<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Gençler mühimmat gibi harcanıyor! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 12:00:48 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>ali duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52819</link>
		<dc:creator>ali duman</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 10:13:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52819</guid>
		<description>Sn. b.s.m.

tamamlayıcılığınız için çok teşekkür ederim, yazdıklarınızın tamamına tereddütsüz katılıyorum, zira doğru tespit, doğru tahlileri de yanında getiriyor. Esasında burada yapılan yorumlardaki karşıtlıklar tamamen teşhis hatalarından kaynaklıdır.

sizinde işaret ettiğiniz gibi daha önce bu sitede yapmış olduğum yorumlarda genel anlamda "kiminle savaşıyorsan onunla barış yaparsın" anlayışını savunuyordum, ancak ne var ki gelinen noktada, pkk ya da onunla aynı tabandan beslenen bdp anlayışının buna yatkın olmadığını gördüm, zira statükoyu savunma adına chp nasıl daldan dala atlayıp, gerektiğinde siyasi taklalar atıyorsa, aynı tarzın bdp'ye hakim olduğunu izlemekteyim.

hatırlarsanız özal döneminde, öcalan yakalanmamışken,  yaptığı açıklamalarda muhatap olarak genelkurmayı gördüğünü açıklıyordu, esasında bence o zamana ait bu ayrıntı bugün çok şey ifade etmektedir.

kanımca öcalan, sorunu vesayetçiler ile çözme yanlısıdır, zira bu bakış açısı açılım dahil akp hükümetinin attığı, atacağı her adımı hükümsüz kılmaktadır. Görünen o ki, AKP hükümeti ağzıyla kuş tutsa yaranamayacaktır. Ancak ne var ki, halkla bir ilişkisi olmayan chp'nin düstüğü duruma kürt halkı nazarında bdp'nin de düşeceği aşikardır. 

düşünün ki, henüz akp bdp'yi muhatap bile almamışken, bdp sürekli imralı'yı adres gösterip durdu, oysa bir adres vermesine gerek yoktu, zira kendisine adres soran da yoktu.

kürt halkının tercihine mazhar olmuş koca bir siyasi (2 milyon oy almış) parti, adres gösterme makamı mıdır? buradan da anlaşılmaktadır ki, bugünden yarına bir muhatap alma durumu ortaya çıksa, bdp'de tıpkı sol ve demokratlıkta takiyyeciliği malul olan chp  gibi mesnetsiz gerekçeler üzerinden daldan dala atlayacak, siyasi taklalar atacaktır, diyelim ki öcalan muhatap alınsa, sonuç malum hazret salt kendi özgürlüğünü dayatacak, affını olmazsa olmaz koşul sayacak, kuvvetle muhtemelki siyasi çözüm  konusuna hiç girmeyecek, o konuyu için vesayetin temsilcilerini muhatap kabul görme anlayışına devam edecektir. zira kendi çelişkileri ve açmazları, ETÖ'ce yapılacak kirli çamaşırlarının ortaya dökülme tehditleri (ergenekonculuğu) bunu zorunlu kılacaktır.

konu uzun, ancak beni anladığınızı tahmin etmekteyim, bu nedenle fazla uzatmayacağım, farklı bir açıdan bakarak,  öcalanın normal bir mahkum statüsüne ve normal bir hapishaneye sevk edilmemesinin bu hükümetin yaptığı en büyük  hatalardan biri olarak görüyorum.      

öcalan, bu şekli ile vesayetin mahkumudur ve vesayetin kontrolü altında örgütünü  -vesayetin istediği tarzda- yönetmektedir, öncelikle ve acilen bu duruma bir son verilmesinin önemli olduğunu düşünmekteyim, zira büyük bir  ihtimalle böyle bir durum soruna yaklaşım için vesayetçiliğin kırılmasında önemli bir adım olabilir. Bunu sağlayamayan bir hükümetin açılımı da, muhataplığı da bir karşılık bulmakta zorlanacaktır. Ancak ne var ki bu açılımın da, muhataplık sorununun da önemsiz olduğunu göstermez, tüm eksikliklerine rağmen barış ve demokrasi yolunda atılmış her adım desteklenmeye değerdir, desteklenmelidir de, 

(unutmayalım ki kanımız üzerinden siyaset yaparak, kirli iktidarlarını sürdüren, kan emici vampirlerin en korktuğu şey, barış ve demokrasidir, inadına barış inadına demokrasi savunulmalıdır, 80  yıllık -aleni, örtülü, açık darbeli, örtülü darbeli-  faşist iktidar(lar)ın bizi getirdiği nokta bize sağcılığı da, solculuğu da lüks kılmaktadır, bugüne dair meselemiz sağ'ın da, sol'un da üstündedir, meselemiz insanlık meselesi, insani duruş meselesidir).

selam ve saygılar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn. b.s.m.</p>
<p>tamamlayıcılığınız için çok teşekkür ederim, yazdıklarınızın tamamına tereddütsüz katılıyorum, zira doğru tespit, doğru tahlileri de yanında getiriyor. Esasında burada yapılan yorumlardaki karşıtlıklar tamamen teşhis hatalarından kaynaklıdır.</p>
<p>sizinde işaret ettiğiniz gibi daha önce bu sitede yapmış olduğum yorumlarda genel anlamda &#8220;kiminle savaşıyorsan onunla barış yaparsın&#8221; anlayışını savunuyordum, ancak ne var ki gelinen noktada, pkk ya da onunla aynı tabandan beslenen bdp anlayışının buna yatkın olmadığını gördüm, zira statükoyu savunma adına chp nasıl daldan dala atlayıp, gerektiğinde siyasi taklalar atıyorsa, aynı tarzın bdp&#8217;ye hakim olduğunu izlemekteyim.</p>
<p>hatırlarsanız özal döneminde, öcalan yakalanmamışken,  yaptığı açıklamalarda muhatap olarak genelkurmayı gördüğünü açıklıyordu, esasında bence o zamana ait bu ayrıntı bugün çok şey ifade etmektedir.</p>
<p>kanımca öcalan, sorunu vesayetçiler ile çözme yanlısıdır, zira bu bakış açısı açılım dahil akp hükümetinin attığı, atacağı her adımı hükümsüz kılmaktadır. Görünen o ki, AKP hükümeti ağzıyla kuş tutsa yaranamayacaktır. Ancak ne var ki, halkla bir ilişkisi olmayan chp&#8217;nin düstüğü duruma kürt halkı nazarında bdp&#8217;nin de düşeceği aşikardır. </p>
<p>düşünün ki, henüz akp bdp&#8217;yi muhatap bile almamışken, bdp sürekli imralı&#8217;yı adres gösterip durdu, oysa bir adres vermesine gerek yoktu, zira kendisine adres soran da yoktu.</p>
<p>kürt halkının tercihine mazhar olmuş koca bir siyasi (2 milyon oy almış) parti, adres gösterme makamı mıdır? buradan da anlaşılmaktadır ki, bugünden yarına bir muhatap alma durumu ortaya çıksa, bdp&#8217;de tıpkı sol ve demokratlıkta takiyyeciliği malul olan chp  gibi mesnetsiz gerekçeler üzerinden daldan dala atlayacak, siyasi taklalar atacaktır, diyelim ki öcalan muhatap alınsa, sonuç malum hazret salt kendi özgürlüğünü dayatacak, affını olmazsa olmaz koşul sayacak, kuvvetle muhtemelki siyasi çözüm  konusuna hiç girmeyecek, o konuyu için vesayetin temsilcilerini muhatap kabul görme anlayışına devam edecektir. zira kendi çelişkileri ve açmazları, ETÖ&#8217;ce yapılacak kirli çamaşırlarının ortaya dökülme tehditleri (ergenekonculuğu) bunu zorunlu kılacaktır.</p>
<p>konu uzun, ancak beni anladığınızı tahmin etmekteyim, bu nedenle fazla uzatmayacağım, farklı bir açıdan bakarak,  öcalanın normal bir mahkum statüsüne ve normal bir hapishaneye sevk edilmemesinin bu hükümetin yaptığı en büyük  hatalardan biri olarak görüyorum.      </p>
<p>öcalan, bu şekli ile vesayetin mahkumudur ve vesayetin kontrolü altında örgütünü  -vesayetin istediği tarzda- yönetmektedir, öncelikle ve acilen bu duruma bir son verilmesinin önemli olduğunu düşünmekteyim, zira büyük bir  ihtimalle böyle bir durum soruna yaklaşım için vesayetçiliğin kırılmasında önemli bir adım olabilir. Bunu sağlayamayan bir hükümetin açılımı da, muhataplığı da bir karşılık bulmakta zorlanacaktır. Ancak ne var ki bu açılımın da, muhataplık sorununun da önemsiz olduğunu göstermez, tüm eksikliklerine rağmen barış ve demokrasi yolunda atılmış her adım desteklenmeye değerdir, desteklenmelidir de, </p>
<p>(unutmayalım ki kanımız üzerinden siyaset yaparak, kirli iktidarlarını sürdüren, kan emici vampirlerin en korktuğu şey, barış ve demokrasidir, inadına barış inadına demokrasi savunulmalıdır, 80  yıllık -aleni, örtülü, açık darbeli, örtülü darbeli-  faşist iktidar(lar)ın bizi getirdiği nokta bize sağcılığı da, solculuğu da lüks kılmaktadır, bugüne dair meselemiz sağ&#8217;ın da, sol&#8217;un da üstündedir, meselemiz insanlık meselesi, insani duruş meselesidir).</p>
<p>selam ve saygılar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>b.s.m tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52815</link>
		<dc:creator>b.s.m</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 08:37:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52815</guid>
		<description>Sayın Ali Duman,

Son yorumunuzda yazdıklarınıza harfiyen katılıyorum.Ancak paylaşma gereği duyduğum-ilave-bir kaç ayrıntı olacak.Daha doğrusu kritik bazı nüanslar var,hem sorunun tesbiti hem de çözüme dair kanaatimce atlanmaması gereken nüanslardır bunlar.

İzninizle görüşlerinizden alıntı yaparak konuyu beraber inceleyelim.

&lt;blockquote&gt;açılıma en çok düşmanlık yapanın mhp,chp ve ergenekoncular ile bdp, pkk’nın olması her şeyi açıkca ortaya koyuyor.&lt;/blockquote&gt;

Açılıma karşı olanlar konusunda haklısınız.MHP,CHP ve diğer ulusalcı/milliyetçi kesimlere BDP de bir şekilde katılmıştır ve katılmaya devam ediyor.

Bu kısmında hemfikiriz.BDP'nin izlediği yol maalesef statükoyu can siperane savunan bildik zihniyetle aynı paraleldedir.

Ancak bu durum,beraberinde "başka" şeyleri de açıklıyor.Siz,olayın iktidar ve siyasi rant kısmını,bundan kaynaklı hesapları  vurgulamak istemişsiniz-ki varolan tablo bunu gösteriyor.Ne var ki,her bir tarafın kendi cephe ve konumuna göre gardını alması her ne kadar ortak bir zihniyet yaratmış olsa da,BDP'nin statik çizyiye kayması ya da sürüklenmesi ayrıca incelenmeye değer.Zira BDP'nin varlık nedeniyle çelişen bu pozisyonun çok önemli bir toplumsal arkaplanı var.
Bir,BDP'nin halihazırda PKK'dan farklı bir vizyon geliştirecek siyasi bir iradeye sahip olmayışı-bunu başaracak siyasi olgunluk ve yetkinliğe henüz sahip değil çünkü.Bunun da iki nedeni var:
a)Kürt halkının demokratik mücadelesi ve kısmi kazanımlarının direkt PKK'ya mal edimiş olması ve dolayısıyla da örgüte duyulan diyet borcu.
b)Diğer yandan PKK otoritesinin genelde Kürt halkı ve özelinde muhalif Kürt aydınları üzerindeki baskıcı,sindirici,jakoben tutumunun aynı zamanda BDP üzerinde bir vesayet oluşturması.Dolayısıyla BDP yukarıda değindiğim kuşatılmışlık çemberini henüz aşmış değildir.
İki,PKK'ya bu koşulsuz bağlılığın/organik bağın yanı sıra,bu sürüklenişi doğuran bir diğer etkenin bizzat devletin ısrarcı tutumundan kaynaklanıyor olması."Değiştirlmesi dahi teklif edilemez"...türü katı doktrinler/85 yıllık resmi ideolojiler bütün yaşam alanlarımızı işgal ederken sanırım BDP'nin bundan yara almaması düşünülemez.Dolayısıyla,içi doldurulamayan ve dogmalardan arınamayan bir Cumhuriyet rejiminin kendi prototipini yaratması kaçınılmazdı.Sonuç itibariyle BDP de,PKK da bu enkazın ürünleridir.

Bu parçaları bir araya getirdiğimizde ortaya çıkan tablo şudur:85 yıllık bu despot yönetim, çözülmesi zor bir sorunlar yumağı yaratmıştır.Bireylerin sağlıklı düşünmesi engellendiği gibi,kurumların ve dolayısıyla siyasetin de sağlıklı işlemesi mümkün değildir.Bu bağlamda,her ne kadar BDP bu sorunlu ilişkiler içerisinde siyasi hesaplara bulaşmış olsa bile kazın diğer ayağı da dikkate alınmıladır.Zira şaşırtıcı derecede tutarsızlık arzetmesine karşın BDP'nin konumu/duruşu/psikolojisi MHP-CHP çizgisinden oldukça farklıdır.Açılım sürecini yakından takip eden biri olarak BDP'nin(ve kendisine inanmış kitlesinin) başta açılımı bir umut olarak gördüklerini,büyük bir çoşkuyla karşıladıklarını biliyorum.Lakin yukarıda da değindiğim gibi,gerek bu karmaşık ilşkilerin,gerekse BDP'nin basiretsizliği maalesef arzu edilmeyen bu tabloyu doğurmuş ve açılım bir şekilde heba edilmiştir.Tabii bu rasyonalite elbette bir savunma gerekçesi olamaz.

&lt;blockquote&gt;bdp’nin ve/veya pkk’nın ergenekona karşı bir duruşunu görmek mümkün değil, sanki faili meçhullerin çoğu kürt değil, sanki yargısız infazlar kürtlere uygulanmadı, sanki terör örgütü fıratın ötesinde faalyet göstermedi, sanki jitem diye bir örgüt gerçekten hiç olmadı, kürtleri katletmedi.

akp’ye yaptığı vuruşların %1 ini bile ETÖ’ye yapmıyor, o konuda sus-pus sanki ilahi bir kudretten emir almış gibi susuyor, susuyor, susuyor. (bu suskunluğun bedelini elbette ödeyecekler, kürt halkı ödetecek mutlaka) (birbirine düşman görünen kardeşçikler oysa birbirilerine ne kadarda çok benziyorlar, bir taraf “türkü göbeğini kaşıyan ayı” sanırken, diğeri “kürdü göbeğini kaşıyan ayı” sanıyor)&lt;/blockquote&gt;

Burada da size tamemen katılıyorum.Ciddi bir psikoloji sözkonusu.Kemalist arkadaşlar gücenmesin ama bu da Kemalist zihniyetten kaynaklıdır.Zira öyle ya da böyle,bu zihniyete bulaşmamış bir kurum göremessiniz.Dolayısıyla da Ergenekon gibi her türlü gizli cinayete bulaşmış bir yasa dışı örgüt dururken AKP'ye "bilenmenin" mantıklı bir açıklaması yoktur.Ne var ki BDP kadar Türkiye solu da bu hastalıktan malüldür.Ortalık JİTEM'lerden,Kontrgerilladan,Gladyodan geçilmezken nedense "Fetullahçılar,Nurcular geliyor" diye karabasanlar yaşanıyor.İşlenen cinayetler,faili meçhuller,gömülü silahlar,darbe ve planları vs duruken ve bununla boğuşuyorken...gelin görün kü gelecekte olabilecek senaryolara odaklanmışız.Kısacası "irtica geliyor","laiklik elden gitti,gidecek"derken sağlıklı düşünmeye sanırım yeterli vakit de idrak edecek bilinç de  bırakılmadı.Ve bundan Kürtler'i temsil ettiğini ve savunduğunu iddia eden BDP gibi oluşumlar da kendilerine düşen payı almışlardır.

Toparlıyorum,hal ve vaziyet budur,ancak buna karşın eldeki malzmeyle Türkiye için,demokrasi için bir şeyler yapılmak zorundadır."PKK teröristtir,BDP Kemalisttir"demekle sorun çözülemiyor.Evet,işaret ettiğiniz hata ve yanlışlar fazla değil eksik bile.Fakat bir geçeğimiz var:o da beğenelim beğenmeyelim BDP de,PKK da geldiğimiz noktada birer muhatap konumundadır...Çözüm istiyorsak en doğrusu varolan tüm olumsuzlukları eritebilecek yeni bir vizyon,yeni bir açılımdır.Dolayısyla bu realiteyi dikkate alarak bir dönüşüm yaratılmalı ve bilerek ya da bilmeyerek demokrasinin dışına çıkanlar demokrasinin içine çekilmelidir.

Peki nasıl başaracağız bunu.

Kuşkusuz pek çok seçenek var.Ya,bu iş PKK'yla çözülmüyor diyeceğiz-bunun için de PKK'yı yanlızlaştıracak,marjinalize edecek cesur adımlar atılmalı.Ya da,halihazırda sepetimizde bu ortamı yaratacak alternatifimiz yoksa,gerekirse bu kanın durması için evet PKK'yla pazarlık yapılacaktır.Ha,üçüncü bir seçenek daha var:aynı tas aynı hamam yola da devam edilebilir fakat o zaman da sonuçlarına çok şaşırmamak gerekir.Zra geldiğimiz nokta ortadadır.

Sevgiyle kalın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ali Duman,</p>
<p>Son yorumunuzda yazdıklarınıza harfiyen katılıyorum.Ancak paylaşma gereği duyduğum-ilave-bir kaç ayrıntı olacak.Daha doğrusu kritik bazı nüanslar var,hem sorunun tesbiti hem de çözüme dair kanaatimce atlanmaması gereken nüanslardır bunlar.</p>
<p>İzninizle görüşlerinizden alıntı yaparak konuyu beraber inceleyelim.</p>
<blockquote><p>açılıma en çok düşmanlık yapanın mhp,chp ve ergenekoncular ile bdp, pkk’nın olması her şeyi açıkca ortaya koyuyor.</p></blockquote>
<p>Açılıma karşı olanlar konusunda haklısınız.MHP,CHP ve diğer ulusalcı/milliyetçi kesimlere BDP de bir şekilde katılmıştır ve katılmaya devam ediyor.</p>
<p>Bu kısmında hemfikiriz.BDP&#8217;nin izlediği yol maalesef statükoyu can siperane savunan bildik zihniyetle aynı paraleldedir.</p>
<p>Ancak bu durum,beraberinde &#8220;başka&#8221; şeyleri de açıklıyor.Siz,olayın iktidar ve siyasi rant kısmını,bundan kaynaklı hesapları  vurgulamak istemişsiniz-ki varolan tablo bunu gösteriyor.Ne var ki,her bir tarafın kendi cephe ve konumuna göre gardını alması her ne kadar ortak bir zihniyet yaratmış olsa da,BDP&#8217;nin statik çizyiye kayması ya da sürüklenmesi ayrıca incelenmeye değer.Zira BDP&#8217;nin varlık nedeniyle çelişen bu pozisyonun çok önemli bir toplumsal arkaplanı var.<br />
Bir,BDP&#8217;nin halihazırda PKK&#8217;dan farklı bir vizyon geliştirecek siyasi bir iradeye sahip olmayışı-bunu başaracak siyasi olgunluk ve yetkinliğe henüz sahip değil çünkü.Bunun da iki nedeni var:<br />
a)Kürt halkının demokratik mücadelesi ve kısmi kazanımlarının direkt PKK&#8217;ya mal edimiş olması ve dolayısıyla da örgüte duyulan diyet borcu.<br />
b)Diğer yandan PKK otoritesinin genelde Kürt halkı ve özelinde muhalif Kürt aydınları üzerindeki baskıcı,sindirici,jakoben tutumunun aynı zamanda BDP üzerinde bir vesayet oluşturması.Dolayısıyla BDP yukarıda değindiğim kuşatılmışlık çemberini henüz aşmış değildir.<br />
İki,PKK&#8217;ya bu koşulsuz bağlılığın/organik bağın yanı sıra,bu sürüklenişi doğuran bir diğer etkenin bizzat devletin ısrarcı tutumundan kaynaklanıyor olması.&#8221;Değiştirlmesi dahi teklif edilemez&#8221;&#8230;türü katı doktrinler/85 yıllık resmi ideolojiler bütün yaşam alanlarımızı işgal ederken sanırım BDP&#8217;nin bundan yara almaması düşünülemez.Dolayısıyla,içi doldurulamayan ve dogmalardan arınamayan bir Cumhuriyet rejiminin kendi prototipini yaratması kaçınılmazdı.Sonuç itibariyle BDP de,PKK da bu enkazın ürünleridir.</p>
<p>Bu parçaları bir araya getirdiğimizde ortaya çıkan tablo şudur:85 yıllık bu despot yönetim, çözülmesi zor bir sorunlar yumağı yaratmıştır.Bireylerin sağlıklı düşünmesi engellendiği gibi,kurumların ve dolayısıyla siyasetin de sağlıklı işlemesi mümkün değildir.Bu bağlamda,her ne kadar BDP bu sorunlu ilişkiler içerisinde siyasi hesaplara bulaşmış olsa bile kazın diğer ayağı da dikkate alınmıladır.Zira şaşırtıcı derecede tutarsızlık arzetmesine karşın BDP&#8217;nin konumu/duruşu/psikolojisi MHP-CHP çizgisinden oldukça farklıdır.Açılım sürecini yakından takip eden biri olarak BDP&#8217;nin(ve kendisine inanmış kitlesinin) başta açılımı bir umut olarak gördüklerini,büyük bir çoşkuyla karşıladıklarını biliyorum.Lakin yukarıda da değindiğim gibi,gerek bu karmaşık ilşkilerin,gerekse BDP&#8217;nin basiretsizliği maalesef arzu edilmeyen bu tabloyu doğurmuş ve açılım bir şekilde heba edilmiştir.Tabii bu rasyonalite elbette bir savunma gerekçesi olamaz.</p>
<blockquote><p>bdp’nin ve/veya pkk’nın ergenekona karşı bir duruşunu görmek mümkün değil, sanki faili meçhullerin çoğu kürt değil, sanki yargısız infazlar kürtlere uygulanmadı, sanki terör örgütü fıratın ötesinde faalyet göstermedi, sanki jitem diye bir örgüt gerçekten hiç olmadı, kürtleri katletmedi.</p>
<p>akp’ye yaptığı vuruşların %1 ini bile ETÖ’ye yapmıyor, o konuda sus-pus sanki ilahi bir kudretten emir almış gibi susuyor, susuyor, susuyor. (bu suskunluğun bedelini elbette ödeyecekler, kürt halkı ödetecek mutlaka) (birbirine düşman görünen kardeşçikler oysa birbirilerine ne kadarda çok benziyorlar, bir taraf “türkü göbeğini kaşıyan ayı” sanırken, diğeri “kürdü göbeğini kaşıyan ayı” sanıyor)</p></blockquote>
<p>Burada da size tamemen katılıyorum.Ciddi bir psikoloji sözkonusu.Kemalist arkadaşlar gücenmesin ama bu da Kemalist zihniyetten kaynaklıdır.Zira öyle ya da böyle,bu zihniyete bulaşmamış bir kurum göremessiniz.Dolayısıyla da Ergenekon gibi her türlü gizli cinayete bulaşmış bir yasa dışı örgüt dururken AKP&#8217;ye &#8220;bilenmenin&#8221; mantıklı bir açıklaması yoktur.Ne var ki BDP kadar Türkiye solu da bu hastalıktan malüldür.Ortalık JİTEM&#8217;lerden,Kontrgerilladan,Gladyodan geçilmezken nedense &#8220;Fetullahçılar,Nurcular geliyor&#8221; diye karabasanlar yaşanıyor.İşlenen cinayetler,faili meçhuller,gömülü silahlar,darbe ve planları vs duruken ve bununla boğuşuyorken&#8230;gelin görün kü gelecekte olabilecek senaryolara odaklanmışız.Kısacası &#8220;irtica geliyor&#8221;,&#8221;laiklik elden gitti,gidecek&#8221;derken sağlıklı düşünmeye sanırım yeterli vakit de idrak edecek bilinç de  bırakılmadı.Ve bundan Kürtler&#8217;i temsil ettiğini ve savunduğunu iddia eden BDP gibi oluşumlar da kendilerine düşen payı almışlardır.</p>
<p>Toparlıyorum,hal ve vaziyet budur,ancak buna karşın eldeki malzmeyle Türkiye için,demokrasi için bir şeyler yapılmak zorundadır.&#8221;PKK teröristtir,BDP Kemalisttir&#8221;demekle sorun çözülemiyor.Evet,işaret ettiğiniz hata ve yanlışlar fazla değil eksik bile.Fakat bir geçeğimiz var:o da beğenelim beğenmeyelim BDP de,PKK da geldiğimiz noktada birer muhatap konumundadır&#8230;Çözüm istiyorsak en doğrusu varolan tüm olumsuzlukları eritebilecek yeni bir vizyon,yeni bir açılımdır.Dolayısyla bu realiteyi dikkate alarak bir dönüşüm yaratılmalı ve bilerek ya da bilmeyerek demokrasinin dışına çıkanlar demokrasinin içine çekilmelidir.</p>
<p>Peki nasıl başaracağız bunu.</p>
<p>Kuşkusuz pek çok seçenek var.Ya,bu iş PKK&#8217;yla çözülmüyor diyeceğiz-bunun için de PKK&#8217;yı yanlızlaştıracak,marjinalize edecek cesur adımlar atılmalı.Ya da,halihazırda sepetimizde bu ortamı yaratacak alternatifimiz yoksa,gerekirse bu kanın durması için evet PKK&#8217;yla pazarlık yapılacaktır.Ha,üçüncü bir seçenek daha var:aynı tas aynı hamam yola da devam edilebilir fakat o zaman da sonuçlarına çok şaşırmamak gerekir.Zra geldiğimiz nokta ortadadır.</p>
<p>Sevgiyle kalın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52802</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 22:38:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52802</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;
&lt;a href="http://www.yazarx.com/FGuncel/etyen-mahcupyan/27-06-2010/hayirli-bir-gelisme/242238.aspx" rel="nofollow"&gt;HAYIRLI BİR GELİŞME&lt;/a&gt;

Kürtlerin talepleri ve silahlı mücadelesi bunca yıldır sürüyor ama Kürtlerin ‘ne istediği’ sorusu açık uçlu olmaya devam ediyordu. Hak ve özgürlük taleplerinin ana bölümünün dile ilişkin olduğu ve buna kısmî bir yerel özerkliğin eklenmek istediği açıktı, ama yine de Kürtlerin ‘aslında ne istediği’ belirsizdi. İtiraf etmek gerek ki bu durum hemen herkesin işine gelmekteydi.&lt;/blockquote&gt;
....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>
<a href="http://www.yazarx.com/FGuncel/etyen-mahcupyan/27-06-2010/hayirli-bir-gelisme/242238.aspx" rel="nofollow">HAYIRLI BİR GELİŞME</a></p>
<p>Kürtlerin talepleri ve silahlı mücadelesi bunca yıldır sürüyor ama Kürtlerin ‘ne istediği’ sorusu açık uçlu olmaya devam ediyordu. Hak ve özgürlük taleplerinin ana bölümünün dile ilişkin olduğu ve buna kısmî bir yerel özerkliğin eklenmek istediği açıktı, ama yine de Kürtlerin ‘aslında ne istediği’ belirsizdi. İtiraf etmek gerek ki bu durum hemen herkesin işine gelmekteydi.</p></blockquote>
<p>&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ali duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52801</link>
		<dc:creator>ali duman</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 21:16:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52801</guid>
		<description>açılıma en çok düşmanlık yapanın mhp,chp ve ergenekoncular ile bdp, pkk'nın olması her şeyi açıkca ortaya koyuyor.

şeytan ayrıntıda gizli diyeceğim de, bu durum bir ayrıntı değil be kardeşim.

zıt düşmanların kardeşliğini apaçık vurguluyor, her ikisi de aynı yerden besleniyor, müthiş bir sekranizasyon var, türklerin chp'si var, kürtlerin bdp'si, türklerin ergenekonu var, kürtlerin pkk'sı, türklerin atatürk'ü var, kürtlerin atakürdü.

ne müthiş bir   izdüşüm, ancak bu kadar olurdu.

ancak ne varki ister türk, ister kürt olsun demokratların savunacakları tek  bir yol var, o da demokrasi.

bdp'nin ve/veya pkk'nın ergenekona karşı bir duruşunu görmek mümkün değil, sanki faili meçhullerin çoğu kürt  değil, sanki yargısız infazlar kürtlere uygulanmadı, sanki terör örgütü fıratın ötesinde faalyet göstermedi, sanki jitem diye bir örgüt gerçekten hiç olmadı, kürtleri katletmedi.

akp'ye yaptığı vuruşların %1 ini bile ETÖ'ye yapmıyor, o konuda sus-pus sanki ilahi bir kudretten emir almış gibi susuyor, susuyor, susuyor. (bu suskunluğun bedelini elbette ödeyecekler, kürt halkı ödetecek mutlaka) (birbirine düşman görünen kardeşçikler oysa birbirilerine ne kadarda çok benziyorlar, bir taraf "türkü göbeğini kaşıyan ayı" sanırken, diğeri "kürdü göbeğini kaşıyan ayı" sanıyor)

şeytan ayrıntı da gizli, ne ayrıntısı be kardeşim, ayrıntı buysa, ötesine değinmeyelim, mertek gözümüzü çıkartır.

birbirine düşman görünen bu zıt kardeşçikler ele ele vermiş biri türk memetin, diğeri kürt memetin kanından geçinip gidiyorlar güle oynaya, harca harca bitmiyor memetler, o denli bol.

para onlara, iktidar onlara, banka hortumlamalar onlara, güle oynaya yüce divanlarda aklanma onlara, sürgünler bize, hapisler bize, vergiler bize en önemlisi vatan-millet-sakarya bize, hadi marş marş cehpeye.
 (vampirlere kan gerek, hemde her daim,  kullanılma ihtiyacı oldukça -kimi zaman çirkin iktidarlarını sürdürebilmek için, kimi zaman istemedikleri iktidarları yıkabilmek için- kan gerek, sıcak sıcak, taze taze, ancak ne varki dökülen kan, birgün gelir dökeni boğar -bunun aksi tarihte henüz yaşanmadı-).</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>açılıma en çok düşmanlık yapanın mhp,chp ve ergenekoncular ile bdp, pkk&#8217;nın olması her şeyi açıkca ortaya koyuyor.</p>
<p>şeytan ayrıntıda gizli diyeceğim de, bu durum bir ayrıntı değil be kardeşim.</p>
<p>zıt düşmanların kardeşliğini apaçık vurguluyor, her ikisi de aynı yerden besleniyor, müthiş bir sekranizasyon var, türklerin chp&#8217;si var, kürtlerin bdp&#8217;si, türklerin ergenekonu var, kürtlerin pkk&#8217;sı, türklerin atatürk&#8217;ü var, kürtlerin atakürdü.</p>
<p>ne müthiş bir   izdüşüm, ancak bu kadar olurdu.</p>
<p>ancak ne varki ister türk, ister kürt olsun demokratların savunacakları tek  bir yol var, o da demokrasi.</p>
<p>bdp&#8217;nin ve/veya pkk&#8217;nın ergenekona karşı bir duruşunu görmek mümkün değil, sanki faili meçhullerin çoğu kürt  değil, sanki yargısız infazlar kürtlere uygulanmadı, sanki terör örgütü fıratın ötesinde faalyet göstermedi, sanki jitem diye bir örgüt gerçekten hiç olmadı, kürtleri katletmedi.</p>
<p>akp&#8217;ye yaptığı vuruşların %1 ini bile ETÖ&#8217;ye yapmıyor, o konuda sus-pus sanki ilahi bir kudretten emir almış gibi susuyor, susuyor, susuyor. (bu suskunluğun bedelini elbette ödeyecekler, kürt halkı ödetecek mutlaka) (birbirine düşman görünen kardeşçikler oysa birbirilerine ne kadarda çok benziyorlar, bir taraf &#8220;türkü göbeğini kaşıyan ayı&#8221; sanırken, diğeri &#8220;kürdü göbeğini kaşıyan ayı&#8221; sanıyor)</p>
<p>şeytan ayrıntı da gizli, ne ayrıntısı be kardeşim, ayrıntı buysa, ötesine değinmeyelim, mertek gözümüzü çıkartır.</p>
<p>birbirine düşman görünen bu zıt kardeşçikler ele ele vermiş biri türk memetin, diğeri kürt memetin kanından geçinip gidiyorlar güle oynaya, harca harca bitmiyor memetler, o denli bol.</p>
<p>para onlara, iktidar onlara, banka hortumlamalar onlara, güle oynaya yüce divanlarda aklanma onlara, sürgünler bize, hapisler bize, vergiler bize en önemlisi vatan-millet-sakarya bize, hadi marş marş cehpeye.<br />
 (vampirlere kan gerek, hemde her daim,  kullanılma ihtiyacı oldukça -kimi zaman çirkin iktidarlarını sürdürebilmek için, kimi zaman istemedikleri iktidarları yıkabilmek için- kan gerek, sıcak sıcak, taze taze, ancak ne varki dökülen kan, birgün gelir dökeni boğar -bunun aksi tarihte henüz yaşanmadı-).</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52786</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 01:13:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52786</guid>
		<description>..........
&lt;strong&gt;TRT ŞEŞ`E PKK BASKISI&lt;/strong&gt;

TRT ŞEŞ`te `İktisat` isimli yaptığı programa BDP`lileri de sıklıkla davet ettiğini, ancak tehdit ve baskılardan dolayı katılımcıları ikna edemediğini vurgulayan Fırat, "BDP`lilere `gelin tartışalım, konuşalım, çözüme katkı sağlayalım` dediğimde `abi ya sen bizi vurdurtmak mı istiyorsun?` sorusuna muhatap kalıyorum.
....
http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/26062010/TRT-Sese-PKK-baskisi-mi-var.php</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
<strong>TRT ŞEŞ`E PKK BASKISI</strong></p>
<p>TRT ŞEŞ`te `İktisat` isimli yaptığı programa BDP`lileri de sıklıkla davet ettiğini, ancak tehdit ve baskılardan dolayı katılımcıları ikna edemediğini vurgulayan Fırat, &#8220;BDP`lilere `gelin tartışalım, konuşalım, çözüme katkı sağlayalım` dediğimde `abi ya sen bizi vurdurtmak mı istiyorsun?` sorusuna muhatap kalıyorum.<br />
&#8230;.<br />
<a href="http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/26062010/TRT-Sese-PKK-baskisi-mi-var.php" rel="nofollow">http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/26062010/TRT-Sese-PKK-baskisi-mi-var.php</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Blogcular tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52785</link>
		<dc:creator>Blogcular</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 01:06:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52785</guid>
		<description>Bir de Öcalan'ın güce bağımlılığı aşikar. Bu ülkede kim koltuğunu bırakabilmiş ki. PKK, silah bırakmamakta direnirse ona silahlarını bıraktıracak güç arkasındaki destek veren halktır. Halk desteğini kaybeden bir örgüt eninde sonunda silah bırakacaktır. Halkın buna ikna olması için de ilk önce Kürtlere tüm hakları verilmelidir.

Aslında medyada okuduğum kadarıyla devlet Öcalan'ı zaten dinleyip, taleplerini kabul edilmez bulmuş. Bu taleplerin ne olduğunu ne yazık ki bilemiyoruz zira Öcalan'ın yol haritası medyaya verilmedi. Bilsek en azından taleplerin haklılığını burada tartışabilirdik.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir de Öcalan&#8217;ın güce bağımlılığı aşikar. Bu ülkede kim koltuğunu bırakabilmiş ki. PKK, silah bırakmamakta direnirse ona silahlarını bıraktıracak güç arkasındaki destek veren halktır. Halk desteğini kaybeden bir örgüt eninde sonunda silah bırakacaktır. Halkın buna ikna olması için de ilk önce Kürtlere tüm hakları verilmelidir.</p>
<p>Aslında medyada okuduğum kadarıyla devlet Öcalan&#8217;ı zaten dinleyip, taleplerini kabul edilmez bulmuş. Bu taleplerin ne olduğunu ne yazık ki bilemiyoruz zira Öcalan&#8217;ın yol haritası medyaya verilmedi. Bilsek en azından taleplerin haklılığını burada tartışabilirdik.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Blogcular tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52784</link>
		<dc:creator>Blogcular</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 00:43:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52784</guid>
		<description>@b.s.m, @çuvaldız

detayları bir kenara bırakırsak, yazdıklarınız şüphesiz doğru. PKK'nın Kürt Sorunu'nun çözümü yolunda engel olduğu eleştirilerinize de kısmen katılıyorum. 

Fakat insanın aklına şu gelmiyor mu? Diyelim ki PKK silah bıraktı ve geldi teslim oldu. Ya da Irak Kürdistan'ında kaldı. Türkiye'de ne olur? Kürt Sorunu çözüme ulaşır mı yoksa PKK artık ortadan kalktığı için devlet eski haline geri döner mi? Ya AKP iktidardan düştüğünde ne olacak? Geçmiş tecrübeler bize ne söylüyor? Bu soru PKK'nın da aklındadır şüphesiz. Belki biraz da bundan silah bırakamıyordur.

Kürtlerin hak ve özgürlüklerinin garanti altına alındığı gün PKK'nın şartlar ne olursa olsun silah bırakması gerekir. O gün geldiğinde bakıp, görücez.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@b.s.m, @çuvaldız</p>
<p>detayları bir kenara bırakırsak, yazdıklarınız şüphesiz doğru. PKK&#8217;nın Kürt Sorunu&#8217;nun çözümü yolunda engel olduğu eleştirilerinize de kısmen katılıyorum. </p>
<p>Fakat insanın aklına şu gelmiyor mu? Diyelim ki PKK silah bıraktı ve geldi teslim oldu. Ya da Irak Kürdistan&#8217;ında kaldı. Türkiye&#8217;de ne olur? Kürt Sorunu çözüme ulaşır mı yoksa PKK artık ortadan kalktığı için devlet eski haline geri döner mi? Ya AKP iktidardan düştüğünde ne olacak? Geçmiş tecrübeler bize ne söylüyor? Bu soru PKK&#8217;nın da aklındadır şüphesiz. Belki biraz da bundan silah bırakamıyordur.</p>
<p>Kürtlerin hak ve özgürlüklerinin garanti altına alındığı gün PKK&#8217;nın şartlar ne olursa olsun silah bırakması gerekir. O gün geldiğinde bakıp, görücez.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52781</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 23:19:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52781</guid>
		<description>sn.Blogcular,
&lt;blockquote&gt;Peki silahlı mücadelede ısrar eden pkk örgütü yukarıda verilen örneklerden hangisiyle örtüşüyor?
Bağımsız bir Kürdistan mı?Sosyalist bir düzen mi,yoksa Federasyon mu?
………
İyi de silahta ısrar edilmesi nasıl açıklanabilir?
Dolayısıyla pkk,savunduğu veya uğrunda mücadele ettiği hedefler ile bu hedeflere uluşmak için başvurduğu yöntemlerde fevkalede çelişkili ve tutarsız bir görünüm arzediyor.(b.s.m)&lt;/blockquote&gt;
*********
&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;En başta 26 yıl savaşan bir örgütün &lt;em&gt;durup dururken&lt;/em&gt; silahları bırakmasını bekleyemezsiniz.&lt;/strong&gt; Silah o örgüt için bir varoluş biçimini almıştır çünkü. PKK artık savaşın anlamsızlığı görmüyor mu sanıyorsunuz? Karayılan’la yapılan röportajda savaşa devam etmek istemedikleri açıkça anlaşılıyor. Fakat çaresizler. &lt;strong&gt;Ne dağdan inebiliyorlar, ne istediklerini elde edebiliyorlar. Bu nedenle savaşa devam ediyorlar. Kaldı ki barış olması için devletin PKK’yı muhatap alıp, konuşması gerek. &lt;em&gt;Tabi aynı zamanda Kürt Sorunu’nu çözmesi.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;Devlet bu noktadan hala çok uzakta. AKP bile çok uzakta. Erdoğan’ın Milliyetçi damarı kabardıkça kaseti başa sarıyor. Savaşa devam…(blogcular)&lt;/blockquote&gt;
26 yıl dağda savaşan, barış halinde ne olacağını bilemediği için mi yoksa silah tutan olduğu anda sahip olduğu gücün muadilini elde etmek/garantilemek için mi “muhatap” alınmak istiyor? Siz şuna PKK istikbal derdine düştü yerini sağlama almak istediği için bildiği tek yol olan şiddete başvuruyor desenize özetle.PKK, ben Kürt halkının hakları için dağa çıkarak bedel ödedim şimdi bedel ödeme sırası Kürt halkında diyor ve kendini garantiye almadan da “barış” yolunun üzerinden çekilmeyi istemiyor;diyet!
&lt;blockquote&gt;Devlet kimle savaşıyor? PKK ile değil mi? İnsan kiminle barış yapar? Savaştığıyla. Bakın ne kadar basit değil mi? Neden insanlar bunu kabullenemiyor? Neden biliyor musunuz? Kibirden.(blogcular)
!!!
Benle ilgili değil aslında. Yine de Yüksel Hn’ın söylediklerinden nasıl o anlamı çıkardınız anlamak güç. Kadın eylemleri operasyonlara bağlamış. Muhataplık neresinde bunun?(blogcular)&lt;/blockquote&gt;

Yüksel hanım söylediklerinin devamını yazmamışım. Aradaki uçurumu açan ölümlerin nihayetlendirilmesi için PKK muhatap alınmalı demişti. İfade ettiklerine göre PKK eylemlerinin artmasının sebebi zaten devam etmekte olan TSK operasyonları değilmiş!

&lt;blockquote&gt;Kastettiğiniz eğer PKK’nın demokratik bir örgüt olmaması, &lt;strong&gt;Kürtler üzerinde baskıcı bir unsur&lt;/strong&gt; olması ise evet haklısınız. Bu benim de eleştirdiğim ve kabullenilmesi mümkün olmayan bir durum. Lakin kendi açısından &lt;strong&gt;ayakta kalabilmenin yolu&lt;/strong&gt; bu imiş. Bu PKK’yı haklı çıkarmaz şüphesiz.(blogcular)
!!
Hatta bakın bir yerde PKK’yı eleştirecekseniz şiddet nedeniyle, adam öldürdüğü için eleştirin dedim. Kafanız karıştı heralde bu kadar çok yorum okuyunca.(blogcular)
!!
Son 1 yılda yapılan iyileştirmeleri öne sürüp 32 yıl önce dağa çıkma kararı almış bir örgütü, aaa ne kadar ayıp, burda siyaset yapmak varken niye dağa çıktın diye eleştirmek kötü niyettir.(blogcular)&lt;/blockquote&gt;

Sizin de farkında olduğunuz üzere burada “dağa neden çıktın” eleştirisi yapılmadı hiç! 

 Bu arada çok şükür yazdıklarınız konusunda bir kafa karışıklığım yok. Karışıklık, belki de sizin doğru etiketi yapıştırıp özenle zihninizde sıraladıklarınızın alt üst olmasındandır.

Bulaşıp (ki bunun için kalbimi kırdınız ama olsun ) anlamak ve cevap vermek için yorulduğunuz için teşekkür ederim.O kadar yorulmanıza rağmen üslubunuzu bozup kişiselleştirmediğiniz için de …(bilinçaltımı boşaltarak yorabileceğim tavsiye edebileceğiniz işinin ehli bir profesyonel var mı? Üstü, yazarak bu kadar yoruyorsa altı yüz yüze konuşurken karşımdakini kim bilir ne hale getirir! Allah sevdiği kullarını benden muhafaza etsin o zaman :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sn.Blogcular,</p>
<blockquote><p>Peki silahlı mücadelede ısrar eden pkk örgütü yukarıda verilen örneklerden hangisiyle örtüşüyor?<br />
Bağımsız bir Kürdistan mı?Sosyalist bir düzen mi,yoksa Federasyon mu?<br />
………<br />
İyi de silahta ısrar edilmesi nasıl açıklanabilir?<br />
Dolayısıyla pkk,savunduğu veya uğrunda mücadele ettiği hedefler ile bu hedeflere uluşmak için başvurduğu yöntemlerde fevkalede çelişkili ve tutarsız bir görünüm arzediyor.(b.s.m)</p></blockquote>
<p>*********</p>
<blockquote><p><strong>En başta 26 yıl savaşan bir örgütün <em>durup dururken</em> silahları bırakmasını bekleyemezsiniz.</strong> Silah o örgüt için bir varoluş biçimini almıştır çünkü. PKK artık savaşın anlamsızlığı görmüyor mu sanıyorsunuz? Karayılan’la yapılan röportajda savaşa devam etmek istemedikleri açıkça anlaşılıyor. Fakat çaresizler. <strong>Ne dağdan inebiliyorlar, ne istediklerini elde edebiliyorlar. Bu nedenle savaşa devam ediyorlar. Kaldı ki barış olması için devletin PKK’yı muhatap alıp, konuşması gerek. <em>Tabi aynı zamanda Kürt Sorunu’nu çözmesi.</em></strong>Devlet bu noktadan hala çok uzakta. AKP bile çok uzakta. Erdoğan’ın Milliyetçi damarı kabardıkça kaseti başa sarıyor. Savaşa devam…(blogcular)</p></blockquote>
<p>26 yıl dağda savaşan, barış halinde ne olacağını bilemediği için mi yoksa silah tutan olduğu anda sahip olduğu gücün muadilini elde etmek/garantilemek için mi “muhatap” alınmak istiyor? Siz şuna PKK istikbal derdine düştü yerini sağlama almak istediği için bildiği tek yol olan şiddete başvuruyor desenize özetle.PKK, ben Kürt halkının hakları için dağa çıkarak bedel ödedim şimdi bedel ödeme sırası Kürt halkında diyor ve kendini garantiye almadan da “barış” yolunun üzerinden çekilmeyi istemiyor;diyet!</p>
<blockquote><p>Devlet kimle savaşıyor? PKK ile değil mi? İnsan kiminle barış yapar? Savaştığıyla. Bakın ne kadar basit değil mi? Neden insanlar bunu kabullenemiyor? Neden biliyor musunuz? Kibirden.(blogcular)<br />
!!!<br />
Benle ilgili değil aslında. Yine de Yüksel Hn’ın söylediklerinden nasıl o anlamı çıkardınız anlamak güç. Kadın eylemleri operasyonlara bağlamış. Muhataplık neresinde bunun?(blogcular)</p></blockquote>
<p>Yüksel hanım söylediklerinin devamını yazmamışım. Aradaki uçurumu açan ölümlerin nihayetlendirilmesi için PKK muhatap alınmalı demişti. İfade ettiklerine göre PKK eylemlerinin artmasının sebebi zaten devam etmekte olan TSK operasyonları değilmiş!</p>
<blockquote><p>Kastettiğiniz eğer PKK’nın demokratik bir örgüt olmaması, <strong>Kürtler üzerinde baskıcı bir unsur</strong> olması ise evet haklısınız. Bu benim de eleştirdiğim ve kabullenilmesi mümkün olmayan bir durum. Lakin kendi açısından <strong>ayakta kalabilmenin yolu</strong> bu imiş. Bu PKK’yı haklı çıkarmaz şüphesiz.(blogcular)<br />
!!<br />
Hatta bakın bir yerde PKK’yı eleştirecekseniz şiddet nedeniyle, adam öldürdüğü için eleştirin dedim. Kafanız karıştı heralde bu kadar çok yorum okuyunca.(blogcular)<br />
!!<br />
Son 1 yılda yapılan iyileştirmeleri öne sürüp 32 yıl önce dağa çıkma kararı almış bir örgütü, aaa ne kadar ayıp, burda siyaset yapmak varken niye dağa çıktın diye eleştirmek kötü niyettir.(blogcular)</p></blockquote>
<p>Sizin de farkında olduğunuz üzere burada “dağa neden çıktın” eleştirisi yapılmadı hiç! </p>
<p> Bu arada çok şükür yazdıklarınız konusunda bir kafa karışıklığım yok. Karışıklık, belki de sizin doğru etiketi yapıştırıp özenle zihninizde sıraladıklarınızın alt üst olmasındandır.</p>
<p>Bulaşıp (ki bunun için kalbimi kırdınız ama olsun ) anlamak ve cevap vermek için yorulduğunuz için teşekkür ederim.O kadar yorulmanıza rağmen üslubunuzu bozup kişiselleştirmediğiniz için de …(bilinçaltımı boşaltarak yorabileceğim tavsiye edebileceğiniz işinin ehli bir profesyonel var mı? Üstü, yazarak bu kadar yoruyorsa altı yüz yüze konuşurken karşımdakini kim bilir ne hale getirir! Allah sevdiği kullarını benden muhafaza etsin o zaman <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>b.s.m tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52777</link>
		<dc:creator>b.s.m</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 22:29:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52777</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;En başta 26 yıl savaşan bir örgütün durup dururken silahları bırakmasını bekleyemezsiniz. Silah o örgüt için bir varoluş biçimini almıştır çünkü. PKK artık savaşın anlamsızlığı görmüyor mu sanıyorsunuz? Karayılan’la yapılan röportajda savaşa devam etmek istemedikleri açıkça anlaşılıyor. Fakat çaresizler. Ne dağdan inebiliyorlar, ne istediklerini elde edebiliyorlar. Bu nedenle savaşa devam ediyorlar. Kaldı ki barış olması için devletin PKK’yı muhatap alıp, konuşması gerek. Tabi aynı zamanda Kürt Sorunu’nu çözmesi.Devlet bu noktadan hala çok uzakta. AKP bile çok uzakta. Erdoğan’ın Milliyetçi damarı kabardıkça kaseti başa sarıyor. Savaşa devam…&lt;/blockquote&gt;

Hah işte tam da burası çok önem arzediyor.26 yıl savaşan bu örgütün evet kararlı bir şekilde silah bırakacağı ortalama bir uzlaşı zemini ne yazık ki henüz kurulmuş değil.En azından bu anlamda "sonuç getirebilecek"bir toplumsal altyapı,bir hazırlıktan sözedilemez.Barışa ivme kazandırılması düşünülen "geri dönüşler"de-barış elçileri-ne denli hazırlıksız olunduğu sonuçlarıyla ortadadır.Bakın dikkat ederseniz gerisi gelmedi bu projenin.Devamı gelmediği gibi ayrıca aradan 8 ay gibi bir süre geçtikten sonra tutuklanmalar başladı.Hatırlanacağı üzere Mahmur ve Kandilden gelen kafile'ye bu sekiz aylık süreden sonra başlatılan yasal takipten önce de "KCK operasyonu"adı altında çoğunluğu BDP'li siyasetçilerden oluşan bir tutuklama dalgası başlamıştı.Ve bu da son derece antidemokratik şekilde yapılmıştı.Adeta rovanşif bir gövde gösterisiyle,göz dağı verircesine tek sıra halinde,eller kelepçelenerek yapıldı.Kürt siyasetçilere yasal zeminde bile tahammül edilmediğini belgeleyen ve barışı sekteye uğratan yanlış bir hamleydi bu.Zira son günlerde ergenekon sanıkları salıverilirken,gerekçe olarak "adreslerinin belli olduğu","delilleri karartma"gibi durum sözkonusu olmadığı vs deniliyor.Peki ergenekon sanıklarına bu tolerans tanınıyorken BDP'lilerin elleri kelepçeli olarak cezaevlerine tıkılması nasıl izah edilecek?

Burada amacım bariz bir ayrımcılığa dikkat çekmek değil-ki aslında ayrımcılığın daniskası yapılmıştır ve yapılıyor.Daha çok,açılım sürecinin başlamasıyla ortaya çıkan sonuçlarla ilgileniyorum ve asıl dikkate değer olanı da bana göre budur.

Nedir bu sonuçlar?
1-Başta PKK bir yanlışın içine battığından attığı her adımda yanlışlarına bir yenisini ekliyor.Özellikle açılım süreciyle tırmandırılan şiddet bunun göstergesidir.Reşadiye hadisesi ve arkası gelen saldırılar;PKK'nın nasıl bir şiddet girdabına kapıldığı açısından fevkalede düşündürücüdür.Zira devamında ısrar edilen silahlı yöntem ve şiddet beraberinde terörün çıkmaz sokağına çıkıyor.

Bu kısmı,yukarıya alıntıladığım yorumunzla ilgilidir.Dolayısıyla PKK'nın silah bırkabileceği pozitif bir ortam bulunmuyor.Ancak bu tamamen örgütün kendi içindeki çelişkileriyle ilintilidir.Yani PKK bir çıkmaza girmiştir bu doğru.Fakat bu çıkmazın yarattığı toplumsal psikolojiyi,rasyonelliği irdelemek-kısmen anlamaya çalışmak- ile,bu ısrarcı tutumun özelinde Kürt halkının taleplerine,genelindeyse kalıcı bir barış ortamının sağlanmasına ne kadar zarar verdiği birbirinden ayrılarak doğru tahlil edilmelidir.Zira PKK'nın yaşadığı bir çaresizliğin faturası Kürt halkına ve dolayısıyla barışa kesiliyor.Sonuç:PKK bocalıyor.Çünkü barışa dair bir hazırlığı yok.Bunun ceremesini ise başta mazlum Kürt halkı olmak üzere bu ülkede yaşayan herkes çekiyor.
2-Hükümetin durumuna da yukarıda değindim.Bu anlamda hükümet de ciddi bir zaafiyet içerisindedir.Açılımı başlatırken her ne kadar çözüm hedeflenmiş olsa da mevcut dinamikleri,ülke koşullarını,iktidar dengelerini hsaplamadan doğaçlama girmiştir bu işe.Nitekim hükümet de bocalıyor.Sonuç:Bir ileri,iki geri.Nedeni mi?Gayet açık;bu işe kalkışırken maalesef hazırlıksız başlandı.Dolayısıyla el yordamıyla ve kör topal yürüyen bu açılım sağlıklı bir sonuç getiremez.
3-Hepsinden önemlisi bizler toplum olarak bocalıyoruz.Ve yine benzer nedenlerle.Geldiğimiz noktayı Çuvaldız hanım çok güzel özetlemiş:"kahramanlar"üzerinden "taraf sendromu"na yakalanmışız...Enerjimizi suçlu aramaya harcıyoruz.Çamura saplanan araba gibi durduğumuz yerde boyuna patinaj yapıyoruz.

Yorumunuzdan devam ediyorum."Silah o örgüt için bir varoluş biçimi almıştır"diyorsunuz.

Lakin,
Silah,örgüt için tek varoluş biçim ve aracı olabilir.Peki örgüt için "kaçınılmaz bulunan"acaba toplumun bireyleri olan bizler için aynı geçerliliğe sahip midir?Bu soruya gerektiği gibi kafa yormaz ve üzerinde düşünmez isek sanırım çözüm noktasında ıskalayacağımız çok şey olacaktır.
----------
PKK,evet savaşın anlamsızlığını görüyor olabilir.O halde "anlamsız bulunan"a bu ısrar nedendir?Zira Karayılan'ın açıklamaları yeterli değildir.Bu noktada savaşın anlamsızlığına inadırıcı,kararlı bir iradeyle bir ikna zemini oluşturulmalı.Şehit cenazelerinde artış gözlenirken "savaşın anlamsızlığından"dem vurmak çok da bir anlam ifade etmiyor.Ha,"aşırı tahrik var,TSK tüm gücüyle saldırı ve operasyonlar düzenlerken nasıl silah bırakılacak?"diyebilirsiniz.Ancak şayet halkını savunma iddiasındaysa barışta ısrar ederek şartları zorlaması gerekir örgütün.Tersinin yapılması durumunda,savaş yanlıları ve çığırtkanlarının ekmeğine yağ sürülecektir.O halde savaş yanlılarının oyunları boşa çıkarılmalıdır.Bu oyunlar boşa çıkarılamıyorsa-ki eylemler bu istikameti işaret ediyor-doğaldır ki PKK'nın ergenekon ve derin devlet işbirliğine dair kafalarda soru işaretleri yaratmaya devam edecek ve PKK'nın eylemleriyle resmi ideolojiyle aynı paralelde olduğu savı güçlenecektir.
----------
"Ne dağdan inebiliyorlar,ne istediklerini elde edebiliyorlar."

Nedir istedikleri?Muhatap alınmak mı?Peki tüm fırtına bu "muhataplık"takıntısından kopuyorsa bunu ceremesini neden masum insanlar çeksin?Mesela Kürt halkının birincil hedefi bu muhataplık meselesi olmayabilir pekâlâ.

O halde,"halk ne istiyor?"diye sormakta fayda var.Halk,-en çok da Kürt halkı-bu anlamsız savaştan çok çekti ve çekiyor.En başta da silahların susmasını istiyor...Bu anlamsız savaşta Kürt halkı yorgun düşmüştür.Bu gerçeği görmek durumundayız,dolayısyla PKK'nın savaş ısrarıyla halkın beklentilerinin örtüştüğü kanatinde değilim.

Eğer siz Kürt halkının beklentileri konusunda benimle aynı görüşte değilseniz bence bunu daha geniş araştırmalısınız.Ben o insanlarla içeçeyim,bir anlam ifade eder mi bilmiyorum aynı zamanda Kürdüm.Ana dilim Kürtçedir.Fakat salt taraf mantığıyla PKK'yı yanlış yöntemlerini onaylamak bana çok da akılcı gelmiyor.Bu nedenle evvela ait olduğum kesimin özeleştirisini vermekle sorumluyum.Bu insan olarak benim görevim ve sorumluluğum.Ve gerçeği kabul etmek gerekirse PKK denen örgüt maalesef özgür ve demokratik tartışma zeminine olanak tanımamıştır.Bu kısmıyla ilgili yazı içinde geniş alıntıda düşüncelerimi açıkladım.Açıklamaya devam edeceğim.Zira Kürt halkının özgürlük ve eşitlik talebi ancak vicdanı hür,beyni hür özgür bireylerin varlığı ve çoğalmasıyla olacaktır.Korku ve sindirmeyle halkın iradesine ipotek koyan,çözümü şiddet ve silahta arayan bir örgüt benim halkıma özgürlük ve eşitlik getiremez.Olsa olsa büyük metrapollerde sefaleti,aşağılamayı,ırkçı faşist saldırıların hedefi yapabilir.Ve benim halkım devletin ceberrut yönetimi yetmiyormuş gibi şimdi de PKK'dan çekiyor.Hayır değerli dostum bizler bu çifte zulmü haketmiyoruz ve bu asla kaderimiz olmamalı.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>En başta 26 yıl savaşan bir örgütün durup dururken silahları bırakmasını bekleyemezsiniz. Silah o örgüt için bir varoluş biçimini almıştır çünkü. PKK artık savaşın anlamsızlığı görmüyor mu sanıyorsunuz? Karayılan’la yapılan röportajda savaşa devam etmek istemedikleri açıkça anlaşılıyor. Fakat çaresizler. Ne dağdan inebiliyorlar, ne istediklerini elde edebiliyorlar. Bu nedenle savaşa devam ediyorlar. Kaldı ki barış olması için devletin PKK’yı muhatap alıp, konuşması gerek. Tabi aynı zamanda Kürt Sorunu’nu çözmesi.Devlet bu noktadan hala çok uzakta. AKP bile çok uzakta. Erdoğan’ın Milliyetçi damarı kabardıkça kaseti başa sarıyor. Savaşa devam…</p></blockquote>
<p>Hah işte tam da burası çok önem arzediyor.26 yıl savaşan bu örgütün evet kararlı bir şekilde silah bırakacağı ortalama bir uzlaşı zemini ne yazık ki henüz kurulmuş değil.En azından bu anlamda &#8220;sonuç getirebilecek&#8221;bir toplumsal altyapı,bir hazırlıktan sözedilemez.Barışa ivme kazandırılması düşünülen &#8220;geri dönüşler&#8221;de-barış elçileri-ne denli hazırlıksız olunduğu sonuçlarıyla ortadadır.Bakın dikkat ederseniz gerisi gelmedi bu projenin.Devamı gelmediği gibi ayrıca aradan 8 ay gibi bir süre geçtikten sonra tutuklanmalar başladı.Hatırlanacağı üzere Mahmur ve Kandilden gelen kafile&#8217;ye bu sekiz aylık süreden sonra başlatılan yasal takipten önce de &#8220;KCK operasyonu&#8221;adı altında çoğunluğu BDP&#8217;li siyasetçilerden oluşan bir tutuklama dalgası başlamıştı.Ve bu da son derece antidemokratik şekilde yapılmıştı.Adeta rovanşif bir gövde gösterisiyle,göz dağı verircesine tek sıra halinde,eller kelepçelenerek yapıldı.Kürt siyasetçilere yasal zeminde bile tahammül edilmediğini belgeleyen ve barışı sekteye uğratan yanlış bir hamleydi bu.Zira son günlerde ergenekon sanıkları salıverilirken,gerekçe olarak &#8220;adreslerinin belli olduğu&#8221;,&#8221;delilleri karartma&#8221;gibi durum sözkonusu olmadığı vs deniliyor.Peki ergenekon sanıklarına bu tolerans tanınıyorken BDP&#8217;lilerin elleri kelepçeli olarak cezaevlerine tıkılması nasıl izah edilecek?</p>
<p>Burada amacım bariz bir ayrımcılığa dikkat çekmek değil-ki aslında ayrımcılığın daniskası yapılmıştır ve yapılıyor.Daha çok,açılım sürecinin başlamasıyla ortaya çıkan sonuçlarla ilgileniyorum ve asıl dikkate değer olanı da bana göre budur.</p>
<p>Nedir bu sonuçlar?<br />
1-Başta PKK bir yanlışın içine battığından attığı her adımda yanlışlarına bir yenisini ekliyor.Özellikle açılım süreciyle tırmandırılan şiddet bunun göstergesidir.Reşadiye hadisesi ve arkası gelen saldırılar;PKK&#8217;nın nasıl bir şiddet girdabına kapıldığı açısından fevkalede düşündürücüdür.Zira devamında ısrar edilen silahlı yöntem ve şiddet beraberinde terörün çıkmaz sokağına çıkıyor.</p>
<p>Bu kısmı,yukarıya alıntıladığım yorumunzla ilgilidir.Dolayısıyla PKK&#8217;nın silah bırkabileceği pozitif bir ortam bulunmuyor.Ancak bu tamamen örgütün kendi içindeki çelişkileriyle ilintilidir.Yani PKK bir çıkmaza girmiştir bu doğru.Fakat bu çıkmazın yarattığı toplumsal psikolojiyi,rasyonelliği irdelemek-kısmen anlamaya çalışmak- ile,bu ısrarcı tutumun özelinde Kürt halkının taleplerine,genelindeyse kalıcı bir barış ortamının sağlanmasına ne kadar zarar verdiği birbirinden ayrılarak doğru tahlil edilmelidir.Zira PKK&#8217;nın yaşadığı bir çaresizliğin faturası Kürt halkına ve dolayısıyla barışa kesiliyor.Sonuç:PKK bocalıyor.Çünkü barışa dair bir hazırlığı yok.Bunun ceremesini ise başta mazlum Kürt halkı olmak üzere bu ülkede yaşayan herkes çekiyor.<br />
2-Hükümetin durumuna da yukarıda değindim.Bu anlamda hükümet de ciddi bir zaafiyet içerisindedir.Açılımı başlatırken her ne kadar çözüm hedeflenmiş olsa da mevcut dinamikleri,ülke koşullarını,iktidar dengelerini hsaplamadan doğaçlama girmiştir bu işe.Nitekim hükümet de bocalıyor.Sonuç:Bir ileri,iki geri.Nedeni mi?Gayet açık;bu işe kalkışırken maalesef hazırlıksız başlandı.Dolayısıyla el yordamıyla ve kör topal yürüyen bu açılım sağlıklı bir sonuç getiremez.<br />
3-Hepsinden önemlisi bizler toplum olarak bocalıyoruz.Ve yine benzer nedenlerle.Geldiğimiz noktayı Çuvaldız hanım çok güzel özetlemiş:&#8221;kahramanlar&#8221;üzerinden &#8220;taraf sendromu&#8221;na yakalanmışız&#8230;Enerjimizi suçlu aramaya harcıyoruz.Çamura saplanan araba gibi durduğumuz yerde boyuna patinaj yapıyoruz.</p>
<p>Yorumunuzdan devam ediyorum.&#8221;Silah o örgüt için bir varoluş biçimi almıştır&#8221;diyorsunuz.</p>
<p>Lakin,<br />
Silah,örgüt için tek varoluş biçim ve aracı olabilir.Peki örgüt için &#8220;kaçınılmaz bulunan&#8221;acaba toplumun bireyleri olan bizler için aynı geçerliliğe sahip midir?Bu soruya gerektiği gibi kafa yormaz ve üzerinde düşünmez isek sanırım çözüm noktasında ıskalayacağımız çok şey olacaktır.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
PKK,evet savaşın anlamsızlığını görüyor olabilir.O halde &#8220;anlamsız bulunan&#8221;a bu ısrar nedendir?Zira Karayılan&#8217;ın açıklamaları yeterli değildir.Bu noktada savaşın anlamsızlığına inadırıcı,kararlı bir iradeyle bir ikna zemini oluşturulmalı.Şehit cenazelerinde artış gözlenirken &#8220;savaşın anlamsızlığından&#8221;dem vurmak çok da bir anlam ifade etmiyor.Ha,&#8221;aşırı tahrik var,TSK tüm gücüyle saldırı ve operasyonlar düzenlerken nasıl silah bırakılacak?&#8221;diyebilirsiniz.Ancak şayet halkını savunma iddiasındaysa barışta ısrar ederek şartları zorlaması gerekir örgütün.Tersinin yapılması durumunda,savaş yanlıları ve çığırtkanlarının ekmeğine yağ sürülecektir.O halde savaş yanlılarının oyunları boşa çıkarılmalıdır.Bu oyunlar boşa çıkarılamıyorsa-ki eylemler bu istikameti işaret ediyor-doğaldır ki PKK&#8217;nın ergenekon ve derin devlet işbirliğine dair kafalarda soru işaretleri yaratmaya devam edecek ve PKK&#8217;nın eylemleriyle resmi ideolojiyle aynı paralelde olduğu savı güçlenecektir.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
&#8220;Ne dağdan inebiliyorlar,ne istediklerini elde edebiliyorlar.&#8221;</p>
<p>Nedir istedikleri?Muhatap alınmak mı?Peki tüm fırtına bu &#8220;muhataplık&#8221;takıntısından kopuyorsa bunu ceremesini neden masum insanlar çeksin?Mesela Kürt halkının birincil hedefi bu muhataplık meselesi olmayabilir pekâlâ.</p>
<p>O halde,&#8221;halk ne istiyor?&#8221;diye sormakta fayda var.Halk,-en çok da Kürt halkı-bu anlamsız savaştan çok çekti ve çekiyor.En başta da silahların susmasını istiyor&#8230;Bu anlamsız savaşta Kürt halkı yorgun düşmüştür.Bu gerçeği görmek durumundayız,dolayısyla PKK&#8217;nın savaş ısrarıyla halkın beklentilerinin örtüştüğü kanatinde değilim.</p>
<p>Eğer siz Kürt halkının beklentileri konusunda benimle aynı görüşte değilseniz bence bunu daha geniş araştırmalısınız.Ben o insanlarla içeçeyim,bir anlam ifade eder mi bilmiyorum aynı zamanda Kürdüm.Ana dilim Kürtçedir.Fakat salt taraf mantığıyla PKK&#8217;yı yanlış yöntemlerini onaylamak bana çok da akılcı gelmiyor.Bu nedenle evvela ait olduğum kesimin özeleştirisini vermekle sorumluyum.Bu insan olarak benim görevim ve sorumluluğum.Ve gerçeği kabul etmek gerekirse PKK denen örgüt maalesef özgür ve demokratik tartışma zeminine olanak tanımamıştır.Bu kısmıyla ilgili yazı içinde geniş alıntıda düşüncelerimi açıkladım.Açıklamaya devam edeceğim.Zira Kürt halkının özgürlük ve eşitlik talebi ancak vicdanı hür,beyni hür özgür bireylerin varlığı ve çoğalmasıyla olacaktır.Korku ve sindirmeyle halkın iradesine ipotek koyan,çözümü şiddet ve silahta arayan bir örgüt benim halkıma özgürlük ve eşitlik getiremez.Olsa olsa büyük metrapollerde sefaleti,aşağılamayı,ırkçı faşist saldırıların hedefi yapabilir.Ve benim halkım devletin ceberrut yönetimi yetmiyormuş gibi şimdi de PKK&#8217;dan çekiyor.Hayır değerli dostum bizler bu çifte zulmü haketmiyoruz ve bu asla kaderimiz olmamalı.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Blogcular tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52775</link>
		<dc:creator>Blogcular</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 20:55:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52775</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;not : “cahil”miyim, “kötü niyetli”miyim, hangisiyim, -üçüncü bir hüküm bekliyordum gelmedi- bir karar verebildiniz mi?&lt;/blockquote&gt;

sözümü geri alıp şu şekilde düzeltiyorum: yorumunuz kötü niyetle yapılmış bir yorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>not : “cahil”miyim, “kötü niyetli”miyim, hangisiyim, -üçüncü bir hüküm bekliyordum gelmedi- bir karar verebildiniz mi?</p></blockquote>
<p>sözümü geri alıp şu şekilde düzeltiyorum: yorumunuz kötü niyetle yapılmış bir yorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Blogcular tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52774</link>
		<dc:creator>Blogcular</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 20:17:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52774</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Haklı olmasına haklısınız da homojen olmayan kitleden bahsedildiğini siz de işaret etmişsiniz.Pekii zaman içindeki değişim/dönüşümünden bahsettiğiniz PKK’nın yapısı homojen mi? Kürtlerin homojen bir kitle olmadığını ifade ettiğiniz gibi PKK’nın da homojen bir yapı olmadığını neden söyleyemiyorsunuz?

PKK içinde ısrarla silaha ve şiddete başvuranlar değişim ve dönüşümü kesinlikle kabul etmeyen 30 sene önceki zihniyeti güdenler için Ali beye üzüleceğiniz gibi sadece üzülmekle yetinebilir misiniz? “Amaçlarını gerçekleştirmeyi mümkün kılacak şartların mevcut olmadığını bile bile şiddet ve ölümde ısrar etmek” eleştirilirken nasıl adil olunabilir inanın ben bilmiyorum.Siz?&lt;/blockquote&gt;

PKK'nın homojen bir yapı olup olmadığı o yazdıklarımla ilintili değil. Yoksa niye söylemiyim. Bakın söylüyorum. PKK homojen bir yapı değil, içinde çok farklı fikirler var. 

"Şiddet ve ölümde ısrar etmek" eleştirileri mi? Aynı şeyi okuduğumuzdan emin miyiz? Ben çok başka türlü eleştiriler okudum yukarda. Onları eleştiriyorum. Hatta bakın bir yerde PKK'yı eleştirecekseniz şiddet nedeniyle, adam öldürdüğü için eleştirin dedim. Kafanız karıştı heralde bu kadar çok yorum okuyunca.

---

&lt;blockquote&gt;asimilasyonun başarılı olduğu kitle! Silah ve şiddetten uzak duran Kürt asimile olmuş mu demektir,öyle mi?&lt;/blockquote&gt;

Yahu ben öyle mi dedim. Bunu nerden çıkardınız? Ben hak ve özgürlüklerinden vazgeçmiş kitle için kullandım o ifadeyi. Cümlemin neresinde silah ve şiddet ifadeleri geçiyor ? Bakın ne demişim?

&lt;blockquote&gt;Kürtlerin içinde bağımsızlık isteyen de var, özerklik isteyen de, temel hak ve özgürlüklerini isteyen de. Hatta belki bunların hiçbirini istemeyen de olabilir.(asimilasyonun başarılı olduğu kitle)&lt;/blockquote&gt;

Size göre bunlardan birini isteyen kimse şiddete ve silaha mı bulaşmış demektir? Bilinçaltınızda neler var sizin öyle? Eh en azından bu konuda hakkımı teslim edin.

---

&lt;blockquote&gt;Her ikisi de sizin satırlarınız. Homojen olmayan bir kitleden homojen bir duruş sergilemesini siz bekliyorsunuz.Ve anladığım kadarıyla sizin için PKK homojen bir duruş için her türlü yola başvurabilen (şartlara uygun!) bu noktada sınır tanımayan ve bu şekilde kabullenilmek zorunda olunan bir oluşum.O halde nasıl bir adil PKK eleştirisi bekliyorsunuz? Lütfen en azından benim sizin ne demek istediğinizi anlayabilmem için siz PKK’yı bölüp parçalamadan adil olarak eleştirebilir misiniz? Resmi söylemle örtüşmeyen PKK eleştirisinin nasıl yapıldığını ehlinden öğrenmek isterim doğrusu. &lt;/blockquote&gt;

Yahu homojen olmayan kitleler homojen duruş sergileyemez diye bir kural mı var? Segileyebilir de sergilemeyebilir de. Burdan ne çıkardınız anlamadım. Kastettiğiniz eğer PKK'nın demokratik bir örgüt olmaması, Kürtler üzerinde baskıcı bir unsur olması ise evet haklısınız. Bu benim de eleştirdiğim ve kabullenilmesi mümkün olmayan bir durum. Lakin kendi açısından ayakta kalabilmenin yolu bu imiş. Bu PKK'yı haklı çıkarmaz şüphesiz.

---

&lt;blockquote&gt;Sorumu tekrar edeyim değişen dönüşen ve homojen bir yapıya sahip olmayan sadece Kürtlerle mi GÜNÜMÜZE gelindi? PKK söke söke mi Bağımsız Kürt devleti isteğinden özerklik isteğine geçebilmeyi şiddet kullanarak başardı,öyle mi? Bu tersine ve zorlama bir biz BAŞARDINdık çıkarımı değil mi sizce?&lt;/blockquote&gt;

Bu cümlelerinizde anlatım bozukluğu var. Hiç bir şey anlamadım, geçiyorum.

---

&lt;blockquote&gt;KİM muhatap alınmak için gözünü bile kırpmadan Kürt halkını mühimmat olarak kullanır?&lt;/blockquote&gt;

Bunu da nerden çıkardınız?

---

&lt;blockquote&gt;    Aslında PKK da muhatap alınma konusunda diretmiyor. …(blogcular)

Sn.Blogcular karar verin lütfen. Aşağıdaki satırları da siz yazdınız.

    PKK’nın bir amacı olmadığını nerden çıkardınız? ………… Günümüzde ise talepleri kısmi özerklik üzerine kurulu, Kürt Sorunu’nun çözümünde muhatap alınmak istiyor. Ha bir yandan size hak veriyorum. PKK’nın ne istediğini merak eden bir medyamız yok. Haliyle merak edip okumayanlar da sizin gibi cahil kalıyor.(blogcular)&lt;/blockquote&gt;

Yazdıklarım birbiriyle tutarlı. Diretmiyor demek istemiyor demek değil. OK ?

---

&lt;blockquote&gt;Yukarıda bunu farklı kelimelerle ifade eden yorumcuyu resmi söylemi dillendirmekle itham etmiştiniz! Hadi ben de naifçe sorayım;Cahil olmadığınıza göre kötü niyetli misiniz peki! Ayrıca da ne demek “kötü niyet”?&lt;/blockquote&gt;

Şeyleri birbiriyle karıştırıp çorba yapmayı seviyorsunuz anlaşılan. Siz benim söylediklerimi söyleyen bir devlet yetkilisi duydunuz mu hiç? Kötü niyet şu: Son 1 yılda yapılan iyileştirmeleri öne sürüp 32 yıl önce dağa çıkma kararı almış bir örgütü, aaa ne kadar ayıp, burda siyaset yapmak varken niye dağa çıktın diye eleştirmek kötü niyettir.

---

&lt;blockquote&gt;Sizce o homojen Kürt yapısı içinden birileri çıkar da “işte bunlar da bizim Kürt dosyamız, taleplerimiz de bunlar.Bunları hayata geçirecek her türlü demokratik adımı atacak tüm siyasi partilerle ortak hareket edeceğiz.Bizim PKK silahlı terör örgütü ile hiçbir ilişkimiz yok barış isteyen Kürt halkını temsil ediyoruz” diyebilir mi? Bunu söyleyen akil adamlar Kürt kimliğine/sorununa(!) ihanet etmiş hain olarak işaret edilmeyi hak eder mi?Tabii asimile olmakla Kürt kimliğini inkar etmeyi kast etmiyorsanız?&lt;/blockquote&gt;

Tek kelime: etmez. PKK'nın baskıcılığını yukarıda eleştirdim.

---

&lt;blockquote&gt;Evvelsi gün 32.gün’de 11 yıl önce aldığı emirle mangasını ve dağları terk eden Yüksel Genç hanım vardı.TSK operasyonlarının aylardır devam ettiğini ve bunun neticesinde PKK eylemlerinin artmış olduğunu söyledi.Dediğiniz gibi sadece halka göre tek amacı adam öldürmek değil.Kendi ifadelerine göre muhataplık sorunun çözümü için “tek çareleri” adam öldürmek-miş! &lt;/blockquote&gt;

Benle ilgili değil aslında. Yine de Yüksel Hn'ın söylediklerinden nasıl o anlamı çıkardınız anlamak güç. Kadın eylemleri operasyonlara bağlamış. Muhataplık neresinde bunun?

---
&lt;blockquote&gt;Şiddetin esir aldığı bir oluşumun barış için muhatap alınması sizce mümkün mü?&lt;/blockquote&gt;

Devlet kimle savaşıyor? PKK ile değil mi? İnsan kiminle barış yapar? Savaştığıyla. Bakın ne kadar basit değil mi? Neden insanlar bunu kabullenemiyor? Neden biliyor musunuz? Kibirden. 

İlla bir 10 yıl daha mı geçmesi lazım? Şimdi şimdi konuşulmaya başlandı neyse ki.

---

&lt;blockquote&gt;Kürtler(akil adamları dahil), kendilerinin PKK adı altında genellemez ve asli temsil yetkisine sahip tek muhatap olarak PKK’yı ilan,işaret ve kabul etmezlerse sizce çözüm üretilebilir mi? Bu Kürtlerin kimlikleri gibi takdim edilen PKK’ya ihanet ya da PKK’ya yönelik adil olmayan bir eleştiriolarak okunabilir mi?&lt;/blockquote&gt;

PKK'nın tüm Kürtleri temsil etmediğ aşikar. PKK'lı olmayan bir Kürt PKK'ya da ihanet etmiş falan değildir, PKK aksini düşünse de. (Sanırım bu cümleyi duymak istiyordunuz) 
PKK'nın sorunun irice taraflarından biri olduğu belli. Kürt sorunu, PKK ile hem ilintili hem de ondan bağımsız. Hüner bu ikisini bir arada çözmekte yatıyor.

Size yanıt vermek çok yorucu. En iyisi ben size bir daha bulaşmıyım :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Haklı olmasına haklısınız da homojen olmayan kitleden bahsedildiğini siz de işaret etmişsiniz.Pekii zaman içindeki değişim/dönüşümünden bahsettiğiniz PKK’nın yapısı homojen mi? Kürtlerin homojen bir kitle olmadığını ifade ettiğiniz gibi PKK’nın da homojen bir yapı olmadığını neden söyleyemiyorsunuz?</p>
<p>PKK içinde ısrarla silaha ve şiddete başvuranlar değişim ve dönüşümü kesinlikle kabul etmeyen 30 sene önceki zihniyeti güdenler için Ali beye üzüleceğiniz gibi sadece üzülmekle yetinebilir misiniz? “Amaçlarını gerçekleştirmeyi mümkün kılacak şartların mevcut olmadığını bile bile şiddet ve ölümde ısrar etmek” eleştirilirken nasıl adil olunabilir inanın ben bilmiyorum.Siz?</p></blockquote>
<p>PKK&#8217;nın homojen bir yapı olup olmadığı o yazdıklarımla ilintili değil. Yoksa niye söylemiyim. Bakın söylüyorum. PKK homojen bir yapı değil, içinde çok farklı fikirler var. </p>
<p>&#8220;Şiddet ve ölümde ısrar etmek&#8221; eleştirileri mi? Aynı şeyi okuduğumuzdan emin miyiz? Ben çok başka türlü eleştiriler okudum yukarda. Onları eleştiriyorum. Hatta bakın bir yerde PKK&#8217;yı eleştirecekseniz şiddet nedeniyle, adam öldürdüğü için eleştirin dedim. Kafanız karıştı heralde bu kadar çok yorum okuyunca.</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>asimilasyonun başarılı olduğu kitle! Silah ve şiddetten uzak duran Kürt asimile olmuş mu demektir,öyle mi?</p></blockquote>
<p>Yahu ben öyle mi dedim. Bunu nerden çıkardınız? Ben hak ve özgürlüklerinden vazgeçmiş kitle için kullandım o ifadeyi. Cümlemin neresinde silah ve şiddet ifadeleri geçiyor ? Bakın ne demişim?</p>
<blockquote><p>Kürtlerin içinde bağımsızlık isteyen de var, özerklik isteyen de, temel hak ve özgürlüklerini isteyen de. Hatta belki bunların hiçbirini istemeyen de olabilir.(asimilasyonun başarılı olduğu kitle)</p></blockquote>
<p>Size göre bunlardan birini isteyen kimse şiddete ve silaha mı bulaşmış demektir? Bilinçaltınızda neler var sizin öyle? Eh en azından bu konuda hakkımı teslim edin.</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>Her ikisi de sizin satırlarınız. Homojen olmayan bir kitleden homojen bir duruş sergilemesini siz bekliyorsunuz.Ve anladığım kadarıyla sizin için PKK homojen bir duruş için her türlü yola başvurabilen (şartlara uygun!) bu noktada sınır tanımayan ve bu şekilde kabullenilmek zorunda olunan bir oluşum.O halde nasıl bir adil PKK eleştirisi bekliyorsunuz? Lütfen en azından benim sizin ne demek istediğinizi anlayabilmem için siz PKK’yı bölüp parçalamadan adil olarak eleştirebilir misiniz? Resmi söylemle örtüşmeyen PKK eleştirisinin nasıl yapıldığını ehlinden öğrenmek isterim doğrusu. </p></blockquote>
<p>Yahu homojen olmayan kitleler homojen duruş sergileyemez diye bir kural mı var? Segileyebilir de sergilemeyebilir de. Burdan ne çıkardınız anlamadım. Kastettiğiniz eğer PKK&#8217;nın demokratik bir örgüt olmaması, Kürtler üzerinde baskıcı bir unsur olması ise evet haklısınız. Bu benim de eleştirdiğim ve kabullenilmesi mümkün olmayan bir durum. Lakin kendi açısından ayakta kalabilmenin yolu bu imiş. Bu PKK&#8217;yı haklı çıkarmaz şüphesiz.</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>Sorumu tekrar edeyim değişen dönüşen ve homojen bir yapıya sahip olmayan sadece Kürtlerle mi GÜNÜMÜZE gelindi? PKK söke söke mi Bağımsız Kürt devleti isteğinden özerklik isteğine geçebilmeyi şiddet kullanarak başardı,öyle mi? Bu tersine ve zorlama bir biz BAŞARDINdık çıkarımı değil mi sizce?</p></blockquote>
<p>Bu cümlelerinizde anlatım bozukluğu var. Hiç bir şey anlamadım, geçiyorum.</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>KİM muhatap alınmak için gözünü bile kırpmadan Kürt halkını mühimmat olarak kullanır?</p></blockquote>
<p>Bunu da nerden çıkardınız?</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>    Aslında PKK da muhatap alınma konusunda diretmiyor. …(blogcular)</p>
<p>Sn.Blogcular karar verin lütfen. Aşağıdaki satırları da siz yazdınız.</p>
<p>    PKK’nın bir amacı olmadığını nerden çıkardınız? ………… Günümüzde ise talepleri kısmi özerklik üzerine kurulu, Kürt Sorunu’nun çözümünde muhatap alınmak istiyor. Ha bir yandan size hak veriyorum. PKK’nın ne istediğini merak eden bir medyamız yok. Haliyle merak edip okumayanlar da sizin gibi cahil kalıyor.(blogcular)</p></blockquote>
<p>Yazdıklarım birbiriyle tutarlı. Diretmiyor demek istemiyor demek değil. OK ?</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>Yukarıda bunu farklı kelimelerle ifade eden yorumcuyu resmi söylemi dillendirmekle itham etmiştiniz! Hadi ben de naifçe sorayım;Cahil olmadığınıza göre kötü niyetli misiniz peki! Ayrıca da ne demek “kötü niyet”?</p></blockquote>
<p>Şeyleri birbiriyle karıştırıp çorba yapmayı seviyorsunuz anlaşılan. Siz benim söylediklerimi söyleyen bir devlet yetkilisi duydunuz mu hiç? Kötü niyet şu: Son 1 yılda yapılan iyileştirmeleri öne sürüp 32 yıl önce dağa çıkma kararı almış bir örgütü, aaa ne kadar ayıp, burda siyaset yapmak varken niye dağa çıktın diye eleştirmek kötü niyettir.</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>Sizce o homojen Kürt yapısı içinden birileri çıkar da “işte bunlar da bizim Kürt dosyamız, taleplerimiz de bunlar.Bunları hayata geçirecek her türlü demokratik adımı atacak tüm siyasi partilerle ortak hareket edeceğiz.Bizim PKK silahlı terör örgütü ile hiçbir ilişkimiz yok barış isteyen Kürt halkını temsil ediyoruz” diyebilir mi? Bunu söyleyen akil adamlar Kürt kimliğine/sorununa(!) ihanet etmiş hain olarak işaret edilmeyi hak eder mi?Tabii asimile olmakla Kürt kimliğini inkar etmeyi kast etmiyorsanız?</p></blockquote>
<p>Tek kelime: etmez. PKK&#8217;nın baskıcılığını yukarıda eleştirdim.</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>Evvelsi gün 32.gün’de 11 yıl önce aldığı emirle mangasını ve dağları terk eden Yüksel Genç hanım vardı.TSK operasyonlarının aylardır devam ettiğini ve bunun neticesinde PKK eylemlerinin artmış olduğunu söyledi.Dediğiniz gibi sadece halka göre tek amacı adam öldürmek değil.Kendi ifadelerine göre muhataplık sorunun çözümü için “tek çareleri” adam öldürmek-miş! </p></blockquote>
<p>Benle ilgili değil aslında. Yine de Yüksel Hn&#8217;ın söylediklerinden nasıl o anlamı çıkardınız anlamak güç. Kadın eylemleri operasyonlara bağlamış. Muhataplık neresinde bunun?</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>Şiddetin esir aldığı bir oluşumun barış için muhatap alınması sizce mümkün mü?</p></blockquote>
<p>Devlet kimle savaşıyor? PKK ile değil mi? İnsan kiminle barış yapar? Savaştığıyla. Bakın ne kadar basit değil mi? Neden insanlar bunu kabullenemiyor? Neden biliyor musunuz? Kibirden. </p>
<p>İlla bir 10 yıl daha mı geçmesi lazım? Şimdi şimdi konuşulmaya başlandı neyse ki.</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>Kürtler(akil adamları dahil), kendilerinin PKK adı altında genellemez ve asli temsil yetkisine sahip tek muhatap olarak PKK’yı ilan,işaret ve kabul etmezlerse sizce çözüm üretilebilir mi? Bu Kürtlerin kimlikleri gibi takdim edilen PKK’ya ihanet ya da PKK’ya yönelik adil olmayan bir eleştiriolarak okunabilir mi?</p></blockquote>
<p>PKK&#8217;nın tüm Kürtleri temsil etmediğ aşikar. PKK&#8217;lı olmayan bir Kürt PKK&#8217;ya da ihanet etmiş falan değildir, PKK aksini düşünse de. (Sanırım bu cümleyi duymak istiyordunuz)<br />
PKK&#8217;nın sorunun irice taraflarından biri olduğu belli. Kürt sorunu, PKK ile hem ilintili hem de ondan bağımsız. Hüner bu ikisini bir arada çözmekte yatıyor.</p>
<p>Size yanıt vermek çok yorucu. En iyisi ben size bir daha bulaşmıyım <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ali duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52769</link>
		<dc:creator>ali duman</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 18:40:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52769</guid>
		<description>sn. blogcular

öyle anlaşılıyor ki, işinize gelmeyen ve/veya katılmadığınız her fikir, her görüş sizin için çok rahatlıkla  "meseleden kaçış meselesi" olarak yaftalanmaktadır, sanırım bu sıkca başvurduğunuz kolaycı bir tarz ve söylem, bu konuda bir sınırınızın olmadığı, ısrarla sapla samanı karıştırmaktaki maharetinizden de belli oluyor. 

ben pkk'yı resmi ideolojinin uşağı ve kuklası olarak tespit ederken, pkk'yı savunan biri olarak siz de beni resmi ideolojiyi savunmakla itham ediyorsunuz, resmi ideolojiyi savunuyor olsaydım, pkk'yı da savunuyor olmam gerekirdi, zira pkk'yı eleştirmemin nedeni pkk'nın resmi ideolojiye kukla olmasıdır.

28 şubata giden süreçte, darbenin koşullarını sağlamak ve erbakan hükümetini yıkmak için irtica tehlikesi ön plana çıkarılmalıydı, öyle de oldu, o süreçte her ne hikmetse görünmez bir el devreye girdi ve pkk'ya kırmızı ışık yandı, beklemesi gerekiyordu, kuzu kuzu bekledi.

salt bu örnek bile pkk'nın nasıl bir örgüt olduğunu ortaya koymaya yetmektedir. 

her nedense pkk'nın kurucularından pilot kod adlı pilot yüzbaşının yapmış olduğu "kuruluş aşamasında askeri uçaklarla pkk'ya para taşıdık" itiraflarını görmek  hortumcu ve ergenekoncu merkez medyası da dahil kimsenin işine gelmedi.
 
hulasa; varsa fikriniz ve/veya fikirlere olan katılmadığınız hususlar pek tabiki söyleyeceksiniz, ancak fikir beyan etmek, hüküm vermek veya yaftalamak değildir.

en nihayetinde polemik polemiktir, bir fikri düşünceyi içermesi de, bir fikre ve düşünceye katkı sağlaması da beklenemez. 

aşağıdaki sitede bir pkk itirafçısından  dinleyin bakalım, pkk'nın amacı neymiş, kulağınızla duyun, pkk militanının  "sözde bağımsızlıkla bizi kandırdılar, asıl amacın bağımsızlıkla alakası yok" itirafını.

http://www.izlesene.com/video/haber-itirafci-pkk/2144479

not : "cahil"miyim, "kötü niyetli"miyim, hangisiyim, -üçüncü bir hüküm bekliyordum gelmedi- bir karar verebildiniz mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sn. blogcular</p>
<p>öyle anlaşılıyor ki, işinize gelmeyen ve/veya katılmadığınız her fikir, her görüş sizin için çok rahatlıkla  &#8220;meseleden kaçış meselesi&#8221; olarak yaftalanmaktadır, sanırım bu sıkca başvurduğunuz kolaycı bir tarz ve söylem, bu konuda bir sınırınızın olmadığı, ısrarla sapla samanı karıştırmaktaki maharetinizden de belli oluyor. </p>
<p>ben pkk&#8217;yı resmi ideolojinin uşağı ve kuklası olarak tespit ederken, pkk&#8217;yı savunan biri olarak siz de beni resmi ideolojiyi savunmakla itham ediyorsunuz, resmi ideolojiyi savunuyor olsaydım, pkk&#8217;yı da savunuyor olmam gerekirdi, zira pkk&#8217;yı eleştirmemin nedeni pkk&#8217;nın resmi ideolojiye kukla olmasıdır.</p>
<p>28 şubata giden süreçte, darbenin koşullarını sağlamak ve erbakan hükümetini yıkmak için irtica tehlikesi ön plana çıkarılmalıydı, öyle de oldu, o süreçte her ne hikmetse görünmez bir el devreye girdi ve pkk&#8217;ya kırmızı ışık yandı, beklemesi gerekiyordu, kuzu kuzu bekledi.</p>
<p>salt bu örnek bile pkk&#8217;nın nasıl bir örgüt olduğunu ortaya koymaya yetmektedir. </p>
<p>her nedense pkk&#8217;nın kurucularından pilot kod adlı pilot yüzbaşının yapmış olduğu &#8220;kuruluş aşamasında askeri uçaklarla pkk&#8217;ya para taşıdık&#8221; itiraflarını görmek  hortumcu ve ergenekoncu merkez medyası da dahil kimsenin işine gelmedi.</p>
<p>hulasa; varsa fikriniz ve/veya fikirlere olan katılmadığınız hususlar pek tabiki söyleyeceksiniz, ancak fikir beyan etmek, hüküm vermek veya yaftalamak değildir.</p>
<p>en nihayetinde polemik polemiktir, bir fikri düşünceyi içermesi de, bir fikre ve düşünceye katkı sağlaması da beklenemez. </p>
<p>aşağıdaki sitede bir pkk itirafçısından  dinleyin bakalım, pkk&#8217;nın amacı neymiş, kulağınızla duyun, pkk militanının  &#8220;sözde bağımsızlıkla bizi kandırdılar, asıl amacın bağımsızlıkla alakası yok&#8221; itirafını.</p>
<p><a href="http://www.izlesene.com/video/haber-itirafci-pkk/2144479" rel="nofollow">http://www.izlesene.com/video/haber-itirafci-pkk/2144479</a></p>
<p>not : &#8220;cahil&#8221;miyim, &#8220;kötü niyetli&#8221;miyim, hangisiyim, -üçüncü bir hüküm bekliyordum gelmedi- bir karar verebildiniz mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52766</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 16:29:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52766</guid>
		<description>Sn.Blogcular,
&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;KİM&lt;/strong&gt; istiyor? İsrail, Amerika vs. ? Komplo teorisi bol bu ülkede nasıl olsa. Şimdi Kürtler dediğimizde homojen bir kitleyi kastettmiyoruz şüphesiz. &lt;strong&gt;Kürtlerin içinde bağımsızlık isteyen de var, özerklik isteyen de, temel hak ve özgürlüklerini isteyen de. Hatta belki bunların hiçbirini istemeyen de olabilir.&lt;/strong&gt;(asimilasyonun başarılı olduğu kitle) 

PKK’yı eleştirebilirsiniz, adam öldürdüğü, şiddet kullandığı vs için. Ama düşmanınızı dahi eleştirirken adil olmak zorundasınızdır &lt;/blockquote&gt;

Haklısınız.

&lt;em&gt;Düşmanını takdir etmeyen, tekdir de edemez, ederse hacil olur. Dostunu ise hakkıyla takdir etmemiş olur…(Ergun Göze/ &lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=9842" rel="nofollow"&gt;Adı&lt;/a&gt; geçen kitabın önsözünden.sf.10)&lt;/em&gt;

Haklı olmasına haklısınız da homojen olmayan kitleden bahsedildiğini siz de işaret etmişsiniz.Pekii zaman içindeki değişim/dönüşümünden bahsettiğiniz PKK'nın yapısı homojen mi? Kürtlerin homojen bir kitle olmadığını ifade ettiğiniz gibi PKK’nın da homojen bir yapı olmadığını neden söyleyemiyorsunuz? 

PKK içinde ısrarla silaha ve şiddete başvuranlar değişim ve dönüşümü kesinlikle kabul etmeyen 30 sene önceki zihniyeti güdenler için Ali beye üzüleceğiniz gibi sadece üzülmekle yetinebilir misiniz? "Amaçlarını gerçekleştirmeyi mümkün kılacak şartların mevcut olmadığını bile bile şiddet ve ölümde ısrar etmek" eleştirilirken nasıl adil olunabilir inanın ben bilmiyorum.Siz?

&lt;blockquote&gt;Kürtler bu konuda homojen bir duruş sergilemiyor diye hemen komplo teorilerine mi, sarılmak lazım?(blogcular).&lt;/blockquote&gt;

Komplo teorisi içeren tek bir satır dahi yazmadım. Aksine PKK’nın sizin yazdığınız (&lt;strong&gt;Kürtlerin içinde bağımsızlık isteyen de var, özerklik isteyen de, temel hak ve özgürlüklerini isteyen de. Hatta belki bunların hiçbirini istemeyen de olabilir.(asimilasyonun başarılı olduğu kitle)&lt;/strong&gt;) homojen Kürt kitlesine rağmen/ yok sayarak şiddet faaliyetlerini sürdürdüğüydü. Eleştirdiğim şiddetten asla vazgeçmeyen ve varlığını şiddetle devam ettiren bir oluşum. Şiddeti kınayan, şiddet içeren faaliyetlerle arasına mesafe koyan ve farklı barışçıl yolların varlığına inananları nasıl tanımlamış olduğunuza bakın:&lt;strong&gt;asimilasyonun başarılı olduğu kitle!&lt;/strong&gt; Silah ve şiddetten uzak duran Kürt asimile olmuş mu demektir,öyle mi?

&lt;blockquote&gt;Şimdi Kürtler dediğimizde homojen bir kitleyi kastettmiyoruz şüphesiz.
!!??
Kürtler bu konuda homojen bir duruş sergilemiyor diye hemen komplo teorilerine mi, sarılmak lazım?&lt;/blockquote&gt;

Her ikisi de sizin satırlarınız. Homojen olmayan bir kitleden homojen bir duruş sergilemesini siz bekliyorsunuz.Ve anladığım kadarıyla sizin için PKK homojen bir duruş için her türlü yola başvurabilen (şartlara uygun!) bu noktada sınır tanımayan ve bu şekilde kabullenilmek zorunda olunan bir oluşum.O halde nasıl bir adil PKK eleştirisi bekliyorsunuz? Lütfen en azından benim sizin ne demek istediğinizi anlayabilmem için siz PKK’yı bölüp parçalamadan adil olarak eleştirebilir misiniz? Resmi söylemle örtüşmeyen PKK eleştirisinin nasıl yapıldığını ehlinden öğrenmek isterim doğrusu. 
&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;Kürtlerin muhatap alındığı nereden çıktı?&lt;/strong&gt; Ben niye göremiyorum, bunda da ben cahil kaldım anlaşılan.(blogcular)&lt;/blockquote&gt;
Homojen bir duruş sergilemek için gördüklerinizi görmekten gelmek için gözlerinizi kapatsanız bile satırlarınız aksini söylüyor;
&lt;blockquote&gt;Siz &lt;strong&gt;o zaman&lt;/strong&gt; nasıl bir Türkiye vardı biliyor musunuz? Bırakın ana dilde eğitimi, Kürt sorununa dikkat çekmek için yürüyüş yapmak bile suçtu. Yani etraf güllük gülistanlıkken kimse dağa çıkmış değil.
….. 
&lt;strong&gt;Günümüzde ise&lt;/strong&gt; talepleri kısmi özerklik üzerine kurulu, Kürt Sorunu’nun çözümünde muhatap alınmak istiyor.&lt;/blockquote&gt;
Sorumu tekrar edeyim değişen dönüşen ve homojen bir yapıya sahip olmayan sadece Kürtlerle mi GÜNÜMÜZE gelindi? PKK söke söke mi Bağımsız Kürt devleti isteğinden özerklik isteğine geçebilmeyi şiddet kullanarak başardı,öyle mi? Bu tersine ve zorlama bir biz BAŞARDINdık çıkarımı değil mi sizce?
&lt;blockquote&gt;Şimdi muhatap alırken kimi muhatap aldığınız çok önemli. PKK’yı muhatap alma, BDP’yi muhatap alma. E kimi muhatap alacaksınız? (blogcular)&lt;/blockquote&gt;
Siz söylüyorsunuz işte muhatap alınıyor zaten. Şiddete kaynaklık eden sorun şimdi ”muhatap” alınmakla ilgili. BDP aynı şiddet nedeniyle kendisi “imha” etmek zorunda kaldı. Muhatap alınmak isteyen rakiplerini temizliyor!!

Şuanda şiddete başvurulma sebebi sorun çözmek falan değil muhatap kabul edilmek için. &lt;strong&gt;KİM&lt;/strong&gt; muhatap alınmak için gözünü bile kırpmadan Kürt halkını mühimmat olarak kullanır?
&lt;blockquote&gt;Aslında PKK da muhatap alınma konusunda diretmiyor. …(blogcular)&lt;/blockquote&gt;
Sn.Blogcular karar verin lütfen. Aşağıdaki satırları da siz yazdınız. 

&lt;blockquote&gt;PKK’nın bir amacı olmadığını nerden çıkardınız? ………... Günümüzde ise talepleri kısmi özerklik üzerine kurulu,&lt;strong&gt; Kürt Sorunu’nun çözümünde muhatap alınmak istiyor.&lt;/strong&gt; Ha bir yandan size hak veriyorum. PKK’nın ne istediğini merak eden bir medyamız yok. Haliyle merak edip okumayanlar da sizin gibi cahil kalıyor.(blogcular)&lt;/blockquote&gt;

Şu anki sorun “Muhatap alınma sorunu”.Dillendirilen de bu.Şiddet ile dillendiren de PKK.
PKK konuşurken BDP ye susmak ve çaresizce eylemleri savunmak düşüyor maalesef.

&lt;blockquote&gt;Şiddete bir kere bulaştınız mı, varlığınızı esir alır. PKK’yı da esir almış. Şu saatten sonra da kurtulması pek mümkün değil.(blogcular)&lt;/blockquote&gt;

Yukarıda bunu farklı kelimelerle ifade eden yorumcuyu resmi söylemi dillendirmekle itham etmiştiniz! Hadi ben de naifçe sorayım;Cahil olmadığınıza göre kötü niyetli misiniz peki! Ayrıca da ne demek “kötü niyet”?

&lt;blockquote&gt;…ama PKK hakkındaki söyleminiz resmi söylemle örtüşüyor. O eleştirdiklerinizle aynı şeyleri söylüyorsunuz. Bence bir daha düşünün.(blogcular)&lt;/blockquote&gt;

Sizce o homojen Kürt yapısı içinden birileri çıkar da “işte bunlar da bizim Kürt dosyamız, taleplerimiz de bunlar.Bunları hayata geçirecek her türlü demokratik adımı atacak tüm siyasi partilerle ortak hareket edeceğiz.Bizim PKK silahlı terör örgütü ile hiçbir ilişkimiz yok barış isteyen Kürt halkını temsil ediyoruz” diyebilir mi? Bunu söyleyen akil adamlar Kürt kimliğine/sorununa(!) ihanet etmiş hain olarak işaret edilmeyi hak eder mi?Tabii asimile olmakla Kürt kimliğini inkar etmeyi kast etmiyorsanız?
&lt;blockquote&gt;Yahu adamlar 10 yıl önce vazgeçti ayrılıkçılıktan. Ne istediği bu kadar aşikar mı halkça? Halka göre PKK, tek amacı adam öldürmek olan bir örgüt. Ama pardon, yoksa tam da böyle mi olması gerekiyordu?(blogcular)&lt;/blockquote&gt;
Evvelsi gün 32.gün’de 11 yıl önce aldığı emirle mangasını ve dağları terk eden Yüksel Genç hanım vardı.TSK operasyonlarının aylardır devam ettiğini ve bunun neticesinde PKK eylemlerinin artmış olduğunu söyledi.Dediğiniz gibi sadece halka göre tek amacı adam öldürmek değil.Kendi ifadelerine göre muhataplık sorunun çözümü için “tek çareleri” adam öldürmek-miş! 

&lt;blockquote&gt;Çözüm istemeyen PKK mı yoksa Türk Devleti mi?(Blogcular)
!!?? 
Şiddete bir kere bulaştınız mı, varlığınızı esir alır. PKK’yı da esir almış. Şu saatten sonra da kurtulması pek mümkün değil.(blogcular)&lt;/blockquote&gt;

Şiddetin esir aldığı bir oluşumun barış için muhatap alınması sizce mümkün mü?

Kelime oyunlarıyla ilgili bir hatırlatma :)&lt;strong&gt; Bu ülkede “genelleme” yapma karşıtları var. Sanki Türkler deyince “her Türk” denmek istiyor gibi.&lt;/strong&gt;(blogcular)

Kürtler(akil adamları dahil), kendilerinin PKK adı altında genellemez ve asli temsil yetkisine sahip tek  muhatap olarak PKK’yı ilan,işaret ve kabul etmezlerse sizce çözüm üretilebilir mi? Bu Kürtlerin kimlikleri gibi takdim edilen PKK’ya ihanet ya da PKK'ya yönelik adil olmayan bir eleştiriolarak okunabilir mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn.Blogcular,</p>
<blockquote><p><strong>KİM</strong> istiyor? İsrail, Amerika vs. ? Komplo teorisi bol bu ülkede nasıl olsa. Şimdi Kürtler dediğimizde homojen bir kitleyi kastettmiyoruz şüphesiz. <strong>Kürtlerin içinde bağımsızlık isteyen de var, özerklik isteyen de, temel hak ve özgürlüklerini isteyen de. Hatta belki bunların hiçbirini istemeyen de olabilir.</strong>(asimilasyonun başarılı olduğu kitle) </p>
<p>PKK’yı eleştirebilirsiniz, adam öldürdüğü, şiddet kullandığı vs için. Ama düşmanınızı dahi eleştirirken adil olmak zorundasınızdır </p></blockquote>
<p>Haklısınız.</p>
<p><em>Düşmanını takdir etmeyen, tekdir de edemez, ederse hacil olur. Dostunu ise hakkıyla takdir etmemiş olur…(Ergun Göze/ <a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=9842" rel="nofollow">Adı</a> geçen kitabın önsözünden.sf.10)</em></p>
<p>Haklı olmasına haklısınız da homojen olmayan kitleden bahsedildiğini siz de işaret etmişsiniz.Pekii zaman içindeki değişim/dönüşümünden bahsettiğiniz PKK&#8217;nın yapısı homojen mi? Kürtlerin homojen bir kitle olmadığını ifade ettiğiniz gibi PKK’nın da homojen bir yapı olmadığını neden söyleyemiyorsunuz? </p>
<p>PKK içinde ısrarla silaha ve şiddete başvuranlar değişim ve dönüşümü kesinlikle kabul etmeyen 30 sene önceki zihniyeti güdenler için Ali beye üzüleceğiniz gibi sadece üzülmekle yetinebilir misiniz? &#8220;Amaçlarını gerçekleştirmeyi mümkün kılacak şartların mevcut olmadığını bile bile şiddet ve ölümde ısrar etmek&#8221; eleştirilirken nasıl adil olunabilir inanın ben bilmiyorum.Siz?</p>
<blockquote><p>Kürtler bu konuda homojen bir duruş sergilemiyor diye hemen komplo teorilerine mi, sarılmak lazım?(blogcular).</p></blockquote>
<p>Komplo teorisi içeren tek bir satır dahi yazmadım. Aksine PKK’nın sizin yazdığınız (<strong>Kürtlerin içinde bağımsızlık isteyen de var, özerklik isteyen de, temel hak ve özgürlüklerini isteyen de. Hatta belki bunların hiçbirini istemeyen de olabilir.(asimilasyonun başarılı olduğu kitle)</strong>) homojen Kürt kitlesine rağmen/ yok sayarak şiddet faaliyetlerini sürdürdüğüydü. Eleştirdiğim şiddetten asla vazgeçmeyen ve varlığını şiddetle devam ettiren bir oluşum. Şiddeti kınayan, şiddet içeren faaliyetlerle arasına mesafe koyan ve farklı barışçıl yolların varlığına inananları nasıl tanımlamış olduğunuza bakın:<strong>asimilasyonun başarılı olduğu kitle!</strong> Silah ve şiddetten uzak duran Kürt asimile olmuş mu demektir,öyle mi?</p>
<blockquote><p>Şimdi Kürtler dediğimizde homojen bir kitleyi kastettmiyoruz şüphesiz.<br />
!!??<br />
Kürtler bu konuda homojen bir duruş sergilemiyor diye hemen komplo teorilerine mi, sarılmak lazım?</p></blockquote>
<p>Her ikisi de sizin satırlarınız. Homojen olmayan bir kitleden homojen bir duruş sergilemesini siz bekliyorsunuz.Ve anladığım kadarıyla sizin için PKK homojen bir duruş için her türlü yola başvurabilen (şartlara uygun!) bu noktada sınır tanımayan ve bu şekilde kabullenilmek zorunda olunan bir oluşum.O halde nasıl bir adil PKK eleştirisi bekliyorsunuz? Lütfen en azından benim sizin ne demek istediğinizi anlayabilmem için siz PKK’yı bölüp parçalamadan adil olarak eleştirebilir misiniz? Resmi söylemle örtüşmeyen PKK eleştirisinin nasıl yapıldığını ehlinden öğrenmek isterim doğrusu. </p>
<blockquote><p><strong>Kürtlerin muhatap alındığı nereden çıktı?</strong> Ben niye göremiyorum, bunda da ben cahil kaldım anlaşılan.(blogcular)</p></blockquote>
<p>Homojen bir duruş sergilemek için gördüklerinizi görmekten gelmek için gözlerinizi kapatsanız bile satırlarınız aksini söylüyor;</p>
<blockquote><p>Siz <strong>o zaman</strong> nasıl bir Türkiye vardı biliyor musunuz? Bırakın ana dilde eğitimi, Kürt sorununa dikkat çekmek için yürüyüş yapmak bile suçtu. Yani etraf güllük gülistanlıkken kimse dağa çıkmış değil.<br />
…..<br />
<strong>Günümüzde ise</strong> talepleri kısmi özerklik üzerine kurulu, Kürt Sorunu’nun çözümünde muhatap alınmak istiyor.</p></blockquote>
<p>Sorumu tekrar edeyim değişen dönüşen ve homojen bir yapıya sahip olmayan sadece Kürtlerle mi GÜNÜMÜZE gelindi? PKK söke söke mi Bağımsız Kürt devleti isteğinden özerklik isteğine geçebilmeyi şiddet kullanarak başardı,öyle mi? Bu tersine ve zorlama bir biz BAŞARDINdık çıkarımı değil mi sizce?</p>
<blockquote><p>Şimdi muhatap alırken kimi muhatap aldığınız çok önemli. PKK’yı muhatap alma, BDP’yi muhatap alma. E kimi muhatap alacaksınız? (blogcular)</p></blockquote>
<p>Siz söylüyorsunuz işte muhatap alınıyor zaten. Şiddete kaynaklık eden sorun şimdi ”muhatap” alınmakla ilgili. BDP aynı şiddet nedeniyle kendisi “imha” etmek zorunda kaldı. Muhatap alınmak isteyen rakiplerini temizliyor!!</p>
<p>Şuanda şiddete başvurulma sebebi sorun çözmek falan değil muhatap kabul edilmek için. <strong>KİM</strong> muhatap alınmak için gözünü bile kırpmadan Kürt halkını mühimmat olarak kullanır?</p>
<blockquote><p>Aslında PKK da muhatap alınma konusunda diretmiyor. …(blogcular)</p></blockquote>
<p>Sn.Blogcular karar verin lütfen. Aşağıdaki satırları da siz yazdınız. </p>
<blockquote><p>PKK’nın bir amacı olmadığını nerden çıkardınız? ………&#8230; Günümüzde ise talepleri kısmi özerklik üzerine kurulu,<strong> Kürt Sorunu’nun çözümünde muhatap alınmak istiyor.</strong> Ha bir yandan size hak veriyorum. PKK’nın ne istediğini merak eden bir medyamız yok. Haliyle merak edip okumayanlar da sizin gibi cahil kalıyor.(blogcular)</p></blockquote>
<p>Şu anki sorun “Muhatap alınma sorunu”.Dillendirilen de bu.Şiddet ile dillendiren de PKK.<br />
PKK konuşurken BDP ye susmak ve çaresizce eylemleri savunmak düşüyor maalesef.</p>
<blockquote><p>Şiddete bir kere bulaştınız mı, varlığınızı esir alır. PKK’yı da esir almış. Şu saatten sonra da kurtulması pek mümkün değil.(blogcular)</p></blockquote>
<p>Yukarıda bunu farklı kelimelerle ifade eden yorumcuyu resmi söylemi dillendirmekle itham etmiştiniz! Hadi ben de naifçe sorayım;Cahil olmadığınıza göre kötü niyetli misiniz peki! Ayrıca da ne demek “kötü niyet”?</p>
<blockquote><p>…ama PKK hakkındaki söyleminiz resmi söylemle örtüşüyor. O eleştirdiklerinizle aynı şeyleri söylüyorsunuz. Bence bir daha düşünün.(blogcular)</p></blockquote>
<p>Sizce o homojen Kürt yapısı içinden birileri çıkar da “işte bunlar da bizim Kürt dosyamız, taleplerimiz de bunlar.Bunları hayata geçirecek her türlü demokratik adımı atacak tüm siyasi partilerle ortak hareket edeceğiz.Bizim PKK silahlı terör örgütü ile hiçbir ilişkimiz yok barış isteyen Kürt halkını temsil ediyoruz” diyebilir mi? Bunu söyleyen akil adamlar Kürt kimliğine/sorununa(!) ihanet etmiş hain olarak işaret edilmeyi hak eder mi?Tabii asimile olmakla Kürt kimliğini inkar etmeyi kast etmiyorsanız?</p>
<blockquote><p>Yahu adamlar 10 yıl önce vazgeçti ayrılıkçılıktan. Ne istediği bu kadar aşikar mı halkça? Halka göre PKK, tek amacı adam öldürmek olan bir örgüt. Ama pardon, yoksa tam da böyle mi olması gerekiyordu?(blogcular)</p></blockquote>
<p>Evvelsi gün 32.gün’de 11 yıl önce aldığı emirle mangasını ve dağları terk eden Yüksel Genç hanım vardı.TSK operasyonlarının aylardır devam ettiğini ve bunun neticesinde PKK eylemlerinin artmış olduğunu söyledi.Dediğiniz gibi sadece halka göre tek amacı adam öldürmek değil.Kendi ifadelerine göre muhataplık sorunun çözümü için “tek çareleri” adam öldürmek-miş! </p>
<blockquote><p>Çözüm istemeyen PKK mı yoksa Türk Devleti mi?(Blogcular)<br />
!!??<br />
Şiddete bir kere bulaştınız mı, varlığınızı esir alır. PKK’yı da esir almış. Şu saatten sonra da kurtulması pek mümkün değil.(blogcular)</p></blockquote>
<p>Şiddetin esir aldığı bir oluşumun barış için muhatap alınması sizce mümkün mü?</p>
<p>Kelime oyunlarıyla ilgili bir hatırlatma <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> <strong> Bu ülkede “genelleme” yapma karşıtları var. Sanki Türkler deyince “her Türk” denmek istiyor gibi.</strong>(blogcular)</p>
<p>Kürtler(akil adamları dahil), kendilerinin PKK adı altında genellemez ve asli temsil yetkisine sahip tek  muhatap olarak PKK’yı ilan,işaret ve kabul etmezlerse sizce çözüm üretilebilir mi? Bu Kürtlerin kimlikleri gibi takdim edilen PKK’ya ihanet ya da PKK&#8217;ya yönelik adil olmayan bir eleştiriolarak okunabilir mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Blogcular tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52763</link>
		<dc:creator>Blogcular</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 15:23:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52763</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;yorumlarımın tamamında en önemli husus, pkk’nın aslında resmi ideolojinin bir ürünü olduğunu vurgulamaktayım. türk milliyetçiliğinin ya da resmi ideolojinin pkk’yı bilinçli şekilde yarattığını vurgulamaktayım, bunu anlayamadıysanız o benim sorunum değil.&lt;/blockquote&gt;

Çok güzel ifade etmişsiniz aslında ama doğrunun tam tersini. PKK'yı resmi ideolojinin bilinçli bir şekilde yarattığını söylemek sorunla yüzleşmekten kaçmak için ne güzel bir kaçış yolu. 

Resmi ideoloji ile şu noktada örtüşüyorsunuz: İkiniz de PKK'yı günah keçisi ilan etmekten başka bir şey yapmıyor. Resmi İdeoloji için bunun nasıl yapıldığı pek de önemli değil. Hatta kendi meşruiyeti pahasına yapılması da...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>yorumlarımın tamamında en önemli husus, pkk’nın aslında resmi ideolojinin bir ürünü olduğunu vurgulamaktayım. türk milliyetçiliğinin ya da resmi ideolojinin pkk’yı bilinçli şekilde yarattığını vurgulamaktayım, bunu anlayamadıysanız o benim sorunum değil.</p></blockquote>
<p>Çok güzel ifade etmişsiniz aslında ama doğrunun tam tersini. PKK&#8217;yı resmi ideolojinin bilinçli bir şekilde yarattığını söylemek sorunla yüzleşmekten kaçmak için ne güzel bir kaçış yolu. </p>
<p>Resmi ideoloji ile şu noktada örtüşüyorsunuz: İkiniz de PKK&#8217;yı günah keçisi ilan etmekten başka bir şey yapmıyor. Resmi İdeoloji için bunun nasıl yapıldığı pek de önemli değil. Hatta kendi meşruiyeti pahasına yapılması da&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ali duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52761</link>
		<dc:creator>ali duman</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 14:34:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52761</guid>
		<description>sn. blogcular,

hakkımda iki kere yorumda bulundunuz birincisinde "cahil" olduğuma, ikincisinde de "cahil değil, kötü niyetli olduğuma" hükmettiniz, üçüncünsünde ne hüküm vereceksiniz?

merakla beklemekteyim.

pkk hakkında söylediklerimin resmi ideoloji ile örtüştüğüne de hükmetmişsiniz.

yorumlarımın tamamında en önemli husus, pkk'nın aslında resmi ideolojinin bir ürünü olduğunu vurgulamaktayım. türk milliyetçiliğinin ya da resmi ideolojinin pkk'yı bilinçli şekilde yarattığını vurgulamaktayım, bunu anlayamadıysanız o benim sorunum değil.

resmi ideoloji ile çok örtüşüyorum!!! resmi ideoloji de aynen benim gibi pkk'yı kendisinin yarattığını mı söylüyor da onunla çok örtüşüyorum, hayret etmemek elde değil.

fazla uzatmayacağım, itiraf edeyim ki, pkk hakkındaki düşünceleriniz benim 10 yıl önceki düşüncelerimle birebir aynı, ancak ergenekon ve gün yüzüne  çıkan gerçekler, pkk'nın bir kukla olduğunu, derin devlet/ergenekon tarafından kendisine çizilen çerçevede rolünü oynadığını ortaya çıkarmıştır. o çizilen çerçevede ise özgürlük, bağımsızlık yok zaten, işte bu yüzden de pkk hiç bir zaman özgür ve bağımsız bir devlet amacı içinde olmamıştır.

uzatmayacağım zira sağolsunlar diğer yorumcu arkadaşlar bu konuya çok fazlasıyla açıklık getirmişler, getirmeye de devam etmektedirler. 

selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sn. blogcular,</p>
<p>hakkımda iki kere yorumda bulundunuz birincisinde &#8220;cahil&#8221; olduğuma, ikincisinde de &#8220;cahil değil, kötü niyetli olduğuma&#8221; hükmettiniz, üçüncünsünde ne hüküm vereceksiniz?</p>
<p>merakla beklemekteyim.</p>
<p>pkk hakkında söylediklerimin resmi ideoloji ile örtüştüğüne de hükmetmişsiniz.</p>
<p>yorumlarımın tamamında en önemli husus, pkk&#8217;nın aslında resmi ideolojinin bir ürünü olduğunu vurgulamaktayım. türk milliyetçiliğinin ya da resmi ideolojinin pkk&#8217;yı bilinçli şekilde yarattığını vurgulamaktayım, bunu anlayamadıysanız o benim sorunum değil.</p>
<p>resmi ideoloji ile çok örtüşüyorum!!! resmi ideoloji de aynen benim gibi pkk&#8217;yı kendisinin yarattığını mı söylüyor da onunla çok örtüşüyorum, hayret etmemek elde değil.</p>
<p>fazla uzatmayacağım, itiraf edeyim ki, pkk hakkındaki düşünceleriniz benim 10 yıl önceki düşüncelerimle birebir aynı, ancak ergenekon ve gün yüzüne  çıkan gerçekler, pkk&#8217;nın bir kukla olduğunu, derin devlet/ergenekon tarafından kendisine çizilen çerçevede rolünü oynadığını ortaya çıkarmıştır. o çizilen çerçevede ise özgürlük, bağımsızlık yok zaten, işte bu yüzden de pkk hiç bir zaman özgür ve bağımsız bir devlet amacı içinde olmamıştır.</p>
<p>uzatmayacağım zira sağolsunlar diğer yorumcu arkadaşlar bu konuya çok fazlasıyla açıklık getirmişler, getirmeye de devam etmektedirler. </p>
<p>selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52759</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 14:00:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52759</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;&lt;strong&gt;Kahramanlar, katiller...&lt;/strong&gt;

Bir tarafın kahramanları diğer tarafın katili olursa konuşmak da, anlaşmak da mümkün görünmüyor. Konuşsak bile, aynı kavramları farklı durumlar için kullandığımızda konuştuklarımız bir anlam ifade etmiyor. Bir tarafın özgürlük savaşçısı, diğer tarafın teröristi oluyor. 

Durum böyle olunca da siyaset falan yapılamıyor. Kürt halkının temsilcisi benim diye ortaya çıkan, &lt;strong&gt;ben olmasam siz olmazdınız&lt;/strong&gt; diyen bir örgütün yönetimindeki siyasetten sonuç alınabilir mi?

Biz demokratik açılım diyoruz, onlar bu bizim dişimizin kovuğuna bile yetmez diyorlar. Talepler konusunda ise uzlaşma mümkün görünmüyor. &lt;strong&gt;Kürtler ne istiyor sorusunun cevabı hangi Kürtler ile konuştuğunuza göre değişiyor.&lt;/strong&gt; Ancak silahlı olan taraf kuralları belirliyor. Onların talebi ise nihayetinde ayrı bir Kürt devleti kurmak ve Türk devletini olabildiğince zayıflatmak... &lt;strong&gt;Kürt hareketinin en büyük silahı ise sorgusuz, sualsiz, seçeneksiz adanmış hayatlar...&lt;/strong&gt;

Türkler için de durum farklı değil. Cevap hangi Türkler ile konuştuğunuza göre değişiyor. Sonuçta ortak barış tanımı yok. Barış derken içlerinden kaç kişi bu topraklarda birlikte yaşamayı kast ediyor acaba? Tam da bu noktada &lt;strong&gt;taraflardan birisinin kahramanı, diğerinin katili &lt;/strong&gt;oluyor.

Şimdi artık neredeyse üçüncü kuşak gençler dağlarda... Onların artık kendi adlarına bir hayatları yok. Sadece Diyarbakır`da dörtyüzbinin üzerinde çocuğun varlığı düşünülürse, &lt;strong&gt;&lt;em&gt;adanmış&lt;/em&gt;, gencecik hayatlar ise bu örgütün en büyük silahı.&lt;/strong&gt;

.....
http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/26062010/Bunun-icin-olumu-degil-hayati-savunmak-zorundayiz.php&lt;/blockquote&gt;


Ne için &lt;strong&gt;"adanmış"&lt;/strong&gt;!

&lt;blockquote&gt;Peki silahlı mücadelede ısrar eden pkk örgütü yukarıda verilen örneklerden hangisiyle örtüşüyor?
Bağımsız bir Kürdistan mı?Sosyalist bir düzen mi,yoksa Federasyon mu?

Niyet okuyarak,”evet,gerçek niyetini açıklamasa da bunlardan birini istiyor”diyecekler vardır.
.........
Peki demokratik talepler için silahlanan ve savaşan bir başka örgüt örneği var mıdır dünyada?Bağımsızlık istemeyeceksin,ayrı bir devlet istemeyeceksin,rejimi değiştirmek gibi amacın olmayacak ama buna karşın silahta ısrar edeceksin.
………
 &lt;strong&gt;Zira Türkiye kamuoyu bu “açığa çıkmamış emeller”in varlığına bir şekilde ikna edilmiş ve dolayısıyla bu tarz bir algı hakim olmuştur toplumda. &lt;/strong&gt; (b.s.m) &lt;/blockquote&gt;


Topluma hakim olan algı: &lt;strong&gt;Kahramanlar ve Katiller&lt;/strong&gt;!!! 

&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=5652" rel="nofollow"&gt;Ağabeyi Ceyhan Mumcu, Uğur Mumcu'nun PKK'nın ilişkilerini ve para kaynaklarını saptadığını, bu yüzden öldürüldüğünü anlattı.&lt;/a&gt; &lt;/strong&gt;


&lt;blockquote&gt;
…….
Avrupa ülkelerinin başkentlerinde PKK yöneticilerinin, elemanlarının sahip olduğu söylenen restoranlar, şirketler, mağazalar ile karşılaşıyorsunuz. Çoğu zincirler halinde birçok yerde faaliyet gösteriyorlar. Sahiplerinin çoğu da bulundukları ülkenin hatırlı insanları arasında yer alıyor. Bakanlara kolayca ulaşabiliyor, dertlerini anlatabiliyorlar. Burada Kürt halkı yoksulluk içindeyken bunlar nasıl oldu da bu kadar zengin oldular diye hep merak ederim. Güneydoğu`da toprak ve köylü sahipliği meselesini ne Marksist ideoloji, ne batı görmüşlük ne de İslam değiştirmiyor. Avrupa`da insan haklarından yana, kendi topraklarında sahiplikten yanalar. Feodal mantalite PKK`da değişime uğramıyor, tam tersi örgütün desteği ile güçleniyor. Halkların kardeşliği sloganına inansalar da, aynı halk içinde eşitlenmeyi kabul etmedikleri açıkça ortada. &lt;strong&gt;Savaşan halk, nasiplenen ise yüzyıllardır beyler. Savaşanların payına ise her yerde olduğu gibi orada da kahramanlık türküleri düşüyor. &lt;/strong&gt;
……..
http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/26062010/Bunun-icin-olumu-degil-hayati-savunmak-zorundayiz.php&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>Kahramanlar, katiller&#8230;</strong></p>
<p>Bir tarafın kahramanları diğer tarafın katili olursa konuşmak da, anlaşmak da mümkün görünmüyor. Konuşsak bile, aynı kavramları farklı durumlar için kullandığımızda konuştuklarımız bir anlam ifade etmiyor. Bir tarafın özgürlük savaşçısı, diğer tarafın teröristi oluyor. </p>
<p>Durum böyle olunca da siyaset falan yapılamıyor. Kürt halkının temsilcisi benim diye ortaya çıkan, <strong>ben olmasam siz olmazdınız</strong> diyen bir örgütün yönetimindeki siyasetten sonuç alınabilir mi?</p>
<p>Biz demokratik açılım diyoruz, onlar bu bizim dişimizin kovuğuna bile yetmez diyorlar. Talepler konusunda ise uzlaşma mümkün görünmüyor. <strong>Kürtler ne istiyor sorusunun cevabı hangi Kürtler ile konuştuğunuza göre değişiyor.</strong> Ancak silahlı olan taraf kuralları belirliyor. Onların talebi ise nihayetinde ayrı bir Kürt devleti kurmak ve Türk devletini olabildiğince zayıflatmak&#8230; <strong>Kürt hareketinin en büyük silahı ise sorgusuz, sualsiz, seçeneksiz adanmış hayatlar&#8230;</strong></p>
<p>Türkler için de durum farklı değil. Cevap hangi Türkler ile konuştuğunuza göre değişiyor. Sonuçta ortak barış tanımı yok. Barış derken içlerinden kaç kişi bu topraklarda birlikte yaşamayı kast ediyor acaba? Tam da bu noktada <strong>taraflardan birisinin kahramanı, diğerinin katili </strong>oluyor.</p>
<p>Şimdi artık neredeyse üçüncü kuşak gençler dağlarda&#8230; Onların artık kendi adlarına bir hayatları yok. Sadece Diyarbakır`da dörtyüzbinin üzerinde çocuğun varlığı düşünülürse, <strong><em>adanmış</em>, gencecik hayatlar ise bu örgütün en büyük silahı.</strong></p>
<p>&#8230;..<br />
<a href="http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/26062010/Bunun-icin-olumu-degil-hayati-savunmak-zorundayiz.php" rel="nofollow">http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/26062010/Bunun-icin-olumu-degil-hayati-savunmak-zorundayiz.php</a></p></blockquote>
<p>Ne için <strong>&#8220;adanmış&#8221;</strong>!</p>
<blockquote><p>Peki silahlı mücadelede ısrar eden pkk örgütü yukarıda verilen örneklerden hangisiyle örtüşüyor?<br />
Bağımsız bir Kürdistan mı?Sosyalist bir düzen mi,yoksa Federasyon mu?</p>
<p>Niyet okuyarak,”evet,gerçek niyetini açıklamasa da bunlardan birini istiyor”diyecekler vardır.<br />
&#8230;&#8230;&#8230;<br />
Peki demokratik talepler için silahlanan ve savaşan bir başka örgüt örneği var mıdır dünyada?Bağımsızlık istemeyeceksin,ayrı bir devlet istemeyeceksin,rejimi değiştirmek gibi amacın olmayacak ama buna karşın silahta ısrar edeceksin.<br />
………<br />
 <strong>Zira Türkiye kamuoyu bu “açığa çıkmamış emeller”in varlığına bir şekilde ikna edilmiş ve dolayısıyla bu tarz bir algı hakim olmuştur toplumda. </strong> (b.s.m) </p></blockquote>
<p>Topluma hakim olan algı: <strong>Kahramanlar ve Katiller</strong>!!! </p>
<p><strong><a href="http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=5652" rel="nofollow">Ağabeyi Ceyhan Mumcu, Uğur Mumcu&#8217;nun PKK&#8217;nın ilişkilerini ve para kaynaklarını saptadığını, bu yüzden öldürüldüğünü anlattı.</a> </strong></p>
<blockquote><p>
…….<br />
Avrupa ülkelerinin başkentlerinde PKK yöneticilerinin, elemanlarının sahip olduğu söylenen restoranlar, şirketler, mağazalar ile karşılaşıyorsunuz. Çoğu zincirler halinde birçok yerde faaliyet gösteriyorlar. Sahiplerinin çoğu da bulundukları ülkenin hatırlı insanları arasında yer alıyor. Bakanlara kolayca ulaşabiliyor, dertlerini anlatabiliyorlar. Burada Kürt halkı yoksulluk içindeyken bunlar nasıl oldu da bu kadar zengin oldular diye hep merak ederim. Güneydoğu`da toprak ve köylü sahipliği meselesini ne Marksist ideoloji, ne batı görmüşlük ne de İslam değiştirmiyor. Avrupa`da insan haklarından yana, kendi topraklarında sahiplikten yanalar. Feodal mantalite PKK`da değişime uğramıyor, tam tersi örgütün desteği ile güçleniyor. Halkların kardeşliği sloganına inansalar da, aynı halk içinde eşitlenmeyi kabul etmedikleri açıkça ortada. <strong>Savaşan halk, nasiplenen ise yüzyıllardır beyler. Savaşanların payına ise her yerde olduğu gibi orada da kahramanlık türküleri düşüyor. </strong><br />
……..<br />
<a href="http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/26062010/Bunun-icin-olumu-degil-hayati-savunmak-zorundayiz.php" rel="nofollow">http://www.birikimhaber.com/Haber/Gundem/26062010/Bunun-icin-olumu-degil-hayati-savunmak-zorundayiz.php</a></p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Blogcular tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52757</link>
		<dc:creator>Blogcular</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 13:24:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52757</guid>
		<description>@b.s.m

söylediklerinize katılıyorum. aslında bu soruyu PKK'ya sormak lazım. Ben yukarda kendi fikrimi ifade ettim. Biraz daha detaylı olarak açayım.

En başta 26 yıl savaşan bir örgütün durup dururken silahları bırakmasını bekleyemezsiniz. Silah o örgüt için bir varoluş biçimini almıştır çünkü. PKK artık savaşın anlamsızlığı görmüyor mu sanıyorsunuz? Karayılan'la yapılan röportajda savaşa devam etmek istemedikleri açıkça anlaşılıyor. Fakat çaresizler. Ne dağdan inebiliyorlar, ne istediklerini elde edebiliyorlar. Bu nedenle savaşa devam ediyorlar. Kaldı ki barış olması için devletin PKK'yı muhatap alıp, konuşması gerek. Tabi aynı zamanda Kürt Sorunu'nu çözmesi.Devlet bu noktadan hala çok uzakta. AKP bile çok uzakta. Erdoğan'ın Milliyetçi damarı kabardıkça kaseti başa sarıyor. Savaşa devam...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@b.s.m</p>
<p>söylediklerinize katılıyorum. aslında bu soruyu PKK&#8217;ya sormak lazım. Ben yukarda kendi fikrimi ifade ettim. Biraz daha detaylı olarak açayım.</p>
<p>En başta 26 yıl savaşan bir örgütün durup dururken silahları bırakmasını bekleyemezsiniz. Silah o örgüt için bir varoluş biçimini almıştır çünkü. PKK artık savaşın anlamsızlığı görmüyor mu sanıyorsunuz? Karayılan&#8217;la yapılan röportajda savaşa devam etmek istemedikleri açıkça anlaşılıyor. Fakat çaresizler. Ne dağdan inebiliyorlar, ne istediklerini elde edebiliyorlar. Bu nedenle savaşa devam ediyorlar. Kaldı ki barış olması için devletin PKK&#8217;yı muhatap alıp, konuşması gerek. Tabi aynı zamanda Kürt Sorunu&#8217;nu çözmesi.Devlet bu noktadan hala çok uzakta. AKP bile çok uzakta. Erdoğan&#8217;ın Milliyetçi damarı kabardıkça kaseti başa sarıyor. Savaşa devam&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Blogcular tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52755</link>
		<dc:creator>Blogcular</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 13:03:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52755</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;PKK, bunca yıldır silah ve şiddetle ele geçiremediği bir iktidar gücünü, T.C devletinden, Kürtlerin eliyle gümüş tepsi içinde kendisine sunulmasını istiyor.. Özerlik isteyenin Kürtler olduğundan emin misiniz?&lt;/blockquote&gt;

Kim istiyor? İsrail, Amerika vs. ? Komplo teorisi bol bu ülkede nasıl olsa. Şimdi Kürtler dediğimizde homojen bir kitleyi kastettmiyoruz şüphesiz. Kürtlerin içinde bağımsızlık isteyen de var, özerklik isteyen de, temel hak ve özgürlüklerini isteyen de. Hatta belki bunların hiçbirini istemeyen de olabilir.(asimilasyonun başarılı olduğu kitle)

Kürtler bu konuda homojen bir duruş sergilemiyor diye hemen komplo teorilerine mi, sarılmak lazım?

&lt;blockquote&gt;Kürt Sorunu’nun çözümünde muhatap alınmak istiyor.(Blogcular)

Ne kadar bencilce değil mi?Kürtler muhattap alınmış ama PKK “BEN” diyor!
&lt;/blockquote&gt;

Kürtlerin muhatap alındığı nereden çıktı? Ben niye göremiyorum, bunda da ben cahil kaldım anlaşılan. Aklıma ne geldi. Geçenlerde Başbakan Ermeni Cemaati'nden biri Ermeni ile görüşmüştü. Adam, hükümete övgüler yağdırıp, ortada bir sorun olmadığını, Türklerle mutlu mesut yaşadıklarını söylemişti. Taraf'tan Markar Esayan da bunu eleştiren bir yazı yazmıştı. Şimdi muhatap alırken kimi muhatap aldığınız çok önemli. PKK'yı muhatap alma, BDP'yi muhatap alma. E kimi muhatap alacaksınız? 

Aslında PKK da muhatap alınma konusunda diretmiyor. Beni alamıyorsanız, BDP'yi alın diyor. Yok o da olmazsa akli adamları alın diyor Öcalan. Sonuçta Kürt Sorunu'nu çözmek istiyorsanız, bu sorunu dillendirenleri muhatap almak zorundasınız. 

---

&lt;blockquote&gt;PKK’nın ne istediğini merak eden bir medyamız yok.(Blogcular)

Mevcut şartları asla barıştan ve çözümden yana geliştirmeyen, aktif siyasetteki varlığını şiddet ve şiddet söylemlerinden koparamayan bir oluşumun ne istediği bu kadar aşikarken neyin merak edilmesini ve bilinmesini bekliyorsunuz?&lt;/blockquote&gt;

Şiddete bir kere bulaştınız mı, varlığınızı esir alır. PKK'yı da esir almış. Şu saatten sonra da kurtulması pek mümkün değil. Fakat barış istemediği konusunda size hak veremiycem. 1999-2004 arasında 5 yıllık bir barış dönemi oldu. Ha sebebi Öcalan'ın ölüm korkusuydu falan filan. Ama oldu. Bu süreçte Türk Devleti çözüm için kılını kıpırdattı mı? Çözüm istemeyen PKK mı yoksa Türk Devleti mi? Sizin mantığınıza göre PKK dağlarda mutlu mesut yaşıyor değil mi?

PKK'nın ne istediğini bilmeden savaşı nasıl sonra erdireceksiniz? Askeri yöntemlerle yok ettiniz diyelim. 30 sene sonra başka bir PKK kurulmayacak mı? Şehit cenazelerinde hala "şehitler ölmez, vatan bölünmez" diye bağırıyorlar. PKK'dan bölücü terör örgütü diye bahsediyorlar. Yahu adamlar 10 yıl önce vazgeçti ayrılıkçılıktan. Ne istediği bu kadar aşikar mı halkça? Halka göre PKK, tek amacı adam öldürmek olan bir örgüt. Ama pardon, yoksa tam da böyle mi olması gerekiyordu?

---

&lt;blockquote&gt;Yazdıkları dikkate alınarak cevapladığınız birinin yaşını, mesleğini, cahilliğini ya da uzmanlığını neden mevzu bahis ettiğinizi anlamakta zorlandım.Siz,PKK’nın amacının, ne istediğinin merak edilip anlaşılması gerektiğini ifade ederken muhatabınızın amacı ve ifade etmek istedikleriyle ikincil derecede ilgilenmişsiniz.Söylenenden ziyade, söyleyene odaklanmışsınız, neden? Madem karşınızdakinin genç olduğunu düşünüyorsunuz onun anlayacağı lisanla yazın. Madem karşınızdakinin cahil olduğunu düşünüyorsunuz bildiğinizi paylaşıp, yol gösterin.

Maksat dert anlatmaksa gerçekten bu testi kırılmadan tokatlayan uzman hoca tavrına gerek var mı?&lt;/blockquote&gt;

Aslında buna yukarda bir yanıt verdim. Burada tekrar edeyim. Kötü niyetli demek istemediğim için cahil dedim. Eh bu da bir tür naiflik benim için.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>PKK, bunca yıldır silah ve şiddetle ele geçiremediği bir iktidar gücünü, T.C devletinden, Kürtlerin eliyle gümüş tepsi içinde kendisine sunulmasını istiyor.. Özerlik isteyenin Kürtler olduğundan emin misiniz?</p></blockquote>
<p>Kim istiyor? İsrail, Amerika vs. ? Komplo teorisi bol bu ülkede nasıl olsa. Şimdi Kürtler dediğimizde homojen bir kitleyi kastettmiyoruz şüphesiz. Kürtlerin içinde bağımsızlık isteyen de var, özerklik isteyen de, temel hak ve özgürlüklerini isteyen de. Hatta belki bunların hiçbirini istemeyen de olabilir.(asimilasyonun başarılı olduğu kitle)</p>
<p>Kürtler bu konuda homojen bir duruş sergilemiyor diye hemen komplo teorilerine mi, sarılmak lazım?</p>
<blockquote><p>Kürt Sorunu’nun çözümünde muhatap alınmak istiyor.(Blogcular)</p>
<p>Ne kadar bencilce değil mi?Kürtler muhattap alınmış ama PKK “BEN” diyor!
</p></blockquote>
<p>Kürtlerin muhatap alındığı nereden çıktı? Ben niye göremiyorum, bunda da ben cahil kaldım anlaşılan. Aklıma ne geldi. Geçenlerde Başbakan Ermeni Cemaati&#8217;nden biri Ermeni ile görüşmüştü. Adam, hükümete övgüler yağdırıp, ortada bir sorun olmadığını, Türklerle mutlu mesut yaşadıklarını söylemişti. Taraf&#8217;tan Markar Esayan da bunu eleştiren bir yazı yazmıştı. Şimdi muhatap alırken kimi muhatap aldığınız çok önemli. PKK&#8217;yı muhatap alma, BDP&#8217;yi muhatap alma. E kimi muhatap alacaksınız? </p>
<p>Aslında PKK da muhatap alınma konusunda diretmiyor. Beni alamıyorsanız, BDP&#8217;yi alın diyor. Yok o da olmazsa akli adamları alın diyor Öcalan. Sonuçta Kürt Sorunu&#8217;nu çözmek istiyorsanız, bu sorunu dillendirenleri muhatap almak zorundasınız. </p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>PKK’nın ne istediğini merak eden bir medyamız yok.(Blogcular)</p>
<p>Mevcut şartları asla barıştan ve çözümden yana geliştirmeyen, aktif siyasetteki varlığını şiddet ve şiddet söylemlerinden koparamayan bir oluşumun ne istediği bu kadar aşikarken neyin merak edilmesini ve bilinmesini bekliyorsunuz?</p></blockquote>
<p>Şiddete bir kere bulaştınız mı, varlığınızı esir alır. PKK&#8217;yı da esir almış. Şu saatten sonra da kurtulması pek mümkün değil. Fakat barış istemediği konusunda size hak veremiycem. 1999-2004 arasında 5 yıllık bir barış dönemi oldu. Ha sebebi Öcalan&#8217;ın ölüm korkusuydu falan filan. Ama oldu. Bu süreçte Türk Devleti çözüm için kılını kıpırdattı mı? Çözüm istemeyen PKK mı yoksa Türk Devleti mi? Sizin mantığınıza göre PKK dağlarda mutlu mesut yaşıyor değil mi?</p>
<p>PKK&#8217;nın ne istediğini bilmeden savaşı nasıl sonra erdireceksiniz? Askeri yöntemlerle yok ettiniz diyelim. 30 sene sonra başka bir PKK kurulmayacak mı? Şehit cenazelerinde hala &#8220;şehitler ölmez, vatan bölünmez&#8221; diye bağırıyorlar. PKK&#8217;dan bölücü terör örgütü diye bahsediyorlar. Yahu adamlar 10 yıl önce vazgeçti ayrılıkçılıktan. Ne istediği bu kadar aşikar mı halkça? Halka göre PKK, tek amacı adam öldürmek olan bir örgüt. Ama pardon, yoksa tam da böyle mi olması gerekiyordu?</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>Yazdıkları dikkate alınarak cevapladığınız birinin yaşını, mesleğini, cahilliğini ya da uzmanlığını neden mevzu bahis ettiğinizi anlamakta zorlandım.Siz,PKK’nın amacının, ne istediğinin merak edilip anlaşılması gerektiğini ifade ederken muhatabınızın amacı ve ifade etmek istedikleriyle ikincil derecede ilgilenmişsiniz.Söylenenden ziyade, söyleyene odaklanmışsınız, neden? Madem karşınızdakinin genç olduğunu düşünüyorsunuz onun anlayacağı lisanla yazın. Madem karşınızdakinin cahil olduğunu düşünüyorsunuz bildiğinizi paylaşıp, yol gösterin.</p>
<p>Maksat dert anlatmaksa gerçekten bu testi kırılmadan tokatlayan uzman hoca tavrına gerek var mı?</p></blockquote>
<p>Aslında buna yukarda bir yanıt verdim. Burada tekrar edeyim. Kötü niyetli demek istemediğim için cahil dedim. Eh bu da bir tür naiflik benim için.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Blogcular tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52754</link>
		<dc:creator>Blogcular</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 12:28:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52754</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;demek ki, pkk çark etti, ne garebetli bir örgüt ki bu, bağımsızlık amacıyla yola çıkmış ancak gelin görün ki, şartlar farklılaşınca nazik ve oynakça hafiften hafiften çark etmiş, ne marifet ne marifet, dünya siyaset tarihine elbette geçecektir, nezaketli çark ediş şekliyle. kimbilir belki de sscb çöktü diye çark etmiştir, hazır etmişken yarım bırakmasın tam etsinde bari bir işe yarasın, yoksa bu haliyle kimin değirmenine su taşıdığını bilemiyoruz, artık israil mi desek, ergenekon mu desek, doğalgaz oyununda tek aktör olmak isteyen rusya mı desek, ortadoğuya lider olmak isteyen iran mı desek, doğru cevap için şık sayısı çok, say say bitmez velakin.

imdi, bu pkk denen garabet planlarını ergenekondan aldığı eylemleri yapmadı mı? en son şehit olan uzman erbaşın eşi kürt kardeleni “kürtlerin hakkını savunmak size mi kaldı” demedi mi?

bölcübaşı yakalandığında uçakta onursuz bir şekilde “vatana hizmete hazırım” demedi mi?

ergenekon ile irtibat ve antlaşmalarda arabuluculuk yapan ergenekoncu doğu perinçek ile kol kola pişkin pişkin resimler çektirmedi mi?

yine ergenekonculuğu ayyuka çıkmış yalçın küçük’ten sukiast yapılacağı ihbarını almadı mı? o ergenekoncuya kol kanat gerip, paris’te yaşamasına sponsor olmadı mı? yurtdışında pkk dan geçinen şimdinin hızlı kemalisti, bölücübaşına yağ çekmek için gözlerinin içine baka baka “atatürk pilottu, ama sen ondan daha büyük pilotsun” demedi mi? böyle yalakaların olduğu yerde doğru bir siyaset olur mu? böyle yalakalara dost olandan kürtlere lider olur mu?

kürt halkı için özgürlük isteyen bu bölücübaşı kürtler için “kürtler tek başına tek bir toplu iğne üretimini bile başaramazlar” demedi mi?

demek ki sonradan çark ettiler, vay be çark edenlerin bağımsızlık savaşı böyle oluyor demek ki, çark ede ede, döne döne, vay yanar döneler vay.&lt;/blockquote&gt;

İnsanlar eleştirileri neden başka türlü eleştirilerle cevaplarlar merak ederim. Bir tür savunma refleksi heralde. Ben aslında size cahil derken naif davrandım. Size kötü niyetli demem gerekirdi. Sanki bir kaç hafta önce dağa çıkmış bir örgütten bahsediyormuş gibi konuşmak kötü niyettir çünkü. Her şeyden önce insanları salak yerine koymaktır. PKK'yı eleştirebilirsiniz, adam öldürdüğü, şiddet kullandığı vs için. Ama düşmanınızı dahi eleştirirken adil olmak zorundasınızdır. Vurayım da yalan dolan üzerine olsun, insanlar nasıl olsa her şeyi kabul etmeye hazırlar,  mühim değil mantığıyla o eleştirdiğiniz İttihatçılar'dan, Ergenekoncular'dan, Milliyetçiler'den ne farkınız kaldı? Onlarla aynı dili konuşuyorsunuz. Tarihi çarpıtma diliyle.

Taşeron meselesi bu ara çok popüler. Ama nedense insanlar eksik söylüyorlar. Doğru PKK, başka devletlerle ve örgütlerle geçmişte işbirliği yaptı ve muhtemelen de yapmaya devam edecek. Fakat bunu onları çok sevdiği için yapmıyor. Karşılığında PKK da onları kullanıyor. Bu bir çıkar ilişkisi. Sen bana yardım et, ben sana yardım edeyim. Düşmanımın düşmanı benim dostumdur. Yoksa 30 sene bu örgüt nasıl ayakta kaldı sanıyorsunuz? Ha çıkarlar çatıştığında da PKK, o örgütlerle savaşmıştır. Bakınız Barzani-PKK ve Talabani-PKK çatışmaları. 

PKK'nın bağımsızlık mğücadelesinden vazgeçmesi sizi neden rahatsız etti? Tıpkı insanlar gibi örgütler de canlı varlıklardır. Zaman içinde değişirler. Mümkün olmadığını gördükleri bir amaçtan vazgeçmeleri neden döneklik oluyor, anlamadım. Siz 10 yıl önceki kişi misiniz? Hiç değişmediniz mi? Eğer öyleyse sizin adınıza üzüldüm.

---

&lt;blockquote&gt;siz okuduğunuzu anlamakta zorluk çekmiyorsanız pkk nın diyarbakır işkencehanelerinde yaratıldığını, yargısız infazlarla, katliamlarla, cinayetlerle yaratıldığını, yasaklarla, inkar politikalarıyla yaratıldığını, üstelik bu siyasetinde bilinçli yapıldığını, düşman yaratmak için yapıldığını yukarıda yazdım, bana o günkü şartları niye hatırlattınız anlayamadım.

ayrıca polemiğe çok meraklı olduğunuz anlmaşılıyor, oysa polemik yapılacak bir durum yok, size göre pkk bir “neden”, bana göre ise bir “sonuç”tur, bu kadar kısa ve öz. siz neden sayın, ben sonuç sayayım, düşüncelerimi her halde sizin dayatmanız ve polemiklerinizle değiştirecek değilim. (ayrıca siz de değiştirmeyin, zaten benim böyle bir derdim de yok, sizin de olmasın, kendi düşüncenizi söyleyin yeter -bu da önemli bir şeydir-)

ayrıca pkk hiç bir dönem ayrılıkçı olmadı, ayrılıkçılıkla marksistliği karıştırıyorsunuz, dediğiniz dönemde marksist-leninist devrimci çizgideydi, sonra ırkçı,milliyetçi,şovenist çizgiye kaydı, zira kaymak zorunda kaldı çünkü doğu blokunun yıkılmasıyla birlikte marksistliğin rantı bitmişti, o rant bitince ırkçı,milliyetçiliğin rantına yemek lazımdı, öyle de oldu, oluyor ve olmakta, tıpkı sosyalizmin rantı bitince kemalistliğin rantını yemeye başlayan doğu perinçek, yalçın küçük gibi garabet siyasetçilerin siyasi çizgilerindeki döneklik gibi. (siyasi literatuvarda bu tarz değişimlere, değişim değil, döneklik dönüyor)
&lt;/blockquote&gt;

Aslında benim yazdıklarımdan PKK'nın bir sonuç olduğu ortaya çıkıyor. Sizin yazdıklarınızda ise bir neden gibi gösteriliyor. Yukarda cümleyi mi karıştırdınız yoksa? Sİze o günkü şartları hatırlattım zira yazdıklarınızı sanki PKK bir kaç hafta önce dağa çıkmış söylemi züerine kurmuştunuz. Şimdi birden hatırlamışsınız geçmişi. İlginç. Sanki döneklik buna diyorlar?

Resmi ideoloji hakkında epey şey yazmışsınız. Katılmamak elde değil, ama PKK hakkındaki söyleminiz resmi söylemle örtüşüyor. O eleştirdiklerinizle aynı şeyleri söylüyorsunuz. Bence bir daha düşünün.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>demek ki, pkk çark etti, ne garebetli bir örgüt ki bu, bağımsızlık amacıyla yola çıkmış ancak gelin görün ki, şartlar farklılaşınca nazik ve oynakça hafiften hafiften çark etmiş, ne marifet ne marifet, dünya siyaset tarihine elbette geçecektir, nezaketli çark ediş şekliyle. kimbilir belki de sscb çöktü diye çark etmiştir, hazır etmişken yarım bırakmasın tam etsinde bari bir işe yarasın, yoksa bu haliyle kimin değirmenine su taşıdığını bilemiyoruz, artık israil mi desek, ergenekon mu desek, doğalgaz oyununda tek aktör olmak isteyen rusya mı desek, ortadoğuya lider olmak isteyen iran mı desek, doğru cevap için şık sayısı çok, say say bitmez velakin.</p>
<p>imdi, bu pkk denen garabet planlarını ergenekondan aldığı eylemleri yapmadı mı? en son şehit olan uzman erbaşın eşi kürt kardeleni “kürtlerin hakkını savunmak size mi kaldı” demedi mi?</p>
<p>bölcübaşı yakalandığında uçakta onursuz bir şekilde “vatana hizmete hazırım” demedi mi?</p>
<p>ergenekon ile irtibat ve antlaşmalarda arabuluculuk yapan ergenekoncu doğu perinçek ile kol kola pişkin pişkin resimler çektirmedi mi?</p>
<p>yine ergenekonculuğu ayyuka çıkmış yalçın küçük’ten sukiast yapılacağı ihbarını almadı mı? o ergenekoncuya kol kanat gerip, paris’te yaşamasına sponsor olmadı mı? yurtdışında pkk dan geçinen şimdinin hızlı kemalisti, bölücübaşına yağ çekmek için gözlerinin içine baka baka “atatürk pilottu, ama sen ondan daha büyük pilotsun” demedi mi? böyle yalakaların olduğu yerde doğru bir siyaset olur mu? böyle yalakalara dost olandan kürtlere lider olur mu?</p>
<p>kürt halkı için özgürlük isteyen bu bölücübaşı kürtler için “kürtler tek başına tek bir toplu iğne üretimini bile başaramazlar” demedi mi?</p>
<p>demek ki sonradan çark ettiler, vay be çark edenlerin bağımsızlık savaşı böyle oluyor demek ki, çark ede ede, döne döne, vay yanar döneler vay.</p></blockquote>
<p>İnsanlar eleştirileri neden başka türlü eleştirilerle cevaplarlar merak ederim. Bir tür savunma refleksi heralde. Ben aslında size cahil derken naif davrandım. Size kötü niyetli demem gerekirdi. Sanki bir kaç hafta önce dağa çıkmış bir örgütten bahsediyormuş gibi konuşmak kötü niyettir çünkü. Her şeyden önce insanları salak yerine koymaktır. PKK&#8217;yı eleştirebilirsiniz, adam öldürdüğü, şiddet kullandığı vs için. Ama düşmanınızı dahi eleştirirken adil olmak zorundasınızdır. Vurayım da yalan dolan üzerine olsun, insanlar nasıl olsa her şeyi kabul etmeye hazırlar,  mühim değil mantığıyla o eleştirdiğiniz İttihatçılar&#8217;dan, Ergenekoncular&#8217;dan, Milliyetçiler&#8217;den ne farkınız kaldı? Onlarla aynı dili konuşuyorsunuz. Tarihi çarpıtma diliyle.</p>
<p>Taşeron meselesi bu ara çok popüler. Ama nedense insanlar eksik söylüyorlar. Doğru PKK, başka devletlerle ve örgütlerle geçmişte işbirliği yaptı ve muhtemelen de yapmaya devam edecek. Fakat bunu onları çok sevdiği için yapmıyor. Karşılığında PKK da onları kullanıyor. Bu bir çıkar ilişkisi. Sen bana yardım et, ben sana yardım edeyim. Düşmanımın düşmanı benim dostumdur. Yoksa 30 sene bu örgüt nasıl ayakta kaldı sanıyorsunuz? Ha çıkarlar çatıştığında da PKK, o örgütlerle savaşmıştır. Bakınız Barzani-PKK ve Talabani-PKK çatışmaları. </p>
<p>PKK&#8217;nın bağımsızlık mğücadelesinden vazgeçmesi sizi neden rahatsız etti? Tıpkı insanlar gibi örgütler de canlı varlıklardır. Zaman içinde değişirler. Mümkün olmadığını gördükleri bir amaçtan vazgeçmeleri neden döneklik oluyor, anlamadım. Siz 10 yıl önceki kişi misiniz? Hiç değişmediniz mi? Eğer öyleyse sizin adınıza üzüldüm.</p>
<p>&#8212;</p>
<blockquote><p>siz okuduğunuzu anlamakta zorluk çekmiyorsanız pkk nın diyarbakır işkencehanelerinde yaratıldığını, yargısız infazlarla, katliamlarla, cinayetlerle yaratıldığını, yasaklarla, inkar politikalarıyla yaratıldığını, üstelik bu siyasetinde bilinçli yapıldığını, düşman yaratmak için yapıldığını yukarıda yazdım, bana o günkü şartları niye hatırlattınız anlayamadım.</p>
<p>ayrıca polemiğe çok meraklı olduğunuz anlmaşılıyor, oysa polemik yapılacak bir durum yok, size göre pkk bir “neden”, bana göre ise bir “sonuç”tur, bu kadar kısa ve öz. siz neden sayın, ben sonuç sayayım, düşüncelerimi her halde sizin dayatmanız ve polemiklerinizle değiştirecek değilim. (ayrıca siz de değiştirmeyin, zaten benim böyle bir derdim de yok, sizin de olmasın, kendi düşüncenizi söyleyin yeter -bu da önemli bir şeydir-)</p>
<p>ayrıca pkk hiç bir dönem ayrılıkçı olmadı, ayrılıkçılıkla marksistliği karıştırıyorsunuz, dediğiniz dönemde marksist-leninist devrimci çizgideydi, sonra ırkçı,milliyetçi,şovenist çizgiye kaydı, zira kaymak zorunda kaldı çünkü doğu blokunun yıkılmasıyla birlikte marksistliğin rantı bitmişti, o rant bitince ırkçı,milliyetçiliğin rantına yemek lazımdı, öyle de oldu, oluyor ve olmakta, tıpkı sosyalizmin rantı bitince kemalistliğin rantını yemeye başlayan doğu perinçek, yalçın küçük gibi garabet siyasetçilerin siyasi çizgilerindeki döneklik gibi. (siyasi literatuvarda bu tarz değişimlere, değişim değil, döneklik dönüyor)
</p></blockquote>
<p>Aslında benim yazdıklarımdan PKK&#8217;nın bir sonuç olduğu ortaya çıkıyor. Sizin yazdıklarınızda ise bir neden gibi gösteriliyor. Yukarda cümleyi mi karıştırdınız yoksa? Sİze o günkü şartları hatırlattım zira yazdıklarınızı sanki PKK bir kaç hafta önce dağa çıkmış söylemi züerine kurmuştunuz. Şimdi birden hatırlamışsınız geçmişi. İlginç. Sanki döneklik buna diyorlar?</p>
<p>Resmi ideoloji hakkında epey şey yazmışsınız. Katılmamak elde değil, ama PKK hakkındaki söyleminiz resmi söylemle örtüşüyor. O eleştirdiklerinizle aynı şeyleri söylüyorsunuz. Bence bir daha düşünün.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>b.s.m tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/22/gencler-muhimmat-gibi-harcaniyor/#comment-52752</link>
		<dc:creator>b.s.m</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 10:54:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10302#comment-52752</guid>
		<description>Sn.Blogcular,

&lt;blockquote&gt;elinde silahla dağa çıkmış, niye çıkmış? ne istiyor belli değil? silahlı mücadele ulvi bir amaç gerektirir, o ulvi amaç ise özgürlüktür, bağımsızlıktır en azından fedaratif yapıdır, ancak ne varki bunları ağzına bile almayan bir garip silahlı terör örgütü ile karşı karşıyayız.(ali duman)&lt;/blockquote&gt;

Ali Duman beyin yorumuna istinaden yaptığınız yorumda,okuduğum kadarıyla alıntılanan kısma itiraz etmişsiniz.

Burada katılımcının üslubuna bir şekilde tepkili olmanızı anlayabilirim.Ancak duymasından hoşlanmazsanız da söylenenlerde büyük bir gerçek payı vardır.

Birincisi,-katılır veya katılmayız-"Silahlı Mücadele"yöntemine, bir sistem ve/veya rejim değişikliği iddiasıyla başvurulur.Genel bir tanımla,ya sınıfsal çelişkilerden kaynaklı &lt;strong&gt;sınıfsal mücadele&lt;/strong&gt; ya da ulusların kendi kaderini tayin hakkı ilkesinden haraketle&lt;strong&gt; Ulusal Mücadale&lt;/strong&gt; yöntemlerinde silaha başvurulur.Dünyada yaşanmış sınıfsal ve ulusal mücadele yöntemlerinden bu sonucu çıkarmak hiç de zor değil.Sovyet Devrimi,ona mütakip Doğu Avrupadaki sosyalist hareketler,Çin ve Arnavutluk örneği,Latin Amerika ülkeleri...sınıf karekterli silahlı mücadele örneklerinden sayılabilir.Bunun yanısıra sömürge ve yarı sömürge ulusların verdikleri kurtuluş mücadeleleri de var.Libya'nın İtalya'ya,Cezayir'in Fransa'ya,Hindistan'ın İngiltere'ye karşı verdikleri bağımsızlık savaş(lar)ı bu anlamda Ulusal Mücadele yöntemlerine örnek teşkil edebilir.Silahın veya silahlı mücadelenin "araç" olarak kullanıldığı diğer örnekler ise,ağırlıklı olarak üçüncü dünya ülkelerinde yaygın olan kimi iktidar değişiklikleridir.Güney Amerika,Afrika ve kısmen Asya'da geçen toplumsal kargaşalar bu kategoriye girer.Dolayısıyla,amaç ve ideolojiler farklı olsa bile yukarıda genişçe yer vermeye çalıştığım alanlar dışında silaha başvurulmuş bir direniş göremezsiniz.

Peki silahlı mücadelede ısrar eden pkk örgütü yukarıda verilen örneklerden hangisiyle örtüşüyor?
Bağımsız bir Kürdistan mı?Sosyalist bir düzen mi,yoksa Federasyon mu?

Niyet okuyarak,"evet,gerçek niyetini açıklamasa da bunlardan birini istiyor"diyecekler vardır.Zira Türkiye kamuoyu bu "açığa çıkmamış emeller"in varlığına bir şekilde ikna edilmiş ve dolayısıyla bu tarz bir algı hakim olmuştur toplumda.Bu kısmı elbette farklı bir tartışma konusu.Lakin pkk'nın bugünkü söylemlerinde bu taleplerin hiçbiri bulunmuyor...Defalarca Öcalan ve diğer üst düzey yöneticiler tarafından sadece eşit vatandaşlık düzeyinde demokratik haklar istendiği deklere edilmiş ve legal ayağı olan bdp de aynı söylemi dillendirmektedir.Kısaca anayasal vatandaşlık,anadilde eğitim vb demokrasi kapsamına giren kimliksel/kültürel ifade özgürlüğü temelinde talepler var.

Şimdi yukarıda da değindiğim gibi pkk ve yasal alanda siyasi çalışma içerisinde olan destekçileri(bdp),bu söylemlerinde ne kadar samimi ve tutarlıdırlar bunu bir anlığına bir kenara bırkalım.Peki demokratik talepler için silahlanan ve savaşan bir başka örgüt örneği var mıdır dünyada?Bağımsızlık istemeyeceksin,ayrı bir devlet istemeyeceksin,rejimi değiştirmek gibi amacın olmayacak ama buna karşın silahta ısrar edeceksin.Bence bu durumda Ali beyi bilgisizkikle suçlayacağınıza süreci daha objektif okumanızda yarar olacak.Zira pkk'nın kuruluş aşamasında "bağımsız birleşik Kürdistan"talebenin oluşu bugün de aynı amacı güttüğü anlamına gelmez.Ki siz de 90'ların sonlarında pkk'nın strateji değiştirdiğini belirtmişsiniz.Doğaldır,küresel konjönktürde bağımsız devletin koşulları ortadan kalkmıştır,pkk da bundan vazgeçmiştir.İyi de silahta ısrar edilmesi nasıl açıklanabilir?

Dolayısıyla pkk,savunduğu veya uğrunda mücadele ettiği hedefler ile bu hedeflere uluşmak için başvurduğu yöntemlerde fevkalede çelişkili ve tutarsız bir görünüm arzediyor.Ali bey'in tanımıyla tam bir garabettir bu.Ayrıca pkk bu haliyle en çok da ezilmiş Kürt halkına zarar vermektedir,bunu da hatırlatalım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn.Blogcular,</p>
<blockquote><p>elinde silahla dağa çıkmış, niye çıkmış? ne istiyor belli değil? silahlı mücadele ulvi bir amaç gerektirir, o ulvi amaç ise özgürlüktür, bağımsızlıktır en azından fedaratif yapıdır, ancak ne varki bunları ağzına bile almayan bir garip silahlı terör örgütü ile karşı karşıyayız.(ali duman)</p></blockquote>
<p>Ali Duman beyin yorumuna istinaden yaptığınız yorumda,okuduğum kadarıyla alıntılanan kısma itiraz etmişsiniz.</p>
<p>Burada katılımcının üslubuna bir şekilde tepkili olmanızı anlayabilirim.Ancak duymasından hoşlanmazsanız da söylenenlerde büyük bir gerçek payı vardır.</p>
<p>Birincisi,-katılır veya katılmayız-&#8221;Silahlı Mücadele&#8221;yöntemine, bir sistem ve/veya rejim değişikliği iddiasıyla başvurulur.Genel bir tanımla,ya sınıfsal çelişkilerden kaynaklı <strong>sınıfsal mücadele</strong> ya da ulusların kendi kaderini tayin hakkı ilkesinden haraketle<strong> Ulusal Mücadale</strong> yöntemlerinde silaha başvurulur.Dünyada yaşanmış sınıfsal ve ulusal mücadele yöntemlerinden bu sonucu çıkarmak hiç de zor değil.Sovyet Devrimi,ona mütakip Doğu Avrupadaki sosyalist hareketler,Çin ve Arnavutluk örneği,Latin Amerika ülkeleri&#8230;sınıf karekterli silahlı mücadele örneklerinden sayılabilir.Bunun yanısıra sömürge ve yarı sömürge ulusların verdikleri kurtuluş mücadeleleri de var.Libya&#8217;nın İtalya&#8217;ya,Cezayir&#8217;in Fransa&#8217;ya,Hindistan&#8217;ın İngiltere&#8217;ye karşı verdikleri bağımsızlık savaş(lar)ı bu anlamda Ulusal Mücadele yöntemlerine örnek teşkil edebilir.Silahın veya silahlı mücadelenin &#8220;araç&#8221; olarak kullanıldığı diğer örnekler ise,ağırlıklı olarak üçüncü dünya ülkelerinde yaygın olan kimi iktidar değişiklikleridir.Güney Amerika,Afrika ve kısmen Asya&#8217;da geçen toplumsal kargaşalar bu kategoriye girer.Dolayısıyla,amaç ve ideolojiler farklı olsa bile yukarıda genişçe yer vermeye çalıştığım alanlar dışında silaha başvurulmuş bir direniş göremezsiniz.</p>
<p>Peki silahlı mücadelede ısrar eden pkk örgütü yukarıda verilen örneklerden hangisiyle örtüşüyor?<br />
Bağımsız bir Kürdistan mı?Sosyalist bir düzen mi,yoksa Federasyon mu?</p>
<p>Niyet okuyarak,&#8221;evet,gerçek niyetini açıklamasa da bunlardan birini istiyor&#8221;diyecekler vardır.Zira Türkiye kamuoyu bu &#8220;açığa çıkmamış emeller&#8221;in varlığına bir şekilde ikna edilmiş ve dolayısıyla bu tarz bir algı hakim olmuştur toplumda.Bu kısmı elbette farklı bir tartışma konusu.Lakin pkk&#8217;nın bugünkü söylemlerinde bu taleplerin hiçbiri bulunmuyor&#8230;Defalarca Öcalan ve diğer üst düzey yöneticiler tarafından sadece eşit vatandaşlık düzeyinde demokratik haklar istendiği deklere edilmiş ve legal ayağı olan bdp de aynı söylemi dillendirmektedir.Kısaca anayasal vatandaşlık,anadilde eğitim vb demokrasi kapsamına giren kimliksel/kültürel ifade özgürlüğü temelinde talepler var.</p>
<p>Şimdi yukarıda da değindiğim gibi pkk ve yasal alanda siyasi çalışma içerisinde olan destekçileri(bdp),bu söylemlerinde ne kadar samimi ve tutarlıdırlar bunu bir anlığına bir kenara bırkalım.Peki demokratik talepler için silahlanan ve savaşan bir başka örgüt örneği var mıdır dünyada?Bağımsızlık istemeyeceksin,ayrı bir devlet istemeyeceksin,rejimi değiştirmek gibi amacın olmayacak ama buna karşın silahta ısrar edeceksin.Bence bu durumda Ali beyi bilgisizkikle suçlayacağınıza süreci daha objektif okumanızda yarar olacak.Zira pkk&#8217;nın kuruluş aşamasında &#8220;bağımsız birleşik Kürdistan&#8221;talebenin oluşu bugün de aynı amacı güttüğü anlamına gelmez.Ki siz de 90&#8242;ların sonlarında pkk&#8217;nın strateji değiştirdiğini belirtmişsiniz.Doğaldır,küresel konjönktürde bağımsız devletin koşulları ortadan kalkmıştır,pkk da bundan vazgeçmiştir.İyi de silahta ısrar edilmesi nasıl açıklanabilir?</p>
<p>Dolayısıyla pkk,savunduğu veya uğrunda mücadele ettiği hedefler ile bu hedeflere uluşmak için başvurduğu yöntemlerde fevkalede çelişkili ve tutarsız bir görünüm arzediyor.Ali bey&#8217;in tanımıyla tam bir garabettir bu.Ayrıca pkk bu haliyle en çok da ezilmiş Kürt halkına zarar vermektedir,bunu da hatırlatalım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

