<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; Çalışan Hakları</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/calisan-haklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Destek: Başörtülü Çalışma Hakkı</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/05/07/destek-basortulu-calisma-hakki/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2012/05/07/destek-basortulu-calisma-hakki/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 20:16:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Yobaz Laikler]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<category><![CDATA[Çalışan Hakları]]></category>

		<category><![CDATA[Özgürlükler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=21843</guid>
		<description><![CDATA[Destek ve imza
Biz çalışma hakkına ambargo konmuş başörtülü kadınlar, bu ülkenin vatandaşları olarak bazı meslekler istisna tutularak değil, kamuda ve her türlü meslekte çalışma hakkımızın anayasal olarak güvence altına alınmasını talep ediyoruz.
Kamu görevlerini yerine getirme konusunda erkeklerden, bu ülkenin diğer vatandaşlarından ve dünyadaki diğer ülkelerin halklarından farklı muamele görmemizi haklı bulabilen yasaksever zihniyetten sıkılmış durumdayız. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.avaaz.org/en/petition/Basortulu_Calisma_HakkiThe_Right_To_Work_With_My_Headscarf/" target="_blank"><strong>Destek ve imza</strong></a></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/11/20091106_derin_dusunce_org_basortusu-yasagi.png"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-7178" title="20091106_derin_dusunce_org_basortusu-yasagi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/11/20091106_derin_dusunce_org_basortusu-yasagi-150x150.png" alt="" width="150" height="150" /></a>Biz çalışma hakkına ambargo konmuş başörtülü kadınlar, bu ülkenin vatandaşları olarak bazı meslekler istisna tutularak değil, kamuda ve her türlü meslekte çalışma hakkımızın anayasal olarak güvence altına alınmasını talep ediyoruz.</p>
<p>Kamu görevlerini yerine getirme konusunda erkeklerden, bu ülkenin diğer vatandaşlarından ve dünyadaki diğer ülkelerin halklarından farklı muamele görmemizi haklı bulabilen yasaksever zihniyetten <span id="more-21843"></span>sıkılmış durumdayız. Kamu hizmetinde tarafsızlığın dış görünüşte değil ancak zihniyette hayat bulabileceğini biliyoruz ve inancımıza uygun giyindiğimiz için liyakatimizin görmezden gelinip kamu hizmetinden men edilmemizi, bunun etkisiyle özel sektör şirketlerince sömürülmemizi reddediyoruz. Bu ülkenin kadınlarının yarıdan fazlasını oluşturduğumuz söylenmesine rağmen hakarete ve ayrımcılığa uğramaktan ve toplumda yok sayılmaktan ve &#8216;görünmez olmaktan&#8217; yorulduk. Verilmesi istenmeyen haklarımızın henüz vaktinin gelmediğini ya da hak talebimizin var olan diğer taleplerden daha önemsiz olduğunu duymaktan bıktık.</p>
<p>Bu haklı talebimizi bu ülkedeki tüm ezilen kesimlerinin haklarının sağlanacağı sivil bir anayasa için TBMM Anayasa Komisyonuna iletiyoruz. Bizim ne kimsenin keyfini bekleyecek hayatlarımız ne de vazgeçeceğimiz bir inancımız var. Başörtüsü konusunda olduğu gibi bir darbe ürünü olan ancak mağdur ettiği kesimlerin bile bugün kabullenir hale geldiği yasaklardan arınmış,<br />
ve hepimizin tüm farklılıklarımızla daha özgür olabileceği bir ülke talebiyle siz de imza kampanyamıza destek verin<br />
tam anlamıyla sivil bir anayasa için ortak bir ses oluşturalım.</p>
<p>Başörtülü Kadınlar.</p>
<p>https://yenianayasa.tbmm.gov.tr/gorusgonder.aspx</p>
<p>We women in Turkey who wear headscarves, and who are citizens of this country, demand the lawful right to be able to work in all jobs to be ensured in the new constitution.<br />
We are tired of being treated differently than men, than from other citizens of this country and as an exception among other countries.<br />
Despite constituting almost half of this country as covered women, demanding our rights we have constantly been told that it is too early, that we have alterior motives which we were aware and unaware of, and that it there are more important issues to be dealt with. Although women as of 2010 are finally able to attend universities with their headscarves, they are still discriminated against, treated as ‘invisible&#8217; in society and it is still forbidden for women to apply for jobs in the government sector if they wear headscarves. This makes us reliant on the whims of the the private sector, negatively affects the employment of women in general and is more importantly a breach of a basic universal right to religious and individual freedoms. This ban and attitude is one of the many products of the military coup in Turkey which we still face the consequences of today. It has succeeded in creating a divided nation in which today even the groups it aimed to suppress have accepted and internalised injustices such as this ban. We are signing this petition to demand our rights and the formation of a civillian constitution which is representative of all groups in this country and in which we are each more free with all our differences. By signing this petition, we want the government to know that we demand our rights, that we have no more lives to wait nor will accept to give up our identities. In order to achieve this we need your support and solidarity.</p>
<p>Headscarved Women in Turkey</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.avaaz.org/en/petition/Basortulu_Calisma_HakkiThe_Right_To_Work_With_My_Headscarf/" target="_blank"><strong>Destek ve imza</strong></a> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p style="text-align: left;">&#8230; Bu konuda kitap ve rapor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/e_basortusu_raporu_2009_2010.pdf" target="_blank"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-10838" title="basortusu_yasagi1" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/basortusu_yasagi1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/e_basortusu_raporu_2009_2010.pdf" target="_blank">Türkiye’de ve Dünyada Başörtüsü Raporu-2009/2010</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"> ”Türkiye’de ve Dünyada Başörtüsü Raporu-2009/2010″ adlı bu çalışma son iki yıl süresince en çok konuşulup, tartışılan temel sorunlarından biri olarak karşımızda duran başörtüsü yasağına dönük bir dökümantasyon çalışmasıdır. Raporun ana omurgasını, iki yıllık süreçte başörtüsü eksenli yaşanan hak ihlalleri ve buna karşı sergilenen tutumların, davranışların ve tavırların kronolojik bir sırada aktarıldığı almanak tarzı bir arşivleme çalışması oluşturmaktadır. Raporun sadece yasak uygulamalarından ibaret kalmaması; soruna dair gösterilen tepkilerin, politik aktörlerin demeçlerinin ve yasak karşıtı çeşitli etkinliklerin de yer alması; konu etrafında oluşan gündemin ana hatlarıyla aktarılarak, dönemin genel fotoğrafını çerçeveleme kaygısıyladır. Böylece araştırmacılar, bugün ve ileride başörtüsü sorunu etrafında yapacakları çalışmalarda, Türkiye’de ve dünyada başörtüsü sorunu etrafında 2009 ve 2010 yıllarında yaşanan gelişmeleri, oluşan gündemi izleme imkânı bulabileceklerdir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/e_basortusu_raporu_2009_2010.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Raporu buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2012/05/07/destek-basortulu-calisma-hakki/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2012/05/07/destek-basortulu-calisma-hakki/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BİR A3K2O*&#8217;UN ANATOMİSİ</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/08/18/bir-a3k2oun-anatomisi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2008/08/18/bir-a3k2oun-anatomisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 22:12:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>

		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<category><![CDATA[Çalışan Hakları]]></category>

		<category><![CDATA[Özgürlükler]]></category>

		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<category><![CDATA[İş Güvenliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/08/18/bir-a3k2oun-anatomisi/</guid>
		<description><![CDATA[Yer : Tuzla’da bir tersane
Tarih : 13 Ağustos 2008
Olayın bileşenleri : Tankerde test edilmesi gerek filika, kızak, korkuluk demirleri ve kanca, telsiz, tersane işçileri, gemi vinci
Olayın uygulayıcıları ve denetleyicileri : Tersane sahipleri, yöneticileri, çalışan işçilerin başında bulunan ustalar, mühendisler, Çalışma Bakanlığı, Hükümet
Amaç : Mümkün olan en kısa zaman maliyetleri en azda tutarak, para kazanmak
Sonuç : [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img align="right" width="212" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/08/20080818_tuzla_olum.jpg" alt="20080818_tuzla_olum.jpg" height="207" />Yer : </strong>Tuzla’da bir tersane<br />
<strong>Tarih : </strong>13 Ağustos 2008<br />
<strong>Olayın bileşenleri : </strong>Tankerde test edilmesi gerek filika, kızak, korkuluk demirleri ve kanca, telsiz, tersane işçileri, gemi vinci<br />
<strong>Olayın uygulayıcıları ve denetleyicileri : </strong>Tersane sahipleri, yöneticileri, çalışan işçilerin başında bulunan ustalar, mühendisler, Çalışma Bakanlığı, Hükümet<br />
<strong>Amaç : </strong>Mümkün olan en kısa zaman maliyetleri en azda tutarak, para kazanmak<br />
<strong>Sonuç : </strong>Olayın bileşenlerinde 3 kişinin ölmesi. (Tersane sahipleri ölü sayısının 4 olduğunu söylemekte.)</p>
<p><strong>Ya da kısaca diyebiliriz ki Tuzla’dan bildik manzaralar… </strong>Artık Tuzla’da yaşanan olaylara “iş kazası” demek kesinlikle yanlış bir anlatım olmaktadır.<span id="more-1396"></span> Olayın ciddiyetini azaltmaktadır. Son olayla beraber, burada, insan hayatının zerre kadar değeri olmadığı görüldü. Çalışan işçilerin birer makine parçası gibi algılanıp, çalışamaz duruma geldiğinde ya da yaşam süresini doldurduğunda değiştirildiğini, bir kez daha dehşetle farkettik.</p>
<p>Herkes haberdardır ama olayı yeniden hatırlarsak bir kere daha kulaklarımıza inanamayacağız:</p>
<blockquote><p><em>“TUZLA’daki Gisan Tersanesi’nde yapımı tamamlanan bir tankerin serbest düşme can filikasının (free fall lifeboat), normalde kum torbalarıyla yapılması gereken batma testi, içine 19 kişi bindirilerek yapıldı. Yaklaşık 10 metre yüksekten suya düşünce camı kırılan filikaya su dolduğu için dışarı çıkamayan 3 işçi öldü, biri mühendis 16 kişi yaralandı. Son kazayla birlikte Tuzla Tersaler Bölgesi’nde son 16 yılda ölen işçilerin sayısı 104’e yükseldi.”(1)</em></p></blockquote>
<p>Bu inanmakta zorluk çektiğimiz olaydan sonra yapılan açıklamalara, verilen ayrıntılara bakalım, A3K2O*‘un anatomisini çıkarmaya çalışalım:</p>
<blockquote><p><em>• “Bir tersane işçisi, filika testine katılmayanların işinden olduğunu, binmeyenlerin başka sebeple öne sürülerek işten çıkarıldığını söyledi.”(2)</em><em> </em><em>• “Tersanelerin Denizcilik Müsteşarlığı&#8217;nın standartlarında üretim yapmadığını söyleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik &#8220;Tuzla tahliye edilmelidir, ya da kapatılmalıdır. Para cezası ve geçici kapatmayla sorun çözülmez.&#8221; dedi.”(3)</em></p></blockquote>
<p>Tersanelerin Tuzla’dan Yalova’ya kaydırılmasının sebebi, Yalova’da alanın geniş olması ve bu genişlik ile işçi ölümlerinin önüne geçilebileceğinin düşünülmesi. Yalnız kum torbası yerine 19 işçi ile yapılan batma testinin, Tuzla’da yerin dar olması ile ilgisi anlaşılamadı. Bu sebeple Bakanın aramızdan ayrılan işçilerin ne şekilde bu sona vardıklarını bilmediği düşünüldü. Yalova’daki geniş mekan, işçilerin, kafalarına birşey düşerek ölmesini belki engeller. Ama canlı denek sorununa çözüm olmaz görünüyor. Çünkü buradaki <strong>sorunun mekan değil zihniyet olduğu gayet net anlaşılıyor.</strong></p>
<blockquote><p><em>• “Ayrıca filika kazasının mühendislik hatasından kaynaklandığı da dile getirildi.” (3)</em></p></blockquote>
<p>Ama 19 canlı denekle filikanın 25 metreden atılmasının, filikanın yapım aşamasındaki hatalar ile de ilgisi anlaşılamadı. Zaten deney filikada yapım ya da mühendislik hatası var mı diye yapılıyor. Deney sonunda, &#8220;kaza mühendislik hatasından oldu&#8221; demek, deneyin başarılı mı olduğunu, yoksa başarısız mı olduğunu gösterdi bilemiyoruz. Filikanın hatalı üretildiği, kum torbaları ve bu konuda uzman 2 kişi ile anlaşılabilecekken, neden 19 canlı denek kullanıldı?</p>
<blockquote><p><em>“Yetkililer de hangi mantıkla bu işi yaptıklarını izah edemediler.” (3) </em></p></blockquote>
<blockquote><p><em>• “Cenazelerini almak için hastaneye gelen yakınların, yaşanan olaya “kader” demesi dikkat çekerken, her ailenin yanında ise bir firma yetkilisinin olduğu gözlendi.”(4)</em></p></blockquote>
<p>Bir A3K2O*’ya kurban gitmek ya da o deneyde kobay olarak seçilmek kaderdir denebilir belki. Ama A3K2O*’nun olmasına sebebiyet vermek kaderdir denemez. Firma yetkililerinin, destek olmak için kurban yakınlarının yanında olduğunu düşünmek istiyorum, olayın kader olduğuna inandirmak için değil. Son olay &#8220;kader böyle imiş&#8221; diyerek küllendirilemeyecek derecede sorumsuzluk, ciddiyetsizlik içermektedir. Ağır ihmal ve kusur barındırmaktadır.</p>
<blockquote><p><em>• “İşçilerin çoğunun inşaatlarda olduğu gibi yevmiye sistemiyle çalıştığı, günlük 40 ila 60 YTL arasında para aldığı öğrenildi.” (4)</em></p></blockquote>
<p>Bu rakamları duyunca, neden insan kullanıldığı anlaşılıyor. İnsanlar kum torbalarından daha ucuz!</p>
<blockquote><p><em>Zaten bir tersane işçisi “Akşamları eve canlı gitmemiz adeta bir mucize gibi. Sürekli bir tedirginlik var. Kum torbası daha pahalı. İnsan ucuz. Onun için insan kullanıyorlar” diye konuşarak, yaşananlara isyan etti.”(4) </em></p></blockquote>
<p><em></p>
<blockquote><p>• “Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) Başkanı Murat Bayrak, &#8220;Bugüne kadar örneği olmayan bir kaza yaşandı. Test aşamasında insanları kullanmamak gerekiyordu.” dedi “(1)</p></blockquote>
<p><strong>GISBIR ilk kez bir kazada hatasını kabul etti</strong>, buna da şükür. Örneği olmayan bir olay olduğunda herkes hemfikirdir eminim. Çünkü yeni üretilen herhangi birşey, insan üzerinde ilk elden denenmez, canlı hayata sokulmaz. Bunu herkes bilebilir. Bu üretilen ürünün ölüme sebep olma ihtimali olmasa bile…</p>
<p><strong>İşte son A3K2O*’nun anatomisi böyle</strong>… A3K2O*’da dolaylı ya da dolaysız parmağı olanlar, sebebiyet verenler, gözyumanlar, umursamayanlar ortada.</p>
<p></em></p>
<blockquote><p>• Hükümetin ve ilgili bakanlığın bu konuda yeterli irade ve dirayet gösterememesi,<br />
• Tersanelerin sorumsuzluğuna, umursamazlığına dur diyememesi<br />
• Tersanelerin tamamen iş ve para odaklı çalışması<br />
• İşçi hayatını hiçe indirgemesi</p></blockquote>
<p>bu süreci hazırlamıştır ve devam ettirmektedir. Olay sayısı az olsa, tüm önlemler alınmış, kurallara uyulmuş olsa, olan bitene kaza denebilir. Ama bu kadar çok insanın, bu kadar sorumsuzca ölümüne sebep olmak A3K2O*’dur. A3K2O*‘ya sebep olanların bir an önce cezalandırılmasını ve ölümlerin durmasını istiyoruz.</p>
<p><em><strong>* A3K2O : AKKKOO = &#8220;Adı kaza konan, kaza olmayan olay&#8221; </strong></em></p>
<p>Kaynaklar:<br />
<em>(1) <a href="http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/9638145.asp?m=1">“ Tuzla’da yeni facianın adı ’canlı denekli filika’ oldu” </a><br />
(2) <a href="http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=152477">“ Filika testinde çarpıcı iddia” </a><br />
(3) <a href="http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=50114">“ Çelik&#8217;ten filika kazası için sert çıkış” </a><br />
(4) <a href="http://www.istegundem.com/news_detail.php?id=20496">“ Filika kazasında şok iddia” </a></em><em>• Bu yazıyı yazdıktan sonra A3K2O* ile ilgili olarak 3 ayrı alanda soruşturma başlatıldığı haberini okudum. Haberde şunlar söylenmişti: </em><em>“Limter- İş Sendikası Genel Başkanı Cem Dinç de sabah saatlerinde sendika avukatı Sezin Uçar ile birlikte Tuzla Adliyesi&#8217;ne gelerek Gisan Tersanesi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Kazanın oluşunun anlatıldığı şikâyet dilekçesinde, GİSAN Gemi İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti yetkilileri hakkında, &#8220;Kasten öldürme, şantaj, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali&#8221; suçlarından dava açılarak cezalandırılması istendi.” Haber kaynağı: <a href="http://www.timeturk.com/Filika-kazasina-uc-sorusturma-21588-haberi.html">“Filika &#8216;kaza&#8217;sına üç soruşturma”</a><br />
</em></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2008/08/18/bir-a3k2oun-anatomisi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2008/08/18/bir-a3k2oun-anatomisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kanlı 1 Mayıs 1977</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/05/03/kanli-1-mayis-1977/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2008/05/03/kanli-1-mayis-1977/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 09:40:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>T.Suat Demren</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[1 Mayıs]]></category>

		<category><![CDATA[Çalışan Hakları]]></category>

		<category><![CDATA[Özgürlükler]]></category>

		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>

		<category><![CDATA[Politika]]></category>

		<category><![CDATA[Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/05/03/kanli-1-mayis-1977/</guid>
		<description><![CDATA[Kanlı 1 Mayıs 77 ‘de 3 yaşındaymışım. O yüzden ilk elden hatıralarım yok.
Aşağıda 77′deki o günün videosunun linki var. O zamanın şartlarına, bu şartları besleyen/yönlendiren dünya düzenine, bunların meyvası olan ideolojik kamplaşmaların eksenine dikkat. O zamanın şartlarının bugünle zerre kadar alakası var mı, üzerine düşünmek gerek.
http://www.youtube.com/watch?v=y8uZq9MamlY
 
 
Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?
Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="format_text"><a href="http://www.youtube.com/watch?v=y8uZq9MamlY" target="_blank"><img style="width: 311px; height: 245px;" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/05/20080503_kanli_1_mayis_77.jpg" alt="20080503_kanli_1_mayis_77.jpg" width="307" height="322" align="left" /></a>Kanlı 1 Mayıs 77 ‘de 3 yaşındaymışım. O yüzden ilk elden hatıralarım yok.</p>
<p>Aşağıda 77′deki o günün videosunun linki var. O zamanın şartlarına, bu şartları besleyen/yönlendiren dünya düzenine, bunların meyvası olan ideolojik kamplaşmaların eksenine dikkat. O zamanın şartlarının bugünle zerre kadar alakası var mı, üzerine düşünmek gerek.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.youtube.com/watch?v=y8uZq9MamlY"><span style="background-color: #e8e8e8;">http://www.youtube.com/watch?v=y8uZq9MamlY</span></a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><strong>Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><strong><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/nouvelle-image.bmp" alt="" width="125" height="180" /></strong></a>Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Habercilik, savcılık, komiklik, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları <strong>derinlemesine irdelemesi</strong> ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini <strong>eğlendirebilmesi</strong>… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda <strong>“gazeteci gibi”</strong> gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11111" title="dd_nedir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir-196x300.jpg" alt="" width="122" height="162" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong>Derin Düşünce nedir?</strong> </span></a></p>
<p style="text-align: justify;">Sitemizde siyasetten tarihe, kadın haklarından felsefeye, sanattan bilime kadar bir çok konudan bahsediyoruz. Ama zaman zaman da kendimizden söz ediyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong>Derin Düşünce nedir?</strong> </span></a> Sitenin geçmişi, geleceği, ortak projeler, yazar olmak isteyenlere öneriler, okunma istatistikleri… Derin Düşünce’nin bir kimliği, tarihi ve kendine has “yaşam” tarzı var. Eğer aramıza yeni katıldıysanız <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">bu kitap </span></a><strong>“yöre halkına”</strong> kaynaşmanızı kolaylaştıracaktır <img class="wp-smiley" src="http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif" alt=":)" /></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank">Liberalizmin Kara Kitabı</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-10169" title="liberalizmin_kara_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_pt.jpg" alt="" width="123" height="173" /></a>Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde <strong>liberalizmin tehlikeli yönleri</strong> hatta <strong>YIKICI UNSURLARI</strong> da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek <strong>liberalizmin kusurlarını</strong> ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan… Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/maymunist_kitap.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-10079" title="maymunist_kitap" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/maymunist_kitap-200x300.jpg" alt="" width="126" height="191" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/maymunist.pdf" target="_blank">Maymunist imanla nereye kadar?</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Evrim</em></strong> ve <strong><em>Big Bang</em></strong> gibi konular genellikle sağlıklı biçimde tartışılmaz. İdeoloji ve inançlar, felsefî tercihler bilim-SELLİK maskesiyle çıkar karşımıza. Özellikle evrim tartışmaları <strong><em>“filanca solucanın bölünmesi”</em></strong> veya falanca Amerikalı biyoloji uzmanının deneyleri etrafında döner ve bir türlü maskeler inmez. Madde ve o Madde’ye yüklenen Mânâ maskelenir… Oysa perde arkasında tartışılan başkadır. İnsan’a, Hayat’a dair temel kavramlardır. Sadece et ve kemikten mi ibaretiz? Yokluktan gelen ve ölümle yokluğa giden, çok zeki de olsa SADECE VE SADECE bir maymun türü müdür insan? <strong>BİLİM DIŞINDA</strong> bir insanlık yoksa <strong>Aşk</strong> yoksa, <strong>Sanat</strong> yoksa, <strong>Güzellik</strong> yoksa ve <strong>Adalet</strong> yoksa <strong>Hayat</strong>‘ın anlamı nedir? <strong>Aşık olmak</strong> hormonal bir abartıysa, <strong>iyilik</strong> enayilikse, neden birbirimizin gırtlağına sarılmıyoruz ekmeğini almak için? Neden bir çocuğa tecavüz edilmesi midemizi bulandırıyor ve neden fakir bir insana yardım etmek istiyoruz? Taj Mahal’in, Ayasofya’nın, Notre Dame de Paris’nin değeri bir arı kovanı veya termit yuvasına eşdeğer ise, Mesnevî boşuna yazıldı ise neden Hitler’i lanetliyoruz ve neden Filistin’de can veren bebeklere üzülüyoruz? Maymun olmanın (veya kendini öyle sanmanın) <strong>BİLİM DIŞINDA</strong>, psikolojik, siyasî, ahlâkî, hukukî öyle ağır sonuçları var ki…  Evrim senaryosunu kabul etmenin etik ve siyasî neticeleri ve <strong>evrimciliğin etimolojik değeri</strong> … Derin Düşünce’nin yorumcuları tarafından konuşuldu. Biz de bu sebeple söz konusu iki tartışmayı 116 sayfalık bu kitapta topladık. <a href="http://www.derindusunce.org/img/maymunist.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2008/05/03/kanli-1-mayis-1977/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2008/05/03/kanli-1-mayis-1977/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>1 Mayıs Çatışma Bayramı Kutlu olsun</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/05/01/1-mayis-catisma-bayrami-kutlu-olsun/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2008/05/01/1-mayis-catisma-bayrami-kutlu-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 May 2008 12:45:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[1 Mayıs]]></category>

		<category><![CDATA[polis]]></category>

		<category><![CDATA[Çalışan Hakları]]></category>

		<category><![CDATA[Adalet]]></category>

		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>

		<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<category><![CDATA[Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/05/01/1-mayis-catisma-bayrami-kutlu-olsun/</guid>
		<description><![CDATA[ Adet olduğu üzere 1 Mayıs çatışma ve boğuşma şenlikleri coşkuyla açıldı. Polis halka çeşitli renklerde su sıkarken göstericiler de neşe içinde kaldırımdan söktükleri taşları polise attılar.
Rahmetli Uğur Mumcu&#8217;nun üniversitedeki sınıf arkadaşlarından biri aile dostumuzdu. Mumcu&#8217;nun bir gösteri sırasında « ah şurada bir ölen olsa, ah bir olsa, devrim yaparız devrim ! » dediğini anlatır. Tabi aradan geçen yıllar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/05/20080501_1_mayis.jpg" alt="20080501_1_mayis.jpg" align="left" /> Adet olduğu üzere 1 Mayıs çatışma ve boğuşma şenlikleri coşkuyla açıldı. Polis halka çeşitli renklerde su sıkarken göstericiler de neşe içinde kaldırımdan söktükleri taşları polise attılar.</p>
<p>Rahmetli Uğur Mumcu&#8217;nun üniversitedeki sınıf arkadaşlarından biri aile dostumuzdu. Mumcu&#8217;nun bir gösteri sırasında « ah şurada bir ölen olsa, ah bir olsa, devrim yaparız devrim ! » dediğini anlatır. Tabi aradan geçen yıllar Mumcu&#8217;ya da Türkiye&#8217;ye de ölümlerin bir fayda getirmediğini öğretti.</p>
<p>Bugünkü olaylarda &#8220;taraf&#8221; olan aklı başında göstericilerin, polisin, işçilerin ve sağa sola taş atan kışkırtıcıların hemen hepsi <span id="more-990"></span>aynı gelir guruplarında, birbirine benzer evlerde oturan, aynı geçim sıkıntısı içindeki insanlar. Büyük kısmı akraba, komşu. İstisnasız hepsi aynı ülkenin &#8220;kafa kağıdını&#8221; taşıyor cüzdanlarında.</p>
<p>Kana susamış gazetecilerimiz objektiflerini iştahla sağdan sola çeviriyorlar şu sıralar. En kanlı fotoğrafı çeken en fazla telif hakkı kazanacak. Kimbilir? Belki bir ödül? Büyük ihtimal akşamüzeri Batı basınında yerlerde sürüklenen, coplanan insan fotoğrafları yayınlanacak her zaman ki gibi. Sanki İtalya&#8217;da, İngiltere&#8217;de veya Fransa&#8217;daki olaylarda polis halka hiç eziyet etmemiş gibi.</p>
<p>Polis-gösterici çatışması aslında demokrasi ile, Türkiye ile, Türklerle doğrudan ilişkili bir mesele değil evrensel bir sorun, köklerini insan psikolojisinde bulan, sosyal psikolojinin en önemli ilgi odaklarından. &#8220;<a href="http://www.derindusunce.org/2007/03/14/kotu-insan-uretme/">Kötü insan nasıl üretilir?</a>&#8221; Adlı yazımızda bu mekanizmayı derinlemesine anlatmıştık Stanford üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. Philip G. Zimbardo&#8217;nun yaptığı <strong>« Prison Experience »</strong> adlı deneyden de istifade ederek.</p>
<p>Taksim meydanında gösteri yapmak işçilerin hakkı mıydı? Evet. Elbette. Ama ancak daracık sokaklarla erişilebilen bu koskoca meydanda oluşabilecek en ufak bir panik yüzlerce insanın ezilerek ölmesine sebebiyet verebilirdi. Gösteri düzenlemek isteyen sendikalar gerekli disipline sahip miydi? <strong>Kesinlikle hayır</strong>. Türk polisi bu tür zorlukların üzerinden gelebilecek eğitime ve disipline sahip mi? Sanmıyorum.</p>
<p>Üniversitelerde silahlı adamların provasını yaptığı &#8220;1 Mayıs Kışkırtma finalleri&#8221; bugün oynanıyor. 14 Nisan&#8217;daki <a title="Permanent Link to And... the winner is... Büyük final 1 Mayıs'ta" href="http://www.derindusunce.org/2008/04/14/and-the-winner-is-buyuk-final-1-mayista/">And&#8230; the winner is&#8230; Büyük final 1 Mayıs&#8217;ta</a> adlı yazıda sormuştuk :</p>
<p><em>«Türk işçilerinin ve üniversite öğrencilerinin bu zokayı yutacak kadar sazan olup olmadığı ise şu sıralar Holywood&#8217;da en çok merak edilen konu. »</em></p>
<p>Bu akşam hep beraber öğreneceğiz bu sorunun cevabını.</p>
<p>1 Mayıs&#8217;ınız gene de kutlu olsun. </p>
<p><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/05/20080501_031.jpg" alt="20080501_031.jpg" /></p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><strong>Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank"><strong><img class="alignright" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/nouvelle-image.bmp" alt="" width="125" height="180" /></strong></a>Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Habercilik, savcılık, komiklik, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları <strong>derinlemesine irdelemesi</strong> ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini <strong>eğlendirebilmesi</strong>… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda <strong>“gazeteci gibi”</strong> gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/basin_medya.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong>Buradan indirebilirsiniz.</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11111" title="dd_nedir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir-196x300.jpg" alt="" width="122" height="162" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong>Derin Düşünce nedir?</strong> </span></a></p>
<p style="text-align: justify;">Sitemizde siyasetten tarihe, kadın haklarından felsefeye, sanattan bilime kadar bir çok konudan bahsediyoruz. Ama zaman zaman da kendimizden söz ediyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong>Derin Düşünce nedir?</strong> </span></a> Sitenin geçmişi, geleceği, ortak projeler, yazar olmak isteyenlere öneriler, okunma istatistikleri… Derin Düşünce’nin bir kimliği, tarihi ve kendine has “yaşam” tarzı var. Eğer aramıza yeni katıldıysanız <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">bu kitap </span></a><strong>“yöre halkına”</strong> kaynaşmanızı kolaylaştıracaktır <img class="wp-smiley" src="http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif" alt=":)" /></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank">Liberalizmin Kara Kitabı</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-10169" title="liberalizmin_kara_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_pt.jpg" alt="" width="123" height="173" /></a>Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde <strong>liberalizmin tehlikeli yönleri</strong> hatta <strong>YIKICI UNSURLARI</strong> da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek <strong>liberalizmin kusurlarını</strong> ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan… Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/maymunist_kitap.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-10079" title="maymunist_kitap" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/maymunist_kitap-200x300.jpg" alt="" width="126" height="191" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/maymunist.pdf" target="_blank">Maymunist imanla nereye kadar?</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Evrim</em></strong> ve <strong><em>Big Bang</em></strong> gibi konular genellikle sağlıklı biçimde tartışılmaz. İdeoloji ve inançlar, felsefî tercihler bilim-SELLİK maskesiyle çıkar karşımıza. Özellikle evrim tartışmaları <strong><em>“filanca solucanın bölünmesi”</em></strong> veya falanca Amerikalı biyoloji uzmanının deneyleri etrafında döner ve bir türlü maskeler inmez. Madde ve o Madde’ye yüklenen Mânâ maskelenir… Oysa perde arkasında tartışılan başkadır. İnsan’a, Hayat’a dair temel kavramlardır. Sadece et ve kemikten mi ibaretiz? Yokluktan gelen ve ölümle yokluğa giden, çok zeki de olsa SADECE VE SADECE bir maymun türü müdür insan? <strong>BİLİM DIŞINDA</strong> bir insanlık yoksa <strong>Aşk</strong> yoksa, <strong>Sanat</strong> yoksa, <strong>Güzellik</strong> yoksa ve <strong>Adalet</strong> yoksa <strong>Hayat</strong>‘ın anlamı nedir? <strong>Aşık olmak</strong> hormonal bir abartıysa, <strong>iyilik</strong> enayilikse, neden birbirimizin gırtlağına sarılmıyoruz ekmeğini almak için? Neden bir çocuğa tecavüz edilmesi midemizi bulandırıyor ve neden fakir bir insana yardım etmek istiyoruz? Taj Mahal’in, Ayasofya’nın, Notre Dame de Paris’nin değeri bir arı kovanı veya termit yuvasına eşdeğer ise, Mesnevî boşuna yazıldı ise neden Hitler’i lanetliyoruz ve neden Filistin’de can veren bebeklere üzülüyoruz? Maymun olmanın (veya kendini öyle sanmanın) <strong>BİLİM DIŞINDA</strong>, psikolojik, siyasî, ahlâkî, hukukî öyle ağır sonuçları var ki…  Evrim senaryosunu kabul etmenin etik ve siyasî neticeleri ve <strong>evrimciliğin etimolojik değeri</strong> … Derin Düşünce’nin yorumcuları tarafından konuşuldu. Biz de bu sebeple söz konusu iki tartışmayı 116 sayfalık bu kitapta topladık. <a href="http://www.derindusunce.org/img/maymunist.pdf" target="_blank">Buradan indirebilirsiniz.</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2008/05/01/1-mayis-catisma-bayrami-kutlu-olsun/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2008/05/01/1-mayis-catisma-bayrami-kutlu-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İmamlar Greve Giderse</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/07/31/imamlar-greve-giderse/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2007/07/31/imamlar-greve-giderse/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2007 06:31:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Arı</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyanet]]></category>

		<category><![CDATA[Çalışan Hakları]]></category>

		<category><![CDATA[Adalet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/07/31/imamlar-greve-giderse/</guid>
		<description><![CDATA[Günlerdir evlerde, iş yerlerinde, internet sayfalarında seçimden başka şey konuşulmaz, tartışılmaz olmuştu, derken, pek fazla kimsenin dikkatini çekmeyen, açıkçası dinlerken de hafiften tebessüm ettiren, sonrasında ise derin derin düşündüren, bir haber çıktı ortaya..
Sözkonusu tv haberi ,İmamların mevcut koşullarının iyileştirilmesi adına, hükümete sundukları taleple alakalıydı .. Ve eğer talepleri yerine getirilmezse, son çare olarak, &#8220;namazı yavaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlerdir evlerde, iş yerlerinde, internet sayfalarında seçimden başka şey konuşulmaz, tartışılmaz olmuştu, derken, pek fazla kimsenin dikkatini çekmeyen, açıkçası dinlerken de hafiften tebessüm ettiren, sonrasında ise derin derin düşündüren, bir haber çıktı ortaya..</p>
<p>Sözkonusu tv haberi ,<a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/415552.asp">İmamların mevcut koşullarının iyileştirilmesi adına, hükümete sundukları taleple alakalıydı</a> .. Ve eğer talepleri yerine getirilmezse, son çare olarak, &#8220;namazı yavaş kıldırma eylemi&#8221; yoluna gidebileceklerini söylüyorlardı.<span id="more-241"></span> <img id="image242" style="width: 313px; height: 303px;" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/07/din_bahis.jpg" alt="din_bahis.jpg" width="313" height="303" align="right" /></p>
<p>Meseleyi, imamların 657 ye tâbi devlet memurları ve bu taleplerinin de doğal olduğu şeklinde sığ bakarak, geçiştirmek mümkün. Fakat, işin içerisinde, bu dünyadan ziyade, öbür dünya olunca, mevzu işte bu noktada sıradanlığını yitiriyor ve açıkçası biraz da ironikleşiyor.. İmamlar, kuruluşu 1 Temmuz 2005 de tamamlanan<a href="http://www.divasen.org/">DİVA-SEN</a> adında bir sendika kurmuşlar.. Bu sendika Diyanet İşleri Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatlarındaki imamından, müezzin kayyımına, Kur&#8217;an Kursu öğretmeninden, şoförüne,kalorifercisine, ahçısına, bahçıvanına, hatta cenaze yıkayıcısına kadar bütün personelini kapsamakta..<a href="http://www.divasen.org//index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=15&amp;Itemid=31">Kuruluş amaçlarının</a> neler olduğunu , kendi sitelerinden okumak mümkün.. Özellikle şu bölüm okunduğunda, sendikanın asli amacının ne olduğu gayet net anlaşılıyor:</p>
<blockquote><p>A-HÜKÜMET NEZDİNDE ÇÖZÜMLENECEK PROBLEMLER: 1-Bu güne kadar birçok kere gündeme gelmesine rağmen, çıkarılamayan Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanununun en kısa zamanda çıkarılması için çalışacağız. Yasanın çıkması Kurum içindeki problemlerin ve birçok boşluğun ortadan kalkmasına yardımcı olacağı gibi keyfi uygulamalara da son verecektir. 2-Yeni Vakıflar Yasasının, Vakıflar Çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarını en iyi şekilde düzenleyen maddelerini de içine alacak şekilde en kısa sürede çıkarılması için çalışacağız. 3- Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilatı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Çalışanlarının maaş yetersizliği, sosyal haklar konusundaki mağduriyetlerinin acilen giderilmesi şarttır. Çünkü Diyanet ve Vakıf Çalışanları, çocuğunun okul masraflarını karşılayamadığı gibi meslek haysiyetine yaraşır, bir hayat imkânı dahi bulamamaktadır. Bu durum Diyanet ve Vakıf Çalışanlarının itibarını, diğer Kamu çalışanları ile toplum yanında rencide etmektedir. Bu sıkıntıyı aşmak DİVA-SEN&#8217;in olmazsa olmazlarındandır. 4-Devletimizin bütçesinden diğer kurumlara yapılan sosyal tesislerden Diyanet ve Vakıf Çalışanlarının da yaralanacağı, her ilde bir sosyal tesisin mutlaka yapılması için çalışacağız. 5- Diğer kurumlarda olduğu gibi, Din Görevlilerine de resmi tatillerde ve mesai haricinde yaptıkları görev nedeniyle fazla mesai ücretinin verilmesi adil ücret dağılımının sağlanmasına vesile olacaktır. DİVA-SEN&#8217;in bir diğer olmazsa olmazıdır.</p></blockquote>
<p>İslami perspektiften bakılırsa, bir insanın para karşılığı ezan okuması, yada namaz kıldırması, bu görevlerine karşılık bedel biçerek, ücretini az bulması, ne derece doğrudur tartışılabilir..</p>
<p>Yada bu işlerin, meslek ve geçim kaynağı olması Allah katında ne derece makbuldür, bilemeyiz. Fakat şu bir realite ki, eğer DİVA-SEN üyeleri, grev haklarını kullanmaya kalkarlarsa, cenazelerimizi kendimiz yıkamak, ezanlarımızı kendimiz okumak, cuma namazlarını kendimiz kıldırmak vs gibi daha önce pek rastlanmayan durumlarla karşılaşmak işten değil..</p>
<p>Hele hele şimdilik şakayla karışık dile getirilen, namaz yavaşlatma eylemi gibi bir eylemi, icra ederlerse, cemaatin hanesine sevap mı yazılır, yoksa içlerinden küfreden olursa, hiç yoktan günaha mı sokarlar bilinmez.</p>
<p>[Şeytanın sürekli mesaide olduğu düşünülürse, yasin suresi ile kılınacak bir Cuma namazından sonra, camiye uğrayan kişi sayısında gözle görülür bir azalma olacağı kesin ] Dolayısıyla, hükümetin, din görevlilerine istediklerini vermekten başka çaresi yok gibi görünüyor..</p>
<p>Bu cephede işler arapsaçı iken, mevcut duruma, bir de laik cepheden bakarsak, durumun vehametini daha net görmemiz mümkün..</p>
<p>Özellikleri anayasa tarafından belirlenmiş, yüceler yücesi, ulu ve dahi laik devletimizin, din işlerine bu kadar bütçe ayırıp, ücretli ve mesaili eleman çalıştırması, kendisiyle ne kadar çelişir, üzerine çok fazla konuşmaya gerek yok.. Kestiği kurbanların derilerine kadar sahip çıkan ve üzerine dindar halkından bu kadar korkan bir devletin, <strong>&#8220;Ben size güveniyorum, bu konuda özgürsünüz, namazınızı nasıl kılarsanız kılın, imamınızı, müezzininizi kendi aranızdan seçip, kendiniz finanse edin&#8221;</strong>demeye pek niyeti olmadığı ortada..</p>
<p>Çünkü bizim devletimiz korkuyor!</p>
<p>Evet, kurulduğu günden bu yana, suni irtica evhamlarıyla, dini müesseselerini kontrol altında tutmaya çalışan bir sistemle ayakta duruyor.. Devlet bu korkularından kurtulamadığı, halkının içinde yaşayan dini cemaatlerle barışmadığı sürece, bu çelişkili durumların son bulması mümkün görünmüyor..</p>
<p>İşte bu yüzden, imamlarıyla 300 YTL nin pazarlığını yapmak zorunda !!</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"> <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11111" title="dd_nedir" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir-196x300.jpg" alt="" width="122" height="162" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong>Derin Düşünce nedir?</strong> </span></a></p>
<p style="text-align: justify;">Sitemizde siyasetten tarihe, kadın haklarından felsefeye, sanattan bilime kadar bir çok konudan bahsediyoruz. Ama zaman zaman da kendimizden söz ediyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong>Derin Düşünce nedir?</strong> </span></a> Sitenin geçmişi, geleceği, ortak projeler, yazar olmak isteyenlere öneriler, okunma istatistikleri… Derin Düşünce’nin bir kimliği, tarihi ve kendine has “yaşam” tarzı var. Eğer aramıza yeni katıldıysanız <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/08/dd_nedir.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">bu kitap </span></a><strong>“yöre halkına”</strong> kaynaşmanızı kolaylaştıracaktır <img class="wp-smiley" src="http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif" alt=":)" /></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Liberalizmin Kara Kitabı</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-10169" title="liberalizmin_kara_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_pt.jpg" alt="" width="123" height="173" /></span></a>Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde <strong>liberalizmin tehlikeli yönleri</strong> hatta <strong>YIKICI UNSURLARI</strong> da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek <strong>liberalizmin kusurlarını</strong> ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan… Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/maymunist_kitap.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-10079" title="maymunist_kitap" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/05/maymunist_kitap-200x300.jpg" alt="" width="126" height="191" /></span></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/maymunist.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Maymunist imanla nereye kadar?</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Evrim</em></strong> ve <strong><em>Big Bang</em></strong> gibi konular genellikle sağlıklı biçimde tartışılmaz. İdeoloji ve inançlar, felsefî tercihler bilim-SELLİK maskesiyle çıkar karşımıza. Özellikle evrim tartışmaları <strong><em>“filanca solucanın bölünmesi”</em></strong> veya falanca Amerikalı biyoloji uzmanının deneyleri etrafında döner ve bir türlü maskeler inmez. Madde ve o Madde’ye yüklenen Mânâ maskelenir… Oysa perde arkasında tartışılan başkadır. İnsan’a, Hayat’a dair temel kavramlardır. Sadece et ve kemikten mi ibaretiz? Yokluktan gelen ve ölümle yokluğa giden, çok zeki de olsa SADECE VE SADECE bir maymun türü müdür insan? <strong>BİLİM DIŞINDA</strong> bir insanlık yoksa <strong>Aşk</strong> yoksa, <strong>Sanat</strong> yoksa, <strong>Güzellik</strong> yoksa ve <strong>Adalet</strong> yoksa <strong>Hayat</strong>‘ın anlamı nedir? <strong>Aşık olmak</strong> hormonal bir abartıysa, <strong>iyilik</strong> enayilikse, neden birbirimizin gırtlağına sarılmıyoruz ekmeğini almak için? Neden bir çocuğa tecavüz edilmesi midemizi bulandırıyor ve neden fakir bir insana yardım etmek istiyoruz? Taj Mahal’in, Ayasofya’nın, Notre Dame de Paris’nin değeri bir arı kovanı veya termit yuvasına eşdeğer ise, Mesnevî boşuna yazıldı ise neden Hitler’i lanetliyoruz ve neden Filistin’de can veren bebeklere üzülüyoruz? Maymun olmanın (veya kendini öyle sanmanın) <strong>BİLİM DIŞINDA</strong>, psikolojik, siyasî, ahlâkî, hukukî öyle ağır sonuçları var ki…  Evrim senaryosunu kabul etmenin etik ve siyasî neticeleri ve <strong>evrimciliğin etimolojik değeri</strong> … Derin Düşünce’nin yorumcuları tarafından konuşuldu. Biz de bu sebeple söz konusu iki tartışmayı 116 sayfalık bu kitapta topladık. <a href="http://www.derindusunce.org/img/maymunist.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2007/07/31/imamlar-greve-giderse/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2007/07/31/imamlar-greve-giderse/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

