<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Kötülük Kader Değildir! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 25 May 2012 11:59:29 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>YAKINDA: 12 Eylül&#8217;de deniz donabilir, darbeciler yargılanabilir : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/#comment-55629</link>
		<dc:creator>YAKINDA: 12 Eylül&#8217;de deniz donabilir, darbeciler yargılanabilir : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 09:56:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10277#comment-55629</guid>
		<description>[...] hesabıma &#8220;Böyle gelmiş ama böyle gitmez&#8221; diyorum çünkü kötülük kader değildir. Çünkü tümevarım bilgi üretmez, bir alışkanlıktan ibarettir. Sebeplerin kudreti yoktur! [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] hesabıma &#8220;Böyle gelmiş ama böyle gitmez&#8221; diyorum çünkü kötülük kader değildir. Çünkü tümevarım bilgi üretmez, bir alışkanlıktan ibarettir. Sebeplerin kudreti yoktur! [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Son 90 günde en çok okunan ve tartışılan yazılar : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/#comment-53730</link>
		<dc:creator>Son 90 günde en çok okunan ve tartışılan yazılar : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 11:35:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10277#comment-53730</guid>
		<description>[...] Kötülük Kader Değildir! [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Kötülük Kader Değildir! [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>b.s.m tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/#comment-52375</link>
		<dc:creator>b.s.m</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 14:25:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10277#comment-52375</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;...kötülüğün (ya da zulmün) hangi zihinsel kodlar ile varlığını sürdürebildiği konusu...&lt;/blockquote&gt;

Bu kısmı çok önemli.Konunun dışına çıkma pahasına,konumuzla birebir eşleştiğini düşündüğüm bir gözlemimi paylaşmak istiyorum.

Sanırım 85'li yıllardı ya da 90'ların başı.Eruh baskınının ardından bölgede terörün tavan yaptığı bir dönemdi.O dönemlerde tırmanan terörün bir dizi güvenlik önlemiyle önü kesilmek isteniyordu.Tabii hadiseye hep güvenlik sorunu temelinde yaklaşıldığından önlemler de ya askeri ya da polisiye idi.Her neyse,Köy Koruculuğu sistemi başlatıldı,ardından bölgeye Özel Harekat Timleri gönderildi vs.vs.

Harekat Timleri de maşallah öyle böyle değil,zannersiniz canlı muhimmat deposu.Çapraz fişeklikleri,ağaçtaki ananası andıran el bombaları,kamalar,ellerde birine doğrultulmuş ve her an ateş edecekmiş gibi duran ağır silahları ve yüzlerinde tuhaf boyalarıyla tam bir "Yerli Rambo"lar ordusu!Amman Tayfun bey duymasın,komandolarla alay ediliyor diye milliyetçi duyguları depreşebilir.Hayır,niyetim bu değil,"kutsal davalar"dan sorumlu "kahraman savaşçıların" görünümü böyle olur zaten.Mavi Marmara Gemisindeki silahsız sivillere tam techizat saldıran İsrail komandoları da böyleydi.

Velhasıl bu tam techizat komandolar, halkı sindirmek/korkutmak ve taciz etmek için hergün bir köy veya  kasaba basarak gövde gösterileri düzenliyorlardı.Güya terör önlenecekti,önlemek için de demekki terör uygulanmalıymış!

Günlerden bir gün Cizre'ye girilmiş.Bilmeyen bir düşman kentine girilmiş de teslim alınacak zanneder.Yani o denli terör estirerek,korku ve dehşet yaratılmak istenmiş ki.Buraya kadar aslında şaşılacak bir şey yok.Güneydoğuda hayat 2000'e kadar zaten öyle akıp gidiyordu.

Lakin "şehri düşürecekmiş" gibi Cizre'ye korku ve dehşet salmakla görevlendirilmiş özel timlere dair Apo'nun sarfettiği sözleri daha dehşetli,hatta tüyleri ürperten cinstendir.

Şöyle der Apo:"Aslında bizim bir on yılda başaramayacağımızı bu timler bir günde gerçekleştirmiştir".Burada devlet terörünün Kürtler'in devlete olan güven ve bağlılığını nasıl zayıflattığının görülmesi açısından düşündürücüdür.Ancak Apo'nun işaret ettiği nokta bu değildir.Kürt halkının yaşadığı travma onu ilgilendirmiyor çünkü.Asıl ilgilendiği şey, yaratılan bu korku pikolojisinin kendi kirli ideolojine,siyasi emellerine  ne kadar "getiri"sağlayacağıdır.Bu sinsi beklentileri gizlemeyecek kadar bu itirafta sakınca görmemiştir.

Şimdi bakıyorum da Bahçeli tekrar o günlere dönülmesini talep ediyor,tıpkı Apo gibi.Zira oralarda şiddet ve korku yerleştikçe,sıkıyönetim ve hak ihlalleri tekrar başlatılınca bu Apo ve onun zihniyetinde olanların işine yarayacak.Kendileri için bir gerekçe doğacak, yani ellerine yeni bir koz geçmiş olacak.Böyle olunca da terör tırmanmaya devam edecek.Terör tırmandıkça da bay Bahçeli ve saz arkadaşlarına gün doğacak!

İşte size kötülüğün tarihçesi/gerçeği/varolan tablosu ve bilançosu.Hiç başka yerlerde aramayalım derim.Birileri(Apo-Pkk)silahlı özel timlerin görüntüsünden medet umup yapılan zulümler üzerinden siyaset üretecek noktaya,öteki/leri(Bahçeli,Mhp-Chp zihniyeti)şehit cenazeleri daha çok gelsin diye ellerini ovuşturup beklemeye koyulduysa vay halimize!Ne garip değil mi?Sözde düşman olanların aynı dili kullanması,aynı beklentiler içinde olması.Ne demişler kılavuzu karga olanın...neyse gerisine gerek yok.Korkarım karga ve akbabaları birer kahraman olarak görüp alkışladıkça kötülük semtimizi terketmeyecek.Ve yine bu halk düşmanları kahraman addedilip bunlar tarafından yönetilip yönlendirilmeye itiraz edilmediği sürece kötülük kök salmaya devam edeccek gibi görünüyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>&#8230;kötülüğün (ya da zulmün) hangi zihinsel kodlar ile varlığını sürdürebildiği konusu&#8230;</p></blockquote>
<p>Bu kısmı çok önemli.Konunun dışına çıkma pahasına,konumuzla birebir eşleştiğini düşündüğüm bir gözlemimi paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Sanırım 85&#8242;li yıllardı ya da 90&#8242;ların başı.Eruh baskınının ardından bölgede terörün tavan yaptığı bir dönemdi.O dönemlerde tırmanan terörün bir dizi güvenlik önlemiyle önü kesilmek isteniyordu.Tabii hadiseye hep güvenlik sorunu temelinde yaklaşıldığından önlemler de ya askeri ya da polisiye idi.Her neyse,Köy Koruculuğu sistemi başlatıldı,ardından bölgeye Özel Harekat Timleri gönderildi vs.vs.</p>
<p>Harekat Timleri de maşallah öyle böyle değil,zannersiniz canlı muhimmat deposu.Çapraz fişeklikleri,ağaçtaki ananası andıran el bombaları,kamalar,ellerde birine doğrultulmuş ve her an ateş edecekmiş gibi duran ağır silahları ve yüzlerinde tuhaf boyalarıyla tam bir &#8220;Yerli Rambo&#8221;lar ordusu!Amman Tayfun bey duymasın,komandolarla alay ediliyor diye milliyetçi duyguları depreşebilir.Hayır,niyetim bu değil,&#8221;kutsal davalar&#8221;dan sorumlu &#8220;kahraman savaşçıların&#8221; görünümü böyle olur zaten.Mavi Marmara Gemisindeki silahsız sivillere tam techizat saldıran İsrail komandoları da böyleydi.</p>
<p>Velhasıl bu tam techizat komandolar, halkı sindirmek/korkutmak ve taciz etmek için hergün bir köy veya  kasaba basarak gövde gösterileri düzenliyorlardı.Güya terör önlenecekti,önlemek için de demekki terör uygulanmalıymış!</p>
<p>Günlerden bir gün Cizre&#8217;ye girilmiş.Bilmeyen bir düşman kentine girilmiş de teslim alınacak zanneder.Yani o denli terör estirerek,korku ve dehşet yaratılmak istenmiş ki.Buraya kadar aslında şaşılacak bir şey yok.Güneydoğuda hayat 2000&#8242;e kadar zaten öyle akıp gidiyordu.</p>
<p>Lakin &#8220;şehri düşürecekmiş&#8221; gibi Cizre&#8217;ye korku ve dehşet salmakla görevlendirilmiş özel timlere dair Apo&#8217;nun sarfettiği sözleri daha dehşetli,hatta tüyleri ürperten cinstendir.</p>
<p>Şöyle der Apo:&#8221;Aslında bizim bir on yılda başaramayacağımızı bu timler bir günde gerçekleştirmiştir&#8221;.Burada devlet terörünün Kürtler&#8217;in devlete olan güven ve bağlılığını nasıl zayıflattığının görülmesi açısından düşündürücüdür.Ancak Apo&#8217;nun işaret ettiği nokta bu değildir.Kürt halkının yaşadığı travma onu ilgilendirmiyor çünkü.Asıl ilgilendiği şey, yaratılan bu korku pikolojisinin kendi kirli ideolojine,siyasi emellerine  ne kadar &#8220;getiri&#8221;sağlayacağıdır.Bu sinsi beklentileri gizlemeyecek kadar bu itirafta sakınca görmemiştir.</p>
<p>Şimdi bakıyorum da Bahçeli tekrar o günlere dönülmesini talep ediyor,tıpkı Apo gibi.Zira oralarda şiddet ve korku yerleştikçe,sıkıyönetim ve hak ihlalleri tekrar başlatılınca bu Apo ve onun zihniyetinde olanların işine yarayacak.Kendileri için bir gerekçe doğacak, yani ellerine yeni bir koz geçmiş olacak.Böyle olunca da terör tırmanmaya devam edecek.Terör tırmandıkça da bay Bahçeli ve saz arkadaşlarına gün doğacak!</p>
<p>İşte size kötülüğün tarihçesi/gerçeği/varolan tablosu ve bilançosu.Hiç başka yerlerde aramayalım derim.Birileri(Apo-Pkk)silahlı özel timlerin görüntüsünden medet umup yapılan zulümler üzerinden siyaset üretecek noktaya,öteki/leri(Bahçeli,Mhp-Chp zihniyeti)şehit cenazeleri daha çok gelsin diye ellerini ovuşturup beklemeye koyulduysa vay halimize!Ne garip değil mi?Sözde düşman olanların aynı dili kullanması,aynı beklentiler içinde olması.Ne demişler kılavuzu karga olanın&#8230;neyse gerisine gerek yok.Korkarım karga ve akbabaları birer kahraman olarak görüp alkışladıkça kötülük semtimizi terketmeyecek.Ve yine bu halk düşmanları kahraman addedilip bunlar tarafından yönetilip yönlendirilmeye itiraz edilmediği sürece kötülük kök salmaya devam edeccek gibi görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>özlem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/#comment-52334</link>
		<dc:creator>özlem</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2010 07:19:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10277#comment-52334</guid>
		<description>Teşekkürler Mehmet Bey,
beğenmenize hem sevindim,hem biraz mahçup oldum.
Kötü bir güne başladık. Belki artık oturup iyiden iyiye ister zulüm deyin, ister faşizm ister terör ister kötülük nasıl mücadele edilebilir neler yapılabilir üzerinde iyice düşünmek gerekiyor. Söylemsel olarak bir şeyleri tersine çevirebilir miyiz mesela. Kahramanlık, militarizm, ölümü kutsama, şehitlik her şeyi tek tek masaya yatırmalı. her şeyi yeniden sökmeli. (derin düşüncenin de yaptığı bir yerde bu) 
 Küçük hikayelere ihtiyacımız var. Küçük insanların gerçek hikayelerine. Ölüme giden askerler hep mi başları diktir hep mi korkmadan vatan aşkına millet aşkına koşar? Ya gerilla. 
Küçük insanların ezber bozan hikayeleri...
Yine küçük insanların gerçek kahramanlık hikayeleri. Kahramanca ölüme koşan değil kahramanca yaşatmak için koşan insanlar.
Bıkmadık mı bu kadar çok büyük kahramanlardan. 
Büyük kahramanlar büyük hikayeler için ölmekten bıkmadık mı?
Kötü bir sabah:(</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Teşekkürler Mehmet Bey,<br />
beğenmenize hem sevindim,hem biraz mahçup oldum.<br />
Kötü bir güne başladık. Belki artık oturup iyiden iyiye ister zulüm deyin, ister faşizm ister terör ister kötülük nasıl mücadele edilebilir neler yapılabilir üzerinde iyice düşünmek gerekiyor. Söylemsel olarak bir şeyleri tersine çevirebilir miyiz mesela. Kahramanlık, militarizm, ölümü kutsama, şehitlik her şeyi tek tek masaya yatırmalı. her şeyi yeniden sökmeli. (derin düşüncenin de yaptığı bir yerde bu)<br />
 Küçük hikayelere ihtiyacımız var. Küçük insanların gerçek hikayelerine. Ölüme giden askerler hep mi başları diktir hep mi korkmadan vatan aşkına millet aşkına koşar? Ya gerilla.<br />
Küçük insanların ezber bozan hikayeleri&#8230;<br />
Yine küçük insanların gerçek kahramanlık hikayeleri. Kahramanca ölüme koşan değil kahramanca yaşatmak için koşan insanlar.<br />
Bıkmadık mı bu kadar çok büyük kahramanlardan.<br />
Büyük kahramanlar büyük hikayeler için ölmekten bıkmadık mı?<br />
Kötü bir sabah:(</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/#comment-52328</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 23:38:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10277#comment-52328</guid>
		<description>Sahane bir yazi, sanirim son zamanlarda girdigimiz en güzel makalelerden biri. Özlem Hanim'in yazi-fikir hayatinda da bir dönüm noktasina vardigini düsündüm, daha derin, daha yüksek, daha.... Özlem? 

uzunlugu sorun degil, tam tersine. Zira böylesi mühim konularin kisa yazilarda ele alinmasina karsiyim. Yazarin da elestirdigi gibi 8 dakikaya sigan savaslar, balinalar ve futbol sampiyona sonuçlari yüzünden her seye üzülüyoruz ama hiç bir seyle TAM OLARAK ilgilenemiyoruz. Vicdan'a, Insan'a dokunan yazilarin uzun olmasi gerek. Yarim cümlelerle yazilmis köse yazilarini okuya okuya millet düsünmeyi unuttu!

ALLAH nasib ederse yazinin kalitesinin talep ettigi seviyede bir yorum yazmak istiyorum, bir kaç gün içinde bulusmak üzere :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sahane bir yazi, sanirim son zamanlarda girdigimiz en güzel makalelerden biri. Özlem Hanim&#8217;in yazi-fikir hayatinda da bir dönüm noktasina vardigini düsündüm, daha derin, daha yüksek, daha&#8230;. Özlem? </p>
<p>uzunlugu sorun degil, tam tersine. Zira böylesi mühim konularin kisa yazilarda ele alinmasina karsiyim. Yazarin da elestirdigi gibi 8 dakikaya sigan savaslar, balinalar ve futbol sampiyona sonuçlari yüzünden her seye üzülüyoruz ama hiç bir seyle TAM OLARAK ilgilenemiyoruz. Vicdan&#8217;a, Insan&#8217;a dokunan yazilarin uzun olmasi gerek. Yarim cümlelerle yazilmis köse yazilarini okuya okuya millet düsünmeyi unuttu!</p>
<p>ALLAH nasib ederse yazinin kalitesinin talep ettigi seviyede bir yorum yazmak istiyorum, bir kaç gün içinde bulusmak üzere <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Cengiz Cebi tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/#comment-52325</link>
		<dc:creator>Cengiz Cebi</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 22:22:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10277#comment-52325</guid>
		<description>Bilimsel bir teorisi de mevcuttur :

&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Learned_helplessness" rel="nofollow"&gt;Learned helplessness&lt;/a&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bilimsel bir teorisi de mevcuttur :</p>
<p><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Learned_helplessness" rel="nofollow">Learned helplessness</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kerem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/#comment-52323</link>
		<dc:creator>kerem</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 20:44:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10277#comment-52323</guid>
		<description>Yorumda Radhakrishnan sehven Rahrakrishnan yazdım. Özür dileyerek düzeltiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yorumda Radhakrishnan sehven Rahrakrishnan yazdım. Özür dileyerek düzeltiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kerem tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/#comment-52322</link>
		<dc:creator>kerem</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 20:37:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10277#comment-52322</guid>
		<description>Yazı uzun olmasına rağmen kendini okutturdu. Yazıyı okurken aklıma Radrakrishnan'ın sözü geldi:"Biz insanlar, insan olma ödev ve sorumluluğu ile bir işbirliği andına çağrılıyız. Nasıl bir and ve ahd? Öyle bir and ki, bu and ile insan, Tanrı ve aşk, başka bir yaratış ve başka bir insan için işe koyulurlar. Budur insanın sorumluluğu".
Mavi Marmara yolcuları, insan olma görev ve sorumluluğu ile yola çıkmışlardı, bir insan olarak ve insanların kurtuluşu için. İşin başındaki kişi, Gazze'de açıkhava hapishanenesinde tutulanlar Yahudiler olsaydı, onlar için de yardıma koşardık demişti. Üstelik Mavi Marmara yolcuları  hesap ve hedeflerin çok ilerisinde bir insanlık görevini başardılar. Güzel yazı için Özlem Hanım'a teşekkürler, ellerine sağlık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazı uzun olmasına rağmen kendini okutturdu. Yazıyı okurken aklıma Radrakrishnan&#8217;ın sözü geldi:&#8221;Biz insanlar, insan olma ödev ve sorumluluğu ile bir işbirliği andına çağrılıyız. Nasıl bir and ve ahd? Öyle bir and ki, bu and ile insan, Tanrı ve aşk, başka bir yaratış ve başka bir insan için işe koyulurlar. Budur insanın sorumluluğu&#8221;.<br />
Mavi Marmara yolcuları, insan olma görev ve sorumluluğu ile yola çıkmışlardı, bir insan olarak ve insanların kurtuluşu için. İşin başındaki kişi, Gazze&#8217;de açıkhava hapishanenesinde tutulanlar Yahudiler olsaydı, onlar için de yardıma koşardık demişti. Üstelik Mavi Marmara yolcuları  hesap ve hedeflerin çok ilerisinde bir insanlık görevini başardılar. Güzel yazı için Özlem Hanım&#8217;a teşekkürler, ellerine sağlık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>aziz yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2010/06/20/kotuluk-kader-degildir/#comment-52310</link>
		<dc:creator>aziz yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 08:59:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/?p=10277#comment-52310</guid>
		<description>Kötülük tabi ki kader değildir.Savaşlar da öyle.Ama her ikisi de sürüyor,ne savaşlar son buluyor yeryüzünde ne de kötülük.Neden?Çünkü kötülüğü değişemeyen bir kader haline getiren ve hep öyle süreceğine inanmış olan da insandır.Bilirsiniz,"böyle gelmiş,böyle gidecek"diye bir tabir var.Daha doğrusu yaşama bakış açısını"bana dokunmayana dokunmam"üzerine kurmuşların başvurduğu bir öngörü(!).Bakış bu olunca da elbette kötülükleri yaratan/üreten kaynak hiç tükenmiyor.Oysa "böyle gelmemiş ve böyle de gitmeyecek"diyebilme azmi gösterilse,yıkılmaz gibi görünen "kötülük kaleleri"bir bir yıkılacaktır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kötülük tabi ki kader değildir.Savaşlar da öyle.Ama her ikisi de sürüyor,ne savaşlar son buluyor yeryüzünde ne de kötülük.Neden?Çünkü kötülüğü değişemeyen bir kader haline getiren ve hep öyle süreceğine inanmış olan da insandır.Bilirsiniz,&#8221;böyle gelmiş,böyle gidecek&#8221;diye bir tabir var.Daha doğrusu yaşama bakış açısını&#8221;bana dokunmayana dokunmam&#8221;üzerine kurmuşların başvurduğu bir öngörü(!).Bakış bu olunca da elbette kötülükleri yaratan/üreten kaynak hiç tükenmiyor.Oysa &#8220;böyle gelmemiş ve böyle de gitmeyecek&#8221;diyebilme azmi gösterilse,yıkılmaz gibi görünen &#8220;kötülük kaleleri&#8221;bir bir yıkılacaktır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

