Archive for December, 2015

Açık Toplum ve Düşmanları / Karl Popper »

Nefsanî kavgalar ülkelerin birliğini bozar. Platon, «Timokrasiden oligarşiye nasıl geçildiğini betimleyelim» der. «Körler bile bu geçişi görebilmelidir. Bu ana-kuruluşu yıkan hazinedir. Onlar (timokratlar), gösteriş yapacak, para harcayacak yerler bulmakla işe başlarlar ve bu amaçla yasaları eğip bükerler, sonunda kendileri de, karıları da yasaları saymaz olur, yarışarak birbirlerini geçmeye çalışırlar.» Bu yoldan ilk sınıf çatışması ortaya […]

Güzelin Metafiziği / Arthur Schopenhauer »

Güzelin Algılanışı Neden Bizi Mutlu Eder? Güzel metafiziğinin gerçek meselesi şu soruyla gayet basit bir şekilde ifade edilebilir: Bir obje irademizle herhangi bir ilgi/ilişki içinde olmaksızın bizi nasıl tatmin edebilir ve ondan nasıl haz duyabiliriz? Nitekim herkes bir şeyin verdiği haz ve tatminin gerçekte ancak irademizle, ya da alışkın olduğumuz bir anlatımla ifade edecek olursak […]

Modern Kültürde Çatışma / Georg Simmel »

  « … 18. asrın insanları, devlette ve inançta, ahlâkta ve iktisatta tarihsel olarak gelişmiş bütün bağlardan kurtulma çağrısında bulunmuştur: Kökeninde iyi ve bütün insanlarda ortak olan insan doğası, dizginsizce gelişsin diye. 19. yüzyılsa, daha çok özgürlüğün yanı sıra, insanın ve işinin uzmanlaştırmasını gerektirmiştir: Bu uzmanlaşma, her bireyi diğerleriyle karşılaştırılamaz hale getirip vazgeçilmez kılacak, ama aynı zamanda […]

Antikite’den Postmodernite’ye / Yusuf Kaplan »

“… Modernlik, bir tür makineye dönüşen Kilise Hıristiyanlığı’nın Tanrı’nın mahiyeti sorununu çözememesi ve antik Yunan’daki insanı tanrılaştıran ‘İnsan-Tanrı’ figürünün yerine, Tanrı’yı insanlaştıran ‘Tanrı-İnsan’ figürünü yerleştirmesi, insanın özgür iradesini yok sayması nedeniyle insanın yaşadığı ontolojik güvensizlik duygusunu epistemolojik güvenlik alanlarını genişleterek insanın her şey üzerinde hâkimiyet kurmasına yol açan süreci tetiklemiş; papaz figürünün yerine önce ‘tüccar’ […]

Postmodernliğin Durumu / David Harvey »

“… Gelenekler ve inançlar dünyanın faniliğini anlatırken insan fiillerini dinsel perspektifte değerlendirmiş, onları sevap ve günah diye nitelemiş. Modern dünya görüşü ise; bu dünya hayatını bir mânâya haiz olduğunu anlatmak için adına dikotomileri ihdas etmiş ve bu yolla kendi çağını bütün zamanların merkezi gibi görmüş ve göstermiş. Bu dikotomilere bakıldığında modernnizmin müsbet değerleri olarak şunları […]

Modernleşme projesi ve paradokslar / Willem van Reijen, Hans van der Loo »

“… Modern cemiyetleri araştıranlara yani sosyolog ya da filozoflara bakarsak üzerine yoğunlaştıkları mevhumlar birbirinden çok farklı olabilir. Fakat gerçekte her biri “modern toplum” dediğimiz şeyi bir parçasından yakalamayı başarmış. Modern toplumun ayırt edici özelliklerinin neler olduğu, büyük ölçüde her düşünürün modernleşme sürecine hangi açıdan yaklaştığına bağlı. Meselâ Émile Durkheim, gittikçe artan işbölümünü vurgularken; Georg Simmel, […]

Güzelin Metafiziği / Arthur Schopenhauer »

Dünyanın ve hayatın dolayımsız kavranışında biz şeyleri genellikle ilişkileri itibariyle ve dolayısıyla mutlak değil izafi öz ve varoluşlarına göre düşünüp değerlendiririz. Sözgelimi evleri, gemileri, makineleri ve benzeri şeyleri amaçlarına ve bunlara uygunluklarına göre; insanları eğer varsa bizimle ilişkilerine, sonra birbirleriyle ilişkilerine göre, ister şimdiki fiilleri itibariyle isterse konumlarına ve mesleklerine, belki bunlara uygunluklarına vb. göre […]

Söz Bir Yelpazedir / Senail Özkan »

‘Hiçbir şey söylemeyen birisi, o anda sükût etmeğe muktedir olmadığını da göstermiş olur. Sadece hakiki konuşmada gerçek sükût mümkündür, diyor Heidegger ve ekliyor: Sükût edebilmesi için varlığın, söyleyeceklerinin olması lazım gelir. Yani söz önemini sükûtun derinliğinden alır, çünkü sükût ‘iç’in arındırılması’, içimizdeki kargaşanın giderilmesi demektir.’ ** ‘Kierkegaard der ki, ‘ Sadece önemli bir ölçüde sükût […]

Ben Nesli / Jean M. Twenge »

Şu senaryoyu zihninizde canlandırın: Altı kişiyle birlikte bir masada oturuyorsunuz. Karşınızdaki tahtaya dört çizgi çekilmiş. Orta uzunluktaki hedef çizgisi, yine orta uzunlukta bir A çizgisi, kısa bir B çizgisi ve uzun bir C çizgisi. Hangi çizgi, hedef çizgisiyle aynı boydadır? Siz A cevabını vermeye hazırlanıyorsunuz; ancak diğer altı kişi sizden önce davranıyor ve C diyor. Ne yaparsınız? Solomon […]

Güzelin Metafiziği / Arthur Schopenhauer »

Burada sözcüklerle irtibatlı olan soyut düşünme ve okumanın esasen daha geniş anlamda başka şeylerin bilincine, dolayısıyla zihnin yine de dolaylı olarak, yani kavramlar aracılığıyla kullanımına ait olduğuna dikkat çekiyorum. Me var ki kavramlar akıl melekemizin suni ürünüdürler ve bu bakımdan zaten bir tasarlama/düşünüp taşınma işidirler. Zihnin her türlü soyut kullanımında irade de hükümrandır. Tasarılarıyla zihnin […]