Author Archive

Don Quijote / Miguel De Cervantes »

Bu dünyanın bütün mutlulukları bir gölge, bir rüya kadar geçici, kır çiçekleri kadar kısa ömürlüymüş. İffetli kadın tıpkı berrak, pırıl pırıl bir ayna gibidir; bir nefesin dokunuşuyla bile donuklaşıp kararabilir. İffetli kadın, değerli bir yadigâr muamelesi görmelidir: sevilmeli, ellenmemelidir. İffetli kadın çiçeklerle, güllerle dolu, sahibinin kimsenin çiğnemesine, ellemesine izin vermediği güzel bir bahçeymişçesine korunmalı, takdir […]

Don Quijote / Miguel De Cervantes »

İşte bu dünya tiyatrosunda, sahnesinde de aynı şey olur, dedi Don Quijote. Kimileri imparator rolü oynar, kimileri papa; kısacası, bir tiyatroda bulunabilecek bütün roller vardır. Ama sonunda, yani hayatın sonuna gelindiğinde, ölüm herkesin sırtından, onları birbirinden ayıran giysileri çıkartır; mezarda herkes eşittir. Sormak ilmin kapısıdır. Aşk, işlerinde ne saygı ne de mantık sınırlarını gözetir ve […]

Don Quijote / Miguel De Cervantes »

Delikanlıların aşkı çoğu kez aşk olmayıp şehvet olduğundan, haz elde edildiği an biter. Ve aşk gibi görünen şey, mecburen söner, çünkü tabiatın koyduğu sınırı geçemez, oysa tabiat gerçek aşka bu sınırı koymamıştır. Oğlum, aynı gayeye hizmet ettikleri müddetçe kitap kılıca kuvvet vermiştir. Eğer kılıç kullanan kişi, kitapsızın biri ise; yaptığına savaş değil çapulculuk denir. Her […]

Bir Köpeğin Araştırmaları / Franz Kafka »

Eğer yaşaman gerektiği gibi yaşamak istemiyorsan, kendi istediğin gibi yaşamayı bir kez olsun denemeye değmez mi? öyleyse neden başkalarını sessiz kaldıkları için kınarken, kendin de sessiz kalmayı sürdürüyorsun.” buna yanıtım çok kolay; çünkü ben bir köpeğim. çok önemli konularda içine kapalı kalan ve kendi soruları karşısında da sessizliği seçen bir köpek. doğrusunu isterseniz, büyük köpekler […]

Tarih Nedir? / Edward Hallett Carr »

Tarihi olgu nedir? Daha yakından bakmamız gereken çetin bir soru bu. Sağduyucu görüşe göre, adeta tarihin omurgasını oluşturan ve bütün tarihçiler için değişmez olan, belirli birtakım temel olgular vardır. Örneğin, Hastings Savaşı’nın l 066’da yapılmış olması olgusu. Fakat, bu görüşe karşılık şu iki noktayı da göz önünde bulundurmamız gerekir. Bir kere, tarihçinin asıl ilgilendiği buna […]

Tarih Nedir? / Edward Hallett Carr »

Tarih nedir? Bu sorunun anlamsız ya da gereksiz sayılmaması için, Cambridge Modern History’nin sırayla birinci ve ikinci basımlarına ilişkin iki parça üstünde durarak söze başlayacağım. Lord Acton, basımını üstlendiği çalışma hakkında Cambridge Üniversitesi Yayınevi’nin yöneticilerine, Ekim 1 896 tarihli raporunda şöyle diyordu: “…Bu, 19. yüzyılın gelecek kuşaklara miras bırakmak üzere olduğu bilgileri, en çoğa en […]

Da Vinci Şifresi / Dan Brown »

Hayat sırlarla doludur, hepsini birden öğrenemezsin. Yani tarih daima kazananlar tarafından yazılır. İki kültür çarpıştığında, kaybeden silinir ve tarih kitaplarını kazanan taraf yazar…Kendi davalarını yücelten ve kaybeden düşmanı küçük düşüren bir tarih. Napolyon bir zamanlar “Tarih, üzerine anlaşmaya varılan bir masaldan baska nedir ki? ” demişti. Para ve inanç çok güçlü teşvik unsurlarıydı. Langdon talihli […]

Ulysses / James Joyce »

Öyle günahlar yahut dünyanın onlara verdiği isimle “kötü hatıralar” vardır ki insan onları ruhunun en karanlık köşelerinde saklar, onlar da orada yerleşip beklerler. Bazen bu insanın hafızası körelir, öyle şeyler hiç olmamış gibi davranır veya onların mevcudiyetini reddeder veya en azından kendisini onların o şekilde olmadığına inandırır. Ama tesadüfi bir kelime onları ansızın depreştiriverir ve […]

Hatırat / Joseph Goebbels »

Propagandanın görevi akıllı olmak değil, başarıya götürmektir. Basını, hükümetin kullanabildiği dev bir klavye olarak düşünün. Nasyonal sosyalizm bir dindir. Bir gün, yakında, nasyonal sosyalizm tüm Almanların dini olacaktır. Yalan atın, mutlaka inanan çıkacaktır. En parlak propaganda tekniği, tek bir temel prensip akılda sabit olarak tutulmadıkça başarıya ulaşmayacaktır: Kendini birkaç nokta ile sınırlamalı ve bunları defalarca […]

Postmodernlik ve Hoşnutsuzlukları / Zygmunt Bauman »

“… Cemiyetlerin yabancılara karşı uyguladığı stratejilerin birincisi ‘antropofajik: yabancıları yutarak ve ardından da bunları metabolik olarak kişinin kendisinden ayırt edilemez bir doku haline dönüştürerek yok etmek. Bu, asimilâsyon stratejisiydi: farklıyı benzer kılma; kültürel ya da dilsel ayrımları yumuşatmak; yeni ve her şeyi kuşatan düzene uyumluluğu besleyen dışında tüm gelenekler ve bağlılıkları yasaklamak; bir ve sadece tek […]