Author Archive

Bir Dehanın İzleri – II.Abdülhamid Han, Talha Uğurluel »

– Medeni adam dostunu düşmanını tefrik etmemeli, her ikisine de aynı muameleyi yapmalı. Zira düşmanlara açıkça husumet göstermek akıl karı değildir. Dostlara da fazla güvenmek ahmaklıktan ileri gitmez, biz daima İngiltere’nin dostu görüneceğiz. Fakat onun hislerini, fikirlerini, siyasetini de bileceğiz. – Ermenileri Osmanlı Devleti’ne karşı alabildiğince kışkırtan Gladstone’un İngiliz Müstemleke Nazırı iken Lordlar Kamarası’nda söyledikleri […]

Bir Dehanın İzleri – II.Abdülhamid Han, Talha Uğurluel »

– Gördüğüm o ki İslam dünyası birkaç isim üzerinde hemfikir olmuş. Kalbine bu kişilerin sevgisini alabildiğine yerleştirmiş ve bu kişilere ciddi anlamda saygı duyar hale gelmiş. Onlardan biri Selahaddin Eyyubi, bir diğeri II. Abdülhamid Han. Biri Kudüs’ ü almış, diğeri de vermemiş. Biri bize ait mukaddeslerin kazanımı için hayatını hiçe saymış, diğeri bu mukaddesatın kaybedilmemesi […]

Bir Dehanın İzleri – II.Abdülhamid Han, Talha Uğurluel »

Rusya’dan gelen Ermeni bir grup Belçika’dan gelen suikast ekibiyle İstanbul’da buluşur. Aralarındaki Charles Edward Jorris bomba konusunda son derece uzmandır. Beyoğlu’nda kiraladıkları Moravic Apartmanı’nda, gerçekleştirmeyi planladıkları suikast üzerine tam bir ay çalışırlar. Beykoz ve Polonezköy’de bomba denemeleri yaparlar. Padişahın Cuma selamlığının hangi dakikasında camiye girdiğini, ne kadar içeride kaldığını, ne zaman çıktığını tek tek hesaplarlar. […]

Siyasetname / Nizamü’l-Mülk »

İslâm Hükümdarlarının Düşmanı Olan Sapkın Dinli ve Haricilerin Teşhirine Dairdir Cümle âlem şu kulun devlete ne kadar sadık olduğunu, Selçuklulara ne kadar muhabbet beslediğini, bilhassa çocukları, hanedanı ve âli devletlerinden kem gözlerin uzak olası cihan hükümdarına (Allah mülkünü ebedi kılsın) karşı teveccühlerini bilmeleri için, bendelerinde birkaç faslı Haricilerin isyanı ve ortaya çıkışlarına ayırma arzusu peyda […]

Gülistan / Şeyh Sadi Şirazi »

Cenab-ı Hak görür örter, komşu görmez haykırır. Kabın içinde ne varsa dışına o sızar. Arslanın ağzına da girsen seni ancak ecelin geldiği gün yer. Padişahlara ancak başından korkmayan ve bir menfaat beklemeyen insanlar nasihat edebilir. İnsan için, kendi eski elbisesini düzeltip giymek, başkalarından iğreti elbise istemekten daha iyidir. Sonu iyi dilenci, talihli padişahtan daha iyidir.

Suç ve Ceza / Dostoyevski »

Büyükler bir yana,toplum içinde birazcık sivrilen,yani topluma söyleyecek birazcık yeni bir şeyleri bulunanlar,doğaları gereği,tabii kimi az,kimi çok,birer suçlu olmak zorundadırlar.Tersi durumda zaten sivrilmelerine olanak yoktur;öte yandan sürünün içinde kalmayı da yine doğaları gereği kabul edemezler. Nerede okumuştum? Ölüme mahkûm edilmiş biri söylüyor ya da düşünüyordu. Sonsuz bir karanlığın, sonsuz bir denizin ortasında, ayakta durabilecek bir […]

Oblomov / İvan Gonçarov »

Ah kardeşim, dünyada bir cennet var, ama biz günahlarımız yüzünden içine giremiyoruz. Zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, onunla ölçüyordum: ”Onu gördüm – görmedim, göreceğim – görmeyeceğim, gelecek – gelmeyecek… Kurnazlık bozuk para gibidir: onunla büyük şeyler satın alınmaz. İlk bakışta zeki adamlar sanırsın, yüzlerinde ciddilik okunur, ama bütün söyledikleri şu biçim şeyler: […]

Kağıt Ev / Carlos María Domínguez »

İnşa edilen bir kütüphane, ihdas edilen bir hayat demektir, yığılmış kitaplar toplamı değildir asla. Bluma Lennon, Soho’daki bir kitapçıdan Emily Dickinson’ın Şiirler’inin eski bir baskısını aldı ve ilk köşe başında, tam da ikinci şiiri okumaya başladığında bir arabanın altında kaldı. Kitaplar insanların kaderlerini değiştirir. Tıpkı kütüphanedekiler gibi damgalı kitaplar gördüm, yahut içlerine sahiplerinin kartları yerleştirilmiş […]

Tehâfüt-ül Felâsife – Filozofların Tutarsızlığı / Gazâlî Hz »

Denilebilir ki; «Âlem kadîm bir irâde ile hâdis olmuştur. Onun (İrâdenin) var olduğu vakitte âlemin varlığı gerekmiştir. İrâdenin devam ettiği noktaya kadar yokluk da devâmetmiştir. İrâdenin başladığı anda varlığın da başlaması gerekmiştir. Âlemin var oluşu; (irâdeden) önce murâd edilmediği için, âlem hâdis olmamıştır. Onun hâdis olduğu vakitte (hâdis olması) kadîm bir irâdeyle murâd edilmiştir. Dolayısıyla […]

Tehâfüt-ül Felâsife – Filozofların Tutarsızlığı / Gazâlî Hz »

Bir şeyin olmaması için, insanda bir bilginin yaratılmasının câiz olmadığı sabit olursa (sizin söz konusu ettiğiniz) bu muhaller lâzım olur. Sizin irâd ettiğiniz bu şekillerden biz şüphe etmiyoruz. Fakat Allah Teâlâ, bizim için o mümkinâtı yapmadığını bildiren bir bilgi halketmiştir. Biz bu durumların vacip olduğunu değil, mümkün olduğunu iddiâ ediyoruz. Olabilir de olmayabilir de. Alışkanlığın […]