RSS Feed for This Post

Bir Dehanın İzleri – II.Abdülhamid Han, Talha Uğurluel

Bir Dehanın İzleri - II.Abdülhamid Han, Talha UğurluelUzaktan bakıldığında krallar, sultanlar, kraliçe ve melikler sanki hep güllük gülistanlık bir hayat sürerler gibi görülmektedir. Halbuki onların da acıları, ızdırapları vardır. Ancak yüksek duvarların arkalarında oldukları için hayatlarının bu yönü pek de farkedilmez. Hele hele ülkeyi, Yıldız Sarayı gibi kapalı bir kutudan yöneten Abdülhamid Han ise söz konusu olan, ona ait olan hususi halleri bilmek hemen hiç mümkün olmamaktadır.

“Avrupalı nice devlet adamı Abdülhamid Han’a geçmiş olsun dileklerini iletirken ne yazık ki kendi cephemizde, Müslüman ve bu vatanın evladı bildiğimiz bazı isimler padişaha değil, suikastçılara methiye düzmekte, suikast başarısız olduğu için ah etmekteydiler. Bunlardan birisi de Tevfik Fikret’tir. Şöyle seslenmiştir suikastçıya;

‘Ey Şanlı avcı, dâmını bihude kurmadın,
Attın fakat yazık ki yazıklar ki vurmadın.’

Sultan I. Ahmed’le birlikte Osmanlı’da tahta geçme sistemi değişmiş; “ekber ve erşed” kuralı getirilmişti. Yani saltanat babadan oğula geçmiyor, sülalenin en yaşlı erkeği padişah ilan ediliyordu. Sultan II. Mahmud’un oğullarından Sultan Abdülmecid, Bezmialem Valide Sultan’dan; Sultan Abdülaziz ise Pertevniyal Valide Sultan’dan dünyaya gelmişti. Yani II. Mahmud vefat ettiğinde, büyük oğlu Sultan Abdülmecid tahta geçecekti. Sultan Abdülmecid Han’ın ise 8 oğlu bulunmaktaydı. Bunlardan en büyüğü Şehzade Murat, ikincisi Abdülhamid Efendi idi.

… Kayıp mânâların, mayınlı ve zehirli kelimelerin izini sürmek için …

Derin Lügat güncellendi. Sürüm 7.0 yayında. Ücretsiz kitap indirin80 kitap indirin Bir Dehanın İzleri - II.Abdülhamid Han, Talha UğurluelDerin Lügat 7.0

Yeni sürümlere dair not: Eski sürümleri indirip okumuş olanların işini kolaylaştırmak için kelimelerin sırasını değiştirmiyoruz. Yani her yeni sürümde okumaya kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

  • 7ci sürüme eklenen yeni terimler: Uluslararası adalet, Az gelişmiş ülke, Hoşgörü, Kabz, Büyüme, Gerçek sonrası, Realpolitik, Kaos.
  • 6cı sürüme eklenen yeni terimler: Demokrasi, Muhafazakârlık, Kuvvetler ayrılığı, İnovasyon, İlerleme, Erken – Geç.
  • 5ci sürüme eklenen yeni terimler:Hissiyat – Maneviyat, Tanrı Parçacığı, Bâkî, Kelime, Cehalet, Mürşid, Evvel, Büyük Patlama.
  • 4cü sürüme eklenen yeni terimler: Paraklitos, Hudud, Ehliyet, Zâhir ve Batın, Barış, Unutmak.
  • 3cü sürüme eklenen yeni terimler: Eksen Kayması, Bilgi toplumu, Zamanda Yolculuk, Ateist , Yokluk , Çağdaş, Gurbet, Kader.

İnsanlık neredeyse 4 asırdır “ilerleme” adını verdiği müthiş bir gerileme içinde. Tarihteki en kanlı savaşlar, sömürüler, soykırımlar, toplama kampları, atom bombaları, kimyasal ve biyolojik silahlar hep Batı’nın “ilerlemesiyle” yayıldı dünyaya. En korkunç barbarlıkları yapanlar hep “uygar” ülkeler.  Her şeyin fiyatını bilen ama hiçbir şeyin değerini bilmeyen bu insanlar nereden çıktı? Yoksa kelimelerimizi mi kaybettik? “Aydınlanma ile büyük bir karanlığa gömüldü Avrupa. Vatikan’ın yobazlığından kaçarken pozitivist dogmaların bataklığında kayboldu. “Yeniden doğuş” (Rönesans) hareketi sanatın ölüm fermanı oldu: Zira optik, matematik, anatomi kuralları dayatıldı sanat dünyasına. Sanat bilimselleşti, objektif ve totaliter bir kisveye büründü. Kimse parçalamadı dünyayı “Birleşmiş” Milletler kadar. Güvenliğimiz için en büyük tehdit her barış projesine veto koyan BM “Güvenlik” Konseyi değil mi? Daimi üyesi olan 5 ülke dünyadaki silahların neredeyse tamamını üretip satıyor. “Evrensel” insan hakları bildirisi değil güneş sisteminde, sadece ABD’deki zencilerin haklarını bile korumaktan aciz. Bu kavram karmaşası içinde Aşk kelimesi cinsel münasebetle eş anlamlı oldu: ing. To make love, fr. Faire l’amour… Önce Batı, sonra bütün insanlık akıl (reason) ile zekânın(intelligence) da aynı şey olduğunu sanmışlar. Oysa akıl iyi-kötü veya güzel-çirkin gibi ayrımı yaparken zekâ problem çözer; bir faydayı elde etmek ya da bir tehditten kurtulmak için kullanılır. Bir saniyede 100.000 insanı ve sayısız ağacı, böceği, kediyi, köpeği oldürecek olan atom bombasını yapmak zekâ ister ama onu Hiroşima üzerine atmamak için akıl gerekir. İster Batı’yı suçlayalım, ister kendimizi, kelimelerle ilgili bir sorunumuz var: İşaret etmeleri gereken mânâların tam tersini gösterdikleri müddetçe sağlıklı düşünmeye engel oluyorlar. Çözüm ürettiğimizi sandığımız yerlerde yeni sorunlara sebep oluyoruz. Dünyayı düzeltmeye başlamak için en uygun yer lisanımız değil mi? Kayıp kelimelerin izini sürmek için yazdığımız Derin Lügat’ı ilginize sunuyoruz. Buradan indirebilirsiniz.

Trackback URL

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin