Peygamber ocağı değil tımarhane(4)
By Aisha Benghazi on Kas 15, 2010 in Akıl, Basın günlüğü, Ulus-Devlet, zorunlu askerlik
Acemi eğitimi sonunda yer aldığım kısa dönem askerlerden ufak bir bölümünün dış karakol için dağıtımı yapılacaktı ve komutanlar üstünkörü bir karar vermek yerine kendi aramızda bunun kararını vermemizi istediler. Yaşça en ufak olduğum ve o an mantıklı kararlar veremediğim için gönüllü oldum ve dış karakola gönderildim. Göreve başladıktan 8 gece sonra şu an bile kabuslarıma giren geceyi yaşadım. Karakola taciz ateşi açıldı, gerekli koordinasyon sağlanamadığı için tüm mevziler ateşe başladı, daha sonraki konuşmalardan da anladığım kadarıyla kimse hedefi görerek ateş etmemişti, karanlığa serseri kurşunlar yağdırılmıştı. Daha önce belirlenen mevzimizde, yanımda havan topçusu olması gerekirken bixi ağır makineli tüfek kullanan bir arkadaş vardı. Attığı sayısız mermi sonrası sağ kulağımda belirli bir oranda işitme kaybı yaşadım, yaşıyorum.
Psikolojik olarak sıkıntılar yaşıyorum, herkes askerliğin beni yaşlandırdığını ve rahat, güleryüzlü, sıkıntı yaşamayan insanın yerine sinirli, öfkesini kontrol edemeyen, sıkıntılı ve takıntılı bir insanın geri geldiğini söylüyor. KAYNAK
1 [?]


