<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Derin Düşünce &#187; Basın günlüğü</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/category/basin-gunlugu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Ak Parti kan mı kaybediyor?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/12/12/ak-parti-kan-mi-kaybediyor/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/12/12/ak-parti-kan-mi-kaybediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2011 09:18:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>

		<category><![CDATA[TBMM]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Adaleti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19743</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;&#8230; kendine &#8220;Adalet ve Kalkınma Partisi&#8221; adını koyan bir oluşumun vekilleri eğer &#8220;şike cezasında indirim&#8221; için yasa çıkartabiliyor, buna mukabil N.Ç. davasına karşı yaptırımsız kalabiliyorsa bu Ak Parti&#8217;nin kan kaybettiğinin en büyük ispatıdır. Adaletsizlik lehine yasa çıkarmaktan, sadece bir kesime adalet aramaktan daha ayıp bir şey tasavvur edemiyorum&#8230;&#8221; 
 &#8221;&#8230;Ak Parti İslami kökenden gelenlerin kurduğu bir parti olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="alignright" src="http://sosyalkitle.com/wp-content/uploads/2011/12/Cemile-Bayraktar-300x263.jpg" alt="" width="191" height="181" />&#8220;&#8230; <strong>kendine <a href="http://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=akp%20site%3Aderindusunce.org&amp;source=web&amp;cd=11&amp;ved=0CBoQFjAAOAo&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Ftag%2Fakp%2F&amp;ei=7fT-Tr2KFtKU8gP-nN3BDQ&amp;usg=AFQjCNEroXR24ge1a5PAArwqD12qm5_PSg" target="_blank">&#8220;Adalet ve Kalkınma Partisi&#8221;</a> adını koyan bir oluşumun vekilleri eğer &#8220;şike cezasında indirim&#8221; için yasa çıkartabiliyor, buna mukabil N.Ç. davasına karşı yaptırımsız kalabiliyorsa bu Ak Parti&#8217;nin kan kaybettiğinin en büyük ispatıdır. Adaletsizlik lehine yasa çıkarmaktan, sadece bir kesime adalet aramaktan daha ayıp bir şey tasavvur edemiyorum&#8230;&#8221;</strong></em> </p>
<p><em> &#8221;&#8230;Ak Parti İslami kökenden gelenlerin kurduğu bir parti olarak sadece dindar kesime değil aynı zamanda özgürlükçü Solcular ve Liberallere de attığı adımlarla umut oldu. Ancak Türkiye&#8217;de laik kesimden, dindar kesime kadar sinmiş bir muhafazakârlık var. Ak Parti hem kendi içindeki muhafazakâr yanların etkisiyle, hem de oy kaygısıyla mevcut seçmenindeki muhafazakâr tarafa yönelik eylemler yaptığında, kendini aidiyette sıyırmış, hakkaniyet ölçüsüne sahip dindar kesimin sempatisini kaybediyor. Bunun yanı sıra hak ve özgürlükler konusunda Liberal ve özgürlükçü Sol kesiminde sempatisini kaybediyor, dahası bu kesimlerden tepki alıyor. Örnekleyecek olursam <a href="http://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=akp%20site%3Aderindusunce.org&amp;source=web&amp;cd=11&amp;ved=0CBoQFjAAOAo&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Ftag%2Fakp%2F&amp;ei=7fT-Tr2KFtKU8gP-nN3BDQ&amp;usg=AFQjCNEroXR24ge1a5PAArwqD12qm5_PSg" target="_blank">Demokratik Açılım </a>için düğmeye basmış bir partinin, anadil konusunda çözüme gitmemesi büyük hayal kırıklığıdır&#8230;&#8221;</em>  (<a href="http://www.derindusunce.org/author/cemilebayraktar/" target="_blank">Cemile Bayraktar </a>ile sohbet) <a href="http://sosyalkitle.com/?p=460" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p> </p>
<p>… Biraz daha okumak…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-14898" title="islamcilik_kitap_k" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/02/islamcilik_kitap_k.jpg" alt="" width="118" height="183" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> İslâmcılık, Devrim ile Demokrasi Kavşağında </span></a></strong></p>
<p>Müslümanca yaşamak için devletin de “Müslüman” olması mı gerekiyor? Bu o kadar net değil. Çünkü İslâm’ın gereği olan “kısıtlamaları” insan en başta kendi nefsine uygulamalı. Aksi takdirde dinî mecburiyet ve yasakların kanun gücüyle dayatılması vatandaşı çocuklaştırıyor ister istemez. <strong>İ</strong><strong>yi-kötü ayrımı yapmak, iyiden yana tercih kullanacak cesareti bulmak gibi insanî güzellikler devletin elinde bürokratik malzeme haline geliyor. </strong>21ci asırda Müslümanca yaşamak kolay değil. Yani İslâm’ın özüne dair olanı, değişmezleri korumak ama son kullanma tarihi geçmiş geleneklerden kurtulmak. AKP’yi iktidara taşıyan fikrî yapıyı, Demokrasi-İslâm ilişkisini, İran’ı ve Milli Görüş’ü  sorguladığımız bu kitabı ilginize sunuyoruz. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/Islamcilik-devrim-demokrasi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"> <span style="color: #0000ff;"><strong>M<span><span><span>ü</span>slüman’ın Zaman’la imtihanı </span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman.jpg"></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #3366ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7624" title="20091210_derin_dusunce_org_musluman" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091210_derin_dusunce_org_musluman-203x300.jpg" alt="" width="114" height="155" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sunuş</strong>: Müslümanlar dünyanın toplam nüfusunun %20’sini teşkil ediyorlar ama gerçek anlamda bir birlik yok. Askerî  tehditler karşısında birleşmek şöyle dursun birbiriyle savaş halinde olan Müslüman ülkeler var. Dünya ekonomisinin sadece %2-%3′lük bir kısmını üretebilen İslâm ülkeleri Avrupa Birliği gibi tek bir devlet olsalardı <strong><em>Gayrı Safi Millî Hasıla bakımından SADECE Almanya kadar </em></strong>bir ekonomik güç oluşturacaklardı. Bu bölünmüşlüğü ve <strong><em>en sonda, en altta kalmayı tevekkülle(!) kabul etmenin</em></strong> bedeli çok ağır: Bosna’da, Filistin’de, Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da ve daha bir çok yerde zulüm kol geziyor. Müslümanlar ağır bir imtihan geçiyorlar. Yaşamlarını şekillendiren şeylerle ilişkilerini gözden geçirmekle başlıyor bu imtihan. Teknolojiyle, lüks tüketimle, savaşla, kapitalizmle, demokrasiyle , “ötekiler” ile ve İslâm ile olan ilişkilerini daha sağlıklı bir zemine oturtabilecekler mi? <a href="http://www.derindusunce.org/img/musluman_zaman.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><strong><em>Müslüman’ın Zaman’la imtihanı</em></strong> </span></a>adındaki 204 sayfalık bu kitap işte bütün bu konuları sorgulayan ve çözümler öneren makalelerden oluşuyor.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/12/12/ak-parti-kan-mi-kaybediyor/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/12/12/ak-parti-kan-mi-kaybediyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Demokrasinin Sınırları ve Yeni Siyaset</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/12/09/demokrasinin-sinirlari-ve-yeni-siyaset/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/12/09/demokrasinin-sinirlari-ve-yeni-siyaset/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2011 14:25:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<category><![CDATA[Kapitalizm]]></category>

		<category><![CDATA[Liberal Totalitarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Liberalizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19705</guid>
		<description><![CDATA[(Karikatür: Taraf Gazetesi)

&#8220;&#8230; Yunanistan ve İtalya&#8217;da ekonomik krizler hükümetlerin sonunu hazırlarken, yerine geçenler uzmanlardan oluşan ekiple donatıldı. Hükümetlerin görevi, ekonomik paketleri uygulamak ve &#8220;gereğini yerine getirmek&#8221; olacak. Böylece ajanslar bize krizin çözüldüğünü bildirdiler! Aslında çözülen, liberal demokrasilerin işleyiş kalıplarıydı. Siyasetin bilenlere emanet edildiği durumlarda demokrasiden bahsedilemeyeceğinin altını çizmek gerekli.  Yaşananlar, demokrasinin sınırlarına ulaştığımızı ve yeni bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: &quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;; font-size: 8pt; mso-bidi-font-family: Arial; mso-ansi-language: TR;">(Karikatür: Taraf Gazetesi)</span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.taraf.com.tr/fotoraflar/karikaturler/-315_2603_b.jpg" alt="" width="400" height="228" /></p>
<p><em>&#8220;&#8230; Yunanistan ve İtalya&#8217;da ekonomik krizler hükümetlerin sonunu hazırlarken, yerine geçenler uzmanlardan oluşan ekiple donatıldı. Hükümetlerin görevi, ekonomik paketleri uygulamak ve &#8220;gereğini yerine getirmek&#8221; olacak. Böylece ajanslar bize krizin çözüldüğünü bildirdiler! Aslında çözülen, liberal demokrasilerin işleyiş kalıplarıydı. Siyasetin bilenlere emanet edildiği durumlarda demokrasiden bahsedilemeyeceğinin altını çizmek gerekli.  Yaşananlar, demokrasinin sınırlarına ulaştığımızı ve yeni bir siyaset  üzerine kafa yormak gerektiğini gösteriyor &#8230;&#8221;</em> (<a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/kisi.aspx?kid=2995&amp;isim=Yavuz Yıldırım">Yavuz Yıldırım</a>, Ankara Üni, SBF, Araş.Gör.) <a href="http://www.birikimdergisi.com/birikim/makale.aspx?mid=791&amp;makale=Demokrasinin Sınırları ve Yeni Siyaset" target="_blank">YAZININ TAMAMI</a></p>
<p>… Bu konudaki son makaleler…</p>
<ol>
<li><a title="Permanent Link to Yunanistan kumar masasında ütülürken..." rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/11/09/yunanistan-kumar-masasinda-utulurken/"><span style="color: #0066cc;">Yunanistan kumar masasında ütülürken…</span></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Avrupa Muz Cumhuriyeti'nde darbe mevsimi..." rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/11/21/avrupa-muz-cumhuriyeti%e2%80%99nde-darbe-mevsimi/"><span style="color: #0066cc;">Avrupa Muz Cumhuriyeti’nde darbe mevsimi…</span></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Sürdürülebilir Şerefsizlik: Çin ve Avrupa" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/10/28/surdurulebilir-serefsizlik-cin-ve-%e2%80%9cyeni%e2%80%9d-avrupa/"><span style="color: #0066cc;">Sürdürülebilir Şerefsizlik: Çin ve Avrupa </span></a></li>
<li><a title="Permanent Link to Kriz demokrasiyi de vurur mu?" rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/2011/10/25/kriz-demokrasiyi-de-vurur-mu/"><span style="color: #0066cc;">Kriz demokrasiyi de vurur mu?</span></a></li>
</ol>
<p> </p>
<p>… Liberal totalitarizm üzerine biraz okumak için…</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasi_kitap.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasiyi_susturunca.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Liberalizm Demokrasiyi Susturunca</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasiyi_susturunca.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18938" title="liberalizm_demokrasi_kitap" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasi_kitap-203x300.jpg" alt="" width="133" height="191" /></span></a>Halkın iradesi liberalizm ile çatışırsa ne olur? 2008′de başlayan ekonomik kriz sürmekte. Eğitim, sağlık ve güvenlik hizmetlerine ayrılan bütçeler kırpılırken batan bankaları kurtarmak için yüz milyarlarca dolar harcanıyor. Alın terinin finans kurumlarına peşkeş çekilmesini istemeyenler protesto ediyor. Ama <strong>batılı devletler polis copuyla finans sektörünü savunmaktalar.</strong> Ne oldu? Bütün nüfusun binde birini bile temsil etmeyen bankacıların çıkarları geri kalan %99.99′un önüne nasıl geçti? Alıp satma, üretip tüketme özgürlüğü nasıl oldu da halkı finans sektörünün kölesi yaptı? <strong>Mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımı uğruna halkın iradesi çiğnenebilir mi? </strong>Okuyacağınız kitap demokrasi ile  liberalizmin savaşı üzerinedir. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/10/liberalizm_demokrasiyi_susturunca.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"> </p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"> <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Liberalizmin Kara Kitabı</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-10169" title="liberalizmin_kara_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_pt.jpg" alt="" width="123" height="173" /></span></a>Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde <strong>liberalizmin tehlikeli yönleri</strong> hatta <strong>YIKICI UNSURLARI</strong> da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek <strong>liberalizmin kusurlarını</strong> ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan… Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur. <a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/06/liberalizmin_kara_kitabi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/12/09/demokrasinin-sinirlari-ve-yeni-siyaset/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/12/09/demokrasinin-sinirlari-ve-yeni-siyaset/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KCK çelişkisi: Türk solu yüzdürülebilir mi?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/11/10/kck-celiskisi-turk-solu-yuzdurulebilir-mi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/11/10/kck-celiskisi-turk-solu-yuzdurulebilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2011 14:35:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aylin do Nascimento</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[KCK]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Solu]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=19379</guid>
		<description><![CDATA[
Haberturk televizyonundan Belkıs Kılıçkaya&#8217;nın sunduğu Doğru Açı programına konuk olun Prof. Dr. Halil Berktay, gündemdeki KCK operasyonları hakkında konuştu ve aydınların bu operasyonlara bakış açısını değerlendirdi. Berktay, KCK yapılanmasını silahlı terör örgütünün ortaya çıkardığının açık olduğunu söylerken, aydınların bu operasyonlara karşı gösterdiği ilgiyi Siirt&#8217;te bir aracın içinde öldürülen dört genç kız ya da Bingöl&#8217;de canlı bomba [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/kck_turk_solu_pkk_bdp.jpg"><img class="size-full wp-image-19385 aligncenter" title="kck_turk_solu_pkk_bdp" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/11/kck_turk_solu_pkk_bdp.jpg" alt="" width="400" height="243" /></a></p>
<p>Haberturk televizyonundan Belkıs Kılıçkaya&#8217;nın sunduğu Doğru Açı programına konuk olun Prof. Dr. Halil Berktay, gündemdeki KCK operasyonları hakkında konuştu ve aydınların bu operasyonlara bakış açısını değerlendirdi. Berktay, KCK yapılanmasını silahlı terör örgütünün ortaya çıkardığının açık olduğunu söylerken, aydınların bu operasyonlara karşı gösterdiği ilgiyi Siirt&#8217;te bir aracın içinde öldürülen dört genç kız ya da Bingöl&#8217;de canlı bomba tarafından öldürülen sivil vatandaşlar için göstermediğini belirtti. Berktay, aydın kesimin devlete çok kolay &#8216;hayır&#8217; derken PKK, KCK ve BDP&#8217;ye &#8216;hayır&#8217; diyemediğini <span id="more-19379"></span>belirtti.</p>
<p>Berktay şunları söyledi: &#8220;PKK intihar saldırısı düzenliyor, 18 yaşındaki genç kızın sırtına bomba koyup fedai yapıyor. Sonuç olarak siviller anneler ve çocukları ölüyor. Hatice Belgin adında bir kadın ölüyor. Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakol&#8217;un tutuklanmasına imza veren pek çok insan o ölen kadın hakkında, çocuklar hakkında ağzını açmıyor. Sert duruş sergileyemiyor. O vahşetin karşısına net biçimde dikilmiyorlar. Sadece devlete hayır demeyi esas alıyorlar ki biz de BDP siyaset akademisinde ders vermek istiyoruz diyorlar. BDP siyaset akademisi nedir? Orda neler oluyor? Ne konuşuluyor, hangi genel çizgi doğrultusunda kadro yetiştiriliyor sormuyorlar. &#8221;</p>
<p>&#8220;Biz de Siyaset Akademisi&#8217;nde ders vermek istiyoruz diyenlere gelin verin deseler ne yapacaklar? Öyle eski solcular var ki kendi kendilerine yalan söylüyor. Bunları diyenler 60&#8242;ların 70&#8242;lyerin legal illegal mücadeleden geçtiler. Bizim bildiğimizin 10 kat fazlasını devlet biliyor. Legal illegal nedir bunları hepimiz biliyoruz. İkisi nasıl iç içe geçer. BDP&#8217;nin realitesi nedir? PKK&#8217;nın BDP ile KCK&#8217;nın BDP ile içiçeliği nedir. Buralarda hiç riyakar ikiyüzlü olmanın anlamı yok. Parti okulu nedir hepimiz biliriz.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>&#8230; Türk solu ve Kürt Ulusalcılar konusunda okumak için&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler.jpg"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18718" title="kapak_kucuk__ulusalci_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/09/kapak_kucuk__ulusalci_kurtler-206x300.jpg" alt="" width="127" height="176" /></span></a>Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle <strong>IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR</strong>. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… <strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ulusalci_kurtler.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><a rel="bookmark" href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong>Türk Solu</strong></span></a><span style="color: #0000ff;"><strong> </strong></span></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6922" title="20091020_derin_dusunce_org_turk_solu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091020_derin_dusunce_org_turk_solu-200x300.jpg" alt="" width="122" height="194" /></span></a>Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce <a href="http://www.derindusunce.org/category/dikkat-kitap/"><span style="color: #0066cc;">Dikkat Kitap</span></a> kategorisinde yayınladığımız <a href="http://www.derindusunce.org/img/pozitivizm_derin_dusunce_org.pdf"><span style="color: #0066cc;">Pozitivizm Eleştirisi</span></a> gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_solu_adam_olur_mu.pdf"><span style="color: #0066cc;">buradan indirebilir</span></a> ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: <em>Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi</em>.</p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignright size-medium wp-image-18312" title="marx-kapak" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/marx-kapak.bmp" alt="" width="128" height="191" /></span></a><a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Derin <strong>MAЯҖ</strong></span></a></strong></p>
<p>Etrafınızda “ben solcuyum” diyen kaç kişi var? Birgün Ya da Cumhuriyet Gazetesi, Türk Solu Dergisi okuyan? Yürüyüşlerde Marx, Lenin, Deniz Gezmiş ve Atatürk posterlerini yanyana taşıyan kişileri tanıyor musunuz? İşçi sendikalarında aktif rol oynayan dostlarınız var mı? Bu insanlar hasretle beklediğimiz sol muhalefeti kuramadılar bir türlü. Neden? </p>
<p> Marxist ve Marxçı (Marx’a dair ama marxist olmayan) miras ile yüzleşmedi Türk solcuları. Oysa Marx anlaşılmadan hiç bir sol projenin anlaşılmasına da imkân yok.  Leninist, Stalinist, Maoist… Hatta Kuzey Avrupa’nın sosyal demokrat modellerini de çözemezsiniz. Marx’ın bıraktığı yerden devam edenleri anlamak için de gerekli bu okuma; dünya soluna bugünkü şeklini veren düşünürleri anlamak için: Rosa Luxemburg, Ernst Thälmann, Georg Lukács, Max Adler, Karl Renner, Otto Bauer, Walter Benjamin, Jürgen Habermas,… <a href="http://www.derindusunce.org/img/marx.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/11/10/kck-celiskisi-turk-solu-yuzdurulebilir-mi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/11/10/kck-celiskisi-turk-solu-yuzdurulebilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik Alevîlerden Özür Dilemelidir.</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/15/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-sayin-huseyin-celik-alevilerden-ozur-dilemelidir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/15/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-sayin-huseyin-celik-alevilerden-ozur-dilemelidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Sep 2011 22:28:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berivan K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aleviler]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18725</guid>
		<description><![CDATA[Sayın Çelik, Sayın Kılıçdaroğlu&#8217;na sesleniyor: &#8220;Niçin savunuyorsunuz Suriye&#8217;deki Baas&#8217;çı rejimi? Açıkçası aklıma başka kötü şeyler de geliyor. Suriye&#8217;deki Baas&#8217;çı rejim, yüzde 15&#8242;lik kitleye dayanıyor. Acaba Sayın Kılıçdaroğlu, mezhep yakınlığı dayanışmasıyla mı Suriye&#8217;ye bu manada sahip çıkıyor?&#8221; Bu ifadeler, maksadı aşan ifadelerdir. TAMAMI
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.yonradyo.com.tr/asset/pimg/posts/886077b7c86f387aeddfbfe104358241.jpg" alt="" width="137" height="121" />Sayın Çelik, Sayın Kılıçdaroğlu&#8217;na sesleniyor: &#8220;Niçin savunuyorsunuz Suriye&#8217;deki Baas&#8217;çı rejimi? Açıkçası aklıma başka kötü şeyler de geliyor. Suriye&#8217;deki Baas&#8217;çı rejim, yüzde 15&#8242;lik kitleye dayanıyor. Acaba Sayın Kılıçdaroğlu, mezhep yakınlığı dayanışmasıyla mı Suriye&#8217;ye bu manada sahip çıkıyor?&#8221; Bu ifadeler, maksadı aşan ifadelerdir. <a href="http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1179533&amp;title=chp-baas-aleviler-ve-sunniler" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/15/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-sayin-huseyin-celik-alevilerden-ozur-dilemelidir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/15/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-sayin-huseyin-celik-alevilerden-ozur-dilemelidir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yedi insanı kim neden öldürdü?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/yedi-insani-kim-ve-neden-oldurdu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/yedi-insani-kim-ve-neden-oldurdu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2011 22:24:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik harp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18582</guid>
		<description><![CDATA[Emre Uslu (Taraf)
Kuzey Irak&#8217;a yapılan saldırıdan sonra ROJ TV tarafından TSK bombardımanında yedi sivilin öldürüldüğü tartışması her geçen gün daha da esrarengizleşiyor. Önce PKK yedi sivilin uçaktan atılan bomba ile içinde vurulduğunu iddia ettiği yanmış ve parçalanmış bir araç ve aracın yanında yanmış cesetler gösterdi. Fakat ROJ TV&#8216;nin gösterdiği videoda çok büyük sorunlar vardı. Örneğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.taraf.com.tr/emre-uslu/makale-yedi-sivili-kim-oldurdu.htm" target="_blank"><strong><em>Emre</em></strong> <strong><em>Uslu (Taraf)</em></strong></a></p>
<p><img class="alignright" title="yedi-sivili-kim-oldurdu_5871_orijinal.jpg" src="http://www.haksozhaber.net/d/other/yedi-sivili-kim-oldurdu_5871_orijinal.jpg" alt="yedi-sivili-kim-oldurdu_5871_orijinal.jpg" />Kuzey Irak&#8217;a yapılan saldırıdan sonra <em>ROJ TV</em> tarafından TSK bombardımanında yedi sivilin öldürüldüğü tartışması her geçen gün daha da esrarengizleşiyor. Önce PKK yedi sivilin uçaktan atılan bomba ile içinde vurulduğunu iddia ettiği yanmış ve parçalanmış bir araç ve aracın yanında yanmış cesetler gösterdi. <strong>Fakat <em>ROJ TV</em>&#8216;nin gösterdiği videoda çok büyük sorunlar vardı. Örneğin <em>ROJ TV</em> muhabirinin bir saat önce vuruldu dediği araçtan en küçük bir duman çıkmıyordu. Gösterilen cesetlerin kanları da yeni ölmüş ceset kanına benzemiyordu. Dahası vuruldu denen aracın etrafı sapasağlamdı ve araçtan başka her şey sağlam duruyordu. Haliyle bu video kuşku yarattı.</strong></p>
<p>Bu videoyu izler izlemez <em>twitter</em>&#8216;den itiraz ettim. Görüntüler ile anlatılan hikâyenin örtüşmediğini, videoda birçok sorun olduğunu yazdım. Bu itirazım üzerine bir tartışma da doğal olarak başladı. <em>Twitter</em>&#8216;de özellikle PKK sempatizanı kesimler tarafından saldırılara uğradım. İçinde <em>ROJ TV</em> muhabirlerinin de olduğu bu kesim bana demediğini bırakmadı. <strong>Daha sonra TSK uydu görüntüsü yayınladı ve uçaktan vurulan yerde en az sekiz metre çapında kraterlerin oluşması gerektiğini söyleyerek vurulduğu iddia edilen yerde böylesi bir hasarın olmadığına dikkat çekerek sivilleri vurmadıklarını açıkladı. Bu açıklamadan bir hafta sonra <em>ROJ TV</em> yeni bir video yayınladı. Bu kez uçaktan vurulduğu iddia edilen duvarlarda hasar oluşmuş yolun üst kısmı gösteriliyordu. <em>ROJ TV</em>&#8216;nin iddiasına göre uçaklar aracı vurunca araç 30-40 metre aşağıya fırlamış bu nedenle aracın bulunduğu yerde çukurun oluşmadığını iddia etti.</strong></p>
<p>Önceki gün <em>Taraf</em>&#8216;ın sürmanşetinde de okuduğunuz <strong>o görüntülerde sözü edilen hasarın halen uçaktan atılan bir bomba ile olabileceğine inanmıyorum. Eğer TSK çok özel araçlar için geliştirilmiş, hafif bombalar kullanmıyorsa, </strong>-ki bilebildiğimiz kadarıyla akıllı bomba dediğimiz bu tarz hedef odaklı bombalar bizde yok-<strong> <em>ROJ TV</em>&#8216;de iddia edilen çukur uçaktan atılmış bir bombadan oluşamaz.</strong></p>
<p>Dahası, <strong>çukurun bir bombadan çok yol kenarına döşenmiş bir IED bombası olma olasılığı daha güçlü olasılık</strong>. Bu yazı için Kuzey Iraklı gazetecilerle irtibata geçtim. Onlardan yeni fotoğraflar elde ettim. Bu fotoğraflarda olay yeri daha net görünüyor ama fotoğraflar işleri biraz daha karıştıracak gibi. En azından <em>ROJ TV</em>&#8216;de gösterilen videoda bulunan bu bölgede yer alan bazı unsurlar bu fotoğraflarda yer almıyor. Dahası <strong>fotoğraflar dikkatlice incelendiğinde o araç yığınının orada aylardır duran bir araç yığını olma olasılığını arttırıyor</strong>.</p>
<p>Aşağıda yer vereceğim fotoğraflara internet sitemizden kolayca erişip yakından inceleyebilirsiniz. Bu fotoğraflar bana çarşamba günü geldi. Yani olaydan bir hafta geçtikten sonra ulaşabildim. Fotoğrafların tam olarak ne zaman çekildiğini bilmiyorum. Bu soruyu kaynağıma sordum, o da fotoğrafları edindiği kaynağına sorup dönecekti ancak yazı yayına girene kadar bana ulaşmadı.</p>
<p>Şimdi isterseniz fotoğrafları birlikte inceleyelim:<span id="more-18582"></span></p>
<p><strong>Bu fotoğraf size bir hafta önce vurulmuş bir aracın fotoğrafı gibi görünüyor mu? </strong><br />
<strong>Örneğin aracın tekeri yeni kazadan çıkmış 30-40 metre sürüklenmiş bir araç tekerine mi daha çok benziyor yoksa orada güneşin altında aylardır duran bir tekere mi daha çok benziyor?</strong> Bence ikincisi. Yine tekerin toprak ile temas eden yerine dikkatlice bakın. Tekerin toprağa gömülü olduğunu, toprağın kurumuş olduğunu göreceksiniz. Yani lastik bir çamurlu alana gömülmüş ve o çamur kurumuş. Dahası duvarlardaki otlara dikkat edin. Bir hafta önce sürüklenerek bu duvara çarpıp durmuş bir aracın duvarlardaki otlara zarar vermemesi mümkün mü? Yine araçtan yere dökülen yağların kurumuş oluğu görülüyor. Beş günde bir haftada bu yağlar bu şekilde kurur mu? <strong>Bu fotoğrafa bakınca burada uzun süredir duran bir hurda araç yığını olduğu görülüyor.</strong></p>
<p>İkinci fotoğrafa bakalım:</p>
<p><strong>Sizce bu fotoğrafta bulunan çukur bir bombadan açılmış bir çukura mı daha çok benziyor yoksa yol kenarına döşenen ve Irak&#8217;ta sıkça kullanılan IED denen bomba düzeneğinin açtığı çukura mı çok benziyor?</strong> Daha da önemlisi sizce bu çukur yeni açılmış bir çukura benziyor mu? Özellikle duvarın dibindeki toprağa bakıldığında o toprağın uzun zamandır yukarıdan azar azar dökülen topraktan oluştuğu izlenimi ediniyorum.</p>
<p>(Not: Bu fotoğrafları Irak&#8217;ta görev yapmış, çatışmalara girmiş Amerikan askerlerine de sorup hava saldırısı ile mi yoksa mayın benzeri bir bomba ile mi böylesi bir hasarın oluşabileceğini sordum. Burada özetlediğim görüşler onların görüşleriyle de paralellik gösteriyor.)</p>
<p>Üçüncü fotoğrafa bakalım:</p>
<p><strong>Bu fotoğrafta oluşan izler sizce yeni oluşmuş izlere benziyor mu?</strong> Bu duvarla ilgili daha önemli bir soru var. <strong>İzlerin biçimi ve yönüne bakıldığında izlerin aşağıdan yukarı doğru fırlayan parçaların çarpmasıyla oluşmuş olduğu görülüyor.</strong> Bu yukarıdan atılan bir bombanın patlaması sonucu fırlayan parçaların oluşturabileceği izlerden çok IED&#8217;ye basmış bir aracın patlamasıyla belli bir açıya doğru fırlayan bir aracın parçalarının oluşturacağı ize daha çok benziyor.</p>
<p>Şimdi dördüncü fotoğrafa bakalım:</p>
<p>Bu fotoğraf çok daha ilginç. Zira bu fotoğrafta var olan bazı detaylar <em>ROJ TV</em>&#8216;nin yayınladığı videoda yok, <em>ROJ TV</em>&#8216;de var olan bazı detaylarsa burada yok. Öncelikle <strong>bu duvardaki yıkıntının da fotoğrafın çekiminden dört-beş gün önce oluşmuş yıkıntılar olduğunu sanmıyorum. Bu yıkıntılar en azı birkaç aylık yıkıntılar gibi görünüyor.</strong> Şimdi fotoğrafta görünen bir başka ayrıntıya dikkatinizi çekeyim. Yolun dışındaki yokuşta muhtemelen o araca ait bir parça duruyor. Nedense <em>ROJ TV</em> çektiği görüntülerde o aracın buradan aşağıya fırladığını anlatıyor ama bu fotoğrafta görülen, o ayrıntıyı çekmiyor.</p>
<p>Bir de beşinci fotoğraf var:</p>
<p>Bu fotoğrafa ilişkin yorumum yok ama asıl yorumu <em>ROJ TV</em> yapmış. <em>ROJ TV</em> muhtemelen bu dramatik fotoğrafı daha dramatik kılmak için içinde çocuk resimlerinin bulunduğu bir kitabı, muhtemelen bir çocuk kitabını, bu giysinin üstüne koyup çekim yapmış. İşte <em>ROJ TV</em>&#8216;nin o fotoğrafı.</p>
<p>Bu fotoğraflardan hareketle, hiçbir kimse TSK&#8217;nın sivilleri öldürüp öldürmediğini ispat da edemez inkâr da. Ancak PKK&#8217;nın TSK sivilleri öldürdü iddiasına sunduğu ‘kanıtların&#8217; kuşkulu olduğunu açıkça gösterir.</p>
<p>Bu fotoğrafları yayımlarken amacım TSK savunuculuğu yapmak değil. TSK&#8217;nın beni yazılarımdan dolayı defalarca savcılığa verdiği mahkeme tutanaklarına geçmiş bir gerçek. Ben burada bu fotoğrafları yayımlayarak bir gerçeğin peşinden gidiyorum. Gerçekten yedi sivil katledildi mi? Ne zaman kim tarafından ve nasıl? Bu soru hâlâ muamma&#8230;<br />
<strong>acilim1@gmail.com</strong></p>
<p>TARAF</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/09/04/yedi-insani-kim-ve-neden-oldurdu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/09/04/yedi-insani-kim-ve-neden-oldurdu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ortadoğu değişiyor, ya Kürtler?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/29/ortadogu-degisiyor-ya-kurtler/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/29/ortadogu-degisiyor-ya-kurtler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Aug 2011 08:23:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18498</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ahmedinejad&#8217;ın başında olduğu İran gizli servisi Abdurrahman Kasemlo&#8217;yu Viyana&#8217;da tuzağa düşürdü ve katletti. Barzani&#8217;nin liderliğindeki Irak-KDP&#8217;si başından beri, İran&#8217;la iyi ilişkiler içinde oldu. Irak ve İran arasındaki anlaşmazlıklardan yararlanmaya çalıştı. Türkiye&#8217;yi Batı&#8217;ya açılan kapı olarak gördü. KDP, Irak&#8217;a karşı yürütülen silahlı mücadelede, İran&#8217;dan destek görüyordu. Ama mücadelenin en kızgın olduğu dönemde 6 Mart 1975 yılında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091212_dtp_pkk_teror.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-7636" title="20091212_dtp_pkk_teror" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091212_dtp_pkk_teror-196x300.jpg" alt="" width="161" height="206" /></a>&#8220;Ahmedinejad&#8217;ın başında olduğu İran gizli servisi Abdurrahman Kasemlo&#8217;yu Viyana&#8217;da tuzağa düşürdü ve katletti. Barzani&#8217;nin liderliğindeki Irak-KDP&#8217;si başından beri, İran&#8217;la iyi ilişkiler içinde oldu. Irak ve İran arasındaki anlaşmazlıklardan yararlanmaya çalıştı. Türkiye&#8217;yi Batı&#8217;ya açılan kapı olarak gördü. KDP, Irak&#8217;a karşı yürütülen silahlı mücadelede, İran&#8217;dan destek görüyordu. Ama mücadelenin en kızgın olduğu dönemde 6 Mart 1975 yılında İran ve Irak arasında imzalanan Cezayir Antlaşması, Irak Kürt mücadelesinin yenilgiyle sonuçlanmasına yol açtı.&#8221; <strong><a href="http://www.taraf.com.tr/orhan-miroglu/makale-ortadogu-degisiyor-ya-kurtler.htm" target="_blank">TAMAMI</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/29/ortadogu-degisiyor-ya-kurtler/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/29/ortadogu-degisiyor-ya-kurtler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürtleri kaybeden kaybeder</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/26/kurtleri-kaybeden-kaybeder/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/26/kurtleri-kaybeden-kaybeder/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Aug 2011 13:40:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18462</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;Savaş en kötü bir şeydir!&#8221;
&#8220;Sonra yeniden dövüşmek üzere her iki taraf da pes değil es desin!&#8221;
Ha tabii bir de &#8220;Analar ağlamasın!&#8221;
Lafı uzatmayalım, bu sade suya tirit sözüm ona barış çağrılarının, bir yenisine daha savrulduğumuz kolektif deliliğe ilaç olmayacağını çocuklar bile anladı artık.
Yazının devamını okumak için tıklayın.
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/pkk_teror1.jpg"><img class="size-full wp-image-18464 aligncenter" title="pkk_teror1" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/pkk_teror1.jpg" alt="" width="283" height="259" /></a></p>
<blockquote><p><em>&#8220;Savaş en kötü bir şeydir!&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;Sonra yeniden dövüşmek üzere her iki taraf da pes değil es desin!&#8221;</em></p>
<p><em>Ha tabii bir de &#8220;<a href="http://www.google.com.tr/url?sa=t&amp;rct=j&amp;q=akp%20site%3Aderindusunce.org&amp;source=web&amp;cd=11&amp;ved=0CBoQFjAAOAo&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.derindusunce.org%2Ftag%2Fakp%2F&amp;ei=7fT-Tr2KFtKU8gP-nN3BDQ&amp;usg=AFQjCNEroXR24ge1a5PAArwqD12qm5_PSg" target="_blank">Analar ağlamasın!&#8221;</a></em></p>
<p><em>Lafı uzatmayalım, bu sade suya tirit sözüm ona barış çağrılarının, bir yenisine daha savrulduğumuz kolektif deliliğe ilaç olmayacağını çocuklar bile anladı artık.</em></p>
<p><a href="http://taraf.com.tr/login/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yazının devamını okumak için tıklayın.</strong></span></a></p></blockquote>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/26/kurtleri-kaybeden-kaybeder/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/26/kurtleri-kaybeden-kaybeder/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Vakur ya da kasıntı Müslüman&#8230;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/08/16/vakur-ya-da-kasinti-musluman/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/08/16/vakur-ya-da-kasinti-musluman/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 21:04:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<category><![CDATA[İslam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18337</guid>
		<description><![CDATA[Cihan Aktaş
Cumhuriyet&#8217;in yetmiş yılı Müslümanlar için surat asmanın hak sayıldığı yıllardı. Efendilerin ve paryaların varlığı esasında bir vatandaş tanımı geliştiren ideolojinin yüzlerin gülücükler saçtığı bir hayat tarzı dilemesi ve sunması da beklenemez. Müslüman kitlelere öz yurdunda parya olduğunu duyurtarak modernleşme sorunsalını aşacağı zehabına kapılan bir siyasal sistemin yaşattığı medeniyet travmasının en sıradan sonuçlarından biri, imanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Cihan Aktaş" href="http://www.taraf.com.tr/cihan-aktas/">Cihan Aktaş</a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/abdulcanbaz.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-18338" title="abdulcanbaz" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/08/abdulcanbaz.jpg" alt="" width="210" height="286" /></a></p>
<p>Cumhuriyet&#8217;in yetmiş yılı Müslümanlar için surat asmanın hak sayıldığı yıllardı. Efendilerin ve paryaların varlığı esasında bir vatandaş tanımı geliştiren ideolojinin yüzlerin gülücükler saçtığı bir hayat tarzı dilemesi ve sunması da beklenemez. Müslüman kitlelere öz yurdunda parya olduğunu duyurtarak modernleşme sorunsalını aşacağı zehabına kapılan bir siyasal sistemin yaşattığı medeniyet travmasının en sıradan sonuçlarından biri, imanı koruma kaygısının yol açtığı bir tür agorafobi.</p>
<p>Turhan Selçuk&#8217;un Abdülcanbaz tipi Yeşil Kuşak Projesi yıllarında Taliban formatında Olivier Roy&#8217;un &#8220;hınçlı Müslüman&#8221; kelamıyla allanıp pullanarak yeniden piyasaya sürüldü ya&#8230; Bu kez de kimi Müslümanlar, o formattan kendilerini uzak tutmak için kırk yama bir hoşgörü söylemiyle eğreti bir sevimlilik üretmeye çalıştılar. Belki burada vakar kaybından söz etmek gerekir. Vakar ki asla somurtmakla, kasıntı tavırlarla edinilemez bir nitelik. Dolayısıyla, Hayrettin Karaman Hoca&#8217;nın geçen hafta tartışılan &#8220;Tahammül mü hoş görmek mi?&#8221; başlıklı Yeni Şafak yazısında yer alan, Ayşe Sözen&#8217;in HerTaraf yazısında dile getirdiği ve Balçiçek Pamir&#8217;in de yazılarına konu ettiği &#8220;hayat tarzını onaylamadığın komşuyla tebessümümü esirgeyerek ayrışma&#8221; tasavvuruna dönük ifade, akla söz konusu vakar kaybıyla ilgili bir endişeyi de getiriyor. <strong><a href="http://www.taraf.com.tr/cihan-aktas/makale-vakur-ya-da-kasinti-musluman.htm" target="_blank">TAMAMI</a> </strong></p>
<p> </p>
<p>&#8230; Bu konu ilginizi çekiyorsa&#8230;</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-11326" title="kapak-laiklik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak-laiklik.jpg" alt="" width="120" height="169" /></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"> Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”</span></a></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/kapak.jpg"></a>Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde <strong>Yobaz Laiklik Meselesini</strong> barındıran konuları ele alıyor.<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/09/alaturka_laiklik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></strong></a></p>
<p><strong></strong> </p>
<p style="text-align: justify;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kadın hakları ve Kemalizm </strong></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-6982" title="20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/10/20091025_derin_dusunce_org_kadin_kemalizm-229x300.jpg" alt="" width="121" height="171" /></strong></span></a></p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> <strong>“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi”</strong> gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. <strong>“İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?”</strong> diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi <strong><em>“çağdaş Türk kadını’nın sesi”</em></strong> Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  <strong>“Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” </strong><strong> </strong>Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  <strong>“Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” </strong>Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : <a href="http://www.derindusunce.org/img/kemalizm_kadin.pdf"><span style="color: #0066cc;">Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış</span></a> </p>
<p class="entry" style="text-align: justify;"> </p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><strong><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" />Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/08/16/vakur-ya-da-kasinti-musluman/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/08/16/vakur-ya-da-kasinti-musluman/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öylesine bir millî güvenlik dersi</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/21/oylesine-bir-milli-guvenlik-dersi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/21/oylesine-bir-milli-guvenlik-dersi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2011 18:00:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayla Chignardet</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18117</guid>
		<description><![CDATA[Konuyu uzatmak istemiyordum. Sadece &#8220;ne olduysa oldu birden böyle bir sorun oluştu&#8221; kısmına bir açıklama getirmek istemiştim. Ve ne demek istediğimi anlamıştı, ama &#8220;Ne demek istiyorsun?&#8221; diyerek işi tartışma noktasına getireceği belliydi. Anlamıştım.
Bilindik şeyler. Mesela Dillerinin yasaklanması. Özellikle İsmet İnönü ve Darbe döneminde. Sonra yapılan bazı şiddet olayları
İşte bu söz onu ateşleyen nokta olmuştu. Konuşmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Konuyu uzatmak istemiyordum. Sadece &#8220;ne olduysa oldu birden böyle bir sorun oluştu&#8221; kısmına bir açıklama getirmek istemiştim. Ve ne demek istediğimi anlamıştı, ama &#8220;Ne demek istiyorsun?&#8221; diyerek işi tartışma noktasına getireceği belliydi. Anlamıştım.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Bilindik şeyler. Mesela Dillerinin yasaklanması. Özellikle İsmet İnönü ve Darbe döneminde. Sonra yapılan bazı şiddet olayları</em></p>
<p>İşte bu söz onu ateşleyen nokta olmuştu. Konuşmaya başladı</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Sen doğuya hiç gittin mi! Ben orda görev yaptım!</em></p>
<p> Bunu söylerken suratı kızarmaya başlamıştı ve sesi de yükseliyordu.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Bakın demek istediğimi anlamıyorsunuz. Ben diyorum ki bazı baskılar oldu sizin bunu yapmadığınız bunun olmadığı anlamına gelmez.</em></p>
<p>Sakinliğimi sürdürmeye çalışıyordum. Ama ayakuçlarım hızlı bir rock şarkısı dinliyormuşum gibi titretiyordum. Hatta önümdeki arkadaşım Duygu &#8220;Ayağını sallama. Sırayı sallıyorsun&#8221; diyerek <a href="http://ciilgin.wordpress.com/2011/05/26/sen-ne-bilirsin/" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/21/oylesine-bir-milli-guvenlik-dersi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/21/oylesine-bir-milli-guvenlik-dersi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir CHP var bende, benden içeri</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/11/bir-chp-var-bende-benden-iceri/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/11/bir-chp-var-bende-benden-iceri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jul 2011 19:12:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=18043</guid>
		<description><![CDATA[Tarhan Erdem
Bugünkü yazımda çocukça iddiaları cevaplama amacıyla kendimi anlatacağım için hepinizden özür dilerim. Benim CHP&#8217;yi güçlendirmek için değil, düşmanlık hislerimin, hatta kinimin etkisiyle yazdığımı söyleyenler var! Ne dün, ne evvelki gün; CHP içinde kendime yer aramadım, tam tersine onu içimde yaşattım. Bu nedenle ilk günden beri CHP&#8217;yi ve üst yönetimini eleştirmekteyim. Huy deyin, karakter deyin; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;ArticleID=1055739&amp;Yazar=TARHAN ERDEM&amp;Date=11.07.2011&amp;CategoryID=98" target="_blank">Tarhan Erdem</a><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/11/20091120_derin_dusunce_org_chp_alevi_fasist.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-7382" title="20091120_derin_dusunce_org_chp_alevi_fasist" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/11/20091120_derin_dusunce_org_chp_alevi_fasist.jpg" alt="" width="314" height="200" /></a></p>
<p>Bugünkü yazımda çocukça iddiaları cevaplama amacıyla kendimi anlatacağım için hepinizden özür dilerim. Benim CHP&#8217;yi güçlendirmek için değil, düşmanlık hislerimin, hatta kinimin etkisiyle yazdığımı söyleyenler var! Ne dün, ne evvelki gün; CHP içinde kendime yer aramadım, tam tersine onu içimde yaşattım. Bu nedenle ilk günden beri CHP&#8217;yi ve üst yönetimini eleştirmekteyim. Huy deyin, karakter deyin; böyle başladı, böyle devam ediyor.</p>
<p><strong>Gençlik kolu, il yönetimi </strong></p>
<p>Ocak, gençlik kolu derken İstanbul il yönetimine ilk kez, yönetim listesinin dışından genç delegelerin desteğiyle 1962 kongresinde seçildim, 9 ay sonra üç arkadaşla kuruldan istifa ettik. Hep böyle oldu, bunca yıl bu kadar kurula girdim, yönetimle tam uyum içine giremedim; nedeni, daha çok ve verimli çalışmak istiyordum. <a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;ArticleID=1055739&amp;Yazar=TARHAN ERDEM&amp;Date=11.07.2011&amp;CategoryID=98" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/11/bir-chp-var-bende-benden-iceri/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/11/bir-chp-var-bende-benden-iceri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sen benim kim olduğumu biliyor musun?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/07/sen-benim-kim-oldugumu-biliyor-musun/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/07/sen-benim-kim-oldugumu-biliyor-musun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jul 2011 18:19:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Katrin Baskiotis</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Adaleti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17997</guid>
		<description><![CDATA[Ergun Babahan
&#8220;Bir Fenerbahçeli olarak kendisine oy verdiğim Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım&#8217;ın gözaltına alınmasından büyük üzüntü duyduğumu belirtmem lazım. Hele gözaltına alınma nedeninin şike iddiası olması, bu üzüntümü daha da artırıyor. Aziz Bey&#8217;in bir an önce aklanması ve serbest kalmasını diliyorum. Ama bugün Türkiye&#8217;nin kurallar devleti olması gerçeği üzerinde durmak istiyorum.
AK Parti&#8217;den önce Türkiye&#8217;de her mesleğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;"><em><strong>Ergun Babahan</strong></em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>&#8220;Bir Fenerbahçeli olarak kendisine oy verdiğim Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım&#8217;ın gözaltına alınmasından büyük üzüntü duyduğumu belirtmem lazım. Hele gözaltına alınma nedeninin şike iddiası olması, bu üzüntümü daha da artırıyor. Aziz Bey&#8217;in bir an önce aklanması ve serbest kalmasını diliyorum. Ama bugün Türkiye&#8217;nin kurallar devleti olması gerçeği üzerinde durmak istiyorum.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>AK Parti&#8217;den önce Türkiye&#8217;de her mesleğin kendine has dokunulmazlıkları vardı. Mesela biz gazeteciler içkili araba kullanabilir, kuralları rahatlıkla çiğneyebilirdik. Çünkü trafik kontrolünde durdurulmayacağımızı, yanlışlıkla durdurulsak da ceza yemeyeceğimizi bilirdik.</em></p>
<p style="padding-left: 30px;"><em>Eskiden Türkiye&#8217;de en yaygın cümle ‘&#8217;Sen benim kim olduğumu biliyor musun?&#8221; idi. Son 10 yıldır bu cümleyi daha az&#8230;&#8221;</em> <a href="http://www.stargazete.com/yazar/ergun-babahan/sen-benim-kim-oldugumu-biliyor-musun-haber-364218.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/07/sen-benim-kim-oldugumu-biliyor-musun/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/07/sen-benim-kim-oldugumu-biliyor-musun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BDP, tıpkı Doğu’nun CHP’si gibi</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/06/bdp-tipki-dogu%e2%80%99nun-chp%e2%80%99si-gibi/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/06/bdp-tipki-dogu%e2%80%99nun-chp%e2%80%99si-gibi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jul 2011 08:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tavit Kilimciyan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[CHP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17922</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;BDP, Doğu&#8217;nun CHP&#8217;si gibi. Fark şu; CHP düşüşte, BDP yükselişte. BDP, CHP&#8217;nin Kurtuluş Savaşı&#8217;nı yapan parti olarak kullandığı prestijin benzerini kullanıyor. Kürt isyanını yönetmekten doğan prestijden yararlanıyor&#8221;  TAMAMI
Share on Facebook]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/10/20081028_derin_dusunce_org_nese_duzel.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-1941" title="20081028_derin_dusunce_org_nese_duzel" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2008/10/20081028_derin_dusunce_org_nese_duzel-125x150.jpg" alt="" width="106" height="126" /></a>&#8220;BDP, Doğu&#8217;nun CHP&#8217;si gibi. Fark şu; CHP düşüşte, BDP yükselişte. BDP, CHP&#8217;nin Kurtuluş Savaşı&#8217;nı yapan parti olarak kullandığı prestijin benzerini kullanıyor. Kürt isyanını yönetmekten doğan prestijden yararlanıyor&#8221;  </em><a href="http://taraf.com.tr/nese-duzel/makale-omer-laciner-bdp-tipki-dogu-nun-chp-si-gibi.htm" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/06/bdp-tipki-dogu%e2%80%99nun-chp%e2%80%99si-gibi/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/06/bdp-tipki-dogu%e2%80%99nun-chp%e2%80%99si-gibi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kırmızı merdivenler</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/07/01/kirmizi-merdivenler/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/07/01/kirmizi-merdivenler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2011 13:19:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editörden</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17884</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Nereye gidersem gideyim gökyüzü benimdir&#8221;, der ya Söhrap Sepehri&#8230;  Gökyüzüyle aranızda sinema, reklam veya tv yıldızlarının oluşturduğu bir koyu katman  var, New York Times Square&#8217;da. Yıldız değilseniz, yıldızlara ulaştıracak para ve konumdan da yoksunsanız, sahip olduğunuz özgürlüğün bir kandırmacadan ibaret olduğunu duymaya zorlar sizi meydan, ilk izlenimlerin ardından. Bu baskı karşısında kişi bireysel bağımsızlığının yük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/11/20091113_derin_dusunce_org_cihan_aktas_iran.jpg"><em><img class="alignright size-medium wp-image-7259" title="20091113_derin_dusunce_org_cihan_aktas_iran" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/11/20091113_derin_dusunce_org_cihan_aktas_iran-204x300.jpg" alt="" width="133" height="174" /></em></a><em>&#8220;Nereye gidersem gideyim gökyüzü benimdir&#8221;, der ya Söhrap Sepehri&#8230;  Gökyüzüyle aranızda sinema, reklam veya tv yıldızlarının oluşturduğu bir koyu katman  var, New York Times Square&#8217;da. Yıldız değilseniz, yıldızlara ulaştıracak para ve konumdan da yoksunsanız, sahip olduğunuz özgürlüğün bir kandırmacadan ibaret olduğunu duymaya zorlar sizi meydan, ilk izlenimlerin ardından. Bu baskı karşısında kişi bireysel bağımsızlığının yük olduğunu duyarak bir camiaya, gettoya, çatı altına sığınmayı diler.</em>  <a href="http://www.dunyabulteni.net/?aType=yazarHaber&amp;ArticleID=16309" target="_blank">TAMAMI</a></p></blockquote>
<p> </p>
<p>&#8230; &#8220;Ötekiler&#8221; ilginizi çekiyorsa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/ceviri.pdf" target="_blank"><strong>“Ötekilere” bakarken (Çeviriler)</strong> </a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.derindusunce.org/img/ceviri.pdf" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-8365" title="ceviri" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/ceviri.jpg" alt="" width="123" height="182" /></a>“Ötekilerin”</strong> gözüyle dünyaya bakabilenler ilerliyor uygarlık yolunda. Geçmişte Bağdat’ı, Kurtuba’yı inşa eden, bugün ise Paris’i, New York’u, yaşatan “öteki” değil mi? Bugün içine kapanan ülkeler yine geriliyor. Dışa açılan, <strong>“ötekilerin”</strong> bilgisini, birikimini kendine katabilenler ilerliyor. Bu kitabın amacı da “ötekilere” küçük bir pencere açmak. <em><strong>“Almanlar, Amerikalılar, İranlılar, Filistinliler ve İsrailliler dünyada olup bitenlere nasıl bakıyor?”</strong></em> diye sormak. Çeviri metinlere adadığımız 125 sayfalık bu kitapta Ermenistan’dan tasavvufa, İran sinemasından Ateizme, Şeriat’tan Türkiye’deki Hristiyanlara uzanan çok değişik konularda çeviri metinler bulacaksınız. <a href="http://www.derindusunce.org/img/ceviri.pdf" target="_blank"><strong> Buradan indirin.</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">A<span style="color: #0000ff;">merika Tedavi Edilebilir mi?</span></a></span></strong></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank"><span style="color: #0000ff;"><img class="alignleft size-medium wp-image-7855" title="20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/12/20091222_derin_dusunce_org_amerikan_saldirganligi_pt-203x300.jpg" alt="" width="115" height="166" /></span></a> <span style="color: #000000;">Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız? </span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> <span>Bayrak y</span><span>akmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz.</span><span> </span><span>ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/abd_tedavi_edilebilir_mi.pdf" target="_blank">Buradan indirin.</a></span></span></div>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/07/01/kirmizi-merdivenler/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/07/01/kirmizi-merdivenler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Portekizli Türkçe konuşsa ne olur?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/25/portekizli-turkce-konussa-ne-olur/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/25/portekizli-turkce-konussa-ne-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jun 2011 12:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>

		<category><![CDATA[gülen cemaati]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17340</guid>
		<description><![CDATA[Olimpiyatların şiir şölenini izledikten sonra, hazımsız bir yazı kaleme alan Radikal yazarı Hakkı Devrim&#8217;i mazur görünüz. Üstad, ne de olsa bu yüzyılın insanı değil. Zihni, geçen asrın ortalarında, Milli Şef&#8217;in hükümran olduğu zamanlarda donup kalmış. Ne hayali, ne de vizyonu bugünkü dünyayı anlamaya yetiyor. Yoksa, &#8220;Moritanya&#8217;da, Güney Afrika&#8217;da, Polonya&#8217;da Türkçe öğretilen çocukların bu dil ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>Olimpiyatların şiir şölenini izledikten sonra, hazımsız bir yazı kaleme alan Radikal yazarı Hakkı Devrim&#8217;i mazur görünüz. Üstad, ne de olsa bu yüzyılın insanı değil. Zihni, geçen asrın ortalarında, Milli Şef&#8217;in hükümran olduğu zamanlarda donup kalmış. Ne hayali, ne de vizyonu bugünkü dünyayı anlamaya yetiyor. Yoksa, &#8220;Moritanya&#8217;da, Güney Afrika&#8217;da, Polonya&#8217;da Türkçe öğretilen çocukların bu dil ne işlerine yarayacak?&#8221; diye sorar mıydı? Hakkı Bey&#8217;den, oralarda Türkçe öğrenen çocukların, son yıllarda dış ticaretimizin köprüsü olduğunu, Türk şirketlerinde çalıştıklarını bilmesini beklemeyiniz. Hele Vietnam&#8217;da, Moritanya&#8217;da, Güney Afrika&#8217;da çocukların bir Türk şairini kendi dilinden okuyabildiğini, bunun da güzel bir şey olduğunu anlayamaz üstad. Onu kendi haline bırakınız!.. </em><a href="http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1150880" target="_blank"><em>TAMAMI</em></a></p></blockquote>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/25/portekizli-turkce-konussa-ne-olur/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/25/portekizli-turkce-konussa-ne-olur/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BDP&#8217;ye verilen oylar boşa mı gitti?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/24/bdpye-verilen-oylar-bosa-mi-gitti/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/24/bdpye-verilen-oylar-bosa-mi-gitti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2011 11:46:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17331</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;YSK&#8217;nın vermiş olduğu Hatip Dicle kararı bölgeyi yeniden germiştir. Daha önce 12 emek, özgürlük ve demokrasi bloğu adayını veto ederek bölgemizi geren YSK, bu kararından geri adım atarak bu adayların seçime girmesine yeşil ışık yakmıştı, seçime 3 gün kala daha önceki bir mahkûmiyet kararını onayan Yargıtay, Hatip Dicle&#8217;nin önünün kesilmesine yol açmıştır, aynı YSK&#8217;nın Dicle&#8217;nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;YSK&#8217;nın vermiş olduğu Hatip Dicle kararı bölgeyi yeniden germiştir. Daha önce 12 emek, özgürlük ve demokrasi bloğu adayını veto ederek bölgemizi geren YSK, bu kararından geri adım atarak bu adayların seçime girmesine yeşil ışık yakmıştı, seçime 3 gün kala daha önceki bir mahkûmiyet kararını onayan Yargıtay, Hatip Dicle&#8217;nin önünün kesilmesine yol açmıştır, aynı YSK&#8217;nın Dicle&#8217;nin seçimlere girebileceğini belirtmesi üzerine 80 bin oyla milletvekili seçilen Dicle&#8217;ye mazbatası verilmiştir.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;BAĞIMSIZLAR HALKA DANIŞMADAN BOYKOT KARARI ALDI&#8221;</p>
<p>YSK&#8217;nın, milletvekili seçilmiş bir şahsın zorlama bir onamayla, verilen ceza nedeniyle daha önce seçime girmesine izin verdiği ve seçilmesini sağladığı bir milletvekilinin aleyhine bir karar <span id="more-17331"></span>alarak yeni bir hüküm ihdas ettiğini kaydeden Evsen, &#8220;Seçilmiş milletvekilliğini AK Parti&#8217;ye vermiştir. Adeta 80 bin kişinin iradesi yok sayılmıştır. Karşı bir atak olarak da bu blok, kendilerini seçen ve çözüm çabaları için Meclis&#8217;e gönderen halka danışmadan Meclis&#8217;e gitmeme kararı almışlardır.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Tamamen toplum mühendisliği olarak gördükleri Yargıtay ve YSK kararının yasallığının tartışmalı olduğunun altına çizen Evsen, bunun kesinlikle vicdani ve insani olmadığını kaydetti. Evsen, şöyle devam etti: &#8220;Hukuk devleti olduğunu iddia eden bir ülkede bu tür iş ve eylemler kabul edilemez. Özgür iradenin tecelli etmesinin önüne bu tür zorlama kararlarla gelinmesi toplum vicdanında onulmaz yaralar açacaktır. Buna karşılık blok adaylarının da Meclis&#8217;i, halkın onayını almadan protesto edeceklerini ilan etmeleri de anlaşılabilir değildir, halk adına, çözüm çabalarının tüm engellemelere rağmen devam edebilmesi ve Kürt sorunu başta olmak üzere ülkemizdeki tüm sorunların çözüm çabalarının yüceltilebilmesi için blok milletvekillerinin bu kararlarını yeniden gözden geçirmesi yerinde olacaktır.&#8221; <a href="http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1150581&amp;title=stklar-bagimsizlarin-boykot-karari-anlasilir-degil" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/24/bdpye-verilen-oylar-bosa-mi-gitti/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/24/bdpye-verilen-oylar-bosa-mi-gitti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Tanrı MHP&#8217;yi korusun!&#8217;</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/22/tanri-mhpyi-korusun/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/22/tanri-mhpyi-korusun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 13:28:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Mehmet Bahadır</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[MHP]]></category>

		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17316</guid>
		<description><![CDATA[ Mümtaz&#8217;er Türköne
BDP ne ölçüde bir Kürt partisi ise MHP de aynı ölçüde bir Türk partisi. İkisi de bütün varoluşlarını etnik kökene dayandırıyor. BDP&#8217;den Kürtlüğü, MHP&#8217;den de Türklüğü çekip çıkardığınız zaman geriye hiçbir şey kalmıyor. BDP&#8217;nin Kürt ulusalcılığı geç kaldığı için telaşlı ve abartılı. MHP&#8217;nin Türk milliyetçiliği ise ulus-devletin gölgesinde gelişip serpildiği için muhtevasız ve içi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/bozkurtlar.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-16490" title="bozkurtlar" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/05/bozkurtlar-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1149142&amp;title=tanri-mhpyi-korusun" target="_blank"> Mümtaz&#8217;er Türköne</a></em></strong></p>
<p>BDP ne ölçüde bir Kürt partisi ise MHP de aynı ölçüde bir Türk partisi. İkisi de bütün varoluşlarını etnik kökene dayandırıyor. BDP&#8217;den Kürtlüğü, MHP&#8217;den de Türklüğü çekip çıkardığınız zaman geriye hiçbir şey kalmıyor. BDP&#8217;nin Kürt ulusalcılığı geç kaldığı için telaşlı ve abartılı. MHP&#8217;nin Türk milliyetçiliği ise ulus-devletin gölgesinde gelişip serpildiği için muhtevasız ve içi kof.</p>
<p>BDP&#8217;nin Kürt kelimesine yüklediği etnik anlam ile MHP&#8217;nin Türk kelimesine atfettiği anlam arasında<span id="more-17316"></span> zerre mikyas fark yok. İkisinde de sadece bir etnisite mevcut. Bilmeyenler için kaydedelim: Etnos, aynı atadan, yani ortak bir soydan geldiği varsayılan insanlar topluluğu demek. MHP milliyetçiliği, Bahçeli&#8217;nin seslendirdiği haliyle bir etnik milliyetçilik olarak Türk milliyetçiliğinin çok dar, ilkel ve sınırlı bir kalıbını temsil ediyor. İtiraz eden MHP milliyetçilerine ölçüyü verelim. Kürtlerin de kendi rızaları ile onurlu biçimde içinde yer bulacakları bir milliyetçilik üretemiyorsanız, hatta milliyetçiliğinizi tam olarak Kürtlüğün karşısında yerleştiriyorsanız bunun adı etnik milliyetçiliktir. Şayet etnik milliyetçilik çoğunluk tarafından yapılıyorsa buna fazladan ırkçılık denir. Bahçeli, pazar günü Merkez Yürütme Kurulu&#8217;nu topladıktan sonra yaptığı yazılı açıklamada &#8216;etnik kimliklerin anayasaya taşınmasından&#8217; ve &#8216;Türk kimliğinin esnetilerek anayasadan çıkartılmasından&#8217; şikâyet ederken tam olarak işte bu etnik milliyetçiliği yapıyor. Bu sözün tercümesi, Kürt etnik kimliğine karşı Türk etnik kimliğinin üstünlüğü iddiasından başka bir şey değil. Soruyu şu şekilde sorabilirsiniz: Bahçeli Kürtlere, bu ülkede Türklerle birlikte var olacakları ve Kürt olarak kalacakları bir alan veriyor mu? Kürtleri dışlayan, benim &#8216;Küçük Türkiye milliyetçiliği&#8217; dediğim şey, tam olarak işte bu. Çünkü Kürtlere, Kürdistan dışında bir alternatif bırakmıyorsanız, bu ülkeyi onlardan önce siz bölmüş olursunuz. MHP, milliyetçilik yapmıyor sadece Kürtlerin varlığına -kendi tabiri ile- &#8216;itiraz&#8217; ediyor. Türkiye&#8217;nin birliğini ve bütünlüğünü korumak ve geleceğe taşımak konusunda en büyük engellerden biri bu itiraz. Etnik milliyetçiliğin sınırlarını aşamayan ve Kürtleri kucaklamayı beceremeyen bir MHP, Türkiye&#8217;nin geleceği için büyük bir tehlike. 1990&#8242;lı yıllarda devlet adına görev yapanlar, devleti korumak adına cinayetler işlediler. Bu cinayetler yüzünden, devlet ile vatandaşlar arasında Türkiye&#8217;nin birliğini sürdürmeyi zorlaştıran uçurumlar oluştu. Tek çare bu derin uçurumu, o devlet görevlilerinin fani bedenleri ile doldurup kapatmaktan ibaret. Ne yapalım: &#8216;Vatan sağ olsun&#8217;.</p>
<p>Darbe planı yapan subaylar, Türk milletini yaşatmak için elzem olan hukuk devletini bataklığa çevirdiler. Tıpkı II. Dünya Savaşı&#8217;nda önüne çıkan bataklığı kendi askerlerinin bedenleri ile doldurup geçen Alman Tank tümeninin yaptığı gibi, bizim de bu askerleri yargılayıp mahkûm etmemiz lâzım. Yeter ki, &#8216;Vatan sağ olsun&#8217;.</p>
<p>Türk milleti birliğini ve bütünlüğünü sürdürmek, devletin bekâsını temin etmek adına önemli bir fırsat yakaladı. Terör sona eriyor. 74 milyonluk bu koca ülke güçlü entegrasyon dinamiklerini harekete geçirecek. Demokrasi ve hukuk, hepimizin ortak paydası olacak. Silahı bırakanların barut dumanından göremediğimiz yüzlerini göreceğiz; silah sesinden duyamadığımız seslerini duyacağız. Biri Avesta okuyacak, diğeri Kürtçe ezan. Biri derebeylik düzeni kurmaya kalkacak, biz üniter yapıda ısrar edeceğiz. Göreceğiz, sabredeceğiz; eteklerinde taş, midelerinde gaz kalmayacak. Korkuları, düşmanlıkları geride bırakacak, geleceği birlikte inşa edeceğiz. Bir engel daha var: Bahçeli&#8217;de ete kemiğe bürünen dar ve kısır etnik milliyetçilik. Türk milliyetçiliğinin bir buçuk asrı aşan zengin birikimi, bugünün sığ ve dışlayıcı MHP milliyetçiliğine mahkûm olmamalı. Büyük düşünen, büyük ve cesur adımlar atan Türk milliyetçiliğine ve Türk milliyetçilerine ihtiyacımız var. MHP&#8217;nin Bahçeli ile devam eden kısa tarihini, etnik kutuplar arasındaki boşluğu kapatmak için üzerinden geçeceğimiz bir köprüye dönüştürmenin zamanı gelmedi mi? Yoksa bu ülkeye yazık olacak.</p>
<p>Öyleyse, &#8216;Tanrı MHP&#8217;yi korusun!&#8217;</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/22/tanri-mhpyi-korusun/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/22/tanri-mhpyi-korusun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kürt sorununu kim çözebilir?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/22/kurt-sorununu-kim-cozebilir/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/22/kurt-sorununu-kim-cozebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 13:20:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Mehmet Bahadır</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[PKK]]></category>

		<category><![CDATA[Ulus-Devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17311</guid>
		<description><![CDATA[ İhsan Dağı
AK Parti demokratikleşme yolunda ilerlemek istiyorsa Kürt meselesini çözerek bu süreci geri döndürülemez bir noktaya ulaştırabilir. Bu meseleyi çözen bir Türkiye anti-demokratik ve vesayetçi anlayışın elindeki en büyük &#8216;koz&#8217;u almış olacak. Biliyoruz ki 1925&#8242;te çok partili, görece demokratik rejimden sapılırken kullanılan baş &#8216;bahane&#8217; Kürt meselesiydi. Takriri Sükun Kanunu&#8217;yla Türkiye&#8217;nin susturulması, Terakkiperver Parti&#8217;nin kapatılması, basının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/11/20091031_derin_dusunce_org_kurtler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-7088" title="20091031_derin_dusunce_org_kurtler" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/11/20091031_derin_dusunce_org_kurtler-300x274.jpg" alt="" width="224" height="203" /></a> <em><a href="http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1149145&amp;title=kurt-sorununu-kim-cozebilir" target="_blank">İhsan Dağı</a></em></strong></p>
<p>AK Parti demokratikleşme yolunda ilerlemek istiyorsa Kürt meselesini çözerek bu süreci geri döndürülemez bir noktaya ulaştırabilir. Bu meseleyi çözen bir Türkiye anti-demokratik ve vesayetçi anlayışın elindeki en büyük &#8216;koz&#8217;u almış olacak. Biliyoruz ki 1925&#8242;te çok partili, görece demokratik rejimden sapılırken kullanılan baş &#8216;bahane&#8217; Kürt meselesiydi. Takriri Sükun Kanunu&#8217;yla Türkiye&#8217;nin susturulması, Terakkiperver Parti&#8217;nin kapatılması, basının hizaya çekilmesi, yani bildiğimiz anlamda Kemalist rejimin kurulması Şeyh Said isyanının ardından mümkün oldu. Yıllarca bu sorun, tektipleştirme projesinin, otoriter rejimin, askerin sistem üzerinde denetiminin meşrulaştırılması, yani önce demokrasinin askıya alınması<span id="more-17311"></span>, sonra da vesayet rejiminin monte edilmesi için kullanıldı.</p>
<p>Şimdi, tam demokrasiye, Başbakan&#8217;ın ifadesiyle &#8216;ileri demokrasi&#8217;ye ulaşılacaksa Kürt meselesinin çözümü elzem. Bu mesele çözülmeden demokrasi kurumsallaşmaz, tektipleştirici ulus devlet paradigması rafa kaldırılamaz. Çözüme direnenler ellerindeki bu &#8216;bahane&#8217;den vazgeçmek istemiyorlar, çünkü onsuz tam demokrasiyi ertelemek artık mümkün değil. Başka &#8216;kullanılabilir&#8217; bir konu, sorun, bahane kalmadı.</p>
<p>Ayrıca, Kürt meselesinin çözümü hükümetin gerçekten hükümet etmesiyle de derinden alakalı. Kürt meselesi bir güvenlik meselesi, ulus devleti ve üniter devleti tehdit eden bir talepler dizini ilan edilerek hükümetlerin bu konuda &#8217;siyaset&#8217; üretmeleri yıllarca engellendi. Siyaset bu konuya şimdi el atarak rüştünü ispat etmek zorunda.</p>
<p>Üstelik, konunun bir de &#8216;reel politik&#8217; boyutu var. Türkiye, küresel ve hatta bölgesel bir aktör olma iddiası taşıyorsa Kürt meselesini çözmeden bu iddia gerçeklik kazanamaz. Bölgesel sorunları çözmek için inisiyatif alan, bölge halkları için model olarak görülen bir Türkiye iç sorunlarını çözmeli, çözebilir de&#8230;</p>
<p>Böyle bir imkan var ve bu heba edilmemeli&#8230; Kimse BDP&#8217;ye &#8216;36 milletvekili çıkardın Kürt meselesini neden çözmüyorsun&#8217; diye sormayacak. Bu sorunun muhatabı AK Parti, çünkü hükümet etme sorumluluğu da çözüm üretme sorumluluğu da onda.</p>
<p>Çözüm, bütün siyasal aktörler arasında kazançların da kayıpların da eşit paylaşılacağı bir süreç yönetiminden geçiyor. Hiçbir siyasal parti tek başına çözemez bu sorunu. En azından iki temel aktörü var çözümün. Bunlar AK Parti ve BDP. Diğerleri de katılabilirler elbette, ama öncelikle bu iki partinin cesareti, iradesi ve ortak çabası şart.</p>
<p>Üzerinde anlaşmaları gereken temel gerçek de şu; bu meseleyi bir diğeri olmadan çözemeyecekler. BDP bütün Kürtlerin oylarını da alsa, bölgedeki tüm seçimleri de kazansa bir &#8216;Türkiye partisi&#8217;, çözümü Türkiye&#8217;nin geri kalanına kabul ettirecek bir Türkiye partisi olmadan &#8216;tek taraflı&#8217; olarak bu meseleyi çözüme kavuşturamazlar. Ne şiddet kullanarak ne de siyaset&#8230;</p>
<p>Aynı şey AK Parti için de geçerli. Bölgede bütün oyları AK Parti de alsa Kürt talepleri bitmez, sadece bu taleplerin dile getirildiği &#8216;adres&#8217; değişmiş olur.</p>
<p>Bu iki partinin kabul etmeleri gereken bir diğer gerçek ise ötekini &#8216;tasfiye&#8217; etmenin mümkün olmadığı&#8230; BDP&#8217;nin toplumsal desteği sosyolojik bir gerçek. Böyle bir toplumsal desteğin &#8216;imha&#8217; edilmesi mümkün değil. Yani &#8216;tasfiye&#8217; yok, olmayacak. Ancak, &#8216;tasfiye&#8217; korkusuyla çözümden yan çizmek de anlamsız. BDP bu korkuyu yenmeli artık, rahatlamalı&#8230; BDP&#8217;nin çözümün tasfiye anlamına geleceği endişesini aşması, tabanına güvenmesi gerekiyor; ancak bu tabanın &#8217;sınırlı&#8217; olduğu gerçeğini de asla aklından çıkarmaması. Kürtlerin hâlâ yarısından fazlası AK Parti&#8217;ye oy veriyor. Temsil tekeli iddia etmek yerine, diğer Kürtlerin temsil edildiği siyasal partiyle köprüler kurmalarıdır akılcı ve siyaseten doğru olan.</p>
<p>Kürt meselesini AK Parti ve BDP birlikte çözecek. Bunun için her iki partinin cesaretine ve vizyonuna ihtiyaç var. Bir de iktidar partisinin demokrasiyi gerçekten derinleştirmek isteyip istemediğine karar vermesine&#8230;</p>
<p> </p>
<p>… Bu mesele içinize dert oluyorsa…</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Z</span><span style="color: #0000ff;">orunlu Askerlik Gerekli mi?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><em><img class="alignleft" title="zorunlu_askerlik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/zorunlu_askerlik.bmp" alt="" width="125" height="181" /></em></a>Zorunlu Askerlik bir çok insanımız için bir görev ama aynı zamanda bir çile. Ülkemizi savunmanın daha akıllıca bir yolu yok mu? Bu konuyu yaklaşık bir yıl boyunca tartıştık. Üç makale işaret fişeği görevi yaptı. Yüzlerce okurumuz değişik önerilerde bulundu. Kimileri “aman dokunmayın, böyle çok iyi” derken askerliğini yapmış olan arkadaşlar tecrübelerini paylaştı. Evet, belki de ilk defa bu konu gerçekten muhatabı olanlara yani Türkiye’nin vatandaşlarına soruluyor. <strong>Zorunlu askerlik gerekli mi?</strong> Bir yıllık kolektif çalışmanın ürünü olan bu 276 sayfalık kitap konuyla ilgili herkes için birinci elden bir bilgi kaynağı. <em><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a>. </em></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/22/kurt-sorununu-kim-cozebilir/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/22/kurt-sorununu-kim-cozebilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Adalet mi lâzım yoksa &#8220;statü&#8221; mü?</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/21/adalet-mi-lazim-yoksa-statu-mu/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/21/adalet-mi-lazim-yoksa-statu-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 08:33:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tahsin K.</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[BDP]]></category>

		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17283</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;Kürtler hükmünü vermiştir; çözüm AK Parti&#8217;ye rağmen gelişecektir. Kürtler&#8217;in bu anlamda sabrı da, tahammüle de bitmiştir. Devletle olmuyorsa, halkımız kendi demokrasisinin kuracak ve kurduğu bu sistem içinde yaşamasını bilecek kadar örgütlüdür. Bu statüsüzlük durumu daha fazla devam edemez. Mısır gibi olur, Suriye gibi mi bilinmez. Ancak, bir statü kazanılacak ve ne pahasına olursa olsun savunulacaktır&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/06/statu_bdp.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-17284" title="statu_bdp" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/06/statu_bdp.jpg" alt="" width="208" height="403" /></a></em></p>
<p><em>&#8220;<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/06/statu_bdp.jpg"></a>Kürtler<a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/06/statu_bdp.jpg"></a> hükmünü vermiştir; çözüm AK Parti&#8217;ye rağmen gelişecektir. Kürtler&#8217;in bu anlamda sabrı da, tahammüle de bitmiştir. Devletle olmuyorsa, halkımız kendi demokrasisinin kuracak ve kurduğu bu sistem içinde yaşamasını bilecek kadar örgütlüdür. Bu statüsüzlük durumu daha fazla devam edemez. Mısır gibi olur, Suriye gibi mi bilinmez. Ancak, bir statü kazanılacak ve ne pahasına olursa olsun savunulacaktır&#8221;</em> (Aysel Tuğluk)</p>
<p><strong>BDP&#8217;nin iflas eden paradigması</strong> - <strong><a href="http://yenisafak.com.tr/Yorum/?i=323953" target="_blank">Adem Palabıyık</a></strong></p>
<p>BDP&#8217;de bazı paradigmalar değişiyor ama değişen bu paradigmaların nasıl faydalı olacağı yeniden sorgulanmaya başlandı. Çünkü paradigmayı değiştirecek kişiler de artık, BDP&#8217;nin kendi organizmasından farklı hareket etmiyor gibi. Bunun en basit örneği YSK&#8217;nın verdiği kararda görüldü. Evet, yapılan haksızlıktı ama parti içine yeni dahil olan entelektüel(!) adaylar bile aklı selim bir çağrıda bulunmadı.</p>
<p>Aysel Tuğluk, &#8220;Kürtler hükmünü vermiştir; çözüm AK Parti&#8217;ye rağmen gelişecektir. Kürtler&#8217;in bu anlamda sabrı da, tahammüle de bitmiştir. Devletle olmuyorsa, halkımız kendi demokrasisinin kuracak ve kurduğu bu sistem içinde yaşamasını bilecek kadar örgütlüdür. Bu statüsüzlük durumu daha fazla devam edemez. Mısır gibi olur, Suriye gibi mi bilinmez. Ancak, bir statü kazanılacak ve ne pahasına olursa olsun savunulacaktır&#8221; diye bir açıklama yaptı titrek bir sesle. Altan Tan, &#8220;Cudi kriterlerinden&#8221;, Şerafettin Elçi, &#8220;Kürtlerin kanında boğulmaktan&#8221; bahsetti. Bunlar da var denilen değişimin yeniden sorgulanması sorununu ortaya çıkarmıştır, hangi değişimleri mi: Değiş(e)meyen değişimi ve yeni sivillerin BDP içindeki &#8220;esaretini&#8221;.</p>
<p> <strong>BDP&#8217;NİN STRATEJİ DEĞİŞİKLİĞİ</strong></p>
<p>Bugün BDP&#8217;ye baktığımızda ise farklı bir ideolojik yapının <span id="more-17283"></span>olmadığını görebilmekteyiz, fakat oy uğruna her şeyi mübah gören ve gittikçe siyaset yapmaktan uzaklaşan bir parti niteliğine kavuşmaktadır. BDP, şiddetten medet uman bir parti olmaktadır. Özellikle Doğu ve Güney Doğu&#8217;da &#8220;oy kaybı&#8221; yaşayan BDP, istediğini elde demeyeceğini fark edince yeni stratejiler geliştirmeye başladı: &#8216;Kendisine oy vermeyen Kürtleri kazanmak&#8217;. BDP&#8217;ye oy vermeyen Kürtlerin ezici çoğunluğu dindar ve muhafazakâr. Geriye kalan Kürtler ise artık siyasi olaylardan bıkmış ve tepki oylarına sahip Kürtlerdir. Özellikle AK Parti&#8217;nin başlattığı ama ağır ağır devam ettirdiği &#8220;Demokratik Açılım&#8221;a oldukça umut bağlayan Kürtler, bu gruba girmektedir. Şimdilerde BDP&#8217;nin neden dine yöneldiğini anlamanın sırrı işte burada yatıyor.</p>
<p>Fakat BDP kendi çukuruna düştüğünün farkında değil, dindar Kürtler  <a href="http://yenisafak.com.tr/Yorum/?i=323953" target="_blank">TAMAMI</a></p>
<p> </p>
<p>… Bu konu ilginizi çekiyorsa…</p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türkiye bölünür mü?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><em><a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;"><img class="size-medium wp-image-8409  alignleft" title="tr_bolunurmu" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/tr_bolunurmu-195x300.jpg" alt="" width="128" height="195" /></span></a>“Bebek katili! Vatan haini!…”</em> PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  <strong>“Kürtler ve Türkler kardeştir”</strong> diyenlerin kaçı <strong>“sen benim karde<em>ş</em>imsin”</strong>  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turkiye_bolunur_mu.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a></p>
<p> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi.gif"><span style="color: #0066cc;"><img class="alignleft size-medium wp-image-8579" title="turk_milliyetciligi" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/02/turk_milliyetciligi-204x300.gif" alt="" width="133" height="204" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? </strong>Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “<strong>ötekine</strong>” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “<strong>zayıf</strong>” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. <a href="http://www.derindusunce.org/img/turk_milliyetciligi.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Buradan indirin.</span></strong></a> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf"><img class="alignleft" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.jpg" alt="" width="106" height="168" /><strong><span style="color: #0066cc;">Kendi ülkesini işgal eden ordu</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından <strong>YABANCI</strong> <strong>DÜŞMAN </strong>ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri <strong>İÇ DÜŞMANLAR</strong> uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için <strong><em>“etrafımız düşmanla çevrili”</em></strong> diyerek  <strong>KORKU PROPAGANDASI</strong> yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. <strong><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/10/kendi_ulkesini_isgal_eden_ordu.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz.</span></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;"> <a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #0066cc;">Z</span><span style="color: #0000ff;">orunlu Askerlik Gerekli mi?</span></strong></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><em><img class="alignleft" title="zorunlu_askerlik" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2010/01/zorunlu_askerlik.bmp" alt="" width="125" height="181" /></em></a>Zorunlu Askerlik bir çok insanımız için bir görev ama aynı zamanda bir çile. Ülkemizi savunmanın daha akıllıca bir yolu yok mu? Bu konuyu yaklaşık bir yıl boyunca tartıştık. Üç makale işaret fişeği görevi yaptı. Yüzlerce okurumuz değişik önerilerde bulundu. Kimileri “aman dokunmayın, böyle çok iyi” derken askerliğini yapmış olan arkadaşlar tecrübelerini paylaştı. Evet, belki de ilk defa bu konu gerçekten muhatabı olanlara yani Türkiye’nin vatandaşlarına soruluyor. <strong>Zorunlu askerlik gerekli mi?</strong> Bir yıllık kolektif çalışmanın ürünü olan bu 276 sayfalık kitap konuyla ilgili herkes için birinci elden bir bilgi kaynağı. <em><a href="http://www.derindusunce.org/img/zorunlu-askerlik.pdf" target="_blank"><span style="color: #0066cc;">Buradan indirebilirsiniz</span></a>. </em></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/21/adalet-mi-lazim-yoksa-statu-mu/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/21/adalet-mi-lazim-yoksa-statu-mu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gazze ablukası bütün şiddetiyle devam ediyor</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/08/gazze-ablukasi-butun-siddetiyle-devam-ediyor/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/08/gazze-ablukasi-butun-siddetiyle-devam-ediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 19:05:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aisha Benghazi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[Verme hakkı]]></category>

		<category><![CDATA[gazze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=17080</guid>
		<description><![CDATA[Mısır&#8217;a açılan ve Gazze için hayati öneme sahip olan Refah sınır kapısındaki kısıtlamalar bütün sertliği ile devam ediyor. Refah sınır kapısından hiçbir yardım malzemesi ve ticari amaçlı malzemenin Gazze&#8217;ye girişine izin verilmezken, halkın giriş çıkışları da belirli sınırlamalara tabi tutuluyor. Gazze&#8217;de yaşayan ve İsrail&#8217;in belirlediği 15 bin kişi ise bırakın kapıdan geçmeyi sınır kapısına bile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mısır&#8217;a açılan ve Gazze için hayati öneme sahip olan Refah sınır kapısındaki kısıtlamalar bütün sertliği ile devam ediyor. Refah sınır kapısından hiçbir yardım malzemesi ve ticari amaçlı malzemenin Gazze&#8217;ye girişine izin verilmezken, halkın giriş çıkışları da belirli sınırlamalara tabi tutuluyor. Gazze&#8217;de yaşayan ve İsrail&#8217;in belirlediği 15 bin kişi ise bırakın kapıdan geçmeyi sınır kapısına bile yanaştırılmıyor. <strong><a href="http://www.ihh.org.tr/gazze-ablukasi-butun-siddetiyle-devam-ediyor/" target="_blank">TAMAMI</a></strong></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/08/gazze-ablukasi-butun-siddetiyle-devam-ediyor/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/08/gazze-ablukasi-butun-siddetiyle-devam-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Başörtülü adaya ulusal basın Fransız kaldı</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2011/06/04/16659/</link>
		<comments>http://www.derindusunce.org/2011/06/04/16659/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jun 2011 17:17:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cemile Bayraktar</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın günlüğü]]></category>

		<category><![CDATA[Yobaz Laikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=16659</guid>
		<description><![CDATA[Ankara 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Aynur Bayram ulusal basından göremediği ilgiyi Avrupa ve Ortadoğu basından görmeye devam ediyor.
 
Başörtülü olduğu gerekçesiyle mecliste çalışması engellenen ve daha sonra Ankara 2.Bölgeden bağımsız aday olan gazeteci Bayram&#8217;ın öyküsünü, ilk olarak Hollandalı gazeteci Frederike Geerdink,&#8217;Opzij&#8217; dergisinde kaleme aldı.  Ardından Ortadoğu ve Arap dünyasına yayın yapan El Cezire televizyonu Bayram&#8217;ı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/06/aday.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-16660" title="aday" src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2011/06/aday.jpg" alt="" width="213" height="222" /></a>Ankara 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Aynur Bayram ulusal basından göremediği ilgiyi Avrupa ve Ortadoğu basından görmeye devam ediyor.<br />
 <br />
Başörtülü olduğu gerekçesiyle mecliste çalışması engellenen ve daha sonra Ankara 2.Bölgeden bağımsız aday olan gazeteci Bayram&#8217;ın öyküsünü, ilk olarak Hollandalı gazeteci Frederike Geerdink,&#8217;Opzij&#8217; dergisinde kaleme aldı.  Ardından Ortadoğu ve Arap dünyasına yayın yapan El Cezire televizyonu Bayram&#8217;ı seçim bürosunda ziyaret ederek röportaj yaptı. Bayram, son olarak da Hollanda devlet televizyonu olan NRC.Handelsland&#8217;dan gazeteci Bram Vermeulen&#8217;in kendisiyle ir tibata geçerek seçim çalışmasını takip edeceğini belirtti. <br />
Yabancı basının ilgisini değerlendiren ve ulusal basının duyarsızlığından yakınan Bayram, &#8220;Seçim çalışmalarıma başladığım <span id="more-16659"></span>ilk günden bu yana seçmenlerimle çok yerde bir araya geliyorum. Gösterilen ilgi ve alaka çok yoğun, ama ne yazık ki ulusal basınımız beni adeta görmezden geliyor. Ulusal medya organlarına başörtüsü konusunda hassasiyetiyle tanınan kalemlere ulaşmama rağmen bir sonuç alamıyorum. Televizyon kanallarına çıkmam için hiç kimseden istemedikleri astronomik rakamları benden talep ediyorlar. Seçmenlerime sesimi duyurabilmem noktasında çok önemli engeller ve engellemeler var.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu durumdan çok büyük bir rahatsızlık duyduğunu açıklayan Bayram, &#8220;Hem bir gazeteci hem de siyasete girmiş bir vatandaş olarak bu durumdan çok büyük bir  rahatsızlık duyuyorum, geçmişte başörtüsü  sorununu çok defa manşetlerine taşımış ulusal basının bu kayıtsızlığını nasıl anlamlandırmam gerektiğini bilmiyorum.&#8221; dedi.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.derindusunce.org/2011/06/04/16659/">Share on Facebook</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.derindusunce.org/2011/06/04/16659/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

