RSS Feed for This Post

Peygamber ocağı değil tımarhane(10)

Benim annem bilmiyor mesela karakolun en ıssız köşelerinde ağladığımı. Benim annem bilmiyor mesela beni davul zurnayla uğurlayan davulcuyu ve zurnacıyı tezkeremi aldıktan sonra bulduğum ilk gün her ikisinin enstürmanını da g.tlerine sokacağımı.

Annem bilmiyor aylardır içinde bulunduğum durumun ve kurumun bir parçası olamadığımı. Nöbete sigara götürüp, bir dakika uyumak için benden 7 yaş küçük takım komutanım olacak çocuktan en ağır hakaretleri yediğimi. Annem bilmiyor, en küçük toz lekesinin bir metal zeminden alınıp da yanağıma sürüldüğünde ciğerimin parçalandığını. Annem bilmiyor telefonların dinlendiğini ve benim ona, “nasılsın oğlum?” diye sorduğunda, “iyiyim anne” dememin altına yatan gizli nedenleri.

Bilmiyor hiçbirini, soyut bir fanusun içerisinde olduğumu… Düşünce geçirmez, akıl geçirmez, ruh geçirmez, tel örgülerle çevrili bu fanusun kurşun geçirebildiğini… Amerikan telleri ile sol bacağıma şafaklar attığımı bilmez annem. Ben bile bilmiyorum çünkü. Aylardır yağmur yağıyor ve ben 4 çift çorap, 3 çift eşofman altıyla gidiyorum her yere. Bere ve eldivenle uyuyorum. Uzaya gönderilen ilk astronot gibiyim.

Annem bilmez, kurma kolunu çekip de sol omzuma yerleştirip kendimi vurmak istediğimde silahımın tutukluk yaptığını. Nereden bilsin ki o? En fazla Türk bayrağına sarılı tabutumu görür ben 32 gün daha ölmezsem, öldürmezsem kendimi. Beynimdeki toplu katliam düşüncelerimi çok uzaklara s.ktir edip, yağmur suyu içmezsem. Bir günde 3 defa uyuyup, bir güne üç defa başladığımda zaman denen kavramı çiğneyip yutmazsam. KAYNAK

Share on Facebook

1 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin