne sermek faydalı olacaktır.</p>
<p>Mesela 28 Şubat döneminin ne tür nevrozlara yol açtığı ile ilgili, Rizeli Hızır Ali Erkan öğretmenin işinden edilmesiyle yaşadığı ağır travma ve bunun sonucunda kendisini yakarak intihar etmesi olayı bize durumun vahameti noktasında ipuçları verir cinsten.</p>
<p>Hızır Ali Erkan bir öğretmendi.  28 Şubatın &#8220;bin yıl devam edecek&#8221; denildiği bir dönemde, birilerinin kendilerince rejimi korumak ve kurtarmak adına  &#8220;ülke nüfusunun yarısını bu rejime feda edebiliriz&#8221; dediği günlerde öğretmenlik yapıyordu.</p>
<p> </p>
<p>Öğretmen Hızır Ali Erkan ise henüz çiçeği burnunda bir öğretmendi. Darbenin ardından fazla sürmedi ve El Ezher Üniversitesi mezunlarına vurulan &#8220;irtica&#8221; yaftası ile öğretmenlik hakları ellerinden alındı.</p>
<p>Derken öğretmen Hızır Ali Erkan, eşi ve çocukları ile ekonominin en berbat olduğu bir dönemde işsiz güçsüz bir hayat mücadelesine başladı. Eşi çalışıyordu, fakat kendisi işsizdi. İşsiz bir eşin ruh hali nasılsa Hızır Ali öğretmenin de durumu aynen o şekildeydi.</p>
<p>Hayatın bütün acımasızlığına isyan bayrağını çekmişti ve artık geri dönüşü yoktu.</p>
<p>Girdiği psikolojik buhran sonucu eşinden aldığı bir miktar parayla benzin aldı, benzini üzerine döktü ve kendisini yaktı.</p>
<p>Rize&#8217;den Samsun&#8217;a kadar yolda hayat mücadelesini veriyordu. Kurtarılma ümidiyle ambulansla Samsun&#8217;a yetiştirilmeye çalışılırken şuuru yerindeydi. Ne var ki Hızır Ali öğretmen yanmış vücudunun verdiği acıya daha fazla dayanamadı ve ambulanstayken hayata gözlerini yumdu.</p>
<p>İnançlı bir öğretmen olan Hızır Ali öğretmenin ölmeden hemen önce, intihar girişiminin verdiği hayal kırıklığıyla söylediği son sözleri şunlar oldu:</p>
<p>&#8220;Ben bunu nasıl yaparım, Allah&#8217;a bunun hesabını nasıl veririm!&#8221;</p>
<p> </p>
<p>28 Şubat dönemi sadece bir darbe girişimi değildi. Ali Hızır öğretmen ve onun gibi on binlerce hayatın solmasına ve ailelerin dağılmasına sebebiyet vermişti bu darbe.</p>
<p>Binlerce başörtülüye üniversite kapıları kapanmış, üniversitelerde başörtüsü yasakları başlamıştı. Öğrenciler ikna odalarında başlarındaki örtünün çıkarılması yönünde laisist baskılara maruz kalıp ağlayarak dışarı çıkıyordu. On binlerce imam-hatip&#8217;li üniversiteye girişte katsayı zulmüne maruz kaldı. Yaş kararları sonucu yaklaşık 2000&#8242;e yakın ordu mensubu görevden uzaklaştırıldı. 20 bin civarında memur hakkında soruşturma açıldı. Denklikleri iptal edilen (Hızır Ali öğretmen dahil) 115 öğretmen görevden alındı. Onlarca cemaat, tarikat ve Müslüman sivil toplum örgütü baskı dolu yıllar yaşadı. Ülke tarihinin en büyük vurgunuyla birlikte borsa tarihinin en büyük krizi yaşandı.</p>
<p><strong>Bir Orman Yandı</strong></p>
<p>28 Şubat mağduru bir doktor ise, anısını anlattığı bir yazısında şöyle söylüyordu:</p>
<p>&#8220;Pazarlama ve halkla ilişkilerde şöyle bir söz vardır; <strong>&#8220;Ormanda bir kuş ötse ve hiç kimse o kuşun öttüğünü duymasa, o kuş öttü sayılmaz.&#8221;</strong><strong> </strong>Ormanda yaşanan ağaç katliamları devam ederken, hiç kimsenin bu sesleri duymaması durumunda onurlu bir tepki geliştirmenin mümkün olamayacağı açıktır. Katledilen &#8220;orman&#8221; içerisinde kesilen ağaçlar, yıkılan yuvalar, yanan ceylanlar ve duyguları incinen, hayalleri kaybolan, daha nice canlılar vardır. Ormandaki bu sessiz çığlığı her halde en iyi anlayan, bu orman yangının ortasında kalan insanlardır.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Evet Doktor&#8217;un da dediği gibi bir orman yandı ve bu orman içerisindeki canlılar bu yangının en acı tecrübeleriyle yoğruldu.</p>
<p>Ormanda yaşanan katliamın boyutunu ve derecesini en iyi anlayan elbette ormanda yaşayanlardır.</p>
<p>Zira 28 Şubat&#8217;ın akabinde başörtüsü eylemi sırasında karnına polis tekmesi yediği için bebeğini düşüren Nuray Canan Bezirgan&#8217;ın yaşadıklarını anlamaya hiçbir empati yeterli olmayacaktır.</p>
<p>Ne var ki orman yangınına ve yol açtığı tahribatın sonucu olarak yaşanan zulme tepki vermek için illa ki yangının kurbanlarından olmak da gerekmez.</p>
<p>Yanan bir ormanın içerisindeki zulme tepki vermek, orman dışındaki ‘izleyicilerin&#8217; asli görevidir.</p>
<p>Eğer yanan bir ceylan için kılımızı kıpırdatmıyor ve yapmamız gereken müdahaleyi yapmıyorsak, o ormanı yakanların sıfatından başka bir sıfat nitelemez bizi.</p>
<p>Zira yaşanan bir zulmün yaşanıyor olmasının bir sebebi zalimlerse, diğer bir sebebi de zulmü izlemekle yetinen, &#8220;zulüm karşısında susan&#8221; insanlardır.</p>
<p>Hızır Ali öğretmen kendisini yaktığı sırada, Nuray Canan Bezirgan karnındaki bebeği kaybettiği sırada, başörtülülere okul kapıları duvar olduğunda, askerler mütedeyyin oldukları bahane edilerek görevlerinden uzaklaştırıldığında&#8230;</p>
<p>bizler mazlumun sessiz çığlığını kulaklarımızı kapatıp işitmedik,</p>
<p>zalimin haki zulmünü kör olduk görmedik,</p>
<p>zulmün dayanılmaz ağırlığına lal olduk sustuk!</p>
<p>Sustuk ve 28 Şubat&#8217;ın üzerimizden bir silindir gibi geçmesine göz yumduk.</p>
<p>Hızır Ali öğretmen kendisini yakarken sessiz kalmış olan bizler bugün başımızı öne eğmeli ve Muhammed Bouazizi&#8217;nin kendisini yakması olayına sessiz kalmayıp zulme başkaldırmış olan Tunus, Mısır, Libya, Suriye ve diğer Arap halklarına bakıp uzunca bir süre utanmalıyız.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… Kemalizm ve CHP konusunda daha fazla okumak için …</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong>  <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><strong>  </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/28/28-subat-bir-orman-yanginiydi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/28/28-subat-bir-orman-yanginiydi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Binyılın Sonu / 28 Şubat: Süreklilik ve Kopuş</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/26/binyilin-sonu-28-subat-sureklilik-ve-kopus/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/26/binyilin-sonu-28-subat-sureklilik-ve-kopus/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Feb 2012 00:58:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[28 subat]]></category>

		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Yobaz Laikler]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20813</guid>
		<description><![CDATA[Abdurrahman Babacan
Sonuçlarıyla uzun vadede Türkiye&#8217;de ciddi dönüşümlere ve değişimlere sebep olmuş ‘28 Şubat 1997 Postmodern Darbesi&#8217;nin hikâyesinin anlatıldığı kitap, 16 kişilik bir ekip tarafından hazırlanmış. Darbe sürecinin birincil tanıklarıyla yapılmış söyleşilerden ve süreci tahlil eden makalelerden oluşan kitapta, ‘Ne Oldu?&#8217;, ‘Nasıl Gelişti?&#8217; ve ‘Ne Değişti?&#8217; sorularının cevapları aranıyor.
Onbeş yıllık sürecin geniş ve özenli hazırlanmış kronolojik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Abdurrahman Babacan</em></strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://www.pinaryayinlari.com/u/pinar/img/c/b/i/binyilin-sonu-1330074132.jpg" alt="" width="186" height="225" />Sonuçlarıyla uzun vadede Türkiye&#8217;de ciddi dönüşümlere ve değişimlere sebep olmuş <em>‘<a href="http://www.pinaryayinlari.com/binyilin-sonu-p362237.html" target="_blank">28 Şubat 1997 Postmodern Darbesi&#8217;</a></em><a href="http://www.pinaryayinlari.com/binyilin-sonu-p362237.html" target="_blank">nin hikâyesinin anlatıldığı kitap</a>, 16 kişilik bir ekip tarafından hazırlanmış. Darbe sürecinin birincil tanıklarıyla yapılmış söyleşilerden ve süreci tahlil eden makalelerden oluşan kitapta, <strong>‘Ne Oldu?&#8217;, ‘Nasıl Gelişti?&#8217; ve ‘Ne Değişti?&#8217;</strong> sorularının cevapları aranıyor.</p>
<p>Onbeş yıllık sürecin geniş ve özenli hazırlanmış kronolojik anlatımı ve başat aktörlerinin portrelerinin yer aldığı ‘kronoloji&#8217; ile başlayan 1. cilt, sürecin birincil tanıklarından, o dönem yaşananlara dair doyurucu söyleşiler içeriyor. <em>‘Siyaset-Medya-Sermaye/İş Dünyası-Bürokrasi-Hukuk/Yargı-Eğitim-STK&#8217;</em> alanlarından birçok isim ideolojik çeşitlilik gözetilerek kitaba dahil edilmiş.</p>
<p>İkinci cilt ise, 28 Şubat&#8217;ın etkileri ve mağduriyetleri üzerinden, sürecin yansımalarını ele alıyor. Darbe sürecinde mağdur edilmiş toplumun tüm kesimlerinden şahitlerle yapılan söyleşiler, sadece yakın dönem Türk siyasal hayatının değil, İslamcılık çalışmalarının <span id="more-20813"></span>da görmezden geçemeyeceği zenginlikte. Bu süreçten bir tür etkilenmiş, <em>STK/Cemaatler, öğrenciler, İmam Hatipler, Kur&#8217;an Kursları ve Yüksek Askeri Şura</em> mağdurlarından seçilmiş kişilerle yapılmış röportajlar, hikâyenin dağınık ve birbirinden kopuk kısımlarının izlerini sürerek bütüncül bir okuma ve anlama imkanı sunuyor.</p>
<p>Kitabın üçüncü ve son cildinde 28 Şubat&#8217;tan bugüne Türkiye&#8217;de nelerin değiştiği; uzmanların makaleleriyle analiz edilmeye çalışılıyor. Makalelerde siyasetten ekonomiye, toplumsal yapıdan uluslararası ilişkilere, akademiden eğitim alanındaki değişikliklere dair çözümlemeler yer alıyor.   </p>
<p>28 Şubat darbesiyle ilgili şu ana kadar yayınlanmış en kapsamlı çalışma olan ve toplamda <strong>83 ismin,</strong> <strong>yazı ve söyleşileriyle</strong> katkıda bulunduğu 3 ciltlik bu hacimli eser, ‘binyılın sonu&#8217;nda Türkiye&#8217;de neler yaşandığını anlamak isteyenler için bir başucu eseri niteliğinde.</p>
<p><strong> </strong><strong>I. </strong><strong>KİTAP</strong></p>
<p><em>Sacit Adalı, <strong>Meral Akşener</strong>, İshak Alaton, <strong>Bülent Arınç</strong>, Toktamış Ateş, <strong>Dinç Bilgin</strong>, Mehmet Ali Birand, <strong>Ömer Bolat</strong>, Mehmet Seyit Buğa, <strong>Necati Can</strong>, Cemil Çiçek, <strong>Abdurrahman </strong><strong>Dilipak</strong>, Mehmet Elkatmış,  <strong>Ahmet Ertürk</strong>, Hüseyin Gülerce, <strong>Nazlı Ilıcak</strong>, Merve Kavakçı İslam, <strong>Şevket Kazan</strong>, Recep Kırış, <strong>Fehmi Koru</strong>, Recai Kutan, <strong>Sedat Laçiner</strong>, Bülent Orakoğlu, <strong>Yusuf Ziya Özcan</strong>, Can Paker, <strong>Reşat Petek</strong>, Yücel Sayman, <strong>Mustafa Şentop</strong>, Adnan Tanrıverdi, <strong>Salim Uslu</strong>, Erol Yarar, <strong>Bekir Yıldız</strong>.</em></p>
<p><strong> </strong><strong>II. </strong><strong>KİTAP</strong></p>
<p><em>Mustafa Akmeşe, <strong>Sadık Güray Balatekin</strong>, Muharrem Balcı, <strong>Burhanettin Can</strong>, Necati Ceylan, <strong>Şadi Çarsancaklı</strong>, Abdulhamit Çelik, <strong>Osman Çıtlak</strong>, Ömer Ekşi, <strong>Sibel Eraslan</strong>, Yusuf Eren, <strong>Osman Gülaçar</strong>, Mehmet Güney, <strong>Mustafa İslamoğlu</strong>, Yusuf Kara, <strong>Hayrettin Karaman</strong>, Ömer Karaoğlu, <strong>Zeliha Kaya</strong>, Ramazan Kayan, <strong>Yasemin Köycü</strong>, Sevgi Kurtulmuş, <strong>Mehmet  Kutlular</strong>, Ferda Kürün, <strong>Kadrican Mendi</strong>, Fatma Örgel, <strong>Cevat Özkaya</strong>, Kazım Sağlam, <strong>İhsan Süreyya Sırma</strong>, İbrahim Solmaz<strong>, Gülden Sönmez</strong>, Leyla Şahin, <strong>Hülya Şekerci</strong>, Hüsnü Tuna, <strong>Hamza Türkmen</strong>, Musa Üzer,<strong> Bülent Yıldırım</strong>.</em></p>
<p><strong> </strong><strong>III. </strong><strong>KİTAP</strong></p>
<p><em>Cihan Aktaş, </em><strong><em>Yasin Aktay,</em></strong><em>  Abdurrahman Arslan</em><strong><em>, Mustafa Aydın,</em></strong><em> Naci Bostancı, </em><strong><em>Mehmet Efe,</em></strong><em> </em><em>Alev Erkilet, </em><strong><em>Hasan Celal Güzel,</em></strong><em> Hatice Karahan, </em><strong><em>Selim Karlıtekin,</em></strong><em> Ferhat Kentel, </em><strong><em>Bekir Berat Özipek,</em></strong><em> Ahmet Taşgetiren, </em><strong><em>Abdullah Yıldız,</em></strong><em> Nuh Yılmaz. </em></p>
<p> </p>
<p>… Kemalizm ve CHP konusunda daha fazla okumak için …</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong>  <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><strong>  </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/26/binyilin-sonu-28-subat-sureklilik-ve-kopus/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/26/binyilin-sonu-28-subat-sureklilik-ve-kopus/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgili Prensesler…</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/sevgili-prensesler%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/sevgili-prensesler%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 10:10:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[28 subat]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Yobaz Laikler]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[Özgürlükler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20786</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Prensesler,
 Bir 28 Şubat&#8217;ın daha yıl dönümüne yaklaştığımız şu günlerde, 14 yıl yasaklandıktan sonra başörtüsü yasağı üniversitelerde kısmen kaldırıldığı için tekrar üniversiteye dönmek niyetiyle başladığım YGS çalışmalarım arasında boğulmak üzereyken acaba bu 28 Şubat&#8217;ta ne yapabilirimi düşünürken, geçmiş 28 Şubatlarımı düşündüm&#8230; İlkinde eylemdeydim, ikincisinde ağlıyordum, üçüncüsünde öfkeliydim, dördüncüsünde unutmaya çalıştım çünkü artık kaldıramıyordum, beşincisinde kendimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/unlem.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-20787" title="unlem" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/unlem.jpg" alt="" width="200" height="200" /></a>Sevgili Prensesler,</p>
<p> Bir 28 Şubat&#8217;ın daha yıl dönümüne yaklaştığımız şu günlerde, 14 yıl yasaklandıktan sonra başörtüsü yasağı üniversitelerde kısmen kaldırıldığı için tekrar üniversiteye dönmek niyetiyle başladığım YGS çalışmalarım arasında boğulmak üzereyken acaba bu 28 Şubat&#8217;ta ne yapabilirimi düşünürken, geçmiş 28 Şubatlarımı düşündüm&#8230; İlkinde eylemdeydim, ikincisinde ağlıyordum, üçüncüsünde öfkeliydim, dördüncüsünde unutmaya çalıştım çünkü artık kaldıramıyordum, beşincisinde kendimi kitaplara gömdüm, altıncısında yaşadıklarımızı yazmaya başladım&#8230; derken bugünlere geldik.</p>
<p> Aslında bu yıl 28 Şubat&#8217;ta, 28 Şubat sürecinde idam ile yargılanan Hüda Kaya ile 28 Şubat süreci ve konuyla ilgili kitabı &#8220;<strong><em>Başörtüsüne özgürlük yolunda: Görülmüştür</em></strong>&#8221; üzerine röportaj yapmakla yetinecektim. Olmadı, bununla bırakmadınız.</p>
<p>   Sevgili Prensesler,</p>
<p> Erkek egemen bir dünyada, biz kadınların her hareketi saniye saniye kontrol edildi, etiketlendi&#8230; Dar bir alanda yaşarken, yaşamaya çalışırken &#8220;yanlış, kötü, çirkin&#8221;(?) olan ve iki kişiye yapılan bazı eylemler bile sanki tek başına yapılıyormuşçasına biz kadınlara mâl edildi. &#8220;Fa..şe, o&#8230;.pu&#8221; gibi hakaret tanımları ile ayrımcılık yapıldı ve kadın kimliğine aşağılandı. Bir diğer yandan &#8220;başörtülüler olarak siz meleksiniz, mücahidesiniz, toplumun annesisiniz, şöyle olmalısınız, böyle yapmalısınız, bunu yapamazsınız&#8221; kıskacına sıkıştırıldık.</p>
<p>  Ah Güzelceler, ah benim Sevgili Prenseslerim,</p>
<p> Tüm bu dikenli duvarlar arasında, bir televizyon kanalı dizisinde fa..şe rolünü oynayan kadına &#8220;Nur Serter&#8221; ismini verilmiş. Bunu yapan güya hakaret ettiğini sanıyor. Fa..şelik kadının mağdur edildiği, mağdur edenlerin adının anılmadığı, ayrımcı, yaralayıcı <span id="more-20786"></span>bir kurum. Elbet bu kurumu da, devlet eliyle izin verilmesini de, Serter&#8217;e edilen hakareti de kınıyorum. Tüm bu çirkinlik arasında güzel bir şey görüyorum. 28 Şubat&#8217;ın yıldönümünde, onca nefrete, yasağa rağmen başörtülü kadınlar halen nefret dolu değil, haktan yana. Serter&#8217;in ikna odasında gözünden yaş getirdiği başörtülü kız şöyle diyor: &#8220;<strong><em>Nur Serter&#8217;e yapılan bu hakareti kınıyorum</em></strong>.&#8221;</p>
<p> Ah benim gözümün nuru kardeşim, yüzümün akı kardeşim; başörtülüleri, başörtülülere &#8220;Fa..şe&#8221; diyen Fatih Altaylı ve türevi zihniyetten seni ayıran budur. Helâl olsun! Sizi, size zulmedenlerden ayıran budur. Helâl olsun!</p>
<p> Yılların en soğuğu 1997&#8230; Ayların en soğuğu Şubat&#8230; Günlerin en karanlığı 28&#8230; 28 Şubat&#8217;a bir adım kala, toprak ve mevsim bahara durmuşken, hiç uğruna eğitim hakkımı elimden zorla alanların 14 yıl yasakladığı Müslüman bir kadın olarak sırf üniversite eğitimime devam edebilmek için yeniden YGS&#8217;ye hazırlanıp, yalan olan bir İnkılap Tarihini ezberlerken, bu yalanların yalan şıklarını işaretlemek onuruma dokunurken, yüzüm ağlamak ve öfke arasında buruşmuşken yüzüme bir tebessüm, gündemime bir güneş olduğunuz için teşekkür ederim.</p>
<p>  Ah Sevgili Prensesler,</p>
<p> Murat Menteş&#8217;in cümlelerini bir kez daha hak ettiğiniz düşünüyorum.</p>
<p><strong><em>&#8220;Başörtülülerin çok yüce gönüllü oldukları fikrindeyim. Yıllar geçti hâlâ onlardan hiçbir zarar görmedik. Ne kafamıza taş attılar, ne yollarda bize hakaret ettiler, ne de yemeklerimize ilaç koydular. Sıfır. Şaşılacak denli sabırlılar. Yalnızca bir-iki protesto gösterisi, hepsi bu. Dinamit yok, sopa yok, zehir yok. İnanamıyorum yani. Bir insanı bu kadar kışkırtın, bu kadar üzün, millete dokunacağı halde engelleyin, hırpalayın, aşağılayın o da sizin suratınıza uçan tekme atmasın? Hâlâ güler yüzle, anlayışla, kibar bir ifadeyle konuşmaya, bizim gibi barbar şebeklere laf anlatmaya çalışsın. Hz. Eyyub sabrı var başörtülülerde. Ben böyle olgunluk, böyle leydi nezaketi görmedim. Her biri bir prenses asaletiyle hareket ediyor. Ben anında cadılığı ele alırdım. Yetkilere sabun büyüsü falan yapardım. Yarasa kanı kaynatırdım. Paspasa kaplan kemiği çakardım. Şaka bir yana, bu ne be kardeşim.&#8221;</em></strong></p>
<p>  14 yıl önce bugün de o imtihanı başarıyla verdiğiniz için, bugün de bir imtihanı başarıyla verdiğiniz için tebrik ederim. Modern dünyada &#8220;<strong><em>prenseslik</em></strong>&#8221; kurumu olacaksa bu yastığın altındaki bezelye tanesinden rahatsız olmakla değil dilin altına yerleştirilmiş rahatsızlık veren sözlerden rahatsız olmakla, o sözlerin kınanmasıyla olur. Masalda olduğu gibi prensesliğiniz sınandı ve siz her zaman olduğu gibi sınavdan başarıyla geçtiniz.</p>
<p>Sevgilerimle</p>
<p>Cemile Bayraktar</p>
<p> </p>
<p>… Kemalizm ve CHP konusunda daha fazla okumak için …</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong>  <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><strong>  </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/23/sevgili-prensesler%e2%80%a6/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/23/sevgili-prensesler%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (38)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/14/peygamber-ocagi-degil-timarhane-38/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/14/peygamber-ocagi-degil-timarhane-38/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 08:56:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[İşkence]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20547</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; sayımda birdenbire &#8216;İstiklal Marşı&#8217;nın dördüncü kıta, üçüncü mısradan başla!&#8217; diye bir komut gelir. Bunu normalde de kim yapabilir ki? Bunu yapamayana ilk önce ellerine copla üçer tane vurulur. Tekrar söyleyemezse eğdirilip arkasına vurulup, üçüncü kez yapamazsa falakaya yatırılırdı. Daha sonra ise tabutluğa konulurdu. Tabutluk ise &#8230; Bir metrekare bir yer düşünün, içinde 4 kişi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/03/20080822_derindusunce_org_iskence.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3674" title="20080822_derindusunce_org_iskence" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/03/20080822_derindusunce_org_iskence.jpg" alt="" width="203" height="209" /></a>&#8220;&#8230; sayımda birdenbire &#8216;İstiklal Marşı&#8217;nın dördüncü kıta, üçüncü mısradan başla!&#8217; diye bir komut gelir. Bunu normalde de kim yapabilir ki? Bunu yapamayana ilk önce ellerine copla üçer tane vurulur. Tekrar söyleyemezse eğdirilip arkasına vurulup, üçüncü kez yapamazsa falakaya yatırılırdı. Daha sonra ise tabutluğa konulurdu. Tabutluk ise &#8230; <strong>Bir metrekare bir yer düşünün, içinde 4 kişi var. Hiçbir havalandırması yok. Tepede bir küçük delik var. İçeride tuvalet için konulmuş ördek denen bir şey var, bir tane kap var. Kapla yemek veriliyor, 4 kişi orada 15 gün kalıyor. Çıkan insanların renkleri değişiyordu</strong> &#8230; İlk günümde elimize bir cop verip &#8216;tutuklulara vuracaksın&#8217; dediler. Ben ilk denememde başarısız oldum. İkinci denememde onun bir el olduğunu görüp yine vuramadım. Üçüncüsünde hafif bir şekilde vurdum. Dışarı çıkınca komutan beni çağırıp &#8216;Oğlum acemisin ama bunu öğrenmen lazım.&#8217; dedi. &#8216;Dur ben sana teknik olarak öğreteyim.&#8217; diyerek copla benim elime vurdu. O günden sonra ben de copla vurmasını öğrendim&#8230; Kendimizden büyük insanları dövmek, dayanılmaz bir acıydı&#8230; Hiçbir dayağı içimden gelerek atmadım. Askerlikten sonra uzun süre uyuyamadım. Yatarken yere düşüyordum. Yaşadıklarımdan kurtulmak için 3 yıl boyunca psikolojik tedavi gördüm&#8230;&#8221;</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1234907&amp;title=mamakta-iskence-yaptim-yillarca-tedavi-gordum" target="_blank">TAMAMI</a> </p>
<p> </p>
<p>… Konuyla ilgili makaleler..</p>
<ol>
<li><a title="Permanent Link to Referanduma " rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/09/16/referanduma-hayir-diyenler-rahat-uyuyabiliyor-musunuz/"><span style="color: #0066cc;">Referanduma “Hayır” diyenler, rahat uyuyabiliyor musunuz?</span></a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/03/14/kotu-insan-uretme/"><span style="color: #0066cc;">Kötü insan nasıl üretilir?</span></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Şu kamplaşmadan kurtulalım mı?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2008/07/16/kamplasma-laik-seriatci-su-kamplasmadan-kurtulalim-mi/"><span style="color: #0066cc;">Şu kamplaşmadan kurtulalım mı?</span></a> </li>
</ol>
<p>&#8230; bu konuda e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/14/peygamber-ocagi-degil-timarhane-38/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/14/peygamber-ocagi-degil-timarhane-38/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (37)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/11/peygamber-ocagi-degil-timarhane-36/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/11/peygamber-ocagi-degil-timarhane-36/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 08:38:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20541</guid>
		<description><![CDATA[
 &#8221;&#8230;Mamak Askerî Cezaevi Müdürü Albay Raci Tetik&#8217;in emriyle kuru ekmeklerimiz pisuvara batırılarak bize verildi. Yine Albay Tetik&#8217;in uygulaması olan&#8230;&#8221; TAMAMI
… Konuyla ilgili makaleler..

Referanduma “Hayır” diyenler, rahat uyuyabiliyor musunuz?
Kötü insan nasıl üretilir?
Şu kamplaşmadan kurtulalım mı? 

 
Bu konuda e-kitap okumak için…
Dikkat Kitap: Kendi ülkesini işgal eden ordu

Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em><img class="aligncenter" src="https://encrypted-tbn2.google.com/images?q=tbn:ANd9GcRglRpR4pbADRlSPigPtANlvmnXVWzkVXv6p1LS3AaEp095IFtpiA" alt="" width="333" height="151" /></em></p>
<p><em> &#8221;&#8230;Mamak Askerî Cezaevi Müdürü Albay Raci Tetik&#8217;in emriyle kuru ekmeklerimiz pisuvara batırılarak bize verildi. Yine Albay Tetik&#8217;in uygulaması olan&#8230;&#8221; </em><a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1235452&amp;title=mamakta-iskence-goren-hic-kimse-albay-raci-tetik-ismini-unutamaz" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p>… Konuyla ilgili makaleler..</p>
<ol>
<li><a title="Permanent Link to Referanduma " rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/09/16/referanduma-hayir-diyenler-rahat-uyuyabiliyor-musunuz/"><span style="color: #0066cc;">Referanduma “Hayır” diyenler, rahat uyuyabiliyor musunuz?</span></a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/03/14/kotu-insan-uretme/"><span style="color: #0066cc;">Kötü insan nasıl üretilir?</span></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Şu kamplaşmadan kurtulalım mı?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2008/07/16/kamplasma-laik-seriatci-su-kamplasmadan-kurtulalim-mi/"><span style="color: #0066cc;">Şu kamplaşmadan kurtulalım mı?</span></a> </li>
</ol>
<p> </p>
<p>Bu konuda e-kitap okumak için…</p>
<p><a title="Permanent Link to Dikkat Kitap: Kendi ülkesini işgal eden ordu" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/10/28/dikkat-kitap-kendi-ulkesini-isgal-eden-ordu/"><strong><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap: Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="127" height="179" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/11/peygamber-ocagi-degil-timarhane-36/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/11/peygamber-ocagi-degil-timarhane-36/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (36)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/06/peygamber-ocagi-degil-timarhane-36-2/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/06/peygamber-ocagi-degil-timarhane-36-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 16:53:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[İşkence]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20544</guid>
		<description><![CDATA[ 
… Konuyla ilgili makaleler..

Referanduma “Hayır” diyenler, rahat uyuyabiliyor musunuz?
Kötü insan nasıl üretilir?
Şu kamplaşmadan kurtulalım mı? 

 
Bu konuda e-kitap okumak için…
Kendi ülkesini işgal eden ordu
Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından YABANCI DÜŞMAN ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri İÇ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <iframe width="250" height="199" src="http://www.youtube.com/embed/sIiIAXUlYT0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p>… Konuyla ilgili makaleler..</p>
<ol>
<li><a title="Permanent Link to Referanduma " rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/09/16/referanduma-hayir-diyenler-rahat-uyuyabiliyor-musunuz/">Referanduma “Hayır” diyenler, rahat uyuyabiliyor musunuz?</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/03/14/kotu-insan-uretme/">Kötü insan nasıl üretilir?</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Şu kamplaşmadan kurtulalım mı?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2008/07/16/kamplasma-laik-seriatci-su-kamplasmadan-kurtulalim-mi/">Şu kamplaşmadan kurtulalım mı?</a> </li>
</ol>
<p> </p>
<p>Bu konuda e-kitap okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/06/peygamber-ocagi-degil-timarhane-36-2/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/06/peygamber-ocagi-degil-timarhane-36-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (35)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/peygamber-ocagi-degil-timarhane-35/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/peygamber-ocagi-degil-timarhane-35/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 12:18:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20538</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230;Komutanımız bize &#8216;Direk boyna vurmayın iz kalır. Buraya vurmayın bu olur. Şuralara vurun deniliyordu. Mahkûm cinsel organını tutsun, eğilsin. Siz, kalçalarına coplarlara vurun. Ellerine vurun, bacaklarının şuralarına vurun.&#8217; şeklinde bir mahkûma nasıl işkence edileceğini öğretiyordu&#8230; Bir mahkûm, iki defa sayımda, havalandırmayı çıkarıldığında, bir de bizim pozisyonumuzda nöbet tutan askerlerden dayak yerdi. Yani sistematik bir işkence [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/12-eylul-121x300.jpg" alt="" width="64" height="120" />&#8220;&#8230;Komutanımız bize &#8216;Direk boyna vurmayın iz kalır. Buraya vurmayın bu olur. Şuralara vurun deniliyordu. Mahkûm cinsel organını tutsun, eğilsin. Siz, kalçalarına coplarlara vurun. Ellerine vurun, bacaklarının şuralarına vurun.&#8217; şeklinde bir mahkûma nasıl işkence edileceğini öğretiyordu&#8230; Bir mahkûm, iki defa sayımda, havalandırmayı çıkarıldığında, bir de bizim pozisyonumuzda nöbet tutan askerlerden dayak yerdi. Yani sistematik bir işkence yapılırdı mahkûma. Günde iki defa sayım vardı. Sayım Mangası, mahkûmların komple her yerini arardı. Bu esnada, canı isteyen asker herhangi bir gerekçeyle mahkûmu döverdi&#8230; <strong>Bizi insanlıktan çıkarmışlardı, işkence ettiklerim ne olur haklarını helal etsin</strong>&#8230;&#8221;</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1240102&amp;title=iskence-yaptiklarim-hakkini-helal-etsin" target="_blank">TAMAMI</a> </p></blockquote>
<p> &#8230; Konuyla ilgili makaleler..</p>
<ol>
<li><a title="Permanent Link to Referanduma " rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/09/16/referanduma-hayir-diyenler-rahat-uyuyabiliyor-musunuz/">Referanduma &#8220;Hayır&#8221; diyenler, rahat uyuyabiliyor musunuz?</a></li>
<li><a href="http://www.derindusunce.org/2007/03/14/kotu-insan-uretme/">Kötü insan nasıl üretilir?</a></li>
<li><a title="Permanent Link to Şu kamplaşmadan kurtulalım mı?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2008/07/16/kamplasma-laik-seriatci-su-kamplasmadan-kurtulalim-mi/">Şu kamplaşmadan kurtulalım mı?</a> </li>
</ol>
<p> </p>
<p>Bu konuda e-kitap okumak için&#8230;</p>
<p><a title="Permanent Link to Dikkat Kitap: Kendi ülkesini işgal eden ordu" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/10/28/dikkat-kitap-kendi-ulkesini-isgal-eden-ordu/"><strong>Dikkat Kitap: Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<div class="entry">
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-13075" title="kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="190" height="278" /></a>Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMANLA</strong> savaşır.</p>
<p>Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.</p>
<p>Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.</p>
<p>Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar.</p>
<p>Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.</p>
<p>Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/04/peygamber-ocagi-degil-timarhane-35/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/04/peygamber-ocagi-degil-timarhane-35/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (34)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-34/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-34/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 12:04:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derin Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20464</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;O zaman PKK&#8217;nın adı cinsi yok. El bombaları, fişekler hep askerî patlayıcı. Şüphelilere bunları sordum. İl Emniyet Müdürü Mustafa Tatar sorguda kolumdan tuttu, tepki gösterdi. Bu Makine Kimya&#8217;nın bombası teröristin elinde ne geziyor? Kim veriyor? Soramadım. Demek ki o zamanlar uyanamamışız.&#8221; diyor. Sürgüne gönderildiği Siirt&#8217;te PKK&#8217;nın ortaya çıkarılışına tanıklık eden Çelik, Ergenekon davasından sonra kafasındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;">&#8220;O zaman PKK&#8217;nın adı cinsi yok. El bombaları, fişekler hep askerî patlayıcı. Şüphelilere bunları sordum. İl Emniyet Müdürü Mustafa Tatar sorguda kolumdan tuttu, tepki gösterdi. Bu Makine Kimya&#8217;nın bombası teröristin elinde ne geziyor? Kim veriyor? Soramadım. Demek ki o zamanlar uyanamamışız.&#8221; diyor. Sürgüne gönderildiği Siirt&#8217;te PKK&#8217;nın ortaya çıkarılışına tanıklık eden Çelik, Ergenekon davasından sonra kafasındaki şüphelerin &#8230;&#8221; <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1237287&amp;title=pkknın-eruhtaki-ilk-eyleminde-mkenin-bombaları-kullanıldı" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-34/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-34/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PKK ve Ergenekon: Bitmeyen gölge oyunu</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 12:51:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet Terörü]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusalcılık]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20333</guid>
		<description><![CDATA[

PKK&#8217;nın 1980 yılından 1999&#8242;a kadar Suriye&#8217;nin kontrolünde olduğunu belirten Burkay, Öcalan&#8217;ın kendisine Hafız Esed&#8217;ın kardeşine bağlı olduklarını söylediğini, bu kişiyle iki kez birlikte görüştüklerini anlattı. 1999&#8242;da yakalanan Öcalan&#8217;ı 12 yıl boyunca Ergenekon&#8217;a bağlı paşaların yönlendirildiğini kaydeden Burkay, teröristbaşının tutuklandıktan sonra PKK güçlerini sınırın güneyine çekmek istediğini ancak bir komutanın, &#8220;En azından 500&#8242;ü içeride kalsın, belki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em></em></p></blockquote>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/pkk_ergenekon_karagoz_manipulasyon.jpg"><img class="size-full wp-image-20335 aligncenter" title="pkk_ergenekon_karagoz_manipulasyon" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/pkk_ergenekon_karagoz_manipulasyon.jpg" alt="" width="297" height="256" /></a></em></p>
<blockquote><p><em>PKK&#8217;nın 1980 yılından 1999&#8242;a kadar Suriye&#8217;nin kontrolünde olduğunu belirten Burkay, Öcalan&#8217;ın kendisine Hafız Esed&#8217;ın kardeşine bağlı olduklarını söylediğini, bu kişiyle iki kez birlikte görüştüklerini anlattı. 1999&#8242;da yakalanan Öcalan&#8217;ı 12 yıl boyunca Ergenekon&#8217;a bağlı paşaların yönlendirildiğini kaydeden Burkay, teröristbaşının tutuklandıktan sonra PKK güçlerini sınırın güneyine çekmek istediğini ancak bir komutanın, <strong>&#8220;En azından 500&#8242;ü içeride kalsın, belki bize lazım olur.&#8221;</strong> diyerek karşı çıktığını kaydetti. Burkay, 2004 yılına kadar neredeyse silah bırakma durumuna gelen örgütün, darbe planlarının yapıldığı bu dönemde yeniden eylemlerine başladığını kaydetti. Kemal Burkay, PKK&#8217;nın Türkiye&#8217;nin yanı sıra Avrupa&#8217;da da Kürtlere karşı suç işlediğini vurgularken, &#8220;Birçok Kürt siyasetçi ve aydın Avrupa&#8217;da PKK tarafından öldürüldü. O yıllarda Avrupa&#8217;daki Türkiye karşıtı muhaliflere PKK&#8217;nın yanı sıra Abdullah Çatlı tarafından da suikastlar oluyordu.&#8221; diye konuştu. PKK ile uzlaşmanın bugün bile çok zor olduğuna vurgu yapan Kürt siyasetçi, Öcalan&#8217;ın tutuklandıktan sonra Ergenekon&#8217;un kontrolünde olduğunu, bu süreçte silahları bırakmayı çok düşündüğünü ancak Ergenekon&#8217;un buna izin vermediğini savundu. Burkay, &#8220;Şimdi birileri bizi devlet siyaseti yapmakla suçluyor. PKK ile Ergenekon arasındaki ilişkiyi gizlemeye çalışıyorlar. Silahlı mücadelenin faydası yok. BDP dışındaki Kürt siyasi hareketlerine de olanak verilmeli&#8221; dedi.</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1231227&amp;title=pkkyi-derin-devlet-kurdu-apoyu-ergenekon-yonetti" target="_blank">TAMAMI</a><br />
 <br />
 </p></blockquote>
<p>… Bu konuda okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/pkk-ve-ergenekon-bitmeyen-golge-oyunu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane(32)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/peygamber-ocagi-degil-timarhane32/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/peygamber-ocagi-degil-timarhane32/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 11:32:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20331</guid>
		<description><![CDATA[Bunlar Amerikan askeri değil, &#8220;bizimkiler&#8221;
&#8220;&#8230;Bir gün askerler bizden seccade, tesbih, Kur&#8217;an-ı Kerim, dinî kitap ne varsa topladı. Bize &#8216;Artık ezan okumak, namaz kılmak yasak.&#8217; dediler. Koğuşta kalan 70 kişiden 45&#8242;i namaz kılarken yasakla birlikte herkes namaz kılmaya başladı. Bir gün ikindi namazını cemaatle kılarken askerler koğuşa girip köpekleri üzerimize saldı, bizi coplarla dövdüler, Bu çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/kopek_iskence.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-20338" title="kopek_iskence" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/01/kopek_iskence.jpg" alt="" width="224" height="164" /></a>Bunlar Amerikan askeri değil, &#8220;bizimkiler&#8221;</strong></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230;Bir gün askerler bizden seccade, tesbih, Kur&#8217;an-ı Kerim, dinî kitap ne varsa topladı. Bize &#8216;Artık ezan okumak, namaz kılmak yasak.&#8217; dediler. Koğuşta kalan 70 kişiden 45&#8242;i namaz kılarken yasakla birlikte herkes namaz kılmaya başladı. Bir gün ikindi namazını cemaatle kılarken askerler koğuşa girip köpekleri üzerimize saldı, bizi coplarla dövdüler, Bu çok zoruma gitti. Bir insan ibadetini yaptığı için vahşice saldırıya uğrar mı? Yaşananlar karşısında insanlığımdan utandım. Her şeyi unutsam bunu unutamam&#8230;&#8221;</em> <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1231198&amp;title=darbeciler-kogusta-namaz-kilarken-uzerimize-kopek-saldi" target="_blank">TAMAMI</a><br />
 </p>
<p>&#8230; Bu konuda okumak için&#8230;
</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Z</span><span style="color: #0000ff;">orunlu Askerlik Gerekli mi? (Tartışma)</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><em><img class="alignleft" title="zorunlu_askerlik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/zorunlu_askerlik.bmp" alt="" width="125" height="181" /></em></a>Zorunlu Askerlik bir çok insanımız için bir görev ama aynı zamanda bir çile. Ülkemizi savunmanın daha akıllıca bir yolu yok mu? Bu konuyu yaklaşık bir yıl boyunca tartıştık. Üç makale işaret fişeği görevi yaptı. Yüzlerce okurumuz değişik önerilerde bulundu. Kimileri “aman dokunmayın, böyle çok iyi” derken askerliğini yapmış olan arkadaşlar tecrübelerini paylaştı. Evet, belki de ilk defa bu konu gerçekten muhatabı olanlara yani Türkiye’nin vatandaşlarına soruluyor. <strong>Zorunlu askerlik gerekli mi?</strong> Bir yıllık kolektif çalışmanın ürünü olan bu 276 sayfalık kitap konuyla ilgili herkes için birinci elden bir bilgi kaynağı. <em><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a>. </em></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/01/18/peygamber-ocagi-degil-timarhane32/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/01/18/peygamber-ocagi-degil-timarhane32/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

