RSS Feed for This Post

Demirel: Türkiye’nin başına gelen en büyük felâket

“…Efendim 28 Şubat’ı yapanları salt askerde değil sivilde de arayacaksınız! Hem Anasol-D hükümetinin kurucularında arayacaksınız; hem de “RP ve onun zihniyetinde olanlar siyaset yapmasın. Geldikleri yere (merdiven altına) geri dönsün; alıştığımız kesimler Türkiye’yi yönetmeyi sürdürsün!” diyenlerde.(Şükrü Karatepe-Kayseri Belediye Eski Başkanı)

[…] Demagoji toplumun istek, korku ve önyargılarını sömürüp çarpıtarak siyaset yapma sanatıdır. Demirel ‘in, 28 Şubat değerlendirmesi, demagoji sanatının en güzel örneklerinden biridir. Erbakan 28 Şubat kararlarını imzalamasa, Batı Çalışma Grubu önderliğinde asker topuyla tüfeğiyle geliyordu iktidara. Cuntayla ilgili tüm belgeleri Emniyet İstihbarat Müdürü Bülent Orakoğlu ele geçirmiş ama bunları Erbakan, cuntanın varlığını görsün diye Demirel’e teslim etmişti. Belgeleri Demirel kamuoyuyla paylaşsa, 28 Şubat iflas edecekti daha palazlanamadan. Ne var ki, demokrasiyi ve düzeni kurtaracak belgeleri açıklayacağına kendi kullanmaya karar verdi. Anasol-D Hükümeti’nin kurulmasına yol döşedi, siyasal geleneklere göre başbakanlık görevini Tansu Çiller’e verecekken Mesut Yılmaz’ı başa geçirdi. İsteseydi eğer, Refahyol Hükümeti’ni kurtarabilir, BÇG’yi saf dışı bırakır, cuntayı emekli etmesi için Erbakan’la işbirliğine soyunur ve tabi demokrasi kazanırdı. Yapmadı. DYP’den onlarca milletve kilinin istifa etmesinde başrole soyundu ve Çiller’in başbakanlığında kurulacak hükümetin TBMM’de güvenoyu alamayacak konuma düşmesinde çok etkili oldu. DYP Çiller’in değil Demirel’in partisiydi; o istemese bir sürü milletvekili partiden ayrılır mıydı? Cindoruk bu milletvekilleriyle DTP’yi kurabilir miydi, koalisyona girip hükümet ortağı olabilir miydi?…” TAMAMI 

 

 

 

Kendi ülkesini işgal eden ordu

Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarından YABANCI DÜŞMAN ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri İÇ DÜŞMANLAR uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler.  İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için “etrafımız düşmanla çevrili” diyerek  KORKU PROPAGANDASI yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. Buradan indirebilirsiniz. 

 

Tarih şaşırmaktır

Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, “Asker millet” üretmek, atalarımızla gurur duymak için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… Buradan indirebilirsiniz. 

 

Kadın hakları ve Kemalizm

 “Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi” gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. “İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?” diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi “çağdaş Türk kadını’nın sesi” Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  “Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak”  Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  “Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış

Trackback URL

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin