Archive for August, 2015

Denemeler / Montaigne »

“… Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur. Hele karı koca dostluğunda, uzun bir iş ortaklığı dolayısıyla bizi birbirimize çekecek, hatırlatacak nice bağlar vardır. Gerçek dostluğun ne olduğunu bilirim; bildiğim için de dostumu kendime çekmekten çok, kendimi ona veririm. Ona iyilik etmeyi onun bana iyilik etmesinden daha çok istemekle kalmam; kendine […]

Diriliş – Lev N. Tolstoy »

“İçinizde günah işlememiş kimse, ilk taşı o atsın kadına.” (Yuhanna) Aydın çevrelerde, devlet kurumlarında, gazetelerde halkın yoksulluğunun nedenlerinden, onu kalkındırabilecek yollardan dem vurulur. Ama halkı kesinlikle kurtaracak, kalkındıracak yolu es geçerler hep. Yaşam kaynağı toprağı ona geri vermeyi düşünmezler. Kişi kendini suçlu saymadan bir kötülük edemez insanlara. Çoğalmak insanın en adi görevidir; en yücesiyse var […]

Soneler / William Shakespeare »

87. Sone Hoşcakal değerin çok yüksek, tutamam seniBiliyorum kendine ne paha biçtiğiniÖzgürlüğe kavuştun alıp değer belgeniİptal ettik sendeki hakkımın senediniNasıl tutarım seni sağlamadan izniniNeyim var hak edecek senin zenginliğiniBu eşsiz armağana kim layık görür beniBana verilmiş berat dönüp buldu vereniSen vermiştin kendini bilmeden değeriniYa da bana vermekle hata işlediğiniBir yanlış anlamanın sonucu hediyeniAma o yine […]

İradenin Tutsaklığı / Martin Luther »

Erasmus’un “özgür irade” tanımı Haksızlık yapmamak için senin yaptığın tanımı olduğu gibi burada vermeliyim: “Kişinin, kendisini sonsuz kurtuluşa yahut bunun tersi doğrultuda yönlendirmesine olanak veren etkenleri kendisine uygulamasında kullandığı insan iradesinin gücü olarak tanımlayabilirim”. Buna, tanım diyemezsin! Tanım, açık olmalı. Fakat bu ifadenin anlaşılması için her parçasının açıklanması gerek. Ayrıca, bir şeyi açıklamak isterken çok […]

Ütopya / Thomas More »

“… Tabiat altına ya da gümüşe insanoğlunun öyle kolay kolay vazgeçemeyeceği bir değer yüklememiş. Nadir bulunduklarından ötürü onları değerli kılan salt insanların budalalığı. Buna karşın o müşfik anamız doğa; hava, su ve toprak gibi olmazsa olmazları gözlerimizin önüne sermiş, değersiz ve bir yararı dokunmayacak şeyleri ise bizden olabildiğince uzaklaştırmış. … Hazinen çalındı farz et ve sen çalındığından […]

Aşk / Elif Şafak »

Elif Şafak’ın son iki anlatısında yaşadığı en büyük sıkıntı; üslupta yaşadığı, üslubunu oturtamadığı hissini veren silik bir girişle eserine başlaması ancak bir noktadan sonra -ilginç karakterlerin esere girişiyle- düzelen anlatım ve kazanılan akıcılık. Biçimle muhteva farklı değerlendirmelere tabi tutulurlar ama Şafak’ta muhteva oturduğunda üslup da oturuyor. Başlangıçtaki güvensizlik, sıkıcılık olayların ilerlemesiyle yerini güvene ve akıcılığa […]

Körleşme: Elias Canetti »

Canetti, 1981 Nobel edebiyat ödülü almış bir yazar. Balzac’ın Comedie Humaine’den esinlenerek Comedie Humaine an Irren(İnsanlığın Yanılgılar Komedisi) adlı bir roman dizisi yazmayı tasarlamış, 1930-31’de bu tasarının üzerinde yoğunlaşarak Kant Faenght Feuer(Kant’ın Yanışı) adlı tek bir romanda (ismi sonraları Die Blendung olacaktır) Körleşme’yi, tam 26 yaşında yazmıştır. Eser, 1935’te Viyana’da yayımlamıştır. Körleşme, Almanya’da Die Blendung(Kamaşma), İngiltere’de […]

Babaya Mektup (Franz Kafka) »

“…beni kıskıvrak yakalayan şeyin, sana dokunması bile gerekmez ya da tersi; senin için masumiyet olan şey, benim için suç olabilir ya da tersi; sende hiçbir etki yaratmayan şey, benim mezarım olabilir.” (s:55) Kafka’nın Babaya Mektup’u 1919’da yazılmış, yazıldıktan 30 yıl sonra, 1950’lerin başında arkadaşı Max Brod tarafından gün yüzüne çıkmış bir eser. Bir oğul’un babaya […]

Bir İdam Mahkumunun Son Günü / Victor Hugo »

Darağacı, devrimlerin yok edemediği tek anıttır. Toplumsal kriz sırasında bütün giyotin sehpalarının en iğrenci, en lanetlisi, en uğursuzu olan ve kökünden kazınması en çok gereken siyasi giyotin sehpasıdır. Kaldırımlarda kök salan bu türden bir giyotin sehpası kısa sürede toprağın her yanından sürgünler halinde fışkırır. Devrim dönemlerinde düşen ilk başa dikkat edin; halkın iştahını açar. İnsanların […]

Sözcükler / Jean-Paul Sartre »

Ölmek bir şey değil, zamanında ölmek gerekir. Köpekler sevmeyi bilir; insanlardan daha şefkatli, daha bağlıdırlar; davranış inceliğine sahiptirler. İyiliği tanımalarına, iyilerle kötüleri birbirinden ayırmaya yarayan şaşmaz bir içgüdüleri vardır. Bütün mucize tanrıçaları ölülerdendir, herkes bilir bunu; bütün çocuklar ölümün aynasıdır. Kuşak çatışmasında çocuklarla yaşlılar çoğunlukla aynı amaç uğrunda birleşir; birinciler mucizeler yaratır, ikincilerse bu mucizeleri […]