RSS Feed for This Post

Telhîsu Kitabi’n-Nefs / İbn Rüşd

[…] Aristoteles dedi ki : Bölünemeyen iki şekilde kullanılmaktadır : 1) Bilfiil ve bilkuvve bölünemeyen ve 2) bilfiil bölünemeyen ama bilkuvve bölünebilen. Bundan dolayı aklın uzunluk ve zaman gibi bilkuvve bölünebilen ama bilfiil bölünemeyen şeyleri bölünemez olmaları yönüyle bölünemez bir tasavvurla tasavvur ettikleri inkâr edilemez. Bu durum tıpkı her iki bakımdan da bölünemeyen şeylerin tasavvurundaki durum gibidir. Nitekim akıl bölünebilen bir zamanda mevcut bilkuvve bölünebilen şeyleri bölünemeyen bir zamanda bölünemeyen bir tasavvurla idrak edebilir. Çünkü zaman bir açıdan bölünebilir ve bir açıdan bölünemez şekilde bulunabilir.

Biri şöyle diyemez: Akıl ancak bitişik şeyler bölündüğünde onlara erişebildiğinden, bu tür şeyleri ancak parça parça tasavvur edebilir. Ama akıl onları bölmediğinde bilfiil olarak tek bir şey olarak aldığında bölünmüş bir tasavvurla bölünmüş bir zamanda tasavvur etmez. Fakat bir uzunluğun tasavvurda iki uzunluğa bölünmesinde olduğu gibi tasavvur böldüğünde zaman da bölünür.

Bilkuvve ve bilfiil olarak bölünmeyen şeye -ki bu nicelik değildir- gelince akıl onu nefsin bölünmeyen bir parçasıyla bölünmeyen bir zamanda akleder. Çünkü aklın kavradığı söz ve sözün içinde bulunduğu zamanın ikisi de bölünebilir. Fakat diğer taraftan onlarda bulunan bölünemeyen bir mânâ bakımından ise onlar gerçekte bölünemezdir. Zaman için an, doğruda nokta ve sözde anlam gerçekte bölünemezdir. Bitişikteki bu bölünmeyen anlam onu bir kılan şeydir. İşte akıl bilfiil bölünemeyen ve bilkuvve bölünebilen şeyleri ve hem bilfiil hem bilkuvve bölünemeyen -yalnızca arazî olarak bölünen- şeyleri bu şekilde tasavvur etmektedir. Ne zatı bakımından ne de arazî olarak bilkuvve ve bilfiil olarak bölünmeyen -nokta ve bir gibi arazî olarak bölünmeyen- şeylerin tasavvuru ise onların varlıkları bölünmeden yoksun olduğu için yalnızca arazî olarak olabilir.[…]“ (Düşünme Gücü adlı üçüncü makale, sayfa 106

… E-Kitap okumak için…

Zaman Nedir?

“…Geçip gitmiş olmasa “geçmiş” zaman olmayacak. Bir şey gelecek olmasa gelecek zaman da olmayacak. Peki nasıl oluyor da geçmiş ve gelecek var olabiliyor? Geçmiş artık yok. Gelecek ise henüz gelmedi. Şimdiki zaman sürekli var ise bu sonsuzluk olmaz mı? ” diyordu Aziz Augustinus. Zira kelimeler yetmiyordu. “Zaman Nedir?” sorusuna cevap verebilmek için kelimelerin ve mantığın gücünün yetmediğı sınırlarda Sanat’tan istifade etmek gerekliydi : Sinema, Resim ve Fotoğraf sanatı imdadımıza koştu. Ama felsefeyi dışlamadık: Kant, Bergson, Heidegger, Hegel, Husserl, Aristoteles… Bilimin Zaman’a bakışına gelince elbette Newton’dan Einstein’a uzandık. Bilimsel zamandan başka, daha insanî ve MUTLAK bir Zaman aradık. Delâilü’l-İ’câzMesnevîMakasıt-ül Felasife Telhis-u Kitab’in Nefs ve Fütuhat-ı Mekiyye gibi eserler Zaman-İnsan ilişkisine bambaşka perspektifler açtı. Zaman’ın kitabını buradan indirebilirsiniz. 

 

Derin Göz

İnsan gözü daha verimli kullanılabilir mi? Aş, eş ve düşmanı gören Et-Göz’ün yanı sıra Hakikat’i görebilecek bir Derin-Göz açılabilir mi? Sanatçı olmayan insanlar için kestirme bir yol belki de Sanat. Çukurların dibinden dağların zirvesine, Yeryüzü’nden Gökyüzü’ne…Sanat’a bakmak için çeşitli yapıtlardan, ressamlardan istifade ettik: Cézanne, Degas, Morisot, Monet, Pissarro, Sisley, Renoir, Guillaumin, Manet, Caillebotte, Edward Hopper, William Turner,Francisco Goya, Paul Delaroche, Rogier van der Weyden, Andrea Mantegna , Cornelis Escher , William Degouve de Nuncques.

Peki ya baktığımızı görmek, gördüğümüzü anlamak? Güzel’i sorgulamak için çağ ve coğrafya ayırmadık, aklımızı uyaracak hikmetli sözlere açtık kapımızı: Mevlânâ Hazretleri, Gazalî Hazretleri, Lao-Tzû, Albert Camus, Guy de Maupassant, Seneca, Kant, Hegel, Eflatun, Plotinus, Bergson, Maslow, …Buradan indirebilirsiniz.

Trackback URL

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin