Archive for October, 2011

PKK Usulü Diyalog Arayışı »

Chuan Shuo »

Murat Öztürk – Crossing My Bridge »

Eskimeyen yazılar: Irkçıya kızılmaz, acınır! »

2008 eylülünden bir hatıra Irkçılık bir düşünce değildir, saygı değil acıma ve şefkat gerektirir. Yaralı bir hayvanın saldırganlığı gibi bir refleks halidir. Yanan bir binanın 10cu katından kendini aşağıya atan insan “bu benim kararımdı, düşmeseydim inecektim” diyemez. Kürtlere devlet eliyle yapılan haksızlıkları dile getirdiğimiz yazıların altına yorum bırakan bazı okuyucular

Sürdürülebilir Şerefsizlik: Çin ve Avrupa »

Sürdürülebilir kalkınmanın yolları aranıyordu “bizim” batıda, meşhur “sustainable development” dediğimiz şey. Yani çevreyi kirletmeden, yerel kültürü ezmeden, işçiyi  sömürmeden zenginleşmek. İsterseniz gerçekçi olalım, “fazla” kirletmeden diyelim, fazla ezmeden, fazla sömürmeden. Avrupa’da bunun daha iyisini icad ettik, sadece 3 gün önce: Sürdürülebilir Şerefsizlik. Azıcık şerefsizlik, katlanılabilir, alışılabilir seviyede bir şerefsizlik! Avrupa Birliği krizden kendi imkânlarıyla kurtulacağını […]

Kürtlerin PKK Sorunsalı ve Van Depremi »

PKK’nın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından bölgedeki diğer Kürt hareketlerine karşı kurdurulduğu ancak 80 darbesinden sonra kontrolden çıktığı, zamanla İsrail, Amerika, Rusya gibi ülkelerin Türkiye’ye karşı yürüttüğü operasyonlarda

Sevene emir gerekmez; sevildiğini bilene yasak sökmez »

[8 Eylül 2011’de Senai Demirci’nin kişisel sitesinde yayınlandı.] İnsanın önünde hep bir deniz olur da, bir türlü girmeyi akıl edemez ya… Olur böylesi tuhaf nasipsizlikler. Çok yakın zamanda bir ayetin sonsuz ılık maviliğine dokundu kalbim. Gözlerimin önünde yıllar yılı dururken, bir türlü gönlümü sokamamışım içine… Şimdi girdim mi denize peki? Yeterince daldım mı? Sonsuza temas da […]

Lhasa – La celestina »

İnanalım soğuk mevsimin başlangıcında »

Furuğ Ferruhzad ve bu benim yalnız bir kadın soğuk bir mevsimin eşiğinde, yeryüzünün kirlenmiş varlığını anlamanın başlangıcında ve gökyüzünün yalın ve hüzünlü umutsuzluğu ve bu beton ellerin güçsüzlüğü

Van’a bakmak, Van’ı görmek… »

Göz zinası nedir ki?   Vaktiyle birisi bir şey uydurmuş; göz zinası…   Ne aslı var ne de astarı. Neymiş, gözünü harama çevirirsen, göz zinası işlemiş olurmuşsun. Muhtemelen yine bir “iyi niyet” sahibinin, setti zerai (zararın önünü kesmek) kabilinden ortaya attığı bir tanım. “Yok, böyle bir şey” demek sevilesi olmasa dahi bazen söylemek zorunda kalırız; yok […]