Author Archive

Saf duyguya ulaşmak mümkün mü? »

Duyguya saf haliyle ulaşmak veya saf duygu tezahürlerini yaşamak veya saf duygu üretmek mümkün mü?  
      Hemen ifade edelim ki, insanlar saf duyguya ulaştıklarında elde edecekleri “zevk”in nasıl bir şey olduğunu bilselerdi, hayatları boyunca, bir saniyelik dahi olsa “saf duygu”ya ulaşmak için canhıraş bir çaba gösterirlerdi.   
      İnsanın ruhi ve zihni dünyasında meydana gelen sayısız faaliyetin iki [...]

Share on Facebook

2 [?]

Dehaların Türkiye Serüveni »

Dehaların yeryüzü serüveninin incelenmesi müstakil bir eser çalışmasını gerektirecek kadar önemli ve hacimlidir. Yeryüzünün Anadolu coğrafyasındaki serüveninin tarihi seyri bir tarafa bırakılır da konjonktürel olarak bakılırsa
Share on Facebook 2 [?]

Share on Facebook

2 [?]

Zeki ve ahmak insanların mahfettiği ülke »

   Zekâ insanın doğuştan sahip olduğu keşfetme melekesidir. Gelişmesi mümkün değildir. Çoklu zekâ alanları teorisi yanlıştır. Zekâ, bölünebilir değildir ve bu sebeple geliştirilmesi imkânsızdır.
      Akıl ise inşa edilir. Nüvesi potansiyel olarak vardır ama inşa edilmediği takdirde ortaya çıkmaz. Bu sebeple geliştirilmesi ve kuvvetlendirilmesi mümkündür. Esas anlama melekesi akıldır.
      Zekânın keşiflerini akıl kendi bünyesine alır, değerlendirir, yorumlar ve anlar. [...]

Share on Facebook

2 [?]

Kürt Meselesinin Teşhisi »

 Aynı ülkede yaşayan, aynı tarihi süreçlerden geçen, aynı dine inanan, asırlarca birbiriyle problemsiz yaşayabilen, aynı kültür iklimini paylaşan, aynı medeniyete intisap eden, kanları birbirine karışan, tarihi arkaplanında birbirine karşı hiçbir husumet tortusu olmayan, müşterek hususiyetleri farklı hususiyetlerinden misilsiz fazla olan iki “aynı ve farklı” halkın birbiriyle kavga etmesinin sebebi ne olabilir? Veya soru şöyle de [...]

Share on Facebook

3 [?]

Bu sitede kitap var! »

Sunuş: Bugünden itibaren yeni bir uygulamaya başlıyoruz. Sitemizden ücretsiz indirebileceğiniz kitaplar bulacaksınız Dikkat Kitap kategorisinde. İlk kitabımız Haki Demir’in Şahsiyet adlı çalışması. PDF formatındaki kitabı buraya tıklayarak indirebilirsiniz. Kitabı okuduktan sonra yazarla tartışmak isterseniz şu anda okumakta olduğunuz sayfayı kullanabilirsiniz.
İyi okumalar dileğiyle…
 Editör
 Şahsiyet
 ”Kendini kendine konu edinmeyen insan şahsiyet sahibi olamaz. Kişilik, insanın kendini hayatın tabi [...]

Share on Facebook

2 [?]

Kapitalizmin sistem krizi »

İKTİSADİ KRİZİN SEBEPLERİ -II- 
Sistem, başlangıç noktası ile nihai hedefini açıkça tespit eden ve bu aradaki güzergahı ve güzergahtaki seyahatin vasıtalarını tayin eden düşünce sistemidir. Sistemin başlangıç noktası (varoluş sebebi) ile nihai hedefi (gayesi), “niçin” sorusunun cevabıdır. Başlangıç noktası ile nihai hedefi arasındaki güzergah ve bu güzergahındaki seyahat
bahsi ise sistemin “nasıl” sorusuna vereceği cevaptır.
Share on Facebook [...]

Share on Facebook

2 [?]

Kapitalizmin dünya çapında imtihanı »

 İKTİSADİ KRİZİN SEBEPLERİ  -II- 
Kapitalizmin temel kuralları herkes tarafından bilinir. Çok da basittir aslında kapitalizmin kuralları… Belki de bu sebeple kapitalizm hakkında her insan fikir sahibidir ve fikir beyan etmekten imtina etmez. Oysa iktisat ile ilgili sistemli bilgisi olan insan sayısı mukayeseli olarak çok azdır. Nedir kapitalizmin temel kuralı? Veciz olarak ifade edildiği gibi “bırakınız yapsınlar, [...]

Share on Facebook

3 [?]

Felsefî Kriz ya da diyalektik işleyişin sonu »

 İKTİSADİ KRİZİN SEBEPLERİ -I-
Batıyı inşa eden tefekkür kanalı felsefedir. Felsefi gelenek ise diyalektik işleyişi esas alır. Diyalektik işleyiş dışında felsefi gelenek oluşturmak kabilse de bu yapılmamıştır. Felsefedeki diyalektik işleyiş geleneği, batının tarihi seyrini tayin etmiştir. Bu konuda birçok tartışma yapılabileceği vakadır ve yapılacak olursa bu tartışmaların mahiyeti felsefi olacaktır. Bilindiği üzere felsefi tartışmalar
Share on Facebook [...]

Share on Facebook

3 [?]

İnsan ve hayatta olan hiçbir şey reddedilmemiştir »

Bu makale İslam’ın hayat anlayışı adlı yazı dizisinin beşinci bölümüdür. Birinci bölüm için buraya, ikinci bölüm için buraya , üçüncü bölüm için buraya , dördüncü bölüm için buraya tıklayınız.  
Genel manada varlık (eşya), özel manada varlık (insan) ve bu ikisinin hareket ve temasından meydana gelen hayat bahisleri, birbirinden müstakilleştirilmemeli fakat birbirinden muhtar olarak tetkik edilmelidir.
Varlık, kâinat yekûnunda [...]

Share on Facebook

2 [?]

Zihne tecavüz mü millî eğitim mi? »

 Kadın veya erkeğin cinsel yolla bedenine tecavüz suç sayılmıştır. Bu fiile verilen ceza miktarlarındaki tartışmalar bir tarafa, fiilin suç sayılması tabi ki doğrudur. Daha genel ifadelerle meseleyi ele almak gerektiğinde, insan vücut bütünlüğüne müdahaleler (cinsel yolla olanlar dışındakiler de) suç sayılmıştır. Bu da doğrudur. İnsan varlığının tüm unsurlarıyla dokunulmaz kılınması, hayatın ve anlayışın başlangıcıdır.
Share on [...]

Share on Facebook

4 [?]

İslâm Kendi Hayatını İnşa Eder »

Bu makale İslam’ın hayat anlayışı adlı yazı dizisinin dördüncü bölümüdür. Birinci bölüm için buraya, ikinci bölüm için buraya , üçüncü bölüm için buraya tıklayınız.  
  İslam, başlangıç olarak insanı bulduğu noktada, hayatı ise mevcut gerçekliği ile muhatap alır. Fakat bulduğu nokta kendisinin (İslam’ın) yaşanılması için lüzumlu olan ferdi ve içtimai gerçeklik altyapısına genellikle sahip değildir. İslami hayat, [...]

Share on Facebook

2 [?]

Sistemin Türk tanımı ve ırkçılık fiyaskosu »

 Anayasanın 66. maddesinde Türk tarifi yapılmıştır. Bu tarif aynen şöyledir; “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür”.
Anayasanın bu hükmü ve tarifi konusunda ne söylenebilir? Veya konuya şöyle de girebilirim. Bu tarif karşısında söylenebilecek bir söz kalmış mıdır?
Önce işin mizahı…
Share on Facebook 2 [?]

Share on Facebook

2 [?]

İslâm’ın Hayattan Geri Çekilme Hattı »

Bu makale İslam’ın hayat anlayışı adlı yazı dizisinin üçüncü bölümüdür. Birinci bölüm için buraya, ikinci bölüm için de buraya tıklayınız.
 Dünya görüşlerinin test edildiği noktalardan birisi de, hayattan geri çekilme anlayışlarıdır. Hayatta asla geri çekilmeme düşüncesine sahip olan dünya görüşleri, “insanilik” vasfıyla ilgili tereddütler oluşturmaktadır.
      Ne pahasına olursa olsun hayattan geri çekilmemekte ısrar eden ve kendi [...]

Share on Facebook

2 [?]

Irkçılık… Tabî Gerçeklik ile Yüksek Asalet Arasındaki Sıkışma »

 Irkçılık hem kendi tabiatı gereği problemlidir hem de çözüm çabaları birçok problemle karışarak akamete uğramaktadır. Irkçılığın kendi tabiatındaki problemler az çok bilinir ama çözüm çabalarının başka problemlerle karıştığı fark edilmez.
  Irkçılığın genel kabul gören tabiatı, bir düşünce sisteminden ziyade psikoloji olduğu istikametindedir. Bu doğrudur da… Irkçılığın psikolojik kaynaklı bir tavır alış olduğu tespit edilirken, bunu aynı [...]

Share on Facebook

3 [?]

İslâm ile Hayatın Temas Noktası »

Bu makale İslam’ın hayat anlayışı adlı yazı dizisinin ikinci bölümüdür. Birinci bölüm için buraya tıklayınız 
 Hayatın mahiyeti temelde iki kaynak kabul eder. Birisi kendi tabiatından kaynaklanır ve tabi mecralar halinde ortaya çıkar. Diğeri ise akli ve iradi müdahalelerdir ki bunlar başlangıçta suni mecralar açar fakat bir müddet sonra farklı sebeplerle tabileşebilir.
Share on Facebook 2 [?]

Share on Facebook

2 [?]

İslam’ın hayat anlayışı - I »

Giriş
İslam’ın hayat anlayışını çerçeveleyebilmek fevkalade zordur. Bu zorluğun sebepleri, hayatın çeşitli ve girift olması kadar İslam’ın da zengin kaynaklara sahip olması ve hayatın her konusu ile ilgilenmiş olmasıdır. Komünizmde olduğu gibi hayatı sadece ekonomi temelli kabul ederek kaynaklarını ve alanını darlaştırmak garabetine düşmemiştir. Proleter iktidarından bahsetmek ne kadar kestirme ve kolaydır. Fakat İslam, hayatı tüm [...]

Share on Facebook

2 [?]

Hâkimleri kamuoyundan korumak? »

 Ergenekon davası ile AKP kapatma davası vesilesiyle yoğun şekilde gündeme gelen ve hala sıcaklığını koruyan “yargılaması devam eden dava hakkında konuşmama kuralı” ciddi şekilde gözden geçirilmelidir. Bu kural lüzumluluğu hiç tartışılmamakta ve kural sabit kabul edilmektedir. Tüm tartışmalar, kuralın “veri” olarak ve hatta “mutlak doğru” olarak kabulü ile başladığı için esası gözden kaçırmaktayız. Bu kuralı [...]

Share on Facebook

2 [?]

Kemalist Devlet’in Takiyyesi »

 Anayasal kurumların toplamına devlet dendiğini söylerken, zımnında Kemalist yaklaşımın kabul ettiği veya Kemalist kişiler tarafından temsil edilen kurumların kastedildiğini söylemiş oluyoruz. Başında Kemalist olduğu hususunda tereddütler olan kişilerin bulunduğu anayasal kurumların devleti temsil etmediği veya ”devlet toplamı” içine girmediği malumdur. Çünkü Türkiye, Atatürk cumhuriyetidir. Bir devletin bir şahıs ismiyle nitelendirilmesi ne büyük bir garabettir . Atatürk cumhuriyeti
Share [...]

Share on Facebook

2 [?]

Türk Adaletinin iç hastalıkları »

 
Hukuk bir çözüm kaynağı, mahkemeler bir çözüm mercii ise anlamı ve fonksiyonu vardır. Hukuk, muhtevasında çözüm üretecek tohumları beslemiyorsa, mahkemeler, verdikleri kararlarla ihtilafı halletmiyor aksine azdırıyor ve derinleştiriyorsa, o ülkede hukuk da yok, hakim de yok, mahkeme de yok demektir. Problemi çözmeyen mahkeme onu derinleştirmekten başka bir fonksiyon icra edemez. Zira hukukun ve mahkemelerin problem [...]

Share on Facebook

2 [?]