Author Archive

Nişanyan’​la bir çay içimi… »

Şirince’de yıkım kararlarının uygulanıp, uygulanmayacağı muammasının en ateşli günlerinde yerel medya da bu olaya ilgi göstermişti. Yalnız Ulusal medyanın aksine Yerel Medya işin kadastro tarafıyla ilgilenmemiş, komplo teorilerine yoğunlaşmıştı. Bildik, saçma şeylerle, üçüncü sınıf komploları içinde barındıran ilkel snopsislere tepki mahiyetinde yazılmış bir yazıdır aşağıdaki yazı. 
İbrahim Becer
Cem yılmaz’ın oynadığı reklam filmini hatırlarsınız. Sahibi olduğu [...]

Share on Facebook

1 [?]

Sıkça sorulan sorular -2 »

Şirince’de çözüm nedir?
Bir, Kültür Bakanlığı Şirince kentsel sit alanının imar planını ACİLEN yenileyecek. Varolan her şey plana işlenerek yasallaştırılacak. Kötü ve çirkin olanlar da buna dahil olacak. Onları daha sonra akılla, mantıkla, dostlukla çözeceğiz. İki, İzmir İl Özel İdaresi Şirince ÇEVRESİNİN imar planını 14 yıl gecikmeden sonra acilen hazırlayacak. Varolan her şey plana işlenerek yasallaştırılacak. Çevrede [...]

Share on Facebook

1 [?]

Savaş,barı​ş,mal mülk ve Nesin Vakfına dair »

Mücadele güzel şey. Barış daha karmaşık. Hikâyesini anlatmak kolay değil. Üç günden beri bir türlü toparlayamadım.
 
Öncelikle kaymakam ve vali beylerle barışmamızı tavsiye ettiler. Cuma günü Ali Nesin’le kaymakamı, dün valiyi makamlarında ziyaret ettik. Herkes çok olgun davrandı. Gözle görülür bir rahatlama oldu. Hatta kaymakam beyle o kadar kaynaştık ki dün valilikte tekrar karşılaşınca eski bir [...]

Share on Facebook

1 [?]

Tarih sınavı »

(Fransız bir hanım geldi, Le Monde’un sitesinde tarihe dair bir blogu varmış, sorular soracakmış. Sınavda gibi hissettim kendimi. Vaktiyle güzel sınav yazardım ha, laf aramızda.)
 
Paris’te sürgün Genç Türklerden oluşan « İttihat ve Terakki» komitesi ancak Selanik komitesinin desteğiyle siyasi hayata müdahale edebildi ve 2. Abdülhamid’in saltanatının ilk yıllarında askıya aldığı anayasayı yeniden ilan ettirebildi. Selanik komitesi [...]

Share on Facebook

1 [?]

Paris Nutku »

(Bu konuşmayı 20 Ocak’ta Paris’te kalabalık bir Ermeni topluluğu önünde yaptım. Ortamı ve dinleyici kitlesini bilirseniz ne dediğim belki daha iyi anlaşılır. Üçüncü paragraftan itibaren boy gösteren “biz” ne kadar ilginç bir kavram, düşündükçe ben bile hayrete düşüyorum. Daha önce bir yerde anlatmıştım, tekrar edeyim. 
Erivan’daki futbol maçı sırasında emniyette görevli dostlarımdan biri aradı. “Sevan abi kimi tutuyorsun” [...]

Share on Facebook

1 [?]

Ölmekte Olan Türkiye Dillerine İlişkin Fikir Jimnastiği »

1) UNESCO politikaları
UNESCO’nun “endangered languages” başlığı altında marjinal dilleri araştırma, belgeleme, koruma ve geliştirmeye yönelik aktif bir yaklaşımı olduğu anlaşılıyor. UNESCO internet sitesinde konuya ait sayfada bir dizi örnek projenin raporları, bu sayfada ise fon sağlayan kurum ve programlara ilişkin bilgi mevcuttur.
 
2) Ne yapılabilir?
Her şeyden önce BELGELEME alanında büyük boşluk vardır. Geçmişte uygulanan devlet politikaları nedeniyle sanırım [...]

Share on Facebook

1 [?]

Yeni Anayasada Vatandaşlık Nasıl Olmalı? »

Şimdiki anayasanın 66. maddesi “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür,” demiş.
Bu ne demektir sizce? “Vatandaşlık bağı ile bağlı” nasıl bir şeydir? “TC vatandaşı olan herkes Türktür” mü demek istemiş? Öyleyse neden dümdüz dememiş, lafı neden dolandırmış? Ben size söyleyeyim. Nüfus kâğıdı yetmez diyor, ideolojik deli gömleğini de giyeceksin. Onuncu Yıl marşını ciğerlerini şişirerek [...]

Share on Facebook

1 [?]

Hukuk »

Arapça kelime haqq: doğru. Hem olgusal anlamda doğru, ki haqîqat de hemen hemen aynı anlamdadır. Hem pratik ve etik anlamda doğru: aklı başında adamların “hımm, bu durumda doğru davranış şudur” deyip üzerinde mutabık kalacakları eylem ilkesi. İngilizce tam karşılığı right’tır, Almancası Recht.
 
İnsanı hayvandan ayıran temel içgüdü budur desek çok yanılmış olmayız herhalde. İnsanın yapabildiği aşağı [...]

Share on Facebook

1 [?]

Anayasa Sohbetleri 8 - Eğitim konusuna devam »

Agos‘ta çıktı.
MADDE:  Kamu okulları, Yerel Yönetim tarafından kurulur ve yönetilir.
 
Maksat ne? Kamu eğitimini merkezi sistemin ölü sıkletinden kurtaralım. Okul üst yönetimini, hizmet alan ailelerle daha yakın diyaloğa girebileceği bir boya indirelim. Ayrıca yerel koşullara göre az veya çok farklılaşan eğitim modellerinin ortaya çıkmasını teşvik edelim ki çeşit olsun, rekabet olsun, yeni fikirlere ve denemelere kapı [...]

Share on Facebook

1 [?]

Anayasa Sohbetleri 7 - Eğitim »

 3 Aralık 2010 tarihli Agos‘ta çıktı.
Silahlı Kuvvetler malum. Yargının da bu memlekette neye hizmet ettiği iyi kötü anlaşıldı, o konuda da epey fikir üretilmeye başlandı. Ama cehennemin üçüncü atlısından henüz gereği gibi söz eden pek yok.  Okullardaki Atatürk köşeleri kaldırılmadan
Share on Facebook 1 [?]

Share on Facebook

1 [?]

Anayasa Sohbetleri 6 - Eşitlik »

Agos‘un 26 Kasım 2010 sayısında çıktı.
MADDE: Tüm vatandaşlar yasa önünde eşittir. Kamu görevlileri vatandaşlar arasında din ve mezhep, dil ve lehçe, ırk, etnik kimlik, sosyal sınıf, felsefi görüş ve yaşam tarzı nedeniyle ayrım yapamaz ve ayrım yapmayı savunamaz.
 Çözmeye çalıştığımız problem şudur:
 Senin ders kitapların, resmi propaganda broşürlerin, valilik web sitelerin, turistik tabelaların, Atatürk Bilmemne [...]

Share on Facebook

2 [?]

Anayasa Sohbetleri 5:Yerel Yönetime devam »

[Agos'ta yayınlandı]
Küçük Neden Güzeldir
 Yerel yönetimi güçlendirmek neden iyidir? Teorik sözleri bir yana bırakıp bu ülkenin tarihinden bir örnekle anlatmaya çalışayım. Olayı daha önce bu yönden düşündüğünüzü hiç sanmıyorum. (Ankara’nın Doğusundaki Türkiye kitabımda
Share on Facebook 1 [?]

Share on Facebook

1 [?]

Anayasa Sohbetleri 4:Yerel Yönetim »

[Agos'ta yayınlandı]
Yerel Yönetim
Federal sistem Türkiye’de olmaz, onu bir kere geçiniz. Federasyon yapmak için federe birimlerin şöyle üçyüz beşyüz senelik bir geçmişi, bağımsız kimliği, geleneği vs. olması lazım. Federe birim varlığını ve meşruiyetini merkezi yönetimden almaz; kendi başına zaten varolan bir organizmadır. Ezelden gelen yetkilerinin bir kısmını kendi rızasıyla merkeze devreder. Var mı Türkiye’de böyle bir [...]

Share on Facebook

1 [?]

Anayasa Sohbetleri 3: Din konusuna devam »

[Agos'ta yayınlandı]
Geçen haftaki din işleri yazım üzerine gelen itirazlar tahmin edebileceğiniz gibi.
Bir, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi laikliğe aykırı bir kuruluşu neden lağvetmiyoruz? Lağvetmiyorsak neden diğer din ve mezhepleri de içerecek demokratik bir şekle sokmuyoruz?
İki, farklı din ve mezheplere nüfuslarıyla orantılı kamu bütçesi ayrılacaksa o nüfusu kim neye göre sayacak? İnsanların kimliğine gene din ve mezhep [...]

Share on Facebook

1 [?]

Anayasa Sohbetleri 2: Din »

[Agos'ta yayınlandı]
Ne anlam ifade ettiği artık belli olmayan “laiklik” kelimesine bence Anayasada yer verilmemelidir. “Ay şekerim bu Müslümanlar da çok oluyor artık” dışında bir anlamı kalmış mıdır bu terimin? Sanmıyorum. Öyleyse at. Taze bir şey söyle. Mesela:
MADDE: Kamu hizmetinde herhangi bir din veya mezhebe ayrıcalık tanınamaz. Toplumca tanınan din ve mezheplerden herhangi birinin ifade ve [...]

Share on Facebook

1 [?]

Anayasa Sohbetleri 1: Dil »

[Agos'ta yayınlandı]
MADDE: Ulusal Dil Türkçedir. Yeterli düzeyde Türkçe bilmeyen kimse orta öğrenim diploması alamaz.
MADDE: Herhangi bir dilin yazılı ve sözlü kullanımı ile bu dilde yayın yapma ve eğitim verme özgürlüğü kısıtlanamaz.
Bundan beş on yıl öncesine dek sanırım işin ideali bu iki maddeden ibaretti. Basit, net. Bir kere, bütünleştirici bir dilin olması lazım ki [...]

Share on Facebook

1 [?]

California Yüksek Mahkeme Reisi »

AGOS, 6 Haziran 2008
Geçen senenin Mayıs’ı olmalı. Asaf Savaş gelmiş, bizim otelin lokantasında başbaşa yemek yiyoruz, bir yandan harıl harıl siyaset konuşuyoruz. Yan masadan bir Amerikalı kalktı, geldi. “Hararetli bir konuya benziyor, ben de katılabilir miyim?” dedi. Efendiden bir zat , belli. Buyurun dedik.
İlk kez Türkiye’ye gelmiş. Ama gelmeden bir sürü kitap okumuş, haberleri izlemiş. [...]

Share on Facebook

2 [?]

Türkiye’nin ordu sorunu nasıl çözülür? »

(Taraf Gazetesi HerTaraf sayfası 28 Haziran 2009)
Birkaç ay önce “Türkiye’ye Ordu Sahiden Lazım mı?” başlıklı bir yazı yazdım, kurumun varlık nedenlerini sorguladım. Gelen tepkilerden anlıyorum ki memleket henüz bu soruyu sormaya hazır değildir. Ordu gerçekten gerekebilir, gerekmeyebilir de. Ama toplum henüz eski alışkanlıklarını atıp bu konuda düzgün fikir üretebilecek durumda değildir. Madem öyle, geri adım [...]

Share on Facebook

3 [?]

Ya bu ordu adam olmazsa? »

(Taraf Gazetesi HerTaraf sayfası, 21 Haziran 2009)
 Geçenlerde yolumuz Liechtenstein’a düştü. (Biliyorsunuz öyle bir ülke var.) Fırsattan istifade birkaç kitap da okudum, Liechtenstein Tarihi, Anayasa tartışmaları ve yeni anayasa süreci, prens ailesinin şeceresi, vs. Notlarımı sizinle paylaşayım dedim.
Onbir köy, sağlam banka
 Ülke nüfusu yirmibeşbin, bizim Selçuk kadar. Ama yüzyıllardan beri bağımsız, egemen, tam teşekküllü bir devlet. Şimdiki [...]

Share on Facebook

2 [?]

Açılım! »

Hitler usulü ırkçı faşizmden vazgeçip Mussolini usulü rejim faşizmi yapmaya karar vermişler, ay kardeş bilemezsin ne kadar sevindik! 1930′lara kazık kaktılar diye üzülüyorduk, bak “açılım” yapmışlar, 1920′lere geri gitmişler, çocuklar gibi mutlu olmaz mıyız? Artık asit kuyusuna adam atarken Türk mü, Kürt mü diye bakmayacaklar. (Belki bin yıl sonra iyice medenileşip sünnete bile bakmazlar.) Neye [...]

Share on Facebook

2 [?]