Author Archive

Şaşkın Köpekler / Stray Dogs, Marziyeh Meshkini »

“…Eğer kuzeye doğru işersem Amerikalılar güneyi ele geçiriyor. Eğer güneye doğru işersem Ruslar kuzeye doğru ilerliyor. Adam gibi sıçamıyorum bile… Bombalarınız karımı ve kızımı öldürdü. Şimdi gelin kafama işeyin lanet uçaklar!…”
Bu cümleler Afganistan’da, anne ve babası hapse giren ve bu yüzden sokaklarda kalan, sıcak bir yer bulabilmek için ki bu hapis anlamına geliyor, hurda [...]

Share on Facebook

1 [?]

Dünya Nimetleri’nden Yeni Nimetler’e, Andre Gide »

 
“Hiçbir şeyi putlara kurban etme.” (Andre Gide)
 
Andre Gide(1869-1951) Dar Kapı ve Kalpazanlar romanlarının tanınmış Fransız yazarıdır. Bu incelemede yazarın hayatının iki ayrı döneminde -gençlik-yaşlılık- yazdığı Dünya Nimetleri ve Yeni Nimetler adlı eserleri incelenecektir.
Dünya Nimetleri[1] (Les nourritures terrestres) Gide’in 1897 yılında 28 yaşında yazdığı ve hayat görüşünü ortaya koyduğu bir bildiri niteliği taşır. Ancak bu yazın, [...]

Share on Facebook

1 [?]

Ermiş (Halil Cibran) »

Bir edebiyat sürgünü’nün yalnız yolculuğu
“Göğsümün bir tarafında İsa, diğer tarafında Muhammed oturur.”
Halil Cibran
Halil Cibran(1883-1931), Lübnanlı felsefe yazarı, romancı, şair, ressam, hakikat arayışındaki bir bilgedir. Asi Ruhlar (Spirits Rebellious ,1908), Kırık Kanatlar  (Broken Wings, 1912), Deli  (The Madman, 1918), Haberci  (Forerunner,1920), Ermiş (The Prophet,1923), Kum ve Köpük  (Sand and Foam, 1926), İnsanoğlu İsa ( Jesus, [...]

Share on Facebook

2 [?]

Andrey Tarkovsky ve Savaşa iki Farklı Bakış: İvan’ın Çocukluğu ve Ayna »

İvan’ın Çocukluğu ve Ayna, Tarkovsky’nin savaş üzerine çektiği, birinci filmde merkezine savaş ve çocukluğu koyarken, ikincide merkezine kendi çocukluğunu koyduğu iki filmi. Aslında Ayna için savaşı anlatan bir film demek çok zor, ama belgesel niteliği taşıyan savaş görüntüleriyle iç içe geçen geçmiş-şimdi birlikteliği, anı-bellek-rüya üçlüsüne yaslanan görüntülerin savaştan etkilenimi bir şekilde filmi Tarkovsky’nin savaşa bakışı [...]

Share on Facebook

1 [?]

Offret / Kurban, Andrey Tarkovsky, 1986 »

Ulu Tanrım, Göklerdeki Ulu Tanrım, adın mübarek olsun.İnayetin üzerimize olsun.Yalnız senin dediğin olur.Rızkımızı sen verirsin.Bizi kötülüklerden korursun. Cennet senindir. Güç, zafer senindir.Amin. Tanrım, bu korkunç zamanda bizi esirge.Çocuklarımın ölmesine izin verme.Dostlarımı, karımı, Victor’u, seni sevenleri ve sana inananları, kör oldukları için sana inanmayanları da esirge. Seni bir an bile düşünmeyenleri de. Çünkü onlar acının ne [...]

Share on Facebook

2 [?]

Çukur »

Evinden hiç dışarı çıkmayan bir adam varmış, bahçesinde de kocaman bir çukur. Komşunun çocuğu, çukurun bir tarafından çukura bakıyormuş merakla, komşusu olan adam da çukurun diğer tarafında.
Adam demiş ki komşunun çocuğuna:
“Ne duruyorsun, ilk toprağı atsana.”
Çocuk meraklı gözlerle adama bakıyormuş.
“Sanki yorgunum bugün.”
“Annen, bugün çok güçlü olduğunu, geçen haftaki hastalığından eser kalmadığını, yorgunluğunun geçtiğini söyledi ama.”
“Annemle mi [...]

Share on Facebook

1 [?]

Anlatmak »

“İlginç bir şey bu…” dedi Pad, sormak istiyordu da çekiniyordu.
“Sor hadi” dedi Nim, “Bunu da saçma buldun belli.”dedi çocuğun yüzüne bakarak.
“Hayır, öyle değil. Sen… Sen hiç aşık oldun mu,  diye soracaktım sadece, annem aşkın mantıksız olduğunu söyler, aşkta mantık aramamalıymış insanoğlu.”
“Ne bilge bir annen varmış senin.”
“Alay etmesene. Ne bileyim ben, annem dedi sadece, ben daha [...]

Share on Facebook

1 [?]

Aşk Vakti »

Yıllar ve yıllar önce, bundan hayli zaman önce ve zamanların birinde, bir şehir varmış. Adı Çok Kapılı Şehir olan şehrin çok kapısı varmış; her biri kendi görevini eda eden. Şehrin ileri gelenleri ayrı kapıdan, askerleri ayrı kapıdan, ahalisi ayrı kapıdan, alimleri ayrı kapıdan, misafiri ayrı kapıdan, her bir meslek grubu ayrı ayrı kapılardan girer ve [...]

Share on Facebook

1 [?]

Kaç »

Bir yürek kaç kez affeder ve bir yüreğin sevdiği o yüreği kaç kez affedebilir? Çok kez mi, bir kez mi, hiç mi? Kaç kez affettim deyip de kalbe bir hançer daha vurulur kalp hanesinin duvarındaki çentik olarak kalmaya mahkûm bir iz bırakmaya rıza göstererek. İnsan kaç kez razı olur rızası haricinde yaşamak zorunda kaldıklarına. İnsan [...]

Share on Facebook

1 [?]

PÂD/NÎM »

Çocuk üzüntüyle adamın anlattığı çocuğu düşünüyordu.
“Ne korkunç. Babası neden bir ayakkabı alamıyor ki oğluna. Bu çok mantıksız. Hem neden balon o çocuğu denizin üstünde tutmuyor ki? Hangi baba çocuğuna ayakkabı almaz ki! Uyduruyorsun bunları değil mi? Hepsini sen uyduruyorsun. Korkunç.”
“Uyduruyorum ya da gerçek. Ne fark eder ki?”
“Çok şey. Anlayamıyorum. Anlattığın her şey çok farklı. Neden [...]

Share on Facebook

1 [?]

Yeşil Ayakkabı »

Ülkelerden birinde, zaman zaman evvel, beyazı en beyaz, mavisi en mavi bir şehir varmış ve bu şehrin fakir mi fakir insanları. Şehir beyaz ve maviymiş alabildiğine ama fakirlik koyu gölgesini üzerinden bir türlü çekmezmiş. Şehrin çoğu sonradan buraya yerleşen, bir yere tutunabilmek için sılalarını gurbet yapıp gurbette yeni bir sıla kurabilmek için, ailesiyle birlikte yerleşenlerle [...]

Share on Facebook

1 [?]

Gri Balon »

Sanki kayboldum, kaybolmuşum gibi hissediyorum. Boşluğun tam ortasındayım. Kendimi arıyorum, yoo, bu öylesine söylenmiş klişe bir laf değil, kayboldum, sanki kayboldum. Bakıyorum, her şeye, her şeye. İçeriden gözetliyor biri, dışarıya bakan biri. Ben, ya ben neredeyim?
Hayat akıp gidiyor hayatımdan ve ben sadece izliyorum. Biri itiverse sanki düşüvereceğim boşluğun ortasından boşluğun dibine. İtiverse biri… Sadece bir [...]

Share on Facebook

1 [?]

Baran, Mecid Mecidi (2001) »

Yalnız yaşayan Allah’a komşu olur… Ayrılık öyle bir ateştir ki alevi yürek yakar.
Şimdi aşk zamanıdır… Bıyıklar yeni terlemiş, kan deli deli akmakta, yerinde duramayıp her şeye ve herkese burnunu sokmakta, biraz huysuz, biraz delişmen, biraz çenesi düşük, biraz kinci, biraz inatçıdır… Hepsinin toplamı, gençtir işte ve zaman ‘aşk’ zamanıdır, aşk-ı baran altında ıslanma zamanıdır.
Sonra [...]

Share on Facebook

2 [?]

Gözlere Nazar »

Adam komşunun çocuğuyla birlikte çukurun kenarında oturuyordu. Onların mekânıydı artık çukur. Sırdı aralarındaki; birinin hiç atlayamadığı diğerinin atlayıp da içine düştüğü. Birinin edilgenliğiydi, diğerinin etken başarısızlığı. Çocuk sessizliğe bürünmüştü. Çukurun üzerinden atlama denemesinin yedinci günüydü. Adamın anlattıklarını anlamlandırmaya çalışıyordu. Anlayacağının ötesindeydi kelimeler, henüz kelimelerin soyut hâlini, imgeyi, mecazları bilmiyordu ya da işaret edilenin neyi işaret [...]

Share on Facebook

1 [?]

Kafka, Taşrada Düğün Hazırlıkları »

Taşra’da Düğün Hazırlıkları[1], Kafka’nın en eski yazılarının bulunduğu bu eser üç manüskri[2] ve fragmanlardan[3] oluşmaktadır. Max Brod tarafından 1907-1908(?) tarihine kadar uzanan bir geçmişleri olduğu belirtilen bu manüskriler, 1923(?) tarihine kadar uzanmaktadır. Bu el yazmaları,  Brod tarafından tek bir eserde birleştirilip düzenlenerek edebiyat dünyasına kazandırılmıştır.
Eserin içinde şu bölümler yer almaktadır: Taşrada Düğün Hazırlıkları; Günah, Istırap, [...]

Share on Facebook

1 [?]

Nehirde Bırakılan Gözler… »

Hintli bir adam varmış zamanın birinde. Tek sevdiği şey, geçip nehrin kıyısına yıkanan hacıları izlemekmiş. Bütün gün bıkmadan usanmadan izlermiş yaptıkları ibadetin şevkiyle kendinden geçenleri. Gözlerine bakarmış tek tek her bir hacının. Hacılar rahatsız olmuşlar günün birinde. Şikâyet etmişler adamı oranın bilgesine. Bilge adamın yanına gelip bütün gün adamı izlemiş, yemeden içmeden izliyormuş adam hacıları. [...]

Share on Facebook

1 [?]

Cennetin Çocukları / Mecid Mecidi (Children of Heaven/Bacheha-Ye Aseman) »

Bir çift ayakkabı başka bir ayağa gider ve ayakkabısız kalan ayaklar bez bir ayakkabıyla okul yolunu arşınlar. Sırdır kimselere söylenemeyen, sır aslında iki çocuğun küçücük dünyalarındaki kocaman sorumluluklarının gizlenmesidir. Ayakkabıya koşar ayaklar, umutla, hırsla, endişeyle; ayakkabısız kalır ayaklar yara bere içinde kırmızı renkli balıklarının içinde yüzdüğü bir havuzun serinliğinde… Oysa umut hep vardır. Belki istediğimiz [...]

Share on Facebook

2 [?]

Hayâl ve Masallar… »

Benim öyküm bir rivayetten ibaret, bu yüzden benden miş’lerle bahsediyor diğerleri. Beni, yaşamadığım sandıkları kocaman bir hayatı geri çevirmekle yargılıyorlar. Sorsalardı bana, derdim ki, beni yaşamadığım sandıkları kocaman bir hayatı geri çevirmekle yargılayanlara, evinden ayrılmayan/ayrılamayan, öyküsünü değil, hayallerini anlatır elbet, ya da masalları. Oysa bilmek yaşamak değildir her zaman, yaşamanın bilmek anlamına gelmeyeceği
Share on Facebook [...]

Share on Facebook

1 [?]

Çukur »

Evinden hiç dışarı çıkmayan bir adam varmış, bahçesinde de kocaman bir çukur. Komşunun çocuğu, çukurun bir tarafından çukura bakıyormuş merakla, komşusu olan adam da çukurun diğer tarafında.
Adam demiş ki komşunun çocuğuna:
“Ne duruyorsun, atlasana karşıya.”
Çocuk merakla karşıdaki adama, çukurun diğer tarafına sonra da çukurun içine bakmış.
“Atlayamam ki, bu çukur çok büyük.”demiş.
Komşu:
“Atlamadan nereden bileceksin ne kadar büyük [...]

Share on Facebook

1 [?]

Annelerin iki kaşı arasından öperim… »

 
Oğlunun zıbınını ören anne, sonra da küçük bir iğne taktı yeleğin iç yenine…
Suzen-i Mesih dendi İsa İbn Meryem’in oğluna hediye ettiği bu hatıraya…
Derler ki dördüncü kat göğe çıkarıldığında melekler sual eylemişler:
Dünya mülküyle göklere çıkılamayacağını bilmez misin ey İsa?
İsa dedi ki: Annemin hatırasıdır o Suzen. 
Beni yerden göğe işleyen…
Ruhül Kudüs’ün üfürdüğü kutlu nefesi de, anneme diken ilikleyen…
Melekler [...]

Share on Facebook

1 [?]