<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; CHP</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/chp/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Kemalizmin Zararları (18) : Putperesttir</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/18/kemalizmin-zararlari-18-putperesttir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/18/kemalizmin-zararlari-18-putperesttir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 21:45:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jonathan Küçükarabacı</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizmin Zararları]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21955</guid>
		<description><![CDATA[ &#8220;Eskişehirli minibüsçüler şehir içinde sefer yapmalarına izin verilmeyince Belediye&#8217;yi önce Vilayet&#8217;e, sonra da Atatürk&#8217;e şikâyet ettiler. Fotoğrafta Eskişehirli minibüsçüler Atatürk anıtı önünde görülüyor.&#8221;
Minibüsçülerin şikâyetini heykel nasıl karşılamış, bilemiyoruz. Atatürk&#8217;ün sesinin ince olduğu bilinir, ama heykelinin sesi kalın olsa gerek. Davudî bir sesle, &#8220;Vay namussuz Belediye! Türk minibüsçüleri dünyanın en zeki, çevik ve ahlaklı minibüsçüleridir. Çağırın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p> <em>&#8220;Eskişehirli minibüsçüler şehir içinde sefer yapmalarına izin verilmeyince Belediye&#8217;yi önce Vilayet&#8217;e, sonra da Atatürk&#8217;e şikâyet ettiler. Fotoğrafta Eskişehirli minibüsçüler Atatürk anıtı önünde görülüyor.&#8221;</em></p>
<p>Minibüsçülerin şikâyetini heykel nasıl karşılamış, bilemiyoruz. Atatürk&#8217;ün sesinin ince olduğu bilinir, ama heykelinin sesi kalın olsa gerek. Davudî bir sesle, <em>&#8220;Vay namussuz Belediye! Türk minibüsçüleri dünyanın en zeki, çevik ve ahlaklı minibüsçüleridir. Çağırın hemen o Belediye Başkanı&#8217;nı buraya!&#8221; </em>demiş midir acaba? (<strong><em>Roni Margulies / Taraf</em></strong>)</p></blockquote>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… E-Kitap okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank">Tarih şaşırmaktır</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a><strong> </strong> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong>Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>T<span style="color: #0000ff;">ürkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-7896" title="20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091225_derin_dusunce_org_ulus_devlet_pt.jpg" alt="" width="125" height="183" /></a>Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini <strong>hukuk</strong> yerine <strong>ırkımıza</strong> ya da <strong>inançlarımıza</strong> göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları <strong>“ne mutlu Türk’üm”</strong> demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, <strong>bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… </strong>Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın <strong>ulus-devlet</strong> modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! <a href="http://www.derindusunce.org/img/ulus-devlet.pdf" target="_blank"><strong>Kitabı buradan indirin</strong></a>.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/18/kemalizmin-zararlari-18-putperesttir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/18/kemalizmin-zararlari-18-putperesttir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizmin Zararları (17): Yurtta Barış Dünyada Barış, Partide Yumruk!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kemalizmin-zararlari-17-yurtta-baris-dunyada-baris-partide-yumruk/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kemalizmin-zararlari-17-yurtta-baris-dunyada-baris-partide-yumruk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 08:04:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizmin Zararları]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Solu]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21917</guid>
		<description><![CDATA[

 
&#8220;&#8230; CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin&#8217;in görevinden istifasının ardından gözlerin çevrildiği kritik İstanbul İl Kongresi&#8217;nde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun tansiyonu düşüren açıklaması ve parti içi birlik vurgusuna rağmen yumruklar konuştu. Kürsüde İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı&#8217;yı eleştiren delege Bülent Kerimoğlu&#8217;na tepki gösteren bazı delegeler kürsüye yürüdü. Görevliler kürsü önündeki yumruklu kavgaya engel olamadı &#8230;&#8221;  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/chp_kemalizm_yumruk.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-21918" title="chp_kemalizm_yumruk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/chp_kemalizm_yumruk.jpg" alt="" width="253" height="320" /></a></em></p>
<p><em></em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>&#8220;&#8230; CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin&#8217;in görevinden istifasının ardından gözlerin çevrildiği kritik İstanbul İl Kongresi&#8217;nde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun tansiyonu düşüren açıklaması ve parti içi birlik vurgusuna rağmen yumruklar konuştu. Kürsüde İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı&#8217;yı eleştiren delege Bülent Kerimoğlu&#8217;na tepki gösteren bazı delegeler kürsüye yürüdü. Görevliler kürsü önündeki yumruklu kavgaya engel olamadı &#8230;&#8221;</em>  <a href="http://www.taraf.com.tr/haber/chp-bildiginiz-gibi.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kemalizmin-zararlari-17-yurtta-baris-dunyada-baris-partide-yumruk/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/14/kemalizmin-zararlari-17-yurtta-baris-dunyada-baris-partide-yumruk/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber ocağı değil tımarhane (43)</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-43/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-43/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 15:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Yobaz Laikler]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[İslamofobi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21719</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;8 yaşında hafızlığa başladım. Sık sık ev basılıyor, Kuran-ı Kerim bulundurmak en büyük suç. Bir elif cüzü bulunduysa vay haline! Korkudan evde ders çalışamadım. Fındık bahçesinde bana bir yer yaptılar. Orada Kur&#8217;an&#8217;a çalışıyorum. Bir baktım, bir onbaşı ve iki jandarma beni bulmuşlar. &#8220;Çabuk git babanı çağır&#8221; dediler. Gittim, babamı getirdim. Onbaşı babamı sakalından tuttu, elimdeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/chp_ataturkculuk.png"><img class="alignright size-full wp-image-21721" title="chp_ataturkculuk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/chp_ataturkculuk.png" alt="" width="153" height="212" /></a>&#8220;8 yaşında hafızlığa başladım. Sık sık ev basılıyor, Kuran-ı Kerim bulundurmak en büyük suç. Bir elif cüzü bulunduysa vay haline! Korkudan evde ders çalışamadım. Fındık bahçesinde bana bir yer yaptılar. Orada Kur&#8217;an&#8217;a çalışıyorum. Bir baktım, bir onbaşı ve iki jandarma beni bulmuşlar. &#8220;Çabuk git babanı çağır&#8221; dediler. Gittim, babamı getirdim. Onbaşı babamı sakalından tuttu, elimdeki Kuran&#8217;ı aldı. Babamın kafasına kafasına vurmaya başladı. (Gözleri doluyor, konuşamıyor.) Rahmetli gömleğini yırttı ve dedi ki: <strong>&#8216;Oğlum, Deli Halid Paşa&#8217;nın emir subaylığını, tabur komutanlığını yapmış adamım. Birinci Dünya Savaşı&#8217;na, İstiklal Harbine katıldım ki, bu memleketi kurtarayım da şu Kitabımı rahat rahat okuyayım diye. Keşke bu harplere girmeseydim de şimdi Kuran&#8217;ıma, dinime küfreden Bulgar piçidir deyip kendime teselli verirdim.&#8217;</strong> Alıp götürdüler babamı&#8230;&#8221;</em> <a href="http://zaman.com.tr/yazar.do?yazarno=1048" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p> </p>
<p>&#8230; E-Kitap okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank">Tarih şaşırmaktır</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a><strong> </strong> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong>Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><strong>Z<span style="color: #0000ff;">orunlu Askerlik Gerekli mi? (Tartışma)</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><em><img class="alignleft" title="zorunlu_askerlik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/zorunlu_askerlik.bmp" alt="" width="102" height="142" /></em></a>Zorunlu Askerlik bir çok insanımız için bir görev ama aynı zamanda bir çile. Ülkemizi savunmanın daha akıllıca bir yolu yok mu? Bu konuyu yaklaşık bir yıl boyunca tartıştık. Üç makale işaret fişeği görevi yaptı. Yüzlerce okurumuz değişik önerilerde bulundu. Kimileri “aman dokunmayın, böyle çok iyi” derken askerliğini yapmış olan arkadaşlar tecrübelerini paylaştı. Evet, belki de ilk defa bu konu gerçekten muhatabı olanlara yani Türkiye’nin vatandaşlarına soruluyor. <strong>Zorunlu askerlik gerekli mi?</strong> Bir yıllık kolektif çalışmanın ürünü olan bu 276 sayfalık kitap konuyla ilgili herkes için birinci elden bir bilgi kaynağı. <em><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz</a>. </em></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="102" height="144" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-43/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/02/peygamber-ocagi-degil-timarhane-43/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet Müslümanlığı</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/01/cumhuriyet-muslumanligi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/01/cumhuriyet-muslumanligi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 10:24:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafacan Özdemir</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Cumhuriyet Müslümanlığı]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Laiklik]]></category>

		<category><![CDATA[Yobaz Laikler]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[İslam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21739</guid>
		<description><![CDATA[Din şüphesiz bu hayata dair en kutsiyet arz eden hadiselerden biridir. Temelinde inanç vardır ve inanmak bazı durumlarda koşulsuz nedensiz inanmayı da beraberinde getirir. Günümüz itibariyle bir şeylere kutsiyet atfetmek, tam manasıyla teslim olmak bir hayli güç bir hal aldı. Pozitivizm sonrası özellikle her şeyi akıl ile bilim ile izah çabaları ve deney yoluyla ispat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/laiklik_kemalizm.gif"><img class="alignright size-full wp-image-21741" title="laiklik_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/05/laiklik_kemalizm.gif" alt="" width="227" height="194" /></a>Din şüphesiz bu hayata dair en kutsiyet arz eden hadiselerden biridir. Temelinde inanç vardır ve inanmak bazı durumlarda koşulsuz nedensiz inanmayı da beraberinde getirir. Günümüz itibariyle bir şeylere kutsiyet atfetmek, tam manasıyla teslim olmak bir hayli güç bir hal aldı. Pozitivizm sonrası özellikle her şeyi akıl ile bilim ile izah çabaları ve deney yoluyla ispat etme ihtiyacı insanlarda bir takım farklı hisler uyandırmaya başladı. Şüphesiz her dönemde olduğu gibi bu dönem ve sonrasında da metafiziği reddetmeyen, ilahi kelamların varlığına sorgulayıp inanan insanlar mevcudiyet gösterdiler.</p>
<p> Cumhuriyet Müslümanlığı tam olarak bu noktada kendine mevzi aldı. Çünkü İslam kelime anlamı ile teslim olmak demekti ve bu kutsiyete teslim olanlar bir takım radikal değişikliklerin, bir takım kısıtlamaların karşısında dimdik duracaklardı. Cumhuriyet rejimi kendine en başından bir ‘‘kara liste&#8221; hazırlamıştı ve bu listenin üzerini zamanla tek tek çizmeyi planlamıştı.</p>
<p><img class="alignright" src="http://www.haksozhaber.net/images/other/12467.jpg" alt="" width="217" height="162" /> 1924 Anayasası devletin dinini İslam olarak belirlemişti. Yeni kurulan rejimin erken infilakını önlemek için atılan bu stratejik hamle şüphesiz yerini bulmuştu. Halk yavaş yavaş ısındırılıyor, yönlendiriliyor, bu yönlendirme karşısında direnenler ise bertaraf ediliyordu. 1928 değişiklikleri sürecinde devletin dini bölümü anayasadan kaldırıldı. Andiçmelerine ilişkin 16. ve 38. Maddelerindeki ‘‘Vallahi&#8221; sözcüğünün 1928&#8242;de kaldırılıp yerine ‘‘namusum ve şerefim üzerine&#8221; ibaresinin konmasını da bu çerçeve içinde görmek gerekir. Zemin Fransız Laiklik anlayışına uygun hale getirilmeye başlanmıştı. 1937 yılına gelindiğinde anayasa da gerçekleşen son değişiklik parti devlet statüsünü kazandırmış, CHP&#8217;nin ‘‘6 ok&#8221; ilkesi değiştirilmeden anayasaya alınmış ve laiklik bu şekilde anayasal bir statü kazanmıştır.</p>
<p> Lise dönemi dahil bana anlatılan laiklik hep din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıyla sınırlı tutuldu. Oysa Fransız tipi laiklik anlayışını alan Türkiye Cumhuriyeti bu anlayışın felsefesini değiştirmiş ve dini devletin tekeline almıştı. Her yönden devlet insanı yaratmayı, ideal vatandaş oluşturmayı <span id="more-21739"></span>ilke edinen Türkiye Cumhuriyeti din konusunu da es geçmemiş ve devlet dini yaratmayı uygun bulmuştu. Yeni Cumhuriyet yolunu seçmiş Türklüğü temel edinip tüm yapıyı Türklük üzerine kurmayı düşünmüştü. Öyle ki bu topraklar üzerinde yaşan herkes Türktü. Güneş dil teorilerine kadar gidecek süreçte 1932 yılında artık ezan Türkçe okunmaya başlamıştı. Hatta namaz da okunacak duaların dahi Türkçe okunması istenmiş fakat bir türlü bu başıbozuklar(!) zapt edilememişti.</p>
<p><img class="alignright" src="http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/0/0/0/0/0/1/0/0/0/0/0/0/0/file/82177.jpg" alt="" width="200" height="235" /> Buraya kadar genel bir kuruluş dönemi ve sonrası yolunu ortaya koymaya çalıştım. Şimdi daha net, somut olaylar ve örnekler üzerinden hadisenin ne ölçüde tehlikeli bulunup üzerine kafa yorulduğunu göstermeye çabalayalım.</p>
<p> Laiklik temelini  ‘‘sekülerizm&#8221; den almıştır. Bugün sık sık birbirinin yerine ikame edilen kelimeler olsalar da aslına bakılırsa bire bir değildirler. Sekülerizm üst başlık, laiklik ise alt başlık olarak metafor halinde sunulabilir. Sekülerizm şüphesiz Cumhuriyet&#8217;in köklerine, iliklerine kadar işlemiş bir düşünce sistemidir. Klaus Kreiser&#8217;in Atatürk kitabında yer alan bir metinden devam edelim:</p>
<p style="padding-left: 30px;"> <em>‘&#8217; Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.&#8221;</em></p>
<p> Bu cümlede benim takıldığım asıl nokta şeyh, derviş ve müritlerin meczuplarla bir tutulmasıdır. Burada ki meczup tasavvufi boyutta mı kullanılmıştır yoksa sokak dili düsturunda mı kullanılmıştır son derece muallak içerisinde. Bundan geçsek dahi dini metaların yerini medeniyet denen tarikata bırakması gerektiği söylenmiştir. Son derece pozitivist, son derece mana aleminden yoksun bırakılmaya azmedilmiş bir memleket portresi hiç şüphesiz.</p>
<p> Yine aynı kitapta geçen her yurttaşın son derece aşina olduğu bir cümle daha:</p>
<p style="padding-left: 30px;"> <em>‘‘ Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir.&#8221;</em></p>
<p><em><img class="alignright" src="http://www.nebeonline.com/images/news/mahyada-tek-partili-donem-3140.jpg" alt="" width="220" height="190" /> </em>Cumhuriyet Müslümanlığı tartışıldığında aslında bu konunun bugüne kadar gelen bir çok kanayan yaraya ilk bıçak darbesini vurduğunu düşünüyorum. Dönemin Kürt halkı çok dindar bir yapıya sahipti ve vatana bağlılığının en kuvvetli sebebi hiç şüphesiz din kardeşliğinden gelmekteydi. Cumhuriyet Müslümanlığı bu bölge üzerinde şüphesiz çok daha fazla eleştirel karşılandı. Dönemin isyanlarının çok büyük kısmının din odaklı olduğunu söylememe gerek dahi yok sanırım. Cumhuriyet Müslümanlığı bu bölgeyi adeta kendine yabancılaştırdı. Asimile etme çabaları çok fazla ölüm, kan ve gözyaşına sebebiyet verdi. Dini bütün bir halkı ‘‘laikleştirme&#8221; konusunda kısmen de başarılı olduğunu söylemek gerekir. Fakat laikleşen kesimin kontrolünün çok daha fazla zorlaşacağını bir çok olayda olduğu gibi yine öngöremeyen bir yapıyla karşı karşıyayız.</p>
<p> İttihat ve Terakki kadrosunun Cumhuriyet&#8217;in kuruluşu aşamasında son derece faal olduğunu gördüğümüz gibi ilerleyen süreç içerisinde de fikirsel bazda etkinliğini kaybetmemiştir. Mustafa Yalçın&#8217;ın Jöntürklerin Serüveni adlı kitabında Ali Suavi&#8217;ye ayrılan bir bölümde yazdıkları son derece ilginçtir:</p>
<p style="padding-left: 30px;"> <em>‘‘ &#8230; 1876 yılında Meşrutiyetin ilanı ve Abdülhamid&#8217;in tahta çıkışı ile İstanbul&#8217;a döndü. İstanbul&#8217;da tercüme heyetine memur olarak atandı. Bir süre sonra Galatasaray müdürlüğüne getirildi. Bu arada eski tarzda davranışlarını sürdürdü, kitlelere yönelik fikirlerini yaymaya koyuldu. Bu fikirleri ilginçtir ki , devlet içinde laikliğin uygulanması ile başlıyor ve oradan, ibadetlerde Türkçe ezan ve Kur&#8217;an okunmasına kadar gidiyordu&#8230;</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em> O, renkli bir kişiliğe sahip ama son derece karmaşık bir tipti. Yeni Osmanlılar arasında sürekli olarak dikkatleri üzerine çekerdi. Böylece kendinden sonra gelenler üzerinde bir etki bırakmıştır. İslami bir eğitim almadığı halde, vaiz olarak şöhret sahibi olmuştu. Halkı etkilemesini iyi başarıyordu. Fikirleri, hayatı gibi zıtlıklarla doluydu. İslami bir konuyu umursamaz davrandığı da çoğu zaman görünürdü. Hilafete şiddetle karşı çıkar, laik sistemin uygulanmasını isterdi. Ümmet bütünlüğünde ayakta duran Osmanlı içinde, Türk Milliyetçiliği&#8217;ni savunurdu. Camilerde her şeyin Türkçe olmasını isterdi. Yeri geldiğinde Türkçü olarak görünür, yeri geldiğinde de İslamcı bir kimlik takınırdı. Zamana ve şartlara göre davrandığı da söylenebilir. Kur&#8217;an-ı Kerim ve hutbelerin Türkçe okunmasını savunuyor, namazın Türkçe olmasını istiyordu. Bu fikirler yıllar sonra Türk devletinin kuruluşunda başka boyutlarla gün yüzüne çıkacaktı..&#8221;</em></p>
<p><img class="alignright" src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRtcuuQjhhMBpGW2NapQRnwbTgtiibwO6X3t8W6bG1J7BzO7hnsFVnF01qx" alt="" width="177" height="285" /> Çok tanıdık gelen hadiselerin olduğu kesin. Özellikle Türkçe ezan okunduğu 1932-50 dönemi arası camilerde ibadet dilinin dahi Türkçe olması istenmiştir. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in emir niteliğindeki surelerinin çıkarılması dillendirilmiş adeta yeni bir devlet dini yaratılması amaçlanmıştır. Şüphesiz yazarında değindiği benim de kanaatim olan hadise ümmet anlayışının tamamen yok edilmeye çalışılması, yeni bir din yaratma anlayışına kadar gidilmeye cesaret edilmesi bu ülke insanın aklının bir köşesinde hep soru işaretini bırakmıştır.</p>
<p> Batı karşısında gelinen noktada ilmin fennin denildiği gibi alınmasından çok daha öteye geçmiştir. Öyle ki devlet zoruyla kıyafete şekil verilmeye çalışılmıştır. Bu uğurda insanlar canlarından olmuşlardır. İnancı gereği örtünen insana inancının bu kadar örtünmeyi gerektirmediği farklı şekilde daha açık giyinen insana da bunun da yerinde olmadığı şöyle anlatılmıştır:</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>‘‘ Şehirlerdeki kadınlarımızın tarz-ı telebbüs ve tesettüründe ( giyim ve örtünme biçiminde) iki şekil tecelli ediyor; ya ifrat, ya da tefrit görülüyor. Yani ya ne olduğu bilinemeyen, çok kapalı, çok karanlık bir şekl-i harici gösteren bir kıyafet, veyahut Avrupa&#8217;nın çok serbest balolarında bile kıyafet-i hariciye olarak arzedilemeyecek kadar açık bir telebbüs. Bunun her ikisi de şeriatın tavsiyesi, dinin emri haricindedir. Bizim dinimiz kadını ı tefritten de, bu ifrattan da tenzih eder.&#8221;</em></p>
<p> Laiklik yolunda kurulmak istenen düzende sac ayaklarından biri olarak görülen medeniyet anlayışının en önemli kolu olan giyim kuşam meselesinde şeriat kıstas alınıyor. Zannımca rejimin neden bu kadar çok sıkıntıyla baş başa kaldığının en net kanıtlarından biridir. Sürekli çelişen, sürekli çıkarcı bir tutum içinde işine geleni kendisi için kullanma yaklaşımı yani salt pragmatizm. Cumhuriyetçi Müslümanlığı tam olarak bu noktada yer almaktadır. Dini, kendi istek ve arzuları doğrultusunda kullanma.</p>
<p><em>‘‘ Din halkın afyonudur.&#8221;</em> Sözü sanırım hiç oturmadığı kadar cuk oturur Cumhuriyetçi Müslümanlık anlayışına.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… E-Kitap okumak için…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank">Tarih şaşırmaktır</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a><strong> </strong> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong>Kendi ülkesini işgal eden ordu</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="102" height="144" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/01/cumhuriyet-muslumanligi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/01/cumhuriyet-muslumanligi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizmin Zararları (15): Şehirleri Yaktırır!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/25/kemalizmin-zararlari-15-sehirleri-yaktirir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/25/kemalizmin-zararlari-15-sehirleri-yaktirir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 00:18:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>

		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizmin Zararları]]></category>

		<category><![CDATA[Zulüm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21638</guid>
		<description><![CDATA[ 
Mustafa Kemal&#8217;i çok seven, O&#8217;nun yarattığı &#8220;tek adam, tek parti, tek ordu, tek millet&#8221; şeklindeki çoğulcu demokrasiye âşık olan okurlarım ortak aşkımızı beslemek için zaman zaman bana malzeme gönderir. Örneğin, İzmir&#8217;de bir otomobilin arka penceresine boydan boya yapıştırılmış bir grafik: &#8220;Bir subay şehit oldu diye ‘Menemen&#8217;i yakın!&#8217; diyen Mustafa Kemal&#8217;i özledim. Ne mutlu Türk&#8217;üm diyene.&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> <img class="aligncenter" src="http://www.taraf.com.tr/fotoraflar/makaleler/asker-ordusu-ve-irfan-ordusu_9646_orijinal.jpg" alt="" width="300" height="253" /></p>
<blockquote><p><em>Mustafa Kemal&#8217;i çok seven, O&#8217;nun yarattığı &#8220;tek adam, tek parti, tek ordu, tek millet&#8221; şeklindeki çoğulcu demokrasiye âşık olan okurlarım ortak aşkımızı beslemek için zaman zaman bana malzeme gönderir. </em><em>Örneğin, İzmir&#8217;de bir otomobilin arka penceresine boydan boya yapıştırılmış bir grafik: <strong>&#8220;Bir subay şehit oldu diye ‘Menemen&#8217;i yakın!&#8217; diyen Mustafa Kemal&#8217;i özledim. Ne mutlu Türk&#8217;üm diyene.&#8221;</strong> &#8220;Menemen&#8221;, &#8220;yakın&#8221; ve &#8220;Türk&#8217;üm&#8221; kelimeleri kırmızıyla yazılmış. </em><a href="http://taraf.com.tr/roni-margulies/makale-asker-ordusu-ve-irfan-ordusu.htm" target="_blank"><em>TAMAMI</em></a></p></blockquote>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/25/kemalizmin-zararlari-15-sehirleri-yaktirir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/25/kemalizmin-zararlari-15-sehirleri-yaktirir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Neo-Kemalizm: Ne Mutlu &#8220;Kemalim&#8221; diyene!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/20/neo-kemalizm-her-baslangici%e2%80%8bn-bir-sonu-var/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/20/neo-kemalizm-her-baslangici%e2%80%8bn-bir-sonu-var/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Apr 2012 19:35:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Şahin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk faşizmi]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21554</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/kemalizm.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-21553" title="kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/kemalizm.jpg" alt="" width="400" height="505" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/20/neo-kemalizm-her-baslangici%e2%80%8bn-bir-sonu-var/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/20/neo-kemalizm-her-baslangici%e2%80%8bn-bir-sonu-var/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>12 Eylül ve CHP-MHP ekibi… iki baş tek vücut!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/05/12-eylul-chp-ve-mhp%e2%80%a6-komiklige-devam/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/05/12-eylul-chp-ve-mhp%e2%80%a6-komiklige-devam/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 00:31:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>

		<category><![CDATA[Akıl]]></category>

		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[MHP]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21334</guid>
		<description><![CDATA[
 Ne dediler? Ne yaptılar?
27 maddelik anayasa değişikliği teklifi önce anayasa komisyonunda görüşüldü ve kabul edildi. TBMM&#8217;de yapılan oylamada da 72 red 336 kabul oyu alan anayasa değişikliği teklifi cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün onayına sunuldu. TBMM&#8217;deki oylamada Adalet ve Kalkınma Partisi değişiklik  paketine destek verirken; MHP muhalefet etti. CHP ve BDP ise meclise girmedi. Mecliste temsil edilmeyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/referanduma_hayir_chp_mhp_muhalefet.jpg"><img class="size-full wp-image-21335 aligncenter" title="referanduma_hayir_chp_mhp_muhalefet" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/referanduma_hayir_chp_mhp_muhalefet.jpg" alt="" width="490" height="334" /></a></strong></p>
<p><strong> Ne dediler? Ne yaptılar?</strong></p>
<blockquote><p>27 maddelik anayasa değişikliği teklifi önce anayasa komisyonunda görüşüldü ve kabul edildi. TBMM&#8217;de yapılan oylamada da 72 red 336 kabul oyu alan anayasa değişikliği teklifi cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün onayına sunuldu. TBMM&#8217;deki oylamada Adalet ve Kalkınma Partisi değişiklik  paketine destek verirken; MHP muhalefet etti. CHP ve BDP ise meclise girmedi. Mecliste temsil edilmeyen partilerden Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi anayasa değişikliğine &#8220;Evet&#8221; kampanyası yürütürken; şimdi davaya müdahil olmak için mahkemeye başvuran CHP ve MHP ise yoğun bir şekilde &#8220;Hayır&#8221; kampanyası yürütmüşerdi. 12 Eylül davasına müdahil olma başvurusu yapan CHP, bunu &#8221;ilkesel bir demokratik duruş göstermek için&#8221; şeklinde açıklamıştı. Aynı CHP&#8217;nin, davaya müdahil olmasının önünü açan değişikliğe karşı çıkmasıyla şimdi ortaya koyduğu tavır arasındaki çelişki &#8220;ilkesizlik&#8221; olarak yorumlanıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu referandumla ilgili olarak, &#8216;Geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla Kenan Evren ve arkadaşları yargılanamaz. &#8221; demişti. MHP lideri  Bahçeli ise konuyla ilgili olarak, &#8216;12 Eylül&#8217;ü yargılayamazlar, bunlar kandırmaca.. 12 Eylül&#8217;de hukukun boynuna urgan geçirenlerle 12 Eylül referandumunu hazırlayanlar aynı kefededir&#8221; şeklinde açıklamalarda bulunmuştu&#8230; <a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/04/04/hayir-diyenler-simdi-mudahil.html" target="_blank">KAYNAK</a></p></blockquote>
<p style="text-align: center;"> <img class="aligncenter" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/iskence_ergenekon.gif" alt="" width="320" height="230" /></p>
<p><strong>Eskimeyen yazılar:</strong></p>
<div class="vsc">
<div class="vsc">
<p class="r"><a class="l" href="http://www.derindusunce.org/2010/09/16/referanduma-hayir-diyenler-rahat-uyuyabiliyor-musunuz/"><span style="color: #1122cc;">Referanduma “Hayır” diyenler, rahat uyuyabiliyor musunuz?</span></a> </p>
<p class="r" style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230; 12 Eylül referandumu sonuçlarını değerlendirirken Başbakan Erdoğan </em><em>“<strong>Hayır diyenler de kazandı”</strong></em> dedi ama aslında siz biraz kaybettiniz yine de. Bu işkenceciler ve üniformalı eşkıyalar yargılandığı zaman öyle bir pislik çıkacak ki <em><strong>“o gün ben hayır demiştim”</strong></em> demeye utanacaksınız. Yalan söylemek zorunda kalacaksınız. Yüzünüz kızaracak.</p>
<p class="r" style="padding-left: 30px;"><em>İtibarınızı yalan söyleyerek kurtaracaksınız ama yüzünüz yalan söyleyen insanların kararmış ifadesini alacak. Mimikleriniz, titreyen sesiniz size ihanet edecek. İçin için bileceksiniz ki yalan söylüyorsunuz. Bu işkencelerin hesabının sorulduğu günlerde o pislik herifleri savunmuş olmaktan dolayı utanç duyacaksınız. Bu yüzden kaybettiniz diyorum size. <strong>Partizanlık yapmanın sırası mıydı? AKP’ye kıllık olsun diye yapılacak şey miydi?</strong> Değer miydi <strong>Kılıçdaroğlu</strong> gibi bir adamın peşinden gitmeye? Ya da <strong>Bahçeli?</strong> Kendi davalarına bile sürekli ihanet eden bu adamlardan daha iyisine layık değil misiniz sizler? &#8230;&#8221;</em></p>
<p><a title="Permanent Link to Ya Hayır Çıkarsa; Cui Bono?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/09/03/ya-hayir-cikarsa-cui-bono/">Ya Hayır Çıkarsa; Cui Bono?</a></p>
<p class="r" style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230; Ben ‘ <strong>Yetmez Ama Evet</strong> ‘ diyenlerdenim. Yalnız bu meseleye bakışımda, bu günün nedenlerini değil, 13 Eylül sabahı sonuçlarını dikkate alıyorum. Diyelim ki, 13 Eylül sabahındayız ve sandıktan - Allah korusun- ‘ hayır ‘ kararı çıktı, ne olacak? [...] . Gelin biz cevabı bulmuş olalım, yani fail elimizde olsun, kimin işine yaradığı belli olsun, biz ‘ kim ‘ kısmına dikkat kesilelim. <strong>Bu gün, Referandum gelişmelerinde en yüksek perdeden ‘ hayır ‘ diye bağıran, ‘ evet ‘ stantlarına hafif çapta fiili saldırılarda bulunanlara baktığımızda, karşımıza CHP ve MHP gerçeği çıkıyor.</strong> Elbet CHP ve MHP içerisinden de birçok isim, partiden ihraç edilme pahasına’ evet ‘ diyeceğini açıklıyor. Ancak genel hatları ile bu iki siyasi oluşum, ‘ hayır ‘ın savunuculuğunu yapıyor. Kimdir CHP ve MHP? Yine bu günden düne bakacak olursak; CHP Dersim’i bombalamaktan, insanları mağaralara doluşturup gaz vermekten çekinmeyen, bu gün dahi aynı vahşeti arzulayanların halen siyaset yaptığı bir oluşum değil midir? Gözaltında 17500 kaybımızın, itiraflar sonucu kısmen ortaya çıktığı, Ergenekon Soruşturmasında zamanında, <strong>‘ Ergenekon’un avukatıyım ‘ </strong>diyenlerin partisi değil midir? &#8230;&#8221;</em></p>
<p class="r"> <a class="l" href="http://www.derindusunce.org/2007/07/03/turk-milliyetciliginin-intihari-chp-ile-mhp-birlessin/"><span style="color: #1122cc;">Türk Milliyetçiliğinin intiharı: CHP ile MHP birleşsin!</span></a></p>
<p class="r" style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230; Bir siyasi söylem düşünün ki herkes arkasından koşsun: Ogün Samast gibi kayıp çocuklar, İstanbul’un zengin semtlerinin gençleri, Üniversite rektörleri ve dekanları, Ordu mensupları, gazeteciler, …. Gerçek hayatta bir araya gelemeyecek bu insanlar kuramsal alanda güya ayni ideolojiyi destekliyorlar: Türk Milliyetçiliği. Sefalet içinde misin? Türkiye’nin İran olmasından mı korkuyorsun? İsrail ve ABD’ye kızıyor musun? Çuvalın intikamını mı almak istiyorsun? Yalapşap öğrenilmiş bir şanlı Türk tarihi mitolojisi peşinde misin? AKP yüzünden rantların tehlikeye mi girdi? Bunların hepsinin çözümü Türk Milliyetçiliği’nde. CHP ile MHP’nin koalisyon hazırlıklarına girmeleri ne kadar da anlamlı. Milliyetçi söylemleriyle çıkarları riske girmiş veya aşağılanmış, kendine güvensiz kesimleri çekmeye çalışan iki partinin işbirliği yapmasından daha doğal ne olabilir? &#8230;&#8221;</em></p>
<p class="r"><a title="Permanent Link to Mağlup ‘Hayır'cılara İyi Niyetli Tavsiyeler" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2010/09/14/maglup-%e2%80%98hayir%e2%80%99cilara-iyi-niyetli-tavsiyeler/">Mağlup ‘Hayır&#8217;cılara İyi Niyetli Tavsiyeler</a></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230; Ben bu satırları yazarken referandum sonucu henüz kesinleşmemiş, ama çok güçlü bir “evet” çıkacağı belli olmuştu. Mührünü “evet”e basan milyonlardan biri olarak bu sonuca seviniyorum elbette. Sandıktan onay alan anayasa değişikliklerinin ülkeye faydalı olacağı inancındayım ve bunu görmeyi bekliyorum. Ancak önümüzdeki dönemde Türkiye’yi etkileyecek tek siyasi dinamik “evet”in sonuçları değil. “Hayır” cephesinin, özellikle de bu cephenin omurgasını oluşturan “CHP tabanı”nın içine gireceği psikoloji de önemli&#8230;&#8221;</em></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/2010/09/06/yakinda-12-eylulde-deniz-donabilir-darbeciler-yargilanabilir/" target="_blank">12 Eylül&#8217;de deniz donabilir, darbeciler yargılanabilir</a></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230; Biz insanlar geçmişe bakarak geleceği tahmin edebileceğimizi sanırız. Çünkü kısacık hayatımızda benzer sebepler benzer sonuçlar doğurmuştur. Sadece bilimde değil siyasette de hep bu sebep-sonuç zincirlerine bakarak yaşarız.Bir türlü halledilemeyen sorunlar karşısında  <strong>“Burası Türkiye, ne yaparsın? Böyle gelmiş böyle gider”</strong> deriz. Oysa tarihte öyle günler vardır ki insan aklına haddini bildirir, tevazuya davet eder. Meselâ bir süvari birliğinin kıyıdan 80 km açıkta demirlemiş savaş gemilerini esir aldığı o 19 ocak 1795 günü de böyle bir gündür:</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Fransız general </em><a href="http://wars175x.narod.ru/bgr_pchg_e.html"><em>Jean-Charles Pichegru</em></a><em>‘nün komutasındaki süvarilerin piyadelerle birlikte buzlarla kaplı suların üzerinden tıkır tıkır geçtiği, donmuş denizde yan yatan gemilerin gökyüzüne dönük toplarıyla hiç bir şey yapamadığı o tuhaf gün. 850 topla donanmış 14 savaş gemisinin bir süvari birliğince mağlup edildiği bu olay askerî tarihte tektir. Ama tümevarım yöntemiyle ürettiğimiz “bilginin” ne kadar zayıf olduğunu göstermeye yeter de artar.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Türkiye’nin önünde büyük bir fırsat var. 13 Eylül sabahı bir sayfayı çevirebiliriz. Memleketi koruması için eline silah ve yetki verilenlerin eşkıya gibi davrandığı, bizim paramızla alınmış silahları bize doğrulttuğu bir ülke bizimkisi. Kurtuluş savaşında düşman işgalinden kurtardığımız ülkemizi kendi ordumuzun işgalinden kurtaramıyoruz bir türlü&#8230;&#8221;</em></p>
</div>
</div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/05/12-eylul-chp-ve-mhp%e2%80%a6-komiklige-devam/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/05/12-eylul-chp-ve-mhp%e2%80%a6-komiklige-devam/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizm öldü, yaşasın neo-Kemalizm!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm-4/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm-4/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 10:00:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21320</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/kemalizm_kilicdaroglu_ataturk_chp.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-21321" title="kemalizm_kilicdaroglu_ataturk_chp" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/04/kemalizm_kilicdaroglu_ataturk_chp.jpg" alt="" width="490" height="369" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/04/04/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm-4/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/04/04/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm-4/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tandoğan Mitingi Coşkuyla Kutlandı!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/29/tandogan-mitingi-coskuyla-kutlandi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/29/tandogan-mitingi-coskuyla-kutlandi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 08:25:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Laikçi Lale</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21225</guid>
		<description><![CDATA[


Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/chp_kemalizm_ataturkculuk_kilicdaroglu.jpg"></p>
<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-21226" title="chp_kemalizm_ataturkculuk_kilicdaroglu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/chp_kemalizm_ataturkculuk_kilicdaroglu.jpg" alt="" width="493" height="463" /></p>
<p></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/29/tandogan-mitingi-coskuyla-kutlandi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/29/tandogan-mitingi-coskuyla-kutlandi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizm öldü, Yaşasın neo-Kemalizm!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/17/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm-2/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/17/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2012 22:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21099</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/chp_kemalizm_ataturkculuk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-21100" title="chp_kemalizm_ataturkculuk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/chp_kemalizm_ataturkculuk.jpg" alt="" width="450" height="393" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/17/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm-2/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/17/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizm öldü, Yaşasın neo-Kemalizm!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/03/12/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/03/12/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 11:54:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21032</guid>
		<description><![CDATA[


Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/kemalizm_chp.jpg"></p>
<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-21033" title="kemalizm_chp" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/03/kemalizm_chp.jpg" alt="" width="400" height="467" /></p>
<p></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/03/12/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/03/12/kemalizm-oldu-yasasin-neo-kemalizm/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın hayran olduğu lider</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/29/28-subatta-dunyanin-hayran-oldugu-lider/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/29/28-subatta-dunyanin-hayran-oldugu-lider/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Feb 2012 18:01:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Şahin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20837</guid>
		<description><![CDATA[



 
 

Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/chp_kemalizm_kilicdaroglu1.jpg"></a></div>
<div><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/chp_kemalizm_kilicdaroglu1.jpg"></a></div>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/chp_kemalizm_kilicdaroglu1.jpg"></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-20838" title="chp_kemalizm_kilicdaroglu1" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/chp_kemalizm_kilicdaroglu1.jpg" alt="" width="350" height="463" /></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/29/28-subatta-dunyanin-hayran-oldugu-lider/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/29/28-subatta-dunyanin-hayran-oldugu-lider/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Binyılın Sonu / 28 Şubat: Süreklilik ve Kopuş</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/26/binyilin-sonu-28-subat-sureklilik-ve-kopus/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/26/binyilin-sonu-28-subat-sureklilik-ve-kopus/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Feb 2012 00:58:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[28 subat]]></category>

		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>

		<category><![CDATA[Ergenekon Nedir?]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Yobaz Laikler]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20813</guid>
		<description><![CDATA[Abdurrahman Babacan
Sonuçlarıyla uzun vadede Türkiye&#8217;de ciddi dönüşümlere ve değişimlere sebep olmuş ‘28 Şubat 1997 Postmodern Darbesi&#8217;nin hikâyesinin anlatıldığı kitap, 16 kişilik bir ekip tarafından hazırlanmış. Darbe sürecinin birincil tanıklarıyla yapılmış söyleşilerden ve süreci tahlil eden makalelerden oluşan kitapta, ‘Ne Oldu?&#8217;, ‘Nasıl Gelişti?&#8217; ve ‘Ne Değişti?&#8217; sorularının cevapları aranıyor.
Onbeş yıllık sürecin geniş ve özenli hazırlanmış kronolojik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Abdurrahman Babacan</em></strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://www.pinaryayinlari.com/u/pinar/img/c/b/i/binyilin-sonu-1330074132.jpg" alt="" width="186" height="225" />Sonuçlarıyla uzun vadede Türkiye&#8217;de ciddi dönüşümlere ve değişimlere sebep olmuş <em>‘<a href="http://www.pinaryayinlari.com/binyilin-sonu-p362237.html" target="_blank">28 Şubat 1997 Postmodern Darbesi&#8217;</a></em><a href="http://www.pinaryayinlari.com/binyilin-sonu-p362237.html" target="_blank">nin hikâyesinin anlatıldığı kitap</a>, 16 kişilik bir ekip tarafından hazırlanmış. Darbe sürecinin birincil tanıklarıyla yapılmış söyleşilerden ve süreci tahlil eden makalelerden oluşan kitapta, <strong>‘Ne Oldu?&#8217;, ‘Nasıl Gelişti?&#8217; ve ‘Ne Değişti?&#8217;</strong> sorularının cevapları aranıyor.</p>
<p>Onbeş yıllık sürecin geniş ve özenli hazırlanmış kronolojik anlatımı ve başat aktörlerinin portrelerinin yer aldığı ‘kronoloji&#8217; ile başlayan 1. cilt, sürecin birincil tanıklarından, o dönem yaşananlara dair doyurucu söyleşiler içeriyor. <em>‘Siyaset-Medya-Sermaye/İş Dünyası-Bürokrasi-Hukuk/Yargı-Eğitim-STK&#8217;</em> alanlarından birçok isim ideolojik çeşitlilik gözetilerek kitaba dahil edilmiş.</p>
<p>İkinci cilt ise, 28 Şubat&#8217;ın etkileri ve mağduriyetleri üzerinden, sürecin yansımalarını ele alıyor. Darbe sürecinde mağdur edilmiş toplumun tüm kesimlerinden şahitlerle yapılan söyleşiler, sadece yakın dönem Türk siyasal hayatının değil, İslamcılık çalışmalarının <span id="more-20813"></span>da görmezden geçemeyeceği zenginlikte. Bu süreçten bir tür etkilenmiş, <em>STK/Cemaatler, öğrenciler, İmam Hatipler, Kur&#8217;an Kursları ve Yüksek Askeri Şura</em> mağdurlarından seçilmiş kişilerle yapılmış röportajlar, hikâyenin dağınık ve birbirinden kopuk kısımlarının izlerini sürerek bütüncül bir okuma ve anlama imkanı sunuyor.</p>
<p>Kitabın üçüncü ve son cildinde 28 Şubat&#8217;tan bugüne Türkiye&#8217;de nelerin değiştiği; uzmanların makaleleriyle analiz edilmeye çalışılıyor. Makalelerde siyasetten ekonomiye, toplumsal yapıdan uluslararası ilişkilere, akademiden eğitim alanındaki değişikliklere dair çözümlemeler yer alıyor.   </p>
<p>28 Şubat darbesiyle ilgili şu ana kadar yayınlanmış en kapsamlı çalışma olan ve toplamda <strong>83 ismin,</strong> <strong>yazı ve söyleşileriyle</strong> katkıda bulunduğu 3 ciltlik bu hacimli eser, ‘binyılın sonu&#8217;nda Türkiye&#8217;de neler yaşandığını anlamak isteyenler için bir başucu eseri niteliğinde.</p>
<p><strong> </strong><strong>I. </strong><strong>KİTAP</strong></p>
<p><em>Sacit Adalı, <strong>Meral Akşener</strong>, İshak Alaton, <strong>Bülent Arınç</strong>, Toktamış Ateş, <strong>Dinç Bilgin</strong>, Mehmet Ali Birand, <strong>Ömer Bolat</strong>, Mehmet Seyit Buğa, <strong>Necati Can</strong>, Cemil Çiçek, <strong>Abdurrahman </strong><strong>Dilipak</strong>, Mehmet Elkatmış,  <strong>Ahmet Ertürk</strong>, Hüseyin Gülerce, <strong>Nazlı Ilıcak</strong>, Merve Kavakçı İslam, <strong>Şevket Kazan</strong>, Recep Kırış, <strong>Fehmi Koru</strong>, Recai Kutan, <strong>Sedat Laçiner</strong>, Bülent Orakoğlu, <strong>Yusuf Ziya Özcan</strong>, Can Paker, <strong>Reşat Petek</strong>, Yücel Sayman, <strong>Mustafa Şentop</strong>, Adnan Tanrıverdi, <strong>Salim Uslu</strong>, Erol Yarar, <strong>Bekir Yıldız</strong>.</em></p>
<p><strong> </strong><strong>II. </strong><strong>KİTAP</strong></p>
<p><em>Mustafa Akmeşe, <strong>Sadık Güray Balatekin</strong>, Muharrem Balcı, <strong>Burhanettin Can</strong>, Necati Ceylan, <strong>Şadi Çarsancaklı</strong>, Abdulhamit Çelik, <strong>Osman Çıtlak</strong>, Ömer Ekşi, <strong>Sibel Eraslan</strong>, Yusuf Eren, <strong>Osman Gülaçar</strong>, Mehmet Güney, <strong>Mustafa İslamoğlu</strong>, Yusuf Kara, <strong>Hayrettin Karaman</strong>, Ömer Karaoğlu, <strong>Zeliha Kaya</strong>, Ramazan Kayan, <strong>Yasemin Köycü</strong>, Sevgi Kurtulmuş, <strong>Mehmet  Kutlular</strong>, Ferda Kürün, <strong>Kadrican Mendi</strong>, Fatma Örgel, <strong>Cevat Özkaya</strong>, Kazım Sağlam, <strong>İhsan Süreyya Sırma</strong>, İbrahim Solmaz<strong>, Gülden Sönmez</strong>, Leyla Şahin, <strong>Hülya Şekerci</strong>, Hüsnü Tuna, <strong>Hamza Türkmen</strong>, Musa Üzer,<strong> Bülent Yıldırım</strong>.</em></p>
<p><strong> </strong><strong>III. </strong><strong>KİTAP</strong></p>
<p><em>Cihan Aktaş, </em><strong><em>Yasin Aktay,</em></strong><em>  Abdurrahman Arslan</em><strong><em>, Mustafa Aydın,</em></strong><em> Naci Bostancı, </em><strong><em>Mehmet Efe,</em></strong><em> </em><em>Alev Erkilet, </em><strong><em>Hasan Celal Güzel,</em></strong><em> Hatice Karahan, </em><strong><em>Selim Karlıtekin,</em></strong><em> Ferhat Kentel, </em><strong><em>Bekir Berat Özipek,</em></strong><em> Ahmet Taşgetiren, </em><strong><em>Abdullah Yıldız,</em></strong><em> Nuh Yılmaz. </em></p>
<p> </p>
<p>… Kemalizm ve CHP konusunda daha fazla okumak için …</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong>  <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><strong>  </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/26/binyilin-sonu-28-subat-sureklilik-ve-kopus/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/26/binyilin-sonu-28-subat-sureklilik-ve-kopus/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizm ölmedi, Kemal kalbimize güneş gibi doğacak!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/24/kemalizm-olmedi-kemal-her-yerde-kemal-kalbimizde/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/24/kemalizm-olmedi-kemal-her-yerde-kemal-kalbimizde/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2012 20:35:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Şahin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20807</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-20809" title="kemalizm_chp_ataturk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kemalizm_chp_ataturk.jpg" alt="" width="445" height="406" /></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/24/kemalizm-olmedi-kemal-her-yerde-kemal-kalbimizde/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/24/kemalizm-olmedi-kemal-her-yerde-kemal-kalbimizde/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizm RELOADED!</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/22/kemalizm-reloaded/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/22/kemalizm-reloaded/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 22:14:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Şahin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20759</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kemalizm.jpg"><img class="size-full wp-image-20760 aligncenter" title="kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kemalizm.jpg" alt="" width="460" height="311" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/22/kemalizm-reloaded/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/22/kemalizm-reloaded/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizm ölmedi çünkü Kemal herkesin kalbinde</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/20/kemalizm-olmedi-cunku-kemal-herkesin-kalbinde-2/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/20/kemalizm-olmedi-cunku-kemal-herkesin-kalbinde-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 09:26:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20710</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/chp_kemalizm_kilicdaroglu.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-20711" title="chp_kemalizm_kilicdaroglu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/chp_kemalizm_kilicdaroglu.jpg" alt="" width="463" height="387" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/20/kemalizm-olmedi-cunku-kemal-herkesin-kalbinde-2/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/20/kemalizm-olmedi-cunku-kemal-herkesin-kalbinde-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizm ölmedi çünkü Kemal herkesin kalbinde</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/15/kemalizm-olmedi-cunku-kemal-herkesin-kalbinde/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/15/kemalizm-olmedi-cunku-kemal-herkesin-kalbinde/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 15:55:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20673</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kemalizm_ataturkculuk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-20674" title="kemalizm_ataturkculuk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kemalizm_ataturkculuk.jpg" alt="" width="407" height="540" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/15/kemalizm-olmedi-cunku-kemal-herkesin-kalbinde/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/15/kemalizm-olmedi-cunku-kemal-herkesin-kalbinde/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizm ölmedi çünkü Kemal herkesin kalbinde</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/12/kemalizm-olmedi-cunku-o-herkesin-kalbinde/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/12/kemalizm-olmedi-cunku-o-herkesin-kalbinde/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 16:10:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Korsan Mahyacı Kâmil</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20614</guid>
		<description><![CDATA[
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kemalizm_ataturkculuk_2.jpg"><img class="size-full wp-image-20615 aligncenter" title="kemalizm_ataturkculuk_2" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/kemalizm_ataturkculuk_2.jpg" alt="" width="300" height="459" /></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/12/kemalizm-olmedi-cunku-o-herkesin-kalbinde/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/12/kemalizm-olmedi-cunku-o-herkesin-kalbinde/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>CHP nasıl kurtulur?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/chp-nasil-kurtulur/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/chp-nasil-kurtulur/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 21:59:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Gül</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Türk faşizmi]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20527</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;&#8230;Bana gelen yabancı gazetecilere genellikle aynı şeyi söylüyorum, &#8220;Yabancı dil bilen, size benzeyen insanlarla konuşmayın&#8221;. Şaşırarak &#8220;Kimle konuşalım&#8221; diyorlar, &#8220;Gidin sokaktaki insanlarla konuşun, pazar yerlerine, cami kapılarına, vapur iskelelerine, otobüs duraklarına gidin, oralardaki insanlarla konuşun&#8221; diyorum. Çünkü bu ülkedeki iyi okullardan mezun olan, yabancı dil bilen, Batı kültürüyle tanışmış insanların büyük kesiminde halktan ve halkın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/chp_kemalizm_ataturkculuk.jpg"><img class="size-full wp-image-20528 aligncenter" title="chp_kemalizm_ataturkculuk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2012/02/chp_kemalizm_ataturkculuk.jpg" alt="" width="484" height="382" /></a></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;&#8230;Bana gelen yabancı gazetecilere genellikle aynı şeyi söylüyorum, <strong>&#8220;Yabancı dil bilen, size benzeyen insanlarla konuşmayın&#8221;</strong>. Şaşırarak <strong>&#8220;Kimle konuşalım&#8221;</strong> diyorlar, <strong>&#8220;Gidin sokaktaki insanlarla konuşun, pazar yerlerine, cami kapılarına, vapur iskelelerine, otobüs duraklarına gidin, oralardaki insanlarla konuşun&#8221;</strong> diyorum. Çünkü bu ülkedeki iyi okullardan mezun olan, yabancı dil bilen, Batı kültürüyle tanışmış insanların büyük kesiminde halktan ve halkın iktidarından nefret eden bir anlayış var. Halkı iktidara layık bulmuyorlar. Ülkeyi kendileri gibi olanların yönetmesi gerektiğine inanıyorlar.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em><strong>&#8220;Halk&#8221;</strong> dedikleri insanlar onlara <strong>&#8220;irticacı&#8221;</strong> bir kara kalabalık gibi gözüküyor. Halkı tanımıyorlar. Halkın arasına karışmıyorlar. Halkın kendilerine ve yaşam tarzlarına düşman olduğuna bütün varlıklarıyla inanıyorlar. Halkı <strong>&#8220;eğitmek&#8221;</strong> gerektiğini, bu eğitme görevinin kendilerine ait olduğunu düşüyorlar. Bunun için de iktidarda olmaları gerekiyor. Sorun ise bunu isteyenlerin <strong>&#8220;azınlık&#8221;</strong> olması ve iktidarı seçimle kazanmalarının mümkün olmaması.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Bunun için de orduyu, darbeyi, Ergenekon&#8217;u destekliyorlar. Ancak böyle demokrasi ve hukuk dışı bir yolla iktidarı ele geçirmelerinin mümkün olabileceğini biliyorlar. Demokrasi <strong>&#8220;halkı&#8221;</strong> iktidara getireceği için demokrasiden nefret ediyorlar. Böylece Batılılara en fazla benzeyen, onlar gibi yaşayanlar, Batı&#8217;nın felsefesinden, demokrasisinden, hukukundan en uzak kesimi oluşturuyorlar. Batılı gibi yaşayanlar Batılı bir demokrasi istemiyorlar. Kendi çıkmazlarını da yabancı gazetecilere <strong>&#8220;Türkiye&#8217;nin çıkmazı&#8221;</strong> gibi anlatıyorlar ve AKP&#8217;nin demokrasiye doğru attığı her adımı <strong>&#8220;şeriata&#8221;</strong> doğru atılmış bir adım gibi görüyorlar&#8230;&#8221;</em>  <a href="http://taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-chp-nasil-kurtulur-2.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p> </p>
<p>… Kemalizm ve CHP konusunda daha fazla okumak için …</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong>  <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><strong>  </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/02/03/chp-nasil-kurtulur/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/02/03/chp-nasil-kurtulur/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kemalizm&#8217;in nurlu ufukları</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/12/28/kemalizmin-nurlu-ufuklari/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/12/28/kemalizmin-nurlu-ufuklari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 10:17:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20019</guid>
		<description><![CDATA[
İbrahim Becer 
Bir süredir şunu düşünmekteyim: &#8220;Toplumların belleğini bir kanser gibi sarıp sarmalayan, onları birer dokunulmaz kılan kişi ya da kurumlar bize özgü bir maraz mıdır, yoksa bu halet-i ruhiyeye ve onun mümbit örneklerine tüm dünyada sıkça rastlamak mümkün müdür?&#8221;
Cahil aklımla, üzerinde toplum olarak kuvvetle ittifak ettiğimiz bir kişi, kurum, bir duruma karşı davranış biçimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/12/chp_kemalizm_ataturkculuk.jpg"><img class="size-full wp-image-20020 aligncenter" title="chp_kemalizm_ataturkculuk" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/12/chp_kemalizm_ataturkculuk.jpg" alt="" width="448" height="145" /></a></p>
<p><em><strong>İbrahim Becer </strong></em></p>
<p>Bir süredir şunu düşünmekteyim: <strong><em>&#8220;Toplumların belleğini bir kanser gibi sarıp sarmalayan, onları birer dokunulmaz kılan kişi ya da kurumlar bize özgü bir maraz mıdır, yoksa bu halet-i ruhiyeye ve onun mümbit örneklerine tüm dünyada sıkça rastlamak mümkün müdür?&#8221;</em></strong></p>
<p>Cahil aklımla, üzerinde toplum olarak kuvvetle ittifak ettiğimiz bir kişi, kurum, bir duruma karşı davranış biçimi düşündüm ama zamanımı zayi ettiğim düşüncesiyle vazgeçtim. Atatürk&#8217;ten tutun da Türkiye&#8217;deki şike tartışmalarına, oradan Tayyip Erdoğan&#8217;a kadar, hatta ve hatta Van Depremine varıncaya kadar onlarca isim ve olay karşısında <span id="more-20019"></span>çıkan kakofoniye kulak kabartmak belli bir zaman sonra şiddetli bir ıstırap vermekte meraklısına. İşin daha da garibi, bir yeterlilik aranmamasının verdiği rahatlıkla herkesin söyleyecek bir sözünün olması.</p>
<p>Demokrasi bu değil midir? diye çıkışacak dostlara da selam olsun ama tüm bu itiş kakışın sonunda varabildiğimiz bir menzil varsa söyleyin ki içimiz serinlesin.</p>
<p>Sevan Nişanyan ve Yusuf Hallaçoğlu&#8217;nun 1915 yılına ait iddialarının bu kadar taban tabana zıt olmasının sebebi ne olabilir. O yıllarda yaşananlar bir soykırım mıdır, büyük bir acı mıdır, İttihatçıların meydanı boş bulmasından kaynaklanan bir oldubittisi midir ya da hepsinin bir araya gelmesi neticesinde meydana gelen trajik bir hadise midir? Mesele sadece üç beş paragrafla neticelenecek bir mesele olsa kalem oynatmaya değmez de paragrafların sonu gelmiyor bu ülkede. Mümtaz Er Türköne&#8217;nin Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kuruluna atanması sonrası yaşananlara bakıyorum ve anlam veremiyorum. Böyle bir kurumun varlığından haberdar bu ülkede bırakın sıradan vatandaşı, kaç tane Atatürkçü vardı acaba.</p>
<p>                Toplumsal uzlaşı sağlayamadığımız onca olay arasından yine de Kemalizm ve onun izlediği yol, yazarçizer tayfası için her zaman geçerliliğini korumakta. Cumhurbaşkanı tarafından atandığı yeni görevinden rahatsız olan Kemalistlerin, sokak ortasında Mümtaz er Türköne&#8217;yi protesto etmeleri ilgimi çekmedi desem yalan olur. Tüm tersanelerine girilmiş, tüm kurumları zapt edilmiş ve memleketin tüm sathı mailinde söyleyecek sözü kalmamış bir Kemalist Kitlenin nihayet sokaklara inmesi ve acemice de olsa şikâyetlerini dile getirmesi aslında sağlıklı bir gelişmedir. Rekabetin kalite getirdiği bir çağda, eşit şartlar altında yarışacak izm&#8217;ler, biz müntesiplerin ufkunu açacaktır şüphesiz.</p>
<p>                Kaldı ki Atatürkçülük veya Kemalizm savunuculuğu artık sıradan bir örgütlenme meselesi olmaktan çıktı bu ülkede. Dağları meşe palamuduyla donatmak amacıyla yola çıkan Hayrettin Karaca&#8217;nın Tema Vakfıyla, seçilmişleri derdest etmeyi kendine görev addetmiş bir zamanların Şener Eruygur&#8217;unun ADD&#8217;si aynı başlık altında değerlendirilebilir mi? Bıçak gibi keskinleşmiş bir Kemalist&#8217;i, bu saatten sonra Devletin herhangi bir kurumunun tatmin edeceğine ben ihtimal vermiyorum. Kemalizm Örgütlenmeciliği de sanılanın aksine ‘altın günlerini&#8217; dilediği gibi at oynattığı mazisinde değil, henüz yeni yeni tanıştığı hücre tipi yapılanmacılığıyla müşerref olacağı geleceğinde yaşayacaktır. Çünkü mazisinde Türkiye&#8217;nin tüm kalburüstü kurumlarını arkasına alan Kemalistler birkaç yıl içinde hemen hemen tüm mevzilerini kendi tahayyüllerinde oluşturdukları düşmana kaptırdılar. Eğer eski güçlerinde olsalardı ne gerek vardı sokaklarda üç beş kişiyle <em>&#8220;Zaman&#8217;ın Mümtaz&#8217;ı o koltuktan defol&#8221;</em> diye çığırmaya?</p>
<p>                Bundan bir müddet önce bir yazım yayımlanmıştı bu sitede: &#8220;Kemalist İslam; Atatürk&#8217;ün vecizeleri&#8221; adında bir yazıydı. Ben o yazıda Atatürkçülük başlığı altında gerçekleştirilen örgütlenme modelinin, bir dinin tesisi esnasındaki örgütlenme modeliyle paralellik arz ettiğinden bahsetmiştim. O günden bu yana düşüncelerimde hiçbir değişiklik olmadığı gibi gidişat da beni doğrular nitelikte.</p>
<p>                Ama bir farkla! Türkiye&#8217;de Kemalistlerin çok büyük bir çıkmazı var düşüncelerini irşat bakımından. Kabul edersiniz veya etmezsiniz Türkiye&#8217;de en büyük, en etkili beş sivil toplum kuruluşunu saymanız gerekse iki tanesi bellidir: Milli Nizam geleneğinden gelen Ak Parti ve Fethullah Gülen önderliğindeki Nur Cemaati. İkisinin de birbirlerinden ayrılan yanları, paralellik gösterdikleri alanlar olmakla beraber bu başka bir yazının konusu. Benim ilgilendiğim teşkilatlanma modelleridir. Her ikisiyle de ömrümün bir noktasında yollarım kesiştiği için hakimi olduğum bir konudur teşkilatlanma modelleri. İkisi de hemen hemen aynı kaynaktan çıkmakla beraber hiç yan yana yürümediler diyebilirim.</p>
<p>Seksenli yılların ortalarında Milli Gazete&#8217;yi bir cemaat evine sokmak bir suç teşkil etmekteydi. Buna mukabil, Milli Görüşçüler de Cemaatin bu suya sabuna dokunmaz tavrına illet olurlardı. Ahmet Tekdal&#8217;ın o sözünü hatırlayanınız var mı: <em>&#8220;Siyasete ilgisiz kalmak, mevzii muarızlara terk etmektir&#8221;</em> diyordu. Öyle ya da böyle her ikisi de varacakları menzilden emindiler. Kadrolarını, o kutlu günde hazırlıksız yakalanmamak adına o günlerden hazırladılar. Eğitimin önemini anladılar ve özellikle Cemaat varını yoğunu buraya yatırmakla kalmadı, gönüllüleri vasıtasıyla İstiklal Marşını beş kıtada okutarak dostu düşmanı kendine hayran bıraktı.</p>
<p>Uzun ve çileli yıllardan sonra, onları gelinen noktaya taşıyan süreç aslında Dinler Tarihi açısından aşinası olduğumuz bir süreçtir. Siz hiç toplumların hakimleri tarafından ilk seferde benimsenmiş bir din hatırlıyor musunuz? Aksine bir hak din, verdiği mesajlarla ekâbir takımının tekerine çomak sokar. Bu yüzdendir ki dinlerin ilk müntesipleri her zaman toplumun en alt kesimi olmuştur.</p>
<p>Gerek Nur Cemaati gerekse Milli Görüş Hareketi bir dinin müntesiplerinin hareketidir. Bütün teşkilatlanma yapısı, toplumun hakim kesimine karşı duruşu, yıllar yılı itilip kakılması, Devletin kilit noktalarındaki kurumlara karşı olan duruşu bir dinin irşadı esnasındaki davranış biçimiyle birebir örtüşür. Henüz kabul etmeseler de müntesipleri tarafından bir din olma yolunda emin adımlarla yürüyen Kemalizm Hareketiyle aralarındaki en büyük fark da buradadır. Tamamıyla tepeden inmeci bir kaynaktan beslenen, Jakobenizmin yaşayan en büyük mirasçısı, kendini her türlü kutsalın üzerinde gören Kemalist Kesim, bugünlerde kendini ifade etmenin sıkıntısını çekmekte. </p>
<p>Keşke haddini bilseydi ve kendine rakip olarak bir düşünce biçimini esas alsaydı Kemalizm. Din adına ne varsa gelip tam karşısında bağdaş kurmuş bir sistemin bugün tek çıkar yolu, hiç alışık olmadığı şekilde kendini halkına anlatmak, onun ne düşündüğünü anlamaya çalışmak ve her şeyin ötesinde önünde çok uzun bir yol olduğunu kabul etmekten geçmekte. Yani, bir dinin irşadı sürecinde izlenen yolun aynısını takip etmektir bu yol. Hatta evveliyatında yaptıkları göz önünde bulundurulursa, Kemalizm&#8217;in kabulü toplumun bir kesimi için yeni bir dinin kabulünden de zordur.</p>
<p>Umalım ki başarılı olsunlar, seçilmişleri derdest etmek için meydanlarda darbe çığırtkanlığı yapmak yerine sokaklarda Mümtazer Türköne&#8217;yi protesto etsinl<a name="_GoBack"></a>er, gücünü devletin ceberut kurumlarından almak yerine halktan alsınlar ve kendileri rahatladıkları gibi seksen senedir itip kaktıkları bu halkı da rahatlatsınlar.</p>
<p>Ama her şeyden önce Atatürk&#8217;ün bir insan olduğunu kabul etsinler ve işe oradan başlasınlar.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>… Kemalizm ve CHP konusunda okumak için …</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong>  <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></strong></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><strong>  </strong><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Tarih şaşırmaktır</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-13449" title="tarih_sasirmaktir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir.jpg" alt="" width="109" height="141" /></span></a>Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, <strong>“Asker millet”</strong> üretmek, <strong>atalarımızla gurur duymak</strong> için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/11/tarih_sasirmaktir_1.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/12/28/kemalizmin-nurlu-ufuklari/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/12/28/kemalizmin-nurlu-ufuklari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

