<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Türkiye&#8217;deki En Büyük Sistemli Hak İhlali:Başörtüsü Yasağı yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/08/30/turkiyedeki-en-buyuk-sistemli-hak-ihlalibasortusu-yasagi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/30/turkiyedeki-en-buyuk-sistemli-hak-ihlalibasortusu-yasagi/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 13:19:00 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>yusuf tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/30/turkiyedeki-en-buyuk-sistemli-hak-ihlalibasortusu-yasagi/#comment-55435</link>
		<dc:creator>yusuf</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 22:18:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10998#comment-55435</guid>
		<description>Ben bir fert olarak birini kaçırıp işkence yapsam bu suç olur 16 yıl
Ben birinin başındaki örtü veya şapkayı alıp atsam bu suç olur 7 yıl
Ben birini kaçırıp alı koysam haklı olsam dahi bu suç olur 24 yıl
Ben başkalarının özgürlügüne kast eden bir fiil gerçekleştirsem bu suç olur 9 yıl
Ben fikrimi beyan etsem bu suç olur 5-9 yıl
Kısaca ne yapsam suç oluyor
Devlet eliyle yapılan her şey kanunlar dogrultusunda oldugundan dolayı legal hale geliyor yasalar kimin yasası onuda bilmiyorum birileri çıkmışbenim adımayasa yapmış ulan benim kendi örf-adet-ananelerim yokmu kalkmışsın ithal yasa ile beniidare etmeye kalkıyorsun burası adeta MUZ cumhuriyyeti benim giyim kuşamım hangi yasa ile belirtiliyor ALMAN yasası isviçre modeli iyide benim onlarla ne benzerligim var ki ayrı bir cografyada ayrı bir kültürle yaşıyorum ama sizin keyfinize göre olmadıııııı
Ben CUMHUR olarak sizin dayatmalarınıza boyun egmeyecegim ceza''mı hiiiççç önemli degil bu ülkenin zındanlarında SUÇSUZ olarak yıllarca yattım hesap günü size soracagım elbette suçsuzlugumunb cezasını
en önemli olan bırakın insanlar özgür olmanın tadını çıkarsın şu AHİR zamanda karışmayın yeter artık yyyyeettteeeerrrrrrrrrrr.......</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben bir fert olarak birini kaçırıp işkence yapsam bu suç olur 16 yıl<br />
Ben birinin başındaki örtü veya şapkayı alıp atsam bu suç olur 7 yıl<br />
Ben birini kaçırıp alı koysam haklı olsam dahi bu suç olur 24 yıl<br />
Ben başkalarının özgürlügüne kast eden bir fiil gerçekleştirsem bu suç olur 9 yıl<br />
Ben fikrimi beyan etsem bu suç olur 5-9 yıl<br />
Kısaca ne yapsam suç oluyor<br />
Devlet eliyle yapılan her şey kanunlar dogrultusunda oldugundan dolayı legal hale geliyor yasalar kimin yasası onuda bilmiyorum birileri çıkmışbenim adımayasa yapmış ulan benim kendi örf-adet-ananelerim yokmu kalkmışsın ithal yasa ile beniidare etmeye kalkıyorsun burası adeta MUZ cumhuriyyeti benim giyim kuşamım hangi yasa ile belirtiliyor ALMAN yasası isviçre modeli iyide benim onlarla ne benzerligim var ki ayrı bir cografyada ayrı bir kültürle yaşıyorum ama sizin keyfinize göre olmadıııııı<br />
Ben CUMHUR olarak sizin dayatmalarınıza boyun egmeyecegim ceza&#8221;mı hiiiççç önemli degil bu ülkenin zındanlarında SUÇSUZ olarak yıllarca yattım hesap günü size soracagım elbette suçsuzlugumunb cezasını<br />
en önemli olan bırakın insanlar özgür olmanın tadını çıkarsın şu AHİR zamanda karışmayın yeter artık yyyyeettteeeerrrrrrrrrrr&#8230;&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Umit Erdal tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/30/turkiyedeki-en-buyuk-sistemli-hak-ihlalibasortusu-yasagi/#comment-55410</link>
		<dc:creator>Umit Erdal</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 11:47:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10998#comment-55410</guid>
		<description>@Murat Soydan

&lt;blockquote&gt;Sonra iskilipli gelen Yunan askerleri için “padişahımızın davetlisidir ona değil Mustafa Kemale düşman olan” diyen biri.
&lt;/blockquote&gt;

İskilipli Atıf Hoca'nın böyle bir söz söyleyeceğine ihtimal vermiyorum. Bu sözün güvenilir kaynağını gösterirseniz size inanırım. Ben internette biraz arama yaptım. &lt;a href="http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=1533923" rel="nofollow"&gt;Bir forumda&lt;/a&gt; İkdam Gazetesinin 26 Eylül 1919 tarihli neşrinden bir kanıt sunmuşlar. Ancak bu kanıt son derece yetersiz, zira bu yayına göre Said-i Kürdi de yukarıda bahsettiğiniz beyanatta bulunuyor. Said-i Kürdi, bildiğim kadarıyla Sait Nursi'dir. Sait Nursi tam tersine 1920'de Meclis tarafından Ankara'ya davet edilmiştir, İngilizlere karşı mücadeleyi destekleyen çalışmalarından ötürü. 

Dolayısıyla bu belge, bir kara propaganda belgesine benziyor. 1926 yılında İstiklal Mahkemesi tarafından İskilipli Atıf Hoca idam edilmiş. Muhtemelen, bu idamın halk nezdindeki tepkisini dindirmek için, Hocaya karşı bu türden bir iftira atılmış.

Ebusuud Efendi'ye atfettiğiniz fetvanın da güvenilir bir kaynaktan kanıtını görmek isterdim. Zira savaş halinde dahi, masum insanların can hakkının muhafaza edildiğini İslam fıkhını en temel seviyede bilen insanlar bile bilir. Buna rağmen, şeyhülislam konumundaki bir kişinin bu hükümden habersizmiş gibi bir içtihadda bulunması, bana inandırıcı gelmiyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@Murat Soydan</p>
<blockquote><p>Sonra iskilipli gelen Yunan askerleri için “padişahımızın davetlisidir ona değil Mustafa Kemale düşman olan” diyen biri.
</p></blockquote>
<p>İskilipli Atıf Hoca&#8217;nın böyle bir söz söyleyeceğine ihtimal vermiyorum. Bu sözün güvenilir kaynağını gösterirseniz size inanırım. Ben internette biraz arama yaptım. <a href="http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=1533923" rel="nofollow">Bir forumda</a> İkdam Gazetesinin 26 Eylül 1919 tarihli neşrinden bir kanıt sunmuşlar. Ancak bu kanıt son derece yetersiz, zira bu yayına göre Said-i Kürdi de yukarıda bahsettiğiniz beyanatta bulunuyor. Said-i Kürdi, bildiğim kadarıyla Sait Nursi&#8217;dir. Sait Nursi tam tersine 1920&#8242;de Meclis tarafından Ankara&#8217;ya davet edilmiştir, İngilizlere karşı mücadeleyi destekleyen çalışmalarından ötürü. </p>
<p>Dolayısıyla bu belge, bir kara propaganda belgesine benziyor. 1926 yılında İstiklal Mahkemesi tarafından İskilipli Atıf Hoca idam edilmiş. Muhtemelen, bu idamın halk nezdindeki tepkisini dindirmek için, Hocaya karşı bu türden bir iftira atılmış.</p>
<p>Ebusuud Efendi&#8217;ye atfettiğiniz fetvanın da güvenilir bir kaynaktan kanıtını görmek isterdim. Zira savaş halinde dahi, masum insanların can hakkının muhafaza edildiğini İslam fıkhını en temel seviyede bilen insanlar bile bilir. Buna rağmen, şeyhülislam konumundaki bir kişinin bu hükümden habersizmiş gibi bir içtihadda bulunması, bana inandırıcı gelmiyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Murat Soydan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/30/turkiyedeki-en-buyuk-sistemli-hak-ihlalibasortusu-yasagi/#comment-55372</link>
		<dc:creator>Murat Soydan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 11:40:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10998#comment-55372</guid>
		<description>Anarşistlerin bir sözü vardr: devlet kendi şiddetine hukuk, bireyinkine ise suç adını verir. Durum ona çok yakın aslında.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Atatürk ve arkadaşlarının ortak düşüncesi, cumhuriyeti demokrasinin değil baskının koruyacağı yönündeydi. Yapmış olduğu konuşma bir anlam ifade etmiyor çünkü Atatürk telkini çok kullanan bir liderdi ve otoritesi için yalan söylemekten çekinmiyordu. 1923 anayasasında "laiklik" ilkesi dahi yok örneğin, ancak bu Atatürkün amacını örtmüyordu.

Atatürk demokrasiye biat etmeyen bir önderdi. Ancak eleştirimizi yaparken bazı şeyleri de göz önünde bulundurmalıyız. Dönemin fermanlarıyla işgale destek veren sözde tasavvuf ehli dini liderleri halkın müslümanlığını kullanmaya çalıştı. Tıpkı bugün olduğu gibi o zaman da Allah(cc) a değil emperyalizme biat etmiş, mücadele olarak da nefislerini değil, sınıf mücadelesini gören sözde müslüman özde satılmış (başka bir isim bulamadım) kişiler, yalan ve hileli sözlerini "din" çarşafıyla örtmeye çalışıyorlardı.

Atatürk bunu farkında olan bir liderdi, kurunun yanında yaş yanmadı mı? Bir çok masum tasavvuf ehli dergah Atatürkün bu temizliği sırasında öldürüldü. Bağımsız Türkiye mücadelesinin şehitleri olarak gördüğüm bu kişiler, bağımsız anadolu ruhunun adı okunmayan şehitleridir benim gözümde.

Kemalizmin türbanla mücadelesi, aslında dinin emperyalist araç olarak kullanılmasıyla mücadeledir. Bu mücadele için yasakçı zihniyetten başka yollar bulunmalı, ancak o gün tam bağımsız Türkiye düşüne karşı emperyalistler lehine fetvalar verenlerin, bildiriler dağıtanların takipçisi satılmış tarikatlara karşı da gerçek müslüman anadolu duruşunun paralelinde kurulması gerek.

Bunlardan bir tanesi geçen Tayyib Erdoğan ın çorum mitniginde çıktı karşıma. Erdoğan konuşmasında: “nasıl ki çorum bu topraklardan yetişmiş akşemsettin hazretleriyle, ebusuud efendi’yle, koyunbaba’yla, iskilipli atıf hoca’yla gurur duyuyorsa, bizler de çorum’la gurur duyuyoruz.” diyor.

Ebu suud Yavuz Selim'in şehulislamı  ‘alevilerin, canları, malları, namusları size helaldir’ diye fetva veren biri. Bunun islamdaki yeri ne? Sonra iskilipli gelen Yunan askerleri için "padişahımızın davetlisidir ona değil Mustafa Kemale düşman olan" diyen biri. Çorumlular bu insanın neyiyle gurur duysun?

Türban sorunun çözümü bence gerçek müslümanların bilinçli ittifakının satılmış ve Allaha değil Amerikaya biat etmiş sahtekarlarla onurlu mücadelesinde yatıyor. Mücadele bu yöne çekilmedikçe burjuva içindeki taht kavgasının ezdiği ve kurunun yanında yanan yaşlardan ileri gidemeyecek üniversiteyi kazanan müslüman kızın durumu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Anarşistlerin bir sözü vardr: devlet kendi şiddetine hukuk, bireyinkine ise suç adını verir. Durum ona çok yakın aslında.</p>
<p>Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Atatürk ve arkadaşlarının ortak düşüncesi, cumhuriyeti demokrasinin değil baskının koruyacağı yönündeydi. Yapmış olduğu konuşma bir anlam ifade etmiyor çünkü Atatürk telkini çok kullanan bir liderdi ve otoritesi için yalan söylemekten çekinmiyordu. 1923 anayasasında &#8220;laiklik&#8221; ilkesi dahi yok örneğin, ancak bu Atatürkün amacını örtmüyordu.</p>
<p>Atatürk demokrasiye biat etmeyen bir önderdi. Ancak eleştirimizi yaparken bazı şeyleri de göz önünde bulundurmalıyız. Dönemin fermanlarıyla işgale destek veren sözde tasavvuf ehli dini liderleri halkın müslümanlığını kullanmaya çalıştı. Tıpkı bugün olduğu gibi o zaman da Allah(cc) a değil emperyalizme biat etmiş, mücadele olarak da nefislerini değil, sınıf mücadelesini gören sözde müslüman özde satılmış (başka bir isim bulamadım) kişiler, yalan ve hileli sözlerini &#8220;din&#8221; çarşafıyla örtmeye çalışıyorlardı.</p>
<p>Atatürk bunu farkında olan bir liderdi, kurunun yanında yaş yanmadı mı? Bir çok masum tasavvuf ehli dergah Atatürkün bu temizliği sırasında öldürüldü. Bağımsız Türkiye mücadelesinin şehitleri olarak gördüğüm bu kişiler, bağımsız anadolu ruhunun adı okunmayan şehitleridir benim gözümde.</p>
<p>Kemalizmin türbanla mücadelesi, aslında dinin emperyalist araç olarak kullanılmasıyla mücadeledir. Bu mücadele için yasakçı zihniyetten başka yollar bulunmalı, ancak o gün tam bağımsız Türkiye düşüne karşı emperyalistler lehine fetvalar verenlerin, bildiriler dağıtanların takipçisi satılmış tarikatlara karşı da gerçek müslüman anadolu duruşunun paralelinde kurulması gerek.</p>
<p>Bunlardan bir tanesi geçen Tayyib Erdoğan ın çorum mitniginde çıktı karşıma. Erdoğan konuşmasında: “nasıl ki çorum bu topraklardan yetişmiş akşemsettin hazretleriyle, ebusuud efendi’yle, koyunbaba’yla, iskilipli atıf hoca’yla gurur duyuyorsa, bizler de çorum’la gurur duyuyoruz.” diyor.</p>
<p>Ebu suud Yavuz Selim&#8217;in şehulislamı  ‘alevilerin, canları, malları, namusları size helaldir’ diye fetva veren biri. Bunun islamdaki yeri ne? Sonra iskilipli gelen Yunan askerleri için &#8220;padişahımızın davetlisidir ona değil Mustafa Kemale düşman olan&#8221; diyen biri. Çorumlular bu insanın neyiyle gurur duysun?</p>
<p>Türban sorunun çözümü bence gerçek müslümanların bilinçli ittifakının satılmış ve Allaha değil Amerikaya biat etmiş sahtekarlarla onurlu mücadelesinde yatıyor. Mücadele bu yöne çekilmedikçe burjuva içindeki taht kavgasının ezdiği ve kurunun yanında yanan yaşlardan ileri gidemeyecek üniversiteyi kazanan müslüman kızın durumu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Cengiz Cebi tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/30/turkiyedeki-en-buyuk-sistemli-hak-ihlalibasortusu-yasagi/#comment-55318</link>
		<dc:creator>Cengiz Cebi</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 02:48:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10998#comment-55318</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Hiçbir kanun olmadığı halde...&lt;/blockquote&gt;

Kanun olmayabilir ama ferman var.

Saltanatlarda kanundan önce ferman gelir.

&lt;blockquote&gt;Öyle ki cumhuriyetin kuruluş yıllarında erkeklerin sarık giymesi sebebiyle darağaçlarına gönderildiği tarihlerde dahi başörtüsü yasaklanmamıştır.&lt;/blockquote&gt;

Olacak iş var, bir de olmayacak iş.

Nitekim başörtüsü sokakta yine serbest.

&lt;blockquote&gt;Atatürk’ün 1 Ocak 1923′te İzmir’de Gümrük Binası’nda halkla yaptığı konuşma ise örnek olması hasebiyle oldukça önemlidir.&lt;/blockquote&gt;

Bence bir örnek değildir.

O günlerde ve sonrasında (saldırı başlayana kadar) muhtemelen başörtüsüyle 'okumaya ve memur olmaya kalkışan' kimseler yoktu.

Dolayısıyla bu türden bir sorunun yaşanmamış olması normal.

1960'larda başlayan saldırının temellerinin 1930'larda -ve hatta 1909'larda- bulunduğunu görmek bence çok kolay.

Bunun önemi var mı?

Doğrusu tutarlı olmak istiyorsak önemi var.

&lt;blockquote&gt;Merve Kavakçı’nın mecliste yaşlı başlı onlarca milletvekilinin ağızlarından tükürükler saçarak ve hiddetle masalara vurarak psikolojik baskı ve hatta tehdit yöntemleriyle yıldırılması trajik bir örnektir.&lt;/blockquote&gt;

Halkımız bu 'yaşlı başlı'ları beğenmiş, oraya göndermiş.

Televizyondan izlerken ne de gurur duymuşlardır!

&lt;blockquote&gt;Onlara devletin öngördüğü sosyal statü ya temizlikçilik ya da ev hanımlığıydı.&lt;/blockquote&gt;

Devlet?

Devleti işgal etmiş hainler desek nasıl olur?

Aradaki fark çook büyük.

...

Sorun açık.

Bir çete devleti kanser gibi sarmış.

Başörtüsünün yaygınlaşması çete için tehlikeli bir şey.

Çünkü başörtülü, oyunun farkında.

Başörtüsü bir gösterge.

"Görüyorum seni" diyor çeteye.

"Ezeceğim başını" diyor.

"İşini bitireceğim" diyor.

Kendimizi 'çete'nin yerine koyalım.

Ruh halini anlarız.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Hiçbir kanun olmadığı halde&#8230;</p></blockquote>
<p>Kanun olmayabilir ama ferman var.</p>
<p>Saltanatlarda kanundan önce ferman gelir.</p>
<blockquote><p>Öyle ki cumhuriyetin kuruluş yıllarında erkeklerin sarık giymesi sebebiyle darağaçlarına gönderildiği tarihlerde dahi başörtüsü yasaklanmamıştır.</p></blockquote>
<p>Olacak iş var, bir de olmayacak iş.</p>
<p>Nitekim başörtüsü sokakta yine serbest.</p>
<blockquote><p>Atatürk’ün 1 Ocak 1923′te İzmir’de Gümrük Binası’nda halkla yaptığı konuşma ise örnek olması hasebiyle oldukça önemlidir.</p></blockquote>
<p>Bence bir örnek değildir.</p>
<p>O günlerde ve sonrasında (saldırı başlayana kadar) muhtemelen başörtüsüyle &#8216;okumaya ve memur olmaya kalkışan&#8217; kimseler yoktu.</p>
<p>Dolayısıyla bu türden bir sorunun yaşanmamış olması normal.</p>
<p>1960&#8242;larda başlayan saldırının temellerinin 1930&#8242;larda -ve hatta 1909&#8242;larda- bulunduğunu görmek bence çok kolay.</p>
<p>Bunun önemi var mı?</p>
<p>Doğrusu tutarlı olmak istiyorsak önemi var.</p>
<blockquote><p>Merve Kavakçı’nın mecliste yaşlı başlı onlarca milletvekilinin ağızlarından tükürükler saçarak ve hiddetle masalara vurarak psikolojik baskı ve hatta tehdit yöntemleriyle yıldırılması trajik bir örnektir.</p></blockquote>
<p>Halkımız bu &#8216;yaşlı başlı&#8217;ları beğenmiş, oraya göndermiş.</p>
<p>Televizyondan izlerken ne de gurur duymuşlardır!</p>
<blockquote><p>Onlara devletin öngördüğü sosyal statü ya temizlikçilik ya da ev hanımlığıydı.</p></blockquote>
<p>Devlet?</p>
<p>Devleti işgal etmiş hainler desek nasıl olur?</p>
<p>Aradaki fark çook büyük.</p>
<p>&#8230;</p>
<p>Sorun açık.</p>
<p>Bir çete devleti kanser gibi sarmış.</p>
<p>Başörtüsünün yaygınlaşması çete için tehlikeli bir şey.</p>
<p>Çünkü başörtülü, oyunun farkında.</p>
<p>Başörtüsü bir gösterge.</p>
<p>&#8220;Görüyorum seni&#8221; diyor çeteye.</p>
<p>&#8220;Ezeceğim başını&#8221; diyor.</p>
<p>&#8220;İşini bitireceğim&#8221; diyor.</p>
<p>Kendimizi &#8216;çete&#8217;nin yerine koyalım.</p>
<p>Ruh halini anlarız.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

