Author Archive

Postmodernlik ve Hoşnutsuzlukları / Zygmunt Bauman »

“… Cemiyetlerin yabancılara karşı uyguladığı stratejilerin birincisi ‘antropofajik: yabancıları yutarak ve ardından da bunları metabolik olarak kişinin kendisinden ayırt edilemez bir doku haline dönüştürerek yok etmek. Bu, asimilâsyon stratejisiydi: farklıyı benzer kılma; kültürel ya da dilsel ayrımları yumuşatmak; yeni ve her şeyi kuşatan düzene uyumluluğu besleyen dışında tüm gelenekler ve bağlılıkları yasaklamak; bir ve sadece tek […]

Dava / Franz Kafka »

Yalanlarını dünya düzeni haline getiriyorlar. Adaletin hareket etmemesi gerekiyor, aksi halde terazi sallanır ve doğru ölçemez. Zincire vurulmuşluk, çoğu kez özgür olmaktan daha iyidir. Bir sürü boş şey arasında adalet kaybolup gidiyor! Ortada hiçbir şey yokken, mahkeme bir suç yaratıyor. Yalnızca aptal oldukları için bu denli kendilerinden emin konuşabiliyorlar.

Faust / Johann Wolfgang Von Goethe »

Bazen öyle hasretler vardır ki kavuşmaktan zevklidir. Eğer, ağzınızdan çıkan sözler ruhunuzun derinliklerinden fışkırmıyor ise; dinleyicilerin kalplerine tesir edemezsiniz. Başkalarından duyduklarını veya kitaplardan okuduklarını tekrarlayan adam maymuna benzer ve ancak çocukları güldürebilir… İnsan araştırdığı müddetçe yanılabilir. Ne acayip bir dünyada yaşıyoruz ? İnsanlar, cehaletin kalın perdesi arkasından, gerçeği göremiyorlar. Katillerine kucak açıp onları alkışlıyorlar. Bir […]

Hayatın Mucizeleri / Stefan Zweig »

Üniformalı olmayan insanlar genellikle biraz daha fazla insandır. Fert daima fikirden daha kuvvetlidir; yeter ki kendisi olarak kalsın, kendi hür iradesiyle. Zira henüz bilmiyordu ki, derin bir ızdırap, o huzursuz suskunluk içinde yeraltından, taşların arasından kendine yol açan ve zayıf bölgelerde, geçit vermeyen vadilere vurdukça vuran karanlık bir dağ deresi gibidir. Fakat bu dere sonunda […]

Uçurtma Avcısı / Khaled Hosseini »

Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun … Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir. Çocuklar boyama kitabı değildir, onları […]

Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz »

Zafer, düşmanları öldürmek değil kendi iradesine boyun eğdirmektir Amaç düşmanı etkisiz hale getirmektir. Düşmanı etkisiz hale getirmenin savaşın amacı olduğunu söylemiştik. Şimdi bunun hiç değilse teorik olarak zorunluoldugunu göstereceğiz. Düşmanın irademize boyun eğmesi için onu kendisinden istediğimiz fedakarlıktan daha elverişsiz duruma sokmamız gerekir. Bununla birlikte durumunun elverişsizliği geçici olmamalı, hiç değilse öyle görünmemelidir. Aksi halde, düşman daha elverişli bir […]

Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz »

Savaş tek ve ani bir darbeden ibaret değildir Savaşın sonucu tek bir karara ya da aynı zamanda alınmış birden çok karara bağlı olsaydı, bu karar veya kararlara yönelen hazırlıkların doğal olarak aşırılığa kaçması gerekirdi. [Meselâ bugün her anlaşmazlık nükleer silahların veya en azından topyekün savaşın devreye girmesi gibi] Çünkü kaçırılmış bir fırsatı bir daha elde etmeye imkan yoktur. […]

Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz »

Her askerî faaliyet doğrudan doğruya veya dolaylı olarak çarpışmakla ilgilidir. Asker sadece uygun zamanda ve uygun yerde çarpışmak için orduya alınır, giydirilir, silahlandırılır, eğitilir, uyutulur, yer içer ve yürür. […] Bir devlet adamının, bir başkomutanın ilk, en önemli ve kader tayin edici yargısı, giriştiği savaşın türünü doğru olarak değerlendirmek ve böylece onu olmadığı bir şey yerine koymamak ve […]

Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz »

  Savaş politikanın başka araçlarla devamından başka bir şey değildir Bir toplumun savaşı mutlaka politik bir durumdan doğar ve politik bir etkenden çıkar, işte bunun içindir ki savaş politik bir eylemdir. Eğer savaş hiçbir engel tanımayan tamamen başına buyruk bir eylem olsaydı, mutlak kavramından çıkarabileceğimiz gibi mutlak bir şiddet gösterisinden ibaret bulunsaydı, o zaman savaş […]

Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz »

Tanımlama Savaşın çapraşık ve bilgiççe bir tanımlaması ile işe girişmeyelim. Savaşın özüne, düelloya bakmakla yetinelim. Savaş, çok daha büyük çapta olmak üzere, düellodan başka bir şey değildir. Bir savaşı oluşturan sayısız kişisel düelloları tek bir kavram içinde toplamak istersek, iki güreşçiyi düşünmemiz uygun olur. Her biri, fiziki gücü sayesinde, diğerini iradesine boyun eğdirmeye çalışır; en yakın amacı rakibini alt etmek, […]