Author Archive

Genç Siviller… Solcu mu? Sağcı mı? »

Yazılarımda çeşitli defalar bildirilerine, eylemlerine yer verdiğim Genç Siviller grubu 2004′ten beri vicdanlarının seslerini dinleyen, siyasal ve toplumsal talepler konusunda sivil ve demokratik bir duruş sergileyen, bu duruşu güleryüzle, çoğu zaman mizahi yollarla anlatan, panik yapmayan bir grup genç insanın girişimi.
İçlerinde “az Müslüman”ı, “çok Müslüman”ı, agnostiki, ateisti, Türk’ü, Kürt’ü, kadın ve erkeği olan Genç Siviller […]

1 [?]

Çağdaş olmanın zararları ve halkın direnişi »

 Modernite her yerde aynı şeyi yaptı; herşeyi ikiye böldü… Tarihi böldü, ‘yeni ve eski’ diye… Toplumu böldü, ‘modernler ve gelenekseller’ diye… Düşünme yollarımızı ayırdı birbirinden, ‘rasyonel ve irrasyonel’ diye… İnsanı orta yerinden ikiye böldü, ‘zihin ve beden’, ‘akıl ve kalp’ diye… ‘Yeni’ bir dünyada, kapitalist ilerleme ve fethetme ülküsünü besleyecek şekilde, ‘modern ve rasyonel’ olarak […]

3 [?]

Konuşamayanların şiddeti »

Geçen Şubat ayının sonları… Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyonu… Aynı sıralarda Akdeniz Üniversitesi’nde “Toplumsal barış ve uzlaşma” konulu bir panel… Cengiz Güleç bir psikiyatrist gözüyle, ben sosyolog gözüyle “nasıl olacak bu barış ve uzlaşma?” sorusuna cevap(lar) aramaya çalışıyoruz. Ben “Kurgular, kimlikler ve gündelik hayat” başlıklı sunuşumda aşağı yukarı şunları anlatıyorum:
4 [?]Share […]

4 [?]

Kemalizmden Aysunizme : Bir mütasyonun anatomisi »

Türkiye’de şimdiye kadar oldukça muğlak ve ham olan bir saflaşma belirginleşiyor; eski saflar bozuluyor, bir taraftan kopanlar karşı taraftan kopanlarla yeni saflarda buluşuyorlar. Muğlaklık taşıyan bu yeniden inşa sürecini uzun zamandır gözlemlemek mümkün ama benim için kafamdaki en net ifadesi 2003′te gittiğim İran örneğiyle oluşmuştu. Sağ-sol, dindar olan-olmayan, geleneksel-modern gibi ayrımların yanısıra, o yılların ve […]

5 [?]

Ergenekon’un korkusu ve gücü »

Ergenekon çetesi ile ilgili haberlere bakılırsa, işin içine girmeyen kalmamış anlaşılan… Emekli askerler, gazeteciler, gazete holdingleri, öğretim elemanları, irili ufaklı parti örgütlenmeleri, dernekler…
Muhteşem bir korkunun orkestrasyonunu yapmak için oldukça ciddi ve örgütlü şekilde uğraşmışlar. Ve besledikleri bu korkuya dayanarak, oldukça etkili olabilecek bir güç odağı oluşturmuşlar. Ama bir tür ‘cehennem senaryosu’ kurgulamış olsalar da zavallı […]

5 [?]

“Atatürkçülük” ne işe yarar? »

Zafer Üskül’ün “Kemalizmin ve Atatürk milliyetçiliğinin Anayasa’dan çıkarılması” gerektiği yönünde yaptığı açıklamalar bazı kesimleri oldukça rahatsız etti. “Affedilmez bir aymazlık”, “gizli emellerini ortaya çıkaran son derece tehlikeli bir tezgah”, “açık saldırı”, “işbirlikçi komplo” gibi daha ziyade “gaz verme” dilinden nümuneler eşliğinde tepki gördü… Tepkiler normal tabii… Herkesin bir ucundan tutup faydalandığı bir sembol ve söylemden […]

6 [?]

Takke düştü kel göründü! »

“Ulusalcı” sıfatını benimsemiş ve darbe tezgahçısı derin bir terör örgütünün maceraları gazete ve televizyonlarda çarşaf çarşaf dökülüyor. Resmi ve gayri resmi ağızları, internet siteleri, e-mail grupları, gazeteleri, köşe yazarları, kerameti cüppelerinde gören üniversite hocaları, kopyacı profesörleri, türlü çeşitli dezenformasyon mekanizmaları ve tehditleri vasıtasıyla ortalığa saldıkları söylemde kullandıkları “tehlike ve düşmanların” bizzat kendileri olduğu açığa çıkıyor.
[…]

8 [?]

Türk Solu’nun ruh hali: CHP’lilik… »

Geçtiğimiz günlerde “Türk solu” üzerine GENAR’ın bir araştırması hakkında değerlendirme yapmam istendi. Her ne kadar daha çok CHP’yi merkeze alan bir araştırma olsa da, Türkiye’de genel olarak solun halleri üzerine oldukça önemli veriler sunuyordu bu araştırma. Örneğin araştırmaya göre, AKP’ye oy verenler benzer oranlarda “başarılarından ötürü” ve “kendi görüşlerine yakın buldukları için” (yani “kimliğinden ötürü”) […]

5 [?]

Türkiye gibi olma korkusu »

Adı lazım olmayan yabancı bir ülkenin bazı gazetelerini okudum geçtiğimiz günlerde… Manşetler, köşe yazıları “azgın kapitalistleşme” ve “militerleşme” heveslisi hükümetlerinin yüzünden rejimlerinin tehlikede olduğunu ve “Türkiyeleşme” tehlikesi ile karşı karşıya olduklarını anlatan panik ifadeleriyle doluydu… Masum bebeklerden katil yaratan, türküler, video klipler aracılığıyla ifade özgürlüğüne tehditler yollayan, insan öldürmeyi meşrulaştıran karanlık güçlerin hep karanlıkta kaldığını; […]

5 [?]

Belleklerimizde göçmeniz biz… »

Sınırlarda dolaşanlar huzursuz ederler, tehlike yaratırlar.
Bir ülkenin sınırlarında dolaşanlar tekin değildir. Onların “yerlerinin” neresi olduğu belli değildir. Sınırların iki tarafındakiler için de güvensizlik duygusu yaratırlar. Zihin haritalarımızda ezberlediğimiz “bize ait” yeri kırılganlaştırırlar.
Sınır ihlal edenlerin binbir türlü niyeti olabilir. “Öbür taraftaki” tehlikeli bir şeyden kaçıyor olabilirler, hayatta kalmak için tam da bu sınır ihlaline ihtiyaç duyabilirler, […]

4 [?]

Amerikan istihbaratıyla “ulusal” savaş… »

Allah’ım ne kadar mutlular nihayet savaş yaptıkları için! Uzaktan uzağa Amerikan filmlerinde ya da Amerika’nın Irak’a saldırıları sırasında gördükleri savaş sahnelerinin, bilgisayar oyunlarında gördükleri savaş oyunlarının aynısını becerebildikleri için…
Füzelerle, savaş uçaklarıyla BBG evi gibi gördükleri mağaralarda terörist avladıkları için, çok mutlular. Televizyon ekranlarında gene uzmanlar, haber sunucuları heyecan içinde gördükleri sahneleri, savaşın tam göbeğinden, kalbinden […]

4 [?]

Yaşayanlar yüzünden “fazla bir sevinç duyamamanın ifadesi” »

İlköğretim okulunda beden dersi; Cumhuriyet törenleri için prova yapılıyor…
Bir tarafta nispeten büyükler, ergenleşmeye başlayan sesleriyle hep bir ağızdan “Dağ başını duman almış” söylüyorlar.. Sonra… “Cumhuriyet hürriyet demek…” Öteki taraftaki minikler, oynaya zıplaya: “Şehitler ölmez vatan bölünmez!” İtişip kakışıyorlar… Öğretmen kızıyor… Çocuklar ciddileşiyorlar; öğretmen başını sallıyor, onaylıyor…
Büyük sınıflardan bir çocuk –belli, çalışkan olduğu için seçilmiş- elindeki […]

4 [?]

Tepeden inmeci “çağdaşlığın” teyakkuz hali »

Seçkinler için “tehlikeler” bitmiyor; hep teyakkuz halindeler. Aynı anda hem dini tezahürler konusunda “şeriat tehlikesi” hem de Kürt sorununda “bölücülük tehlikesi” uyarıları yapıyorlar. Şimdiki zamanla barışmayı reddetikleri gibi, tarihin yeniden düşünülmesine, tarihle yüzleşilip yaraların sarılmasına da tahammül edemiyorlar.
Hep savaş istedikleri için, onların bu teyakkuz ve tahammülsüzlük halleri toplumu da geriyor. Parlamentoda, sokakta, trafikte, ailede insanlar […]

4 [?]