Peygamber ocağı değil tımarhane(2)
By Aisha Benghazi on Kas 5, 2010 in Akıl, Basın günlüğü, Ulus-Devlet, zorunlu askerlik
“…Samsun Talimgah Tabur Karargahı’nda usta asker olarak görev yaptım. Yaklaşık 8 yıl geçti üzerinden. Bu 8 yıl içerisinde o günleri unutmak için çok çaba harcadım. Herkes askerlik anılarını anlatır, ben anlatmam çünkü ben orada çok sayıda yanlış, vatana ihanet, hırsızlık, haysiyetsizlik gördüm. Şu anda asker arkadaşlarımın hiçbiri ile görüşmüyorum. O kadar nefret ettim ki hiçbir şekilde hatırlamak istemiyorum. Bu siteyi bir haberde gördüm ve baktım. Okuduklarım bana birçok şeyi hatırlattı. Şunu anladım, yalnız ben yaşamamışım bu iğrenç olayları. Hatta daha kötülerini yaşayanlar da varmış.
Size nereden başlayarak anlatayım bilemiyorum. Karargah bölük komutanının karargah askerlerini haraca bağladığını mı? S3 binbaşısının her nöbette askerleri çerez ve meyve almaya zorladığını mı? Botlarını ayağındayken askerlere boyattığını mı? Karargah komutanının askerleri hamal gibi ev taşımaya, kömür taşımaya gönderdiğini mi? Karargahta görevli bir rütbelinin ambardan yaptığı hırsızlıkları mı? Kantinden sorumlu subayların hırsızlıklarını mı?…” KAYNAK
2 [?]



1 Yorum
Yazan:Ali Tarih: Kas 5, 2010 | Reply
yazılanlar doğru aslında, ama kaynak ve yazan isim belirtme zorunluluğu vs. olmadığından malum çok satan gazetelerden birinde cinsellik üzerine uzman yazarın, kendi kendine sorup cevapladığı yazılara dönüyor…
Yoksa benim askerlik yaptığım yerde -en basit tabirle– kanı bozuk görevli sayısı gırla gidiyordu…