<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Ali Bulaç Hiç Melek Görmüş Müdür? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 12:48:59 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>fehmi tutulmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-82072</link>
		<dc:creator>fehmi tutulmaz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Aug 2011 07:23:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-82072</guid>
		<description>kim oldugunu bilmedigim bir meczup, burada ve baska sitelerde benim ismimi kendine musteare etmis yazilar yaziyor. Burada ve baska sitelerde oldugu gibi sozkonusu yorumlarin kaldirilmasi icin editorlere yazilar yazdim.

Yukarda benim adim altinda yapilan yorumlar tarafima ait olmadigi gibi boyle bir saygisizligi yapan sahsiyeti de kiniyorum.


Onemle duyrulur.

Saygilarimla,
Fehmi Tutulmaz</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>kim oldugunu bilmedigim bir meczup, burada ve baska sitelerde benim ismimi kendine musteare etmis yazilar yaziyor. Burada ve baska sitelerde oldugu gibi sozkonusu yorumlarin kaldirilmasi icin editorlere yazilar yazdim.</p>
<p>Yukarda benim adim altinda yapilan yorumlar tarafima ait olmadigi gibi boyle bir saygisizligi yapan sahsiyeti de kiniyorum.</p>
<p>Onemle duyrulur.</p>
<p>Saygilarimla,<br />
Fehmi Tutulmaz</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ayşenur narin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-73931</link>
		<dc:creator>ayşenur narin</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 13:31:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-73931</guid>
		<description>merhaba arkadaşlar;
Bir bayan olarak bu konuda benim de bir takım sorularım, kararsızlıklarım vardı.Üzerinde bir hayli düşündüm ve çeşitli kaynaklar taradım sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şu soruya cevap vermek isterim ki;

Amacım dini hükümler vermek değil tefsirci de değilim ama Kuran'da kadın için koyulmuş eğitim yada çalışma yasağı yoktur.Hz. Peygamber, kadınların okuma ve yazma öğrenmelerini daima teşvik ve emretmiştir. İslâm tarihinde nice kadın hadisçilerin, edebiyatçıların ve en önemlisi de büyük kadın hukukçuların yetiştiğini bilmekteyiz.
ancak şu bir gerçek ki günümüz itibariye çalışan kadın pek çok günah ile karşı karşıyadır.Anladığım kadarıyla ALİ BULAÇ konuya bu noktada ağırlık veriyor ve kadının çalışmasına hoş bakmıyor.Hak veriyorum ; nitekim iSLAM dininde de kadın en güzel terbiyeci kabul edilmiştir ve çocuklarını eğitmek evin huzurunu sağlamak gibi vazifeleri vardır.
Peki ama boşanan ya da terkedilen kadın ne olacaktır? evet bu konuda da İSLAM HUKUKUnun Kadını, onu rahat bir hayat sürdürecek şekilde koruduğunu görüyoruz.
ANCAK;ne İSLAM DEVLETİnde yaşıyoruz ne de İSLAM HUKUKUna tabi tutuluyoruz. bu durumda Cemile Hanıma hak vermemek büyük adaletsizlik olur evet günümüz itibariyle çalışmayan bir kadın boşandığında ya da terkedildiğinde ne olacaktır??? 
İslam Hukukunda erkek kadının ve çocuklarının iaşesini temin etmekle yükümlüdür, oysa bugün  Medeni Kanunumuz kadın ve erkeği mutlak eşit tutmaktadır ve hem erkek hem kadın evin geçimi ile sorumludur...
Öyleyse denklemin bir tarafı değişirken diğer tarafının sabit kalamadığı bir gerçek.Ve değişen hukuk sistemi ve toplumsal yapıya karşılık kadının aynı yerde kalmasını bekleyemeyiz..
Çünkü halen binlerce kadın şiddete cinsel taarruzlara ve onur kırıcı davranışlara maruz kalmaktadır. üstelik kadınları artık kadınlar da ezmektedir..
Şahsi kanaatimce; bir bayan için evinde oturmak ev işleriyle meşgul olmak çocuğunu eğitmek elbette  çok güzeldir ve sağlam toplum yapısı için gereklidir.Ve bence bu kolay yoldur, rahattır. peki bu kadınların derdi ne diye sorarsanız tıpkı İslam dininde olduğu gibi saygınlıklarını kazanmak değer görmek. karınları nasılsa doyar ama kişiliklerini doyurmak daha büyük dertleri..

Son olarak şunu belirteyim:
bence burada dini gerçekten bilen erkeklere büyük vazife düşüyor, İSLAM'IN kadına verdiği değerin ne kadar farkındasınız ya da ne kadar uyguluyorsunuz? KADIN ÇALIŞMAMALI DEMEK KOLAY, ama  kadın için  hem dinini icra edebileceği hem kendini geliştirebileceği ortam sağlamak ve kadını aktif hayata kazandırmak bizi çözüme biraz daha yaklaştırır diye düşünüyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>merhaba arkadaşlar;<br />
Bir bayan olarak bu konuda benim de bir takım sorularım, kararsızlıklarım vardı.Üzerinde bir hayli düşündüm ve çeşitli kaynaklar taradım sizlerle paylaşmak istiyorum.<br />
Öncelikle şu soruya cevap vermek isterim ki;</p>
<p>Amacım dini hükümler vermek değil tefsirci de değilim ama Kuran&#8217;da kadın için koyulmuş eğitim yada çalışma yasağı yoktur.Hz. Peygamber, kadınların okuma ve yazma öğrenmelerini daima teşvik ve emretmiştir. İslâm tarihinde nice kadın hadisçilerin, edebiyatçıların ve en önemlisi de büyük kadın hukukçuların yetiştiğini bilmekteyiz.<br />
ancak şu bir gerçek ki günümüz itibariye çalışan kadın pek çok günah ile karşı karşıyadır.Anladığım kadarıyla ALİ BULAÇ konuya bu noktada ağırlık veriyor ve kadının çalışmasına hoş bakmıyor.Hak veriyorum ; nitekim iSLAM dininde de kadın en güzel terbiyeci kabul edilmiştir ve çocuklarını eğitmek evin huzurunu sağlamak gibi vazifeleri vardır.<br />
Peki ama boşanan ya da terkedilen kadın ne olacaktır? evet bu konuda da İSLAM HUKUKUnun Kadını, onu rahat bir hayat sürdürecek şekilde koruduğunu görüyoruz.<br />
ANCAK;ne İSLAM DEVLETİnde yaşıyoruz ne de İSLAM HUKUKUna tabi tutuluyoruz. bu durumda Cemile Hanıma hak vermemek büyük adaletsizlik olur evet günümüz itibariyle çalışmayan bir kadın boşandığında ya da terkedildiğinde ne olacaktır???<br />
İslam Hukukunda erkek kadının ve çocuklarının iaşesini temin etmekle yükümlüdür, oysa bugün  Medeni Kanunumuz kadın ve erkeği mutlak eşit tutmaktadır ve hem erkek hem kadın evin geçimi ile sorumludur&#8230;<br />
Öyleyse denklemin bir tarafı değişirken diğer tarafının sabit kalamadığı bir gerçek.Ve değişen hukuk sistemi ve toplumsal yapıya karşılık kadının aynı yerde kalmasını bekleyemeyiz..<br />
Çünkü halen binlerce kadın şiddete cinsel taarruzlara ve onur kırıcı davranışlara maruz kalmaktadır. üstelik kadınları artık kadınlar da ezmektedir..<br />
Şahsi kanaatimce; bir bayan için evinde oturmak ev işleriyle meşgul olmak çocuğunu eğitmek elbette  çok güzeldir ve sağlam toplum yapısı için gereklidir.Ve bence bu kolay yoldur, rahattır. peki bu kadınların derdi ne diye sorarsanız tıpkı İslam dininde olduğu gibi saygınlıklarını kazanmak değer görmek. karınları nasılsa doyar ama kişiliklerini doyurmak daha büyük dertleri..</p>
<p>Son olarak şunu belirteyim:<br />
bence burada dini gerçekten bilen erkeklere büyük vazife düşüyor, İSLAM&#8217;IN kadına verdiği değerin ne kadar farkındasınız ya da ne kadar uyguluyorsunuz? KADIN ÇALIŞMAMALI DEMEK KOLAY, ama  kadın için  hem dinini icra edebileceği hem kendini geliştirebileceği ortam sağlamak ve kadını aktif hayata kazandırmak bizi çözüme biraz daha yaklaştırır diye düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Fatih Öksüz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-55349</link>
		<dc:creator>Fatih Öksüz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 22:40:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-55349</guid>
		<description>Herkes yanılabilir veya yanlış anlaşılabilir.
Ali Bulaç Bey'e mevzu bahis konuda çok eleştiri gelmiş ki,Ali Bey ya kıvırmış(doğruyu görmeye çalışmış) yada gerçekten yanlış anlaşıldığını ve anlatmak istediklerinin bu şekilde olacağını bir sonraki yazısında kaleme dökmüş.

http://www.ozgundurus.com/Yazar/Ali-Bulac/Referandumla-ilgili-aciklama.php</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Herkes yanılabilir veya yanlış anlaşılabilir.<br />
Ali Bulaç Bey&#8217;e mevzu bahis konuda çok eleştiri gelmiş ki,Ali Bey ya kıvırmış(doğruyu görmeye çalışmış) yada gerçekten yanlış anlaşıldığını ve anlatmak istediklerinin bu şekilde olacağını bir sonraki yazısında kaleme dökmüş.</p>
<p><a href="http://www.ozgundurus.com/Yazar/Ali-Bulac/Referandumla-ilgili-aciklama.php" rel="nofollow">http://www.ozgundurus.com/Yazar/Ali-Bulac/Referandumla-ilgili-aciklama.php</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-55346</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 21:32:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-55346</guid>
		<description>kaldı ki, ben ali beyi acımasızca eleştirmedim, hiçe saymadım, bir konuda gayet gerekli ve ölçülü eleştirdim yazılarım her türlü eleştiriye açıktır ancak haksızlığa uğradığında failleri olarak onları kutsamakta ayrıca görevimdir, selam ile</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>kaldı ki, ben ali beyi acımasızca eleştirmedim, hiçe saymadım, bir konuda gayet gerekli ve ölçülü eleştirdim yazılarım her türlü eleştiriye açıktır ancak haksızlığa uğradığında failleri olarak onları kutsamakta ayrıca görevimdir, selam ile</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-55345</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 21:30:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-55345</guid>
		<description>selman bey,

işte sorun burada, nasıl anlatsam; maalesef din ve modernizm gibi çok büyük bir cümle kuruyorsunuz, sonra modernizmin kucağına düşmüş bir zihinle kendinize parametreler yaratıp hayata sadece o ölçüler ve kıstaslar üzerinden bakabiliyorsunuz, yani gırtlağına kadar modernize olmuş biri olarak -ki bunun ıspatıdır benim bir yarışta belirli bir aşamayı katetmiş olma zorunluluğunda olduğumu zorlamanız- gelip modernizm ve din kitabını anladığınızı ve hatta kutsadığınızı söylüyorsunuz, nasıl kurtulacağız sizin bu modernize olmuş yanlarınızın farkında olmadığınız hallerinizden? ölmüşsünüz ama farkında değilsiniz, lütfen kişisel almayın kendimce sosyal bir tesipiti, karıncadan sessiz gelmiş bir zihin yıkılışı tespitini paylaşıyorum ve bu eleştiriden kendimi de nasiplendiriyorum. daha nazik olabildiğinizde din ve modernizm üzerine konuşmak isterim</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>selman bey,</p>
<p>işte sorun burada, nasıl anlatsam; maalesef din ve modernizm gibi çok büyük bir cümle kuruyorsunuz, sonra modernizmin kucağına düşmüş bir zihinle kendinize parametreler yaratıp hayata sadece o ölçüler ve kıstaslar üzerinden bakabiliyorsunuz, yani gırtlağına kadar modernize olmuş biri olarak -ki bunun ıspatıdır benim bir yarışta belirli bir aşamayı katetmiş olma zorunluluğunda olduğumu zorlamanız- gelip modernizm ve din kitabını anladığınızı ve hatta kutsadığınızı söylüyorsunuz, nasıl kurtulacağız sizin bu modernize olmuş yanlarınızın farkında olmadığınız hallerinizden? ölmüşsünüz ama farkında değilsiniz, lütfen kişisel almayın kendimce sosyal bir tesipiti, karıncadan sessiz gelmiş bir zihin yıkılışı tespitini paylaşıyorum ve bu eleştiriden kendimi de nasiplendiriyorum. daha nazik olabildiğinizde din ve modernizm üzerine konuşmak isterim</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Selman Ahmedoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-55323</link>
		<dc:creator>Selman Ahmedoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 10:03:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-55323</guid>
		<description>Sayın Cemile Bayraktar;

Ali Bulaç Bey'in bir yazısından dolayı dile getirmiş olduğunuz serzenişler,eleştiriler onu hiç tanımadığınızı açıkca göstermekte.Bir kaç defa gördüm onu tanıyorum ona göre bunları yazıyorum türünden ima ederek Ali Bulaç Bey hakkında yapmış olduğunuz yorumu bizden kabul etmemizi haliyle bekleyemezsiniz.Ben kitaplarını okuduğum Ali Bulaç ile onun hakkında ileri geri konuşan kişilerin anlayış,kavrayış,idrak,yorumlama,muhakeme gibi özellikler cihetinden çok derin farklar olduğunu düşünüyorum.Şahsen beni onun hakkında ikna edebilmek için "Din ve Modernizm" çapında bir kitap kaleme alabilmelisiniz.Yoksa "kıyl-u kal" den kurtulamazsınız.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Cemile Bayraktar;</p>
<p>Ali Bulaç Bey&#8217;in bir yazısından dolayı dile getirmiş olduğunuz serzenişler,eleştiriler onu hiç tanımadığınızı açıkca göstermekte.Bir kaç defa gördüm onu tanıyorum ona göre bunları yazıyorum türünden ima ederek Ali Bulaç Bey hakkında yapmış olduğunuz yorumu bizden kabul etmemizi haliyle bekleyemezsiniz.Ben kitaplarını okuduğum Ali Bulaç ile onun hakkında ileri geri konuşan kişilerin anlayış,kavrayış,idrak,yorumlama,muhakeme gibi özellikler cihetinden çok derin farklar olduğunu düşünüyorum.Şahsen beni onun hakkında ikna edebilmek için &#8220;Din ve Modernizm&#8221; çapında bir kitap kaleme alabilmelisiniz.Yoksa &#8220;kıyl-u kal&#8221; den kurtulamazsınız.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ahmet Demir tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54776</link>
		<dc:creator>Ahmet Demir</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 06:56:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54776</guid>
		<description>Realite olarak baktığınızda, kadının evde kalıp da yaptığı çok istisnai bir işi yoksa, örneğin küçük yaştaki çocuklarına bakmak, hasta birine bakmak vs gibi en hayırlısı çalışması. Kadınlar işsizliği artırıyor diyen zavallıya da hiç saygı duymuyorum: Kardeşim seni çapsız olduğundan almadılar o işe, işini bir kadına verecekleri için değil.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Realite olarak baktığınızda, kadının evde kalıp da yaptığı çok istisnai bir işi yoksa, örneğin küçük yaştaki çocuklarına bakmak, hasta birine bakmak vs gibi en hayırlısı çalışması. Kadınlar işsizliği artırıyor diyen zavallıya da hiç saygı duymuyorum: Kardeşim seni çapsız olduğundan almadılar o işe, işini bir kadına verecekleri için değil.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>özlem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54710</link>
		<dc:creator>özlem</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2010 14:07:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54710</guid>
		<description>Cihan Aktaş'tan çalışan kadın.

http://www.dunyabulteni.net/author_article_detail.php?id=14301</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cihan Aktaş&#8217;tan çalışan kadın.</p>
<p><a href="http://www.dunyabulteni.net/author_article_detail.php?id=14301" rel="nofollow">http://www.dunyabulteni.net/author_article_detail.php?id=14301</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Umit Erdal tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54684</link>
		<dc:creator>Umit Erdal</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2010 07:06:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54684</guid>
		<description>@bir yorumcu:
&lt;blockquote&gt;mesela bir yorumcu arkadaşım benim kadınların çalışmasının yasak olması gerektiğini savunduğumu falan bile yazmış.&lt;/blockquote&gt;

Ali Bulaç yazısında, kadınların çalışmasına sadece arızi durumlarda (yoksulluk gibi) izin verilmesi gerektiğini dile getiriyor. Dolayısıyla, genel olarak kadınların çalışmasının, kendi din ve ahlak anlayışına göre yasak olduğunu ifade ediyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@bir yorumcu:</p>
<blockquote><p>mesela bir yorumcu arkadaşım benim kadınların çalışmasının yasak olması gerektiğini savunduğumu falan bile yazmış.</p></blockquote>
<p>Ali Bulaç yazısında, kadınların çalışmasına sadece arızi durumlarda (yoksulluk gibi) izin verilmesi gerektiğini dile getiriyor. Dolayısıyla, genel olarak kadınların çalışmasının, kendi din ve ahlak anlayışına göre yasak olduğunu ifade ediyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sq tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54659</link>
		<dc:creator>sq</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 22:08:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54659</guid>
		<description>@sevim hanım,

sinem ile sevim'i karıştırmışım, haklısınız, teşekkürler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@sevim hanım,</p>
<p>sinem ile sevim&#8217;i karıştırmışım, haklısınız, teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bir Yorumcu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54653</link>
		<dc:creator>Bir Yorumcu</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 18:03:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54653</guid>
		<description>yorumlarımdan hareketle neler yazılmış neler, herkes kendince birşeyler karalamış. ama çoğu aslında dediğimi anlamamış. mesela bir yorumcu arkadaşım benim kadınların çalışmasının yasak olması gerektiğini savunduğumu falan bile yazmış. neyse, dediğim gibi geri çekildim, çünkü bu tartışmadan sanıyorum bir yere varamayacağız, boşuna kalplerimiz kırılacak. bu arada yine de ben sizleri üzdüysem, canınızı sıktıysam, kırdıysam özür dilemek isterim ve helallik istirham ederim. niyetim asla bu değildi. ama aklı başında yazmak afili cümleler kurmak veya yıldızlı kelimeler sarfetmek olmamalıdır. ben yazar değilim, stilim bazılarınıza tuhaf veya itici geldiyse kusuruma bakmayın. meramımı en iyi nasıl dile getirebiliyorsam o şekilde yazmaya çabaladım. 

yeni bir bulaç yazısı buldum,linki aşağıda.  özgün duruşta yazılmış. aileyle ilgili. sakin kafayla okumanızı öneririm. hayırlı ramazanlar dilerim hepinize. 

http://www.ozgundurus.com/Yazar/Ali-Bulac/Aile-nedir.php</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yorumlarımdan hareketle neler yazılmış neler, herkes kendince birşeyler karalamış. ama çoğu aslında dediğimi anlamamış. mesela bir yorumcu arkadaşım benim kadınların çalışmasının yasak olması gerektiğini savunduğumu falan bile yazmış. neyse, dediğim gibi geri çekildim, çünkü bu tartışmadan sanıyorum bir yere varamayacağız, boşuna kalplerimiz kırılacak. bu arada yine de ben sizleri üzdüysem, canınızı sıktıysam, kırdıysam özür dilemek isterim ve helallik istirham ederim. niyetim asla bu değildi. ama aklı başında yazmak afili cümleler kurmak veya yıldızlı kelimeler sarfetmek olmamalıdır. ben yazar değilim, stilim bazılarınıza tuhaf veya itici geldiyse kusuruma bakmayın. meramımı en iyi nasıl dile getirebiliyorsam o şekilde yazmaya çabaladım. </p>
<p>yeni bir bulaç yazısı buldum,linki aşağıda.  özgün duruşta yazılmış. aileyle ilgili. sakin kafayla okumanızı öneririm. hayırlı ramazanlar dilerim hepinize. </p>
<p><a href="http://www.ozgundurus.com/Yazar/Ali-Bulac/Aile-nedir.php" rel="nofollow">http://www.ozgundurus.com/Yazar/Ali-Bulac/Aile-nedir.php</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sevim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54650</link>
		<dc:creator>sevim</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 15:42:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54650</guid>
		<description>sayın ümit erdal bey,

söylemek isteyip de yazamadığım düşüncelerime tercüman olmuşsunuz.bu kadar toparlayıcı olabilirdi,elinize sağlık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sayın ümit erdal bey,</p>
<p>söylemek isteyip de yazamadığım düşüncelerime tercüman olmuşsunuz.bu kadar toparlayıcı olabilirdi,elinize sağlık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Umit Erdal tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54642</link>
		<dc:creator>Umit Erdal</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 14:27:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54642</guid>
		<description>Yorumları toplu bir şekilde okudum. Farklı noktalara ait fikirlerimi yazacağım:

&lt;strong&gt;Okula gitsin ama çalışmasın çelişkisi
&lt;/strong&gt;
Kadınların çalışmalarını yasak gören bir yorumcu, kızını cahil kalmaması için okula göndereceğini söylüyor. 

Sorun şu ki, kadının çalışmasıyla ilgili öne sürülen argümanların tümü, lise ve üstü eğitimi alması için de geçerlidir. Yani, kadınlar yine erkeklerin arasına çıkmaktadır. Hayatı sürdürmek için zaruri olmayan bir iş yapmaktadırlar. Öğretmenlerinden veya arkadaşlarından baskı görebilmektedirler. 

Dolayısıyla, kadınların eğer çalışmasını yasak görüyorsanız, lise ve üstü eğitim almalarını da yasak görmeniz gerekir. 

&lt;strong&gt;Hayatı dine uyarlamak veya dini hayata uydurmak&lt;/strong&gt;

Bu iki kavram birbirinden ayrılabilecek şeyler değil bence. Hayatı dikkate almadan, dini kuralları yorumlamak, çok bağnaz bir din anlayışı üretir. Tersine, dini değerleri dikkate almadan, hayatı düzenlemek de, çok dünyevi bir hayat üretir.

Ben özünde, dinin ne akılla ne de hayatla çelişmeyeceği inancındayım. Fakat bazen çelişkilerle karşılaşıyoruz. Ben bu çelişkilerin, aslında dinin özünden değil, yorum ve anlayış hatalarından kaynaklandığını düşünüyorum.

&lt;strong&gt;Dini kaynaklara dayanmadan konuşma&lt;/strong&gt;

Ali Bulaç ve diğer bazı yorumcular, kadının çalışmasını savunanları, modernist ve seküler anlayışın diliyle konuşmakla eleştiriyorlar. Bu eleştiri çok hatalı. 

Mehmet Yılmaz'ın Gazali'den yukarıda verdiği alıntı çok net: 

Dini akılla biliriz. 

Bu çok anlamlı bir söz. Akla dayalı argümanları, modernist veya seküler diye sınıflandırıp dışlamak yanlıştır. Yanlıştır çünkü, aklın kendisi dinin en temel kaynaklarından biridir. Akıl olmadan din olmaz. 

&lt;strong&gt;Sui misal, emsal oluşturmaz&lt;/strong&gt;

Tartışmalarda çok yapılan bir hata şu:

Karşı fikrin en uç veya suistimal edilmiş haline dair bir örnek sunarak, karşı fikri çürütmeye çalışmak. 

Biz, burada kadınların çalışmasının dine aykırı olmadığına dair argümanlar getiriyoruz. Fakat bu demek değil ki, Fransa'daki veya Rusya'daki çalışma ve hayat koşullarını istiyoruz. Batı ülkelerinde kadınların bir kısmının modernizm adına çok perişan bir hayat yaşadıklarını biz de biliyoruz. Fakat bunlar, sui misallerdir. 

Bu toplumlar, kadınların çalışmasını destekledikleri için bu hale gelmiştir, demek, dayanaksız bir iddia. Hiçbir yönteme dayanmayan bir fikir yürütme şekli. 

Sosyal olayların nedenlerini tek bir faktöre indirgeyemezsiniz. Kötü örnekler, genellikle suistimale dayanır. Bu yüzden, emsal oluşturmazlar. 

&lt;strong&gt;Çalışma hayatındaki zorlukların kadınlara ağır gelmesi&lt;/strong&gt;

Yasakçıların temel argümanlarından biri şu:

İş hayatı zordur. Kadınların fıtratına ağır gelir. Kadınlar hem işi hem evi bir arada yürütemeyeceklerinden, bunalım yaşarlar. 

Bu argümandaki temel hata ise şu:

Çalışan kadınların bir kısmının bunalım yaşamasının nedeni, çalışmalarından kaynaklanmıyor; iş yerlerindeki kötü yönetim anlayışından kaynaklanıyor. Patronun kötü yönetiminin cezasını, kadınlara yüklemek, hak değil.

Yapmamız gereken şey, iş hayatını insancıl, ahlaki değerlere uygun ortamlar haline getirmek. Yoksa kadınları iş hayatından dışlamakla, esas sorunu çözemeyiz, sadece sorunlardan bir tanesini hasır altına süpürmüş oluruz. 

İş hayatı nasıl insani değerlere uygun hale gelir? Bunun üzerine çalışmamız lazım. 

&lt;strong&gt;Kadınlar dayanıksız, erkekler dayanıklı mı?&lt;/strong&gt;

Çalışma hayatında, ceberrutluk, hırs, taciz gibi çirkinlikler oluyor. Fakat bundan sadece kadınlar mı zarar görüyor? Biz erkekler zarar görmüyor muyuz?  

Kadınlar çok çabuk ağlarmış. Erkeklerse güçlüymüş. Ben buna hiç inanmıyorum. Tam tersine, erkeklerin birçoğunun, birçok kadından daha dayanıksız ve korkak olduğunu gözlemliyorum. 

Cesaret, olduğun gibi görünebilmektir. Bu ise, özgüven ister. Bizim kültürümüzdeyse, erkeklik, büyük oranda güçlülük imajı oluşturma üzerine kuruludur. Ağlamayan, ama karısına ve çocuğuna öfke gösteren veya ilgisiz davranan bir erkek, bence esas zayıflık bu. Erkekler de, kadınlar gibi, iş hayatındaki zorbalıklardan, hırstan veya stresten aynı ölçüde zarar görür. 

İş yerleri, hepimiz için insani bir yer haline gelmeli. Kadınların çalışma hürriyetlerini ellerinden almakla, hiçbir problemi çözemeyiz. 

Tam tersine, hırs, kibir, zorbalık gibi problemler, hürriyetin olmadığı yerlerde çok daha yaygın hale gelir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yorumları toplu bir şekilde okudum. Farklı noktalara ait fikirlerimi yazacağım:</p>
<p><strong>Okula gitsin ama çalışmasın çelişkisi<br />
</strong><br />
Kadınların çalışmalarını yasak gören bir yorumcu, kızını cahil kalmaması için okula göndereceğini söylüyor. </p>
<p>Sorun şu ki, kadının çalışmasıyla ilgili öne sürülen argümanların tümü, lise ve üstü eğitimi alması için de geçerlidir. Yani, kadınlar yine erkeklerin arasına çıkmaktadır. Hayatı sürdürmek için zaruri olmayan bir iş yapmaktadırlar. Öğretmenlerinden veya arkadaşlarından baskı görebilmektedirler. </p>
<p>Dolayısıyla, kadınların eğer çalışmasını yasak görüyorsanız, lise ve üstü eğitim almalarını da yasak görmeniz gerekir. </p>
<p><strong>Hayatı dine uyarlamak veya dini hayata uydurmak</strong></p>
<p>Bu iki kavram birbirinden ayrılabilecek şeyler değil bence. Hayatı dikkate almadan, dini kuralları yorumlamak, çok bağnaz bir din anlayışı üretir. Tersine, dini değerleri dikkate almadan, hayatı düzenlemek de, çok dünyevi bir hayat üretir.</p>
<p>Ben özünde, dinin ne akılla ne de hayatla çelişmeyeceği inancındayım. Fakat bazen çelişkilerle karşılaşıyoruz. Ben bu çelişkilerin, aslında dinin özünden değil, yorum ve anlayış hatalarından kaynaklandığını düşünüyorum.</p>
<p><strong>Dini kaynaklara dayanmadan konuşma</strong></p>
<p>Ali Bulaç ve diğer bazı yorumcular, kadının çalışmasını savunanları, modernist ve seküler anlayışın diliyle konuşmakla eleştiriyorlar. Bu eleştiri çok hatalı. </p>
<p>Mehmet Yılmaz&#8217;ın Gazali&#8217;den yukarıda verdiği alıntı çok net: </p>
<p>Dini akılla biliriz. </p>
<p>Bu çok anlamlı bir söz. Akla dayalı argümanları, modernist veya seküler diye sınıflandırıp dışlamak yanlıştır. Yanlıştır çünkü, aklın kendisi dinin en temel kaynaklarından biridir. Akıl olmadan din olmaz. </p>
<p><strong>Sui misal, emsal oluşturmaz</strong></p>
<p>Tartışmalarda çok yapılan bir hata şu:</p>
<p>Karşı fikrin en uç veya suistimal edilmiş haline dair bir örnek sunarak, karşı fikri çürütmeye çalışmak. </p>
<p>Biz, burada kadınların çalışmasının dine aykırı olmadığına dair argümanlar getiriyoruz. Fakat bu demek değil ki, Fransa&#8217;daki veya Rusya&#8217;daki çalışma ve hayat koşullarını istiyoruz. Batı ülkelerinde kadınların bir kısmının modernizm adına çok perişan bir hayat yaşadıklarını biz de biliyoruz. Fakat bunlar, sui misallerdir. </p>
<p>Bu toplumlar, kadınların çalışmasını destekledikleri için bu hale gelmiştir, demek, dayanaksız bir iddia. Hiçbir yönteme dayanmayan bir fikir yürütme şekli. </p>
<p>Sosyal olayların nedenlerini tek bir faktöre indirgeyemezsiniz. Kötü örnekler, genellikle suistimale dayanır. Bu yüzden, emsal oluşturmazlar. </p>
<p><strong>Çalışma hayatındaki zorlukların kadınlara ağır gelmesi</strong></p>
<p>Yasakçıların temel argümanlarından biri şu:</p>
<p>İş hayatı zordur. Kadınların fıtratına ağır gelir. Kadınlar hem işi hem evi bir arada yürütemeyeceklerinden, bunalım yaşarlar. </p>
<p>Bu argümandaki temel hata ise şu:</p>
<p>Çalışan kadınların bir kısmının bunalım yaşamasının nedeni, çalışmalarından kaynaklanmıyor; iş yerlerindeki kötü yönetim anlayışından kaynaklanıyor. Patronun kötü yönetiminin cezasını, kadınlara yüklemek, hak değil.</p>
<p>Yapmamız gereken şey, iş hayatını insancıl, ahlaki değerlere uygun ortamlar haline getirmek. Yoksa kadınları iş hayatından dışlamakla, esas sorunu çözemeyiz, sadece sorunlardan bir tanesini hasır altına süpürmüş oluruz. </p>
<p>İş hayatı nasıl insani değerlere uygun hale gelir? Bunun üzerine çalışmamız lazım. </p>
<p><strong>Kadınlar dayanıksız, erkekler dayanıklı mı?</strong></p>
<p>Çalışma hayatında, ceberrutluk, hırs, taciz gibi çirkinlikler oluyor. Fakat bundan sadece kadınlar mı zarar görüyor? Biz erkekler zarar görmüyor muyuz?  </p>
<p>Kadınlar çok çabuk ağlarmış. Erkeklerse güçlüymüş. Ben buna hiç inanmıyorum. Tam tersine, erkeklerin birçoğunun, birçok kadından daha dayanıksız ve korkak olduğunu gözlemliyorum. </p>
<p>Cesaret, olduğun gibi görünebilmektir. Bu ise, özgüven ister. Bizim kültürümüzdeyse, erkeklik, büyük oranda güçlülük imajı oluşturma üzerine kuruludur. Ağlamayan, ama karısına ve çocuğuna öfke gösteren veya ilgisiz davranan bir erkek, bence esas zayıflık bu. Erkekler de, kadınlar gibi, iş hayatındaki zorbalıklardan, hırstan veya stresten aynı ölçüde zarar görür. </p>
<p>İş yerleri, hepimiz için insani bir yer haline gelmeli. Kadınların çalışma hürriyetlerini ellerinden almakla, hiçbir problemi çözemeyiz. </p>
<p>Tam tersine, hırs, kibir, zorbalık gibi problemler, hürriyetin olmadığı yerlerde çok daha yaygın hale gelir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sevim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54629</link>
		<dc:creator>sevim</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 12:05:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54629</guid>
		<description>@sq,
&lt;blockquote&gt;Sevim hanım, müdürünün kızdığı zaman erkek çalışanların tepki vermediğini, kendisinin ağlayabildiğini yazmış.&lt;/blockquote&gt;

ben böyle bir şey yazmadım.isimleri karıştırmış olmalısınız.

ancak en beğendiğim yorum sizinki olmuş gene de.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@sq,</p>
<blockquote><p>Sevim hanım, müdürünün kızdığı zaman erkek çalışanların tepki vermediğini, kendisinin ağlayabildiğini yazmış.</p></blockquote>
<p>ben böyle bir şey yazmadım.isimleri karıştırmış olmalısınız.</p>
<p>ancak en beğendiğim yorum sizinki olmuş gene de.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sevim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54628</link>
		<dc:creator>sevim</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 11:49:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54628</guid>
		<description>bir şeyi anlayamıyorum.ali bulaç'ı savunacağım diye neden bu kadar alakasız yerlerden giriliyor.efendim kızıyormuşuz ama haklıymış kendisi.bir kere kendisi neden benim adıma fetva versin.iş ağır mı geldi?hem ev işleri hem çalışma hayatı bir arada zor mu geliyor?kolayı var,birinden birini tercih ederim,olur biter.
sonra bir şey daha var,sürekli "muhtaç,yoksul,düşkün vs. kadına çalışma ve iş alanı açık olmalı"gibi bir anlayış oturdu tartışmanın merkezine.bunu da çok yanlış buluyorum.burada bulaç'ın kadına dair görüşlerine katılmayanların da böylesi bir savunmaya geçtiğini görüyorum.hayır;hayatımıza karar verecek olan biziz.kadın da olsak,erkek de olsak;muhtaçlık,eziklik vs gibi gerekçeleri beyan etme zorunluluğu yoktur ve olmamalıdır.
iyi o zaman evde kendi geçiminden sorumlu olan birileri oldukça kadın hayatttan tamamen kopsun.yani bütün mesele bir topan ekmek mi?kadına gelince sınır bu mu?e ne diye şikayet ediliyor başörtüsünden,evlerine geri yollanarak zaten bu zihniyeti savunanların dediğine çıkıyor olay.yani okumasınlar,hele lisanstı,yüksek öğrenimdi hiç gerek yok,yönetici falan da olmasınlar;gazeteci,sanatçı,yazar...bundan da uzak dursun kadınlar.öyle ya "muhtaç değillerse"çalışmamaları gerektiğine göre saydığım mesleklerden birine  hiç kalkışmasınlar.bu nasıl bir mantıktır ya?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bir şeyi anlayamıyorum.ali bulaç&#8217;ı savunacağım diye neden bu kadar alakasız yerlerden giriliyor.efendim kızıyormuşuz ama haklıymış kendisi.bir kere kendisi neden benim adıma fetva versin.iş ağır mı geldi?hem ev işleri hem çalışma hayatı bir arada zor mu geliyor?kolayı var,birinden birini tercih ederim,olur biter.<br />
sonra bir şey daha var,sürekli &#8220;muhtaç,yoksul,düşkün vs. kadına çalışma ve iş alanı açık olmalı&#8221;gibi bir anlayış oturdu tartışmanın merkezine.bunu da çok yanlış buluyorum.burada bulaç&#8217;ın kadına dair görüşlerine katılmayanların da böylesi bir savunmaya geçtiğini görüyorum.hayır;hayatımıza karar verecek olan biziz.kadın da olsak,erkek de olsak;muhtaçlık,eziklik vs gibi gerekçeleri beyan etme zorunluluğu yoktur ve olmamalıdır.<br />
iyi o zaman evde kendi geçiminden sorumlu olan birileri oldukça kadın hayatttan tamamen kopsun.yani bütün mesele bir topan ekmek mi?kadına gelince sınır bu mu?e ne diye şikayet ediliyor başörtüsünden,evlerine geri yollanarak zaten bu zihniyeti savunanların dediğine çıkıyor olay.yani okumasınlar,hele lisanstı,yüksek öğrenimdi hiç gerek yok,yönetici falan da olmasınlar;gazeteci,sanatçı,yazar&#8230;bundan da uzak dursun kadınlar.öyle ya &#8220;muhtaç değillerse&#8221;çalışmamaları gerektiğine göre saydığım mesleklerden birine  hiç kalkışmasınlar.bu nasıl bir mantıktır ya?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sq tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54625</link>
		<dc:creator>sq</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 09:48:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54625</guid>
		<description>Sevim hanım, müdürünün kızdığı zaman erkek çalışanların tepki vermediğini, kendisinin ağlayabildiğini yazmış. İyi de  umarsız olmak, daha çalışkan daha disiplinli daha iyi iş yapan anlamına gelmiyor ki. Bahsettiğiniz tipik bir şovenist erkek zihni argümanı: Kadınlar hemen ağlar, dağılır. Be de sürekli erkeklerle birlikte çalıştım, dağılan, sorumluluk alamayan bir sürü erkek var. İş yetiştirmek için mesaiye kalırken yanımda esneyip uyukluyorlardı. 

Evde daha verimli olacağınızı düşünebilirsiniz elbette, ama yeteneklerini körelten, bir yerden dışa vuramayan kadınların eninde sonunda ruhları açlık içinde kıvranıyor. Bu demek değil ki çalışma hayatında yeteneklerimizi dışa vurup üretiyoruz, kimi zaman daha çok köreliyoruz ama çoğumuza hayat gümüş tepsiyle gelmiyor, ödenmesi gereken faturalar geliyor anca. Hayatında "sırtını yaslayacak erkek" olmayan kadınlar düşkünler evini mi boylayacak ya da evlilik bir tür iş sigortası mıdır? 

Bir şeyler üretmek derken, bir ofiste çalışmaktan farklı olarak, yazı yazmak, resim yapmak vb. de kadının yeteneklerini ortaya koyuyor. Oysa aslında bu alanlar da ataerkil, şovenist erkek zihni mayınlarıyla dolu. Başta "kendine ait bir oda" gerekiyor çünkü. 

Bir de şunu eklemek istiyorum, Müslüman erkeklerin "müslüman kadınlardan" öğreneceği çok şey var, Müslüman kadınlar daha hakkaniyetli ve adil bir denge gözetmeye çalışıyorlar. Nihal Bengisu Karaca'nın duruşunu, donanımını çok beğeniyorum mesela. 
Birşeyler değişecekse bunu Müslüman kadınlar yapacaklar gibi geliyor, zira gerçekten sevmeyi bilmeyen nesillerden anca ayrımcılık, eşitsizlik, emir-komuta zincirleri, hoşgörüsüzlük çıkıyor. 

Kadının evde oturması "salih evlat" yetiştirmek değildir, her evde oturan kadının evladı "salih" olmuyor, olsa sokakta bir tane tecavüzcü, katil, hırsız kalmazdı. Hadi o uç örnekleri geçtim, dışarısı arızalı adam dolu, totale vursanız ezici çoğunluğunun annesi ev hanımıdır. İş hayatı, evde yeteri kadar zaman geçirme, kadının yerinin aslında neresi olduğu vb.  bunlar değil esas mevzu, biz kadınlar önce kendimiz gerçekten sevmeyi öğreneceğiz ki "sevmeyi bilen salih erkekler" yetiştireceğiz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevim hanım, müdürünün kızdığı zaman erkek çalışanların tepki vermediğini, kendisinin ağlayabildiğini yazmış. İyi de  umarsız olmak, daha çalışkan daha disiplinli daha iyi iş yapan anlamına gelmiyor ki. Bahsettiğiniz tipik bir şovenist erkek zihni argümanı: Kadınlar hemen ağlar, dağılır. Be de sürekli erkeklerle birlikte çalıştım, dağılan, sorumluluk alamayan bir sürü erkek var. İş yetiştirmek için mesaiye kalırken yanımda esneyip uyukluyorlardı. </p>
<p>Evde daha verimli olacağınızı düşünebilirsiniz elbette, ama yeteneklerini körelten, bir yerden dışa vuramayan kadınların eninde sonunda ruhları açlık içinde kıvranıyor. Bu demek değil ki çalışma hayatında yeteneklerimizi dışa vurup üretiyoruz, kimi zaman daha çok köreliyoruz ama çoğumuza hayat gümüş tepsiyle gelmiyor, ödenmesi gereken faturalar geliyor anca. Hayatında &#8220;sırtını yaslayacak erkek&#8221; olmayan kadınlar düşkünler evini mi boylayacak ya da evlilik bir tür iş sigortası mıdır? </p>
<p>Bir şeyler üretmek derken, bir ofiste çalışmaktan farklı olarak, yazı yazmak, resim yapmak vb. de kadının yeteneklerini ortaya koyuyor. Oysa aslında bu alanlar da ataerkil, şovenist erkek zihni mayınlarıyla dolu. Başta &#8220;kendine ait bir oda&#8221; gerekiyor çünkü. </p>
<p>Bir de şunu eklemek istiyorum, Müslüman erkeklerin &#8220;müslüman kadınlardan&#8221; öğreneceği çok şey var, Müslüman kadınlar daha hakkaniyetli ve adil bir denge gözetmeye çalışıyorlar. Nihal Bengisu Karaca&#8217;nın duruşunu, donanımını çok beğeniyorum mesela.<br />
Birşeyler değişecekse bunu Müslüman kadınlar yapacaklar gibi geliyor, zira gerçekten sevmeyi bilmeyen nesillerden anca ayrımcılık, eşitsizlik, emir-komuta zincirleri, hoşgörüsüzlük çıkıyor. </p>
<p>Kadının evde oturması &#8220;salih evlat&#8221; yetiştirmek değildir, her evde oturan kadının evladı &#8220;salih&#8221; olmuyor, olsa sokakta bir tane tecavüzcü, katil, hırsız kalmazdı. Hadi o uç örnekleri geçtim, dışarısı arızalı adam dolu, totale vursanız ezici çoğunluğunun annesi ev hanımıdır. İş hayatı, evde yeteri kadar zaman geçirme, kadının yerinin aslında neresi olduğu vb.  bunlar değil esas mevzu, biz kadınlar önce kendimiz gerçekten sevmeyi öğreneceğiz ki &#8220;sevmeyi bilen salih erkekler&#8221; yetiştireceğiz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54616</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 20:41:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54616</guid>
		<description>peki genelin durumu daha çok ezilmiş kadınlardan mı oluşur yoksa ezilmiş erkeklerden mi?

ps: elbette kimsenin ezilmiş olmasını tasvip etmem, öyle anlaşılmasın</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>peki genelin durumu daha çok ezilmiş kadınlardan mı oluşur yoksa ezilmiş erkeklerden mi?</p>
<p>ps: elbette kimsenin ezilmiş olmasını tasvip etmem, öyle anlaşılmasın</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sinem mertol tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54613</link>
		<dc:creator>sinem mertol</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 19:37:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54613</guid>
		<description>ama ali bey'in zaruretlerden bahsettiğini düşünmüyorum ben cemile hanım. ve anladığım kadarıyla o daha üst perdeden özele değil, genele hitap ediyor sanki.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ama ali bey&#8217;in zaruretlerden bahsettiğini düşünmüyorum ben cemile hanım. ve anladığım kadarıyla o daha üst perdeden özele değil, genele hitap ediyor sanki.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>cb tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54612</link>
		<dc:creator>cb</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 18:20:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54612</guid>
		<description>sinem hanım,

ne kadar güzel. birkaç soru sorarsam;

eşiniz çalışmıyor olsaydı yahut kazancı yeterli olmasaydı ya da terk edilmiş bir kadın olsaydınız mecbur çalışacaktınız değil mi? anlatmak istediğim sadece buydu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sinem hanım,</p>
<p>ne kadar güzel. birkaç soru sorarsam;</p>
<p>eşiniz çalışmıyor olsaydı yahut kazancı yeterli olmasaydı ya da terk edilmiş bir kadın olsaydınız mecbur çalışacaktınız değil mi? anlatmak istediğim sadece buydu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sinem mertol tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/08/07/ali-bulac-hic-melek-gormus-mudur/#comment-54610</link>
		<dc:creator>sinem mertol</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 18:00:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10789#comment-54610</guid>
		<description>cemile hanım, özlem hanım ve beyefendiler. ben çalışan bir bayanım, bir katılım bankasında çalışıyorum. işim çok ağır. 6yaşında bir kızım ve 8 aylık bir oğlum var. açıkçası çalışmayı ben çok istedim, başlangıçta çok da iyiydi. son 4 senedir hamdolsun eşimin işleri ve kazancı benimkinden daha iyi ve aslında ben çalışmasam da olur. hergün evden çıkıp bebeğimi bakıcıya bırakınca içim sızlıyor ve gerektiği kadar ona ihtimam gösteremediğimi düşünüp üzülüyorum. diyeceğim şudur, eve dönmeyi planlıyorum, eşim de beni teşvik ediyor. iş hayatı zor, kadın için daha zor, aynı olaylarda bay çalışan arkadaşlarımın daha sağlam ve dayanıklı ve belki umursamaz olduğunu düşünüyorum. olan kadınlara oluyor iş hayatında. müdürüm aynı tonda hepimize kızdığında bayların pek aldırmadığını, aldırıyorsa da benim kadar dert etmediğini görüyorum, ben bazen dağılıyorum, ağladığım da oluyor. 
ali bulaçın çıkışı bize biraz sert geliyor, haklıyız belki de. ama özünde doğru söylüyor kanaatime göre. ben evde daha verimli olacağımı ve bebeğime, evime ve kocama daha iyi bakacağımı düşünüyorum. 
sevgilerimle.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>cemile hanım, özlem hanım ve beyefendiler. ben çalışan bir bayanım, bir katılım bankasında çalışıyorum. işim çok ağır. 6yaşında bir kızım ve 8 aylık bir oğlum var. açıkçası çalışmayı ben çok istedim, başlangıçta çok da iyiydi. son 4 senedir hamdolsun eşimin işleri ve kazancı benimkinden daha iyi ve aslında ben çalışmasam da olur. hergün evden çıkıp bebeğimi bakıcıya bırakınca içim sızlıyor ve gerektiği kadar ona ihtimam gösteremediğimi düşünüp üzülüyorum. diyeceğim şudur, eve dönmeyi planlıyorum, eşim de beni teşvik ediyor. iş hayatı zor, kadın için daha zor, aynı olaylarda bay çalışan arkadaşlarımın daha sağlam ve dayanıklı ve belki umursamaz olduğunu düşünüyorum. olan kadınlara oluyor iş hayatında. müdürüm aynı tonda hepimize kızdığında bayların pek aldırmadığını, aldırıyorsa da benim kadar dert etmediğini görüyorum, ben bazen dağılıyorum, ağladığım da oluyor.<br />
ali bulaçın çıkışı bize biraz sert geliyor, haklıyız belki de. ama özünde doğru söylüyor kanaatime göre. ben evde daha verimli olacağımı ve bebeğime, evime ve kocama daha iyi bakacağımı düşünüyorum.<br />
sevgilerimle.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

