<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Sanat ve Medeniyet Üzerine&#8230; yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2012/01/28/sanat-ve-medeniyet-uzerine/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/28/sanat-ve-medeniyet-uzerine/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 20:26:53 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2012/01/28/sanat-ve-medeniyet-uzerine/#comment-98035</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 23:25:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=20426#comment-98035</guid>
		<description>Baudelaire'in kendi burjuva toplumuna atfen yaptığı yıkımın bizdeki paralelini, burjuvadan çok İslam'ın kazanımlarıyla geliştirdiğimiz güzellik anlayışına tatbik edildiği için doğru bulmuyorum. Bizdeki Divan şiirinin ve İslam estetiğinin yıkımı gibi. Biraz daha ilerde Orhan Veli'nin yaptığı gibi ya da. Bu
tarz yıkımda en büyük sorun kitsch örneklerin çoğalarak ouroboros gibi kendisini tüketerek bu tarz inşaların sanatın dışına çıkması -ilk
örnekler hariç-. 
Burjuvanın varlığının sanatta gerekli buluyorum. Ama bu burjuvaya hapsolmuş ya da ona hizmet eden bir sanat anlamına gelmiyor. Bu noktada şu var, sanata ait bakışımız günden güne değişen bir yapı arz ediyor. Şu anda bile sanatın neden'i anlatmasının dahi yeterli olmadığını düşünmeye başladığım dönemdeyim. Bu yapı oturdukça buna dair yazılabilir ama şu anda erken.
Medeniyet kültür ilişkisinde ise kültürün sanatı etkilediği ama medeniyete evrilmedikçe geleceğe kalabileceğini düşünmüyorum. İş, kültürel olanı medeniyetin içine dahil edebilmek. Geleneği evrensele çevirebilmek. Buradan çıkacak sonuç şu değil, eskiyi aynı formuyla günümüze taşımaktan bahsetmiyorum, onu modernle birleştirme yolunu bulmak ve değişerek gelişmesine yardımcı olma yolunu bulmak zorundayız. Yoksa sanat taklit olmaktan yüzyıllarca önce çıktı. Taklit etmek anlamsız.
Baudelaire artık medeniyetin içinde, kültürüne(burjuva beğenilerine ve güzellik anlayışına) karşıtlıkla çıksa ve onun değerlerini yıkıma uğratsa dahi.Yıkımla yeniden yapımı başarma noktasında ona dahil olan bir sanat  anlayışı getirebildiği için. Yıkmadan yapım mümkün mü, bunu araştırmalı.

Biz ne tuhaf bir ülkeyiz. Tartışmalarla gelişmek yerine tartışan tarafları tutup onları tartışıyoruz. Çoğu insanın yaptığı bu. Oysa bu makale kısır tartışmaların tuzağına düşmemiş; konuyu mercek altına alarak tartışılması gereken esas noktaları ele almış bu noktada çok önemli ve okunması lazım. Özellikle de kültürü içine alan bir sanat anlayışı teziyle öne çıkması onun belirgin yönü.Ama bu açı da tek başına sanat için yeterli değil benim düşüncemde. Kültürün medeniyete evrilmesinin yolunu bulmak lazım.hatta yıkım olmadan yenidenyapımın yoluna ulaşabilmeli. 
 
Kişileri değil de düşünceleri tartışmaya başladığımız noktada daha verimli sonuçlara ulaşabileceğimize inanıyorum. Cihan Hanım'ın ellerine sağlık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Baudelaire&#8217;in kendi burjuva toplumuna atfen yaptığı yıkımın bizdeki paralelini, burjuvadan çok İslam&#8217;ın kazanımlarıyla geliştirdiğimiz güzellik anlayışına tatbik edildiği için doğru bulmuyorum. Bizdeki Divan şiirinin ve İslam estetiğinin yıkımı gibi. Biraz daha ilerde Orhan Veli&#8217;nin yaptığı gibi ya da. Bu<br />
tarz yıkımda en büyük sorun kitsch örneklerin çoğalarak ouroboros gibi kendisini tüketerek bu tarz inşaların sanatın dışına çıkması -ilk<br />
örnekler hariç-.<br />
Burjuvanın varlığının sanatta gerekli buluyorum. Ama bu burjuvaya hapsolmuş ya da ona hizmet eden bir sanat anlamına gelmiyor. Bu noktada şu var, sanata ait bakışımız günden güne değişen bir yapı arz ediyor. Şu anda bile sanatın neden&#8217;i anlatmasının dahi yeterli olmadığını düşünmeye başladığım dönemdeyim. Bu yapı oturdukça buna dair yazılabilir ama şu anda erken.<br />
Medeniyet kültür ilişkisinde ise kültürün sanatı etkilediği ama medeniyete evrilmedikçe geleceğe kalabileceğini düşünmüyorum. İş, kültürel olanı medeniyetin içine dahil edebilmek. Geleneği evrensele çevirebilmek. Buradan çıkacak sonuç şu değil, eskiyi aynı formuyla günümüze taşımaktan bahsetmiyorum, onu modernle birleştirme yolunu bulmak ve değişerek gelişmesine yardımcı olma yolunu bulmak zorundayız. Yoksa sanat taklit olmaktan yüzyıllarca önce çıktı. Taklit etmek anlamsız.<br />
Baudelaire artık medeniyetin içinde, kültürüne(burjuva beğenilerine ve güzellik anlayışına) karşıtlıkla çıksa ve onun değerlerini yıkıma uğratsa dahi.Yıkımla yeniden yapımı başarma noktasında ona dahil olan bir sanat  anlayışı getirebildiği için. Yıkmadan yapım mümkün mü, bunu araştırmalı.</p>
<p>Biz ne tuhaf bir ülkeyiz. Tartışmalarla gelişmek yerine tartışan tarafları tutup onları tartışıyoruz. Çoğu insanın yaptığı bu. Oysa bu makale kısır tartışmaların tuzağına düşmemiş; konuyu mercek altına alarak tartışılması gereken esas noktaları ele almış bu noktada çok önemli ve okunması lazım. Özellikle de kültürü içine alan bir sanat anlayışı teziyle öne çıkması onun belirgin yönü.Ama bu açı da tek başına sanat için yeterli değil benim düşüncemde. Kültürün medeniyete evrilmesinin yolunu bulmak lazım.hatta yıkım olmadan yenidenyapımın yoluna ulaşabilmeli. </p>
<p>Kişileri değil de düşünceleri tartışmaya başladığımız noktada daha verimli sonuçlara ulaşabileceğimize inanıyorum. Cihan Hanım&#8217;ın ellerine sağlık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

